Andolsun, biz, Musa’ya Kitabı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Harun’u da ona yardımcı kıldık.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Musa’ya da kitap vermiş, kardeşi Harun’u da ona vezir yapmıştık.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Musa'ya Tevrat'ı verdik ve ona yardımcı olması için kardeşi Harun'u onunla beraber Rasûl kıldık.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَجَعَلۡنَا مَعَهُۥٓ أَخَاهُ هَٰرُونَ وَزِيرٗا

Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardesi Harun'u da ona yardimci yaptik.

— Turkish - Turkish translation
وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَجَعَلۡنَا مَعَهُۥٓ أَخَاهُ هَٰرُونَ وَزِيرٗا

And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.

— Diyanet Isleri - Turkish translation