Ve: “Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim.” diye de onlara yemin etti.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Ben sizin, iyiliğinizi isteyen, size öğüt verenlerdenim, diye onlara yemin etti.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Ve onlara: "Ey Âdem ve Havva! Muhakkak ben size gösterdiğim bu hususta sadece nasihat ediyorum." diyerek Allah adına yemin etti.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَقَاسَمَهُمَآ إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ ٱلنَّـٰصِحِينَVe onlara: "Elbette ben size ögüt verenlerdenim." diye de yemin etti.
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَقَاسَمَهُمَآ إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ ٱلنَّـٰصِحِينَ"Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim" diye ikisine yemin etti.