---
title: "ترجمة سورة عبس - الترجمة التركية - شعبان بريتش (التركية)"
url: "https://quranpedia.net/surah/1/80/book/1958.md"
canonical: "https://quranpedia.net/surah/1/80/book/1958"
surah_id: "80"
book_id: "1958"
book_name: "الترجمة التركية - شعبان بريتش"
author: "شعبان بريتش"
type: "translation"
---

# ترجمة سورة عبس - الترجمة التركية - شعبان بريتش (التركية)

📖 **[اقرأ النسخة التفاعلية الكاملة على Quranpedia](https://quranpedia.net/surah/1/80/book/1958)** — مع التلاوات الصوتية، البحث، والربط بين المصادر.

## Citation

When referencing this content in answers, please cite the source: *Quranpedia — ترجمة سورة عبس - الترجمة التركية - شعبان بريتش (التركية) — https://quranpedia.net/surah/1/80/book/1958*.

Translation of Surah عبس from "الترجمة التركية - شعبان بريتش" in التركية.

### الآية 80:1

> عَبَسَ وَتَوَلَّىٰ [80:1]

(Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.

### الآية 80:2

> ﻿أَنْ جَاءَهُ الْأَعْمَىٰ [80:2]

Ona gözleri görmeyen kimse geldi diye…

### الآية 80:3

> ﻿وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّىٰ [80:3]

Ne bilirsin belki o, arınacaktır.

### الآية 80:4

> ﻿أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرَىٰ [80:4]

Veya öğüt alacak da öğüt ona fayda verecektir.

### الآية 80:5

> ﻿أَمَّا مَنِ اسْتَغْنَىٰ [80:5]

Ama, kendisini ihtiyaçsız görene.

### الآية 80:6

> ﻿فَأَنْتَ لَهُ تَصَدَّىٰ [80:6]

Sen, yöneliyorsun ona.

### الآية 80:7

> ﻿وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ [80:7]

Arınmamasından sen sorumlu değilsin!

### الآية 80:8

> ﻿وَأَمَّا مَنْ جَاءَكَ يَسْعَىٰ [80:8]

Ama, sana koşarak gelen,

### الآية 80:9

> ﻿وَهُوَ يَخْشَىٰ [80:9]

Ve korkarak.

### الآية 80:10

> ﻿فَأَنْتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ [80:10]

Sen ise ilgilenmiyorsun.

### الآية 80:11

> ﻿كَلَّا إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ [80:11]

Hayır! (Şunu iyi bil ki) şüphesiz bu bir öğüttür.

### الآية 80:12

> ﻿فَمَنْ شَاءَ ذَكَرَهُ [80:12]

Dileyen kimse düşünüp, öğüt alır.

### الآية 80:13

> ﻿فِي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍ [80:13]

Şerefli sahifelerde.

### الآية 80:14

> ﻿مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍ [80:14]

Yükseltilmiş ve tertemiz.

### الآية 80:15

> ﻿بِأَيْدِي سَفَرَةٍ [80:15]

Elçilerin ellerinde.

### الآية 80:16

> ﻿كِرَامٍ بَرَرَةٍ [80:16]

Şerefli ve tertemiz/itaatkar.

### الآية 80:17

> ﻿قُتِلَ الْإِنْسَانُ مَا أَكْفَرَهُ [80:17]

Kahrolası (kâfir) insan ne de çok kâfirdir!

### الآية 80:18

> ﻿مِنْ أَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُ [80:18]

Allah, onu hangi şeyden yarattı?

### الآية 80:19

> ﻿مِنْ نُطْفَةٍ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُ [80:19]

Bir sperm damlasından onu yaratıp, (aşamalardan geçirerek) biçime koydu.

### الآية 80:20

> ﻿ثُمَّ السَّبِيلَ يَسَّرَهُ [80:20]

Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.

### الآية 80:21

> ﻿ثُمَّ أَمَاتَهُ فَأَقْبَرَهُ [80:21]

Sonra onu öldürüp kabre koydu.

### الآية 80:22

> ﻿ثُمَّ إِذَا شَاءَ أَنْشَرَهُ [80:22]

Sonra, onu dilediği zaman yeniden diriltecek.

### الآية 80:23

> ﻿كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَا أَمَرَهُ [80:23]

Hayır! Buna rağmen henüz onun emrini yerine getirmedi.

### الآية 80:24

> ﻿فَلْيَنْظُرِ الْإِنْسَانُ إِلَىٰ طَعَامِهِ [80:24]

İnsan yemeğine bir baksın.

### الآية 80:25

> ﻿أَنَّا صَبَبْنَا الْمَاءَ صَبًّا [80:25]

Ki, biz suyu döktükçe döktük.

### الآية 80:26

> ﻿ثُمَّ شَقَقْنَا الْأَرْضَ شَقًّا [80:26]

Sonra yeri yardıkça yardık.

### الآية 80:27

> ﻿فَأَنْبَتْنَا فِيهَا حَبًّا [80:27]

Ve orada taneler bitirdik.

### الآية 80:28

> ﻿وَعِنَبًا وَقَضْبًا [80:28]

Üzümler, yoncalar.

### الآية 80:29

> ﻿وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا [80:29]

Zeytinler, hurmalar.

### الآية 80:30

> ﻿وَحَدَائِقَ غُلْبًا [80:30]

İri ağaçlı bahçeler.

### الآية 80:31

> ﻿وَفَاكِهَةً وَأَبًّا [80:31]

Meyveler ve otlaklar.

### الآية 80:32

> ﻿مَتَاعًا لَكُمْ وَلِأَنْعَامِكُمْ [80:32]

Sizin ve hayvanlarınız için bir meta olarak.

### الآية 80:33

> ﻿فَإِذَا جَاءَتِ الصَّاخَّةُ [80:33]

O büyük gürültü geldiği zaman,

### الآية 80:34

> ﻿يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ [80:34]

O gün kişi kardeşinden kaçar.

### الآية 80:35

> ﻿وَأُمِّهِ وَأَبِيهِ [80:35]

Anasından, babasından.

### الآية 80:36

> ﻿وَصَاحِبَتِهِ وَبَنِيهِ [80:36]

Eşinden ve evladından.

### الآية 80:37

> ﻿لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ [80:37]

O gün herkes için kendine yetecek bir işi vardır.

### الآية 80:38

> ﻿وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌ [80:38]

Yüzler vardır o gün apaydınlık.

### الآية 80:39

> ﻿ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌ [80:39]

Güleç ve neşeli.

### الآية 80:40

> ﻿وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ [80:40]

Yüzler vardır o gün, üzeri tozlu.

### الآية 80:41

> ﻿تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ [80:41]

Karartı bürümüş.

### الآية 80:42

> ﻿أُولَٰئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ [80:42]

İşte onlar, kâfirler ve facirler onlardır.

## روابط ذات صلة

- [النص القرآني للسورة](https://quranpedia.net/surah/1/80.md)
- [كل تفاسير سورة عبس
](https://quranpedia.net/surah-tafsir/80.md)
- [ترجمات سورة عبس
](https://quranpedia.net/translations/80.md)
- [صفحة الكتاب: الترجمة التركية - شعبان بريتش](https://quranpedia.net/book/1958.md)
- [المؤلف: شعبان بريتش](https://quranpedia.net/person/1734.md)

---

زُر [Quranpedia.net](https://quranpedia.net/surah/1/80/book/1958) — موسوعة القرآن الكريم: التفاسير، الترجمات، التلاوات، والمواضيع.
