Nihayet iki dağ arasına ulaştığı zaman, önlerinde hemen hemen hiçbir söz anlamayan bir kavme rastladı.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Sonunda iki dağ arasında, hemen hemen hiçbir söz anlamayan bir kavme rastladı.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Nihayet iki dağ arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiçbir sözü anlamayan bir kavim buldu.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Yolculuğuna devam etti ve iki dağ arasında geçit gibi olan bir yere ulaştı. O iki dağın yanında hemen hemen başkalarının hiçbir sözünü anlamayan bir kavme rastladı.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationحَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ بَيۡنَ ٱلسَّدَّيۡنِ وَجَدَ مِن دُونِهِمَا قَوۡمٗا لَّا يَكَادُونَ يَفۡقَهُونَ قَوۡلٗاNihayet iki dag arasina ulastiginda onlarin önünde, hemen hiç söz anlamayan bir kavim bulmustu.
— Diyanet Isleri - Turkish translationحَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ بَيۡنَ ٱلسَّدَّيۡنِ وَجَدَ مِن دُونِهِمَا قَوۡمٗا لَّا يَكَادُونَ يَفۡقَهُونَ قَوۡلٗاSonunda, iki dağın arasına varınca, orada nerdeyse hiç laf anlamayan bir millete rastladı.