Andolsun ki, bir sabah erkenden kalıcı bir azap üzerlerine çöküverdi.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Andolsun ki bir sabah erkenden, daim bir azap çöküverdi.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Andolsun ki onlara sabah vakti ahirete ulaşana dek devam edecek bir azap geldi. Bunun akabinde de elbet ahiretin azabı gelecektir.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَلَقَدۡ صَبَّحَهُم بُكۡرَةً عَذَابٞ مُّسۡتَقِرّٞ

Sabah erken, onlari kararli bir azab yakaladi.

— Turkish - Turkish translation
وَلَقَدۡ صَبَّحَهُم بُكۡرَةً عَذَابٞ مُّسۡتَقِرّٞ

And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.

— Diyanet Isleri - Turkish translation