Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
O halkın üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Onların üzerlerine müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple, uyarılan (fakat aldırmayan)ların yağmuru ne kötü olmuştur!— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Onların üzerine gökten taşlar yağdırdık. Azaba karşı uyarıldığı halde icabet etmeyen kimseler için helâk eden çok kötü bir yağmurdu.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِم مَّطَرٗاۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلۡمُنذَرِينَOnlarin üzerlerine öyle bir yagmur indirdik ki, ne kötü idi uyarilanlarin yagmuru!
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِم مَّطَرٗاۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلۡمُنذَرِينَGeride kalanların üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi!