Melekler diyecekler ki: “Tenzih ederiz seni! Bizim velimiz onlar değil, sensin. Aksine onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Bunların çoğu onlara iman ediyorlardı.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Seni tenzih ederiz, bizim velimiz sensin. Onlar değil. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Çoğu onlara iman eden kimselerdi, derler.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
(Melekler de:) Sen yücesin, bizim dostumuz onlar değil, sensin. Belki onlar cinlere tapıyorlardı. Çoğu onlara inanmıştı; diyecekler.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Melekler şöyle dediler: (Ey Rabbimiz!) Sen çok yücesin ve (onların söyleyip yaptıklarından) münezzehsin. Bizim velimiz sensin. Onlarla bizim aramızda bir velilik (dostluk) yok. Aksine o müşrikler; Şeytanlara ibadet ediyorlardı. Şeytanlar, onlara meleklerin şeklinde görünüyor ve müşrikler de Yüce Allah'ı bırakıp onlara ibadet ediyorlardı. Müşriklerin çoğu o Şeytanlara inanıyordu.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
قَالُواْ سُبۡحَٰنَكَ أَنتَ وَلِيُّنَا مِن دُونِهِمۖ بَلۡ كَانُواْ يَعۡبُدُونَ ٱلۡجِنَّۖ أَكۡثَرُهُم بِهِم مُّؤۡمِنُونَ

Onlar da: "Seni tenzih ederiz. Bizim onlara karsi siginacak velimiz sensin. Hayir, onlar cinlere tapiyorlardi. Çogu onlara inanmislardi." diyecekler.

— Turkish - Turkish translation
قَالُواْ سُبۡحَٰنَكَ أَنتَ وَلِيُّنَا مِن دُونِهِمۖ بَلۡ كَانُواْ يَعۡبُدُونَ ٱلۡجِنَّۖ أَكۡثَرُهُم بِهِم مُّؤۡمِنُونَ

Melekler: "Haşa, bizim dostumuz onlar değil, Sensin. Hayır; onlar bize değil cinlere tapıyorlardı, çoğu onlara inanıyorlardı" derler.

— Diyanet Isleri - Turkish translation