Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız canlılar için geçimlikler kıldık.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Orda sizler için ve kendisine rızık vermekten sorumlu olmadığınız canlılar için geçimlikler kıldık.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
-Ey insanlar!- Dünya hayatında olduğunuz sürece sizleri yaşatacak olan yiyecekler ve içecekler var ettik. Sizden başka sizin rızıklandırmadığınız insan ve hayvanlar için de yeryüzünde onları yaşatacak rızık var ettik.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَجَعَلۡنَا لَكُمۡ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسۡتُمۡ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

Orada hem sizin için, hem de sizin riziklarini veremediginiz kimseler için geçim yollarini yarattik.

— Turkish - Turkish translation
وَجَعَلۡنَا لَكُمۡ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسۡتُمۡ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

— Diyanet Isleri - Turkish translation