Biz de o zaman onlara katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Biz de o zaman katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
O zaman elbette kendilerine nezdimizden büyük mükâfat verirdik.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
66-68- Onlara, birbirlerini öldürmeyi veya ülkelerinden çıkıp gitmelerini farz kılmış olsaydık onlardan pek az kimse dışında çoğu bu emrimizi yerine getirmezdi. Allah’a hamd etsinler ki, Allah onları meşakkatli şeylerle mükellef kılmadı. Şayet onlar kendilerine söylenen Allah'a itaat olan emirleri yapmış olsalardı, muhalefet etmelerinden daha hayırlı, imanları için de çok daha sağlam olurdu. Biz de onlara kendi katımızdan çok büyük sevap verir ve onları Allah’a ve Cennet'ine ulaştıran yola ulaştırırdık.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَإِذٗا لَّأٓتَيۡنَٰهُم مِّن لَّدُنَّآ أَجۡرًا عَظِيمٗاVe o zaman elbette kendilerine katimizdan büyük mükafat verirdik.
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَإِذٗا لَّأٓتَيۡنَٰهُم مِّن لَّدُنَّآ أَجۡرًا عَظِيمٗاO zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verir ve onları doğru yola eriştirirdik.