(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Hâlbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Az bir menfaat ve onlara acı bir azap!
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
(Kazandıkları) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Arzularının peşinden gitmiş olmaları sebebiyle onlar için bu hayatta değersiz ve az bir dünya malı vardır. Kıyamet gününde ise, onlar için elem verici bir azap vardır.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مَتَٰعٞ قَلِيلٞ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Onlar için dünyada pek az bir menfaat var, ahirette ise çok acikli bir azab vardir.

— Turkish - Turkish translation
مَتَٰعٞ قَلِيلٞ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ

Az bir geçim ama ardından can yakıcı bir azap onlaradır.

— Diyanet Isleri - Turkish translation