“Ve göğsüm daralır, dilim çözülmez; bunun için Harun’a da (vahiy) gönder.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Harun’a da (vahiy) gönder.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
"Göğsüm daralıyor; dilim çözülmüyor; onun için Harun'a da elçilik ver.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Beni yalanlamarından dolayı göğsüm daralır, dilim tutulup konuşamaz hale gelirim. Benimle beraber olup bana yardımcı olması için Cebrail -aleyhisselam-'ı kardeşim Harun'a da gönder.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَيَضِيقُ صَدۡرِي وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِي فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَٰرُونَ

"Ve gögsüm daralir, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."

— Turkish - Turkish translation
وَيَضِيقُ صَدۡرِي وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِي فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَٰرُونَ

Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.

— Diyanet Isleri - Turkish translation