Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Sana o davacıların haberi gelmedi mi? Hani ma'bed(in duvarın)a tırmanmışlardı.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
(Ey Muhammed!), Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mâbedin duvarına tırmanıp,— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Ey Rasûl! İki davacının haberi sana ulaştı mı? Mabedin duvarını aşıp Davud -aleyhisselam-'in ibadet ettiği yere girmişlerdi.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translation۞وَهَلۡ أَتَىٰكَ نَبَؤُاْ ٱلۡخَصۡمِ إِذۡ تَسَوَّرُواْ ٱلۡمِحۡرَابَBir de davacilarin kissasi geldi mi sana? Hani surdan asarak mihraba ulasmislardi.
— Diyanet Isleri - Turkish translation۞وَهَلۡ أَتَىٰكَ نَبَؤُاْ ٱلۡخَصۡمِ إِذۡ تَسَوَّرُواْ ٱلۡمِحۡرَابَSana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar."