“(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.”
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Sonunda o yaptığın (cinayeti) yaptın, Sen nankörün birisin!
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
"Sen kavminden bir adama yardım edip Kıptî'yi öldürdüğün zaman büyük bir suç işledin ve sen, sana yaptığım iyiliklerime karşı nankörlük edenlerdensin."
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَفَعَلۡتَ فَعۡلَتَكَ ٱلَّتِي فَعَلۡتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ

"Sonunda o yaptigin (kötü) isi de yaptin. Sen nankörün birisin!"

— Turkish - Turkish translation
وَفَعَلۡتَ فَعۡلَتَكَ ٱلَّتِي فَعَلۡتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ

Firavun Musa'ya: "Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin" dedi.

— Diyanet Isleri - Turkish translation