Onlar tuzak kurdular. Biz de –onlar fark etmeksizin- bir tuzak kurduk.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de bir tuzak kurduk. Hiç farkında olmadılar.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Salih'i ve Mü'minlerden ona tabi olanları öldürmek için bir tuzak kurdular. Biz de onun kavminden kâfir olanları helâk etmek için onlar fark etmeden, ona kurdukları tuzaklarından kurtarmak için bir tuzak kurmuştuk.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَمَكَرُواْ مَكۡرٗا وَمَكَرۡنَا مَكۡرٗا وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَOnlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkinda olmadan onlarin planlarini altüst ettik.
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَمَكَرُواْ مَكۡرٗا وَمَكَرۡنَا مَكۡرٗا وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَOnlar bir düzen kurdular. Biz farkettirmeden düzenlerini bozduk.