Firavun’un kavminden ileri gelenler, dediler ki: “Şüphesiz bu adam gayet bilgin bir sihirbazdır.”
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Firavun kavminden ileri gelenler: Bu, bilgin bir sihirbaz, dediler.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Firavunun kavminden ileri gelenler dediler ki: Bu çok bilgili bir sihirbazdır.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Kavmin ileri gelen büyükleri ve önderleri Musa'nın asasının büyük bir yılana dönüşmesi ve elinin abraş hastalığı olmadan bembeyaz ışıl ışıl parladığını gördüklerinde; "Musa ancak sihirde çok kuvvetli bilgiye sahip bilgin bir sihirbazdır." dediler.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
قَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِ فِرۡعَوۡنَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٞ

Firavun'un kavminden ileri gelenler, "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdir." dediler.

— Turkish - Turkish translation
قَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِ فِرۡعَوۡنَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٞ

Firavun milletinin ileri gelenleri, "Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır, sizi memleketinizden çıkarmak istiyor" dediler. Firavun: "Ne buyurursunuz?" dedi.

— Diyanet Isleri - Turkish translation