İbrahim: "Selam olsun sana!" dedi. "Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip lütfeder."
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
İbrahim: Selam olsun sana! dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip, lutfeder.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
İbrahim: Selâm sana (esen kal) dedi, Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O bana karşı çok lütufkârdır.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
İbrahim -aleyhisselam- babasına şöyle dedi: "Benden selam olsun sana, benden hoşnut olmadığın şey sana ulaşmaz. Rabbimden senin için hidayet ve bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz ki, O -Subhanehu ve Teâlâ- bana karşı çok lütufkârdır."
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيۡكَۖ سَأَسۡتَغۡفِرُ لَكَ رَبِّيٓۖ إِنَّهُۥ كَانَ بِي حَفِيّٗا

Ibrahim söyle dedi: "Selâm sana olsun, senin için Rabbimden magfiret dileyecegim. Çünkü o, bana çok lütufkârdir."

— Turkish - Turkish translation
قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيۡكَۖ سَأَسۡتَغۡفِرُ لَكَ رَبِّيٓۖ إِنَّهُۥ كَانَ بِي حَفِيّٗا

İbrahim şöyle cevap verdi: "Sana selam olsun. Senin için Rabbim'den mağfiret dileyeceğim, çünkü O, bana karşı çok lütufkardır."

— Diyanet Isleri - Turkish translation