Ne susuzluk hissedersin, ne de güneşin sıcağında kalırsın.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Ne susuzluk hissedersin, ne de güneşin sıcağında kalırsın— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Yine burada sen, susuzluk çekmeyecek, sıcaktan da bunalmayacaksın.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Sana içecek verir, susamazsın; seni gölgelendirir, güneşin sıcağı sana isabet etmez.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَأَنَّكَ لَا تَظۡمَؤُاْ فِيهَا وَلَا تَضۡحَىٰVe sen orada ne susarsin, ne de günesin sicaginda kalirsin"
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَأَنَّكَ لَا تَظۡمَؤُاْ فِيهَا وَلَا تَضۡحَىٰ"Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.