---
title: "ترجمة سورة عبس - الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم (التركية)"
url: "https://quranpedia.net/surah/1/80/book/2004.md"
canonical: "https://quranpedia.net/surah/1/80/book/2004"
surah_id: "80"
book_id: "2004"
book_name: "الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم"
author: "مركز تفسير للدراسات القرآنية"
type: "translation"
---

# ترجمة سورة عبس - الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم (التركية)

📖 **[اقرأ النسخة التفاعلية الكاملة على Quranpedia](https://quranpedia.net/surah/1/80/book/2004)** — مع التلاوات الصوتية، البحث، والربط بين المصادر.

## Citation

When referencing this content in answers, please cite the source: *Quranpedia — ترجمة سورة عبس - الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم (التركية) — https://quranpedia.net/surah/1/80/book/2004*.

Translation of Surah عبس from "الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم" in التركية.

### الآية 80:1

> عَبَسَ وَتَوَلَّىٰ [80:1]

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yüzünü buruşturdu ve arkasını döndü.

### الآية 80:2

> ﻿أَنْ جَاءَهُ الْأَعْمَىٰ [80:2]

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hidayet bulmaları ümidiyle müşriklerin ileri gelenleriyle meşgul olduğu bir esnada, gözleri görmeyen bir kimse olan Abdullah b. Ümmü Mektum gelerek, doğru yola hidayet bulmak için geldi. Bu sebeple Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yüzünü ekşitti.

### الآية 80:3

> ﻿وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّىٰ [80:3]

-Ey Peygamber!- Ne biliyorsun? Belki de bu âmâ adam günahlarından arınacak.

### الآية 80:4

> ﻿أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرَىٰ [80:4]

Veyahut senden duyduğu nasihatlerden öğüt alacak ve onlardan faydalanacaktı.

### الآية 80:5

> ﻿أَمَّا مَنِ اسْتَغْنَىٰ [80:5]

Fakat sahip olduğu servetinden ötürü, senin getirdiklerine iman etmekten kendini müstağni gören kimseye gelince;

### الآية 80:6

> ﻿فَأَنْتَ لَهُ تَصَدَّىٰ [80:6]

Sen ona dönüyor ve yöneliyorsun.

### الآية 80:7

> ﻿وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ [80:7]

O, Allah’a tevbe ederek günahlarından temizlenmiyorsa sana ne düşer ki?

### الآية 80:8

> ﻿وَأَمَّا مَنْ جَاءَكَ يَسْعَىٰ [80:8]

Fakat koşarak gelen kimse hayır arayarak sana geldi ise;

### الآية 80:9

> ﻿وَهُوَ يَخْشَىٰ [80:9]

Rabbinden korktuğu halde,

### الآية 80:10

> ﻿فَأَنْتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ [80:10]

Sen; başkasıyla, müşriklerin ileri gelenlerinden biriyle oyalanıyorsun.

### الآية 80:11

> ﻿كَلَّا إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ [80:11]

Bu iş hiçte öyle değildir. Şüphesiz o, kabul edenler için ancak bir öğüt ve hatırlatmadır.

### الآية 80:12

> ﻿فَمَنْ شَاءَ ذَكَرَهُ [80:12]

Kim Allah’ı anmak isterse onu ansın ve bu Kur’an’da bulunan nasihatlerden öğüt alsın.

### الآية 80:13

> ﻿فِي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍ [80:13]

Bu Kur’an, meleklerin katında bulunan değerli sayfalardadır.

### الآية 80:14

> ﻿مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍ [80:14]

Yüce bir mekâna yükseltilmiş, kendisine hiçbir kir ve leke bulaşmamış, tertemizdir.

### الآية 80:15

> ﻿بِأَيْدِي سَفَرَةٍ [80:15]

O, elçi meleklerin ellerindedir.

### الآية 80:16

> ﻿كِرَامٍ بَرَرَةٍ [80:16]

Rablerinin katında değerli, pek çok iyi işler yapan ve itaatkâr Melekler.

### الآية 80:17

> ﻿قُتِلَ الْإِنْسَانُ مَا أَكْفَرَهُ [80:17]

Kâfir olan insana lanet edilmiştir. İnsan Allah'a karşı ne kadar da çok inkârcıdır!

### الآية 80:18

> ﻿مِنْ أَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُ [80:18]

Allah onu hangi şeyden yarattı da yeryüzünde kibirleniyor ve Allah’ı inkâr ediyor?

### الآية 80:19

> ﻿مِنْ نُطْفَةٍ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُ [80:19]

Onu, az bir sudan yarattı ve yaradılışını aşama aşama takdir etti.

### الآية 80:20

> ﻿ثُمَّ السَّبِيلَ يَسَّرَهُ [80:20]

Sonra ona, bu aşamaların ardından annesinin karnından çıkışı kolaylaştırdı.

### الآية 80:21

> ﻿ثُمَّ أَمَاتَهُ فَأَقْبَرَهُ [80:21]

Sonra ona, hayatta belli bir ömrü takdir etmesinin ardından onu öldürdü. Ve ona yeniden diriltileceği zamana kadar içinde kalacağı bir kabir kıldı.

### الآية 80:22

> ﻿ثُمَّ إِذَا شَاءَ أَنْشَرَهُ [80:22]

Sonra dilediği zaman hesap sormak ve karşılığını vermek üzere onu yeniden diriltecek.

### الآية 80:23

> ﻿كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَا أَمَرَهُ [80:23]

Bu mesele o kâfirin zannettiği gibi değildir. O, Rabbinin üzerine yüklediği hakları yerine getirmediği gibi, Rabbinin ona zorunlu kıldığı farzları da yerine getirmiş değildir.

### الآية 80:24

> ﻿فَلْيَنْظُرِ الْإِنْسَانُ إِلَىٰ طَعَامِهِ [80:24]

Yüce Allah'a iman etmeyip kâfir olan insan, yediği yemeğin nasıl hazır hale geldiğine bir baksın!

### الآية 80:25

> ﻿أَنَّا صَبَبْنَا الْمَاءَ صَبًّا [80:25]

Suyun aslı, gökyüzünden kuvvetle ve bolca inen yağmurdan gelir.

### الآية 80:26

> ﻿ثُمَّ شَقَقْنَا الْأَرْضَ شَقًّا [80:26]

Sonra toprağı açtık ki böylece bitkiler için yarılıp, açıldı.

### الآية 80:27

> ﻿فَأَنْبَتْنَا فِيهَا حَبًّا [80:27]

Böylece toprakta buğday, mısır ve diğer tahıllardan yetiştirdik.

### الآية 80:28

> ﻿وَعِنَبًا وَقَضْبًا [80:28]

Ve taze üzüm yetiştirdik. Hayvanlarına yem olması için orada yonca yetiştirdik.

### الآية 80:29

> ﻿وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا [80:29]

Ve orada zeytinler ve hurmalar yetiştirdik.

### الآية 80:30

> ﻿وَحَدَائِقَ غُلْبًا [80:30]

Orada çok ağaçlı bahçeler yetiştirdik.

### الآية 80:31

> ﻿وَفَاكِهَةً وَأَبًّا [80:31]

Ve orada meyveler ve hayvanlarınızın otladığı otlaklar yetiştirdik.

### الآية 80:32

> ﻿مَتَاعًا لَكُمْ وَلِأَنْعَامِكُمْ [80:32]

Hem sizin, hem de hayvanlarınızın faydalanması için.

### الآية 80:33

> ﻿فَإِذَا جَاءَتِ الصَّاخَّةُ [80:33]

Kulakları sağır eden büyük çığlık geldiği zaman ki o, sura ikinci üfleyiştir.

### الآية 80:34

> ﻿يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ [80:34]

O gün kişi kardeşinden kaçar.

### الآية 80:35

> ﻿وَأُمِّهِ وَأَبِيهِ [80:35]

Annesinden ve babasından kaçar.

### الآية 80:36

> ﻿وَصَاحِبَتِهِ وَبَنِيهِ [80:36]

Karısından ve çocuklarından kaçar.

### الآية 80:37

> ﻿لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ [80:37]

O günün sıkıntısının şiddeti sebebiyle, onlardan her birini başkalarından alıkoyan bir meşguliyeti vardır.

### الآية 80:38

> ﻿وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌ [80:38]

O gün iyilerin yüzleri ışık saçar.

### الآية 80:39

> ﻿ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌ [80:39]

Yüce Allah’ın kendi rahmetinden onlar için hazırladığı şeylerden ötürü mutlu olup, gülecekler.

### الآية 80:40

> ﻿وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ [80:40]

Ve o gün kötülerin yüzleri toz toprak içindedir.

### الآية 80:41

> ﻿تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ [80:41]

O yüzleri bir karanlık kaplayacak.

### الآية 80:42

> ﻿أُولَٰئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ [80:42]

İşte bu vasıflarla nitelenen o kimseler, küfür ve fücuru bir araya toplamış kimselerdir.

## روابط ذات صلة

- [النص القرآني للسورة](https://quranpedia.net/surah/1/80.md)
- [كل تفاسير سورة عبس
](https://quranpedia.net/surah-tafsir/80.md)
- [ترجمات سورة عبس
](https://quranpedia.net/translations/80.md)
- [صفحة الكتاب: الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم](https://quranpedia.net/book/2004.md)
- [المؤلف: مركز تفسير للدراسات القرآنية](https://quranpedia.net/person/1539.md)

---

زُر [Quranpedia.net](https://quranpedia.net/surah/1/80/book/2004) — موسوعة القرآن الكريم: التفاسير، الترجمات، التلاوات، والمواضيع.
