Sonunda onlar yaptıklarının cezasını tatmış oldular. İşlerin sonu da hüsran oldu.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Yaptıklarının cezasını çektiler ve yaptıklarının sonucu hüsran oldu.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Böylece işledikleri kötü amellerinin cezasını tattılar ve dünyada da ahirette de onların sonu hüsran oldu.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
فَذَاقَتۡ وَبَالَ أَمۡرِهَا وَكَانَ عَٰقِبَةُ أَمۡرِهَا خُسۡرًا

Islerinin vebalini tattilar. Islerinin sonucu tam bir hüsran olmustur.

— Turkish - Turkish translation
فَذَاقَتۡ وَبَالَ أَمۡرِهَا وَكَانَ عَٰقِبَةُ أَمۡرِهَا خُسۡرًا

Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.

— Diyanet Isleri - Turkish translation