{
    "id": 2004,
    "name": "الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم",
    "short_name": "الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم",
    "description": "الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم، صادر عن مركز تفسير للدراسات القرآنية. ",
    "language": "Türkçe",
    "locale_code": "tr",
    "direction": "ltr",
    "ayahs": [
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 1,
            "page_number": 1,
            "translated_text": "Kendisinden yardım dileyip, ismini zikrederek bereketini umduğumuz Allah'ın adıyla Kur'an okumaya başlıyorum. Besmele, Allah'ın esmâ-i hüsnâsında üç tanesini içermektedir. Bunlar: 1- <strong>« Allah»<\/strong>: Hak olan mabud\/ibadet edilendir. Allah Telâlâ'nın en özel ismidir. Allah Subhanehu ve Teâlâ'dan başkası bu isimle isimlenemez. 2- <strong>« Er-Rahmân»<\/strong>: O, geniş, bol rahmet sahibi ve zatında Rahman olandır. 3- <strong>« Er-Rahîm»<\/strong>: Rahmetini ulaştırandır. O rahmeti ile kullarından dilediğine merhamet edendir. Mümin kullar, rahmetini kendilerine ulaştırdığı canlılardan bir kısmıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 1,
            "page_number": 1,
            "translated_text": "Yücelik ve kemal sıfatlarından bütün övgüler yalnızca onun içindir. O her şeyin Rabbi, yaratıcısı ve idare edenidir. <strong>«Alemler»<\/strong>, <strong>«Alem»<\/strong> kelimesinin çoğuludur. Alem, Allah Teâlâ'nın dışındaki her şeydir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 1,
            "page_number": 1,
            "translated_text": "Bir önceki ayette Allah Teâlâ'ya hamd edildikten sonra sena edilip, övgüde bulunulmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 1,
            "page_number": 1,
            "translated_text": "Yüce Allah burada kıyamet gününde olan her şeyin maliki olmakla övülmüştür. Öyle ki o gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır. \"Din günü\", karşılık ve hesap günüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 1,
            "page_number": 1,
            "translated_text": "Tüm ibadet ve itaat çeşitlerini yalnızca sana has kılarız. Sana hiç bir kimseyi ortak koşmayız. Bütün işlerimizde yardımı, yalnız senden dileriz. Bütün hayır senin elindendir. Senden başka yardımcı yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 1,
            "page_number": 1,
            "translated_text": "Bize doğru yolu göster. Bizi bu yolda ilerlet ve bizi bu yolda daim kıl. Hidayetimizi arttır. \"Sırat-ı mustakim\", üzerinde eğrilik bulunmayan dosdoğru yoldur. O da Allah Teâlâ'nın Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gönderdiği İslam dinidir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 1,
            "page_number": 1,
            "translated_text": "Nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihler gibi hidayet nimetini bahşettiğin kullarının yoluna (ilet). Bunlar ne güzel arkadaştır. Yahudiler gibi hakkı bildiği halde ona tabi olmayıp gazaba uğrayanların ve Hristiyanlar gibi hakkı ve doğru yolu aramayı ihmal edip, haktan ve o yolda ilerlemekten sapanların yoluna değil."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 2,
            "translated_text": "<span class=\"book-ayah text-primary\">Elif, Lâm, Mîm<\/span> Kur'an-ı Kerim'in bazı surelerine bu harfler ile başlanmıştır. Bunlar alfabetik harfler olup, (Elif, be, te ve diğerleri) gibi tek başına geldiklerinde bir manası bulunmamaktadır. Bu harflerde hikmet ve gizli bir mana vardır. Öyle ki Kur'anda hikmetsiz hiçbir şey bulunmamaktadır. En önemli hikmetlerinden birisi de şudur: Bildikleri ve kendisi ile konuştukları harflerden oluşan bu Kur'an ile meydan okumak vardır. Bu surede olduğu gibi genellikle bu (harflerin) sonrasında Kuran-ı Kerim'in zikri gelmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 2,
            "translated_text": "Bu azametli Kur'an'ın ne indirilmesi, ne lafzı,ne de manasında hiç bir şüphe yoktur. O Allah'ın kelâmıdır. Takva sahiplerine O'na ulaştıran yolu gösterir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 2,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">3-<\/span>4 Onlar gaybe inanırlar. Gayb; Ahiret günü gibi Allah'ın ya da Rasûlü'nün haber verdiği, bize gizli kalıp duyularla hissedilmeyen her şeydir. Onlar, Allah'ın emrettiği şekilde şartları, rükunleri, vacipleri ve sünnetlerine uygun olarak namazı dosdoğru kılan kimselerdir. Onlar, Allah'ın sevabını umarak zekât gibi verilmesi farz olan veya sadaka gibi farz olmayan Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği şeylerden infak ederler. Ey Peygamber! Onlar Allah'ın sana ve senden önce gönderdiği bütün peygamberlere -aleyhimusselam- indirdiği vahye ayırt etmeksizin iman ederler. Ve onlar ahirete, orada verilecek olan sevap ve cezaya kesin bir inançla iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 2,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">3-<\/span>4 Onlar gaybe inanırlar. Gayb; Ahiret günü gibi Allah'ın ya da Rasûlü'nün haber verdiği, bize gizli kalıp duyularla hissedilmeyen her şeydir. Onlar, Allah'ın emrettiği şekilde şartları, rükunleri, vacipleri ve sünnetlerine uygun olarak namazı dosdoğru kılan kimselerdir. Onlar, Allah'ın sevabını umarak zekât gibi verilmesi farz olan veya sadaka gibi farz olmayan Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği şeylerden infak ederler. Ey Peygamber! Onlar Allah'ın sana ve senden önce gönderdiği bütün peygamberlere -aleyhimusselam- indirdiği vahye ayırt etmeksizin iman ederler. Ve onlar ahirete, orada verilecek olan sevap ve cezaya kesin bir inançla iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 2,
            "translated_text": "İşte bu vasıfları taşıyan kimseler dosdoğru yolda sebat edip ilerleyen kimselerdir. Dünya ve ahirette ümit ettiklerine nail olup, korktuklarından emin olan, kazançlı kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "Şüphesiz ki kâfirler sapıklık ve inatlarında kalıcıdırlar. Senin onları uyarıp uyarmaman onlar için birdir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "Çünkü Allah, onların kaplerini içindeki sapıklıkla birlikte mühürleyerek kapatmıştır. Kulaklarını da mühürlemiştir. Kabul edip boyun eymek kastıyla hakkı duymazlar. Gözlerinin önüne perde indirmiştir, apaçık olmasına rağmen hakkı görmezler. Onlar için ahirette büyük bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "İnsanlardan bir grup, iman ettiklerini iddia ederler. Bunu canları ve malları adına korktukları için sadece dilleri ile söylerler. Onlar içlerinden iman etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "İmanlarını izhar edip küfürlerini gizleyerek Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Hakikatte onlar sadece kendilerini aldatırlar. Ancak bunun farkında değillerdir. Çünkü Allah Teâlâ gizliyi de açık olanı da en iyi bilir. Müminlere de bu kimselerin durumlarını ve özelliklerini bildirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "Bunun sebebi kalplerinde şüphe olmasıdır. Bundan dolayı Allah şüphelerine şüphe katmıştır. Karşılık yapılan amelin cinsine göre verilir. Onlar için cehennem ateşinin en alt tabakasında elem verici bir azap vardır. Bununda sebebi Allah'a ve insanlara söyledikleri yalan ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiğini yalanlamalarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "Yeryüzünde küfür, günah ve benzeri şeylerle bozgunculuk yapmaktan men edildiklerinde, bunu inkâr edip kendilerinin dürüst ve ıslah ediciler olduklarını iddia ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "Hakikatte onlar bozgunculardır. Ancak onlar bunu hissetmezler. Amellerinin bozgunculuğun ta kendisi olduğunu da hissetmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "Onlar, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabı gibi iman etmeleri emredildiğinde, inkâr ve alay ederek şu sözlerle cevap verdiler: Aklı kıt olanlar gibi iman mı edelim! Hak olan şüphesiz onların akılsız olduklarıdır. Ancak onlar bunu bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "Müminlerle karşılaştıklarında: Sizin iman ettiklerinizi tasdik ediyoruz derler. Bunu müminlerden korktukları için söylerler. Müminlerden ayrılıp kendileriyle baş başa kaldıkları önderlerinin yanına gittiklerinde, onlara tabi olmada sebat edeceklerini vurgulayarak; \"Biz sizin yolunuz üzereyiz. Zira bizler müminlerle dalga geçmek ve alay etmek için zahirde muvafakat ediyoruz\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "Müminlerle alay etmelerinin karşılığında Allah da onlarla alay eder. Bu, yaptıklarının karşılığıdır. Bundan dolayı dünyada onlara müslüman hükümleri uygulanır. Ancak ahirette küfür ve nifaklarının karşılığını onlara verilecektir. Aynı zamanda taşkınlık ve sapıklıkları içinde bocalayıp durmaları için onlara mühlet verir ve şaşkınlık ve tereddüt içinde kalırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 3,
            "translated_text": "İşte onlar aklı kıt kimselerdir. Çünkü küfrü imana tercih etmişlerdir. Allah'a olan imanlarında hüsrana uğradıkları için alışverişleri onlara kâr getirmemiştir. Hak yol üzere gidenlerden değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 4,
            "translated_text": "Allah bu münafıklara iki misali örnek getirmiştir: Ateş misali ve su misali. Onlar hakkında verilen ateş misali şöyledir; Onlar, aydınlanmak için ateş yakan kimseye benzerler. Ateşin ışığı etrafı aydınlattığında o kimse ışından faydalanacağını zanneder, ateş söner ve parıltısı gider. Ancak yanması devam eder. Onun etrafında bulunanlar hiçbir şey göremez ve doğru yolu bulamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 4,
            "translated_text": "Kabul etmek kasdıyla hakkı kabul etmeyen sağırlar, hakkı konuşmayan dilsizler ve hakkı görmeyen körlerdir. Sapıklıklarından da geri dönmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 4,
            "translated_text": "Onlara verilen su örneği ise şöyledir: Onların misali gök gürültüsü, şimşek, zifiri karanlıklar içeren şiddetli yağmur gibidir. Bunlar o topluluğa iner ve şiddetli bir korku onlara isabet eder. Bundan dolayı onlar parmaklarının ucuyla kulaklarını tıkarlar. Yıldırımın o şiddetli sesinden dolayı ölmekten korkarlar. Allah onları çepeçevre kuşatmıştır, O'nu aciz bırakamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 4,
            "translated_text": "Az kalsın yıldırımın parıltısı ve ışıltısı onların gözünü alıverecekti. Şimşek her çaktığında etrafı aydınlatır, onlar da yollarına devam ederler. Şimşeğin ışığı etrafı aydınlatmayınca onlar karanlıkta kalır ve hareket edemez hale gelirler. Eğer Allah isteseydi, her şeye yeten kâmil kudretiyle onları sağır ve kör eder, haktan yüz çevirmelerinden ötürü bir daha bu duyuları onlara geri dönmezdi. Bu ayetlerde geçen yağmur, Kur'an'ın misali, gök gürültüsünün sesi Kur'andaki yasaklanan şeylerin misali, şimşeğin parıltısı ise zaman zaman kendilerine açıkça gözüken hakkın misalidir. Gök gürültüsünün sesinin şiddetinden kulaklarını tıkamaları, haktan yüz çevirip ona icabet etmemelerinin misalidir. Münafıklar ile kendileri hakkında örnek verilen iki sınıf insan arasındaki ortak benzerlik (haktan) istifade edemeyişleridir. Ateş misalinde ise, ateşi yakan kimse karanlıkta kalmak ve ateşin yakıcılığı dışında hiç bir şeyden yararlanamamıştır. Su misalindeki kimse, gök gürültüsü ve yıldırımın korku ve rahatsızlığından başka bir şey hissetmemiştir. İşte münafık kimsenin durumu da böyledir, İslam dininde şiddet ve katılıktan başka bir şey görmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 4,
            "translated_text": "Ey İnsanlar! Yalnızca Rabbinize ibadet ediniz. Çünkü sizi ve sizden önceki ümmetleri yaratan odur. Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak ibadetlerinizi yalnızca O'na yapınız. Böylece bu davranışınız umulur ki, kendiniz ile Allah'ın azabı arasında bir koruma olur."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 4,
            "translated_text": "O, sizin için yeryüzünü kullanılmaya hazır bir şekilde dümdüz kıldı ve gökyüzünü de üzerine sağlam bir şekilde bina etti. Sizlere bir rızık olarak yağmur nimetini indirerek yeryüzünde çeşitli meyveler bitiren O'dur. Allah'a ortak ve benzerler edinmeyin. Sizler Allah -Azze ve Celle-'den başka yaratıcı olmadığını biliyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 4,
            "translated_text": "Ey İnsanlar! Kur'an'ın; kulumuz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirildiğinden şüphe duyuyorsanız, Kur'an'daki en kısa bir sure bile olsa onun benzeri bir sure getiremeyeceğiniz hususunda size meydan okuyoruz. İddia ettiğinizde sadık kimseler iseniz, güvendiğiniz kimseleri de yardıma çağırın."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 4,
            "translated_text": "Eğer bu işi yapamazsanız ki -buna kesinlikle güç yetiremeyeceksiniz- o zaman, azabı hak eden insanlar ve onların ibadet ettikleri birçok taş çeşidi ve diğer başka şeyler ile tutuşturulan ateşten kendinizi koruyunuz. Şüphesiz ki Allah, bu ateşi kâfirler için hazırlayıp düzenlemiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 5,
            "translated_text": "Eğer (zikri) geçen tehdit kâfirler için ise: Ey Peygamber! Allah'a iman edip, salih amel işleyen Müminleri, saraylar ve ağaçlarının altından ırmaklar akan kendilerini mutlu edecek cennetlerle müjdele. Ne zaman rızık olarak kendilerine Cennet'in güzel meyveleri verilse, dünya meyvelerine olan aşırı benzerliklerinden dolayı: \"Bu, daha önce de rızıklandığımız şey\" derler. Onlara şekil, isim olarak benzer meyveler sunulmuştur ki bildikleri şeye yönelsinler. Ancak bu meyveler tat ve lezzet olarak çok farklıdırlar. Ve onlar için Cennet'te nefsin arzulamadığı ve dünya insanlarının kirli olarak kabul ettiği şeylerden uzak olan eşler de vardır. Onlar orada kesintiye uğrayan dünya nimetlerinin aksine, sürekli olan ebedî nimetler içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 5,
            "translated_text": "Şüphesiz ki Allah -Subhanehu ve Teâlâ- dilediğini misal olarak getirmekten çekinmez. Sivrisineği örnek olarak vermiştir. Ondan daha büyük veya daha küçük şeyleri de örnek olarak getirir. İnsanlar bu misaller önünde iki kısımdır: Müminler ve kâfirler. Müminler bu misalleri tasdik eder ve verilen bu misallerin ardında bir hikmet olduğunu bilirler. Ancak kâfirler, Allah Teâlâ'nın bu hakir görülen sivrisinek, sinek, örümcek vb. gibi mahlukatı neden misal olarak getirdiğini alay etmek için birbirlerine sorarlar. Allah Teâlâ'dan ise bunlara cevap şu şekilde gelmektedir: Bu misaller yol göstermek, yönlendirmek ve insanları imtihan etmek içindir. Allah, bazılarını verilen bu misalerleri düşünmekten yüz çevirmekle sapıklığa sürükler. Bunların sayıları bir hayli çoktur. Sapıklığı hak edenden başkasını saptırmaz. Onlar münafıklar gibi Allah'a itaat etmeyi terk eden kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 5,
            "translated_text": "Allah'ın kendileriyle yalnızca O'na ibadet etmeyi ve kendisinden önce rasûllerin haber verdiği rasûlüne ittiba etme sözünü aldığı kimseler Allah ile yaptıkları sözleşmeyi bozan kimselerdir. Allah'ın sözleşmesini kabul etmeyen kimseler, akrabalık bağı gibi Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi ayıranlar (kesenler) olarak nitelendirilmiştir. Yeryüzünde günahlar ile fesadı yaymak için çaba sarfederler. İşte bu kimselerin dünya ve ahiretteki nasibi eksiktir."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 5,
            "translated_text": "Ey kâfirler! Sizin bu işiniz ne şaşılacak şeydir. Kendi nefislerinizde O'nun kudretine delalet eden şeylere şahit olduğunuz halde Allah'a karşı nasıl kâfir olursunuz. Siz cansız (henüz yok) iken sizi yarattı ve size hayat verdi. Sonra sizi ikinci kez öldürecek, sonra ikinci hayat için sizi diriltecek, sonra yapmış olduklarınızdan dolayı hesaba çekmek için sizi kendisine döndürecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 5,
            "translated_text": "Yeryüzündeki nehir, ağaç ve sayılamayacak kadar birçok nimetin tamamını sizin için yaratan Allah'tır. Sizler o nimetlerden faydalanır ve sizin hizmetinize sunduğu şeylerden istifade edersiniz. Sonra gökyüzüne yönelip onu yedi kat olarak yaratmıştır. İlmi ile her şeyi kuşatan O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 6,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ- yeryüzünde birbirinin yerini alacak beşeri yaratacağını meleklere söylediğini haber vermiştir. Bu beşer, Allah'a itaat ederek yeryüzünü imar edecektir. Bunun akabinde melekler Rablerine -kendilerine doğruyu göstermesi için- yeryüzünde ademoğlunu halife kılmasının hikmetini sormuşlardır. Halbuki, insanlar yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak, zulümle kan dökeceklerdir. Melekler şöyle demiştir: Biz sana itaat edenleriz, seni eksik sıfatlardan tenzih eder sana hamd ederiz. Celalini ve kemalini tazim edenleriz. Bunlarda ihmalkâr davranmayız. Allah Teâlâ onların bu sorusuna şöyle cevap vermiştir: Yaratılmalarındaki olağanüstü hikmetleri ve halife kılınmalarındaki büyük hedef hususunda sizin bilmediğiniz şeyleri ben bilirim."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 6,
            "translated_text": "Allah Teâlâ Adem -aleyhisselam-'ın makamını beyan etmek için ona canlı cansız bütün varlıkların isimlerini; lafız ve mana olarak öğretti. Sonra bu isimlerin hepsini meleklere sunarak şöyle dedi: \"Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin. Şüphesiz ki sizler bu yaratılmıştan daha değerli ve faziletlisiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 6,
            "translated_text": "Eksikliklerini itiraf edip, Allah'ın lütfunu umarak şöyle dediler: \"Ey Rabbimiz! Hükmünde ve şeriat olarak belirlediğin şeyde sana karşı gelmekten seni tenzih ve tazim ederiz. Bizi rızıklandırdığın ilimden başkasını da bilmeyiz. Sen Alîm'sin hiçbir şey sana gizli kalmaz. Sen Hakîm'sin kader ve şeriat olarak belirlediğin şeyleri yerli yerince koyarsın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 6,
            "translated_text": "O zaman Allah Teâlâ Âdem'e: \"O eşyaların isimlerini onlara haber ver.\" dedi. Rabbinin öğrettiği gibi onlara haber verdiğinde, Allah, meleklere: \"Şüphesiz yeryüzünde ve göklerde gizli olanı, açığa vurduğunuzu ve kendi nefislerinizde gizli tuttuğunuzu ben bilirim demedim mi?\" buyurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 6,
            "translated_text": "Allah Teâlâ meleklere Âdem için ihtiram ve saygı secdesi etmelerini emrettiğini beyan etmiştir. Bunun akabinde melekler Allah'ın emrini yerine getirmek için bir an önce secde ettiler. Ancak cinlerden olan İblis secde etmedi. Kendini Âdem'den üstün görerek Allah'ın emrine karşı gelip secde etmekten imtina etti. Bu ameliyle Allah Teâlâ'ya karşı gelerek küfre girenlerden oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 6,
            "translated_text": "Dedik ki: Ey Adem! Sen ve eşin -Havva- Cenne'te yerleşin. Cennet'in hangi mekanından isterseniz afiyetle bol bol yiyin, orada rahatsızlık veren hiçbir şey yoktur. Siz ikinize (meyvesini) yemeği yasakladığım şu ağaca kesinlikle yaklaşmayın. Size emrettiğim şeye karşı gelerek zalimlerden olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 6,
            "translated_text": "Şeytan o ikisine vesvese vermeye ve (o ağacın meyvesinden yemeyi) güzel göstermeye devam etti. Ta ki Allah'ın o ikisine yemeği yasakladığı ağaçtan yeme yanlışına düşürerek ayaklarını kaydırdı. Bu ikisinin cezası Allah'ın onları içinde yaşadıkları Cennet'ten çıkarması oldu. Allah o ikisine ve Şeytan'a şöyle buyurdu: Birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin. Sizin için yeryüzünde ecelleriniz bitene ve kıyamet kopana kadar orada yaşamak ve hayırlarından istifade etmek vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 6,
            "translated_text": "Adem, Allah'ın kendisine vahyettiği kelimeleri aldı. Allah o kelimelerle dua etmeyi ona ilham etti. Bu, Allah Teâlâ'nın şu buyruğunda zikredilmiştir: \"Dediler ki: Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan muhakkak ki biz hüsrana uğrayanlardan oluruz.\" (A'raf Suresi: 23) Bunun akabinde Allah onun tövbesini kabul etti ve onu bağışladı. O -Subhanehu ve Teâlâ- kullarının tövbesini çokça kabul eden, onlara merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Onlara dedik ki: Hepiniz Cennet'ten yeryüzüne inin. Rasûllerim tarafından size hidayet gelecek olursa, kim ona tabi olur ve rasûllerime iman ederse, ahirette onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar dünyada kaçırdıkları şeylere de üzülmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Ayetlerimizi yalanlayıp, inkâr edenler var ya; işte onlar Cehennem ehlidir ve orada ebedi kalacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Ey Allah'ın peygamberi Yakup'un çocukları! Allah'ın size bahşetmiş olduğu bir çok nimetini hatırlayıp şükredin. Bana ve rasûllerime iman etmek, şeriatlerim üzere amel etmek için vermiş olduğunuz sözleri yerine getirmeye bağlı kalın. Eğer bu sözleri yerine getirirseniz ben de size vadettiğim sözleri yerine getirir; bu dünyada güzel bir hayat ve kıyamet gününde yaptıklarınıza güzel karşılıkla karşılık veririm. Yalnızca benden korkun ve bana vermiş olduğunuz sözleri bozmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiğim Kur'an'a iman edin. Zira Allah'ın birliği ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliği konuları tahrif edilmemiş olan Tevrat'la da uyuşmaktadır. Bunu inkâr eden ilk topluluk olmaktan sakının. İndirmiş olduğum ayetlerimi yöneticilik ve makam gibi az bir paha karşılığında değiştirmeyin. Gazabımdan ve azabımdan korkun."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Rasûllerime indirdiğim<span class=\"text-danger\">-<\/span> hakkı, atmış olduğunuz yalanlarla karıştırmayın. Emin ve kesin olarak onu bildiğiniz halde kitaplarınızda gelen Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in hak olan vasıflarını gizlemeyin."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Rukünleri, farzları ve sünnetleri ile birlikte namazı tam bir şekilde eda edin. Allah'ın sizin elinize vermiş olduğu malların zekâtını çıkartıp verin. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetinden itaat edenlerle birlikte Allah'a itaat edin."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Siz kendi nefislerinizi unutarak yüz çevirdiğiniz halde başkalarına imanı ve hayır işlemeyi emretmenizden daha kötü ne olabilir. Sizler Tevrat'ı okuyorsunuz, onda Allah'ın dinine ve rasûllerini tasdik etmeye ittiba etmenin emredildiğini biliyorsunuz. Akıllarınızı kullanmıyor musunuz?!"
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Allah'a yakınlaştıran ve ulaştıran namaz ve sabır ile dinî ve dünyevî bütün hallerinizde yardım talep edin. Eğer böyle yaparsanız size yardım eder, sizi muhafaza eder ve size zarar verecek şeyleri giderir. Şüphesiz ki namaz, Rablerine itaat edenlerin dışındakilere çok ağır gelir."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Çünkü onlar kıyamet gününde Rablerine ulaşıp kavuşacaklarına kesin olarak inanırlar. Şüphesiz ki; onlar amellerinin karşılığını vermesi için O'na döneceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Ey Allah'ın peygamberi Yakub'un evlatları! Size vermiş olduğum dini ve dünyevî nimetlerimi hatırlayın. Şüphesiz ki benim, zamanınızda yaşayan muasırlarınıza karşı sizi peygamberlik ve hükümdarlıkla üstün tuttuğumu hatırlayın."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 7,
            "translated_text": "Kendiniz ile kıyamet gününün azabı arasında emirleri yerine getirip yasakları terk ederek korunak edinin. O gün kimse kimseye fayda sağlayamaz. O günde bir zararı def etmek veya bir fayda sağlamak için Allah'ın izni olmadan bir kimsenin (başka bir kimseye) şefaati kabul edilmez. Yeryüzü dolusu altın dahi olsa fidye olarak kabul edilmez. O günde onlara yardımcı olacak kimse yoktur. Şefaatçinin fayda vermediği, fidyenin kabul edilmediği ve yardımcının da olmadığı zaman kaçış nereyedir?"
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 8,
            "translated_text": "Ey İsrailoğulları! Çeşitli azaplarla size azap eden Firavun'un avanelerinden sizi kurtardığımız zamanı hatırlayın. Öyle ki (yeryüzünde) varlığınız kalmasın diye oğullarınızı keserek öldürüyorlardı. Ve daha da ileri giderek size ihanet etmek ve küçük düşürmek için kendilerine hizmet eden kadın olsunlar diye kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Firavun ve avanesinin zulmünden sizi kurtarması Rabbinizden büyük bir imtihandır. Umulur ki şükredersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 8,
            "translated_text": "Size gönderdiğimiz nimetlerimizi hatırlayıp, anın. Sizin için denizi yarıp, üzerinde yürüyeceğiniz bir yol haline getirdik. Ardından sizleri kurtarıp, düşmanınız firavun ve avenesini gözlerinizin önünde boğduk. Sizler onların bu halini gördünüz."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 8,
            "translated_text": "Size bahşettiğimiz nimetlerimiz arasında şunu da hatırlayın; nur ve hidayet rehberi olan Tevrat'ın indirilme işleminin tamamlanması için Mûsa'ya kırk geceyi söz vermiştik. Sonra bu müddet içinde buzağıya tapınmıştınız. Sizler bu yaptığınızdan dolayı zalimler oldunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 8,
            "translated_text": "Tövbenizden sonra sizi affettik. Umulur ki, Allah'a güzel bir şekilde itaat ve ibadet ile şükredersiniz diye sizleri cezalandırmadık."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 8,
            "translated_text": "Hak ile batılın, hidayet ile dalaletin arasını ayıran Tevrat'ı Mûsa -alehisselam-'a verdik, bu nimeti de hatırlayın. Umulur ki, bu nimetimizle hakkı bulursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 8,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın bahşetmiş olduğu nimetlerden bir tanesi de sizleri buzağıya ibadet etmekten tövbe etmeye muvaffak kılmasıdır. İşte bu nimeti de anın. Zira Musa -aleyhisselam- size: \"Şüphesiz ki buzağıyı ibadet ettiğiniz bir ilâh edinmekle nefislerinize zulmettiniz\" dedi. Haydi sizi yaratan ve yoktan var eden yaratıcınıza tövbe edin, O'na dönün. Bu tövbe sizden birilerinin diğerlerini öldürmesiyle gerçekleşir. Bu tövbe sizin için, Cehennem'de ebedi kalmaya sebebiyet verecek küfürde devam etmekten daha hayırlıdır. Bu (tövbeyi) Allah'ın muvaffak kılması ve yardımı sayesinde ettiniz. O da sizin tövbenizi kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çokça kabul eden, kullarına karşı merhametli olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 8,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'la babalarınızın cüretle konuşup, ona söylediklerini hatırlayın. Onlar şöyle demişlerdi: \"Bizden gizli olmadan aleni olarak Allah'ı görene kadar sana iman etmeyeceğiz\". Bunun akabinde yakıcı ateş sizi alıverdi. Sizden bazısı diğerlerine bakıverirken sizi öldürdü."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 8,
            "translated_text": "Sonra ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik. Umulur ki size vermiş olduğu nimetinden dolayı Allah'a şükredersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 8,
            "translated_text": "Size bahşetmiş olduğumuz nimetlerimizden bir tanesi de; yeryüzünde yolunuzu kaybettiğinizde, güneşin sıcaklığından koruması için size bulut gönderdik. Size indirmiş olduğumuz nimetlerimizden bir diğeri de bal gibi tatlı içecek ve eti lezzetli olup bıldırcına benzeyen küçük kuştur. Size rızık olarak verdiğimiz güzel şeylerden yiyin dedik. Onların bu nimetlere nankörlük edip inkâr etmeleri bizden bir şey eksiltmedi. Ancak (bu nimetlerin) sevaplarından alacakları paylarını azaltarak ve azaba maruz bırakarak kendi nefislerine zulmettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 9,
            "translated_text": "Size, Beytul Makdis'e girin, dilediğiniz yerde istediğiniz güzel şeylerden bol bol afiyetle yiyin. Oraya girerken Allah'a secde ederek\/boynu bükük, zelil olun, Allah'tan: \"Rabbimiz günahlarımızı bağışla\" diyerek isteyin size icabet edelim. Amellerinde güzel davrananların mükâfatını güzelliklerinden dolayı arttıracağız dediğimiz zaman Allah'ın size bahşetmiş olduğu nimetlerini hatırlayın."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 9,
            "translated_text": "Onlardan zalim olanlar yapması gerekeni değiştirdiler, sözü tahrif ettiler. Arkaları üzerine sürünerek girdiler. Allah Teâlâ'nın emri ile alay ederek arpa tanesi manasına gelen (hınta kelimesini) söylediler. Bunun cezası olarak Allah, din sınırını aşıp emre muhalefet etmelerinden dolayı zalim olanların üzerine gökyüzünden azap indirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 9,
            "translated_text": "Çölde yolunuzu kaybettiğinizde Allah'ın size bahşetmiş olduğu nimetlerini hatırlayın. Size şiddetli susuzluk isabet ettiğinde Musa -aleyhisselam- Rabbine yalvararak O'ndan kendilerine su vermesini istedi. Biz ona asasını kayaya vurmasını emrettik. Kayaya vurduğunda boylarınız sayısınca on iki pınar yarıldı ve ondan su fışkırdı. Aralarında tartışma çıkmasın diye her boyun kendi su içeceği yerini gösterdik. Size, hiç bir çaba sarf etmeden Allah'ın size gönderdiği nimetlerinden yiyip için, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın dedik."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 9,
            "translated_text": "Allah'ın size indirmiş olduğu kudret helvası ve bıldırcın etini yemekten bıkıp Rabbinizin nimetine nankörlük ettiğiniz zamanı hatırlayın. Sürekli tek bir yemeğe sabretmeyeceğiz demiştiniz. Musa -aleyhisselam-'dan sizin için Allah'a dua edip yerden sebze, salatalık (salatalığa benzeyen ancak ondan daha büyük olan), hububat, mercimek, soğan bitirmesini talep etmiştiniz. Bunun üzerine Musa -aleyhisselam- zahmet ve zorluk çekmeden size gelen ve sizin için daha hayırlı ve değerli olan kudret helvası ve bıldırcını daha az ve düşük olanla değiştirme talebinizi hoş görmeyerek şöyle demişti: Bu yerden hangi beldeye isterseniz inip, gidin. İstediğiniz şeyleri tarlalarında, pazarlarında bulacaksınız. Heva ve heveslerine tabi olup, Allah'ın onlar için seçmiş olduğu şeyden tekrardan yüz çevirdiler. Bunun karşılığında aşağılık, fakirlik ve hüzün onlar için kaçınılmaz oldu. Allah'ın dininden yüz çevirmeleri, ayetlerini küfretmeleri, zulüm ve düşmanlık ederek peygamberlerini öldürmelerinden dolayı Allah'ın gazabına uğradılar. Bütün bunların sebebi ise, Allah'a isyan etmeleri ve sınırlarını aşmalarından dolayı idi."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 10,
            "translated_text": "Şüphesiz ki bu ümmetten, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gönderilmesinden önce geçmiş ümmetlerden; Yahudi, Hıristiyan ve Sabiiler'den (onlar bazı peygamberlere tabi olmuş, Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş bir topluluktur) kim iman ederse, mükâfatları Rableri katındadır. Yönelmiş oldukları ahiret hayatında onlar için bir korku yoktur. Dünyada kaçırdıklarından dolayı da üzülmeyeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 10,
            "translated_text": "Allah'a ve rasullerine iman etme adına sizden sapasağlam aldığımız sözü hatırlayın. Verdiğiniz sözü terk etmekten sizi sakındırmak ve korkutmak için Tûr Dağı'nı üzerinize kaldırdık. Tevrat'ta size indirmiş olduğumuz şeyleri tembellik ve ihmal etmeden, ciddiyet ve gayret ile almanızı emrettik. Onda olanları muhafaza edin ve iyice düşünün; umulur ki bunu yapmanızdan dolayı Allah Teâlâ'nın azabından korunursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 10,
            "translated_text": "Sizden sapasağlam söz aldıktan sonra bazılarınız yüz çevirdi ve karşı geldi. Eğer Allah’ın yaptıklarınızı affetme lütfu ve tevbenizi kabul etme hususundaki merhameti olmasaydı, elbette yüz çevirmeniz ve karşı gelmenizden dolayı hüsrana uğrayanlardan olurdunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 10,
            "translated_text": "Sizden önce yaşamış atalarınızın haberini şüphesiz biliyorsunuz. Öyle ki onlar cumartesi günü kendilerine avlanmak haram kılınmış olmasına rağmen yasağı çiğnediler. Cumartesi gününden önce ağları atarak hile yaptılar ve ağları pazar günü topladılar. Allah, yapmış oldukları bu hilenin cezası olarak bu hilecileri aşağılık\/dışlanmış maymunlara çevirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 10,
            "translated_text": "Biz bu köyü etrafındaki köylere ve onlardan sonra geleceklere ibret olarak kıldık. Öyle ki; o köy halkının yaptıklarını yapıp aynı cezayı hak etmesinler. Allah’ın azabından ve koyduğu sınırları aşmaktan korkan takva sahipleri için de bir öğüt vesilesi kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 10,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- ile atalarınızın arasında geçen olayı hatırlayın. Allah'ın onlara herhangi bir ineği kesmeleri emrini haber verdiğinde, onlar bir an önce bu işi yapmak yerine inatla: \"Bizimle alay mı ediyorsun!\" dediler. Bunun üzerine Musa: \"Allah adına yalan söyleyenlerden ve insanlarla alay edenlerden olmaktan Allah'a sığınırım.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 10,
            "translated_text": "Musa'ya şöyle dediler: \"Bizim için Rabbine dua et de bize kesmemizi emrettiği ineğin vasfını açıklasın.\" Bunun üzerine (Musa) onlara şöyle dedi: \"Şüphesiz Allah diyor ki: O, ne körpe, ne de yaşlıdır. Bu ikisi arasında bir inektir. Rabbinizin emrine itaat etmek için acele edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 10,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'a: Rabbine dua et de rengini bize açıklasın diyerek inat ve tartışmalarını sürdürdüler. Bunun üzerine Musa onlara: Allah diyor ki: Şüphesiz ki o, sapsarı bir inektir. Ona bakan herkesin hoşuna gider, dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 11,
            "translated_text": "Sonra inatlarında devam ederek: Bizim için Rabbine dua et de onun vasfını bize daha açık beyan etsin. Çünkü inekler zikredilen vasıflarda çoktur, aralarından belirtileni bulmakta zorluk çekiyoruz. Şüphesiz ki onlar -Allah dilerse- kesilmesi istenilen ineği kesin buluruz, dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 11,
            "translated_text": "Bunun üzerine Musa onlara: Allah diyor ki; \"Bu ineğin özelliği, tarla sürmek veya ekin sulamak için boyunduruk altına alınmamış, kusursuz, sarı renginden başka bir rengi olmayan inektir\" dedi. O zaman; \"İşte, şimdi tam olarak ineğin ayırt edici özelliğini bildirdin\" dediler. Nihayet o ineği kestiler. Tartışma ve inatları sebebiyle az kalsın kesmeyeceklerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 11,
            "translated_text": "Sizden birini öldürüp sonra da bundan dolayı birbirinizle itişip kakıştığınız zamanı hatırlayın. Herkes öldürme suçunu reddedip başkasına atıyordu da bundan dolayı münakaşa etmiştiniz. Allah, bu suçsuz kişinin öldürülmesinde gizlediğiniz şeyleri açığa çıkaracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 11,
            "translated_text": "Size: \"Kesmek ile emrolunduğunuz ineğin bir parçasıyla öldürülen adama vurun\" dedik. Şüphesiz ki Allah, katilin kim olduğunu haber vermesi için onu böyle diriltecektir. Onlar bunu yaptığında katilinin kim olduğunu haber verdi. Allah, bu ölüyü dirilttiği gibi kıyamet günü ölüleri diriltecektir. Kudretini açıklayan delilleri size gösterecektir. Umulur ki bunları akleder, Allah Teâlâ'ya hakkıyla iman edersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 11,
            "translated_text": "Bu etkileyici öğüt ve apaçık mucizelerden sonra kalpleriniz katılaştı da taş gibi oldu. Bilakis ondan daha da katı oldu. (Kalpleriniz) içinde bulunduğu halden kesinlikle değişmez. Ancak taşlar değişir ve başkalaşım gösterir. Nitekim öyle taşlar vardır ki, içinden nehirler kaynar, yarılıp içinden yeryününe akan pınarlar fışkırır. Bunlardan insanlar, hayvanlar istifade eder. Ve nice taşlar var dır ki, Allah'ın korkusundan dağların tepelerinden yuvarlanır. Ancak kalpleriniz böyle değildir. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir. Bilakis O, yaptıklarınızdan haberdardır. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 11,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudilerin gerçek yüzünü ve inadını anladıktan sonra onların iman edeceklerini ve size icabet edeceklerini mi umuyorsunuz? Onların bir grup alimi, Tevrat'ta kendilerine indirilen Allah'ın kelamını dinliyor, iyice anlayıp kavradıktan sonra lafzını ve manasını değiştiriyorlardı. Ve onlar işlemiş oldukları suçun büyüklüğünü de biliyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 11,
            "translated_text": "Yahudilerin hile ve tutarsızlıklarından bir tanesi de; onlardan bazısı Müminlerle karşılaştıklarında Tevrat'ın da şahitlik ettiği gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinin gerçekliğini ve risaletinin doğruluğunu itiraf ediyorlardı. Ancak Yahudiler birbirleriyle başbaşa kaldıklarında bu itiraflarından dolayı birbirlerini kınıyorlardı. Çünkü Müslümanlar (Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in) peygamberliğinin gerçekliğini itiraf etmelerini onlara delil olarak sunuyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 12,
            "translated_text": "İşte bunlar yani Yahudiler yüz kızartıcı bu yolu seçtiler ve Allah'ın, onların gizlediği ve açığa vurduğu söz ve fiilleri bildiğinden gafil oldular. Kullarının bu yaptıklarını açığa vuracak ve onları rezil edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 12,
            "translated_text": "Yahudilerden bir grup sadece Tevrat'ı okumayı biliyordu. Ancak onun delalet ettiği manaları anlamıyorlardı. Onların sahip oldukları tek şey atalarından öğrendikleri yalanlardı. Bu öğrendikleri yalanları da Allah'ın indirdiği Tevrat'tan zannedip, biliyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 12,
            "translated_text": "Kitab'ı elleriyle yazanları şiddetli bir azap ve helak beklemektedir. Sonra da doğru yola ittiba etmek ve hak olanı, dünyada yöneticilik ve mal sahibi olmak gibi az bir paha karşılığında satarak değiştirmek için yalan söyleyerek: <strong>«Bu, Allah katındandır»<\/strong> derler. Allah adına yalan söyleyip elleriyle yazdıklarından dolayı onlar için şiddetli bir azap ve helak vardır. Bunun akabinde kazandıkları yöneticilik ve maldan dolayı onlar için şiddetli bir azap ve helak vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 12,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Kibir ve yalan ile<span class=\"text-danger\">-<\/span>: Ateş bize dokunmayacak ve bir kaç sayılı gün dışında ona girmeyeceğiz dediler. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber<span class=\"text-danger\">-<\/span> bunlara de ki: Allah'dan bu husus hakkında kesin bir söz mü aldınız? Eğer böyle ise; şüphesiz ki Allah vaadinden dönmez. Yoksa siz <span class=\"text-danger\">-<\/span>bilmediğiniz halde<span class=\"text-danger\">-<\/span>yalan ve sahtekârlıkla<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah adına mı konuşuyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 12,
            "translated_text": "Durum asla onların zannettiği gibi değildir. Şüphesiz ki Allah, küfür içinde olan ve her taraftan günahlarının kendisini kuşattığı kimselere azap edecektir. Ateşe girmek ve orada kalmak ile onları cezalandıracaktır. Ve orada ebedi kalacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 12,
            "translated_text": "Allah'a ve rasûlüne iman eden ve salih amel işleyen kimselerin sevabı Allah'ın katındadır. Bu sevap, Cennet'e girmek ve orada daimi kalmaktır. Orada ebedî kalacaklarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 12,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İsrailoğulları<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ı birleyip, onunla birlikte kimseye ibadet etmemeniz, ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, ihtiyaç sahiplerine iyilikte bulunmanız, insanlara güzel söz söylemeniz, şiddet ve kabalık yapmadan iyiliği emredip kötülüğü yasaklamanız, size emrettiğimiz şekilde namazı tastamam kılmanız, hak eden kimselere gönül rahatlığıyla zekatı vermeniz hususunda sizden aldığımız o sapasağlam sözü hatırlayın. Sizden bazıları bu verdikleri sözden sonra sözünü tutmayıp yüz çevirerek ondan vazgeçti."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 13,
            "translated_text": "Tevrat'ta birbirinizin kanını dökmenin ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmanın haram kılındığı ile ilgili sizden aldığımız o sapasağlam sözü hatırlayın. Sonra bu hususta sizden aldığımız sözü itiraf ettiniz ve bunun doğru olduğuna şahitlik etmektesiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 13,
            "translated_text": "Sonra sizler vermiş olduğunuz bu söze muhalefet ediyorsunuz. Birbirinizi öldürüyorsunuz. Sizden bir takım insanlara karşı zulüm ve düşmanlık ediyor ve düşmanlardan yardım alarak onları yurtlarından çıkarıyorsunuz. Düşmanın elinden esir olarak geldiklerinde ise, onları fidye verip kurtarmak için çaba sarfediyorsunuz. Bununla birlikte onları yurtlarından çıkarmak size haram kılınmıştır. Yoksa siz Tevrat'ta esirlerin fidyesini ödemenin gerekliliğine iman ediyor ve onda zikredilen kanların (canların) muhafaza edilmesi ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmanın yasaklanmasını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmak ve alçaklıktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir. Bilakis O, yaptıklarınızdan haberdar olandır. Bunun ile size yaptıklarınızın karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 13,
            "translated_text": "Onlar baki olanı fani olana tercih ederek, ahireti dünya hayatına değişmiş kimselerdir. Ahirette azap onlara hafifletilmeyecektir. Ve o gün onlara yardım eden bir yardımcıları da olmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 13,
            "translated_text": "Andolsun, Mûsâ’ya Tevrat’ı verdik. O’ndan sonra birbiri ardınca onun izinden giden peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa’ya da ölüleri diriltmek, doğuştan kör ve alacalıyı iyileştirmek gibi onun doğruluğunu açıklayan apaçık mucizeler verdik. O’nu Cebrâil -aleyhisselam- ile destekledik. -Ey İsrailoğulları!- Size ne zaman Allah tarafından bir peygamber hoşunuza gitmeyen bir şey getirse, hakka karşı büyüklük tasladınız ve Allah'ın rasûllerine karşı kendinizi üstün görerek bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 13,
            "translated_text": "Yahudiler Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ittiba etmemelerinin bahanesini şu sözlerle beyan ettiler: Bizim kalplerimiz perdelidir, senin söylediğin hiçbir söz ona ulaşmaz, söylediklerini de anlamaz. Ancak durum onların iddia ettikleri gibi değildir. Bilakis Allah küfürlerinden dolayı onları rahmetinden uzaklaştırmıştır. Allah'ın indirdiğinin azı hariç bir çok şeye iman etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 14,
            "translated_text": "Allah katından bu kimselere sahih ve genel esaslarda Tevrat ve İncil'de zikredilenlerle örtüşen Kur'an-ı Kerim gelmiştir. Onlar Kur'an indirilmeden önce şöyle diyorlardı: \"Müşriklere karşı zafer elde edeceğiz, peygamber gönderildiğinde fetihler bize açılacak, o peygambere iman edip, tabi olacağız\". Ne var ki; kendilerine Kur'an ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- bildikleri vasıf üzerine ve bildikleri hak üzere geldiğinde onu inkâr ettiler. Allah'ın laneti, Allah'ı ve Rasûlünü inkar eden kâfirlerin üzerine olsun."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 14,
            "translated_text": "Allah'a ve Rasûlüne iman etmeyi nefislerinin arzuladığı şey karşılığında satmaları ne kötü bir şeydir. Allah'ın indirdiğini inkâr ettiler ve rasûllerini yalanladılar. Peygamberliğin ve Kuran'ın Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmesinden dolayı haset edip zulmettiler. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i inkâr etmeleri ve daha önceden de Tevrat'ı tahrif etmelerinden dolayı Allah Teâlâ'nın şiddetli gazabını hak ettiler. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğini inkâr edenler için kıyamet gününde alçaltıcı bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 14,
            "translated_text": "Bu Yahudilere, Allah'ın rasûlüne indirdiği hak ve doğru yola iman edin denildiğinde, ancak bizim peygamberlerimize indirilene iman ederiz deyip, kendilerine indirilenin dışında Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirileni inkâr ederler. Oysa ki bu Kur'an haktır ve Allah'ın onlara verdiğiyle uyuşur. Eğer gerçekten kendilerine indirilene iman etselerdi, Kur'an'a da iman ederlerdi. -Ey Peygamber- onlara cevap olarak de ki: \"Eğer size getirdikleri hakka gerçekten iman eden kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?”"
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 14,
            "translated_text": "Andolsun ki rasûlünüz Musa -aleyhisselam- kendi doğruluğuna işaret eden apaçık mucizeler ile geldi. Musa, Rabbi ile buluşmak için gittikten sonra buzağıyı ibadet edilen bir ilah edindiniz. Siz Allah'a şirk koştuğunuz için zalimlersiniz. O, ibadetin yalnızca kendisine yapılmasını hak edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 14,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'a ittiba edeceğinize ve Allah'ın katından getirdiğini kabul edeceğinize dair sizden aldığımız sözü hatırlayın. Sizi korkutmak için dağı üzerinize kaldırdık. Size: \"Tevrat'ta indirmiş olduğumuz şeye ciddiyet ve çalışkanlıkla, kabul etmek için dinleyerek ve itaat ederek sarılın, eğer bunu yapmaz iseniz dağı başınıza geçiririz!\" dedik. Sizler de: \"Kulaklarımızla işittik, amellerimizle karşı geldik\" dediniz. Küfürlerinden dolayı kalplerindeki buzağıya ibadet etmeleri yerleşti. Ey Peygamber!- de ki: \"Eğer müminlerden iseniz Allah'ı inkâr etmenizi emreden bu imanınız ne kötüdür. Çünkü doğru iman ile birlikte küfür olmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 15,
            "translated_text": "Ey Peygamber- Yahudiler'e şöyle de: \"Eğer ahiret yurdundaki Cennet diğer insanların değil yalnızca sizin gireceğiniz bir yer ise; o zaman ölümü temenni edip isteyin ki, bu makama biran önce ulaşasınız. Şayet bu iddianızda doğru söyleyenler iseniz, böylece bu dünya hayatının dert ve yükünden rahata kavuşmuş olursunuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 15,
            "translated_text": "Yaşamış oldukları bu dünya hayatında Allah'ı inkâr ettikleri ve rasûllerini yalanladıkları ve kitaplarını tahrif ettiklerinden dolayı ölümü kesinlikle temenni edemezler. Allah onlardan olan ve diğer zalimleri en iyi bilendir. Herkesin ameline göre karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 15,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen, dünya hayatı ne kadar zelil ve hakir olsa bile, Yahudileri bu hayata en düşkün olan kimselerden bulursun. Bilakis onlar yeniden dirilmeye ve hesaba iman etmeyen müşriklerden de bu dünya hayatına daha düşkündürler. Oysa ki onlar yeniden dirilmeye ve hesaba iman eden kitap ehli kimselerdi. Onlardan her biri bin yıl yaşamaktan hoşlanır. Onların ömürleri ne kadar uzun olursa olsun, Allah'ın azabından onları uzaklaştıracak değildir. Allah onların amellerinden haberdardır ve bütün yaptıklarını görendir. Yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz ve onlara yaptıklarının karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 15,
            "translated_text": "Ey Peygamber- Yahudilerden: <strong>«Cebrail meleklerden olan düşmanımızdır»<\/strong> diyenlere, de ki: \"Kim Cebrail'e düşmanlık yapıyorsa bilsin ki, geçmişte inen Tevrat, İncil gibi ilahî kitapları doğrulayan Kur'an'ı Allah'ın izniyle senin kalbine o indirmiştir. Hayra yöneltmiş ve Allah'ın Müminler için hazırladığı nimetleri onlara müjdelemiştir. Kim bu vasıf ve amellere sahip olana düşmanlık yapıyorsa, o kimse dalalet ehlindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 15,
            "translated_text": "Her kim Allah'a, meleklerine, rasûllerine ve Allah'a yakın olan bu iki meleğe, Cebrail ve Mikâil'e düşman olursa; bilsin ki Allah da sizin ve sizin dışınızdaki kâfirlerin düşmanıdır. Allah kimin düşmanı olursa, şüphesiz ki o kimse apaçık hüsranla dönecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 15,
            "translated_text": "Andolsun ki -Ey Peygamber- biz sana, getirdiğin vahiy ve peygamberlikte doğru olduğunu bildiren apaçık işaretler indirdik. Apaçık ve aşikâr olan bu şeyleri ancak Allah'ın dininden çıkanlar inkar eder."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 15,
            "translated_text": "Yahudilerin kötü hallerinden biri de onlardan ne zaman bir söz alınsa -bu alınan sözler arasında Tevrat'ta Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine iman etmeye delalet eden husus da bulunmaktadır- onlardan bir grup bu sözü bozdular. Bilakis Yahudilerin büyük bir çoğunluğu Allah Teâlâ'nın indirdiklerine hakikaten iman etmezler. Çünkü iman, verilen sözü yerine getirmeye sevk eder."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 15,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara Tevrat'ta vasfedilen vasfına uygun rasûl olarak geldiğinde, onlardan bir grup delalet ettiği bu şeyden yüz çevirdi. Ondaki hak ve doğru yoldan istifade etmeyi umursamayan cahilin durumuna benzeyerek önemsemeyip arkalarına attılar."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 16,
            "translated_text": "Allah'ın dininden uzaklaştıktan sonra bunun karşılığında şeytanların Allah'ın peygamberi Süleyman -aleyhisselam-'ın saltanatı hakkında uydurdukları yalan sözlere tabi oldular. Öyle ki mülkünü sihir ile devamlı kıldı iddiasında bulundular. -Yahudilerin iddia ettiği gibi- Süleyman sihir yaparak kâfir olmadı. Ancak şeytanlar sihri insanlara öğrettikleri için kâfir oldular. Onlar insanlara imtihan ve ibtila olması için Irak'ın Babil şehrindeki iki meleğe, Harut ile Marut’a indirilen sihri öğretiyorlardı. Bu iki melek şu sözleri ile açıklama ve uyarma yapmadan, o kimseye sihri öğretmiyordu: Biz insanlar için bir imtihan vesilesiyiz, sakın sihri öğrenerek kâfir olma! Bu ikisinin nasihatini kabul etmeyenler, onlardan sihri öğrendiler. Öğrendikleri sihir arasında karı ile kocanın arasını ayırmak, aralarında düşmanlık tohumları ekmek de vardı. Bu yaptıkları sihirler Allah'ın izni ve dilemesi olmadan hiçbir kimseye zarar veremiyordu. Onlar kendilerine faydalı olanı değil, zararlı olanı öğreniyorlardı. Bu Yahudiler, Allah'ın kitabına karşılık büyüyü satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını gayet iyi biliyorlardı. Allah'ın dini ve vahyine karşılık nefislerini sattıkları sihir ne kötüdür. Eğer kendilerine neyin fayda verdiğini bilselerdi, bu alçak amele ve büyük sapıklığa yönelmezlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 16,
            "translated_text": "Şayet Yahudiler Allah'a hakkıyla iman etselerdi, itaat ederek ve günahları terk ederek O'ndan korksalardı; Allah'ın onlara vereceği sevap elbette oldukları durumdan (hak ettiklerinden) daha hayırlı olurdu. Keşke kendileri için faydalı olanı bilselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 16,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Müminleri güzel söz seçmeye yönlendirerek şöyle demiştir: Ey İman edenler! “Râinâ” (bizim ahvalimizi gözet) demeyin. Çünkü Yahudiler bu sözü tahrif ediyor ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bu sözle sesleniyorlardı. Bununla da fasit bir manayı kastediyorlardı. O da boşboğaz ve çabulcu manasına gelen “Râûne” kelimesidir. Bunun akabinde Allah Teâlâ bu kapıyı kapamak için bu sözü yasakladı. Bunun yerine kullarına “Unzurnâ” (bizi bekle senin ne kasdettiğini anlayalım) demelerini emretmiştir. Bu kelimenin ifade ettiği manada bir sakınca yoktur. Allah'ı inkar eden kâfirler için elem ve acı verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 16,
            "translated_text": "Kâfirler -Kitap ehli ya da müşrikler hepsi aynıdır- Rabbinizden sizlere ister az ister çok olsun hiç bir hayrın indirilmesine hoşlanmazlar. Allah peygamberlik, vahiy ve iman gibi hususlarda dilediği kullarını rahmetiyle özel kılmıştır. Allah, çok büyük lütuf sahibidir. Yaratılmışlardan hiçbir kimse O'nun verdiğinin dışında bir hayra nail olamaz. Peygamberin gönderilmesi ve kitabın indirilmesi O'nun lütfundandır."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 17,
            "translated_text": "Allah Teâlâ Kur'an'daki bir ayetin hükmünü ya da lafzını kaldırıp da insanlar onu unuttuğunda, Allah -Subhanehu ve Teâlâ- hemen ya da daha sonra insanlar için daha faydalı olanını yahut onun benzerini gönderir. Bu Allah'ın ilmi ve hikmeti ile gerçekleşir. -Ey Peygamber!- Allah'ın her şeye kadir olduğunu sen biliyorsun. O dilediğini yapar ve istediği ile hükmeder."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 17,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki yerlerin ve göklerin malikinin Allah olduğunu, dilediği gibi hükmettiğini bilmektesin. O kullarına dilediğini emreder ve dilediğini de yasaklar. Dinde dilediğini belirler ve dilediğini nesh eder. Allah'tan başka sizin işlerinizi üstlenecek bir dostunuz yoktur, sizden zararı def edecek bir yardımcınız da yoktur. Bilakis Allah bunların hepsinin velisi (işin icrasını yüklenen) ve bunları yapmaya kadir olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 17,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Peygamberinize <span class=\"text-danger\">-<\/span>karşı çıkmak ve inat için<span class=\"text-danger\">-<\/span> sormak sizin işiniz değildir. Daha önce Musa'nın kavmi, aynı şu sözlerinde olduğu gibi \"Allah'ı bize açıkça göster\" (Nisa Suresi: 153) diye peygamberlerini sorguya çektiler. Kim imanı küfür ile değiştirirse, dosdoğru olanorta yoldan sapmış olur."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 17,
            "translated_text": "Yahudi ve Hristiyanların bir çoğu iman ettikten sonra putlara taptığınız zamandaki gibi küfre dönmenizi temenni ederler. Bunun sebebi kendi nefislerindeki hasettir. Peygamberin Allah'tan getirdiğinin hak olduğu kendilerine aşikâr olduktan sonra bunu temenni ettiler. -Ey Müminler!- Allah'ın onlar hakkındaki hükmü gelene kadar nefislerindeki kötülük ve cehaletlerinden dolayı onlara aldırmayın onları affedin. -Şüphesiz, Allah'ın bu husustaki hükmü ve emri gelmiştir. Kâfir olan kimse İslam'a girmek, cizye ödemek ve savaşmak arasında muhayyer bırakılmıştır.- Şüphesiz ki Allah'ın her şeye gücü yeter. O'nu aciz bırakamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 17,
            "translated_text": "Namazınızı rükunleri, farzları ve sünnetleriyle tam olarak eda edin ve mallarınızın zekâtını hak edenlere verin. Hayatınızda hangi salih ameli işlerseniz, ölümünüzden önce kendiniz için hayrı biriktirmiş olarak yollarsanız sevabını kıyamet gününde Rabbinizin katında bulursunuz ve bunun mükâfatını size verir. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızı görendir. Herkesin amelinin karşılığını verir."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 17,
            "translated_text": "Yahudi ve Hristiyanlardan her bir topluluk Cennet'in kendilerine has kılındığını söylemiştir. Yahudiler: Yahudiden başkası oraya giremeyecek demiştir. Hristiyanlar ise Hristiyanlardan başkası oraya giremeyecek demiştir. Bu onların batıl dileklerinden ve bozuk kuruntularından başka bir şey değildir. -Ey Peygamber!- Onlara cevap olarak de ki: \"Şayet iddia ettiğinizde sadık kimseler iseniz, iddia ettiğiniz şeydeki delilinizi getiriniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 17,
            "translated_text": "Cennet'e, sadece ihlaslı bir şekilde Allah'a (ibadet eden) ve ona yönelen kimse girecektir. O kimse -ihlası ile birlikte- Rasûl'un getirdiğine ittiba ederek ibadetini güzel yapan kimsedir. İşte bu kimse hangi topluluktan olursa olsun Cennet'e girecektir. O kimsenin sevabı Rabbi katındadır. Onları bekleyen ahirette onlar için bir korku yoktur. Dünyada kaçırdıklarından dolayı da üzülmeyeceklerdir. Bu vasıflar Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gelişinden sonra ancak Müslümanlar için gerçekleşir."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 18,
            "translated_text": "Yahudiler: \"Hristiyanlar sahih din üzere değildir\" dediler. Hristiyanlar da: \"Yahudiler sahih din üzere değildir\" dediler. Hâlbuki; onların hepsi Allah'ın kendilerine indirdiği kitapları okumakta ve o kitaplarda bütün peygamberlerin arasını ayırmadan iman etmelerinin emredildiğini bilmektedirler. Onlar bu yaptıklarında ne söylediklerini bilmeyen müşriklere benzerler. Onlar rasûllerin tamamını ve kendilerine indirilen kitapları yalanladılar. Bundan dolayı Allah, kıyamet günü ihtilafa düşenlerin tamamının hakkında, kullarına haber verdiği gibi adaletle hüküm verecektir. Şüphesiz ki Allah Teâlâ'nın bütün indirdiklerine iman etmeden kurtuluş yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 18,
            "translated_text": "Allah'ın mescitlerinde isminin anılmasını yasaklayandan daha zalim kimse olamaz. O kimseler orada namazı, zikri ve Kur'an okumayı yasaklarlar. Mescidlerin yıkılıp tahrip edilmesine ya da orada ibadet edilmesine engel olmaya sebep olarak gayretle çalışırlar. İşte oraların tahrip edilmesi için çaba sarfedenler Allah'ın mescidlerine (eğer girerlerse) ancak içinde bulundukları küfür ve Allah'ın mescidlerinden alıkoydukları için kalpleri korkudan titreyerek korka korka girebilmelidirler. Onlar için dünya hayatında Müminlerin ellerinden çekecekleri zillet ve rezillik vardır. İnsanları Allah'ın mescidlerine girmelerini yasakladıkları için ahirette de büyük azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 18,
            "translated_text": "Doğunun, batının ve ikisi arasındakilerin mülkü Allah'ındır. Kullarına dilediği gibi emreder. Hangi yöne yönelirseniz yönelin, Allah Teâlâ'ya yönelmiş olursunuz. Şayet size Beytü'l-Makdis ya da Kâbe'ye yönelmenizi emrederse veyahut kıbleye dönmekte hata eder ya da kıbleye yönelmekte zorluk çekerseniz, bunda sizin için bir günah yoktur. Çünkü bütün yönlerin tamamı Allah Teâlâ'nındır. Şüphesiz ki Allah, rahmeti ve kolaylaştırması ile kullarını kuşatmıştır. Onların niyetlerini ve amellerini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 18,
            "translated_text": "Yahudiler, Hristiyanlar ve Müşrikler: \"Allah çocuk edindi\" dediler. Allah bundan münezzeh ve yücedir. O, yarattıklarından müstağnidir. Çocuğu ancak ona ihtiyaç duyan edinir. Bilakis göklerin ve yerin mülkü Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nındır. Bütün yaratılmışlar O'nun kullarıdır ve O'na boyun bükerler. Onlar hakkında dilediği gibi tasarrufta bulunur."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 18,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri benzersiz bir şekilde yaratmıştır. Eğer bir işi dileyip, takdir ederse o işe: \"Ol\" der; Allah'ın olmasını istediği gibi oluverir. O'nun emir ve kaderini kimse reddedemez."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 18,
            "translated_text": "Kitap ehli ve müşriklerden bilmeyenler hakka karşı inat ederek: \"Allah arada vasıta olmadan bizimle neden konuşmuyor?\" veya \"Bize has bir mucize gelse ya?\" dediler. Yaşadıkları zaman ve mekan farklı olsa bile bu sözün aynısını önceden peygamberlerini yalanlayan kavimler de söylemişti. Biz âyetleri, hakka kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık. Onlara şüphe gelmez ve inatçılık da onlara engel olmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 18,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müminleri Cennet ile müjdelemen ve kâfirleri Cehennem ile uyarman için, biz, seni üzerinde şüphe olmayan hak din ile gönderdik. Senin apaçık bir şekilde bildirmekten başka bir sorumluluğun yoktur. Allah Cehennem ehlinden iman etmeyenler hakkında sana hesap sormayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 19,
            "translated_text": "Allah peygamberine hitap ederek, onu uyararak şöyle demiştir: İslamı terk edene ve onların üzerinde olduğu yola tabi olana kadar Yahudiler de Hristiyanlar da senden razı olmayacaktır. Şayet apaçık hak geldikten sonra senden ve sana tabi olan bir kimseden bu hasıl olursa, Allah'tan bir destek ve yardım bulamayacaksın. Bu tehdit, hakkı terk etmenin ve batıl ehlinin yanında olmanın tehlikesini açıklama kabilindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 19,
            "translated_text": "Kur'an-ı Kerim, kendilerine indirilmiş, yakınlarında olan kitaplarla amel eden ve hakkıyla o kitaplara tabi olan kitap ehlinden bazı topluluklardan bahsetmektedir. Bu kimseler bu kitaplarda Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğuna işaret eden deliller bulmuşlardır. Bundan dolayı ona iman etmekte çabuk davranmışlardır. Bir diğer topluluk ise küfrü üzerinde ısrarcı olmuş ve hüsranı hak etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 19,
            "translated_text": "Ey İsrailoğulları! Size vermiş olduğum dini ve dünyevî nimetlerimi hatırlayın. Zamanınızda yaşayan muasırlarınıza karşı sizi peygamberlik ve hükümdarlıkla üstün tuttuğumu hatırlayın."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 19,
            "translated_text": "Allah'ın emirlerine ittiba ederek ve yasaklarından kaçınarak kendiniz ile kıyamet günü azabı arasında korunak edinin. Çünkü -o günde- kimse kimseye fayda sağlayamayacak, ne kadar çok olursa olsun ondan fidye kabul edilmeyecek, makamı ne kadar yüksek olursa olsun o gün kimseye şefaati fayda vermeyecek, Allah'tan başka yardım edecek hiçbir yardımcı olmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 19,
            "translated_text": "Allah'ın İbrahim -aleyhisselam-'ı kendisine emrettiği hüküm ve sorumluluklarla imtihan ettiği zamanı hatırla. İbrahim en güzel şekilde bu sorumlulukları yerine getirip tamamlamıştı. Allah, peygamberi İbrahim'e: \"Ben, ahlakını ve yaptıklarını örnek almaları için seni insanlara önder kılacağım\" dedi. İbrahim: \"-Ey Rabbim!- Soyumdan gelenlerden de insanların örnek alacakları önderler kıl!\" dedi. Allah ona cevap olarak: \"Sana vermiş olduğum dinde önder olma sözüme soyundan gelen zalimler nail olamayacaktır.\" diye karşılık verdi."
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 19,
            "translated_text": "Allah'ın Beytu'l Haram'ı insanların toplandığı, kalplerinin bağlandığı yer kıldığı zamanı hatırla. Oradan ne zaman ayrılsalar oraya dönmek isterler. Allah orayı insanlar için güvende kıldı. Orada, kimse onlara saldırmaz. İnsanlara: \"-İbrahim'in Kâbe'yi inşa ederken üzerinde durduğu- taşın olduğu yerde namaz kılacağınız bir yer edinin.\" dedik. İbrahim ve oğlu İsmail'i Beytu'l Haram'ı putlardan, pisliklerden temizlemesi ve tavaf, itikaf, namaz ve diğer ibadetleri yapmak isteyenler için hazırlaması hususunda görevlendirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 19,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İbrahim'in Rabbine dua ederken dediklerini hatırla: \"Rabbim! Mekke'yi emin bir belde kıl. Orada kimse kötülükle karşılaşmasın. Halkını çeşitli meyvelerle rızıklandır. Bu rızkı sana ve ahiret gününe iman eden kullarına has kıl.\" Yüce Allah da buna karşılık olarak şöyle buyurdu: “Onlardan inkâr edeni dünyada az bir rızıkla rızıklandırır, sonra ahirette onu Cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Kıyamet günü oraya varacak kimse için ne kötü dönüş yeridir.”"
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 20,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İbrahim ve İsmail Kâbe'nin temellerini yükseltirken <span class=\"text-danger\">-<\/span>zelil bir şekilde boyun bükerek<span class=\"text-danger\">-<\/span> dediklerini hatırla: \"Rabbimiz! Bizden amellerimizi kabul buyur. <span class=\"text-danger\">-<\/span>bunlardan bir tanesi de Kâbe'nin inşaasıdır<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz sen dualarımıza icabet edensin. Niyet ve amellerimizi hakkıyla bilensin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 20,
            "translated_text": "Rabbimiz! İkimizi emrine teslim olan, sana boyun eğen, sana hiç kimseyi ortak koşmayanlardan kıl. Soyumuzdan sana teslim olan bir ümmet çıkar. Sana olan ibadetimiz nasıl olacak bize öğret. Sana olan itaatlerimizdeki eksiklerimizi ve günahlarımızı bağışla. Şüphesiz ki sen kullarından tövbe edenlerin tövbesini çokça kabul edensin, onlara merhamet edensin."
        },
        {
            "ayah_number": 129,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 20,
            "translated_text": "Rabbimiz! Onlara İsmail'in soyundan bir rasûl gönder. Onlara inen ayetlerini okusun. Onlara Kur'an'ı ve sünneti öğretsin. Onları şirk ve rezilliklerden temizlesin. Şüphesiz güçlü ve galip olan, hükümlerinde ve fiillerinde hikmet sahibi olan sensin."
        },
        {
            "ayah_number": 130,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 20,
            "translated_text": "Ahmaklığından dolayı kendi nefsine zulmeden, kötü tasarrufundan dolayı hakkı sapıklığa değiştiren ve nefsi için alçaklığı kabul edenden başka kimse İbrahim'in dininden ayrılıp başka dinlere mensup olmaz. Andolsun, biz onu dünyada rasûl ve halil olarak seçtik. Muhakkak ki o, ahirette de Allah'ın kendilerine farz kıldıklarını yerine getiren böylece en yüksek makamlara nail olan salihlerden birisidir."
        },
        {
            "ayah_number": 131,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 20,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">131-<\/span> Allah onu bir an önce İslama girmesi için seçtiğinde, Rabbi ona: \"İbadeti yalnızca bana halis kıl. İtaat ile bana boyun ey!\" dediğinde, Rabbine cevap olarak: \"Kulları yaratan, onlara rızık veren ve işlerini idare eden Allah'a teslim oldum\" demişti."
        },
        {
            "ayah_number": 132,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 20,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">132-<\/span> İbrahim oğullarına bu kelimeler ile vasiyette bulundu: \"Alemlerin Rabbine teslim oldum\". Aynı zamanda Yakub da oğullarına böyle vasiyet etti; her ikisi de evlatlarına şöyle seslendiler: Şüphesiz ki Allah, sizin için İslam dinini seçti. Ölüm size gelene kadar bu dine sımsıkı sarılın. Sizler açıkta ve gizlide Allah'a teslim olan Müslümanlarsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 133,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 20,
            "translated_text": "Yakub'a ölüm gelip çattığında çocuklarına sorarak: \"Benim ölümümden sonra kime ibadet edeceksiniz?\" dediğinde, onun bu sorusuna cevap olarak dediler ki: “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan hiçbir ortağı olmayan tek bir ilâha ibadet edeceğiz ve bizler yalnızca ona teslim olan itaatkâr kullarız.\" dediklerinde orada hazır mı bulunuyordunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 134,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 20,
            "translated_text": "Onlar sizden önce yaşamış ümmetlerdir. Yaptıkları amellerin karşılığına ulaşacaklardır. İyilik ya da kötülük olarak kazandıkları onlarındır. Sizin için de kazandıklarınız vardır. Onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz. Onlar da sizin yaptıklarınızdan sorumlu tutulmayacaklardır. Hiçbir kimse başkasının günahından dolayı hesaba çekilmeyecektir. Bilakis herkes yaptığının karşılığını bulur. Sizden önce yaşayanların yapmış oldukları, sizi kendi yaptıklarınıza bakmanızdan alıkoymasın. Şüphesiz ki bir kimseye Allah'ın rahmetinden sonra salih amelinden başka fayda verecek yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 135,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 21,
            "translated_text": "Yahudiler bu ümmet için: \"Yahudi olun ki hidayet yolunu tutmuş olursunuz\" dediler. Hristiyanlar da: \"Hristiyan olun ki hidayet yolunu tutmuş olursunuz\" dediler. -Ey Peygamber!- onlara cevap olarak de ki: \"Bilakis biz batıl dinlerden hak dine yönelen İbrahim'in dinine ittiba ederiz.\" O, Allah'la beraber başkasını (ilahlıkta) ortak koşanlardan olmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 136,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 21,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudi ve Hristiyanlardan bu batıl iddiada bulunanlara şöyle deyin: \"Bizler Allah'a ve bize indirilen Kur'an'a iman ettik. İbrahim'e oğulları İsmail, İshak ve Yakub'a indirilene de iman ettik. Yakub'un soyundan gelen peygamberlere indirilene de iman ettik. Allah'ın Musa'ya verdiği Tevrat'a da, İsa'ya verdiği İncil'e de iman ettik. Allah'ın bütün peygamberlere verdiklerine de iman ettik. Bazısına iman edip bazısını inkâr ederek onlardan hiçbirinin arasını ayırt etmeyiz. Bilakis bütün hepsine iman ederiz. Bizler yalnızca Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ya boyun eğer ve itaat ederiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 137,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 21,
            "translated_text": "Şayet Yahudi, Hristiyan ve diğer kâfirler sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, Allah'ın razı olduğu doğru yol üzere ilerlemiş olurlar. Eğer peygamberlerin tamamını ya da bazısını yalanlayarak iman etmekten yüz çevirirlerse onlar ihtilaf ve düşmanlık içindedirler. -Ey Peygamber!- Üzülme, Allah onların eziyetlerine karşı sana yeter. Onların şerrinden seni koruyacak ve onlara karşı sana yardım edecektir. Allah onların sözlerini hakkıyla işiten, niyetlerini ve amellerini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 138,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 21,
            "translated_text": "Allah'ın zahiri ve batini olarak sizi yaratmış olduğu dini üzere kalmaya devam edin. Allah'ın dininden başka daha güzel bir din yoktur. O fıtrata uygundur. O din faydalı şeyleri elde eder ve zararlı şeyleri men eder. Deyin ki: Bizler yalnızca Allah'a ibadet eder ve O'nunla beraber başkasını da ortak koşmayız."
        },
        {
            "ayah_number": 139,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 21,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Ehl<span class=\"text-danger\">-<\/span>i kitap!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dininiz daha önce geldiği ve size verilen kitap daha evvel indirildiğinden dolayı sizler Allah'a ve dinine daha layık olduğunuzu mu bizimle tartışıp duruyorsunuz? Bu size fayda vermez. Oysa ki Allah, hepimizin Rabbidir. Size özel değildir. Bizim yaptıklarımız bizimdir, ondan sorumlu tutulmazsınız. Sizin yaptıklarınız da sizindir. Biz de ondan sorumlu tutulmayız. Herkes kendi amelinden hesaba çekilecektir. Biz ibadeti ve itaati yalnızca Allah'a has kılanlarız, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayız."
        },
        {
            "ayah_number": 140,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 21,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Ehl<span class=\"text-danger\">-<\/span>i kitap!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yoksa siz, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Yakub’un ve Yakub'un soyundan gelen peygamberlerin, Yahudi yahut Hristiyan dininden olduklarını mı söylüyorsunuz? <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara cevap olarak de ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Eğer onlar kendi dinlerinden olduğunu iddia ediyorlarsa yalan söylüyorlar. Çünkü onların gönderilmesi ve vefatları Tevrat ve İncil'in indirilmesinden önce idi! Böylece onların söyledikleri sözlerin Allah ve rasûlleri hakkında yalan oldukları ve kendilerine indirilen hakkı gizledikleri anlaşılmıştır. Kitap ehlinin yaptıkları gibi Allah tarafından bilmiş oldukları şahitliği gizleyenden daha zalim kimse yoktur. Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir. Bunun karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 141,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 21,
            "translated_text": "Onlar sizden önce yaşamış bir ümmettir. Yaptıkları amellere ulaşmışlardır. Onlar için kazandıkları vardır. Sizin için de kazandığınız vardır. Onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız. Onlar da sizin yaptıklarınızdan sorumlu tutulmayacaklardır. Hiçbir kimse başka bir kimsenin günahından dolayı cezalandırılmaz. Başkasının işlemiş olduğu amelden de fayda görmez. Bilakis herkese yaptıklarının karşılığı verilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 142,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 22,
            "translated_text": "Yahudilerden ve onlara benzeyen münafıklardan aklı kıt, cahil insanlar şöyle diyecekler: Daha önceki kıbleleri olan Beytu'l-Makdis'den Müslümanları döndüren nedir? Ey Peygamber! Onlara cevaben de ki: Doğunun, batının ve bunların dışında kalan bütün yönlerin mülkü bir tek Allah'a aittir. Kullarından dilediğini hangi yöne doğru isterse yönlendirir. O Allah, dilediği kullarını içinde hiçbir eğrilik ve sapma bulunmayan doğru yola iletir."
        },
        {
            "ayah_number": 143,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 22,
            "translated_text": "Sizin için razı olduğumuz bir yeri size kıble yaptığımız gibi, Allah'ın elçilerinin, Allah'ın onlara emrettiklerini ümmetlerine tebliğ ettiklerine dair kıyamet günü şahitleri olmanız için de sizi, bütün ümmetler arasında inanç, ibadet ve muamelatlarda orta yollu, hayırlı ve adaletli bir ümmet kıldık. Aynı şekilde Peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i de kendisiyle size gönderileni bildirdiğine dair sizin üzerinize şahit kıldık. Senin önceden yöneldiğin -Beytu'l-Makdis- bu kıbleyi sadece, Allah'ın koyduğu kanunlardan kimin razı olduğu, kimin O'na boyun eğdiği ve Peygamber'e uyduğunu, kimin de dininden döndüğü, arzularına uyduğu ve Allah'ın koyduğu kanunlara boyun eğmediğini bilmek için -bu bilgi karşılık vermek ile sonuçlanacak olan ortaya çıkarma bilgisidir- değiştirdik. İlk kıblenin değiştirilmesi, Allah'ın kendisine iman etmekle muvaffak kıldıklarının dışındakilerine çok ağır geldi. Allah, muhakkak kulları için koyduğu kanunları çok önemli hikmetlerden dolayı koymuştur. Allah, kıblenin değiştirilmesinden önce kıldığınız namazların da bir parçası olduğu imanlarınızı boşa çıkaracak değildir. Muhakkak ki Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir. Onlara meşakkat vermez ve amellerinin sevaplarını zayi etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 144,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 22,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Kıblenin durumu ve arzuladığın yere değiştirilmesi hakkında inecek olan vahyin yolunu gözleyerek ve araştırarak yüzünü semaya doğru çevirdiğini ve baktığını görüyoruz. Şüphesiz şimdi senin yüzünü Beytu’l-Makdis olan kıbleden razı olacağın ve seveceğin bir kıbleye döndüreceğiz - Orası Mescid-i Haram'dır-. Şimdi yüzünü Mekke-i Mükerreme'deki Allah'ın Mescid-i Haram'ı yönüne çevir ve -Ey Müminler- sizler de nerede olursanız olun namaz kılarken ona doğru yönelin. Kendilerine kitap gönderilmiş olan Yahudi ve Hristiyanlar kitaplarında bulunması sebebiyle çok iyi biliyorlar ki, kıblenin değiştirilmesi, yaratıcıları ve işlerini düzenleyen Allah’tan indirilen bir hakikattir. Allah haktan yüz çevirenlerin yaptıklarından gafil değildir. Bilakis Allah, bütün bunları bilir ve karşılığında onları cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 145,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 22,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Sen beraberinde kendilerine kitap indirilmiş olan Yahudi ve Hristiyanlara kıblenin değiştirilmesinin hak olduğuna dair bütün ayetleri ve delilleri getirsen, yine de senin getirdiğine inat ederek ve hakka uymaya karşı kibirlendikleri için senin kıblene yönelmezler. Allah seni o kıbleden çevirdikten sonra sen de onların kıblesine yönelecek değilsin. Onlardan her biri diğer grubu kafir görmesi sebebiyle zaten onlar da birbirlerinin kıblesine yönelmezler. Sana üzerinde hiçbir şüphe olmayan doğru bilgi geldikten sonra sen, kıble meselesinde ve diğer dini kanunlar ve hükümlerde onların arzularına uyarsan, muhakkak ki o zaman doğru yolu terk edip arzularına uymuş olman sebebiyle zalimlerden olursun. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yöneltilen bu hitap, onlara uymanın ne kadar çirkin olduğuna delalet eder. Yoksa Allah, Peygamber'ini böyle bir durumdan korumuştur. Bu, kendisinin ardından ümmetini sakındırmak için bir uyarı mahiyetindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 146,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 23,
            "translated_text": "Kendilerine kitap indirdiğimiz Yahudi ve Hristiyanlar âlimlerinden bazıları kendileri katında, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberlik alametlerinden biri olan kıblenin değiştirilmesi meselesini, kendi çocuklarını bildikleri ve çocuklarını başka çocuklardan ayırt edebildikleri gibi kesin olarak biliyorlar. Bununla beraber onlardan bazıları, içlerinde bulunan haset sebebiyle bunu yapıyorlar ve bunun hak olduğunu bildikleri halde Peygamber'in getirdiği hakkı gizliyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 147,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 23,
            "translated_text": "İşte bu senin Rabbinden gelen gerçektir. -Ey Peygamber!- Sakın onun doğruluğunda şüphe eden kimselerden olma!"
        },
        {
            "ayah_number": 148,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 23,
            "translated_text": "Her bir topluluğun yöneldiği maddi veya manevi bir yön vardır. Bunlardan biri de her bir topluluğun kıblelerinin farklı olması ve Allah'ın onlara koyduğu kanunlardır. Yöneldikleri yönler Allah'ın emri ve dini ise, farklı olması onlara bir zarar vermez. Ey müminler! Sizler yapılması emredilen iyilikleri yapmak üzere yarışın. Muhakkak Allah, kıyamet günü nerede olursanız olun sizleri bir araya toplayacak ve amellerinize göre sizlerin karşılıklarınızı verecektir. Muhakkak Allah, her şeyi yapmaya kadirdir. Sizleri bir araya getirmekten ve karşılıklarınızı vermekten aciz değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 149,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 23,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Nereden yola çıkarsan çık, nerede olursan ol, sen ve sana tabi olanlar namaz kılmak istediğinizde Mescid-i Haram yönüne dönün. Hiç şüphesiz bu, Rabbinden sana vahyedilen bir gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir. Bilakis hepsinden haberdardır ve sizlere amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 150,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 23,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Nereden yola çıkarsan çık, namaz kılmak istediğinde Mescid-i Haram'a doğru yönel. Ey müminler! Sizler de nerede olursanız olun namaz kılmak istediğinizde ona doğru yüzlerinizi çevirin. Böylece, zalim kimseler dışında, insanların size karşı getirecekleri bir delilleri olmasın. Onlar inat ettikleri üzerine kalacaklar ve en zayıf delilleri dahi size karşı delil getireceklerdir. Onlardan korkmayın, emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak bir tek Rabbinizden korkun. Muhakkak ki Allah, sizi diğer ümmetlerden ayırarak, sizin üzerinize olan nimetini tamamlamak ve en değerli kıbleye hidayet etmek için Kâbe’ye yönelmenize hükmetmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 151,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 23,
            "translated_text": "Nitekim size ayetlerimizi okuyan, fazilet ve iyilikleri emrederek, rezillikleri ve kötülükleri yasaklayarak sizi temizleyen, Kur'an'ı, sünneti, din ve dünya meselelerinizden bilmediklerinizi size öğreten, kendi içinizden bir peygamber göndererek sizi başka bir nimetle nimetlendirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 152,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 23,
            "translated_text": "Beni kalpleriniz ve azalarınızla zikredin ki, ben de, överek ve muhafaza ederek sizleri anayım. Her amelin karşılığı, o amelin türüne göre verilir. Size verdiğim nimetlerimden ötürü bana şükredin ve sakın bunları inkâr ederek veya size haram kılınan işlerde kullanarak nankörlük etmeyin."
        },
        {
            "ayah_number": 153,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 23,
            "translated_text": "Ey İman edenler! Bana itaat etmek ve emirlerimi yerine getirmek suretiyle sabrederek ve namaz kılarak benden yardım dileyin. Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir. Onları muvaffak kılar ve onlara yardım eder."
        },
        {
            "ayah_number": 154,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "Ey Müminler! Allah yolunda cihat ederken öldürülen kimseler hakkında \"Muhakkak onlar da başkalarının öldüğü gibi ölmüş kimselerdir\" demeyin. Bilakis onlar, Rablerinin katında diridirler, fakat sizler onların yaşamını idrak edemiyorsunuz. Çünkü onların hayatı, Allah Teâlâ’dan gelecek bir vahyin dışında anlaşılmasının herhangi bir yolu olmayan, özel bir yaşamdır."
        },
        {
            "ayah_number": 155,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "Yemin olsun ki biz, düşmanınızdan korkmanız, yemek kıtlığından dolayı yaşadığınız açlık, mal ve mülkün yok olması yahut mal ve mülk edinmenin zorlaşmasından dolayı nadir hale gelmesi, insanların ölümüne sebep olan afetler yahut Allah yolunda şehit olarak can vermeniz, toprak ürünlerinin eksilmesi gibi musibetlerle sizleri imtihan etmekteyiz. Ey peygamber! Sen bu musibetlere sabredenleri dünya ve ahiret yurdunda mutlu edecek haberlerle müjdele."
        },
        {
            "ayah_number": 156,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "O kimseler, başlarına bu musibetlerden biri geldiği zaman, rıza ve teslimiyet göstererek \"Muhakkak biz Allah'ın hükmü altındayız ve O, bizim üzerimizde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Şüphesiz kıyamet günü tekrar O'na döneceğiz. Bizi O yarattı ve bize çeşitli nimetlerle ikramda bulundu. Bizim dönüş yerimiz ve işimizin sonu onun huzurudur\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 157,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "Bu sıfatlarla nitelenen kimselere, yüce melekler topluluğunun arasında Allah'tan bir övgü ve üzerlerine inen bir rahmet vardır. İşte onlar hak yola giden doğru yolu bulmuş kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 158,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "Hiç şüphesiz Kâbe’nin yakınında yer alan, Safa ve Merve tepeleri olarak bilinen bu iki yüksek tepe, şeriatın görünen alametlerindendir. Her kim hac ibadeti veya umre yapmak için Kâbe’ye gitmek isterse, bu iki tepe arasında sa'y yapmasında bir günah yoktur. Bir günah yoktur ifadesi ile, burada sa'y yapmayı cahiliye dönemi amellerinden biri olarak kabul edip, ikisi arasında sa'y yapmaktan çekinen Müslüman kimseler emin kılınmaktadır. Zira Allah Teâlâ bunun hac ibadeti amellerinden biri olduğunu beyan etmiştir. Her kim halis bir niyetle müstehap olan ibadetleri nafile olarak yaparsa, şüphesiz Allah hayırda bulunan ve sevaba müstahak olanları çok iyi bilir ve onun şükrünün karşılığını verir. Bu ameli ondan kabul eder ve buna karşılık onu ödüllendirir."
        },
        {
            "ayah_number": 159,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "Peygamberin ve getirdiklerinin doğruluğuna delalet eden indirdiğimiz delilleri onların kitaplarında insanlara gösterdikten sonra, Yahudi ve Hristiyanlardan bunları gizleyenleri Allah rahmetinden uzak kılacak, melekler, peygamberler ve bütün insanlar da Allah'ın rahmetinden kovulması için beddua edeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 160,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "Bu açık ayetleri gizlemekten pişman olarak, gizli ve açık amellerini ıslah edip, hak ve doğru yoldan gizlemiş oldukları gerçekleri beyan ederek Allah'a dönüp, tövbe edenler bundan müstesnadır. Onların bana itaat etmeye dönmelerini kabul ederim. Zira ben, tövbe eden kulun tövbesini kabul edip ona merhamet ederim."
        },
        {
            "ayah_number": 161,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "İnkâr etmiş ve tövbe etmeden kâfir olarak ölmüş kimselere gelince, Allah, rahmetinden kovarak onlara lanet eder ve bütün melekler ve insanlar da Allah'ın rahmetinden kovulması ve uzak kılınması için beddua ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 162,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "Bu lanet içinde sürekli yaşarlar. Azapları bir gün dahi hafifletilmez ve kıyamet günü de onlara asla mühlet verilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 163,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 24,
            "translated_text": "Ey insanlar! Sizin gerçek mabudunuz birdir. Zatında ve sıfatlarında tektir. Ondan başka hak ilah yoktur. O geniş merhamet sahibi Rahmân ve kullarına karşı Rahîm olandır. Zira onlara sayılamayacak kadar çok nimetler bahşeder."
        },
        {
            "ayah_number": 164,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 25,
            "translated_text": "Hiç şüphe yok ki, göklerin ve yeryüzünün yaratılışında ve orada bulunan yaratılış harikalarında, gece ve gündüzün birbirini takip etmesinde, insanlar için faydalı olan yemek, elbise, ticaret malı ve ihtiyaç duyulan her bir şeyi deniz sularında taşıyarak giden gemilerde, yüce Allah'ın kendisiyle yetişen ekin ve yeşillikleri canlandırmak için gökyüzünden indirdiği yağmur sularında ve bu vesileyle yeryüzüne yaydığı canlı varlıklarda, rüzgârın bir yönden diğer bir yöne değişmesinde, yeryüzü ile gökyüzü arasında alçaltılmış bulutlarda, bütün bu sayılanlarda akıl edebilen hüccetler, delil ve kanıtlardan anlayan kimseler için, Allah Subhânehû'nun birliğini gösteren apaçık deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 165,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 25,
            "translated_text": "Bu açık ayetlerle beraber insanlardan bazıları, Allah'ın dışında ilahlar edinerek, onları Allah Teâlâ’ya denk tutarlar. Onları, Allah'ı sevdikleri gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise, bu kimselerin ilahlarına olan sevgilerinden çok daha güçlüdür. Çünkü onlar hiçbir şeyi Allah'a denk tutmazlar ve O'nu rahatlıkta da, darlıkta da severler. Fakat onlar, ilahlarını sadece rahatlıkta severler. Darlık zamanında ise sadece Allah'a dua ederler. O zalimler, şirk ve işledikleri günahlarla ahirette azabı gördükleri zaman, kendi hallerini bir görselerdi, bütün gücün tek sahibinin Allah olduğunu ve kendisine isyan edenlere karşı azabının çok şiddetli olduğunu bilirlerdi. Bunu bir bilselerdi O'na hiç bir şeyi ortak koşmazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 166,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 25,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">166-<\/span> Kendilerine uyulan önder kimseler, kıyamet gününün korkunç hallerine ve şiddetine şahit olduğunda, kendilerine uyan zayıf kimseleri inkâr ederek onlardan uzaklaşınca, bu kimselerin bütün kurtuluş yolları ve vesileleri de yok olur gider."
        },
        {
            "ayah_number": 167,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 25,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">167-<\/span> O zaman zayıf ve tabi olanlar şöyle diyecekler: “Bizim, dünyaya tekrar geri dönüş şansımız yok mudur ki, önderlerimizin bizi inkâr edip kendilerini bizden uzak kıldıkları gibi, biz de onları inkâr ederek uzak duralım?” Allah, ahiretteki şiddetli azabı onlara gösterdiği gibi, onlara bir pişmanlık ve üzüntü olması için, önderlerine batıl üzerine tabi olmalarının akıbetini de gösterecektir. Onlar, Cehennem ateşinden de ebedî olarak çıkamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 168,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 25,
            "translated_text": "Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan, kazancı helal ve temiz olan hayvan, bitki ve ağaç türünden yemeklerden yiyin ve Şeytan'ın, sizi yavaş yavaş içine çektiği yollarını takip etmeyin! Muhakkak ki onun, size olan düşmanlığı çok açıktır. Akıllı bir kimsenin kendisine eziyet etmeye ve saptırmaya gayretli olan düşmanına tabi olması doğru olmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 169,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 25,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">169-<\/span> Hiç şüphesiz o size, çirkin ve büyük günahları, Allah'ın dinine dair itikat ve fıkıh konularında Allah ve Rasûlünden gelmeyen, ilim olmayan sözleri söylemenizi emreder."
        },
        {
            "ayah_number": 170,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 26,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">170-<\/span> Bu kâfirlere “Allah'ın indirdiği dosdoğru yola ve aydınlığa tabi olun!” diye söylense, onlar inat ederek şöyle derler: “Bilakis bizler atalarımızda gördüğümüz inançlara uyar ve onları taklit ederiz.” Velev ki doğru yol ve aydınlıktan hiçbir şeyi düşünemiyor ve Allah'ın razı olduğu hakikate uymuyor olsalar da mı atalarına uyacaklar?"
        },
        {
            "ayah_number": 171,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 26,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">171-<\/span> Kâfirlerin atalarına ittiba etmeleri, hayvanlarına seslenerek bağıran çobanın durumu gibidir. Onlar, çobanın sesini duyarlar fakat söylediğini anlamazlar. Kâfirler de hak olan sözü faydalanacakları bir şekilde işitemez sağırdırlar. Onların dilleri hak olan sözü söyleyemez, dili tutulmuş dilsizdir. Gözleri hakkı göremez kördür. Bu yüzden senin davet ettiğin doğru yolu akıl edemiyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 172,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 26,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">172-<\/span> Ey Allah'a İman eden ve peygamberine tabi olanlar! Allah'ın sizi rızıklandırdığı ve size mübah kıldığı temiz olan rızıklardan yiyin! Allah’a, size ikram ettiği nimetlerden ötürü açık ve gizli şükredin! O'nun emirlerini yerine getirmekten ve O'na karşı gelmekten sakınmak, Allah Teâlâ’ya yapılan şükürdendir. Şayet hakikaten sadece O'na ibadet ediyorsanız, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın!"
        },
        {
            "ayah_number": 173,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 26,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">173-<\/span> Allah, dinen uygun olarak kesilmeden ölen hayvanları, akan sıvı kanı, domuz etini ve kesilirken Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen hayvanları yemeyi size haram kıldı. Şayet insan, bunlardan yerken ihtiyaç duyduğu kadarından fazla yiyerek aşırı gitmez ve zaruret miktarını aşmadan yemeye mecbur kalırsa, ona bir günah ve bir ceza yoktur. Muhakkak ki Allah kullarından tövbe edenleri çok bağışlayandır ve onlara karşı merhametlidir. Zaruret halinde bu haramlardan yenilmesinden ötürü insanları sorumlu tutmaması da O'nun merhametindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 174,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 26,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">174 -<\/span> Şüphesiz Yahudi ve Hristiyanların yaptığı gibi Allah'ın indirdiği kitapları, içerdiği hakikat ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine delalet eden delilleri gizleyenler, bunları yöneticilik, itibar veya mal mülk gibi az bir karşılık elde etmek için yaparlar. Hakikatte onlar karınlarını, Cehennem ateşinde azap görmelerine sebep olacak şeylerden başka bir şeyle doldurmazlar. Allah kıyamet günü onlarla hoşlanacakları şeyleri konuşmayacak. Bilakis onların rahatsız olacağı şeyleri konuşacak. Onları günahlarından arındırmayacak, onlara sena da etmeyecek. Ayrıca onlar için elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 175,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 26,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">175-<\/span> İnsanların ihtiyaç duyduğu ilmi gizlemekle nitelenenler, gerçek ilmi gizleyerek hidayeti sapıklıkla, Allah'ın bağışlamasını Allah'ın azabıyla değiştirmişlerdir. Onlar, Cehennem ateşine girmelerine sebep olan bu şeyleri yapmaya ne kadar da sabırlılar. Sanki bu yaptıklarında gösterdikleri sabırla Cehennem azabını umursamıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 176,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 26,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">176-<\/span> O ceza, Allah'ın bu ilahi kitabı hak olarak indirmiş olmasından ötürü gizlenmeyerek açıklanması gerektiği için, ilmin ve doğru yolun gizlenmesinden dolayı verilmiştir. Bu ilahi kitap hakkında ihtilafa düşenler, bir bölümüne iman edip bir bölümünü gizleyenler, haktan çok uzak bir taraftadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 177,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 27,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">177 -<\/span> Allah'ın razı olduğu iyilik, yalnızca doğu veya batı yönüne doğru dönülmesi ve bu konuda muhalefet edilmesi değildir. Fakat bütün iyilik, tek ilah olarak Allah'a, kıyamet gününe, bütün meleklere, indirilmiş bütün kitaplara ve birbirinden ayırt etmeden bütün peygamberlere iman eden, malı sevmesine ve ona karşı hırslı olmasına rağmen yakın akrabasına, daha büluğa ermeden babasını kaybetmiş olan çocuklara, ihtiyaç sahiplerine, vatanı ve ailesinden ayrı düşmüş yolda kalmış gurbetçiye, ihtiyaçlarından ötürü insanlardan dilenmek zorunda kalanlara infak eden ve malını esir ve köleleri azat etme yolunda harcayan, namazı Allah'ın emrettiği üzere eksiksiz olarak kılan, farz olan zekâtını veren, söz verdikleri zaman sözlerini tutan, fakirlik ve sıkıntılara, hastalıklara sabreden ve savaşın şiddetlendiği esnada da kaçmayıp sabreden kimselerin yaptıklarıdır. Bu sıfatlarla nitelenen o kimseler, Allah'a iman ve amellerinde doğru olanlardır. Onlar Allah'ın kendilerine emrettiği şeyleri yerine getiren ve yasakladığı şeylerden uzak duran takva sahipleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 178,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 27,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">178 -<\/span> Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Bilerek ve düşmanca başkalarını öldürmesi halinde, katilin işlediği suçun misliyle cezalandırılması sizlere farz kılındı. Öldürülen hür kimseye karşılık hür kimse, köleye karşılık köle, kadına karşılık da kadın öldürülür. Maktul ölmeden önce veya maktulün velisi diyet karşılığında -diyet katilin affedilmesi için ödediği belli bir miktar maldır- katili affederse, affeden kimse artık başa kakmadan ve eza etmeden örfe uygun bir şekilde katilden diyet talep etmenin ardına düşmesi gerekir. Katil de, diyeti oyalamadan ve ertelemeden güzellikle verir. Bu affetme ve diyet alma izni, Rabbinizden size bir hafifletme ve bu ümmete bir rahmettir. Katilin affedilmesi ve diyetin kabul edilmesinin ardından her kim, katile bir saldırıda bulunursa, Allah Teâlâ tarafından onun için elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 179,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 27,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">179 -<\/span> Kanlarınızın dökülmesine ve birbirinize saldırmanıza engel olmasıyla Allah'ın sizin için koyduğu kısas hükmünde hayat vardır. Bunu, O'nun dinini yaşayarak ve emirlerini yerine getirerek Allah Teâlâ’dan korkan akıl sahipleri idrak eder."
        },
        {
            "ayah_number": 180,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 27,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">180-<\/span> Sizlerden biriniz üzerinde ölüm alametleri veya sebepleri göründüğünde, eğer çok mal geride bırakacaksa, anasına, babasına ve şeriatın belirlediği akrabaya malın üçte birini aşmaması şartıyla vasiyet etmesi sizlere farz kılındı. Bunu yapmak, Allah Teâlâ'dan korkan kimseler üzerinde tekit edilmiş bir görevdir. Bu hüküm miras ayetlerinin indirilmesinden daha önceydi. Miras ayetleri indiğinde, ölüye kimlerin mirasçı olacağını ve ne kadar miras alacaklarını belirledi."
        },
        {
            "ayah_number": 181,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 27,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">181-<\/span> Kim vasiyeti öğrendikten sonra onu artırarak, eksilterek yahut vasiyetin bir bölümünü gizleyerek değişiklik yaparsa, bu değişikliğin günahı mirasçılara değil onu değiştirenlere ait olur. Şüphesiz Allah, kullarının sözlerini işitir, onların yaptıklarını bilir, onların durumlarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 182,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 28,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">182 -<\/span> Her kim, vasiyet sahibinin doğrudan ayrıldığını veya vasiyetinde adaletsiz davrandığını bilir, onun ifsat ettiğini nasihati ile düzeltir ve vasiyet üzerinde ihtilaf edenlerin arasını düzeltirse, ona bir günah yoktur. Bilakis o yaptığı bu ıslahtan ötürü sevap kazanır. Muhakkak Allah, kullarından tövbe edenleri bağışlar ve onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 183,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 28,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">183-<\/span> Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Oruç, Rabbiniz tarafından sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki; O'nun azabıyla kendi aranıza salih amellerden bir kalkan koyarak, Allah’tan korkarsınız. Bu amellerin en büyüklerinden biri de oruçtur."
        },
        {
            "ayah_number": 184,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 28,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">184-<\/span> Sizlere farz kılınan Ramazan ayı orucu senenin günlerine göre bakıldığında sayıca tutmadığınız günlere göre çok azdır. Sizlerden her kim, oruç tutmaya zorlanacak şekilde hastalanırsa veya yolculuktaysa orucunu tutmama hakkı vardır. Sonra orucunu açtığı\/tutmadığı günler miktarınca kaza etmesi gerekir. Oruç tutabilenler, oruçlarını açarlarsa fidye vermeleri gerekir. Fidye, oruç açtıkları her gün için bir fakiri yedirmektir. Oruç tutmanın faziletini bilseniz; oruç tutmanız sizin için, oruç açıp\/tutmayıp fidye vermenizden daha hayırlıdır. Bu hüküm, Allah’ın orucu farz kıldığı ilk zamanlarda idi. Dileyen oruç tutuyor, dileyen ise orucunu açarak birini yediriyordu. Daha sonra Allah, büluğa ermiş oruç tutmayı gücü yeten herkese orucu zorunlu ve farz kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 185,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 28,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">185-<\/span> Ramazan ayı, Kur'an'ın Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kadir gecesinde indirilmeye başlandığı aydır. Allah onu insanlara hidayet olması için indirmiştir. İçinde hidayete apaçık işaret eden deliller ve hak ile batılı birbirinden ayıran açıklamalar vardır. Kim yolcu veya hasta olmadığı halde ramazan ayına ulaşırsa, o ayda farz olarak orucu tutsun. Oruç tutmaya dayanamayanlar yahut yolcu olanlar ise oruçlarını açabilirler. Oruçlarını açarlarsa bu günleri kaza etsinler. Allah, koyduğu bu hükümleri sizin için zorluk değil, kolaylık olmasını istiyor. Bu ayın bütün günlerinde orucu tamamlayın ve sizi ramazan orucunu tutmaya ve bu ayı tamamlamaya muvaffak kıldığı için, ramazan ayının sonunda ve bayram gününde Allah'ı tekbir edin. Umulur ki, razı olduğu bu dine sizi hidayet ettiği için Allah'a şükredersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 186,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 28,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">186-<\/span> Ey Peygamber! Kullarım sana, benim ve dualarına icabet etme yakınlığımı soracak olurlarsa, şüphesiz ben onlara çok yakınım, onların durumlarını bilir, dualarını işitirim. Onların aracılara ve seslerini yükseltmeye ihtiyaçları yoktur. Dua ederken ihlasla dua edenin duasına icabet ederim. Yeter ki bana ve emirlerime boyun eğsinler ve imanlarında sebat etsinler. Şüphesiz bu, onlara icabet etmem için en faydalı vesiledir. Umulur ki böylelikle din ve dünya işlerinde erginlik yoluna girerler."
        },
        {
            "ayah_number": 187,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 29,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">187-<\/span> Orucun farz kılındığı ilk zamanda bir kişi oruç gecesi uyur sonra sabah namazı vaktinden önce uyanırsa ona yemek yemesi veya ailesiyle ilişkiye girmesi haram olurdu. Ey müminler! Allah bu hükmü kaldırdı ve sizlere oruç gecelerinde kadınlarınızla ilişkiye girmeyi mubah kıldı. Kadınlarınız sizin için bir örtü ve iffet, sizler de onlar için bir örtü ve iffetsiniz. Sizler birbirinizden müstağni değilsiniz. Allah, yasakladığı şeyleri yaparak kendi nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu biliyordu. Sizlere merhamet etti, tevbenizi kabul etti ve sizlere bunu hafifletti. Şimdi artık hanımlarınızla ilişkiye girin ve Allah'ın sizin için takdir ettiği zürriyeti isteyin. Gecenin tümünde, ta ki sabahın beyazı olan fecr-i sadığın doğuşu size görünene ve gecenin siyahından ayırılana kadar yiyin, için! Ardından fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar orucu bozan şeylerden uzak durarak orucu tamamlayın. Sizler mescitte itikâfta olduğunuz halde hanımlarınızla da ilişkiye girmeyin. Çünkü bu durum itikâfı bozar. İşte helal ve haram arasında zikredilen bu hükümler Allah'ın sınırlarıdır. Bunlara asla yaklaşmayın. Şüphesiz Allah'ın sınırlarına yaklaşanlar her an harama düşebilir. Allah o hükümlere dair bu aşikâr apaçık beyan ile ayetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki emrettiklerini yaparak ve yasakladıklarını terk ederek ondan korkarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 188,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 29,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">188-<\/span> Sizler, hırsızlık, gasp, dolandırma gibi, kanunsuz bir şekilde birbirinizin mallarını almayın. Allah'ın bunu haram kıldığını bildiğiniz halde, günaha bulaşarak bunlarla insanların mallarından bir kısmını almak için iktidar sahiplerinin önünde çekişmeyin. Haram olduğunu bile bile günah işlemek, hem daha çirkin, hem de cezası daha büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 189,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 29,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">189-<\/span> Ey Peygamber! Sana hilallerin oluşumunu ve şeklinin değişmesi hakkında soru soruyorlar. Onlara bunun hikmeti hakkında cevap olarak şöyle de: Şüphesiz onlar, insanlar için bir vakit ölçüsüdür. Bu sayede, hac ve oruç ayını, zekâtın üzerinde bir senenin tamamlanması gibi, ibadetlerinin vakitlerini, diyet ve borcun ödenme vaktinin belirlenmesi gibi kendi aralarındaki muamelelerin vakitlerini belirler. Umre veya hac için ihrama girdiğiniz zaman, -Cahiliye döneminde inandığınız gibi- evlere arkasından girmeniz iyilik ve hayır değildir. Oysa gerçek iyilik, açık ve gizli olarak Allah'tan korkanın yaptığı iyiliktir. Evlere kapılarından girmeniz sizin için daha kolay ve meşakkate daha uzaktır. Allah sizleri içinde zorluk ve meşakkat olan bir şeyi yapmanızla mükellef kılmadı. Allah’ın azabıyla kendi aranızda salih amellerden koruyucu bir kalkan edinin. Umulur ki, arzuladığınıza nail olarak ve çekindiğinizden kurtularak felaha erersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 190,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 29,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">190-<\/span> Sizi, Allah'ın dininden alıkoymak isteyerek sizlerle savaşan kâfirlerle -Allah'ın kelimesinin yükselmesini arzulayarak- siz de savaşın. Çocukları, kadınları ve yaşlıları öldürerek, cesetleri parçalayarak veya benzeri davranışlarda bulunarak Allah'ın sınırlarını aşmayın. Şüphesiz Allah, koyduğu kanun ve hükümlerde sınırlarını aşan kimseleri sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 191,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 30,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">191-<\/span> Onlarla karşılaştığınız zaman onları öldürün ve onların sizleri çıkardıkları yer olan Mekke şehrinden siz de onları çıkarın. Müminin dinine engel olan ve onu küfre döndüren fitne öldürmekten daha büyüktür. Mescid-i Haram’a hürmeten onlar sizinle orada savaşmaya başlamadıkça, siz de onlarla savaşmaya başlamayın. Eğer Mescid-i Haram’ın yanında onlar sizinle savaşırlarsa, siz de onlarla savaşın. Bu ceza –Mescid-i Haram’da saldırıda bulundukları için öldürülmeleri- kâfirlerin cezasıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 192,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 30,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">192-<\/span> Şayet onlar sizinle savaşmaya ve küfürlerine bir son verirlerse, siz de onlarla savaşmayı bırakın. Şüphesiz Allah, tevbe edeni bağışlar ve geçmiş günahlarından ötürü onları cezalandırmaz. Onlara karşı merhametlidir, onların cezalarını vermek için acele etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 193,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 30,
            "translated_text": "Şirk koşmayıp, insanları Allah'ın yolundan engellemedikçe, onlardan bir küfür sadır olmayıp ve zahir olan din yalnız Allah'ın dini oluncaya kadar kâfirlerle savaşın. Eğer küfürlerinden ve Allah'ın yolundan alıkoymaktan vazgeçerlerse onlarla savaşmayı bırakın. Şüphesiz düşmanlık sadece kâfir olan ve Allah'ın yolundan alıkoyan zalim kimselere karşıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 194,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 30,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">194-<\/span> Allah'ın Mescid-i Haram’a girerek (hicretin) yedinci senesinde umre eda etmenize imkân verdiği haram ay, altıncı sene müşriklerin Mescid-i Haram’a girmenize engel olduğu haram ayın karşılığıdır. Harem (Mekke) şehrinin, haram ayın ve ihramın hürmeti gibi, hürmet etmeyerek taşkınlık yapan kimselere kısas uygulanır. Orada kim size saldırırsa siz de ona size yaptığının aynısıyla muamele edin. Misliyle karşılık verme sınırını sakın aşmayın. Şüphesiz Allah sınırlarını aşanları sevmez. Size izin verdiği sınırı aşma konusunda Allah'tan korkun. Şunu bilin ki Allah, muvaffak kılarak ve destekleyerek kendisinden korkanlarla beraberdir."
        },
        {
            "ayah_number": 195,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 30,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">195-<\/span> Malınızı, cihat ve diğerleri gibi Allah'a itaat etme yollarında infak edin. Cihadı, Allah yolunda gayret etmeyi terk ederek veya kendinizi, helak olmanıza sebep olacak işlere bulaştırarak helak etmeyin. İbadetlerinizi de, muamelelerinizi de, ahlâkınızı da güzelleştirin. Şüphesiz Allah, bütün işlerinde ihsan sahibi olanları sever, sevaplarını arttırır ve onları doğru yola muvaffak kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 196,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 30,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">196-<\/span> Hac ve umreyi, Allah Teâlâ’nın rızası için eksiksiz eda edin. Eğer hastalık veya düşman gibi bir sebeple tamamlamaya mani bir engel olursa, ihramınızdan çıkmak için -deve, inek veya koyunlardan- kolayınıza gelen bir kurban kesin. Kurbanınız kesilmesi gereken yere ulaşmadan saçlarınızı kazıtmayın veya kesmeyin. Şayet Harem sınırları içinde kesilmesine bir engel varsa engel olmayan yerde kesin. Orada kesilmesine bir mani yoksa kurban günü veya daha sonraki teşrik günlerinde Harem sınırları içinde kesin. Sizlerden hasta olduğu veya saçlarında bit veya benzeri bir sıkıntısı bulunduğu için saçlarını kesen kimse için bir zorluk yoktur. Onun bu yaptığına karşılık, ya üç gün oruç tutarak, ya Harem sınırları içinde yaşayan altı fakiri doyurarak veya Harem’in fakirlerine dağıtmak üzere bir koyun keserek fidye ödemesi gerekir. Herhangi bir korkusu olmadan hac aylarında umre yaparak istifade eden ve o senenin haccı için ihrama girene kadar ihram yasaklarından çıkarak faydalanan kimse kolayına gelen bir koyunu veya yedi ortak bir deve veya inek kessin. Kurban kesmeye gücü yetmezse, o halde kurbana bedel olarak hac günlerinde üç gün, ailesinin yanına döndüğünde yedi gün olmak üzere toplam olarak on gün oruç tutsun. Temettü haccı için hedy kurbanı kesmeye gücü yetmeyenin kurbana karşılık olarak oruç tutması gerekir. Bu da Harem halkı olmayan kimseler veya Harem'in çevresinde oturan kimseler içindir. Çünkü onların temettü haccı yapmaya ihtiyaçları yoktur. Onların Harem’de yaşamaları sebebiyle, temettü haccında umre yapmaları için sadece tavaf etmeleri yeterlidir. Dinine uyarak ve belirlediği sınırları tazim ederek Allah'tan korkun. Şunu iyi bilin ki; Allah emirlerine karşı geleni çok şiddetli cezalandırır."
        },
        {
            "ayah_number": 197,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 31,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">197-<\/span> Hac ibadetinin vakti bilinen aylar içindedir. Şevval ayında başlar ve zilhicce ayının onuncu günü son bulur. Her kim bu aylar içinde hac yapmayı kendine vacip kılar ve ihrama girerse, artık cinsel ilişki ve öncesinde olan ön sevişmeler ona haram olur. Ayrıca zamanın ve mekânın hürmetinden ötürü, bu kimse için orada günaha girerek Allah'ın itaatinden ayrılmasının haram olması da pekiştirilmiştir. Öfke ve husumete sebep olan tartışmalar da ona haramdır. Allah, yaptığınız bütün hayırları bilir ve bunların karşılığında sizi ödüllendirir. Haccı eda edebilmek için, ihtiyaç duyduğunuz yemek, içecek gibi şeyleri alarak hazırlanın. Şunu bilin ki; bütün işlerinizde yaptığınız en hayırlı hazırlık Allah Teâlâ korkusudur. Öyleyse ey aklı selim olanlar! Emirlerime uyarak ve yasaklarımdan sakınarak benden korkun."
        },
        {
            "ayah_number": 198,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 31,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">198-<\/span> Hac esnasında ticaret ve başka yollarla helal rızık talebinde bulunursanız size bir günah yoktur. Dokuzuncu gün Arafat vakfesini yaptıktan sonra, zilhicce ayının onuncu gecesi Müzdelife’ye yönelerek Arafat’tan çıkarsanız, Allah'ı tesbih ederek, kelimeyi tevhit getirerek ve Müzdelife'de\/Meşari'l-Haram'da dua ederek zikredin. Sizi dininin esaslarına ve Kâbe’de hac ibadetini yapmanıza hidayet ettiği için Allah'ı zikredin. Bundan daha önce, O'nun dininden habersiz kimselerdiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 199,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 31,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">199-<\/span> Daha sonra da, cahiliye dini üzerine olan kimselerin orada vakfe yapmadıkları gibi değil, aynı İbrahim -aleyhisselam-'ı takip eden insanların yaptığı gibi yapın ve ardından siz de Arafat’tan çıkın. Dinini eda ederken yaptığınız eksikliklerden ötürü Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah, kullarından tevbe edeni bağışlar ve ona merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 200,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 31,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">200-<\/span> Eğer hac amellerini bitirir ve boşa çıkarsanız, babalarınızla övündüğünüz ve onlara sena ettiğiniz gibi veya babalarınızı zikrettiğinizden daha çok zikrederek Allah’ı anın ve ona çokça sena edin. Çünkü sahip olduğunuz bütün nimetlerin asıl sahibi Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dır. İnsanlar farklı farklıdır. Onların bir kısmı sadece bu dünya hayatına iman eden kâfir, müşrik kimselerdir. Bunlar Rablerinden sağlık, mal, çocuk gibi sadece bu dünya nimetlerinden ve süslerinden isterler. Onların, dünyaya olan arzuları ve ahiretten yüz çevirmeleri sebebiyle, Allah'ın ahirette mümin kulları için hazırladıklarından bir nasipleri yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 201,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 31,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">201-<\/span> İnsanların bir kısmı da Allah'a ve ahirete de iman etmiştir. Allah'ın azabından selamette olmak ve Cennet'i kazanmak istedikleri gibi dünyada da Rabbinden, dünya nimetleri ve salih amel isterler."
        },
        {
            "ayah_number": 202,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 31,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">202-<\/span> Dünya ve ahiret hayatının hayrı için dua eden o kimselere, dünyada yaptıkları salih amellerine karşılık büyük sevap olan bir pay vardır. Allah amellerin hesabını çok hızlı görür."
        },
        {
            "ayah_number": 203,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 32,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">203-<\/span> Allah'ı, zilhicce ayının on birinci, on ikinci ve on üçüncü günleri olan o az günlerde tekbir ve kelime-i tevhid getirerek zikredin. Kim acele eder ve on ikinci gün taşlama yaptıktan sonra Mina’dan çıkarsa bunda bir beis yoktur. Ona, bundan ötürü bir günah yoktur. Çünkü Allah, ona bu hükmü kolaylaştırmıştır. Her kim, on üçüncü günde taşlayana kadar çıkışını ertelerse de, buna hakkı vardır. Onun için de bir beis yoktur. O böylece bu işi tastamam yapmış ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ameline uymuş olur. Bütün bunlar yaptığı hacda Allah’tan korkan ve Allah'ın emrettiği şekilde haccını yapan kimse içindir. Emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Şunu iyi bilin ki; şüphesiz siz bir tek O'na dönecek, O'na varacaksınız. O da sizlere yaptığınız amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 204,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 32,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">204-<\/span> Ey Peygamber! İnsanlardan münafık olanın bu dünyadaki sözü hoşuna gider. Onun hoş sözlü olduğunu görür, onun doğru sözlü ve ihlaslı olduğunu zannedersin. Oysa onun gerçek amacı kendi canını ve malını korumaktır. Yalancı biri olduğu halde kalbindeki iman ve iyiliğe Allah'ı şahit tutar. O, aslında Müslümanlara karşı büyük bir husumet ve düşmanlık beslemektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 205,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 32,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">205-<\/span> Arkasını dönüp senin yanından ayrılınca, ekinleri yok etmek, besi hayvanlarını öldürmek ve yeryüzünü günahlarla ifsat etmek için gayret göstererek çabalar. Doğrusu Allah, yeryüzünde bozgunculuğu ve bozgunculuk yapanları sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 206,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 32,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">206-<\/span> Şayet bu bozguncuya nasihat etmek amacıyla: “Allah'ın koyduğu sınırları yücelterek ve yasaklarından sakınarak Allah'an kork!\" dense, kibri ve gururu onun hakka dönmesine engel olur ve günah işlemeye devam eder. Ona yeterli gelecek olan ceza, Cehennem'e girmesidir. Orası Cehennem ehli için ne kadar kötü bir yer ve barınaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 207,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 32,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">207-<\/span> İnsanlardan mümin olan, Rabbine itaat eder. O'nun yolunda cihat edip rızasını arzulayarak kendi canını verir ve harcar. Allah, kullarına karşı çok geniş merhamet gösterir ve onlara karşı çok şefkatlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 208,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 32,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">208-<\/span> Ey Allah’a iman ve Rasûlüne itaat edenler! İslam’a hiçbir terk etmeden , bütünüyle girin. Kitap ehlinin yaptığı gibi, kitabın bir bölümüne iman edip, bir başka bölümünü inkâr etmeyin. Şeytan'ın yollarını takip etmeyin. Çünkü o size apaçık düşmanlık eden ve bunu gösteren bir düşmandır."
        },
        {
            "ayah_number": 209,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 32,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">209-<\/span> İçinde hiçbir şüphe olmayan apaçık deliller geldikten sonra, eğer sizden yine de bir hata ve sapma meydana gelirse bilin ki; Allah kudretinde ve kahrında güçlü, kurduğu düzen ve kanunlarında hikmet sahibidir. O'ndan korkun ve O'nu yüceltin."
        },
        {
            "ayah_number": 210,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 32,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">210-<\/span> Şeytan'ın yollarına uyup hak yolundan sapanlar, Allah Subhânehu'nun kıyamet günü aralarında hükmetmek için, bulut gölgeleriyle birlikte yüceliğine yaraşır bir şekilde gelmesi ve meleklerin, onları her yönden kuşatarak gelmesi dışında bir şey beklemiyorlar. İşte o zaman Allah'ın onlar hakkındaki hükmü uygulanır ve oradan tahliye edilirler. Mahlûkatın bütün iş ve meseleleri tek olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya döner."
        },
        {
            "ayah_number": 211,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 33,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">211-<\/span> Ey Peygamber! İsrâiloğulları'nı kınayıp, azarlamak babından onlara şu soruyu sor: \"Allah Teâlâ, peygamberlerin doğruluğuna delalet eden kaç açık ayette sizlere açıklamada bulundu? Oysa onları yalanladınız ve onlardan yüz çevirdiniz.\" Kim Allah'ın nimetini, onu bilip ortaya çıktıktan sonra inkâr ederek ve yalanlayarak değiştirirse, şüphesiz Allah yalanlayan inkârcıları çok şiddetli cezalandırır."
        },
        {
            "ayah_number": 212,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 33,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">212-<\/span> Allah'ı inkâr eden kimselere dünya hayatı ve orada bulunan geçici tatlar ve zevkler güzel gösterildi. Onlar Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerle alay ederler. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkanlar, ahiret günü o kâfirlerin üzerindedirler. Allah onları Adn Cennetleri'ne yerleştirecektir. Allah dilediği kullarına sayısız ve hesapsız olarak verir."
        },
        {
            "ayah_number": 213,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 33,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">213-<\/span> Şeytan onları saptırıncaya kadar insanlar, babaları Âdem’in dinine bağlı doğru yol üzerine ittifak etmiş tek bir ümmet halindeydi. Sonra Mümin ve kâfir olarak birbirlerinden ayrıldılar. Bu yüzden Allah, iman ve itaat ehli kimseleri onlara rahmetiyle hazırladığı şeyleri müjdeleyen ve kâfirleri Allah'ın onlara vadettiği şiddetli cezasından korkutan peygamberler gönderdi. Bu peygamberlerle beraber insanlar arasında ayrılığa düştükleri konularda hükmetmesi için hakkında hiç bir şüphe bulunmayan hakikat üzere olan kitaplar indirdi. Tevrat konusunda ancak Allah'ın kendi katından gelen bir hak olduğuna dair üzerinde ihtilaf edilmez kanıtlar geldikten sonra Yahudilerden kendilerine Tevrat’ın ilmi verilen kimseler zalimce davranarak ihtilafa düştüler. Yüce Allah izin ve iradesiyle, ancak Müminlere doğru yolu sapıklıktan ayırt edebilecekleri bilgi verdi ve onları muvaffak kıldı. Allah dilediğini hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru yola, iman yoluna iletir."
        },
        {
            "ayah_number": 214,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 33,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">214-<\/span> Ey Müminler! Sizden öncekilerin başlarına gelen belalar gibi bir bela size isabet etmeden Cennet'e gireceğinizi mi zannettiniz? Çünkü onlara fakirlik ve hastalıkların zorluğu isabet etti, korkular onları titretti. Sonunda imtihanları, Allah'ın yardımını acilen istemelerine sebep olacak seviyeye ulaştı. Peygamber ve onunla beraber olan Müminler şöyle dediler: \"Allah'ın yardımı ne zaman gelecek?\" İyi bilin ki, Allah’ın yardımı kendisine iman ve tevekkül edenlere çok yakındır."
        },
        {
            "ayah_number": 215,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 33,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">215-<\/span> Ey Peygamber! Ashab sana türlü çeşitlerden sahip oldukları mallarından neleri infak edeceklerini ve nereye vereceklerini soruyor. Onlara cevap olarak de ki: -Helal ve temiz olan- Hayır olarak infak edeceğinizi, ananıza, babanıza, ihtiyaç durumuna göre size yakın akrabaya, ihtiyaç sahibi yetimlere, hiçbir malı olmayan yoksula, yolculuk sebebiyle vatanı ve ailesiyle bağını kopardığı yolda kalmış yolcuya sarf edin. Ey Müminler! Az veya çok yaptığınız bütün iyilikleri Allah bilir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O’na gizli kalmaz ve sizlere bunların karşılığını verir."
        },
        {
            "ayah_number": 216,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 34,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">216-<\/span> Ey Müminler! Allah yolunda savaş sizlere farz kılındı. Savaşta mal ve can kayıpları olduğu için, tabiatı gereği size hoş gelmez.Allah yolunda savaşmak gibi, sizin hoş görmediğiniz bir şey gerçekte sizin için hayırlı ve faydalı olabilir. Çünkü bununla, çok büyük sevap elde etmekle beraber düşmanlara karşı galibiyet ve Allah'ın kelimesini yükseltmek söz konusudur. Cihada katılmamak gibi sizin hoşlandığınız bir şey de sizin için kötülük ve musibet olabilir. Şüphesiz bu durumda, rezillik, utanç ve düşmanların Müslümanlara musallat olması vardır. Allah bütün işlerin hayırlısını ve şerlisini tam olarak bilir. Sizler ise bunu bilemezsiniz. Onun emrini yerine getirin, zira bunda sizin için hayır vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 217,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 34,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">217-<\/span> Ey Peygamber! İnsanlar sana haram aylarda zilkade, zilhicce, muharrem ve recep aylarında savaş yapmanın hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: “Müşriklerin yapmakta olduğu gibi Allah'ın yolundan alıkoymanın çok çirkin olduğu, bu aylarda savaş yapmak da Allah'ın katında çok büyük ve kınanmış bir suçtur. Aynı şekilde Müminlerin Mescid-i Haram’a girmelerine engel olmak ve Mescid-i Haram’ın ahalisini oradan çıkarmak Allah'ın katında haram aylarda savaş yapmaktan daha da büyüktür.” Onların İçinde bulundukları şirk, savaştan daha büyüktür. Ey Müminler! Müşrikler bunu başarabilecekleri bir yol bulabilseler, sizleri hak olan dininizden batıl olan dinlerine döndürünceye dek savaşıp zulümlerine devam ederler. Sizlerden kim dininden döner ve Allah'a karşı inkâr ile ölürse, bütün salih amelleri batıl olur. O, ahirette Cehennem ateşine girerek, orada ebedî olarak kalacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 218,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 34,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">218-<\/span> Allah'a ve Rasûlüne iman eden, vatanlarını Allah'a ve Rasûlüne hicret ederek terk eden ve Allah'ın kelimesi en üstün olsun diye savaşanlar, işte onlar Allah'ın rahmetini ve mağfiretini arzularlar. Allah, kullarının günahlarını bağışlar ve onlara merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 219,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 34,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">219-<\/span> Ey Peygamber! Ashabın sana içki (O, aklı örten ve gideren her şeydir) hakkında, onu içmenin, satmanın ve satın almanın hükmünü soruyorlar. Kumar oynamanın (O, iki tarafında bedel koyduğu yarışmaya katılan taraflardan alınan maldır) hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: Bu ikisinde aklın ve malın yok olması, insanlar arasında düşmanlık ve nefretin ortaya çıkması gibi, dinî ve dünyevî çok fazla zarar ve mefsedeleri vardır. Kâr ve kazanç elde etmek gibi, pek az faydası vardır. Bu ikisinin zararları ve ikisinden hâsıl olan günah, faydasından çok daha fazladır. Akıllı olan bu ikisinden de uzak durur. Allah'ın bu beyanında içkinin haram kılınmasına hazırlık vardır. Ey Peygamber! Ashabın sana mallarından gönüllü ve bağış olarak ne kadar miktarda infak edeceklerini soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: İhtiyacınızın üzerinde fazla kalan malınızı infak ediniz. (Bu, işin başında İslamın ilk döneminde böyleydi. Daha sonra Allah, hususî mallarda ve belli bir oranda farz olan zekât hükmünü koydu.) Allah hiçbir gizliliği bulunmayan bu açıklama gibi, sizlere dininin hükümlerini açıklar. Umulur ki düşünürsünüz."
        },
        {
            "ayah_number": 220,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 35,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">220-<\/span> İşte bunları dünya ve ahirette size fayda verecek şekilde düşünmeniz için şeriat \/kanun kıldı. Ey Peygamber! Ashabın sana yetimlerin velayetini üstlenmek hakkında soruyorlar. Onlarla nasıl muamelede bulunup davranacaklar? Onların mallarını nafaka, yemek ve konut harcamalarında kullanacaklar mı? Onlara cevap olarak de ki: Karşılıksız olarak ve kendi mallarınıza karıştırmadan sahip oldukları malları ıslah ederek onlara lütufta bulunmanız, Allah'ın katında sizin için daha hayırlı ve daha sevaptır. Aynı zamanda bu, sahip oldukları malları muhafaza etmesi sebebiyle, onların malları içinde daha hayırlıdır. Şayet geçim için, konut ve benzeri harcamalarda onları da ortak ederek mallarını kendi mallarınıza katarsanız, bunda da bir sıkıntı yoktur. Onlar sizin din kardeşlerinizdir. Kardeşler birbirine yardım ederek, birbirlerinin işlerini yüklenirler. Allah velayet sahiplerinden yetimlerin mallarına ortak ederek bozgunculuk yapmak isteyen kimseyle, ıslah etmek isteyen kimseyi bilir. Eğer yetimler meselesinde size zorluk çıkarmak isteseydi size zorluk çıkarabilirdi. Fakat Allah -Subhanehu ve Teâlâ- sizlere, onlarla olan muamele yollarını kolaylaştırdı. Çünkü onun dini kolaylık üzerine bina edilmiştir. Şüphesiz Allah, güçlüdür, O'na hiçbir şey galip gelemez ve yaratmasında, düzenlemesinde ve kanun koymasında hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 221,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 35,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">221-<\/span> Ey Müminler! Onlar bir tek Allah'a iman edinceye ve İslam dinine girinceye dek Allah'a şirk koşan kadınlarla evlenmeyin. Şüphesiz Allah'a ve Rasûlüne iman etmiş köle bir kadın bile, güzelliği ve malı hoşunuza giden putlara ibadet eden hür bir kadından daha hayırlıdır. Müslüman kadınları da müşrik erkeklerle evlendirmeyin. Allah'a ve Rasûlüne iman etmiş köle bir erkek bile, hoşunuza giden hür müşrik bir erkekten daha hayırlıdır. Şirk koşmakla nitelenen bu kişiler -Erkek ve kadınlar- sözleri ve yaptıklarıyla, insanları Cehennem'e girmeye çağırıyorlar. Oysa Allah, izni ve lütfuyla Cennet'e girmeye ve günahlarının bağışlanmasına götüren salih amellere çağırıyor. Allah ayetlerini insanlar için böyle açıklıyor ki, böylece işaret ettiği şeylere itibar eder ve onlarla amel ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 222,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 35,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">222-<\/span> Ey Peygamber! Ashabın sana aybaşı kanı hakkında soruyor. (O, kadının rahminden belirli vakitlerde akan doğal bir kandır.) Onlara cevap vererek de ki: “Aybaşı kadın ve erkekler için bir rahatsızlıktır. O vakitte kadınlarınızla ilişkiye girmekten uzak durun. Onlarla kanları kesilene ve gusül alarak temizleninceye kadar kadınlık organlarından ilişkiye girmeyin. Eğer kan kesilir ve temizlenirlerse, size mübah kılındığı şekliyle onlarla tertemiz olarak kadınlık organlarından cinsel ilişkiye girin. Şüphesiz Allah günahlarından çokça tövbe edenleri ve pisliklerden çokça temizlenenleri sever."
        },
        {
            "ayah_number": 223,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 35,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">223-<\/span> Kadınlarınız ürün veren bir toprak gibi, sizlere çocuklar doğuran, ekin alanınızdır. Döl yolu olan ekin alanına -ki orası vajinadır- ne taraftan ve nasıl girerseniz girin. Kendiniz için hayırlı işler yapın. Bunlardan biri de kişinin hanımıyla Allah'a yakınlaşma kastı ve salih bir zürriyet ümidiyle ilişkiye girmesidir. Onun emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Kadınlar hakkında sizlere koyduğu kanunları da bunlardandır. Şunu iyi bilin ki kıyamet günü O'nun karşısına çıkacak, huzurunda duracaksınız. O da, amellerinize göre sizin karşılığınızı verecek. Ey Peygamber! Müminleri, Rableriyle karşılaştıkları zaman onları mutlu edecek kalıcı nimetler ve O'nun kerim yüzüne bakma nimetiyle müjdele."
        },
        {
            "ayah_number": 224,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 35,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">224-<\/span> Allah adına ettiğiniz yeminleri, iyilik, takva ve insanların arasını ıslah etme işine engel olan bir dayanak yapmayın. Bilakis, eğer bir iyiliği yapmayı terketmeye yemin ederseniz, o iyiliği yapın ve yemininizin kefaretini yerine getirin. Doğrusu Allah sözlerinizi işitir, yaptıklarınızı bilir ve bunlara mukabil sizlere karşılığını verir."
        },
        {
            "ayah_number": 225,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 36,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">225-<\/span> Allah, birinizin “Allah'a yemin olsun ki hayır, Allah'a yemin olsun ki öyle” demesi gibi, dil alışkanlığı sebebiyle kasıtsız olarak söylediğiniz yeminlerden dolayı sizi hesaba çekmez ve size bundan dolayı herhangi bir kefaret ve ceza da gerekmez. Fakat kasıtlı olarak ettiğiniz yeminlerden sizi hesaba çeker. Allah kullarının günahlarına karşı bağışlayıcı ve merhametlidir. Onları cezalandırmak için acele etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 226,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 36,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">226-<\/span> Hanımlarıyla ilişkiye girmeyeceklerine dair yemin edenler için yemin ettikleri günden başlayarak dört ayı geçmeyecek kadar beklenir. Bu durum Îlâ olarak bilinir. Şayet dört ay veya daha az bir süre zarfında, bunu terkedeceğine dair yemin ettikleri halde hanımlarıyla tekrar ilişkiye girmeye başlarlarsa da, muhakkak Allah bağışlayıcıdır. Onlardan hâsıl olanları affeder ve onlara karşı, bu yeminlerinden çıkabilecekleri kefareti koyarak merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 227,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 36,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">227-<\/span> Eğer hanımlarıyla onları boşamak ve bir daha geri almamak niyeti ile ilişkiye girmemeye devam ederlerse, şüphesiz Allah onların boşama sözü de dâhil olmak üzere bütün sözlerini işitir. Hallerini ve kasıtlarını bilir. Bunlara göre, onlara karşılıklarını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 228,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 36,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">228-<\/span> Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç aybaşı dönemi süresince evlenmeden beklerler. Eğer gerçekten Allah'a ve ahiret gününe olan imanlarında sadık iseler bu dönemde Allah’ın rahimlerinde yarattığı çocuğu gizlemeleri onlara caiz olmaz. Şayet koca (hanımını) geri alarak aralarında bir sevgi bağının kurulmasını ve boşama sebebiyle ortaya çıkan sorunun izale edilmesini amaçlıyorsa iddet bekleme süresinde, hanımlarını geri alma hususunda daha fazla hak sahibidir. Kocalarının onların üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da kocaları üzerinde insanlar tarafından örfe göre belirlenmiş hakları ve gereksinimleri vardır. Erkekler sorumluluk ve boşama işinde kadınlardan derece olarak daha üstündür. Allah güçlüdür, hiçbir şey ona galip gelemez. Dininde ve düzeninde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 229,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 36,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">229-<\/span> Kocanın sahip olduğu tekrar geri dönüş yapabileceği boşama hakkı iki keredir. Önce boşar sonra geri döndürür, sonra tekrar boşar ve ardından tekrar geri döndürürse, bu iki boşamanın ardından ya bilinen ölçülere göre iyi geçinerek karısını sorumluluğu altında tutmaya devam eder veya ona ihsan ederek ve hakkını ödeyerek üçüncü defa onu boşar. Ey kocalar! Kadının kocasından ahlakı veya yaratılışı itibariyle hoşlanmıyor olması haricinde sizlerin hanımlarınıza ödediğiniz mehirlerden herhangi bir şey geri almanız helal değildir. Karı koca bu hoşlanmama sebebiyle üzerlerine düşen sorumluluğa vefa gösteremeyeceklerini zannediyorlar ise o ikisi, aralarında yakınlık bağı bulunan kimselere veya başkalarına bu durumlarını arz etsinler. Bu velayet sahipleri de arasındaki evlilik haklarının yerine getirilmeyeceğinden endişe ederlerse, kadının kocasına onu boşaması için ödediği bir mal karşılığında kendisini boşa çıkarmasında ikisi için de bir sorun yoktur. Bunlar helal ve haramı birbirinden ayıran dini hükümlerdir. Bu hükümleri sakın aşmayın. Her kim Allah’ın haram ve helal arasındaki sınırlarını aşarsa işte onlar kendilerini helak yollarına sokarak, Allah’ın gazabı ve cezasına maruz bırakarak kendi nefislerine zulmeden kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 230,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 36,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">230-<\/span> Eğer kocası karısını üçüncü bir defa daha boşarsa, kadının başka bir erkekle sahih olan ve arzu edilen (ilk kocasına dönmeyi) helal kılmak amacıyla olmayan bir evlilik akdi yapması gerekir. Ve bu nikah akdini yapınca kadınla cinsel ilişkiye girer. Şayet ikinci koca da onu boşarsa veyahut ölürse, kadına ve ilk kocaya ikisini bağlayan dini hükümleri yerine getirebilecekleri zannı galip gelirse, ilk kocasına yeni bir nikâh akdi ve mehirle geri dönmesinde bir günah yoktur. Allah bu dinî hükümleri nikâh ahkâmını ve sınırlarını bilsinler diye insanlar için açıklamıştır. Çünkü onlar, hükümlerden istifade etmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 231,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 37,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">231-<\/span> Eğer kadınlarınızı boşar ve bekleme sürelerinin bitişi yaklaşırsa, bekleme süresinin bitmesi dışında, bilinen ölçülere göre onları geri alma veya o halde bırakma hakkınız vardır. Cahiliye döneminde yapıldığı gibi haksızlık yapmak ve zarar vermek için onları geri almayın. Kim bunu onlara zarar vermek maksadıyla yaparsa, kendisini günah ve cezaya sokarak sadece kendisine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetleriyle oynayarak veya ayetlerine karşı (küstahça) cesarette bulunarak eğlence konusu yapmayın. Allah’ın sizin üzerinize olan nimetlerini hatırlayın. Onların en büyüklerinden biri de üzerinize indirdiği Kur'an ve sünnettir. Bu hükümleri sizi teşvik etmek ve korkutmak için hatırlatıyor. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah’tan korkun. Şunu bilin ki Allah her şeyi bilir ve O'na hiçbir şey gizli kalmaz. Amellerinize göre de sizlere karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 232,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 37,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">232-<\/span> Eğer kadınlarınızı üç kereden az boşarsanız ve bekleme süreleri biterse, -ey veliler!- (onlarla tekrar evlenmeyi) istemeleri ve kocalarıyla bu konuda karşılıklı razı olmaları halinde, yeni bir anlaşma ve nikâhla kocalarına dönmeyi yasaklamayın. Onlara engel olmanın yasaklanmasını içeren bu hüküm, sizlerden Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimselere bir hatırlatmadır. Bu durum sizin için daha hayırlı, ırzlarınızı ve amellerinizi pisliklerden arındırmak için daha temizdir. Allah işlerin hakikatini ve sonuçlarını bilir. Sizler ise bunları bilmezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 233,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 37,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">233-<\/span> Anneler evlatlarını tam iki sene boyunca emzirirler. Bu iki sene sınırı emzirme süresini tamamlamayı isteyen anneler içindir. Boşanmış olan emziren annelerin nafakası ve giyimi ise dine muhalefet etmeyen bir ölçüyle insanların bildikleri örfe göre bebeğin babasının görevidir. Allah hiç kimseyi gücünün ve kudretinin üzerinde bir yükle sorumlu kılmaz. Anne ve babadan herhangi birinin çocuğu diğerinin zararı için kullanması helal olmaz. Eğer çocuğun babası ve hiçbir malı yoksa babanın üzerine olan hakların aynısı çocuğun varisinin sorumluluğudur. Eğer anne ve baba doğan bebeğin maslahatına olan şeylerde birbiriyle istişare ettikten ve karşılıklı razı olduktan sonra çocuğu iki sene tamamlamadan sütten kesmek isterse, o ikisi için bir günah yoktur. Şayet çocuklarınız için annelerinden başka emziren bir kadın tutmak isterseniz, vermeyi anlaştığınız ücreti eksiltmeden veya oyalamadan ona güzelce teslim edip vermenizde sizin için bir günah yoktur. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Şunu bilin ki, şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı görür. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. Yaptığınız amellere göre sizlere karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 234,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 38,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">234 -<\/span> Kocaları vefat etmiş hamile olmayan kadınlar farz olarak kendi başlarına dört ay on gün (iddet) beklerler. Bu süre zarfında kocasının evinden çıkmaktan, evlenmekten ve süslenmekten kaçınırlar. Ey veliler! Bu süre bittiğinde, kendilerine yasak olan o süre boyunca kendi başlarına dine ve örfe uygun olarak yaptıkları şeylerden ötürü sizlere bir günah yoktur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. O'na açık ve gizli hallerinizden hiçbir şey gizli kalmaz. Buna göre de sizlere yaptığınızın karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 235,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 38,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">235 -<\/span> Kocası ölmüş yahut dönüşü olmayan bâin bir talak ile boşanmış iddet bekleyen kadınları, \"Bekleme süren bittiğinde bana haber ver\" gibi sözlerle açıkça evlilik teklifi yapmayarak, evlenmeyi istediğinizi ima etmenizde size bir günah yoktur. İddet süresinin bitmesinin ardından o bekleyen dul kadın ile evlenmek için içinizde gizlediğiniz evlenme arzusundan dolayı size bir günah yoktur. Doğrusu Allah, sizlerin onlara olan aşırı arzunuzdan ötürü zaten bunu söyleyeceğinizi bilmektedir. Sizlerin bunu açıkça söylemeden ima etmenizi mübah kılmıştır. İddet bekledikleri sürede dul kadınlarla gizli bir şekilde evlilik yapmak için anlaşmaktan sakının. Bunu sadece bilinen şekliyle açıkça evlilik teklifi içermeyen ifadelerle yapabililrsiniz. Biliniz ki Allah, sizin için mübah ve haram kıldıkları hakkında içinizden geçirdiğinizi çok bilir. O'ndan sakının ve emirlerine karşı gelmeyin. Şunu da bilin ki; Allah kullarından tövbe edeni bağışlar, Halim'dir, cezalandırmak için acele etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 236,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 38,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">236 -<\/span> Nikâh akdi yaptığınız eşlerinizi cinsel ilişkiye girmeden ve onlara vermeniz gerekli olan belli bir miktar mehrin sözünü vermeden önce boşamanızda bir günah yoktur. Eğer onları bu hal üzere boşarsanız mehir vermeniz zorunlu değildir. İster genişlik içinde çok malı olan bir kimse olsun, ister darlık içinde az malı olan bir kimse olsun gerekli olan eldeki imkânlar ölçüsünde kırgınlıklarını ortadan kaldıracak ve onların faydalanabileceği miktarda bir şey verilmesidir. Bu bağış, muamelelerinde ve yaptıklarında ihsan sahibi olan kimseler üzerine sabit bir haktır."
        },
        {
            "ayah_number": 237,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 38,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">237 -<\/span> Belli bir miktar mehir vermeye söz verdiğiniz ve nikâh akdi yaptığınız eşlerinizi cinsel ilişkiye girmeden önce boşarsanız, onlara mehrin yarısını vermeniz gerekir. Ancak kadınların mehrin tümünden vazgeçmesi -eğer reşit olmuşlarsa- veyahut kocaların mehrin tamamını onlara bağışlama durumu hariç haklar hususunda birbirinize müsamahakâr davranmanız, Allah'tan korkmaya ve itaat etmeye daha uygundur. Ey insanlar! Sakın birbirinize lütufta bulunmaktan ve haklarınız konusunda hoşgörülü olmaktan vazgeçmeyin. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı görür. Allah'ın, vereceği sevabına nail olmak için iyilik yapmaya gayret edin."
        },
        {
            "ayah_number": 238,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 39,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">238-<\/span> Namazları Allah'ın emrettiği gibi eksiksiz bir şekilde eda etmeye devam edin. Aynı şekilde diğer namazlar arasında ikindi namazı olan orta namaza da devam edin. Namazlarınızı Allah'a boyun eğmiş olarak hûşu içinde kılın."
        },
        {
            "ayah_number": 239,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 39,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">239-<\/span> Eğer düşman veya benzeri bir şeyden korkar ve namazı tam olarak eda etmeye gücünüz yetmezse, o zaman yürüyerek, deve, at veya benzeri bir binek üzerinde veya ne şekilde gücünüz yetiyorsa o şekilde kılın. Korkunuz geçtiği zaman, size öğrettiği gibi Allah'ı zikredin. Eksiksiz ve tastamam kılınan namazda zikredilmesi de ondan biridir. Aynı zamanda size nur ve hidayetten bilmediklerinizi öğrettiği için de O'nu zikredin."
        },
        {
            "ayah_number": 240,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 39,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">240-<\/span> Sizlerden ölüp de geriye eşler bırakanlarınız bir sene boyunca barınma ve nafakaları için vasiyet etmeleri gerekir. Mirasçılarınız başlarına gelmiş olan bu şeyden dolayı gönüllerini almak ve ölüye vefa göstermek için onları zorla çıkarmasınlar. Eğer bir sene doldurmadan önce kendi istekleriyle (evden dışarı) çıkarlarsa, sizin üzerinize günah yoktur. Süslenerek ve koku sürünerek kendilerine yaptıkları bu şeylerden ötürü de onlara bir günah yoktur. Allah güçlüdür, O'na kimse galip gelemez. Düzeninde, dininde ve takdirinde hikmet sahibidir. Tefsircilerin büyük çoğunluğu bu ayetin, Allah'ın şu ayetiyle: \"İçinizden ölenlerin geride bırakmış olduğu hanımlar, kendi başlarına dört ay on gün (iddet) beklerler.\" (Bakara Suresi: 234) hükmünün nesh esilip, kaldırıldığını söylemişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 241,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 39,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">241-<\/span> Kocanın yokluk ve varlık hali göz önünde bulundurularak boşanmayla kırılan hatırların giderilmesi için boşanmış kadınlara, örfe uygun bir şekilde giyecek, para veya bunlar dışında faydalanacakları bir meta verilir. Bu hüküm, emirlerine uyup yasaklarından sakınarak Allah Teâlâ'ya karşı takva sahibi olan kimseler üzerine bir haktır."
        },
        {
            "ayah_number": 242,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 39,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">242-<\/span> Ey Müminler! Bir önceki açıklamada olduğu gibi, Allah size sınırlarını ve hükümlerini içeren ayetlerini açıklıyor. Umulur ki siz bunları düşünür ve bunlarla amel edersiniz de böylece dünya ve ahiret hayatında hayrı elde edersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 243,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 39,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">243-<\/span> Ey Peygamber! Kalabalık bir topluluğun, veba hastalığı ve başka sebepten dolayı ölüm korkusuyla yurtlarından çıkmalarının haberi sana ulaşmadı mı? Onlar İsrâiloğulları'ndan bir topluluktu. Allah onlara: \"Ölün\" dedi de, onlar da ölüverdiler. Sonra onlara bütün işlerin Allah’ın elinde olduğunu, onların kendilerine fayda ve zarar verme gücüne sahip olmadıklarını göstermek için, onları tekrar hayata döndürdü. Muhakkak ki Allah, insanlar üzerinde ihsan ve lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu bunca nimetlerine karşı Allah’a şükretmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 244,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 39,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">244-<\/span> Ey Müminler! Dinine yardım etmek ve kelimesini yüceltmek için Allah'ın düşmanlarıyla savaşın. Şunu iyi bilin ki; Allah sözlerinizi işitir, niyetlerinizi ve yaptıklarınızı bilir ve size bunların karşılığını verir."
        },
        {
            "ayah_number": 245,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 39,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">245-<\/span> Kim borç veren kimsenin yaptığını gibi, kendisine kat kat artmış olarak geri dönmesi için malını iyi niyet ve gönül rahatlığıyla Allah yolunda infak eder? Doğrusu Allah, rızık, sağlık ve diğer şeylerde darlık verdiği gib yine bütün bunlarda hikmeti ve adaletiyle genişlik verendir. Ahirette bir tek O'na döneceksiniz. O da amellerinize göre size karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 246,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 40,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">246-<\/span> Ey Peygamber! Sana İsrâiloğulları'ndan olup Musa -aleyhisselam-’ın döneminden sonra gelen soyluların haberi ulaşmadı mı? Onlar kendi peygamberlerine şöyle deyince: \"Bize bir hükümdar belirle ki; onunla beraber Allah yolunda savaşalım.\" Peygamberleri de onlara şöyle dedi: \"Ben, Allah’ın size savaşı farz kılmasının ardından Allah yolunda savaşmamanızdan korkarım.\" Bunun üzerine onlar, kendileri hakkındaki kaygısını inkâr ederek şöyle dediler: \"Allah yolunda savaşmamızı gerektiren şeylerin hepsi bizde bulunduğu halde bize ne engel olabilir? Düşmanlarımız bizi vatanlarımızdan çıkardı ve çocuklarımızı esir etti. Vatanlarımızı geri alıp esirlerimizi kurtarmak için savaşalım.\" Allah onlara savaşı farz kılınca da çok azı dışında vaadine vefa göstermeyerek yüz çevirdi. Allah emirlerinden yüz çeviren, kendisiyle yaptığı anlaşmayı bozan zalimleri çok iyi bilir. Bu yaptıklarından ötürü de onlara karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 247,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 40,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">247-<\/span> Peygamberleri onlara şöyle dedi: \"Şüphesiz Allah bayrağı altında onunla beraber savaşmanız için Tâlût'u size hükümdar kıld.” Onların soyluları bu seçimi kınayıp itiraz ederek; “Biz hükümdarlığa ondan daha layık olduğumuz halde o, bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Çünkü o, bir hükümdarın oğlu değildir. Bu hükümdarlığında ona yardımcı olacak geniş bir servete de sahip değildir.” dediler. Peygamberleri onlara şöyle dedi: \"Muhakkak ki Allah, onu sizlerin üzerine hükümdar olarak seçti ve onun ilminin genişliğini ve bedensel gücünü artırdı.\" Allah mülkünü, hikmeti ve rahmetiyle dilediğine verir. Allah'ın lütfu çok geniştir, dilediğine verir, kullarından kimin müstahak olduğunu bilir."
        },
        {
            "ayah_number": 248,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 40,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">248-<\/span> Peygamberleri onlara tekrar şöyle dedi: Onun sizin üzerinize hükümdar olarak seçildiğinin doğruluğunu gösteren alamet, Allah'ın, sandığı tekrar size geri döndürmesidir. -Bu, İsrâiloğulları'nın çok değer verdiği ve ellerinden alınmış bir sandıktır- Onunla beraber huzur vardır. Musa ve Harun ailesinin geriye bıraktığı asa ve levhaların olduğu bir sandıktır. Eğer gerçek müminlerseniz, bu durumda sizin için apaçık alametler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 249,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 41,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">249-<\/span> Tâlût askerleriyle beraber o beldeden çıktığı zaman onlara şöyle dedi: \"Allah sizi bir nehirle sınayacak. Kim ondan içerse o benim yolum üzerine değildir ve savaşta bana eşlik edemez. Her kim de ondan içmezse şüphesiz o benim yolum üzerinedir ve savaşta bana eşlik eder. Mecbur kalıp eliyle sadece bir avuç içen kimse ise müstesnadır, ona bir günah yoktur.” Askerlerin çok azı aşırı susuzlukla beraber su içmeyerek sabretti ve çoğunluğu nehirden içtiler. Tâlût ve onunla beraber olan Müminler nehri geçtiği zaman askerlerden bazıları: \"Bizim bugün Câlût ve askerleriyle savaşmaya gücümüz yok\" dediler. Kıyamet günü Allah'a kavuşacağından emin olanlar ise şöyle dediler: \"Nice sayıları az mümin topluluk Allah'ın izni ve yardımıyla sayıları çok olan kâfir toplulukları yenmiştir. Zaferde ölçü, çoklukla değil imanladır. Allah sabreden kullarıyla beraberdir. Onlara destek olur ve yardım eder."
        },
        {
            "ayah_number": 250,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 41,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">250-<\/span> Câlût ve askerlerinin karşısına çıktıkları zaman, dualarıyla Allah'a yönelerek şöyle dediler: \"Ey Rabbimiz! Kalbimize oluk oluk sabır akıt ve ayaklarımızı sabit kıl ki, kaçmayalım ve düşmanlarımızın önünde yenilmeyelim. Kâfirlere karşı bize kuvvetin ve desteğinle yardım et!\""
        },
        {
            "ayah_number": 251,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 41,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">251-<\/span> Allah'ın izniyle onları hezimete uğrattılar ve Davut onların komutanları olan Câlût'u öldürdü. Allah da ona hükümdarlık ve peygamberlik verdi. Ona dilediği çeşitli ilimleri öğreterek dünya ve ahiret için uygun olan özellikleri onun için bir araya getirdi. Şayet Allah'ın insanların birbirinin fesadını engellemesi sünneti (kanunu) olmasa yeryüzü fesatçıların egemen olması sebebiyle bütünüyle bozulurdu. Fakat Allah, bütün mahlûkatına karşı büyük lütuf sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 252,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 41,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">252-<\/span> Ey Peygamber! İşte bu sana okuduğumuz, verdiği haberlerde doğruluk, koyduğu hükümlerde adalet içeren, apaçık beyan edilmiş Allah'ın ayetleridir. Hiç şüphesiz sen de âlemlerin Rabbinin gönderdiği peygamberlerdensin."
        },
        {
            "ayah_number": 253,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 42,
            "translated_text": "İşte sana haber verdiğimiz bu elçilerimizin bazılarını bazılarına vahiyde, kendilerine tabi olan kimselerde ve derecelerinde üstün kıldık. Onlardan kimi ile Allah konuşmuştur. Örneğin Musa -aleyhisselam-. Kimini de yüksek derecelere eriştirmiştir. Bunun misali de Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'dir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in insanlara gönderilmesiyle birlikte peygamberlik sona ermiş ve onun ümmeti diğer ümmetler üzerine fazilet bakımından üstün kılınmıştır. İsa -aleyhisselam-'a ise ölüleri diriltmek, körleri ve abraşlıları iyileştirmek gibi peygamberliğine delalet eden açık mucizeler verdik. Allah Teâlâ'nın emirlerini yerine getirmeye güç yetirebilmesi için onu Cebrâil -aleyhisselam- ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine gelen apaçık delillerden sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilâfa düştüler ve fırkalara bölündüler. Onlardan bir kısmı iman etti; bir kısmı da küfre girdi. Eğer Allah dileseydi, birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat Allah, dilediğini yapar. Allah dilediği kimseleri rahmeti ve fazileti ile imana iletir. Hidayet eder ve dilediği kimseleri de adaleti ve hikmeti ile saptırır."
        },
        {
            "ayah_number": 254,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 42,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Allah'a iman edin ve O'nun Rasûlüne tabi olun. Size rızık olarak verdiğimiz çeşitli helal şeylerden kıyamet günü gelmeden önce (Allah yolunda) harcayın. O gün, insanın hiç bir fayda elde edebileceği alışverişin olmadığı, bu zorluk zamanında arkadaşlığın ve dostluğun fayda vermediği, aracılığın herhangi bir zararı savamadığı ve bir fayda veremediği bir gündür. O gün, ancak Allah'ın izin vermesinden sonra ve kendilerinden razı olduğu kimseler için bir fayda vardır. Kâfirler, Allah'a karşı nankörlük edip küfre girdiklerinden dolayı işte asıl zâlim olanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 255,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 42,
            "translated_text": "Allah; O'ndan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah olmayandır. O; kâmil bir hayata sahip olan ve kendisine ölümün ve bir eksiklğin asla ulaşmadığı el-Hayy'dır. O, kendi nefsi ile kaim olan ve yarattıklarının hepsinden müstağni olan (onlara hiçbir şekilde ihtiyaç duymayan) ve mahlûkatın tamamının ise her halinde kendisine muhtaç olup O'nun ile kaim olduğu el-Kayyûm'dur. O'nu uyuklama ve uyku almaz. Bu O'nun hayatının ve kendi nefsi ile kaim oluşunun kemâli sebebiyledir. Göklerde ve yerdeki mülk tek başına O'nundur. O'nun izni olmadan O'nun katında hiç kimse şefaat edemez. (Ancak O'nun izninden ve razı olmasından sonra biri, başka bir kimse için şefaatçi olabilir) O, yarattığı kullarının işlerinde vuku bulan her şeyi bilendir ve aynı şekilde onların gelecekte karşılaşacakları ve meydana gelecek olan şeyleri de bilendir. Kullar, Allah'ın ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar ve kuşatamazlar. Ancak Allah'ın kendilerine izin verdiği kadarını kavrayabilirler. O'nun Kürsü'sü -burası Rabb Teâlâ'nın ayaklarını koyduğu yerdir- bütün genişliğine yüceliğine rağmen gökleri ve yeri kaplamıştır. Gökleri ve yeri korumak ve bunları muhafaza etmek O'na ağır gelmez. O, zatı, kadri ve üstünlüğü ve galip oluşu ile yüce olandır. Mülkünde ve hükümranlığında azametli olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 256,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 42,
            "translated_text": "İslam dinine girişte herhangi bir kimseye zorlama yoktur. Çünkü İslam; apaçık ve hak dindir. Hiç kimsenin (dine girmek için) zorlanmasına ihtiyacı yoktur. Hak yol batıl yoldan ayrılmıştır. Kim, Allah'ın dışında ibadet edilen herşeyi reddeder ve onlardan uzak durur ve tek olan Allah'a iman ederse kıyamet günü kurtuluşa erinceye kadar kopmayacak olan en güçlü vesile ile İslam dinine yapışmış ve tutunmuş olur. Allah, kullarının söylediklerini hakkıyla işiten, yaptıklarını hakkıyla gören (kıyamet günü kullarına) yapmış oldukları şeylerin karşılığını verecek olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 257,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 43,
            "translated_text": "Allah, kendisine iman edenleri dost edinir, onları başarılı kılar ve onlara yardım eder. Onları küfrün ve cehaletin karanlıklarından imanın ve ilmin nuruna çıkarır. Kâfirlerin dostları, Allah'a ortak koşulan ortaklar ve putlardır. Onlara küfrü süslü göstermişlerdir. Onları imanın ve ilmin nurundan, küfrün ve cehaletin karanlıklarına çıkarırlar. İşte bunlar Cehennem ashabıdırlar ve orada ebedî bir şekilde kalacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 258,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 43,
            "translated_text": "Ey Peygamber! İbrahim -aleyhisselam- ile Allah'ın rubûbiyeti ve tevhidi hakkında tartışıp çekişen şu azgın adamın cüretkârlığından daha çok şaşılacak bir şey gördün mü? Bu azgın adamdan bu cüretkâr tavır meydana gelmiştir. Çünkü o, Allah'ın kendisine mülk verdiği bir kimsedir. İbrahim -aleyhisselam- ona, Rabbinin sıfatlarını açıklayarak şöyle demiştir: \"Benim Rabbim yaratılmış olan varlıkları yaratan ve onları öldürendir.\" Azgın olan o kimse ise inat ile; \"İstediğimi öldürüp istediğimi bağışlayarak ben de öldürür ve diriltirim.\" dedi. Bunun üzerine İbrahim -aleyhisselam- ona, daha büyük bir delil ile geldi ve şöyle dedi: \"Muhakkak ki benim Rabbim güneşi doğduğu yerden getirir, sen de güneşi batıdan getirsene!\" dedi. Bu güçlü ve üstün gelen delil karşısında azgın kimse şaşırdı ve kesiliverdi. Allah, zulümleri ve azgınlıkları sebebi ile zalimleri kendi yolunu tutmak hususunda muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 259,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 43,
            "translated_text": "Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış, sakinleri helak olmuş ve ıssız hale gelmiş bir köye uğrayan kimsenin halini gördün mü? Bu adam şakınlık ile şöyle demişti: \"Ölümünden sonra bu köy halkını Allah nasıl diriltecek?\" Böylece Allah, bu adamı yüz yıl öldürdü ve sonra diriltip ona: \"Kaç yıl ölü olarak kaldın?\" diye sordu. O, cevaben şöyle dedi: \"Bir gün yahut daha az\" Allah, ona: \"Hayır, aksine tam yüz sene kaldın. Yiyeceğine ve içeceğine bak ki değişikler en çabuk yiyecek ve içecekte olmasına rağmen o bulunduğu hal üzere kalmış ve henüz bozulmamıştır. Ve ölü eşeğine de bak. Seni insanlara onlar öldükten sonra tekrar diriltileceklerine dair açık bir delil kılacağız.\" dedi. \"Şimdi sen eşeğinin birbirinden ayrılıp uzaklaşmış olan kemiklerine bak, onları nasıl kaldırıyor ve birbirine geçiririp düzenliyor, sonra ona nasıl et giydiriyor ve böylece ondaki hayatı nasıl geri döndürüyoruz.\" dedi. Adam bunu görünce onun için işin hakikkati ortaya çıktı ve Allah'ın kudretini anlayıp itiraf ederek dedi ki: \"Şimdi iyice biliyorum ki, Allah her şeye kadirdir.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 260,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 44,
            "translated_text": "Ey (Muhammed)! İbrahim -aleyhisselam-'ın Rabbi'ne; \"Ey Rabbim! bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster!? dediğini hatırla. Allah ona: Yoksa buna inanmadın mı? dedi. İbrahim -aleyhisselam-:İnandım,kesinlikle iman ettim fakat kalbimin daha çok tatmin olması için istiyorum, dedi. Yüce Allah, ona emrederek şöyle buyurdu: \"Yanına dört çeşit kuş al,sonra onları kesip parçala, ardından etrafındaki her dağın başına onlardan bir parça koy. Sonra da onları kendine çağır; koşarak sana gelirler. Onlara canları geri dönmüştür. Ey İbrahim! Bil ki Allah mülkünde Azîz'dir,işinde, şeriatinde ve yaratmasında hakîm olandır, buyurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 261,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 44,
            "translated_text": "Mallarını Allah yolunda harcayan müminlerin örneği, bir çiftçinin verimli bir araziye ektiği yedi başak bitiren bir tane gibidir. Her başakta yüz tane vardır. Allah kullarından dilediğine sevaplarını kat kat, hesapsızca ve bol olarak verir. Allah, ihsanı bol olan ve çokça sevap almayı hak eden kullarını hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 262,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 44,
            "translated_text": "Mallarını Allah'a itaat etme ve O'nun rızasını kazanmak uğrunda harcayıp, bu çabalarından sonra yaptıklarının sevabını boşa çıkaracacak, başa kakma ve minnet altında bırakma gibi davranışlarda bulunmayanların mükâfatları Rableri katındadır. Karşılaşacakları şeyler hususunda da onlara bir korku yoktur. Onlar elde ettikleri yüce nimetlerden dolayı geçmişte olanlara üzülmeyeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 263,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 44,
            "translated_text": "Müminin kalbine mutluluk veren güzel söz ve sana kötülük yapanı affetmen; sadaka verilen kimseye, verilen sadakanın başa kakılması ve incitme ile verilen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah'ın, kullarına ihtiyacı yoktur ve O, kullarını cezalandırmakta acele etmeyendir."
        },
        {
            "ayah_number": 264,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 44,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Allah'a iman edin ve onun Rasûlüne tabi olun. Başa kakmak suretiyle eziyet ederek sadakalarınızın sevabını ifsad etmeyin. Böyle yapanların misali insanların onu görmesi ve övmesi için malını sarf eden kimseye benzer. O kimse kâfir bir kimsedir. Allah'a ve Kıyamet Günü'ne iman etmez ve Kıyamet Günü'ndeki sevap ve cezaya da iman etmez. Bunun misali; üzerinde toprak bulunan kaygan bir kayaya benzer. Bu kayaya sağanak bir yağmur isabet ettiğinde onun üzerindeki toprağı alıp götürür ve böylece o kaya, üzerinde hiçbir şey olmayan bir kaya haline gelir. İşte riya yapanların amellerinin ve vermiş oldukları sadakaların sevaplarının gidişi de böyledir. Böyle kimseler için Allah katında amellerinden hiçbir şey kalmaz. Allah kâfirlere hidayet etmez, onları rızasına ve onlara fayda verecek olan amellere ve infak etmeye ulaştırmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 265,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 45,
            "translated_text": "Nefisleri sıdk ile mutmain olmuş bir şekilde mallarını Allah'ın hoşnutluğunu talep etmek ve içlerindeki imanı sağlamlaştırmak için sarf edenlerin durumu ise, bir tepe üzerindeki bahçenin durumu gibidir. Bol yağmur isabet edince meyvelerini kat kat verir. Bol yağmur yağmazsa hafif bir yağmur yağsa, toprağının güzel olması sebebi ile bu ona yeter. İşte ihlas sahibi kimselerin harcamalarını Allah böyle kabul eder ve onların harcamaları az dahi olsa Allah onların ecirlerini kat kat verir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. İhlas sahibi kimselerin ve riya yapan kimselerin durumu Allah'a gizli kalmaz. O, herkese hak ettiğinin karşılığını verendir."
        },
        {
            "ayah_number": 266,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 45,
            "translated_text": "Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, arasından tatlı sular akan ve kendisi için orada her çeşit güzel meyveden (bir miktar) bulunan bir bahçesi olsun da, sonra buranın sahibine kendisi bakıma muhtaç ve çalışamayan durumda olan çoluk çocuğu varken ihtiyarlık gelip çatsın. Bahçeye de içinde ateş bulunan bir kasırga isabet ederek bahçesinin tamamını yakıp kül etsin! Halbuki o, buna kendisinin yaşlılığında ve çocuklarının acizliğinde en çok ihtiyaç duyar bir haldedir. İşte malını insanlara gösteriş yapmak için sarfeden kimsenin durumu bu adamın durumu gibidir ki; o kıyamet günü Allah'ın huzuruna iyi amelleri olmadan gelir. Halbuki onun, iyi amellere en çok ihtiyaç duyduğu zaman Kıyamet Günü'dür. İşte Allah, bu örnekteki açıklamada olduğu gibi dünya ve ahirette size faydası olan şeyleri açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz."
        },
        {
            "ayah_number": 267,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 45,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Allah'a iman edin ve O'nun Rasûlüne tabi olun. Kazandıklarınızın helal olanların iyilerinden ve yerden size çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Sakın bunların kötülerinden infak etmeyin. Size verildiğinde, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Size verildiğinde kendinizin kabul etmeyeceği bir şeye nasıl olur da Allah için razı oluyorsunuz. Biliniz ki Allah zengindir. Sizin verdiklerinize muhtaç değildir, zatında ve fiillerinde övgüye lâyık olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 268,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 45,
            "translated_text": "Şeytan sizi, fakirlik ile korkutur ve size cimriliği telkin eder. Yine size günah işlemeyi ve masiyeti emreder. Allah ise size, büyük bir bağışlanma ve bol rızık vadeder. Allah fazlı geniş olan ve kullarının hallerini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 269,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 45,
            "translated_text": "Allah, dilediği kuluna sözde doğruluğu ve amelde doğru hal üzere olmayı nasip eder. Kime bunlar verilmiş ise, ona pek çok hayır verilmiştir. Allah'ın ayetlerini ancak, kâmil akıl sahipleri düşünürler ve O'nun ayetlerinden ibret alırlar. Böylece onlar, bu şekilde ayetlerin nuru ile aydınlanırlar ve doğru yola iletilirler."
        },
        {
            "ayah_number": 270,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 46,
            "translated_text": "Allah'ın rızasını kazanmak kasdı ile az ya da çok olarak yaptığınız her harcama yahut sizlere farz olmamasına rağmen kendiliğinizden, isteyerek yerine getirdiğiniz hayırlı nafile ameller yüce Allah tarafından bilinmektedir. O'nun katında bunlardan hiçbir şey zayi olmaz. O, bunların karşılığını en büyük şekilde verecektir. Üzerlerine farz olan sorumlulukları yerine getirmeyen ve Allah'ın sınırlarını aşan zalimlerin kıyamet günü kendilerinden azabı savacak hiç bir yardımcıları yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 271,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 46,
            "translated_text": "Sadakaları (zekât ve benzeri hayırları) açıktan vermeniz güzeldir. Sadakaları gizliden vermeniz ise açıktan vermenizden daha hayırlıdır. Çünkü bu ihlasa daha yakındır. İhlaslı kimselerin sadakaları, onların günahlarının örtülmesine ve bağışlanması sebep olur. Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilir. Sizin durumlarınızdan hiçbir şey ona gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 272,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 46,
            "translated_text": "Ey peygamber! İnsanların hakkı kabul etmeleri, hakka boyun eğmeleri ve buna gelmeleri için onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Sana düşen ancak onlara bu hakkı göstermen ve onlara hakkı öğretmendir. Hakkı kabul hususundaki muvaffakiyet ve hidayete iletilmek Allah'ın elindedir. Allah, dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınızın iyiliği size döner. Çünkü Allah'ın buna ihtiyacı yoktur. Yapacağınız hayırlar ancak Allah'ın rızasını kazanmak için olmalıdır. Gerçek müminler, sadece Allah'ın rızasını kazanmak için infak ederler. Hayır olarak verdiğiniz az ya da çok ne varsa; karşılığı size tam olarak eksiksiz bir şekilde verilir. Muhakkak ki Allah hiç kimseye zulmetmez."
        },
        {
            "ayah_number": 273,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 46,
            "translated_text": "Allah yolunda cihad etmeleri rızık olarak bir şeyler bulmak için yolculuğa çıkmalarına engel olan fakirler için de malınızdan bir pay ayırın. Onların durumundan haberdar olmayan kimseler iffetlerinden dolayı isteyemedikleri için bu fakirleri zengin zannederler. Onları tanıyan kimseler ise, üzerlerinde ve kıyafetlerinde ihtiyaç sahibi olduklarına dair açıkça görülen işaretler ile onları bilirler. Onların özelliklerinden biri de ihtiyaçlarını insanlardan ısrarla isteyen diğer fakirler gibi değildirler. Allah, sizin mallarınızdan ve diğer şeylerinizden infak ettiklerinizi hakkı ile bilir. Allah size bu yaptıklarınızın karşılığını büyük bir ecir olarak verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 274,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 46,
            "translated_text": "Allah'ın rızasını kazanmak için mallarını riya ve gösteriş olmaksızın gece ve gündüz, gizli ve açık hayra sarfedenler var ya, onların mükâfatları kıyamet günü Allah katındadır. Karşılaşacakları şeyler hususunda onlara korku yoktur. Onlar, Allah'tan bir fazilet ve nimet olarak dünyada gelip geçen şeylere de üzülmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 275,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 47,
            "translated_text": "Faiz yiyenler ve faizle çalışanlar, kıyamet günü kabirlerinden Şeytan çarpmış kimselerin düşüp kalkması gibi kalkarlar. Bu; onların faiz yemeyi helal saymaları ve faiz ile Allah'ın helal kıldığı alım-satımın arasını ayırmamaları sebebiyledir. Onlar:\"Zaten alışveriş de faiz gibidir\" dediler. Çünkü bunlara göre her ikisinde de malın artması vardır. Bundan dolayı Allah, onların sözünü reddetmiştir. Allah Teâlâ onların bu kıyaslarını ve yalanlarını boşa çıkarmış ve alım-satımı, içinde genel ve özel faideler olması sebebi ile helal kıldığını açıklamıştır. Faizi ise; insanların mallarını haksız olarak ve zulüm ile bir karşılık olmaksızın yemeyi içerdiği ettiği için haram kılmıştır. Artık kime, Rabbinin katından içerisinde faizden sakındıran ve bundan yasaklayan öğüdü ulaşmışsa o kimse faize son versin ve bundan dolayı Allah'a tevbe etsin. O kimsenin tevbe etmeden önce faiz yoluyla aldıklarından dolayı kendisine bir günah yoktur ve artık gelecekte onun işi Allah'a kalmıştır. Artık her kim de Allah'ın yasaklamasından sonra tekrar faiz yemeye dönecek olursa, bu kimseye delil ulaşmış ve hüccet ikame olunmuştur. Cehennem'e girmeyi ve ebedi kalmayı haketmiştir. Bu ebedi kalmaktan kasıt Cehennem'de uzun bir müddet kalmaktır. Muhakkak ki, ebedi bir şekilde kalmak sadece kâfirler içindir. Tevhid ehline gelince Cehennem'de ebedi olarak bırakılmayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 276,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 47,
            "translated_text": "Allah, faizden gelen malı somut olarak telef eder yahut soyut anlamda içerisindeki bereketi alıp, giderir. Sadakaların ise karşılığını kat kat vererek arttırır ve sadaka verenlerin mallarını çoğaltır. Her iyilik on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık bulur. Sadaka verenlerin mallarına bereket verir. Allah, hiçbir inatçı, haramı helal sayan, isyana ve günah işlemeye devam eden kâfiri sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 277,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 47,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah'a iman edip Rasûlüne tabi olanlar, salih amel işleyenler, namazı Allah'ın emrettiği gibi tam bir şekilde kılanlar ve zekâtı hak eden kimselere verenler için Rableri katında mükâfatları vardır. Karşılaşacakları şeylere dair onlar için bir korku yoktur ve onlar gelip geçen dünya ve onun nimetleri hususunda da mahzun olmayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 278,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 47,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Ve Rasûlüne uyanlar, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan korkun. Gerçekten müminler iseniz Allah'ın yasaklamış olduğu faizi ve insanların yanında size ait olan faiz mallarından geri kalanı istemeyi bırakın."
        },
        {
            "ayah_number": 279,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 47,
            "translated_text": "Eğer emrolunduğunuz şeyi yapmazsanız, bunun Allah’a ve elçisine karşı açılmış bir savaş olduğunu kesinlikle bilin. Şayet Allah'a tevbe eder ve faizi terkederseniz, borç verdiğiniz ana paranız sizindir. Böylece ana paranızın üzerine ilave olarak bir şey almamak sureti ile kimseye zulmetmemiş ve malın eksiltilmemesi ile de zulme uğramamış olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 280,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 47,
            "translated_text": "Eğer verdiğiniz borcunuzu kendisinden istediğiniz kimse darda ve borcunu ödeyemiyor ise, mal elde edip eli genişleyinceye ve borcunu ödeyinceye kadar ona mühlet verin. Verdiğiniz şeyi almayıp, istemeyi bırakmak sureti ile yahut da bir kısmını tasaddukta bulunup bağışlarsanız, biliniz ki bunun fazileti Allah Teâlâ katındadır."
        },
        {
            "ayah_number": 281,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 47,
            "translated_text": "Hepiniz, Allah’a döndürüleceğiniz o günün azabından korkun. O gün; siz O'nun huzurunda duracaksınız. Sonra herkese hayır ve şer olarak kazandığının karşılığı verilir. Ne sevaplarınızın eksiltilmesi ile ve ne de günahlarınıza karşılık olan cezanızın artırılması ile zulme uğratılmazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 282,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 48,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Allah'a iman edin ve onun Rasûlüne tabi olun. Belirli bir süreye kadar birbirinize borç verdiğiniz zaman aranızdan bir katip onu doğru ve hak olarak yazsın. Katip, Allah'ın kendisine öğrettiği gibi şeriata uygun bir şekilde yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Borçlu olan kimse katibe yazdırsın. Böylece bu ondan borç aldığına dair bir onay olsun. Borçlu kimse, Rabbinden korksun ve borcunun türünden, miktarından ve sıfatından herhangi bir şeyi eksiltmesin. Eğer borçlu kimse küçük olması yahut akılsız, deli olması sebebiyle yahut da dilsiz olması ve benzeri sebeple bunu yapamıyorsa, ondan sorumlu olan velisi hak ve insaf ile bunu yazdırsın. Borcu yazmak için adil ve akıl sahibi iki erkek şahit getirin. Eğer iki erkek bulamazsanız, bir erkek ve iki kadın şahit getirin. Kendilerinden din ve emanet hususunda razı olduğunuz bir erkek ve iki kadın şahit getirin. Eğer bu iki kadından biri unutacak olursa diğeri ona hatırlatsın. Şahitlerden borç ve borca dair şahitlik etmeleri istenirse bundan imtina edip, geri durmasınlar. Borcu belirlenen süreye kadar yazmaktan üşenmeyin. Borcu yazmak; Allah'ın dininde daha adaletli olan bir davranıştır ve şahitlerin şahitliğinin eda edilmesi için de tam olanıdır. Aynı şekilde şüpheyi ortadan kaldırmak için de en güzel olan budur. Borcunun türü, miktarı ve süresi hususundaki şüpheyi ortadan kaldırmak için de en doğru olan yol bu yoldur. Ancak aranızda yaptığınız alışverişin peşin bir ticaret olması ve malın bedelinin de hazır olması halinde ihtiyaç duyulmadığı için yazmayı bırakmanızda bir beis yoktur. Şahitlere ve borcu yazan kimselere bir zarar yoktur. Kendilerinden yazmaları ve şahitlik yapmaları istenen kimselere zarar vermeniz caiz değildir. Eğer sizden böyle bir şey sadır olursa bu Allah'a taatten çıkıp masiyete girmektir. Ey müminler! Allah'ın emirlerini yerine getirip ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Allah, dünya ve ahirette sizin yararınıza olacak olan şeyleri açıklamaktadır. Allah, herşeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 283,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 49,
            "translated_text": "Eğer yolculukta iseniz ve sizin için borç belgesini yazacak olan bir kâtip de bulamamışsanız, hak sahibinin borç verdiği kimse borcunu ödeyinceye kadar bir güvence olarak borca karşılık rehin alması yeterlidir ve bu onun hakkıdır. Eğer birbirinize güvenirseniz verilen borç, borç verilen kimsenin zimmetinde bir emanettir. Kendisine güvenilen kimse borcunu ödesin. Borç alan kimsenin Allah'tan korkması ve aldığı borçtan hiçbir şeyi inkar etmemesi gerekir. Eğer borç alan kimse borç aldığını inkâr edecek olursa, bu borç alıp verme olayına şahitlik eden kimse buna dair şahitliğini yerine getirsin. Şahit olan kimsenin şahitliğini gizlemesi caiz olmaz. Kim onu gizlerse, o mutlaka günahkâr ve fâcîr bir kalbe sahiptir. Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir. Hiçbir şey ona gizli kalmaz. O, yaptığınız amellere göre size haketiğiniz karşılığı verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 284,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 49,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde ne varsa bunların yaratılması, sahipliği ve idaresi tek olarak Allah'a aittir. Sizler kalplerinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah bunu bilir. Allah, bunun üzerine sizi hesaba çekecektir. İşte bundan sonra Allah, rahmeti ve fazlı ile dilediği kimseyi bağışlar. Adaleti ve hikmeti ile de dilediği kimseye azap eder. Allah herşeye kâdirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 285,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 49,
            "translated_text": "Rasûl Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, Rabbinden kendisine indirilen herşeye iman etmiştir. Mü’minler de. Hepsi de Allah’a, meleklerinin hepsine, peygamberlerine indirdiği kitaplarının hepsine ve Allah'ın gönderdiği rasûllerinin hepsine iman etmişlerdir ve şöyle demişlerdir: \"Allah’ın peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırmayız\" Şöyle dediler: \"Bize emrettiğin ve bizi yasakladığın herşeyi işittik, bize emrettiklerini yapmak ve yasakladıklarından kaçınmak hususunda sana itaat ettik. Rabbimiz! Bizi bağışlamanı dileriz. Şüphesiz her işimizde dönüşümüz ancak sanadır."
        },
        {
            "ayah_number": 286,
            "surah_number": 2,
            "page_number": 49,
            "translated_text": "Allah,bir kimseyi ancak güç yetirebileceği amellerden sorumlu tutar. Çünkü Allah'ın dini kolaylık üzerine bina edilmiştir ve O'nun dininde meşakkat yoktur. Kim hayırlı bir amel yaparsa ona yaptığı amelin sevabı eksiltilmeden verilir. Kötü amel işleyen kimseye de yaptığı kötü amelin karşılığı olarak günah vardır. Bu kimsenin günahını bir başkası yüklenmez. Peygamber ve müminler, Rabbimiz! Eğer unutursak, bir işte hata yaparsak yahut kasıtsız olarak bir söz söyleyecek olursak bizden önce zulümleri sebebiyle cezalandırdığın Yahudiler gibi bizi de cezalandırma. Rabbimiz! Emirlerden ve yasaklardan gücümüzün yetmeyeceğini ve bize meşakkat verecek şeyleri bize yükleme. Günahlarımızı bağışla. Bizi affet ve fazlın ile bize merhamet et. Sen bizim mevlâmız ve yardımcımızsın. Kâfir topluma karşı bize yardım et."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 50,
            "translated_text": "Elif, Lâm, Mîm: Huruf-u Mukatta'adır. Bunun aynısı daha önce Bakara Suresi'nde geçmiştir. Araplar, bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek hususunda aciz kalmışlardır. Halbuki Kur'an, surenin kendisi ile başladığı ve Araplar'ın da sözlerini kendisi ile meydana getirdiği bu harflerden oluşmaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 50,
            "translated_text": "Allah, O'ndan başka ibadete layık hiçbir hak ilah yoktur. O, ölümsüz olan ve kendisinde hiçbir eksikliğin de olmadığı, kemal bir hayat sahibidir. O; Kayyûm'dur: Kendi nefsi ile kaimdir, kullarından hiç kimseye muhtaç değildir. Bütün mahlukat O'nun ile kaimdir. Her hallerinde O'ndan müstağni değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 50,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">3-<\/span>4 Ey Peygamber! Haberlerinin doğru, hükümlerinin adaletli olduğu ve önceki ilahi kitaplara da uygun olan Kur'an'ı sana indiren O'dur. Bu kitapların arasında bir çelişki yoktur. O, Kur'an'ı sana indirmeden önce Tevrat'ı, Musa, İncil'i de İsa -aleyhimesselam-'a indirendir. Bu ilahi kitapların hepsi insanların din ve dünyalarının iyi olması hususunda hidayet ve irşad eder. O; Hak ile batılın, hidayet ile sapıklığın kendisi ile bilindiği Furkan'ı indirdi. Allah'ın sana indirdiği ayetleri inkar eden kâfirler var ya işte onlar için çetin bir azap vardır. Allah; hiç bir şeyin O'na üstün gelemeyeceği şekilde Aziz'dir. Peygamberlerini yalanlayanlardan ve emrine karşı gelenlerden intikam alandır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 50,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">3-<\/span>4 Ey Peygamber! Haberlerinin doğru, hükümlerinin adaletli olduğu ve önceki ilahi kitaplara da uygun olan Kur'an'ı sana indiren O'dur. Bu kitapların arasında bir çelişki yoktur. O, Kur'an'ı sana indirmeden önce Tevrat'ı, Musa, İncil'i de İsa -aleyhimesselam-'a indirendir. Bu ilahi kitapların hepsi insanların din ve dünyalarının iyi olması hususunda hidayet ve irşad eder. O; Hak ile batılın, hidayet ile sapıklığın kendisi ile bilindiği Furkan'ı indirdi. Allah'ın sana indirdiği ayetleri inkar eden kâfirler var ya işte onlar için çetin bir azap vardır. Allah; hiç bir şeyin O'na üstün gelemeyeceği şekilde Aziz'dir. Peygamberlerini yalanlayanlardan ve emrine karşı gelenlerden intikam alandır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 50,
            "translated_text": "Allah’a yer ve gökte olanlardan hiçbir şey gizli kalmaz. O'nun ilmi gizli ve açık her şeyi kuşatmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 50,
            "translated_text": "O, annelerinizin rahminde size erkek ya da dişi, güzel ya da çirkin, siyah ya da beyaz olmak üzere dilediği gibi şekil verendir. O'ndan başka ibadete layık hak ilah yoktur. O, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği şekilde Aziz'dir. Yaratmasında, idare etmesinde ve şeriatında hikmetli olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 50,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Kur'an'ı sana indiren O'dur. Kur'ân'ın bazı ayetleri vardır ki bunların delalet ettiği anlam açıktır. Herhangi bir karışıklık yoktur ve bunlar kitabın aslı ve çoğunluğudur. İhtilaf edildiğinde de bu ayetlere müracaat edilir. Kur'an'ın ayetlerinden bazıları da vardır ki, bu ayetler birden çok anlama gelebilmektedir ve bu ayetlerin anlamları insanların çoğuna açık gelmez. Kalplerinde eğrilik bulunan kimseler anlamı açık olan -muhkem- ayetleri bırakıp anlamı muhtemel ve açık olmayan müteşâbih ayetleri alırlar. Yaptıkları bu şeyle insanları şüpheye düşürmeyi ve saptırmayı amaçlamakta ve kendi batıl mezhep ve görüşlerine uygun olması için kendi yanılgılarına göre müteşabih ayetleri tevil etmektedirler. Bu ayetlerin anlamlarının hakikatini ve ulaşılması gereken tevillerini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşmiş olan temiz akıl sahipleri: \"Kur'ân'ın tamamına iman ettik, çünkü onun tamamı Rabbimizin katındandır\" derler. Bunlar; müteşâbihi muhkem ile tefsir ederler. Doğru akıl sahiplerinden başkası düşünüp sakınmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 50,
            "translated_text": "Bu ilimde derinleşmiş olan akıl sahipleri şöyle derler: Rabbimiz bizi doğru yola ilettikten ve sapmış olan kimselerin meylettiği şeylerden selamette kıldıktan sonra kalplerimizi meylettirerek haktan saptırma! Bize, kendisi ile kalplerimizin hidayet bulacağı o geniş rahmetinden ver ve bizi bu hidayet ile sapmaktan muhafaza eyle! Muhakkak ki sen çok veren ve çokça bağışlayansın."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 50,
            "translated_text": "Rabbimiz! Muhakkak ki sen; gerçekleşeceği hakkında hiçbir şüphe olmayan o gün, insanları hesaba çekilmeleri için bir araya getireceksin. Ey Rabbimiz! Muhakkak ki sen sözünden dönmezsin."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 51,
            "translated_text": "Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler var ya, işte malları ve evlatları dünyada ve ahirette, onlardan Allah'ın azabını savamazlar. Bu sıfatlar ile sıfatlanıp, nitelenen kimseler işte onlardır. Onlar; kıyamet günü Cehennem ateşinin kendisi ile tutuşturulacağı odunlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 51,
            "translated_text": "İşte bu kafirlerin hali, Allah'ı inkar edip O'nun ayetlerini yalanlayan firavun ailesi ve ondan öncekilerin hali gibidir. Allah, günahları sebebi ile onlara azap edecektir. Onlara malları ve evlatları fayda vermeyecektir. Kendisini inkar edenler ve ayetlerini yalanlayanlar için Allah'ın azabı şiddetlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 51,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Dinlerindeki bütün ayrılıklarına rağmen kâfirlere de ki: Yakında müminler tarafından yenilgiye uğratılacak ve küfür üzere öleceksiniz. Allah sizi Cehennem'de toplayacaktır. Orası sizin için ne kötü yataktır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 51,
            "translated_text": "Bedir günü, birbirlerine karşı savaşmak için karşı karşıya gelen iki grupta sizin için ibret ve deliller vardır. Bu gruplardan biri; Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve onun ashabıdır. Onlar, Allah'ın kelimesinin yüce olması için Allah yolunda savaşanlardır. Kafirlerin kelimesi ise alçak ve düşüktür. Bu grup ise övünme, riya ve asabiyet ile çıkan Mekke kafirleridir. Müminler, onları gözleriyle hakikaten kendilerinin iki katı olarak gördüler. Allah, dostlarına yardım etti. Allah, yardımı ile dilediğini destekler. İşte bunda,sayıları az da olsa yardımın iman ehli için olduğuna ve sayıları çok da olsa yenilginin kafirler için olduğuna dair basiret sahipleri için ibret ve nasihat vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 51,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, bir imtihan olarak kadınlar, evlatlar, altın ve gümüşten biriktirilmiş olan mallar, develer, davarlar, inekler, eğitilmiş güzel cins atlar ve ekinlerden oluşan dünyevî arzuları insanlara çekici ve hoş gösterdiğini haber vermiştir. Bunlar belirli bir müddet istifade edilen ve sonra yok olan dünya metaıdır. Müslümanın bunlara bağlanmaması gerekir. Asıl varılacak güzel yer Allah katındadır. Orası; genişliği gökler ve yer kadar olan Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 51,
            "translated_text": "Ey Peygamber de ki: Size, bu arzulardan daha hayırlı olanı haber vereyim mi? İtaat ederek ve isyanı terk ederek Allah'tan sakınanlara, saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan, Cennetler vardır. Orada ebedi kalırlar ve onlar ölmeyecekler ve yok olmayacaklardır. Onlar için yaratılış ve ahlak olarak her türlü kötülükten uzak temiz eşler vardır. Bununla birlikte onlara Allah’ın rızası vardır. Allah, onlara ebediyyen gazap edip, öfkelenmez. Allah, kullarının hallerini hakkıyla görendir. O'na bunlardan hiçbir şey gizli kalmaz. O, kullarına, yaptıkları amellerine göre karşılık verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 52,
            "translated_text": "Cennet ehli dualarında Rablerine şöyle yalvarırlar: \"Rabbimiz! Biz, sana kesin olarak iman ettik. Rasûllerine indirdiklerine iman ettik. Senin şeriatine (dinine) tabi olduk. Bizim işlediğimiz günahları bağışla ve bizi ateşin azabından koru!\""
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 52,
            "translated_text": "(Onlar): İtaatleri yerine getirmede, kötü amelleri terketmede ve başlarına gelen musibetlerde sabreden kimselerdir. Onlar; sözlerinde ve amellerinde sadık olanlardır. Onlar; Allah'a tam bir şekilde boyun eğip itaat edenlerdir. Onlar; Allah yolunda infak eden ve gecenin sonlarında Allah'tan bağışlanma dileyenlerdir. Çünkü bu vakit; duanın kabul edilmesine en yakın olan vakittir. Bu vakitte kalp, kendisini alıkoyacak şeylerden uzak olur."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 52,
            "translated_text": "Allah, Kendisinden başka ibadete layık hiçbir hak ilah olmadığına şahitlik eder. Bu da O'nun ilahlığına delalet eden şer'î ve kevnî ayetler iledir. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de bunu açıklamaları ve tevhide davet etmeleri ile şahittirler. Aynı şekilde şahitlik edilecek en yüce şey olan Allah'ın tevhidine (birliğine) ve O'nun yaratmasında ve şeriatinde adalet ile kaim olduğuna da şahitlik ederler. O'ndan başka (hak) ilah yoktur. O, yücedir, kimse O’na üstün gelemez. O, yaratmasında, düzenlemesinde ve şeriat kılmasında hikmetlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 52,
            "translated_text": "Allah katındaki makbul olan din; ancak İslam'dır. İslam, itaat ile sadece Allah'a boyun eğmek, kulluk ile O'na teslim olmaktır. Aynı şekilde peygamberlerin sonuncusu olan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kadar rasûllerin tamamına iman etmektir. Allah, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ile geçmiş dinleri sona erdirmiştir. O'nun şeriatinden başkasını kabul etmez. Yahudi ve Hristiyanlar, kendilerine ilim geldikten sonra ve ancak kendilerine hüccet ikame edildikten sonra, dinlerinde gruplar ve fırkalar olarak ayrıldılar. Kim, Allah’ın, peygemberlerine indirdiği ayetlerini inkâr ederse şüphesiz Allah, inkar edenlerin ve peygamberlerini yalanlayanların hesabını çok seri bir şekilde görendir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 52,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Sana indirilen hak hususunda seninle tartışmaya girerlerse onlara cevap olarak şöyle de: Allah Teâlâ'ya iman ederek ben, bana tabi olanlarla birlikte Allah'a teslim oldum. Ey Peygamber! Kitap ehline ve müşriklere deki: Sizler de Allah'a karşı ihlaslı bir şekilde ve benim getirdiklerime tabi olarak teslim oldunuz mu? Eğer onlar, Allah'a teslim olurlar ve senin şeriatine tabi olurlarsa hidayet yolunu tutmuş olurlar. Eğer onlar, İslam'dan yüz çevrirlerse senin üzerine düşen ancak kendisi ile gönderildiğin şeyi onlara tebliğ etmektir. Artık onların işi Allah'a kalmıştır. Allah Teâlâ, kullarını hakkıyla görendir. Her amel edene amel ettiği şeyin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 52,
            "translated_text": "Allah'ın, kendilerine indirdiği hüccetlerini inkâr edenler, peygamberlerini ancak zulüm ve düşmanlık ile haksız yere öldürürler. İnsanlardan adaleti emredenleri öldürürler. Onlar iyiliği emredip kötülükten sakındıranlardır. O katil kâfirleri elem verici bir azap ile müjdele!"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 52,
            "translated_text": "İşte bu vasıflar ile vasıflananlar var ya onların amelleri boşa gitmiştir. Onlar, Allah'a iman etmemeleri sebebi ile amellerinden dünyada ve ahirette hiçbir şekilde istifade edemezler. Azabı kendilerinden savacak olan bir yardımcıları da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 53,
            "translated_text": "Ey peygamber! Allah'ın kendilerine Tevrat'tan ilim ve senin peygamberliğinin delalet ettiği deliller verdiği Yahudilerin halini görmedin mi? Onlar, ihtilaf ettikleri hususlarda aralarında hüküm vermesi için Allah’ın kitabı Tevrat'a çağırılıyorlar da sonra onlardan alim ve yönetici olanlardan bir kısmı bundan dönüp uzaklaşıyor. Onlar, kendi arzularına uymadığı için Tevrat'ın hükmünden yüz çeviriyorlar. Halbuki -kendilerinin Tevrat'a tabi olan kimseler olduklarını iddia eden bu kimselerin- aralarında hüküm verilmesi için Tevrat'a başvuran en hızlı kimseler olmaları gerekirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 53,
            "translated_text": "Bu, haktan yüz çevirmek ve vazgeçmektir. Çünkü onlar ateşin, kıyamet günü onlara sayılı günlerin dışında dokunmayacağını ve sonra Cennet'e gireceklerini iddia etmişlerdir. Yalanlar ve batıl şeyler ile uydura geldikleri bu zanları onları aldattı. Allah'a ve dinine karşı cürertkâr davrandılar."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 53,
            "translated_text": "O gün onların halleri ve pişmanlıkları nasıl olur? Çok kötü olur. Hakkında şüphe olmayan o gün, kıyamet günüdür, onları hesap için toplarsak, iyiliklerinden eksilterek zulüm edilmeyecek ya da kötülüklerinde de herhangi bir arttırma yapmaksızın her nefse hak ettiği kadar verilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 53,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Rabbini överek ve yücelterek de ki: Allah'ım! Dünyada ve ahirette hakimiyetin yegane maliki Sensin! Allah’ım! Mülkü yarattıklarından dilediğine verirsin, dilediğinden de çekip alırsın, dilediğini yükseltir\/aziz kılarsın, dilediğini de alçaltır\/zelil edersin. Bütün bunlar, senin hikmetinle ve adaletinledir. Hayır tek başına sadece senin elindedir, şüphesiz senin her şeye gücün yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 53,
            "translated_text": "Kudretinin göstergelerinden biri de geceyi gündüze geçirirsin. Böylece gündüz vakti uzar. Gündüzü gecenin içine sokarsın ki, böylece gece uzar. Kâfirden Mümini taneden ekini çıkardığın gibi, diriden ölüyü çıkarırsın. Tavuktan yumurtayı, müminden kâfiri çıkaerdığın gibi ölüden diriyi çıkarırsın. Sen, dilediğini geniş bir şekilde hesapsızca ve sayısızca rızıklandıransın."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 53,
            "translated_text": "Ey Müminler! Sakın Müminleri bırakıp da sevip, yardım ederek kâfirleri veli\/dost edinmeyin. Kim bunu yaparsa, Allah’tan uzaklaşmış, Allah da ondan uzaklaşmıştır. Ancak onların hükümranlığında olmanız ve size gelebilecek tehlikelerden korunmanız başkadır. Onlara karşı düşmanlığı gizlemekle birlikte onların eziyetlerinden korunmak için onlara karşı yumuşak söz söylemenizde ve yumuşak davranmanızda bir sıkıntı yoktur. Allah, sizi kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Sakın O'na isyan ederek gazabına uğramayın. Kıyamet günü amellerinin karşılığını kendilerine vermek üzere kulların dönüşü sadece Allah’adır."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 53,
            "translated_text": "Ey Peygamber! De ki: Allah'ın yasakladığı şeylerden olan kâfirleri dost edinmek gibi hususları içinizde gizleseniz de açıklasanız da Allah, onu bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Allah’ın her şeye gücü yeter. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 54,
            "translated_text": "Kıyamet günü, her nefis hiçbir eksiklik olmaksızın hayır olarak yaptığı ameller ile karşılaşacaktır. Kötü ameller yapanlar ise işlediği kötü ameller ile kendisi arasında büyük bir zaman farkı olmasını temenni edecektir. Onun bu temenni ettiği nasıl olacak! Allah, sizi, kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Günah işleyerek kendinizi O'nun gazabına sokmayın. Allah, kullarına çok merhametlidir. Bundan dolayı Allah, sizi uyarmakta ve korkutmaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 54,
            "translated_text": "Ey Peygamber! De ki: Eğer gerçekten Allah'ı seviyorsanız açık ve gizli olarak benim getirdiğime tabi olun. Böylece Allah'ın sevgisine nail olursunuz ve O, sizin günahlarınızı bağışlar. Allah, kullarından O'na tevbe edenleri çokça bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 54,
            "translated_text": "Ey Peygamber! De ki: Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak Allah’a ve Rasûlü'ne itaat edin! Eğer bundan yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kendi emrine ve Rasûlünün emrine muhalefet etmeleri sebebiyle kâfirleri sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 54,
            "translated_text": "Allah, Adem -aleyhisselam-'ı seçti ve meleklerini ona secde ettirdi. Nûh -aleyhisselam-'ı seçti ve O'nu yeryüzündeki ilk rasûl kıldı. İbrâhîm -aleyhisselam-'ı seçti ve peygamberliği onun neslinde kalıcı kıldı. İmrân Ailesi'ni seçti ve bunları kendi zamanlarının halkına üstün kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 54,
            "translated_text": "İşte isimleri zikredilmiş olan bu peygamberler ve bunların yoluna tabi olanlar var ya; bunlar Allah'ı birlemede ve salih amel işlemede birbirlerinin soylarından gelen nesildir. Bunlar, faziletleri ve güzel ahlâkı birbirlerine miras olarak bırakırlar. Allah, kullarının sözlerini hakkıyla işiten ve yaptıkları amelleri hakkıyla bilendir. Bunun içindir ki O, onlardan dilediğini tercih eder ve dilediğini seçer."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 54,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Hatırla! Hani bir gün Meryem -aleyhisselam-'ın annesi ve aynı zamanda İmrân’ın karısı: \"Rabbim! Ben, karnımdakini halisane bir şekilde senin rızan için ve her şeyden azatlı bir kul olarak senin evine hizmet etmesi için sana adadım. Bunu benden kabul buyur. Şüphe yoktur ki sen, duamı hakkıyla işiten ve benim niyetimi hakkıyla bilensin.\" demişti."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 54,
            "translated_text": "Hamilelik süresi tamamlanınca karnındakini doğurdu ve özür diler bir şekilde -karnında taşıdığının erkek olmasını arzuluyordu- şöyle dedi: Ey Rabbim! Ben, onu kız doğurdum. Halbuki Allah, onun neyi doğuracağını en iyi bilendir. Onun temenni ettiği erkek yaratılış ve güç olarak ona verilen kız gibi değildi. Sonra şöyle dedi: \"Adını Meryem koydum, onu da onun soyunu da senin rahmetinden kovulmuş olan şeytandan sana sığındırıyorum.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 54,
            "translated_text": "Allah, onun bu adağını güzel bir kabul ile kabul etti, onu güzel bir şekilde yetiştirdi ve onun kalbinin üzerine kullarından salih kimselerin şefkatinden koydu. Zekeriya -aleyhisselam-'ı da onu bakmakla görevlendirdi. Zekeriya ne zaman yanına, onun bulunduğu ibadet mahalline girse yanında kolay elde edilmiş ve güzel yiyecek bulur ve Meryem'e hitaben: \"Ey Meryem! Sana bu rızık nereden geldi?\" dediğinde Meryem cevap olarak şöyle derdi: \"Bu rızık, Allah katındandır! Doğrusu Allah, dilediği kimseye hesapsız olarak bol rızık bağışlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 55,
            "translated_text": "Zekeriya -aleyhisselam-, İmran'ın kızı Meryem'e Allah Teâlâ'nın alışılmış olarak verdiğinden farklı olarak ona rızık verdiğini gördü. Kendisi yaşı ilerlemiş, hanımı da kısır olduğu halde Allah'ın ona bir çocuk vermesini ümit ederek şöyle dedi: \"Ey Rabbim bana güzel bir evlat ver! Muhakkak ki sen, dua edenin duasını işitir ve onun duasına icabet edersin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 55,
            "translated_text": "Zekeriya -aleyhisselam-, ibadet mekanında namazda kıyamda iken melekler ona seslenerek şöyle dediler: Allah, seni doğacak ve ismi Yahya olacak olan bir evlat ile müjdeliyor. Allah'tan bir kelimeyi Meryem'in oğlu İsa’yı doğrulayıcı olması -ki o Allah tarafından bir kelime olarak özel bir yaratılış ile yaratılmıştır- Bu çocuk (Yahya) ilimde ve ibadette kavminin efendisi, nefsini kadınlara yaklaşmak gibi şehevî arzularından engellemesi, zamanını Rabbine ibadete ayırması ve -yine- salihlerden bir peygamber olması ile bilinmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 55,
            "translated_text": "Melekler, Yahya -aleyhisselam- ile müjdelediği zaman Zekeriya -aleyhisselam- şöyle dedi: \"Ey Rabbim! Ben iyice yaşlanmış, karım da kısır iken (doğuramayacak halde iken) nasıl benim bir oğlum olacak!\" dedi. Allah, onun bu sözüne cevap olarak şöyle buyurdu: \"Senin yaşlı olduğun ve eşinin de kısır olduğu halde Yahya'nın yaratılması; Allah'ın normal yaratmasının tersine olağan üstü yaratışı gibidir. Çünkü Allah, her şeye kadirdir, hikmeti ve ilmi ile dilediğini yapar!\""
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 55,
            "translated_text": "Zekeriyya: “Ey Rabbim! Hanımımın benden hamile kalacağına dair bana bir işaret göster” diye niyaz etti. Allah da: \"Senin talep ettiğin delil şudur: Herhangi bir rahatsızlığın olmadığı halde insanlar ile üç gün üç gece boyunca işaret ve benzeri şeylerle anlaşmak dışında hiç konuşmamandır.\" dedi. \"O halde sen, gecenin sonunda ve başında Allah'ı çokça zikret ve tesbih et.\""
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 55,
            "translated_text": "Ey peygamber! Hani bir zamanlar meleklerin, Meryem -aleyhisselam-'a şöyle dediklerini hatırla: \"Ey Meryem! Allah seni, senin vasıflanmış olduğun övgüye değer özellikler sebebi ile seçti. Seni eksikliklerden temizledi ve seni yaşadığın zamandaki dünya kadınlarına üstün kıldı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 55,
            "translated_text": "Ey Meryem! Namazda kıyamını uzun tut! Rabbine secde et ve kullarından salih kimselerin rükû ettiği gibi rükû edenlerle birlikte rükû et."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 55,
            "translated_text": "Zekeriyya ve Meryem -aleyhimesselam-'dan sana zikretmiş olduklarımız, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Ey Peygamber! O alimler ve salih kimseler,hangisinin Meryem'in yetiştirilmesi hakkında daha çok hak sahibi olduğu konusunu tartışırlarken sen onların yanlarında değildin. Öyle ki onlar kalemlerini koyarak kur'a çekmişler ve Zekeriya -aleyhisselam-'ın kalemi çıkmış ve kurayı kazanmıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 55,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Meleklerin; Ey Meryem! Muhakkak ki Allah seni, babasız bir evlat ile müjdelemektedir. O, Allah'tan bir kelimedir, dediklerini hatırla. Allah, ona \"Ol\" demiş, o da Allah'ın izni ile bir çocuk oluvermişti. Bu çocuğun ismi, Meryemoğlu İsâ'dır. Onun dünyada ve ahirette yüce bir makamı vardır. Allah Teâlâ'ya yakınlaştırılmış olan kimselerdendir."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 56,
            "translated_text": "O, insanlarla küçük bir çocuk iken henüz konuşma vaktinden önce konuşacaktır. Aynı şekilde gücü ve erkekliği kemale ermiş büyük bir kimse iken de konuşmuş, dinî ve dünyevî işlerinde onların hayrına olan şeyleri haber vermiştir. Yine o, sözlerinde ve amellerinde salihlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 56,
            "translated_text": "Meryem, kocası olmaksızın bir çocuk sahibi olacağına şaşırarak şöyle dedi: Helâl ya da haram olarak bana bir beşer yakınlaşmamışken nasıl çocuğum olabilir? (Melek ona şöyle dedi:) İşte böyle! Allah senin için babasız bir çocuk yarattığı gibi alışılmışın ve olağanın tersine bir şekilde de istediğini yaratır. O, bir işin olmasını istediği zaman ona: “Ol” der ve o da hemen oluverir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 56,
            "translated_text": "Allah ona yazmayı, doğru söz söylemeyi, söz ve amellerde başarılı olmayı öğretendir. Aynı şekilde O'na Musa -aleysisselam-'a indirdiği kitap olan Tevrat'ı ve indireceği İncil'i öğretendir."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 56,
            "translated_text": "Allah, -işte böylece- onu, İsrailoğulları'na rasûl olarak göndermiştir. O, (İsa -aleyhisselam-) şöyle demiştir: Ben size gönderilmiş olan bir elçiyim. Size, benim peygamberliğime delalet eden alametler ile geldim. Bu alametler: Ben size çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıp ona üfleyeceğim. Allah’ın izniyle, o hemen canlı bir kuş oluverecektir. Doğuştan kör olan kimseyi iyileştireceğim ve o hemen görecektir. Alaca hastalığı olanın cildi eski haline geri gelecektir. Aynı şekilde ölüleri de (Allah'ın izni ile) dirilteceğim. Bunların hepsi Allah'ın izni ile olmaktadır. Yediklerinizi ve evlerinizde sakladıklarınızı da size haber vereceğim. Size haber verdiğim bu büyük şeyleri yapmaya hiçbir beşer güç yetiremez. Bütün bunlar, zikredilen alametlerin benim size Allah tarafından bir elçi olarak gönderildiğime dair açık delil olmasından dolayıdır. Eğer iman etmeyi istiyor ve delilleri doğruluyorsanız bu böyledir."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 56,
            "translated_text": "Aynı şekilde benden önce Tevrat'ta indirilen şeyleri doğrulamak için geldim. Bir kolaylık ve bir hafifletme olarak daha önce size haram edilen şeylerin bir kısmını helal kılmak üzere geldim. Yine size söylediklerimin doğruluğuna delalet eden açık delillerle geldim. Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun ve sizi davet ettiğim şeylerde bana itaat edin!"
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 56,
            "translated_text": "Çünkü Allah, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Tek başına ibadet edilmeye ve kendisinden sakınılmaya layık olan da O'dur. Benim, size Allah'a ibadet etmenizi ve O'ndan sakınmanızı emrettiğim, içerisinde hiç eğrilik olmayan dosdoğru yol budur."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 56,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">İsâ -<\/span>aleyhisselam- İsrailoğulları'nın küfürde ısrar ettiklerini anlayınca onlara hitaben; \"Allah'a davette bana kim yardım edecek?\" dedi. İsa -aleyhisselam-'a tabi olanlardan seçkin olan kimseler; \"Biz Allah’ın dininin yardımcılarıyız, Allah’a iman ettik ve O'na tabi olduk.\" dediler. \"Ey İsa! Bizim, Allah'ı birleyerek ve O'na itaat ederek boyun eğdiğimize şahit ol!\""
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 57,
            "translated_text": "Havâriler şöyle dediler: \"Rabbimiz! İncil'den bize indirdiğine iman ettik ve İsâ -aleyhisselam-'a tabi olduk. Bizleri, sana ve senin rasûllerine iman edip hakkıyla şahitlik edenlerle beraber kıl!\""
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 57,
            "translated_text": "İsrailoğulları'ndan kâfir olanlar, İsa -aleyhisselam-'ı öldürmeye çalışarak tuzak kurdular. Allah da (bu tuzaklarına karşılık olarak) onları sapıklıkta bırakarak tuzak kurdu ve başka bir adamı İsâ -aleyhisselam-'a benzetti. Allah, tuzak kurucuların en hayırlısıdır. Çünkü düşmanlarına karşı Allah Teâlâ'nın tuzağından daha şiddetlisi yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 57,
            "translated_text": "Allah, onlara tuzak kurdu ve İsa -aleyhisselam-'a hitaben şöyle buyurdu: \"Ey İsa! Ben seni (şuan) ölüm yaşatmadan kabzedeceğim. Seni, ruhun ve bedeninle birlikte kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerin pisliklerinden temiz tutup onlardan uzaklaştıracağım. Hak din üzere sana tabi olanları -bunun özelliklerinden bir tanesi de Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman etmektir- delil ve izzet ile (destekleyerek) kıyamet gününe kadar kâfirlerden üstünde tutacağım. Sonra kıyamet günü dönüşünüz sadece bana olacak. İhtilaf ettiğiniz konularda sizin aranızda hak ile hüküm vereceğim.\" diye buyurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 57,
            "translated_text": "Seni ve kendilerine getirdiğin hakkı inkâr edenler var ya, onları dünyada öldürme, esir alma ve aşağılama ile şiddetli bir azaba uğratacağım. Ahirette ise onları Cehennem azabına uğratacağım. Onlardan azabı savacak bir yardımcıları da olmayacak."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 57,
            "translated_text": "Sana ve senin kendilerine getirdiğin hakka iman edip; namaz, zekat, oruç, sıla-i rahim ve diğer salih amelleri işleyenlere gelince, Allah onlara amellerinin sevaplarından hiçbir şey eksiltmeksizin tam olarak verecektir. Bu söz, gönderileceğini bizzat Mesih'in müjdelediği Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gelmesinden önce Mesih İsa -aleyhisselam-'a tabi olanlar hakkındadır. Allah, zalimleri asla sevmez. Allah Teâlâ'ya ortak koşmak ve O'nun rasûllerini yalanlamak zulmün en büyüklerindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 57,
            "translated_text": "Sana İsa -aleyhisselam-'ın haberinden okuduklarımız, senin üzerine indirilenlerin doğruluğuna delalet eden apaçık alametlerdendir. O, Allah'tan hakkıyla sakınanlar için bir hatırlatmadır. Batılın kendisine ulaşamayacağı muhkem bir zikirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 57,
            "translated_text": "Allah katında İsa -aleyhisselam-'ın yaratılış örneği Adem’in annesiz ve babasız olarak topraktan yaratılması gibidir. Allah, ona (Adem'e): \"Ol!\" dedi, o da Allah Teâlâ'nın dilediği gibi oluverdi. İsa, babasız bir şekilde yaratıldığı halde nasıl olur da delilsiz bir şekilde onun ilah olduğunu iddia ederler. Halbuki onlar, Adem'in babasız ve annesiz olarak yaratılmış olmasıyla beraber onun beşer olduğunu kabul ediyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 57,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">İsa -<\/span>aleyhisselam- hakkında Rabbinden sana indirilenler, içerisinde hiç şüphe olmayan gerçeklerdir. Sakın bu hususta şüpheyle, tereddüt edenlerden olma! Aksine sana düşen, bulunduğun hak üzerinde sebat etmendir."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 57,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Necrân Hristiyanlarından her kim sana gelen doğru ilimden sonra İsa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> hakkında, Allah'ın kulu olmadığı iddiası ile seninle tartışacak olursa, de ki: \"Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendilerimizi ve kendilerinizi çağıralım ve hepimiz toplanalım. Sonra da dua ederek sizden ve bizden olan yalancılara lanetini indirmesi için Allah'a yalvaralım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 58,
            "translated_text": "Sana İsa -aleyhissellam- hakkında zikrettiğimiz, içerisinde yalan ve şüphe olmayan gerçek haberdir. Hak olarak ibadet edilecek tek ilah Allah'tır. Şüphesiz ki Allah, mülkünde Azizdir. İdaresinde, işinde ve yaratmasında da Hakîmdir."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 58,
            "translated_text": "Eğer senin getirdiğin şeyden yüz çevirirler ve sana tabi olmazlarsa işte bu, onların bozgunculuğundandır. Allah, yeryüzünde bozgunculuk eden kimseleri hakkıyla bilendir ve onları bu yaptıklarına karşılık cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 58,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Yahudi ve Hristiyanlardan oluşan kitap ehline de ki: Ey Ehl-i kitap! Hepimizin eşit olacağı tek bir söz üzerinde bir araya gelelim. İbadette Allah'ı birleyip O'nunla birlikte dececesi ve makamı ne kadar yüce olursa olsun bir başkasına ibadet etmeyelim ve birbirimizi kendisine ibadet edilen ve boyun eğilen Allah'tan gayrı rabler edinmeyelim. Eğer onlar senin onları hak ve adalet ile davet ettiğin bu şeyden uzaklaşırlarsa -ey müminler- deyin ki şahit olun ki biz Allah Teâlâ'ya teslim olduk ve taatle O'na boyun eğdik."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 58,
            "translated_text": "Ey Ehl-i kitap! İbrahim'in dini hakkında niçin tartışıyorsunuz? Yahudiler İbrahim -aleyhisselam-'ın Yahudi olduğunu Hristiyanlar da onun Hristiyan olduğunu iddia ediyorlar. Halbuki sizler, Yahudilik ve Hristiyanlığın İbrahim -aleyhisselam-'ın ölümünden çok uzun zaman sonra ortaya çıktığını biliyorsunuz. Sizler bu sözlerinizin batıl olduğunu ve iddialarınızın da hatalı olduğunu akıllarınızla idrak etmiyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 58,
            "translated_text": "Ey Ehl-i kitap! Sizler ilminizin olduğu kendi dininiz ve size indirilen hakkında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile tartıştınız. İlminizin olmadığı, sizin kitaplarınızda olmayan ve peygamberlerinizin de haber vermediği şey olan İbrahim -aleyhisselam- ve dini hakkında neden tartışıyorsunuz ? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz. İşleri ve hakikatini Allah bilir, siz bilmezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 58,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam- ne Yahudilik ve ne de Hristiyanlık dini üzere idi. Bilakis, o batıl dinlerden yüzünü çevirmiş bir kimse idi ve hanif (şirkten uzak) Allah Teâlâ'yı birleyen bir müslümandı. Müşrik Araplar'ın iddia ettiği gibi müşriklerden değildi ve onların dinine de asla tabi olmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 58,
            "translated_text": "Şüphesiz İbrahim’e bağlı olma hususunda en çok hak sahibi olan kimseler, İbrahim -aleyhisselam-'ın zamanında onun getirdiğine tabi olanlardır. Yine bu hususta en çok hak sahibi olanlar, Nebî Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ve bu ümmetten ona iman edenlerdir. Allah, müminlerin yardımcısı ve koruyucusudur."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 58,
            "translated_text": "Ey Müminler! Kitap ehlinden olan Yahudi ve Hristiyan din adamları Allah'ın sizleri ulaştırdığı hak yoldan saptırmayı temenni etmektedirler. Oysa onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar. Çünkü onların müminleri saptırmak için çabalamaları kendilerinin sapkınlığını arttırmaktadır ve onlar yaptıklarının sonucunu da bilmemektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 58,
            "translated_text": "Ey Yahudi ve Hristiyanlardan oluşan kitap ehli! Allah'ın ayetlerini niçin inkâr ediyorsunuz. Halbuki Muhammed -salallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine delalet eden Allah'ın ayetleri size indirilmekte ve sizler, onun kitaplarınızın delalet ettiği hak olduğuna şahitlik etmektesiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 59,
            "translated_text": "Ey kitap ehli! Sizler, hak ile batılı, sapıklık ile de hidayeti bildiğiniz halde kitabınızda indirilen hakkı niçin batıl ile karıştırıyorsunuz, onda olan hak ve hidayeti gizliyorsunuz? Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinin doğruluğu da sizin sakladığınız hakkın bir kısmıdır. Halbuki, siz hakkı batıldan hidayeti de sapıklıktan ayırt edebiliyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 59,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Ehl-<\/span>i kitap alimlerinden bir topluluk: \"İman edenlere indirilen Kur'an'a gündüzün başında (sabahleyin) görünüşte iman edin ve günün sonunda (akşamleyin) ise inkâr edin. Bu şekilde iman edenler, onların dinine iman edip sonra kafir olmanız sebebiyle şüpheye düşecekler\" dediler ve devamla, iman edenlerin Yahudi alimleri hakkında \"Allah'ın kitapları ile ilgili onlar bizden daha bilgililer buna rağmen inandıkları Kur'an'a iman etmekten geri döndüler\" diye söz söyleyeceklerini ileri sürdüler."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 59,
            "translated_text": "(Yine onlar) Şöyle derler: \"Sizin dininize uyanlardan başkasına uymayın ve inanmayın” Ey Peygamber! De ki: “Hidayete ileten doğru yol, Allah Teâlâ'nın yoludur. Yoksa sizin üzerinde olduğunuz yalan ve inat yolu değildir. Zira sizler onlara gönderilen dine iman etmeniz durumunda Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getirmelerinden korktuğunuz için size bahşedilen nimetlerin bir başkasına da verilmesinden çokça korkup, endişe edersiniz. Ey Peygamber! De ki: Nimet ve lütuf Allah’ın elindedir. Onu kullarından dilediğine verir. Lütfu ile ihsanda bulunmayı sadece bir ümmetle sınırlı kılmaz. Allah, ihsanı bol ve geniş olan ve bunu kimin hakettiğini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 59,
            "translated_text": "Allah rahmetini kullarından dilediğine has kılar. Ona fazlından hidayet, peygamberlik ve çeşitli lütuflarda bulunur. Allah, büyük ve sınırsız lütuf sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 59,
            "translated_text": "Kitap ehlinden; bazı kimseler vardır ki, kendilerine çokça emanet olarak mal versen, o emanet edilen malı sana iade edip, geri verirler. Onlardan, bazıları da vardır ki, az miktarda bir malı kendilerine emanet olarak versen, sıkıştırıp kendisinden istemedikçe o malı sana asla geri vermezler. Bu, onların: \"Araplar'ın mallarını haksız bir şekilde yememize karşılık olarak üzerimize bir sorumluluk yoktur, Allah, bize bunu helal kıldı\" şeklindeki fasit sözü söylemelerinden kaynaklanmaktadır. Onlar, bu yalanı söylemekte ve bunun Allah'a karşı bir iftira olduğunu bilmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 59,
            "translated_text": "Gerçek onların dediği değildir. Aksine onların üzerine bir günah vardır. Fakat kim, Allah'a ve Rasûlü'ne iman etmek için verdiği sözünü tutar, insanlara karşı olan sözünü yerine getirir ve emaneti geri verirse, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan sakınmış olur. Muhakkak ki Allah, sakınanları sever ve sakınmalarından dolayı onlara mükâfatın en güzelini verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 59,
            "translated_text": "Allah'ın, kitabında indirdiği ve rasûllerini, kendisi ile gönderdiği vasiyetine tabi olmayı ve Allah'a karşı olan ahitlerini yerine getirmek hususundaki yeminlerini az bir dünya metaı karşılığında değiştirenler var ya, işte onların ahirette sevap olarak bir nasipleri yoktur. Allah onlar ile kendilerini sevindirecek şekilde konuşmayacak ve kıyamet günü onlara rahmet ile bakmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 60,
            "translated_text": "Yahudilerden bir grup, Allah tarafından indirilmiş olan Tevrat'tan olmadığı halde,Tevrat'ı okuduklarını zannetmeniz için (kitaba bakarak) dillerini eğip bükerler. Halbuki o, Tevrat'tan değildir. Bilakis o, onların yalanlarından ve Allah'a karşı attıkları iftiradandır. Onlar: \"Okuduğumuz Allah katından indirilmiştir\" derler. Oysa o, Allah katından değildir. Onlar Allah hakkında yalan söylerler ve onlar Allah ve Rasûlü hakkında söyledikleri yalanları da bilmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 60,
            "translated_text": "Allah, kendi katından bir kimseye indirilmiş bir kitap verdikten, onu ilim ve anlayış ile rızıklandırdıktan ve kendisini peygamber olarak seçtikten sonra o kimsenin, Allah’ı bırakıp, benim kullarım olun, demesi doğru değildir. Fakat, onlara şöyle der: \"Kitabı ezberleyerek ve anlayarak ders verdiniz, insanlara indirilmiş olan kitabı öğretmeniz sebebiyle ilimleriyle amel eden alimler, terbiye ve ıslah eden kimseler olun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 60,
            "translated_text": "Onun size, melekleri ve peygamberleri Allah'tan gayrı olarak ibadet ettiğiniz rabler edinmenizi emretmesi yakışmaz. Siz, Allah'a boyun eğip teslim olduktan sonra onun size Allah'ı inkar etmenizi emretmesi geçerli olur mu?"
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 60,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Hatırla. Hani Allah tüm peygamberlerden; “Size verdiğim, üzerinize indirdiğim her kitap ve öğrettiğim hikmetten sonra, sizden biriniz bir makama ve mevkiye ulaştıktan sonra size benim katımdan elinizdeki kitabı ve hikmeti doğrulayan bir peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- geldiğinde, ona getirdiği şeyler ile mutlaka iman edecek ve kendisine tabi olarak mutlaka yardım edeceksiniz.” Diye kesin bir söz almıştı. Onlara: \"Ey Peygamberler! Bunu kabul ettiniz mi? Verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar da: \"Kabul ettik\" diye cevap verdiler. Bunun üzerine Allah da: \"Kendi nefislerinize ve ümmetlerinize karşı şahit olun. Ben de size ve onlara karşı sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim\" diye buyurmuştu."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 60,
            "translated_text": "Kim, Allah ve peygamberlerinin şahitlikleriyle verilen bu kesin sözden sonra yüz çevirirse işte onlar, Allah'ın dininden ve taatinden çıkan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 60,
            "translated_text": "Allah'ın dininden ve taatinden çıkan bu kimseler, Allah'ın, kulları için seçtiği dinden -ki o İslam'dır- başka bir din mi istiyorlar? Oysa göklerde ve yerde var olan bütün yaratılmışlar Müminler gibi isteyerek ya da kâfirler gibi istemeyerek de olsa O'na -Allah Subhânehu'ya- boyun eğmişlerdir. Sonra yaratılmışların tamamı kıyamet günü hesap ve ceza için O'na dönecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 61,
            "translated_text": "Ey Peygamber! De ki: Biz ilah olarak Allah'a iman ettik ve bize emrettiği şeylerde ona itaat ettik. Yine bize indirmiş olduğu vahye, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a ve Yakub'a ve Yakub'un çocuklarından olan peygamberlere indirilene, Rableri tarafından Musa'ya, İsa'ya verilene ve peygamberlerin hepsine indirilen kitaplara ve ayetlere de iman ettik. Bazılarına iman edip bazılarını inkâr ederek onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Bizler tek olan Allah'a boyun eğdik ve Allah Teâlâ'ya teslim olduk."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 61,
            "translated_text": "Kim, Allah'ın razı olduğu din olan İslam'dan başka bir din isterse, Allah bunu ondan kabul etmeyecektir. Ve o, ahirette ateşe girerek hüsrana uğrayanlardan olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 61,
            "translated_text": "Allah'a iman edip, Rasûl Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerinin hak olduğuna şehadet ettikten ve kendilerine bunların doğru olduğuna delalet eden açık belgeler geldikten sonra Allah, kâfir olan bir kavmi nasıl Allah'a ve rasûlüne iman etmede muvaffak kılsın! Allah hidayete karşılık sapıklığı tercih eden zalim bir topluluğu iman etmeye muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 61,
            "translated_text": "Batılı tercih eden o zalimlerin cezası, Allah'ın meleklerin ve bütün insanların lanetinin onların üzerine olmasıdır. Onlar, Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılmışlar, kovulmuşlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 61,
            "translated_text": "Onlar Cehennem'de ebedî olarak kalırlar. Artık onlardan Cehennem azabı hafifletilmez ve onlara mazeret sunmaları ve tevbe etmeleri için de mühlet verilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 61,
            "translated_text": "Ancak küfürlerinden ve zulümlerinden sonra Allah'a dönenler ve amellerini düzeltenler var ya, işte onlar müstesnadır. Muhakkak ki Allah, kullarından tevbe eden kimseleri bağışlar ve onlara merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 61,
            "translated_text": "İman ettikten sonra kâfir olanlar ve ölünceye kadar da küfürlerini (inkârlarını) devam ettirenler var ya, (tevbe) vaktinin gitmesi\/geçmesi sebebiyle onların ölüm anındaki tevbeleri asla kabul olunmaz. İşte Allah Teâlâ'ya ulaştıran dosdoğru yoldan sapanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 61,
            "translated_text": "Kâfir olup küfür üzere ölenler, Cehennem'den kurtulmak için yeryüzünü dolduracak kadar altını fidye olarak verse dahi onların hiçbirinden asla kabul edilmeyecektir. İşte acıklı azap onlar içindir. Kıyamet günü onlardan azabı savacak hiçbir yardımcıları da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 62,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sevdiğiniz mallarınızdan Allah yolunda infak etmedikçe iyilik ehlinin sevabına ve makamına ulaşamazsınız. İster az, ister çok ne infak etmiş iseniz muhakkak ki Allah, niyet ve amellerinizi bilir. Herkesin ameline göre karşılığını verir."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 62,
            "translated_text": "Bütün güzel olan yiyecekler İsrailoğulları için helal idi. Tevrat indirilmeden önce Yakub'un kendi nefsine haram kıldığı hariç hiçbir şey onlara haram kılınmadı. Yahudilerin iddia ettikleri gibi haram kılma Tevrat'ta bulunmuyordu. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: \"Eğer iddia ettiğinizde doğru söyleyen kimseler iseniz Tevratı getirip okuyun.\" Bunun üzerine şaşırıp kaldılar ve onu getiremediler. Bu, Yahudilerin Tevrat üzerine attıkları iftirayı ve (Tevrat'ın) içeriğini tahrif ettiklerini gösteren bir örnektir."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 62,
            "translated_text": "Bunlar yüce Allah'ın haram kılması ile değil, Yakub -aleyhisselam-'ın kendi nefsine haram kılmasıyla haram olan şeylerdir. Bu hususta deliller apaçık ortaya konulduktan sonra Allah adına yalan uyduranlar, bütün bu apaçık delillerden sonra hakkı terk edip, kendi nefislerine zulmeden kimseler olmuşlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 62,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Allah'ın Yakub <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> hakkında haber verdiği ve din olarak belirleyip indirdiği her şey hakikattır. İbrahim <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın dinine tabi olun. Andolsun ki o, bütün dinleri bırakarak İslam dinine yönelmiştir. Asla kimseyi Allah'a ortak koşmamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 62,
            "translated_text": "Muhakkak ki, Allah'a ibadet etmek kastıyla bütün insanlar için yeryüzünde inşa edilen ilk ev Mekke'de bulunan Beytullah'tır. O mübarek bir evdir. Dinî ve dünyevî bir çok faydası vardır. Orada bütün alemler için hidayet kaynağı vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 62,
            "translated_text": "Haccın yapıldığı yerler ve hac ibadetleri gibi bu evin (Kâbe'nin) şeref ve faziletine delalet eden açık nişaneler vardır. Bu nişanelerden bir tanesi de İbrahim -aleyhisselam-'ın Kâbe'nin duvarını yükseltmek için üzerine çıktığı taştır. Bu işaretlerden bir diğeri ise oraya giren kimseden korku ve endişenin gidip, kendisine hiç bir şeyin sıkıntı vermemesidir. Allah, hac ibadetini eda etme kastı ile Kâbe'yi hac etmeyi insanlar üzerine farz kılmıştır. Tabi ki bu, oraya ulaşmaya yol bulabilen kimseler için geçerlidir. Kim hac ibadetinin farz oluşunu inkâr ederse, Allah bu kâfir ve bütün alemlerden müstağnidir."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 62,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Yahudi ve Hristiyanlardan olan ey kitap ehli! Nebi <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in doğruluğuna delalet eden ki bunlardan bazıları Tevrat ve İncil'de gelen apaçık delillerdir. Neden bu delilleri inkâr ediyorsunuz? Allah bu amellerinizi hakkıyla bilen ve yaptıklarınıza şahittir. Bunların karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 62,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Yahudi ve Hristiyanlardan olan ey kitap ehli! İnsanlardan iman edenleri haktan batıla meyletmelerini ve haktan habersiz dalalet ehli olmasını isteyerek Allah'ın dininden neden alıkoyuyorsunuz? Sizler muhakkak ki bu dinin hak olduğuna kitaplarınızın tasdik ettiğine şahitlersiniz. Allah bu dini inkâr etmek için yaptıklarınızdan habersiz değildir. O'nun yolundan engellemeye çalıştığınızdan dolayı sizlere bunun karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 62,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, rasûlüne tabi olanlar! Söylemlerinde Yahudi ve Hristiyanlardan bir gruba itaat eder ve iddia ettiklerinde onların görüşlerini kabul ederseniz; içlerindeki haset ve haktan sapmalarından dolayı iman ettikten sonra sizi küfre döndürürler."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 63,
            "translated_text": "İman üzere sebat etmeniz için en büyük sebep sizinle beraberken nasıl olur da Allah'a iman ettikten sonra onu inkâr edersiniz? Allah'ın ayetleri size okunuyor ve Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- bu ayetleri size açıklıyor. Kim Allah'ın kitabına ve Rasûlünün sünnetine sımsıkı sarılırsa, Allah o kimseyi hiçbir eğriliğin bulunmadığı dosdoğru yolda muvaffak kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 63,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Hakkıyla Rabbinizden korkun. Bu da ancak emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak, nimetlerine şükretmek ile olur. Sizler bu hal üzere devam edin ve ölüm size gelene kadar dininize sımsıkı sarılın."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 63,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kitaba ve sünnete sımsıkı sarılın. Sizi ayrılığa düşürecek işlere kalkışmayın. Allah'ın sizin üzerindeki nimetlerini hatırlayın. İslamdan önce en ufak sebeplerden dolayı birbirinizle savaşan düşmanlar idiniz. Bunun akabinde (Allah) İslam ile kalplerinizi bir araya topladı. O'nun lütfu ile birbirine rahmet eden, nasihat eden din kardeşi oldunuz. Bundan önce küfrünüz sebebiyle Cehennem'e girmeye çok yakındınız. Allah sizi İslam ile bundan kurtardı ve size imanın yolunu gösterdi. Allah size bunu beyan ettiği gibi dünya ve ahirette durumunuzu düzeltecek şeyleri de açıkladı ki, doğru yolu bulup istikamet üzere ilerleyesiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 63,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın sevdiği bütün hayırlara davet eden, aklın güzel gördüğü ve dinin gösterdiği iyiliği emredip, aklın kötü gördüğü ve dinin yasakladığı münkerden men eden bir topluluk bulunsun. Bu sıfatlarla vasıflananlar; işte onlar, dünya ve ahirette tam bir şekilde kurtuluşa erenlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 63,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kitap ehli gibi ayrılığa düşüp hizip ve gruplara ayrılanlardan olmayın. Kendilerine Allah Teâlâ'dan apaçık deliller geldiğinde dinlerinde ayrılığa düştüler. İşte bu adı geçen kimseler için Allah katından büyük bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 63,
            "translated_text": "Kıyamet gününde bu büyük azapla karşılaşırlar. İman ehlinin yüzleri sevinç ve mutluluktan ağaracak ve kâfirlerin yüzleri de hüzün ve kederden dolayı kararacaktır. Bu büyük günde yüzleri kararacak olanları azarlamak için şöyle denilecektir: Tasdik edip ikrar ettikten sonra Allah'ı birlemeyi ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmama adına sizden aldığı sözü inkâr mı ettiniz? Küfrünüzden dolayı Allah'ın sizin için hazırladığı azabını tadın."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 63,
            "translated_text": "Yüzleri ağaranların kalacağı yer Naim Cennetleri'dir. Orada ebedi kalacaklardır. Oradaki nimetler ne zail olur, ne de değişikliğe uğrar."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 63,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın vaadini ve tehdidini içeren, haberlerinde doğru, hükümlerinde adaletli olan ayetlerini okuyoruz. Allah, alemlerdeki hiçbir kimseye zulmetmek istemez. Bilakis ona kendi eliyle kazandığından başka azap etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 64,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde ne varsa, mülkü yalnızca Allah Teâlâ'ya aittir. Mutlak olarak emretmek ve yaratmak da O'na aittir. Bütün mahlûkatın işleri Allah Teâlâ'ya döner. Herkese hak ettiği ölçüde karşılığını verir."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 64,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in ümmeti!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İman ve amel bakımından Allah'ın insanlar için çıkardığı en hayırlı ve en faydalı ümmetsiniz. Aklın güzel gördüğü ve dinin gösterdiği iyiliği emredip, aklın kötü gördüğü ve dinin yasakladığı münkerden men ediyorsunuz. Amellerinizin tasdik ettiği kesin bir imanla Allah'a iman ediyorsunuz. Eğer Yahudi ve Hristiyanlardan olan kitap ehli, Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'e iman etselerdi, bu onların dünya ve ahireti için daha hayırlı olurdu. Kitap ehlinden Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in getirdiğine iman edenlerin sayısı azdır. İşte onların büyük bir çoğunluğu Allah'ın dini ve şeriatinden çıkan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 64,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlar size ne kadar düşmanlık etseler de dininize, canlarınıza ve size zarar veremezler. Ancak dininize saldırarak, sizinle alay ederek ve buna benzer durumlarla size eziyet edebilirler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, hezimete uğramış bir şekilde önünüzden kaçarlar. Hiçbir şekilde size karşı onlara yardım edilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 64,
            "translated_text": "Nerede olursa olsunlar, Yahudileri aşağılık ve zelillik kuşatmıştır. Onlar, Allah Teâlâ'dan bir ahde veya bir emâna yahut insanlardan bir emâna sığınmadıkça emniyette olmazlar. Allah'ın gazabına uğradılar, ihtiyaç ve yoksulluk onları kuşattı. Bunların sebebi Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve zulüm ederek peygamberlerini öldürmeleridir. Aynı zamanda Allah'ın sınırlarını aşmaları ve itaatsizlikleri başına gelenlerin sebebidir."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 64,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Ehl-<\/span>i kitaptan herkesin durumu bir değildir. Bilakis onlardan Allah'ın dini üzere müstakim olanlar vardır. Allah'ın emir ve yasaklarını uygularlar. Gece Allah'ın ayetlerini okur ve Allah için namaz kılarlar. Bu topluluk, Nebi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gönderilmesinden önce yaşamıştır. Bu topluluktan Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesine yetişenler ise müslüman olmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 64,
            "translated_text": "Onlar kesin bir şekilde Allah'a ve ahiret gününe iman ederler. İyiliği ve hayrı emreder, kötülüğü ve şerri yasaklar, hayır işlerinde acele eder ve ibadet mevsimlerini en iyi şekilde değerlendirirler. İşte onlar, Allah'ın bu sıfatlarla vasıflanmış, niyet ve amelleri salih olan kullarındandır."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 64,
            "translated_text": "Onlar az ya da çok ne hayır işlerlerse sevabı zayi olmayacak ve ecri eksilmeyecektir. Allah emirlerini yerine getiren ve yasaklalarından sakınan takva sahiplerini hakkıyla bilmektedir. Yapmış oldukları ameller O'na gizli kalmaz. Amellerine karşılık onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 65,
            "translated_text": "Şüphesiz ki Allah'ı ve rasûllerini inkar edenlerin ne malları ne de evlatları Allah'a karşı onlara bir fayda sağlamaz. Allah'ın azabını onlardan geri çevirmediği gibi rahmetine de götürmez. Bilakis onların kederini ve azabını arttırır. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada devamlı kalacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 65,
            "translated_text": "Kâfirlerin hayır yolunda infakta bulundukları ve sevabını bekledikleri harcamaların misali; kendilerine günah ve diğer şeylerle zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgârın durumu gibidir. Bu rüzgâr onların ekinlerine zarar vermiştir. İnfak etmiş oldukları şeylerden çok, hayır ümit etmişlerdir. Aynı bu rüzgarın ekine zarar verip ondan faydalanamadıkları gibi, küfürleri de ümitvar oldukları amellerin sevaplarını yok eder. Allah Teâlâ onlara zulmetmekten münezzehtir. Ancak onlar Allah'ı inkâr edip rasûllerini yalanladıklarından dolayı kendi nefislerine zulmetmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 65,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Mü'minlerin dışındakileri dost ve arkadaş edinmeyin. Sırlarınızı ve özel hallerinizi onlara haber vermeyin. Onlar sizin zarar görmeniz ve halinizin kötüleşmesini arzulamada asla geri durmazlar. Size meşakkat ve zarar veren şeylerin olmasını temenni ederler. Onların dininizi kötülemeleri, aleyhinizde konuşmaları, sırlarınızı ifşa etmeleri, düşmanlık ve nefretleri konuşmalarında apaçık ortaya çıkar. Onların kalplerinde gizledikleri nefret daha da büyüktür. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dünya ve ahirette maslahatınıza olacak şeyleri apaçık delillerle size açıkladık. Şayet Rabbinizden size indirileni akledebiliyorsanız."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 65,
            "translated_text": "İşte sizler - Ey Müminler!- O topluluğu seviyor ve onlar için hayır murad ediyorsunuz. Onlar ise sizi sevmiyor ve sizin için hayır murad etmiyorlar. Bilakis size buğzediyorlar. Sizler bütün kitaplara, onlara indirilen kitaba bile iman ediyorsunuz. Onlar ise yüce Allah'ın sizin peygamberinize indirdiği kitaba iman etmiyorlar. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman dilleri ile: \" İman ettik\" derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında sizin birlik olmanız, söz birliğiniz ve İslam'ın izzetine duydukları kin ve öfkeden ve içinde bulundukları zilletten dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. -Ey Peygamber!- O topluluğa de ki: Öfke ve kederinizden ölene kadar olduğunuz halde kalın. Şüphesiz ki Allah, kalplerdeki iman ve küfrü, hayır ve şerri hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 65,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size evlat ve malın artması ya da düşmana karşı galebe çalma gibi bir nimet gelse, onlara hüzün ve keder isabet eder. Size evlat ve malın azlığı ya da düşmanın galip gelmesi gibi bir kötülük isabet ederse bundan dolayı sevinir ve başınıza gelen kötülükten dolayı sizinle alay ederler. Eğer Allah'ın kaderi ve emirlerine sabrederseniz, size olan gazabından korunursanız onların hile ve eziyetleri size zarar vermez. Şüphesiz ki Allah, yaptıkları hileleri kuşatmış ve onları, umutları boşa çıkmış olarak döndürecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 65,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber<span class=\"text-danger\">-<\/span> Uhud'da müşriklerle savaşmak için günün ilk vakti Medine'den çıktığını hatırla! Öyle ki, Müminleri mevzilere yerleştirdin ve her birine duracağı yeri açıkladın. Allah, söylediklerinizi ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber<span class=\"text-danger\">-<\/span> Zayıf düştüklerinde Müminlerden Selemeoğulları ve Hariseoğulları'nın başına gelenleri hatırla. Münafıklar dönünce onlar da dönmeye niyet ettiler. Allah savaşta onlara sebat vermekle yardımcı oldu ve niyet ettikleri şeyden onları geri çevirdi. Müminler bütün işlerinde yalnızca Allah'a itimat etsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "Siz güçsüz iken; sayınız ve mühimmatınız az olduğu için Bedir Savaşı'nda Allah müşriklere karşı size yardım etmişti. Allah'tan sakının ki, size vermiş olduğu nimetlerine karşılık şükretmiş olasınız."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bedir Savaşı'nda müşriklere yardım geleceğini duyduktan sonra Müminleri yerlerinde tutmak için, \"Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanuhu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın sizi desteklemek için indirdiği üç bin melekle yardım etmesi size yetmezmi?\" diye söylediğini hatırla."
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "Evet! Şüphesiz ki bu size yeter. Size Allah'tan başka bir yardımın müjdesi şudur: Eğer savaşa sabreder, Allah'tan sakınır iseniz, düşmanlarınıza yardım gelip ansızın üzerinize gelseler bile şüphesiz Rabbiniz kendileri ve atları üzerinde apaçık işaretleri bulunan beş bin melekle size yardım edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "Allah bu yardımı ve meleklerin desteğini ancak size müjde olsun ve kalpleriniz bununla mutmain olsun diye yaptı. Şüphesiz ki gelecek olan yardım haktır. Yardım sadece bilinen sebepler ile elde edilmez. Ancak kimsenin galip gelemeyeceği Azîz olan Allah'ın katından gelen yardım haktır. Takdir ettiklerinde ve din olarak emrettiklerinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "Allah, Bedir Gazvesi'nde sizin için gerçekleşen bu yardımla, kâfirlerden bir topluluğu savaş ile helak etmek, diğerini de rezil etmek istedi. Böylece onlar hezimete uğrayıp, öfkeye kapılırlar da, zelil ve başarısız olarak geri dönerler."
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "Allah rasûlü Uhud savaşında müşriklerlerin ileri gelenlerinden bazı kimselerin yapmış oldukları şeylerden ötürü onların helak olmaları için beddua etmişti. Yüce Allah ise: \"Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur.\" diyerek uyarmıştı. Bilakis bu iş Allah'a aittir. Allah aranızda hükmedene kadar ya da onları tevbe etmeye muvaffak kılıp müslüman olana ve yahut da küfürleri üzerine devam edip onlara azap edene kadar sabret. Şüphesiz ki, onlar azabı hak eden zalim kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 129,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde ne varsa yaratma ve yönetmesi Allah'a aittir. Rahmeti ile dilediği kullarının günahlarını bağışlar. Adaleti ile dilediğine azap eder. Allah kullarından tövbe edenleri bağışlar ve onlara karşı merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 130,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Cahiliye ehlinin yaptığı gibi borç vermiş olduğunuz ana paranızın üzerine kat kat faiz almaktan sakının. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Umulur ki, dünya ve ahiret için talep ettiğiniz hayra nail olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 131,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "Allah'ın kâfirler için hazırladığı ateş ile kendi aranızda korunak edinin. Bu da salih amel işleyip haram olan şeyleri terk etmek ile olur."
        },
        {
            "ayah_number": 132,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 66,
            "translated_text": "Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Umulur ki, dünya ve ahirette rahmete kavuşursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 133,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 67,
            "translated_text": "Hayırlı amelleri işlemek ve itaat çeşitleri ile Allah'a yaklaşmak için birbirinizle yarışarak, acele edin. Böylece Allah tarafından büyük bir bağışlanmaya nail olur ve genişliği gökler ile yer kadar olan Cennet'e girersiniz. Allah, onu muttaki kulları için hazırlamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 134,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 67,
            "translated_text": "Muttakiler, yokluk ve bollukta mallarını Allah yolunda harcayan, intikam almaya gücü yettiği halde öfkelerine mani olan, kendilerine zulüm edenleri affeden kimselerdir. Allah, bu gibi güzel ahlâka sahip olanları sever."
        },
        {
            "ayah_number": 135,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 67,
            "translated_text": "Onlar büyük günah işlediklerinde ya da nefislerinin değerini düşürerek büyük günahların dışında kalan diğer günahları işlediklerinde Allah Teâlâ'yı zikrederler. Allah'ın günahkârlar için tehdidini, muttakiler için vaadini hatırlarlar. Pişmanlık duyarak Rablerinden günahlarını örtmesini ve ondan hesaba çekmemesini talep ederler. Çünkü günahları, Allah'tan başka bağışlayacak bir ilah yoktur. Onlar işledikleri günahlarda ısrar etmeyen kimselerdir. Onlar günahkâr olduklarını bilirler. Şüphesiz ki Allah, bütün günahları bağışlar."
        },
        {
            "ayah_number": 136,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 67,
            "translated_text": "İşte bu övülen vasıflara ve asil özelliklere sahip olanların mükâfatı, Allah'ın günahları örtmesi ve onları bağışlamasıdır. Onlar için ahirette sarayların altından ırmaklar akan Cennetler vardır. Orada ebedi kalacaklardır. Allah'a itaat ederek amel edenlerin mükâfatı ne kadar güzeldir."
        },
        {
            "ayah_number": 137,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 67,
            "translated_text": "Uhud günü Müminlerin başına gelenlerden sonra Allah onlara şöyle buyurarak teselli etmiştir: Sizden önce kâfirlerin helak edilmesi hakkında ilahi hüküm gelmiştir. Müminleri imtihan ettikten sonra güzel sonu onlar için getirmiştir. Şimdi yeryüzünde ibret alarak gezip dolaşın da Allah'ı ve Rasûlünü yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunu görün! Diyarları başıboş kaldı ve mülkleri yok oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 138,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 67,
            "translated_text": "Bu Kur'an-ı Kerim hakkın beyanı ve bütün insanları batıla karşı uyarmak içindir. O hidayeti gösteren ve muttakileri (günahlardan) alıkoyandır. Çünkü onlar, Kuran'da belirtilen hidayet ve doğru yoldan istifade ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 139,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 67,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Acizlik göstermeyin! Uhud günü başınıza gelenlerden dolayı üzülmeyin, bu size yakışmaz. Sizler imanınızdan ötürü üstün olanlarsınız. Şayet Allah'a ve muttaki kullarına vadettiğine iman eden kimseler iseniz, Allah'ın desteği ve yardımını ummanızdan dolayı üstün olan sizlersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 140,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 67,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Uhud günü ölüm ve yaralanma gibi musibetler size isabet ettiyse, şüphesiz size isabet eden ölüm ve yaralanma kâfirlere de isabet etti. Allah günleri, Mümin veya kâfir insanlar arasında döndürüp durur. Üstün hikmeti gereği dilediği yardım ve hezimeti onlara ulaştırır. Bu üstün hikmetlerinden bazısı şunlardır. Gerçek Müminlerin münafıklardan ayırt edilip, ortaya koymak ve kendi yolunda şehadet makamına erenlere ikram etmek. Şüphesiz, yüce Allah kendi yolunda yapılması gereken cihadı terk edip, nefislerine zulmeden kimseleri asla sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 141,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 68,
            "translated_text": "Bu hikmetlerden biri de, müminleri günahlarından arındırmak, saflarını münafıklardan temizlemek ve kâfirleri helak edip yok etmeleri içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 142,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 68,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Gerçekten Allah yolunda cihat edenlerin ve başlarına gelen belalara sabredenlerin ortaya çıkması için sınanmadan ve sabır göstermeden Cennet'e gireceğinizi mi zannettiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 143,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 68,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ölüme götüren sebep ve zorluklarla karşı karşıya gelmeden önce Bedir günü kardeşlerinizin ulaştığı Allah yolundaki şehadete sizler de kavuşmak için kâfirlerle karşılaşmayı temenni ediyordunuz. İşte Uhud günü temenni ettiğiniz şeyi gördünüz ve ona aşikâr olarak bakıp duruyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 144,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 68,
            "translated_text": "Muhammed, ancak daha önce yaşayıp, ölmüş ya da öldürülmüş olan Allah'ın rasûllerinden bir rasûldür. Eğer o ölür ya da öldürülürse dininizden dönecek ve cihadı terk mi edeceksiniz? Sizden kim dininden dönerse Allah'a hiçbir zarar veremez. Zira O, izzet ve güç sahibidir. Dinden dönen kimse dünya ve ahiretteki hüsrana kendini maruz bıraktığı için ancak kendi nefsine zarar verir. Dininde sebat göstermeleri ve kendi yolunda cihat etmelerinden dolayı Allah, şükredenleri en güzel şekilde mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 145,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 68,
            "translated_text": "Bir nefis ancak Allah'ın takdiri ile ölür. Bu da Allah'ın kendisi için yazdığı ve ecel olarak tayin ettiği vakti tamamladıktan sonra olur. Bu vakit ne artar ne de azalır. Kim yapmış olduğu amelinin karşılığını dünyada isterse ona takdir olunan kadarını veririz. Onun ahirette bir nasibi yoktur. Kim de yaptığı amel ile Allah'ın sevabını ahirette isterse ona sevabını veririz. Rablerine şükredenleri en büyük mükâfatla mükâfatlandıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 146,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 68,
            "translated_text": "Allah'ın peygamberlerinden nice peygamber gelmiştir ki, ona tabi olan birçok topluluk onunla birlikte savaşmıştır. Allah yolunda savaşırken onlara isabet eden ölüm ve yaralanma sebebiyle cihat etmekten korkmamışlardır. Düşmanla savaşmaktan zaafa düşmeyip, boyun eğmemişlerdir. Bilakis sabredip sebat etmişlerdir. Allah, kendi yolunda sıkıntı ve zorluklara sabredenleri sever."
        },
        {
            "ayah_number": 147,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 68,
            "translated_text": "Kendilerine bu musibet indiğinde o sabredenlerin sözü ancak: \"Rabbimiz günahlarımızı ve işlerimizdeki haddi aşmadan dolayı bizleri bağışla. Düşmanımızla karşılaştığımız esnada ayaklarımızı sabit kıl ve seni inkâr eden topluluğa karşı bize yardım et.\" demekten ibaretti."
        },
        {
            "ayah_number": 148,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 68,
            "translated_text": "Allah da onlara yardım ederek ve onları kudretli kılarak karşılığını verdi. Ahirette de onlardan razı olarak, Naim Cennetleri'nde devamlı nimetiyle mükâfatını verdi. Allah, ibadet ve muamelatlarında ihsan sahiplerini sever."
        },
        {
            "ayah_number": 149,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 69,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Kâfir olan Yahudi, Hristiyan ve müşriklerin size emrettiği sapıklıkta onlara itaat ederseniz, iman ettikten sonra sizi eskiden kâfirler olarak üzerinde olduğunuz duruma döndürürler. Dünyada ve ahirette hüsrana uğramış olarak dönersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 150,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 69,
            "translated_text": "Onlara itaat etseniz bile kâfirler size yardım etmezler. Bilakis düşmanlarınıza karşı sizin yardımcınız Allah'tır. O halde O'na itaat edin. O -Subhânehu ve Teâlâ- yardımcıların en hayırlısıdır. O'ndan başka hiçbir kimseye ihtiyaç duymazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 151,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 69,
            "translated_text": "Allah'ı inkâr edenlerin kalbine şiddetli bir korku salacağız. Hevalarına uyup ibadet ettikleri ilahlarını Allah'a şirk koşmalarından dolayı sizinle savaşırken sebat etmeye güç yetiremezler. Bu hususta onlara hiçbir delil inmedi. Ahirette dönüp kalacakları yer Cehennem'dir. Zalimlerin kalacağı yer ne kötü bir ateştir."
        },
        {
            "ayah_number": 152,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 69,
            "translated_text": "Andolsun ki Allah, Uhud günü düşmanlarınıza karşı size yardım ederek vaadini tuttu. Allah Teâlâ'nın izniyle onları şiddetli bir şekilde öldürüyordunuz. Hatta korktunuz ve Peygamber'in emrettiği şeyi yerine getirmeyip zaafa düştünüz. Yerinizde kalmak ya da ganimeti toplamak için yerinizi terk etmek hususunda ihtilafa düştünüz. Her hâlukârda yerinizde kalma hususunda Peygamber'in emrine karşı geldiniz. Bu durum, Allah'ın düşmanlarınıza karşı size arzuladığınız zaferi göstermesinden sonra gerçekleşti. Sizden dünya ganimetini isteyen de vardı ki, onlar yerlerini bırakan kimselerdir. Ve yine sizden ahiret sevabını isteyenler de vardı ki; onlar Rasûlün emrine itaat ederek yerlerinde kalanlardır. Sonra Allah sizi bundan uzaklaştırdı, sizi imtihan etmek için düşmanı musallat etti ki belaya karşı sabreden mümin ile ayağı kayan ve nefsi zayıf olan ortaya çıksın. Rasûlünün emrine muhalefet ederek işlediğiniz şeyden dolayı yine de Allah sizi affetti. Allah müminlere karşı büyük lütuf sahibidir. Öyle ki onları iman üzere hidayet etmiş, günahlarını bağışlamış ve musibetlerine karşılık mükâfatlandırmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 153,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 69,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler<span class=\"text-danger\">-<\/span> Uhud günü Rasûlün emrine muhalefet ettiğiniz için size yenilgi isabet etiğinde savaş meydanından kaçarak uzaklaştığınız zamanı hatırla. Sizden hiçbiriniz diğerine bakmıyordu. Rasûlullah, müşrikler ve sizin aranızda arkanızdan şöyle seslenerek sizi çağırıyordu: Allah'ın kulları bana doğru gelin. Allah'ın kulları bana doğru gelin. Zaferi ve gamineti elde edemediğinizden dolayı Allah sizi darlık ve keder ile cezalandırdı. Peygamberin (Uhud Gazvesi'nde) öldüğü haberi aranızda yayıldığı için bunu darlık ve keder takip etti. Allah size bunu indirmiştir ki kaçırmış olduğunuz zafere ve ganimete, size isabet eden ölüm ve yaralanmaya üzülmeyin. Daha sonradan peygamberin ölmediğini anladınız ve artık darlık ve keder size kolay oldu. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Kalplerinizin durumlarından ve azalarınızın amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 154,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 70,
            "translated_text": "Sonra (Allah) bu darlık ve kederin ardından güven ve sekinet indirdi. Sizden bir grubu -onlar Allah'ın vaadine güvenenlerdir- kalplerindeki güven ve sekinetten dolayı uyuklama bürüdü. Bir diğer topluluk güven ve uyuklamaya nail olamadı. Onlar yalnızca kendi selametlerini önemseyen münafıklardan başkası değildi. Onlar endişe ve korku içindeydi. Allah'ın kadrini hakkıyla bilemeyen cahiliye ehlinin zannı gibi Allah hakkında suizanda bulunarak Allah'ın Rasûlüne yardım etmeyeceği ve kullarını desteklemeyeceği zannına kapıldılar. Allah hakkındaki cehaletlerinden dolayı o münafıklar şöyle dedi: \"Savaşa çıkmak için bir görüş bildirmedik, eğer bize kalsaydı savaşmak için çıkmazdık.\" -Ey Peygamber!- Cevap olarak onlara de ki: “Bütün iş, Allah’ındır. O dilediğini takdir eder, dilediği gibi hükmeder ve O sizin çıkmanızı da takdir edendir.\" Münafıklar suizanlarını ve şüphelerini içlerinde gizliyor, sana belli etmiyor ve şöyle diyorlardı: \"Eğer (savaşa) çıkma konusunda bizim bir görüşümüz olsaydı burada öldürülmezdik.\" -Ey Peygamber!- Onlara cevap olarak de ki: Eğer savaş meydanından ve ölümden uzak evlerinizde olsaydınız Allah'ın ölümünü yazdığı kişi öldürüleceği yere doğru çıkıp gidecekti. Allah, bunu göğüslerinizdeki niyet ve kastı denemek, kalplerinizdeki iman ve nifakı ayırdetmek için yaptı. Allah, kullarının göğüslerinde olanı hakkıyla bilendir. Kalplerdeki hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 155,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 70,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in ashabı!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Uhud'da müslüman topluluğu ile müşrik topluluğu karşılaştığında sizden hezimete uğrayanların, işledikleri bazı hataları yüzünden Şeytan onların ayağını kaydırmıştı. Andolsun ki Allah onları bağışlamış, lütfu ve merhameti ile onları cazalandırmamıştır. Şüphesiz ki Allah tevbe edenleri bağışlayandır. Halîm'dir, hemen cezalandırmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 156,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 70,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Rızık talebi için yolculuğa çıkan ya da savaşa çıkan, orada ölen ya da öldürülen akrabaları hakkında: \"Yolculuğa ve savaşmaya çıkmadan yanımızda kalsalardı, ölmez ya da öldürülmezlerdi\" diyen münafık kâfirler gibi olmayın. Allah bu inancı, pişmanlıkları ve üzüntüleri daha da artsın diye kalplerine yerleştirdi. Allah dilemesiyle tek olarak yaşatan ve öldürendir. Oturmak onun kader olarak takdir ettiğine mani değildir, çıkmak da onun kaderini hızlandırmaz. Allah, yaptıklarınızı görmektedir. Amelleriniz O'na gizli kalmaz. Size amellerinizin karşılığınızı verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 157,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 70,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler<span class=\"text-danger\">-<\/span> gerçekten Allah yolunda öldürülür yada ölürseniz, Allah sizi büyük mağfireti ile bağışlar, sizlere merhamet eder. Bu, dünyadan ve dünya ehlinin topladığı fani nimetlerden daha hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 158,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 71,
            "translated_text": "Sizler hangi hal üzere ölür yada öldürülürseniz, sonunda hepiniz tek olan Allah'a döndürüleceksiniz.Böylece O, sizlere amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 159,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 71,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın büyük rahmeti sebebi ile ashabına karşı yumuşak huylu oldun. Sözlerinde ve amellerinde kaba, katı kalpli olsaydın senden uzaklaşırlardı. Senin hakkındaki ihmalkârlıklarına aldırma, onlar için bağışlanma dile. İstişare etmeye ihtiyaç duyduğun komularda onların görüşlerini al. İştişare ettikten sonra karar verip azmettin mi onu uygula. Allah'a tevekkül et! Şüphesiz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever, onları destekler ve başarılı kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 160,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 71,
            "translated_text": "Şayet Allah size yardımı ve desteği ile arka çıkarsa, bütün insanlar size karşı toplansa bile size kimse galip gelemez. Sizden yardımını çeker ve sizi kendi nefislerinize bırakırsa bundan sonra hiçbir kimse size yardım etmeye güç yetiremez. Yardım ancak O'nun elindedir. Mü'minler başkasına değil, yalnızca O'na itimat etsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 161,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 71,
            "translated_text": "Hiçbir peygamberin Allah'ın kendisi için özel kıldığı hariç ganimetten bir şeyi alarak hıyanet etmesi düşünülemez. Sizden kim ganimetten alarak hainlik ederse, kıyamet gününde ayıbı ortaya çıkarılarak cezandırılır. Aldıklarını taşır bir şekilde insanların önüne gelir. Sonra her nefse kazandığının karşılığı eksiksiz tam bir şekilde verilir. Onlara günahlarının arttırılması ya da iyiliklerinin azaltılması ile zulmedilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 162,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 71,
            "translated_text": "Allah'ın rızasına nail olunacak iman ve salih amele tabi olan kimse ile Allah'ı inkâr eden ve günah işleyen kimse bir olur mu? Ardından bu kimse Allah'ın şiddetli gazabıyla karşılaşır. Onun kalacağı yer Cehennem'dir. O, ne kötü varış yeri ve dönülecek yerdir!"
        },
        {
            "ayah_number": 163,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 71,
            "translated_text": "Allah'ın katında dünya ve ahirette insanların makamları farklı farklıdır. Allah onların yaptıklarını görmektedir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Herkese yaptığı amelin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 164,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 71,
            "translated_text": "Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden olan bir rasûl gönderip onlara ihsanda bulunarak nimetlendirmiştir. Onlara Kur'an okumakta ve onları şirkten ve kötü ahlâktan arındırmaktadır. Onlara Kur'an'ı ve sünneti öğretmektedir. Bu peygamber kendilerine gönderilmeden önce hidayetten ve doğru yoldan uzak apaçık bir sapıklık içinde idiler."
        },
        {
            "ayah_number": 165,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 71,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Uhud'da hezimete uğradığınızda sizin başınıza musibet gelmişti. Bedir günü iki kat fazla öldürüp esir alarak düşmanınıza zarar vermiştiniz. Sizden bir kısmı öldürüldüğünde, dediniz ki: \"Bizler müslümanlarız, Rasûlullah aramızda olduğu halde bu musibet bize nereden geldi?\" <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber! De ki: \"Sizin başınıza isabet edenler, tartıştığınız zaman ve Rasûlullah'ın (emrine) karşı gelmenizden dolayı geldi.\" Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter. Dilediğine yardım eder ve dilediğine de yardım etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 166,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 72,
            "translated_text": "Uhud günü sizin ordunuz ile müşriklerin ordusu çarpıştığında ölüm, yaralanma ve hezimete uğrama gibi başınıza gelenler Allah'ın izni ve kaderi iledir. Sadık Mü'minlerin ortaya çıkması için büyük bir hikmet gereğiyledir."
        },
        {
            "ayah_number": 167,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 72,
            "translated_text": "Münafıklık yapanların ortaya çıkması içindi. Onlara: \"Allah yolunda savaşın ya da çokluğunuzla müslümanları savunmaya geçin!\" denildiğinde; \"Şayet savaş olacağını bilseydik size tabi olurduk. Ancak sizin ile müşrikler arasında savaş olacağını düşünmüyoruz.\" dediler. O vakitte onların hali imanlarından çok küfre yakın olduğuna delalet etmekteydi. Kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlardı. Allah, kalplerinde gizlediklerini hakkıyla bilmektedir ve bundan dolayı onları cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 168,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 72,
            "translated_text": "Onlar savaşa katılmayan kimselerdir. Uhud günü öldürülen akrabaları hakkında: \"Eğer onlar bize uyup savaşa katılmasalardı öldürülmeyeceklerdi.\" dediler. -Ey Peygamber!- Onlara cevap olarak de ki: \"Allah yolunda cihat etmekten geri durduğunuz için kurtuldunuz ve eğer onlar size tabi olsalar öldürülmezlerdi iddianızda sadık kimseler iseniz ölüm size geldiğinde başınızdan savın (da görelim).\""
        },
        {
            "ayah_number": 169,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 72,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah yolunda cihat ederken öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar ikram yurdunda Rableri katında özel bir hayat yaşamakta olup, yalnızca Allah'ın bildiği çeşitli nimetlerle rızıklandırılıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 170,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 72,
            "translated_text": "Allah'ın kendilerine bahşetmiş olduğu lütfundan dolayı onları mutluluk kaplamış ve sevinç bürümüştür. Dünyada kalan kardeşlerinin onlara yetişmesini bekler ve ümit ederler. Onlar (kardeşleri) cihatta öldürülürlerse kendileri gibi lütfa nail olacaklardır. Ahiret hayatında karşılaşacakları bir korku yoktur ve dünyada kaçırdıklarından dolayı da üzülmeyeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 171,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 72,
            "translated_text": "Bununla birlikte Allah katında onları bekleyen büyük sevaba ve bunun fazlası olarak büyük lütfa sevinirler. Şüphesiz Allah Teâlâ, Müminlerin ecrini boşa çıkarmaz. Bilakis onların ecirlerini kat kat fazlasıyla tam olarak verir."
        },
        {
            "ayah_number": 172,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 72,
            "translated_text": "Onlar Allah yolunda savaşa çıkmak ve Uhud Savaşı'nda yaralandıktan sonra Uhud Savaşı'nın ardından meydana gelen <strong>«Hamrau'l-Esed»<\/strong> gazvesinde müşriklerle savaşmak için çağrıldıklarında Allah ve Rasûlünün emrine icabet eden kimselerdir. Yaralanmış olmaları onların Allah'ın ve Rasûlünün çağrısına icabet etmelerine mani olmadı. Onlardan bazısı amellerini en güzel bir şekilde yapan, Allah'ın emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınıp takvalı olan kimselerdir. Onlar için Allah katında büyük ecir vardır, o da Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 173,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 72,
            "translated_text": "Bazı müşrikler onlara: Şüphesiz ki Kureyş, Ebû Süfyan önderliğinde sizinle savaşıp sizi yok etmek için büyük bir ordu topladı. Onlardan sakının ve karşılaşmaktan korkun dediler. Bu söz ve korkutma (Müslümanların) Allah'a imanını ve vaadine güvenini arttırdı. Onlarla karşılaşmak için çıktılar ve şöyle diyorlardı: \"Allah Teâlâ bize yeter, işlerimizi kendisine havale edeceğimiz ne güzel bir vekildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 174,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 73,
            "translated_text": "<strong>«Hamrâu'l Esed»<\/strong> gazvesine çıktıktan sonra Allah katından büyük bir sevap, derecelerinin arttırılması, ölüm ve yaralanma kendilerine isabet etmeden düşmanlarından selamette olarak geri döndüler. Allah'a itaat etmeye sürekli olarak devam ederek ve O'na karşı gelmekten uzak durarak Allah'ın kendilerinden razı olacağı şeylere tabi oldular. Allah, Mümin kullarına karşı büyük lütuf sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 175,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 73,
            "translated_text": "Ne var ki sizi korkutan ancak Şeytan'dır. Yardımcıları ve avanesi ile sizi korkutur. Kesinlikle onlardan korkmayın. Şüphesiz ki onlar ne güç, ne de kuvvet sahibidir. Eğer gerçekten Müminler iseniz itaatine bağlı kalarak yalnızca Allah'tan korkun."
        },
        {
            "ayah_number": 176,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 73,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Gerisin geriye dinlerinden dönen münafıkların küfürde koşuşturması seni hüzne düşürmesin. Onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah'a iman ve itaatten uzaklaşarak ancak kendilerine zarar verirler. Allah onları rezil rüsva ederek ve başarısız kılarak ahiret nimetlerinden bir pay almamalarını istiyor. Ahirette onlar için büyük bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 177,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 73,
            "translated_text": "Şüphesiz imanı küfürle değiştirenler, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Onlar ancak kendi nefislerine zarar verirler. Ahirette onlar için elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 178,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 73,
            "translated_text": "Rablerini inkâr eden, şeriatine karşı çıkan kimseler, kendilerine mühlet verilmesini ve içinde bulundukları küfür üzerine ömürlerinin uzatılmasını kendileri için hayırlı olduğunu zannetmesinler. İş onların zannettiği gibi değildir. Ancak biz onlara işledikleri günahlara daha çok günah katmaları için mühlet veriyoruz. Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 179,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 73,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Münafıklarla iç içe olduğunuz durumda sizi onlardan ayırt etmeden ve Müminlerin hak üzere olduğunu açıklamadan bırakmak Allah'ın bir hikmeti değildir. Güzel Müminin pis münafıktan ayırt edilmesi için çeşitli sorumluluk ve belalarla sizi sınar. Mümin ile münafığın arasını ayırt etmeniz için gaybı size bildirmesi Allah'ın bir hikmeti değildir. Nasıl münafıkların halini Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'e bildirdi ise, Allah, rasûllerinden dilediğini seçer ve gaybın bazısını ona bildirir. O halde Allah'a ve rasûlüne iman edin. Eğer gerçekten iman eder ve emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkarsanız, Allah katında sizin için büyük bir mükâfat vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 180,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 73,
            "translated_text": "Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği nimetlerinde cimrilik yapan ve Allah'ın ondaki hakkını yerine vermeyenler, kendileri için onun hayır olduğunu zannetmesinler. Bilakis o, onlar için şerdir. Çünkü bu cimrilik yaptıkları mallar, kıyamet gününde boyunlarına dolanan bir tasma olup onunla azap göreceklerdir. Gökler ve yerler yalnızca Allah'ın idaresindedir. O, bütün mahlûkatı fani olduktan sonra hayat sahibidir. Allah yapmış olduklarınızı en ince ayrıntısına kadar hakkıyla bilir. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 181,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 74,
            "translated_text": "Yahudiler: <strong>«Allah fakirdir, bizden borç istedi ve bizler elimizde olan mallar ile zenginiz»<\/strong> dediğinde şüphesiz Allah, onların söylediği sözü duydu. Rablerine attıkları bu yalan ve iftirayı, peygamberlerini haksız yere öldürmelerini yazacağız. Onlara: \"Ateşin yakıcı azabı tadın!\" diyeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 182,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 74,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Yahudiler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu azap kendi ellerinizle yaptığınız günah ve rezillikten dolayıdır. Şüphesiz Allah, kullarından hiçbirine zulmedici değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 183,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 74,
            "translated_text": "Onlar yalan ve iftira ile şöyle dediler: \"Yüce Allah gönderdiği kitaplarda ve peygamberleri aracılığıyla bir peygambere ait sözün doğruluğunu ancak buna dair bir doğrulayıcı getirmesi halinde iman etmemizi emretmiştir.\" Bu da Allah'a bir sadaka sunması ve gökten inen ateşin onu yakması ile gerçekleşir. Yüce Allah'ın onlara böyle birşey emrettiğini ve rasûllerin doğruluğunun ancak onların söylediği şeylerle bilineceğini ileri sürmeleri Allah adına söyledikleri uydurma yalanlardır. Bundan dolayı yüce Allah Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in onlara şöyle demesini emretti: Benden önce size doğruluklarını apaçık delillerle beyan eden nice peygamberler geldi ve dediğiniz gibi gökten inen ateş (Allah'a) yakınlaşmak için sundukları şeyi yaktı. Eğer sözünüzde sadık kimseler iseniz neden onları yalanladınız ve öldürdünüz?"
        },
        {
            "ayah_number": 184,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 74,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber<span class=\"text-danger\">-<\/span> seni yalanladılarsa bu kâfirlerin adetidir, sakın üzülme. Senden önce de apaçık delillerle, içinde öğütler ve kalpleri yumuşatan şeylerin bulunduğu kitaplarla, içerdiği hükümler ve kanunlarla doğruyu gösteren kitapla gelen birçok peygamber yalanlandı."
        },
        {
            "ayah_number": 185,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 74,
            "translated_text": "Hangi nefis olursa olsun kesinlikle ölümü tadacaktır. Hiçbir yaratılmış bu dünyaya aldanmasın. Kıyamet gününde amellerinizin karşılığı size eksiksiz tastamam verilecektir. Allah kimi Cehennem'den uzaklaştırır ve Cennet'ine sokarsa; şüphesiz umduğu bütün hayırlara nail olacak ve korktuğu bütün şerlerden de kurtulmuş olacaktır. Dünya hayatı geçici metadan başka birşey değildir. Ona ancak aldanan kimse bağlanır."
        },
        {
            "ayah_number": 186,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 74,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Mallarınızdan, o mallarda yerine getirilmesi gereken haklardan ve mallar sebebiyle başınıza gelen musibetlerden imtihana tabi tutulacaksınız. Dini sorumlulukları yerine getirmede ve başınıza gelen belalarda hep imtihana tabi tutulacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden sizi ve dininizi kötüleyen üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer size isabet eden musibet ve belalara sabreder, emirlerini yerine getirip yasaklarını terk ederek Allah'tan korkarsanız bilin ki, bunlar azme ihtiyaç duyan işlerdir ve bunlarda birbirleriyle rekabet edenler yarışır."
        },
        {
            "ayah_number": 187,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 75,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın kitabını insanlara açıklayacaksınız, ondaki hidayeti ve Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in peygamberliğine delalet eden şeyi gizlemeyeceksiniz diye Allah'ın Yahudi ve Hristiyan Ehl<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Kitap alimlerinden aldığı sapasağlam sözü hatırla! Onlardan bazısı verdiği bu sözü reddederek önemsemediler. Hakkı gizleyip batılı izhar ettiler. Allah'a verdikleri sözü makam ve mal gibi ulaşabilecekleri az bir bedele değiştiler. Allah'a verdikleri söz ile değiştirdikleri bu değer ne kötüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 188,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 75,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yaptıkları kötülüklerle sevinen ve işlemedikleri hayırlarla insanların kendilerini övmesinden hoşlananların azaptan kurtulup selamette olacaklarını sanma. Bilakis onların kalacakları yer Cehennem'dir. Orada onlar için elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 189,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 75,
            "translated_text": "Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin yaratma ve idare etme mülkü yalnızca Allah'ındır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."
        },
        {
            "ayah_number": 190,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 75,
            "translated_text": "Şüphesiz geçmiş bir örneği olmadan göklerin ve yerin yoktan var edilmesinde, gece ile gündüzün birbirini takip etmesinde, uzunluk ve kısalığının farklı olmasında, selim akıl sahipleri için apaçık deliller vardır. Onları, bu alemi yaratanın tek başına ibadet edilmeyi hak ettiğine yönlendirir."
        },
        {
            "ayah_number": 191,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 75,
            "translated_text": "Onlar ayakta, otururken ve yanları üzerine uzanmışken bütün hallerinde Allah'ı zikreden kimselerdir. Akıllarını göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünmeye kullanır ve: \"Ey Rabbimiz bu azametli mahlûkatını oyun olsun diye yaratmadın. Sen oyun oynamaktan berisin. Bizleri salih amellerde muvaffak kılıp kötülüklerden muhafaza ederek Cehennem azabından uzak tut!\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 192,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 75,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rabbimiz!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki sen yarattıklarından kimi Cehennem'e sokarsan, onu alçaltmış ve rezil etmiş olursun. Kıyamet gününde zalimleri Allah'ın azabından ve cezasından koruyacak hiçbir yardımcıları yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 193,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 75,
            "translated_text": "Rabbimiz imana davet eden bir davetçiyi - ki o gönderdiğin Nebî Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'dir, duyup, işittik. Şöyle söyleyerek çağırıyordu: Tek ilah olan Rabbiniz Allah'a iman edin! Onun çağırdığı şeye iman ettik, şeriatine tabi olduk. Bundan dolayı günahlarımızı ört, bizi rezil etme. Günahlarımızı bağışla, onlardan bizi sorumlu tutma. Bizleri hayır işleyip kötülükleri terk etmeye muvaffak kıl ve salihlerle beraber canımızı al."
        },
        {
            "ayah_number": 194,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 75,
            "translated_text": "Rabbimiz rasûllerinin dili ile bize vadettiğin hidayeti ve dünyadaki yardımını ver. Kıyamette Cehennem'e girmek ile bizi rezil rüsva etme. Şüphesiz ki sen, -Ey Rabbimiz- kerem sahibisin, vaadinden dönmezsin."
        },
        {
            "ayah_number": 195,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 76,
            "translated_text": "Rableri onların duasına icabet etti: Ben, ister az ister çok olsun amellerinizin karşılığını zayi etmeyeceğim. İster bu amel eden erkek, isterse de kadın olsun. (Allah) Sizlerin birbirinizden tek millet olduğunuza hükmetti. Erkeğe fazla verilmez, kadından da eksiltilmez. Allah yolunda hicret edenlerin, kâfirlerin diyarlarından çıkardığı kimselerin, Rablerine itaat ettikleri için eziyete uğrayanların, Allah yolunda savaşıp Allah'ın kelimesi en yüksek olsun diye öldürülenlerin kıyamet gününde günahlarını bağışlayacağım ve örteceğim. Allah katından bir mükâfat olarak saraylarının altından ırmaklar akan Cennetlere sokacağım. Eşi benzeri olmayan en güzel mükâfat Allah'ın katındadır."
        },
        {
            "ayah_number": 196,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 76,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber<span class=\"text-danger\">-<\/span> kâfirlerin diyar diyar dolaşması, buna güç yetirmeleri, ticaretlerinin kapasitesi ve rızıkları seni aldatmasın. Bundan dolayı onların halinden üzüntü ve keder duyuyordun."
        },
        {
            "ayah_number": 197,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 76,
            "translated_text": "Bu dünya az bir geçimlik olup, devamlı değildir. Sonra kıyamet günü varıp dönecekleri yer Cehennem'dir. Cehennem onlar için ne kötü bir barınaktır\/yataktır."
        },
        {
            "ayah_number": 198,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 76,
            "translated_text": "Fakat emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rablerinden korkanlar için saraylarının altından ırmaklar akan Cennetler vardır. Orada ebedî kalacaklardır. Bu onlar için Allah Teâlâ katından hazırlanmış bir mükâfattır. Allah'ın salih kulları için hazırlamış olduğu şeyler, kâfirlerin bolluk içinde dünya lezzetlerini tatmalarından daha hayırlı ve faziletlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 199,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 76,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Ehl-<\/span>i Kitab'ın hepsi bir değildir. Onların arasından Allah'a, size indirilen hak ve hidayete iman eden bir topluluk vardır. Ve aynı zamanda kitaplarında kendilerine indirilene de iman ederler. Allah rasûllerine iman etmede onları birbirinden ayırmazlar, Allah'a karşı boyun eğererek, zillet içindedirler. O'nun katındakini arzular, Allah'ın ayetlerini az bir dünyalık karşılığında değiştirmezler. Bu vasıflarla zikredilen kimselerin Rableri katında büyük mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk gören ve karşılığını da hızlı bir şekilde verendir."
        },
        {
            "ayah_number": 200,
            "surah_number": 3,
            "page_number": 76,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Dini sorumlulukları yerine getirmede ve dünyada başınıza gelen musibetlere karşı sabırlı olun. Sabır yarışında kâfirleri geçin, sizden daha sabırlı olmasınlar. Allah yolunda cihat edin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Umulur ki Cennet'e girip, Cehennem'den selamette olma isteğinize nail olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 77,
            "translated_text": "Ey İnsanlar! Rabbinizden korkun. O, sizi tek bir nefisten -babanız Adem'den- yarattı. Adem'den de hanımını, anneniz Havva'yı yarattı. O ikisinden birçok erkek ve kadını yeryüzünün dört bir yanına yaydı. Kendisi adına birbirinizden istekte bulunup; Allah adına şöyle yapmanı istiyorum dediğiniz Allah’a karşı gelmekten korkun. Sizi birbirinize bağlayan akrabalık bağını da koparmaktan korkun. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir. Amellerinizden hiçbirisi O'na gizli kalmaz. Bilakis onları tek tek sayar ve size karşılığını verir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 77,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Veliler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yetimlere (büluğ çağına ermeden babalarını kaybeden çocuklar) büluğ çağına erip yetişkin olduklarında mallarını tam olarak verin. Yetimlerin mallarından kıymetli güzel olanları alıp, bunun karşılığında kendi mallarınızdan değersiz, kalitesiz olanları verip helal ile haramı değiştirmeyin. Yetimlerin mallarını alıp kendi mallarınıza katıp (yemeyin). Şüphesiz bu Allah katında büyük bir günahtır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 77,
            "translated_text": "3Eğer, velisi olduğunuz yetim kızlar ile evlenip onların hakkı olan mehiri az vermek yada onlara kötü muamele etmek gibi davranışlarla adaletsizlik etmekten korkarsanız, onları bırakın ve onların dışında diğer temiz (namuslu) kadınlarla evlenin. Eğer isterseniz iki, üç ya da dörde kadar evlenin. Eğer bunlar arasında adil davranamamaktan korkarsanız bir kadın ile yetinin. Veya sahip olduğunuz cariyelerden istifade edin. Çünkü onların hakkı hür kadınların hakkı gibi değildir. Ayette yetimlerin durumları hakkında ve bir kadınla evlenerek yetinmek ya da cariyelerden faydalanmanın zulüm etmemenize ve birine meyletmemenize daha yakın bir davranış olduğu varid olmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 77,
            "translated_text": "Kadınlara mehirlerini zorunluluk bilinciyle verin. Eğer o mehrin bir kısmını kendi istekleriyle zorlamadan size bağışlarlarsa, onu hoş bir şekilde ve bir engel olmadan afiyetle yiyin."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 77,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Veliler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Malları hakkında gerekli tasarrufta bulunmayı bilmeyenlere mallarını teslim etmeyin. Allah bu malları, kullarının ihtiyaçlarını gidermesi ve hayatlarını idame ettirmesi için vermiştir. Onlar, mallarını idare edip koruyacak kimseler değildirler. O mallardan onlara infak edin, onları giydirin. Onlara güzel söz söyleyin. Yetişkin olup mallarını kullanmada doğru tasarrufta bulunacakları duruma gelince, onlara mallarını teslim edeceğinizi güzel bir şekilde vaad edin."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 77,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Veliler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yetimler yetişkin olduklarında tasarrufta bulunmaları için kendi mallarından bir miktar vererek onları deneyin. Eğer doğru tasarrufta bulunurlarsa ve yetişkin oldukları kanısına varırsanız, eksiksiz olarak tam bir şekilde mallarını onlara teslim edin. İhtiyaç anında Allah'ın size mübah kıldığı kadarının dışında onların mallarından haddi aşarak yemeyin. Yetişkin olduklarında mallarını geri alacakları korkusuyla acele edip onların mallarını yemeyin. Kimin kendisine yetecek kadar malı varsa yetimin malını almaktan imtina etsin. Sizden kim de fakir olup malı yok ise ihtiyacı kadarını alsın. Yetimlerin yetişkin olup, reşit olduklarını anladıktan sonra mallarını onlara teslim ettiğinizde, hakkı koruma ve ihtilafa sebebiyet verecek hususları ortadan kaldırma adına mallarını teslim ettiğinize dair şahitler bulundurun. Buna şahit ve amellerine karşılık hesap görücü olarak Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 78,
            "translated_text": "Ana, baba, kardeş ve amca gibi akrabaların ölümünden sonra bıraktıkları mallardan az ya da çok olsun erkekler için bir pay vardır. Cahiliye döneminde kadın ve çocukların mirastan men edilmesinin aksine bu miras bırakanların mallarından kadınlar için de bir pay vardır. Bu pay Allah Teâlâ tarafından miktarı farz olarak beyan edilmiş bir haktır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 78,
            "translated_text": "Miras taksiminde kendilerine pay düşmeyen yakınlar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, bu mal taksim edilmeden önce -iyilik babından- gönlünüzün hoşnut olacağı kadar onlara da verin. Onlar bu malı görmekte ve siz hiçbir zahmet çekmeden bu mala sahip oldunuz. Onlara, içinde çirkinlik olmayan güzel söz söyleyin."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 78,
            "translated_text": "Öldüklerinde arkalarında âciz ve küçük çocuk bırakanlar onların zayi olmalarından korkup, endişe duysunlar. Sorumluluğu altında yetim bulunduranlar onlara zulmetmeyi bırakarak Allah'tan korksunlar. Böylece Allah yetimlere ihsan ettikleri gibi kendileri öldükten sonra çocuklarına ihsanda bulunacak kimselerin (bulunmasını) kolaylaştırır. Vasiyetini getiren çocuklar hakkında iyi davranarak onlara hak olanı söylemeli ve geride bıraktığı mirasçıların hakkına zulmetmemelidir. Vasiyeti terk ederek kendini hayırdan mahrum etmemelidir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 78,
            "translated_text": "Şüphesiz yetimlerin mallarını alıp, bu mallarda haddi aşarak ve zulmederek tasarrufta bulunanlar, ancak karınlarını alevli ateşle doldururlar. Kıyamet gününde de onları Cehennem ateşi yakacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 78,
            "translated_text": "Çocuklarınızın mirası hakkında yüce Allah sizi sorumlu tutarak emretmektedir. Miras, çocukların arasında taksim edilirken erkeğe kızın aldığı mirastaki payın iki misli verilir. Eğer ölen kimse geride erkek çocuk bırakmayıp sadece iki ya da daha fazla kız çocuğu bıraktı ise, mirasın üçte ikisi bunlarındır. Eğer bir kız bıraktı ise mirasın yarısı bu kızındır. Vefat edenin erkek ya da kız çocuğu varsa, ana ve babasından her birine mirastan altıda birlik bir pay vardır. Eğer vefat eden kimsenin çocuğu yoksa ya da anne babasından başka bir mirasçısı da yoksa anne mirastan üçte bir alır ve mirasın geri kalanı babanındır. Eğer vefat edenin iki ya da daha fazla anne baba bir ya da anne baba bir olmayan erkek ya da kız kardeşi varsa, farz olarak annesi altıda bir alır ve geri kalanı tasiben babasınındır. Bu durumda kardeşlere mirastan bir pay yoktur. Bu miras taksimatı vefat eden kimsenin vasiyeti yerine getirildikten sonra taksim edilir. Vefat eden kimse malının üçte birinden fazlasını vasiyet edemez ve aynı zamanda mirasın taksim edilmesi için borçlarının da ödenmiş olması gerekir. Allah Teâlâ miras taksimatını böyle yapmıştır. Çünkü siz babalarınız ve çocuklarınızdan hangisinin dünya ve ahirette sizin için daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Vefat eden kimse varislerinden birisini hayırlı zannedip malının tamamını ona verebilir ya da şerli zannedip malından mahrum edebilir. Ancak durum bu zannettiğinin aksine çıkabilir. Bu durumu kendisine hiçbir şeyin gizli kalmadığı herşeyi hakkıyla bilen yüce Allah bilebilir. Bundan dolayı mirası beyan ettiği şekilde taksim etmiş ve kendi katından (taksimatını) farz olarak tayin etmiş ve kullarının uygulamasını üzerlerine farz kılmıştır. Şüphesiz ki Allah, herşeyi hakkıyla bilir ve kullarının maslahatına olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Hüküm olarak bir şeyi koymasında ve yönetmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 79,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Kocalar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer hanımlarınızın sizden ya da başkasından erkek ya da kız çocukları yoksa, bıraktıkları (mirasın) yarısı sizindir. Eğer onların erkek ya da kız çocukları varsa bıraktıkları mirasın dörtte biri sizindir. Ölen hanımlarınızın yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi yahut borçlarının ödenmesinden sonra bu paylaştırma gerçekleştirilir. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Kocalar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sizin hanımlarınızdan yada başkalarından, erkek ya da kız çocuğunuz yoksa, bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Eğer sizin erkek ya da kız çocuklarınız varsa bıraktığınız mirastan sekizde biri hanımlarınızındır. Yapmış olduğunuz vasiyetin yerine getirilmesi yahut borçlarınızın ödenmesinden sonra onlar için bu paylaştırma yapılır. Eğer babası ya da çocuğu olmayan bir adam ölürse, ya da babası veya çocuğu olmayan bir kadın ölürse ve bu ikisinden (erkek ve kadın) ölen kimsenin anne bir erkek kardeşi ya da anne bir kız kardeşi varsa, anne bir erkek kardeşi ya da anne bir kız kardeşinden herbiri altıda bir farz olarak mirastan pay alır. Eğer anne bir erkek kardeşler ya da anne bir kız kardeşler birden fazla ise bu kardeşlerin hepsi mirasın üçte birini ortaklaşa farz olarak alırlar. Bu miras taksiminde erkek ve kızlar eşittir. Bu taksim edilmiş haklarını ölen kimsenin vasiyeti yerine getirilip, borcu ödendikten sonra alırlar. Ancak bırakmış olduğu vasiyetinin, malının üçte birinden fazla olması gibi varislere zarar vermemesi gerekir. Ayetin içerdiği bu hüküm yüce Allah'ın size farz kıldığı bir sorumluluktur. Yüce Allah dünya ve ahirette kullarının maslahatına olan herşeyi hakkıyla bilendir. Halim'dir, asi olana cezasını bir an önce vermek için acele etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 79,
            "translated_text": "Bu zikredilen hükümler yetimler ve diğerleri hakkındadır. Allah'ın kulları için koymuş olduğu kanunlardır. Bu kanunlarla amel etmelerini ister. Kim emirlerini yerine getirip, yasaklarından kaçınarak Allah'a ve Rasûlüne itaat ederse, Allah onu, saraylarının altından ırmaklar akan Cennetlere sokar. Orada ebedî kalacaklar, fani olmayacaklardır. Bu ilahi mükâfat, eşi benzeri olmayan büyük bir kurtuluştur."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 79,
            "translated_text": "Kim de Allah'ın hükümlerini devre dışı bırakırsa, onlarla amel etmeyi terk ederse ya da şüphe duyarsa ve O'nun koyduğu sınırları aşarak Allah'a ve Rasûlüne karşı gelirse, Allah onu ebedî kalacağı Cehennem ateşine sokar. Onun için Cehennem'de alçaltıcı bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 80,
            "translated_text": "Evli olan ya da olmayan kadınlarınızdan zina suçunu işleyenler için adil olan dört Müslümanı şahit olarak getirin. Eğer zina suçu işlediklerine şahitlik ederlerse kadınlarınızı cezalandırmak için ölüm gelip canlarını alana kadar ya da Allah onlar için evde hapsetmekten başka bir yol getirene kadar onları evlerde hapsedin. Yüce Allah bundan sonra onlar için izlenecek yolu belirlemiştir. O da, bakire olan zinakâr kadına yüz celde\/kırbaç vurulması ve bir sene yaşadığı beldeden uzaklaştırılmasıdır. Muhsane, evli olan (ya da başından evlilik geçen) kadının ise recm edilmesidir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 80,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Muhsan\/Daha önce başından evlilik geçen ya da muhsan olmasın<span class=\"text-danger\">-<\/span> Erkeklerden zina suçunu işleyen o iki kişiyi el ve dil ile azarlayıp küçük düşürecek şekilde cezalandırın. Üzerinde bulundukları durumu terk eder ve amelleri düzelirse, onlara eziyet etmeyi bırakın. Çünkü günahtan tevbe eden onu hiç işlememiş gibidir. Şüphesiz ki Allah, kullarından tevbe edenlerin tevbelerini çokça kabul edendir, onlara karşı çok merhametlidir. Bu ceza ile yetinmek (İslam'ın ilk döneminde) ilk başlarda idi. Daha sonra (hüküm) bekâr olana celde\/kırbaç vurulması ve bir yıl yaşadığı yerden uzaklaştırılması, muhsan (Başından evlilik geçenin) evli olanın da recm edilmesi (taşlanması) ile nesh edilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 80,
            "translated_text": "Şüphesiz ki Allah, günah ve masiyetlerin akibetini ve şerrini bilmeden yönelen - kasıtlı ya da kasıtsız olarak günah işleyen herkesi kapsar- kimselerin tevbesini kabul eder. Sonra o kimseler ölüm kendilerine gelmeden önce Rablerine tevbekâr olarak dönerler. İşte yüce Allah bu kimselerin tevbesini kabul eder ve günahlarını affeder. Yüce Allah kullarının bütün hallerini en iyi bilen, takdir etmesinde ve hüküm koymasında hikmetli olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 80,
            "translated_text": "Allah günahında ısrar eden kimsenin tevbesini kabul etmez. Onlar ölüm döşeğinin sıkıntısını çekmeden günahlarından tevbe etmezler. O esnada onlardan biri: \"Ben şimdi işlemiş olduğum günahlardan dolayı tevbe ettim\" der. -Aynı şekilde- Yüce Allah bu şekilde küfründe ısrar ederek ölen kimselerin tevbesini de kabul etmez. Onlar günahlarında ısrar eden asilerdir. Ve küfürleri üzerine ölen kimseler için elem verici azap hazırladık."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 80,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Babalarınızın mallarını miras olarak aldığınız gibi hanımlarını miras olarak almayınız. Onlarla evlenme tasarrufunda bulunmanız ya da dilediğinizle onları evlendirmeniz ve yahut da onların evlenmesine mani olmanız caiz değildir. Kendilerinden hoşlanmadığınız hanımlarınıza mehir olarak veya diğer vermiş olduğunuz şeylerin bazısından vazgeçmeleri için nikahınızda tutarak onlara zarar vermeniz caiz değildir. Ancak zina gibi apaçık bir suç işlerseler, onlara vermiş olduğunuzu geri alana kadar nikahınız altında tutmanız ve baskı yapmanız caizdir. Hanımlarınıza eziyet etmeden onlara ihsanda bulunarak güzel geçinin. Eğer dünyevî bir husustan dolayı onlardan hoşlanmaz iseniz onlara sabredin. Yüce Allah, hoşunuza gitmeyen hususlarda dünya ve ahiret hayatınız için pek çok hayır takdir etmiş olabilir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 81,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Kocalar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hanımınızı boşayıp, yerine başka bir eş almak isterseniz, bunda sizin için bir sıkıntı yoktur. Ayrılmak istediğiniz hanımınıza mehir olarak çok mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almanız caiz değildir. Onlara vermiş olduğunuzu geri almanız apaçık bir iftira ve günah sayılır."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 81,
            "translated_text": "Aranızda kaynaşma, sevgi, birbirinizden faydalanma ve sırlarınızı bildikten sonra mehir olarak verdiklerinizi nasıl geri alacaksınız. Bundan sonra onların elinde olan mala tamah etmek ne çirkin ve kötü bir iştir. Oysa ki onlar sizden sapasağlam bir söz almışlardı. O söz, Allah Teâlâ'nın dini ve sözü ile size helâl kılınmalarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 81,
            "translated_text": "Babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin; çünkü bu haramdır. Ancak İslamdan önce yapılanlar affedilmiştir. Şüphesiz ki çocukların, babalarının hanımlarıyla evlenmeleri çirkinliği büyük olan bir iştir. Yapan kimseye karşı Allah'ın gazaplanmasına sebebiyet verir. Kendisine yol edinen için ne kötü bir yoldur."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 81,
            "translated_text": "Yüce Allah şunlarla evlenmenizi haram kılmıştır: Anneleriniz nesep olarak yukarı doğru çıksa dahi; anneanne, anne ve baba tarafından onun ninesi gibi, kızlarınız nesep olarak aşağı doğru inse dahi; kızınızın kızı, onun da kızı gibi, aynı şekilde oğlunuzun kızları ve kızınızın kızları ve aşağı doğru nesep olarak inse dahi, anne ve babanızdan olan kız kardeşleriniz ya da her ikisinin birinden olan kız kardeşleriniz, halalarınız, aynı şekilde babalarınızın ve annelerinizin halaları yukarı doğru çıksa dahi, teyzeleriniz, aynı şekilde babalarınızın ve annelerinizin teyzeleri yukarı doğru çıksa dahi, erkek kardeşlerinizin kızları ve kız kardeşlerinizin kızları, nesep olarak aşağı doğru inse dahi onların çocukları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kendileriyle cinsî münasebette bulunduğunuz ya da bulunmadığınız hanımlarınızın anneleri, cinsî münasebette bulunduysanız hanımlarınızın daha önceki evliliklerinden olan genellikle sizin evinizde büyüyüp yaşayan kızları, aynı zamanda sizin evinizde büyümemiş olanlar. Cinsî münasebette bulunmadıysanız hanımlarınızın daha önceki evliliklerinden olan kızları ile evlenmenizde ise bir sıkıntı yoktur. Sizin soyunuzdan gelen oğullarınız hanımlarıyla cinsî münasebette bulunmasalar dahi onların hanımlarıyla evlenmeniz size haram kılınmıştır. Bu hüküm kapsamına süt oğullarınızın hanımları da girmektedir. Nesep olarak ya da sütten dolayı iki kız kardeşi aynı nikâh altında toplamak da haram kılınmıştır. Ancak geçmişte cahiliye döneminde olanları yüce Allah affetmiştir. Şüphesiz ki yüce Allah kendisine tevbe eden kullarına karşı çok bağışlayıcı ve merhametlidir. Aynı şekilde sahih sünnette kadın ile halasının ya da teyzesinin bir nikah altında toplanması da haram kılınmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 82,
            "translated_text": "Allah yolunda cihat ederken esir alınmış kadınlar dışında evli kadınlarla nikâhlanmak sizlere haram kılındı. Bir kere aybaşı görerek rahimlerinin temizlenmesinin ardından cariyelerinizle ilişkiye girmeniz helaldir. Allah size bu hükümleri farz kılmıştır. Bunun dışındaki kadınlarla, zina yapma kastı olmadan, mehir vererek evlenip, nefislerinizi iffetli kılmak istemenizi Allah size helal kılmıştır. Sizden kim nikâhlanarak kadınlardan faydalanırsa Allah’ın sizin üzerinize bir yükümlülük ve vacip kıldığı mehirlerini onlara versin. Farz olan mehrin belirlenmesinin ardından, arttırılmasına ya da bir kısmından feragat edilmesine karşılıklı rıza göstermenizde size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah yarattığı canlıları çok iyi bilir, onların hiçbir hali gizli kalmaz. İşleri düzenlemesinde ve hükmünde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 82,
            "translated_text": "Ey erkekler! İçinizden, malının az olması sebebiyle hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimselerin, zahiren size Mü'min görünen başkasına ait Mü'min köle kadınlarla evlenmesi caizdir. Allah, imanınızın hakikatini ve iç hallerinizi en iyi bilendir. Köle kadınlar din ve insanlıkta sizinle eşittir. Onları küçümseyerek evlenmekten kaçınmayın. Sahiplerinin izniyle onlarla evlenin. Mehirlerini hiç eksiltmeden ve onları oyalamadan verin. Bu durum, onlar açık açık zina etmeyen veya kendileriyle gizli gizli zina ettiği dostlar edinmemiş iffetli kimseler ise böyledir. Şayet onlar evlenir ve ardından zina suçu işlerlerse, onlar için hür kadının cezasının yarısı vardır. Elli celde\/sopa darbesi cezası vardır. Zina eden özgür evli kadının cezasının aksine onlara taşlanarak öldürülme recm cezası verilmez. Burada iffetli köle kadınlarla evlenmenin mübah olmasının zikredilmesi, zinaya düşmekten korkan ve özgür kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyen kimseler içindir. Yoksa köle bir kadından köle çocuk sahibi olmaktan olmamak için köle kadınlarla evlenmeden sabretmek daha evladır. Allah tövbe eden kullarını bağışlar ve onlara merhamet eder. Onlara hür kadınlarla evlenmekten aciz olmaları halinde, zinaya düşmekten korktuklarında, köle kadınlarla evlenmelerine izin vermesi de onun rahmetindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 82,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, sizler için bu hükümleri koyarak, hükümlerinin ve dininin temel esaslarını ve içinde dünya ve ahiret hayatınızın yararına olan şeyleri sizlere açıklamak istiyor. Onlara tabi olasınız diye sizden önceki peygamberlerin haram kılma ve helal kılmadaki yoluna, onların değerli ahlâklarına ve övülen hayat hikâyelerine irşat etmek istiyor. Ayrıca sizleri, asi kullar olmaktan, itaat eden kullara döndürmek istiyor. Allah, kullarının yararına olanları en iyi bilendir ve bu sebeple kullarının yararına olanları din olarak belirler. Dininde ve işlerinin düzenlenmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 83,
            "translated_text": "Allah, tevbelerinizi kabul etmek ve bütün günahlarınızı bağışlamak ister. Arzularının peşinden gidenler ise, doğru yoldan çok aşırı bir şekilde uzaklaşmanızı isterler."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 83,
            "translated_text": "Yüce Allah, sizler için belirlediği hükümlerde yükünüzü hafifletmek istiyor ve sizleri güç yetiremeyeceğiniz hükümlerle yükümlü kılmıyor. Çünkü O, insanın yaratılışında ve tabiatındaki zayıflığı biliyor."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 83,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip Rasûlüne ittiba edenler! Birbirinizin mallarını, hırsızlık, rüşvet ve bunlar gibi haksız yollarla alıp, el koymayın. Karşılıklı rızaya dayalı sözleşmelerle elde edilen ticaret mallarını alıp, yemeniz ve dilediğiniz gibi tasarrufta bulunmanız size helaldir. Birbirinizi öldürmeyin. Sizden biriniz kendi canına da kıymasın ve tehlikeye atmasın. Şüphesiz Allah size karşı merhametlidir. Birbirinizin kanlarını, mallarını ve ırzlarını haram kılması da O'nun rahmetindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 83,
            "translated_text": "Her kim bilerek ve haddi aşarak, unutkanlık ve bilmemezlik hali dışında başkasının malını yer, onu öldürerek hakkına girer veya buna benzer şekilde yasaklarımızı çiğnerse, Allah onu kıyamet günü sıcaklığının sıkıntısını tadacağı ve azabını çekeceği çok büyük bir ateşe sokacaktır. Ve bu Allah için çok kolaydır. Çünkü O'nun her şeye gücü yeter, hiçbir şey onu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 83,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Eğer siz, Allah'a şirk koşmak, ana babaya kötülük etmek, adam öldürmek, faiz yemek gibi büyük günahlardan uzak durursanız, işlemiş olduğunuz küçük günahları örterek ve silerek bağışlar ve sizleri Allah'ın katında çok değerli bir yer olan Cennet'e sokarız."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 83,
            "translated_text": "Ey Müminler! Allah'ın, bazılarınızı diğerlerine üstün kıldığı şeyleri temenni etmeyin ki bu sizleri nefret ve haset etmeye sevk etmesin. Kadınlara da, Allah'ın erkeklere has kıldığı şeyleri arzulamaları yakışmaz. Her bir taraf için kendisine uygun amellerden bir hisse vardır. Allah'tan size olan lütfunu arttırmasını isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi bilir ve her iki tarafa kendilerine uygun olan ameli verir."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 83,
            "translated_text": "Sizden her biriniz için, ana baba ve akrabaların geride bıraktığı mirasa varis olduğu hısımlar kıldık. Kendileriyle yardımlaşma ve dayanışma üzerine pekiştirilmiş yeminle sözleştiğiniz kimselere de mirastan paylarını verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir. Sizin bu yeminlerinize ve yaptığınız anlaşmalara da şahit olması böyledir. Dayanışma anlaşması yoluyla miras verme, İslam’ın ilk yıllarında var olan bir hükümdü. Daha sonra bu hüküm neshedildi."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 84,
            "translated_text": "Erkekler kadınları gözetip kollamakta, onların işlerini yerine getirmektedirler. Bu ise Allah'ın bazı özelliklerle erkekleri onlardan üstün kılması ve erkeklerin üzerine farz olan nafaka ve sorumlulukların yüklenmesi sebebiyledir. Saliha kadınlar, Rablerine karşı itaatkâr olurlar, kocalarına karşı da itaatkâr olurlar. Allah kendilerini muvaffak kıldığı için kocalarının bulunmadığı zamanlarda onların haklarını muhafaza ederler. Ey Kocalar! Söz ve fiil olarak kocalarına itaat etmeyerek büyükleneceğinden korktuğunuz kadınları, öncelikle Allah'ı hatırlatarak ve Allah'tan korkmaları konusunda uyarma ile başlayın. Eğer size icabet etmezlerse onlara sırtınızı dönüp, cinsel ilişkiye girmeyerek onları yataklarında tek başına bırakın. Yine size icabet etmezlerse yaralamayacak şekilde onlara vurun. Eğer size itaat etmeye başlarlarsa zulmederek veya azarlayarak onlara haksızlık etmeyin. Şüphesiz Allah her şeyin üzerindedir, her şeyden yücedir. O zatıyla ve sıfatıyla büyüktür, O'ndan korkun."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 84,
            "translated_text": "Ey kadın ve kocanın velileri! Eğer ikisi arasındaki anlaşmazlığın düşmanlık ve birbirine sırt çevirmeye ulaşmasından korkarsanız, ikisinin arasının ayırılması veya birleştirilmesi hususunda onlar için menfaatli olanı hükmetmesi için kocanın ve kadının ailesinden adalet sahibi birer adamı gönderin. İkisinin arasının düzelmesi şüphesiz daha sevimli ve evladır. Eğer iki hakem de bunu ister ve en iyi yolu seçerse, Allah, karı kocanın arasını birleştirir ve aralarındaki anlaşmazlık kalkar. Şüphesiz kullarının hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmaz. O, kalplerinde gizledikleri işlerin en ince ayrıntılarını dahi bilir."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 84,
            "translated_text": "Boyun eğerek bir tek Allah’a ibadet edin. O'nunla beraber O'ndan başka bir şeye ibadet etmeyin. Anne ve babanıza ikram ederek ve iyilikte bulunarak ihsan edin. Akrabalara, yetimlere ve fakirlere, akraba olan ve akrabalık bağı bulunmayan komşuya, size eşlik eden arkadaşınıza, yolda kalmış gurbetteki yolcuya, sahip olduğunuz kölelere de ihsanda bulunun. Şüphesiz Allah, kendini beğenmiş, kullarına karşı büyüklenen, kendisini överek insanlara karşı gururlanan kimseleri sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 84,
            "translated_text": "Yüce Allah, kendilerine vermiş olduğu rızıktan infak etmeyi farz kıldığı kimselerin infak olarak vermeleri gereken kişilere bunu vermemelerini, bu yaptıklarının aynısını başkalarına da söz ve fiilleriyle emrederek yapmalarını istemelerini, Allah’ın lütuf olarak bahşettiği rızık, ilim ve diğer nimetleri gizlemelerini ve insanlara gerçeği açıklamamalarını asla sevmez. Bilakis onlar hakkı gizleyerek batıl olanı insanlara gösterirler. İşte bu hasletler kâfirlere ait özelliklerdir. Bundan ötürü bizler de kâfirler için utanç verici bir azap hazırladık."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 85,
            "translated_text": "Aynı şekilde mallarını insanlar onları görsünler ve övsünler diye infak edenler için de azap hazırladık.Onlar Allah'a ve kıyamet gününe de iman etmezler. İşte onlara rezil eden o azabı hazırladık. Onları şeytana tabi olmalarından başka bir şey saptırmadı. Şeytan, kimin sürekli beraber olduğu arkadaşı olursa, o ne kötü bir arkadaştır."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 85,
            "translated_text": "Şayet Allah’a ve kıyamet gününe hakkıyla iman etseler ve Allah yolunda mallarını muhlisler olarak infak etselerdi onlara ne zarar verebilirdi? Bilakis bunda bütünüyle hayır vardır. Oysa Allah onları bilir, onların halleri Allah'a gizli kalmaz. Onların hepsine amellerinin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 85,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah Teâlâ adildir, kullarına hiç zulmetmez. Kulunun yapmış olduğu iyiliklerden karınca yavrusu miktarı kadar dahi eksiltmez. Yapmış olduğu kötülüklere de hiçbir şey eklemez. Zerre miktarınca bir iyilik dahi olsa lütfuyla sevabını katlar, kat kat artırarak çok büyük sevap verir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 85,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Kıyamet günü bütün peygamberleri ümmetlerinin yaptıklarına şahit olarak getirdiğimizde ve seni de ümmetine karşı şahit tuttuğumuzda durum nasıl olacak?"
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 85,
            "translated_text": "İşte o büyük günde Allah’ı inkâr eden ve Rasûlüne karşı gelenler, onlar yerle bir olmayı dileyecekler. Yapmış oldukları hiçbir şeyi Allah'tan gizleyemeyecekler. Çünkü Allah, onların dillerini mühürleyecek, konuşamayacaklar. Yaptığı amellere şahitlik etmesi için azalarına izin verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 85,
            "translated_text": "Ey Allaha iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Sarhoş olduğunuz durumlarda ayılana ve söylediğiniz sözleri ayırt edene kadar namaz kılmayınız. -Bu hüküm içkinin bütünüyle haram kılınmasından önceydi- Ayrıca cünüp olduğunuz durumlarda da namaz kılmayın. Bu durumda oralarda kalmayıp geçiş için kullanmak dışında banyo yapana kadar mescitlere girmeyin. Eğer size su kullanmanızın mümkün olmadığı bir hastalık isabet ettiyse, yolculuktaysanız, abdestinizi bozduysanız veya hanımlarınızla ilişkiye girmişseniz ve bu hallerde su bulamadıysanız temiz toprakla alın. O toprakla yüzünüzü ve ellerinizi mesh edin. Şüphesiz Allah kusurlarınızı bağışlar ve sizleri affeder."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 85,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Allah’ın kendilerine Tevrat'la ilimden bir pay verdiği, hidayeti sapıklığa değiştiren Yahudilerin işini bilmiyor musun? Ey müminler! Onların doğru olmayan yoluna giresiniz diye, sizleri peygamberin getirdiği dosdoğru yoldan -saptırmaya çok gayretlidirler-."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 86,
            "translated_text": "Ey Müminler! Allah -Azze ve Celle- düşmanlarınızı sizden daha iyi bilir. Sizlere, onları haber veriyor ve size karşı düşmanlıklarını açıklıyor. Onların verdiği sıkıntılara karşı koruyucu bir veli ve onların sizlere karşı kurduğu tuzaklara ve eziyetlere engel olup, onlara karşı sizi galip kılan bir yardımcı olarak Allah size yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 86,
            "translated_text": "Yahudilerden kötü bir topluluk Allah’ın indirdiği sözleri değiştirerek, onu Allah’ın indirdiğinin dışında farklı yorumlarlar. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara bir emir verdiği zaman şöyle derler: \"Sözünü işittik ve emrine karşı geliyoruz\" ve alay ederek şöyle derler: \"Duymayasıca bizim söylediğimizi dinle\" ve \"Bizi gözet\" sözüyle de \"Kulağın bizde olsun\" sözünü söylermiş zannettiriyorlar. Ama o sözü değil de \"ahmaklık\" sözünü kast ediyorlar. Bu kelimeyi söylerken dillerini büküyorlar ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e beddua etmeyi ve dini kınamayı kastediyorlar. Onlar \"Sözünü işittik ve emrine karşı geldik\" sözlerinin yerine \"Sözünü işittik ve emrine itaat ettik\" demiş olsalardı, \"Duymayasıca\" sözünün yerine \"dinle\" deselerdi ve \"bize çobanlık et\" sözünün yerine de \"Bizi bekle ki söylediğin sözleri anlayalım\" deselerdi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı güzel bir edep olduğu için, daha önce söylediklerinden daha hayırlı ve adaletli olurdu. Fakat küfürleri sebebiyle Allah, onlara lanet etti ve rahmetinden uzaklaştırdı. Onlar kendilerine faydası dokunacak şekilde iman etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 86,
            "translated_text": "Ey kendilerine kitap gönderilmiş Yahudi ve Hristiyan topluluğu! Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiğimiz kitaba iman edin! Zira o sizlere indirilen Tevrat ve İncil'i doğrulayan bir kitaptır. Yüzlerinizde bulunan duyu hislerini silip, onları arkalarınız tarafına çevirmeden yahut sizleri Allah rahmetinden kovmadan önce bu kitaba iman ediniz. Nitekim daha önce cumartesi günü kendilerine balık avlanmak yasak olmasına rağmen avlanıp, haddi aşanları rahmetimizden kovmuş, onları maymuna çevirmiştik. Allah Teâlâ’nın emri ve takdiri kaçınılmazdır, muhakkak gerçekleşecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 86,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah, kendisine mahlûkatından bir şeyin ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Şirk ve küfrün dışında olan günahları ise, lütfuyla dilediği kimseden affeder. Veya onlardan dilediğine, günahları miktarınca adaletiyle azap eder. Her kim Allah'tan başkasını O'na ortak koşarsa çok büyük bir günah uydurmuştur. Bu günahla ölen kimse de affedilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 86,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Kendilerini ve amellerini temize çıkararak öven bu kimselerin durumunu bilmiyor musun? Bilakis sadece Allah, kullarından dilediklerini över ve onları temize çıkarır. Çünkü O, kalplerdeki en gizli olan şeyleri dahi bilir ve onların yaptığı amellerin sevabından hurma çekirdeğinin (ortasındaki yarıkta bulunan) küçücük ip kadar bile eksiltilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 86,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Kendilerini överek Allah'a karşı nasıl da yalanlar uydurduklarına bir bak! Oysa bu, onların sapıklığını apaçık ortaya koyan bir günah olarak yeterlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 86,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Allah’ın kendilerine ilimden belli bir pay verdiği Yahudilerin halini bilip şaşırıyor musun? Onlar Allah'ın dışında edindikleri mabutlara iman ediyorlar ve de müşriklere yaltaklanarak onlar hakkında şöyle diyorlar: \"Hiç şüphesiz bunlar Muhammed’in ashabından daha doğru bir yol üzeredirler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 87,
            "translated_text": "Bu bozuk inanca sahip o kimseler, Allah’ın rahmetinden kovduğu kimselerdir. Allah'ın rahmetinden kovduğu kimselere de dost olacak bir yardımcı bulamazsın."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 87,
            "translated_text": "Onların hükümdarlıkta hiçbir nasipleri yoktur. Şayet onların böyle bir payları olsaydı, hiç kimseye hurma çekirdeğinin üzerindeki nokta kadar dahi bir şey vermezlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 87,
            "translated_text": "Bilakis onlar, Allah'ın onlara verdiği peygamberlik, iman ve yeryüzündeki iktidarlarından ötürü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabına haset ediyorlar. Daha önce İbrahim’in zürriyetine kitap gönderdiğimiz halde neden onlara haset ediyorlar? Onlara kitaptan başka bir şey vahyetmedik. Ayrıca onlara da insanların üzerinde geniş bir hükümdarlık verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 87,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Ehl-<\/span>i Kitap'tan bir kısmı, Allah’ın İbrahim -aleyhisselam- ve zürriyetinden gelen peygamberlere indirdiği kitaba iman etmiştir. Kimisi de buna iman etmekten yüz çevirmiştir. İşte Peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen kitaba karşı tutumları böyledir. Onlardan inkârcı olanlara yeterli olacak azap, Cehennem ateşidir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 87,
            "translated_text": "Ayetlerimizi inkâr edenleri, kıyamet günü çepeçevre saran Cehennem ateşine sokacağız. Üzerlerine azap devam etsin diye de her derileri yandığında derilerini yenileriyle değiştireceğiz. Şüphesiz Allah güçlüdür, hiç bir şey O'na galip gelemez. İşleri çekip çevirmesinde ve takdirinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 87,
            "translated_text": "Allah’a iman edip, Rasûlüne tabi olan ve emirleri yerine getirenleri kıyamet günü saraylarının altından ırmaklar akan, içinde ebediyen kalacakları Cennetlere sokacağız. Onlar için bu Cennetlerde bütün pisliklerden arınmış tertemiz eşler vardır. Aynı zamanda onları, soğuğu ve sıcağı olmayan, uzun, sık gölgeliklere yerleştireceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 87,
            "translated_text": "Allah sizlere emanet edilen her şeyi sahiplerine ulaştırmanızı ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletli olmanızı, taraf tutmamanızı ve verdiğiniz hükümde haksızlık etmemenizi emrediyor. Şüphesiz Allah size her koşulda ne güzel şeyler hatırlatıyor ve yol gösteriyor. Şüphesiz Allah sözlerinizi işiten, yaptıklarınızı görendir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 87,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Emrettiklerini yerine getirerek ve yasakladıklarından sakınarak Allah'a itaat edin ve Rasûlüne itaat edin. Size günahı emretmedikleri sürece sizden olan yöneticilerinize de itaat edin. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, bir konuda ayrılığa düştüğünüz zaman, o konuda Allah'ın kitabına ve Peygamberinin sünnetine dönün. Sizin, Kur'an ve sünnete dönmeniz, ayrılığa düştüğünüz konuyu sürdürmenizden ve görüşlere dayalı söz söylemenizden daha hayırlı ve sonuç olarak da daha güzeldir."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 88,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Münafıkların, sana ve senden önceki peygamberlere indirilenlere dair çelişkilerini görmüyor musun? Onlar aralarındaki anlaşmazlıklarda, Allah’ın dini dışında insanların koyduğu hükümlerle hükmedilmesini istiyorlar. Oysa onlar bunu inkâr etmekle emrolunmuşlardı. Doğrusu şeytan onları doğru yolu asla bulamayacakları şekilde haktan çok çok uzaklaştırmak istiyor."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 88,
            "translated_text": "Ey Peygamber! O münafıklara: \"Aranızdaki anlaşmazlıklarda hükmetmesi için Allah'ın kitabında indirdiği hükme ve Rasûlünün hükmüne gelin!\" denilse, başkasının hüküm vermesi için onların senden büsbütün olarak yüz çevirdiklerini görürsün."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 88,
            "translated_text": "Ey Peygamber! O münafıklar, işledikleri günahlar sebebiyle başlarına musibetler geldiğinde, sana gelerek, özür dileyip, Allah’a yemin ederek: “Bizler, aramızda senin yerine başkasının hüküm vermesini isteyerek birbiriyle anlaşamayan bu iki kişinin arasını bulmak ve iyilik etmekten başka bir şey kastetmedik” dediklerinde halleri nasıl olur? Onlar bu söylediklerinde yalancıdırlar. Şüphesiz iyilik, kulları üzerinde Allah'ın şeriatıyla hükmetmektir."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 88,
            "translated_text": "Allah, onların kalplerinde gizledikleri ikiyüzlülüğü ve adi maksatlarını bilir. Ey Peygamber! Onları bırak ve onlardan yüz çevir. Özendirerek ve korkutarak onlara Allah'ın hükmünü açıkla. Onlara nefislerinde yer edecek çok etkileyici büyük sözler söyle."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 88,
            "translated_text": "Şüphesiz her bir peygamberi sadece, Allah'ın dilemesi ve takdirine göre emrettikleri konularda, kendilerine itaat edilmesi gayesiyle gönderdik. Ey Peygamber! Şayet onlar daha sen hayattayken işledikleri günah sebebiyle kendilerine zulmettiklerinde, günahlarını kabullenip, pişmanlık içinde tevbe ederek sana gelseler ve Allah'tan affedilmeyi dileselerdi, sen de onların bağışlanmalarını talep etseydin, muhakkak ki Allah’ı kendilerine karşı bağışlayıcı ve merhametli olarak bulurlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 88,
            "translated_text": "Durum hiç de bu münafıkların iddia ettiği gibi değildir. Allah -Azze ve Celle-, onların aralarında meydana gelen bütün anlaşmazlıklarda, hayattayken Peygamber'in kendisine, ölümünün ardından ise şeriatının hükmüne başvurmadan tasdik etmiş olmayacaklarını belirterek zatı adına yemin ediyor. Sonra da kalplerinde hiçbir sıkıntı ve şüphe duymadan Peygamber'in hükmüne razı olurlar. Bu hükme kalben ve bedenen boyun eğerek tam bir teslimiyetle teslim olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 89,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">66-<\/span>68- Onlara, birbirlerini öldürmeyi veya ülkelerinden çıkıp gitmelerini farz kılmış olsaydık, onlardan pek az kimse dışında çoğu bu emrimizi yerine getirmezdi. Allah’a hamd etsinler ki, Allah onları meşakkatli şeylerle mükellef kılmadı. Şayet onlar kendilerine söylenen Allah'a itaat olan emirleri yapmış olsalardı, muhalefet etmelerinden daha hayırlı, imanları için de çok daha sağlam olurdu. Biz de onlara kendi katımızdan çok büyük sevap verir ve onları Allah’a ve Cennet'ine ulaştıran yola ulaştırırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 89,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">66-<\/span>68- Onlara, birbirlerini öldürmeyi veya ülkelerinden çıkıp gitmelerini farz kılmış olsaydık onlardan pek az kimse dışında çoğu bu emrimizi yerine getirmezdi. Allah’a hamd etsinler ki, Allah onları meşakkatli şeylerle mükellef kılmadı. Şayet onlar kendilerine söylenen Allah'a itaat olan emirleri yapmış olsalardı, muhalefet etmelerinden daha hayırlı, imanları için de çok daha sağlam olurdu. Biz de onlara kendi katımızdan çok büyük sevap verir ve onları Allah’a ve Cennet'ine ulaştıran yola ulaştırırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 89,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">66-<\/span>68- Onlara birbirlerini öldürmeyi veya ülkelerinden çıkıp gitmelerini farz kılmış olsaydık onlardan pek az kimse dışında çoğu bu emrimizi yerine getirmezdi. Allah’a hamd etsinler ki, Allah onları meşakkatli şeylerle mükellef kılmadı. Şayet onlar kendilerine söylenen Allah'a itaat olan emirleri yapmış olsalardı, muhalefet etmelerinden daha hayırlı, imanları için de çok daha sağlam olurdu. Biz de onlara kendi katımızdan çok büyük sevap verir ve onları Allah’a ve Cennet'ine ulaştıran yola ulaştırırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 89,
            "translated_text": "Her kim Allah’a ve Rasûlüne iman ederse o, Allah’ın Cennet'e sokarak nimetlendirdiği peygamberler, peygamberlerin getirdiği dine imanları tam olan ve öylece amel eden sıddıklar, Allah yolunda şehit olanlar, görünüşleri ve kalpleri salih olduğu için amelleri de salih olan salih kimselerle beraber olur. Bu kimseler cennette ne güzel yoldaştırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 89,
            "translated_text": "Bu zikredilen sevap, Allah’ın kullarına bir ikramı ve lütfudur. Onların bu hallerini bilen olarak Allah yeter ve herkese, amellerine göre karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 89,
            "translated_text": "Ey Allaha iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Düşmanlarınızla savaşta size yardımcı olacak sebepleri (araç-gereç ve diğerleri) edinerek tedbirinizi alın. Onların karşısına bölük bölük ya da toplu olarak çıkın. Bunlardan hangisi sizin maslahatınıza uygun ve düşmanlarınızı yenmenizi sağlayacaksa onu yapın."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 89,
            "translated_text": "Ey Müslümanlar! Elbette aranızdaki bazı topluluklar korkaklıklarından ötürü düşmanlarınızla savaşmak için yola çıkmada geri kalmaktadır. Ayrıca başkalarını da geride bırakırlar. Onlar münafıklar ve zayıf imanlı kimselerdir. Şayet size bir ölüm veya hezimet gelip çatsa, onlardan biri kendisinin selamette olmasına sevinerek şöyle der: \"Allah bana lütfetti de savaşta onlarla beraber bulunmadım ve onların başına gelen musibet benim başıma gelmedi.\""
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 89,
            "translated_text": "Ey Müslümanlar! Şayet Allah’ın lütfuyla bir zafer veyahut ganimet elde etseniz, cihattan geri kalmış olan bu kimse, sanki sizlerden biri değilmiş ve sizinle onun arasında bir sevgi ve arkadaşlık yokmuş gibi davranıp, şöyle der: \"Bana yazıklar olsun! Keşke onlarla birlikte olsaydım da bu savaşlarında kazandıkları zaferden ben de büyük bir başarı elde etseydim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 89,
            "translated_text": "Vazgeçtikleri dünya hayatını satıp, karşılığında arzuladıkları ahiret hayatını alan sadık Müminler, Allah’ın kelimesinin en yüce olması için Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda onun kelimesi en yüce olsun diye savaşanlar, şehit olarak öldürülürse veyahut düşmanının karşısına çıkar ve ona galip gelirse, Allah onlara çok büyük mükâfat verecektir. O mükâfat da, Cennet ve Allah’ın rızasıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 90,
            "translated_text": "Ey Müminler! Allah’ın kelimesi en yüce olsun diye O'nun yolunda cihat etmenize ve aciz erkek, kadın ve çocukları kurtarmanıza ne engeldir? Ki onlar Allah'a şöyle seslenerek dua ederler: \"Ey Rabbimiz! Ahalisi Allah'a şirk koşarak ve kullarına saldırarak zulmettiği için bizi bu Mekke’den çıkar. Bize senin katından bizim gözetim ve koruma sorumluluğumuzu yüklenecek ve bizden zararı def ederek yardımcı olacak birini gönder.\""
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 90,
            "translated_text": "Samimi müminler Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye, O'nun yolunda savaşırlar. Kâfirler ise ilahlarının uğruna savaşırlar. Öyleyse sizler, Şeytan'ın yardımcılarına karşı savaşın. Eğer onlarla savaşırsanız onları yenersiniz. Çünkü Şeytan'ın düzeni zayıftır. Allah Teâlâ’ya tevekkül edenlere bir zarar veremez."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 90,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Üzerlerine cihadın farz kılınmasını isteyerek bu hususta sana soru soran bazı sahabelerin durumunu bilmiyor musun? Onlara şöyle denildi: \"Savaştan ellerinizi çekin ve namazlarınızı kılın ve zekâtlarınızı verin!\" Tabi ki bu durum Müslümanlar Medine’ye hicret edip, cihadın farz kılınmasından önceydi. İslam’ın bir mukavemet gücü olunca savaş farz kılındı. Cihadın farz kılınması bazılarına zor geldi ve Allah'tan korkar gibi veya daha şiddetli bir şekilde insanlardan korkmaya başladılar ve şöyle dediler: \"Ey Rabbimiz! Neden bize savaşı farz kıldın? Onu yakın bir zamana ertelesen de, bizler dünyadan biraz daha lezzet alsak olmaz mı?\" Ey Peygamber! Onlara de ki: \"Dünya malı ne kadar artarsa artsın az ve geçicidir. Oysa ahiret hayatı içindeki nimetlerin sürekli olması sebebiyle, Allah'tan korkan kimse için daha hayırlıdır. Sizin yaptığınız salih amellerinizden hurma çekirdeğinin üzerindeki ip (ince zar) kadar dahi bir şey eksiltilmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 90,
            "translated_text": "Nerede olursanız olun, isterseniz bir savaş alanından uzak dayanıklı kaleler içinde olun. Eğer ecel vaktiniz gelmişse ölüm sizi bulacaktır. O münafıklar onları sevindiren, pekçok çocuk ve rızık elde ederlerse şöyle derler: \"İşte bunlar Allah’ın katındandır.” Eğer onların çocuk ve rızıklarında bir sıkıntı meydana gelirse, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in uğursuzluğunu iddia ederek şöyle derler: \"Bu sıkıntı senin yüzünden gelmiştir.” Ey Peygamber! Onlara cevap olarak de ki: \"Bütün bolluk da, sıkıntı da Allah’ın takdiri ve kaderiyledir.” Bu sözü söyleyen o kimselerin nesi var? Neredeyse onlara söylediğin sözü anlamıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 90,
            "translated_text": "Ey Âdemoğlu! Elde etmiş olduğun seni mutlu eden rızık ve çocuklar Allah'tandır. O, sana lütfetmiştir. Rızık ve çocuklara dair seni üzen şeyler ise işlediğin günahlar sebebiyle kendi nefsin yüzündendir. Ey Peygamber! Biz seni Rabbinin mesajını tebliğ etmen için bütün insanlara, Allah’ın bir elçisi olarak gönderdik. Sana verdiği deliller ve kanıtlarla, O'ndan tebliğ ettiklerinde doğru söylediğine şahit olarak Allah yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 91,
            "translated_text": "Kim peygamberin emrettiklerini yerine getirip yasakladıklarından sakınarak itaat ederse, şüphesiz Allah’ın emrini yerine getirmiş olur. Ey Peygamber! Her kim de sana itaat etmekten yüz çevirirse, onun adına sakın üzülme. Biz seni onu gözetesin, amellerini muhafaza edesin diye göndermedik. Kuşkusuz onun amellerini sadece biz sayar ve hesabını görürüz."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 91,
            "translated_text": "Münafıklar dilleriyle sana şöyle derler: \"Emirlerine itaat ediyor ve yerine getiriyoruz.” Fakat yanından ayrıldıkları zaman, onların bir kısmı gizlice sana söylediklerinin tam aksine kuruntular tertip eder. Allah onların tertip ettiği kuruntuları çok iyi biliyor. Onları bu kurdukları tuzaklar sebebiyle cezalandıracaktır. Sen onlara bakma, sana hiçbir zarar veremezler. İşini Allah'a havale et ve ona güven. Kendisine güvendiğin vekil olarak Allah sana yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 91,
            "translated_text": "Onlar içinde hiçbir çelişki ve düzensizliğin olmadığını tespit edene kadar, neden Kur’an’a dikkat etmiyor ve onu iyice okumuyorlar? Böylece getirmiş olduğun şeyin doğruluğunu öğrenirlerdi. Eğer o, Allah Teâlâ’dan başka bir varlığın katından gelmiş olsaydı, içindeki hükümlerinde birçok düzensizlik ve manasında birçok çelişki bulurlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 91,
            "translated_text": "Eğer o münafıklara, içinde Müslümanların güvenliği, mutluluğu veya endişeleri ve üzüntüleri hakkında bir haber gelirse onu hemen ifşa eder ve yayarlar. Acele etmeyip, konuyu Allah'ın Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve fikir, ilim ve nasihat ehline götürseler, kanaat sahibi insanlar onun hakkında yayılması veya gizlenmesine dair yapılması gerekli olan şeyi kavrar ve ondan hüküm çıkarırdı. Ey Müminler! Allah'ın sizin üzerinize olan lütfu ve merhameti olmasaydı ve o münafıkları imtihan ettiği şeyden sizi afiyette kılmasaydı kesinlikle çok azınız dışında çoğunuz şeytanın vesvesesine tabi olmuş olurdunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 91,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Allah’ın kelimesini yüceltmek için O'nun yolunda savaş! Sen başkasından sorumlu değilsin ve böyle bir yükümlülüğün de yok. Çünkü sen sadece kendi nefsini savaşa taşımakla sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et ve onları savaşa çağır. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü sizin savaşınızla defeder. Allah her şeyden daha güçlüdür ve cezası çok daha ağırdır."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 91,
            "translated_text": "Kim başkasına bir hayrın ulaşması için çabalarsa onun bu sevaptan bir hissesi vardır. Her kim de başkasına bir kötülük yapmak için çabalarsa onun bu günahtan bir hissesi vardır. Şüphesiz Allah, insanın yaptığı her şeye şahittir ve ona karşılığını verecektir. Sizlerden kim bir iyiliğe vesile olursa, ona bu iyilikten bir pay ve hisse vardır. Her kim de bir kötülüğe vesile olursa, o kötülüğün bir parçası muhakkak ona bulaşır."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 91,
            "translated_text": "Eğer birisi size selam verirse, selamına ondan daha güzel bir selamla veyahut onun size verdiği selamın aynısıyla karşılık verin. En güzeliyle karşılık vermek muhakkak daha faziletlidir. Şüphesiz Allah yapmakta olduğunuz şeyleri muhafaza eder ve herkese yaptığı amelin karşılığını verir."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 92,
            "translated_text": "Allah’tan başka hak mabud yoktur. Sizlere amellerinizin karşılığını vermek için evvelinizden ahirinize kadar hepinizi kendisinde hiç şüphe olmayan kıyamet gününde bir araya toplayacaktır. Hiç kimse Allah'tan daha doğru sözlü değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 92,
            "translated_text": "Ey Müminler! Sizin sorununuz nedir ki münafıklara karşı muamele hususunda; birinin, küfürleri sebebiyle onlarla savaşalım dediği, diğerinin ise imanları sebebiyle onlarla savaşmayalım dediği ayrı iki grup oldunuz? Onlar hakkında ayrılığa düşmeniz doğru değildir. Yaptıkları amelleri sebebiyle Allah onları küfür ve sapıklığa geri döndürdü. Sizler Allah’ın hakkı bulmaya muvaffak kılmadığı kimseyi doğru yola mı iletmek istiyorsunuz? Allah’ın saptırdığı kimseyi doğru yola ulaştıracak bir yol bulamazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 92,
            "translated_text": "Münafıklar, kendilerinin inkâr ettiği gibi, sizin de Allah’ın üzerinize indirdiğini inkâr ederek onlarla inkârda aynı seviyede olmanızı temenni ettiler. İmanlarının göstergesi olarak Allah yolunda şirk diyarından İslam beldesine hicret edinceye kadar içlerindeki düşmanlıkları sebebiyle onların hiçbirini dost edinmeyin. Şayet yüz çevirir ve oldukları halde devam ederlerse onları yakalayın ve nerede bulursanız orada öldürün. Onların hiçbirini işlerinizi idare eden bir veli ve de düşmanlarınıza karşı size yardım eden bir yandaşlar edinmeyin."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 92,
            "translated_text": "Ancak sizinle onlar arasında savaş yapmamak üzerine kesin bir anlaşma olan bir kavme sığınanlara veya ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmak istemediklerinden yürekleri daralmış olarak size gelmiş olanlara dokunmayın. Eğer Allah dileseydi onları sizlere karşı güçlü kılar ve onlar da sizinle savaşırdı. O halde Allah’tan gelen bu esenliğini kabul edin ve onları öldürmek veya esir almak için saldırmayın. Eğer sizden uzak durarak sizinle savaşmazlar, savaşmayı terk ederek kendi çıkarları için sizlere aman dilemeye gelirlerse, artık Allah sizlerin onları öldürmeniz ve esir almanız için bir yol bırakmamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 92,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Münafıklardan başka bir grubu da kendilerini güvende kılmak için size imanlarını gösterirken, kâfir kavimlerine döndüklerinde onların kendilerine güvenmeleri için de küfrü izhar ediyor bulacaksınız. Allah’ı inkâr etmeye ve ona ortak koşmaya her çağrılmalarında şiddetli bir biçimde bu işe dalarlar. Onlar sizinle savaşmayı bırakmaz, barış yapmak üzere size gelmez ve sizin üzerinizden ellerini çekmezlerse onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Bu özelliklere sahip olan o kimseleri, ihanet ve tuzaklarından ötürü yakalamanız ve öldürmeniz için size apaçık kanıtlar verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 93,
            "translated_text": "Mü'min bir kimseye, yanlışlıkla meydana gelmesi dışında başka bir Mü'mini öldürmek asla yakışmaz. Kim yanlışlıkla Mü'min birini öldürürse yaptığı işin kefareti olarak, Mü'min bir köle azat etmesi, katilin mirasçıları olan akrabalarının da öldürülen kişinin mirasçılarına bir diyet ödemeleri gerekir. Onların diyeti affetmeleri durumu ise bunun dışındadır. O halde diyet düşer. Eğer öldürülen kişi sizlerle savaş halindeki bir topluluktan olan Mü'min biriyse, katilin Mü'min bir köle azat etmesi gerekir, diyet ödemez. Eğer öldürülen Mü'min değil fakat zimmiler gibi sizin ile onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluktan ise, katilin mirasçıları olan akrabalarının öldürülen kişinin mirasçılarına diyet ödemesi, katilin de yaptığı işin kefareti olarak Mü'min bir köle azat etmesi gerekir. Eğer azat edebileceği bir köle bulamaz veya ücretini ödemeye gücü yetmezse, bu durumda yapmış olduğu bu işten dolayı Allah’ın tevbesini kabul etmesi için, ardı ardına kesintisiz hiçbir gün dahi oruç açıp ara vermeden iki ay boyunca oruç tutması gerekir. Allah kullarının yaptıklarını ve niyetlerini bilir. Kanunlarında ve yönetiminde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 93,
            "translated_text": "Kim bir Mü'mini haksız yere ve kasıtlı olarak öldürürse, karşılığı ebedî olarak Cehennem'de kalmaktır. Allah ona gazap etmiş, onu rahmetinden kovmuştur. Ve bu büyük günahı işlemesinden dolayı da onun için büyük bir azap hazırlamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 93,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne ittiba edenler! Eğer Allah yolunda cihada çıkarsanız savaşacağınız kişiler konusunu iyice araştırıp anlayınız. Sizlere Müslüman olduğuna delalet eden şeyleri gösteren kimselere; \"Sen Mü'min değilsin! Kendini Müslüman gibi gösterme sebebin canının ve malının korkusudur.\" demeyin. Ondan elde edilecek ganimet gibi değersiz dünya malını arzulayarak onu öldürmeyin. Oysa Allah’ın katında birçok ganimetler vardır. Onlar dünya malından daha hayırlı ve daha büyüktürler. Sizler de daha önce bunun gibi kendi kavminizden imanınızı gizleyenlerdendiniz. Allah da sizi İslam diniyle nimetlendirdi ve canlarınızı korudu. Öyleyse sizler de iyice araştırıp anlayınız. Şüphesiz amellerinizden hiçbir şey ne kadar az olursa olsun Allah'a gizli kalmaz ve sizlere bu amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 94,
            "translated_text": "Mü'minlerden hasta ve kör olanlar gibi mazeretli kimseler dışında Allah yolunda cihat etmekten geri kalanlarla, mallarını ve canlarını harcayıp Allah yolunda savaşan mücahitler eşit değildir. Allah, mallarını ve canlarını harcayan mücahitleri derece olarak cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Mücahitler ve özürler sebebiyle cihattan geri kalanların her birine hak ettiği ecri vardır. Allah, kendi katından çok büyük sevap vererek mücahitleri savaşa katılmayanlara üstün kılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 94,
            "translated_text": "Bu vâd olunan sevaplar, birbirinden üstün makamlardır. Bununla beraber günahları bağışlanacak ve onlara rahmet edilecektir. Allah kullarını bağışlar ve onlara merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 94,
            "translated_text": "Melekler, küfür diyarından İslam beldesine hicret etmeyi terk ederek kendilerine zulmeden kimselerin canlarını alıp ruhlarını kabzederken onları kınayarak şöyle derler: \"Sizler ne işte idiniz? Hangi özelliğinizle müşriklerden ayırt ediliyordunuz?\" Onlar da mazeret sunarak şöyle cevap verirler: \"Bizler kendimizi savunabilecek bir güç ve kuvveti olmayan zayıf kimselerdik.\" Bunun üzerine melekler onları azarlayarak şöyle derler: \"Allah’ın beldeleri çok geniş değil miydi? Oralara gitseydiniz de, dininizle ve canınızla küçük düşürülmekten ve kahredilmekten güvende olsaydınız ya!\" İşte o hicret etmeyenlerin yerleşip karar kılacakları varış yeri Cehennem'dir. Onlar için ne kötü bir dönüş yeri ve sığınaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 94,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">98-<\/span>99- Yapılan haksızlığa ve eziyetlere karşı kendilerini savunacak güçleri bulunmayan, zayıf, özür sahibi erkek, kadın ve çocuklar bu tehdidin dışında kalırlar. Bu kişiler içinde bulundukları zorluktan kurtulmak için bir yol bulamayan kimselerdir. Umulur ki Allah, rahmeti ve lütfuyla onları affeder. Allah kullarını affeden, tevbe edenleri de bağışlayandır."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 94,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">98-<\/span>99- Bu tehditten sadece, yapılan haksızlığa ve eziyetlere karşı kendilerini savunacak güçleri bulunmayan, zayıf, özür sahibi erkek, kadın ve çocuklar müstesna kılınır. Onlar içinde bulundukları zorluktan kurtulmak için bir yol bulamayan kimselerdir. Umulur ki Allah, rahmeti ve lütfuyla onları affeder. Allah kullarını affeden, tevbe edenleri de bağışlayandır."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 94,
            "translated_text": "Kim, Allah’ın rızasını arzulayarak küfür beldesinden İslam beldesine hicret ederse, hicret ettiği yerde terk ettiği topraklardan daha farklı yeni bir yer bulur. Orada izzet ve geniş rızık elde edeceği başka topraklar vardır. Kim Allah’a ve Rasûlüne hicret etmek için evinden çıkar ve hicret ettiği yere ulaşamadan ölüm kendisine yetişirse, Allah’ın katında onun sevabı yazılır. Hicret ettiği yere ulaşamamış olmasının ona bir zararı yoktur. Allah tevbe eden kullarını bağışlar ve onlara merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 94,
            "translated_text": "Eğer yeryüzünde bir yolculuğa çıkarsanız kâfirlerin size bir kötülük yapmasından korktuğunuzda dört rekâtlı namazları iki rekât olarak kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirlerin size olan düşmanlığı çok açık bir düşmanlıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 95,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> orduda askerlerle beraber düşmanla savaş zamanı onlara namaz kıldırmak istersen, orduyu iki cemaate ayır: Onlardan bir cemaat silahlarını namazlarında yanlarında bulundurarak seninle beraber namaza dursun. Diğer cemaat ise sizi korusun. Birinci cemaat imamla beraber ilk rekâtı kılınca namazın geri kalanını kendi başlarına tamamlasınlar. Namazı bitirince arkanızda düşmanın karşısına geçsinler ve bu defa koruyan namaz kılmamış olan cemaat gelsin. Onlarda imamla beraber bir rekât kılsın ve imam selam verdiği zaman namazlarından geri kalanını tamamlasınlar. Düşmanlarına karşı tedbir alarak, silahlarını yanlarında taşısınlar. O kâfirler siz namaz kılarken silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olduğunuz bir an hemen üzerinize tek bir saldırıyla saldırıp sizi gaflet halindeyken yakalamayı temenni ederler. Yağmur sebebiyle bir zorluk olur, hastaysanız veya bunlara benzer durumlarda silahlarınızı taşımayıp onları bir kenara bırakmanızda size bir günah yoktur. Yine de dikkatli olun ve gücünüz yettiğince düşmanlarınızın yapabileceği şeylerden sakının. Şüphesiz Allah kâfirler için küçük düşürücü bir azap hazırlamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 95,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Namazınızı bitirdiğiniz zaman, her durumunuzda ayakta, oturarak veya yanınız üzerine uzanmış olarak, tesbih ederek, hamd ederek ve kelime<span class=\"text-danger\">-<\/span>i tevhidi söyleyerek Allah’ı zikredin. Eğer korkunuz geçer ve güven içinde olursanız namazlarınızı bütün rükûları, farzları ve müstehaplarıyla beraber, emrolunduğunuz üzere tam bir şekilde eda edin. Şüphesiz namaz, belli ve sınırlı vakitlerle Müminlere farz kılınmıştır. Mazeretsiz olarak onu geciktirmek caiz değildir. Bu hüküm yerleşik hayatta böyledir. Fakat yolculukta namazlarınızı cem edebilirsiniz ve kısaltabilirsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 95,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Düşmanlarınızdan kâfir olanların peşine düşmede zayıflık gösterip, tembellik etmeyin. Başınıza gelen ölüm ve yaralanmalardan ızdırap çekiyorsanız muhakkak ki, onlar da sizin ızdırap çektiğiniz gibi, aynı şekilde ızdırap çekiyorlar. Ve onların başına da sizin başınıza gelenler geliyor. Onların sabrı sizin sabrınızın üzerinde olmasın. Şüphesiz siz onların ummadığı sevap, yardım ve desteği yüce Allah’tan umuyorsunuz. Allah Teâlâ kullarının durumlarını çok iyi bilir. Hükümlerinde ve yönetmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 95,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İnsanların bütün işlerinde heva ve görüşüne göre değil de, Allah’ın sana öğrettiği ve ilham ettiği şekilde onların aralarında hükmetmen için biz sana tamamen doğruları içeren Kur’an’ı indirdik. Öyle ise sen de, onlardan haklarını arayıp, isteyenleri geri çevirerek, hainlerin canlarını ve emanetlerini savunma."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 96,
            "translated_text": "Yüce Allah'tan bağışlanma ve af dile. Allah kullarından kendisine tevbe edeni bağışlar, ona merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 96,
            "translated_text": "Sen, kim olursa olsun ihanet eden ve ihanetini gizlemek için aşırı çaba gösteren kimseyi savunma! Çünkü Allah, o yalancı hainleri sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 96,
            "translated_text": "Onlar bir günah işleyecekleri zaman insanlardan korkarak ve utanarak gizlenirler ama Allah’tan bir şey gizleyemezler. Allah onları kuşatmış olarak onların yanı başındadır. Günahkârı savunmak, suçsuz kimseleri itham etmek gibi, gizli işler çevirdikleri zaman Allah’ın razı olmadığı sözlerden söyledikleri hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Allah onların gizlice ve açıkça yaptıkları bütün işleri kuşatmıştır. O'na hiç bir şey gizli kalmaz. Yaptıkları amellerin karşılığında onları cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 96,
            "translated_text": "Ey suç işleyen bu kimselerin durumu kendilerini ilgilendiren kimseler! İşte siz, onların suçsuz olduklarının ispatlanması ve cezalarının geri çevrilmesi için onları dünya hayatında müdafaa ettiniz. Peki, kıyamet günü, kim gerçek hallerini bilen Allah'a karşı onları savunacak? Kim o gün onlara vekil olacak? Şüphesiz buna hiç kimsenin gücü yetmez."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 96,
            "translated_text": "Kim kötü bir iş yapar veya bir günah işleyerek kendine zulmeder de sonrasında günahından dönmüş pişman bir halde onu itiraf ederek Allah'tan bağışlanma dilerse, ebediyete kadar yüce Allah’ı günahları çokça bağışlayan ve ona karşı çokça merhamet eden olarak bulacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 96,
            "translated_text": "Kim küçük veya büyük bir günah işlerse o günahın cezasını sadece kendisi çekecektir. Bu ceza ondan başkasını etkilemez. Allah, kullarının yaptıklarını çok iyi bilir, hükümlerinde ve yönetiminde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 96,
            "translated_text": "Kim istemeden bir hata yapar veya bilerek bir günah işler de ardından o günahla suçsuz bir insanı itham ederse, bu yaptığı işle kesinlikle büyük bir yalan ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 96,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şayet Allah’ın seni masum kılarak sana lütfu olmasaydı, kendi nefislerine ihanet edenlerden bir topluluk seni haktan saptırmaya azmederlerdi de böylece sen de adaletsizce hükmedenlerden olurdun. Gerçekte onlar yalnızca kendilerini saptırıyorlar. Çünkü onların saptırma girişimlerinin sonucu kendilerine dönmektedir. Allah senin üzerine Kur’an’ı ve sünneti indirmiştir. Sana doğru yolu, aydınlığı ve daha önceden bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Peygamberlik ve masumiyet ihsan ederek, Allah’ın sana olan lütfu çok büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 97,
            "translated_text": "Bir sadaka vermeyi veya şeriatın getirdiği ve aklın delalet ettiği bir iyilikte bulunmayı emretmek ya da aralarında anlaşmazlık bulunan insanların arasını ıslah etmeye çağırmak dışında insanların gizledikleri birçok konuşmanın onlara bir hayrı ve faydası yoktur. Kim de bunu Allah’ın rızasını umarak yapıyorsa ona çok büyük sevap vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 97,
            "translated_text": "Kim, hak ona apaçık beyan olduktan sonra getirdiği şeylerde peygamberle inatlaşır ve ona muhalefet eder, Mü'minlerin gittikleri yoldan başka bir yola tabi olursa, kendisi için tercih ettiği yolda onu bir başına bırakırız. Bilerek yüz çevirdiği için onu hakka ulaşmaya muvaffak kılmayız. Onu ateşinde ızdırap çekeceği Cehennem'e sokarız. Orası, ahalisi için kötü bir dönüş yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 97,
            "translated_text": "Şüphesiz yüce Allah, bir kimsenin kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bilakis müşrikleri Cehennem'de ebediyen tutacaktır. Şirk ve küfrün dışında o kalan günahları ise, lütfu ve merhametiyle dilediği kimseden affedecektir. Kim bir kimseyi Allah'a ortak koşarsa haktan ayrılmış ve çokça uzaklaşmış olur. Çünkü o, yaratıcıyla yaratılanı birbirine eş tutmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 97,
            "translated_text": "Bu müşrikler Allah’la beraber ancak Lât, Uzza gibi dişi isimleriyle isimlendirilmiş, hiçbir faydası ve zararı olmayan putlara ibadet ediyorlar. Gerçekte ise onlar Allah'a itaat etmekten ayrılmış hiçbir hayrı olmayan Şeytan'a ibadet ediyorlar. Çünkü Şeytan onlara putlara ibadet etmeyi emretmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 97,
            "translated_text": "Bu sebeple Allah onu rahmetinden kovmuş\/uzaklaştırmıştır. Bu Şeytan da Rabbine yemin ederek şöyle demiştir: \"Yemin olsun ki senin kullarından haktan saptıracağım belli bir kesim elde edeceğim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 97,
            "translated_text": "\"Yemin olsun ki onları senin dosdoğru yolundan alıkoyup, geri çevireceğim. Onlara sapıklıklarını güzel gösteren sahte vaatlerle güven vereceğim. Onlara Allah’ın helal kıldığını haram kılmak için hayvanların kulaklarını yarmayı emredeceğim. Onlara, Allah’ın yarattığını ve fıtratı değiştirmeyi emredeceğim.” Kim Şeytan'ı işlerini vekil kıldığı ve kendisine itaat ettiği bir veli edinirse, kovulmuş Şeytan'a dostluğundan dolayı apaçık bir şekilde hüsrana uğramış olur."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 97,
            "translated_text": "Şeytan onlara sahte vaatlerde bulunur ve onları uydurma kuruntularla oyalar. Gerçekte ise onlara hiçbir hakikati olmayan batıl vaatlerde bulunur."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 97,
            "translated_text": "Şeytan'ın adımlarına ve onlara emrettiği şeylere tabi olanların sonu Cehennem ateşidir. Onlar oradan kaçarak kendisine sığınabilecekleri hiçbir yol bulamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 98,
            "translated_text": "Allah'a iman edip O'na yaklaştıran salih amel işleyenleri, Allah’ın bir vaadi olarak saraylarının altından ırmaklar akan, içinde ebediyen kalacakları Cennetlere sokacağız. Allah Teâlâ’nın bütün vaatleri gerçektir, O verdiği sözlere muhalefet etmez. Hiç kimse Allah’tan daha doğru sözlü değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 98,
            "translated_text": "Ey Müslümanlar! Kurtuluş ve başarı sizin temenniniz veya Ehl-i Kitab'ın temennisine göre değildir. Bilakis bu, yapılan amele bağlıdır. Sizlerden kim kötü bir amel işlerse kıyamet günü onun karşılığını görecektir. Kendisi için Allah’ın dışında ona fayda sağlayacak bir veli ve ondan zararları uzaklaştıracak bir yardımcı da bulamayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 98,
            "translated_text": "Gerçekten Allah Teâlâ’ya iman etmiş kadın veya erkek kim salih ameller işlerse, imanla ameli bir araya toplayan işte o kimseler Cennet'e girecekler ve yaptıkları amellerinin sevabından hiçbir şey eksiltilmeyecektir. Hurma çekirdeğinin üzerindeki çukur kadar az oranda dahi herhangi bir şey eksiltilmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 98,
            "translated_text": "Hiç kimse, kalbi ve bedeniyle Allah'a teslim olmuş, amelinde şeriatına ittiba eden ve niyetini O'nun için halis tutan kimseden daha güzel din sahibi değildir. Şirk ve küfürden tevhid ve imana meyletmiş İbrahim’in dinine tabi ol ki; bu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in dininin temeli ve aslıdır. Allah peygamberi İbrahim –aleyhisselam-‘ı tam bir sevgiyle mahlûkatının arasından seçmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 98,
            "translated_text": "Göklerin ve yeryüzünün bütün mülkü bir tek Allah'a aittir. Allah bütün mahlûkatını ilim, kudret ve yönetim olarak kuşatmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 98,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana kadınlar konusunda onların yapmaları gereken ve onlara karşı yapılması gerekenleri soruyorlar. De ki: \"Allah sizlere hakkında soru sorduğunuz konuyu ve sizin velayetiniz altındaki yetim kadınlar hakkındaki Kur’an’da okunan ayetleri açıklayacak. Allah’ın onlara verilmesini farz kıldığı mehir veya mirasları vermiyorsunuz ama onlarla evlenmeyi arzu ediyorsunuz. Ayrıca sahip oldukları malları elde etmeyi umarak onları (başkalarıyla) evlenmekten de alıkoyuyorsunuz. Savunmasız küçüklere karşı mirastan düşen hakkı onlara vermenin sizlerin üzerine farz olduğunu ve onların mallarına el koyarak onlara zulmetmemeniz gerektiğini açıklıyor. Yetimlerin dünya ve ahiret işlerini ıslah eden şeylerle onların bakımını adaletle yerine getirmenin sizin üzerinize farz olduğunu bildiriyor. Yetimler ve diğerleri için yaptığınız bütün hayırları muhakkak Allah bilir ve sizlere bunların karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 99,
            "translated_text": "Eğer bir kadın kocasının uzaklaşma ve isteksizliğinden korkarsa, kadının nafaka ve geceleme hakkı gibi bazı haklarından vazgeçerek uzlaşmalarında ikisi için de bir günah yoktur. Bu durumda uzlaşmak, boşanmaktan daha hayırlıdır. Nefisler hırs ve cimriliğe elverişli yaratılmıştır. Asla kendi hakkından ödün vermeyi arzulamaz. Evli olan eşlere bu ahlakın bir ilacı olan nefsi terbiye ederek müsamaha ve iyilik etmesi yakışır. Eğer bütün işlerinizi güzel yaparsanız ve emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkarsanız, şüphesiz Allah sizin bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. Sizlere amellerinize göre karşılık verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 129,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 99,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey kocalar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ne kadar gayret etseniz de eşlerinize karşı kalbinizin meyletmesinde, sizin kontrolünüzün dışında olan sebeplerden ötürü tam bir şekilde adil davranarak adaletli olmayı başaramazsınız. Öyleyse sevmediğiniz hanımınızı tamamıyla bırakıp ondan uzaklaşmayın. Onu, ne ihtiyaçlarını yerine getirecek bir kocası olan, ne de kocası olmayıp evlenmeyi bekleyen bir kadın gibi askıda kalmış olarak bırakmayın. Hanımınızın hakkı olup sizin yapmak istemediğiniz şeyler için kendinizi zorlayarak aranızı düzeltir, hanımınız hakkında Allah'tan korkarsanız, şüphesiz Yüce Allah sizi bağışlayandır ve merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 130,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 99,
            "translated_text": "Eğer eşler talak veya hulu' (kocaya verilmek üzere bedel mukabilinde koca ile karı arasındaki evlilik hayatına son verme) kadının boşanma isteğiyle ayrılırsa, Allah her iki tarafı da geniş lütfuyla müstağni kılar. Erkek ondan daha hayırlı bir hanımla, kadın da ondan daha hayırlı bir kocayla müstağni olur. Allah geniş fazilet ve rahmet sahibidir. Hükümlerinde ve yönetiminde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 131,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 99,
            "translated_text": "Göklerde, yerde ve ikisinin arasında her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’a aittir. Yahudi ve Hristiyan olan Ehl-i Kitap'tan ve sizlerden de Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınacağınıza dair söz aldık. Bu sözünüzü inkâr ederseniz kendinizden başkasına bir zarar veremezsiniz. Allah’ın sizin ibadetlerinize ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nun mülküdür. O'nun hiçbir mahlûkatına ihtiyacı yoktur. O bütün sıfatları ve fiilleriyle övülmüştür."
        },
        {
            "ayah_number": 132,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 99,
            "translated_text": "Göklerde, yerde her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah'a aittir. O, itaat edilmeyi hak edendir. Mahlûkatının bütün işlerinin yönetimini yüklenmiş olarak Allah yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 133,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 99,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Allah dilerse hepinizi yok eder ve ardından Allah'a itaat eden ve O'na isyan etmeyen başkalarını getirir. Şüphesiz Allah’ın bunu yapmaya gücü yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 134,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 99,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizlerden kim yaptığı ameliyle sadece dünya hayatının mükâfatını arzuluyorsa şunu iyi bilsin ki, Allah’ın katında hem dünya hem de ahiret hayatının mükâfatı vardır. Her ikisinin sevabı da O'ndan istenir. Allah sizin sözlerinizi işitir, yaptıklarınızı görür ve size bunların karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 135,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 100,
            "translated_text": "Ey Allah’a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Her hâlükârda adaletli olun ve hak, sizin, anne babanızın veya akrabalarınızın aleyhine olsa bile herkese karşı hak olan şahitliği yerine getirin. Bir kişinin fakir veya zengin olması sizi şahitlik etmeye veya şahitlik etmemeye taşımasın. Allah sizin için fakirden ve zenginden daha evladır ve onların yararlarına olanı sizden daha iyi bilir. Yaptığınız şahitliklerde haktan ayrılmamak için arzularınıza tabi olmayın. Şahitlik yaparken olduğu halin dışında gerçeği çarptırırsanız veya şahitlik yapmaktan yüz çevirirseniz şüphesiz Allah sizin yaptıklarınızdan haberdardır."
        },
        {
            "ayah_number": 136,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 100,
            "translated_text": "Ey İman edenler! Allah’a, Rasûlüne, peygamberine indirdiği Kur'an'a ve daha önceki peygamberlere indirdiği kitaplara olan imanınızda sebat gösterin. Kim Allah’ı, kitaplarını, peygamberlerini, kıyamet gününü inkâr ederse, dosdoğru yoldan çok büyük bir mesafeyle uzaklaşmış olur."
        },
        {
            "ayah_number": 137,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 100,
            "translated_text": "İman ettikten sonra kendilerinden defalarca küfür sadır olan, iman ettikten sonra ondan dönüp sonra tekrar iman edip sonra tekrar küfre dönenler ve küfürde ısrar edip bu hal üzere ölenlerin günahlarını yüce Allah bağışlamayacaktır. Onları kendisine (Allah) Teâlâ'ya ulaştıran dosdoğru yola da muvaffak kılmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 138,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 100,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İman etmiş gibi görünüp küfürlerini gizleyen münafıklara, onlar için Allah’ın katında kıyamet günü olan elem verici bir azabı müjdele."
        },
        {
            "ayah_number": 139,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 100,
            "translated_text": "Bu azap, onların müminleri bırakıp, kâfirleri yardımcı ve yaren edinmelerinden ötürüdür. Onları dost edinmeleri şaşılacak bir iştir. Kendisi ile yükselmeleri için onlardan kuvvet ve koruyuculuk mu istiyorlar? Oysa güç ve koruma bütünüyle Allah’ındır."
        },
        {
            "ayah_number": 140,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 100,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yüce Allah sizlere indirdiği Kur'an<span class=\"text-danger\">-<\/span>ı Kerim’de şunu bildirmiştir: Bir mecliste oturduğunuzda Allah’ın ayetlerini inkâr eden ve onlarla alay eden kimseler duyarsanız, onlar Allah’ın ayetlerini inkâr etmekten ve onlarla alay etmekten vazgeçip başka konularda konuşuncaya dek, sizin orada onlarla beraber oturmayı terk etmeniz ve meclislerinden ayrılmanız gerekir. Onlar Allah’ın ayetlerini inkâr edip alay ettikleri halde onları işittikten sonra onlarla oturmaya devam ederseniz Allah’ın emrine karşı gelmede onlarla aynı olursunuz. Çünkü onların inkâr ederek Allah’a karşı geldikleri gibi, siz de orada oturarak Allah’a karşı gelmiş olursunuz. Şüphesiz Allah kıyamet günü İslam’ı (Müslümanlıklarını) gösterip küfürlerini gizleyen münafıkları kâfirlerle beraber Cehennem ateşinde toplayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 141,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 101,
            "translated_text": "Sizin başınıza gelecek olan hayır veya şerri bekleyenler, size Allah’tan bir zafer geldiğinde ganimetten bir pay elde edebilmek için sizlere şöyle derler: \"Biz sizinle beraber değil miydik? Şahit olduklarınıza biz de şahit olmadık mı?\" Eğer kâfirler kazanırsa onlara şöyle derler: \"Sizin işlerinizi yüklenmedik mi? Sizleri yardım ve desteğimizle çepeçevre kuşatmadık mı? Sizlere yardım ederek ve onların sizi zelil kılmasına karşı Mü'minlerden korumadık mı?\" Oysa Allah kıyamet günü hepinizin arasında hükmedecek ve Mü'minleri Cennet ile ödüllendirecektir. Münafıkları da Cehennem'in en dibine sokarak cezalandıracaktır. Allah, lütfuyla kâfirlerin Mü'minlere musallat olmasına müsade etmeyecek. Bilakis güzel neticeyi Mü'minler lehine değiştirecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 142,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 101,
            "translated_text": "Münafıklar İslam’ı izhar edip küfürlerini gizleyerek Allah’ı aldatmaya çalışıyorlar. Oysa Allah onları aldatmaktadır. Çünkü O, onların küfürlerini bildiği halde kanlarını korumuş ve ahirette onlara en şiddetli azabı hazırlamıştır. Onlar namaza kalktıkları zaman, namazı kerih görerek\/istemeyerek tembel tembel kalkarlar. Mü'minleri görünce de Allah’ı çok az zikrederler."
        },
        {
            "ayah_number": 143,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 101,
            "translated_text": "Bu münafıklar ne yapacaklarını bilmez bir halde tereddüt içindedirler. Onlar ne görünüşte, ne de kalben Mü'minlerle beraberdirler, ne de kâfirlerle beraberdirler. Bilakis görünüşte müminlerle beraber, kalben ise kâfirlerle beraberlerdir. -Ey Peygamber!- Yüce Allah her kimi saptırırsa onu sapmış olduğu dalaletten doğru yola iletecek bir yol bulamazsın."
        },
        {
            "ayah_number": 144,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 101,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Mü'minleri bırakıp da Allah’ı inkâr eden kâfirleri Mü'minler dışında yakınlık ettiğiniz seçkin dostlar edinmeyin. Böyle yaparak Allah’a cezalandırılmaya müstahak olduğunuzu gösteren apaçık delil vermek mi istiyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 145,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 101,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah kıyamet günü münafıkları Cehennem ateşinin en alt tabakasına sokacaktır. Onlar kendilerinden bu azabı önleyecek hiçbir yardımcı da bulamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 146,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 101,
            "translated_text": "Nifaklarından Allah’a tevbe ederek dönen, kalplerini ıslah ederek Allah’ın ahdine tutunan ve amellerini riyadan arındırarak sadece Allah için halis kılanlar bundan müstesnadır. İşte bu sıfatlarla nitelenen kimseler dünya ve ahirette Mü'minlerle beraberlerdir. Yüce Allah Mü'minlere çok büyük bir mükâfat verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 147,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 101,
            "translated_text": "O'na şükredip, iman ederseniz Allah’ın sizlere azap etmeye ihtiyacı yoktur. Allah Teâlâ iyilik sahibidir, merhametlidir. Doğrusu O, sizlere günahlarınız sebebiyle azap eder. Amellerinizi ıslah edip nimetlerinden ötürü ona şükreder, bedenen ve kalben O'na iman ederseniz size azap etmeyecektir. Allah nimetlerini kabul edenlere karşılığını verir. Kullarının imanlarını bilir ve herkese amellerine göre karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 148,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 102,
            "translated_text": "Allah açıktan kötü söz söylemeyi sevmez. Bilakis hoşlanmayıp bunu yapanı da tehdit etmiştir. Lâkin zulme uğrayan kimse için açıktan kötü söz söylemesi caiz olur. Kendisine yapılan zulümden dolayı o kimse hakkında şikayette bulunabilir, ona beddua edip, söylenenlere misliyle karşılık verebilir. Fakat mazlumun kendisine yapılan zulme sabretmesi açıktan kötü söz söylemesinden daha evlâdır. Şüphesiz Allah, söylemiş olduğunuz bütün sözlerinizi işitir. Bütün niyetlerinizi bilir. Böylelikle kötü söz söylemekten veya kast etmekten sakınınız."
        },
        {
            "ayah_number": 149,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 102,
            "translated_text": "Eğer sözlü ya da fiilî olarak yapılan bir iyiliği izhar eder ya da gizlerseniz veya size kötülük yapandan intikam almaktan vazgeçerseniz muhakkak ki Allah Teâlâ affedendir ve her şeye hakkıyla kadir olandır. Affetmek sizin ahlakî ilkeniz olsun. Umulur ki Allah sizi bağışlar."
        },
        {
            "ayah_number": 150,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 102,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah'ı ve rasûllerini inkâr edenler, Allah ve rasûlleri arasını ayırmak isteyenler, bir yandan hem onlara iman ediyorlar ve diğer yandan da onları yalanlıyorlar. Şöyle diyorlar: Bizler rasûllerin bazılarına iman eder ve bazılarını inkâr ederiz. Böylece kendilerini kurtaracağını zannederek küfür ile iman arasında bir yol tutmak isterler."
        },
        {
            "ayah_number": 151,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 102,
            "translated_text": "Bu yol üzerinde gidenler işte onlar gerçek kâfirlerdir. Şüphesiz rasûllerin hepsini veya bazılarını inkâr eden, Allah'ı ve rasûllerini inkâr etmiş olur. Kâfirlere kıyamet gününde küçük düşürücü bir azap hazırladık. Bu da Allah'a ve rasûllerine iman etmekte kibirli davranmalarından dolayı onları cezalandırmak içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 152,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 102,
            "translated_text": "Allah'a iman edip birleyenler ve O'na hiçbir kimseyi ortak koşmayanlar, rasûllerinin hepsini tasdik edip iman eden kimselerdir. Kâfirlerin yaptıkları gibi aralarında ayrım yapmazlar. Bilakis onların hepsine iman ederler. Allah onlara imanlarının ve bu imanlarından ötürü yaptıkları salih amellerinin karşılığı olarak büyük bir sevap verecektir. Yüce Allah, günahlarından tövbe eden kullarını bağışlayan ve merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 153,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 102,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudiler Musa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'a gökten bir defada kitap indiği gibi hak rasûl olduğuna alamet olarak da senden bir kere de kendilerine gökten kitap indirmeni istiyorlar. Yahudilerin bu isteğini onlar için çok görme. Çünkü geçmişte ataları Musa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Kendilerine Allah'ı çıplak gözleriyle göstermesini istemişlerdi. Onlar, işlemiş oldukları bu günahlarına ceza olarak yıldırım çarpmasına maruz kaldılar. Sonra, Allah onları tekrar diriltti. Kendilerine Allah'ın, rubûbiyette ve uluhiyette bir ve tek olduğunu apaçık açıklayan ayetler geldikten sonra, tekrar Allah'a ibadet etmeyi bırakıp buzağıya taptılar. Sonra onların günahlarını tekrar bağışladık ve kavmine karşı Musa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'a apaçık bir delil verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 154,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 102,
            "translated_text": "Onlardan alınan pekiştirilmiş kesin söz sebebi ile, Tevrat'ta bulunan emirlerle amel etmeleri için ve korkutmak amacıyla dağı üzerlerine kaldırdık. Dağı üzerlerine kaldırdıktan sonra onlara şöyle dedik: Başlarınızı eğerek Beyti'l Makdis'in kapısından giriniz. Onlar ise kıçlarının üzerine oturup sürünerek girdiler. Cumartesi günü balık avlama yasağını çiğnemeyin dedik. Onlar ise yasağı dinlemeyip balık avladılar. Biz onlardan bu husus ile ilgili pekiştirilmiş kesin söz almıştık. Onlar ise bu ahdi çiğneyip bozdular."
        },
        {
            "ayah_number": 155,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 103,
            "translated_text": "Vermiş oldukları pekiştirilmiş kesin sözü ve Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri öldürmeye cesaret etmeleri, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kalplerimiz kapalıdır, senin söylediklerinin hiçbirini anlamıyor demeleri sebebi ile onları rahmetimizden kovduk. Mesele onların dedikleri gibi değildir. Bilakis yüce Allah onların kalplerini mühürleyip kilitlemiştir ve hayır olarak kalplerine artık herhangi bir şey ulaşmaz. Onlar ancak kendilerine hiç bir fayda vermeyecek şekilde çok az iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 156,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 103,
            "translated_text": "Küfürleri ve Meryem -aleyhesselam-'a yalancı şahitlik ederek zina iftirası atmaları sebebiyle biz onları rahmetimizden kovduk."
        },
        {
            "ayah_number": 157,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 103,
            "translated_text": "Övünerek söyledikleri şu yalandan dolayı onlara lanet ettik: Yahudiler, muhakkak ki bizler Allah'ın Rasûlü Meryemoğlu İsa Mesih'i öldürdük dediler. Halbuki iddia ettikleri gibi onu öldürmediler ve asmadılar. Ancak Allah bir adamı İsa -aleyhisselam-'a benzetti, onu öldürüp astılar. Böylece öldürülenin İsa -aleyhisselam- olduğunu zannettiler. Yahudilerden İsa -aleyhisselam-'ı öldürdüğünü iddia edenlerin ve öldürülmesi için Yahudilere teslim eden Hristiyanların hepsi ölümü hakkında şaşkınlık ve şüphe içerisindedirler. Onun durumu hakkında bir bilgiye sahip değildirler. Ancak onlar zanna uymaktadırlar. Doğrusu zan hiçbir zaman gerçek olmaz. İsa -aleyhisselam-'ı kesinlikle öldürmediler ve asmadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 158,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 103,
            "translated_text": "Aksine Allah İsa -aleyhisselam-'ı onların tuzaklarından kurtardı, onu bedeniyle ve ruhuyla kendi katına yükseltti. Allah mülkünde Aziz'dir ve hiçbir kimse O'na galip gelemez. Yönetmesinde, yargılamasında, kanunlarında ve şeriatında hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 159,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 103,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">İsa -<\/span>aleyhisselam- ahir zamanda dünyaya tekrar indikten sonra ve ölmeden önce, Ehl-i Kitap'tan her biri ona iman edecekler. <span class=\"text-danger\">İsa -<\/span>aleyhisselam- kıyamet gününde onların şeriata uygun olan ve muhalif olan amellerine şahitlik edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 160,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 103,
            "translated_text": "Yahudilere yaptıkları zulümleri sebebiyle, onlara helâl olan bazı yiyecekleri haram ettik. Onlara bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığırların ve koyunların sırtlarında bulunan yağları hariç, iç yağlarını onlara haram kıldık. Bu yasağın sebebi hem kendilerini ve hem de başkalarını Allah yolundan döndürmeleridir. Böylelikle Allah yolundan alıkoymak Yahudilerin mizacı\/huyu haline gelmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 161,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 103,
            "translated_text": "Allah, kendilerine faiz almalarını yasaklamasına rağmen ve insanların mallarını gayrimeşru olarak haksız yere almaları sebebiyle onlardan kâfir olanlara acı verici bir azap hazırladık."
        },
        {
            "ayah_number": 162,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 103,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Fakat Yahudilerden ilimde derinleşenler ve Allah'ın sana Kur'an'dan indirdiğine iman eden müminler, senden önceki rasûllere indirilmiş olan Tevrat, İncil gibi kitaplara da iman ederler. Namazı kılarlar, mallarının zekatını verirler, Allah'ı ortağı olmayan tek bir ilah olarak kabul edip iman ederler. Kıyamet gününe de iman ederler. Bu özelliklerle vasıflanmış kimselere büyük bir sevap vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 163,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 104,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Senden önceki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Sen rasûllerin ilki de değilsin. Kesinlikle Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettik. İbrahim'e ve iki oğlu İsmail ve İshak'a, İshak'ın oğlu Yakub'a ve torunlara (onlar İsrailoğulları'nın on iki kabilelerinde bulunan ve Yakup -aleyhisselam-'ın oğullarından olan peygamberlerdir.) Dâvud -aleyhisselam-'a kitap verdik, o da Zebur'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 164,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 104,
            "translated_text": "Kur'an'da sana anlattığımız ve anlatmadığımız rasûller gönderdik. Sana anlatmadığımız rasûlleri bir hikmete binaen zikretmedik. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kendi celâline layık bir şekilde Musa -aleyhisselam-'a peygamberlik hususunda bir ikram olması için -vasıtasız- gerçek bir konuşma ile konuştu."
        },
        {
            "ayah_number": 165,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 104,
            "translated_text": "Biz, Allah'a iman edenleri değerli sevaplar ile müjdelemeleri ve küfredenleri de acı verici azapla korkutmaları için rasûlleri gönderdik. Aynı zamanda rasûllerin gönderilmesinden sonra insanların Allah'a karşı bir delilleri olmaması için gönderdik. Allah mülkünde Aziz ve yargılamasında hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 166,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 104,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Yahudiler seni inkâr ederlerse, şüphesiz Allah Kur'an'da sana indirdiğiyle eksiksiz ve tam olarak seni tasdik eder. Allah onda kullarının bilmek istediklerini kendisinin sevip razı olduğu, sevmediği ve reddettiği ilmini indirdi. Allah'ın şehadetiyle birlikte senin sadık olduğuna melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter. Allah'ın sana olan şahitliği başkasının şahitliği yerine kâfidir."
        },
        {
            "ayah_number": 167,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 104,
            "translated_text": "Senin peygamberliğini reddedip inkâr edenler ve insanların İslâma girmesine engel olanlar haktan şiddetli bir şekilde uzaklaşmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 168,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 104,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah'ı, rasûllerini inkâr edenler ve küfürde kalmakla kendi nefislerine zulmedenleri, bulundukları küfür üzerine kalmaya ısrarcı oldukları sürece; yüce Allah bağışlamayacak ve asla onları Allah'ın azabından kurtaracak doğru yola yöneltmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 169,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 104,
            "translated_text": "Kendilerinin daimi kalacakları Cehennem'den başka bir yol yoktur. Bu da Allah için çok kolaydır. Hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 170,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 104,
            "translated_text": "Ey insanlar! Size Rasûl Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Teâlâ'dan hidayeti ve hak dini getirdi. Siz de getirdiğine iman ediniz, sizin için dünyada ve ahirette hayırlı olan budur. Eğer Allah'ı inkâr ederseniz, Allah'ın iman etmenize ihtiyacı yoktur ve sizin küfretmeniz O'na zarar vermez. Çünkü göklerin, yerin ve aralarında bulunanların hepsinin mülkü O'na aittir. Şüphesiz Allah, hidayeti kimin hakettiğini daha iyi bilir ve ona hidayeti kolaylaştırır. Kimin de hidayeti haketmediğini bilir ve onu hidayete karşı kör eder. Allah söylemiş olduğu sözlerinde, fiillerinde, şeriatında ve kaderinde (takdir ettiğinde) hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 171,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 105,
            "translated_text": "Ey Rasûl! İncil'in kendilerine indirildiği Hristiyanlara, dininizde haddi aşmayın diyerek uyar. Allah hakkında İsa -aleyhisselam- ile ilgili ancak hakkı söyleyiniz. Meryemoğlu Mesih İsa, Allah'ın hak ile göndermiş olduğu bir rasûlüdür. Allah İsa -aleyhisselam-'ı Cibril'i Meryem'e gönderdiği kelimesiyle yarattı. O kelimesi de ''Ol\" emridir. O da, Allah'ın emri ile Cibril'in Meryem'e üfürmüş olduğu ruhtur. Allah'a ve rasûllerinin arasında ayrım yapmadan hepsine birlikte iman ediniz. İlâhlar üçtür demeyiniz. Yalan ve bozuk olan bu sözü söylemekten vazgeçiniz. Bunu söylemekten vazgeçmeniz sizin için dünyada ve ahirette iyi ve hayırlı olur. Allah sadece tek bir ilâhtır. Bir ortağının ve bir çocuğunun da olmasından münezzehtir. O, zengindir. Göklerde, yerde ve aralarında bulunan her şeyin mülkü O'nundur. Allah'ın göklerin ve yerin idarecisi ve düzenleyicisi olması yeterlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 172,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 105,
            "translated_text": "Meryemoğlu İsa, Allah'a kul olmaktan çekinmez. Aynı zamanda Allah'ın kendisine yakınlaştırdığı ve makamlarını yükselttiği melekler de O'na kul olmaktan çekinmezler. Siz, ey Hristiyanlar! İsa -aleyhisselam-'ı nasıl ilâh edinirsiniz? Müşrikler nasıl melekleri ilâh edinirler? Kim Allah'a ibadet etmekten ve kul olmaktan çekinip, büyüklenirse, şüphesiz Allah, kıyamet gününde herkesi huzuruna haşredip toplayacaktır. Herkesi hak ettiği ameli ile cezalandırıp mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 173,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 105,
            "translated_text": "Allah'a iman edip rasûllerini tasdik edenler, salih amelleri Allah için ihlasla şeriata uygun olarak yapanlara, amellerinin sevabını eksiksiz verecektir. Kendi lütfundan ve ihsanından daha çok sevap verip artıracaktır. Allah'a ibadet ve itaat etmekten çekinenlere büyüklenip kibirlenenlere gelince; onları acı bir azapla cezalandıracaktır. Onlar kıyamet gününde kendilerine Allah'tan başka fayda verecek hiçbir kimse bulamayacaklardır. Başlarına gelen zararı uzaklaştıracak bir yardımcı bulamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 174,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 105,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size Rabbinizden ortada mazeret bırakmayan ve şüpheleri kaldıran apaçık bir delil gelmiştir. Bu delil, Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'dir. Ve size açık bir nur indirdik ki, o da Kur'an'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 175,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 105,
            "translated_text": "Allah'a iman edip peygamberine indirilen Kur'an'a sımsıkı tutunanlar var ya; Allah Cennet'e girmekle onlara rahmet edecektir. Aynı zamanda derecelerini yükselterek sevaplarını da artıracaktır. Hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru yoldan yürümeleri için onları muvaffak kılacaktır. O da Adn Cennetleri'ne ulaştıran yoldur."
        },
        {
            "ayah_number": 176,
            "surah_number": 4,
            "page_number": 106,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana kelâle (babasız ve çocuksuz miras bırakan kimse) nin mirası hakkında fetva vermen için soruyorlar. Kelâle, ölüp arkasında ana<span class=\"text-danger\">-<\/span>baba ve çocuk bırakmayan kimsedir. Bunun ile ilgili durumu Allah bildirir de. Eğer bir kimse ölüp arkasında ana<span class=\"text-danger\">-<\/span>baba ve çocuk bırakmaz ise onun (anne<span class=\"text-danger\">-<\/span>baba) bir öz kız kardeşi veya babadan bir kız kardeşi varsa miras olarak malının yarısını farz olarak alır. Öz erkek kardeşi veya babasından bir erkek kardeşi de eğer onunla beraber farz sahibi yok ise asabe olarak yani mirastan hak sahipleri haklarını aldıktan sonra artan mirası alır. Eğer onunla beraber farz sahibi varsa geri kalan mirası ondan sonra alır. Eğer öz kız kardeşler veya babadan kız kardeşler iki veya daha fazla sayıda olurlarsa farz olarak üçte ikisini alırlar. Şayet öz veya baba bir erkek kardeşler ile beraber kız kardeşler var ise mirastan geriye kalan malı (erkeğe iki kıza bir pay) kuralına göre dağıtılır. Allah size kelâlenin miras hükmünü ve başka hükümleri de yanlışa düşmemeniz için açıklamaktadır. Allah her şeyi bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 106,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Yaratıcınız ve kendi aranızda olan ve sizin ile Allah'ın yarattıkları arasında bulunan anlaşmaları yerine getiriniz. Yüce Allah sizlere merhamet ederek, haram olduğu sizlere okunup, açıklanan hayvanlar hariç, büyük ve küçük baş hayvanları (deve, sığır, koyun ve keçi) helâl kılmıştır. Hac ve umre için ihramlı iken kara av hayvanlarını ise sizlere haram kılmıştır. Allah hikmeti gereğince istediğini haram kılar ve istediğini de helâl kılar. O'nu hiçbir kimse zorlayamaz ve hükümlerine de itiraz edemez."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 106,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Allah'ın haram kılıp sizlerin hürmet etmenizi ve yüceltmenizi emrettiğini helâl saymayın. Dikişli elbise giymek, Harem bölgesinde avlanmak gibi ihram yasaklarını işlemekten uzak durun. Haram aylarda (Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb) savaşmayı helâl kılmayın. Harem bölgesinde Allah için hedy kurbanı kesilmek üzere gönderilen hayvanları gasp ve hırsızlık yoluyla helâl görüp almayın. Yahut yerine varmasına engel olmayın. Boynunda hedy (kurbanı) olduğunu gösteren yün vb. örülmüş gerdan bulunan hayvanları helâl sayıp el koymayın. Beytullah'ı ticaret kazancı ve Allah rızasını kazanmak için kastedip gelenlerin (canlarını) helal görüp onları öldürmeyin. Hac ya da umre için girdiğiniz ihramdan ve harem bölgesinden çıktıktan sonra isterseniz avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan geri çevirenlere karşı olan kininiz onlara zulmetmeye ve adil davranmamaya sebep olmamalı. -Ey müminler!- Emrolunduğunuz fiilleri yapmada ve yasaklanan şeyleri terk etmede bir birinizle yardımlaşın. İbadetlerini yerine getirip isyan etmekten uzak kalarak yüce Allah'tan korkup sakının. Zira kendisine isyan edene karşı Allah'ın cezası çok şiddetlidir. O'nun cezasından korkup, sakının."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 107,
            "translated_text": "Allah sizlere şer'î üsullere göre kesilmeyen hayvanların etini, akıtılmış kanı ve domuz etini, kesim esnasında Allah'ın isminden başka bir isim zikredilerek kesilen hayvanı, boğularak öldürülen, darp edilerek öldürülen, yüksek yerden düşerek ölen, başka bir hayvanın süsmesiyle ölen hayvan, aslan, kaplan ve kurt gibi yırtıcı hayvanların öldürdükleri hayvanları haram kılmıştır. Ancak zikredilen hayvanlardan daha ölmeden önce yetişip kestikleriniz hariçtir. Böylesi hayvanlar size helâldir. Putlara kesilenleri de haram kıldı. Sizinle ilgili yüce Allah'ın belirlemiş olduğu gaybı bardak falı bakarak, o da üzerinde (yap) ve (yapma) gibi emir ve yasakların yazıldığı taşlar ve oklar olup, bir kimse kendisi için ondan çıkan sonuca göre hareket ettiği falcılıktır, bunu da size haram kılmıştır. Zikredilmiş olan o haramları yapmak Allah'ın taatinden çıkmaktır. Bu gün kâfirler, görmüş oldukları kuvvetinden dolayı sizlerin İslam dininden çıkmanızdan ve cahiliyet dinine dönmenizden ümitlerini kestiler. Onlardan korkmayınız, yanlız benden korkunuz. Sizin üzerinize gizli ve açık nimetimi tamamladım. Size din olarak İslam'ı seçtim. Ondan başka bir dini kabul etmem. Kim günah işlemek amacıyla değil de açlık sebebiyle ölü hayvandan yemek mecburiyetinde kalırsa üzerine herhangi bir günah yoktur. Şüphesiz yüce Allah çokça bağışlayandır, merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 107,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ashabın, Allah'ın onlara yemek için neyi helâl kıldığını soruyorlar?.<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah sizlere yiyeceklerden temiz olanı, Allah'ın sizlere lütfettiği ilim ile öğretip eğittiğiniz av köpekleri, çita gibi azı dişleri olan yırtıcı hayvanlar ve avlanmaya alıştırılmış ve eğitilmiş kartal ve şahin gibi pençeli kuşların avladıklarını yemenizi size helâl kıldı. Bu hayvanlar, sahipleri onlara emredince hemen o emrini yerine getirirler ve engellenmek istendiğinde de durup hareket etmezler. Onu (avı) öldürseler dahi onların tuttuklarını yiyiniz. Av hayvanlarını ava saldığınız zaman besmele çekiniz. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarını da bırakarak Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah yapılan amellerin hesabını çabuk görür."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 107,
            "translated_text": "Bu gün Allah size temiz hoş\/lezzetli yiyecekleri yemenizi helâl kıldı. Ehl-i Kitap (Yahudi ve Hiristiyan) ların kestiklerini yemenizi size helâl kıldı. Sizin kestiğiniz hayvanları da onlara helal kıldı. Eğer mehirlerini verirseniz, hür ve iffetli Mü'min kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilen Yahudi ve Hiristiyanlar'dan hür ve iffetli kadınlarla kötü şey yapmaktan uzak olup iffetli olduğunuz, onlardan aşıklar edinip zina etmediğiniz takdirde onlarla evlenmenizi helal kıldı. Kim Allah'ın kullarına indirmiş olduğu şeriatın hükümlerini inkâr ederse amellerin kabul olmasının şartı olan iman şartını kaybettiğinden dolayı yapmış olduğu amelleri geçersiz olur. Bu vasıftaki kimse kıyamet gününde Cehennem'e girip orada ebedî kalacağından dolayı hüsrana uğrayanlardandır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 108,
            "translated_text": "Ey İman edenler! Namaz kılmak istediğinizde abdestiniz yoksa abdest alınız. Abdest alırken yüzlerinizi ve ellerinizi dirseklere kadar yıkamanız, başlarınıza mesh etmeniz ve ayaklarınızı aşık kemikleriyle beraber ayak bileğine kadar yıkamanız gerekir. Eğer gusül almanız gereken bir durum varsa gusül alınız. Eğer hastaysanız ve gusülden dolayı hastalığınızın artacağından, hastalığın iyileşmesinin gecikmesinden korkuyorsanız, sağlıklı olduğunuz halde yolcuysanız, tuvalet ihtiyacını giderme sebebiyle abdestiniz bozulduysa veya eşleriniz ile cinsel ilişkiye girmeniz sebebiyle gusül almanız gerekiyorsa (bütün bu hallerde) abdest için su arayıp bulamazsanız yeryüzündeki toprağa yönelin. Ellerinizle toprağa vurduktan sonra yüzlerinize ve ellerinize sürünüz. Allah hükümlerinin yerine getirilmesinde sizlere darlık ve zorluk vermek istememiştir. Size zarar vereceğinden dolayı suyu kullanmanızı zorunlu kılıp darlık ve zorluk vermez. Bir hastalıktan dolayı suyun kullanılması imkansız olduğunda veya bulunmadığında onun yerine zarar görmeyesiniz diye sizin üzerinize nimetini tamamlamak için toprakla (teyemmüm yapmayı) meşru kıldı. Umulur ki Allah'ın size olan nimetine şükreder ve onu inkar etmezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 108,
            "translated_text": "Allah'ın sizi İslama hidayet ettiği, üzerinize olan nimetini hatırlayın. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile anlaşma yaptığınız zaman ona kolaylıkta da zorlukta da işitmek ve itaat etmek üzere beyat ettiğinizde verdiğiniz sözü hatırlayın: Senin sözünü işittik ve emrine itaat ettik. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. -Ahitleşmelerde bu emir kapsamına girer- Muhakkak ki, yüce Allah kalplerde olanı hakkıyla bilendir ve hiç bir şey Allah'a gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 108,
            "translated_text": "Ey Allah'a ve Rasûlüne iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki haklarını Allah'ın rızasını dileyerek yerine getiriniz. Ve adaletle şahitlik ediniz. Zulme şahitlik yapmayın. Bir topluluğa olan nefretiniz sizi onlara karşı adaleti terk etmeye itmesin. İstenilen husus, adaletin dosta ve düşmana karşı eşit olarak uygulanmasıdır. Adalet Allah'a karşı takvalı olmaya ve korkmaya en yakın olandır. Baskı ve zulüm Allah'a karşı en cesaret ettirici davranıştır. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yapmış olduğunuz amellerden hiç biri O'na gizli kalmaz. Sizlere yapmış olduğunuz amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 108,
            "translated_text": "Yüce Allah -vermiş olduğu sözü hiç değiştirmeyen- Allah'a ve rasûllerine iman edip salih amel işleyenlerin günahlarını bağışlayacağını ve onlara büyük mükâfat olan Cennet'e girmelerini vadetmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 109,
            "translated_text": "Allah'ı inkâr edenler ve ayetlerini yalanlayanlar işte onlar Cehennem ehlidir. Küfürlerine ve yalanlamalarına karşılık Cehennem'e gireceklerdir. Arkadaşın arkadaşından ayrılmadığı gibi Allah'a küfredenler de Cehennem'den ayrılmayıp onda devamlı kalırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 109,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Allah'ın sizlere vermiş olduğu emniyet ve güven nimetini, kalpleriniz ve dilleriniz ile zikredin\/anın. Düşmanlarınızın sizlere şiddetle saldırmak, kırıp geçirmek için ellerini sizlere uzatmak istediklerinde Allah kalplerine korku salarak onları sizden uzaklaştırdı ve sizi de onlara karşı korudu. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Müminler dinî ve dünyevî menfaatlerini elde etmek için yanlız Allah'a güvensinler."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 109,
            "translated_text": "İsrailoğulları'ndan aşağıda ifade edilecek olan konularda kesin ve kuvvetli bir söz aldık. Onların başlarına on iki reis tayin ettik. Her reisin altındakilerden sorumlu olacağını belirledik. Allah İsrailoğulları'na şöyle dedi: Eğer namazı gerektiği gibi tam bir şekilde kılarsanız, mallarınızın zekâtını verirseniz, aralarında ayrımcılık yapmadan bütün rasûllerime inanırsanız, onları yüceltirseniz, onlara yardım ederseniz, hayır yollarda infakta bulunursanız ve bunların hepsini yerine getirirseniz işlemiş olduğunuz günahlarınızın hepsini bağışlarım. Kıyamet gününde sizi saraylarının altından ırmaklar akan Cennetlere girdiririm. Kim bu kuvvetli söz alındıktan sonra küfrederse ve bozarsa bilmiş olsun ki, hak yoldan bilerek ve kasden sapmış olur."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 109,
            "translated_text": "Kendilerinden alınan kuvvetli sözü bozmaları sebebiyle (İsrailoğulları'nı) rahmetimizden kovduk. Kalplerine hiçbir hayrın ulaşamayacağı ve hiçbir öğüdün fayda vermeyeceği şekilde kas katı kıldık. Hevâlarına uyacak şekilde manalarını tevil ederek ve lafızlarını değiştirerek Allah'ın kelamının anlamını tahrif ediyorlar. Kendilerine emredilenlerle amel etmeyi terk ettiler. Ey Rasûl! Hâlâ sen Allah'a ve Mü'min kullarına karşı yaptıkları hainliklerini ortaya çıkarıyorsun. Ancak bunlardan azı hariç vermiş oldukları o sözü yerine getirmediler. Verdikleri söze uyanları affet ve azarlayıp paylama, bağışla. Bu ihsandandır. Şüphe yoktur ki Allah iyilik edenleri sever."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 110,
            "translated_text": "Biz Yahudilerden kuvvetli bir söz aldığımız gibi İsa -aleyhisselam-'a tabi olduklarını söyleyip kendilerini temize çıkaranlardan da güçlü, kuvvetli bir söz aldık. Kendilerinden önce selefleri olan Yahudiler gibi bunlar da kendilerine hatırlatılanların bir kısmıyla amel etmeyi terk ettiler. Kıyamet gününe kadar aralarına şiddetli husûmet, birbirlerinden hoşlanmamak ve nefret etmeyi koyduk. Birbirleri ile savaşmaya, öldürmeye ve karşılıklı olarak tekfir etmeye başladılar. Yüce Allah, ileriki zamanda onlara ne yapacaklarını bildirecek ve yaptıklarına karşılık da onları cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 110,
            "translated_text": "Tevrat ehli Yahudiler ve İncil ehli Hristiyanlardan oluşan ey Ehl-i Kitap! Rasûlümüz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- size indirilen kitaptan gizlediklerinizin bir çoğunu açıklamaya geldi. Sizlere yarar sağlamayanları ise açıklamadan geçti. Rezilliklerinizi ise ortaya koydu. Kur'an size onunla aydınlanacağınız kitap olarak geldi. Aynı zamanda Kur'an, insanların dünyevî ve uhrevî işlerinde ihtiyaç duydukları her şeyi açıklayan bir kitaptır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 110,
            "translated_text": "Allah bu Kur'an ile kendisinin razı olduğu şekilde uyup iman eden ve salih ameller işleyenleri yüce Allah'ın azabından koruyan selamet yollarına erdirir. O yollar Allah'ın Kur'an ile hidayet ettiği Cennet'e ulaştırır. Yüce Allah izniyle insanları küfrün ve isyanın karanlıklarından çıkarıp imanın ve itaatin nuruna Kur'an ile ulaştırır. İman edenleri hak ve doğru yol olan İslamın yoluna yönelmeleri için muvaffak kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 110,
            "translated_text": "Hristiyanlardan Allah Meryemoğlu Mesih İsa -aleyhisselam-'dır, diyenler kâfir olmuştur. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Allah Meryemoğlu Mesih İsa -aleyhisselam-'ı, annesini ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmeyi dilerse, kim buna engel olabilir?. Madem hiçbir kimsenin bunu engellemeye gücü yetmiyorsa o zaman bu O'ndan başka bir ilâh olmayan Allah olduğuna delildir. Şüphesiz hepsi, Meryemoğlu İsa, annesi ve diğerleri Allah'ın yarattıklarıdır. Göklerin, yerin ve aralarında bulunan bütün yaratılmışların mülkü Allah'ındır. Allah dilediğini dilediğinden yaratır. İsa -aleyhisselam- O'nun kulu ve Rasûlüdür. Allah, her şeye gücü yetendir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 111,
            "translated_text": "Yahudilerden ve Hristiyanlardan her biri Allah'ın çocukları ve sevdiği kimseler olduklarını iddia ettiler. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Öyleyse niçin sizi işlemiş olduğunuz günahlarınız sebebi ile cezalandırıyor? Şayet iddia ettiğiniz gibi O'nun sevdikleri olmuş olsaydınız, sizleri dünyada katlettirmez, domuz ve maymunlara dönüştürmezdi, ahirette de Cehennem azabı ile cezalandırmazdı. Çünkü Allah sevdiklerine azap etmez. Bilakis sizler diğer insanlar gibisiniz. Onlardan kim iyilik yapmışsa Cennet ile mükâfatlandırır ve kim kötülük yapmışsa Cehennem'le cezalandırır. Allah lütfuyla istediğini bağışlar ve istediğini de adaletiyle cezalandırır. Göklerin, yerin ve aralarında bulunanların hepsinin mülkü tek bir Allah'ındır ve dönüş yalnız O'nadır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 111,
            "translated_text": "Yahudi ve Hristiyanlardan olan ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin gönderilmesine ara verildikten ve gönderilmesine şiddetli ihtiyaç olduktan sonra peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- size geldi.Ta ki bizlere Allah'ın sevabını müjdeleyen ve azabını uyaran bir rasûl gelmedi dememeniz içindir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yüce Allah'ın mükâfaatını müjdeleyici ve cezalarına karşı uyarıcı olarak sizlere gelmişti. Allah her şeye gücü yetendir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. Rasûlleri göndermesi de Allah'ın kudretindendir. Gönderdiği bu elçilerin sonuncusu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'dir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 111,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani Musa kendi kavmi olan İsrailoğullarına; ey kavmim! Allah'ın sizlere vermiş olduğu nimetlerini kalplerinizle ve dillerinizle zikredin demesini hatırla. Çünkü içinizden sizleri hidayete davet eden peygamberler çıkarmış ve sizi kölelikten kurtarıp çıkardıktan sonra kendi kendinizi idare eden hükümdarlar yapmıştır. Zamanınızda bulunan kimselere ve toplumlara vermediği (nimeti) size vermiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 111,
            "translated_text": "Musa dedi ki: Ey kavmim! Mukaddes yere girin! Orası (Beytü'l-Makdis ve etrafında bulunan bölge) Allah'ın sizin gireceğinizi ve orada bulunan kâfirlerle savaşacağınızı vadettiği yerdir. Zorbaların önünde hezimete ve yenilgiye uğramayın. Yoksa sonunuz dünyada ve ahirette hüsrana uğramak olur."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 111,
            "translated_text": "Kavmi ona şöyle dedi: Ey Musa! Şüphesiz bu mukaddes yerde zorba, kuvvetli ve zararlı bir toplum vardır. İşte bu durum bizlerin oraya girmemizi engellemektedir. Bunlar orada oldukları müddetçe biz asla oraya girmeyeceğiz. Çünkü bizim onlarla savaşacak ne bir gücümüz ve ne de bir kuvvetimiz var. Eğer onlar oradan çıkarlarsa biz de oraya gireriz."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 111,
            "translated_text": "Musa'nın ashabından Allah'tan korkup, cezasından sakınan, yüce Allah'ın onları kendisine itaat etmeye muvaffak kıldığı iki adam, kavimlerini Musa -aleyhisselâm-'ın emrine uymaya teşvik ediyorlar ve şehrin kapısından zorbaların üzerine giriniz, eğer kapıdan zorla içeri girerseniz, Allah'ın izniyle onları mağlup edeceksiniz diyorlardı. Yüce Allah'ın belirlediği kuralları yerine getirerek zaferi elde etmek için sebepleri düzenli sıraya koymak gerekir. Muzaffer olmak için önce Allah'a iman etmek, ardından maddi sebepleri hazırlamak gerekir. Gerçek müminler iseniz sadece tek ve bir olan Allah'a itimat edip tevekkül ediniz. İman Allah'a tevekkül etmeyi gerekli kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 112,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'ın İsrailoğulları'ndan olan kavmi peygamberleri Musa'nın kendilerine vermiş olduğu emre karşı gelmede ısrarcı davranmaya devam edip şöyle dediler: Şehirde zorbalar oldukları müddetçe biz asla oraya girmeyeceğiz. -Ey Musa!- Sen ve Rabbin gidin zorbalarla savaşınız. Biz ise burada oturup bekleyeceğiz ve seninle beraber onlara karşı savaşmayacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 112,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Rabbine şöyle dedi: Ey Rabbim! Kendime ve kardeşim Harun'dan başka hiçbir kimseye gücüm yetmiyor. Ey Rabbim! Senin ve Rasûlünün emrine itaat etmeyenlerle bizim aramızı ayır."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 112,
            "translated_text": "Yüce Allah, peygamberi Musa -aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: Allah, İsrailoğulları'nın mukaddes yere girmelerini kesin olarak kırk sene boyunca haram etti. Bu müddet içerisinde çölde şaşkın, yollarını kaybetmiş olarak dolaşacaklar. -Ey Musa!- Allah'ın itaatine karşı gelenler hakkında üzüntü duyma. Muhakkak başlarına gelen ceza ve ukubet, yapmış oldukları isyanlar ve işlemiş oldukları günahlar sebebiyledir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 112,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Haset eden zalim Yahudilere doğru ve içinde hiçbir şüphenin olmadığı Âdem'in iki oğlu <span class=\"text-danger\">-<\/span>Kâbil ve Hâbil<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in hikâyesini anlat. Her biri Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ya yakınlaşmak için birer kurban takdim ettiklerinde, Hâbil takva ehlinden olduğu için Allah onun kurbanını kabul etti. Kâbil takva ehlinden olmadığından onun adamış olduğu kurbanı yüce Allah kabul etmedi. Bu durumda Kâbil, Hâbil'in kurbanının kabul edilmiş olmasını, hasedinden ve kıskançlığından dolayı reddetti. Bunun üzerine Kâbil Hâbil'e, ben seni öldüreceğim dedi. Hâbil de, Kâbil'e, Allah sadece kendisine karşı emirlerine uyup yasaklarından kaçınarak takva sahibi olanın kurbanını kabul eder diye cevap verdi."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 112,
            "translated_text": "Beni öldürmek için elini bana doğru uzatırsan, ben senin yaptığın gibi sana misliyle mukabelede bulunmayacağım. Bu senden korktuğum için değildir. Çünkü ben bütün mahlûkatın Rabbi olan Allah'tan korkuyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 112,
            "translated_text": "Hâbil, Kâbil'in gözünü korkutmak amacıyla senin daha önce işlemiş olduğun günahların ve beni zulmederek öldürmenin günahıyla Allah'ın huzuruna dönmeni istiyorum. Böylece kıyamet gününde Cehennem ehlinden olup oraya girenlerden birisi olmanı istiyorum. Bu ceza haddi aşanların cezalandırıldığı bir karşılıktır. Ben ise seni öldürme günahıyla oraya dönenlerden olmak istemiyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 112,
            "translated_text": "Kâbil'e kendisine kötülüğü emreden ve yaptıran nefsi emmaresi, kardeşi Hâbil'i zulmederek öldürmesini hoş gösterdi ve sonunda onu öldürdü. Kâbil bu suçu işledikten sonra bunun sebebiyle nefsinin dünyadaki ve ahiretteki nasiplerini eksiltenlerden oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 112,
            "translated_text": "(Kâbil, kardeşi Hâbil'i öldürdükten sonra ne yapacağını bilemedi.) Yüce Allah ona kardeşinin cesedini nasıl saklayacağını öğretmek için önünde yeri eşeleyen bir karga gönderdi. O karga da ölü kargayı gömmek için yeri eşeliyordu. (Kâbil) yapmış olduğu bu çirkin davranışına pişmanlık duyanlardan oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 113,
            "translated_text": "Kâbil'in kardeşini öldürmesinden sonra İsrailoğulları'na yeryüzünde küfür, savaş etmek ve fesat çıkarmak gibi kısas gerektirecek bir sepepten ötürü değil de hiç bir sebep olmadan bir cana kıyan kimsenin, bütün insanları öldürmüş gibi olacağını bildirdik. Çünkü böyle davranan kimsenin nezdinde suçsuz ile katilin\/suçlunun arasında bir fark yoktur. Kim Allah Teâlâ'nın öldürülmesini yasakladığı nefsi öldürülmesinin haram olduğuna inanıp bir cana el uzatmayıp, öldürmezse sanki bütün insanları yaşatmış gibi olur. Çünkü bu davranışıyla herkes selâmet içinde yaşar. Kesinlikle rasûllerimiz İsrailoğulları'na açık deliller ve net kanıtlarla gelmişlerdi. Buna rağmen birçoğu günah işleyerek ve rasûllerine muhalefet ederek Allah'ın koymuş olduğu sınırları\/yasakları çiğnediler."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 113,
            "translated_text": "Allah ve Rasûlüyle savaşanların, düşmanlık ederek ve insanları öldürerek, mallarını alarak ve yollarını keserek savaşanların ve çekişenlerin akibeti nasıl olur? Bunların cezası asılmadan idam edilerek öldürülmek ya da bir tahta ve benzeri bir şey üzerinde asılarak idam edilmektir. Yahut ceza olarak sağ eliyle sol ayağı çapraz kesilir. Tekrar bu suçu işlerlerse bu sefer sol eli ile sağ ayağı kesilir veya ülke sınırları içerisinde sürgün edilirler. Bu, onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette daha büyük bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 113,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey devlet yetkilileri!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Savaşçılardan yakalanmadan önce tevbe edenler bunun dışındadır. Biliniz ki yüce Allah, tevbeden sonra çok bağışlayan ve merhamet edendir. Onlardan cezayı kaldırması yüce Allah'ın merhametindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 113,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Emirlerine uymakla ve yasaklarından sakınmakla Allah'tan korkun. Sizlere emir buyurduklarını yerine getirmekle ve yasaklarından uzaklaşmakla yüce Allah'a yakın olmayı talep edin. O'nun rızasını elde etmek ve istediğinize nail olmak ümidiyle kâfirlerle cihad ediniz. Bunları yerine getirdiğinizde korktuklarınızdan da uzak tutulursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 113,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah'ı ve rasûllerini inkâr edenler var ya, onlardan her birisine yeryüzü kadar mülk ve onunla beraber bu mülkün bir misli daha olsa kıyamet günü kendilerini Allah'ın azabından kurtarmak için o mülkü fidye olarak verseler, o fidye ondan kabul edilmez. Onlar için acı verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 114,
            "translated_text": "Cehennem'e girdikten sonra oradan çıkmak isterler. Onların Cehennem'den çıkmaları nasıl olacaktır? Ve asla oradan çıkamayacaklar. Cehennem'de onlar için daimî bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 114,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Yöneticiler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hırsızlık yapan erkek ve kadının haksız yere almış oldukları mallara karşılık cezası sağ ellerinin kesilmesidir. Bu ceza onları ve başkalarını korkutmak içindir. Allah çok güçlüdür, O'na hiçbir şey galip gelemez. Takdirinde ve koyduğu kanunlarında hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 114,
            "translated_text": "Kim yapmış olduğu hırsızlıktan sonra Allah'a tevbe eder ve salih amel işlerse, şüphesiz Allah o kula kendi katından lütfeder ve tevbesini kabul eder. Şüphesiz yüce Allah, kullarından tevbe edenlerin günahlarını bağışlar. Onlara karşı merhametlidir. Ceza davası yöneticiye ulaştıktan sonra tevbe ederlerse onların üzerinden had cezası düşmez."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 114,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kesinlikle biliyorsun ki, göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah'ındır. Gökler ve yerler hakkındaki tasarruf yalnızca yüce Allah'ındır. Dilediğine adaletiyle azap eder. Lütfu ve ihsanıyla da dilediğini bağışlar. Muhakkak Allah'ın her şeye gücü yeter. O'nu hiçbir şey aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 114,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni öfkelendirmek için Mü'min olduklarını açıklayıp küfürlerini gizleyen, küfür amellerini de çabucak yapan münafıklar asla seni üzmesinler. İleri gelenlerinin yalanlarına kulak verip, kabul eden ve liderlerini taklit eden Yahudiler senden yüz çevirdiklerinden dolayı asla sana gelmezler. Onlar da seni üzmesin. Allah'ın Tevrat'taki kelâmını, hevâ ve arzularına uyacak şekilde değiştirirler. Kendilerine tabi olanlara şöyle söylerler: Eğer Muhammed'in size vermiş olduğu hüküm; hevâ ve arzularınıza uyarsa ona uyun. Eğer muhalefet ederse ondan sakınınız. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hiç kimse Allah'ın saptırmak istediği kimselerden sapıklığı gideremez ve onları hak yoluna hidayet ettiremez. Bu vasıflarla nitelenen Yahudi ve münafıklar Allah'ın kalplerini küfürden temizlemek istemediği kimselerdir. Dünyada onlar için rezillik ve utanç, ahirette de büyük azap olan Cehennem azabı vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 115,
            "translated_text": "Onlar (Yahudiler) yalana çok kulak verir, faiz gibi haram olan malı çokça yerler. -Ey Rasûl!- Eğer aralarında hüküm vermen için sana gelirlerse istersen aralarında hüküm ver veya onlardan yüz çevirip hüküm verme, sen her iki durum arasında seçim yapma hakkına sahipsin. Şayet aralarında hüküm vermeyi terk edersen sana hiçbir zarar veremezler. Onlar zalim ve senin düşmanın olsalar bile, hüküm verirken aralarında adaletle hükmet. Şüphesiz yüce Allah hükümlerinde adil olan kimseleri sever. Yargılanmak için gelen kimselerin hâkime düşman olması onun adaletsiz davranmasına sebep değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 115,
            "translated_text": "Yahudilerin içinde bulundukları durum çok ilginçtir. Onlar seni bir taraftan inkâr eder diğer taraftan da onların hevâlarına uyan hüküm vermeni umarlar. Halbuki yanlarında içerisinde Allah'ın hükmü bulunan ve iman ettiklerini iddia ettikleri Tevrat vardır. Sonra onlara vermiş olduğun hüküm hevâlarına uygun olmayınca ondan yüz çevirirler. Böylece hem kendi kitaplarında bulunanları inkâr etmeyi ve hem de senin vermiş olduğun hükmü reddetmeyi bir araya getirirler. Bunların yaptıkları davranış, Mü'min kimselerin yapacağı bir davranış değildir. Öyleyse bunlar ne sana ve ne de senin getirdiklerine iman edenlerden değildirler."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 115,
            "translated_text": "Doğrusu Tevrat'ı Musa -aleyhisselam-'a biz indirdik ve onda hayra irşat ve kılavuzluk vardır. Kendisi ile aydınlanılan bir nur vardır. Allah'a itaatle uyan İsrailoğulları'nın peygamberleri, onunla hükmederler. Aynı zamanda yüce Allah'ın kitabını korumayı kendilerine görev olarak verdiği ve insanları eğiten âlimler, fakihler de onun ile hükmederler. Allah onları güvenilir kılmıştır ve onlar Tevrat'ı tahriften ve değişiklikten korurlar. Ve onlar onun hak olduğuna şahitlik ederler. Tevrat'ın emirleri hakkında insanlar onlara başvururlar. -Ey Yahudiler!- İnsanlardan korkmayınız, yalnız benden korkunuz. Allah'ın indirmiş olduğu hükmün yerine liderlik, şan, şöhret veya para gibi bir karşılık alarak onu bir başkası ile asla değiştirmeyiniz. Kim Allah'ın indirdiği vahyin yerine başka bir şeyi helâl yahut üstün sayarsa, veya ona denk görürse, işte onlar gerçek kâfirlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 115,
            "translated_text": "Biz Tevrat'ta, Yahudilere kim bir nefsi haksız yere kasten öldürürse, o da ona karşılık öldürülür diyerek bu hükmü farz kıldık. Kim bir başkasının gözünü kasten çıkarırsa onun da gözü çıkarılır. Kim kasten bir başkasının burnunu keserse onun da burnu kesilir. Kim bir başkasının kulağını kasten kopartırsa onun da kulağı kopartılır. Kim bir başkasının dişini kasten sökerse, onun da dişi sökülür. Aynı şekilde yaralamalarda da kısas vardır ve cani\/suçlu işlemiş olduğu suçun misliyle cezalandırılır. Bununla birlikte kim kısas hakkını bağışlarsa, bu kendi günahlarına, yapmış olduğu zulümlere ve zulmettiklerinin yerine bir kefaret olur. Kim kısas ile ilgili durumlarda ve diğer durumlarda Allah'ın indirdiğiyle hümetmezse, işte o Allah'ın koymuş olduğu sınırları aşıp terk etmiş olur."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 116,
            "translated_text": "İsrailoğullarının peygamberlerinin ardından Meryemoğlu İsa'yı kendinden önce gelen Tevrat'ın içindekilere iman eden ve onunla hükmeden bir kimse kıldık. Ona, hak ve hidayeti içinde barındıran İncil'i verdik. İncil'i delillerdeki şüpheleri ortadan kaldıran, hükümlerdeki sorunları çözen, kendinden önceki Tevrat'a muvafık kıldık. Sadece hükümlerden pek azını nesh edici olarak indirdik. İncil'i yol gösterici ve onlara haram kıldıklarını yapmaktan yasaklayıcı kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 116,
            "translated_text": "Hristiyanlar, Allah'ın İncil'de indirdiğine iman etsinler. Onun ile hükmetsinler. Kendilerine Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- (gönderilmeden önce gelen doğrularla) hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse; işte onlar Allah'ın itaatinden çıkmış olanlardır. Hakkı terk edip batıla meyledenlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 116,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz sana Kur'an'ı Allah'tan olduğuna hiç şek şüphe barındırmayan doğruluk ile indirdik. Kendisinden önce indirilen kitapları doğrulayıcıdır ve güvenilirdir. Önceki kitapların Kur'an'a uyan kısımları hak, muhalefet edenleri de batıldır. İnsanların arasında Allah'ın sana indirdiğiyle hükmet. İçerisinde hiçbir şüphe olmayan sana indirilen hakkı terk edip hevâlarına heveslerine uyma. Kesinlikle biz, her ümmete bir şeriat ve amelî hükümler, hidayet bulacakları apaçık bir yol kıldık. Şayet Allah bütün şeriatları bir yapmak isteseydi tek bir şeriat yapardı. Lâkin herkesi imtihan etmek, itaat eden ile isyan edeni ayırt etmek için, her bir ümmete ayrı bir şeriat verdi. Hayır işleri yapmada ve kötülükleri terk etmede acele ediniz. Kıyamet gününde hepinizin dönüşü yalnız Allah'a olacaktır. İhtilafa düştüğünüz hükümleri sizlere bildirecektir. Önceden yapmış olduğunuz amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 116,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şu halde, Allah'ın sana indirdiği kitap ile hükmet. Hevâ ve heveslerine uymaktan kaynaklanan görüşlerine tabi olma. Allah'ın sana indirdiklerinin bazılarında seni saptırmalarından sakın. Çünkü bunun uğrunda hiçbir çaba harcamazlar. Eğer Allah'ın indirdiğiyle verilen hükümden yüz çevirip kabul etmezlerse; bilmiş ol ki, yüce Allah bazı günahlarından dolayı onları dünyevî bir ceza ile cezalandıracaktır. Bütün günahlarıyla da onları ahirette cezalandıracaktır. İnsanların çoğu Allah'ın itaatinden çıkmaktadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 116,
            "translated_text": "Onlar senin hükmünden yüz çevirip putlara tapan cahiliye ehlinin (müşriklerin) hevâlarına tabi olarak verdikleri hükümleri mi istiyorlar? Yakîn ehlinin yanında Allah'tan daha iyi hükmeden hiçbir kimse yoktur. Ki onlar Allah'ın Rasûlune indirdiğini aklederler. Batıl olsa dahi kendi arzularına uymayanların hükmünü kabul etmeyen cehalet ve hevâ ehli gibi değildirler."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 117,
            "translated_text": "Ey Allah'a ve Rasûlüne iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları kendinize dost edinmeyiniz. Şüphesiz Yahudiler, ancak kendi dinlerinden olanlarla samimi dost olurlar. Hristiyanlar da ancak kendi milletleriyle samimi dost olurlar. Her iki milleti birleştiren size karşı olan düşmanlıklarıdır. Sizden kim onlara dost ve taraftar olursa, o da onlardan sayılır. Allah, kâfirlere dost olmalarının sebebiyle zalim olan kavmi hidayete erdirmez."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 117,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İmanları zayıf olan münafıklar; Yahudilere ve Hristiyanlara dost olmak için acele ederler, onların üstün gelmelerinden ve hâkimiyetin ellerine geçmesinden korkup onlardan kendilerine bir zarar gelmemesi için böyle yapmaları gerektiğini söylerler. Belki Allah, Rasûlünü ve Mü'minleri muzaffer kılar. Veya kendi katından bir güç verir ve böylece Yahudilerin ve taraftarlarının saldırısı ve kuvveti geçip gider. Böylece Yahudilerin dostluğunda acele edenlerin pişman olup, kalplerinde zayıf sebeplerle edinmiş oldukları bu münafıklık geçersiz olmuş olur."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 117,
            "translated_text": "Münafıkların bu haline şaşan Mü'minler şöyle derler: Ey Müminler! Bunlar iman ve yardım etme hususunda var güçleriyle sizinle beraber olacaklarına dair Allah'a yemin etmişlerdi. Onların amelleri boşa çıkmıştır. Kendilerine hazırlanan azap ve amaçlarına kavuşamamaları sebebiyle hüsrana uğrayanlardan oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 117,
            "translated_text": "Ey iman edenler! İçinizden her kim, dinden küfre dönerse, Allah böyle yapanların yerine öyle bir kavim getirir ki, dosdoğru olduklarından dolayı onları sever, onlar da O'nu severler. Müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı sert davranırlar. Allah'ın dininin en üstün olması için, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşırlar. Allah'ın rızasını yaratılmışların rızasına takdim ettiklerinden dolayı kendilerine zorluk çıkaran hiçbir kimsenin güçlük çıkarmasından korkmazlar. Bu Allah'ın kullarından dilediğine vermiş olduğu lütfu ve ihsanıdır. Allah bol ihsan ve lütuf sahibidir. Hak etmeyen kullarını da ihsanından ve lütfundan mahrum eder."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 117,
            "translated_text": "Kâfirlerden olan Yahudiler, Hristiyanlar ve diğerleri sizin veliniz ve yardımcınız değildirler. Doğrusu sizin veliniz ve yardımcınız ancak Allah, Rasûlü, namazı tam olarak kılanlar, Allah'a karşı boyun eğerek tevazuyla mallarının zekâtını veren Mü'minlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 117,
            "translated_text": "Bu itibarla her kim Allah'ı, Rasûlünü ve Mü'minleri dost edinip yardım ederse, o kimse Allah'ın hizbindendir. İşte daima galip gelecek olanlar, Allah'ın tarafını tutanlardır. Çünkü onların yardımcıları Allah'tır."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 117,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden ve müşriklerden olan kâfirleri dininizi alaya ve eğlenceye alanları müttefik ve dost edinmeyin. Eğer Allah'a ve sizlere indirdiklerine hakkıyla iman etmiş iseniz; öyleyse Allah'ın, sizlerin dost ve müttefik edinmenizi, yasakladıklarından uzaklaşarak Allah'tan takvayla sakınınız."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 118,
            "translated_text": "İnsanları Allah'a yaklaştıran en büyük taat\/ibadet olan namaza çağırdığınız zaman onu alaya alıp eğlenirler. Bu, onların akıllarını kullanmayan kimseler olduklarından, Allah'ın insanlara yapılmasını meşru kıldığı ibadetinin ve şeriatının manasını anlamamalarından dolayıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 118,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ehl<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Kitap'tan küçümseyip alay edenlere de ki: Siz bizi sadece Allah'a, bize indirilene ve bizden öncekilere indirilene iman etmemizden dolayı mı ayıplıyorsunuz? Biz inanıyoruz ki, sizin çoğunuz yüce Allah'ın emirlerine uymayı ve O'na iman etmeyi terk ettiniz ve itaatının dışına çıktınız. Sizin bizleri ayıpladığınız bu şey, bizim için övgüdür, yerme ve eleştiri konusu değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 118,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizlere ayıplanmaya layık olanların ve en şiddetli cezayı hak edenlerin kimler olduğunu haber vereyim mi? Şüphesiz Allah'ın rahmetinden kovduğu geçmişte yaşamış bir takım kişilerdir. Onların suretlerini kötü bir hale dönüştürüp, maymunlara ve domuzlara çevirmiştir. Onları tağuta ibadet eden kimseler kılmıştır. Tağut ifadesi, Allah'tan başka rıza göstererek ibadet edilen herşeyi kapsamaktadır. O zikredilenler kıyamet gününde en kötü makama sahip ve ortaya koydukları gayret bakımından doğru yoldan en çok sapmış kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 118,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey iman edenler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlardan münafık olanlar, size geldiklerinde iki yüzlülük yaparak Mü'min olarak gözükürler. Gerçek olan, girerken ve çıkarken sizi küfürle kandırıyor ve hatta küfürden de hiç ayrılmıyorlar. Şayet size karşı imanlarını açıklasalar bile Allah onların gizlemiş oldukları küfürlerini çok iyi bilmektedir.Bu yaptıklarının karşılığını onlara ceza olarak verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 118,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudilerin ve münafıkların birçoğunu yalan söyleme, başkalarına zulüm ile haklarına tecavüz edip insanların mallarını haram yollarla yemek gibi günahları işlerlerken acele ederken görürsün. Yapmış oldukları bu davranışları ne kadar kötüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 118,
            "translated_text": "Onların dini liderleri ve âlimlerinin onları yalan söylemekten, yalan şahitlikten, haksız yere insanların malını yemekten nehyetmeleri gerekmez mi? Onları kötülük yapmaktan engellemeyen dini liderlerinin ve alimlerinin yapmış olduğu bu davranışları ne kötüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 118,
            "translated_text": "Zorluk, kuraklık ve kıtlık anında Yahudiler şöyle dediler: Allah'ın eli, çokça vermekten sıkıdır ve kendi katında bulunanları bize vermez oldu. Bu sözlerinden dolayı, Yahudilerin elleri hayır işlerinden ve bol vermekten bağlandı ve Allah'ın rahmetinden kovuldular. Bilakis Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın her iki eli hayırda ve vermede açıktır. İstediği gibi infak eder. Bol verir ve kısar. O'na engel olan bir kimse de yoktur ve zorlayan da yoktur. -Ey Rasûl!- Sana indirilen (Kur'an) Yahudilerin hasetten dolayı haddi aşmalarını ve küfürlerini arttırır. Bu da onların hasetlerinden dolayıdır. Onlar harp için her toplandıklarında ve savaş için hazırlık yaptıklarında Yahudi topluluklarının arasına düşmanlık ve nefret koyarız. Yahudiler her ne zaman harp ateşini yakmaya kalkışlıklarında yüce Allah, onların birliğini dağıtmış ve güçlerini zayıflatmıştır. Yahudiler durmadan yeryüzünde fesat içeren olaylar çıkarmaya ve İslâm'ı yok etmeye gayret ederler ve hileler kurmaktan hiç de geri durmazlar. Muhakkak ki Allah fesat ehlini sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 119,
            "translated_text": "Şayet Yahudi ve Hristiyanlar, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiğine iman edip, günahlardan uzak durarak Allah'tan korksalardı, ne kadar çok olursa olsun onların kötülüklerini örter ve kıyamet gününde Naîm Cennetleri'ne sokardı ve içindeki hiç bitmeyen nimetlerden faydalanırlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 119,
            "translated_text": "Eğer Yahudiler, Tevrat'ta bulunan hükümlerle gereği gibi amel etselerdi, Hristiyanlar İncil'de bulunan hükümlerle gereği gibi amel etselerdi ve hepsi birlikte kendilerine indirilen Kur'an ile gereği gibi amel etselerdi, onlara yağmur yağdırarak, yerden ekinleri çıkararak rızık elde etmenin sebeplerini kolaylaştırırdım. Ehl-i Kitap'tan orta yolu tutan hak üzerine sabit olanı vardır. Çoğu iman etmediklerinden dolayı ameli kötüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 119,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Rabbinden sana indirileni eksiksiz, tam olarak tebliğ et! Ondan herhangi bir şey gizleme. Eğer ondan bir şey gizlersen, Rabbinden sana indirilen dini tebliğ etmiş olmazsın. Kesinlikle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tebliğ etmekle emrolunduğu herşeyi tebliğ etmiştir. Kim bunun aksini idda ederse, kesinlikle Allah'a büyük iftira etmiş olur. Allah seni bugünden itibaren insanlardan koruyacaktır ve sana hiçbir kötülük dokunmayacaktır. Senin üzerine düşen sadece tebliğ etmektir. Yüce Allah, hidayeti istemeyen kâfirleri doğru yola yönelmelerinde muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 119,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl! deki; <span class=\"text-danger\">-<\/span> Ey Yahudi ve Hiristiyanlar! Ta ki Tevrat'ta ve İncil'de bulunan ile amel edene kadar din olarak kabul edilen herhangi bir şeyin üzerinde değilsiniz. Size indirilen ve ancak ona inandığınızda ve onda bulunan (hükümler) ile amel ettiğinizde imanınızın sahih olacağı Kur'an ile amel ediniz. Rabbinden sana indirilen (âyetler), Ehl<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Kitap'ın isyan ve küfür bakımından, bulundukları hasetten dolayı küfürlerine küfür katıp arttırır. Bu itibarla o kâfirlere üzülme! Sana tabi olan Mü'minler kâfidir ve onlara ihtiyacın yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 119,
            "translated_text": "Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Sabiiler -ki onlar bazı peygamberlere tabi olan bir topluluktur- ve Hristiyanlar'dan kim Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih ameller işlerse, gelecekte olacaklardan bir korkuları olmayacaktır ve geride bıraktıkları (elde edemedikleri) dünya paylarına da üzülmeyeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 119,
            "translated_text": "İsrailoğulları'ndan itaat edip emirleri dinleyeceklerine dair kesin,sağlam bir söz almıştık. Kendileri ise verilen sağlam sözü bozdular. Rasûllerinin kendilerine getirdiklerine karşı geldiler. Hevâ ve arzularının söyledikleri şeylere kulak verip, uydular. Yahudiler kendilerine gelen rasûllerin bazılarını yalanlamışlar ve bir kısmını da öldürmüşlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 120,
            "translated_text": "Sözleşme ve anlaşmaları bozmaları, peygamberleri yalanlamaları ve öldürmeleri sonucunda kendilerine herhangi bir zararın gelmeyeceğini zannettiler. Halbuki zannetmedikleri ve beklemedikleri başlarına geldi. Bu sebeple hakka karşı sağır ve kör kesildiler ve ona giden doğru yolu bulamadılar. Hakkı kabul ederek onu dinlemediler. Sonra yüce Allah kendi lütfundan onların günahlarını bağışladı. Sonra tekrar hakka karşı kör kesildiler ve dinlemediler. Bir çokları böyle davrandılar Allah, onların yapmış olduklarından haberdardır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yaptıklarına karşılık onları cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 120,
            "translated_text": "Allah; Meryemoğlu Mesih'tir diyenler ulûhiyeti Allah'tan başkasına nispet ettiklerinden dolayı kesin olarak kâfir olmuşlardır. Halbuki Meryemoğlu Mesih'in kendisi İsrailoğulları'na, bir olan Allah'a ibadet ediniz. O benim de sizin de Rabbidir. Biz hepimiz ona kul olmada eşidiz. İşte kim Allah'a başkasını ortak koşarsa, kesin ve ebedî olarak onun Cennet'e girmesi yasaklanmıştır. O kimsenin ebedî barınağı Cehennem ateşidir. Buna karşı Allah katında onun için ne bir yandaş ne de yardımcı vardır. Beklediği azaptan onu kurtaracak bir kurtarıcısı da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 120,
            "translated_text": "Şöyle söyleyen Hristiyanlar kâfir olmuşlardır: Allah, üç şeyden oluşur: Onlar da baba, oğul ve Ruhu'l-Kudüs'tür. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bu söylediklerinden çok yücedir. Allah birden fazla değildir. Şüphesiz O tek bir ilâhtır ve hiçbir ortağı yoktur. Eğer bu çirkin iddialarından vazgeçmezlerse, mutlaka onlara elem verici bir azap dokunacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 120,
            "translated_text": "Allah üçtür diyenler, hâlâ bu çirkin iddialarından dönüp Allah'a tevbe edip işledikleri bu şirkten dönmeyecekler mi? Allah, kim ne günah işlemişse ondan dönüp tevbe ederse onu affeder. İşlenen bu günah kendisine (Allah'a) küfür bile olsa O Mü'minlere rahmet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 120,
            "translated_text": "Meryemoğlu Mesih İsa, elçi olarak gönderilen rasûllerin arasından bir rasûldür. Kendisinden önce gelip giden rasûllerin başlarına gelen ölüm onun da başına gelecektir. Annesi Meryem -aleyhesselâm- çokça doğru söyleyen ve hakkı tasdik eden biriydi. Kendisi annesiyle birlikte yemeye ihtiyaçları olduğunda yemek yiyorlardı. Yemeye ihtiyaçları olmasına rağmen nasıl ikisi de ilâh olabilir? -Ey Rasûl!- Onlara şöyle düşünerek bir bak! Allah'ın birliğine delalet eden ayetleri ve Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'dan başkasına uluhiyet nispet etmelerindeki aşırılıklarının batıl olduğunu onlara nasıl açıklayabiliriz. Onlar bu âyetlere iman etmiyorlardı. Sonra tekrar teemmül ederek bir bak! Allah Teâlâ'nın birliğini apaçık gösteren âyetlere rağmen haktan nasıl çevriliyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 120,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onların Allah'tan başka ilâhlara ibadetlerinde onlara karşı çıkarak şöyle de; sizlere hiçbir fayda sağlamayan ve üzerinizden hiçbir zararı bertaraf edemeyen ilaha mı ibadet ediyorsunuz? O ibadet ettikleri ilâh acizdir. Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> ise acizlikten münezzehtir. Sizin söylemiş olduğunuz sözleri yalnız Allah işitir ve onlardan hiçbir kelimesi bile O'ndan kaçmaz. O her yaptığınız işi bilendir ve yaptıklarınızdan herhangi birisi O'na gizli kalmaz. Yaptıklarınızın karşılığını da verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 120,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hristiyanlara de ki: Tabi olmakla emrolunduğunuz hakta haddi aşıp aşırı gitmeyin. Yüceltilmesiyle emrolunduğunuz <span class=\"text-danger\">-<\/span>peygamberler gibi<span class=\"text-danger\">-<\/span> kimseyi de aşırı derece olduğundan daha çok yüceltmeyiniz. Meryemoğlu İsa hakkında ilâh olduğuna itikat ettiğiniz gibi aşırı gidip, birçok insanı hak yoldan saptıran ve kendileri de sapmış olan seleflerinize uyma sebebiyle onların ilahlıklarına itikat etmeyin."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 121,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Davud'a indirmiş olduğu kitap olan Zebûr'da ve Meryemoğlu İsa'ya indirmiş olduğu kitap olan İncil'de İsrailoğulları'ndan kâfir olanları rahmetinden kovduğunu haber vermektedir. Allah'ın rahmetinden kovulmalarının sebebi ise işlemiş oldukları günahlar ve Allah'ın haram kıldığı şeylerde taşkınlık etmeleri sebebiyledir."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 121,
            "translated_text": "Birbirlerinin yaptıkları kötülüklere engel olmuyorlardı. Bilakis kendilerinden olan asiler işlemiş oldukları günahları ve münkerleri açıktan işliyorlardı. Çünkü onları bu kötülükten nehyeden yoktu. Münkeri nehyetmeyi terk etmeleri ne kadar da kötü bir iştir."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 121,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu kâfir Yahudilerin çoğunun, kâfirleri dost edindiklerini, onlara meylettiklerini, sana ve Allah'ı birleyen muvahhitlere karşı düşman olduklarına şahit olursun. Küfredenleri dost edinmeleri ne kadar da kötü bir iştir. Bu Allah'ın onlara gazaplanmasına, onları ebedî Cehennem'e girdirmesine ve orada kalıp ebediyen çıkamamalarına sebep olur."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 121,
            "translated_text": "Şayet o Yahudiler, Allah'a ve peygamberine gerçekten iman etmiş olsalardı, Mü'minlerin dışında müşrikleri sevip kendilerine dost edinip onlara meyletmezlerdi. Çünkü onlar kâfirleri kendilerine dost edinmekten nehyedildiler. Fakat bu Yahudilerin çoğu Allah'ın itaatinden, dostluğundan ve Mü'minlerin dostluğundan çıkmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 121,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana ve senin getirdiğine iman edenlere karşı, düşmanlık yönünden insanların en şiddetlilerinin içlerinde taşıdıkları kinden, hasetten ve kibirden dolayı Yahudiler ve putlara tapan müşrikler ve Allah'a şirk koşan diğer kimseler olduğunu görürsün. Sevgi yönünden ise sana ve getirdiğine iman edenlere kendilerine biz hristiyanlarız diyenleri daha yakın olarak bulursun. Mü'minlere karşı olan sevgileri ise bunların arasında âlimler ve âbidlerin var olmasıdır. Şüphesiz onlar mütevazidirler ve kibirli değillerdir. Çünkü kibirlinin kalbine hayır ulaşmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 121,
            "translated_text": "Yumuşak kalpli olanlar: Bunlar -Necâşi ve ashabı gibilerdir-.Şüphesiz içermiş olduğu hakkı bildiklerinden dolayı Kur'an'ın inişi sırasında işittiklerinden dolayı ağlarlar. Çünkü İsa -aleyhisselam-'ın getirdiğini bildikleri için böyle davranırlar ve şöyle derlerdi: Ey Rabbimiz! Rasûlün Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiklerine iman ettik. -Ey Rabbimiz!- Bize Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kıyamet gününde insanların aleyhine şahit olan ümmetiyle beraber olmayı yaz."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 122,
            "translated_text": "Bizimle, Allah'a iman etme, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-e indirilen ve onun bize getirdiği hak ile aramızı hangi şey ayırabilir? Hâlbuki biz peygamberler ve Allah'a itaat ederek ve azabından korkarak onlara tabi olanlarla birlikte Cennet'e girmeyi umud ediyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 122,
            "translated_text": "Allah, iman etmeleri ve hakkı itiraf etmelerinden dolayı onları, köşklerinin ve ağaçlarının altından nehirler akan ve daimi kalacakları Cennetlerle mükâfatlandırmıştır. İşte kayıtsız, şartsız hakka tabi olup, ona boyun eğen ihsan sahiplerinin mükâfatı budur."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 122,
            "translated_text": "Allah'ı ve Rasûlünü küfredenler ve Allah'ın Rasûlüne indirmiş olduğu âyetlerini inkâr edenler var ya; işte onlar alev alev yanan ateşte ebedî kalacak, kesinlikle ondan çıkamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 122,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Yiyecek, içeçek ve kadınlardan size mübah kılınan lezzetleri ibadet ve zühd amacıyla kendinize haram kılmayın. Allah'ın size haram kıldığı hususlarda sınırı aşmayın. Şüphesiz Allah sınırlarını aşanları sevmez. Bilâkis Allah, koyduğu sınırları aşanlara buğzeder."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 122,
            "translated_text": "Gasp ederek veya pis olarak Allah'ın haram kıldığı şeyden değil de helâl ve tertemiz olarak sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. İşte kendisine iman ettiğiniz Allah O'dur. Allah'a olan imanınız size O'ndan korkmanızı gerekli kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 122,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Allah, boş bulunup kasıtsız olarak ağzınızdan çıkan yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz. Fakat bilerek ve samimiyetle içinizden gelerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Yemin edip bunu dillendirdikten sonra eğer yemininden dönecek olursa, bunun keffareti olarak üç tercihten birisini yerine getirmesiyle üzerinden günah kalkar. Bu üç şey şunlardır: Yaşadığınız beldedeki insanların yediği orta halli yemekten her fakir için yarım sa' vermek kaydıyla on fakiri doyurmak ya da bu fakirleri örfen bilinen kurallar çerçevesinde giydirmek yahut da Mü'min bir köle azat etmektir. Şayet bu üç şeyi yeminin keffareti olarak veremeyen kimse üç gün oruç tutarak bu yeminin keffaretini ödemiş olur. -Ey İman edenler!- İşte bu zikredilenler Allah adına yemin edip yerine getirmediğiniz yeminlerin keffaretidir. Yalan yere Allah adına yemin etmekten, Allah adına çokça yemin etmekten, yeminlerinizi yerine getirmemekten sakının. Ancak yeminlerinizi yerine getirmemek daha hayırlı ise hayırlı olanı yapın ve Allah'ın size yeminin keffaretini açıkladığı gibi yeminlerinizin keffaretini verin. Allah size helâl ve haramlarla ilgili hükümlerini açıklıyor. Umulur ki, bilmediklerinizi size öğrettiğinden dolayı O'na şükredersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 122,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Aklı baştan gideren içki, her iki taraftan karşılık mukabilinde ki kumar, müşriklerin yanında yüceltmek amacıyla kurban kesilen veya onlara ibadet etmek için diktikleri taşlar, kendileri için gayp olan şeyleri yapmadan önce çektikleri fal okları; bunların hepsi Şeytan'ın insanlara hoş göstermeye çalıştığı bir günahtır. Ondan uzaklaşırsanız umulur ki, dünyada şerefli bir hayat yaşarsınız ve âhirette de Cennet nimetlerinden istifade edersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 123,
            "translated_text": "Şeytan, içkiyi ve kumarı hoş göstermekle kalplerin arasında düşmanlık ve nefreti oluşturmayı, Allah'ın zikrinden ve namazdan uzaklaştırmayı ister. -Ey müminler!- Siz bu kötülüklerden vazgeçiyor musunuz? Şüphesiz sizin için en uygun olan davranış budur. Artık vazgeçiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 123,
            "translated_text": "Dinin emrettikleriyle Allah'a ve Rasûlüne itaat edin, yasakladığı şeylerden de uzaklaşın ve muhalefet etmekten sakınınız. Eğer bundan yüz çevirirseniz, şunu iyi biliniz ki, Rasûlümüzün üzerine düşen sadece Allah'ın kendisine tebliğ etmesini emrettiğini ulaştırmaktır. O da kesinlikle tebliğde bulunmuştur. Eğer hidayet bulursanız kendi nefisleriniz lehinedir ve eğer kötülük yaparsanız kendi nefislerinizin aleyhinedir."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 123,
            "translated_text": "Allah'a iman edip O'na yaklaşmak için salih amel işleyenler için içki yasaklanmadan önce içtiklerinden dolayı bir günah yoktur. Onlar haramlardan sakınmış, Allah'ın gazabından korkmuş, O'na iman edip, salih ameller işlemiş sonra da Allah'ın gözetiminde olduklarını çok iyi hissedip, O'nu görür gibi ibadet eder halde olmuşlardı. O kimseler sürekli Allah'ın kendilerini gördüğünü hisseder haldeydiler. Böylece Yüce Allah da, kendisini görüyormuşcasına ibadet eden kimseleri çok sever. İşte bütün bunlar Mü'min kimseleri amelleri en güzel ve mükemmel bir şekilde yapmaya sevkeder."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 123,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Siz ihramlıyken Allah sizi imtihan etmek için karadaki av hayvanlarını size doğru sürer. Onlardan küçük olanları ellerinizle, büyük olanları da mızraklarınızla avlayabilirsiniz. Bu imtihan, Yüce Allah'ın ilmine kâmil manada iman ederek hiçbir kimsenin kendilerini görmediği yerde O'ndan korkanları - kulları hesaba çekmek için zahiri ilimle- ortaya çıkarmak içindir. O kimseler kendisinden hiçbir amelin gizli kalmayacağı yaratıcısından korktuğu için avlanmaktan geri durur. Kim haddi aşıp hac veya umre için ihramlı iken avlanırsa, Allah'ın ona yasakladığı şeyi işleğinden dolayı kıyamet günü onun için elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 123,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Siz, hac ve umre için ihramlıyken karada bulunan av hayvanlarını avlamayınız. Sizden kim kasden av hayvanını öldürürse, avladığı hayvanın deve, sığır veya koyundan dengi olanı cezasıdır. Müslümanlar arasında adalet vasfını taşıyan iki kişi buna hükmeder. O ikisinin hükmü sonucunda kesilecek hayvan hedy kurbanı kesilip, dağıtılır. Yani, Mekke'ye gönderilir ve Harem bölgesinde kesilir yahut bu kurbanın değeri kadar yiyecek alınarak her fakire yarım sâ' olacak şekilde (Mekke) haremin fakirlerine dağıtılır ya da bu kimse her yarım sa'ın karşılığında bir gün oruç tutar. Bunların hepsi ihramlıyken av hayvanını öldürmeye kalkan kimsenin cezanın akıbetini tatması içindir. Yüce Allah, haram kılmadan önce geçmişte öldürülen harem bölgesinin hayvanlarını ve ihramlıyken insanların öldürdüklerini affetmiştir. Kim haram kılındıktan sonra tekrar bu yasağı çiğnerse, Allah bu muhalefetine karşılık ona azap ederek intikam alır. Allah mutlak güç sahibidir. Kendisine karşı gelenden dilerse intikam alması O'nun mutlak güç sahibi olduğunun göstergesidir. Bu hususta O'nu hiç kimse engelleyemez."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 124,
            "translated_text": "Allah size denizdeki av hayvanlarını ve sizden mukim ya da yolcu olanların azık olarak istifade etmeleri için denizin diri ve ölü olarak kıyıya attıklarını helâl kıldı. Hac ve umre için ihramlı olduğunuz müddetçe karadaki av hayvanlarını da haram kılmıştır. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Kıyamet gününde Yüce Allah'a döneceksiniz ve amellerinizin karşılığını göreceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 124,
            "translated_text": "Allah Kâbe'yi; Beyt-i Haram'ı insanların namaz, hac ve umre gibi yararlarına olan dinî ibadetleri, harem bölgesinde güvende olma ve bütün ürünlerin orda toplanması gibi dünyevî işleri yerine getirebilmeleri için uygun bir yer kılmıştır. Aynı zamanda Allah; zilkade, zilhicce, muharrem ve recep haram aylarını başkaları ile savaş etmekten emniyette olmaları için güvenli kılmıştır. Hac kurbanı ve Harem'e götürüldüğünün göstergesi olarak bu kurbanlara takılı olan gerdanlıklar sahiplerinin eziyete maruz kalmaktan emniyette olmaları içindir. Böylece Allah, size ihsanda bulunmuştur. Şunu iyi bilin ki, Yüce Allah göklerde ve yerde olanı hakkıyla bilendir. Ve şüphesiz Allah herşeyi hakkıyla bilir. Bunun için koyduğu hükümler - sizin için yararlı şeylerin elde edilmesi ve henüz ortaya çıkmadan önce zararlı şeylerin de def edilmesi içindir- kulları için nelerin faydalı olacağını bildiğinin bir delilidir."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 124,
            "translated_text": "Ey insanlar! Biliniz ki Allah, kendisine asi olanlara karşı cezası şiddetli olandır. Kendisine tevbe edenlere de çok bağışlayıcı ve çok merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 124,
            "translated_text": "Rasûlün görevi, Allah'ın kendisine tebliğ etmesini emrettiği şeyleri ulaştırmaktır. İnsanları hidayete muvaffak kılma görevi yoktur. Hidayet sadece Allah'ın elindedir. Allah, hidayet ve sapıklıktan açıkladığınızı ve gizlediğinizi hakkıyla bilir. Bunun karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 124,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Kötülüğün çokluğu seni şaşırtsa bile bir şeyde bulunan kötülük ile bir şeyde bulunan iyilik asla eşit olmaz. Kesinlikle kötünün çok olması onun daha üstün olduğuna delil değildir. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey akıl sahipleri!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kötü olanı terketmekle ve iyi olanı işlemekle Allah'tan sakının, umulur ki bununla Cennet'i kazanırsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 124,
            "translated_text": "Ey iman edenler! İhtiyacınız olmayan ve dininiz ile ilgili size yardımcı olmayacak şeyleri Rasûlünüze sormayınız. Eğer o sorduğunuz şeylerin içinde olan zorluklar sizlere açıklanır ise bunlar sizi üzer. Şayet sormanız yasaklanan şeyleri, vahiy Rasûle inerken sorarsanız, sizlere bunlar açıklanır. Bu ise Allah için çok kolaydır. Kesinlikle Allah, Kur'an'ın bahsetmediği şeylerden sizleri sorumlu tutmayacaktır. Siz de bunları sorup araştırmayınız. Eğer onlar hakkında soru sorarsanız üzerinize onlarla ilgili zor hükümler iner."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 124,
            "translated_text": "Şüphe yok ki, sizden önce gelen bir topluluk bu konuda benzer sorular sordular. Bu sordukları sorular sebebiyle üzerlerine sorumluluk yüklenince onunla amel etmediler ve kâfir oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 124,
            "translated_text": "Allah, deve, sığır ve küçükbaş hayvanları helal kılmıştır. Yoksa müşriklerin putlarına adayarak kendilerine haram kıldığı gibi haram kılmamıştır. (Müşriklerin haram kıldıkları) hayvanlardan bir tanesi de, bahîredir. Bahîre; belli sayıda yavru doğurduktan sonra kulağı kesilen deveye, sâibe; belli bir yaşa ulaştıktan sonra putlara bırakılan deveye, vasîle; peş peşe dişi doğuran deveye, hâm; erkek deve olup soyundan bir kaç erkek doğan deveye denir. Fakat kâfirler, Allah adına yalan söyleyerek ve iftirada bulunarak Yüce Allah'ın bu zikredilenleri haram kıldığını iddia etmişlerdir. Kâfirlerin çoğu hak ile batılın, helâl ile haramın arasını ayırt edemezler."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 125,
            "translated_text": "Bazı hayvanları haram kıldı diyerek Allah'a yalan yere iftira atanlara; Allah'ın indirdiği Kuran'a ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine gelin ki, helâli haramdan ayırt edebilin denildiği zaman; \"Bize atalarımızdan miras olarak aldığımız inanç, sözler ve fiiller yeter\" diyerek cevap verdiler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve hak yolu da bulamazken bu onlara nasıl yeterli olur? Onlara ancak kendilerinden daha cahil ve daha sapık olanlar tabi olur. Şüphesiz onlar sapık cahillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 125,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz! Sürekli kendi nefislerinizi ıslah edecek faydalı şeyleri yapınız. Bu durumda doğru yoldan sapan kimse sizin davetinize karşılık vermese bile size zarar veremez. Siz hak ve hidayet yolunda olursanız, iyiliği emredip kötülükten alıkoymanız doğru yolda olduğunuzun göstergesidir. Kıyamet günü dönüşünüz yalnızca Allah'adır. Dünyada yaptıklarınızı size haber verecek ve bunlardan dolayı karşılığınızı verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 125,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Eğer biriniz ölüm alametlerinden birisini gördüğünde Müslümanlardan iki adaletli kişiyi vasiyetine şahit tutsun veya ihtiyaç olduğunda müslümanlardan olmayan kâfirlerden iki kişiyi şahit tutsun. Eğer yolculuğa çıkarsanız ve size ölüm gelip çatarsa ve eğer şahit tutulandan bir şüphe hissederseniz herhangi bir namazın ardından o ikisini alıkoyarsınız. Onlar da: \"Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa satmayız ve hiçbir akrabamızı kayırmayız\" diye Allah adına yemin ederler ve Allah için üstlenmiş oldukları şahitliklerini de gizlemezler. Eğer gizlerlerse Allah'a karşı gelen günahkârlardan olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 125,
            "translated_text": "Eğer o ikisine yemin ettirildikten sonra yapmış oldukları yeminlerinde ve şahitliklerinde yalancı oldukları veya hainlikleri ortaya çıkarsa o zaman ölen kimseye yakın olan iki akrabası hak olanı yerine getirmek için şahitlik ya da yemin ederler. Bu iki akraba yemin ederek, o iki kişi hakkında onların yalancı ve hain olduklarına dair yaptığımız şahitlik onların yaptığı şahitlikten ve yalan yere yemin etmelerinden daha doğrudur derler. Biz yalan yere yemin etmedik. Eğer biz yalan yere şahitlk yaparsak o zaman Allah'ın sınırlarını aşan zalimlerden oluruz."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 125,
            "translated_text": "Şahitliklerinden şüphe duyulan kimselerden, namazın akabinde yemin etmelerini istemek ve şahitliklerini reddetmek (korkusu) onların doğruluk üzere dinin kendilerinden istediği şekilde şahitlik yapmalarına daha yakındır. Bundan dolayı şahitliklerinde herhangi bir şey değiştiremez, tahrif edemez ve hainlik yapamazlar. Böylece mirasçıların yemin etmesiyle kendi yalanlarının ortaya çıkıp, rezil olmaktan korkma endişesi onları yalan söylemekten uzak tutar. Şahitlikte ve yeminde ihanet etmeyi ve yalan söylemeyi terk ederek Allah'tan korkun. Emredildiğiniz şeyleri kabul ederek dinleyip, kulak verin. Allah kendi itaatının dışına çıkanları muvaffak etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 126,
            "translated_text": "Ey insanlar! Kıyamet gününde Allah'ın bütün rasûlleri toplayacağı o günü hatırlayın. Yüce Allah onlara şöyle buyurur: \"Sizleri kendilerine göndermiş olduğum ümmetleriniz size ne cevap verdiler?\". Onlar da cevabı Allah'a bırakarak şöyle dediler: \"Bizim bir bilgimiz yoktur, -Rabbimiz- bunun ilmi sadece sana mahsustur. Şüphesiz sen gaybı en iyi bilensin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 126,
            "translated_text": "Hani Yüce Allah'ın İsa -aleyhisselam-'a hitap ederek: Ey Meryemoğlu İsa! Seni babasız olarak yarattım. Annen Meryem aleyhasselam-'ı çağında yaşayan kadınlardan üstün tuttum ve seni Cibril -aleyhisselam-'la destekledim. Sana bahşetmiş olduğum bütün bu nimetlerimi an! demişti. Sana bahşettiğim nimetlerden bazıları şunlardır; kundaktayken- insanları Allah'a davet ederek konuşmuştun. Ardından seni orta yaştayken elçi olarak gönderdim sen de insanlarla konuşarak onları dine davet ettin. Sana yazı yazmayı öğrettim. Musa -aleyhisselam-'a indirilen Tevrat'ı ve sana indirilen İncil'i öğrettim. Sana şeriatın sırlarını, faydalarını, hikmetlerini öğrettim. Çamurdan kuş şekli yapıyor, sonra ona üflüyordun da canlanıp kuş oluyordu. Sen anasından kör olarak doğanlara şifa veriyordun, alaca hastalığına yakalanmış kimseye şifa oluyordun ve hastalıklı derisi iyileşiveriyordu. Yüce Allah'a ölülerin dirilmesi için ettiğin dua ile ölüleri diriltiyordun. Bunların hepsi benim iznim ile oluyordu. Bahşettiğim nimetlerimden bir tanesi de apaçık mucizelerle kendilerine geldiğinde seni öldürmek isteyen İsrailoğulları'nı senden uzaklaştırdım. Onlardan bazısı bunları küfredip şöyle dediler: İsa'nın getirdikleri apaçık sihirden başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 126,
            "translated_text": "Ey İsa! Havarilere Allah'a ve İsa -aleyhisselam-'a iman etmelerini ilham ederek onları sana yardımcı olmalarını kolaylaştırdığım zamanki nimetimi hatırla! Onlar bu çağrıma itaat ettiler ve icabet ederek: \"İman ettik, Ey Rabbimiz! Sana teslim olduğumuza ve emirlerine uyduğumuza şahit ol!\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 126,
            "translated_text": "Hani havariler: \"Sen Rabbine dua ettiğinde O gökten bir sofra indirebilir mi?\" demişlerdi. Bunun üzerine İsâ -aleyhisselam- onlara: Allah'tan korkmalarını emredip talep ettikleri sofradan vazgeçmelerini isteyerek cevap verdi. Zira bu onlar için bir fitne olabilirdi. Onlara: \"Eğer müminler iseniz rızık talebinde Rabbinize tevekkül edin.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 126,
            "translated_text": "Havariler, İsâ'ya: Bu sofradan yemek istiyoruz. Böylece Allah'ın mükemmel kudreti ile kalplerimiz mutmain olsun. Muhakkak ki sen O'nun rasûlüsün. Biz kesin olarak biliyoruz ki, sen Allah'ın katından getirdiğinde bize doğru söyledin. İnsanlardan bu sofrada hazır bulunmayanlar için şahitlik etmek istiyoruz, demişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 127,
            "translated_text": "İsa onların bu taleplerini kabul ederek Allah'a şöyle dua etti: Rabbimiz, gökten bize bir yemek sofrası indir. Onu bize indirdiğin günden itibaren, sana olan şükrümüzü tazim edeceğimiz bayram günü edinelim. Senin vahdaniyetine ve gönderdiklerinin doğruluğuna delalet eden apaçık bir mucize olur. Sana ibadet etmemize yardımcı olacak rızıkla bizi rızıklandır. Ey Rabbimiz! Sen rızık verenlerin en hayırlısısın."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 127,
            "translated_text": "Yüce Allah İsa -aleyhisselam-'ın duasına icabet etti ve şöyle buyurdu: Ben istemiş olduğunuz bu sofrayı size indireceğim. Kim bu sofra indikten sonra küfrederse, kendi nefsinden başkasını suçlamasın ve ben onu hiç kimseye yapmadığım şiddetli bir azapla azaplandıracağım. Çünkü bu kimse apaçık mucizeleri görmüştür. Onun küfrü inadî bir küfürdür. Nihayet Allah vaadini gerçekleştirerek onlara sofrayı indirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 127,
            "translated_text": "Kıyamet günü Yüce Allah'ın Meryemoğlu İsa -aleyhisselam-'a hitap ederek: \"Ey Meryemoğlu İsa! Beni ve annemi Allah'tan başka iki mabud olarak edinin! diye insanlara sen mi söyledin?\" dediği zamanı hatırla! İsa Rabbini tenzih ederek şöyle cevap verdi: Onlara haktan başka bir şeyi söylemem bana yakışmaz. Eğer ben böyle söylemiş olsaydım, kesinlikle sen bunu bilirdin. Çünkü hiçbir şey sana gizli kalmaz. Sen benim nefsimde gizlediğim şeyi bilirsin, ama ben ise senin nefsinde olanı bilmem. Şüphesiz sen tek başına her gizli ve açık olanı bilensin."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 127,
            "translated_text": "İsa Rabbine şöyle dedi: \"Rabbim ben insanlara sadece senin bana söylememi emrettiğin ibadette yalnız seni birlemelerinin dışında bir şey söylemedim. Ve ben onların arasında bulunduğum sürece onların söylediklerini gözeten idim. Benim onların arasındaki, süremi sona erdirip beni göğe diri olarak yükseltiğinde, ey Rabbim! Onların amellerini gözetleyen sadece Sen vardın. Sen her şeye şahitsin, sana hiçbir şey gizli kalmaz. Ne benim onlara söylediklerim ve ne de benden sonra onların söylemiş oldukları sana gizli kalmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 127,
            "translated_text": "Ey Rabbim! Eğer onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır ve onlara istediğini yaparsın. Eğer onlardan iman edenlere mağfiret edip bağışlarsan, seni bundan hiçbir şey engelleyemez. Çünkü sen kendisine kimsenin galip gelemediği mutlak güç sahibi ve takdir ettiğinde hikmet sahibisin."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 127,
            "translated_text": "Allah İsa -aleyhisselam'a şöyle buyurur: İşte bugün niyetleri, amelleri ve sözleri doğru olanlara doğruluklarının fayda vereceği bir gündür. Onlar için köşklerinin ve ağaçlarının altından nehirler akan cennetler vardır. Onlar o cennetlerde ebedi ikamet ederler. Onlara ölüm gelip çatmaz. Allah onlardan razı olur ve onlara ebediyen öfkelenip gazaplanmaz. Nail olmuş oldukları kesintisiz nimetlerden dolayı onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Bu mükâfat ve onlardan razı olması büyük bir başarıdır. Bu başarının eşi benzeri yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 5,
            "page_number": 127,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin mülkü yalnız Allah'ındır. O, o ikisini yaratan ve işlerini idare edendir. Göklerdeki ve yerde bulunan bütün yaratılmışların mülkü O'nundur. O'nun gücü her şeye yeter. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 128,
            "translated_text": "Mutlak kemal ile nitelendirip vasıflandırmak, sevgiyle birlikte üstün güzellikler ile senada bulunmak, gökleri ve yeri geçmiş bir benzeri olmadan yaratan Yüce Allah için sabittir. Geceyi ve gündüzü birbirlerini peşpeşe takip eder bir şekilde yaratmıştır. Geceyi karanlık için ve gündüzü de aydınlık için yaratmıştır. Buna rağmen küfredenler başkalarını O'na denk tutuyor ve onları Rablerine ortak kılıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 128,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Her noksanlıktan münezzeh olan Allah, babanız Âdem <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ı çamurdan yarattığı zaman sizi de ondan yarattı. Sonra, her noksanlıktan münezzeh olan Allah, dünya hayatında ikamet etmeniz için bir ecel tayin etti. Bir de O'nun katında tekrar dirilmeniz için belirli bir ecel (kıyamet günü) vardır ve O'ndan başkası onu bilmez. Sonra siz her noksanlıktan münezzeh olan Allah'ın sizi yeniden diriltmesine kadir olduğunda şüphe ediyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 128,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">O -<\/span>Subhanehu ve Teâlâ- göklerde ve yerdeki tek hak mabudtur\/ilahtır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O sizin gizlemiş olduğunuz niyetlerinizi, söylemiş olduğunuz sözlerinizi ve amellerinizi de bilir. Bunlardan açığa vurduğunuzu da bilir. Yapmış olduklarınızın karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 128,
            "translated_text": "Müşriklere, Rableri tarafından ne kadar delil gelse aldırış etmeden terk ederler. Şüphesiz onlara Allah'ın birliğini gösteren apaçık ve kesin deliller geldi. Rasûllerinin doğruluğuna delalet eden nice mucizeler geldi. Buna rağmen umursamadan yüz çevdiler."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 128,
            "translated_text": "Onlar kendilerine sunulan apaçık ve kesin delillerden yüz çevirdiler. Doğrusu onlar bunlardan daha açık olandan da yüz çevirdiler. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Kur'an'dan getirdiklerini yalanladılar. Kıyamet gününde azabı gördüklerinde kendilerine gelen hak ile alay etmenin ne olduğunu bilecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 128,
            "translated_text": "Bu kâfirler, Allah'ın zalim ümmetleri helak etmesindeki, sünnetini bilmiyorlar mı? Kesinlikle Allah, onlardan önce birçok ümmetleri helâk etmişti. Yeryüzünde, güç, kuvvet ve devamlı kalma, sebeplerinden verdiği şeyleri bu kâfirlere vermedi. Üzerlerine bol bol yağmurlar yağdırmıştı. Onların evlerinin altından nehirler akıtmış olmasına rağmen Allah'a isyan ettiler. Allah işlemiş oldukları isyanları sebebiyle onları helâk etti ve onların ardından başka ümmetler yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 128,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Şayet biz sana kağıt üzerinde yazılı bir kitap indirmiş olsaydık, onlar da o kitabı gözleriyle görseler ve elleriyle tutup dokunsalardı; yine de inat ve inkâr ederek ona iman etmezlerdi. Senin bu getirdiğin apaçık bir sihirden öte değildir ve ona asla iman etmeyeceğiz, derlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 128,
            "translated_text": "Bu kâfirler; \"Eğer Allah, Muhammed ile beraber bizimle konuşan bir melek indirseydi ve onun rasûl olduğuna şahitlik etseydi iman ederdik\" dediler. Eğer biz onların istedikleri vasıfta bir melek indirseydik, iman etmediklerinde onları mutlaka helak ederdik. Melek indiğinde tevbe etmeleri için de onlara izin verilmezdi."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "Şayet kendilerine göndermiş olduğumuz rasûlü melek kılsaydık, onu bir adam şeklinde kılardık ki, böylece onu dinler ve ondan öğrenirlerdi. Ancak bunu Allah'ın asıl suretinde yaratmış olduğu melek ile yapamazlardı. Eğer o meleği insan şeklinde göndermiş olsaydık hakkında yine şüpheye düşmüş olurlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "Eğer bunlar seninle beraber bir meleğin indirilmesini istemekle alay ediyorsalar. Senden önce gelen ümmetler de rasûlleri ile alay ettiler. Korkutuldukları zaman inkâr ve alay ettikleri azap onları çepeçevre kuşattı."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu yalanlayıp alay edenlere de ki: Yeryüzünde geziniz; sonra Allah'ın rasûllerini yalanlayanların akıbetinin nasıl olduğunu düşünüp taşının. Güçlü ve dayanıklı olmalarına rağmen başlarına Allah'ın azabı gelmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Onlara de ki: Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki bulunanların mülkü kimindir? De ki: Hepsinin mülkü Allah'ındır! O, kullarına rahmet etmeyi lütuf olarak kendi üzerine yazmıştır. Onları günahları sebebi ile cezalandırmada acele etmez. Eğer tevbe etmezlerse kıyamet gününde hepsini bir araya toplayacaktır ve bu günde hiç şüphe yoktur. Kendilerini Allah'a küfrederek hüsrana uğratanlar iman etmez ve kendilerini hüsrandan kurtaramazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "Gecenin ve gündüzün içinde barınan her şeyin mülkü yalnızca Allah'a aittir. O bütün söylediklerini hakkıyla işiten, yaptıklarını hakkıyla bilendir ve yapmış olduklarının karşılığını onlara verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah ile birlikte putlara ve başkalarına ibadet eden müşriklere de ki: Allah'tan başka bir yardımcı ve dost edinip, ondan yardım istemek akıl kârı mıdır? Önceden bir benzeri olmadan gökleri ve yeri yaratan O dur. O kullarından istediğine rızık verendir ve kullarından hiçbiri O'nu rızıklandıramaz. O kullarına hiçbir şekilde muhtaç olmaz. Ancak kulları kendisine muhtaçdır. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Şüphesiz Rabbim <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> bana bu ümmetten ilk olarak Allah'a itaat eden ve boyun eğen olmamı emretti ve bana O'na başkalarını şirk koşanlardan olmamı yasakladı."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Bana yasaklamış olduğu şirk ve diğer günâhları işlemekten ya da bana emretmiş olduğu iman ve itaat etmeyi terk etmekten ve beni kıyamet günü büyük bir azapla azaplandırmasından korkarım."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "Allah, kıyamet gününde kimden azabı uzaklaştırırsa; o kişi Yüce Allah'ın kendisine merhamet edip, kurtardığı kimsedir. Azaptan kurtulmak eşi benzeri olmayan apaçık bir kurtuluştur."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Âdemoğlu!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sana Allah'tan bir zarar dokunursa, Allah'tan başkası o zararı giderecek değildir. Eğer Allah'tan sana bir hayır dokunursa bunu da engelleyecek yoktur. O'nun lütfunu kimse geri çeviremez. O'nun her şeye gücü yeter ve hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 129,
            "translated_text": "O, kullarına galip gelen, onlara boyun eğdiren ve hiçbir şeyin aciz bırakamayacağı şekilde her yönde kullarından yüksek ve yüce olandır. Hiç kimse O'nu mağlup edemez. Bütün mahlûkatı O'na boyun eğer. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kendisine yaraşır bir şekilde kullarının üzerindedir. O yarattıklarında, şeriatında ve idaresinde hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden haberdar olandır, hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 130,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni yalanlayan müşriklere de ki: Benim doğruluğuma ve sadıklığıma hangi şeyin şahitliği daha ulu ve daha büyüktür? De ki: Allah benim sadık olduğuma en büyük ve en yüce şahittir. O benim ile sizin arasında şahittir. Benim size getirdiğimi ve sizin de cevap vereceğinizi hakkıyla bilir. Muhakkak Allah, bana bu Kur'an'ı sizi, insanlardan ve cinlerden kendisine ulaşan kimseleri korkutmam için vahyetti. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kesinlikle siz Allah ile beraber başka ilahların olduğuna iman ediyorsunuz. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Sizin kabul ve tasdik ettiğiniz batıl şeylere asla şahitlik etmem. Allah tek bir ilâhtır ve O'nun hiçbir ortağı yoktur. Muhakkak ki ben O'na ortak koştuklarınızdan beriyim."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 130,
            "translated_text": "Kendilerine Tevrat'ı verdiğimiz Yahudiler ve İncil'i verdiğimiz Hristiyanlar, kendi oğullarını başkalarının çocuklarından ayırıp tanıdıkları gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i de tam olarak tanırlar. İşte onlar kendi nefislerini Cehennem'e sokarak hüsrana uğratanlardır. İşte asıl inanmayanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 130,
            "translated_text": "Allah'a ortak isnat edip, Allah ile birlikte ona ibadet eden ya da rasûllerine indirdiği ayetleri yalanlayan kimseden daha zalimi yoktur. Muhakkak Allah'a bir ortak inat ederek ve âyetlerini yalanlayarak zulmedenler eğer tevbe etmezlerse kesinlikle hiçbir zaman kurtuluşa eremezler."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 130,
            "translated_text": "Kıyamet gününde onların hepsini toplayacağımızı ve hiçbirini bırakmayacağımızı an! Sonra, Allah ile birlikte başkalarına ibadet edenlere diyeceğiz ki: \"Hani yalan yere Allah'ın ortakları olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarınız nerede?\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 130,
            "translated_text": "Bu imtihandan sonra sunmuş oldukları mazeretleri ancak ibadet ettikleri ilahlarından teberri etmeleri olacaktır. Yalan söyleyerek: \"Vallahi Rabbimiz biz dünyada sana ortak koşanlar olmadık! Bilakis sana iman etmiştik ve seni birliyorduk! derler\""
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 130,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muhammed!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onların şirki kendilerinden uzak sayarak kendilerini nasıl yalanladıklarına bir bak. Dünya hayatında Allah'a ortak uydurdukları ilâhları onları yüzüstü bırakıp kaybolup gitti."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 130,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kurân'ı okuduğun zaman müşriklerin içerisinden sana kulak verip dinleyenler vardır. Fakat dinlediklerinden faydalanmazlar. Çünkü biz kalpleri üzerine perdeler koyduk ki inatları ve yüzçevirmelerinden dolayı Kur'an'ı anlamasınlar ve kulaklarına da faydalı olanı duymamaları için ağırlık koymuşuzdur. Her ne kadar hakkı gösteren apaçık deliller ve net kanıtlar görseler bile ona iman etmezler. Hatta sana geldiklerinde batıl ile hakkı tartışarak şöyle derler: Senin bu getirdiğin geçmişlerin kitaplarındaki alıntılardan başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 130,
            "translated_text": "Onlar hem insanları rasûle iman etmekten alıkoyar hem de kendileri uzak dururlar. Ondan faydalanacak kimseyi bırakmaz ve kendileri de ondan faydalanmazlar. Bu yaptıklarıyla ancak kendilerini helâk ederler ve bu yaptıklarının onları helâka sürüklediğinin farkında da değildirler."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 130,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kıyamet gününde onlar, ateşe sunuldukları zaman hayıflanarak: \"Ah keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Allah'ın âyetlerini yalanlamasak ve Allah'a iman edenlerden olsak dedikleri zaman kötü hallerinin ne kadar ilginç olduğunu bir görseydin."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 131,
            "translated_text": "Dünyaya tekrar geri gönderilmeleri halinde iman edecekleri asla doğru değildir. Azaları onların aleyhine şahitlik edince (Vallahi müşriklerden değildik) sözleri ile önceden gizlemiş oldukları şey ortaya çıkmıştır. Şayet tekrar dünyaya döndürülmeleri takdir edilirse, tekrar yasaklandıkları şirk ve küfür fiillerine dönerlerdi. Onların tekrardan döndükleri zaman iman edeceklerine dair vermiş oldukları sözleri yalandır."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 131,
            "translated_text": "Bu müşrikler: \"Yaşadığımız bu hayattan başka bir hayat yoktur ve bizler hesap için tekrar diriltilecek de değiliz.\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 131,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeniden dirilmeyi inkar edenler Rablerinin huzurunda durduruldukları ve Allah'ın onlara; \"Bu dirilme sizin yalanladığınız hak, sabit olan üzerinde hiçbir şek ve şüphe olmayan tekrardan dirilme değil mi?\" dediği zaman onların içinde bulunduğu kötü hallerini bir görseydin. Onlar da: \"Bizi yaratan Rabbimize yemin olsun ki yeniden dirilme haktır, üzerinde şek şüphe bulunmayan gerçektir.\" derler. Bunun üzerine Yüce Allah onlara şöyle buyurur: \"Bu günü inkâr etmenizden dolayı tadın azabı! Çünkü siz, bu günü dünya hayatınızda yalanlıyordunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 131,
            "translated_text": "Muhakkak ki ölümden sonra dirilmeyi yalanlayanlar ve kıyamet gününde Allah'ın huzuruna durmayı uzak görenler hüsrana uğramışlardır. Kıyamet önceden bir bilgi ve uyarı olmadan ansızın onların başına geldiği zaman şiddetli pişmanlıktan; \"Allah'a karşı küfür işleyerek yaptığımız kusurlardan ve ahiret gününe hazırlık yapmadığımızdan dolayı hayal kırıklığına uğradığımız için bize yazıklar olsun!\" derler. Sırtlarında da günahlarını taşırlar. Bilesiniz ki, o yüklendikleri ve taşıdıkları şey ne kadar da kötüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 131,
            "translated_text": "Dayanıp güvendiğiniz dünya hayatı, Allah'ı razı edecek bir amel yapmayan için ancak oyun ve aldatmadan başka bir şey değildir. Ahiret hayatı ise Allah'ın emrettikleri iman ve taatları yerine getiren ve yasakladığı şirk ve günahlardan sakınan muttakiler için daha hayırlıdır. Ey müşrikler! İman edip salih ameller işleme hususunda hâlâ akıl etmez misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 131,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Zahirde onların seni yalanlamasının seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Bilesin ki, onlar senin güvenilirliğini ve doğruluğunu çok iyi bildikleri için kendi nefislerinde yalanlamazlar. Onlar öyle zalim bir toplumdurki, senin durumunu açıktan inkâr ederken kendi iç dünyalarında senin kim olduğunu çok iyi bilirler."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 131,
            "translated_text": "Onların seni yalanlamaları sadece sana özel değildir. Muhakkak senden önceki rasûller de yalanlandılar ve kavimleri onlara eziyet etti. Kendilerine Allah'tan yardım gelinceye kadar bunlara karşı Allah yolunda cihad ederek ve davette sabır göstererek göğüs gerdiler. Allah'ın yazmış olduğu zaferi hiçbir kimse değiştiremez. Nitekim Yüce Allah zaferi rasûllerine vadetmiştir. -Ey Rasûl!- Senden önce gönderilen rasûllerin haberleri ve kavimlerinin onlara neler çektirdikleri ve Yüce Allah'ın onların düşmanlarını helâk ederek zafer bahşetmesi sana ulaşmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 131,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer getirmiş olduğun hakka karşı seni yalanlamaları ve yüz çevirmeleri sana ağır geliyor ise, gücün yettiği takdirde yerin içine inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven bul ve seni desteklediğimiz (mucizelerin) dışında onlara istedikleri mucizeyi getir. Allah dileseydi, onları elbette senin getirmiş olduğun hidayetin üzerine toplardı. Fakat O derin bir hikmet sebebi ile bunu istemedi. Öyleyse bu durumla ilgi cahillerden olma. Sakın iman etmemelerinden dolayı kendini üzüntüyle yıpratma."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 132,
            "translated_text": "Senin sözünü işitip anlayanlar getirdiğini kabul ederek sana icabet eder. Kâfirler ise ölüdürler, bu hususta bir değeri yoktur. Muhakkak ki kalpleri ölüdür. Allah ölüleri kıyamet günü tekrardan diriltir, sonra yaptıklarının karşılığını almak için yalnızca O'na döndürülürler."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 132,
            "translated_text": "Müşrikler iman etmeme hususunda inat ederek ve sürekli erteleyerek şöyle dediler: \"Getirdiklerinin doğru olduğunu ispat etmek için Muhammed'e Rabbi katından mucize indirilseydi ya!\" -Ey Rasûl!- De ki: Allah, onların istediğine göre bir mucize indirmeye elbette kadirdir. Fakat mucize indirilmesini talep eden müşrikler, Allah Teâlâ'nın mucizeyi onların istediklerine göre değil kendi hikmetine uygun şekilde indireceğini, bilmezler. Zira O istedikleri mucizeyi indirse ve ardından onlar da yine iman etmezlerse onları helâk edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 132,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Ademoğlu!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeryüzünde hareket eden her canlı ve gökyüzünde uçan her kuş yaratılma ve rızık husunda sizin gibi bir türdür. Biz (Levh<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Mahfuz'da) hiçbir şeyi eksik bırakmadık ve her şeyi kayda geçirdik. Hepsinin ilmi Allah katındadır. Sonra kıyamet gününde aralarında hükmedilmek üzere toplanıp Rablerinin huzuruna getirileceklerdir. Herkesin hak ettiği karşılığı verilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 132,
            "translated_text": "Âyetlerimizi yalanlayanlar; duymayan sağırlar, konuşamayan dilsizler gibidir. Bununla birlikte onlar karanlıkta da göremezler. Bu halde olan hiç hidayet bulabilir mi? Allah insanlardan kimleri saptırmak isterse saptırır ve kimlere hidayet etmek isterse de onları hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru yola yönelterek hidayet üzerine kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 132,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: Haydi söyleyin bakalım, şayet Allah'ın azabı size gelse ya da geleceği size vadedilen kıyamet kopsa, eğer ibadet ettiklerinizin fayda sağlayıp zararı def etti iddianızda sadıklar iseniz, o vakit sizin başınıza gelen bela ve sıkıntıların giderilmesini Allah'tan başkasından talep eder misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 132,
            "translated_text": "Gerçekten o vakit sizi yaratan Allah'tan başkasına dua etmezsiniz. Sizin üzerinizden belayı O def eder, zararı ve sıkıntıyı kaldırır. Çünkü O, bunun sahibi ve buna gücü yetendir. Allah'a ortak koştuğunuz mabutlarınızı ise terkedersiniz. Çünkü onların bir fayda ve zarar vermediklerini iyi bilirsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 132,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Andolsun ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Onları yalanladılar, onların getirdiklerinden yüz çevirdiler. Biz de onları şiddetli fakirlik, bedenlerine zarar veren hastalıklıklara uğrattık ki, Rablerine boyun eğip yalvarsınlar."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 132,
            "translated_text": "Hiç olmazsa azabımız kendilerine gelince Allah'ın onlardan azabı kaldırması için boyun eğip yalvarsalardı, biz de onlara rahmet etseydik. Ancak onlar bunu yapmadı. Bilâkis kalpleri katılaştı, başlarına gelenden ibret alıp ders çıkarmadılar. Şeytan onlara yaptıkları küfrü ve günahları güzel gösterdi. Onlar da bulundukları hal üzerine devam ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 132,
            "translated_text": "Şiddetli fakirlik ve hastalıklarla kendilerine verilen öğütleri terk edip Allah'ın emirleri ile amel etmediklerinde, onlara rızık kapılarını açarak istidracta bulunduk. Fakirlikten sonra zenginlikleri, hastalıktan sonra onların bedenlerini sağlığa kavuşturduk. Ancak onlar kibirlendiler. Kendilerine verilen nimetlerle saşkınlığa kapıldılar ve azabımız aniden gelip onları yakaladı. Neye uğradıklarını bilemediler, umut ettikleri şeyde ümitsizliğe kapıldılar."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 133,
            "translated_text": "Böylece o küfür ehlinin tamamı helâk edilerek kökü kazındı ve Allah'ın rasûlleri muzaffer kılındı. Şükür ve övgü yalnızca düşmanlarını helâk edip veli kullarına yardım eden alemlerin Rabbine mahsustur."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 133,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: Haydi bana söyleyin bakalım! Şayet Allah, duymanızı alarak kulaklarınızı sağır etse ve görmenizi alarak gözlerinizi kör etse ve kalplerinizi de mühürleyip hiçbir şey anlamasanız; bu kaybettiklerinizi hangi hak mabud size tekrar geri verebilir? <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dikkatle bak, onlara nasıl değişik değişik deliller getiriyoruz? Sonra onlar bu delillerden yüz çeviriyorlar!"
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 133,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Haydi söyleyin bakalım! Allah'ın azabı size ansızın veya açıktan açığa ayan beyan gelip çattığı zaman haliniz nice olur. Şüphesiz o azapla ancak Allah'ı küfreden ve rasullerini yalanlayan zalimlerden başkası cezalandırılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 133,
            "translated_text": "Biz göndermiş olduğumuz rasûllerimizi, ancak iman edip itaat edenleri hiç kesintiye uğramayan ve devamlı olan nimetlerle müjdelemek, küfür ehlini ve günah işleyenleri de şiddetli azap ile korkutmak için göndeririz. Kim rasûllere iman ederse ve salih amel işlerse, ahiretlerinde karşılaşacaklarından korkmazlar ve aynı zamanda onlar dünyada kaçırmış oldukları kısmetlerine de üzülmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 133,
            "translated_text": "Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince Allah'a itaat etmenin dışına çıkmaları sebebi ile onlara azap dokunacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 133,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: Ben size Allah'ın rızık hazineleri bendedir ve bunlar hakkında istediğim gibi tasarrufta bulunuyorum demiyorum. Gaybı bildiğimi de söylemiyorum. Şüphesiz ben gaybtan ancak Allah'ın bana vahiyle hakkında bilgilendirdiği kadarını bilirim. Kendimin bir melek olduğunu da söylemiyorum. Şüphesiz ben Yüce Allah'ın bir rasûlüyüm. Ancak bana vahyedilene tabi olurum. Bana ait olmayanı da iddia etmem. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Hiç hakkı görmeyen basireti kör olan kâfir ile hakkı gören ve ona iman eden Mü'min bir olur mu? Ey müşrikler! Etrafınızdaki mucizeleri ve harika eserleri akıllarınızla hiç düşünmüyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 133,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kıyamet gününde Rablerinin huzuruna toplanacak olanları bu Kur'an ile korkut. Onlar için Allah'tan başka ne bir fayda sağlayacak ne de sıkıntılarını giderecek bir şefaatçıları vardır. Emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak umulur ki, Allah'tan sakınırlar. İşte bunlar Kur'an'dan istifade edenlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 133,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Meclisinden Müslümanların fakirlerini uzaklaştırma. Onlar sabah<span class=\"text-danger\">-<\/span>akşam Yüce Allah'a ihlas ile ibadet ederler. Müşriklerin ileri gelenlerini karşılamak için onları yanından uzaklaştırma. Bu fakirlerin hesabından sana bir şey yoktur, onların hesabı Rableri katındadır ve senin de hesabından onlara bir şey yoktur. Şayet sen onları meclisinden uzaklaştırırsan, şüphesiz Allah'ın sınırlarını aşanlardan olursun."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 134,
            "translated_text": "Böylece onları birbirleri ile imtihan ettik. Dünyadaki rızıklarında birbirlerinden farklı kıldık ve kendilerini onunla imtihan ettik ki, zengin olan kâfirler fakir olan müminlere; \"Aramızdan Allah'ın kendilerine hidayeti lütuf ve ihsanda bulunduğu kimseler bunlar mı?\" desinler. Şayet iman etmek hayırlı bir şey olsaydı bunlar bizden önce iman etmezlerdi. Hâlbuki öncelik bize aittir. Allah, nimetlerine şükredenleri dahi iyi bilen ve böylece onları iman etmeye muvaffak edip uygun hale getirendir. Kâfirleri de en iyi bilen O'dur, onları mahrum bırakır ve iman etmezler. Evet gerçekten onları en iyi bilen Allah'tır."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 134,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin getirdiklerinin sadık olduğuna şahitlik eden, âyetlerimize iman edenler yanına geldikleri zaman onlara ikram olarak onların selamını al. Onları Allah'ın rahmetinin genişliği ile müjdele. Kesinlikle Allah kendi üzerine rahmeti lütuf olarak vacip kıldı. Bu itibarla, içinizden her kim bilmeyerek ve cehalet ile bir kötülük işler, bundan sonra da tevbe eder ve amelini ıslah ederse, şüphesiz Allah işlemiş olduğu günahı bağışlar. Allah kullarından tevbe edenleri bağışlar, onlara merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 134,
            "translated_text": "Zikredileni sana açıklayıp gösterdiğimiz gibi delillerimizi ve hüccetlerimizi batıl ehline karşı açıklıyoruz. Aynı zamanda günahkârların yolundan ve metotlarından sakınmak, tedbirli ve ihtiyatlı olmak için açıklıyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 134,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Şüphesiz Allah, beni sizin Allah'tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmekten yasakladı. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Allah'tan başkasına ibadet etmekte sizin hevâlarınıza uymam. Eğer ben bunda sizin arzularınıza uyduğum takdirde hak yoldan sapanlardan olurum ve onu bir daha bulamam. Bu, Allah'ın katından gelen delili bırakıp hevasının yoluna sapanın hali böyledir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 134,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: Muhakkak ben Rabbimden apaçık bir burhan üzereyim. Heva üzerine değilim. Siz bu burhanı yalanladınız. Sizin çabuk gelmesini istediğiniz azap ve harikulade mucizeler benim yanımda değildir. Şüphesiz bu Allah'ın elindedir. Hüküm <span class=\"text-danger\">-<\/span>sizin talep ettiğiniz şeyler ile ilgili olanlar da<span class=\"text-danger\">-<\/span> yalnız Allah’a aittir. O hakkı söyler ve onunla hükmeder. O <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu veTeâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> hak ile batılı birbirinden ayırt edenlerin ve açıklayanların en hayırlısıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 134,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Eğer sizin acele istediğiniz azap bende ve benim elimde olsaydı, onu üzerinize indirirdim. O zaman da benimle sizin aranızda olan iş bitmiş olurdu. Şüphesiz Allah, zalimlere ne kadar mühlet verip ve onları ne zaman cezalandıracağını en iyi bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 134,
            "translated_text": "Gaybın hazineleri yalnız Allah'ın elindedir. Onları, kendisinden başka kimse bilmez. Karada bulunan hayvan, bitki, cansız bütün varlıkları bilir. Denizde bulunan bütün hayvan ve bitkileri de bilir. Herhangi bir yerde bir yaprak düşse, yeryüzünde saklı herbir tane, yaş ve kuru olan herbir şey apaçık bir kitapta Levh-i Mahfuz'da bulunmaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 135,
            "translated_text": "Allah uyuduğunuz esnada ruhlarınızı geçici olarak kabzedendir. Gündüzleri ne işlediğinizi en iyi bilendir. Sonra siz uyurken kabzettiği ruhlarınızı gündüz işlerinizi yerine getirebilmeniz için geri verir. Allah katında takdir edilen eceliniz bitene kadar bu böyle devam eder. Sonra kıyamet gününde diriltilerek dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra dünya hayatında ne yaptığınızı sizlere haber verecek ve yaptıklarınızın karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 135,
            "translated_text": "Yüce Allah kulları üstünde mutlak galip olan; her hususta onlardan yüce ve üstlerinde olan, herşeyin kendisine boyun eğdiği, Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Celaline yakışır bir şekilde kullarının üzerinde olandır. -Ey insanlar!- Sizden birinin eceli sona erip ölüm meleği ve yardımcıları onun ruhunu alana kadar amellerini kaydedecek değerli melekleri size gönderir. Zira onlar emredildikleri hususta hiçbir kusur yapmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 135,
            "translated_text": "Sonra canları alınanların hepsinin ruhları amellerinin karşılığını almaları için gerçek sahipleri olan Yüce Allah'a döndürülür. Onlar hakkında adil hüküm ve geçerli hüküm O'na aittir. O sizi ve amellerinizi sayıp hesap görmede en hızlı olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 135,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: Kara ve denizin karanlıklarından karşılaştığınız ölümcül tehlikelerinden sizi kim kurtarır ve selamete kavuşturur? Yalnızca O'na boyun eğerek ve itaat ederek açıktan ve gizliden; \"Rabbimiz bizi bu ölümcül tehlikelerden selamette kılarsa bize bahşetmiş olduğu nimetlerine şükredenlerden oluruz ve Ondan başkasına ibadet etmeyiz\" diye dua edersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 135,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtaracak ve selamete kavuşturacak olan Allah'tır. Böyle olduğu halde siz refah ve mutluluk döneminde O'na başkalarını şirk koşuyorsunuz. Yapmış olduğunuzdan daha büyük zulüm var mıdır?\""
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 135,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Allah, üstünüzden (gökten) taş, yıldırım, tufan gibi veya altınızdan deprem, yere geçirme ve kalplerinizin arasında ihtilaf sokarak herkesin kendi hevasına uyup birbirinizle savaşması gibi azap göndermeye kadirdir. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl! Dikkatli bir şekilde düşün: Onlar senin getirdiğinin hak olduğunu anlasınlar diye delilleri ve burhanları nasıl da çeşitli kılıp açıklıyoruz. Şüphesiz onların yanında bulunanlar batılın ta kendisidir."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 135,
            "translated_text": "Kavmin bu Kur'an'ı yalanladı. O Allah katından gönderildiğinde hiçbir şüphe bulunmayan hak olandır. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Ben sizin üzerinizde bir vekil (gözcü) değilim. Ben ancak size gelecek şiddetli bir azaptan önce uyarıcıyım."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 135,
            "translated_text": "Her haberin gerçekleşeceği ve vaktinin geleceği bir zamanı vardır. Geleceğinizin ve akıbetinizin haberi bu vakti gelecek olan haberde olacaktır. Kıyamet gününde tekrar dirildiğinizde bunu bilip, anlayacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 135,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer müşriklerin ayetlerimiz hakkında ileri geri alay ederek konuştuklarını görürsen, onlar ayetlerimizle alay edip ileri geri konuşmayı bırakıp başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzaklaş. Eğer Şeytan bunu sana unutturduğu için onlarla oturmaya devam edersen hatırladığında onların meclisini terk et ve bu haddi aşanlarla beraber aynı yerde bulunma."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 136,
            "translated_text": "Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Yüce Allah'a karşı takvalı olanlar için zalimlerin hesabından hiçbir sorumluluk yoktur. Ancak işledikleri münkerler hakkında onları men etmeleri gerekir. Umulur ki Allah'tan korkar ve emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 136,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dinlerini oyun ve eğlence edinen, onunla alay edip dalga geçen müşrikleri bırak. Dünya hayatının geçici serveti onları aldattı. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İnsanlara Kur'an ile nasihat et ki, kazandığı günahlar sebebi ile hiçbir nefis helâk olmaya sürüklenmesin. Zira o, nefis için Allah'tan başka yardım alacağı ne bir dost, ne de kıyamet gününde kendisinden Allah'ın azabını engelleyecek bir arabulucu vardır. O, Allah'ın azabından kurtulmak için neyi fidye olarak verse, yine de ondan alınıp kabul edilmez. İşte işlemiş oldukları günahlarla kendi nefislerini helâka sürükleyenler için kıyamet gününde yakıp kavuran içecek ve içinde bulundukları küfürden dolayı can yakıcı azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 136,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: Allah'tan başka fayda ve zarar vermeye muktedir olmayan, bize fayda ve zarar vermeye güç sahibi olmayan putlara mı ibadet edelim? Bizi iman etmeye muvaffak kılmışken Allah'tan yüz mü çevirelim? Şeytanların sapıttığı kimse gibi mi olalım? O kimseyi bıraktığında yolunu bulamayan şaşkın olur. Hâlbuki, bu kimsenin doğru yolda olan ve kendisini hak yola davet eden arkadaşları vardır.Ancak onların davet ettikleri hak yola gelmekten kaçınır. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Allah'ın hidayeti doğru yolun ta kendisidir. Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> bize O'nu birleyip, ibadeti yalnızca kendisine has kılarak boyun eğmemizi emretti. O alemlerin Rabbidir."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 136,
            "translated_text": "Yüce Allah bize en güzel bir şekilde namaz kılmamızı, emirlerine uymamızı ve yasaklarından sakınarak takvalı olmamızı emretti. İşlemiş oldukları amellerinin karşılığını vermek için kıyamet günü, huzurunda kullarını tek başına toplayacak olan O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 136,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">O -<\/span> Subhanehu ve Teâlâ- gökleri ve yeri hak ile yaratandır. Allah bir şeye, \"Ol!\" dediği gün, hemen oluverir. Kıyamet gününde, \"Kalkınız!\" dediği zaman hep birlikte kalkarlar. Sözü haktır ve meydana gelmesi ile ilgili en ufak bir şüphe de yoktur. Kıyamet günü İsrafil Sûr'a ikinci kez üflediğinde mülk yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya aittir. Gizliyi de görüneni de bilendir. O, yaratmasında ve idaresinde yegâne hikmet sahibidir. O, her şeyden haberdardır, hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O'nun katında işlerin gizli saklı olanları açık görünenleri gibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 137,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İbrahim <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın babası müşrik olan Azer'e şöyle dediğini hatırla! Ey babacığım! Putları Allah'tan başka ibadet edilen ilâhlar mı ediniyorsun? Gerçekten ben, seni ve putlara tapan kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum. Allah'tan başkasına ibadet ederek hak yoldan sapmanızı hayretle karşılıyorum. O <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> hak olan ilahtir. Diğer ibadet edilenler ise batıl ilahlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 137,
            "translated_text": "Nasıl ona babasının ve kavminin sapıklığını gösterdiysek, yer ve göklerin geniş olan mülkünü de gösterdik ki; bu geniş olan mülkü Allah'ın vahdaniyetine ve yalnızca ibadeti hak ettiğine delil olarak getirsin. Böylece Yüce Allah'ın tek olduğuna, hiçbir ortağının bulunmadığına ve O'nun herşeye kâdir olduğuna kesin olarak iman edenlerden olsun."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 137,
            "translated_text": "Gece karanlığı bastırınca bir yıldız gördü. Rabbim budur, dedi. Fakat yıldız batınca, batanları sevmem. Çünkü hak ilâh mevcuttur, kaybolmaz, dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 137,
            "translated_text": "Ay'ı doğarken görünce, Rabbim budur, dedi. Fakat o da batınca, eğer Allah beni tevhidine ve yalnız kendisine ibadet etmeye muvaffak kılmazsa, muhakkak ki ben hak dinden uzak olan bir topluluktan olurum, dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 137,
            "translated_text": "Güneşi doğarken gördüğü zaman: \"Bu doğan benim Rabbimdir, bu doğan yıldız ve Ay'dan daha büyüktür\", Güneş batınca dedi ki: \"Ey kavmim! Ben sizin Allah'a şirk koştuğunuz şeylerden beriyim\", dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 137,
            "translated_text": "Ben daha önce benzersiz bir şekilde gökleri ve yeri yaratana dinimi halis kıldım, şirkten halis tevhide meylettim ve O'nunla beraber başkalarına ibadet eden müşriklerden de değilim."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 137,
            "translated_text": "Müşrik kavmi onunla Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın birliği hakkında tartışmaya girdiler ve onu, putları ile korkuttular. (İbrahim) Onlara dedi ki: Allah'ın birliği ve ibadetin yalnızca O'na yapılması hususunda benimle mi tartışıyorsunuz? Rabbim beni buna muvaffak kıldı ve ben putlarınızdan korkmuyorum. Şüphesiz sizin putlarınızın zarar vermeye güçleri yok ki, bana zarar verebilsin ve menfaat vermeye de güçleri yok ki, bana bir fayda versin. Ancak Allah dilerse bunlar gerçekleşir. Allah'ın her şeyi bilmesi ile göklerde ve yerde olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. -Ey kavmim!- Allah'ı küfrediyor ve O'na şirk koşuyor olmanızdan ibret alıp yalnızca Allah'a iman etmeyecek misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 137,
            "translated_text": "Hiçbir deliliniz yokken Allah'ın yarattığı bir canlıyı O'na şirk koştuğunuzda sizler korkmuyorsunuz. Nasıl olur da benim Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlardan korkmamı beklersiniz? Bu iki topluluktan; muvahhidler ve müşrikler topluluğundan hangisi güven ve emanette olmaya daha hak sahibidir? Eğer hangisinin evla olduğunu biliyorsanız ona tabi olunuz. Şüphesiz bu iki topluluğun evla olanı, Mü'min ve muvahidler topluluğudur."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 138,
            "translated_text": "Allah'a iman edip O'nun şeriatına tabi olanlar ve imanlarına şirk karıştırmayanlar var ya; işte selâmet ve emniyet yalnız onlar içindir. Onlar muvaffak olanlardır. Rableri onları doğru yola muvaffak kılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 138,
            "translated_text": "İşte bu hüccet Yüce Allah'ın şu buyruğudur: \"Öyleyse iki taraftan hangisi güvende olmaya lâyıktır?\" Bu delil ile İbrahim, kavmine karşı galip gelip, onların delillerini çürütmüştür. Bu bizim hüccetimizdir ve biz kavmine karşı bu delilleri verip onlarla delil getirmeye muvaffak kıldık. Biz dilediğimiz kullarımızın dünyada ve âhirette derecelerini yükseltiriz. -Ey Rasûl- Şüphesiz ki senin Rabbin yaratma ve idare etmede hikmet sahibidir, kullarını hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 138,
            "translated_text": "İbrahim'e oğlu İshak ve torunu Yakub'u ihsan edip rızıklandırdık. Her birini hidayete ve doğru yola erdirdik. Daha önce de, Nuh'u hak yola muvaffak kıldık. Nuh'un soyundan Davud, Davud'un oğlu Süleyman, Eyyub, Yusuf, Musa ve Musa'nın kardeşi Harun -aleyhimusselam-'ın hepsini hak yoluna iletmiştik. İşte biz bu güzel mükâfatla peygamberleri mükâfatlandırdığımız gibi peygamberlerden başka iyi davrananları da iyiliklerinden dolayı böyle mükâtlandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 138,
            "translated_text": "Aynı şekilde Zekeriyya, Yahyâ, Meryem oğlu İsâ ve İlyas -aleyhimusselam-'ın hepsini de muvaffak kıldık. Bu peygamberlerin hepsi Allah'ın rasûl olarak seçtiği salihlerdendir."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 138,
            "translated_text": "Aynı şekilde İsmail, Elyesa, Yûnus ve Lût -aleyhimusselam-'ı muvaffak kıldık. Bütün bu peygamberleri ve başlarında peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve selem-'i alemlere üstün kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 138,
            "translated_text": "Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden muvaffak olmasını dilediğimiz kimseleri muvaffak kıldık. Biz Allah'ın tevhid ve itaat yolu olan dosdoğru yola girmeleri için onları muvaffak kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 138,
            "translated_text": "Onlar için hasıl olan başarı Allah'ın muvaffak kılmasıdır. O dilediği kullarını muvaffak kılar. Eğer Allah'a bir başkasını ortak koşarsalar amelleri boşa giderdi. Çünkü şirk salih ameli iptal eder."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 138,
            "translated_text": "İşte zikredilen bu peygamberlere kitap, hikmet ve peygamberlik verdik. Eğer senin kavmin kendilerine verdiğimiz bu üç şeyden birini küfreder iseler, biz bunları küfredip inkar etmeyen bir kavmi hazır hale getirdik. Bilakis onlar buna iman edip sımsıkı sarılmışlardır. Onlar Muhacir, Ensar ve kıyamete kadar onlara iyilikle tabi olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 138,
            "translated_text": "İşte bu peygamberler ve onlarla birlikte zikredilen babaları, çocukları ve kardeşleri gerçekten hidayet ehlidir. Onları örnek al ve tabi ol. -Ey Rasûl!- Kavmine de ki: Bu Kur'an'ı tebliğ etmeme karşılık sizden bir şey istemiyorum. Kur'an ancak insan ve cinler alemini dosdoğru yola götürmek için öğütten başka birşey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 139,
            "translated_text": "Müşrikler, Allah'ın peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- için \"Allah hiçbir beşere vahiyden bir şey indirmedi\" dedikleri zaman Allah'ı gereği gibi yüceltmediler. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Kavmi için nur, hidayet ve manevi rehber olması için Tevrat'ı Musa'ya indiren kimdir? Yahudiler hevalarına uygun olanı kağıtlara yazıp açıklıyorlar, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vasfı gibi hevalarına muhalefet eden şeyleri de gizliyorlardı. -Ey Araplar!- Siz ve sizden önceki atalarınızın bilmediği Kur'an size öğretildi. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Bunları Allah indirdi, sonra onlara ölüm gelinceye kadar onları cahilliklerinde ve sapıklıklarında bırak."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 139,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu Kur'an sana indirdiğimiz bir kitaptır. O mübarek bir kitaptır. Kendisinden önce indirilen semavî kitapları da doğrulayandır. Mekke ehlini, yeryüzünün doğusunda ve batısında bulunan diğer bütün insanları hidayet buluncaya kadar bu kitapla uyarman içindir. Âhiret hayatına ve bu kitaba iman edenler, içinde bulunan hükümlerle amel edenler, namazlarını rükünleri, farzları, müstehapları ile hakkıyla yerine getirip ve dinde belirlenen vakitlerinde kılan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 139,
            "translated_text": "Allah'a karşı yalan iftirada bulunarak; Allah, beşere hiçbir şey indirmedi veya Allah kendisine hiçbir şey indirmemiş olmasına rağmen yalan söyleyerek Allah bana vahyetti diyen ya da Allah'ın Kur'an'da indirdiği gibi ben de indireceğim diyen kimseden başkası daha büyük bir zulüm işlemiş olamaz. -Ey Rasûl!- O zalimler, ölüm sekarâtı içindeyken, melekler ellerini azaplandırmak ve onlara vurmak için uzattığında onları azarlayarak \"Biz nefislerinizi sımsıkı kavramışken haydi kendinizi kurtarın\", bugün vahiy, peygamberlik ve Allah'ın vahiy indirdiği gibi indirme iddiasında bulunup Allah adına yalan uydurmanızdan ve Allah'ın ayetlerine iman etmeyip kibirlenmenizden dolayı sizi zelil eden ve alçaltan azapla cezalandırılacaksınız derler. Eğer onları o halde görsen halleri çok ürkütücü ve korkunç görürsün."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 139,
            "translated_text": "Onlara tekrar diriliş gününde şöyle denilir: Bugün bizim yanımıza teker teker, yanınızda mallarınız ve önderliğiniz olmadan aynı sizi ilk yarattığımız gibi ayaklarınız yalın ve sünnetsiz olarak geldiniz. Size rağmen, size verdiklerimizi dünyada arkanızda bıraktınız. Bugün sizin için aracı olduklarını iddia ettiğiniz ve ibadeti hakettiklerini iddia ederek Allah'a ortak koştuğunuz ilâhlarınızın sizinle beraber olmadıklarını görüyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş ve onları Allah'ın ortakları görüp sizin için şefaatçi olacakları iddialarınız sizden uzaklaşıp gitmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 140,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah, tek başına taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren ve ondan ekini çıkarandır. Hurma çekirdeğini çatlatıp ondan hurma ağacını yetiştirendir. Diriyi ölüden çıkaran; insanı vesair hayvanları meniden, spermden yaratandır. Ölüyü de diriden çıkaran, spermi insandan ve yumurtayı tavuktan çıkarandır. Bunların hepsini yapan sizi yaratan Allah'tır. -Ey Müşrikler!- Örneksiz yaratmasını ve harika yoktan var edişini görmenize rağmen nasıl olur da haktan yüz çeviriyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 140,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">O -<\/span>Subhânehu ve Teâlâ- gecenin karanlığını yarıp sabahın aydınlığını ortaya çıkarandır. Geceyi, insanların gündüz vaktinde geçimlerini kazanmak için çaba sarfettikten sonra dinlenmeleri için sükûnet zamanı kılmıştır. O, Güneş ve Ay'ı takdir edilen bir hesap ile yörüngelerinde hareket eder kılmıştır. Bu zikredilenler Allah'ın örneksiz görkemli sanatının eserleridir ve bunlar kendisine hiçbir kimsenin galip gelmediği Aziz olan Allah'ın takdiri ve değerlendirmesi ile var olmuşlardır. Yarattıklarını ve onlar için yararlı olanları en iyi bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 140,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Âdemoğlu!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Deniz ve karada yolculuk ettiğiniz zaman yolunuzu kaybettiğinizde kendileri ile yolunuzu bulmanız için Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> gökteki yıldızları yaratmıştır. Kudretimize delalet eden apaçık delilleri açıkladık ki, bu topluluk apaçık delilleri düşünüp ibret alıp onlardan istifade etsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 140,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">O -<\/span>Subhânehu ve Teâlâ- sizi bir tek nefisten yaratmıştır, bu nefis babanız Adem'in nefsidir. Sizin yaratılışınıza babanızı çamurdan yaratarak başladı. Sonra, sizi ondan yarattı. Sizin için bir kalma yeri (ana rahmi), bir de emanet olarak konulacağınız yeri (babalarınızın sulbünü) yarattı. Andolsun ki, Allah'ın kelamını anlayan bir toplum için âyetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 140,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">O -<\/span>Subhanehu ve Teâlâ- gökten yağmur suyunu indirendir. İşte biz o su ile yerden her çeşit nebat çıkardık. Bu nebattan da yeşil ekinler ve ağaçlar çıkardık. O yeşillikten başaklarda olduğu gibi birbiri üzerine binmiş taneler, hurma tomurcuğundan ayakta olan ya da oturan kimsenin koparması kolay salkımlar, üzüm bağları çıkardık. Yaprakları birbirlerine benzeyen ve meyveleri birbirlerinden farklı olan zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. -Ey insanlar!- Bütün bu nebatatın önce ilk meyve verdikleri ve bir de olgunlaştığı zaman meyvesine bir bakın. -Ey insanlar!- Kuşkusuz bütün bunlarda Allah'ın kudretine iman eden toplum için deliller vardır. İşte onlar bu delillerden ve burhanlardan istifade eden kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 140,
            "translated_text": "Müşrikler cinlerin fayda ve zarar verdiklerine inandıklarından dolayı onları Allah'a ibadette ortak kabul etmiş oldular. Oysa ki onları da Allah'tan başkası yaratmış değildir. Hâlbuki ibadet edilmeye layık sadece Allah'tır. Yahudilerin Üzeyir için ve Hristiyanların İsa için yaptığı gibi Yüce Allah'a oğul ve müşriklerin yaptığı gibi de melekleri kızları olarak isnat ettiler. Hâşâ! O, batıl ehlinin ileri sürdüğü vasıflardan uzak ve yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 140,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">O -<\/span>Subhanehu ve Teâlâ- gökleri ve yeri önceden bir benzeri olmadan yaratandır. O'nun bir eşi olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir? Kesinlikle her şeyi O yaratmıştır, her şeyi hakkıyla bilen O'dur ve hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 141,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu sıfatlarla vasıflanmış olan sizin Rabbinizdir. O'dan başka sizin için bir Rab ve O'ndan başka hak mabud yoktur. O her şeyin yaratıcısıdır. Yalnız O'na ibadet edin. O ibadet edilmeyi hak edendir ve O her şeyi koruyandır."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 141,
            "translated_text": "Gözler O'nu kuşatamaz. O -Subhanehu ve Teâlâ- bütün gözleri idrak edip görür ve kuşatır. O, salih kullarına lütfeden ve onlardan hakkıyla haberdar olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 141,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kesinlikle size Rabbinizden apaçık delil ve hüccetler gelmiştir. Her kim bunları idrak edip hakkı anlarsa, faydası kendi lehine döner, kim de kör olup idrak etmez ve itaat etmezse onun zararı yalnız kendisinedir. Ben sizin amellerinizin hesabını tutan başınızda bir gözetleyici değilim. Ancak ben Rabbim tarafından gönderilmiş bir elçiyim. Sizin gözeticiniz olan O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 141,
            "translated_text": "Allah'ın kudretini açıklayan delilleri ve burhanları çeşitlendirdiğimiz gibi; vaad, tehdit etme ve öğüt ile ilgili âyetlerimizi de çeşitli şekilde açıklıyoruz. Müşrikler: \"Bu vahiy değil. Fakat bunu sen, senden önce gelen Ehl-i Kitap'tan öğrendin.\" derler. İnsanlara hakkı açıklamak için Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetinden Mü'min olanlara bu ayetleri çeşitlendiririz. Şüphesiz onlar, hakkı kabul edip ve ona tabi olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 141,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinden sana hak olarak vahyedilene tabi ol. O <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın kendisinden başka hak mabud yoktur. Kalbini kâfirlerle ve onların inatlarıyla meşgul etme. Onların durumlarını Allah'a bırak."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 141,
            "translated_text": "Allah kendisinden başka birisini ortak koşmalarını istemeseydi, O'na hiç bir kimseyi ortak koşamazlardı. -Ey Rasûl!- Seni onların yapmış oldukları amellerinin hesabını tutan gözetici kılmadık. Seni onlara kayyum da tayin etmedik. Ancak sen bir elçisin ve sen onlardan sorumlu da değilsin."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 141,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Değersiz olmalarına ve sövülmeyi hak etmelerine rağmen müşriklerin Allah ile birlikte taptıkları putlara sövmeyin ki, müşrikler de haddi aşıp cehaletlerinden dolayı Allah Teâlâ'ya yakışık almayacak sözler söylemesinler. Bunlara üzerinde bulundukları sapıklıkları güzel gösterildiği gibi, her ümmete de hayır ya da şer amellerini güzel gösterdik. Bunun akabinde onlara güzel gösterdiğimiz şeyleri işlediler. Sonra kıyamet gününde Rablerine döndürülürler. Onlara dünyada yaptıklarını haber verecek ve yaptıklarının karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 141,
            "translated_text": "Müşrikler, eğer Muhammed onların istedikleri mucizeleri getirirse ona mutlaka iman edeceklerine dair var güçleriyle Allah adına yemin etmişlerdi. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: \"Mucizeler bende değildir, ancak Allah katındadır ve dilediği zaman onları Yüce Allah indirir.\" -Ey Müminler!- Şüphesiz bu mucizeler onların istedikleri şekilde geldiği zaman yine iman etmezler. Bilâkis inatları ve inkârları üzerine kalırlar. Çünkü onlar hidayete ermek istemezler."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 141,
            "translated_text": "Nasıl ilk defa da inatları sebebi ile onlarla Kur'an'a iman etmeleri arasına engel oldu isek, onların kalplerini ve gözlerini tersine çeviririz de hak ve doğru din ile onların arasına girerek engel oluruz. Onları Rablerine karşı isyan ve sapıklıklarında yolu kaybetmiş bir şekilde bırakırız."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 142,
            "translated_text": "Onların tekliflerini yerine getirip karşılık vererek, üzerlerine melekleri indirsek ve melekleri gözleriyle görseler, ölüler onlarla konuşup, getirmiş olduğun dinde doğru söylediğini onlara haber verseler, onların teklif ettiği her şeyi gözle görülür bir şekilde karşılarına koyarak bir araya getirsek, yine de onların arasından Allah'ın hidayetini dilediği kimseler dışında, senin getirdiğin dine kimse iman etmezdi. Fakat onların çoğu bu konuda bilgi sahibi değillerdir. Kendilerini hidayete muvaffak kılması için Allah’a yönelip, sığınmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 142,
            "translated_text": "Seni, o müşriklerin düşmanlığıyla imtihan ettiğimiz gibi senden önceki bütün peygamberleri de imtihan ettik ve onlardan her biri için, birbirlerine vesvese veren ve onları aldatmak için batılı onlara süsleyen insan ve cin şeytanlarını düşmanları kıldık. Allah dileseydi bu yaptıklarını yapamazlardı. Fakat O, onlara bir imtihan olması için bunu dilemiştir. Sen onları küfür ve batıl olan iftiralarıyla baş başa bırak. Onlara sakın ehemmiyet verme."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 142,
            "translated_text": "Bu, ahirete iman etmeyen kimselerin birbirlerinin kalplerine vesvese vermeye meyletmesi, bunları kendileri için kabul edip, razı olmaları ve günah işleyip isyan etmeleri içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 142,
            "translated_text": "Ey Rasûl!- Allah ile birlikte başka şeylere ibadet eden o müşriklere de ki: \"Benim ile sizler arasında Allah’tan başkasını hakem kılmayı kabul etmem hiç düşünülebilir mi?” Kur’an’ı sizlere indiren, her şeyi açıklayan ve gerektiği gibi beyan edici kılan Yüce Allah'tır. Kendilerine Tevrat’ı verdiğimiz Yahudiler, İncil’i verdiğimiz Hristiyanlar, Kur'an'ın sana indirilen ve hak olan bir kitap olduğunu bilirler. Buna dair kendi kitaplarında deliller vardır. Sakın sana vahyettiklerimiz hakkında şüphe edenlerden olma."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 142,
            "translated_text": "Kur’an, sözlerinde ve verdiği haberlerinde doğruluğun en ileri noktasındadır. Allah’ın sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, kullarının sözlerini işitir, onları bilir, onlardan hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. Şüphesiz O'nun sözlerini değiştirmeye çalışanları cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 142,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin yeryüzünde bulunan insanların çoğunluğuna itaat ettiğini varsaysak, onlar muhakkak seni Allah’ın dininden saptırırlardı. Allah’ın sünneti, hakkın her zaman azınlıklarla beraber olmasını gerektirmiştir. İnsanların çoğu sadece, ibadet ettikleri putlarının kendilerini Allah’a daha çok yaklaştıracaklarını zannederek, hiçbir dayanağı olmayan zanlarının peşinden giderler. Hâlbuki onlar, bu konuda yalan söylemektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 142,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbin insanlar arasında yolundan sapanları da, o yolda ilerleyenleri de en iyi bilendir. Bunlardan hiçbir şey ona gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 142,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer gerçekten Yüce Allah'ın apaçık ayetlerine iman ediyorsanız, kesilmesi esnasında Allah’ın adı zikredilen hayvanlardan yiyin."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 143,
            "translated_text": "Ey Müminler! Sizleri üzerlerine Allah’ın adı zikredilerek kesilenleri yemenizden men eden nedir? Oysa Allah, zaruretle muhtaç olmanız dışında size haram kıldığı ve terk etmeniz gereken şeyleri açıkladı. Zaruret haram olan şeyleri mübah kılar. Şüphesiz müşriklerden birçoğu, cahilliklerinden kaynaklanan bozuk görüşleri sebebiyle kendilerine tabi olan kimseleri haktan uzaklaştırıyorlar. Çünkü Allah’ın onlara haram kıldığı leş ve bunun dışında kalan şeyleri helal kılıyorlar. Bahîra, Vasîle ve Hâmî ve diğer hususlardan Allah’ın helal kıldığı şeyleri de haram kılıyorlar. -Ey Rasûl!- Rabbin, Allah’ın hudutlarını çiğneyenleri, onun sınırlarını çiğnemelerinden ötürü elbette cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 143,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Açıktan ve gizlice günah işlemeyi bırakın. Muhakkak Allah, açıktan ve gizlice günah işleyenleri, bunlardan kazandıkları sebebiyle cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 143,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müslümanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Üzerine Allah’tan başkasının adı zikredilmiş olsun veya olmasın, üzerine Allah’ın adı zikredilmeyen hayvanlardan yemeyin. Elbette onlardan yemek, Allah’a itaat etmekten ayrılıp günaha girmektir. Muhakkak Şeytanlar, sizlerle mücadele etmesi için dostlarına ölü eti yemenize dair sizlere şüpheler atmasını fısıldarlar. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müslümanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size atmış olduğu bu şüphelerde <span class=\"text-danger\">-<\/span>leşin helal olduğuna dair<span class=\"text-danger\">-<\/span> eğer onlara itaat ederseniz, sizler ve onlar Allah’a ortak koşmada eşit olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 143,
            "translated_text": "Allah’ın hidayet bahşetmesinden önce -sahip olduğu küfür, cehalet ve günahlar sebebiyle- ölü (gibi) olan kişi ile, kendisini iman, ilim ve itaate hidayet ederek hayat verdiğimiz o kimse; hiç eşit olur mu? Zira küfür, cehalet ve günah bataklığının içinde olan kimse bütün bunların karanlığından asla çıkamaz. Yollar ona karmaşık, anlaşılmaz gelir ve yürüdüğü yol hep karanlıktır. Aynı şekilde o müşriklere, içinde bulundukları şirkleri, leş eti yemeleri ve batıl üzerine tartışmaları güzel gösterildiği gibi, kıyamet günü acı verici azapla cezalandırılmaları için kâfirlere de yapmış oldukları günahlar hoş gösterilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 143,
            "translated_text": "Mekkeli ileri gelen öncü müşriklerin insanları Allah’ın yolundan alıkoyarak yaptıkları şeylerin aynısını, her ülkede Şeytan'ın yoluna davet ederek, Peygambere ve ona tabi olanlara karşı savaşmak için hile ve tuzaklar kurarak yapan önder ve öncü kimseler var ettik. Gerçekte kurdukları tuzakları ve hileleri şüphesiz onlara geri dönmektedir. Fakat onlar cehalet ve arzularına tabi olmaları sebebiyle bunu hissetmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 143,
            "translated_text": "Kâfirlerin önde gelenlerine, Allah’ın peygamberine indirdiği mucizelerden bir mucize ulaştığı zaman; \"Bizler, peygamberlerine verdiği risalet ve peygamberliğin aynısını Allah bize verene kadar iman etmeyeceğiz” derler. Bunun üzerine Yüce Allah onlara, risaletin kimin için uygun olacağını ve sorumluluklarını kimin yerine getireceğini, böylece kimi peygamberlik ve risalete mahsus kılacağını en iyi bilenin kendisi olduğunu bildirerek cevap verdi. Bu azgınlar, hakka karşı kibirlendikleri için zillet ve alçaklığa ve tuzak kurmaları sebebiyle de şiddetli bir azaba nail olacaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 144,
            "translated_text": "Yüce Allah, kimi hidayet yoluna muvaffak kılmak isterse onun kalbini açar ve İslam’ı kabul etmeye hazırlar. Kimi de yardımsız bırakıp onu hidayete muvaffak kılmak istemezse, onun kalbine hakkı kabul etmesin diye şiddetli bir sıkıntı verir ki, gökyüzüne yükselirken bunu yapmaktan nasıl aciz kalıyorsa; hakkında kalbine girmesi aynı böyle imkansız olur. Allah, sapık kimseyi bu sıkıntılı duruma soktuğu gibi iman etmeyen kimselerin üzerine de azab indirir."
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 144,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana şeriat kıldığımız bu din, üzerinde hiçbir eğriliğin bulunmadığı Allah’ın dosdoğru yoludur. Bizler, Allah’ın katından gelenleri bir anlayış, ve kavrayış sahibi olan kimselerin anlaması için ayetleri böylece etraflıca açıkladık."
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 144,
            "translated_text": "Onlar için, içinde bütün kötülüklerden esenlikte oldukları bir yurt, yani Cennet vardır. Allah, yaptıkları salih amellere karşılık olarak onlara yardım eder ve onları destekler."
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 144,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’ın insanları ve cinleri bir araya topladığı o günü hatırla. Sonra Allah onlara şöyle buyurur: \"Ey cinler topluluğu! İnsanları ziyadesiyle saptırdınız ve onları Allah’ın yolundan alıkoydunuz.” İnsanlar arasından onlara tabi olanlar Rablerine cevap olarak şöyle derler: \"Ey Rabbimiz! Bizden her birimiz arkadaşından faydalandı. Cinler, insanların kendisine itaat etmesinden faydalandı, insan ise arzularını yerine getirerek faydalandı. Sonunda ise bizler için belirlediğin sürenin sonuna ulaştık. İşte bu kıyamet günüdür. Bunun üzerine Yüce Allah şöyle buyurur: \"Cehennem ateşi, sonsuza kadar ebedî olarak kalacağınız yerdir. Allah'ın, onları kabirlerinden diriltmesi ile Cehennem'e ulaşana kadarki belirlediği vakit bunun dışındadır. İşte bu, Allah’ın ebedî Cehennem'e atılmalarından istisna kıldığı süredir. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak Rabbin, takdirinde ve düzeninde hikmet sahibidir, kullarının hangisinin azaba müstahak olduğunu en iyi bilen de O’dur."
        },
        {
            "ayah_number": 129,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 144,
            "translated_text": "Azılı cinleri bazı insanlara gönderdik ve onları yoldan çıkarsınlar diye musallat ettik. Aynı şekilde işlemiş olduğu günahlara karşılık her zalime, onu kötülüklere teşvik edip, kışkırtan, iyi işlerden uzaklaştırıp, el çektiren başka bir zalim musallat ederiz."
        },
        {
            "ayah_number": 130,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 144,
            "translated_text": "Kıyamet günü onlara: \"Ey insanlar ve cinler topluluğu! Sizlere kendi türünüzden - insanlardan olan- Allah’ın kendilerine indirdiklerini okuyan ve sizi içinde bulunduğunuz bu kıyamet günü ile korkutan peygamberler gelmedi mi?” deriz. Onlar da: \"Elbette geldi. Bu gün kendi nefislerimiz aleyhine senin peygamberlerinin bize tebliğ ettiğini de kabul ederiz, bu günle karşılaşma hakkında uyardıklarını da kabul ederiz. Fakat biz senin peygamberlerini de yalanladık, karşı karşıya kalacağımız bu günü de yalanladık.” derler. Dünya hayatı, içinde olan geçici süsleri, güzellikleri ve nimetleriyle onları aldatmıştır. Onlar da dünyada Allah'a ve Rasûlüne iman etmede kâfir olduklarını kendi aleyhlerine kabul ettiler. Oysa vaktinin geçmiş olması sebebiyle, onların bu ikrarı ve imanı onlara bir fayda vermez."
        },
        {
            "ayah_number": 131,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 145,
            "translated_text": "İnsanlara ve cinlere peygamberler göndererek yapılan bu uyarı, kendilerine bir rasûl gönderilmeden ve onun daveti ulaşmadan işlemiş olduğu suçtan dolayı cezalandırılmaması içindir. Biz hiçbir millete, onlara peygamberler göndermeden azap etmedik."
        },
        {
            "ayah_number": 132,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 145,
            "translated_text": "Onlardan her birinin yaptıkları amellerine göre dereceleri vardır. Salih amel işleyenlerin sevabının eşit olmadığı gibi, kötülüğün çoğuyla azı da, birisine uyanla kendisine uyulan da birbirine eşit değildir. Rabbin onların yapmakta olduklarından habersiz değildir. Bilâkis onlardan haberdardır. Yapmış oldukları hiçbir şey ona gizli kalmaz. Yaptıkları amellerine göre onların karşılıklarını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 133,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 145,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl! Senin Rabbin kullarından müstağnidir, onlara ihtiyacı olmadığı gibi ibadetlerine de ihtiyacı yoktur. Onların kâfir olmaları O'na bir zarar vermez. Onlara muhtaç olmamasıyla beraber onlara karşı pek merhametlidir. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey günahkâr kullar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Allah sizlerin helâk olmanızı dileseydi, kendi katından gönderdiği bir azapla sizleri yok ederdi. Sizleri yok ettikten sonra da, sizden önce yaşamış olan başka bir kavmin soyundan sizleri yarattığı gibi, kendisine iman ve itaat eden dilediği kimseleri var ederdi."
        },
        {
            "ayah_number": 134,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 145,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey kâfirler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size vadedilen yeniden dirilme, topraktan çıkma, hesap verme ve cezalandırılma kaçınılmaz olarak mutlaka gerçekleşecektir. Rabbinizden kaçarak kurtulamazsınız. O, sizleri perçemlerinizden yakalamıştır ve sizleri azabıyla cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 135,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 145,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: “Ey kavmim! İçinde bulunduğunuz küfür ve sapıklık üzerine gittiğiniz yolda kalmaya devam edin. Şüphesiz ben kesinlikle mazurum ve apaçık beyanda bulunarak sizlerin üzerine hücceti ikame ettim. Sizlerin küfür ve sapıklığını umursamıyorum. Bilakis ben de kendi üzerinde olduğum hak yolda kalmaya devam edeceğim. Muhakkak sizler de dünyada zaferin kimin olacağını, yeryüzüne kimlerin mirasçı kalacağını ve ahiret yurdunun kimlere ait olacağını öğreneceksiniz.” Muhakkak müşrikler ne bu dünyada, ne de ahirette kurtuluşa erebileceklerdir. Bilakis, dünyada zevk aldıkları şeylerin tadını çıkarmış olsalar bile, onların akıbeti hüsrandır."
        },
        {
            "ayah_number": 136,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 145,
            "translated_text": "Müşrikler, Allah’a karşı bir bidat başlatarak, yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan onların Allah için olduğunu ileri sürdükleri, Allah’a bir pay, putları ve ilah edindikleri şeyler için de başka bir pay ayırırlardı. Onların ortaklarına mahsus ayırdıkları paydan Allah’ın fakir ve yoksullara verilmesini meşru kıldığı yerlere verilmezdi. Allah’a mahsus ayırdıkları paydan ise onların ortak kıldıklarına ulaşır, putların tamir edilmesine harcanırdı. Onların verdiği hüküm ve taksimatları ne kadar da kötü değil mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 137,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 145,
            "translated_text": "Şeytan, bu insafsız hükmü müşriklere hoş gösterdiği gibi, müşriklerin şeytanlardan olan ortakları da, fakirlik korkusuyla çocuklarını öldürmelerini hoş gösterdi. Böylece hak olarak öldürülmesi dışında Yüce Allah'ın haram kıldığı canı alma suçunu onlara işleterek helâk olsunlar. Ayrıca dinlerinde meşru olan ile meşru olmayanı ayıramayacak duruma gelerek dinlerini karıştırmalarını istemiştir. Eğer Allah bunları yapmamalarını dileseydi, bunları asla yapamazlardı. Fakat O, ergin bir hikmetten ötürü bunları diledi. -Ey Rasûl!- O müşrikleri ve Allah adına söyledikleri uydurma iftiralarını bir kenara bırak. Muhakkak bunlar sana bir zarar veremezler. İşini de Allah'a havale et."
        },
        {
            "ayah_number": 138,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 146,
            "translated_text": "Müşrikler, şöyle dediler: \"Bu hayvanlar ve ekinler haramdır.” İddia ve iftiralarına göre bunlardan ancak putların hizmetkârı ve diledikleri kimseler dışında kimse yiyemez. “Bu hayvanların da sırtı haram kılındı. Bunlara binilmez ve yük yüklenmez.” Bunları ise; Bahira, Saibe ve Hâmi olarak isimlendirdiler. Bu hayvanları keserken Allah’ın adını zikretmez, sadece putlarının adını zikrederler. Bu işlediklerinin hepsini Allah adına, “Bu Allah’ın katındandır” diye yalan söyleyerek yaparlar. Allah kendisine attıkları iftira sebebiyle onların karşılıklarını azabıyla verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 139,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 146,
            "translated_text": "Ve şöyle dediler: \"İşte bu Saibe, Bahira ve Hâmi olarak adlandırdığımız develerin karınlarında taşıdıkları hayvanları sağ olarak doğarlarsa, erkeklerimize helal kadınlarımıza ise haramdır. Fakat bunlar karınlarında bulunan ceninleri ölü olarak doğururlarsa kadınlar ve erkekler bunda ortaktır.” Elbette Allah Teâlâ, onlara bu sözlerinin müstahak oldukları karşılıklarını verecektir. Muhakkak O, koyduğu kanunlarında ve mahlûkatının işlerini düzenlemesinde hikmet sahibidir, onları hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 140,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 146,
            "translated_text": "Akılsızlıkları ve cehaletleri sebebiyle çocuklarını öldüren ve Allah’ın onlara hayvanlardan verdiği rızıkları yalan yere Allah’a nispet ederek haram kılanlar kesinlikle helâk oldular. Onlar, dosdoğru yoldan uzaklaştılar ve onu asla bulacak da değildirler."
        },
        {
            "ayah_number": 141,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 146,
            "translated_text": "Bahçeleri gövdesiz ve üzerine yükseldiği gövdeli olarak iki çeşit yaratıp yeryüzüne yayan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dır. Hurma ağaçları ve ekinleri, hem şekil ve hem de lezzet bakımından farklı olarak yaratandır. Yaprakları birbirine benzeyen ve tadı birbirinden farklı olan zeytin ve narı da Yüce Allah yaratmıştır. Ey insanlar! Onlar meyve verdikleri zaman meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da zekâtını ödeyin. Yerken ve infak ederken şeriatın koyduğu sınırları aşmayın. Allah, bu iki hususta veya bunların dışındaki konularda belirlediği sınırları aşanları sevmez. Bilâkis ondan nefret eder. Elbette bütün bunları yaratan yaratıcı, kullarına bu nimetleri mübah kılmıştır. Müşriklerin bu nimetleri haram kılma hakkı yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 142,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 146,
            "translated_text": "Yük taşımaya uygun büyük develer ve buna uygun olmayan küçük deve ve koyunlar gibi hayvanları sizin için yaratan O'dur. -Ey insanlar!- Allah’ın size verdiği rızıklar arasından size mübah kıldıklarını yiyin. Müşriklerin yaptığı gibi Allah’ın haram kıldıklarını helâl, helâl kıldıklarını da haram kılarak, sakın Şeytan'ın adımlarına uymayın. -Ey insanlar!- Muhakkak Şeytan sizin için düşmanlığı apaçık olan bir düşmandır, öyle ki o sizlerin bu konularda Allah’a karşı gelmenizi istiyor."
        },
        {
            "ayah_number": 143,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 147,
            "translated_text": "Koyun cinsinden erkek ve dişi iki eş, keçi cinsinden erkek ve dişi iki eş olmak üzere sizler için sekiz sınıf yaratmıştır. -Ey Rasûl!- Müşriklere de ki: \"Allah Teâlâ erkek olmalarından ötürü bu iki sınıfın erkeklerini mi haram kıldı?\" Eğer, “Evet” diye cevap verirlerse onlara şöyle de: \"Öyleyse neden dişileri de haram kılıyorsunuz?\" Yoksa Yüce Allah, dişi olmalarından ötürü dişileri mi haram kıldı?\" Eğer, “Evet” derlerse öyleyse onlara de ki: “Peki neden erkekleri de haram kılıyorsunuz?\" yahut “Allah, rahimlerde bulunmuş olmasından ötürü bu iki türün dişilerinin rahimlerinde bulunan hayvanları mı haram kıldı?” Eğer “Evet” derlerse onlara de ki: “Peki aynı rahimde bulunan erkek ve de dişiyi (ayrı ayrı zamanlarda neden haram kılıyorsunuz?” -Ey müşrikler!- Eğer bunların Allah tarafından haram kılındığına dair bu iddianızda doğru söylüyorsanız, dayanmış olduğunuz doğru bilgiyle birlikte bana haber verin."
        },
        {
            "ayah_number": 144,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 147,
            "translated_text": "Sekiz sınıfın geri kalanları da deveden iki eş ve sığırdan da iki eştir. -Ey Rasûl!- Müşriklere de ki: “Bunlardan haram kılınanları, erkek oldukları için veya dişi oldukları için veyahut da aynı rahimde bir araya geldikleri için Allah mı haram kıldı? -Ey müşrikler!- Bu hayvanlardan haram kıldıklarınızın haram kılınmasını Allah’ın size vasiyet ettiğini ileri sürdüğünüze göre, o esnada sizler de orada mı bulunuyordunuz? Dayandığı hiçbir ilim olmadan, insanları dosdoğru yoldan saptırmak için Allah’a yalan söz iftira eden ve haram kılmadığı şeyler hakkında haram olduğunu söyleyen kimseden daha zalim ve daha büyük bir suç işlemiş kişi yoktur. Muhakkak Allah, kendisine yalan söz iftira etmelerinden ötürü zalimleri hidayete muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 145,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 147,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> de ki: \"Allah’ın bana vahyettikleri arasında kesilmeden ölmüş hayvanlardan, akan kandan veya haram bir pislik olan domuz etinden veya putlar için kesilen hayvanlar gibi, Allah’ın adı haricinde başkası adına kesilen hayvanlar dışında haram olan bir şey bulamıyorum.” Kim zaruretten ötürü bu haramlardan, lezzet almak için değil de açlığının şiddetinden ötürü ve zaruret sınırını aşmadan yerse bunu yapmasından ötürü ona bir günah yoktur. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz Rabbin, mecbur kalmış bir kimsenin onlardan yemiş olması durumunda ona karşı çok bağışlayıcı ve merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 146,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 147,
            "translated_text": "Yahudilere deve ve devekuşu gibi, tırnakları ayrı olmayan hayvanları, inek ve koyunların sırtlarında, bağırsaklarında veya kuyruk ve böğür gibi kemiklere asılı kalan bölgelerinde bulunan yağlar hariç tüm yağları haram kıldık. Bunları haram kılarak kendilerine zulmettikleri için onları cezalandırdık. Muhakkak ki sana haber verdiğimiz her şey doğrudur."
        },
        {
            "ayah_number": 147,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 148,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer seni yalanlarlar ve Rabbinden getirdiğini tasdik etmezlerse; onları teşvik ederek şöyle de: “Sizin Rabbiniz çok geniş rahmet sahibidir ve mühlet vererek size azap etmek için acele etmemesi O'nun size olan rahmetindendir. Ayrıca sakındırmak için onlara şöyle de: “Elbette onun azabı, günahlara düşen ve asi olan topluluklardan geri çevrilemez.”"
        },
        {
            "ayah_number": 148,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 148,
            "translated_text": "Müşrikler Yüce Allah’ın dilemesi ve kaderini Allah’a ortak koşmalarının doğruluğuna delil olarak göstererek diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, bizler ve babalarımız, Allah’a ortak koştuklarımızı ortak koşmazdık. Eğer Allah dileseydi, haram kıldıklarımızı kesinlikle kendimize haram kılmazdık.” Buna benzer yalan çürük iddiaları daha önce de peygamberlerini yalanlayanlar ileri sürerek şöyle demişlerdi: \"Eğer Allah dileseydi yalanladığımız zaman onları yalanlamazdık.\" Onlar bu yalanlamalarına, üzerlerine indirdiğimiz azabımızı tadana kadar devam ettiler. -Ey Rasûl!- O müşriklere de ki: \"Sizin, O'na ortak koşmanızdan ve haram kıldıklarını helal kılmanızdan ve helal kıldıklarını haram kılmanızdan Allah’ın razı olduğuna dair bir deliliniz var mı? Bunların sizler tarafından yapılıyor olması Yüce Allah'ın sizden razı olduğuna bir delil değildir. Şüphesiz sizler bu durumda, yalnızca zannınıza ittiba ediyorsunuz. Oysa zan hiçbir şekilde hakkın yerini tutmaz. Sizler ancak yalan söylüyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 149,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 148,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müşriklere de ki: “Eğer sizlerin bu zayıf delillerinizden başka bir hüccetiniz yoksa elbette Yüce Allah’ın kesin kanıtları vardır. Bu kesin kanıtlar ileri sürdüğünüz mazeretlerinizi ortadan kaldırır, ortaya koyduğunuz şüphelerinizi iptal eder. Ey müşrikler! Eğer Allah hepinizin hakka erişmesini dileseydi sizleri buna muvaffak kılardı."
        },
        {
            "ayah_number": 150,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 148,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın helal kıldıklarını haram kılıp, bunları Allah'ın haram kıldığını iddia eden o müşriklere de ki: “Haram kıldığınız bu şeyleri Allah'ın haram kıldığına şahitlik edecek şahitlerinizi getirin bakalım.” Eğer onlar ilimsiz bir şekilde bunları Allah’ın haram kıldığına şahitlik ederlerse de yaptıkları şahitlikte onları tasdik etme. Çünkü bu yalancı bir şahitliktir. Hevesleriyle hüküm veren kimselerin heveslerine de uyma. Onlar, Allah’ın onlara helal kıldığı şeyleri kendilerine haram kılarak ayetlerimizi yalanladılar. Rablerine başkalarını denk tutup ortak koşarak ahirete iman etmeyenlere sakın uyma. Rabbine karşı tutumu böyle olan bir kimseye nasıl ittiba edilir?"
        },
        {
            "ayah_number": 151,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 148,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İnsanlara de ki: \"Gelin Allah’ın sizlere haram kıldıklarını okuyayım. O sizlere yaratmış olduğu canlılardan bir şeyi ortak koşmanızı, anne ve babalarınıza kötülük etmenizi haram kıldı. Bilâkis onlara iyilikte bulunmanız gerekir. Cahiliye halkının yaptığı gibi fakirlik sebebiyle evlatlarınızı öldürmenizi de haram kıldı. Biz size de, onlara da rızık veririz. Açık veya gizlice olan fuhşa yaklaşmak ve evlilik yaptıktan sonra zina etmek, İslam’a girdikten sonra dinden çıkmak gibi (günahlar sebebiyle ölüm cezası vermenin dışında), haksız olarak Allah’ın öldürülmesini yasakladığı canı almayı da haram kıldı. İşte bu zikredilenler sizlere emirleridir. Umulur ki, Allah’ın emirlerini ve yasaklarını düşünürsünüz."
        },
        {
            "ayah_number": 152,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 149,
            "translated_text": "Yetimin malına -büluğ çağına erişmeden babasını kaybeden kimse- malının ıslahı, faydası ve arttırılması dışında, büluğ çağına erinceye ve reşit olduğu hissedilinceye kadar müdahale etmenizi de haram kılmıştır. Sizlere ölçü ve tartıda haksızlık etmeyi de haram kılmıştır. Bilâkis alışveriş esnasında alırken veya verirken adil olmanız gerekir. Biz, her bir nefse ancak gücünün yettiği kadar sorumluluk yükleriz. Tartı ve bunun dışında kullanılan ölçülerde fazlalık veya noksanlık hususunda kaçınılması mümkün olmayan miktarda bir sorumluluk yoktur. Sizlere bir yakın yahut arkadaşın hatırını göz önünde bulundurarak doğru olmayan sözler söylemenizi ya da şahitlikte bulunmanızı da haram kıldı. Allah’a söz verdiğiniz veya Allah adına söz verdiğiniz zaman Allah’ın ahdini bozmanızı da haram kıldı. Bilâkis sizin buna vefa göstermeniz gerekir. Bu zikredilenleri Yüce Allah sizlere, sonunuzu düşünüp, öğüt almanız için kesin bir emirle emretti."
        },
        {
            "ayah_number": 153,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 149,
            "translated_text": "Sizlere, dalalet yollarına ve sebeplerine uymanızı da haram kıldı. Bilâkis, hiçbir çarpıklık bulunmayan Allah’ın dosdoğru yoluna uymanız gerekir. Dalalet yolları sizleri hak yoldan ayrılmaya ve uzaklaşmaya sürükler. İşte Allah emirlerini yerine getirip yasakladığı şeylerden sakınarak takva sahibi olmanızı dilemiş ve bu dosdoğru olan yola ittiba etmenizi emretmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 154,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 149,
            "translated_text": "Zikredilen bu şeylerin haberinin ardından size, Musa’ya nimetimizi tamamlamak ve güzel amellerine karşılık olarak, dinde ihtiyaç duyduğu her şeyi belirlemek ve hakka giden yolu göstermek için bir rahmet olarak Tevrat’ı verdiğimizi de haber veriyoruz. Umulur ki, kıyamet günü Rableriyle karşılaşacaklarına iman eder ve salih amellerle buna hazırlanırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 155,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 149,
            "translated_text": "Bu Kur'an, içerdiği dinî ve dünyevî faydalardan ötürü çok bereketli olarak indirdiğimiz bir kitaptır. Merhamet olunmayı umarak içinde bulunanlara ittiba edin ve ona muhalefet etmekten sakının!"
        },
        {
            "ayah_number": 156,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 149,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Arap müşrikleri!<span class=\"text-danger\">-<\/span> \"Muhakkak Allah, bizden önce Tevrat ve İncil'i, Yahudi ve Hristiyanlara indirdi ve bize bir kitap indirmedi. Biz onların kitabını okumayı bilmiyoruz. Çünkü o kitaplar onların dilindedir, bizim dilimizde değildir.\" dememeniz için (size Kur’ân’ı indirdik)."
        },
        {
            "ayah_number": 157,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 149,
            "translated_text": "Ve; “Allah, Yahudi ve Hristiyanlara indirdiği gibi bize de bir kitap indirseydi, elbette bizler onlardan daha fazla istikamet sahibi olurduk.” dememeniz içindir. Kesinlikle sizlere Allah’ın peygamberiniz Muhammed -sallallahu aleyhi ve selem-'e indirdiği kendi dilinizde bir kitap geldi. İşte bu kitap hakka apaçık bir delil, bir irşat ve ümmete bir rahmettir. Sudan bahaneleri mazeret olarak getirmeyin ve batıl sebeplerle avunmayın. Hiç kimse, Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenlerden daha büyük bir zulüm içinde olamaz. Ayetlerimizden kaçanları, ayetlerimizden kaçarak yüz çevirmelerinden ötürü, onları Cehennem ateşine sokarak şiddetli bir cezayla cezalandıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 158,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 150,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O yalanlayıcılar ancak dünyada ölüm meleği ve yardımcılarının onların ruhlarını almak için onlara gelmesini veya Rabbinin, ahirette aralarındaki davalara hükmetmek üzere kıyamet günü gelmesini veyahut kıyamet gününe işaret eden Rabbinin bazı alametlerinin gelmesini bekliyorlar. Oysa güneşin batıdan doğması gibi, Rabbinin ayetlerinden bazılarının geleceği gün, kâfir olan kimsenin iman etmesi ona bir fayda sağlamayacaktır. Mü'min olan kimsenin de daha önce yapmadığı hayırlı bir ameli o vakitten sonra yapmasının artık bir faydası olmayacaktır. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O yalanlayan müşriklere de ki: “Bunlardan herhangi birisinin gelmesini bekleyip durun bakalım. Bizler de bekliyoruz.”"
        },
        {
            "ayah_number": 159,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 150,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dinlerinin bir kısmını uygulayıp, bir kısmını terk etmek suretiyle onu paramparça kılan ve birçok ayrı fırkalara bölünen Yahudi ve Hristiyanlarla senin bir ilişkin yoktur. Sen onların içinde bulundukları sapıklıklardan berîsin. Senin sorumluluğun onları uyarmaktan başka bir şey değildir. Onların durumları Allah’a kalmıştır. Sonrasında kıyamet günü gelince dünyada yapmış oldukları şeyleri onlara bildirecek ve yaptıklarının karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 160,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 150,
            "translated_text": "Kıyamet günü Mü'minlerden her kim bir iyilikle gelirse, Allah o iyiliği on misliyle mükâfatlandıracaktır. Her kim de bir kötülükle gelirse, daha fazlasıyla değil, ancak ağırlık ve büyüklük olarak yaptığının misliyle cezalandırılacaktır. Kıyamet günü onlar iyiliklerinin sevabı azaltılarak yahut kötülüklerinin günahı artırılarak herhangi bir zulme uğratılmayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 161,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 150,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni yalanlayan o müşriklere de ki: “Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola irşat etti. Bu yol dinin yoludur. Öyleki dünya ve ahiretin yararına olan herşeyi içerir. O hakka yönelen İbrahim'in dinidir. İbrahim kesinlikle müşriklerden olmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 162,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 150,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: “Şüphesiz benim namazım ve kurbanım Allah içindir. Başkası adına değil, yalnızca Allah adınadır. Benim hayatım ve ölümüm de böyledir. Bütün bunlar tek başına mahlûkatın Rabbi olan Allah içindir. Bunlardan hiçbirinde O'ndan başkasına bir pay yoktur.”"
        },
        {
            "ayah_number": 163,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 150,
            "translated_text": "“Ve Allah - Subhanehu ve Teâlâ-‘nın hiçbir ortağı yoktur. Onun dışında hak bir mabut yoktur. Allah bana şirkten uzak halis tevhidi emretti. Ben bu ümmetin içinden O'na teslim olanların ilkiyim.”"
        },
        {
            "ayah_number": 164,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 150,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere de ki: “Her şeyin Rabbi olan Allah'tan başka bir rab mi arayayım? O Allah’ın dışında ibadet ettiğiniz bütün mabutların Rabbidir. Suçsuz olan hiç kimse başkasının günahını yüklenmez. Ardından kıyamet günü bir tek olan Rabbinize döneceksiniz ve O dünyada dini meselelerde ayrılığa düşmüş olduğunuz konuları size haber verecek.”"
        },
        {
            "ayah_number": 165,
            "surah_number": 6,
            "page_number": 150,
            "translated_text": "Daha önce yaşamış olanların ardından, yeryüzünü imar edesiniz diye sizleri gönderen Allah’tır. Size vermiş olduğu nimetlerde sizi sınamak için yaratılışınızda, rızıklar göndermede ve birçok diğer hususlarda kiminizi yükselterek diğerlerinize derece bakımından üstün kılmıştır. -Ey Rasûl!- Muhakkak Rabbin cezalandırması çok hızlıdır ve gelmekte olan her şey yakındır. Muhakkak o tövbe eden kullarına karşı pek affedici ve ona karşı pek merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kur’an<span class=\"text-danger\">-<\/span>ı Kerim, Allah’ın sana indirdiği bir kitaptır. Kalbinde sakın ona dair bir sıkıntın ve şüphen olmasın. İnsanları onunla korkutasın, onlara hüccet ikame edesin ve Mü'minlere öğüt veresin diye onu sana indirdi. Zira onlar, öğütten faydalanan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinizin üzerinize indirdiği kitaba ve peygamberinizin sünnetine uyun. Şeytanlardan dost olarak gördüklerinizin veya kötü din adamlarının heveslerine uymayın. Onların heveslerinin emrettikleri şeyler sebebiyle üzerinize indirileni bir kenara bırakıp terk ederek onları veli ediniyorsunuz. Sizler ne kadar da az öğüt alıyorsunuz. Şayet öğüt alsaydınız hak olmayanı, hakka tercih etmez ve peygamberinizin size getirdiğine tabi olur, onunla amel ederdiniz. Bunun dışında kalanları da terk ederdiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "Pek çok şehirleri küfür ve sapıklıklarında ısrar etmelerinden ötürü azabımızla helâk ettik. Gece veya gündüz gaflet halinde oldukları bir sırada üzerlerine şiddetli azabımız iniverdi. Ne onlar, ne de onların sözde ilahları başlarına gelen bu azabı onlardan uzaklaştırmayı başaramadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "Azabın indirilmesinin ardından kendilerinin Allah’ı küfreden zalim kimseler olduklarını ikrar etmekten başka bir şey yapamadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "Peygamberlerimizi gönderdiğimiz topluluklara, kıyamet günü peygamberlere nasıl karşılık verdiklerini mutlaka soracağız. Peygamberlere de tebliğ edilmesi emredilenlerin tebliğ edilip edilmediğini ve ümmetlerinin onlara nasıl karşılık verdiklerini muhakkak soracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "Sonra da bütün mahlûkata onlar hakkında sahip olduğumuz bilgiyle dünyada yaptıkları amellerini haber vereceğiz. Biz, onların bütün amellerini biliyorduk, onlardan hiçbir şey bize gizli kalmadı, biz de onlardan hiçbir vakit habersiz değildik."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "Kıyamet günü amellerin tartılması, zulüm ve haksızlık barındırmayan bir adaletle olacaktır. Her kimin iyilik kefesi, kötülük kefesine ağır basarsa; işte onlar istediklerini kazanmış ve kaçtıklarından kurtulmuşlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "Tartılma esnasında kimin de kötülük kefesi iyilikler kefesine ağır basarsa, işte onlar Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri sebebiyle nefislerini kıyamet günü helâk yollarına sokarak kendilerini hüsrana uğratmış olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Âdemoğulları!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz sizleri, yeryüzüne yerleştirdik ve sizler için orada yaşam koşulları var ettik. Buna karşılık Allah’a şükretmeniz gerekirdi, fakat şükrünüz çok azdı."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 151,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz önce babanız Âdem'i yarattık, sonra ona en güzel surette ve en güzel biçimlendirmeyle şekil verdik. Sonra da ona değer verilmesi için meleklere Adem'e secde etmelerini emrettik. İblis hariç, onlar da emrimizi yerine getirerek hemen ona secde ettiler. O ise, kibirlenerek ve inat ederek secde etmeyi reddetti."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "Allah Teâlâ İblis'i azarlayarak şöyle buyurdu: “Sana, Âdem’e secde etmeni emrettiğim emrimi yerine getirmene ne engel oldu?” İblis Rabbine cevap olarak dedi ki: “Benim ondan daha üstün olmam, bana engel oldu. Sen, beni ateşten; onu ise çamurdan yarattın. Ateş, çamurdan daha değerlidir.”"
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "Yüce Allah ona dedi ki: “Öyleyse Cennet'ten çık git. Senin orada büyüklenmeye hakkın yoktur. Çünkü orası tertemiz arınmış kimselerin yurdudur. Artık senin orada bulunman sana caiz değildir. -Ey İblis!- Sen kendini Âdem’den daha değerli görsen bile, doğrusu sen alçak aşağılık birisin.”"
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "İblis dedi ki: \"Ey Rabbim! Bana yeniden diriliş gününe kadar mühlet ver ki, insanlardan yoldan çıkarmayı başarabildiğimi yoldan çıkarayım.”"
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "Yüce Allah ona dedi ki: \"Ey İblis! Sen, bütün mahlûkatın öleceği ilk sura üfleme gününe dek kendisine ölümün yazıldığı mühlet verilen kimselerden birisin. O gün yalnızca bütün canlıların yaratıcısı olan Allah kalacaktır.”"
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "İblis de şöyle dedi: \" Âdem'e secde etme emrini yerine getirmediğim için beni saptırmana karşılık, Ademoğlu için senin dosdoğru yolunun üzerine oturup, babaları Âdem'e secde etmekten saptığım gibi onları da o yoldan saptıracağım ve çevireceğim.”"
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "“Sonra ahireti terk ettirip, dünyaya karşı rağbet vererek, şüpheler atarak ve arzularını güzel göstererek onlara her yönden yanaşacağım. -Ey Rabbim!- Onlara dikte ettiğim küfürden ötürü, onların çoğunu sana şükredenlerden bulamayacaksın.”"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "Yüce Allah ona şöyle dedi: “Ey İblis! Kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş biri olarak Cennet'ten çık. Kıyamet günü Cehennem'i mutlaka sen ve sana uyan, sana itaat eden ve de Rabbinin emrine karşı gelen herkesle dolduracağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "Allah, Âdem’e şöyle dedi: \"Ey Âdem! Sen ve eşin Havva Cennet'e yerleşin. İçinde bulunan tertemiz yemeklerden dilediklerinizi yiyin, fakat sakın bu ağaçtan (Allah’ın onlar için belirlediği bir ağaçtır) yemeyin. Eğer size yasaklamış olmamın sonrasında bu ağaçtan yerseniz, Allah’ın sınırlarını aşan kimselerden olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "İblis, onların örtünmüş mahrem yerlerini açığa çıkarmak için onlara gizlice fısıldayarak dedi ki: \"Allah, sizin bir melek olmanızı ve Cennet'te ebediyen kalmanızı istemediği için size bu ağaçtan yemenizi yasakladı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "Ve onlara: \"Ey Âdem ve Havva! Muhakkak ben size gösterdiğim bu hususta sadece nasihat ediyorum.\" diyerek Allah adına yemin etti."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 152,
            "translated_text": "Böylece bir kandırmaca ve aldatmayla onları içinde bulundukları makamdan aşağı indirdi. Onlar, yasaklanan bu ağacın meyvesinden yiyince mahrem yerleri açılarak göründü. Onlar da mahrem yerlerini örtmek için üzerlerine Cennet'in yapraklarından örtmeye başladılar. Rableri o ikisine seslenerek dedi ki: \"Ben, ikinize bu ağaçtan yemenizi yasaklamamış mıydım? İkinizi uyararak Şeytan'ın, sizler için apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim?\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 153,
            "translated_text": "Âdem ve Havva dedi ki: \"Ey Rabbimiz! Meyvesini yememizi yasakladığın ağaçtan yiyerek kendimize zulmettik. Eğer sen bizim günahlarımızı bağışlamaz ve rahmetinle merhamet etmezsen, bizler dünyada ve ahiretteki nasibimizi kaybederek hüsrana uğramışlardan oluruz.”"
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 153,
            "translated_text": "Allah; Âdem, Havva ve İblis'e şöyle dedi: \"Cennet'ten yeryüzüne inin bakalım. Sizler birbirinizin düşmanı olacaksınız. Artık yeryüzü belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşme yeridir. Belirli bir vakte kadar orada bulunan nimetlerden faydalanın.”"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 153,
            "translated_text": "Allah, Âdem, Havva ve zürriyetine hitap ederek şöyle dedi: “Bu yeryüzünde Yüce Allah’ın sizin için takdir ettiği kadar bir süre yaşayacak ve orada öleceksiniz. Sonra orada defnedileceksiniz ve orada bulunan kabirlerinizden yeniden dirilmek için çıkartılacaksınız.”"
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 153,
            "translated_text": "Ey Âdemoğlu! Sizlere mahrem bölgenizi örtmeniz için kesinlikle zaruri olan elbiseler ve de insanlar arasında süslenip güzelleştiğiniz tamamlayıcı elbiseler kıldık. Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmak olan takva elbisesi ise bu somut elbiselerden daha da hayırlıdır. İşte bu zikredilen elbiseler, Allah'ın kudretine delalet eden ayetlerindendir. Umulur ki, onun sizler üzerine olan nimetlerini hatırlar ve ona şükredersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 153,
            "translated_text": "Ey Âdemoğlu! Şeytan size, günahları güzel göstererek mahrem yerleri örten bedensel elbiselerden veya takva elbisesinden sıyırarak sakın aldatmasın. Muhakkak o, daha önce sizin ebeveynlerinizi de ağaçtan yemeyi güzel göstererek kandırmıştı. Bunun neticesinde o ikisi de Cennet'ten çıkarılmış ve mahrem yerleri açılarak görünmüştü. Muhakkak şeytan ve zürriyeti sizleri görüyor ve izliyorlar. Oysa sizler onları göremiyor ve izleyemiyorsunuz. Öyleyse sizin, ona ve zürriyetine karşı çok dikkatli olmanız gerekir. Muhakkak biz, Şeytanları Allah’a iman etmeyenlerin dostları kıldık. Nitekim onların, salih amel işleyen Mü'minler üzerinde hiçbir gücü yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 153,
            "translated_text": "Müşrikler; şirk koşmak, Kâbe’yi çırılçıplak tavaf etmek ve benzeri son derece çirkin işleri yapınca, atalarını bunları yaparken bulduklarını ve Yüce Allah’ın kendilerine bunu emrettiğini mazeret olarak sunarlar. -Ey Muhammed!- Onlara cevap olarak de ki: \"Allah asla günah işlemenizi emretmez. Bilakis bunu size yasaklar. Nasıl olur da Ona karşı bunu iddia edersiniz? -Ey müşrikler!- Allah adına bilmediğiniz, yalan ve iftira olan şeyler mi söylüyorsunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 153,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muhammed!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere de ki :\"Şüphesiz Allah, adaletli olmayı emreder. Hayâsızlığı ve çirkin şeyleri ise asla emretmez. Özellikle mescitlerde yapılan ibadetler olmak üzere, bütün ibadetleri sadece Allah'a has kılmayı, ibadetleri sadece O'na yapmayı ve bir tek O'na dua etmenizi emreder. O sizi, ilk başta yoktan yarattığı gibi, tekrar diri olarak tekrardan döndürecektir. Sizleri yoktan var etmeye kadir olan, sizleri tekrar geri döndürmeye ve yeniden diriltmeye de kadirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 153,
            "translated_text": "Doğrusu Allah, insanları iki grup kılmıştır. Sizlerden bir gruba doğru yolu göstererek onlara hidayeti kolaylaştırmış ve bunun önündeki engelleri de ortadan kaldırmıştır. Diğer grubun ise doğru yoldan sapmaları gerekli olmuştur. Çünkü onlar, Allah’ın dışında Şeytanları dostlar edindiler. Kendilerinin doğru yolda olduklarını zannederek cahilce ona boyun eğdiler."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 154,
            "translated_text": "Ey Âdemoğlu! Namaz ve tavaf esnasında mahrem yerlerinizi örten, kendisi ile güzelleştiğiniz tertemiz elbiseler giyinin. Allah’ın helâl kıldığı temiz olan şeylerden dilediğinizi yiyin ve için. Sakın belirlenen mutedil sınırları aşmayın. Sakın helalleri aşıp haramlara bulaşmayın. Şüphesiz Allah, mutedil sınırları aşan kimseleri sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 154,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Elbise, temiz yemekler ve diğer şeyler arasından Allah’ın helal kıldıklarını haram kılan müşriklere cevap olarak de ki: “Sizler için bir ziynet olan elbiseleri size kim haram kıldı? Allah’ın sizleri rızıklandırdığı tertemiz yiyecekleri, içecekleri ve diğer şeyleri size kim haram kıldı?” <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Muhakkak bu temiz şeylerden dünyada başkaları faydalanıyor olsa da, kıyamet günü yalnızca Mü'minlere has olacaktır. Kâfirler onlar gibi yararlanamayacaklardır. Çünkü Cennet, kâfirlere haram kılınmıştır.\" İşte bu ayrıntı gibi anlayıp, idrak eden topluluklar için ayetlerimizi kapsamlı bir şekilde açıklıyoruz. Çünkü bu ayetlerden sadece onlar faydalanmaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 154,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’ın helâl kıldıklarını haram kılan o müşriklere de ki: “Muhakkak Allah, kullarına fuhşiyatı haram kılmıştır. Bunlar açıktan ve gizliden işlenen çok çirkin günahlardır. Yüce Allah bütün günahları, insanların kanlarına, mallarına ve ırzlarına haksızca sarkıntılık edip, saldırmayı da haram kıldı. Sizlere, hiçbir deliliniz olmadığı halde, Allah’tan başkasını Ona ortak koşmanızı da haram kıldı. Ayrıca Allah’ın isimleri, sıfatları, yaptığı işler ve şeriati hakkında ilim sahibi olmaksızın söz söylemenizi de haram kıldı.”"
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 154,
            "translated_text": "Her nesil ve milletin belirli bir süresi ve ecellerinin bir vadesi vardır. Onların takdir edilen vadeleri geldiği zaman az bir süre dahi olsa onu ne geciktirebilirler, ne de öne alabilirler."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 154,
            "translated_text": "Ey Âdemoğlu! İnsanlara indirdiğim kitaplarımı sizlere okuyan, kendi içinizden size gönderdiğim peygamberlerim sizlere gelirse, onlara itaat edin ve getirdiklerine uyun. Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkan ve amellerini ıslah edenlere kıyamet günü herhangi bir korku yoktur. Onlar, elde edemedikleri dünya lezzetlerinden ötürü üzülecek de değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 154,
            "translated_text": "Peygamberler tarafından getirilen ayetlerimizi yalanlayan, onlara iman etmeyen ve kibirlenerek büyüklük taslayan kâfirler ise, Cehennem ashabıdır. Ebediyen orada kalacak ve oraya yerleşeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 154,
            "translated_text": "Allah’a bir ortak, bir noksanlık veya söylemediği bir sözü nispet ederek, yalan sözlerle iftira eden veya doğru yoluna ileten açık ayetlerini yalanlayan kimseden daha zalim hiç kimse yoktur. Bunlarla nitelenen o kimseler Levh-i Mahfuz'da kendilerine yazılmış olan dünya lezzetlerinden hazlarına nail olacaklardır. Nihayet ölüm meleği ve meleklerden yardımcıları ruhlarını kabzetmek üzere onlara gelince onları kınamak için, “Allah’ın dışında ibadet ettiğiniz ilahlarınız nerede? Sizlere bir fayda vermesi için haydi onları çağırın.” derler. Müşrikler meleklere, “Doğrusu ibadet ettiğimiz ilahlarımız bizden gitti ve ortadan kayboluverdi. Onlar neredeler bilmiyoruz.” diyerek kendilerinin kâfir olduklarını ikrar ederler. Fakat onların bu itirafı, o zaman onların aleyhine bir delil olur. Onlara bir fayda vermez."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 155,
            "translated_text": "Melekler onlara: \"Ey müşrikler! Sizlerden önce küfür ve dalalet üzerine olan cin ve insanlardan geçmiş milletlerin topluluğuyla beraber Cehennem ateşine girin bakalım.” derler. O milletlerden her bir millet Cehennem'e girdiğinde kendilerinden önce gelen diğer millete lanet eder. Nihayet orada karşı karşıya gelip hepsi bir araya toplanınca oraya en son giren sefil takipçiler, ileri gelen önderleri için “Ey Rabbimiz! Bunlar bizleri doğru yoldan saptıran önderlerimizdir. Sapıklığı bizlere süslü gösterdikleri için onları kat kat arttırılmış bir cezayla cezalandır.” derler. Allah onlara cevap olarak der ki: “Sizlerden her bir gruba kat kat artırılmış azaptan bir nasip vardır. Fakat siz bunu bilmiyorsunuz ve idrak etmiyorsunuz.”"
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 155,
            "translated_text": "Kendilerine ittiba edilenlerin ileri gelenleri kendilerine ittiba edenlere şöyle dediler: \"Ey takipçiler! Sizlerin bizim üzerimize azabın sizlerden hafifletilmesine dair hak ettiğiniz bir üstünlüğünüz yoktur. Ölçü, işlediğiniz amellerden elde ettiklerinizdir. Sizlerin batıla ittiba etmiş olmanızın herhangi bir mazereti yoktur. Ey takipçiler! Siz de bizim tattığımız gibi, küfür ve günahlardan kazandıklarınız sebebiyle tadın azabı!”"
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 155,
            "translated_text": "Şüphesiz bizim apaçık ayetlerimizi yalanlayanlar, onları yerine getirmekten ve onlara boyun eğmekten büyüklenenler bütün hayırlara karşı ümitsizlik içindedir. Küfürleri sebebiyle amelleri ve öldükleri zaman da ruhları için gökyüzünün kapıları asla açılmaz. Onlar, hayvanların en büyüklerinden biri olan devenin nesnelerin en darı olan iğnenin deliğinden geçinceye kadar, asla Cennet'e giremezler. Bu ise imkânsızdır. Bununla onların Cennet'e girmelerinin imkânsız olduğu ifade edilmektedir. İşte Allah, günahları çok büyük olan kimseleri böyle cezalandırır."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 155,
            "translated_text": "Kibirlenerek yalanlayan o kâfirler için, Cehennem'de üzerinde yatacakları ateşten döşekler ve onların üstlerine de ateşten bir örtü vardır. İşte biz, Allah'ı küfrederek ve O'ndan yüz çevirerek sınırlarını aşanları böyle bir cezayla cezalandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 155,
            "translated_text": "Rablerine iman ederek güçleri yettiğince salih amel işleyenler ise, –Allah, hiç kimseye gücünün yettiğinin üzerinde sorumluluk yüklemez- onlar Cennet ahalisidir. Orada ebediyen kalmak üzere oraya girerler."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 155,
            "translated_text": "Allah’ın, o kimselerin kalplerinden nefret ve kini söküp çıkarması Cennet'te onlara bahşedeceği nimetin tamamındandır. Nehirleri onların ayaklarının altından akıtır ve onlar, Allah’ın üzerindeki nimetlerini kabul ederek şöyle derler: “Bizi salih amellere muvaffak kılarak bu makama nail kılan Allah’a hamd olsun. Eğer Allah bizi muvaffak kılmasaydı bizler kendi kendimize muvaffak olacak değildik. Rabbimizin peygamberleri içinde şüphe barınmayan, vaatlerinde ve tehdit ettiklerinde doğru olan hak ile geldi.” Onlara bir münadi seslenerek: “Peygamberlerimin dünyada sizlere haber verdikleri işte bu Cennet'tir. Allah sizleri, Allah’ın yüzünü görmek isteyerek yapmış olduğunuz salih amellere karşılık bu mükâfatla mükâfatlandırdı.” der."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 156,
            "translated_text": "Kalıcı olan Cennet ehli, kalıcı olan Cehennem ehline her birinin kendisi için hazırlanmış makamlara girmesinin ardından şöyle seslenir: “Muhakkak biz, Rabbimizin bize Cennet'te vadettiklerini hakikaten gerçekleşmiş olarak bulduk. O, bizi Cennet'e soktu. Ey kâfirler! Sizler de, Allah’ın size vadettiklerini Cehennem'de gerçekleşmiş olarak buldunuz mu?” Kâfirler dediler ki: “Bizler de Cehennem'de ne vadedilmişse hakikaten bulduk.” Bir münadî, zalimlerin Allah’ın rahmetinden kovulmasını isteyerek seslenir. Oysa onlara, dünya hayatında rahmet kapıları açılmıştı, fakat onlar yüz çevirmişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 156,
            "translated_text": "O zalimler, Allah’ın yolundan kendileri yüz çevirdiği gibi başkalarını da yüz çevirmeye sürüklerler. İnsanlar o yola girmesinler diye hak yolun eğri olmasını arzu ederler. Onlar ahirete hazırlık yapmaz ve o günü inkâr ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 156,
            "translated_text": "Bu iki grup arasında; Cennet ve Cehennem ashabı arasında A'raf adı verilen yüksekçe bir sur vardır. Bu yüksek surların üzerinde iyilikleri ve kötülükleri eşit seviyede kalmış adamlar vardır. Bunlar Cennet ashabını yüzlerinin beyazlığı gibi alametlerinden tanırlar. Cehennem ashabını da yüzlerinin siyahlığı gibi alametlerinden tanırlar. Bu adamlar Cennet ahalisine seslenip onlara ikram olarak şöyle derler: “Sizlere selam olsun!” O vakit Cennet ashabı, henüz Cennet'e girmemiştir. Onlar Allah’ın rahmetiyle Cennet'e girmeyi umut ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 156,
            "translated_text": "A'raf ashabının bakışları Cehennem ashabına çevrilip onların içinde bulundukları şiddetli azabı gördüklerinde Allah’a dua ederek şöyle derler: \"Ey Rabbimiz! Bizleri, seni inkâr eden ve sana ortak koşan zalimler topluluğuyla beraber kılma!\""
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 156,
            "translated_text": "A'raf’ta bulunanlar, Cehennem ashabından yüzlerinin siyahlığı ve gözlerinin maviliği gibi, alametlerinden bildikleri kâfir kimselere seslenerek onlara şöyle derler: “Mallarınız ve adamlarınızın çokluğu size bir fayda vermedi. Haktan büyüklenerek ve kibirlenerek yüz çevirmeniz de size bir fayda vermedi.”"
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 156,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, kâfirleri kınayarak onlara şöyle der: “Sizlerin, Allah’ın katından bir rahmete nail olmayacaklarına dair yemin ettikleriniz bu kimseler mi? Allah, Mü'minlere de şöyle der: \"Ey müminler! Artık Cennet'e girin! Karşılaşacak olduğunuz şeylerde sizler için bir korku yoktur ve de karşılaştığınız kalıcı nimetlerden ötürü dünya hazlarından kaçırdıklarınız adına da üzülmeyeceksiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 156,
            "translated_text": "Cehennem ashabı Cennet ashabına seslenir, onlardan istekte bulunur ve şöyle derler: \"Ey Cennet ashabı! Bize su verin veya Allah’ın sizlere verdiği rızıklardan bizlere de göndererek ihsanda bulunun.” Cennet ashabı ise onlara şöyle diyerek cevap verir: “Muhakkak Allah, küfürleri sebebiyle o ikisini kâfirlere haram kıldı. Bizler Yüce Allah’ın sizlere haram kıldığı şeyleri sizlere vererek ihtiyacınızı karşılamayacağız.”"
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 156,
            "translated_text": "Bu kâfirler, dinlerini alay ve eğlence kılmış, dünya hayatının süs ve ziynetleri onları aldatmıştır. Kıyamet günüyle karşılaşmayı unuttukları ve onun için çalışmadıkları gibi kıyamet günü de Allah onları unutacak ve onları azap görür bir halde terk edecektir. Onlar, Allah’ın burhan ve kanıtlarını inkâr ettikleri ve hak olduklarını bildikleri halde kâfir oldukları için hazırlık yapmadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 157,
            "translated_text": "Şüphesiz biz onlara, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmiş bu kitabı gönderdik. Bu kitapta beyan edip, açıkladıklarımızı bir ilim üzere ortaya koyduk. Zira Kur'an-ı Kerim Mü'minler için rüşt ve hak yoluna hidayet eden bir rehber ve içinde bulundukları sapıklıklardan dünya ve ahiret hayırlarına çıkaran bir rahmettir."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 157,
            "translated_text": "Kâfirler, yalnızca hakikati ahirette ortaya çıkacak ve önceden kendilerine haber verilmiş olan elem verici azabın gerçekleşmesini beklemektedirler. Onlara geleceği bildirilmiş ve Mü'minlere mükâfat olunacağı haber verilmiş gün geldiğinde, dünyada Kur’an’ı unutanlar ve bildirdikleriyle amel etmeyenler “Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri, Allah’ın katından olduğuna dair hiçbir kuşku ve hiçbir şüphe bulunmayan hak ile gelmişlerdi. Keşke aracılarımız olsa da, bizlerin azabını affetmesi için Allah’ın katında bize şefaat etseler. Veyahut keşke yapmış olduğumuz kötülüklerin yerine bizleri kurtaracak salih ameller işlemek için dünya hayatına geri dönsek.” derler. O kâfirler, küfürleri sebebiyle kendilerini helak olma yollarına sunarak hüsrana uğramışlardır. Allah’ın dışında ibadet ettikleri ise ortadan kaybolarak onlara bir fayda vermezler."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 157,
            "translated_text": "Ey insanlar! Muhakkak gökleri ve yeryüzünü emsalsiz olarak altı günde yaratan Rabbiniz Allah’tır. Ardından Allah -Subhanehu ve Teâlâ- keyfiyetini tam olarak idrak edemediğimiz, celâline yakışan bir yükselişle arşın üzerine yükseldi. O, gecenin karanlığını gündüzün ışıklarıyla ve gündüzün aydınlığını gecenin karanlığıyla giderir. İkisi de birbirinin hızlıca ardına düşer. Böylece ondan geri kalmaz, biri gittiğinde diğeri gelir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Güneş'i, Ay'ı ve yıldızları boyun eğmiş hizmete amade olarak yarattı. Dikkat edin! Bütün yaratma bir tek Allah’a aittir. Ondan başka kim yaratabilir? Bütün işler bir tek ona aittir. Onun hayrı çok büyük, ihsanı çok fazladır. O, celâl ve kemâl sıfatlarıyla nitelenmiş âlemlerin Rabbidir."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 157,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinize dua ederken, eksiksiz bir itaat, gizli olarak, alçak gönüllülükle dua edin. Dua ederken ihlasla, gösteriş yapmadan dua edin ve O'na başkasını ortak koşmayın. Şüphesiz O, dua ederken sınırlarını aşanları sevmez. Dua ederken koyduğu sınırları aşmanın en büyüklerinden bir tanesi de, müşriklerin yaptığı gibi, dua ederken kendisiyle birlikte O'ndan başkasına dua etmektir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 157,
            "translated_text": "Yüce Allah’ın, peygamberleri -aleyhimusselam- göndererek ıslah etmesinin ve bir tek O'na itaat etmek üzere orayı imar etmesinin ardından günah işleyerek yeryüzünü ifsat etmeyin. O'nun azabına karşı korku hissederek ve mükâfatını elde etmeyi arzulayıp, bekleyerek, bir tek Allah’a dua edin. Şüphesiz Allah’ın rahmeti hayırsever kimselere çok yakındır. Öyleyse siz de onlardan biri olun."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 157,
            "translated_text": "Yağmurları müjdeleyen rüzgârları gönderen Allah -Subhanehu ve Teâlâ'dır. Rüzgârlar ağır sularla yüklü bulutları taşıyınca onları verimsiz diyarlara sürer ve o beldelere su indiririz. Bu suyla bütün ürün ve ekin çeşitlerinden çıkartıp, bitiririz. Bu şekilde ürünleri çıkardığımız gibi, ölüleri de kabirlerinden diri olarak çıkartırız. Ey insanlar! Bunu Allah’ın kudretini ve eşsiz yaratmasını hatırlamanızı umarak yaptık. Muhakkak Yüce Allah aynı şekilde ölüleri diriltmeye de kadirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Güzel toprak, bitkilerini Allah’ın izniyle tam ve güzelce çıkartır. Mü'min kimse de böyledir. Öğüt dinler, ondan istifade eder ve bu durum salih amelle neticelenir. Çorak tuzlu toprak ise bitkisini ancak hiçbir hayır olmayan zorlukla çıkarır. Kâfirler de böyledir. Öğütlerden faydalanmaz ve bu durum kendisinin de faydalanacağı salih bir amelle neticelenmez. Allah’ın nimetlerine şükreden, onları inkâr etmeyen ve Rablerine itaat eden topluluklara hakkı ispat etmek için tıpkı bu benzersiz çeşitlilikte olduğu gibi kanıtları ve hüccetleri türlü türlü sunarız."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Muhakkak biz Nuh’u, Allah’ı tevhit etmeye ve O'ndan başkasına ibadet etmeyi terk etmeye davet etmek üzere peygamber olarak kavmine gönderdik. Nuh onlara şöyle dedi: \"Ey kavmim! Bir tek Allah'a ibadet edin. Sizin ondan başka hak bir mabudunuz yoktur. Ey kavmim! Ben sizin için, küfürde ısrar etmeniz halinde çok büyük bir günün azabından korkuyorum.”"
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Kavminin ileri gelenleri ve liderleri ona dedi ki: \"Ey Nuh! Şüphesiz biz seni apaçık bir şekilde doğrudan uzaklaşmış olarak görüyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Nuh, kavminin büyüklerine şöyle cevap verdi: “Ben, sizin ileri sürdüğünüz gibi bir sapkın değilim. Kuşkusuz ben, ancak Rabbimden bir hidayet üzereyim. Ben ancak benim, sizin ve tüm âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ın sizlere gönderdiği bir peygamberim.”"
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Sizlere, Yüce Allah’ın bana vahyettiği dini tebliğ ediyor, O'nun emirlerini yerine getirmeye davet ediyorum. Sevap olan amellere teşvik ediyor, yasaklarını işlemenizden ve cezayı hak ettiren amellerden korkutuyorum. Böylece sizler için hayır istiyorum. Ben, Allah’ın bana vahiy yoluyla öğrettiği sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Rabbinizden size, aranızdan bildiğiniz bir adamın diliyle bir vahiy ve nasihat gelmesine şaşırıp hayrete mi düştünüz? O, sizin aranızda yaşamış, yalancı, sapkın ve tanımadığınız başka bir tür kimse değildir. Yalanlamanıza ve isyankâr olmanıza karşı sizi Allah’ın azabından korkutmak, emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak takvalı olmanız için gelmiştir. O'na iman ettiğiniz zaman umulur ki rahmet edilirsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Kavmi ise onu yalanladı ve ona iman etmeyerek, küfürlerinde devam ettiler. O da Allah’a onları helak etmesi için dua etti. Biz de onu ve gemide onunla beraber olan Mü'minleri boğulmaktan kurtardık. Ayetlerimizi inkâr edenleri ve yalanlamaya devam edenleri de onlara ceza olarak gönderilen tufanda boğarak helak ettik. Onların kalpleri hakka karşı kördü."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Âd kavmine de içlerinden bir peygamber olan Hûd -aleyhisselam-‘ı gönderdik. Onlara: \"Ey kavmim! Bir tek Allah’a ibadet edin. Sizin, ondan başka hak bir mabudunuz yoktur. Azabından kurtulmak için emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak ondan korkmaz mısınız?” dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Kavminin Allah’ı küfredip, peygamberini yalanlayan ileri gelenleri ve büyükleri dediler ki: “Ey Hûd! Biz kesinlikle biliyoruz ki bizi bir tek Allah'a ibadet etmeye ve putlara ibadet etmeyi terk etmeye davet ederek, sen akılsızlığın ve deliliğin hafifliği içindesin. Biz, peygamber olduğuna dair bize yaptığın çağrında senin kesinlikle yalancı birisi olduğuna inanıyoruz.”"
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 158,
            "translated_text": "Hûd, kavmine cevap olarak şöyle dedi: \"Ey kavmim! Bende bir akıl hafifliği veya delilik yok. Bilâkis ben âlemlerin Rabbinin bir peygamberiyim.”"
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 159,
            "translated_text": "Rabbimin bana kendisinin tevhit edilmesi ve şeriatından size bildirmemi emrettiklerini tebliğ ediyorum. Ben size tebliğ etmekle emrolunduğum şeyde güvenilir bir nasihatçiyim. Onlara herhangi bir şey eklemiyor veya eksiltmiyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 159,
            "translated_text": "Rabbinizin, uyarmaları için melek ve cin türünden değil, bilakis sizlerden bir adamın diliyle size vahiy ve nasihatlerle bir peygamber göndermesine şaşırıp hayret mi ettiniz? Rabbinizin sizi yeryüzüne yerleştirmesine ve küfürleri sebebiyle helâk ettiği Nuh kavminin ardından sizi yeryüzünün halifeleri kılmasına hamd ve şükredin. Sizi; iri cüsseli, güçlü, şiddetli ve cesaret bakımından başkalarından üstün kıldığı için Allah’a şükredin. Muradını elde etmeyi ve korkulandan kurtulmayı ümit ederek, Allah’ın sizin üzerinize olan çok geniş nimetlerini anın."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 159,
            "translated_text": "Kavmi ona dedi ki: “Ey Hûd! Bize bir tek Allah’a ibadet etmemizi ve babalarımızın ibadet ettiklerini terk etmemizi emretmek için mi geldin? Eğer vadettiğinde doğru söylüyorsan, bize vadettiğin azabı getir bakalım.”"
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 159,
            "translated_text": "Hûd onlara cevap olarak şöyle dedi: “Kesinlikle Yüce Allah’ın azap ve gazabını üzerinize gerekli kıldınız. Böylece bu azap kaçınılmaz olarak üzerinizde gerçekleşecektir. Sizin ve babalarınızın ilah olarak isimlendirdiği hiçbir hakikati olmayan putlar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? İlah olduklarına dair iddia ettiğiniz husus hakkında Allah hiçbir delil indirmemiştir. Aceleyle istediğiniz azabı bekleyin bakalım. Ben de sizinle beraber bekliyorum. O, mutlaka gerçekleşecektir.”"
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 159,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Hûd -<\/span>aleyhisselam- ve onunla beraber olan Mü'minleri katımızdan bir merhametle selamette kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları ve Mü'min olmayanları da helâk ederek yok ettik. Bilâkis onlar yalanlamalarından ötürü azaba müstahak oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 159,
            "translated_text": "Semud kavmine de onları Allah’ı tevhit etmeye ve O'na ibadet etmeye davet etsin diye kardeşleri Salih’i gönderdik. Salih onlara dedi ki: “Ey kavmim! Bir tek Allah’a ibadet edin. Sizin ondan başka ibadet edilmeye layık mabudunuz yoktur. Muhakkak size getirdiğimin doğruluğuna dair Allah’tan apaçık bir ayet geldi. Kayadan çıkan bir deve şeklinde bu mucize gerçekleşti. Su içmesi için ona ait belli bir vakit, sizin için belli günlerde içeceğiniz belli bir vaktiniz vardır.Bu deveye dokunmayın, bırakın Yüce Allah’ın arzında yesin. Sizin, onun azığını karşılamak gibi bir yükümlülüğünüz yoktur. Ona hiçbir şekilde eziyet etmeyin. Yoksa ona eziyet etmeniz sebebiyle size elem verici bir azap isabet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 160,
            "translated_text": "Yüce Allah Âd kavminin ardından sizleri yeryüzüne göndermiştir. Yüce Allah'ın bu nimetini sürekli anın. Faydalanmanız için sizleri onların topraklarına yerleştirdi ve böylece arzuladığınız şeyleri elde ettiniz. Bütün bunlar, Âd kavminin küfürde ve yalanlamada ısrar etmesi sebebiyle helak olmasının ardından gerçekleşti. Yeryüzünün ovalarında saraylar inşa ediyor ve dağları kendinize evler yapmak için yontuyorsunuz. Allah’a şükretmek için Allah’ın sizin üzerinizde olan nimetlerini çokça hatırlayın. Yeryüzünde bozgunculuk yapmayı bırakın. Bu da Allah’a karşı küfrü ve günahları terk ederek olur."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 160,
            "translated_text": "Kavminin kibirli olan ileri gelenleri ve önderleri, kavimlerinden hor gördükleri Mü'minlere şöyle dediler: \"Ey müminler! Salih’in, gerçekten Allah’ın bir peygamberi olduğunu biliyor musunuz?\" Hor görülen Mü'minler onlara cevap olarak dediler ki: \"Şüphesiz biz, Salih’in kendisiyle bize gönderilenleri doğruluyor, kabul ve itaat ediyoruz. Ayrıca dini ile de amel ediyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 160,
            "translated_text": "Kavminden büyüklenenler dediler ki: \"Ey müminler! Şüphesiz biz sizin tasdik ettiğinize iman etmiyor, bilakis küfrediyoruz. Onun şeriatıyla da amel etmiyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 160,
            "translated_text": "Allah’ın emirlerini yerine getirmekten büyüklenerek, kendilerine eziyet etmeleri yasak kılınan deveyi kestiler. Alay ederek ve Salih'in onlara vadettiklerini imkânsız görerek şöyle dediler: \"Ey Salih! Eğer gerçekten Allah’ın bir peygamberiysen, bize tehditle vadettiğin elem verici azabı getir bakalım.”"
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 160,
            "translated_text": "Kâfirlere, acele ettikleri azap geldi. Öyle ki, şiddetli bir deprem onları yakalayıverdi. Böylece yüzleri ve dizleri yere yapışmış olarak yere yığıldılar. Onlardan hiçbiri helâk olmaktan kurtulamadı."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 160,
            "translated_text": "Salih -aleyhisselam- kendisine icabet etmelerinden ümitsizliğe kapılmasının ardından kavminden yüz çevirerek onlara dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz Allah’ın size bildirmemi emrettiklerini sizlere ulaştırdım. Teşvik ederek ve korkutarak sizlere nasihat ettim. Fakat sizler, şevk ile sizi hayra ulaştırmak ve şerden uzaklaştırmak isteyen nasihatçileri sevmeyen bir topluluksunuz.”"
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 160,
            "translated_text": "Lût'un, kavmini kınayarak; \"Erkeklere yanaşarak, bu iğrenç, kınanmış ameli mi işliyorsunuz? Uydurmuş olduğunuz bu işi sizden önce hiç kimse işlememiştir.\" dediğini hatırla!"
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 160,
            "translated_text": "Sizler; şehvetinizi gidermede, şehvetin giderilmesi için yaratılmış kadınları bırakıp da erkeklere yanaşıyorsunuz. Bu yaptığınız işte ne akla, ne ayetlere, ne de fıtrata uydunuz. Bilâkis sizler, beşerin tuttuğu orta yolun sınırlarını aşarak, aklıselimden ve saygın fıtratın gerektirdiğinden saptınız. Böylece Yüce Allah’ın belirlemiş olduğu sınırları aştınız."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 161,
            "translated_text": "Bu ahlaksızlığı işleyen Lût kavmi haktan yüz çevirmiş ve kendilerine bu yaptıklarından dolayı inkârda bulunanlara karşı şöyle demişlerdir: \"Lût'u ve ailesini beldenizden çıkartın. Şüphesiz onlar yapmış olduğumuz bu işten uzak duran kimselerdir. Onların bizler arasında kalmasına izin vermek bize yakışmaz.”"
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 161,
            "translated_text": "Biz de onlara, gece azabın meydana geleceği beldeden çıkmalarını emrederek onu ve karısı hariç bütün ailesini kurtardık. Karısı, kavmiyle beraber kalanlar arasındaydı ve ona da geride kalanlara isabet eden azap isabet etti."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 161,
            "translated_text": "Onları çamurdan taşlarla taşlayarak üzerlerine çok şiddetli bir yağmur yağdırdık ve o beldeyi baş aşağıya çevirerek altını üstüne getirdik. -Ey Peygamber!- Günahkâr bu kavmin akıbetinin nasıl son bulduğu hakkında bir düşün? Yok olmak ve devamlı bir rezil rüsvalık ile hayatları son buldu."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 161,
            "translated_text": "Medyen kavmine de kardeşleri Şuayb -aleyhisselam-'ı gönderdik. Şuayb onlara şöyle dedi: \"Ey kavmim! Bir tek Allah’a ibadet edin. O'ndan başka ibadet edilmeye müstahak bir mabut yoktur. Sizlere Rabbimden getirmiş olduğumun doğruluğuna delalet eden, Allah’tan apaçık bir kanıt ve aşikâr deliller gelmiştir. Kilo ve ölçüyü tam tutarak insanlara haklarını verin. Mallarını kusurlu kılarak, miktarını azaltarak veya sahiplerini kandırarak insanların mallarından eksiltmeyin. Peygamberler gönderilerek ıslah edilmesinin ardından küfür ve günah işleyerek yeryüzünü ifsat etmeyin. Eğer Mü'minler iseniz, Allah’ın yasaklarından sakının, günahları terk edin. Yüce Allah’ın emrettiği şeyleri de yerine getirin. Zira bu emirlerin yerine getirilmesi kişiyi Yüce Allah'a yakınlaştırır."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 161,
            "translated_text": "İnsanları tehdit ederek onların mallarını haksız yere alıp, el koymak için yolların başına oturmayın. Yüce Allah’ın dinine ulaşmak isteyen kimseleri doğru yoldan alı koymayın. Sizler böyle yaparak Allah'ın yolunun bozuk\/yamuk olmasını ve insanların bu yola girmemesini arzulamaktasınız. Nimetlerinden dolayı O'na şükretmek için, Allah’ın üzerinize olan nimetlerini çokça hatırlayın. Sizler sayıca çok azdınız da o sizlerin sayısını çoğalttı. Yeryüzünde sizden önceki bozguncuların akıbetlerinin nasıl olduğuna dikkat edin. Şüphesiz akıbetleri helâk ve harap olmaktı."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 161,
            "translated_text": "Rabbimden getirdiğime sizden bir grup iman etmiş ve diğer bir grup ta iman etmemiştir. Ey Yalanlayanlar! Hüküm verenlerin en hayırlısı ve en adaletlisi olan Yüce Allah, aranızda hüküm verene kadar bekleyin bakalım."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 162,
            "translated_text": "Şuayb'ın kavminden büyüklük taslayanlardan ileri gelen önderleri Şuayb -aleyhisselam-'a dediler ki: \"Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte seni tasdik edenleri mutlaka memleketimizden çıkaracağız yahut mutlaka dinimize döneceksiniz.\" Şuayb onlara şaşırarak ve düşünceli bir şekilde: \"Üzerinde bulunduğunuzun batıl olduğunu bilmemize rağmen dininize ve milletinize istemeye istemeye mi tabi olalım?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 162,
            "translated_text": "Bizler üzerinde bulunduğunuz şirk ve küfre Yüce Allah'ın bizi bunlardan selamette kılmasından sonra inanacak olursak Allah'a karşı yalan söylemiş oluruz. Sizin batıl olan bu dininize tekrardan dönmemiz asla doğru ve isabetli olmaz. Ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın dilemesi başka. Zira her canlı Yüce Allah'ın dilemesine boyun eğmiştir. Rabbimiz ilmiyle her şeyi kuşatmıştır, hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bizi dosdoğru yolda sabit kılması ve Cehennem'in yollarından koruması için yalnızca Allah'a dayanıp güvendik. Rabbimiz! Bizimle kâfir kavmimizin arasında adaletle hükmet! Sen, mazlum hak sahibine inatçı zalim karşısında yardım et! Rabbimiz! Sen hükmedenlerin en hayırlısısın."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 162,
            "translated_text": "Şuayb'ın kavminden büyüklük taslayan, tevhid davetini reddeden ileri gelen kâfirler, Şuayb ve dininden tahzir ederek şöyle dediler: \"Ey Kavmimiz! Eğer Şuayb'ın dinine girerseniz, kendi dininizi ve babalarınızın dinini terk etmiş olursunuz. Bundan dolayı siz mutlaka helâk olursunuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 162,
            "translated_text": "Onları şiddetli sarsıntı, zelzele yakalamıştı da diyarlarında diz üstü çöküp yüzüstü uzanarak oldukları yerde ölmüş halde kaldılar."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 162,
            "translated_text": "Şuayb'ı yalanlayanların hepsi helâk oldular. Sanki orada yaşamamış ve orada hiçbir şeyden de istifade etmemiş gibiydiler. Şuayb'ı yalanlayanların asıl kendileri ziyana uğrayanlardır. Çünkü onlar hem kendilerini hem<br \/>\nde sahip oldukları bütün varlıklarını (mallarını) ziyana uğrattılar.<br \/>\nO'nun kavminden Mü'min olanlar ise, yalanlayan kâfirlerin iddia ettiği gibi ziyana uğrayanlardan olmadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 162,
            "translated_text": "Helâk olduklarında peygamberleri Şuayb -aleyhisselam- onlardan yüz çevirdi ve onlara hitap ederek dedi ki: \"Ey kavmim! Kesinlikle ben Rabbimin size tebliğ etmemi emrettiklerini tebliğ ettim ve nasihat ettim. Fakat siz nasihatımı kabul etmediniz ve yönlendirmeme boyun eğmediniz. Artık Allah'a karşı küfreden ve küfründe ısrar eden bir kavme karşı nasıl üzülebilirim?\""
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 162,
            "translated_text": "Kendilerine peygamber gönderdiğimiz memleketlerin halkı o peygamberi yalanlayıp, kâfir olurlarsa Bizler de onları yoksulluk, sıkıntı ve hastalıklarla yakalarız. Böylece Allah'a boyun eğerek, üzerinde oldukları küfür ve büyüklük taslamayı terk edip, bırakmalarını umarız. Bu Kureyş kabilesi ve Allah'ın sünnetini yalanlayıp, kâfir olan yalancı topluluklar için bir uyarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 162,
            "translated_text": "Sonra kötülüğü, fakirliği, darlığı ve hastalığı değiştirip yerine iyilik, hayır, bolluk ve güven verdik de halkın sayısı çoğaldı, malları bollaşıp arttı ve ardından şöyle dediler: \"Bizim başımıza gelen şer ve hayırlar olağan bir döngüdür. Daha önce bizim atalarımız da böyle darlığa düşmüşler ve sonra bolluk görmüşlerdi.\" Başlarına gelen bu sıkıntılardan ibret almaları ve kendilerine verilen bu nimetlerin de istidrac olduğunu anlamaları istenmişti. Biz de kendilerini, hiç farkında olmadıkları ve beklemedikleri bir sırada ansızın yakalayıp cezalandırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 163,
            "translated_text": "Eğer kendilerine peygamberlerimizi gönderdiğimiz o memleketlerin halkı rasûllerimizin onlara getirdiklerine içtenlikle iman edip tasdik etselerdi, Rablerinden korkup küfrü ve günah işlemeyi terkedip emirlerine uysalardı, biz de onlara hayır kapılarını her taraftan açardık. Fakat onlar tasdik etmediler, takvalı da olmadılar, bilâkis rasûllerinin kendilerine getirdiğini yalanladılar. Biz de onları işledikleri günah ve suçları sebebiyle aniden azap ederek yakalayıverdik."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 163,
            "translated_text": "Yoksa yalanlayan o ülkelerin halkı azabımızın geceleyin, onlar uykuda rahat ve tam sükûnet içerisinde iken başlarına gelmesinden güvende mi oldular?"
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 163,
            "translated_text": "Ya da o ülkelerin halkı azabımızın günün ilk vaktinde (kuşluk vakti) onlar dünya işleriyle meşgul iken başlarına gelmesinden güvende mi oldular?"
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 163,
            "translated_text": "Onlara bakıp, ibret alın. Zira Yüce Allah onlara istidrac olarak mühlet ve bir süre vermiş, kuvvet ve rızıklarında bolluk bahşetmiş ve böylece onları adım adım azaba yakınlaştırmıştır. Yalanlayan o ülkelerin halkı Yüce Allah'ın gizli bir şekilde onlar için hazırlamış olduğu tuzağından emin mi oldular? Hâlbuki Allah'ın tuzağından, hüsrana uğrayan kimselerden başkası güvende olamaz. Fakat, muvaffak olanlar şüphesiz Allah'ın tuzağına uğramaktan korkarlar. Allah'ın kendilerine vermiş olduğu nimetlere aldanmazlar. Onlar ancak Allah'ın kendilerine olan ihsanını görürler ve O'na bunun için şükrederler."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 163,
            "translated_text": "Günahları sebebiyle kendilerinden önce helâk olanların yerine yeryüzüne varis olanlar için bu gerçek belli olup ta onların başına gelenlerden ibret almadılar mı? Bilâkis öncekilerin yapmış oldukları şeyleri kendileri de yaptılar. Yüce Allah şayet dileseydi yeryüzünde bir kural olarak günâhları sebebiyle onların başına bir azap gönderirdi. Kalplerini mühürler, ardından hiçbir öğüt tutmaz ve hiçbir hatırlatma da fayda vermez hale gelirdi. Onlar bunu hâlâ anlamadılar mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 163,
            "translated_text": "İşte bunlar önce ki Nuh, Hud, Salih, Lût, Şuayb'ın memleketleridir. -Ey Rasûl!- Sana onların haberlerini okuyoruz ve onların içinde bulundukları yalanlama, inat ve bunlar sebebi ile başlarına gelen helâk oluşları hakkında seni haberdar ediyoruz ki, bütün bunlar ibret alanlar için bir ibret ve öğüt alanlar için de bir öğüt olsun. Kesinlikle bu ülkelerin rasûlleri sadık olduklarını ispat eden apaçık delillerle gelmişlerdi. Zaten Allah'ın ezelî ilminde sabit olduğu üzere rasûllerin onlara gelmesinden sonra da onlar iman etmeyecekler ve yalanlayacaklardı. Yüce Allah, rasûllerini yalanlayan bu ülkelerin halklarının kalplerini mühürlediği gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman etmeyip, kafir olanların kalplerini de mühürler. Böylece iman etmek için hidayet bulamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 163,
            "translated_text": "Kendilerine rasûller gönderilen ümmetlerin çoğunda Allah'ın onlara vasiyet ettiklerine karşı ahde vefa ve iltizam bulmadığımız gibi emirlere uyma diye bir şey de bulmadık. Gerçek şu ki, onların çoğunu Allah'a itaat etmekten çıkmış bulduk."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 163,
            "translated_text": "O rasûllerden sonra Musa -aleyhisselam-'ı apaçık mucizeler ve onun doğruluğunu ispat eden delillerimiz ile Firavun'a ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr edip, küfrettiler. Ey Rasûl! Derin derin düşün! Firavun'un ve kavminin akibeti nasıl oldu? Yüce Allah onları denizde boğarak helâk etti. Dünyada ve âhirette peşlerine lanet taktık."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 163,
            "translated_text": "Allah, Musa'yı Firavun'a gönderince ona geldi ve şöyle dedi: \"Ey Firavun! Kuşkusuz ben bütün yaratılmışların yaratıcısı, mâliki ve onların bütün işlerini idare eden Yüce Allah tarafından gönderilmiş bir rasûlüm.\""
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Musa dedi ki: \"Ben Allah tarafından gönderildiğimden dolayı bana ancak gerçek olanı söylemek yaraşır. Kesinlikle ben size doğru bir peygamber olduğumu ispat eden apaçık bir delille geldim ve size Rabbim tarafından gönderildim. Esaret ve baskı altında bulunan İsrailoğulları'nı benimle beraber serbest bırak.\""
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Firavun, Musa'ya: \"İddia ettiğin gibi eğer bir mucize ile geldiysen, iddia ettiğinde doğru söyleyen biriysen, onu göster bakalım!\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Musa asâsını yere attı ve o bizzat izleyenler için hemen büyük bir yılana dönüştü."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Elini gömleğinin göğüs tarafından ya da koltuk altından çıkararak gösterdi. Eli bembeyazdı. Bu beyazlık abraş hastalığı olan kişilerdeki beyazlık gibi değildi. Elinin şiddetli beyazlığından dolayı bakanlara ışıldamaya başladı."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Kavmin ileri gelen büyükleri ve önderleri Musa'nın asasının büyük bir yılana dönüşmesi ve elinin abraş hastalığı olmadan bembeyaz ışıl ışıl parladığını gördüklerinde; \"Musa ancak sihirde çok kuvvetli bilgiye sahip bilgin bir sihirbazdır.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Bu yaptıkları ile sizi bu topraklarınız olan Mısır'dan çıkarmak istiyor. Sonra Firavun ileri gelenlerle Musa -aleyhisselam- hakkında istişare ederek şöyle dedi: \"Bana ne gibi bir görüş ifade etmek istersiniz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "(İleri gelen önderler) Firavun'a şöyle dediler: \"Musa ve kardeşi Harun'u şimdilik beklet ve Mısır'ın şehirlerinde bulunan bütün sihirbazları toplayan memurlar gönder.\""
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Şehirlere sihirbazları toplamaları için gönderdiğin kimseler sana işlerinin ustası güçlü sihirbazları getirsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Firavun sihirbazları toplayan memurlar gönderdi. Sihirbazlar Firavun'a geldiklerinde: \"Eğer kendileri, Musa'yı sihirleri ile yenip mağlup ederlerse onlar için bir mükâfat var mıdır?\" diye sordular."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Firavun da onların bu isteklerine karşılık şöyle cevap verdi: \"Evet! Kuşkusuz sizin için bir mükâfat ve bir de ücret vardır ve mevki bakımından bana yakın kimselerden olacaksınız.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Sihirbazlar Musa'ya karşı galip geleceklerinden kesin emin oldukları için üstünlük taslayarak ve kibirli bir şekilde şöyle dediler: \"Ey Musa! Önce sen mi maharetini göstermek için atmak istersin, yoksa ilk atanlar biz mi olalım?\""
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Musa Rabbinin kendisine yardım edeceğinden emin olduğu için onlara aldırış etmeden şöyle cevap verdi: \"Önce siz iplerinizi ve asalarınız atın.\" dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler ve olayın hakikatini idrak etmekten insanları engelleyerek onları korkuttular. Çok kuvvetli bir sihir yaparak izleyenleri büyülediler."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Yüce Allah peygamber olarak gönderdiği ve kendisi ile konuştuğu Musa -aleyhisselam-'a şöyle vahyetti: \"Ey Musa! Asanı at!\" Bunun üzerine o da asasını attı. Birdenbire Musa'nın asası bir yılana dönüştü. Bu yılan sihirbazların gerçek dışı yaptıkları ve insanların böylece yanılgıya kapılarak hareket eden yılanlar şeklinde gördükleri asa ve ipleri yakalayıp, yutuverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Böylece hak ortaya çıktı ve Musa -aleyhisselam-'ın getirdiği şeyin doğruluğu açıklığa kavuştu. Aynı zamanda sihirbazların da yapmış oldukları sihrin batıllığı ayan beyan ortaya çıktı."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Mağlup olup hezimete uğradılar ve Musa insanların toplandığı o alanda onlara karşı üstün geldi. Sihirbazlar orada zayıf ve yenilmiş kimseler oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 164,
            "translated_text": "Sihirbazlar, Allah Teâlâ'nın kudretinin azametini ve apaçık ayetlerini gördükleri gibi hemen Allah -Subhanehu ve Teâlâ- için secdeye kapandılar."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Sihirbazlar bütün yaratılmışların Rabbine iman ettik dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Musa ve Harun -aleyhimesselam-'ın Rabbine iman ettik. Sadece ibadet edilmeyi hak eden O'dur. Kendisinden başka ilah olduğu iddia edilenler ibadeti hak etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Sihirbazlar bir ve tek olan Allah'a iman ettikten sonra, Firavun onları tehdit ederek şöyle dedi: \"Ben size izin vermeden önce Musa'yı; tasdik edip ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz sizin Musa'ya iman edip, getirdiğine tasdikte bulunmanız; şehirde bulunanları şehirden çıkarmak için sizin Musa ile beraber düzenlemiş olduğunuz bir hile ve aldatmadır. -Ey sihirbazlar!- İlerde başınıza ne gibi bir azabın ve ne gibi bir işkencenin geleceğini öğreneceksiniz.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Firavun sihirbazlara, mutlaka her birinizin sağ elini ve sol ayağını veya sol elini ve sağ ayağını keseceğim. Sonra da size işkence olması ve sizi bu halde gören herkesi korkutmak için hepinizi hurma ağaçlarının gövdelerine asacağım."
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Sihirbazlar Firavun'un tehdidine karşılık: \"Şüphesiz biz yalnız Rabbimize döneceğiz. Bize yapmış olduğun bu tehdidini hiç umursamıyoruz.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Ey Firavun! Musa'nın eliyle gelen Rabbimizin ayetlerini tasdik ettiğimiz için inkâr ediyor bize öfkeleniyorsun. Eğer bu ayıplanacak bir suç veya günah ise, bu bizim günahımızdır. Bunun ardından Allah'a dua etmek için yöneldiler ve yalvarışlarında şöyle dediler: \"Ey Rabbimiz! Hak üzerine sabit kalmamız için bize bol bol sabır ver. Emrine boyun eğen, Rasûlüne tabi olan ve sana teslim olanlar olarak canımızı al.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Firavun'un kavminden ileri gelenleri Firavun'u Musa'ya ve onunla birlikte olan Mü'minlere karşı kışkırtarak: \"Ey Firavun! Musa ve kavmini yeryüzünde fesadı yaymaları, seni ve ilâhlarını terk etmeleri ve yalnız Allah'a ibadet etmeye davet etmeleri için mi bırakacaksın?\" dediler. Firavun: \"İsrailoğulları'nın erkek çocuklarını öldüreceğiz, kadınlarını da hizmet etmeleri için hayatta bırakacağız. Biz şüphesiz onların üzerinde tam bir hakimiyet, ezici ve mağlup edici üstünlüğe sahibiz.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Musa, kavmine vasiyet ederek şöyle dedi: Ey kavmim! Üzerinizden zulmün kalkması ve menfaatlı olanı kendinize çekmeniz ve zararı başınızdan def etmeniz için yardımı yalnız Allah'tan isteyin, üzerinizdeki belaya ve sıkıntıya sabredin. Şüphesiz yeryüzü yalnız Allah'ındır, Firavun'un ya da başkasının değildir. Bundan dolayı kimse orada mutlak hüküm ve otorite sahibi olmaz. Allah insanlar arasında istediği şekilde yeryüzünün hakimiyetini döndürür. Yeryüzünde güzel akıbet başlarına hangi musibet ve imtihan gelirse gelsin, Rablerinin emirlerine uyan ve yasaklarından sakınan Mü'minlerindir."
        },
        {
            "ayah_number": 129,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Musa'nın İsrailoğulları'ndan olan kavmi Musa -aleyhisselam-'a şöyle dediler: \"Ey Musa! Sen bize gelmezden önce de, sen bize geldikten sonra da Firavun'un erkek çocuklarımızın öldürülmesi ve kadınlarımızın hayatta hizmet etmek için bırakılması ile işkenceye maruz kaldık.\" Musa -aleyhisselam- onlara nasihatta bulunarak ve kurtulmalarının müjdesini vererek şöyle dedi: \"Umulur ki Rabbiniz, düşmanınız Firavun ve kavmini helâk eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar.Ondan sonra da şükür ile mi yoksa inkar ile mi amel edeceğinize bakar.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 130,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 165,
            "translated_text": "Kesinlikle biz Firavun hanedanını, belki düşünürler ve ders alırlar diye senelerce kuraklık, kıtlık, yeryüzünün ürün ve mahsullerini eksiltmekle cezalandırdık. Bu başlarına gelen sıkıntılar yapmış oldukları küfürlerinin cezasıdır ve umulur ki, bu olanlardan ders alıp akabinde Allah'a tevbe ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 131,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 166,
            "translated_text": "Firavun hanedanı ürünlerde bolluk, güzellik ve fiyatlarda ucuzluk görünce, \"Hak ettiğimiz ve sadece bize özel olduğu için bu bize verildi\" derler. Eğer kendilerine bir felaket ve kuraklık, kıtlık, hastalıkların artması ve diğer başka musibetler gelirse Musa ve onunla beraber olan İsrailoğulları'nı uğursuzluk sayarlardı. Gerçek o ki, onların başına gelen bu uğursuzluğun hepsi her noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın takdiridir. Hâlbuki ne kendilerinin ne de Musa -aleyhisselam-'ın bir alakası vardır. Sadece onlara bu belanın gelmesi, Musa -aleyhisselam-'ın onlara bedduasındandır. Fakat çoğu bunu bilmezler ve bu tür olayları Allah'tan başkasına isnat ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 132,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 166,
            "translated_text": "Firavun 'un kavmi hakka karşı inat ederek Musa -aleyhisselam-'a şöyle dediler: \"Sen bize hangi mucize ve delili getirirsen getir ve inandıklarımızın batıl olduğunu ispat etmek ve bizi ondan çevirmek ve getirdiklerinin doğru olduğunu kabul etmemiz için hangi hucceti sunarsan sun bizler sana asla iman edecek değiliz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 133,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 166,
            "translated_text": "Biz de onların yalanlamaları ve inatları üzerine ceza olarak bir tufan gönderdik. Bu tufan ekinlerini ve meyvelerini basıp, sular altında bıraktı. Mahsullerini yiyen çekirgeler, ekinlere zarar veren veya insanların saçlarında bulunup onlara zarar veren bitler\/haşereler gönderdik. Bir de onların üzerlerine kurbağalar gönderdik. Bu kurbağalar bütün kaplara girip, doluştu, yemeklerini bozdu ve onların uykularını kaçırdı. Ayrıca üzerlerine kan gönderdik ve birden kuyu ve nehirlerdeki bütün sular kana dönüştü. Biz bütün bu mucizeleri ayrı ayrı açıklayıcı olarak, peşpeşe gönderdik. Başlarına gelen bütün bu cezalara rağmen yine Allah'a iman etmeye ve Musa -aleyhisselam-'ın getirdiklerini tasdik etmeye karşı büyüklük tasladılar. Onlar günahkâr ve isyankâr bir kavimdiler. Hiçbir batıldan vazgeçmiyorlardı ve hidayet bulmak için hiçbir hakka da yönelmiyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 134,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 166,
            "translated_text": "Başlarına adı geçen o azap gelince, Musa -aleyhisselam-'a yönelerek şöyle dediler: \"Ey Musa! Seni peygamberlik vazifesi ile seçmesi, tövbe etmek kaydıyla bize isabet eden azabı kaldıracağına dair sana söz vermesi adına Rabbine bizim için dua et. Şayet bunu bizden giderirse sana iman edeceğiz ve muhakkak İsrailoğulları'nı seninle beraber göndereceğiz ve onları serbest bırakacağız.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 135,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 166,
            "translated_text": "Suda boğulup helâk olmadan önce belirli müddete kadar azabı onlardan kaldırdığımızda, iman edeceklerine ve İsrailoğulları'nı göndereceklerine dair verdikleri sözlerini bozdular. Küfürlerine devam ettiler ve Musa -aleyhisselam- ile İsrailoğulları'nı beraber serbest bırakıp göndermekten vazgeçtiler."
        },
        {
            "ayah_number": 136,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 166,
            "translated_text": "Helâk edilmeleri için belirlenen zaman gelince, ayetlerimizi yalanlamaları ve o ayetlerin işaret ettiği hakkında hiçbir şüphe bulunmayan hakkı yalanlamaları sebebiyle denizde boğmak suretiyle üzerlerine gazabımızı indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 137,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 166,
            "translated_text": "Firavun ve kavminin hor gördüğü İsrailoğulları'nı yeryüzünün doğu ve batısına -burası ile Şam bölgesi kastedilmiştir- mirasçı kıldık. Yüce Allah'ın bereketli kıldığı bu bölge ekilen ekin ve meyvelerin en güzel olduğu yerdir. Ey Rasûl! Rabbinin onlara verilen güzel sözü Allah Teâlâ'nın şu buyruğunda zikredilmiştir: \"Biz ise, ülkede güçsüz bırakılanlara iyilik etmek ve onları önderler yapmak ve onları oraya mirasçı kılmak istiyoruz.\" (Kasas Suresi: 5) Firavun 'un ve kavminin vermiş olduğu sıkıntılara sabırları sebebi ile Allah Teâlâ onları yeryüzünde güçlendirdi. Firavun'un yapmakta olduğu sarayları ve yetiştirdiği bahçeleri de helâk ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 138,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 167,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- asası ile denize vurunca deniz ikiye ayrıldı ve biz İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Allah'tan başka putlar edinen bir kavme rastladılar. İsrailoğulları <span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'a: \"Ey Musa! Bunların kendilerine ait Allah'tan başka taptıkları putları olduğu gibi sen de bizim için tapacağımız bir put yap.\" dediler. Musa onlara: \"Ey kavmim! Siz gerçekten Allah'ın birliği ve tazimi hakkında gerekli olan hususlarda cahil bir kavimsiniz.\" dedi. Yüce Allah'a şirk koşulması ve O'ndan başkasına ibadet edilmesi asla olacak bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 139,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 167,
            "translated_text": "Şüphesiz bunların tapmış oldukları putları ve dinleri helâk olmaya mahkûmdur ve Allah ile beraber başkasına yapmış oldukları şirk içeren bütün ibadetleri ve itaatlari de hepsi batıldır."
        },
        {
            "ayah_number": 140,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 167,
            "translated_text": "Musa kavmine dedi ki: \"Ey kavmim! Büyük mucizelerine şahit olup ayan beyan görmenize rağmen nasıl olur da sizin için Allah'tan başka ibadet edeceğiniz ilah ararım? O -Subhanehu ve Teâlâ- düşmanlarınızı helâk ederek size nimette bulunmuş, sizi zamanınızın insanlarına üstün tutmuş, yeryüzüne halife kılmış ve dünyada güçlü kimseler kılmıştır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 141,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 167,
            "translated_text": "Ey İsrailoğulları! Hani sizi Firavun ve kavminin sizi küçük düşürmesinden kurtardığımız zamanı hatırlayın. Zira erkek çocuklarınızı öldürüp,<br \/>\nkadınlarınızı hizmetçi olarak çalıştırmak için hayatta bırakmak gibi size çeşitli işkence ve küçük düşüren azapları tattırıyorlardı. Firavun ve kavminden kurtarılmanız size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandır. Sizin buna karşılık şükretmenizi gerektirmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 142,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 167,
            "translated_text": "Yüce Allah, Rasûlü Musa -aleyhisselam- ile münacatı için otuz gece için sözleşti. Sonra Yüce Allah buna on gece daha ekledi ve böylece kırk gece oldu. Musa Rabbinin münacatı için gitmek istediğinde, kardeşi Harun'a: \"Ey Harun! Kavmimde benim halifem ol. Onlara güzel ve yumuşak davran ve düzenli bir şekilde idare et. Günah işleyerek ifsat edenlerin yolunu tutma ve asilere de yardımcı olma!\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 143,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 167,
            "translated_text": "Musa, Rabbi ile münacatı için tayin ettiğimiz vakitte geldi. O süre kırk gece oldu. Rabbi Musa ile emirleri, yasakları ve başka hususları konuştu. Musa'nın nefsi Rabbini görmeyi arzuladı ve O'na bakmak istedi. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- onun bu dileğine şöyle cevap verdi: \"Beni dünya hayatında asla göremezsin. Çünkü ona gücün yetmez. Fakat dağa bak, ben ona tecelli edeceğim, eğer yerinde durabilirse sen de beni göreceksin. Eğer tecelli ettiğim dağ yerle bir dümdüz olursa, beni dünyada asla göremeyeceksin.\" Allah, dağa tecelli edince onu yerle bir dümdüz etti. Musa da baygın düştü. Musa, kendisine isabet eden baygınlığından ayılınca dedi ki: \"Ey Rabbim! Seni layık olmayan bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim. İşte ben seni dünyada görmeyi istedim şimdi tevbe ediyorum. Ben kavmimin sana ilk iman edenlerindenim.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 144,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 168,
            "translated_text": "Allah, Musa'ya: \"Ey Musa! Şüphesiz ben seni insanlara risaletlerim ile seçip gönderdiğim zaman insanlara üstün kıldım. Vasıtasız seninle konuşmamla seni faziletli kıldım. Sana bahsetmiş olduğum bu üstün şeref ve kıymeti al ve sana verilen bu büyük hediyeden dolayı Allah'a şükredenlerden ol!\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 145,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 168,
            "translated_text": "Biz Musa'ya tahtada veya başka levhalarda İsrailoğulları'nın din ve dünyaları ile ilgili ihtiyaç duydukları her şeyi, açıklanmaya ihtiyaç duyulan hükümleri açıklayarak onlardan öğüt almak isteyenler için bir öğüt olarak yazdık. \"Ey Musa! Bu Tevratı ciddiyet, özen ve sebatla al. Kavmin İsrailoğulları'na da onu en güzel şekilde almalarını emret. Zira emredilenleri en güzel şekliyle yapmak karşılığında bol sevap verilen davranışlardan birisidir. Emirlerime muhalefet edip, itaatimin dışına çıkan ve ardından helâk ve hüsrana ulaşacak olan kimselerin akibetlerini size yakında göstereceğim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 146,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 168,
            "translated_text": "Haksız yere hakka ve Allah'ın kullarına karşı kendilerini üstün görenleri yeryüzünde ve kendi nefislerindeki ayetleri ve kitabımın ayetlerini anlayıp ibret almaktan uzaklaştıracağım. Her ayeti görseler dahi ondan yüz çevirip itiraz etmeleri, Allah ve Rasûlünün yolundan sapmalarından dolayı tasdik etmezler. Şayet Allah'ın rızasına ulaştıran hak yolu görseler bile o yolu arzulayıp ilerlemezler. Eğer günah ve sapıklık yolunu görseler Allah'ın gazabına götüren bu yolda ilerlerler. Onların bu başına gelen rasûllerin getirdiğini doğrulayan Allah'ın yüce ayetlerini yalanlamarından ve onlara bakmaktan gafil olduklarından dolayıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 147,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 168,
            "translated_text": "Rasûllerimizin doğruluğunu ispat eden ayetlerimizi ve ahiret gününde Allah ile buluşmayı yalanlayanların itaat cinsinden yapmış oldukları amelleri geçersiz kılınmıştır. İman şartı gerçekleşmediği için yaptıklarına karşılık sevap almazlar. Ahiret gününde ancak Allah'a karşı işlemiş oldukları küfür ve şirklerinin karşılığı ile cezalandırılırlar. Bunun cezası da Cehennem'de ebedî kalmaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 148,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 168,
            "translated_text": "Musa, Rabbi ile konuşmaya gittikten sonra kavmi ziynet eşyalarından ruhu olmayan\/cansız böğüren bir buzağı yaptı. Bu buzağının onlarla konuşamayacağını, onları somut ve soyut bir hayır yoluna irşat edemeyeceğini, bir fayda sağlamayacağını ve üzerlerinde olan bir zararı kaldıramayacağını bilmiyorlar mı? Onu kendilerine ilah edindiler ve böylece kendi nefislerine zulmeden kimseler oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 149,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 168,
            "translated_text": "Kendilerinin Allah ile birlikte buzağıyı ilah edinip dosdoğru yoldan saptıklarını anlayıp şaşırarak pişman olduklarında Allah'a yalvararak dediler ki: \"Eğer Rabbimiz bize merhamet edip bizi kendisine itaat etmeye muvaffak kılmasaydı, buzağıya tapmaya yöneldiğimizden dolayı bizi bağışlamasaydı, dünyası ve ahireti hüsrana uğrayanlardan olurduk.\""
        },
        {
            "ayah_number": 150,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 169,
            "translated_text": "Musa, Rabbi ile münacat etmesinin ardından buzağıya tapmalarından dolayı kavmine karşı öfke ve üzüntü ile gelerek onlara şöyle dedi: \"Ey kavmim! Benim sizden ayrılıp gitmemden sonra ardımdan hak yoldan sapmanız sizi helâke götüren ne kötü bir haldir. Beni beklemekten bıktınız da buzağıya ibadet etmeye mi yöneldiniz? Musa üzüntüsünün ve öfkesinin şiddetinden dolayı taşımış olduğu Tevrat'ın o levhalarını yere attı. Kardeşi Harun'un kavmi ile birlikte kalıp onların buzağıya ibadet etmelerini gördüğü halde değiştirmemesine (öfkelenerek) kardeşinin saçını ve sakalını tutup kendine doğru çekti. Harun bunun üzerine Musa'dan özür dileyerek ve şefkatli olmasını bekleyerek dedi ki: \"Ey Anamın oğlu! Kuşkusuz bu kavim beni zayıf sayarak küçümsediler ve neredeyse beni öldüreceklerdi. Düşmanları sevindirecek cezayla beni cezalandırma ve bana olan öfken sebebi ile beni Allah'tan başkasına ibadet eden bu zalim kavimle bir tutma!\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 151,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 169,
            "translated_text": "Musa, Rabbine dua ederek şöyle dedi: \"Ey Rabbim! Beni ve kardeşim Harun'u bağışla, bizi rahmetine al. Rahmetin, bizim her tarafımızı kuşatsın. Ey Rabbim! Zira Sen her merhamet sahibinden daha merhametlisin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 152,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 169,
            "translated_text": "Şüphesiz buzağıyı ibadet edilen ilah edinen kimselere Rableri tarafından bu dünyada şiddetli bir gazap ve aşağılanma erişecektir. Bu Rablerini öfkelendirdikleri ve önemsemedikleri içindir. İşte biz Allah'a böyle yalanlar uyduranları bunun gibi cezalarla cezalandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 153,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 169,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Allah'a karşı şirk koşarak, günah işleyip kötülük yapanlar bunların ardından Allah'a tevbe ederek iman edenlerse kuşkusuz senin Rabbin bu tevbeden ve şirkten imana, günahlardan itaatlere döndükten sonra onların günahlarını örterek bağışlar ve onlara karşı çok merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 154,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 169,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'ın öfkesi yatışıp sakinleşince öfkesi sebebi ile atmış olduğu levhaları tekrar aldı. Bu levhalar sapıklıktan hidayete kavuşmayı, hakkın açıklanmasını, Rablerinden ve azabından korkan kimseler için rahmeti içermekteydi."
        },
        {
            "ayah_number": 155,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 169,
            "translated_text": "Musa, cahillerin buzağıya tapmasından dolayı Rabbinden özür dilemeleri için kavmini temsil eden seçkinlerden yetmiş adamı seçti. Allah onlara hazır olacakları bir vakit tayin etti. O vakitte hazır olduklarında Allah'a karşı cesaret edip Musa'dan kendilerine Allah'ı apaçık gözleri ile ayân beyan görmeği talep ettiler. İşte bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tuttu ve onun korkunçluğundan dolayı yıldırım çapmış gibi bayılıp düştüler ve helâk olup öldüler. Musa, Rabbine yalvarıp yakardı ve dedi ki: \"Ey Rabbim! Eğer dileseydin onları da beni de daha gelmeden önce helâk ederdin. İçimizden bir takım beyinsizlerin işlediği günah yüzünden bizi helâk edecek misin? Kavmimin buzağıya tapma hâdisesinde bulunmaları ise, o ancak senin imtihan ve sınavından başka bir şey değildir. Bununla sen dilediğini saptırırsın, dilediğini de hidayete iletirsin. Sen bizim velimizsin, bize geniş merhametinle merhamet eyle. Sen bağışlayanların ve günahları affedenlerin en hayırlısısın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 156,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 170,
            "translated_text": "Bizleri bu hayatta nimetlerle, esenlikle ikramda bulundukların, salih amel yapmaya muvaffak ettiklerin, kendilerine ahirette Cennet'i hazırladığın salih kullarından kıl. Kuşkusuz biz sana tevbe ettik, taksiratımızı itiraf ederek sana döndük. Allah Teâlâ da şöyle buyurmuştur: \"Azabıma, bedbahtlığa götürecek amelleri işleyenlerden istediğimi uğratırım. Rahmetim ise dünyada her şeyi kuşatmıştır. Allah'ın rahmeti, ihsanı ve lütfu her kula ulaşmıştır. Rahmetimi ahirette emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkanlara, mallarının zekâtını hak edenlere verenlere ve bizim ayetlerimize inananlara yazacağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 157,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 170,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- okuma yazma bilmeyen ümmî bir peygamberdir. Rabbi ona vahiy göndermiştir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-e tabi olanlar, Musa -aleyhisselam-'a indirilen Tevrat'ta ve İsa -aleyhisselam-'a indirilen İncil'de onun ismini, sıfatlarını ve kendisine indirilenleri yazılı olarak bulurlar. Onlara güzel ve doğru olan şeyleri emreder. Aklıselim ve temiz fıtratın çirkin gördüğünü de yasaklar. Onlara içinde zararlı şeyler bulunmayan lezzetli yiyecekleri, içecekleri ve evlilikleri helâl kılar. Kötü ve şerli olanları ise haram kılar. İster kasten öldürmüş olsun veya hatayla öldürmüş olsun her iki halde de katilin öldürülmesini gerekli kılan hükümler gibi, onların sorumlu tutulduğu zor ve meşakketli sorumlulukları onlardan kaldırır. İsrailoğulları ve başkalarından ona iman edenler, onu yüceltenler, ona düşmanlık yapan kâfirlere karşı yardım edenler, yolu aydınlatan ve hidayete erdiren bir nûr olan Kur'an'a uyanlar, işte onlar talep ettiklerine ulaşacaklar ve korktuklarından emin ve uzak olacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 158,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 170,
            "translated_text": "Ey Râsûl! De ki: \"Ey insanlar! Gerçekten ben Arap ve Acemlere, tüm insanlara gönderilmiş Yüce Allah'ın bir rasûlüyüm. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'na aittir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan başka hak mabud yoktur. O ölüleri diriltir ve hayatta olanları öldürür. Ey insanlar! Allah'a ve okuma yazma bilmeyen peygamberi ve Rasûlü olan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman edin. O, Rabbi tarafından kendisine vahyedilenle geldi. Allah'a ve Rasûlüne indirilene ve kendisinden önce gelen peygamberlere indirilene aralarında ayırım yapmadan iman edin. Rabbinden getirdiklerine uyun, umulur ki dünyada ve ahirette faydalanacağınız hidayete eresiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 159,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 170,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'ın kavmi İsrailoğulları içinde hak din üzerinde ilerleyip, istikamet üzere olan bir cemaat vardı. İnsanları o dosdoğru olan dine irşat ederler, adaletle hükmeder ve zulüm etmezlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 160,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 171,
            "translated_text": "Biz İsrailoğulları'nı on iki kabileye ayırdık. Kavmi kendisinden su için Allah'a dua etmesini isteyince, biz Musa'ya: \"Ey Musa! Âsânla taşa vur!\" diye buyurduk. Bunun üzerine Musa da taşa vurdu ve kabilelerin sayısı kadar on iki pınar fışkırdı. Onlardan her kabile kendine özel su içme yerini belledi. Diğer kabile o su içme yerinde onlara ortak olmadı. Ardından üzerlerine bulutla gölge yaptık ve onların yürüyüşleri ile birlikte onlarla beraber hareket ettirdik. Onlar yürüdüklerinde bulut onların üzerinde hareket eder ve durduklarında da dururdu. Onlara kendi nimetlerimizden bal gibi tatlı bir içecek ve bıldırcına benzeyen eti lezzetli küçük bir kuş etini rızık olarak indirdik. Onlara dedik ki: Size verdiğimiz bu temiz rızıklardan yiyin. Onların zulmetmesi ve kendilerine verilen nimetlere karşı nankörlük etmeleri bize bir noksanlık vermedi. Fakat onlar, Allah'ın emirlerine muhalefet ederek ve vermiş olduğu nimetlerine karşı nankörlük ederek helâk olma yollarını açıp kendi nefislerine zulmettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 161,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 171,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Allah'ın İsrailoğulları'na: \"Kudüs'e giriniz, onun meyvelerinden dilediğiniz yerden ve istediğiniz zaman yiyiniz\" dediği zamanı hatırla! Hani onlara \"Ey Rabbimiz günahlarımızı bağışla!\" deyiniz. Kapıdan boyunlarınızı eğerek ve Rabbinize itaat ederek giriniz. Eğer bunu yaparsanız günahlarınızı bağışlarız. İyilik yapanlara dünya ve ahiretin hayırlarını arttıracağız diye buyurmuştu."
        },
        {
            "ayah_number": 162,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 171,
            "translated_text": "Onlardan zalim olanlar, emredildikleri sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirerek, bağışlanmayı talep etmeleri emredilmişken bu kelimeyi değiştirerek (harfleri bakımından yakın olan) tane buğday dediler. Söylemeleri emredilen fiili değiştirdiler ve şehre, Allah'a itaat ederek ve başlarını eğerek girmek yerine kıçlarının üzerine sürünerek girdiler. Biz de zulümlerinden ötürü üzerlerine gökten azap gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 163,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 171,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudilere denizin kıyısında bulunan şehir halkının <span class=\"text-danger\">-<\/span>geçmiş atalarının<span class=\"text-danger\">-<\/span> durumunu bildiren kıssasını onlara hatırlatarak sor. Yüce Allah onlara cumartesi günü balık avlamayı yasaklamasına rağmen Allah'ın hududunu aşarak o gün balık avlarlardı. Onlara imtihan olarak balıklar o gün su yüzüne çıkarak yüzerler ve diğer günlerde ise su yüzüne çıkmazlardı. Allah onları itaatından çıktıkları ve günah işledikleri için böyle imtihan etmiştir. Balıkları avlamak için hile yaparak çukurlar kazıp o çukurlarda ağlarını kurarlardı ve balıklar cumartesi günü ağlara takılırdı ve pazar günü olduğunda da o yakaladıkları balıkları alıp yerlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 164,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 172,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Hani içlerinden bir grup, onları bu kötü işlerden yasaklamış ve onları sakındırmıştı. Bu gruba başka bir grup: \"Allah'ın kendilerini dünyada işledikleri günahları ile helâk edeceği yahut kıyamet gününde şiddetli bir azap ile cezalandıracağı bir kavme niçin öğüt veriyorsunuz?\" dediği zaman öğüt verenler; iyiliği emretmemiz ve kötülükten nehyetmemiz bize emredildiği içindir. Biz onlara nasihat ediyoruz ki Rabbimiz nasihat etmeyi terk ettiğimiz için bizi cezalandırmasın. Belki öğütten faydalanırlar, bulundukları ve işlemekte oldukları günahlardan da sakınırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 165,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 172,
            "translated_text": "Öğüt verenler günahkârlara hatırlatma yaptıklarında işlediklerini terk etmeyip yüz çevirdiklerinde; biz de kötülükten men edenleri azaptan kurtardık, cumartesi günü avlanma yasağını çiğneyerek kendilerine zulmedenleri Allah'a itaat etmeye karşı çıkmaları ve günah işlemede ısrar etmeleri sebebiyle şiddetli bir azap ile yakaladık."
        },
        {
            "ayah_number": 166,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 172,
            "translated_text": "Yüce Allah'a isyan edip kibirlenip, inat ederek haddi aştıklarında ve kendilerine yapılan öğütten ders almayınca onlara: \"Ey Asiler! Aşağılık maymunlar olun!\" dedik. Onlar da bizim dediğimiz gibi oldular. Şüphesiz biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman ona: \"Ol!\" dememizden ibarettir ve o da hemen oluverir."
        },
        {
            "ayah_number": 167,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 172,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Allah'ın hakkında hiçbir şüphe olmaksızın çok açık bir şekilde, kıyamet gününe kadar dünya hayatında Yahudileri aşağılayacak kimseleri onların başlarına musallat edip cezalandıracağını ilân etmesini hatırla. Ey Rasûl! Şüphesiz Rabbin, kendisine isyan edeni hızlıca cezalandırandır. Zira O dilerse dünyada acele olarak cezasını gönderir. Şüphesiz O, kullarından tevbe edenlerin günahlarını çok affeden, onlara karşı çok merhametli olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 168,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 172,
            "translated_text": "Bir arada olmalarından sonra, onları yeryüzünde dağınık topluluklara ayırdık. Allah'ın ve kulların haklarını yerine getiren salih olanları, yine onlardan orta yol izleyen ve kendi nefislerine günahlarla zulmedenler vardı. Biz onların içinde bulundukları durumdan dönmelerini umarak kolaylıklarla ve zorluklarla onları imtihan ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 169,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 172,
            "translated_text": "Onların ardından kötü bir nesil geldi ve Tevrat'ı atalarından miras aldılar. Onu okuyorlar ama onda bulunanlarla amel etmiyorlardı. Allah'ın kitabını tahrif etmek ve onda indirilmeyen ile hükmetmek için değersiz dünya malını rüşvet olarak alıyorlardı. Üstelik Allah'ın onların günahlarını bağışlayacağına dair kuruntular kuruyorlardı. Onlara değersiz dünya malı geldiğinde onu alırlardı ve tekrar geldiğinde yine almaktan geri kalmazlardı. Yüce Allah, tahrif etmeden ve değiştirmeden ancak hakkı söyleyeceklerine dair onlardan söz ve misaklar almamış mıydı? Onlar kitapla amel etmeyi cehaletlerinden dolayı terk etmediler, bilakis bilerek terk etmişlerdi. Kesinlikle kitapta yazılanları okuyup bilmekteydiler. Bundan dolayı onların suçu daha şiddetliydi. Kuşkusuz ahiret yurdu ve ahiret yurdunda bulunan nimetler, dünyanın o geçici malından ve varlıklarından; Allah'ın emirlerine uyanlar ve yasaklarından sakınanlar için dâimi olarak daha hayırlıdır. Yüce Allah'ın muttakiler için ahiret yurdunda hazırladıklarının dünyada almış oldukları bu değersiz mallardan daha hayırlı ve kalıcı olduğunu bunlar akıl edemediler mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 170,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 172,
            "translated_text": "Kitaba sımsıkı sarılıp içindekilerle amel edenler ve namazlarını dosdoğru vakitlerinde kılanlar, şartlarına, farzlarına, vaciplerine ve sünnetlerine dikkat edenlere Allah yapmış oldukları bu amellerinin sevabını verecektir. Allah salih amel işleyenlerin ecrini zayi etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 171,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 173,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muhammed!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani İsrailoğulları Tevrat'ın içindekileri kabul etmekten imtina ettiklerinde dağı yerinden söküp üzerlerine kaldırmıştık. Dağ sanki başlarının üzerinde onları gölgelendiren bulut gibi oldu da üzerlerine kesin düşeceğini yakinen anladılar. Onlara denildi ki: \"Size verdiğimizi ciddi olarak, gayretle ve kesin kararlılıkla alınız\" dedik. Yüce Allah'ın sizin için din olarak belirlediği hükümleri hatırlayın ve unutmayın. Eğer bunları yerine getirirseniz umulur ki Allah'tan sakınırsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 172,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 173,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muhammed!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani Rabbin Âdemoğulları'ndan, onların sulblerinden zürriyetlerini çıkarmış ve Rableri olduğunu kabul ettirerek rububiyetinin ispatını fıtratlarına koymuş ve onlara şöyle buyurmuştu: \"Ben sizin Rabbiniz değil miyim?\" Onların hepisi: \"Evet, sen bizim Rabbimizsin.\" dediler. Ardından onlara şöyle buyurmuştur: \"Lakin bu sizin imtihanınızdır. Sizden bu sözü aldık ve kıyamet gününde sırf sizin üzerinizdeki Allah'ın bu hüccetini inkâr etmemeniz ve bundan haberinizin olmadığını söylememeniz içindir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 173,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 173,
            "translated_text": "Yahut daha önce, kuşkusuz babalarımız Allah'a verilen ahdi bozanlar oldu ve onlar Allah'a ortak koşmuşlardı diyerek onları şirk üzerine bulup, taklit ettiğinizi mazeret göstermeye çalışmaktasınız. Üstelik bir de şöyle diyorsunuz: \"Ey Rabbimiz! Babalarımızın Allah'a ortak koşmalarıyla yaptıkları amellerinin iptal edilmesinden dolayı bizi cahilliğimizden ve onları taklit ettiğimiz için cezalandıracak mısın?\""
        },
        {
            "ayah_number": 174,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 173,
            "translated_text": "Yalanlayan ümmetlerin gidişatları ile ilgili ayetleri açıkladığımız gibi, bunlara da açıklıyoruz. Umulur ki daha önceden Allah'a vermiş oldukları sözde olduğu gibi üzerinde bulundukları şirkten yalnız Allah'ın tevhidine ve ibadetine dönerler."
        },
        {
            "ayah_number": 175,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 173,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İsrailoğulları'na kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, onları öğrenip delalet ettiği hakkı anlayan, ancak bununla amel etmeyen adamın haberini oku. Bilâkis bu adam onları terk edip sıyrılıp çıkmıştı. Bunun üzerine Şeytan da onun peşine takılmış ve onun arkadaşı olmuştu. Böylece hidayete ermiş, kurtulan kimselerden iken helâke uğramış sapıklardan oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 176,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 173,
            "translated_text": "Eğer onun bu ayetlerden faydalanmasını dileseydik onu yükseltirdik ve bu ayetlerle amel etmeye muvaffak kılardık. Böylece dünyada ve ahirette yükselirdi. Fakat o dünyasını ahiretine tercih ederek dünyanın şehvetlerine, nefsinin arzuladığı batıl olan şeylere kapılmıştı. Dünyaya olan aşırı hırsı tıpkı köpeğin durumuna benzer. Zira bütün hallerde dilini çıkartıp solur. Üstüne varsan da uzanmış halde bıraksan da solumaya devam eder. Zikredilen bu örnek, ayetlerimizi yalanlayarak sapıtan kavmin misalidir. Ey Rasûl! Onlara bu kıssayı anlat. Umulur ki düşünüp ayetlerimizi yalanmaktan ve sapıklıktan vazgeçerler."
        },
        {
            "ayah_number": 177,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 173,
            "translated_text": "Ayetlerimizi ve burhanlarımızı yalanlayan ve onları tasdik etmeyen bir kavmin durumu ne kötüdür. Onlar kendi nefislerini helâk edici davranışlara sürükleyerek zulmetmiş olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 178,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 173,
            "translated_text": "Allah kimi dosdoğru yolun hidayetine muvaffak ederse, o gerçekten hidayete ermiş olandır ve kimi de dosdoğru yoldan uzaklaştırırsa; işte onlar kendi nefisleri ve aileleri kıyamet gününde ziyana uğrayanların ta kendileridir. Dikkat edin! O apaçık hüsranın ta kendisidir."
        },
        {
            "ayah_number": 179,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 174,
            "translated_text": "Onların, Cehennem ehlinin ameli ile amel edeceklerini bildiğimiz için Cehennem için pek çok cin ve insan yarattık. Onların kalpleri vardır, fakat onlarla kendilerine faydalı olanı ve zararlı olanı anlamazlar. Onların gözleri vardır, fakat onlarla kendi nefislerinde ve Yüce Allah'ın yarattıklarındaki ayetlerini görüp onlardan ibret almazlar. Onların kulakları da vardır, onlarla Yüce Allah'ın ayetlerini duyup düşünmezler. İşte bu sıfatlarla nitelenenler akıllarını kaybetmeleri bakımından tıpkı hayvanlar gibidirler. Bilâkis hayvanlardan daha çok sapıktırlar. İşte Allah'a ve ahiret gününe iman etmekten asıl gafiller onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 180,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 174,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın celâline ve kemaline delalet eden güzel isimleri vardır. İstediğiniz taleplerinizi bu isimlerle Allah'a tevessül ederek isteyiniz ve bunlarla Allah'ı övüp methediniz. Bu isimleri Yüce Allah'tan başkasına sarfederek, O'ndan nefyederek, manasını tahrif ederek veya başkasını bu isimlerle Allah'a benzeterek haktan meyledip, sapanlardan uzak dur. Bu isimlerle haktan meyledenleri yaptıklarından dolayı elem verici azapla cezalandıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 181,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 174,
            "translated_text": "Yarattıklarımız içinde bir cemaat vardır ki, kendileri hak ile hidayet bulurlar ve başkalarını da ona davet ederler. Onlar da o hakla hidayet bulurlar, adaletle hükmederler ve zulmetmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 182,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 174,
            "translated_text": "Ayetlerimizi yalanlayıp onlara iman etmediler, hatta inkâr ettiler. Biz ise, onlara rızkın kapılarını açacağız ama bu onlara ikram olarak değil; bilâkis onların üzerinde oldukları sapıklıklara devam etmeleri için bunu yapacağız. Sonra bizim azabımız aniden başlarına gelecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 183,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 174,
            "translated_text": "Benim, onları cezalandırmayacağım zannına kapılıncaya kadar onlara göndereceğim azabı ertelerim. Üzerlerine azap katlanıncaya kadar yalanlamalarına ve küfürlerine devam edecekler. Elbette tuzağım kuvvetlidir. Ben onlara açık nimetler bahşederim. Ancak bunlarla onları hayal kırıklığına ve hüsrana uğratırım."
        },
        {
            "ayah_number": 184,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 174,
            "translated_text": "Allah'ın ayetlerini ve Rasûlünü yalanlayanlar, akıllarını kullanıp Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bakarak onda delilikten hiçbir eser olmadığını görüp, düşünmediler mi? O, Yüce Allah'ın azabından apaçık bir şekilde uyaran ve Allah tarafından gönderilmiş bir rasûldür."
        },
        {
            "ayah_number": 185,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 174,
            "translated_text": "Bunlar göklerde ve yerdeki Yüce Allah'ın mülküne ibret almak için bakmazlar mı? Yüce Allah'ın her ikisinde yaratmış olduğu hayvan, nebatat ve diğer mahlûkatına hiç bakmazlar mı? Hayatlarının sonu olan ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakıp, hiç vakit kaybetmeden hemen tevbe etmeyecekler mi? Eğer Kur'an'a ve içinde bulunan vaadlere ve tehditlere iman etmiyorlar ise, o halde başka hangi kitaba iman edecekler?"
        },
        {
            "ayah_number": 186,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 174,
            "translated_text": "Allah, kimi hakkı bulmakta muvaffak etmeyip, doğru yoldan saptırırsa; onu doğru yola irşat edecek hiçbir kimse yoktur. Yüce Allah, onları küfürleri ve sapıklıkları içerisinde hiçbir şeye yönelmeden bir o yana bir bu yana şaşkın olarak bırakır."
        },
        {
            "ayah_number": 187,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 174,
            "translated_text": "Bu inatçı yalancılar sana kıyametin ne zaman gelip çatacağı hakkındaki ilmi soruyorlar. Ey Muhammed! De ki: \"Onun ilmi ne bende ve ne de bir başkasındadır. Onun ilmi ancak Allah'ın katındadır. Onun takdir edilen vaktini Allah'tan başkası açıklayamaz. Onun vakti göklerde ve yerde bulunanların hepsinden gizlenmiştir ve o sizin başınıza ancak ansızın gelir. Sen, sanki onun vaktini bilmek için çok hevesliymişsin gibi onun vaktinin ne zaman olduğunu sana soruyorlar. Hâlbuki sen, Rabbin hakkındaki ilminin kemâlinden dolayı böyle bir şey sormuyorsun.\" Ey Muhammed! Onlara de ki: \"Kıyametin vaktinin ilmi sadece bir tek olan Allah'ın katındadır. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 188,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 175,
            "translated_text": "Ey Muhammed! De ki: \"Ben kendime Allah'ın dilediğinden başka ne bir fayda ne de bir zarar verecek güce sahibim. Sadece buna Yüce Allah sahiptir. Allah'ın bana öğrettiklerinin dışında da başka bir şey bilmem. Ben gaybı da bilmem. Eğer gaybı bilmiş olsaydım, gerçekleşmeden önce olacakları ve ne getireceğini bilmem hasebiyle bana yarar sağlayacak sebepleri yapar ve zarar verecek olanları kendimden uzaklaştırırdım. Ben sadece Allah'ın Rasûlüyüm. O'nun elem verici cezası ile korkutan, benim Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın rasûlü olduğuma iman edenleri ve getirdiklerimi tasdik edenleri Yüce Allah'ın değerli mükâfatı ile müjdeleyen bir elçiyim."
        },
        {
            "ayah_number": 189,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 175,
            "translated_text": "Ey erkekler ve kadınlar topluluğu! Sizi tek bir candan var eden O'dur. Bu can Adem -aleyhisselam-'dır. Gönlünün ısınması ve huzur bulması için eşi Havva'yı Adem -aleyhisselam-'ın kaburga kemiğinden yarattı. Erkek eşiyle bir araya geldikten sonra hanımı ilk başta hissetmeyecek derecede hamileliği hafif olur. Çünkü daha hamileliğin başındadır. Bu hamileliğinden bir ağırlık hissetmediği için ihtiyaçlarını gidermeye ve günlük işlerine devam eder. Fakat yük ağırlaşınca ve karnındaki bebek büyüyünce, karı koca Rableri olan Yüce Allah'a şöyle duâ ederler: \"Ey Rabbimiz! Eğer bize salih, tam ve kusursuz sağlam bir evlat verirsen, mutlaka senin vermiş olduğun nimetlerine şükredenlerden oluruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 190,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 175,
            "translated_text": "Allah, onların duasına icabet edip, dua ettikleri gibi ikisine salih bir evlat verince, verdiği evlatlarında O'na ortak koşmaya başladılar ve Allah'tan başkasına çocuklarını kul sayıp evlatlarına Abdülharis ismini verdiler. Allah, kendisine ortak koşulan her şeyden yüce ve münezzehtir. O rubûbiyet ve ulûhiyette bir tek olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 191,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 175,
            "translated_text": "Bu putları ve diğerlerini ibadette Allah'a ortak mı kılıyorlar? Onlar bu putların bir şey yaratmaya güçleri olmadığını ve bundan dolayı da ibadet edilmeyi hak etmediklerini çok iyi biliyorlar. Bilâkis bunların kendileri yaratılmışlardır. Bunları nasıl Allah'a ortak koşuyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 192,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 175,
            "translated_text": "Hâlbuki bu ibadet olunan ilahlar, ne kendilerine ibadet edenlere yardım etmeye güçleri vardır, ne de kendi nefislerine bir yardımda bulunabilirler. Öyleyse bunlara nasıl ibadet ederler?"
        },
        {
            "ayah_number": 193,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 175,
            "translated_text": "Ey müşrikler! Allah'tan başka ilah edindiğiniz bu putları doğru yola davet etseniz dahi, sizin onları davet ettiğinize icabet edemezler ve size de tabi olmazlar. Sizin, onların yanında dua etmeniz de susmanız da birdir. Çünkü bunlar aklı olmayan, duymayan ve konuşmayan cansız varlıklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 194,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 175,
            "translated_text": "Ey müşrikler! Kuşkusuz sizin Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz sizin gibi Allah'ın yarattığı canlılardır. Hepsi Yüce Allah'ın mülküdür. Yaratılmış olma hususunda onlar da sizin gibidirler. Bununla beraber siz canlı olduğunuz, konuştuğunuz, yürüdüğünüz, duyduğunuz ve gördüğünüzden dolayı haliniz onların halinden daha üstündür. Hâlbuki putların durumu öyle değildir. O halde iddianızda doğruysanız, onları çağırınız da hadi sizin çağrınıza cevap versinler."
        },
        {
            "ayah_number": 195,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 175,
            "translated_text": "İlah edinmiş olduğunuz bu putların yürüyecekleri ayakları mı var ki, sizin ihtiyaçlarınızı yerine getirmek için çabalayabilsinler? Yoksa sizleri savunacak elleri mi var ki, güçleriyle sizleri savunabilsinler? Yoksa onların gözleri mi var ki sizin göremedikleriniz gaybı size haber verebilsinler? Yoksa duyan kulakları mı var ki, duyamadıklarınız hakkında size bilgi verebilsinler? Madem onlar bu organlara sahip değiller, bir menfaat sağlamak veya bir zararı gidermek umuduyla onlara nasıl ibadet ediyorsunuz? Ey Rasûl! Bu müşriklere de ki: \"Allah'a eş kıldıklarınızı çağırın; sonra da bana tuzak kurun ve bana hiç fırsat bırakmayın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 196,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Şüphesiz ki, Allah beni destekleyendir, bana yardım edendir ve O, beni koruyandır. O'ndan başka bir kimseden bir beklentim\/ümidim de yoktur. Putlarınızın hiçbir şeyinden de korkmuyorum. İnsanlara hidayet olan Kur'an'ı bana indiren O'dur. O, salih olan kullarını dost edinmiştir. Onları korur ve onlara yardım eder."
        },
        {
            "ayah_number": 197,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Ey müşrikler! Allah'ı bırakıp da dua\/ibadet ettiğiniz bu putlar, ne size yardım etmeye ve ne de kendi nefislerine yardım etmeye güçleri vardır. Onlar acizdir. Nasıl Allah'ı bırakıp onlara dua\/ibadet ediyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 198,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Ey Müşrikler! Eğer Allah'tan başka ibadet etmiş olduğunuz putlarınızı hidayete davet etseniz, onlar sizi duymazlar. Onlar cansız gözleri ile karşınızda öylece dururlar. Müşrikler insan ve hayvan şeklinde putlar yaparlardı. Bu putlarda el, ayak ve gözler olurdu. Fakat onlar hayatı ve hareketi olmayan birer cansız varlıklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 199,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Ey Rasûl! İnsanların gönül rızası ile kolaylarına gelerek verdikleri mal ve sundukları güzel ahlâkı onlardan kabul et. Mizaçlarının katlanamayacağı şeylerle onları sorumlu tutma. Çünkü bu onların hoşuna gitmez. Onlara hep güzel söz ve güzel fiili emret ve cahil olanlardan yüz çevir. Cahillikleri sebebiyle onlara karşılık verme. Onlardan kim sana eziyet ederse, sen ona eziyet etme. Onlardan kim seni mahrum bırakırsa, sen onu mahrum bırakma."
        },
        {
            "ayah_number": 200,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Eğer Şeytan'ın sana bir vesvese verdiğini hissedersen veya hayır işlerinden seni alıkoyar yahut yavaşlatırsa, hemen Yüce Allah'a sığın ve tutun. Çünkü O, kuşkusuz söylediklerini işitir, O'na sığındığını bilir ve seni Şeytan'dan koruyup, himaye eder."
        },
        {
            "ayah_number": 201,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah'ın emirlerine uyarak yasaklarından sakınan takvalı kimselere Şeytan'dan bir vesvese isabet eder de günah işlerlerse, Allah'ın yüceliğini, asilere olan cezasını ve itaat edenlere de sevabını hatırlarlar, günahlarından tevbe ederler ve Rablerine dönerler. Bir de bakarsın hak üzere dosdoğru olurlar. İçinde bulundukları günahtan uyanıp onu terk ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 202,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Şeytanlar kâfir ve facirlerden olan kardeşlerini, dalalet üzerinde kalmaları için peş peşe günahlar işletirler. Ne Şeytanlar saptırmaktan, yoldan çıkarmaktan geri durur. Ne de insanoğlundaki facirler onlara boyun eğmekten ve kötülükler işlemekten geri kalırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 203,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Onlara bir mucize getirdiğin zaman ondan yüz çevirip seni yalanladılar. Onlara bir mucize getirmediğin zaman ise: \"Kendinden icat edip uyduramaz mıydın?\" derler. Ey Rasûl! Onlara de ki: \"Ben kendi nefsimden bir mucize getirmeye yetkili değilim. Ben ancak Yüce Allah'tan bana vahyolunana uyarım. Size okumuş olduğum bu Kur'an, sizi yaratan ve bütün işlerinizi idare eden Yüce Allah tarafından gönderilmiş bir delil ve hüccettir. Mü'min kulları için de bir rahmet ve yol göstericidir. Mü'minlerin dışındakiler ise sapık ve bedbahttırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 204,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyiniz, konuşmayınız ve başka bir şeyle meşgul olmayınız. Umulur ki Yüce Allah, size merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 205,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Rabbin olan Allah'ı boyun eğerek, tevazu ve korku içinde zikret. Günün ilk vaktinde ve sonunda bu iki vaktin faziletini elde etmek için dua ederken ne sesini yükselt, ne de alçalt. Allah Teâlâ'yı zikretmekten gafil olma."
        },
        {
            "ayah_number": 206,
            "surah_number": 7,
            "page_number": 176,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Rabbin katındaki melekler her noksanlıktan münezzeh olan Yüce Allah'a ibadet etmede büyüklenmezler. Bilâkis itaat eder, gevşeklik göstermeden ve ihmal etmeden sürekli ibadete yönelirler. Onlar, Yüce Allah'ı layık olmayan şeylerden gece gündüz tenzih eder ve yalnızca O'na secde ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 177,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Ashabın: \"Ganimetlerin taksim edilmesi nasıl olur ve taksim edilen ganimetler kimlere verilir? diye sana soruyorlar. Ey Rasûl! Onların sorularına cevap olarak şöyle de: Ganimetler, Allah'a ve Rasûlüne aittir. Ganimetlerin tasarruf ve dağıtımındaki hüküm Allah'a ve Rasûlüne aittir. Sizin üzerinize düşen sadece boyun eğip teslim olarak Yüce Allah'tan korkmanızdır. Ey Mü'minler! Allah'ın emirlerine uyarak, yasaklarından kaçınarak Yüce Allah'tan korkun. Aranızdaki ayrılık ve düşmanlığı sevgiyle, birbirinizle bağlarınızı devam ettirerek, güzel ahlâk ve affedici olarak ıslah ediniz. Eğer gerçekten Mü'minseniz; Allah'ın ve Rasûlünün itaatına bağlı kalınız. Çünkü iman, itaat etmeyi ihya edip harekete geçirir, isyan etmekten ve günah işlemekten alıkoyar. Bu soru sorma hadisesi Bedir savaşının ardında gerçekleşmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 177,
            "translated_text": "Gerçek Mü'minler, ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ- anıldığı zaman kalpleri korkan, kalpleri ve bedenleri itaat etmeye yönelenlerdir. Kendilerine Yüce Allah'ın ayetleri okunduğunda onları iyice düşünürler ve bu onların imanlarını kat kat artırır. Yararlı olan şeyleri elde etme ve zararlı olan şeyleri de def etmede yalnızca Rablerine itimat edip güvenirler."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 177,
            "translated_text": "Onlar, namazlarını vaktinde dosdoğru eksiksiz bütün vasıflarıyla kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden farz ve nafile olarak sadakalar verenlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 177,
            "translated_text": "İman ve İslam'ın açık özelliklerini bir arada topladıkları için işte bu sıfatlarla vasıflananlar gerçek Mü'minlerin ta kendisidir. Mükâfatları Rableri katında yüksek dereceler, günahlarının bağışlanması, değerli rızık ve Yüce Allah'ın onlar için hazırlamış olduğu nimetlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 177,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ganimetlerin dağıtılmasında anlaşmazlığa düştükten sonra ganimetlerin bölüştürülmesini sizden almıştır. Bu hususu kendisine ve Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ait kıldı. Ey Rasûl! Mü'minlerden bir grup hoşnut olmamasına rağmen Rabbin sana indirmiş olduğu vahiy ile Medine'den müşriklerle karşılaşmak için çıkmanı emretmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 177,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Müşriklerle savaşın ayan beyan olacağı anlaşıldıktan sonra Mü'minlerden bu taife seninle tartışıyordu. Sanki ölüme bakarak sürüklendiklerini gözlerinin önüne getirdiler. Bu da savaştan şiddetli derecede hoşlanmadıklarını göstermekteydi. Çünkü savaşmak için herhangi bir hazırlık yapmamış ve donanıma sahip değillerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 177,
            "translated_text": "Ey münakaşa eden Mü'minler! Hani Yüce Allah, müşriklerin iki taifesinden birisi üzerinde sizlerin zafer kazanacağını vadetmişti. O iki taifeden ya ticaret mallarını taşıyan kafileyi ve mallarını ganimet olarak alacaksınız ya da savaşmak için gelen birlikle karşılaşacak, onlarla savaşıp, galip geleceksiniz. Sizler ticaret kervanını istemektesiniz. Çünkü savaş yapmadan üstünlük kurup, ele geçirmenin kolay olacağını düşünüyorsunuz. Yüce Allah ise, hakkı sizin kuvvetinizle müşriklerin kahramanlarını öldürmeniz ve onların bir çoğunu da esir almanız için savaşla ortaya koymak istiyor. Böylece İslâm'ın kuvveti apaçık ortaya çıksın."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 177,
            "translated_text": "Yüce Allah hakkı, İslâm ve ehlini üstün kılarak gerçekleştirir. Bu da hakikatı ve doğruluğu delilleri ile ortaya çıkararak olur. Aynı zamanda Allah -Subhanehu ve Teâlâ- müşrikler hoşlanmasalar da delilleri ortaya koyarak batılı apaçık bir şekilde ortaya koyar."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 178,
            "translated_text": "Ey Müminler! Bedir gününde Yüce Allah'tan düşmanınıza karşı yardım istediğiniz zamanı hatırlayın. Allah da size yardım edeceğine dair duanıza icabet etmişti. Bir de size peş peşe bin melekle yardım edeceğini bildirmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 178,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Yüce Allah'ın meleklerle desteklemesi sizlere bir müjdesi ve düşmanınıza karşı yardım etmesidir. Aynı zamanda size yardım edildiğine dair emin olmanız ve kalplerinizin yatışıp rahatlaması içindir. Hâlbuki yardım, sayının çok olmasıyla ve donanımın fazla bulunmasıyla değil; sadece ve sadece Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın katındandır. Şüphesiz Yüce Allah, mülkünde Aziz'dir, hiçbir kimse O'na galip gelemez. Kader ve koyduğu hükümlerde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 178,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Düşmanlarınızdan korku hasıl olduğunda Allah size kendisinden bir emniyet olmak üzere hafif bir uyku vermişti. Kendisiyle sizi temizlemek, Şeytan'ın pisliğini ve vesveselerini sizden gidermek, bedenlerinizi düşmanla karşılaşma esnasında sabitleştirmek için kalplerinize sebat vermek ve ayaklarınızı da kumlu yerde batmaması ve üstünde sabit kalması için size gökten bir de yağmur indiriyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 178,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Bedir'de Mü'minlerin yardımına göndermiş olduğu meleklere Rabbin şöyle vahyetmişti: \"Ey melekler! Şüphesiz ki yardım ve desteğim ile sizinle birlikteyim. Mü'minlerin azimlerini ve kararlılıklarını düşmanlarıyla savaşmalarını kuvvetlendirin. Ben küfredenlerin kalplerine şiddetli korku salacağım. Ey Mü'minler! Kâfirlerin ölmesi için onların boyunlarını vurun, onların mafsallarına ve parmak uçlarına sizinle savaşamayacak hale gelmeleri için vurun."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 178,
            "translated_text": "Kâfirler ile savaşılması, onların parmak uçlarının vurulması, Allah ve Rasûlüne muhalefet edip, yapılmasını emrettiği şeylere uymamak ve yasak ettiklerinden de sakınmamak sebebiyledir. Kim bu hususlarda Allah'a ve Rasûlüne muhalefet ederse, kuşkusuz Allah o kimseyi dünyada ölümle ve esaretle, ahirette de Cehennem'in şiddetli azabıyla cezalandırır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 178,
            "translated_text": "Ey Allah'a ve Rasûlüne muhalefet edenler! Zikredilen o azap sizindir. Dünya hayatında bir an önce gelen bu azabı tadın. Küfür ve inadınız üzere ölürseniz ahirette sizin için bir de Cehennem azabı vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 178,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, Rasûlüne tabi olanlar! Savaş esnasında müşriklerle yakın mesafede karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp , korkarak kaçmayınız. Onlara karşı sabit durunuz ve onlarla savaşmada sabırlı davranın. Yüce Allah, yardım ve desteği ile sizlerle beraberdir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 178,
            "translated_text": "Kim savaş taktiği olarak savaş esnasında arkasını dönüp kaçıyormuş gibi gösterip, tuzağa düşürmek için hile yaparsa veya Müslümanların başka bir birliğine katılmak veya onlardan yardım istemek dışında savaştan firar ederse, Allah'ın gazabını hak etmiş olur. Ahiretteki kalacağı yer Cehennem'dir. Orası, varılacak ve dönülecek ne kötü yerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 179,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Siz Bedir gününde müşrikleri, kendi gücünüzle ve kuvvetinizle öldürmediniz. Fakat Allah size yardım etti. Ey Peygamber! Sen müşriklere attığın zaman sen atmadın, fakat senin okunu onlara ulaştırması ile Yüce Allah attı. Allah, Mü'minlerin sayı bakımından az ve silahlarının eksik olmasına rağmen vermiş olduğu bu nimetle imtihan etti ki şükredesiniz. Şüphesiz Allah, dualarınızı ve söylediklerinizi duyandır, yaptıklarınızı ve sizin için uygun olanları hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 179,
            "translated_text": "Müşriklerin öldürülmesi, hezimete uğrayıncaya kadar ok yağmuruna tutulmaları ve dönüp kaçmaları, Mü'minlerin düşmanlarına karşı üstün gelmeleri için onlara Yüce Allah tarafından verilmiş bir nimettir. Yüce Allah, muhakkak kâfirlerin İslâm'a karşı hazırlamış oldukları tuzaklarını zayıflatır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 179,
            "translated_text": "Ey müşrikler! Şayet Yüce Allah'ın azab ve şiddetinin saldırgan zalimlerin üzerine gelmesini istiyorsanız; kesinlikle şunu bilin ki, Yüce Allah talep ettiğinizi başınıza indirmiştir. Bu sizin için ceza ve işkencedir, muttakiler için de ibret ve öğüttür. Eğer bunu talep etmekten vazgeçerseniz, sizin için daha iyi olur. Belki de Yüce Allah size mühlet verip, sizden intikam almayı ertelemiştir. Eğer tekrar bunu talep etmeye ve Mü'minlerle savaşmaya dönerseniz, biz de tekrar üzerinize azabı indirir ve Mü'minleri de sizin üzerinize muzaffer kılarız. Mü'minlerin sayı bakımından az, sizlerin ve size yardım edenlerin sayısı ve silahları çok olsa da bu sizlere asla fayda vermeyecektir. Kuşkusuz Yüce Allah, yardım ve desteği ile Mü'minlerle beraberdir. Şüphesiz Yüce Allah kiminle beraber olursa onu mağlup edecek kimse yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 179,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Rasûlüne tabi olanlar! Emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'a ve Rasûlüne itaat ediniz. Yüce Allah'ın ayetleri sizlere okunup duruyorken emirlerine muhalefet ederek ve yasaklarını işleyerek asla O'ndan yüz çevirmeyin."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 179,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Kendilerine Allah'ın ayetleri okunduğunda; Kur'an'dan bize okunanı kulaklarımızla duyduk diyen münafık ve müşrikler gibi olmayınız. Onlar düşünüp öğüt alma kastıyla dinlemedikleri için duyduklarından istifade edemiyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 179,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah katında yeryüzünde hareket eden canlıların en şerlisi, hakkı kabul edecek şekilde duymayan sağırlar ve konuşamayan dilsizlerdir. Onlar Allah'ın emirlerini ve yasaklarını idrak edemeyenlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 179,
            "translated_text": "Eğer Allah, yalanlayan bu müşriklerde hayır olduğunu bilseydi elbette onlara faydalanacakları apaçık delil ve burhanları anlamalarını sağlardı. Fakat onlarda hayır olmadığını biliyordu. Şayet Allah -Subhanehu ve Teâlâ- bunu işitmelerini takdir etseydi, onlar inatlarından dolayı yine imandan yüz çevirip dönerlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 179,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Rasûlüne tabi olanlar! Size hayat verecek şeylere sizi davet ettiği zaman emrettiklerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Yüce Allah'a ve Rasûlüne icabet ediniz. Kuşkusuz Allah'ın her şeye kâdir olduğuna içtenlikle iman ediniz. Siz hakkı reddettikten sonra, O sizinle hakka uymanız arasına girmeye kâdirdir. O'na dönmeye acele etmelisiniz. Kıyamet gününde yalnız Allah'ın huzurunda toplananacağınıza kesin olarak iman ediniz. Zira O, dünyada yapmış olduğunuz amellerinizin karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 179,
            "translated_text": "Ey Müminler! Sadece içinizden zulmedenlere isabet etmeyecek olan bir azaptan sakının. Bilâkis bu azab hem zalimlere ve hem de başkalarına isabet edecektir. Bu zulüm ortaya çıkar ve onu değiştirenler bulunmaz ise gerçekleşir. Yüce Allah'ın isyan edenlere karşı cezasının çok şiddetli olduğunu kesin olarak bilin. O'na karşı günah işlemekten de sakının."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 180,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Hatırlayın ki, siz Mekke'de iken sayınız azdı ve Mekkeliler sizi zayıf görüyor, baskı yapıyordu. Sizler de düşmanlarınızın sizi hızla kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Yüce Allah, sizi sığınacağınız bir barınakta barındırdı. Bu barınma yeriniz Medine'dir. Bir de sizi düşmanlarınıza karşı harp meydanlarında zaferlerle kuvvetlendirdi. Muzaffer olduğunuz bu harplerden birisi de Bedir savaşıdır. Size helâl ve temiz rızık verdi. Bu rızıkların bir kısmını düşmanlarınızdan ganimet olarak aldıklarınızdır. Umulur ki, Yüce Allah'ın size vermiş olduğu bu nimetlerine şükredersiniz. Eğer böyle yaparsanız Yüce Allah bahşettiği nimetleri arttırır. Bu nimetlere karşı nankörlük ederseniz, elinizden çekip alır ve size azab eder."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 180,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Emirlerini terk edip yasaklarından sakınmayarak Allah'a ve Rasûlüne karşı hainlik etmeyin. Size emanet edilen din ve başka hususlarda hainlik etmeyin. Sizler yapmış olduğunuzun hıyanet olduğunu biliyorsunuz. Böylece hainlerden olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 180,
            "translated_text": "Ey Mü'minler biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız ancak sizin için Allah katından sıkıntı ve imtihandır. Sizi ahiretin amellerinden alıkoyabilir ve sizi hiyanete sevkeder. Ve iyi biliniz ki, Allah katında büyük mükâfat vardır. Bu sevabı mallarınızı ve çocuklarınızı himaye etme, gözetip kollama uğruna kaçırmayınız ve onlar için hıyanete de düşmeyiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 180,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Rasûlüne tabi olanlar! Şunu iyi bilin ki, eğer emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkarsanız; size hakkı batıldan ayırt edecek bir anlayış verir, hak ve batıl hakkında kafanız karışmaz. İşlemiş olduğunuz günahları affeder ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah, çok büyük lütuf ve kerem sahibidir. Bu büyük olan lütfu ve kereminin birisi de kendisinden sakınan kullarına ikram olarak hazırlamış olduğu Cennet'idir."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 180,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Müşrikler seni hapsetmek, seni öldürmek veya seni yurdundan başka bir yurda gitmen için çıkarmak üzere sana karşı birleşip tuzak kuruyorlardı. Allah da onların kurmuş oldukları bu tuzağı kendilerine döndürdü. Onlar sana tuzak kurarken Allah da onlara tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 180,
            "translated_text": "Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman hakka karşı inat ederek ve küçümseyerek şöyle derler: \"Zaten biz bunu daha önceden işittik. İstesek biz de işittiğimiz bu Kur'an'ın bir benzerini söyleyebiliriz. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir. Biz buna asla iman etmeyeceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 180,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Müşriklerin: \"Allah'ım! Eğer Muhammed'in getirdiği senin katından bir hak ise gökten üzerimize bizi helâk edecek taş yağdır veya bize şiddetli bir azap ver dediği zamanı hatırla.\"Onlar inkâr, reddetme ve aşırı gitmeleri sebebi ile böyle söylemişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 180,
            "translated_text": "Ey Muhammed! Sen onların arasında hayatta olduğun müddetçe, ister sana iman etmiş ümmetinden olsunlar yahut davet ümmetinden olsunlar; Allah ümmetini kökünden yok edecek bir azapla yok edecek değildir. Senin onların arasında bulunman, azap edilmelerine karşı onlar için bir güvence ve emândır. Onlar günahlarından dolayı Allah'tan mağfiret dilerken de Allah onlara azap edecek değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 181,
            "translated_text": "İnsanların Mescid-i Haram'da tavaf etmelerini ve orada namaz kılmalarını engelleyerek azabın üzerlerine gönderilmesini gerekli kılan yasakları işleyenlere azabın gelmesine ne engel olabilir? Müşrikler, Allah'ın velileri değildir. Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak sakınanlar ancak Allah'ın velileridir. Müşriklerin çoğu, Allah'ın velileri olduklarını iddia ederlerken Allah'ın velileri olmadıklarını bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 181,
            "translated_text": "Müşriklerin Mescid-i Haram'daki namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Ey müşrikler! Allah'ı küfretmeniz ve Rasûlünü yalanlamanız karşılığında Bedir Savaşı'nda öldürülerek ve esir alınarak haydi tadın azabı."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 181,
            "translated_text": "Şüphesiz küfredenler, mallarını Allah'ın yolundan alıkoymak için harcarlar. Daha da harcayacaklardır ama istedikleri asla gerçekleşmeyecektir. Sonra mallarını bu uğurda harcamalarının akıbeti kendileri için bir pişmanlık olacaktır. Çünkü bu davranışlarıyla hem malları boşa gitmiş, hem de arzuladıklarını elde edememiş olacaklardır. Sonra kâfirler, Mü'minlerin onlara galip gelmesiyle yenilgiye uğrayacaklar. Allah'a küfredenler kıyamet gününde Cehennem'e sürülecek ve orada ebedî kalacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 181,
            "translated_text": "Allah yolundan men etmek kasdıyla mallarını harcayan kâfirler Cehennem ateşine sürülür. Böylece Yüce Allah, pis olan kâfirler topluluğunu temiz olan Mü'minler topluluğundan ayırır ve pis olan şahısları, amelleri ve malları birbirinin üzerine yığarak hepsini topluca Cehennem ateşinde toplar. İşte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Çünkü onlar, kendi nefislerini ve ailelerini kıyamet gününde hüsrana uğratmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 181,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Kavminden Allah'a ve Rasûlüne iman etmeyip, kafir olanlara de ki: Eğer Allah'ı ve Rasûlünü küfretmekten, Allah'ın yolundan ve O'na iman edenleri alıkoymaktan vazgeçerler ise; Yüce Allah, onların geçmiş günahlarını bağışlar. İslâm kendisinden önce işlenen bütün günahları siler. Eğer tekrar önceden bulundukları küfürlerine dönerler ise, önceden yaşayanların başına gelen Allah'ın sünneti gerçekleşir. Şüphesiz onlar yalanladılar ve küfürleri üzere devam ettiler de azap gelip onları yakalayı verdi."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 181,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Kâfir olan düşmanlarınızla hiçbir şirk ve Müslümanları Allah'ın dininden engelleme faaliyetleri kalmayıncaya ve yalnızca ibadet, hiçbir ortağı olmayan Allah'a yapılıncaya kadar onlarla savaşın. Eğer kâfirler üzerinde bulunmuş oldukları şirk ve Allah'ın yoluna engel olmaktan vazgeçerlerse onları bırakın. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını en iyi görendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 181,
            "translated_text": "Eğer emredildikleri küfrü terk etmekten ve Allah'ın yolundan alıkoymaktan vazgeçme hususunda yüz çevirirlerse; ey Mü'minler! Bilmiş olasınız ki, Allah onlara karşı size yardım edecektir. O kendisine veli olana ne güzel mevlâdır, yardım ettiklerine de ne güzel yardımcıdır. Kim Allah'ı veli edinirse kazananlardan olur ve Allah kime yardımcı olursa o muzaffer olur."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 182,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah yolunda cihad ederken kâfirlerden onları mağlup ederek aldığınız şeyler beşer pay olarak taksim edilir. Bunun dörtte biri mücahidlere paylaştırılır. Geri kalan beşte bir ise beşe bölünür: Bu beşte biri, Allah ve Rasûlü içindir ki bu, Müslümanların genel ihtiyaçları için sarf edilir. Eğer Allah’a iman ediyorsanız ve kulumuz Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'e Yüce Allah'ın kendisiyle hak ve bâtılı ayırıp düşmanlarına karşı yardım ettiği gün olan Bedir gününde indirdiğimize inanıyorsanız; diğer bir kısım Nebi <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in, Haşimoğulları'ndan ve Abdulmuttalip oğullarından olan yakınları içindir. Diğer kısımlar; yetimler için, bir kısım fakir ve yoksullar için, diğer bir kısım ise yolda kalmışlar içindir. Allah Teâlâ size yardım etmiştir ve her şeye gücü yetendir."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 182,
            "translated_text": "Hatırlayın ki, (Bedir Savaşı'nda) siz vâdinin yakın kenarında Medine tarafında idiniz, müşrikler ise uzak kenarında Mekke tarafında idiler. Kervan da sizden daha aşağıda Kızıldeniz sahilinde idi. Eğer sizler ve müşrikler, Bedir'de birbiriniz ile savaşmak için sözleşmiş olsaydınız, (sözleştiğiniz vakit hususunda) ihtilâfa düşerdiniz. Fakat Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, gerekli olan emri yerine getirmesi, yani Mü'minlere yardım etmesi ve kâfirlerin helâk olması, dininin yüce olması ve şirkin alçalması için aranızda sözleşme olmadan sizi Bedir'de bir araya getirdi. Aynı şekilde onlara karşı sayı ve hazırlık bakımından daha az olmalarıyla beraber Mü'minlere yardım edilerek müşriklerden ölen kimsenin ölmesiyle hüccet ikame edilmesi içindir. Yaşayan kimsenin de Yüce Allah'ın, kendisine izhar ettiği açık delil üzere yaşaması ve hiçbir kimsenin Allah'a karşı bir hüccet getireceği bir delili olmaması için böyle yaptı. Allah Teâlâ, hepsinin sözlerini hakkıyla işitendir. Yaptıklarını hakkıyla bilendir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 182,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hatırla ki, Allah'ın sana ve Mü'minlere olan nimetlerinden biri de, uykunda sana onları sayı olarak az göstermesidir. Sen de Mü'minleri cihada hayırla müjdeleyerek çıkardın. Böylece onların düşmana karşı savaşma azimleri kuvvetlendi. Eğer Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>, rüyanda sana müşrikleri çok göstermiş olsaydı senin ashabının azimleri zayıflardı. Bundan dolayı savaşmaktan korkarlardı. Fakat Yüce Allah, sizleri bundan selamette kıldı ve yenilgiye uğramaktan korudu. Peygamberi Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in gözünde onları az gösterdi. O; kalplerin, nefislerin gizlediklerini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 182,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hatırlayın ki Allah, müşrikler ile karşılaştığınızda size onları az gösteriyor, sizi savaşmak üzere düşmana doğru cesaretle atılmaya sevkediyor ve sizin ile savaşa yanaşmaları için onların gözlerinde sizleri az gösteriyordu. Onlar, Allah'ın müşrikler hakkında takdir ettiği öldürülme ve esir edilme hükmünün yerine gelmesi, düşmana karşı yardım ve zafer nimeti ile Mü'minlerin nimetlendirilmesi için savaştan geri dönmeyi düşünmediler. İşler sadece tek olan Allah'a döndürülür. O, kötülük yapanın yaptığı kötülüğünün karşılığını verecektir. İyilik sahiplerini de iyilikleri sebebi ile mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 182,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip O'nun Rasûlü'ne tabi olanlar! Eğer kâfir bir topluluk ile karşılaşacak olursanız sebat edin ve sakın korkmayın. Yüce Allah'ı çokça zikredin, onlara karşı size yardım etmeye kadir olan O'dur. Sizi, istediğinize ulaştırması ve sakındığınız şeyden uzaklaştırması için O'na dua edin."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 183,
            "translated_text": "Sözlerinizde, fiillerinizde ve her halinizde Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Sakın görüşlerinizde ayrılığa düşmeyin. Şüphesiz ihtilaf etmek (görüşlerde ayrılığa düşmek) sizin zayıflamanıza, korkmanıza ve gücünüzün gitmesine sebebiyet verir. Düşmanlarınızla karşılaştığınız zaman sabredin. Şüphesiz Allah, yardımı ve desteği ile sabrenlerle beraberdir. Yüce Allah, kiminle beraber olursa işte o kimsenin üstün gelmesi ve kedisine yardım olunması kaçınılmazdır, bu gerçekleşecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 183,
            "translated_text": "Mekke'den kibirlenerek ve insanlara gösteriş yaparak çıkan, insanları Allah'ın dininden ve Allah'ın dinine girmekten alıkoyan müşrikler gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 183,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın sizin üzerinize olan nimetlerini hatırlayın. Hani Şeytan müşriklere yapmış oldukları amellerini güzel göstermiş, onları savaşmak için Müslümanlarla karşılaşmaları hususunda cesaretlendirmiş ve onlara şöyle demişti: \"Bugün sizi yenecek bir kimse yoktur. Şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, sizi düşmanlarınıza karşı korurum.\" İki grup karşılaştığında: Mü'minlerin grubu, kendilerine yardım eden meleklerle beraberdi. Müşriklerin grubunun beraberlerinde ise Şeytan vardı. Öyle ki o onları alçalttı, onları terk ederek kaçtı ve müşriklere şöyle dedi: \"Ben, sizden uzağım, ben (sizin görmediklerinizi) Mü'minlere yardım etmek için gelen melekleri görüyorum. Ben, Allah'ın beni helak etmesinden korkarım. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir. Hiç kimse O'nun cezalandırmasına tahammül edemez.\""
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 183,
            "translated_text": "Münafıkların ve imanları zayıf olan kimselerin dediklerini hatırla! Hani onlar şöyle demişlerdi: \"Bu Müslümanları sayılarının azlığı ve güçlerinin zayıflığı ve düşmanlarının sayılarının çokluğu ve donanımlarının kuvveti ile beraber düşmanlarına karşı kendilerine yardım etme vaadinde bulunan dinleri aldatmıştır. Oysa bu münafıklar ve zayıf iman sahipleri tek olan Allah'a güvenip dayanan kimsenin gücü ne kadar zayıf olursa olsun Yüce Allah'ın O'nun yardımcısı olacağını idrak edememişlerdir. Muhakkak ki Allah Teâlâ, onların yardımcısıdır. Ne kadar zayıf olurlarsa olsunlar, onları asla yenilgiye uğratmayacaktır. Allah Aziz'dir (güçlüdür) ve hiç kimse O'na üstün gelemez. O; takdirinde ve dininde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 183,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber<span class=\"text-danger\">-<\/span> Meleklerin, Allah'ı ve Rasûlünü İnkâr eden kimselerin ruhlarını alırken bir görseydin. Onların ruhlarını alırken yüzlerine ve kaçışmaya çalışırken de sırtlarına vurarak; \"<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey kâfirler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> yakıcı azabı tadın.\" derken şahit olsaydın, gerçekten büyük bir şeye şahit olurdun."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 183,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Kâfirler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ruhlarınız alınırken karşılaştığınız bu elem verici azap, kabirdeki yakıcı azap ve ahiretteki azap; sizin dünyada kendi ellerinizle işledikleriniz sebebiyledir. Allah insanlara zulmetmez. O ancak insanların arasında adaletle hükmeder. O, adil bir hüküm vericidir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 183,
            "translated_text": "İnen bu azap, bu kâfirlere özel bir azap değildir. Bilâkis Yüce Allah'ın her zaman ve mekanda kâfirlerin üzerinde gerçekleşen sünnetidir. Bu azap; (onlardan önce) Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın ayetlerini inkâr ettiklerinde Firavun hanedanına ve onlardan önceki ümmetlere de isabet etmişti. Allah, onları daima galip ve güçlü bir hükümdarın yakaladığı gibi günahları sebebi ile yakalayıvermiş ve onlara cezasını indirmişti. Şüphesiz Allah güçlüdür, hiç kimse O'na galip gelemez. O'nun, kendisine karşı gelen kimseyi cezalandırması çok şiddetlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 184,
            "translated_text": "Bu şiddetli cezalandırma, Yüce Allah'ın bir kavme katından nimet verdiği zaman, kendi nefislerinde bulunan iman, istikamet ve nimetlere şükretmek gibi iyi hasletleri, Allah'ı inkâr etmek, O'na isyan edip nimetlerine nankörlük etmek gibi kötü hasletler ile değiştirmedikçe Allah'ın onlardan nimetleri çekip almaması sebebiyledir. Şüphesiz Allah Teâlâ, kullarının sözlerini hakkıyla işiten ve yaptıklarını hakkıyla bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 184,
            "translated_text": "Evet bu kâfirlerin durumu, bunlar gibi Allah'ı inkâr eden Firavun ailesi ve onlardan önce yalanlayan diğer ümmetlerin durumuna benzer. Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanlamışlardı. Allah Teâlâ da onları işledikleri günahlarından ötürü helâk etmişti. Firavun ailesi ve ondan önceki ümmetlerin hepsi Allah'ı inkâr etmeleri ve O'na ortak koşmaları sebebi ile zalimler idiler. Bundan dolayı Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın cezalandırmasını hak ettiler. Yüce Allah da onların üzerine cezasını indiriverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 184,
            "translated_text": "Yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü Allah'ı ve Rasûlüne iman etmeyip kâfir olan kimselerdir. Onlara bütün deliller gelmiş olsa da küfürlerinde ısrar ettikleri için iman etmezler. Hidayete vesile olan akıl, işitme ve görme gibi vesileler boşa çıkmış ve gerektiği gibi işlevini yerine getirememiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 184,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Kureyzaoğulları gibi<span class=\"text-danger\">-<\/span> kendileriyle anlaşmalar ve sözleşmeler yaptığın kimseler, her defasında anlaşmayı bozarlar. Onlar Allah'tan korkmazlar ve ahitlerini (sözlerini) yerine getirmezler. Kendilerinden alınan sözlere de bağlı kalmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 184,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ahitlerini bozan böyle kimselerle savaşta karşılaşırsan onları en şiddetli şekilde cezalandır ki, bunu diğerleri de işitsin. Olur ki onların bu durumundan ibret alırlar da sana karşı savaşmaktan korkarlar ve bu durum senin düşmalarına karşı da bir gösteriş ve üstünlük olur."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 184,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer kendileri ile anlaşma yaptığın (ahitleştiğin) bir kavmin sana beliren ipucundan dolayı anlaşmayı bozmasından ve seni aldatmasından korkarsan, sen de bu durumda onlarla yaptığın anlaşmayı bozacağını kendilerine bildir. Böylece seninle birlikte onlar da bunu bilsinler. Sakın, haber vermeden önce onlara baskın yapma. Çünkü aniden saldırmak hıyanettir. Allah Teâlâ, hainleri sevmez. Bilâkis Yüce Allah, hainlerden nefret eder. Bu yüzden sen de hainlik etmekten (aldatmaktan) sakın."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 184,
            "translated_text": "Kâfirler, Yüce Allah'ın cezalandırmasından kurtulup kaçtıklarını zannetmesinler. Onlar kesinlikle O'ndan kurtulamazlar ve O'nun cezalandırmasından kaçamazlarlar. Bilâkis O (Allah), onları yakalayacaktır ve onlara ulaşacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 184,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizler de Allah yolunda gücünüz yettiği kadar kuvvet ve ok gibi donanım, mühimmat ve atlarınızı da hazırlayın ki bununla kâfirlerden size kötülük etmek için fırsat bekleyen Allah'ın düşmanlarını, sizin düşmanlarınızı ve sizin bilmediğiniz diğer toplulukları korkutun. Sizler, onları ve onların sizlere karşı içlerinde gizledikleri düşmanlıkları bilmezsiniz. Onları ve onların içlerinde gizlediklerini sadece Yüce Allah bilir. Dünyada sizler mallardan az ya da çok neyi infak ederseniz Allah Teâlâ, bunun karşılığını verecektir. Ahirette ise bunun sevabını size tam olarak eksiksiz bir şekilde verecektir. Bundan dolayı O'nun yolunda infak etmekte acele edin."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 184,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer barışa ve seninle savaşmayı terketmeye yönelirlerse sen de onlarla anlaşmaya yönel ve Yüce Allah'a tevekkül edip güven. O, seni asla yardımsız bırakmaz. Şüphesiz O, onların sözlerini hakkıyla işiten, onların niyetlerini ve fiillerini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 185,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sana karşı savaşmak niyeti ile hazırlık yaparak seni aldatmak için barışa ve seninle savaşmamaya yönelecek olurlarsa onların tuzaklarına ve aldatmalarına karşı Yüce Allah sana yeter. O, yardımı ile seni destekledi. Muhacir ve Ensar'dan olan Mü'minlerin yardımı ile de seni destekleyendir."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 185,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, sana yardım eden Mü'minlerin kalplerinin arasını ayrıyken birleştirdi (kaynaştırdı). Eğer sen, yeryüzünde bulunan mallların tamamını onların dağınık olan kalplerinin arasını birleştirmek için sarf etmiş olsaydın onların arasını birleştiremezdin. Fakat yalnız başına Yüce Allah, onların arasını birleştirdi. Şüphesiz O, mülkünde üstün ve galip olandır. Hiç kimse O'na galip gelemez. O; düzeninde, dininde ve takdirinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 185,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Düşmanlarının kötülüklerine karşı Yüce Allah sana yeter. Senin beraberinde olan Mü'minler sana yeter. O halde Yüce Allah'a güven ve O'na dayan."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 185,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa yüreklendir\/özendir. Ve niyetlerini kuvvetlendirip arzularını arttıran şeylere teşvik et. -Ey Müminler!- Eğer sizden kâfirlere karşı savaşmak hususunda sabırlı olacak yirmi kişi bulunursa, kâfirlerden iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer sizden sabreden yüz kişi bulunursa, bunlar, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Şüphesiz ki kâfirlerin bu durumu; Allah Teâlâ'nın dostlarına yardım etmesine dair sünnetini anlamayan bir topluluk olmaları sebebiyledir. Onlar; savaşmak ile amaçlanan şeyin ne olduğunu idrak edemezler. Zira onlar dünyada üstün olmak için savaşırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 185,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah Teâlâ, sizde zayıflık olduğunu bildiğinden dolayı kendisinden bir lütuf olarak sizin yükünüzü hafifletti. O, sizden birinin on kâfirin önünde durması yerine iki kâfirin önünde durmasını gerekli kıldı. O halde sizden kâfirlere karşı savaşmak için sabırlı yüz kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Ve eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle kâfirlerden iki bin kişiye galip gelirler. Yüce Allah, desteği ve yardımıyla Mü'minlerden sabredenlerle beraberdir."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 185,
            "translated_text": "Kendisiyle savaşan kâfirleri çokça öldürmedikçe hiçbir peygamberin esir alması doğru değildir. Bu da, onların kalplerine korku verip tekrar sizinle savaşmaya dönmemeleri içindir. -Ey Müminler!- Sizler Bedir'de esirler alarak fidye elde etmek istiyorsunuz. (Siz geçici dünya malını istiyorsunuz) Hâlbuki Allah, sizin için dine yardım etmek ve dini aziz kılmak ile elde edilen ahireti istiyor. Yüce Allah; zatında, sıfatlarında ve galip gelmede üstün olandır. Hiç kimse O'na galip gelemez. O, takdirinde ve dininde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 185,
            "translated_text": "Eğer ganimetleri ve esirlere karşılık olarak aldığınız fidyeleri size helâl kıldığına dair Yüce Allah tarafından önceden verilmiş olan hüküm ve takdir etmiş olduğu kader olmasaydı, Yüce Allah'tan buna dair vahiy inmeden önce ganimetlere ve esirlere karşılık olarak fidyeleri mübah sayıp almanızdan dolayı mutlaka size büyük bir azap dokunurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 185,
            "translated_text": "O halde -Ey Müminler!- Kâfirlerden elde ettiğiniz ganimetleri helâl olarak yiyin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah Teâlâ'dan korkun. Şüphesiz Allah, Mü'min kullarını çokça bağışlayandır, onlara çok merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 186,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Bedir günü esir aldığınız elinizde tuttuğunuz esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu ve niyetlerinizin iyi olduğunu bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah, kullarından tevbe edenleri çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Allah'ın bu vaadi, Müslüman olanlardan Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in amcası Abbas ve diğer kimseler için gerçekleşmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 186,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muhammed!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sana izhar ettikleri sözleri ile hainlik etmek istiyorlarsa, onlar zaten daha önce de Allah'a hainlik etmişlerdi. Yüce Allah, onlara karşı sana yardım etmişti. Onlardan öldürülen öldürülmüş, esir alınan da esir alınmıştı. Eğer bunu tekrar yaparlarsa aynı şeyi (öldürülmeyi ve esir edilmeyi) beklesinler. Allah, kullarını ve onları neyin ıslah edeceğini hakkıyla bilendir ve idare etmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 186,
            "translated_text": "Allah'a iman edenler ve peygamberini doğrulayıp onun şeriatı ile amel edenler, küfür beldesinden İslam beldesine hicret edenler yahut güven içerisinde Allah Teâlâ'ya ibadet edecekleri başka bir yere hicret edenler, mallarını ve canlarını Allah'ın kelimesinin yüce olması için harcayanlar, bu uğurda mücadele edenler ile hicret edenleri kendi diyarlarına getirenler onlara yardım eden Muhacirler var ya; işte bunlar destek olmada ve yardımlaşmada birbirlerinin dostlarıdırlar. -Ey Müminler!- İman edip de küfür beldesinden İslam beldesine hicret etmeyenlere gelince; hicret edinceye kadar onlara yardım edin ve onları koruyun. Eğer kâfirler onlara zulmeder de onlar sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmadığı müddetçe ahdi bozmaksızın sizlerin düşmanlarına karşı onlara yardım edin. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptıklarınıza karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 186,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'yı inkâr edenleri bir araya getiren küfürdür. Onlar, birbirleri ile yardımlaşırlar. Mü'minlerden hiç kimse onları dost edinmez. Eğer Mü'minleri dost edinmez ve kâfirleri de düşman edinmezseniz dinde kardeşleriniz olan kimseler kendilerine yardım edecek bir kimse bulamazlar. Bundan dolayı yeryüzünde bir fitne ve Allah'ın yolundan alıkoyma sebebi ile büyük bir kargaşa olur."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 186,
            "translated_text": "Allah'a iman eden, O'nun yolunda hicret eden ve Muhacirler'i Allah yolunda barındıran ve onlara yardım edenler var ya, işte gerçekten iman özelliği ile sıfatlanmış olanlar onlardır. Onlara Allah'tan bir karşılık olarak günahların bağışlanması ve değerli bir rızık vardır ki o da Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 8,
            "page_number": 186,
            "translated_text": "Muhacirler'den ve Ensar'dan önceden iman eden, küfür beldesinden İslam beldesine hicret eden ve Allah Teâlâ'nın kelimesinin yüce olması ve kâfirlerin kelimesinin ise alçalması için Allah yolunda cihad edenlerden sonra iman edenler var ya; -Ey Müminler!- İşte bunlar da sizdendir. Onların da sizin haklarınız gibi hakları vardır ve size farz olan şeyler onlara da farzdır. Mirasta Allah'ın hükmüne göre yakın akraba olanlar birbirlerine mirasçı olmakta, daha önce iman ve hicret sebebi ile birbirine varis olanlardan daha yakın ve önceliklidirler. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, neyin kullarını ıslah edeceğini bilir ve bunu onlara din kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 187,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müslümanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu; Allah'tan ve Rasûlünden bir uyarıdır. Arap Yarımadası'nda kendileri ile anlaşma yaptığınız müşriklere anlaşmanın bittiğine dair bir ilandır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 187,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeryüzünde dört ay daha güven içerisinde dolaşın. Sizin için bu süreden sonra bir güven ve bir ahit yoktur. Eğer sizler küfür üzere devam edecek olursanız Allah'ın azabından asla kaçamayacağınızı yakinen bilin. Ve yine yakinen bilin ki Allah Teâlâ kafirleri öldürülmek ve esir alınmakla dünyada ve Cehenneme sokmak ile de kıyamet gününde alçaltacaktır. Bu alçaltma, anlaşmalarını bozan kimselerin hepsini ve kendileri ile belirli bir süre konulmadan anlaşma yapılan kimseleri kapsar. Dört aydan fazla süre ile de olsa kendileri ile belirli bir süre anlaşma yapılmış olan kimselere gelince, bu kimselerin anlaşma süreleri tamamlanıncaya kadar yerine getirilir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 187,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'dan ve O'nun Rasûlünden kurban günü bütün insanlara ilandır. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, müşriklerden berîdir. Aynı şekilde O'nun Rasûlü de onlardan berîdir. -Ey Müşrikler!- Eğer şirkinizden tevbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer tevbe etmekten yüz çevirirseniz iyi bilin ki sizler, Allah'tan ve O'nun cezalandırmasından kaçamazsınız. -Ey Peygamber!- Allah'ı inkar edenlere kendilerini üzecek olan o şeyi söyle! O şey onları bekleyen acıklı bir azaptır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 187,
            "translated_text": "Ancak kendileri ile anlaşma yaptığınız ve anlaşmalarına vefakâr olanları ve ondan hiçbir şeyi eksiltmeyen müşrikler az önce zikredilen hükmün dışındadır. Bu kimselerle yapmış olduğunuz anlaşmalarınızı süresi bitinceye kadar tamamlayınız. Şüphesiz Yüce Allah, anlaşmaları vefa ile yerine getirmenin de dahil olduğu tüm emirlerini yerine getiren ve hıyanet etmenin içerisine dahil olduğu tüm yasaklarından sakınanları sever."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 187,
            "translated_text": "Haram aylar bittiği zaman düşmanlarınızdan kendilerine eman verdiğiniz müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları kalelerinde kuşatın ve onların yollarını gözetleyin. Eğer onlar şirkten Allah'a tevbe ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve mallarının zekatını verirlerse İslam'da kardeşleriniz olurlar. Bu durumda onlarla savaşmayı bırakın. Şüphesiz Yüce Allah, tevbe eden kullarını çokça bağışlayandır, onlara karşı çok merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 187,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kanı ve malı sana mübah olan müşriklerden biri senden eman isterse onun bu isteğini kabul et. Böylece Kur'an'ı işitip, dinlesin. Sonra onu güvende olacağı yere ulaştır. Bu kâfirlerin bu dinin hakikatlerini bilmemesinden dolayıdır. Eğer onlar bu hakikatleri Kur'an'ı işitip, dinleyerek öğrenirlerse hidayete ulaşırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 188,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müslümanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'a ortak koşan müşriklerin Allah katında ve Rasûlü yanında bir antlaşmalarının ve emanlarının olması doğru olmaz. Mescid<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Haram'ın yanında Hudeybiye Antlaşmasın'da kendileriyle antlaşma yaptığınız müşrikler bunun dışındadırlar. Bunlar, size doğru dürüst davrandıkları ve ahitlerini bozmadıkları sürece siz de onlara karşı dürüst davranın ve onlarla olan ahitlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah Teâlâ, kullarından emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak takva sahibi olanları sever."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 188,
            "translated_text": "Sizin düşmanlarınız oldukları halde onlar için nasıl bir ahit ve eman olabilir? Şayet onlar, size karşı galip gelselerdi; ne Allah'a, ne akrabalığa ve ne de anlaşmaya bakarlardı. Bilâkis sizleri en kötü azapla azaplandırırlardı. Onlar dilleriyle konuştukları güzel sözlerle sizleri hoşnut ederler. Fakat kalpleri dillerini doğrulamaz. Söylediklerini de yerine getirmezler. Onların çoğu, anlaşmalarını bozmaları sebebiyle Allah Teâlâ'ya tâatten çıkmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 188,
            "translated_text": "Ahitlere vefa göstermenin de dahil olduğu Yüce Allah'ın tüm ayetlerine tabi olmayı kendisi ile şehvetlerine ve hevalarına ulaştıkları dünyanın geçici ve değersiz şeyleri ile değiştirdiler. Kendi nefislerini hakka tabi olmaktan alıkoydular. Kendileri dışındakileri de haktan alıkoydular. Yapmış oldukları amelleri gerçekten ne kötüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 188,
            "translated_text": "Üzerinde oldukları düşmanlık sebebi ile bir Mü'min hakkında ne bir akrabalık ve ne de bir anlaşma gözetirler. Onlar zulüm ve düşmanlıkla vasıflandıklarından dolayı Allah'ın sınırlarını çiğnemişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 188,
            "translated_text": "Eğer Allah Teâlâ'ya küfürlerinden tevbe ederler, kelime-i şehadeti söylerler, namazı dosdoğru kılarlar ve mallarının zekâtını verirlerse Müslüman olmuşlardır. Böylece onlar sizin din kardeşlerinizdir. Sizin lehinize olan şey onların da lehinedir, sizin aleyhinize olan şey onların da aleyhinedir. Onlara karşı savaşmanız size helâl olmaz. Müslüman olmaları, onların mallarını, kanlarını ve ırzlarını koruma altına alır. Biz ayetleri, bilen bir kavim için işte böyle açıklıyoruz. Ayetlerden istifade edenler ve bu ayetler ile başkalarına fayda verenler de onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 188,
            "translated_text": "Bu müşrikler kendileri ile savaşmayı terk etmeye dair belirli bir süre için yapmış olduğunuz antlaşmalarını ve sözleşmelerini bozar, sizin dininize dil uzatır ve antlaşmalarından bir şeyi eksiltirlerse onlarla savaşın. Çünkü onlar küfrün elebaşılarıdırlar. Artık onlara verilmiş olan kanlarının dökülmesini engelleyecek bir söz yoktur. Küfürlerinin, antlaşmayı bozmalarının ve dini eksik görmelerinin son bulması için onlarla savaşın."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 188,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey iman edenler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size olan ahitlerini bozan, Darun Nedve'de Rasûl <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in Mekke'den çıkarılması için toplanan, bunun için çalışan, sizinle savaşmaya ilk önce kendileri başlayan ve Peygamber'in müttefikleri olan Huzaa kabilesine karşı Kureyş'in müttefikleri olan Bekr (kabilesine) yardım eden müşriklerle niçin savaşmıyorsunuz? Yoksa onlardan korktuğunuz için mi onlarla savaşmıyorsunuz? Gerçekten hakkıyla iman ediyorsanız Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> kendisinden korkulmaya daha lâyıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 189,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşrikler ile savaşın. Eğer siz onlar ile savaşırsanız Yüce Allah, sizin ellerinizle onları cezalandırır. Bu da onları öldürmenizle olur. Onları yenilgi ve esir alınma ile alçaltır. Onlara karşı size yardım eder ve üstünlük verir. Henüz düşmanlarına karşı savaşma, esir alma, müşrikleri yenilgiye uğratma ve onlara karşı Mü'minlere yardıma şahitlik etmemiş olan Mü'minlerin kalplerindeki sıkıntıyı giderir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 189,
            "translated_text": "Yüce Allah gönderdiği yardım ile Mü'minlerin kalplerindeki öfkeyi giderir. Allah Teâlâ Fetih günü, Mekke ehline yaptığı gibi, bu inatçı kimseler içinde tevbe edenlerden dilediği kimselerin tevbesini kabul eder. Allah, onlardan tevbesinde sadık olanları hakkıyla bilendir. O; yaratmasında, idare etmesinde ve hüküm koymasında hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 189,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın sizi, imtihan etmeden bırakacağını mı sandınız? İmtihan etmek, Allah'ın sünnetlerinden bir sünnettir. Yüce Allah, sizin içinizden cihad edenleri; Allah’tan, Rasûlünden ve Mü'minlerden başkasını kâfirleri yakın dost edinmeyenleri ve temiz kullarını dost edinenleri ortaya çıkarıncaya kadar imtihan olunacaksınız. Muhakkak Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Size de amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 189,
            "translated_text": "Müşriklerin, ibadet ve taat türleri ile Allah'ın mescitlerini imar etmeleri olacak iş değildir. Zira onlar, apaçık bir şekilde ortaya koydukları küfrü ikrar edip, kabul etmektedirler. İşte amellerin kabul edilmesinin şartı olan imanı kaybetmiş olmaları sebebi ile onların amelleri boşa çıkmıştır. Ölmeden önce şirkten tevbe etmeleri durumu hariç, kıyamet günü, Cehennem'e girecek ve orada ebedî kalacak olanlar da bunlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 189,
            "translated_text": "Allah'ın mescidlerini imar etmeye ve oraların hakkını eda etmeye sadece Allah'a iman eden, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayan, kıyamet gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, malının zekâtını veren ve Allah -Subhanehu ve Têalâ-'dan başkasından korkmayan Mü'minler hak sahibidir. İşte bu kimselerin dosdoğru yola hidayet olunmaları umulur. Müşrikler ise böyle olmaktan en uzak olan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 189,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Siz, hacılara su veren ve Mescid<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Haram'ı onaran kimseyi, Allah'a iman edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmayan, kıyamet gününe iman eden, malı ve canı ile Allah'ın kelimesinin yüce olması ve kâfirlerin kelimesinin en altta olması için Allah yolunda cihad edenler ile bir mi tutuyorsunuz? Sizler bu amellerin Allah katında fazilet bakımından eşit olduğunu mu sanıyorsunuz? Bunlar asla Allah katında eşit olamazlar. Hacılara su vermek gibi hayırlı amelleri işleseler dahi Allah'a şirk koşarak zulmeden kimseleri Yüce Allah asla muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 189,
            "translated_text": "Allah'a imanı ve küfür beldesinden İslam beldesine hicret etmeyi bir araya getirenler ve Allah yolunda malları ve canları ile cihâd edenler varya; işte Allah katında en üstün derece onlarındır. Cennet'i kazanacak olanlar, bu sıfatlar ile sıfatlanmış olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 190,
            "translated_text": "Rabbleri olan Allah Teâlâ, rahmetinden kendilerini sevindirecek şeyleri onlara haber vermiştir. Rızası, onların üzerine olacaktır. Ve kesinlikle onlara kızmayacak, onları nimetleri bitmek tükenmek bilmeyen Cennetlere girdirecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 190,
            "translated_text": "Onlar, o Cennetlerde, dünyada yapmakta oldukları salih amellerinin karşılığı olarak sonu gelmeyecek şekilde devamlı olarak kalacaklardır. Şüphesiz emirlerini yerine getirip yasakladıklarından sakınan ve dini Allah Teâlâ'ya halis kılan kimselerin Yüce Allah katındaki mükâfatları çok büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 190,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve O'nun Rasûlünün getirdiklerine tabi olanlar! Babalarınızı, soy kardeşlerinizi ve diğer seçkin akrabalarınızı Allah'a imana karşılık olarak küfrü tercih ederlerse, babalarınızı, soy kardeşlerinizi ve diğer seçkin akrabalarınızı Mü'minlerin sırlarını kendileri ile paylaştığınız ve kendileri ile istişarede bulunduğunuz dostlar edinmeyin. Onlar küfür üzerinde kalmak hususunda ısrar ettikleri halde kim onları dost edinir ve onları sevdiğini izhar ederse, o kimse Yüce Allah'a isyan etmiştir. Ve işlediği günah sebebi ile nefsini helâka götürerek kendisine zulmetmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 190,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, revaçta olmasını istediğiniz ticaretiniz ve kesada uğramasından korktuğunuz ticaretiniz, içerisinde barınmaktan hoşlandığınız evleriniz, işte bunların hepsi size Allah'tan, Rasûlünden ve Allah'ın yolunda cihad etmekten daha sevgili ise artık Yüce Allah'ın, cezasını ve azabını sizin üzerinize indirmesini bekleyin. Allah Teâlâ, rızasını kazandıracak olan amelleri terk ederek taatinden çıkanları muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 190,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak ki Allah, pek çok savaşta müşriklerden olan düşmanlarınıza karşı sayınızın az olmasına ve gücünüzün de zayıf olmasına rağmen O'na tevekkül etmeniz ve sebeplere sarılmanız sebebiyle size yardım etmişti. Siz, bu savaşlarda çokluğunuz ile böbürlenmemiş ve çokluk, onlara karşı size yardım edilmesine sebep olmamıştı. Ama Huneyn gününde ise çokluğunuz sizi böbürlendirmiş ve şöyle demiştiniz: \"Bugün az olmaktan dolayı yenilmeyeceğiz.\" Sizi gururlandıran çokluğunuz size bir fayda sağlamamıştı. Ve düşmanlarınız size galip gelmişlerdi. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmiş ve yenilmiş bir şekilde arkanıza dönerek düşmanlarınızdan kaçmıştınız."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 190,
            "translated_text": "Düşmanınızdan kaçmanızdan sonra Allah, peygamberi ve Mü'minlerin üzerine rahatlık indirmiş ve böylece sizler savaşta sebat etmiştiniz. Görmediğiniz melekler indirmiş, kâfirlere ise öldürülme, esir alınma ve mallarının ele geçirilmesi ile azap etmişti. Onların cezalandırıldığı bu cezanın sebebi, onların peygamberlerini yalanlamaları ve O'nun getirdiklerinden yüz çevirmeleriydi."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 191,
            "translated_text": "Azap edilmesinden sonra küfründen ve sapıklığından tevbe eden kimsenin tevbesini Allah Teâlâ kabul eder. Yüce Allah, kullarından af dileyenleri çokça bağışlayandır. Onlara karşı merhametlidir. Küfürden ve günah işledikten sonra tevbe eden kullarının tevbelerini kabul eder."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 191,
            "translated_text": "Ey Allah'a ve Rasûlü'ne iman eden ve Allah'ın, kulllarına koyduğu şeriate tabi olanlar! Müşrikler kendilerinde olan küfür, zulüm, kınanmış ahlâk ve kötü alışkanlıklardan dolayı pisliktirler. Onun için bu yıllarından yani hicri dokuzuncu yıllarından sonra hacı yahut umreci olarak da olsa Mescid-i Haram'ın da içerisinde bulunduğu Mekke Haremi'ne girmesinler. -Ey Müminler!- Eğer onların size getirmekte oldukları yiyeceklerin ve çeşitli ticaret mallarının kesilmesi sebebi ile yoksulluktan korkarsanız, şüphesiz Yüce Allah, fazlı ile size yeter. Şüphe yoktur ki Allah, sizin içinde bulunduğunuz hali hakkıyla bilendir, sizin için düzenleyip idare ettiklerinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 191,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudi ve Hristiyanlardan hak ilah olup, hiçbir ortağı bulunmayan Yüce Allah'a ve kıyamet gününe iman etmeyen; leş, domuz eti, içki ve faiz gibi Allah'ın ve O'nun Rasûlü'nün haram kıldıklarından sakınmayan ve Allah'ın din kıldığı şeylere boyun eğmeyen kâfirlere karşı savaşın. Ta ki; onların boyunlarını bükerek ve mağlup ederek kendi elleriyle sizlere cizye versinler."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 191,
            "translated_text": "Yahudi ve Hristiyanlardan her biri müşriktirler. Yahudiler; Üzeyir'in Allah'ın oğlu olduğunu iddia ederek Allah'a ortak koştular. Hristiyanlar ise Mesih İsa -aleyhisselam-'ın Allah'ın oğlu olduğu iddiasında bulunarak Allah'a ortak koştular. Bu onların herhangi bir delile dayanmaksızın dilleriyle iddia ettikleri bir iftiraydı. Onlar bu sözleriyle kendilerinden önceki müşriklerin, melekler Allah'ın kızlarıdır sözlerine benzemektedir. Allah Teâlâ, onların söyledikleri bu sözlerden çok yücedir ve büyüktür. Yüce Allah, onları helâk etti. Onlar nasıl da apaçık hakkı bırakarak bâtıla doğru çevriliyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 191,
            "translated_text": "Yahudiler, alimlerini; Hristiyanlar ise abidlerini, Allah'tan gayrı rabler edindiler. Allah'ın onlara haram kıldıklarını helâl kılıyor, helâl kıldıklarını ise haram kılıyorlardı. Hristiyanlar, Meryem'in oğlu İsa Mesih'i, Allah ile beraber ilah edindiler. Allah, Yahudilerin alimlerine; Hristiyanların abidlerine, Üzeyir ve Meryem'in oğlu İsa'ya sadece kendisine ibadet etmelerini ve hiçbir şeyi O'na ortak koşmamalarını emretti. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- tek ilahtır. O'ndan başka hak ilah yoktur. O, müşriklerin ve onların dışındakilerin iddia ettikleri gibi bir ortağının olmasından çok yücedir, beridir."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 192,
            "translated_text": "Bu kâfirler ve küfür milletlerinden olan diğerleri, iftiralarıyla ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlayarak İslam'ı bitirmek ve yok etmek istiyorlar. Allah'ın birliğine\/tevhidine delalet eden apaçık delilleri ve O'nun Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği hakkı yok etmek istiyorlar. Ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ- bunu hoş görmez ve kâfirler; dinini tamamlamasını, izhar etmesini ve yüceltmesini istemese de dinini tamamlayacak, izhar edecek ve diğer (dinlere) üstün kılacaktır. Yüce Allah, bir şeyi dilediği zaman başkalarının istedikleri hükümsüzdür."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 192,
            "translated_text": "Allah, -Subhanehu ve Teâlâ- Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve selem-'i insanlar için hidayet rehberi olan Kur'an ve hak din olan İslam dini ile gönderdi. Bunu da müşrikler onu istemese de içerisindeki deliller, katî kanıtlar ve hükümler ile dinini diğer dinlere üstün kılmak için yaptı."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 192,
            "translated_text": "Ey iman edenler ve Allah'ın kendilerine şeriat\/din kıldığı şeyler ile amel edenler! Muhakkak ki Yahudilerin alimlerinin ve Hristiyanların abidlerinin çoğunluğu, dinen herhangi bir hakları olmadığı halde insanların mallarını haksız yere yerler. Onlar, insanların mallarını rüşvet ve benzeri yollarla ele geçirirler ve insanları, Allah'ın dinine girmekten alıkoyarlar. -Ey Peygamber!- Altın ve gümüşü biriktirip üzerlerine farz olan zekâtı vermeyenler var ya; işte onlara, kendilerini kıyamet günü üzecek olan acıklı azabı haber ver."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 192,
            "translated_text": "Biriktirip hakkını vermeyi engelledikleri o şeyler kıyamet günü Cehennem ateşinde yakılır. Bu ateşin şiddeti artınca biriktirdikleri o şeyler alınlarının, yanlarının ve sırtlarının üzerine konulur. Bir azarlama olarak onlara şöyle denir: \"İşte bu sizin biriktirip onlardaki farz olan hakları eda etmediğiniz mallarınızdır. Topladığınız ve haklarını eda etmediğiniz mallarınızın vebali olarak azabı ve bunun cezasını tadın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 192,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah'ın hükmünde ve kaderinde ayların sayısı on ikidir. Allah Teâlâ onu ilk başta gökleri ve yeri yarattığında Levh-i Mahfûz'da sabit kıldığı şekliyledir. Bu on iki aydan dördü, içerisinde savaşmanın Allah tarafından haram kılındığı haram aylardır. Onlar, üçü arka arkaya gelen zilkade, zilhicce ve muharrem aylarıdır. Diğer ay tek olarak gelen recep ayıdır. Senenin aylarının sayısı ve bu aylardan dördünün haram kılınması dosdoğru dindir. Sakın bu aylarda savaşarak kendi nefislerinize zulmetmeyin ve bu ayların hürmetini çiğnemeyin. Müşriklerin sizinle topyekün savaştığı gibi siz de onlarla topyekün savaşın. Bilin ki Allah, yardımı ve desteklemesi ile emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınan kullarıyla beraberdir. Allah, kim ile beraberse hiç kimse kesinlikle ona üstün gelemez."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 193,
            "translated_text": "Cahiliye dönemindeki Arapların yaptığı gibi haram aylardan olan muharrem ayının haramlığının başka bir aya ertelenerek o ayın muharrem ayının yerine koyulması, kâfirlerin Allah'a küfürlerini arttıran ve onları küfürde ileri götüren bir husustur. Onlar, Allah'ın haram aylar hakkındaki hükmünü inkâr etmişlerdir. Şeytan bununla Allah'ı inkâr edenleri saptırır ve onlara böyle kötü bir adeti gidilen yol edindirir. Onlar haram aylardan birini helâl aylardan bir ay ile bir yıllığına değiştiriyor, sonra da haram ayların sayısının Allah'ın haram kıldığı ayların sayısıyla aynı olması için o haram ayı bir yıl da haram olarak bırakıyorlardı. Böylece Allah'ın haram aylardan kıldığı ayları helâl kılarak Allah'ın hükmüne muhalefet ediyorlardı. Şeytan onlara kötü amelleri güzel göstermiş ve onlar da bu amelleri işlemişlerdi. Bu amellerden biri de haram ayların başka aylara ertelenmesidir. Allah, küfür üzerinde olmak hususunda ısrar eden kâfirleri muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 193,
            "translated_text": "Ey Allah'a ve Rasûlüne iman edip kendileri için şeriat kılınan din ile amel edenler! Size ne oluyor da Allah yolunda düşmanlarınızla savaşmak için cihada çağrıldığınız zaman olduğunuz yerde kalıyor ve evlerinizde kalmaya meylediyorsunuz? Yoksa sizler, Allah yolunda cihad edenlere hazırlanmış ve devamlı olan ahiret nimetlerine karşılık dünya hayatının geçici ve değersiz olan metaına mı razı oldunuz? Dünya hayatının metaı, ahiretin yanında değersiz ve geçicidir. Nasıl olur da akıl sahibi bir kimse, fani olan şeyi kalıcı olan şeye; değersiz olan şeyi de kalıcı olan şeye tercih eder?"
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 193,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sizler, düşmanlarınıza karşı savaşmak için Allah yolunda cihada çıkmazsanız Allah; sizleri kahretme, alçaltma ve diğer şeyler ile cezalandırır. Sizin yerinize Allah'a itaat eden ve cihada çağrıldıkları zaman cihada çıkan bir kavim getirir. Sizler, Allah'ın emrine muhalefet ederek Allah'a hiçbir zarar veremezsiniz. O, size muhtaç değildir. Sizler ise O'na muhtaçsınız. Allah her şeye kadirdir. O'nu hiçbir şey aciz bırakamaz. O, siz olmadan da dinine ve peygamberine yardım etmeye kadirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 193,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sizler Rasûlullah <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'e yardım etmez ve onun Allah yolunda cihad çağrısına icabet etmezseniz, Allah ona yardım etmiştir. Hani, müşrikler onu ve beraberinde olan Ebu Bekir <span class=\"text-danger\">-<\/span>radıyallahu anh<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ı yanlarında üçüncü bir kimse yokken iki kişiden biri olarak çıkarmışlardı. O ikisi mağaradaydı. Onları arayan kâfirlerden saklanıyorlardı. Ebu Bekir <span class=\"text-danger\">-<\/span>radıyallahu anh<span class=\"text-danger\">-<\/span>, müşriklerin Rasûlullah <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'i yakalamalarından korktuğunda, Rasûlullah <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhive sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>, arkadaşı Ebu Bekir'e: \"Üzülme! Çünkü Yüce Allah yardımı ve desteği ile bizimle beraberdir.\" diyordu. Bunun üzerine Allah, Rasûlullah <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in kalbine sükûnet\/huzur vermiş ve onu meleklerden oluşan görmediğiniz ordularını indirerek desteklemişti. Allah, böylece müşriklerin sözünü alçaltmış ve İslam'ı yücelterek Allah'ın kelimesini üstün kılmıştır. Allah Teâlâ, zatında üstünlüğü ve mülkü ile yücedir. İşleri çekip çevirmesinde, takdirinde ve dininde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 194,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Zorlukta ve kolaylıkta gençler ve ihtiyarlar olarak Allah yolunda cihad etmek için çıkın! Mallarınız ve canlarlarınız ile Allah yolunda cihad edin. Mallar ve canlar ile yapılan o çıkış ve cihad dünya ve ahirette malların ve canların selametini düşünerek bunlara bağlı kalmaktan daha faydalıdır. Eğer bunu biliyorsanız bu hususta hırslı olun."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 194,
            "translated_text": "Ey Peygamber!- Savaştan geri kalmak için senden izin isteyen münafıklar, şayet kolay elde edilen kazanç ve meşakkatsiz bir yolculuk olsaydı sana uyarlardı. Fakat onları davet etmiş olduğun düşmana karşı katetmeleri gereken mesafe onlara uzak geldi de bu yüzden seferden geri kaldılar. Seferden geri kalmak için izin isteyen bu münafıklar, sen onlara döndüğün zaman Allah'a yemin ederek şöyle diyeceklerdir: \"Eğer sizinle beraber cihada gitmeye güç yetirebilseydik sizinle beraber çıkardık.\" Muhalafet etmeleri ve yalan yeminleri sebebi ile kendi nefislerini Allah'ın cezalandırmasına arzederek kendilerini helâk ediyorlar. Yüce Allah, gerçekten onların yalancı olduklarını ve yeminlerinin de yalan olduğunu biliyor."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 194,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah seni affetsin! Seferden geri kalanlara izin vermek hususundaki içtihadında Allah seni affetti. Neden onlara izin verdin? (Acele etmeseydin) Öne sürdükleri mazeretlerinde doğru olanlar ile yalan söyleyenleri ortaya çıkarmasını bekleseydin de onlardan sadece doğru söyleyenlere izin verseydin."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 194,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın yolunda malları ve canları ile cihaddan geri kalmak için senden izin istemeleri sadık bir iman ile Allah'a ve kıyamet gününe iman edenlerin yapacakları bir şey değildir. Bilâkis onlar; Müminler ne zaman seferberlik ederlerse onlar da onlarla beraber sefer ederler. Malları ve canları ile cihad ederler. Allah; kullarından, bunun için senden izin istemeyen, sadece kendilerini seninle beraber cihada çıkmaktan alıkoyan, mazeretleri için izin isteyen muttaki kullarını hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 194,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz Allah yolunda cihad etmekten geri kalmak için senden izin isteyenler; Allah'a iman etmeyen ve kıyamet gününe de iman etmeyen münafıklardır. Onların kalplerine Allah'ın dini hakkında şüphe isabet etmiştir. Onlar; hak yoluna uymada tereddüt edip durmaktadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 194,
            "translated_text": "Eğer onlar, Allah yolunda cihada çıkmak istediklerine dair iddialarında samimi olsalardı cihad için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah; onların seninle çıkmalarını çirkin gördü de çıkmak onlara ağır geldi. Böylece (cihada çıkmak yerine) evlerinde oturmayı tercih ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 194,
            "translated_text": "Bu münafıkların sizinle beraber cihada çıkmamaları, çıkmalarından daha hayırlıdır. Eğer sizinle beraber çıkmış olsalardı, size zelillik, bozgunculuk ve şüphe atmaktan başka bir şey katmazlardı. Yine sizi bölmek için saflarınızda laf taşımayı yaymak için çabalarlardı. -Ey Müminler!- Sizin içinizden onların yalan olarak yaydıkları şeylere kulak verip bunları kabul edip yayacak kimseler vardı. Böylece içinizde ayrılık meydana gelirdi. Allah Teâlâ, münafıklardan zalim olan kimselerin, Mü'minlerin arasında hileleri, şüpheleri yayan kimseler olduklarını bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 195,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Münafıklar, Tebuk Gazvesi'nden önce de Mü'minlerin kelimesini (saflarını) bölerek bozgunculuk yapmak için çabalamış, hileler yaparak sana karşı bir takım işler çevirmeye kalkmışlardı. Olur ki onların hileleri senin cihada çıkmak hususunda azmini kırabilir. Ancak Yüce Allah'ın sana olan yardımı ve desteği gelmiştir. Onlar (münafıklar) hoşlanmasalar da Yüce Allah; dinini yüceltir ve düşmanlarını mağlup eder. Onların hoşlanmamalarının sebebi; hakka karşı batılın galip gelmesini istemelerinden dolayıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 195,
            "translated_text": "Münafıklar asılsız özürler ile senden özür dileyip şöyle derler: \"-Ey Allah'ın Rasûlü!- Bana cihaddan geri kalmam için izin ver, seninle cihada çıkmak yükünü yükleme ki, düşman olan -Rumların- kadınlarının fitnesi sebebiyle bana bir günah isabet etmesin.\" Hayır! Onlar iddia ettiklerinden daha büyük bir fitneye düşmüşlerdir. İşte o fitne nifaktır ve savaştan geri kalmaktır. Muhakkak ki Cehennem, kıyamet günü kâfirleri kuşatacaktır. Ondan hiç kimse kurtulamayacak ve hiç kimse ondan bir kaçış bulamayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 195,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sana, yardım yahut ganimet gibi seni sevindirecek olan Allah'ın nimetlerinden bir şey erişirse; bu onları üzer. Eğer sana zorluk yahut düşmanın sana karşı galip gelmesi gibi bir musibet erişecek olursa bu münafıklar: \"Bizler, kendi nefislerimiz için tedbir almış ve bu Mü'minlerin yaptığı gibi onlar savaşa çıktığında onlarla birlikte savaşa çıkmayarak kendimizi sağlama almıştık.\" derler. Sonra münafıklar; Mü'minlere öldürülme ve esir edilme gibi şeyler isabet ettiğinde mutlu bir şekilde selametle ailelerine dönerler."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 195,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O münafıklara de ki: \"Bize Allah'ın bizim için yazdığından başkası asla erişmez. O Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> bizim efendimiz ve sığınağımızdır. Mü'minler de bütün işlerini sadece O'na havale ederler ve O, onlara yeter. O, ne güzel vekildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 195,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> onlara de ki: \"Bize iki şeyden; şehadet yahut zaferden başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Biz de Allah'ın, katından indireceği bir azap ile sizi helâk etmesini yahut sizinle savaşmamıza izin vererek bizim elimizle sizleri öldürmek ve esir etmek yolu ile size azap etmesini bekliyoruz. Siz, bizim akıbetimizi bekleyin; biz de sizin akıbetinizi bekliyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 195,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Mallarınızdan isteyerek ya da istemeyerek verin. İnkâr etmeniz ve Allah'ın taatinden çıkmanız sebebi ile infak ettikleriniz sizden asla kabul edilmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 195,
            "translated_text": "Onların verdiklerinin kabul edilmesine ancak şu üç şey engel olmuştur: Allah'ı ve Rasûlün'e (iman etmeyip) kâfir olmaları, namaza üşenerek ve oyalanarak gelmeleri ve mallarını isteyerek infak etmemeleri. Onlar mallarını istemeyerek infak ederler. Çünkü onlar, namazlarından ve infaklarından sevap umit etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 196,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Münafıkların malları ve evlatları seni imrendirmesin ve sakın onlar için bu durumu hoşgörme! Onların mallarının ve evlatlarının sonu kötü olacaktır. Allah, zorluk ve meşakkat ile onların mallarını ve evlatlarını, onların üzerine indirdiği bir azap ve musibet kılacaktır. Allah Teâlâ bunu, onların ruhları küfür üzerine çıkıncaya kadar yapacak ve onlar, Cehennem'in en alt tabakasında azap olunacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 196,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Münafıklar, yalan yere yemin ederek kendilerinin sizden olduklarını iddia ederler. Onlar, dış görünüşlerinde sizden olarak görünseler de iç yüzlerinde sizden değildirler. Fakat onlar, öldürülme ve esir edilme gibi müşriklere uygulanması helâl olan durumların kendileri için de helâl olup uygulanmasından korkmaktadırlar. Onlar takiye yaparak İslam'ı kabul etmiş gibi göstermektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 196,
            "translated_text": "Eğer bu münafıklar, kendi canlarını korumak için sığınacakları bir sığınak yahut gözden kaybolacakları bir mağara veya içine girecekleri bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip oraya girerlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 196,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sadakalardan umduklarına ulaşamadıkları için münafıklardan, sadakaların taksimi hususunda seni eleştirenler vardır. Eğer istedikleri şey kendilerine verilirse senden hoşnut olurlar. Yok eğer istedikleri verilmezse kızıp homurdanırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 196,
            "translated_text": "Sadakaların taksimi hususunda seni kınayan münafıklar, eğer Allah'ın kendilerine verdiğinden ve Rasûlünün de Allah'ın verdiklerinden vereceği sadakalardan razı olmuş olsalardı ve Allah bize yeter. O, bize lütfundan dilediği kadar verecektir deselerdi, Rasûlü de bize Allah'ın kendisine verdiğinden verecek. Bizler sadece Rabbimizin bize kendi fazlından vereceğine rağbet ederiz, diyerek, böyle davransalardı seni kınamalarından daha hayırlı olurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 196,
            "translated_text": "Farz olan zekâtlar; ancak görev yahut meslekleri sebebiyle mal sahibi olan fakat kendilerine yetmeyen ve bu durumları hususunda da kendilerine dikkat edilmeyen fakirler, hiçbir şeye sahip olmayan ve durumları yahut sözleri sebebiyle halleri diğer insanlara gizli olmayan miskinler, devlet idarecisinin zekât mallarını toplaması için görevlendirdiği kimseler, Müslüman olmaları için kendilerine zekât malından verilen kâfirler yahut imanlarının kuvvetlenmesi için imanı zayıf olan kimseler veya kötülüklerinin savuşturulması için verilen kimseler içindir. Özgürlüklerini kazanmaları için kölelere, israf ve masiyet olmaksızın borçlarını ödeyecek bir şey bulamayan kimselere, Allah yolunda cihad eden mücahitlerin hazırlanması ve nafakası biten ve bundan dolayı yolda kalmış kimselere verilir. Zekât mallarının sadece bu kimseler ile sınırlı olması Allah Teâlâ'dan bir farzdır. Yüce Allah, kullarının yararına olan şeyleri hakkıyla bilen, idare etmesinde ve dininde hikmetli olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 196,
            "translated_text": "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i sözleri ile inciten münafıklar vardır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yumuşak huyluluğunu müşahade ettikleri zaman şöyle derler: \"O herkesi dinleyip doğrular ve hak ile batılın arasını ayıramaz.\" -Ey Peygamber!- Onlara de ki: Şüphesiz peygamber, hayırdan başka bir şey işitmez. Allah'ın dediklerini ve Mü'minlerden sadık olanların (doğru sözlü olanların) haber verdiklerini doğrular ve Mü'minlere merhametle muamele eder. Muhakkak ki Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesi, ona iman eden kimseler için bir rahmettir. Allah'ın Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e eziyetin herhangi bir çeşidi ile eziyet edenlere elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 197,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Münafıklar, Peygamber <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'i incitecek sözler söylemediklerine dair Allah adına yemin ederler. Bunu da sizi razı etmek için yaparlar. Onlar gerçekten iman eden kimseler ise Allah ve Rasûlünü, iman ve salih ameller ile razı etmek onlar için daha öncelikli olmalıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 197,
            "translated_text": "O münafıklar, bu amelleri ile Allah'a ve Rasûlüne karşı geldiklerini ve bu ikisine karşı gelen kimsenin kıyamet günü, içinde ebedi kalacağı Cehennem ateşine gireceğini bilmediler mi? İşte bu küçük görülme ve büyük bir zillettir."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 197,
            "translated_text": "Münafıklar, Allah Teâlâ'nın Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indireceği bir sûre ile içlerinde gizledikleri küfürden Mü'minlerin haberdar olmasından korkmaktadırlar. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: \"-Ey münafıklar!- Din ile alay etmeye ve dini kötülemeye devam edin! Allah, indireceği bir sûre ile yahut Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e vereceği bir haber ile sizin korktuğunuz şeyi ortaya çıkaracaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 197,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın sana haber vermesinden sonra Mü'minlere karşı yaptıkları ayıplama ve sövmeyi münafıklara soracak olsan, onlar şöyle diyecekler: \"Bizler bir konuşma esnasında şakalaşıp eğleniyorduk, (söylediklerimizde) ciddi değildik.\" <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Sizler, Allah ile ayetleriyle ve peygamberi ile mi alay ediyordunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 197,
            "translated_text": "Boşuna yalan özürler ile özür dilemeyin. İçinizde gizlemiş olduğunuz inkârınızı alay etmek suretiyle açığa vurdunuz. İçinizden bir grubu, nifakı terk edip ondan tevbe etmeleri ve Allah'a karşı ihlâslı olmaları sebebi ile bağışlasak bile diğer bir gruba, nifâk üzerinde ısrar etmeleri ve bundan tevbe etmemeleri sebebi ile azap edeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 197,
            "translated_text": "Münafıklar, kadınlar ve erkekler olarak nifak durumlarında ittifak halindedirler. Onlar, Mü'minlerin aksine hareket ederler. Kötülüğü emreder, iyilikten alıkoyarlar. Malları hususunda cimridirler. Mallarını Allah yolunda infâk etmezler. Allah'a ibadet etmeyi ve O'na itaat etmeyi terk etmişlerdir. Allah Teâlâ da başarılı kılma hususunda onları terk etmiştir. Şüphesiz münafıklar, Allah Teâlâ'ya itâatten ve hak yoldan çıkmış, O'na isyana ve sapıklığa yönelmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 197,
            "translated_text": "Allah Teâlâ tevbe etmeyen münafıkları ve kâfirleri, içinde ebedî kalacakları Cehennem ateşine girdirmeyi vadetmiştir. Bu ceza olarak onlara yeter. Yüce Allah, onları rahmetinden kovmuştur. Onlar için devamlı bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 198,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey münafıklar topluluğu!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizler, küfür ve alay etmede sizden önceki yalanlayan ümmetler gibisiniz. Onlar, sizden daha güçlü ve sizden daha çok mallara ve evlatlara sahiptiler. Dünya lezzetlerinden ve arzularından kendi nasiplerinde yazılmış olandan faydalandılar. Sizler de <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Münafıklar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizden önce nasiplerinden yararlanan ve (peygamberlerini) yalanlayan ümmetler gibi nasibiniz olarak size takdir olunduğu kadar yararlanın. Önceki ümmetlerin, peygamberlerini yalanlama ve onları ayıplamaları gibi siz de hakkı yalanlamaya daldınız. Rasûl <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem'i<span class=\"text-danger\">-<\/span> ayıplayıp, kınadınız. Kınanmış ve bu sıfatlar ile sıfatlanmış olan bu kimselerin amelleri küfürleri sebebi ile Allah katında fesada uğramış ve boşa gitmiştir. Kendi nefislerini helâka sürüklemeleri sebebi ile nefislerini hüsrana uğratanlar bunlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 198,
            "translated_text": "Bu münafıklara, kendilerinden önce gelen ve peygamberlerini yalanlayan toplulukların başına gelen cezalandırmanın haberi gelmedi mi? Nuh, Ad, Semûd kavimlerinin, İbrahim'in kavminin, Medyen halkının ve Lut kavmi şehirlerinin ki, peygamberleri onlara apaçık deliller ve kesin kanıtlar ile gelmişlerdi. Yüce Allah, onlara zulmetmedi. Peygamberleri onları uyarmıştı. Fakat onlar, Allah'a (iman etmeyip) kâfir oldukları ve Allah Teâlâ'nın peygamberlerini yalanladıkları için kendi nefislerine zulmetmişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 198,
            "translated_text": "İman, aralarını birleştirdiği için Mü'min erkeklerle Mü'min kadınlar birbirlerinin yardımcıları ve destekçileridirler. \"Onlar iyiliği emrederler.\" Maruf (iyilik); Allah Teâlâ için sevimli olan ve O'na tâatin çeşitlerinden olan, tevhid ve namaz gibi şeylerdir. \"Kötülükten alıkoyarlar.\" Kötülük (münker); Yüce Allah'ın kızıp gazap etmesine neden olan; küfür ve faiz gibi günahlardır. \"Namazı dosdoğru kılarlar.\" Yani namazı en mükemmel şekilde eda ederler. Yüce Allah'a ve O'nun Rasûlü'ne itaat ederler. İşte övülmüş olan bu sıfatlarla sıfatlanmış olanlar var ya; Allah, onları rahmetine sokacaktır. Allah Aziz'dir. Hiç kimse O'na karşı galip gelemez. O yarattıklarında, şeriatında ve idaresinde hüküm ve hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 198,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, kıyamet günü içinde ebedî kalacakları, sarayları altından ırmaklar akan Cennetlere sokmayı Allah'a iman eden Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara vadetmiştir. Orada ölmezler ve nimetleri bitmek tükenmek bilmez. Onlara, içinde kalacakları güzel meskenler olan sürekli kalacakları Cennetler ve bu nimetlerin hepsinden daha büyük bir nimet olan rızasını vadetmiştir. İşte burada zikredilen bu büyük karşılık; hiçbir kurtuluşun kendisine erişemeyeceği büyük kurtuluştur."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 199,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kâfirlere karşı kılıçla savaşarak cihad et. Münafıklara karşı ise söz ve deliller ile cihad et. Bu iki fırkaya karşı sert davran. Onlar sert davranılmaya layık olan kimselerdir. Onların kıyamet günü varacakları yer Cehennem'dir. Onların varış yeri olan Cehennem ne kötü bir varış yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 199,
            "translated_text": "Münafıklar, Allah'a yalan yere yemin ederler. Sana sövdüklerine ve senin dinini ayıpladıklarına dair onların sözleri sana ulaştığı halde o sözleri söylemediklerini söylerler. Onlar, kendilerini küfre sokan o sözleri kesinlikle söylediler ve iman eder gibi gözüktükten sonra küfürlerini ortaya koydular. Başaramayacakları bir şey olan Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i öldürmeye yeltendiler. Onlar inkâr edilmez bir şeyi inkâr ettiler. İnkâr ettikleri bu şey; Yüce Allah'ın onları, Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bahşettiği ganimetlerle zenginleştirmesiydi. Eğer onlar, nifaklarından Allah'a tevbe ederlerse, tevbe etmeleri onların nifak üzerine devam etmelerinden daha hayırlıdır. Eğer Allah Teâlâ'ya tevbe etmekten yüz çevirirlerse; Allah onlara, dünyada öldürülme ve esir edilme ile azap edecek; ahirette ise elem verici ateş ile azap edecektir. Onların, kendilerini ateşten kurtaracak bir yardımcıları da dostları da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 199,
            "translated_text": "Münafıklardan şöyle diyerek Yüce Allah'a söz verenler oldu: \"Eğer Allah bize lütfundan verirse muhtaç olan kimselere vereceğiz ve amelleri düzgün olan salih kimselerden olacağız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 199,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onlara lütfundan verince Allah'a verdikleri sözlerini yerine getirmediler. Aksine malları hususunda cimrilik ederek herhangi bir şey ile tasaddukta bulunmadılar. Bundan yüz çevirerek imandan döndüler."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 199,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'ya verdikleri sözden dönmeleri ve yalanları sebebiyle onlara ceza olması için kalplerinde kıyamete kadar devam edecek sabit bir nifak kılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 199,
            "translated_text": "Münafıklar, Allah'ın onların meclislerinde gizledikleri tuzaklarını bildiğini ve Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın gaybları bildiğini bilmiyorlar mı? Yapmış oldukları hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 199,
            "translated_text": "Mü'minlerden sadaka vermek için az bir şeyden başkasını bulamayıp sadakalarını gönülden verenleri \"Bunların sadakaları neye yarar ki?\" diyerek ayıplayanlar vardır. Allah Teâlâ da onların Mü'minler ile alay etmelerinin karşılığı olarak onlarla alay eder. Onlar için elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 200,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlar için ister af dile, ister dileme. Sen, onlar için yetmiş kez af dilemiş olsan da çokça af dilemiş olman onları, Allah'ın rahmetine kesinlikle ulaştıramaz. Çünkü onlar, Allah ve Allah'ın Rasûlü'ne (iman etmeyip) kâfir olmuşlardır. Allah Teâlâ bilerek ve amaçlayarak dininden çıkmış olan kimseleri hakka hidayete muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 200,
            "translated_text": "Allah'ın Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e muhalefet ederek Tebuk Seferi'ne çıkmayıp yerlerinde kalıp oturan münafıklar son derece sevindiler. Mü'minlerin cihat ettiği gibi malları ve canları ile Allah yolunda cihad etmeyi hoş görmediler. Münafık kardeşlerinden alıkoyduklarına şöyle dediler: \"Sıcakta savaşa çıkmayın!\" dediler. Tebuk Gazvesi sıcağın şiddetli olduğu bir zamanda gerçekleşmişti. -Ey Peygamber!- De ki: \"Eğer bilselerdi, münafıkları bekleyen Cehennem ateşi, kendisinden kaçtıkları şu ateşten daha şidetlidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 200,
            "translated_text": "Cihaddan geri kalan o münafıklar, geçici dünya hayatlarında az gülsünler ve kalıcı olan ahiret hayatlarında ise çok ağlasınlar. Bu; onların dünyada kazandıkları küfür, masiyetler ve günahlar sebebiyledir."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 200,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Allah Teâlâ seni, nifaklarında sabit olan o münafıklardan bir gruba geri döndürüp onlarla karşılaştıracak olur ve onlar da başka bir savaşa seninle birlikte çıkmayı isterlerse onlara de ki: \"<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Münafıklar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size bir ceza olması adına ve benimle birlikte olmanızın doğuracağı zararlardan dolayı sizler asla benimle Allah yolunda cihada çıkamayacaksınız. Sizler Tebuk Gazvesi'nden geri kalıp yerlerinizde oturmaya razı oldunuz. O halde sizler, savaştan geri kalan hastalar, kadınlar ve çocuklar ile beraber oturup kalın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 200,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Münafıklardan ölen hiçbir kimsenin (cenaze) namazını kılma ve sakın dua etmek ve mağfiret dilemek için onlardan birinin kabrinin başında durma! Çünkü onlar, Allah’a ve Rasûlü’ne kâfir oldular ve Allah'a taatten çıkmış olarak öldüler. Kim, böyle ise o kimsenin namazı kılınmaz ve onun için dua edilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 200,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O münafıkların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bunları elde etmek için çektikleri zorluklar ve uğradıkları musibetler ile onların dünyada azaplarını çoğaltmayı ve kendileri küfür üzerinde iken ruhlarının bedenlerinden çıkmasını istemektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 200,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Allah'a iman etmeyi ve yolunda cihad etmeyi emreden bir sûre indirdiği zaman, zenginlik ve varlık sahibi olan kimseler bundan geri kalmak için senden izin isteyip şöyle dediler: \"Bizi bırak zayıflar ve sürekli hastalar gibi özür sahipleri ile beraber olup (savaşa) gitmeyelim.''"
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 201,
            "translated_text": "Bu münafıklar, özür sahipleri ile birlikte savaştan geri kalarak kendi nefisleri için zillete ve aşağılanmaya razı oldular. Allah Teâlâ da küfürleri ve nifakları sebebi ile onların kalplerini mühürledi. Onlar kendi yararlarına olan şeyleri anlamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 201,
            "translated_text": "Rasûl -sallallahu aleyhi ve sellem- ve Mü'minler, onlar (münafıklar) gibi Allah yolunda cihad etmekten geri kalmadılar. Bunlar (Rasûl ve beraberindeki Mü'minler) malları ve canları ile Allah yolunda cihad ettiler. Bunların Allah katındaki karşılıkları yardım ve ganimetler gibi dünyevî şeyleri elde<br \/>\netmektir. Cennet'e girdirilmek, arzulanan bol kazancı elde etmek ve endişe duyulan şeyden kurtuluşa ermek ise Mü'minlerin ahirette Allah katında elde edecekleri uhrevî faydalardır."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 201,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, onlar için sarayları altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetler hazırlamıştır. İşte bu; hiçbir kurtuluşun kendisine erişemeyeceği büyük bir kurtuluştur."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 201,
            "translated_text": "Medineli ve Medine etrafından olan Bedevi Araplar'dan bir topluluk Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’den Allah yolunda cihada gitmekten geri kalma hususunda izin istemek için geldiler. Bir başka topluluk ise aslen Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’i tasdik etmemeleri ve Allah’ın vaadine iman etmemeleri sebebi ile herhangi bir özür talep etmeksizin Allah yolunda cihaddan geri kaldılar. İşte bunlara, bu konudaki küfürleri sebebi ile elem verici azap ulaşacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 201,
            "translated_text": "Kadınlara, çocuklara, hastalara, zayıflara, gözleri görmeyenlere ve cihada hazırlanmak için bu uğurda harcayacak herhangi bir mal bulamayan fakirlere cihada çıkmamaları sebebi ile bir günah yoktur. Çünkü bunların özürleri, Allah ve Rasûlü için ihlaslı oldukları ve Allah'ın dini ile amel ettikleri için geçerlidir. Bu özür sahiplerinden iyilik edenlere karşı herhangi bir ceza yoktur. Allah, iyilik\/ihsan sahibi olan kimselerin günahlarını çokça bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 201,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber! Kendilerine, üzerine binecekleri bir binek sağlaman için sana gelen ve senin de onları bindirecek bir binek bulamayarak onlara, \"Sizleri bindirecek binek bulamıyorum\" dediğin kimseler bunun ardından üzüntüleri sebebi ile gözlerinden yaşlar dökerek cihaddan geri kalmışlardır. Bu kimseler için bir günah yoktur. Çünkü onlar, cihada gitmek için harcayacakları bir şeyi kendilerinde ve senin yanında bulamamışlardır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 201,
            "translated_text": "Yüce Allah özür sahipleri olan kimselerin cezalandırılmasına bir yol olmadığı beyan edilince cezalandırılmayı hak eden kimseleri zikretmiş ve şöyle buyurmuştur: -Ey Peygamber!- Cezalandırmak ve muahaze etmek\/paylamak, cihada gitmek için hazırlık yapmaya güçleri yettiği halde savaştan geri kalmak için senden izin isteyen kimseler içindir. Çünkü onlar, zillete ve alçalmaya razı olarak evlerinde olup, cihaddan geri kalan kimselerle beraber olmaya razı olarak cihada çıkmaktan geri kaldılar. Bundan dolayı Allah, onların kalplerini mühürlemiştir. Onlar; nasihatten anlamazlar. Bu mühürlenme ile onlar, kendi yararlarına olan şeyleri seçmeyi ve zararları olan şeylerden kaçınmayı bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 202,
            "translated_text": "Cihaddan geri kalan münafıklar, Müslümanlar cihattan döndüklerinde zayıf bahaneler ileri sürmüşler. Allah Teâlâ, onlara karşı peygamberini ve Müminleri şu şekilde karşılık vermeye yönlendirmiştir: Aslı olmayan bahaneleri ileri sürmeyin, sizin bize haber verdiklerinize inanmıyoruz. Allah, sizlerin içinizde olanları bize haber vermiştir. Allah ve Rasûlü görecek. Acaba tevbe mi edeceksiniz ve Allah sizin tevbenizi kabul edecek? Yoksa siz, nifakınız üzere devam mı edeceksiniz? Sonra her şeyi bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir. Ve yaptıklarınızın karşılığını da verecektir. O halde tevbe edip salih amel işlemek için acele edin."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 202,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Savaştan geri kalan bu kimseler, siz döndüğünüz zaman kendilerinin kınanmalarını ve azarlanmalarını engellemek için asılsız özürlerini pekiştirerek Allah’a yemin edeceklerdir. Kızgın olarak onları terk edin ve dışlayın. Onlar, içleri necis olan pislik kimselerdir. Ve onların varıp içerisinde ebedî kalacakları yerleri Cehennem'dir. Bu, onların nifakları ve günahları ile elde ettiklerinin karşılığıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 202,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Savaştan geri kalan bu kimseler, sizin onlardan razı olmanız ve onların özürlerini kabul etmeniz için yemin ederler. Onlardan razı olmayın. Eğer onlardan razı olursanız Rabbinize muhalefet etmiş olursunuz. Muhakkak ki Allah, küfür ve nifak ile taatinden çıkan kimselerden razı olmaz. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’ın kendilerinden razı olmadığı kimlerden razı olmaktan sakının!"
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 202,
            "translated_text": "Bedeviler, inkâr ettiklerinde yahut münafıklık yaptıklarında onların küfürleri ve nifakları şehirli kimselerden daha şiddetlidir. Onlar dinde cahil olma konusunda ve Allah'ın Rasûlüne indirmiş olduğu farzlar, sünnetler ve hükümlerin kurallarını bilmemek hususunda daha elverişlidirler. Bu da onların kaba ve sert olmaları ve insanlarla beraber yaşamamalarından dolayıdır. Allah onların durumlarını en iyi bilendir. Onların hallerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, düzenlemesinde ve şeriatinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 202,
            "translated_text": "Çölde yaşayan münafık bedeviler mallarını Allah yolunda infak ettiklerinde bunun bir zarar ve ziyan olduğuna inanırlar. Çünkü onlar, infak ettiklerinde bunun karşılığını alamayacakları ve infak etmeyip de mallarını tutarsa Allah'ın onları cezalandırmayacağına inanırlar. Bununla birlikte onlar, riya ve takiyye olarak bazen infakta bulunurlar. -Ey müminler!- İşte münafıklar sizin üzerinize bir kötülüğün inmesini ve böylece sizden kurtulmayı bekliyorlar. Aksine Allah, onların temenni ettikleri bu kötülüğü Müminlerin üzerine değil de zamanı geldiğinde hoşlanmasalar da o münafıkların üzerine indirecektir. Allah, onların söyleyediklerini hakkıyla işitmekte ve içlerinde gizlediklerini de hakkıyla bilmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 202,
            "translated_text": "Bedevilerden, Allah’a ve kıyamet gününe iman eden ve malından Allah yolunda sarf ettiğini, Allah'a yakınlaşmaya ve peygamberin duasını ve onun için istiğfar etmesini elde etmeye vesile sayan kimseler vardır. Şurası muhakkaktır ki, bu kimsenin Allah yolunda sarf ettikleri ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in duası kendileri için Allah katında bir yakınlık vesilesidir. Bu kimse karşılığını yüce Allah'ın katında bulacaktır. Yüce Allah onu mağfiret ve cennetini kapsayan geniş rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, tevbe eden kullarının günahlarını çokça örtüp, bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 203,
            "translated_text": "Allah, iman etmede çabuk davrananlar, diyarlarından ve vatanlarından ayrılarak Allah’a hicret eden Muhacirler'den ve Allah’ın Peygamberi Muhammed –sallallahu aleyhi ve sellem-'e yardım eden Ensar'dan, itikat, söz ve fiillerinde iyilikle iman etmiş öncü Muhacir ve Ensar'a tâbi olanlardan razı olmuş ve onların taatlerini kabul etmiştir. Onlar da Allah’ın kendilerine verdiği bu büyük karşılıktan dolayı Allah’tan razı olmuşlardır. Allah, onlara, içinde daimî kalacakları, sarayları altından ırmaklar akan Cennetler vadetmiştir. Orada ebedî olarak kalırlar. İşte o karşılık büyük bir kurtuluştur."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 203,
            "translated_text": "Medine'ye yakın çölde yaşayan bedevilerden münafık olanlar vardır. Medine ehlinden de nifakta direnen ve devam eden kimseler vardır. -Ey Peygamber!- Sen onları bilmezsin. Allah onları çok bilir. Allah, onlara iki kere azap edecektir. Onların nifakını, (insanları) öldürmelerini ve esir almalarını ortaya çıkarıp bir defa dünyada ve bir defa da kabir azabıyla ahirette azap edecektir. Sonra da kıyamet günü Cehennem'in en altında büyük bir azaba uğratılacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 203,
            "translated_text": "Medine ehlinden başka bir topluluk mazeretleri olmadan savaştan geri kaldılar. Savaşa katılmamak hususunda özürleri olmadığını kendileri aleyhine ikrar etmişler ve yalan mazeret uydurmamışlardır. Allah’a taat, O’nun şeriatine tutunmak ve yolunda cihad etmek ile önceden yaptıkları salih amellerini, diğer kötü olan amelleriyle karıştırmışlardır. Onlar, Allah’ın kendilerinin tevbesini kabul etmesini ve bağışlamasını ummuşlardır. Şüphesiz Allah, tevbe eden kullarının günahlarını çokça örtüp bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 203,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onların (müslümanların) mallarından bir kısmını zekât olarak al, onları günahların ve isyanların kirinden temizlesin ve onların iyiliklerini çoğaltsın. Ve onların mallarından zekat aldıktan sonra onlar için dua et. Senin, onlar için dua etmen rahmet ve sükûnettir. Allah senin duanı hakkıyla işiten ve onların amellerini ve niyetlerini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 203,
            "translated_text": "Cihaddan geri kalanlar ve Allah’a tevbe edenler, Allah’ın tevbe eden kullarının tevbelerini kabul ettiğini bilsinler. Muhakkak ki O, muhtaç olmadığı halde kullarından sadakaları kabul eder. Sadaka veren kimseye sadakasına karşılık olarak sevabını verir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- tevbe eden kullarının tevbelerini çokça kabul edendir. Onlara karşı merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 203,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Cihaddan geri kalanlara ve günahlarından tevbe edenlere de ki; kaçırdığınız cihadı telafi edin, amellerinizi Allah’a halis kılın ve Allah’ı razı edecek amelleri yapın. Allah, rasulü ve müminler de amellerinizi göreceklerdir. Kıyamet günü her şeyi bilen Rabbinize döndürüleceksiniz. O, sizin gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilendir. Size Dünyada yaptıklarınızı haber verecek ve bu yaptıklarınızın karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 203,
            "translated_text": "Tebuk Gazvesi'nden geri kalan bir takım kimseler de vardır ki onların bir özrü yoktur. O, geri kalan kimselerin durumları Allah'ın hükmüne ve hikmetine bırakılmıştır. Allah, onlar hakkında dilediği gibi hükmünü verecektir. Tevbe etmezlerse onlara azap edecektir. Tevbe ederlerse onların tevbelerini kabul edecektir. Allah, cezalandırılmayı hak eden kulunu da bilir, affına layık olanı da bilir. O, şeriatinde ve idare etmesinde hikmet sahibidir. Savaştan geri kalan o kimseler, Murâra b. Rabî, Ka'b b. Mâlik ve Hilâl b. Umeyye -radıyallahu anhum-'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 204,
            "translated_text": "Münafıklardan Allah'a ibadet etmek dışında başka bir amaç için mescid bina eden kimseler vardır. Bilakis onlar, Müslümanlara zarar vermek, küfrü açığa çıkararak nifak ehlini kuvvetlendirmek, Müslümanların arasını bölmek, Allah'a ve Rasûlüne savaş açanlara (yardımcı olmak) ve hazırlık yapmak için bu mescidi inşa ettiler. İşte bunlar, \"Biz, yalnızca müslümanlara merhamet etmekten başka bir şey kastetmedik\" diye size yemin ederler. Oysa Allah, onların bu iddialarında kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 204,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu amaçla inşa edilmiş olan bir mescide münafıklar seni namaz kılman için davet ettiklerinde onların davetine asla icabet etme. İlk günden beri takva üzerine bina edilmiş olan Kuba Mescidi'nde namaz kılman, küfür üzerine bina edilmiş olan bu mescidde namaz kılmandan daha evladır. İşte o mescidde (Kuba Mescidi'nde) su ile pisliklerden ve kirlerden; tevbe ve istiğfar ile de günahlardan temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah, pisliklerden, kirlerden ve günahlardan temizlenenleri sever."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 204,
            "translated_text": "Binasını, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmak ile takva üzerine ve hayır amelleri çoğaltarak Allah'ın rızası üzerine kuran kimse ile Müslümanlara zarar vermek, küfre destek olmak ve müminlerin arasını bölmek için mescid inşa eden kimse hiç bir olur mu? Kesinlikle bir olamazlar! Birincisi (takva üzerine inşa eden kimsenin) binası sımsıkı ve güçlüdür. Bu binanın yıkılmasından endişe edilmez. Binasını, yıkılmak üzere olan bir yerin kenarına yapıp da onunla beraber Cehennem'in dibine yuvarlanan kimsenin binası ise yıkılıp düşecektir. Allah küfür, nifak ve diğerleri ile zulmedenleri muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 204,
            "translated_text": "Onların zarar, şüphe ve nifak olarak bina ettikleri mescidleri, kalpleri ölüm yahut kılıçla öldürülerek paramparça oluncaya kadar onların kalplerinde bir nifak kaynağı olarak kalmaya devam edecektir. Allah, kullarının amellerini hakkıyla bilendir. Yaptıklarına karşılık olarak hayır ve şer ile hükmetmesi ile hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 204,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bol ihsanı ile çok kıymetli olan Cennet'e karşılık kendi mülkü olmasına rağmen Mü'minlerden canlarını satın aldı. Öyleki o Mü'minler, Allah'ın kelimesinin yüce olması için kâfirlerle savaşırlar, kâfirleri öldürürler ve kâfirler tarafından öldürülürler. Allah'ın bu husustaki vaadi doğrudur ve haktır. Bu; Musâ -aleyhisselam-'a gönderilen Tevrat'ta, İsa -aleyhisselam-'a gönderilen İncil'de ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e verilen Kur'an'da böyledir. Sözünü Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan daha çok tutan kim vardır. -Ey Müminler!- Allah ile yaptığınız bu alışveriş ile sevinin. Muhakkak ki sizler büyük bir kazanç elde ettiniz. İşte bu kazanç büyük bir kurtuluştur."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 205,
            "translated_text": "İşte bu karşılığı elde edecek olanlar; Allah'ın hoşlanmadığı ve gazaplandığı şeyleri terkedip O'nun sevip razı olduğuna dönen kimselerdir. Onlar; Allah'a karşı haşyet (korku) ve tevazu sahibi olan, Allah'a itaatte çok çabalayan, her hallerinde Rablerine hamd eden, oruç tutan, namaz kılan, Allah'ın veya Rasûlünün emrettiklerini emreden, nehyettiklerini yasaklayan, Allah ve Rasûlünün emirlerine ittiba üzerine hareket edip yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'ın sınırlarını koruyan kimselerdir. -Ey Peygamber!- Bu sıfatlar ile vasıflanmış olan Mü'minlere dünyada ve ahirette kendilerini sevindirecek olan müjdeleri haber ver."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 205,
            "translated_text": "Şirk üzere ölüp, Cehennem ehli oldukları açıkça belli olduktan sonra yakın akraba olsalar bile, peygamber ve müminlerin Allah'tan müşrikler için bağışlanma dilemesi yakışmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 205,
            "translated_text": "İbrahim’in babası için bağışlama dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden dolayı ve onun Müslüman olması içindi. İbrahim, babasına yaptığı nasihatin fayda vermemesi ile yahut onun kâfir olarak öleceği bilgisi vahiy ile kendisine ulaşınca babasının, Allah’ın düşmanı olduğunu kesin olarak anladı ve ondan uzaklaştı. İbrahim'in babası için af talebi, kendisinin ortaya koyduğu bir içtihad ve bir gayret idi. Şüphesiz İbrahim -aleyhisselam-, gerçekten çok dua edip yalvaran, zalim ve haddi aşmış olan kavmine karşı çok affedici ve müsamahalı bir kimseydi."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 205,
            "translated_text": "Allah, bir topluma hidayet verdikten sonra, sakınmaları gereken haramları açıklamadan, onlar üzerine sapıklık hükmü vermez. Onlar, haram olduğu belli olduktan sonra günah işleyecek olurlarsa; işte o zaman Allah, onlar üzerine sapmaları için hükmünü verir. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. O, bilmediğiniz şeyleri size öğretmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 205,
            "translated_text": "Şüphesiz göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Bu ikisinde O'nun hiç bir ortağı yoktur. Göklerde ve yerde olan (gizli ve açık) hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yaşatmak istediğini yaşatır ve öldürmek istediğini de öldürür. -Ey insanlar!- Sizin işlerinizi Allah'tan başka üstlenen yoktur. Sizden kötülüğü savacak ve düşmanlarınıza karşı size yardım edecek Allah'tan başka bir yardımcınız da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 205,
            "translated_text": "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Tebuk Gazvesi’nden geri kalmak için münafıklara izin verdiği zaman Allah Teâlâ onu affetti. Sıcağın şiddetine, ellerindekilerin az olması ve düşmanın güçlü olmasına karşın savaştan geri kalmayıp aksine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e tabi olan Muhacir'i ve Ensar'ı bağışlamıştı. Büyük bir zorluk ile karşı karşıya olmaları sebebi ile (Tebuk Savaşı'nda) bir kısmının kalpleri savaşı terk etmeye meyledecek iken Allah, onları sebat etmeleri ve düşmana karşı savaşa çıkmaları hususunda muvaffak kılmış ve onların tevbelerini kabul buyurmuştur. Şüphesiz O, çok şefkatlidir, çok merhametlidir. Mü'min kullarını tevbe etmeleri hususunda muvaffak kılması ve onların tevbelerini kabul etmesi O’nun rahmetindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 206,
            "translated_text": "Allah Teâlâ (Savaştan geri kalan) üç kişinin tevbesini kabul etmiştir. Onlar: Ka'b b. Mâlik, Murâre b. Rabî' ve Hilâl b. Umeyye -radıyallahu anhum-'dur. İşte bunlar tevbe etmekten geri bırakılmış ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber Tebuk Seferi'ne çıkmaktan geri durduktan sonra bunların tevbelerinin kabul edilmesi gecikmiştir. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu üç kimseye karşı tavır takınılmasını emretmiş ve böylece onlara öyle bir üzüntü ve keder isabet etmişti ki yeryüzü bütün genişliğine rağmen kendilerine dar gelmişti. Yalnızlıktan dolayı göğüsleri daralmış ve Allah'tan başka sığınacak kimseleri olmadığını anlamışlardı. Allah tevbe etmeleri hususunda kendilerini muvaffak kılmak suretiyle onlara rahmet etmiş ve sonra onların tevbelerini kabul etmişti. O, kullarının tevbelerini çokça kabul eden ve kullarına karşı çok merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 206,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler! Rasûlüne tabi olanlar ve şeriati ile amel edenler! Emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan sakının ve imanında, sözlerinde ve amellerinde doğru olan kimseler ile beraber olun. Sizin için doğruluktan başka bir kurtuluş yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 206,
            "translated_text": "Medine halkına ve çevrelerinde bulunan Bedeviler'e Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve selllem-'in kendisi cihada çıkarken O'ndan geri kalmaları ve kendilerini O’na tercih etmeleri, nefisleriyle cimrilik yapmaları yaraşmaz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i müdafaa etmeleri gerekir. Bilakis onların yapmaları gereken, kendi nefislerini onun nefsi için feda etmeleridir. Çünkü Allah yolunda onlara susuzluk, yorgunluk ve açlık isabet etmesi, kâfirleri öfkelendirecek bir yere ayak basmaları ve düşmanı öldürerek, esir alarak, ganimet alarak yahut da onları hezimete uğratarak onlara karşı bir başarı kazanmaları karşılığında Allah onlardan kabul ettiği salih amelin karşılığını yazacaktır. Şüphesiz Allah, iyilik yapan kimselerin sevaplarını zayi etmez. Bilakis onlara yaptıklarının karşılığını tam olarak verir ve verdiklerini arttırır."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 206,
            "translated_text": "Allah yolunda infak ettikleri az yahut çok harcama, aştıkları her vadi, ortaya koydukları gayret ve yaptıkları yolculuğa muhakkak yüce Allah karşılık verecektir. Ahirette ise onlara yaptıklarından daha güzelini bahşedecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 206,
            "translated_text": "Eğer düşmanları galip gelirse Mü'minlerin yok olmamaları için hepsinin birden topluca savaşa çıkmaları uygun değildir. Mü'minlerden bir grup cihad için çıksın bir grup da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e refakat etmek ve O'ndan işittikleri Kur'an ve şer'î hükümlerde derin bilgiye kavuşmak için geride kalsınlar. Böylece kavimleri kendilerine döndüklerinde öğrenmiş olduklarıyla onları uyarsınlar. Bunu da Allah'ın azabından ve cezalandırmasından sakınmak için yapsınlar ve Yüce Allah'ın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınsınlar. İşte Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nahiyelere göndermiş olduğu seriyyelerdeki durum böyle idi. Onlardan seriyye için bir topluluk seçer ve onları çeşitli bölgelere gönderirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 207,
            "translated_text": "Allah, Mü'minlere kendilerine yakın olmaları sebebiyle zarar vermelerinden endişe edilen kâfirlere karşı savaşmalarını emretmiştir. Aynı şekilde bunu, onları korkutmaları, onların kötülüklerini savmaları ve onlara karşı güçlerini sertliklerini göstermeleri için emretmiştir. Allah Teâlâ, yardımı ve desteklemesi ile muttaki kulları ile beraberdir."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 207,
            "translated_text": "Allah, peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bir sure indirdiği zaman münafıklardan bazı kimseler alay ederek ve dalga geçerek: Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği bu sure sizden hanginizin imanını artırdı? derler. Allah'a iman edip O'nun Rasûlünün getirdiklerini tasdik edenler var ya; işte bir surenin inmesi onların önceki imanlarına iman katıp arttırmıştır. İndirilen bu vahiy ile içerisinde kendileri için dünyalık ve ahiretlik faydaları barındırdığından dolayı onlar mutlu olmuşlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 207,
            "translated_text": "Münafıklara gelince içerisindeki hükümler ve kıssalar ile Kur'an, onların hastalıklarını ve pisliklerini arttırmaktadır. Bu, onların inen vahyi yalanlamaları sebebiyledir. Böylece Kur'an'ın inişinin artmasıyla birlikte onların kalplerindeki hastalık da artar. Çünkü her bir ayet indikçe onlar inen bu ayetler hakkında şüphe etmekte ve kâfir olarak ölmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 207,
            "translated_text": "Allah, onların nifaklarını her yıl bir yahut iki kez ortaya çıkarmak suretiyle kendilerini imtihan ettiği halde münafıklar ibret almıyorlar mı? Bir de onlar bütün bunları yapanın Allah Teâlâ olduğunu bilmektedirler. Onlar, küfürlerinden dönüp Allah'a tevbe etmiyorlar ve nifaklarından vazgeçmiyorlar. Başlarına gelenin Allah'tan olduğunu düşünmüyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 207,
            "translated_text": "Allah, Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e içerisinde münafıkların durumlarının zikredildiği bir sûre indirdiği zaman, münafıklardan bazıları diğerlerine bakarak şöyle derler: Sizi birisi görüyor mu? Eğer biri onları görmemiş ise o meclisten uzaklaşırlar. Yüce Allah, onların kalplerini hidayetten ve hayırdan uzaklaştırmış ve anlamayan bir kavim oldukları için onları alçaltmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 207,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Arap topluluğu!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size kendi ırkınızdan, sizin gibi Arap olan bir peygamber geldi. Size sıkıntı veren şey ona da sıkıntı vermektedir. Sizin hidayetiniz ve size verdiği önem hususunda oldukça isteklidir. Yine o, özellikle müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 129,
            "surah_number": 9,
            "page_number": 207,
            "translated_text": "Eğer senden yüz çevirirler ve senin getirdiklerine iman etmezlerse -Ey Peygamber!- onlara de ki: Kendisinden başka hak ilah olmayan Allah bana yeter. Ben sadece O'na dayandım. O, subhânehu ve teâlâ büyük arşın Rabbidir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 208,
            "translated_text": "Elif Lâm Râ. Bunun bir benzeri Bakara Sûresi'nin başında geçmişti. Okunan bu ayetler, Kur'an'ın muhkem, kusursuz, hikmet ve hükümleri kapsayıcı ayetlerinin yer aldığı bir suredir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 208,
            "translated_text": "Kendi soylarından bir adama: İnsanları Allah'ın azabı ile uyar diye ona emretmemiz insanları şaşırmaya mı itti ? -Ey Peygamber!- Allah'a iman edenleri kendilerini sevindirecek olan şey ile müjdele! Önceden yaptıkları salih amellere karşılık olarak onlar için Rableri katında yüce makamlar vardır. Kâfirler: \"Şüphesiz bu ayetleri getiren adam sihri apaçık olan bir sihirbazdır.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 208,
            "translated_text": "Ey hayrete düşen kimseler! Şüphesiz sizin Rabbiniz, bu azametiyle gökleri altı günde, yeri de genişliğiyle altı günde yaratan ve sonra Arş'a yükselendir. Nasıl olur da sizin içinizden bir adamı size göndermesine hayret ediyorsunuz! Geniş mülkünde tek başına dilediği hükmü verip gerçekleştiren O'dur. O'nun katında bir kimsenin herhangi bir hususta şefaatçi olması iznine bağlıdır. İşte bu sıfatlara sahip olan sizin Rabbiniz Allah'tır. O halde ibadetinizi sadece O'na yapın. O'nun birliğine ve tek olduğuna delalet eden bu kanıtlardan ve delillerden öğüt almaz mısınız? Kim azıcık öğüt almış ise onu bilir ve iman eder."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 208,
            "translated_text": "Yaptığınız amellerin karşılığını vermesi için kıyamet günü dönüşünüz O'nadır. Allah, insanlara vaadinden dönmeyeceği bir söz vermiştir (ki O, asla vaadinden dönmez). O, buna kâdirdir. O, daha önce hiçbir örneği görülmemiş şekilde mahlûkatı yaratan sonra da ölümünden sonra yeniden diriltendir. Bu, iman edip salih ameller işleyenlere iyiliklerinden hiçbir şey eksiltilmeden, kötülüklerinden hiçbir şey arttırmadan yaptıkları amellerinin karşılığını adaletli bir şekilde vermesi içindir. Allah'ı ve peygamberlerini inkâr eden kâfirlere gelince, kâfirlik yaptıkları için onlara son derece sıcak bir içecek vardır. Bağırsaklarını parçalar. Allah'ı ve peygamberlerini inkâr etmeleri sebebi ile acıklı azap da onlar içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 208,
            "translated_text": "O (Allah), güneşi ışık saçan ve ışığı yayan bir varlık olarak yarattı. Ayı ise, kendisi ile aydınlanılan bir nur\/aydınlık kılmıştır. Aya, 28 konaklama yeri takdir etti. Bir konaklama yerinin mesafesi bir gün ve gecedir. -Ey insanlar!- Böyle takdir etmiştir ki, insanlar güneş ile günlerin sayısını ay ile de ayların ve yılların sayılarını bilsinler. Allah'ın, kudretini ve yüceliğini insanlara göstermek için göklerde ve yerde yarattığı ne varsa bunların hepsi bir haktır. Yüce Allah, kendisinin birliğine delalet eden açık delilleri ve bariz kanıtları, delil getirmeyi bilen bir toplum için işte böyle açıklar."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 208,
            "translated_text": "Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, karanlık ile aydınlığın birbirine eşlik etmesinde, gece ile gündüzden birinin kısa ve uzun olmasında, göklerde ve yerdeki mahlûkatta, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan hakkıyla sakınan kimseler için Allah'ın kudretine delalet eden deliller\/ayetler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 209,
            "translated_text": "Allah'a kavuşmayı ummayan ve kalıcı olan ahiret hayatı yerine geçici olan ve nefislerinin de kendisi ile huzur bulduğu dünya hayatına razı olan kâfirler var ya işte onlar, Allah'ın ayetlerinden ve delillerinden yüz çevirmişlerdir. Bunu umursamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 209,
            "translated_text": "İşte bu nitelikler ile vasıflanmış olan kimselerin barınaklarının ateş olmasının sebebi, onların kıyamet gününü yalanlama ve inkâr suçunu işlemeleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 209,
            "translated_text": "Allah, iman edip salih amel işleyenleri rızasına ulaştıran salih amelleri işlemeleri için doğru yola hidayet ederek rızıklandırır. Bu, onların iman etmeleri sebebiyledir. Sonra Allah, onları kıyamet günü daimi olan ve altlarından ırmaklar akan Naim Cennetleri'ne girdirecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 209,
            "translated_text": "Onların Cennet'teki duaları; Allah’ı tesbih ve takdis etmek, Allah'ın, meleklerin ve onların birbirlerine olan selamlaşmaları selam sözüdür. Dularının sonu ise bütün mahlûkatın Rabbi olan Allah'ı övmektir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 209,
            "translated_text": "Eğer Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, insanların kızgınlık anında kendi nefislerine, evlatlarına ve malları aleyhine yaptıkları dualarını (beddualarını) kabul etmekte onların hayrı istedikleri dualarını kabul etmesinde acele ettiği gibi acele etseydi onlar helak olurlardı. Fakat yüce Allah, onlara mühlet verir ve O'na kavuşmayı ummayanları kendi hallerine bırakır. Çünkü onlar Allah'ın cezalandırmasından korkmazlar ve O'nun vereceği sevabı da ummazlar. İşte yüce Allah, onları hesap günü kararsızlar, şaşırmışlar ve şüpheciler olarak (bırakıp) terk eder."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 209,
            "translated_text": "Haddi aşarak kendi nefislerine zulmeden insana bir hastalık yahut kötü bir hal isabet ettiğinde yan yatarak, oturarak yahut da ayakta olduğu halde bu durumun kendisinden kaldırılması için yalvarıp yakarır. Duasını kabul edip ondaki kötü durumu ortadan kaldırdığımızda ise sanki içinde bulunduğu o darlığın kendisinden kaldırılması için daha önce bize hiç dua edip yalvarmamış gibi eski haline geri döner. İşte, sapıklığında devam eden (haktan) yüz çeviren bu kimseye yaptığı şey süslü kılındığı gibi küfür ve isyan üzerine yaptıkları amelleri ile haddi aşan, inkâr eden ve günah işleyen ve bunları terk etmeyen kimselere de yaptıkları şey süslü kılındı."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 209,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın Rasûllerini yalanlamaları ve işledikleri günahlar sebebiyle sizden önceki ümmetleri helak ettik. Kendilerine göndermiş olduğumuz elçilerimizin ve onların Rableri katından getirdiklerinin doğruluğuna dair açık delillerimiz geldiği halde iman etmeye hazır olmadıkları için onlar iman üzere olamadılar. Bundan dolayı yüce Allah onları rezil rüsva etti. Onları iman etmeye muvaffak kılmadı. Zalim ümmetleri cezalandırdığımız gibi her zaman ve mekanda onlar gibi olan ümmetleri de cezalandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 209,
            "translated_text": "Sonra -ey insanlar!- Nasıl amel edeceğinizi görmek için helak ettiğimiz yalanlayıcı ümmetlerden sonra sizleri o ümmetlerin halefi yaptık. Bakalım sizler, hayırlı ameller işleyip bu amellere karşılık sevap mı alacaksınız yoksa kötü ameller işleyip bundan dolayı cezalandırılacak mısınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 210,
            "translated_text": "Kendilerine Allah'ın tevhidine (birliğine) delalet eden apaçık Kur'an ayetleri okununca yeniden dirilmeyi ve sevabı ummayan ve cezayı da inkâr edenler: \"-Ey Muhammed!- Putlara ibadeti ve diğerlerini lanetlemeyi ihtiva eden bu Kur'an'ı değiştir yahut Kur'an'ın bir kısmını ya da tamamını bizim arzularımıza uyan şeyler ile değiştir.\" dediler. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: \"Benim Kur'an'ı değiştirmem doğru olmaz ve benim size, O'ndan gayrısını da getirmeye gücüm yok. Oysa tek olan ve hiçbir ortağı olmayan yüce Allah dilerse o Kur'an'dan dilediği şeyi değiştirir. Ben, Allah'ın bana vahyettiği şeyden başkasına asla tabi olmam. Sizin benden istediğiniz şeye uyarak Allah'a isyan etmekten ve o büyük günün azabından korkarım ki o gün, kıyamet günüdür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 210,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Eğer Allah, Kur'an'ı size okumamamı dilemiş olsaydı onu size okuyamaz ve bildirmezdim. Eğer Allah dileseydi Kur'an'ı size benim dilim ile bildirmezdi. Ben, okumaz ve yazmaz bir halde sizin aranızda uzun bir zaman <span class=\"text-danger\">-<\/span>kırk sene<span class=\"text-danger\">-<\/span> kaldım. Ben bu işi istemedim ve araştırmadım. Sizler, benim size getirdiklerimin benim yaptığım bir şey olmadığını ve bunların Allah katından olduğunu akletmiyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 210,
            "translated_text": "Allah adına yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Ben nasıl olur da Kur'an'a iftira atarak değiştirebilirim? İftira ederek Allah'ın sınırlarını aşan kimseler, istedikleri şeyde asla başarıya ulaşamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 210,
            "translated_text": "Müşrikler, ilah olduğunu iddia ettikleri, kendilerine de hiç bir zarar ve fayda vermeyen şeylere, Allah ile birlikte ibadet ederler. Oysa gerçek ma'bûd dilediği zaman fayda ve zarar verendir. Yine ibadet ettikleri ilahları hakkında şöyle derler: \"Onlar Allah katında bize şefaatçidirler. Allah günahlarımız sebebi ile bize azap etmez.\" -Ey Peygamber!- Onlara de ki: Siz, herşeyi hakkıyla bilen Allah'a, kendisinin bir ortağı olduğunu mu haber veriyorsunuz? Halbuki O, göklerde ve yerde bir ortağı olduğunu bilmemektedir. (Yani O'nun bir ortağı yoktur) Yüce Allah, müşriklerin batıl ve yalan söyledikleri şeylerden uzaktır ve münezzehtir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 210,
            "translated_text": "İnsanlar, aslında, iman etmiş tevhit ehli tek bir ümmet idi. Fakat sonradan ayrılığa düştüler. Onlardan kimi Mü'min olarak kaldı kimi ise kafir oldu. Eğer Allah tarafından onların aralarında çekiştikleri şeyler hakkında dünyada bir hüküm vermeyeceğine dair takdiri olmasaydı doğru yol üzere olan kimse sapık olan kimseden daha dünyada ayrılarak ortaya çıkardı. Ancak onlar hakkındaki hükmünü kıyamet günü verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 210,
            "translated_text": "Müşrikler şöyle diyorlar: Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e O'nun doğru olduğuna dair bir mucize indirilmez mi? dediler. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: Mucizeler (ayetler) gaybtır ve bunun ilmi Allah'a aittir. Sizler hissî ayetler hakkında dilediğinizi düşünerek bekleyin. Ben de sizinle birlikte onları bekleyenlerdenim."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 211,
            "translated_text": "Müşriklere isabet eden kuraklık ve fakirlikten sonra yağmur ve bolluk nimeti tattırdığımız zaman onlar, ayetlerimizle alay ederler ve ayetlerimizi yalanlarlar. -Ey Peygamber!- O müşriklere de ki: Allah, tuzağı en hızlı olan ve sizi cezalandırmakta en çabuk olandır. Meleklerden hafaza olanlar, sizin kurduğunuz tuzakları yazarlar. Ondan hiçbir şey o meleklerden kaçamazken, sizi yaratandan nasıl kaçabilir! Allah, kurmuş olduğunuz tuzaklara karşılık olarak sizi cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 211,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizleri karada ayaklarınızın ve bineklerinizin üzerinde yürüten O'dur. Denizde gemiler içerisinde sizleri götüren de O'dur. Öyle ki sizler, denizde gemide güzel bir rüzgâr ile mutlu bir şekilde akıp giderken yolcular bu güzel rüzgara sevindiler. Onlar sevinç içindeyken çok kuvvetli bir rüzgar gelir de her taraftan öyle dalgalar gelmeye başlar ki onlar bu dalgalar sebebi ile helak olacaklarını zannettiler. Dini yalnızca Allah'a halis kılıp O'na hiçbir şeyi ortak koşmayarak: Eğer bizi bu helak edici zorluktan kurtarırsan bize bahşettiğin nimetlerden dolayı mutlaka sana şükredenlerden olacağız\" diye Allah'a dua ederek yalvarırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 211,
            "translated_text": "Allah, onların dularını kabul edip de onları o sıkıntıdan kurtarınca, küfür, masiyet ve günah işleyerek yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. -Ey insanlar!- Sizin taşkınlığınızın zararı sizedir. Sizin taşkınlığınız Allah'a bir zarar veremez. Sizler bu taşkınlığınız ile geçici dünya hayatında faydalanırsınız. Sonra kıyamet günü dönüşünüz bizedir. Size işlemiş olduğunuz günahlarınızı haber vereceğiz ve sizleri işlemiş olduklarınıza karşılık olarak cezalandıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 211,
            "translated_text": "Sizin kendisinden faydalandığınız çabucak sona eren dünya hayatının örneği, gökten indirdiğimiz su gibidir ki onunla insanların ve hayvanların yiyeceği taneler, ürünler ve bitkiler gürleşip birbirine girer. Yeryüzü tüm güzelliklerini takınıp, süslenip bezenir. Yeryüzünden çeşit çeşit bitkiler çıkar. İnsanlar da yetişen bu bitkileri hasat etmeye güç yetirdiklerini sandıkları bir anda, geceleyin veya gündüzleyin emrimiz gelir de onu sanki çok yakın zamanda yerinde yokmuş gibi kökünden biçilmiş bir hale getiririz. İşte dünya hayatının çabucak bitişini size açıkladığımız gibi deliller ve kanıtlar ile düşünen ve ibret alanlar için ayetleri böylece açıklıyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 211,
            "translated_text": "Allah, selamet yurdu olan Cennet'ine (Dâru's-Selâm'a) çağırır. İnsanlar orada musibetlerden, endişelerden ve ölümden güvende olurlar. Allah, dilediği kullarını kendilerini selamet yurdu olan bu Cennetlere ulaştıran İslam Dini'ne hidayet eder (iletir)."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 212,
            "translated_text": "Allah'ın kendilerine farz kıldığı taatleri en güzel şekilde yerine getirip yasakladığı şeyleri terk eden kimselere güzel bir karşılık vardır. İşte bu karşılık Cennet'tir. Bu karşılıktan daha fazlası da onlar içindir ki, bu Allah'ın kerîm olan vechine bakmaktır. Onların yüzlerine toz ve zillet bulaşmaz. Onları alçaklık\/zül ve rezillik kuşatmaz. İşte bunlar, ihsan (iyilik) sıfatı ile sıfatlanmış olan Cennet ashabıdırlar ve onlar orada ebedî kalcıdırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 212,
            "translated_text": "Küfür ve masiyet gibi kötü ameller işleyen kimselere ise ahirette Allah tarafından işledikleri amellerin karşılığı kadar bir ceza vardır. Onların yüzlerini bir toz ve zillet bürümüştür. Allah'ın azabı onların üzerine indiğinde onlardan bu azabı savacak kimse de yoktur. Ateşin ve ateşin dumanının onlara çokça isabet etmesinden dolayı sanki onların yüzlerini gecenin karanlık parçaları kaplamış gibidir. İşte bu sıfatlar ile sıfatlanmış olan kimseler Cehennem ehlidirler ve onlar orada ebedî kalıcıdırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 212,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hatırla! Kıyamet günü, mahlûkatın tamamını toplarız ve sonra dünyada Allah'a şirk koşanlara: Ey müşrikler! (Ortak koşanlar!) Haydi siz ve Allah'tan gayrı ibadet ettikleriniz yerlerinizde kalınız deriz. Ve ibadet edilenler (ortak koşulanlar) ile ibadet edenlerin arasını ayırırız. Kendilerine ibadet edilenler (mabutlar), ibadet edenlerden beri olduklarını söyleyerek: \"Siz, dünyada iken bize ibadet etmiyordunuz\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 212,
            "translated_text": "İşte burada Allah'tan gayrı ibadet ettikleri ilahları onlardan beri olurlar ve şöyle derler: Allah şahittir ki -O, şahit olarak yeter- biz, sizlerin bize ibadet etmenizden razı olmadık ve size bunu emretmedik. Sizin, bize ibadet ettiğinizi nereden bilebilirdik!"
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 212,
            "translated_text": "İşte bu büyük yerde her nefis dünya hayatında yaptığı ameller ile imtihan edilir. Müşrikler, hak Rableri olan Allah'a döndürülürler ve yüce Allah onların hesaplarını görür. Onların, iftira ederek şefaatçileri olduklarını iddia ettikleri putları ise yok olup gider."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 212,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'a ortak koşan o müşriklere de ki: Üzerinize gökten yağmuru indirmek suretiyle sizi rızıklandıran kimdir? Yeryüzünde her türlü bitkiyi bitirmek suretiyle ve içerisinde barındırdığı madenler ile yerden sizi rızıklandıran kimdir? Nutfeden insanı, yumurtadan kuşları çıkarmasında olduğu gibi ölüden diriyi çıkaran kimdir? Aynı şekilde insandan nutfeyi ve kuşlardan da yumurtayı çıkarmasında olduğu gibi diriden ölüyü çıkaran kimdir? Göklerin, yerin ve bunlarda bulunan mahlûkatın işlerini çekip çeviren kimdir? Onlar, bunların hepsini yapan Allah'tır, diye cevap vereceklerdir. Onlara de ki: Bunu bilmez misiniz ve emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınmaz mısınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 212,
            "translated_text": "Ey insanlar! İşte bunların hepsini yapan ve sizin işlerinizi çekip çeviren sizi yaratan tek hak ilah olan Allah'tır. Hakkı öğrendikten sonra haktan uzaklaşıp zayi olmaktan başka ne vardır? Akıllarınız, bu apaçık haktan ayrılıp nereye gidiyor?"
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 212,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yüce Allah için hak olan rububiyet sabit olduğu gibi inat ile haktan çıkanların iman etmeyeceklerine dair Rabbinin kaderî sözü onlar üzerine hak olmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 213,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere de ki: Sizin Allah'tan gayrı ibadet edip Allah'a ortak koştuklarınız arasında daha önce bir benzeri olmaksızın yaratan sonra da ölümünden sonra o şeyi dirilten bir kimse var mıdır? Ey Peygamber! Onlara de ki: Daha önce bir benzeri olmaksızın yaratan ve ölümünden sonra o şeyi yeniden dirilten Allah'tır. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O halde nasıl oluyor da haktan batıla dönüyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 213,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Allah'tan gayrı kendilerine taparak Allah'a ortak koştuklarınızdan sizi hakka ileten var mı? Onlara de ki: Yalnız yüce Allah, hakka hidayet eder ve (O'nun bir ortağı yoktur, yine onlara de ki:) insanları hakka hidayet eden mi uyulmaya daha layıktır yoksa başkasının ona hidayet etmediği müddetçe kendi kendine doğru yolu bulamayan sizin de kendilerine ibadet ettiğiniz mabutlarınız mı? Size ne oluyor da onların Allah'a ortak olduklarını idda ettiğinizde nasıl oluyor da batıl ile hükmediyorsunuz? Allah, sizin söylediklerinizden çok yüce ve büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 213,
            "translated_text": "Müşriklerin çoğu hakkında bilgilerinin olmadığı şeylere vehm ve şüphe ederek tabi olmaktadırlar. Şüphesiz şek, ilmin yerini tutamaz. İlmin yerine geçmez. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilir. Onların yaptıklarından hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Allah, onlara yaptıklarının karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 213,
            "translated_text": "İnsanların, bir benzerini getirmekten aciz kalmaları sebebi ile Kur'an hakkında onun uydurma olduğunu söylemeleri ve Kur'an'ı Allah'tan başkasına nispet etmeleri doğru değildir. Kur'an, kendinden önce indirilmiş olan kitapları tasdik eden ve onların içerisinde yer alan mücmel hükümleri açıklayan bir kitaptır. Hiçbir şüphe yoktur ki, Kur'an bütün yaratılmışların Rabbi olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ- tarafından indirilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 213,
            "translated_text": "Bilakis o müşrikler şöyle mi diyorlar?: Bu Kur'an'ı, Muhammed kendi nefsinden uydurdu. Sonra da Allah Teâlâ'ya nispet etti. -Ey Peygamber!- Onlara cevap olarak şöyle de: Ben de sizin gibi bir beşer olduğum halde Kur'an'ı benim uydurduğumu iddia ediyorsanız o halde sizler de onun bir sûresinin benzerini getirin. Kur'an'ın uydurma ve yalan olduğu iddiasında sadık kimselerseniz size yardım etmesi için gücünüzün yettiği kimseleri de çağırın. Siz bunu yapamazsınız ve -belagat ve dil ehli kimseler olduğunuz halde- buna güç yetirememeniz Kur'an'ın Allah Teâlâ katından indirilmiş olduğuna delildir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 213,
            "translated_text": "Onlar icabet etmediler, aksine anlayıp tedebbür etmeden ve kendisi ile uyarıldıkları o azap gerçekleşmeden önce Kur'an'ı yalanlamakta birbirleri ile yarıştılar. Halbuki bu azabın gelme vakti yakınlaştı. İşte bunların yalandıkları gibi geçmiş ümmetler de yalanlamışlardı. Onlara inen azap inivermişti. -Ey Peygamber!- Yalanlayan o ümmetlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak! Allah onları helak etti."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 213,
            "translated_text": "Müşriklerden kimileri ölmeden önce Kur'an'a iman edecek, kimileri ise ölünceye kadar inatları ve kibirleri sebebi ile iman etmeyecektir. -Ey Peygamber!- Bil ki Rabbin, küfür üzerinde ısrar edenleri en iyi bilendir ve küfürlerine karşılık olarak onları cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 213,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer kavmin seni yalanlarsa onlara de ki: \"Benim amelimin sevabı banadır ve amellerimin getireceği şeyi ben yüklenirim. Sizin yaptığınız amellerin karşılığı ise sizedir. Amellerinizin cezasını çekecek olanlar da sizlersiniz. Sizler, benim yaptıklarımın sonucundan berisiniz, ben de sizin yaptıklarınızın sonucundan beriyim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 213,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasul!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kur'an okuduğun zaman müşriklerden kabul etmeden ve boyun eğmeden sana kulak verenler vardır. Sen, işitme özelliği alınan bir kimseye işittirmeye güç yetirebilir misin? Aynı şekilde sen, hakkı işitmek hususunda sağır olan ve hakkı akletmeyen kimseleri doğru yola iletmeye de güç yetiremezsin."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müşriklerden bakışları ile basiretsizce sana bakanlar vardır. Gözleri\/bakışları kendilerinden alınmış olanlara sen gösterebilir misin? Muhakkak ki sen buna güç yetiremezsin ve aynı şekilde basiretini kaybetmiş olan kimseye de hidayet edemezsin."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "Muhakkak ki Allah, kullarına zulmetmekten münezzehdir. O, kullarına zerre (karınca yavrusu) kadar dahi zulmetmez. Fakat onlar, batılda ısrar etmek, büyüklenmek ve inat sebebiyle kendilerini helâka götüren yerlere götürerek kendilerine zulmederler."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "Yüce Allah, kıyamet günü insanları topladığında onlar, dünya ve berzah hayatlarında gündüzden belirli bir vakit kalmış gibi olacaklardır. Daha fazla değil. O gün orada birbirlerini tanırlar. Sonra kıyamet gününün şiddetinden ve zorluğundan dolayı birbirlerini tanımaları kesiliverir. Kıyamet günü Rableri ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Dünyada iken yeniden dirilmeye iman edenlerden olsalardı hüsrandan kurtulacaklardı."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ya senin vefatından önce onlara vadetmiş olduğumuz azabın bir kısmını gösteririz ya da seni bundan önce vefat ettiririz. Her iki durumda da kıyamet günü onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yapmakta oldukları şeylerden haberdardır. Onların yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yüce Allah, amellerinin karşılığını onlara verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "Geçmiş her ümmetin kendilerine gönderilmiş olan bir peygamberi vardır. Kendilerine tebliğ olunması istenen şey onlara ulaşıp da onu yalanladıklarında peygamber ve o peygamberin gönderildiği ümmet arasında adaletle hükmedilir. Allah, o peygamberi fazlı ile kurtarır ve onları da adil bir şekilde helak eder. Amellerinin karşılığının verilmesi hususunda onlara hiçbir şekilde zulmedilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "Ve işte o meydan okuyan inatçı kâfirler şöyle derler: \"Eğer iddianızda doğru kimseler iseniz bize vadettiğiniz o azap ne zamandır?\""
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Ben, Allah'ın dilemesi dışında kendi nefsimden bir zararı savmaya veya kendi nefsime bir fayda vermeye sahip değilken nasıl olur da bir başkasından bir zararı savabilir yahut ona bir fayda verebilirim? Ve ben, bunların gaybını nasıl bilebilirim? Ümmetlerden, Allah'ın kendilerini helak etmek ile tehdit ettiği her ümmetin helak edilmeleri için kendilerine belirlenmiş olan bir zaman vardır. Bunun ne zaman olacağını sadece Allah bilir. Onların helak edilecekleri o vakit (ecel) geldiğinde ise artık o (helak) ne bir saat geri kalır, ne de ileri gider."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Azabın gelmesi hususunda acele edenlere de ki: Allah'ın azabı size, gecenin yahut gündüzün herhangi bir vaktinde gelecek olsa bu azaptan hangisini istemekte acele ettiğinizi bana haber verin?"
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "Size vadolunan o azap geldikten sonra, daha önce iman etmemiş iken, iman etmenim hiçbir kimseye fayda vermediği bu zamanda mı iman ediyorsunuz? Yani şimdi mi iman etmek aklınıza geldi? Oysa sizler, yalanlamak suretiyle o azabın çabucak gelmesini istiyordunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "Onlar azaba sokulduktan sonra oradan çıkmayı isterler. Bunun üzerine onlara şöyle denir: Ahirette devamlı olan azabı tadın. Küfür ve masiyet olarak yapmış olduğunuzdan başka bir karşılık bulamayacaksınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 214,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müşrikler soruyorlar: \"Bizim kendisi ile vadolunduğumuz bu azap gerçek mi?\" Onlara de ki: \"Evet! Muhakkak ki <span class=\"text-danger\">-<\/span>Allah'a yemin olsun ki<span class=\"text-danger\">-<\/span> bu, haktır ve sizler bu azaptan kurtulacak değilsiniz!\""
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 215,
            "translated_text": "Allah'a ortak koşan her müşrik, eğer Allah'ın azabından kurtulmak için yeryüzündeki bütün değerli mallarını fidye olarak vermek için kendisine fırsat verilseydi bunu yapardı. Müşrikler, kıyamet günü azabı gördükleri zaman inkârlarından dolayı pişmanlıklarını gizlerler. Yüce Allah, onların aralarında adaletle hükmeder ve onlara zulmedilmez. Ancak onlara yaptıklarının karşılığı ile muamele edilir."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 215,
            "translated_text": "Muhakkak ki göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır. Allah'ın, kâfirleri cezalandıracağına dair vaadi haktır, bunda şüphe yoktur ve bu gerçekleşecektir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler. Onlar şüphe etmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 215,
            "translated_text": "Ölüleri dirilten ve dirileri öldüren Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dır. Kıyamet günü dönüşünüz de sadece O'nadır. Size de amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 215,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size içerisinde bir hatırlatma, bir müjdeleme ve korkutma olan Kur'an gelmiştir ki onda, kalplerde var olan şüphe ve kuşku gibi hastalıkların şifası, hak yola irşad ve Mü'minler için bir rahmet vardır. Ancak iman edenler Kur'an'dan yararlanırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 215,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İnsanlara de ki; size Kur'an ile getirdiklerim Allah'tan bir lütuf ve rahmettir. O halde sizler, Allah'ın size karşı lütfu ve O'ndan bir rahmet olan bu Kur'an'ın inişi ile sevinin, bu ikisi dışında başka bir şey ile değil. Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in Rabbinden size getirmiş olduğu, sizin toplamış olduğunuz fani dünya metaından\/malından daha hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 215,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere de ki: Allah'ın size indirmiş olduğu rızık hakkında hevanız ile dilediğinizi yaparak o rızkın kimini haram kimini de helal kıldınız. Onlara de ki: Bana haber verin! Sizin, helal kıldıklarınızı helal kılmanıza ve haram kıldıklarınızı da haram kılmanıza Allah mı izin verdi.? Yoksa siz, Allah adına iftira atıp yalan uyduruyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 215,
            "translated_text": "Allah'a karşı yalan uyduranların kıyamet günü başlarına gelecek hakkındaki kanaatleri nedir? Yoksa onlar, Allah'ın kendilerini affedeceğini mi zannediyorlar? Bu çok uzaktır. Şüphesiz Allah insanlara karşı, onları cezalandırmakta acele etmemesi ve kendilerine mühlet vermesi ile lütufta bulunmuştur. Fakat onların çoğu Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük edip şükretmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 215,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Sen herhangi bir işte olsan, Kur'an'dan birşey okusan ve sizler -Ey müminler!- herhangi bir amelde bulunsanız biz, sizin ne yaptığınızı bilir, sizi görür ve işitiriz. Göklerde ve yerde zerre (ufak karınca) ağırlığınca yahut ondan daha hafif ya da daha ağır da olsa hiçbir şey Rabbinden gizli kalmaz. Bunların hepsi küçük büyük hiçbir şeyi bırakmadan herşeyi yazan apaçık bir kitapta kayıtlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 216,
            "translated_text": "Allah'ın veli kulları için karşılaşacakları kıyamet gününün korkularından dolayı bir endişe yoktur. Aynı şekilde dünyada iken dünyanın hayırlarından elde edemedikleri şeylere dair de bir üzüntüleri yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 216,
            "translated_text": "İşte Allah’a ve Rasûlüne -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman etmekle vasıflanan bu veli kullar, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak sureti ile Allah’tan sakınırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 216,
            "translated_text": "Onlar için dünyada Rablerinden salih rüya yahut insanların onları övmesi şeklinde bir müjde, ruhları alınırken, ölümden sonra ve mahşerde ise melekler tarafından bir müjde vardır. Allah’ın onlara olan vaadinde bir değişme yoktur. İşte bu karşılık, içerisinde elde edilmesi istenen şeyin olduğu ve korkulandan kurtuluş olduğu için büyük bir kazançtır\/muvaffakiyettir."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 216,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin dinini kötüleyen ve ayıplayan bu kimselerden dolayı üzülme! Üstün gelmek ve yenmek bunların hepsi şüphesiz Allah'ındır. Hiçbir şey Allah Teâlâ'yı aciz bırakamaz. O, onların sözlerini hakkıyla işitmekte ve yaptıklarını hakkıyla bilmektedir. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 216,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde var olan herşeyin mülkü sadece Allah'ındır. Allah'tan başkasına kulluk eden müşrikler neye tabi oluyorlar? Hakikatte onlar, şüpheden başka bir şeye tabi olmuyorlar. Ve onlar Allah'a nispet ettikleri ortaklar ile sadece yalan söylüyorlar. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, onların söylediklerinden münezzehtir, çok yücedir, çok büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 216,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İşte O (Allah), siz hareketten ve yorgunluktan dinlenesiniz diye geceyi yaratan ve yaşamınızda size aydınlığı ile faydası olması için gündüzü aydınlık kılandır. İşte bunda kulak verip ibret alan bir toplum için açık deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 216,
            "translated_text": "Müşriklerden bir grup şöyle dediler: Allah melekleri (Kendine) kızlar edindi. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, onların söylediklerinden yücedir. Allah Teâlâ, yarattıklarının hiçbirine muhtaç değildir. O, onlardan müstağnidir. Göklerde ve yerdeki herşeyin mülkü O'nundur. -Ey müşrikler!- Sizin söylediğiniz bu söze dair yanınızda bir deliliniz yoktur. Siz bir deliliniz olmadığı ve hakikatini bilmediğiniz halde delilsizce -Allah'a bir çocuk isnad etmekle- Allah'a karşı büyük bir söz mü söylüyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 216,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Allah hakkında yalan uydurup da O'na bir çocuk isnad edenler (o bir çocuk edindi diyenler) istediklerini elde edemeyecekler ve korktukları şeyden de kurtulamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 216,
            "translated_text": "Dünyanın, istifade ettikleri lezzetleri ve nimetleri ile aldanmasınlar. Dünyanın lezzetleri ve nimetleri geçicidir. Sonra kıyamet günü onların dönüşü bizedir. Sonra biz, Allah'ı inkâr etmeleri ve Allah'ın Rasûlünü de yalanlamaları sebebi ile onlara şiddetli bir azap tattırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 217,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O yalanlayan müşriklere, Nuh <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> kavmine şöyle dediği zaman ki haberi ver: Eğer benim (aranızda) durmam ve Allah'ın ayetlerini size hatırlatmam ve size vaaz<span class=\"text-danger\">-<\/span>u nasihatte bulunmam ağır geldi ise ve sizler beni öldürmeye azmettiyseniz ben sizin bana yapmak istediğiniz şeyi boşa çıkarması için yalnızca Allah'a dayanıp güvendim. Siz de yardım etmeleri için ilahlarınızı çağırın. Sonra sizin tuzağınız bir sır olarak kalmasın. Ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınızı kararlaştırın. Sonra (vereceğiniz) hükmü, bana uygulayın ve bana bir an da olsa mühlet vermeyin."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 217,
            "translated_text": "Eğer siz, benim davetimden yüz çevirirseniz, biliyorsunuz ki ben, Rabbimin mesajını\/davetini size tebliğ ettiğim için sizden bir ücret talep etmedim. Siz iman da etseniz inkâr da etseniz, benim sevabım Allah'a aittir. Yüce Allah, bana taat ve salih amel ile kendisine boyun eğmemi emretti."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 217,
            "translated_text": "Kavmi onu (Nuh -aleyhisselam-'ı) yalanladılar, onu tasdik etmediler. Biz de onu ve onunla birlikte gemide bulunan Mü'minleri kurtardık. Onları kendilerinden öncekilere halifeler kıldık ve onun getirmiş olduğu ayetleri ve delilleri yalanlayanları ise tufan ile boğduk. -Ey Peygamber!- Nuh -aleyhisselam-'ın kendilerini uyardığı, iman etmeyen o kavmin sonunun nasıl olduğuna bir bak!"
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 217,
            "translated_text": "Sonra Nuh -aleyhisselam-'dan bir müddet sonra kendi toplumlarına peygamberler gönderdik. O peygamberler, ümmetlerine ayetler ve deliller ile geldiler. Daha önce peygamberleri yalanlamalarındaki ısrarları sebebi ile zaten inanma istekleri de yoktu. Allah da onların kalplerini mühürledi. Tıpkı önceki peygamberlere tabi olan kimselerin kalplerini mühürlediğimiz gibi her zaman ve mekânda Allah'ın sınırlarını aşan ve O'nu inkâr eden kâfirlerin de kalplerini mühürledik."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 217,
            "translated_text": "O peygamberlerden bir zaman sonra Musa -aleyhisselam- ve onun kardeşi Harûn -aleyhisselam-’ı Mısır hükümdarına ve onun kavminin büyüklerine gönderdik. Bu ikisini -aleyhimesselam-, doğruluklarına dair deliller ile gönderdik. Bunun üzerine onlar, ikisinin (Musa ve Harun’un) getirdiklerine iman etmekten büyüklendiler. Onlar, Allah’ı inkâr etmeleri ve Allah’ın peygamberlerini yalanlamaları sebebi ile günahkâr kimselerden oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 217,
            "translated_text": "Firavun ve onun kavminden olan büyük kimseler geldiklerinde Musa ve Harun -aleyhimesselam-'ın getirdiği dindeki, Musa -aleyhisselam-'ın doğruluğuna delalet eden ayetler için şöyle dediler: \"Elbette bu, apaçık bir sihirdir. Bu gerçek değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 217,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-, onları kınayarak dedi ki: \"Hak size geldiği zaman, o sihirdir mi diyorsunuz? Hayır! O sihir değildir ve ben biliyorum ki sihir yapan kimse asla iflah olmaz. Ben nasıl olur da böyle bir şeye el uzatırım\/bununla teamül ederim?\""
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 217,
            "translated_text": "Firavun'un kavmi, Musa -aleyhisselam-'a şöyle diyerek cevap verdiler: Sen bize, din hususunda babalarımızı bulduğumuz yoldan bizi çevirmek için ve mülk senin ve kardeşinin olsun diye mi geldin? -Ey Musa ve Harun!- Biz sizin ikinizin bize gönderilmiş elçiler olduğunuzu kabul ediciler değiliz."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "Firavun şöyle dedi: \"Sihri iyi bilen bütün becerikli sihirbazları bana getirin!\""
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "Firavun, sihirbazlar ile gelince Musa -aleyhisselam- onlara karşı yardım olunacağından emin bir şekilde sihirbazlara şöyle dedi: \"Ne atacaksanız atın!\""
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "Onlar, yanlarında bulunan sihri atınca, Musa -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: Sizin gösterdiğiniz şey sihirdir. Muhakkak ki Allah, onu hiçbir etkisi olmayacak şekilde boşa çıkaracaktır. Şüphesiz sizler, yaptığınız sihrinizle yeryüzünde bozgunculuk yapmaktasınız. Yüce Allah, bozgunculuk yapan kimsenin işini düzeltmez."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "Firavun ailesinden olan mücrim kâfirler (suçlular) hoşlanmasalar da Allah -Subhânuhu ve Teâlâ-, hakkı sabit kılacak ve onu kaderî sözleri ve delillerden oluşan şer'î sözleri (kelimeleri) ile güçlendirecek\/hakim kılacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "Bu topluluk inanmayıp, yüz çevirmekte ısrar etti. Açık ayetler (mucizeler) ve apaçık delilleri getirdiği halde iman ettikleri ortaya çıkacak olursa Firavun ve kavminin büyüklerinin kendilerini imandan döndürmelerinden ve işkence etmelerinden korktuklarından dolayı kendi kavmi olan İsrailoğulları'ndan gençlerden başka Musa -aleyhisselam-'ı tasdik eden olmadı. Firavun; Mısır'a ve Mısır ehline musallat olmuş büyüklenen bir kimseydi. O; küfürde ve İsrailoğulları'nı öldürmekte ve onlara işkence etmekte haddi aşmış bir kimse idi."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- kavmine dedi ki: \"Ey kavmim! Eğer gerçekten Allah’a iman ettiyseniz ve O'na teslim olduysanız sadece O'na güvenip dayanın. Allah'a tevekkül etmek, sizden kötülüğü def eder ve size hayrı getirir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "Onlar Musa -aleyhisselam-'a şöyle cevap verdiler: Bizler sadece Allah'a günenip dayandık. Ey Rabbimiz! Zalimleri bizim üzerimize musallat etme! Yoksa onlar; öldürme, işkence etme ve yolumuzdan çevirme ile bizi dinimizde fitneye sokarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Ve -<\/span>Ey Rabbimiz!- rahmetinle bizi, Firavun'un kâfir kavminin elinden kurtar. Onlar, bizleri kendilerine köle yaptılar, acı çektirme ve öldürme ile bize zulmettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- ve kardeşi Harun -aleyhisselam-'a, sadece Allah'a ibadet etmek için kavminize evler edinin. Evlerinizi kıble cihetine (Beytu'l-Makdis'e) çevirin ve namazları tam olarak kılın! diye vahyettik. -Ey Musa!- Mü'minlere, onları sevindirecek olan, Allah'ın kendilerine olan yardımını, düşmanlarını helâk etmesini ve onları yeryüzüne halife kılacağını haber ver!"
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 218,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: Ey Rabbimiz! Muhakkak ki sen, Firavun'a ve onun kavminin ileri gelenlerine bu dünya hayatında ziynetler ve mallar verdin. Onlara verdiklerine karşı sana şükretmediler. Aksine bunları, senin yolundan saptırmak için kullandılar. Rabbimiz! Onların mallarını yok et ve kalplerini katılaştır. Onlara imanlarının fayda vermediği zaman elem verici azabı gördükleri anda ancak o zaman iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 219,
            "translated_text": "Yüce Allah şöyle buyurdu: -Ey Musa ve Hârun- Ben, ikinizin de Firavun ve onun kavminin ileri gelenlerine yaptığınız bedduanızı kabul ettim. Siz, dininiz üzerinde sebat edin ve sakın hak yolu bilmeyen cahillerin yoluna uyarak sapmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 219,
            "translated_text": "Yarılmasından sonra İsrailoğulları'na denizden geçişi kolaylaştırdık. Böylece onlar denizden geçmişlerdi. Firavun ve ordusu ise zulüm ve taşkınlıkla onlara yetişmiş fakat deniz onu sıkıştırıp da boğulacağı zaman kurtulmaktan ümidini kesmişti. Ve şöyle demişti: \"İsrailoğulları'nın iman ettiği hak mabuddan başka ilah olmadığına iman ettim. Ben de itaatle O'na boyun eğenlerdenim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 219,
            "translated_text": "Hayattan ümidini kestikten sonra şimdi mi iman ediyorsun? Ey Firavun! Muhakkak ki sen, azabın inmesinden önce onu inkâr edip yolundan alıkoyarak Allah'a isyan ettin. Sen, kendinin yoldan çıkması ve kendin dışındakileri de saptırmak suretiyle bozgunculardan olmuştun."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 219,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Firavun! Biz, seni denizden çıkaracağız ve senden sonra gelecek olan kimselere ibret olman için seni yerden yüksek bir yere koyacağız. Muhakkak ki insanların çoğu, bizim kanıtlarımızdan ve kudretimizi gösteren delillerden gafildirler. Bunlar hakkında iyice düşünmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 219,
            "translated_text": "İsrailoğulları'nı, övülmüş ve razı olunan mübarek Şam beldesine yerleştirmiş, helal ve temiz yiyeceklerle onları rızıklandırmıştık. Kendilerine Tevrat'tan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in özelliklerine dair, okuduklarını doğrulayan Kur'an gelinceye kadar dinlerinde ayrılığa düşmemişlerdi. Onlar, bunu inkâr edince vatanları ellerinden alındı. -Ey Peygamber!- Şüphesiz Rabbin, anlaşamadıkları konu hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir. Onlardan haklı olana da haksız olana da her ikisinin de hak ettiği karşılığı verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 219,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sana Kur'an'dan indirdiklerimizden dolayı kuşku ve şaşkınlık içerisinde isen, İman eden Yahudilerden Tevrat'ı okuyanlara ve Hristiyanlardan İncil'i okuyanlara sor. Onlar; onun özelliklerine dair kitaplarında (Tevrat ve İncil'de) bulduklarına binaen sana indirilenin hak olduğunu haber vereceklerdir. İçerisinde hiçbir şüphe olmayan hak sana Rabbin tarafından gelmiştir. O halde sakın şüphe edenlerden olma!"
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 219,
            "translated_text": "Ve sakın Allah'ın delillerini ve kesin kanıtlarını yalanlayıp küfürleri (inkârları) sebebi ile kendilerini helâka sevk edip kendi nefislerini ziyana uğratanlardan olma. Bütün bu uyarılar şüphe etmenin ve yalanlamanın tehlikesini açıklamak için yapılmıştır. Yoksa Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu şeylerin (şüphe ve yalanlamanın) kendisinden sadır olması hususunda masumdur."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 219,
            "translated_text": "Küfür üzerinde olmaya ısrar etmeleri sebebiyle Allah Subhânuhu ve Teâlâ'nın küfür üzerine öleceklerine dair hüküm verdiği kimseler; ebediyen iman etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 219,
            "translated_text": "Kendilerine, şer'î yahut kevni bütün ayetler gelmiş olsa da elem verici azabı müşahede edecekleri ana kadar iman etmezler. İman etmenin kendilerine fayda vermeyeceği zaman iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 220,
            "translated_text": "Yunus -aleyhisselam-'ın kavmi hariç kendilerine elçilerimizi göndermiş olduğumuz ülkelerden herhangi bir ülke azabı görmeden önce kabul olunacak iman ile iman etmedi. Oysa ki onlara azabı görmeden önce iman etmeleri fayda verir. Yunus -aleyhisselam-'ın kavmi doğru bir iman ile iman edince onlardan dünya hayatında zillet ve alçaklık azabını kaldırdık ve onları, ecelleri gelinceye kadar faydalandırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 220,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Rabbin, yeryüzünde bulunanların tamamının iman etmesini isteseydi onlar iman ederlerdi. Fakat O, hikmeti gereği böyle olmasını dilemedi. O, dilediğini adaleti ile saptırır. Dilediğini ise lütfu ile hidayete erdirir. İman etmeleri için insanları zorlaman senin güç yetireceğin bir şey değil. Onların hidayete ermeleri hususunda muvaffak kılınmaları tek olarak sadece Allah'ın elindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 220,
            "translated_text": "Hiçbir nefis Allah'ın izni olmadan kendiliğinden iman edemez. İman, ancak Allah'ın izni ile olur. Sen kendini onlar için üzme. Yüce Allah; azabı ve alçaklığı delillerini, emirlerini ve yasaklarını idrak etmeyenlerin üzerine indirir."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 220,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana ayetlerden soran müşriklere de ki: Göklerde ve yerde Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden ayetlere bakın da ibret alın! Küfürde ısrar etmeleri sebebi ile iman etmeye istekli olmayan bir kavme ayetlerin ve kesin kanıtların indirilmesi ve peygamberlerin gönderilmesi fayda vermez."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 220,
            "translated_text": "O yalancılar Allah'ın, (peygamberleri) yalanlayan daha önceki ümmetleri uğrattığı benzer azabı mı bekliyorlar? -Ey peygamber!- Onlara de ki: Allah'ın azabını bekleyin! Şüphesiz ben de sizinle birlikte Rabbimin vaadini bekleyenlerdenim."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 220,
            "translated_text": "Sonra onların (yalanlayanların) üzerine azabımızı indiririz ve peygamberlerimizi ve onlarla birlikte iman edenleri ise kurtarırız. Onlara (iman edenlere), kavimlerine isabet eden (ceza) isabet etmez. İşte o peygamberleri ve onlara iman eden Mü'minleri (daha önce) kurtardığımız gibi Allah'ın Rasûlü (Muhammed) -sallallahu aleyhi ve sellem-'i ve onunla birlikte iman eden Mü'minleri de kurtarmak bizim üzerimize sabit olan bir haktır."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 220,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki; Ey insanlar! Sizler, benim sizi çağırdığım dinimden ki o tevhid dinidir şüphe ediyorsanız, ben sizin dininizin bozuk olduğu hususunda kesin inanca sahibim ve sizin dininize tabi olmam. Ve ben sizin, Allah'tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmem (tapmam). Fakat ben, sizi öldürecek olan Allah'a ibadet ederim. Yüce Allah bana kendisine dini halis kılarak iman edenlerden olmamı emretti."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 220,
            "translated_text": "Ve Rabbim bana, hak din üzere olmamı emedip beni, sapmış olan bütün dinlerden uzaklaştırarak hak din üzerinde sabit kıldı. Ve kendisine ortak koşanlardan olmamı bana yasak etti."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 220,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> (Faydanın ve zararın sahibi olan) Allah'ın dışında herhangi bir zarar yahut fayda vermeye sahip olmayan putlara ve bunun dışındaki şeylere sakın dua edip yalvarma! Eğer onlara ibadet edersen şüphesiz sen, Allah'ın ve kendi nefislerinin hakkını çiğneyip haddi aşan zalimlerden olursun."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 221,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Yüce Allah senin başına bir musibet verecek olursa ve musibetin senden uzaklaşmasını istersen, onu senden Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânuhu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'dan başkası uzaklaştıracak değildir. Eğer Yüce Allah, sana bir iyilik dilerse O'nun dilediği iyiliği kimse engelleyemez. O, iyiliği kullarından dilediğine eriştirir. O'nu bu hususta zorlayacak yoktur. O kullarından, tevbe edenlere karşı merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 221,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Ey insanlar! Size, Rabbinizden indirilmiş olan Kur'an gelmiştir. Kim hidayete gelir ve Kur'an'a iman ederse bu yaptığının karşılığı fayda olarak kendisine döner. Çünkü Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>, kullarının yaptıkları ibadetlere ihtiyaç duymaz. Kim de saparsa, onun sapması da sapan kimsenin kendi aleyhinedir. Kullarının günahları Allah'a hiçbir zarar veremez. Ve de ki ben, amellerinizi koruyacak ve sizi amellerinize göre hesaba çekecek değilim."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 10,
            "page_number": 221,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinden sana vahyolunana uy ve onunla amel et. Kavminden sana karşı çıkanların eziyetlerine karşı ve tebliğ etmekle emrolunduğun şey üzerinde sabırlı ol. Ta ki, Rabbinin dünyada onlara karşı sana olan yardımı ve küfür üzere ölürlerse ahirette onlar için olan azabı ile hükmedinceye kadar bu şekilde yapmaya devam et."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 221,
            "translated_text": "Elif, Lâm, Râ: Bu harfler ile alakalı açıklama daha önce Bakara Suresinde geçmişti. Kur'ân, nazım ve anlam olarak ayetleri sağlam ve muhkem kılınmış bir kitaptır. Bu kitapta hiçbir hata ve eksiklik göremezsin. Sonra bu kitapta; idare etmesinde, düzenlemesinde ve şeriat kılmasında hikmet sahibi olan, kullarının her halinden hakkıyla haberdar olan ve kullarının ne ile ıslah olacaklarını bilen Allah -Subhânehu ve Teâlâ- tarafından helal, haram, emirler ve yasaklar, va'd (müjde), vaîd (tehdit ve azap), kıssalar ve diğer şeyler açıklanmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 221,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu ayetlerin içeriği: Kulları, Allah ile beraber başkasına ibadet etmekten alıkoymaktır. (Ey Muhammed) de ki: -Ey insanlar!- şayet siz Allah'ı inkâr eder ve O'na isyan ederseniz sizleri Allah'ın elem verici azabı ile korkutanım. Eğer O'na iman eder ve O'nun dini ile amel ederseniz sizleri bunun sevabı ile müjdelerim."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 221,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinizden günahlarınız için bağışlanma dileyin ve O'nun hakkında ihmalkâr davrandığınız için pişmanlıkla dönün ki O, sınırlı olan ecelleriniz sona erinceye kadar dünya hayatınızda sizi güzelce faydalandırsın. Her fazilet sahibine tâatinin karşılığını eksiksiz olarak versin. Eğer Rabbimden getirdiklerime iman etmekten yüz çevirirseniz, ben sizin için şiddetli olan o günün <span class=\"text-danger\">-<\/span>kıyamet gününün<span class=\"text-danger\">-<\/span> azabından korkarım."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 221,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> kıyamet günü dönüşünüz yalnızca Allah'adır. O, Subhânehu ve Teâlâ her şeye kâdirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. Sizin yaşatılmanız, ölümünüzden ve tekrar diriltilmenizden sonra hesaba çekilmeniz O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 221,
            "translated_text": "O müşrikler, kendilerindeki cehalet sebebiyle Allah hakkındaki şüphelerini kalplerinde gizlemeye çalışmaktadırlar. Allah, onlar elbiselerini üzerlerine örttüklerinde onların gizlediklerini de açığa çıkardıklarını da bilir. O, kalplerin gizlediklerini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 222,
            "translated_text": "Yeryüzünde dolaşan hangi canlı olursa olsun Yüce Allah lütfu ile, onun rızkını kendi üzerine almıştır. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-; her canlının yeryüzünde karar kılacağı yeri de nerede öleceğini de bilir. Her hayvanın rızkını, karar kılacağı ve öleceği yeri apaçık yazılıdır. O da Levh-i Mahfûz'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 222,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, bütün azamet ve büyüklüğüne rağmen gökleri ve yeri ve her ikisinde bulunanları altı günde yaratandır. Bunları yaratmadan önce Arş'ı su üzerinde idi. Ey İnsanlar!- O; bunları, sizleri imtihan etmek için yarattı. Zira sizin hanginiz en güzel ameli işleyerek, Yüce Allah'ı razı edecek ve hanginiz de kötü amel işleyerek O'nu gazaplandıracaktır. En sonunda yüce Allah herkese yaptığının karşılığını verecektir. -Ey Peygamber!- Şayet sen, onlara: -Ey insanlar!- Sizler, hesaba çekilmek için ölümünüzden sonra muhakkak diriltileceksiniz desen, Allah'ı inkâr eden bu kimseler yeniden diriltilmeyi de inkâr ederek şöyle derler: Senin okumuş olduğun bu Kur'an sihirden başka bir şey değildir. Bu apaçık bir batıldır, derler."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 222,
            "translated_text": "Şayet dünya hayatında hakettikleri azabı müşriklerden sayılı günler erteleyecek olsak, onlar alay ederek ve onun gelmesi için acele ederek şöyle derler: Azabı engelleyen nedir? Onların hak ettikleri azabın; Allah'ın katında bir süresi vardır. O gün, onlara azap gelince onlardan azabı uzaklaştıracak yoktur. Mutlaka azap onların üzerine inecektir. Ve alay ederek maskaraya aldıkları ve (başlarına gelmesi için) acele ettikleri azap onları kuşatacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 222,
            "translated_text": "İnsana, tarafımızdan sıhhat ve zenginlik gibi nimet verip sonra ondan bu nimeti alsak, o Allah'ın rahmetinden ümidini keser. Allah'ın nimetlerine karşı çok büyük nankörlük eder. Eğer Yüce Allah kulundan nimetleri çekip alacak olsa o kul, nimetleri unutur."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 222,
            "translated_text": "Şayet insana isabet eden fakirlik ve hastalıktan sonra ona rızıkta ve sıhhatte bir genişlik (bolluk) tattıracak olsak o şöyle der: Kötülük benden gitti ve zarar yok oldu. O bunlardan dolayı şükretmez ve çokça sevinerek şımarır. Allah'ın kendisini nimetlendirdiği şeyler ile insanlara karşı kibirlenerek övünür."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 222,
            "translated_text": "Ancak zorluklara, ibadetlere ve günahlara karşı sabredenler ve salih ameller işleyenler böyle değildir. Böyle olanlar için başka bir durum vardır. Çünkü bunlara ümitsizlik isabet etmez. Bunlar; Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etmezler ve insanlara karşı kibirlenmezler. İşte bu özelliklere sahip olan kimseler için Rablerinden günahları için bir bağışlanma ve ahirette ise büyük bir mükâfat vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 222,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Belki de sen <span class=\"text-danger\">-<\/span>(müşriklerin) ayetleri inkar etmeleri, inatları ve ayetler hakkındaki düşünceleri sebebi ile<span class=\"text-danger\">-<\/span> bu ayetler ile amel etmenin müşriklere zor gelmesinden dolayı Allah'ın sana, tebliğ etmeni emrettiği şeylerden bazılarını terk edeceksin. Ve onların (peygambere) gökten bir hazine indirilseydi veya onunla beraber kendisini doğrulayan bir melek gelseydi!\" ya dememeleri için kalbin tebliğ etme hususunda daralacaktır. Sakın bu sebeplerden dolayı sana vahyolunanların bazısını tebliğ etmeyi terketme. Çünkü sen, ancak bir uyarıcısın. Allah'ın sana tebliğ etmeni emrettiği şeyi tebliğ edersin. Onların, ayetler hakkında ortaya koydukları düşüncelerini gerçekleştirmek senin görevin değildir. Allah her şeyi koruyandır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 223,
            "translated_text": "Bilakis o müşrikler şöyle mi diyecekler?: Kur'an'ı, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- uydurdu. O, Allah'tan bir vahiy değildir. -Ey Peygamber!- Sen de onlara meydan okuyarak de ki: Haydi doğru olmasına bağlı kalmayıp uydurulmuş ta olsa sizin, uydurulmuş olduğunu iddia ettiğiniz (ama gerçekte doğru olan) bu Kur'an'a benzeyen on sûre getirin. Kur'an'ın uydurulmuş olduğu iddasında doğru söyleyenler iseniz bunu yaparken dilediğiniz kimseleri de yardım etmeleri için çağırın."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 223,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer güç yetiremediklerinden dolayı onlardan istediğinizi getiremezlerse yakinen bilin ki Kur'an'ı, ilmi ile ancak Yüce Allah, Rasûlü Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'e indirmiştir. Kur'an; uydurulmuş değildir. Yine bilin ki Allah'tan başka ibadet edilecek hak ilah yoktur. O halde sizler, bu kesin delillerden sonra O'na itaat edecek misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 223,
            "translated_text": "Kim, ameli ile ahireti istemeyip sadece dünya hayatını ve geçici metalarını isterse; onlara yaptıkları amellerinin karşılığını dünyada sıhhat, güven, rızıkta bolluk olarak veririz. Onların amelinin sevabından hiçbir şey eksiltilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 223,
            "translated_text": "Yerilen bu özelliklere sahip olan kimseler kıyamet gününde içine girecekleri ateşten başka bir karşılık bulamayacaklardır. Dünyada yapmış oldukları amellerin karşılığı boşa gitmiş ve batıl olmuştur. Çünkü onlar, dünyada iman etmemişler ve yaptıkları amelleri Allah'ın yüzünü ve cenneti arzulayarak doğru bir niyet ile işlememişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 223,
            "translated_text": "Beraberinde Rabbi -Subhânehu ve Teâlâ-'dan bir delil ve ardından bir şahidin -ki bu Cebrâil aleyhisselam'dır- takip ettiği ve kendisinden önce bir önder ve rahmet olarak Musa -aleyhisselam-'a indirilen Tevrat bulunan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ve onunla birlikte iman edenler ile sapıklıkta bocalayan kâfirler bir olmaz. Onlar (müminler); Kur'an'a ve Kur'an'ın kendisine indirildiği Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman etmişlerdir. Diğer dinlerden olan kimselerden her kim bunu inkâr ederse kıyamet günü ona vadedilen şey ateştir. -Ey Rasûl!- Kur'an ve o kâfirlere vadedilen azap hakkında şüphe içerisinde olma. O, içerisinde şüphe olmayan haktır. Fakat insanların çoğu, peş peşe gelen açık delillerin ve apaçık kanıtların varlığına rağmen bocalamakta ve iman etmemektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 223,
            "translated_text": "Allah'a Teâlâ'ya ortak yahut evlat isnad ederek yalan uydurup iftira atan kimseden daha zalim kim vardır? İşte Allah hakkında yalan uyduran bu kimseler yaptıkları amellerden hesaba çekilmek üzere kıyamet günü Rablerine arz olunacaklardır. Meleklerden ve peygamberlerden oluşan şahitler şöyle diyecekler: İşte, ortak ve evlat isnad ederek Allah hakkında yalan uyduranlar bunlardır. Yüce Allah hakkında yalan söylemeleri sebebi ile kendi nefislerine zulmedenleri Allah -Subhânehu ve Teâlâ- rahmetinden uzaklaştırmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 223,
            "translated_text": "İşte, insanları Allah'ın dosdoğru yolundan alıkoyan ve Allah'ın yolunun, hiç kimsenin tabi olamayacağı şekilde doğruluktan uzak eğri bir yol olmasını isteyenler bunlardır. Bunlar; ölümden sonra diriltilmeyi de inkâr ederler ve onu kabul etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 224,
            "translated_text": "İşte bu özelliklere sahip olanlar var ya; yeryüzünde Allah’ın azabı üzerlerine indiği zaman ondan kaçmaya güç yetiremezler. Allah’ın cezasını onlardan savacak Allah’tan başka müttefikleri ve yardımcıları da yoktur. Kendi nefislerini ve başkalarını Allah’ın yolundan çevirmeleri sebebi ile kıyamet günü azapları arttırılır. Çünkü onlar, kabul edecekleri bir işitme ile dünyada hakkı ve hidayeti işitmeye güç yetirememişlerdi. Aynı şekilde haktan şiddet ile yüz çevirmeleri sebebiyle Allah’ın kainattaki ayetlerine, kendilerine fayda verecek bir bakış ile bakmıyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 224,
            "translated_text": "İşte bu sıfatlar ile vasf olunmuş olanlar, Allah ile beraber ortaklar edinerek kendi nefislerini helâka sürüklemek suretiyle kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Onların uydurdukları ortakları ve şefaatçileri de kendilerinden uzaklaşıp gitmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 224,
            "translated_text": "Kıyamet günü elde edecekleri kazanç bakımından asıl zarar edenler onlardır. Zira küfrü imana, dünyayı ahirete, azabı da rahmete karşı tercih etmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 224,
            "translated_text": "Allah’a ve Rasûlüne iman edip salih amel işleyenler, Allah’a boyun eğenler ve korkanlar var ya; işte onlar, Cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 224,
            "translated_text": "Bu iki zümrenin (Mü'minlerle kâfirlerin) durumu, görmeyen kör ve işitmeyen sağır gibidir. Zira kâfirlerin durumu böyledir. Onlar; işiten ve gören kimse gibi, hakkı kabul etmek için dinlemez, kendilerine fayda verecek şekilde bakıp, görmezler. İşte bunların durumu ile görmenin ve işitmenin kendilerinde bir araya geldiği Mü'minlerin durumu bir olur mu? Bu iki zümrenin hali ve sıfatı hiç aynı olur mu? Asla bir olmazlar. Bunların eşit olmayacağı hususunda hâlâ (düşünüp) ibret almıyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 224,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'ı elçi olarak kavmine gönderdik. O, kavmine şöyle demişti: Ey Kavmim! Ben sizleri Allah'ın azabı hakkında apaçık bir şekilde uyaran ve kendisi ile gönderildiğim şeyi size açıklayan bir elçiyim."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 224,
            "translated_text": "Sizi, sadece Yüce Allah'a ibadet etmeye davet ediyorum. Sakın O'ndan başkasına kulluk etmeyin. Muhakkak ki ben; sizin hakkınızda, elem verici bir günün azabından korkarım."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 224,
            "translated_text": "O'nun kavminden kafir olanlardan ileri gelenler ve eşraftan olan\/muteber kimseler şöyle dediler: Senin çağrına asla icabet etmeyeceğiz, çünkü sen, bize karşı ayrıcalıklı bir kimse değilsin. Sen de bizim gibi bir insansın. Bizler; sana tabi olan halkın bizim aşağı tabakamızdan kimseler olduğu görüşündeyiz.Bizim size uymamızı uygun duruma getiren fazladan şeref, mal ve makamınız yoktur. Aksine sizlerin davet ettiğiniz şeyde yalancılar olduğunuzu zannediyoruz, dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 224,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Ey kavmim! Eğer Rabbimden, benim doğruluğuma şahitlik eden sizin de beni doğrulamanız gerektiren açık bir delil üzerine isem ve Rabbim bana, nübüvvet ve risalet olan bir rahmet vermiş ve sizin bundaki cehaletiniz sebebi ile size gizli kalmış ise biz sizi buna iman etmeniz için zorlayacak ve sizin kalplerinize bunu zorla mı sokacağız? Biz, buna güç yetiremeyiz. İman etmeye muvaffak kılan Allah Teâlâ'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 225,
            "translated_text": "Ey Kavmim! Ben, risaleti size tebliğ etmemin karşılığında sizden bir mal istemiyorum. Benim sevabım (mükâfatım) Allah'a aittir. Sizin kovulmalarını istediğiniz Mü'minlerin fakir olanlarını meclisimden uzaklaştıracak değilim. Onlar, kıyamet günü Rablerine kavuşacaklar ve O, onları iman etmelerine karşılık mükâfatlandıracaktır. Mü'minlerden zayıf olanların kovulmalarını istediğiniz için sizi bu davetin hakikatini anlamamış olarak görüyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 225,
            "translated_text": "Ey kavmim! Her hangi bir suçları olmadığı halde bu Mü'minleri haksız yere kovacak olursam beni Allah'ın azabından kim koruyabilir? Sizin için daha iyi ve daha faydalı olan şeyi düşünmez misiniz ve o şey için çabalamaz mısınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 225,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Kavmim!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rızkın içinde olduğu Yüce Allah'ın hazineleri bendedir, iman ederseniz onu size infak ederim, demiyorum. Muhakkak ki ben gaybı biliyorum ve ben meleklerdenim de demiyorum. Bilakis ben de sizin gibi bir beşerim. Sizin gözlerinizin hakir gördüğü ve küçümsediği fakirler hakkında: Allah, onlara kesinlikle başarı ve hidayet vermez, demiyorum. Yüce Allah onların niyetlerini ve amellerini en iyi bilendir. Eğer ben böyle bir iddiada bulunursam Allah'ın azabını hak eden zalimlerden olurum."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 225,
            "translated_text": "İnatla ısrar ederek ve büyüklenerek şöyle dediler: \"Ey Nuh! Bizimle mücadele ve münazara ettin. Bizimle olan mücadeleni ve münazaranı çokça yaptın. Eğer iddiasında doğru olanlardan isen, kendisiyle bizi tehdit ettiğin o azabı bize getir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 225,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- onlara şöyle dedi: \"Ben, azabı size getiremem, azabı size dilerse ancak Allah getirir. Eğer size azap etmek isterse siz Allah'ın azabından kaçmaya güç yetiremezsiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 225,
            "translated_text": "Eğer Allah Teâlâ inadınız sebebi ile sizi dosdoğru yoldan saptırmak istemiş ve sizi hidayet üzere olmakta yardımsız bırakmış ise benim öğüt vermem ve hatırlatmada bulunmam size bir fayda vermez. Sizin Rabbiniz O'dur ve sizin bu durumunuzun sahibi O'dur. O; dilerse sizi saptırır. Sizler, kıyamet günü sadece O'na döndürüleceksiniz. Amellerinize karşılık size hak ettiğiniz karşılığı verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 225,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'ın kavminin inkâr etmesinin sebebi, <span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'ın getirmiş olduğu bu dini Allah adına (<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'ın) kendisinin uydurduğunu iddia etmeleriydi. (Yüce Allah şöyle buyurdu:) -Ey Peygamber!- Onlara de ki: Eğer bunu ben uydurmuş isem bunun günahı ve cezası sadece banadır. Ben de sizin, yalanlamanızın günahından hiç bir şey yüklenmem. Ve ben, sizin yaptıklarınızdan tamamen uzağım."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 225,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Nuh -aleyhisselam-'a şöyle vahyetti: Ey Nuh! Kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanlardan başkası artık (sana) asla iman etmeyecek. -Ey Nuh!- Bu uzun müddet boyunca seni yalanlamalarından ve seninle alay etmelerinden dolayı sakın üzülme!"
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 225,
            "translated_text": "Gemiyi, bizim gözetimimiz ve korumamızda onu nasıl yapacağını sana öğrettiğimize dair bizden bir vahiy ile yap. İnkâr ederek kendi nefislerine zulmeden kimselere mühlet istemek için beni muhatap alma! Muhakkak ki onlar, küfür üzerinde ısrar etmelerine karşılık bir ceza olarak -kaçınılmaz olan- tufan ile boğulacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 226,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-, Rabbinin emrine uyup gemiyi yapmaya başladı. Kavminin büyükleri ve efendileri <span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'a her uğradıklarında suyun ve nehirlerin olmadığı bir yerde gemiyi inşa ettiği için onunla alay ettiler. Onların alay etmeleri tekrarlanınca <span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- onlara şöyle dedi: Ey İnsanlar! Gemiyi inşa ettiğimiz için siz bugün bizimle alay edin! Muhakkak ki bizler de cahilliğinizin sizi götüreceği boğulma gerçekleşince sizlerle alay edeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 226,
            "translated_text": "Dünyada alçaltıcı azabın kime geleceğini ve kıyamet günü kesilmeyen ve devamlı olan azabın kime ineceğini bileceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 226,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- Allah'ın kendisine emrettiği gemi inşa etme işini bitirmiş, onlara helâk olacaklarına dair emrimiz gelmiş ve tufanın başladığını haber vermek için onların içerisinde ekmek yaptıkları tandırdan sular kaynamaya başlamıştı. Biz, <span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'a, dişi ve erkek olmak üzere yeryüzündeki hayvanlardan her cinsten bir çifti ve iman etmemeleri sebebiyle haklarında boğulacakları hükmü verilenler hariç ehlini ve iman edenleri almasını söyledik. Nuh-aleyhisselam- Allah'a iman etmeleri için uzun bir süre davet etmesine rağmen onlardan sadece az bir topluluk iman etti."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 226,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- ehlinden ve kavminden iman edenlere şöyle dedi: Gemiye binin. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Rabbim,günahlarından tevbe eden kullarının günahlarını bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir. Müminleri helak olmaktan kurtarması da O'nun rahmetindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 226,
            "translated_text": "Gemi, içinde bulunan insanlar ve diğer canlılar ile birlikte dağlar gibi büyük dalgaların arasında yüzüyordu. Babalık duygusu ile Nuh -aleyhisselam- kavminden ve babasından ayrı tek başına bir yerde duran kafir oğluna seslenerek şöyle dedi: Ey oğlum! Boğulmaktan kurtulmak için bizimle birlikte gemiye bin ve sakın kafirlerle beraber olma! Yoksa, onlara isabet ettiği gibi boğularak helak olma sana da isabet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 226,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'ın oğlu <span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'a şöyle dedi: Ben, suyun bana ulaşmasını engellemek için yüksek bir dağa sığınacağım. Bunun üzerine <span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- oğluna şöyle dedi: Bugün, Allah Teâlâ'nın, tufan ve boğulma ile gerçekleşecek olan azabına engel olacak yoktur. Ancak rahmeti ile kullarından dilediğine merhamet eden Allah Subhânehu ve Teâlâ boğulmaya mani olabilir. Ardından dalga, <span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- ile kafir oğlunun arasını ayırdı ve oğlu, kafir olması sebebi ile tufanda boğulanlardan oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 226,
            "translated_text": "Tufanın sona ermesinden sonra Allah Teâlâ yeryüzüne şöyle buyurdu: Ey yeryüzü! Üzerinde bulunan tufanın suyunu iç. Sonra semaya şöyle buyurdu: Ey sema! (Yağmuru) Tut! Yağmur gönderme! Böylece yeryüzü kuruyuncaya kadar su eksildi. Yüce Allah kâfirleri helak etti. Gemi, Cûdî dağı üzerinde durdu ve şöyle denildi: (Allah'ın rahmetinden) Uzaklık, helâk ve hüsran, inkâr ile Allah'ın sınırlarını aşan kavim için olsun.''"
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 226,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- yardımına sığınarak Rabbine şöyle nida etti: Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum, bana ailemden kurtulacağına dair söz verdiklerindendir. Şüphesiz senin vaadin, dönmenin olmadığı doğru bir vaaddir. Ve sen, hükmedenlerin en âdili ve en en iyi bilenisin."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 227,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Nuh -aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: Ey Nuh! Senin kurtulmasını istediğin oğlun, benim sana kurtarmayı vadettiğim ehlinden değildir. Çünkü O, (senin oğlun) kâfirdir. Senin benden istediğin şey: sana ve senin makamında bulunan kimseye yakışan bir amel değildir. Hakkında ilminin olmadığı şeyi benden isteme! Ben, seni cahillerden olmaktan ve benim ilmime ve hikmetime muhalif olan şeyi benden istemenden sakındırırım."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 227,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Rabbim! Ben, senden hakkında ilmimin olmadığı bir şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer benim günahlarımı bağışlamaz ve bana rahmetin ile merhamet etmezsen, ben ahiretteki nasibini heba eden ve bundan dolayı zarara uğrayan kimselerden olurum."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 227,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Nuh -aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: Ey Nuh! Gemiden yeryüzüne selametle ve güven içerisinde, Allah tarafından sana verilen bol nimetler ile in. Zira bu nimetler gemide seninle birlikte olan iman edenler ve onların ardından gelen zürriyetleri içindir. Bu kimselerin zürriyetlerinden kâfir topluluklar da çıkacaktır. Onları, dünya hayatında faydalandırıp kendileri ile yaşayacakları şeyleri onlara vereceğiz. Sonra da bizden ahirette elem verici bir azap onlara erişecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 227,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'ın bu kıssası gaybî haberlerdendir. -Ey Peygamber!- Sana vahyettiğimiz bu vahiyden önce ne sen ve ne de kavmin bu kıssayı bilmiyordunuz. Tıpkı <span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'ın sabrettiği gibi sen de kavminin eziyetlerine ve yalanlamalarına karşı sabret. Yardım ve zafer (üstünlük), Allah'ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınanlar içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 227,
            "translated_text": "Âd Kavmi'ne ise kardeşleri Hûd -aleyhisselam-'ı gönderdik. O, kavmine şöyle dedi: Ey Kavmim! Yalnızca Allah'a ibadet edin. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sizin ibadete layık olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dan başka hak ilahınız yoktur. Ve sizler, O'nun ortağı olduğu iddiasında bulunarak sadece yalan söylüyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 227,
            "translated_text": "Ey kavmim! Ben, Rabbimden size tebliğ etmiş olduğum ve sizleri kendisine davet etttiğim şey için sizden bir karşılık istemiyorum. Benim sevabım\/ecrim ancak beni yaratan Allah'a aittir. Sizler, bunu akletmiyor ve benim sizi davet ettiğim şeye icabet etmiyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 227,
            "translated_text": "Ey Kavmim! Allah'tan bağışlanma dileyin. Sonra günahlarınızdan dolayı O'na tevbe edin ki; -bu günahların en büyüğü şirktir- O (Allah Teâlâ), çok yağmur indirerek size bunun karşılığını versin ve zürriyetinize zürriyet ve malınıza mal katarak sizin izzetinizi artırsın. Sizi, kendisine davet ettiğim şeyden yüz çevirmeyin ve sakın benim davetimden yüz çevirip Allah'ı inkâr ederek ve getirdiğim şeyi yalanlayarak günahkârlardan olmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 227,
            "translated_text": "Kavmi şöyle dedi: Ey Hûd! Bizi sana iman edenlerden kılacak açık deliller ile gelmedin. Senin delilden yoksun sözlerin sebebi ile ilahlarımıza ibadet etmeyi terkedecek değiliz. Ve senin peygamber olduğunu iddia etmene de inanacak değiliz."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 228,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">54-<\/span>55- \"Bizi ilahlara ibadet etmekten nehyetmen sebebiyle biz ancak, bazı ilahlarımızın sana delilik isabet ettirdiğini söyleriz\", dediler. Hûd -aleyhisselam- ise onlara şöyle cevap verdi: \"Ben, Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin Allah'tan gayrı ibadet edip kendilerini Allah'a ortak koştuğunuz ilahlarınızdan uzağım. Siz ve bana delilik isabet ettirdiklerini iddia ettiğiniz ilahlarınız bana tuzak kurun. Sonra da bana mühlet de vermeyin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 228,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">54-<\/span>55- \"Bizi ilahlara ibadet etmekten nehyetmen sebebiyle biz ancak, bazı ilahlarımızın sana delilik isabet ettirdiğini söyleriz\", dediler. Hûd -aleyhisselam- ise onlara şöyle cevap verdi: \"Ben, Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin Allah'tan gayrı ibadet edip kendilerini Allah'a ortak koştuğunuz ilahlarınızdan uzağım. Siz ve bana delilik isabet ettirdiklerini iddia ettiğiniz ilahlarınız bana tuzak kurun. Sonra da bana mühlet de vermeyin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 228,
            "translated_text": "Muhakkak ki ben, sadece Allah'a tevekkül ettim ve işimde sadece O'na dayandım. O, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Yeryüzü üzerinde hareket eden herhangi bir canlı olmasın ki o, Allah'a boyun eğmemiş olsun ve Allah'ın hükmünün ve mülkünün altında olmasın. O, ona dilediği gibi yol verir. Muhakkak ki benim Rabbim hak ve adalet üzerinedir. O, sizin benim üzerime güç sahibi olmanıza izin vermeyecektir. Çünkü ben hak üzereyim sizler ise batıl üzerinesiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 228,
            "translated_text": "Eğer benim getirdiğim şeyden yüz çevirip dönecek olursanız, bu durumda bana düşen sadece size tebliğde bulunmaktır. Ben, Allah'ın beni tebliğ etmekle gönderdiği şeyi size tebliğ ettim. Rabbim bunları size tebliğ etmemi emretti. Böylece sizin üzerinize hüccet ikame olunmuş oldu. (Getirmiş olduklarımdan yüz çevirmeniz sebebi ile) Rabbim sizi helâk edecek ve sizin yerinize başka bir topluluk getirecektir. Sizler, yalanlamanız ve inkâr etmeniz sebebiyle hiçbir şekilde Allah'a küçük ya da büyük bir zarar veremezsiniz. Çünkü Rabbim kullarından müstağnidir. Muhakkak ki benim Rabbim her şeyi hakkıyla gözetleyendir ve O, sizin bana kurmuş olduğunuz tuzaklara karşı beni koruyandır."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 228,
            "translated_text": "Onları helâk edeceğimize dair emrimiz gelince Hûd'u ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan kendilerine ulaşan bir rahmet ile kurtardık. Onları, (Hûd'un) kâfir kavmini azaplandırdığımız o şiddetli azaptan kurtardık."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 228,
            "translated_text": "İşte o Âd Kavmi! Rableri olan Allah'ın ayetlerini inkâr ettiler. Peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'a karşı isyan ettiler ve hak karşısında büyüklenen, azgınlık yapıp hakkı kabul etmeyen ve boyun eğmeyen her zalime uydular."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 228,
            "translated_text": "Bu dünya hayatında onlara alçaklık ve Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılmak vardır. Kıyamet günü ise Allah'ın rahmetinden uzak olacaklardır. Bu onların, Allah Teâlâ'yı inkâr etmeleri sebebiyledir. Böylece Allah onları her türlü hayırdan uzak edip onları her türlü şerre yakınlaştırmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 228,
            "translated_text": "Semûd kavmine ise Salih -aleyhisselam'-ı göndermiştik. O, kavmine şöyle demişti: \"Ey kavmim! İbadeti hak eden ve kendisinden başka ibadete layık hiçbir ilâh bulunmayan Allah'tan başka ilahınız yoktur. Babanız Adem'i topraktan yaratarak sizi o yerden yaratan ve sizi yeryüzünü imar edenler kılan O'dur. Bu itibarla O'ndan mağfiret dileyin; sonra da taatte bulunup günahlardan sakınarak O'na dönün. Rabbim, şüphesiz ibadeti O'na has kılan kuluna çok yakındır ve onun duasını kabul edendir.''"
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 228,
            "translated_text": "Kavmi O'na şöyle dedi: Ey Salih! Bu davetinden önce sen, bizim aramızda yüce bir makama sahip bir kimseydin. Bizler senin, akıllı ve öğüt veren bir kimse olmanı temenni ederdik. -Ey Salih!- Sen, bizi, atalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmekten yasaklıyor musun? Doğrusu biz, sadece Allah'a ibadet etmek hususunda şüphe içindeyiz. Bu şüphe bizi seni Allah hakkında yalan uydurmakla itham eder kılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 229,
            "translated_text": "Salih -aleyhisselam kavmine cevap olarak şöyle dedi: Ey Kavmim! Eğer ben Rabbimden (verilen) apaçık bir delil üzerinde isem ve O, bana kendinden bir rahmet vermişse ki, o peygamberliktir, buna ne dersiniz? Bu durum karşısında eğer ben, O'nun bana emrettiklerini tebliğ etmeyi terk ederek O'na âsi olursam beni Allah'tan ve O'nun cezalandırmasından kim koruyabilir? O zaman sizler bana Rabbimin rızasından uzaklaştırmak ve saptırmaktan başka bir şey katamazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 229,
            "translated_text": "Ey Kavmim! İşte bu; benim doğru olduğuma işaret olarak Allah'ın (gönderdiği) dişi devesidir. Onu bırakın da Allah'ın arzında dolaşsın. Sakın ona bir kötülük dokundurmaya kalkmayın. Aksi halde onu kestiğiniz vakit yakın bir zamanda azap sizi yakalar."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 229,
            "translated_text": "Yalanlamada ileri giderek deveyi kestiler. Salih -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: Deveyi kestikten sonra (helâk edilmeden önce) size verilen süre üç gündür. Sonra da Allah'ın azabı size gelir. Bundan sonra O'nun azabının gelmesi vadedilmiştir, kaçınılmaz ve yalan olmayan doğru bir sözdür."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 229,
            "translated_text": "Onların helâk olacağına dair emrimiz gelince, Salih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. -Ey Peygamber!- Şüphesiz senin Rabbin hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği şekilde yücedir, kuvvetlidir. Bundan dolayı O, yalanlayan ümmetleri helâk etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 229,
            "translated_text": "Semûd kavmini helâk edici şiddetli bir ses yakalayıverdi de bu sesin şiddeti sebebi ile öldüler ve yüzüstü düştüler. Yüzleri toprağa yapışıverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 229,
            "translated_text": "Sanki onlar, daha önce beldelerinde nimet ve bolluk içinde oldukları bir hayat ile ikamet etmemişlerdi. Bilesiniz ki, Semûd kavmi Rablerini inkâr etttiler. Onlar, daimi olarak Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 229,
            "translated_text": "Melekler, adam kılığında İbrahim -aleyhisselam-'a gelmişlerdi. O'nu ve hanımını, önce İshâk -aleyhisselam- ile, sonra da Yakûp -aleyhisselam- ile müjdeleyerek: \"Selâm!\" demişler, İbrahim -aleyhisselam- da buna karşılık olarak onlara: \"Selam!\" demiş ve onları insan zannederek hemen hızlıca gidip onlara ızgarada kızartılmış bir buzağı (eti) getirmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 229,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam- onların ellerinin kızartılmış buzağıya doğru uzanmadığını ve ondan yemediklerini görünce bunu yadırgadı ve içinde bundan dolayı korktuğunu gizledi. Melekler, İbrahim'in kendilerinden korktuğunu görünce şöyle dediler: Bizden korkma! Yüce Allah, bizleri, kendilerini azap (helâk) etmemiz için Lût kavmine gönderdi."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 229,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam-'ın karısı \"Sâre\" ayakta duruyordu ve biz ona, kendisini sevindirecek olan şeyi; İshâk'ı doğuracağını, Yakup'un ise İshâk'ın oğlu olacağını haber verdik. O, işittikleri ile müjdelendi, bundan dolayı güldü."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "Melekler kendisini bu müjde ile müjdeleyince Sâre şaşırmış bir şekilde şöyle dedi: Ben doğurmaktan ümidini kesmiş yaşlı bir kadın iken ve kocam da yaşlılık çağına girmiş iken nasıl doğurabilirim? Şüphesiz bu halde iken çocuk sahibi olmak; normal olarak gerçekleşmeyen ve şaşılacak bir şeydir."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "Sâre, müjdelendiği şeyden dolayı şaşırınca melekler ona şöyle dedi: Allah'ın kaza ve kaderine şaşırıyor musun? Allah'ın bunun gibi şeyleri yapmaya kadir olduğu senin gibi bir kimseden gizli kalmış olamaz. -Ey İbrahim'in ev halkı!- Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir. Şüphesiz ki O, sıfatlarında ve fiillerinde övülmeye lâyıktır, övgü ve yücelik sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "(Hazırladığı) yemeğinden misafirlerinin yememesi sebebi ile İbrahim -aleyhisselam-'a isabet eden korku onların melek olduklarını öğrendikten sonra gitti. O'na, İshak'ın doğacağına sonra da Yakub'un doğacağına dair mutluluk verici bir haber verildi. Bundan sonra İbrahim -aleyhisselam- Lût kavmi hakkında (Lût kavminden) azabın ertelenmesi, Lût -aleyhisselam- ve ehlini kurtarmaları ümidiyle bizim elçilerimizle tartışmaya başladı."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "İbrahim gerçekten yumuşak kalpli, cezanın ertelenmesini isteyen, Rabbine çokça yalvaran, çokça dua ve tevbe eden biri idi."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "Melekler dediler ki: Ey İbrahim! Lût kavmi hakkında bu tartışmadan vazgeç. Çünkü Rabbinin bu konuda onlar hakkında takdir ettiği azaba dair emri gelmiştir. Muhakkak ki, onlara duanın da tartışmanın da geri çeviremeyeceği büyük bir azap gelecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "Melekler, Lût'a erkek şeklinde gelince onların bu şekilde gelişleri Lût -aleyhisselam-'ı üzdü. Kavminin erkekleri kadınları bırakarak erkeklere şehvetle yaklaşmaları sebebiyle erkek suretinde gelen (melekler) adına duyduğu korkudan dolayı içi daraldı ve kavminin, misafirlerine üstün geleceğini zannederek şöyle dedi: \"Bu şiddetli\/çetin bir gündür!\""
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Lût kavmi, daha önce de adetleri olduğu üzere kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yaklaştıkları gibi Lût <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın misafirlerine de kötü bir fiilde bulunmak üzere hızlıca geldiler. Bunun üzerine Lût <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> kavmini savmak ve üzerinden sorumluluğu kaldırmak için kavmine şöyle dedi: İşte bunlar, benim kızlarım olan kadın topluluğu sizler onlarla evlenin! Onlarla evlenmek sizin için yapmış olduğunuz bu kötü davranıştan daha temizdir. Allah'tan korkun ve bu utanç verici fiil ile misafirlerime yaklaşmayın. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Kavmim!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizin aranızda, sizi bu çirkin fiilden vazgeçirecek, buna engel olacak aklı başında bir adam yok mu?"
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "Kavmi O'na şöyle dedi: Ey Lût! Bizlerin, senin kızlarına da, senin kavminin kadınlarına da ihtiyaç duymadığımızı kesinlikle bilmektesin. Muhakkak ki sen, bizim ne istediğimizi ve erkeklerden başka bir şey istemediğimizi de biliyorsun."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Lût şöyle dedi: Keşke size engel olabileceğim bir gücüm olsaydı yahut beni koruyan bir aşiretim olsaydı da sizinle misafirlerim arasını ayırabilseydim."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 230,
            "translated_text": "Melekler, Lût -aleyhisselam-'a şöyle dediler: Ey Lût! Biz, Allah'ın göndermiş olduğu elçileriz. Kavmin, sana kötülükten bir şey ulaştıramaz. Eşin hariç, sen ve ailen gecenin karanlık bir saatinde beldenden çıkın. Sizden hiç kimse sakın arkasına dönüp bakmasın. Ancak senin eşin muhalefet ederek arkasına dönüp bakacaktır. Çünkü kavmine ulaşan azap ona da ulaşacaktır. Onların helâkı için vadolunan (helâk) zamanı, sabah vaktidir. Ve vadolunan bu vakit yakındır."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 231,
            "translated_text": "Lût kavminin helâk edileceğine dair emrimiz gelince onların şehirlerini yukarı kaldırarak altını üstüne çevirdik ve onların üzerine sıralı bir şekilde birbiri ardınca gelen katılaşmış taşlar yağdırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 231,
            "translated_text": "Bu taşlar, Allah tarafından özel bir işaret ile işaretlenmiş olan taşlardır. Bu taşlar, Kureyş'ten ve diğerlerinden olan zalimlerden uzak değildir. Aksine bu, onlara yakındır ve Allah Teâlâ, onların üzerine ne zaman indirmeyi takdir ederse o zaman iner."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 231,
            "translated_text": "Medyen'e, kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O, kavmine şöyle dedi: Ey kavmim! Yalnızca Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka ibadete layık olan bir ilahınız yoktur. İnsanlara ölçüp tarttığınız zaman ölçü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben, sizi nimet ve rızık bakımından bolluk içinde görüyorum. Sakın Allah'ın nimetlerini günahlar ile değiştirmeyin. Ben, sizin adınıza, sizden her kimseyi kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum. O azaptan ne kaçacak ne de sığınacak bir yer bulabilirsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 231,
            "translated_text": "Ey kavmim! Bir başkası için ölçtüğünüz yahut tarttığınız zaman adaletle yapın. İnsanların haklarını cimrilik ederek, hile yaparak ve aldatarak eksitmeyin. Öldürme ve diğer günahlar ile yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 231,
            "translated_text": "İnsanların haklarını adaletle yerine getirdikten sonra Allah'ın sizin için helâlinden bıraktığı şey, ölçü ve tartıyı eksik yaparak ve yeryüzünde bozgunculuk çıkararak yapılan bir artırmadan daha çok faydalı ve bereketlidir. Eğer gerçekten iman ediyorsanız Allah'ın sizin için bıraktığından razı olun. Ben, sizin amellerinizi saymak için üzerinizde bir gözetleyici değilim. Asıl gözetleyen ancak gizliyi ve açığı bilen Yüce Allah'tır."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 231,
            "translated_text": "Şuayb -aleyhisselam-'ın kavmi O'na şöyle dedi: Ey Şuayb! Atalarımızın ibadet ettiğini terketmemizi veya mallarımız hakkında istediğimiz gibi tasarrufta bulunmayı ve mallarımızı istediğimiz gibi çoğaltmayı terk etmemizi senin namazın mı emrediyor? Oysa bu davetten önce seni yumuşak huylu, çok akıllı ve hikmet sahibi bir kimse olarak bilirdik. Senin başına gelen nedir?"
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 231,
            "translated_text": "Şuayb -aleyhisselam- kavmine şöyle dedi: Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delilim varsa, ben O'ndan bir basiret üzere isem ve O, bana tarafından helal bir rızık ve peygamberlik vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece davetimle gücümün yettiği kadar sizlerin, Rabbinizi birlemenizi ve O'na ibadet etmenizi ve sizlerin bu hususta ıslah olmanızı istiyorum. Fakat benim bu hususta başarılı olmam ancak Allah -Subhânehu Teâlâ-'nın yardımı iledir. Ben, bütün işlerimde yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na dönerim."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 232,
            "translated_text": "Ey kavmim! Bana olan düşmanlığınız, sizi; benim getirdiğimi yalanlamaya taşımasın. Nuh kavminin veya Hûd kavminin yahut Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi size de bir musibet getirmesin. Lût kavmi de sizden zaman ve mekan olarak uzak değildir. Muhakkak ki sizler, onlara isabet eden şeyin ne olduğunu bilmektesiniz. O halde ibret alın."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 232,
            "translated_text": "Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra da günahlarınızdan dolayı O’na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim, tevbe edenlere karşı çok merhametlidir. O, kullarından tevbe edenleri çok sever."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 232,
            "translated_text": "Şuayp -aleyhisselam-'ın kavmi O'na şöyle dedi: Ey Şuayb! Senin getirdiklerinin çoğunu anlamıyoruz ve gözüne isabet eden rahatsızlıktan ve körlükten dolayı da seni, içimizde cidden zayıf (âciz) olarak görüyoruz! Eğer senin aşiretin bizim milletimizden olmasaydı seni mutlaka taşlayarak öldürürdük. Sen bizden üstün değilsin ki, seni öldürmekten korkup sakınalım. Biz seni ancak, senin aşiretine karşı olan saygıdan dolayı bıraktık."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 232,
            "translated_text": "Şuayb -aleyhisselam- kavmine şöyle dedi: Ey kavmim! Size göre benim kabilem Rabbiniz olan Allah Teâlâ’dan daha güçlü ve değerli mi ki, Allah'ın size göndermiş olduğu peygamberine iman etmeyerek O'na arkanızı döndünüz? Şüphesiz ki Rabbim, yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, sizin bu (kötü) amellerinizin karşılığını dünyada sizi helâk ederek ahirette ise sizi azaplandırarak verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 232,
            "translated_text": "Ey Kavmim! Kendiniz için yapmayı tercih ettiğiniz her yöntemi deneyin. Elbet ben de tercih ettiğim şeyleri yapacağım. Kendisini zelil edecek azabın kime geleceğini ve bizden iddia ettiği şeyde yalancı olanın kim olduğunu öğreneceksiniz. Allah'ın vereceği hükmü bekleyiniz. Elbette ben de sizinle birlikte beklemekteyim."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 232,
            "translated_text": "Şuayb -aleyhisselam-'ın kavmini helâk edeceğimize dair emrimiz gelince, Şuayb'ı ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. O'nun kavminden zulmedenlere ise helâk edici korkunç bir gürültü (ses) isabet etti ve öldüler. Yüzüstü düşüp kaldılar ve yüzleri toprağa yapıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 232,
            "translated_text": "Üzerlerine Allah'ın cezasının inmesinden sonra sanki orada hiç yaşamamış gibiydiler. Yüce Allah üzerlerine gazabını indirip Semûd kavmini rahmetinden uzaklaştırdığı gibi Medyen kavmi de üzerlerine Allah'ın intikamının gelmesiyle Allah Teâlâ'nın rahmetinden uzaklaştırıldılar."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 232,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musâ -<\/span>aleyhisselam-'ı Allah'ın birliğine delalet eden mucizeler ve onun getirdiği şeyin doğruluğuna delalet eden apaçık deliller ile gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 232,
            "translated_text": "Onu, Firavun'a ve onun kavminin ileri gelenlerine gönderdik. Fakat o ileri gelenler, Firavun'un Allah'ı inkâr edip küfretme emrine uydular. Hâlbuki hak hususunda isabet etmediği için Firavun'un emri uyulacak bir emir değildi."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "Firavun, kıyamet günü kavmine öncülük eder. Onları ve kendisini ateşe sokar. Onları götürdüğü yer, ne kötü bir yerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "Boğulma ile kendilerine isabet eden helâkla birlikte Allah Teâlâ bu dünya hayatında onlara lanet etmiş ve peşinden de rahmetinden kovup uzaklaştırmıştır. Kıyamet gününde de Yüce Allah onları (rahmetinden) kovup uzaklaştıracaktır. Onlar hakkında hem dünyada ve hem de ahirette peşpeşe verilen bu lanetler ve azap ile gerçekleşen şey ne kötüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu sûrede sana haber verdiklerimiz (halkı helâk olmuş) memleketlerin bazı haberleridir. Biz onu sana anlatmaktayız. Bu beldelerden bugüne kadar izleri kalan da vardır, izleri silinip de onların eseri kalmayanlar da vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "Onların üzerine göndermiş olduğumuz helâk ile zulmetmedik. Fakat onlar, Allah Teâlâ'yı inkâr etmek sureti ile kendilerini helâka götürecek şeylere sürükleyerek kendi nefislerine zulmettiler. -Ey Rasûl!- Allah’ın dışında dua edip, yalvardıkları ilahları onların helâk olmaları için Rabbinin emri olan azap indiğinde azabı onlardan uzaklaştıramadılar. İlahları, onların hüsranından ve helâkinden başka bir şey arttırmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'nın (gönderdiği peygamberlerini) yalanlayan kasabaları her zaman ve mekanda yakalayıp yok etmesi böyledir. Şüphesiz O’nun (halkı) zalim olan kasabaları yakalaması acı vericidir ve şiddetlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'nın, halkı zalim olan kasabaları azabı ile kuvvetli bir şekilde yakalamasında kıyamet gününün azabından korkan kimseler için bir ibret ve öğüt vardır. O gün, Yüce Allah'ın insanları hesaba çekmek için topladığı gündür. O gün, mahşer ehlinin şahitlik edeceği şahit olunan bir gündür."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "Biz şahit olunan o günü sadece sayısı bilinen bir süreye kadar erteleriz."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "O gün geldiğinde Allah'ın izni olmadan hiç kimse bir delil yahut bir şefâat için konuşamaz. Orada insanlar iki türdür: Cehennem'e girecek olan bedbahtlar ve Cennet'e girecek olan mutlu kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "Bedbaht olanlar ise küfürleri ve amellerinin bozukluğu sebebi ile Cehennem'e gireceklerdir. Ateşin alevinin şiddetinden onların sesleri ve nefesleri yükselir."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "(Kâfirler) Orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Hak ettikleri azabı çektikten sonra Rabbinin dilemesi ile Cehennem'den çıkan tevhid ehli kimselerden günahkâr olanları hariç, onlar (kâfirler) gökler ve yer durdukça ateşten çıkamayacaklardır. -Ey Peygamber!- Muhakkak ki senin Rabbin, dilediği şeyi hakkıyla yapandır ve O'nu, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı bir şey yapmaya zorlayacak da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 233,
            "translated_text": "İmanları ve salih amelleri sebebi ile Allah tarafından daha önce bahtiyar kimselerden kılınanlara gelince, onlar; Yüce Allah'ın günahkâr olan Mü'minlerden ateşe sokmayı dilediği kimseler hariç, gökler ve yer durdukça Cennet'te ebedî olarak kalacaklardır. Şüphesiz, Cennet ehli için Allah'ın nimetleri kesilmeden devam eder."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 234,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O halde o müşriklerin tapmakta oldukları şeylerin fesadı hususunda sakın bir şüphen olmasın. Onların buna (o taptıklarının doğruluğuna) dair ne aklî ne de dinî bir delilleri vardır. Onları Allah'tan gayrısına tapmaya sevk eden şey, babalarını taklit etmeleridir. Şüphesiz biz, onların azaptan nasiplerini eksiksiz olarak vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 234,
            "translated_text": "Musa’ya da Tevrat'ı vermiştik. İnsanlar onda ayrılığa düştüler. İnsanların bir kısmı ona iman etti, bir kısmı ise inkâr etti. Eğer Yüce Allah'ın onlara bu dünyada azabı vermeyeceğine dair takdiri olmasaydı bu dünyada hakettikleri azabı onların üzerine hemen iniverirdi. Zira Yüce Allah hikmeti gereği onların azabını kıyamet gününe ertelememiştir. Muhakkak ki Yahudilerden ve müşriklerden olan kâfirler; Kur'an hakkında şüphe içindedirler ve insanları kuşkuya düşürürler."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 234,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşenlerin her birinin amellerinin karşılığını kendilerine tam olarak verecektir. Kimin amelleri hayırlı ise onun karşılığı hayır olacak, kimin amelleri kötü ise onun karşılığı da kötü olacaktır. Çünkü Rabbin, onların yapmakta oldukları en ufak şeyleri bilmektedir. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 234,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O halde Allah'ın sana emrettiği gibi dosdoğru yol üzerinde olmaya devam et! O'nun emirlerini yerine getir ve yasakladıklarından uzak dur! Mü'minlerden seninle beraber tevbe edenler de dosdoğru olsunlar. Ve sakın günah işleyerek haddi aşmayın! Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 234,
            "translated_text": "Gönülden isteyerek ve dalkavukluk yaparak zalimlere yönelmeyin, yoksa bu yönelmeniz sebebi ile size ateş dokunur. Sizi ateşten kurtaracak Allah’tan başka bir yardımcınız yoktur. (Eğer onlara meylederseniz) size yardım edecek bir kimse de bulamazsınız!"
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 234,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Gündüzün iki ucunda en güzel şekilde namaz kıl. Bu iki vakitten biri gündüzün evvelinde diğeri ise sonundadır. Gece saatlerinde de namaz kıl. Şüphesiz salih ameller küçük günahları siler. Bu anlatılanlar, nasihat alanlar için bir vaaz, ibret alanlar için bir öğüttür."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 234,
            "translated_text": "(Ey Muhammed!) Dosdoğru olmak ve diğer hayırlı işleri emrolunduğun şekilde yapmak, zulmetmek ve zalimlere meyletmek gibi yasaklandığın şeyleri terketmek hususunda sebat edip, sabırlı ol! Şüphesiz Allah, iyilik yapanların karşılığını boşa çıkarmaz. Aksine onların yaptıkları iyi işleri en güzel şekilde kabul eder ve bunun karşılığını en güzel şekilde verir."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 234,
            "translated_text": "Sizden önce azaba uğramış ümmetlerden fazilet ve iyilik sahibi olanlar o ümmetleri küfürden ve günah işleyerek yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoyamazlarmıydı? Onlar arasında kurtardıklarımızdan çok azı fesadı nehyediyorlardı. Zalim olan kavimlerini helâk ettiğimizde onları kurtarmıştık. Onların kavminden zalim olanlar, içinde bulundukları nimetlerin peşine düştüler. Ve onlara tabi olarak zalimlerden oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 234,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbin, halkı yeryüzünde ıslah edici kimseler olan şehirleri helâk edecek değildir. O, ancak o şehir halkı küfür, zulüm ve günahlar ile bozgunculuk yaparsa helâk eder."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Rabbin dileseydi hak üzerinde amel etmeleri için onları tek bir millet\/ümmet kılardı. Fakat O, bunu dilemedi. Onlar, hevaya ve azgınlığa tabi olmaları sebebi ile ihtilaf etmeye devam etmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "Yalnız Allah'ın rahmeti ile hidayete muvaffak kıldığı kimseler bunun dışındadır. Onlar, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı birlemek hususunda asla ihtilaf etmezler. Bunun içindir ki imtihan; onları yaratmasındaki farklılıktadır. Onlardan kimi bedbahttır, kimi ise mutludur. -Ey Peygamber!- Rabbinin, ezelde Cehennem'i Şeytan'a tabi olan cinler ve insanlar ile dolduracağına dair sözü gerçekleşmiş oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önceki peygamberlerin haberleriyle ilgili her bir olayı kalbini hak üzerinde sabit kılıp sağlamlaştırmak için sana anlatıyoruz. Bu sûrede sana, içerisinde şüphe olmayan hak gelmiştir. Ayrıca kâfirler için bir öğüt ve hatırlatmadan istifade eden Mü'minlere için de bir hatırlatma vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'a iman etmeyenlere ve O'nu birlemeyenlere de ki; haktan yüz çevirmek ve haktan alıkoymak üzerine kendi yolunuz üzerinde amel edin! Şüphesiz bizler de üzerinde bulunmuş olduğumuz yolda sebat ederek, bu yola davet edecek, bu yol üzerinde sabrederek amel edeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "Bize inecek olan sonucu bekleyin! Şüphesiz biz de size inecek sonucu beklemekteyiz."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 11,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde gayb olan ne varsa O'nun ilmi sadece Allah'a aittir. Hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Her iş kıyamet günü O'na döndürülür. -Ey Peygamber!- O halde sadece Rabbine ibadet et. Ve her işinde (yanızca) O'na tevekkül et! Rabbin onların yaptıklarından asla gafil değildir. Bilakis O, yaptıklarını hakkıyla bilendir ve herkese yaptığına göre karşılık verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "Elif Lâm Râ. Bu ve benzeri harfler hakkında ilgili açıklama Bakara Sûresi'nin başında zikredildi. Bu surede indirilen ayetler, apaçık Kur'an'ın ihtiva ettiği ayetlerdendir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Araplar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz biz, Kur'an ayetlerinin manalarını anlayasınız diye Arapça olarak indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz, bu Kur'an'ı sana indirerek, doğruluğuna, lafızlarının selametine ve belâgatına dair kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz. Şüphesiz sen, Kur'an indirilmeden önce bu kıssalardan habersizdin, ve bir bilgi sahibi değildin."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 235,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana Yusuf <span class=\"text-danger\">-<\/span> aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın babasına dediklerini haber vermekteyiz. O şöyle demişti: \"Ey babacığım! Muhakkak ki ben; rüyada on bir yıldızı, Güneş'i ve Ay'ı gördüm. Onların hepsini bana secde ederken gördüm.\" Bu rüya; Yusuf <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> için yakın zamanda verilecek bir müjdeyi haber vermekteydi."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "Yakub -aleyhisselam-, oğlu Yusuf -aleyhisselam-'a; şöyle dedi: \"Yavrucuğum! Sakın rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra rüyanı anlarlar ve kıskançlıklarından dolayı sana bir tuzak kurarlar! Muhakkak ki şeytan insana karşı düşmanlığı apaçık olan bir düşmandır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Yusuf!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Tıpkı gördüğün rüyadaki gibi Rabbin seni seçecek, sana rüya yorumunu öğretecek ve iki atan İbrahim ve İshak'ın üzerinde nimetini tamamladığı gibi senin üzerindeki nimetini de nübüvvet (peygamberlik) ile tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin, kullarını hakkıyla bilendir ve yönetmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "Andolsun ki Yusuf ve kardeşlerinin haberlerinde, onlar hakkında soranlar için ibret ve öğütler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "Kardeşleri o vakit kendi aralarında şöyle dediler: Biz kalabalık bir topluluk olduğumuz halde Yûsuf ve onun öz kardeşi, babamızın yanında bizden daha sevimlidir. Nasıl olur da babamız o ikisini bizden üstün tutar? Şüphesiz biz, hiçbir sebep olmamasına rağmen o ikisini bize karşı üstün tutmasından dolayı onu apaçık bir yanılgı içinde görüyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "Yusuf’u öldürün veya onu ıssız bir yere atın ki babanızın sevgisi size kalsın ve sizi tam bir sevgiyle sevsin. Onu öldürdükten yahut uzak bir yere attıktan sonra günahınızdan tevbe ettiğiniz zaman salih bir topluluk olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "Kardeşlerden biri şöyle dedi: Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Geçen yolculardan biri onu bulup, alsın. Bu şekilde yapmak, onu öldürmekten daha az zararlıdır. Eğer onun durumu hakkında söylediğinizi yapmaya karar verdiyseniz böyle yapın."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "Kardeşleri Yusuf'u yanlarından uzaklaştırmak konusunda anlaştıktan sonra babaları Yakub -aleyhisselam-'a şöyle dediler: Ey babamız! Yûsuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki bizler, ona karşı çok şefkatli kimseleriz ve zararlı şeylerden onu koruruz. Biz, Yusuf'un koruması ve sana sağ salim geri dönmesi için iyilik yapan kimseleriz. Onu bizimle göndermene engel olan şey nedir?"
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "Yarın onu, bizimle birlikte gönder. Yesin ve oynasın. Mutlaka biz, onu başına gelecek olan her türlü kötülükten koruruz, dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "Yakub -aleyhisselam- oğullarına şöyle dedi: Muhakkak ki sizin onu götürmeniz beni kaygılandırıyor. Çünkü ben, onun ayrılığına dayanamam. Siz gezip dolaşırken ve oyun oynarken onu kurdun yemesinden endişe duyuyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 236,
            "translated_text": "Babalarına şöyle dediler: Hakikaten biz (kuvvetli) bir topluluk olduğumuz halde, eğer Yûsuf'u kurt yerse, o zaman biz kendilerinde bir hayır olmayan kimseleriz. Eğer onu kurtdan koruyamazsak o halde bizler âciz kimseler sayılırız."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 237,
            "translated_text": "Yakub -aleyhisselam-, Yûsuf'u onlarla birlikte gönderdi. Kardeşleri onu uzağa götürüp bir kuyunun dibine atmaya karar verdiklerinde; biz de Yûsuf'a bu durumu haber vererek \"İleride bir gün onlara bu yaptıklarını, hiç farkında değillerken haber vereceksin\" diye vahyettik."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 237,
            "translated_text": "Yûsuf -aleyhisselam-'ın kardeşleri, hilelerine babalarını inandırmak için akşam vakti ağlar gibi yaparak babalarına geldiler."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 237,
            "translated_text": "Dediler ki: Ey Babamız! Biz koşu yarışı yapıyor ve oklarla atış yapıyorduk. Yûsuf’u ise bekçilik yapması için elbiselerimizin ve azıklarımızın yanına bıraktık. O sırada kurt onu yemiş. Bizler sana haber verdiğimiz şeylerde her ne kadar doğru söylesek de, sen bize inanmayacaksın, dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 237,
            "translated_text": "Verdikleri haberi kurdukları hile ile pekiştirdiler ve babalarına Yûsuf -aleyhisselam-'ı bir kurdun yediği izlenimini vermek için Yûsuf'un gömleğini kendisinin kanı olmayan bir kana bulayarak geldiler. Yakub -alehisselam- (gömleğin yırtılmamış olması kanıtıyla) onların yalanını anladı ve onlara şöyle dedi: Bu iş, sizin bana haber verdiğiniz gibi değildir. Aksine sizin nefisleriniz yapmış olduğunuz bu kötü fiili size süslemiştir. Artık üzerime düşen çektiğim acıyı göstermeden güzelce sabretmektir. Sizin Yûsuf' a yaptığınız bu olay hakkında Allah'tan istenilecek şey ise O'nun yardımıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 237,
            "translated_text": "Yoldan geçen bir kervan geldi ve kendileri için su getirecek olan kimseyi (sucularını kuyuya) gönderdiler. O da (gidip) kovasını kuyuya saldı. Yusuf ipe tutundu. Gönderilen adam Yusuf -aleyhisselam-'ı görünce sevinçli bir şekilde: \"Müjde! İşte bir oğlan!\" dedi. Sucu ve kafileden bazı kimseler Yusuf -aleyhisselam-'ı kafileden gizleyerek, O'nu bir ticaret malı edineceklerini zannettiler. Allah onların Yusuf'a kötü davranma ve satma isteklerini çok iyi bilmektedir. Onların amellerinden hiçbir şey Yüce Allah'a gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 237,
            "translated_text": "Su getiren kimse ile arkadaşları onu Mısır'da değersiz bir pahaya sattılar. Bu miktar, sayılması kolay olan birkaç dirhem idi. Yusuf'tan çabucak kurtulmak için ona pek fazla değer de vermemişlerdi. Yusuf'un halinden onun bir köle olmadığını anlamışlardı. Bundan dolayı Yusuf'un ailesinden korktular. Bu, Yüce Allah'ın ona olan rahmetinden böyle oldu. Böylece Yusuf -aleyhisselam- onların yanında uzun bir müddet kalmamıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 237,
            "translated_text": "Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: \"Ona bizim yanımızda değer ver, güzel bak ve ikramda bulun! Umulur ki ihtiyacımız olan şeylerde bize faydası olur veya onu evlât ediniriz.\" İşte böylece Yusuf'u öldürülmekten kurtardığımız gibi kuyudan da kurtardık. Aziz'in kalbini onun için yumuşak kıldık. Kendisine rüyaların tevilini öğretmemiz için onu Mısır'a yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. O'nun emri gerçekleşir. O'nu hiç kimse hiçbir şeye zorlayamaz. Fakat insanların çoğu -ki onlar kâfirlerdir- bunu bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 237,
            "translated_text": "Bedenî olgunlaşıp, ergenlik yaşına gelince Yusuf'a ilim ve anlayış verdik. İşte Biz, ona verdiğimiz bu karşılıkta olduğu gibi, kulluklarında ihsan sahibi olanları da böyle mükâfatlandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 238,
            "translated_text": "Hükümdâr'ın karısı kibarca davranarak Yusuf'u zinaya düşürmek için hile kurdu. O'nunla başbaşa kalmak için kapıları sıkıca kapatarak; \"Hadi bana gel!\" dedi. Bunun üzerine Yusuf -aleyhisselam-: Senin beni davet ettiğin şeyden Allah'a sığınırım. Muhakkak ki efendim bana sahip çıkarak iyilikte bulunmuştur ve ben asla ona ihanet etmem. Eğer ona ihanet edersem bu durumda ben zalimlerden olurum. Muhakkak ki zalimler asla kurtuluşa eremezler."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 238,
            "translated_text": "Kadın o kötü fiili işleyerek zina etmeyi arzuladı. Eğer Rabbinin onu bundan alıkoyan ve uzaklaştıran delillerini görmeseydi, Yusuf da bu kötü fiili yapmayı aklına getirmişti. İşte böylece biz, zinadan ve ihanet etmekten onu uzaklaştırmak için ona bu delili gösterdik. Şüphesiz Yusuf, bizim elçilik ve peygamberlik için seçtiklerimizdendi."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 238,
            "translated_text": "İkisi de kapıya doğru koştular: Yusuf, kendisini o kadından kurtarmak için koştu. Kadın ise onun oradan çıkmasına engel olmak için koştu ve onun gömleğini arkasından yırttı. İkisi, kapının yanında kadının kocasına rastladılar. Aziz'in karısı, Aziz'e şöyle dedi: -Ey Aziz!- Senin eşine kötülük etmek isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya elem verici bir işkenceden başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 238,
            "translated_text": "Yusuf -aleyhisselam- şöyle dedi: O, benden (kendisi ile) zina etmemi istedi. Ben ise ondan bunu istemedim. Allah, kadının ailesinden henüz beşikte olan bir çocuğun konuşmasını takdir etti ve çocuk şu sözleri ile buna şahitlik etti: Eğer Yusuf -aleyhisselam-'ın gömleği ön taraftan yırtılmış ise bu durum kadının doğru söylediğinin delilidir. Çünkü bu durumda kadın Yusuf'u kendisinden uzaklaştırmak istemiştir. Yusuf ise yalancıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 238,
            "translated_text": "Eğer onun (Yusuf'un) gömleği arkasından yırtılmış ise bu Yusuf -aleyhisselam-'ın doğru söylediğinin delilidir. Kadın onu istiyor; Yusuf ise kadından kaçıyordu. Kadın ise yalancıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 238,
            "translated_text": "Hükümdar, Yusuf -aleyhisselam-'ın gömleğinin arkasından yırtılmış olduğuna şahitlik edince Yusuf -aleyhisselam-'ın doğruluğundan emin oldu ve şöyle dedi: -Ey Kadınlar!- Şüphesiz bu iftira, sizin tuzaklarınızdan biridir. Şüphesiz sizin tuzağınız gerçekten güçlü bir tuzaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 238,
            "translated_text": "Yusuf'a şöyle dedi: Ey Yusuf! Bu olanları bir kenara bırak ve kimseye anlatma! (Ey Kadın!) Sen de günahından dolayı af dile! Şüphesiz Sen; Yusuf'u kendi nefsin için arzulayarak günahkâr kimselerden oldun."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 238,
            "translated_text": "Aziz'in hanımının haberi şehirde yayıldı ve kadınlardan bir topluluk (Aziz'in karısının yaptığını) inkâr ederek şöyle dediler: Aziz'in karısı, kölesini kendi nefsi için arzulamış ve Yusuf'a karşı olan sevgisi onun kalbini kaplamıştır. Şüphesiz biz, - ki o, onun kölesidir- kendi nefsi için arzulaması sebebi ile apaçık bir şaşkınlık üzere görmekteyiz."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 239,
            "translated_text": "Aziz'in karısı, bu yaptığını (şehirdeki) kadınların hoş görmediğini ve hakkında ileri geri konuştuklarını işitince Yusuf -aleyhisselam-'ı görmeleri ve bu hususta kendisini mazur görmeleri için bir elçi gönderip onları davet etti. Onlara döşekler ve yastıklar hazırlattı. Onlardan her birinin eline ikram edilen yemekleri kesmeleri için birer bıçak verdi ve Yusuf -aleyhisselam-'a: \"Hadi onların yanına çık!\" dedi. Kadınlar, onu görünce gözlerinde büyütüp onun güzelliğine kapıldılar ve yakışıklılığı karşısında hayretlerini gizleyemediler. Son derece hayran olmaları sebebiyle sofrada ikram edilen yiyecekleri kesmek için kullanacakları bıçaklar ile parmaklarını kestiler ve şöyle dediler: \"Allah'ı tenzih ederiz.\" insanlara verilmemiş olan bu güzellik sebebi ile bu genç bir insan olamaz, bu ancak ikram olunmuş meleklerden bir melektir."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 239,
            "translated_text": "Aziz'in karısı, kadınların düştüğü bu hali görünce onlara şöyle dedi: İşte sevgisinden dolayı beni ayıpladığınız genç budur. Ben, onu baştan çıkarmak istedim. O ise bundan kaçındı. Eğer gelecekte ondan istediğimi yapmazsa kesinlikle hapse girecek ve zillete uğrayanlardan olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 239,
            "translated_text": "Yusuf -aleyhisselam- Rabbine dua ederek şöyle dedi: Ey Rabbim! O'nun beni kendisi ile tehdit ettiği hapis, beni davet ettikleri şey olan zina günahından bana daha sevimlidir. Eğer sen, onların hilelerini benden uzaklaştırmazsan bu durumda ben onlara meylederim. Eğer meyleder ve onların istediklerini kabul edersem cahillerden olurum."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 239,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, onun duasını kabul etti ve Aziz'in karısının ve şehrin kadınlarının hilesini ondan uzaklaştırdı. Hiç şüphe yoktur ki, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, Yusuf -aleyhisselam-'ın duasını ve dua eden her kimsenin duasını hakkıyla işitendir. Onun ve diğer tüm canlıların durumlarını hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 239,
            "translated_text": "Sonra Aziz ve kavmi, Yusuf -aleyhisselam-'ın masum olduğunu gördükleri halde -bu skandalın ortaya çıkmaması için- onu belli olmayan bir süre hapsetmek görüşünü benimsediler."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 239,
            "translated_text": "Onu hapse attılar. Onunla birlikte iki delikanlı da hapse girdi. Delikanlılardan biri Yusuf -aleyhisselam-'a şöyle dedi: Ben rüyamda şarap haline gelmesi için üzüm sıktığımı gördüm. İkincisi ise: Ben (rüyamda) başımın üstünde kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. -Ey Yusuf!- Biz seni ihsan (iyilik) ehli kimselerden görmekteyiz, gördüklerimizin yorumunu bize açıkla! dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 239,
            "translated_text": "Yusuf -aleyhisselam- şöyle dedi: Size, hükümdardan yahut başkasından gelecek olan yemek gelmeden önce size onun ne olduğunu ve nasıl olacağını açıklayacağım. İşte benim bildiğim bu tevil (yorum); Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Kâhinlikten ve yıldızlara bakılarak verilen yalan haberlerden değildir. Muhakkak ki ben, Allah'a iman etmeyen bir kavmin dinini terkettim. Onlar, ahireti de inkâr etmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 240,
            "translated_text": "Ben, Atalarımın dinine tâbi oldum. Bu, İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dini olan Tevhid (Allah'ı birleme) dinidir. Allah Teâlâ'ya herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yaraşmaz. O; birliğinde (vahdaniyetinde) tektir. Benim ve atalarımın üzerinde olduğumuz tevhid ve iman, Allah'ın bize olan lütfundandır. Ve Allah Teâlâ bizi buna muvaffak kılmıştır. Peygamberlerini, tevhid ve iman ile göndermiş olması da bütün insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu Allah'ın nimetlerine karşı şükretmezler, aksine kafir olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 240,
            "translated_text": "Sonra Yusuf -aleyhisselam-, hapisteki iki delikanlıya hitap ederek şöyle dedi: Pek çok ilaha ibadet (kulluk) etmek mi, yoksa bir olup hiçbir ortağı olmayan ve herşeye galip olan ve kendisine galip gelinemeyen Yüce Allah'a ibadet etmek mi daha hayırlıdır?"
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 240,
            "translated_text": "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın ilahlar olarak isimlendirdiği, ancak ilahlık hak etmeyen varlıklardır. Sizin ve babalarınızın isimlendirdiği bu şeylerin ilahlıktan bir nasibi yoktur. Yüce Allah, bunların doğru olduğuna dair bir delil de indirmemiştir. Bütün mahlûkat hakkında hüküm sizin ve babalarınızın isimlendirdiği şeylere ait değil, sadece Allah Teâlâ'ya aittir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- sizlere ibadetlerinizde O'nu birlemenizi emretmiş. O'nunla birlikte O'na herhangi bir şeyi ortak kılmanızı yasaklamıştır. İşte bu; içerisinde hiçbir eğrilik bulunmayan dosdoğru din olan tevhid dinidir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler. Bundan dolayı Allah Teâlâ'ya ortak koşarlar. O'nun yaratmış olduğu varlıklardan bazılarına ibadet (kulluk) ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 240,
            "translated_text": "Ey zindan arkadaşlarım! Rüyasında şarap olması için üzüm sıkana gelince; o hapisten çıkacak, yapmış olduğu işine geri dönüp hükümdara şarap sunacaktır. Başının üzerinde ekmek taşıyan ve kuşların o ekmekten yediğini gören kimse ise asılıp öldürülecektir. Bana hakkında soru sormuş olduğunuz bu rüya hakkındaki hüküm tamamlanmıştır. Ve kaçınılmaz bir şekilde gerçekleşecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 240,
            "translated_text": "Yusuf -aleyhisselam- bu iki kişiden, hapisten kurtulacağını zannettiği kimseye (ki o, efendisine şarap sunacak olandır): benim kıssamı ve durumumu efendinin yanında anlat. Olur ki o, beni hapisten çıkarır, dedi. Ne var ki Şeytan, efendisine şarap sunacak olan kimseye Yusuf'u efendisine hatırlatmayı unutturmuş ve Yusuf -aleyhisselam- da bundan sonra hapiste bir kaç yıl daha kalmıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 240,
            "translated_text": "Bir gün hükümdar şöyle demişti: \"Şüphesiz ben, rüyamda yedi şişman ineği, yedi zayıf ineğin yediğini ve yedi yeşil başakla, yedi kuru başak gördüm. Ey ileri gelenler ve saygın kimseler! Eğer rüya yorumlamayı biliyorsanız, benim bu rüyamın yorumunu bana haber verin."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 241,
            "translated_text": "(Yorumcular) dediler ki: Bunlar karmakarışık rüyalardır. Böyle olan rüyaların yorumu yoktur. Bizler böyle karışık düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 241,
            "translated_text": "Zindanda olan iki delikanlıdan şarap sunan ve oradan kurtulan delikanlı, bir müddet sonra Yusuf -aleyhisselam-'ı ve onun sahip olduğu rüya tabiri ilmini hatırladı ve şöyle dedi: Ben, hükümdarın görmüş olduğu rüyanın yorumunu, rüya yorumu ilmini bilen kimseye sorduktan sonra size haber vereceğim. Ey Hükümdar! Rüyanı yorumlaması için beni Yusuf -aleyhisselam-'a gönder!"
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 241,
            "translated_text": "Kurtulan kimse, Yusuf -aleyhisselam-'ın yanına varınca ona şöyle dedi: Ey Yusuf! Ey doğru sözlü kişi! Rüyada, yedi şişman ineğin yediği yedi semiz inek ile yedi yeşil başak ve de kuru yedi başakları gören kimsenin gördüğü rüyanın yorumunu bize haber ver. Ümit ederim ki ben, hükümdarın ve onun yanındakilerin yanına isabetli yorumunla dönerim de belki onlar rüyanın tabirini öğrenirler ve senin üstünlüğünü ve kıymetini anlarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 241,
            "translated_text": "Yusuf -aleyhisselam- bu rüyayı yorumlayarak şöyle dedi: Yedi sene boyunca ciddiyetle devamlı ekin ekersiniz. Bu süre boyunca her yıl ektiğiniz üründen elde edilen mahsülden yemek ihtiyacınız için ayırdığınız az miktarı dışında kalanları çürüyüp kurtlanmaması için başağında bırakın."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 241,
            "translated_text": "Sonra verimli olarak ekim yaptığınız yedi senenin ardından, yedi zor ve kurak seneler gelir ve insanlar, verimli geçen seneler boyunca hasad edilen ürünlerden tohum olarak sakladıkları az bir miktar haricindekileri yerler."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 241,
            "translated_text": "Sonra da kurak geçen yılların ardından yağmurların yağacağı bir yıl gelecektir. Ekinler bitecek ve bu yıl içinde insanlar ihtiyaç duydukları üzüm, zeytin ve şeker kamışı gibi mahsulleri sıkacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 241,
            "translated_text": "Yusuf -aleyhisselam-'ın (hükümdarın) rüyasına yaptığı yorum hükümdara ulaşınca yardımcılarına şöyle dedi: O'nu zindandan çıkarıp bana getirin. Hükümdarın elçisi Yusuf -aleyhisselam-'a gelince Yusuf -aleyhisselam- elçiye dedi ki: Hükümdar efendine dön. Zindandan çıkmadan önce (Yusuf'un) suçsuzluğunun ortaya çıkması için ellerini kesen kadınların kıssasını ona sor. Şüphesiz Rabbim, kadınların beni ayartıp aldatmak için yaptıklarını hakkıyla bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 241,
            "translated_text": "Hükümdar, kadınlara hitaben şöyle dedi: Sizinle birlikte o çirkin fiili yapması için hile ile Yusuf'u arzuladığınız zaman sizin durumunuz neydi? Hükümdarın karısı, kendi yaptığı şeyi ikrar ederek şöyle dedi: İşte hak şimdi ortaya çıkıyor. Ben, O'nu yoldan çıkarmak istedim. O ise beni yoldan çıkarmaya yeltenmedi. Şüphesiz O (Yusuf), benim kendisine iftira attığım şeyden beri olduğuna dair iddiasında doğru söyleyenlerdendir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 241,
            "translated_text": "Hükümdarın karısı şöyle dedi: Yusuf şunu bilmelidir ki, ben onu baştan çıkarmaya çalıştığımı ikrar ettim. Şüphesiz ki o, hükümdarın yokluğunda ona ihanet etmediğime dair iddiasında da doğru söylemektedir. Benim için de şu açıklığa kavuşmuştur. Şüphesiz Allah Teâlâ yalan söyleyen ve hile yapan kimseleri muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Azizin hanımı sözüne şöyle diyerek devam etti: Ben kötülüğü isteme hususunda nefsimi temize çıkarmam, bununla nefsimi temize çıkarmak istemedim. Çünkü insanın nefsi arzuladığı şeye meylettiği ve onu bundan engellemek zor olduğu için çokça kötülüğü emreder. Ancak yüce Allah'ın rahmet ettiği ve kötülüğü emretmekten koruduğu nefisler bundan müstesnadır. Şüphesiz ki Rabbim, kullarından tövbe edenleri bağışlayan ve onlara merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Hükümdar Yusuf'un suçsuzluğunu ve ilim sahibi olduğunu anlayınca yardımcılarına: \"Onu bana getirin kendime has (müşteşar) yapayım\" dedi. Onu getirdiler, onunla konuştuktan sonra (Yusuf'un) ilmi ve zekası ortaya çıkınca ona: \"-Ey Yusuf!- Şüphesiz ki bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişi oldun.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Yusuf, hükümdara: \"Beni ülkenin hazinelerini ve Mısır arazisinin yiyeceklerini korumakla görevlendir. Şüphesiz ki ben, güvenilir bir koruyucu ve görev yaptığım işte ilim ve basiret sahibiyim.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Yusuf'un suçsuzluğunu ispat ederek ve hapisten kurtararak lütufta bulunduğumuz gibi, Mısır'da kalmasına da imkan sağladık. Dilediği yere gelip orada konaklardı. Dünyada rahmetimizi dilediğimiz kulumuza veririz. İyilik edenleri mükâfatsız bırakmayız. Bilakis eksiksiz olarak tam bir şekilde karşılığını veririz."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Allah'ın emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak takvalı olanlar için Allah'ın ahirette hazırladığı mükâfat dünya mükâfatından daha hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Yusuf'un kardeşleri malları ile Mısır topraklarına geldiler ve Yusuf'un huzuruna çıktılar. Yusuf onların kardeşleri olduğunu anladı. Uzun zaman geçip şekli değiştiği için onlar kardeşlerini tanımadılar. Çünkü onu kuyuya attıklarında o, ufak bir çocuktu."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "(Yusuf) Azık ve erzak olarak kendisinden istedikleri şeyleri onlara verdi. Baba bir kardeşlerinin olduğunu ancak babalarının yanında bıraktıklarını Yusuf'a haber verdiklerinde: \"Baba bir kardeşinizi bana getirin size bir yüklü deve daha fazla vereyim. Benim ölçeği eksiksiz tam olarak verdiğimi görmüyor musunuz? Ben misafirperverlerin en iyisiyim.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Eğer onu bana getirmezseniz baba bir kardeşiniz olduğu iddianızdaki yalanınız ortaya çıkar. Size tek bir ölçek bile yiyecek vermem ve bir daha da benim ülkeme yaklaşmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Kardeşleri ona: \"Onu babasından isteyeceğiz ve onu almak için elimizden geleni yapacağız. Şüphesiz ki bizler, emrettiğini eksiksiz bir şekilde yerine getireceğiz\" diyerek cevap verdiler."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Yusuf, memurlarına: Onlara mallarını geri verin, ailelerinin yanına dönünce onlardan satın almadığımızı anlamaları veYusuf'a doğru sözlü olduklarını ispat etmeleri için onları ikinci kez kardeşleri ile birlikte gelmeye mecbur bırakacaktır ve onlardan mallarını kabul edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 242,
            "translated_text": "Babalarına döndüklerinde Yusuf'un kendilerine nasıl ikramda bulunduğunu anlattılar ve: Ey Babamız! eğer kardeşimizi yanımızda götürmezsek bize artık erzak verilmeyecek. Onu bizimle gönder, şüphesiz ki sen onu bizimle gönderirsen erzak alabiliriz. Sana sağ salim dönene kadar onu koruyacağımızın sözünü veriyoruz, dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 243,
            "translated_text": "Babaları onlara şöyle dedi: Daha önceden öz kardeşi Yusuf hakkında size ne kadar güvendi isem bunun hakkında da o kadar güveniyorum. Size Yusuf hakkında güvendim, onu koruyacağınız hakkında söz verdiniz ve vaadinizi tutmadınız. Koruma vaadi hakkındaki vermiş olduğunuz söze güvenmiyorum. Benim güvenim Allah'adır. O, korumak istediği kimseyi koruyanların en hayırlısı ve rahmet etmek istediği kimseye rahmet edenlerin en merhametlisidir."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 243,
            "translated_text": "Yanlarında götürdükleri yüklerini açtıklarında zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Babalarına: Bu ikramdan sonra Aziz'den daha ne isteriz? Aziz, bize lütufta bulunarak erzakların bedelini geri verdi. Onunla ailemize yeni yemek getirir ve korktuğun şeylerden de kardeşimizi koruruz. Kardeşimizin yanımızda olmasından dolayı bir deve yükü yiyecek daha alırız. Bir deve yükü daha fazla yiyecek vermek Aziz'in katında kolay bir şeydir."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 243,
            "translated_text": "Babaları onlara şöyle dedi: Ölüm hepinizi kuşatır, sizden hayatta kimseyi bırakmaz, onu def etmeye ve dönmeye güç yetirememeniz hariç, Allah adına onu bana geri getirmeniz için söz vermedikçe onu sizinle göndermeyeceğim. Bunun için Allah adına söz verdiklerinde, dedi ki: \"Allah söylediklerimize şahittir, O'nun şahitliği bize yeter.\""
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 243,
            "translated_text": "Babaları onlara nasihatta bulunarak şöyle dedi: Toplu bir şekilde Mısır'a bir kapıdan girmeyin. Ancak ayrı ayrı kapılardan girin. Bu,bir kişi hepinize birden zarar vermek istediğinde sizin kurtulmanız açısından daha güvenlidir. Bunu eğer Yüce Allah sizin için bir zarar murad ederse onu sizden def edebileceğim için söylemiyorum.Yada Allah'ın sizin için murad etmediği bir hayrı size verebileceğim için söylemiyorum. Allah'ın hükmünden başka hüküm, emrinden başka emir yoktur. Bütün işlerimde ben yalnızca O'na tevekkül ederim. Tevekkül edenler de bütün işlerinde yalnız O’na tevekkül etsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 243,
            "translated_text": "Yusuf'un öz kardeşi onlarla birlikte yola koyuldu. Babalarının emrettiği gibi ayrı ayrı kapılardan girdiklerinde, onların ayrı ayrı kapılardan girmiş olmaları Allah'ın takdir etmiş olduğu bir şeyi onlardan def edecek değildi. Bu Yakub'un evlatlarına karşı hissettiği şefkat duygusuydu, onu açığa vurdu ve evlatlarına bununla nasihat etti. Yakub, Allah'ın kaderinden başka bir kader olmadığını iyi biliyordu. O kendisine öğrettiğimiz kadere imanı ve sebepleri yerine getirmenin gerekliliğini biliyordu. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 243,
            "translated_text": "Yusuf'un kardeşleri yanına girdiğinde yanlarında öz kardeşi de bulunuyordu ve öz kardeşini yanına çekip gizlice ona: \"Şüphesiz ki ben senin öz kardeşin Yusuf'um. Kardeşlerinin bize karşı eziyet, kin tutmak ve beni kuyuya atma gibi pervasız davranışlarından dolayı üzülme!\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 244,
            "translated_text": "Yusuf emrinde çalışanlara kardeşlerinin develerine yiyecek yüklerken hükümdarın erzak talebinde bulunanlara yiyecek koymak için kullanılan ölçü kabını haberleri olmadan öz kardeşinin yükü arasına koymalarını emretti ki, kardeşini yanında bırakabilsin. Ailelerine dönmek için yola koyulduklarında hemen arkalarından bir münadi: \"Ey develeri yiyecek yüklü kervan sahipleri! Şüphesiz siz hırsızlık yaptınız!” diye seslendi."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 244,
            "translated_text": "Yusuf'un kardeşleri hemen arkalarından seslenen münadiye ve onunla birlikte olan arkadaşlarına dönerek: \"Ne kaybettiniz ki bizi hırsızlıkla suçluyorsunuz?\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 244,
            "translated_text": "Münadi ve yanında onunla birlikte olan arkadaşları Yusuf'un kardeşlerine şöyle dediler: \"Hükümdarın ölçü için kullandığı kabı kayboldu. Kim, biz aramadan bu kabı getirirse ona bir deve yükü ödül vardır.\" dediler. Münadi: \"Ben o kimseye bunun garantisini veriyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 244,
            "translated_text": "Yusuf'un kardeşleri onlara dediler ki: \"Vallahi halimizden de belli olduğu gibi dürüst ve suçsuz olduğumuzu biliyorsunuz. Şüphesiz ki biz Mısır topraklarına fesat çıkarmak için gelmedik. Biz hayatımız boyunca hiç hırsızlık yapmadık.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 244,
            "translated_text": "Münadi ve onunla beraber olan arkadaşları şöyle dediler: \"Eğer hırsızlık yapmadığınız hususundaki iddianızda yalan söylüyor iseniz, sizin katınızda hırsızlık yapanın cezası nedir?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 244,
            "translated_text": "Yusuf'un kardeşleri onlara şöyle dediler: Bizde hırsızın cezası çalınan mal kimin yükünde çıkarsa, o kişinin kendisi malını çaldığı kimseye köle olarak teslim edilir. İşte biz hırsızları, köle olarak edinmek ile cezalandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 244,
            "translated_text": "Yusuf yüklerini kontrol etmek için onları geri çevirdi. Kendi öz kardeşinin yükünü aramaya başlamadan önce anne baba bir olmayan kardeşlerinin yüklerini aramaya başladı ki, yapmış olduğu hile anlaşılmasın. Sonra öz kardeşinin yükünü kontrol etti ve hükümdarın kabını ondan çıkardı. Kardeşinin yükünün arasına kabı koyma planını Yusuf'a da biz öğrettik. Yine ona başka bir plan daha öğrettik, o da kardeşlerinin beldesinde hırsızlık yapanın köle olarak alınma ile cazalandırılmasıydı. Hükümdarın cezası uygulandığında bu durum gerçekleşmeyecekti. Çünkü hırsıza dövmek ve para cezası uygulanıyordu. Bu, ancak Allah’ın dilemesiyle oldu. Şüphesiz ki O, herşeye kadirdir. Yusuf'un makamını yükselttiğimiz gibi dilediğimiz kulumuzun makamını da yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır. Bütün ilimlerin üzerinde herşeyi hakkıyla bilen Allah'ın ilmi vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 244,
            "translated_text": "Yusuf'un kardeşleri dediler ki: Eğer o çaldı ise şaşılacak bir şey yok, daha önce onun öz kardeşi de çalmıştı. Bu sözleriyle Yusuf -aleyhisselam-'ı kastediyorlardı. Yusuf bu söylemiş oldukları söz ile çektiği eziyeti içinde gizledi ve onlara belli etmedi. İçinden onlar için şöyle dedi: \"Ne kötü bir haset ve iş yapmaktasınız, bu başlı başına bir şerdir. Allah Teâlâ sizden sadır olan bu iftirayı hakkıyla bilmektedir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 244,
            "translated_text": "Yusuf'un kardeşleri şöyle dediler: Ey Aziz! Şüphesiz ki onu çok seven yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Bize ve diğer insanlara olan muamelenden ötürü, biz seni iyilik edenlerden görmekteyiz. Bize bu hususta bir iyilik et."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 245,
            "translated_text": "Yusuf -aleyhisselam- dedi ki: \"Zalimin suçundan dolayı suçsuz bir kimseye zulmetmekten Allah'a sığınırız. Hükümdarın kabını yükünün arasında bulduğumuz kimseden başkasını alıkoyarsak, işte biz o zaman suçluyu bırakıp suçsuz kişiyi cezalandırarak zalimlerden oluruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 245,
            "translated_text": "Yusuf'un taleplerine icabet etmesinden ümitlerini kestiklerinde istişare etmek için insanlardan uzaklaştılar. En büyük kardeşleri dedi ki: Def etmeye güç yetiremediğiniz ölümün sizi kuşatması hariç, babanızın oğlunu (Bünyamin'i) ona geri götürmeniz için Allah adına sizden sapa sağlam aldığı sözü hatırlatırım. Bundan önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru biliyorsunuz. Babanıza verdiğiniz sözü yerine getirmediniz. Babam bana geri dönmem için müsade edene kadar ya da kardeşimi alma hususunda Allah hükmedene kadar Mısır topraklarını terk etmeyeceğim. Allah hükmedenlerin en hayırlısıdır. O, hak ve adalet ile hükmeder."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 245,
            "translated_text": "En büyük kardeşleri şöyle dedi: Babanıza dönün ve deyin ki: Oğlun hırsızlık yaptı ve bu hırsızlığının cezası olarak Mısır'ın Aziz'i onu köle edindi. Biz ancak yükü arasında çıkan kabı gördüğümüze şahitlik edip onu haber verdik. Biz onun hırsızlık yapacağını bilmiyorduk. Eğer bunu bilseydik onu geri getirmek için sana söz vermezdik."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 245,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Babamız!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Doğru söylediğimizden emin olman için içinde olduğumuz Mısır halkına ve beraber geldiğimiz kafileye sor, bizim sana haber verdiğimiz şeyi haber vereceklerdir. Gerçekten biz, (Bünyamin'in) hırsızlık yaptığını söylediğimiz hususta doğru söyleyenleriz."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 245,
            "translated_text": "Babaları onlara dedi ki: Onun hırsızlık yapması ile ilgili anlattığınız iş öyle değil, bilakis nefisleriniz sizi aldatıp daha önceden kardeşi Yusuf'a yaptığınızın aynısını ona yapmaya sürüklemiş. Artık bana düşen güzel bir sabırdır. Ben şikayetimi ancak Allah'a arz ediyorum. Umulur ki Allah onların hepsini; Yusufu, öz kardeşini (Bünyamin'i) ve en büyük kardeşlerini bana döndürecektir. Şüphesiz ki O Allah -Subhanehu ve Teâlâ- içinde bulunduğum hali hakkıyla bilen ve işlerimi yönetmede hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 245,
            "translated_text": "(Yakub) Onlardan yüz çevirerek uzaklaştı ve dedi ki: Ey Yusuf'a olan şiddetli hüznüm diyordu. Göz bebeklerinin siyahlığı ağlamaktan dolayı beyaza büründü. O hüzün ve keder dolu olmasına rağmen bunu insanlardan gizliyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 245,
            "translated_text": "Yusuf'un kardeşleri babalarına şöyle dediler: \"Vallahi -Ey Babamız!- Yusuf'u hatırlayıp duruyorsun. Onun yokluğundan dolayı ona acıyıp dertleniyorsun ve bu yüzden kendini perişan edip hastalanacak ya da gerçekten öleceksin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 245,
            "translated_text": "Babaları onlara dedi ki: Bana isabet eden hüzün ve kederimi yalnızca yüce Allah'a arz ederim. Yüce Allah'ın lütuf ve ihsanını, darda olanın duasına icabet etmesini ve musibete uğrayana vereceği mükâfatı sizden daha iyi bilirim."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 246,
            "translated_text": "Babası onlara dedi ki: Ey oğullarım! Gidin, Yusuf ve kardeşinin haberlerini araştırın. Yüce Allah'ın kulunun gamı kederini giderip onu rahatlatmasından ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz ki kâfirler topluluğu ancak Allah'ın gam ve kederi giderip kulunu rahatlatmasından ümidini keser. Çünkü kâfirler Allah'ın kudretinin büyüklüğünden cahildirler ve kullarına olan fazlı ihsanı onlara gizli kalmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 246,
            "translated_text": "Babalarının emrini yerine getirdiler. Yusuf ve kardeşini aramak için yola koyuldular. Yusuf'un yanına girdiklerinde ona şöyle dediler: Bize darlık ve sıkıntı isabet etti. Çok az değersiz bir sermaye ile geldik. Daha önceden bize ölçüp verdiğin gibi tam bir şekilde ölçüp ver. Değersiz olan bu sermayemizi görmezden gelip bize daha fazlasını tasadduk et. Şüphesiz ki yüce Allah, sadaka verenlerin karşılığını en güzel şekilde verir."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 246,
            "translated_text": "Söylediklerini duyduğunda onlara merhamet duyarak kalbi yumuşadı. Kendisini onlara tanıtarak şöyle dedi: Siz yaptığınız şeyin akibetinden cahil kimseler iken Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 246,
            "translated_text": "Şaşırarak, yoksa sen Yusuf musun? dediler. Yusuf onlara: \"Evet ben Yusuf'um\" dedi. Bu benim yanımda gördüğünüz ise öz kardeşimdir. Yüce Allah bize içinde bulunduğumuz durumdan kurtulma ve kadrimizi\/değerimizi yükseltme lütfunda bulundu. Şüphesiz ki kim emirlerine itaat edip yasaklarından sakınır ve musibetlere sabrederse, yaptığı iş ihsan işlerindendir. Allah Teâlâ ihsan sahibi kullarının ecrini zayi etmez. Bilakis onlar için onu saklar."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 246,
            "translated_text": "Kardeşleri ona karşı yapmış olduklarından dolayı özür dileyerek şöyle dediler: \"Vallahi yüce Allah sana vermiş olduğu olgunluk vasfı ile seni bize üstün kıldı. Andolsun ki biz sana yaptıklarımızla zulmeden ve kötülük yapanlardan olduk.\""
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 246,
            "translated_text": "Onlar Yusuf'tan özür dilemeden önce Yusuf dedi ki: Bugün sizin için ceza olarak azarlama ve kınama yoktur. Yüce Allah'tan sizi bağışlamasını dilerim. Şüphesiz ki O, Subhânehu ve Teâlâ merhametlilerin en merhametlisidir."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 246,
            "translated_text": "Onlara gömleğini vererek, haber götürdüklerinde babasının gözlerinın tekrardan açılmasını istedi. Yusuf şöyle dedi: Bu gömleğimi götürün ve babamın yüzüne sürün tekrardan görmeye başlasın. Bütün ailenizi de benim yanıma getirin."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 246,
            "translated_text": "Kafile Mısır'dan yola çıkıp şehirden ayrılınca, Yakub -aleyhisselam- çocuklarına ve etrafındakilere dedi ki: \"Beni cahillikle suçlamayacağınızı ve bu adam ne dediğini bilmeyen bir bunak demeyecekseniz inanın ki, ben Yusuf'un kokusunu alıyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 246,
            "translated_text": "Etrafında bulunan çocukları dediler ki: \"Vallahi sen hala Yusuf'un senin yanındaki makamı ve onu yeniden görme hususunda eski kuruntuların içindesin.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 247,
            "translated_text": "Yakub'u sevindirecek müjdeci gelip Yusuf'un gömleğini yüzüne bırakınca, görmeye başladı. Çocuklarına dedi ki: \"Ben size Allah'ın lütuf ve ihsanı ile sizin bilmediğinizi bilirim demedim mi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 247,
            "translated_text": "Yusuf ve kardeşine yaptıklarından dolayı çocukları, babaları Yakub -aleyhisselam-'dan özür dileyerek: \"Ey Babamız! Geçmişte işlediğimiz günahlardan dolayı yüce Allah'tan bağışlanmamızı dile. Şüphesiz ki bizler Yusuf ve kardeşine yaptıklarımızdan dolayı kötü ve günâhkar kimseleriz.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 247,
            "translated_text": "Babaları onlara dedi ki: \"Rabbimden bağışlanmanızı dileyeceğim. Şüphesiz ki O, kullarından tevbe edenlerin günahlarını bağışlayan ve onlara karşı çok merhametlidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 247,
            "translated_text": "Yakub ve ailesi yaşadıkları topraklardan çıkıp Mısır'a Yusuf'un yanına geldiler. Yusuf'un yanına girdiklerinde; Yusuf ana ve babasını kucakladı. Kardeşleri ve ailelerine şöyle dedi: \"Allah'ın dilemesi ile güven içinde Mısır'a girin burada size eziyet edilmez.\""
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 247,
            "translated_text": "Yusuf kendi oturduğu tahtın üzerine babasını ve anasını oturttu. Babası, annesi ve on bir kardeşi ona secde etmek için önünde eğildiler. Bu secde rüyada olduğu gibi Allah'ın emrini gerçekleştirmek için yapılan saygı secdesi idi, ibadet secdesi değildi. Bundan dolayı Yusuf -aleyhisselam- babasına şöyle dedi: Bu sizin beni secde ile selamlamanızdır. Bu, daha önceden gördüğüm ve sana anlattığım rüyamın açıklamasıdır. Rabbim bu rüyayı hakikate dönüştürdü. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi de çölden getirerek bana ihsanda bulundu. Şüphesiz Rabbim dilediği şeyi idare etmesinde lütuf sahibidir. Şüphesiz O, kullarının durumlarını hakkıyla bilendir. İşlerini idare etmede hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 247,
            "translated_text": "Sonra Yusuf Rabbine dua etti ve şöyle dedi: \"Rabbim, bana Mısır'ın mülkünü verdin, rüyanın tabirini öğrettin. Ey gökleri ve yeri bir benzeri olmadan yoktan var edip yaratan! Sen, dünya ve ahiret hayatında bütün işlerimi üstlenensin. Ömrüm bittiğinde benim canımı Müslüman olarak al. Beni Cennet'in en üst mertebesi olan Firdevs'te salih peygamberler olan atalarım ve diğerlerine ilhak et.\""
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 247,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yusuf ve kardeşlerinin kıssasını sana vahyediyoruz. Senin bu kıssa hakkında hiç bir ilmin yoktu. Yusuf'un kardeşleri onu kuyunun dibine atmak için karar aldıklarında ve bunun için hileler kurduklarında sen orda değildin. Ancak biz bunları sana vahyettik."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 247,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onların iman etmeleri için sen ne kadar çalışıp çabalasan da insanların çoğu iman etmezler. Üzülüp kendini helak etme!"
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 248,
            "translated_text": "Eğer akletseydiler sana iman ederlerdi. Çünkü sen -Ey Rasûl!- Kur'an'dan ve davet ettiğin şeyden dolayı onlardan bir karşılık talep etmedin. Kur'an bütün insanlara öğütten başka birşey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 248,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde yayılmış halde Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın birliğine delalet eden çokça ayetler vardır. İnsanlar onların üzerinden geçer onları düşünüp ibret almadan yüz çevirirler. Onlara bakmadan geçip giderler."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 248,
            "translated_text": "İnsanların çoğu yüce Allah'ın yaratıcı, rızık veren, yaşatan, öldüren olduğuna iman ederler. Ancak O'nunla birlikte putlara ve ilah edindikleri diğer varlıklara ibadet ederler. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın oğlu olduğunu iddia ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 248,
            "translated_text": "Bu müşrikler dünyada onları yerin dibine batıracak ve def edemeyecekleri azaptan ya da aniden kıyametin kopmasından emin mi oldular.? Onlar kıyametin gelmesini hissetmiyorlar ki onun için hazırlık yapsınlar. Bunun için mi iman etmiyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 248,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Davet ettiğin kimselere de ki: Bu benim insanları apaçık delil ile davet ettiğim yolumdur. Bana tabi olanlar, benim yolumu izleyenler ve sünnetim üzerine hareket edenler de bu yola davet ederler. Allah'a şirk koşanlardan değilim. Bilakis ben, Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'yı tevhid eden birleyenlerdenim."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 248,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önce insanlardan sadece erkek olan peygamberler gönderdik, melek göndermedik. Sana vahyettiğimiz gibi onlara da vahyettik. Onlar çöl halkı olan bedeviler değil şehir halkıydı. Kavimleri onları yalanladı, biz de onları helak ettik. Seni yalanlayanlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce yalanlayanların sonu nasıl oldu düşünüp ibret almazlar mı? Ahiret yurdundaki nimetler dünyada Allah'tan korkan takva sahipleri için daha hayırlıdır. Emirlerini yerine getirip <span class=\"text-danger\">-<\/span>bunun en büyüğü iman etmektir<span class=\"text-danger\">-<\/span> yasaklarından sakınarak <span class=\"text-danger\">-<\/span>bunun en büyüğü Allah'a şirk koşmaktır<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'tan korkmanın sizin için daha hayırlı olduğunu akıl etmeyecek misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 248,
            "translated_text": "(Kavimlerine) gönderdiğimiz peygamberlerin düşmanlarına mühlet verdik. Onlara istidrâc olması için (Allah'ın azaplarını arttırmak için kendisine isyan edenlere nimetlerini arttırmasıdır) cezalarını vermekte acele etmiyoruz. Onların helak olması geciktiğinde peygamberler onların helak olmasından ümitlerini kestiler. Kâfirler kendilerine gönderilen rasûllerin yalancılar için vadettikleri azabın ve Mü'minlerin kurtulmasının yalan olduğunu zannetiklerinde rasûllerimize yardımımız geldi. Yalancılar için meydana gelecek helaktan rasûlleri ve Mü'minleri kurtardık. Günahkâr topluluğa azabımızı indirdiğimizde bunu onlardan kimse geri çeviremez."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 12,
            "page_number": 248,
            "translated_text": "Peygamberlerin ümmetlerinin, Yusuf ve kardeşlerinin kıssalarında aklı selim sahipleri için öğütler vardır. Kur'an, Allah adına yalan ve uydurma sözü içermez. Ancak Allah katından indirilen semavi kitapları tasdik eden, hüküm ve kuralların açıklanmasında ihtiyaç duyulan herşeyi tafsilatlı bir şekilde açıklayandır. Her hayır için yol gösterici ve kendisine iman eden topluluk için bir rahmettir. İşte bu kimseler onda bulunandan istifade ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 249,
            "translated_text": "(Elif Lâm Mîm Râ) Bakara Suresinin başında buna benzer harfler hakkında açıklama yapılmıştır. Bu yüce ayetler bu surede zikredilmiştir. -Ey Rasûl!- Allah'ın sana indirdiği Kur'an içinde uydurma bulunmayan hak olan (bir kitaptır), Allah'ın katından olduğunda şek şüphe yoktur. Ancak insanların çoğu inat ve kibirlerinden dolayı ona iman etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 249,
            "translated_text": "Allah gökleri gördüğünüz gibi herhangi bir dayanak olmadan yükseltip yaratandır. Sonra temsîl (benzetme) ve tekyîf (keyfiyet verme) olmaksızın şanına yakışır bir şekilde Arş'ın üzerine yükselmiştir. Güneşi ve ayı faydalanmaları için mahlukatının hizmetine sunmuştur. Güneş ve aydan her biri Allah'ın ilmiyle belirli bir süre (yörüngelerinde) akıp gitmektedir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- göklerde ve yerdeki işleri dilediği gibi yönetmektedir. Kıyamet günü Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız ve o güne salih amellerle hazırlık yapasınız diye kudretine delalet eden ayetleri açıklar."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 249,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">O -<\/span>Subhânehu ve Teâlâ- yeryüzünü yayıp döşeyen, orada insanlar ileri geri sallanmasın\/sendelemesin diye sabit dağlar yaratan, orada her türlü meyve ve hayvanlardan erkek ve dişi iki sınıf yaratan, geceyi gündüzün üstüne örten, ışık saçarken karanlığa gömendir. Şüphesiz ki bu zikredilen şeylerde Allah'ın yarattıklarını düşünüp tefekkür eden toplumlar için apaçık deliller vardır. İşte onlar bu apaçık delillerden istifade ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 249,
            "translated_text": "Yeryüzünde birbirine yakın araziler vardır. Orada üzüm bağları, ekinler, bir gövdeden ve farklı farklı gövdelerden çıkan hurma ağaçları vardır ki bu bahçeler ve ekinler aynı su ile sulanır. Yanyana olmasına ve aynı yerden sulanmasına rağmen tat ve fayda bakımından bazısını bazısına üstün kıldık. Şüphesiz bu zikredilenlerde aklını kullanan toplum için deliller vardır. Çünkü onlar bundan ibret alan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 249,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer bir şeye şaşıracaksan, onların yeniden dirilmeyi yalanlamalarına şaşırman daha hakkaniyetlidir. İnkar etmelerine delil olarak şunu söylemişlerdir: Biz öldükten sonra toprak olup, çürüyerek ufalanmış kemiklere dönüşünce yeniden mi hayat bulacağız? İşte bunlar Rablerini inkâr ederek öldükten sonra yeniden dirilmeyi inkâr eden kimselerdir. Aynı zamanda O'nun (Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın) öldükten sonra yeniden ölüleri diriltmeye kadir olduğunu da inkâr etmişlerdir. Kıyamet günü onların boyunlarına ateşten zincirler vurulur. Ve onlar cehennem ehlidir. Onlar orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Onlar yok olmayacak ve onlardan azap hiç kesilmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 250,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müşrikler senden azabın gelmesi için acele etmeni istiyorlar. Allah'ın kendilerine takdir ettiği nimetlerin tamamlanmasından önce azabın inmesini yavaş buluyorlar. Hâlbuki daha önceden onların emsali olan inkârcı topluluklar için nice azaplar gelip geçmiştir. Neden bundan ibret almazlar? <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz senin Rabbin zulümlerine rağmen insanları bağışlayandır. Allah'a tevbe etmeleri için insanlara azap etmekte acele etmez. Eğer tevbe etmezlerse küfürlerinde ısrar edenler için de azabı pek çetindir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 250,
            "translated_text": "Allah'ı inkâr edenler - sürekli olarak yüz çeviren ve inatçı olanlar-: \"Musa ve İsa'ya indirildiği gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem'e de Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!\" diyorlar. Ancak sen -Ey Rasûl- Allah'ın azabından insanları korkutmakla görevlisin. Allah'ın sana verdiği mucizelerden başka mucize gösteremezsin. Her topluluk için onlara hak yolu gösteren ve ona çağıran bir peygamber vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 250,
            "translated_text": "Yüce Allah her dişinin karnında neyi taşıdığını ve onun hakkındaki her şeyi bilir. Rahimlerde meydana gelen eksikliği, fazlalığı, sağlıklı olanı ve hasta olanı da bilir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın katında her şey bir ölçü iledir, ne artar ne de eksilir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 250,
            "translated_text": "Çünkü O -Subhânehu ve Teâlâ- mahlûkatının duyularının algılayamadığı her şeyi hakkıyla bilendir. Onların duyularının algıladığı her şeyi de hakkıyla bilendir. O, sıfatlarında, isimlerinde ve fiillerinde azametlidir. Zatı ve sıfatları ile yaratmış olduğu mahlûkatının üzerindedir ve çok yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 250,
            "translated_text": "Gizliyide açığı da bilir. -Ey İnsanlar!- Sizden sözünü gizleyen ile sözünü açıkça söyleyen O'nun ilminde birdir. Aynı zamanda O'nun ilminde gece karanlıkta insanların bakışlarından gizlenen ile güpegündüz amellerini açıktan yapan birdir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 250,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın insanlar için ardı ardına gönderdiği melekleri vardır. Bazısı gece, bazısı da gündüz gelir. Allah'ın emri ile insanları, yüce Allah'ın onlar hakkında yazıp, takdir ettiği şeylerden korurlar. Aslında bu şeylerin onlara zarar vermemesini yüce Allah takdir etmiştir. Kulların söz ve amellerini yazarlar. Şüphesiz ki Yüce Allah, bir topluluğun içinde bulunduğu güzel durumu, şükredilecek bir durumdan kendilerini değiştirmedikleri sürece değiştirip, hoşlanmıyacakları bir hale çevirmez. Eğer Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bir kavmin helak olmasını dilerse O'nun bu isteğini geri çevirecek yoktur. -Ey İnsanlar!- Sizin için işlerinizi çekip çeviren Allah'tan başkası yoktur. Size isabet eden musibetleri defetmesi için O'na sığınırsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 250,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size şimşeği gösteren, sizin için gök gürültüsü ile korku salıp, yağmur ümidini bir araya toplayandır. Sağanak yağmurla dolu yüklü bulutları meydana getiren O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 250,
            "translated_text": "Gök gürültüsü Rabbi -Subhânehu ve Teâlâ-'yı hamd ile tesbih eder. Melekler de Rablerinden korkarak, tazim ve saygı duyarak O'nu tesbih ederler. Yakıcı yıldırımları dilediği kullarına gönderip onu helak eder. Kâfirler Allah'ın vahdaniyyetinde (birliğinde) birbiriyle çekişirler. Yüce Allah'ın güç ve kuvveti asi kulları için çok şiddetlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 251,
            "translated_text": "Dua\/ibadet yalnızca Allah'a yapılır. Bu hususta hiç kimse O'na ortak değildir. Müşriklerin Allah'tan gayrısına dua ettiği putlar hangi husus olursa olsun dua edenin duasına icabet edemezler. Onların ettiği dua ancak susamış kimsenin su içmek için elini (uzaktan) suya uzatması gibidir. Su ağzına ulaşmayacaktır. Kafirlerin putlarına yaptıkları dua\/ibadet ancak zayi olmak\/kaybetmek ve haktan uzak olmaktır. Çünkü (o putlar) onlara fayda sağlayamazlar ve zarar da veremezler."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 251,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde ne varsa secde ile yalnızca Allah için boyun eğer. Bu hususta mümin ile kafir eşittir. Ancak mümin isteyerek O'na boyun eğer ve secde eder. Kafir ise istemeden boyun büker. (Kafirin) Fıtratı O'na isteyerek itaat etmesini mecbur kılar. Gölgesi olan her mahlukat gece ve gündüz O'na boyun eğer."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 251,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah ile birlikte başkalarına ibadet eden kâfirlere de ki: Gökleri ve yeri yaratan, ikisinin işlerini çekip çeviren kimdir? <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> de ki: O ikisini yaratan ve işlerini idare eden Allah'tır. Zaten sizler bunu ikrar ediyorsunuz. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Kendilerine fayda sağlayamayan, kendilerinden zararı def edemeyen Allah'tan başka aciz dostlar mı edindiniz? Bununla beraber onlar başkalarına yardım mı edecekler? <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Basiretsiz olan kâfir ile hidayet üzere basiret sahibi Mü'min bir olur mu? Ya da karanlıklar içeren küfür ile nur olan iman bir olur mu? Yoksa onlar Allah'ın yarattığı gibi yaratan ortaklar bulup da onları Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ya ortak mı koşuyorlar? Onların nazarında Allah'ın yaratması ile ortak koştuklarının yaratması mı karışmış? <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Allah tek başına bütün herşeyi yaratandır. Onun yaratmada bir ortağı yoktur. Uluhiyette tektir. Öyle ki ibadet edilmeyi hak eden tek İlahtır. Kahhâr'dır\/mutlak galip gelendir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 251,
            "translated_text": "Yüce Allah; hakkın kalıcı, batılın ise zail olmasına gökten yağmurun yağarak derelerin küçük ve büyük hacimlerine göre akıp gitmesini örnek getirmiştir. Bu sel suları, köpüğü suyun üstünde taşır. Hak ve batıl için başka bir örneği de şöyle vermiştir. İnsanların ateş yakarak bazı kıymetli madenleri bu ateşte eritip, süs eşyası yapmalarıdır. Allah bu iki misali, hak ile batılın misali olarak vermiştir. Batılın misali, suyun üzerinde yüzen köpük ve eritilen madenin üzerinde ortaya çıkan pas gibidir. Hakkın misali ise, içilen temiz ve berrak su gibidir. Bu su ile ekinler, çayır ve otlar biter. Bir diğeri de maden eritildikten sonra arta kalan ve insanların faydalandığı kısma benzetilmiştir. Yüce Allah, bu iki misali verdiği gibi, hakkın batıldan ayrılması için insanlara daha nice misaller vermiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 251,
            "translated_text": "Rablerinin birleyip, O'na itaat çağrısına icabet eden müminler için mükâfatın en güzeli olan Cennet vardır. Kendisini birlemeye ve itaat çağrısına icabet etmeyen kâfirler yeryüzü dolusu çeşit çeşit hazineye ve bunun bir katı fazlasına sahip olsalarıdı ve azaptan kendilerini kurtarmak için bu malların hepsini fidye olarak verme hususunda anlaşılma yapılsaydı bunu hemen kabul ederlerdi. İşte Allah'ın bu davetine icabet etmeyen kâfirler bütün yapmış oldukları kötülüklerden dolayı hesaba çekileceklerdir. Onların varacakları yer Cehennem'dir. Döşekleri ve kalacakları o ateş ne kötü bir yerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın sana indirdiğinin hak olduğunu, iftira olmadığını bilen, Allah'ın davetine icabet eden Mü'min kimse ile âmâ olan, Allah'ın davetine icabet etmeyen kâfir bir değildir. Bundan ancak aklıselim sahipleri öğüt ve ibret alır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "Allah'ın davetine icabet edenler, Allah'a verdikleri sözü ve kullarına verdikleri sözü eksiksiz olarak yerine getirirler. Allah'a ya da başkasına verdikleri güvenilir\/pekiştirilmiş sözü asla ihlal etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "Onlar, Allah'ın ziyaret edilmesini emrettiği bütün akrabaları ziyaret ederler. Rablerinden öyle korkarlar ki, bu korkuları onları Allah'ın emrettiklerini yerine getirip yasakladıklarından kaçınmaya sevk eder. İşlemiş oldukları günahlardan dolayı Allah'ın onları hesaba çekmesinden korkarlar. Kim de hesabı önemsiz görürse helâk olur."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "Onlar Allah'a itaat eder, onlar için takdir ettiği mutlu edici ya da üzücü kaderine sabrederler. Allah'ın rızasını umarak O'na karşı günah işlememeye de sabrederler. Namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine vermiş olduğumuz mallardan zekâtlarını ve sadakalarını riyadan uzak bir şekilde gizli olarak verirler. Kimi zaman da başkalarına örnek olmak adına açıktan verirler. Kendilerine kötülük yapana iyilik yaparak karşılık verirler. Bu sıfatlarla anılan kimseler için kıyamette övülen bir son vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "Bu övülen son, içinde devamlı olarak nimetlendirilip kalacakları Cennetlerdir. Burada kendilerine verilen nimetler; babalarından, annelerinden, hanımlarından ve çocuklarından istikamet üzere olan ve onlarla karşılaşmaktan ülfet duydukları kimselerin (Cennet'e) girmesi ile tamamlanır. Melekler de onların Cennet'teki evlerinin bütün kapılarından girip tebrik ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "Melekler onların yanına her girdiklerinde şu sözleri ile onları selamlarlar: Allah'a itaat etmeye, sizin açınızdan üzücü olan kadere ve günah işlememeye karşı sabrınız sebebiyle belalardan selamette oldunuz. Dünya yurdunun sonucu (olan Cennet) ne güzeldir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "Allah'a sapasağlam söz verdikten sonra onu bozanlar ve Allah'ın birleştirilmesini istediği akrabalık bağını koparanlar var ya; işte onlar Allah'ın rahmetinden uzak bedbaht kimselerdir. Onlar için kötü son vardır, o da Cehennem'dir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "Yüce Allah dilediği kuluna rızkını genişletir ve dilediği kulu için de daraltır. Rızkın genişletilmesi Allah'ın sevgisinin ve mutluluğun alameti değildir. Rızkın daraltılması da bedbahtlığın alameti değildir. Kâfirler dünya hayatına bağımlı olup mutlu olmuş ve rahatlamışlardır. Hâlbuki, dünya hayatı ahiretin yanında geçici az bir metadan başka birşey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "Allah'ı ve ayetlerini inkâr edenler şöyle diyorlar: Muhammed'in doğruluğuna Rabbi katından somut mucizeler indirilseydi de ona iman etseydik ya! -Ey Rasûl!- Bu öneride bulunanlara şöyle de: Şüphesiz Allah adaleti ile dilediğini saptırır ve lütfu ile kendisine tevbe ederek dönen kimseye de hidayet eder. Mucize indirilmesi ile bağlantı kurdukları hidayet onların elinde değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 252,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın hidayet ettiği kimseler iman eden ve kalpleri tesbih, tahmid ile Allah'ı zikreden ve kitabını okuyup dinleyerek huzur bulanlardır. Dikkat edin, kalpler yalnızca Allah'ı zikretmekle huzur bulur."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 253,
            "translated_text": "Allah'a iman eden ve Yüce Allah'a kendilerini yakınlaştıran salih amelleri işleyenler için ahirette güzel bir hayat vardır. Güzel son olan cennet onlar içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 253,
            "translated_text": "Geçmişte peygamberleri ümmetlerine gönderdiğiğimiz gibi seni de bir elçi olarak gönderdik. Böylece sana vahyetmiş olduğumuz Kur'an'ı Kerim'i onlara oku. O (Kur'an) senin doğruluğuna tek başına yeter. Ancak kavmin bu ayetleri inkâr ediyor. Çünkü onlar başkalarını Rahman'a ortak koşarak, O'nu inkâr ediyorlar. Ey Rasûl!- Onlara de ki: Başkalarını kendisine şirk koştuğunuz Rahman, O'ndan başka ibadet edilecek hak ilah olmayan Rabbimdir. Bütün işlerimde O'na dayanıp güvendim. Benim tevbem de ancak O'nadır."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 253,
            "translated_text": "Eğer ilahi kitaplardan birisinin kendisi ile dağların yerinden yürütülüceği ya da yeryüzünün yarılıp nehirlere ve pınarlara dönüşeceği yahut ölülere okunup dirilecekleri bir özelliği olsaydı - Bu sana indirilen Kur'an olurdu- Ey Rasûl!- O apaçık delildir. Eğer sizin kalpleriniz takvalı olsaydı tesiri çok azametli olurdu. Ancak onlar inkâr ettiler. Bilakis mucizelerin indirilmesinde ve diğer hususlardaki bütün emir yalnızca Allah'ındır. Allah'a iman eden Mü'minler bilmiyorlar mı ki, şüphesiz Allah ayetler indirmeden bütün insanların hidayetini isteseydi onların hepsine hidayet ederdi. Ancak O, bunu dilemedi. Allah'ın kesintisiz azap vaadi gerçekleşene kadar, Allah'ı inkâr edenlerin başlarına ya da diyarlarının yakınlarına, içinde bulundukları küfür ve günahlar sebebiyle bir felaket isabet etmeye devam edecektir. Şüphesiz ki Allah, vaadi için belirlenen vakit geldiğinde onu uygulamayı terk etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 253,
            "translated_text": "Kavminin yalanladığı ve alaya aldığı ilk rasûl sen değilsin. -Ey Rasûl!- Senden önce nice kavimler rasûlleri ile alay edip onları yalanladılar. Rasûllerini inkâr edenlere mühlet verdim. Benim onları helak etmeyeceğimi zannettiler. Bu müddet tamamlandıktan sonra çeşitli azaplarla onları yakalayıverdim. Onları cezalandırmamı nasıl buldun? O çok şiddetli bir cezalandırma oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 253,
            "translated_text": "Bütün mahlûkatın rızıklarını koruma görevini, bütün nefislerin işlediği amelleri gözetlemeyi üstlenen ve amellerine göre karşılığını verecek olan mı ibadet edilmeye daha layıktır yoksa ibadet edilmeyi hak etmeyen bu putlar mı? Kâfirler zulüm ve yalan ile Allah'a ortaklar koştular. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Eğer iddianızda sadık kimseler iseniz Allah ile birlikte kendilerine ibadet ettiğiniz ortakların adlarını söyleyin bakalım. Yoksa siz yeryüzünde Allah'a bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut hakikati olmayan boş sözler mi söylüyorsunuz? Bilakis Şeytan kâfirlerin kötü planlarını onlara iyi gösterdi ve bunun akabinde Allah'ı inkâr ettiler ve onları hidayet ve doğru yoldan uzaklaştırdı. Yüce Allah kimi doğru yoldan saptırırsa onu doğru yola iletecek kimse yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 253,
            "translated_text": "Onlar için dünya hayatında müslümanlar tarafından öldürülmek ve esir alınmak ile gerçekleşecek bir azap vardır. Ahirette onları bekleyen azap kesintiye uğramadan devamlı ve şiddet bakımından dünya azabından daha şiddetli ve ağırdır. Kıyamet günü onları Yüce Allah'ın azabından koruyacak hiçbir şey yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 254,
            "translated_text": "Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak yüce Allah'a karşı takvalı olan kimselere Allah'ın vadettiği Cennet'in özellikleri şöyledir: Saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akar, dünya meyvelerinin aksine meyveleri devamlıdır kesintiye uğramaz. Gölgesi devamlıdır, yok olmaz ve kısalmaz. İşte bu güel son, emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'a karşı takvalı olan kimseler içindir. Kâfirlerin sonu ise içinde ebedi kalacakları Cehennem'dir."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 254,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudilerden kendilerine Tevrat verdiğimiz ve Hristiyanlardan kendilerine İncil verdiğimiz bazı kimseler kendilerine indirilenin bir kısmına muvafakat ettiği için sana indirilene sevinirler. Bazı Yahudi ve Hristiyan gruplar hevalarına uymadığı ya da onları tahrif ve değiştirmekle nitelediği için sana indirilenin bazısını inkâr ederler. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: Şüphesiz ki Allah bana yalnızca O'na ibadet etmemi emretti. O'na hiçbir şeyi şirk koşmam. Yalnızca O'na dua ederim, O'ndan başkasına yalvarmam. Benim dönüşüm yalnızca O'nadır. Tevrat ve İncil'de bunlarla gelmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 254,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz geçmiş kitapları kavimlerinin dilinde indirdiğimiz gibi sanada Kur'an'ı hakkı açıklayıp, apaçık hüküm veren Arapça bir kitap olarak indirdik. Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Allah'ın sana öğrettiği ilim geldikten sonra onların hevalarına uymayan şeyleri iptal etmen için seninle tartıştıklarında Ehl<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Kitab'ın hevasına uyarsan, Allah tarafından senin işlerini üstlenen ne bir dost, düşmanlarına karşı sana yardım edecek ne bir yardımcı vardır. Allah'ın azabından seni koruyacak hiçbir engelde yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 254,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Andolsun ki senden önce de insanlardan rasûller gönderdik. Sonradan ortaya çıkan tek rasûl değilsin. Onlara da diğer insanlar gibi eşler ve evlatlar verdik. Onları, melekler gibi evlenmeyen ve çocuğu olmayan kimseler kılmadık. Sen de beşer olup evlenen ve çocuk edinen o rasûllerden birisisin. Neden müşrikler senin böyle olmana şaşırıyorlar? Allah'ın izni olmaksızın bir rasûlün kendiliğinden bir mucize getirmesi mümkün değildir. Allah'ın takdir ettiği her iş bir kitapta zikredilmiştir. Ecel ne öne gelir ne de gecikir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 254,
            "translated_text": "Yüce Allah hayır, şer, mutluluk, bedbahtlık ve diğer hususlardan dilediğini ortadan kaldırır. Onlardan dilediğini de sabit bırakır. Levh-i Mahfuz O’nun katındadır. O herşeyin dönüş yeridir. Silinen ve sabit bırakılan her şey onda yazılı olana mutabıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 254,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen vefat etmeden önce onlara vadettiğimiz azabın bazısını sana göstersek ya da sana göstermeden canını alsak da senin görevin sadece tebliğ etmeni emrettiğimiz şeyleri tebliğ etmendir. Onların karşılığını vermek ve hesabını görmek senin işin değildir. Bu bizim işimizdir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 254,
            "translated_text": "Bu kâfirler küfür diyarına gelip Müslümanların oraları fethetmesi ve İslam'ın yayılması ile onu etrafından eksiltip, küçülttüğümüzü görmediler mi? Yüce Allah kulları arasında dilediği gibi hükmeder ve takdir eder. O'nun arkasından hiç kimse O'nun hükmünü iptal edemez, değiştiremez ve tebdil edemez. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- hesabı çabuk görendir. Bir günde öncekilerin ve sonrakilerin hesabını görür."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 254,
            "translated_text": "Geçmiş ümmetler peygamberlerine tuzak kurmuşlar ve onları kandırmışlardı. Onların getirdiklerini yalanladılar. Onlar için yaptıkları plan ne işe yaradı? Hiçbir işe yaramadı. Çünkü plan derleyen kimsenin her planı, Yüce Allah'ın takdir ve tedbirinden dışarı çıkamaz. Aynı şekilde Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onların ne kazanacaklarını bilmektedir. Buna göre karşılıklarını da elbette verecektir. İşte o zaman Allah'a iman etmeyerek ne kadar hata ettiklerini ve (Yüce Allah'a) iman ederek Mü'minlerin ne kadar doğru yaptıklarını bileceklerdir. Böylece Cennet'i ve güzel sonu elde edeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 13,
            "page_number": 255,
            "translated_text": "Kâfir olanlar: -Ey Muhammed!- Sen Allah tarafından gönderilmiş bir rasûl değilsin dediler. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Rabbim tarafından size gönderildiğime dair sizinle benim aramda şahit olarak yüce Allah ve içinde benim özelliklerimin geçtiği semavi kitapların ilmine sahip olanlar yeter. Allah kimin doğruluğuna şahitlik ederse, onu yalanlayanın yalanlaması zarar vermez."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 255,
            "translated_text": "<span class=\"book-ayah text-primary\">Elif, Lâm, Râ<\/span> Bakara Suresi'nin başında buna benzer harfler hakkında açıklama yapılmıştır. -Ey Rasûl!- Sana indirdiğimiz bu Kur'an insanları küfür, cehalet, sapıklıktan, imana, ilme ve her şeyde hamd edilmeye layık, kimsenin galip gelemeyeceği Azîz olan Allah'ın yolu islam dinine irşad etmen için indirdiğimiz bir kitaptır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 255,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde ne varsa mülkü yalnızca Allah'a aittir. O, yalnızca kendisine ibadet edilmeyi hak edendir. Yaratmış olduğu mahlûkatından hiçbir şey O'na ortak koşulmaz. Kâfir olanlar şiddetli bir azaba çarptırılacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 255,
            "translated_text": "Kâfirler, nimetleri zail olan dünya hayatını, nimetleri daim olan ahiret hayatına tercih ederler. İnsanları Allah'ın yolundan uzaklaştırırlar. Karalayarak, haktan saptırarak ve hiçbir kimsenin Allah'ın yolunda istikamet üzere ilerlememesini isterler. İşte bu özelliklerle vasıflanan kimseler, doğru ve haktan uzak sapıklık içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 255,
            "translated_text": "Biz her peygamberi ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki; Allah katından getirdiklerinin anlaşılması onlar için kolay olsun. Peygamberleri insanları Allah'a iman etmeye zorlamak için göndermedik. Allah dilediğini adaleti ile saptırır, dilediğini de lütfu ile hidayete muvaffak kılar. O Aziz'dir\/hiç kimsenin mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında ve yönetmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 255,
            "translated_text": "Andolsun ki Musa -aleyhisselam-'ı da doğruluğuna delalet eden ayetlerle destekleyerek gönderdik. O, Rabbi tarafından gönderilmiştir. Kavmini küfür ve cehaletten, iman ve ilme çıkarmasını ona emrettik. Aynı zamanda Allah'ın kendilerine nimet verdiği günleri kavmine hatırlatmasını emrettik. Şüphesiz bu günlerde Allah'ın birliğine, kudretinin azametine ve müminleri nimetlendirmesine delalet eden apaçık deliller vardır. Allah'a itaat etmeye sabreden, nimetlerine ve ihsanına şükretmeye devam eden kimseler bunlardan istifade ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 256,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Musa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinin emrine itaat edip kavmi olan İsrailoğulları'na Allah'ın bahşetmiş olduğu nimetlerini hatırlatarak, şöyle demişti: \"Ey Kavmim! Allah'ın Firavun ailesinden sizi kurtardığı, onların kötülüklerinden selamette kıldığı ve azabın en şiddetlisini size tattırdıkları zaman ki nimetini hatırlayın. Hani, Firavun'un mülkünü ele geçirecek kimseler doğmasın diye erkek çocuklarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı küçük düşürmek ve zelil kılmak için hayatta bırakıyordu. Onların bu yaptıkları, sabretmeniz sizin için büyük bir imtihandır. Yüce Allah bu musibete sabretmenizden dolayı, Firavun ailesinin kötülüğünden sizi kurtararak mükâfatlandırdı\"."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 256,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- onlara şöyle dedi: Rabbinizin şu buyruğunu hatırlayın; zikredilen nimetlerle sizi nimetlendirdiği için Allah'a şükrederseniz lütfunu ve nimetlerini size artırır. Eğer size verdiği nimetlerine nankörlük edip şükretmezseniz, nimetlerine nankörlük edip şükretmeyenlere karşı azabı da çok çetindir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 256,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- kavmine şöyle dedi: Ey Kavmim! Siz ve sizinle birlikte bütün yeryüzündekiler inkâr etseniz, bu küfrünüz geri dönüp size zarar verir. Allah zatında zengin olandır. Hamd edilmeyi hak edendir. Mü'minlerin iman etmesi ona fayda vermediği gibi kâfirlerin küfrü de O'na zarar vermez."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 256,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Kafirler<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizden önce Nuh, Hûd, Âd, Salih, Semûd ve onlardan sonra yaşayıp elçileri yalanlayan kavimlerin helak haberi size ulaşmadı mı? Onların sayısını Allah'tan başka kimse bilemez. Rasûlleri onlara apaçık delillerle gelmişti. Rasûllere olan öfkelerinden dolayı parmaklarını ısırmak için ellerini ağızlarına sokarak, rasûllerine şöyle dediler: \"Şüphesiz ki biz, gönderildiğiniz şeyi inkâr ediyoruz ve bizi çağırdığınız şey hakkında da şek ve şüphe duymaktayız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 256,
            "translated_text": "Rasûlleri onlara cevap olarak şöyle dediler: Allah'ın birliğinde ve tek başına ibadete layık olmasında şüphe mi var? O, gökleri ve yeri yaratandır, hiçbir benzerleri olmadan o ikisini yoktan var edendir. Geçmiş günahlarınızı silmek ve dünya hayatındaki ecellerinizi tamamlamanız için belirli bir zamana kadar sizleri erteleyerek kendisine iman etmeye çağırıyor. Kavimleri (rasûllerine) şöyle dediler: Sizler de bizim gibi beşer değil misiniz? Sizin bize bir üstünlüğünüz yoktur. Atalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmekten bizleri alıkoymak mı istiyorsunuz. Öyle ise Allah'ın bize göndermiş olduğu rasûller olarak davet ettiğiniz şeylerde doğru söylediğinize delalet eden apaçık deliller getirin."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 257,
            "translated_text": "Rasûlleri onlara cevap vererek şöyle dediler: Biz de ancak sizin gibi beşeriz. Bunda sizinle aynı olduğumuzu inkâr etmiyoruz. Ancak bu hususta eşit olmaları her konuda denk olmalarını gerektirmez. Yüce Allah kullarından dilediğine özel nimetler lütfeder. İnsanlara göndermek için aralarından rasûller seçer. Yüce Allah'ın dilemesi olmadan sizlerin bizlerden istediğiniz delilleri size getirmemiz bizim gücümüz dahilinde değildir. Bilakis Yüce Allah bunu tek başına yapmaya kadirdir. Mü'minler bütün işlerinde yalnızca Yüce Allah'a tevekkül etsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 257,
            "translated_text": "O'na (Allah'a) tevekkül etmek ile bizim aramızda hangi engel ya da mazeret olabilir? Andolsun ki bizi en doğru ve en açık yola irşad etti. Bizimle alay etmeniz ve yalanlamanız hususundaki eziyetlerinize sabredeceğiz. Tevekkül edenler bütün işlerinde yalnızca Allah'a tevekkül ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 257,
            "translated_text": "(Allah Teâlâ'nın gönderdiği) Rasûllerin kavimlerinden olan ve onlara karşı delil getirmekten aciz kalan kâfirler şöyle dediler: Ya sizi beldemizden çıkaracağız ya da kendi dininizden bizim dinimize döneceksiniz. Bunun akabinde Yüce Allah rasûllerini teyid ederek şöyle vahyetmiştir: Allah'ı ve rasûlünü (küfre girerek) inkâr eden zalimleri muhakkak helak edeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 257,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûller ve size tabi olanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onları helâk ettikten sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Burada zikredilen yalanlayan kâfirlerin helâk edilmeleridir. Onlar helak olduktan sonra o yere rasûllerin ve Mü'minlerin yerleştirilmesi ise ancak azametimi ve yüceliğimi hatırlayan ve azabımla uyarımdan korkan kimseler içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 257,
            "translated_text": "Rasûller düşmanlarına karşı Rablerinden kendilerine yardım etmesini istediler. Kendisi için hakkın ortaya çıkmasıyla beraber hakka karşı her inat eden ve kibirlenen hüsrana uğradı."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 257,
            "translated_text": "Kıyamet günü bu kibirli kişinin önünde Cehennem vardır. Cehennem onu gözetlemektedir. Orada ona Cehennem halkından akan irin içirilir. Bu onun susuzluğunu gidermez. Susuzluk ve diğer azap çeşitleriyle o kimseye azap edilmeye devam eder."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 257,
            "translated_text": "Acılığının, sıcaklığının ve iğrenç kokusunun, şiddetinden dolayı yudum yudum içmek için kendisini zorlayacak ancak yutamayacaktır. Çekmiş olduğu azabın şiddetinden dolayı ölüm ona her yönden gelecek, ancak ölüp rahata kavuşamayacaktır. Bilakis diri olarak kalıp azabı tadacaktır. Önünde onu bekleyen daha şiddetli başka bir azap olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 257,
            "translated_text": "Kâfirlerin; sadaka, ihsanda bulunmak ve acizlere merhamet etmek gibi yapıp takdim ettikleri iyi amelleri, fırtınanın şiddetli olduğu bir günde (savrulan) küle benzer. (Rüzgâr) onu şiddetli bir şekilde taşıyarak savurur, ondan hiçbir eser kalmayana kadar onu her yere dağıtır. İşte kâfirlerin amelleri de böyledir, küfür onları savurur. Kıyamet günü (amel) sahibi ondan hiçbir şey istifade etmez. İman temelleri üzerine yapılmayan her amel, doğru yoldan uzak bir sapıklıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 258,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsan!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki Yüce Allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını bilmez misin? O ikisini oyun olsun diye yaratmamıştır. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şayet sizi yok edip yerinize kendisine ibadet eden ve itaat eden birilerini getirmek isterse, sizi yok eder. Kendisine ibadet eden ve itaat eden başka kimseleri getirir. Bu O'nun için çok kolay ve basit bir iştir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 258,
            "translated_text": "Sizi yok edip başkalarını getirmek Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı aciz bırakacak değildir. O, herşeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 258,
            "translated_text": "İnsanlar, vadedilen gün kabirlerinden çıkıp Yüce Allah'ın huzuruna gelecekler. Tâbi olan zayıflar, önderlik yapan efendilerine şöyle diyecekler: \"-Ey Efendiler!- Bizler size tâbi olanlardık. Emirlerinize itaat ediyor, yasakladıklarınızdan da sakınıyorduk. Siz Allah'ın azabına karşı bizi koruyabilecek misiniz?\" Önderlik yapan efendiler şöyle dediler: \"Eğer Allah bizi doğru yola eriştirerek muvaffak kılsaydı, biz de sizi doğru yola eriştirir ve hep beraber O'nun azabından kurtuluşa ererdik. Ancak sapıttık ve sizi de yoldan çıkardık. Şimdi azaba tahammül etmede aciz kalmakta ya da sabretmekte hepimiz eşitiz. Hiçbirimiz için azaptan kaçışı yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 258,
            "translated_text": "Cennet ehli Cennet'e Cehennem ehli de Cehennem'e girdiğinde İblis şöyle der: Şüphesiz ki Allah'ın size verdiği söz haktı ve size verdiği sözü yerine getirdi. Ben de size batıl bir söz verdim ve size verdiğim sözü yerine getirmeyip, caydım. Zaten benim sizi dünyada küfür ve sapıklığa zorlayacak bir gücüm yoktu. Fakat sizi küfre çağırdım, günahları süsledim ve bana ittiba etmek için acele ettiniz. İçinde bulunduğunuz sapıklıktan dolayı beni kınamayın, kendinizi kınayın. Kınanacak birisi varsa o da sizin kendi nefislerinizdir. Azabı sizden def etmek için yardıma gelecek değilim, siz de azabı benden def etmek için yardıma koşacak değilsiniz. İbadette beni Allah'a şirk koşmanızı inkâr ettim. Şüphesiz ki -dünyada Yüce Allah'a şirk koşarak O'nu inkâr eden- zalimler için kıyamet günü onları bekleyen elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 258,
            "translated_text": "Yüce Allah zalimlerin varacağı yerin aksine iman eden ve salih amel işleyenleri saraylarının ve ağaçlarının altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacaktır. Rabbinin izni, güç ve kuvveti ile orada ebedî kalacaklardır. Onların birbiri arasındaki selamlamaları, meleklerin onlara esenlik dilemesi ve Rableri -Subhânehu ve Teâlâ-'nın tahiyyesi \"selâm\"dır."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 258,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın kelime<span class=\"text-danger\">-<\/span>i tevhid (Lâ ilahe illallâh) için nasıl örnek verdiğini görmedin mi? Onu güzel bir hurma ağacına benzetir. Gövdesi yerin altındadır. Temiz kökleri ile suyu içer (suyu çekerek beslenir), dalları göğe doğru yükselmiş olup (üzerine düşen) çiğ damlalarından beslenir ve temiz havayı solur."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 259,
            "translated_text": "Rabbinin emri ile her vakit bu güzel ağaç güzel meyveler verir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- öğüt almalarını umarak insanlara misaller verir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 259,
            "translated_text": "Kötü olan şirk sözünün misali, kötü ağaç gibidir. Bu ağaç Ebu Cehil karpuzu ağacıdır. Kökü sökülmüş olup, ne yere bağlı olan bir kökü, ne de göğe yükselen bir dalı vardır. Bu ağaç kuruyup, ölür ve rüzgar onu bir yerlere savurur. Küfür sözün sonu da böyle yok olmaktır. (Küfür söz) sahibi adına Yüce Allah'a güzel hiç bir amel yükselmez."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 259,
            "translated_text": "Yüce Allah Mü'minleri tam bir iman ile ölene kadar dünya hayatında kelime-i tevhid üzere sabit kılar. Berzah hayatında kabirde sorguya çekilirken de sabit kılar. Ve yine kıyamet gününde de sabit kılar. Yüce Allah kendisine şirk koşan, hak yolu ve doğruyu inkâr eden zalimleri saptırır. Adaleti ile saptırmak istediği kimseleri saptırarak ve lütfu ile hidayet ettiği kullarına hidayet ederek dilediğini yapar. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı bir şey yapmaya zorlayacak kimse yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 259,
            "translated_text": "Harem bölgede güven içinde olmak ile nimetlendirmesine ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendi içlerinden gönderilmesine karşın Kureyş'ten Allah'ı ve Rasûlünü inkâr edenlerin halini gördün. Peygamberin Rabbinden getirdiğini yalanladıklarında O'nun (Allah'ın) nimetlerine nankörlük ettiler. Kavimlerinden küfür hususunda kendilerine ittiba edenleri helâk diyarına sürüklediler."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 259,
            "translated_text": "Helâk diyarı Cehennem'dir ve oraya girecek ve. Cehennem'in sıcağını çekeceklerdir. Onların kalacakları yer, ne kötü bir yerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 259,
            "translated_text": "Müşrikler, Allah'ın yolundan saptıktan sonra kendilerine ittiba edenleri saptırmak için Yüce Allah'a, benzerler ve denkler edindiler. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: İçinde olduğunuz şehvetlerden\/arzulardan istifade edin ve bu dünya hayatında şüpheleri yayın. Muhakkak kıyamet gününde döneceğiniz yer ateştir. Sizin ondan başka dönüş yeriniz yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 259,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Mü'minlere, <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Namazı en kâmil bir şekilde eda edin. Allah'ın azabına karşı feda edilecek hiçbir alışverişin ve fidyenin olmadığı ve hiçbir dostun dostuna şefaat edeceği dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce, Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden farz ve müstehap olan harcamalarda, riyadan korkarak gizli bir şekilde ve diğer insanların da sizi örnek almaları için açıktan infakta bulunun.\" diye öğüt ver."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 259,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, daha önce bir benzeri olmamış gökleri ve yeri yoktan var edip, bina edendir. Size rızık olması için bulutlardan yağmuru indiren ve indirdiği su ile çeşitli meyveler çıkarandır. -Ey İnsanlar!- Takdiri gereğince suyun üzerinde yüzen gemileri sizin hizmetinize sundu. Ayrıca suyundan içmeniz, hayvanlarınızı ve ekinlerinizi sulamanız için nehirleri de sizin hizmetinize sunmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 259,
            "translated_text": "Sürekli (yörüngelerinde) akıp giden Güneş'i ve Ay'ı sizin hizmetinize sunmuştur. Aynı şekilde peşi sıra gelen gece ve gündüzü de hizmetinize sunmuştur. Gece uyumanız ve rahat etmeniz, gündüz ise işlerinizi yapıp çalışmanız içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 260,
            "translated_text": "O'ndan isteyi, talep ettiğiniz ve talep etmediğiniz her şeyi size vermiştir. Yüce Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, sayılarının çokluğu sebebiyle sayıp belirlemeye güç yetiremezsiniz. Sizlere sadece bunlardan bazı örnekler vermiştir. Şüphesiz ki insan, kendi nefsine çokça zulmeden, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın nimetlerine çokça nankörlük edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 260,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İbrahim, oğlu İsmail'i ve hanımı Hacer'i Mekke'deki vadiye yerleştirdikten sonra: \"Ey Rabbim! Ailemi yerleştirdiğim beldeyi (Mekke'yi) güvenli bir belde kıl. Orada kan dökülmesin, kimseye zulüm edilmesin. Beni ve evlatlarımı putlara ibadet etmekten uzak tut.\" dediği zamanı hatırla."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 260,
            "translated_text": "Ey Rabbim! Şüphesiz ki putlar birçok insanı saptırdılar. İnsanlar onların kendilerine şefaat edeceklerini zannedip fitneye düştüler. Allah'a ibadeti bırakıp putlara ibadet ettiler. İnsanlardan kim Allah'ı birleyip, O'na itaat etmede bana tabi olursa, o benim destekçim ve benim yolum üzeredir. Kim de bana karşı gelip Allah'ı birleme ve O'na itaat etmede bana tabi olmazsa, şüphesiz ki sen -Ey Rabbim!- günahını bağışlamak istediğin kulunun günahlarını bağışlar ve ona merhamet edersin."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 260,
            "translated_text": "Rabbimiz! Zürriyetimden olan oğlum İsmail ve oğullarını ekin bitmeyen, su çıkmayan Beytu'l Haram'ın yanında bir vadiye (Mekke'ye) yerleştirdim. Rabbimiz! Namazlarını dosdoğru kılmaları için bunu böyle yaptım. -Ey Rabbim!- İnsanların kalplerini onlara çevir ki, onları ve bu beldeyi sevsinler. Onları ürünlerle rızıklandır, umulur ki onlara vermiş olduğun nimetlerden dolayı sana şükrederler."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 260,
            "translated_text": "Rabbimiz! Gizlediğimiz ve açığa vurduğumuz herşeyi hakkıyla bilirsin. Göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Bilakis Allah herşeyi bilir. Aynı zamanda muhtaç olduğumuz şeyler ve kendisine olan ihtiyacımız O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 260,
            "translated_text": "Şükür ve sena bana salihlerden vermesi için ettiğim duama icabet eden Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya aittir. Bana ilerlemiş yaşıma rağmen Hacer'den İsmail'i, Sâre'den de İshak'ı verdi. Şüphesiz ki benim Rabbim Allah -Subhânehu ve Teâlâ- kendisine dua edenin duasını işitip kabul edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 260,
            "translated_text": "Ey Rabbim! Beni, namazı en kâmil şekilde eda edenlerden kıl. Aynı şekilde zürriyetimi de namazı böyle eda edenlerden eyle. Ey Rabbimiz! Duama icabet et! Katında makbul olan dualardan eyle."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 260,
            "translated_text": "Rabbimiz! Benim, ana babamın günahlarını bağışla. (İbrahim -aleyhisselâm- bu duayı babasının Allah'ın düşmanı olduğunu bilmeden önce yapmıştır. Babasının Allah'ın düşmanı olduğunu anladığında ondan beri olup uzaklaşmıştır). Ve insanlar Rablerinin huzuruna hesap vermek için tekrardan dirilip, geldiği gün Mü'minlerin günahlarını da bağışla."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 260,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yüce Allah'ın zalimlere azabını geciktirmesini asla onların yalanlamaları, Allah'ın yolundan alıkoymaları ve diğer yaptıkları şeylerden habersiz olduğu için sanma. Bilakis O, bunu hakkıyla bilmektedir. Bunlardan hiçbirisi O'na gizli kalmaz. Ancak onların azabını kıyamet gününe erteliyor. O gün öyle bir gündür ki, gördüğü dehşet verici şeyden korktuğu için gözler yerinden fırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "İnsanlar kabirlerinden kalktığında (kendilerini) çağırana doğru koşarlar. Başlarını kaldırarak endişeli bir şekilde gökyüzüne bakarlar. Kendilerine bile dönüp bakamazlar. Bilâkis gördükleri dehşet verici şeyden dolayı gözleri yerinden fırlamış bir şekilde bakakalırlar. Kalpleri ise idrak etmekten uzak, gördükleri dehşet verici şeyi anlayamayacak durumdadır."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ümmetini kıyamet günü gelecek olan Allah'ın azabı ile korkut. Kendi nefislerine Allah'a şirk koşarak ve küfrederek zulüm edenler, o gün şöyle derler: Ey Rabbimiz! Bize mühlet ver, azabımızı geçiktir, kısa bir süre için bizi dünyaya tekrardan döndür sana iman edelim. Bize gönderdiğin rasûllerine tabi olalım, derler. Onlar azarlanacak ve kendilerine şöyle denilecektir: Öldükten sonra dirilmeyi inkâr ederek, dünya hayatından ahirete intikal etmeyeceğiz diye dünyada iken yemin edenler siz değilmiydiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "Allah'ı inkâr ederek kendi nefislerine zulmeden Hûd'un kavmi ve Salih'in kavmi gibi geçmiş ümmetlerin diyarlarına yerleştiniz. Onları helâka uğrattığımız sizlere apaçık beyan oldu. Öğüt almanız için Allah'ın kitabında size bir çok misaller getirdik, ancak bundan öğüt almadınız."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "Geçmişte yaşamış zalim toplulukların diyarına yerleşenler Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i öldürmek ve davetini sonlandırmak için tuzaklar kurdular. Onların kurmuş olduğu planlardan hiçbirisi Yüce Allah'a gizli kalmaz. Onların bu planları zayıftır. Allah'ın onlar için yaptığı planın aksine onların planları zayıflığından dolayı ne dağları yerinden oynatır ne de başka bir şey yapar."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rasûllerine galibiyeti ve dini aşikâr kılacağını vadetmiş olan Yüce Allah'ın rasûllerine vadettiği şeyden döneceğini zannetme! Şüphesiz ki Yüce Allah Azîz'dir, kimse O'na galip gelemez. Dostlarını da kuvvetli kılacaktır. Kendisine ve rasûllerine düşmanlık edenlerden şiddetli bir şekilde intikam alır."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "Bu intikam kıyamet günü kâfirlerden alınacaktır. Yeryüzü pak beyaz bir yere dönüştürülecek ve gökler de başka göklere dönüştürülecektir. Öyle ki, insanlar Kahhâr, mutlak hâkim, hiç kimsenin kendisine hükmedemediği, mutlak galip, hiç kimsenin kendisine galip gelemediği, azametinde ve mülkünde tek olan Allah'ın huzurunda durmak için bedenleri ve amelleri ile kabirlerinden çıkacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeryüzünün ve gökyüzünün başkasıyla değiştirildiği gün, kâfir ve müşriklerin bazısının bazısına zincirlerle bağlandığını görürsün. Elleri ve ayakları boyunlarında zincirlerle bağlanarak birleştirilir. O gün giyecekleri elbiseleri katrandandır (o da hızlı tutuşan bir maddedir). Asık olan yüzlerini ateş kaplar."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">49-<\/span>50 -Ey Rasû!l- Yeryüzünün ve gökyüzünün başkasıyla değiştirildiği gün, kâfir ve müşriklerin bazısının bazısına zincirlerle bağlandığını görürsün. Elleri ve ayakları boyunlarında zincirlerle bağlanarak birleştirilir. O gün giyecekleri elbiseleri katrandandır (o da hızlı tutuşan bir maddedir). Asık olan yüzlerini ateş kaplar."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "Yüce Allah herkese hayır ve şerden kazandığının karşılığını vermek için böyle yapar. Şüphesiz ki Allah, amellerin hesabını çabuk görendir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 14,
            "page_number": 261,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an Yüce Allah'tan insanlara bir bildiridir. İçinde barındırdığı korkutucu ve şiddetli tehtidden korkmaları, ibadet edilmeye layık hak ilahın Allah Teâlâ olduğunu bilip hiçbir şeyi ortak koşmadan O'na ibadet etmeleri, aklıselim sahiplerinin ibret ve öğüt almaları içindir. Çünkü onlar vaazlardan ve öğütlerden isitifade ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "(Elif, Lam, Ra) Bunun benzeri harfler hakkındaki sözler Bakara Sûresi'nin başında geçmiştir. Yüksek öneme sahip, Allah’ın katından indirildiğine delalet eden bu ayetler, Kur'an’ın tevhidi ve dinî kuralları açıklayan ayetleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Kıyamet günü durum onlar için açıkça ortaya çıkınca ve dünyada içinde bulundukları küfrün batıl olduğu aşikâr olunca, kâfirler Müslüman olmayı temenni edecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O yalanlayanları bırak da hayvanlar gibi yesinler, geçici dünya lezzetlerinden faydalansınlar. Uzun emelleri onları iman ve salih amellerden alıkoysun. Onlar, kıyamet günü Allah’ın huzuruna çıktıkları zaman içinde bulundukları hüsranı öğrenecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Biz, zalim ülkelerden hiçbir ülkeyi Allah’ın ilminde öne alınmayan ve ertelenmeyecek belli bir eceli olmadan helak etmedik."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Hiçbir toplumun vadesi dolmadan ölüm vakti gelmez, vadesi dolduğunda da ölümünü erteleyemez. Zalimlerin, Allah’ın onlara süre vermesine aldanmaması gerekir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Mekke ahalisi kâfirler, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şöyle dediler: \"Ey kendisine kitap indirildiğini iddia eden! Şüphesiz sen bu iddianla bir delisin, bu şekilde delilerin yaptığını yapıyorsun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Haydi bize, sana şahitlik edecek melekler getir veya inkâr etmemizden ötürü bizim helak olmamızı iste."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Yüce Allah, onların meleklerin gelmesi hakkında ileri sürdükleri önerilerine cevap olarak şöyle buyurdu: Biz melekleri ancak azapla helak olma vaktiniz geldiği zaman hikmetin gereğine uygun olarak indireceğiz. Melekleri getirdiğimiz zaman iman etmezler. Bilakis cezaları çok çabuk görülecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Muhakkak bu Kur’an’ı, insanlara bir öğüt olması için Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kalbine biz indirdik. Elbette o Kur’an’a bir şey eklenmesinden veya çıkartılmasından, değiştirilmesinden veya bozulmasından koruyacak olan da biziz."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kesinlikle senden önce de geçmiş kâfir topluluklara peygamberler gönderdik ve onlar da peygamberlerini yalanladılar. Ümmetinin seni yalanlamasında (yalanlanan) ilk peygamber değilsin."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Geçmiş kâfir topluluklar, kendilerine gelen her bir peygamberi yalanladılar ve onunla alay ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "O geçmiş ümmetlerin kalplerine inkârcılığı yerleştirdiğimiz gibi, aynı şekilde yüz çevirmeleri ve inat etmelerinden ötürü onu Mekkeli müşriklerin kalplerine de yerleştiririz."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Allah’ın, peygamberlerinin getirdiklerini yalanlayanları helak etmedeki sünneti geçmişte yaşandığı halde yine de Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmiş olan Kur’an’a iman etmiyorlar. O yalanlayanlar muhakkak senden ibret alsınlar."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Onu yalanlayanlar inatçıdırlar. Hak onlara apaçık delillerle açıklansa dahi, onlara gökte bir kapı açsak bile onlar tırmanmaya devam ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 262,
            "translated_text": "Doğruyu söylemezler de şöyle derler: \"Kuşkusuz gözlerimiz doğruyu görmekten alıkondu, belki de bizler büyülendik ve görmekte olduğumuz şey bir sihirdir. Biz büyülendik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Elbette biz, gökyüzüne insanların yolculuklarda kara ve denizlerin karanlığında yollarını bulduğu çok büyük yıldızlar koyduk ve onları, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretinin bir delili olması için bakan ve gören kimseler için güzelleştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Gökyüzünü Allah’ın rahmetinden kovulmuş bütün şeytanlardan muhafaza ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Melekler topluluğunu gizlice dinleyen (Şeytan ve cin) ise bundan müstesnadır. Ona da parlak bir gök cismi yetişir ve onu yakıverir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "İnsanların üzerinde yerleşip, yaşaması için yeryüzünü döşeyerek serdik. Ve oraya sabit dağlar yerleştirdik ki (yeryüzü dengesiz hareket etmesin) insanlar sarsılmasın. Ve orada hikmet gereğince takdir edilmiş çeşitli bitkilerden sınırlı bir şekilde yetiştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dünya hayatında olduğunuz sürece sizleri yaşatacak olan yiyecekler ve içecekler var ettik. Sizden başka sizin rızıklandırmadığınız insan ve hayvanlar için de yeryüzünde onları yaşatacak rızık var ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "İnsan ve hayvanların faydalandığı her şeyi var etmeye ve insanları faydalandırmaya yalnız biz kadiriz. Bunlardan var ettiğimiz her şeyi hikmetimiz ve irademizin gereğine göre sınırlı miktarda var ederiz."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Biz, bulutları aşılayan rüzgârları gönderdik. Ve aşılanmış bulutlardan yağmur indirdik. Sizleri bu yağmur sularıyla suladık. -Ey insanlar!- Bu suyu yeryüzünde kaynak ve kuyu olması için depolayan siz değilsiniz. Elbette yeryüzünde onu Allah Teâlâ depolar ve korur."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Muhakkak ki ancak biz, onları yoktan var ederek ve ölümlerinin ardından da tekrar dirilterek ölülere hayat veririz ve vadeleri dolduğu zaman da dirileri öldürürüz. Yeryüzünün ve üzerinde olan her şeyin ardından mirasçı olarak kalacak olan da yalnızca biziz."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Elbette sizden önce gelenlerin doğum ve ölümlerini bildiğimiz gibi sizden sonra gelen kimselerin de doğum ve ölümlerini biliriz. Bunlardan hiçbir şey bize gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin Rabbin kıyamet günü ihsan edenleri ihsanlarından ötürü ödüllendirmek ve kötülük edenleri de kötülüğünden dolayı cezalandırmak için hepsini bir araya toplayacaktır. Muhakkak O, yönetiminde hikmet ve ilim sahibidir. Ona hiçbir şey gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Biz Âdem’i oyulup, kazınması halinde ses çıkaran kuru bir çamurdan yarattık. Onun yaratıldığı bu çamur, çok uzun beklemesi sebebiyle rengi kara, kokusu değişmiş bir çamurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Âdem -<\/span>aleyhisselam-’ı yaratmadan önce de cinlerin atasını sıcaklığı çok yüksek bir ateşten yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani Rabbinin meleklere ve onlarla beraber olan İblis'e \"Ben oyulduğu zaman ses çıkaran, kokusu değişmiş, kara, kuru çamurdan bir insan yaratacağım” dediği zamanı hatırla."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Onun suretini\/şeklini değiştirip yaratılışını tamamladığımda, emrimi yerine getirmek ve onu selamlamak için hemen ona secde edin."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Meleklerin hepsi, Rablerinin onlara emrettiği gibi emrine boyun eğerek ona secde etmişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 263,
            "translated_text": "Fakat -meleklerle beraber ancak bir melek olmayan- (İblis), Âdem’e melekler gibi secde etmekten kaçındı."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Yüce Allah, Âdem’e secde etmekten kaçındıktan sonra İblis'e şöyle dedi: \"Benim emrime uyarak secde eden meleklerle beraber seni secde etmemeye taşıyan ve bundan seni alıkoyan nedir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "İblis kibirlenerek şöyle dedi: \"Benim, değişmiş siyah bir balçık olan kuru çamurdan yarattığın insana secde etmem doğru olmaz.''"
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Yüce Allah, İblis'e şöyle dedi: \"Cennet'ten çık git. Artık sen kovuldun.''"
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Kıyamet gününe kadar üzerine lanet olacak ve rahmetimden kovulmuş olacaksın."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "İblis de şöyle dedi: \"Ey Rabbim! Mahlûkatın yeniden dirileceği güne kadar bana süre ver ve beni öldürme.''"
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Yüce Allah İblise dedi ki: “Öyleyse sen, vadesi ertelenerek kendisine mühlet verilenlerdensin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Bütün mahlûkatın öldüğü, Sûr'un ilk üflendiği vakte kadar."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "İblis de şöyle dedi: \"Ey Rabbim! Beni saptırman sebebiyle, ben de yeryüzünde günahları onlara güzel göstereceğim ve onların hepsini doğru yoldan saptıracağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Ancak sana ibadet etmesi için seçtiğin kulların hariç."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Allah Teâlâ şöyle buyurdu: \"İşte bu, bana ulaştıran ölçülü bir yoldur.''"
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Şüphesiz benim ihlaslı kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur. Sana tabi olmuş sapıkların dışında, yoldan çıkarmak için onlara musallat olamazsın."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Cehennem, iblis ve ona tabi olan sapıkların hepsinin toplanma yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Cehennem'in yedi kapısı vardır, (kâfirler) oradan girerler. Kapılarından her bir kapıdan İblis'e uymuş olanlardan sayıları belirlenmiş kimseler Cehennem'e gireceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Emrine uyarak ve yasakladığından sakınarak Rablerinden korkanlar Cennetler ve pınarlar içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Oraya girerken onlara şöyle denir: \"Oraya, musibetlerden selamette ve korkulan şeylerden güven içinde olarak girin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Kalplerinde olan bütün kin ve düşmanlığı yok ettik. Birbirini seven kardeşler birbirine bakarak koltuklarda otururlar."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Orada onlara bir yorgunluk isabet etmeyeceği gibi, oradan çıkartılacak da değildirler. Tam aksine orada sonsuza kadar kalıcıdırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlardan tevbe edenleri bağışlayacağımı ve merhamet edeceğimi kullarıma bildir."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "Yine onlara, azabımın çok acı veren bir azap olduğunu bildir. Mağfiretime nail olmak ve azabımdan güvende olabilmek için bana tevbe etsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 264,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam-’a bir erkek çocuk ile müjdelemek ve Lut -aleyhisselam-'ın kavmini helak etmek için gelen melek misafirlerinin haberini de bildir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Onun yanına girdikleri zaman ona şöyle dediler: \"Sana selam olsun!\" O da, onların verdiği selamdan daha güzel bir selamla onlara karşılık verdi ve onları beşer zannederek yemeleri için onlara kızarmış bir buzağı sundu. Ondan yemediklerini gördüğü zaman onlara şöyle dedi: \"Doğrusu biz sizden korkuyoruz.''"
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Elçi olan melekler ona şöyle dedi: \"Korkma! Biz sana seni sevindirecek bir haber vereceğiz. Muhakkak senin ilim sahibi erkek bir evladın olacak.''"
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Kendisine bir erkek çocuk müjdelemelerine şaşıran<span class=\"text-danger\">-<\/span> İbrahim onlara şöyle dedi: \"Benim yaşım geçtiği ve yaşlılık bana gelip çattığı halde mi beni bir erkek çocukla müjdeliyorsunuz? Beni ne yönden müjdelemektesiniz?''"
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Elçi melekler İbrahim’e şöyle dediler: \"Sana içinde hiçbir şüphe bulunmayan gerçeğin müjdesini verdik. Sakın sana müjdelediğimiz konuda ümitsizliğe kapılanlardan olma!''"
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "İbrahim şöyle dedi: \"Allah’ın dosdoğru yolundan sapmış olandan başkası, Rabbinin rahmetinden hiç ümit keser mi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "İbrahim onlara şöyle dedi: \"Ey Allah Teâlâ tarafından gönderilen elçiler! O halde sizi buraya getiren nedir?''"
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Meleklerden olan elçiler şöyle dediler: \"Allah bizi, fesadı ve kötülüğü çok büyük bir topluluk olan Lût'un kavmini helak etmek için gönderdi.''"
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Ancak Lût ailesi ve ona tabi olan müminler ise bunun dışındadır. Helâk onları kapsamayacaktır. Muhakkak ki biz onların hepsini helâk olmaktan kurtaracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Bundan yalnız karısı müstesnadır. Onun helâkın kapsadığı (kurtarılmayıp) kalan kimselerden olmasına hükmettik."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Gönderilmiş (elçi) melekler erkek suretinde Lût'un ailesinin yanına geldikleri zaman..."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Lût -<\/span>aleyhisselam- onlara şöyle dedi: \"Sizler tanınmayan bir topluluksunuz.''"
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Elçi melekler Lût'a şöyle dediler: \"Korkma ey Lût! Biz sana, kavminin hakkında şüphe içinde oldukları helak edici azabı getirdik.''"
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Sana içinde bir şaka olmayan hakikati getirdik. Şüphesiz biz sana verdiğimiz haberde doğru söylüyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Gecenin bir bölümü geçtikten sonra aileni gönder ve sen de onların arkasından git. Sizlerden hiç kimse onların başına ne geldiğini görmek için arkasına da bakmasın. Allah’ın size gitmenizi emrettiği yere kadar da ilerleyin gidin."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Lût -<\/span>aleyhisselam-'a vahiy yoluyla takdir ettiğimiz şu durumu da öğrettik. Sabaha girdiklerinde (sabahladıklarında) o kavmin en sonuncusu da helâk edilerek kökü kurutulacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Sedum halkı, Lût'un misafirleriyle çirkin fiili (erkeklerin erkekler ile yaptığı) yapma umuduyla sevinerek geldiler."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Lût ise onlara şöyle dedi: \"Bu topluluk benim misafirimdir. Onlara yapmak istediğiniz şeyle beni rezil rüsva etmeyin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "\"Bu çirkin ameli terk ederek Allah’tan korkun ve bu iğrenç davranışınızla beni küçük düşürmeyin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 265,
            "translated_text": "Kavmi ona şöyle dedi: \"Biz sana herhangi bir kimseyi misafir etmeni yasaklamamış mıydık?''"
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Lût -<\/span>aleyhisselam- onlara misafirleri önünde alttan alarak şöyle dedi: \"İşte bunlar size eş olabilecek kadınlar arasından benim kızlarım. Eğer şehvetinizi gidermek amacındaysanız onlarla evlenin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin hayatına yemin olsun ki Lût kavmi, şehvetlerinin azgınlığında gelip gitmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Güneşin doğma vakti girince onları helak edici şiddetli bir ses alıverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Altını üstüne getirerek şehirlerini ters çevirdik ve üzerlerine sertleşmiş çamurdan taşlar yağdırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Şüphesiz Lût kavminin yok oluşu hakkında zikredilen bu ayetlerde iyice düşünüp taşınan kimseler için ibretler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Lût kavminin şehri, oradan geçmekte olan yolcuların gördüğü sabit bir yol üzerindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Şüphesiz bu olayda Mü'minlerin ibret alacakları işaretler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Sık ağaçlıklı orman içinde olan şehrin halkı, Şuayb’ın Kavmi de Allah’ı inkâr edip, peygamberleri Şuayb -aleyhisselam-‘ı yalanlamaları sebebiyle zalimlerdendi."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Bu yüzden onları da azapla yakalayarak onlardan intikam aldık. Şüphesiz Lût kavminin şehri ve Şuayb’ın vatanı oradan geçen kimselerin görebileceği apaçık bir yol üzerindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Doğrusu Hicr şehrinin halkı olan (Hicaz ve Şam arasında bir yer) Semud kavmi de peygamberleri olan Salih -aleyhisselam-’ı yalanlamakla bütün peygamberleri yalanlamış oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Onlara gönderilen peygamberlerin Rabbinden getirmiş olduğu dinin doğruluğuna dair kanıtlar ve deliller verdik. Bunlardan biri de dişi devedir. Fakat onlar bu delillerden ibret almadılar ve onları umursamadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Onlar kendilerine, korktukları şeylerden güven içinde yaşayacakları evler yapmak için dağları kesip oyuyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Sabahladıklarında onları korkunç bir azap çığlığı yakalayıverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Elde etmiş oldukları mallar ve evler, onlardan Allah’ın azabını engelleyemedi."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Biz; gökleri, yeri ve onların arasında olan herşeyi hikmetsizce boşu boşuna yaratmadık. Biz bütün bunları yalnızca hak ile yarattık. Kuşkusuz kıyamet kaçınılmaz olarak gelmektedir. -Ey Peygamber!- Seni yalanlayanlardan yüz çevir ve onları güzel bir şekilde bağışla."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Her şeyi yaratan ve her şeyi bilen senin Rabbindir."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Elbette biz sana, yedi ayetten oluşan Fatiha Suresi'ni verdik. O Yüce Kur'an'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Kâfirlerin bazı sınıflarına verdiğimiz geçici dünya malına göz dikme, seni yalanlamalarına üzülme ve Mü'minlere karşı da mütevazı ol."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Şüphesiz ben, azaptan açıkça sakındıran bir uyarıcıyım.''"
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 266,
            "translated_text": "Allah’ın kitaplarını kısımlara ayırarak, bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr edenlerin başına Allah’ın indirdiği azap gibi bir azabın sizin de başınıza gelmesine karşı sizleri uyarıyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "Kur’an’ı parça parça ayırdılar ve şöyle dediler: \"Bu sihirdir, kehanettir ve yahut şiirdir.''"
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbine yemin olsun ki, kıyamet gününde Kur’an’ı parça parça bölenlerin hepsine hesap soracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "Elbette dünyada yaptıkları küfür\/inkâr ve günahların hesabını soracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Artık sen, Allah’ın kendisine çağırmanı emrettiği şeyi ilan et ve müşriklerin söylediklerine de, yaptıklarına da aldırma."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "Onlardan korkma! Seninle alay eden Kureyş’in kâfir önderlerinin tuzaklarına karşı muhakkak biz sana yeteriz."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "Allah ile birlikte başka mabutlar (ibadet edilen batıl ilahlar) edinenler bu işledikleri kötü şirkin sonunun ne olduğunu bilip, anlayacaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz bizler, onların seni yalanlayıp seninle alay etmelerinden dolayı içinin daraldığını biliyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "Öyleyse Allah’a layık olmayan şeylerden O'nu tenzih ederek ve mükemmel sıfatlarıyla sena ederek sığın. Yüce Allah'a ibadet edenlerden, O'nun için namaz kılanlardan ol! İşte senin içinin daralmasının ilacı\/çaresi budur."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 15,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "Rabbine ibadet etmeye devam et ve ölüm sana gelinceye dek, hayatta olduğun sürece bu hal üzerine kalmayı sürdür."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Kâfirler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’ın sizler için takdir ettiği azabınız çok yaklaştı, vaktinden önce gelmesini istemeyip durmayın! Allah Teâlâ, müşriklerin O'na koştukları ortaklardan münezzehtir ve yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "Allah, dilediği peygambere: “Ey elçiler! İnsanları Allah’a ortaklar koşmaktan sakındırın ! Ey İnsanlar! Benden başka hak mabud (ibadet edilecek hak ilah) yoktur. Öyleyse emirlerimi yerine getirerek ve yasaklarımdan sakınarak benden korkun!” Diye takdir ettiği vahyi, melekleriyle birlikte indirir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "Yüce Allah, gökleri ve yeryüzünü daha önce bir örneği yaratılmamış şekilde hak ile yarattı. Ve onları boşu boşuna yaratmadı. Aksine onları kendisinin ne kadar yüce olduğunun bilinmesine delil olması için yarattı. Öyleyse başkalarının O'na ortak koşmalarından münezzehtir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "O, insanı bir damla hakir sudan yarattı. Fakat o, geliştikçe gelişti ve sonunda birde bakmışsın ki o, apaçık olan batılla hakkı yok etmek için aşırı mücadele eden biri olmuş."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O, deve, inek ve koyun gibi hayvanları sizin faydalanmanız için yarattı. Onların yünleri ve tüyleriyle ısınmanız bu faydalardandır. Diğer faydalar da sütlerinde, postlarında ve sırtlarında vardır. Ayrıca bu hayvanların bazılarının (etlerinden) yersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 267,
            "translated_text": "Ayrıca akşam onları ağıllarına sokarken ve sabah otlak için onları çıkartırken de sizler için bir güzellik vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 268,
            "translated_text": "Sizler için yaratmış olduğumuz bu hayvanlar, yolculuklarınızda ağır yüklerinizi, insanın ancak büyük zorluklarla ulaşması mümkün olan ülkelere taşırlar. -Ey insanlar!- Şüphesiz Rabbinizin bu hayvanları sizin hizmetinize sunması, size karşı çok şefkatli ve merhametli olmasındandır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 268,
            "translated_text": "Allah Subhânehu ve Teâlâ sizlere, binmeniz, üzerlerinde yüklerini taşımanız ve insanlar arasında sizler için bir süs olması için atları, katırları ve merkepleri (eşekleri) yarattı. Onlar dışında da yaratmak istediği daha bilmediğiniz nice şeyler yaratır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 268,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın rızasına ulaştıran dosdoğru yol üzere bulunan İslam dininin açıklamasını ancak Yüce Allah yapar. Bazı yollar şeytanın yolu olup, haktan sapmıştır. İslam dışında kalan bütün yollar haktan uzaktır. Şayet yüce Allah sizlerin hepinizi iman etmeye muvaffak kılmak isteseydi hepinizi imanlı kılardı."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 268,
            "translated_text": "Sizlere bulutlardan su indiren de Allah -Subhânehu ve Teâlâ-’dır. Bu suyun bir kısmı içtiğiniz ve hayvanlarınıza içirdiğiniz içecektir. Bir kısmıyla ise hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler yetişir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 268,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bu su ile size yediğiniz ekinleri, zeytin, hurma, üzüm ve bütün meyveleri\/ürünleri yetiştirir. Şüphesiz bu suda ve ondan hayat bulan şeylerde onun yarattıklarını düşünen ve onlarla Allah’ın büyüklüğüne delil getiren topluluklar için Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretini gösteren deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 268,
            "translated_text": "Sükûnet bulasınız ve dinlenesiniz diye Yüce Allah geceyi; yaşamınız için gerekli olan kazancı elde edesiniz diye de gündüzü sizin hizmetinize verdi. Güneşi ve ayı da sizin hizmetinize sunarak güneşi bir ışık kaynağı ve ayı da bir aydınlatıcı kıldı. Allah’ın kaderi emriyle yıldızları da sizin hizmetinize sundu. Yeryüzü ve denizlerin karanlığında onlarla yolunuzu buluyor, zamanı onlarla biliyor ve daha başka faydalar elde ediyorsunuz. İşte bütün bunları sizin hizmetinize sunmasında aklını kullanan topluluklar için, muhakkak Allah Teâlâ’nın kudretini gösteren apaçık deliller vardır. Bunların hikmetini idrak edenler de o kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 268,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, yeryüzünde renklerini birbirinden farklı olarak yarattığı madenleri, hayvanları, bitkileri ve ekinleri de sizlerin hizmetine sundu. Bu zikredilenlerin yaratılması ve hizmetinize sunulmasında, ibret alan\/düşünen ve Allah’ın her şeye kâdir olduğunu, nimet veren olduğunu idrak eden topluluklar için, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-’nın kudretini gösteren büyük deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 268,
            "translated_text": "Denizleri sizlerin hizmetinize sunan, avladığınız balıkların taze yumuşak etini yemeniz için denize girmeyi ve inci gibi, takındığınız ve kadınlarınızın taktığı süs eşyaları için denizin içinde bulunanları çıkartmayı mümkün kılan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dır. Denizin coşkun dalgalarını yaran gemiler görürsün. Allah’ın lütfuyla hâsıl olacak ticaret kazancını elde etmek için ve Allah’ın sizlere verdiği nimetlere karşılık O'na hakkıyla şükretmeyi ve O'nu ibadetinizde birlemeyi ümit ederek o gemilere binersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Yeryüzü hareket edip kaymasın diye onu sabit kılması için üzerine dağlar kondurdu. İçmenizi, hayvanlarınızı ve ekinlerinizi sulamanız için üzerine nehirler akıttı. Kaybolmadan yürümeniz ve arzu ettiğiniz yere ulaşmanız için de yollar yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Ve sizlere, gündüzleri yaptığınız yolculuklarda yolunuzu bulmanız için yeryüzünde görünen alametler ve geceleri yolunuzu bulmanız için de gökyüzünde yıldızlar yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Şu halde bunları ve daha başka şeyleri yaratan, hiçbir şey yaratmayan kimse gibi olur mu? Her şeyi yaratan Allah’ın azametini aklınıza getirmez misiniz? O'nu ibadetlerinizde birleyin ve O'na, hiç bir şey yaratmayan şeyleri ortak koşmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Allah’ın sizleri nimetlendirdiği çok sayıdaki nimetlerini saymaya ve tespit etmeye kalksanız, çok fazla ve çeşitli olmaları sebebiyle bunu yapamazsınız. Şüphesiz Allah, bunlara şükretmekten gafil olduğunuz halde sizleri cezalandırmaması sebebiyle çok bağışlayıcı ve işlediğiniz günahlar ve şükretmekte gösterdiğiniz eksikliklere karşılık sizlerden bu nimetleri kesmemesiyle de çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Allah’ın Kulları!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah sizin yaptığınız amellerinizden gizlediklerinizi de, açığa vurduğunuz amellerinizi de bilir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Müşriklerin, Allah’ın dışında ibadet ettikleri ilahlar, küçük olsa bile hiçbir şey yaratamazlar. Allah ile birlikte ibadet edenler bu ilahları kendileri yapmışlardır. Öyleyse nasıl olur da kendi elleriyle yaptıkları putlara, Allah’ı bırakıp da ibadet ederler?"
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Putlara tapanlar o putları kendi elleriyle yapmışlardır. Bu putlar ne canlıdırlar ve ne de ilim sahibidirler. Putlar, kıyamet günü onlara ibadet edenlerle birlikte Cehennem ateşine atılmak için ne zaman diriltilecekler onu da bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Sizlerin gerçek mabudu hiçbir ortağı olmayan, tek hak mabud olan Allah’tır. Yaptıklarının karşılığını görmek için tekrardan diriltileceklerine iman etmeyenlerin kalpleri Allah’ın birliğini inkâr ederler. Bunun sebebi kalplerinde bir korku olmamasıdır. O kalpler, hesaba çekileceklerine ve ceza göreceklerine iman etmezler. Onlar kibirlidirler, hakkı kabul etmezler ve ona boyun eğmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Muhakkak Allah, onların gizledikleri ve açıkça yaptıkları amellerini hakkıyla bilir. Ona hiçbir şey gizli kalmaz. Onlara yaptıklarının karşılıklarını verecektir. Şüphesiz Allah, kendisine ibadet etmeyerek büyüklenenleri ve kendisine boyun eğmeyenleri sevmez. Bilâkis onlardan çok aşırı nefret eder."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Yüce yaratıcının birliğini ve yeniden dirilişi inkâr eden bu kimselere: \"Allah, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ne indirdi?” diye sorulduğunda, \"Ona hiçbir şey indirmedi. Hiç kuşkusuz o, kendinden öncekilerin kıssa ve uydurmalarından getirdi.'' diyerek cevap verirler."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Böylece kendi günahlarını eksiksiz olarak yüklenecekleri gibi, cehalet ve geleneklerine dayanarak İslam'dan saptırdıkları kimselerin günahlarının bir kısmını da taşıyacaklardır. Kendi günahları dışında, onlara uyanların günahlarını taşımaları ne kadar da kötüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 269,
            "translated_text": "Bunlardan önceki kâfirler de peygamberlerine kurdukları tuzaklarla gelmişlerdi. Allah, onların binalarını temellerinden yıktı. Böylece çatıları da onların üzerlerine çöküverdi. Cezaları olan azap onlara hiç hesap etmedikleri bir yerden gelmişti. Onlar, binalarının kendilerini koruyacağını zannediyorlardı. Oysa binalarıyla beraber helak oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 270,
            "translated_text": "Sonra kıyamet günü Allah Teâlâ azap ederek rezil ve zelil kılar ve onlara şöyle der: \"Hani ibadette bana ortak koştuğunuz, peygamberlerime ve Mü'minlere onlar sebebiyle düşmanlık ettiğiniz (sizin iddia ettiğiniz) ortaklarım nerede?'' Rabbani âlimler ise şöyle derler: “Kıyamet günü rezillik ve azap şüphesiz kâfirler üzerinde vuku bulacaktır.''"
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 270,
            "translated_text": "Ölüm meleği ve onun meleklerden olan yardımcılarının ruhlarını kabzettiği, Allah’ı inkâr ederek kendilerine zulmetmiş suçlu kimseler kendilerine gelen ölüme teslim olup, boyun eğdiler. Ve inkâr etmenin kendilerine fayda vereceğini zannederek içinde bulundukları küfür ve günahları inkâr ettiler. Onlara şöyle denir: \"Yalan söylüyorsunuz! Sizler günah işleyen inkârcılardınız. Muhakkak ki Yüce Allah dünya hayatında yapmış olduklarınızı bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olanı da size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 270,
            "translated_text": "Onlara denir ki: \"Yaptığınız amellere göre sonsuza kadar kalacağınız Cehennem'in kapılarından girin! Orası Allah’a iman etmekten ve bir tek O'na ibadet etmekten kibirlenen kimseler için ne kadar da kötü bir ikâmet yurdudur.''"
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 270,
            "translated_text": "Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rablerinden korkanlara şöyle denir: \"Rabbiniz Peygamberiniz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ne indirdi?\" Onlar da şöyle cevap verirler: \"Ona çok büyük bir hayır indirmiştir.\" Bu dünya hayatında Yüce Allah’a güzelce ibadet edenler ve onun yarattıklarına güzel muamele edenler için güzel bir karşılık vardır. Bu karşılığın bir parçası da zafer ve geniş rızıktır. Yüce Allah’ın ahiret hayatına ertelediği sevap onlar için dünya hayatında verdiği karşılıktan daha hayırlıdır. Ahiret yurdu, Rabbinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan takva sahipleri için ne kadar da güzel bir yurttur."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 270,
            "translated_text": "Saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan, içine girdikleri kalıcı ve devamlı Cennetler vardır. Bu Cennetlerde onların canlarının çektiği yemekler, içecekler ve daha nice şeyler vardır. Yüce Allah, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetinden takva sahiplerine verdiği bu mükâfatın aynısını geçmiş ümmetlerdeki takva sahiplerine de verir."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 270,
            "translated_text": "Ölüm meleği ve yardımcı melekler kalpleri küfürden tertemiz olan kimselerin ruhlarını aldıklarında onlara şöyle seslenirler: \"Selamet sizin üzerinize olsun! Artık bütün afetlerden esenliktesiniz. Dünyada sahip olduğunuz doğru inanç ve salih amellerinizle Cennet'e girin!''"
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 270,
            "translated_text": "O yalanlalıyıcı müşrikler, ölüm meleği ve onun yardımcısı olan meleklerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak ruhlarını kabzetmek için gelmesinden yahut onları dünyada yok edecek olan Yüce Allah’ın azap emrinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Mekke’deki müşriklerin yapmakta olduklarının aynısını daha önceki müşrikler de yapmışlardı da Allah Teâlâ onları helâk etti. Yüce Allah onları helak ettiği zaman onlara zulmetmemişti. Fakat onlar Allah’ı inkâr etmek suretiyle kendilerini helâk olma yollarına atarak kendilerine zulmediyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 270,
            "translated_text": "Yaptıkları amellerin cezaları onları buldu ve kendilerine hatırlatıldığı zaman alay ettikleri azap onları kuşatıverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 271,
            "translated_text": "Allah’tan başkasına ibadet ederek O'na ortak koşanlar ibadetleri için şöyle dediler: \"Eğer Allah, bir tek O'na ibadet etmemizi ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamamızı dileseydi, ne biz, ne de bizden önce gelen atalarımız O'ndan başkasına asla ibadet etmezdik. Eğer bizden hiçbir şeyi haram kılmamamızı isteseydi, onları haram kılmazdık.” Geçmiş kâfirler de bunlar gibi batıl kanıtlar ileri sürdürler. Oysa peygamberlerin tek sorumluluğu kendisine tebliğ edilmesi emredilen şeyleri apaçık tebliğ etmektir. Nitekim onlar da kesinlikle tebliğ görevlerini kusursuz olarak yerine getirdiler. Allah onlara isteme ve seçim hakkı verdikten ve onlara peygamberler gönderdikten sonra, kâfirlerin kaderi mazeret\/bahane olarak sunmaları yersizdir."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 271,
            "translated_text": "Muhakkak bizler geçmiş her bir ümmete; kavimlerine bir tek Allah'a ibadet edip; put, şeytan ve daha başka şeylere ibadet etmeyi terk etmelerini emreden bir peygamber gönderdik. Bunlardan bazılarını Allah muvaffak kıldı. O'na iman edip peygamberinin getirdiklerine uydular. Bazıları da Allah’ı inkâr ederek peygamberine karşı geldiler. Yüce Allah da onları muvaffak kılmadı. Onlar da sapıklığı hak ettiler. Azap ve helâk onlara gelince yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu gözlerinizle görmek için yeryüzünü dolaşın."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 271,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen onları davet etmek için gücünün yettiği kadar çabalasan, onların hidayet bulmasını ne kadar çok istesen ve bunun için gereken sebepleri yapsan da, şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola muvaffak kılmaz. Allah’ın dışında onlardan azabı engelleyip onlara yardım edebilecek başka hiç kimse yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 271,
            "translated_text": "Ölümden sonra yeniden dirilişi yalanlayanlar tüm gayretleriyle en güçlü yeminler ile pekiştirilmiş yeminler ettiler ve bu konu hakkında hiçbir delilleri olmadığı halde \"Allah ölen kimseleri yeniden diriltmeyecektir.\" dediler. Bilâkis, Allah vadettiği üzere, ölen herkesi gerçek manada tekrardan diriltecektir. Fakat insanların çoğu, Allah’ın ölülere hayat vereceğini bilmeyerek öldükten sonra yeniden dirilişi inkâr ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 271,
            "translated_text": "Yüce Allah onlara tevhid, yeniden diriliş ve peygamberliğe dair ayrılığa düştükleri konuların hakikatini açıklamak, kâfirlerin, Allah'ın ortakları olduğuna ve yeniden dirilişi inkâr etmelerine dair ileri sürdükleri iddialarında yalan söylediklerini anlamaları için onların hepsini kıyamet günü yeniden diriltecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 271,
            "translated_text": "Biz, ölülere hayat vermeyi ve yeniden diriltmeyi istersek, bunu yapmamıza mani olacak hiçbir engel yoktur. Muhakkak biz, bir şeyi istediğimizde sadece ona \"Ol!\" deriz ve o da kaçınılmaz olarak oluverir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 271,
            "translated_text": "Kâfirlerin onlara işkence etmeleri ve baskı yapmalarının ardından; öz yurtlarını, ailelerini ve mallarını terk edip Allah’ın rızasını arzulayarak küfür diyarından İslam ülkesine hicret eden Müslümanları dünya hayatında, içinde izzetli olacakları bir yurtta barındıracağız. Ahiretteki mükâfatları ise bundan çok daha büyük olacaktır o ise Cennet'tir. Eğer hicret etmekten geri kalanlar, hicret edenlerin mükâfatını bilselerdi hicret etmekten asla geri kalmazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 271,
            "translated_text": "Allah yolunda hicret edenler, kavimlerinin eziyetlerine, ailelerinden ve vatanlarından ayrı kalmaya ve Allah'a itaat etmeye sabırlı olan kimselerdir. Onlar her işlerinde sadece Rablerine güvenirler. Bu yüzden Allah da onlara bu büyük mükâfatı vermiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önce yalnızca kendilerine vahyettiğimiz insanlardan erkek peygamberler gönderdik. Meleklerden peygamberler göndermedik. İşte bu, bizim kesin ve değişmeyen bir yasamızdır. Eğer peygamberlerin beşer olduklarını bilmiyor ve bunu inkâr ediyorsanız, sizden önce gönderilmiş kitap ehline sorun, peygamberlerin insan olduklarını ve melek olmadıklarını size haber verirler."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "Apaçık deliller ve indirilen kitaplarla birlikte o peygamberleri insanlardan gönderdik. -Ey Peygamber!- Sana da insanlara açıklanmasına ihtiyaç duyulan şeyleri açıklayasın diye Kur'an'ı indirdik. Umulur ki zihinlerini çalıştırırlar ve içeriğinden ders alırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "Allah’ın yolundan alıkoymak için tuzak kuranlar, Allah’ın daha önce Karun'u batırdığı gibi, onları yerin dibine batırmasından veya gelmesini hiç beklemedikleri bir yerden onlara azap gelmesinden emin mi oldular?"
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "Yahur onlar, yolculuklarında ve kazançlarının peşinden gidip gelirken azabın kendilerini bulmayacağından emin mi oldular? Onlar bundan ne kaçabilirler ve ne de engel olabilirler."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "Ya da O'ndan korktukları halde, Allah’ın azabının başlarına gelmesinden emin mi oldular? Allah Teâlâ her hâlükârda onlara azap etmeye kadirdir. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli ve merhametlidir. Umulur da kulları O'na tevbe eder diye onları cezalandırmak için acele etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "O yalanlayanlar Allah’ın yarattıklarına tefekkür bakışıyla hiç bakmadılar mı? O mahlûkatın gölgeleri Güneş'in hareketine, gündüz vakti seyrine göre ve gece vakti de Ay'a uyarak, Rabbine boyun eğmiş, ona gerçek secde ile secde etmiş, alçalmış olarak sağa ve sola meylederler."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde bulunan bütün canlılar sadece Allah’a secde ederler. Melekler de bir tek O'na secde ederler. Onlar (melekler) Allah’a ibadet ve itaat etmekten kibirlenmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "Onlar, devamlı ibadet ve itaat halinde olmalarıyla birlikte; zatı, kahrı ve egemenliğiyle üzerlerinde olan Rablerinden korkarlar. Rablerinin onlara yapmalarını emrettiği itaatleri yerine getirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- bütün kullarına şöyle buyurdu: \"İki ayrı mabud edinmeyin. Doğrusu O, ikincisi ve ortağı olmayan ibadete layık tek hak ilahtır. Yalnızca benden korkun ve benden başkasından korkmayın.''"
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde bulunan her şeyin yaratılması, mülkiyeti ve düzenlenmesi bir tek O'na aittir. Öyleyse sürekli olarak itaat etmek, boyun eğmek ve ihlaslı olmak yalnızca O'nun içindir. Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz? Hayır! Bilakis bir tek O'ndan korkun."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizler dinî ve dünyevî nimetlerden neye sahipseniz onların tümü, sadece Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın tarafındandır. Sonrasında size bir bela, hastalık veya fakirlik isabet etse, başınıza gelenden sizi kurtarması için bir tek O'na dua ederek yalvarırsınız. Nimeti bağışlayan ve belaları önleyen kim ise, ibadet edilmesi gereken de yalnızca O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 272,
            "translated_text": "Sonrasında duanıza karşılık verip başınıza gelen zarardan sizi kurtarınca, bir de bakarsın içinizden bir grup O'nunla beraber başkasına ibadet ederek Rablerine ortak koşarlar. Bu nasıl bir alçaklıktır!"
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "Allah’a ortak koşmaları, Yüce Allah’ın onlar üzerine olan nimetlerini inkâr etmelerine sebep oldu. Bu nimetlerden biri de sıkıntıların giderilmesi idi. Bu yüzden onlara şöyle denildi: \"Allah’ın ileride göndereceği azaba veya şimdi hemen indireceği azap gelene kadar içinde bulunduğunuz nimetlerin tadını çıkarın bakalım!''"
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "Müşrikler, hiçbir şey bilmeyen putlara -onlar cansız varlıklar olup fayda ve zarar veremezler- yakınlaşma vesilesi edinerek bizim onları rızıklandırdığımız mallarından bir kısmını ayırıyorlardı. -Ey müşrikler!- Muhakkak Yüce Allah, bu putların ilah olduklarına ve onların mallarınızda belli bir kısım haklarının olduğuna dair iddialarınızdan ötürü kıyamet günü sizi hesaba çekecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "Müşrikler, Allah Teâlâ’ya kız çocukları nispet eder ve bunların melekler olduklarına inanırlar. Kendilerine de erkek çocukları nispet ederler. Kendileri için beğenmedikleri şeyleri Yüce Allah için seçerler. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onların yakıştırdıkları bu şeylerden münezzeh ve mukaddestir. Kendilerine nefislerinin hoşlandığı erkek çocuklarını yakıştırırlar. Hangi suç bundan daha büyüktür?"
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "Eğer müşriklerden birine bir kız çocuğunun doğduğu haber verilse, kendisine verilen haberin üzüntüsünün şiddetinden yüzü simsiyah kesilir, kalbi keder ve hüzün dolar. Sonra da bu kimse, kendisi için razı olmadığı şeyi Yüce Allah’a nispet eder!"
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "Kendisine kız çocuğunun doğduğu haberi verilince bu haberin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir ve saklanır. Kendi kendine şöyle söylenir: \"Utanç ve kırgınlıkla bu kızı yanımda mı tutayım, yoksa onu diri diri gömerek toprağın altına mı saklayayım?\" Müşriklerin verdikleri hüküm ne kadar da kötüdür. Öyle ki, kendi nefisleri için hoş görmedikleri hükmü Rableri için vermişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "Ahirete iman etmeyen kâfirlerin, çocuğa muhtaç olmak, cehalet ve inkârcılık gibi kötü sıfatları vardır. Oysa Allah’ın, büyüklük, mükemmellik, zenginlik ve ilim gibi, övülen yüce sıfatları vardır. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği; mülkünde izzet, yaratmasında, idare etmesinde ve hüküm koymasında hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ- yaptıkları haksızlıklar ve kendisine karşı küfürleri sebebiyle insanları cezalandıracak olsa, yeryüzünde hiçbir insanı ve üzerinde yürüyen hiçbir hayvanı bırakmazdı. Fakat Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onlara, kendi ilminde belirli olan bir zaman verir. Eğer O'nun ilminde belirli olan bu müddet dolarsa, kısa bir süre bile olsa ondan geri kalamazlar veya öne geçemezler."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "Onlar, kendilerine nispet edilmesinden hoşlanmadıkları kız çocuklarını, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya nispet ederler. Dilleri ile kendileri için Allah katında -şayet tekrardan bir diriliş var ise- güzel bir makam vardır diyerek yalan söyler. Hiç şüphe yok ki onlara Cehennem vardır. Onlar oraya terk edilecekler ve kesinlikle oradan çıkamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’a yemin olsun ki, biz senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Fakat Şeytan onlara şirk, inkâr ve günahlar gibi yaptıkları çirkin amelleri güzel gösterdi. Kuruntularına göre Şeytan, kıyamet günü onların yardımcıları olacaktır. Öyleyse haydi ondan yardım isteyin! Şüphesiz kıyamet günü onlar için çok acı veren bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 273,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz sana Kur’an’ı ancak, kendi aralarında ayrılığa düştükleri tevhit, yeniden diriliş ve dini hükümler gibi konuları, bütün insanlara açıklaman için indirdik. Ve Allah'a, peygambere ve Kur’an’ın getirdiklerine iman eden Mü'minler için hidayet ve rahmet olması için Kur'an’ı Kerim'i indirdik. İşte haktan faydalananlar da onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 274,
            "translated_text": "Yüce Allah gökyüzünden yağmur indirdi ve onunla kıraç kupkuru toprağın üzerinde bitkiler bitirip yeryüzüne can verdi. Muhakkak gökyüzünden yağmurun indirilmesinde ve yerden bitkilerin bitirilmesinde, Allah’ın kelamını işiten ve onu düşünüp akıl eden topluluklar için Allah Teâlâ’nın kudretine dair apaçık deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 274,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak devede, inekte ve koyunlarda da sizin ibret alacağınız öğütler vardır. Onların karınlarının içinde bulunan bağırsaktaki pisliklerin ve vücuttaki kanın arasından memelerinden çıkan sütü sizlere içiririz. Bununla beraber içen kimseler için süt; saf, tertemiz, lezzetli ve güzel bir şekilde çıkar."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 274,
            "translated_text": "Sizi rızık olarak verdiğimiz hurma ve üzüm ağacının meyvelerinde de bir ibret vardır. Bu meyvelerden aklı gideren içkiler elde ediyorsunuz. Ancak bu hiç iyi bir şey değildir. Bir de kendisinden faydalandığınız hurma, kuru üzüm, sirke, pekmez gibi güzel rızıklar da elde edersiniz. İşte bu zikredilenlerde, düşünüp ibret alan topluluklar için Yüce Allah’ın kudretine ve kullarını nimetlendirmesine dair deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 274,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbin bal arısına ilham edip onu şöyle yönlendirdi: \"Sen dağlarda, ağaçlarda ve insanların bina ettiği evler ve onların çatılarında kendine yuva edin!''"
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 274,
            "translated_text": "Sonra canının çektiği her meyveden ye. Ve ardından Rabbinin sana girilmesini ilham ettiği kolaylaştırılmış yollara gir. Bu arının karnından içinde beyaz, sarı ve diğer renkler ve içinde şifa olan, insanların hastalıklarını tedavi ettikleri çeşitli renklerde ballar çıkar. Şüphesiz (Yüce Allah'ın) bu arılara ilham etmesinde ve arının karnından çıkan balda, bunlardan ibret alan ve düşünen bir toplum için Allah’ın kudretini ve yarattığı mahlûkatının işlerini çekip çevirdiğini gösteren deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 274,
            "translated_text": "Allah Teâlâ sizleri, benzer bir örneğiniz olmaksızın yoktan var etti. Ardından ecelinizin takdir edildiği vakit geldiğinde sizleri öldürecektir. Sizlerden bazılarının ömrü, ömrün en kötü çağı olan bildiği şeylerden hiçbir şeyi hatırlayamadığı kocama vaktine kadar uzayacaktır. Şüphesiz Allah her şeyi çok iyi bilir, kullarının amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, her şeye kâdirdir, hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 274,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ- sizlere bağışladığı rızıklarda kiminizi diğerlerine daha üstün kılmıştır. Sizlerden kiminizi zengin, kiminizi fakir, kiminizi yönetici, kiminizi ise yönetilen olarak yaratmıştır. Allah’ın rızıkta üstün kıldığı kimseler, sahip oldukları servetlerini kölelerine vermezler. Çünkü onlar köleleriyle denk olmak istemezler. Öyleyse nasıl olur da Yüce Allah hakkında bir ortağının olduğuna razı olurlar. Halbuki onlar kölelerinin kendilerine eşit ve denk olmalarından razı değildirler. Bu nasıl bir zulümdür. Allah’ın nimetlerine karşı olan hangi inkâr bundan daha büyüktür?"
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 274,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yüce Allah sizin için kendi cinsinizden birbirinize alışıp ünsiyet kurduğunuz eşler yarattı. Yine sizlere hanımlarınızdan evlatlar ve torunlar verdi. Sizi et, tahıl ve meyveler gibi, tertemiz yiyeceklerle rızıklandırdı. Buna rağmen batıl put ve tasvirlere mi iman ediyorsunuz? Yüce Allah'ın size verdiği saymaya dahi gücünüzün yetmediği pek çok nimetlerini inkâr mı ediyorsunuz? Yalnız O'na iman ederek Allah’a şükretmiyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 275,
            "translated_text": "O müşrikler, Allah’ın dışında onlara göklerden ve yerden rızık vermeye güç yetiremeyen putlara ibadet ederler. O putlar buna asla sahip de olamayacaklar. Çünkü onlar yaşamayan ve bilgi sahibi olmayan cansız varlıklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 275,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Fayda ve zarar veremeyen bu putlardan Allah’a benzerler\/eşler koşmayın. Yüce Allah'ın bir benzeri yoktur. Dolayısıyla ibadetlerinizde O'na ortak koşmamalısınız. Şüphesiz Allah Teâlâ, kendisinin yücelik ve kemal sıfatlarını bilir ve siz bunları hakkıyla bilmezsiniz. Bu yüzden O'na şirk koşar ve O'nun putlarınıza eş olduğunuzu iddia edersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 275,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, müşriklerin iddialarını reddetmek için, infak edebileceği hiçbir şeyi bulunmayan, herhangi bir tasarrufta bulunmaktan aciz, sahipli bir köle ile kendi katımızdan verdiğimiz helâl mallarından dilediğince tasarrufta bulunan, gizli ve açıkça dilediğince harcayan hür bir kimseyi örnek olarak vermektedir.” Bu iki adam asla eşit olmaz. Öyleyse her şeyin maliki ve mülkünde dilediğince tasarruf sahibi olan Allah ile aciz olan putlarınızı nasıl eşit tutuyorsunuz? Övgü, yegâne övülmeye layık olan Allah'a mahsustur. Bilâkis müşriklerin çoğu, Allah'ın ibadet edilmeyi hak eden tek hak ilah olduğunu bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 275,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ- müşriklere reddiye vermek için onlara başka bir örnek daha vermiştir. Bu (örnek) iki adamın örneğidir: Birisi sağırdır, duymaz, konuşmaz ve anlamaz. Sağırlığı ve dilsizliği sebebiyle kendisine ve başkasına bir fayda sağlamaktan da aciz kalmış bir kimsedir. Bu kimse, onun bakımını sağlayan ve sorumluluğunu üstlenen kimseler için de ağır bir yüktür. Onu nereye yönlendirse bir hayır getirmez ve istediğini elde edemez. Hiç, bu kimsenin durumuyla, duyması ve konuşması sağlıklı olan, başkalarına faydası dokunan, insanlara adaleti emreden, dosdoğru, apaçık, hiçbir gizliliği ve eğriliği olmayan bir yol üzerine olan kişinin durumu eşit olur mu? -Ey müşrikler!- Nasıl olur da yücelik ve kemal sıfatlarıyla nitelenen Yüce Allah ile duymayan ve konuşmayan, hiçbir fayda getirmeyen ve zararı gideremeyen putlarınızı eş tutarsınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 275,
            "translated_text": "Göklerde ve yeryüzünde gizli kalmış bütün işlerin bilgisi bir tek Allah’ta vardır. Bütün mahlûkatının dışında bu ilim sadece O'na mahsustur. Allah’a mahsus sırlardan biri olan kıyametin Allah’ın istediği zaman süratle gelişi de, gözkapağının açılıp kapanması kadardır. Bilâkis kıyamet (kopuşu) bundan daha yakındır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. Bir şey olmasını istediği zaman ona \"Ol!\" der ve o da oluverir."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 275,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah sizi hamilelik süresinin dolmasının ardından annelerinizin karnından hiçbir şeyi idrak edemeyen bebekler olarak çıkarmıştır. Verdiği nimetlerden ötürü O'na şükretmenizi isteyerek, size duymanız için işitme duyusu, görmeniz için görme duyusu ve düşünmeniz için kalpler verdi."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 275,
            "translated_text": "Müşrikler, Allah’ın kuşlara iki kanat verip, uçmaları için havayı uygun kılmasına ve böylece kuşları uçmaya hazır hale getirmesine bakmazlar mı? Onlara kanat açıp kapamayı ilham eden Yüce Allah'tır. Onları havada düşmeden tutup, uçurmaya sadece Yüce Allah'ın gücü yeter. Şüphesiz onlara uçmayı kolaylaştırmasında ve havada tutarak düşmekten korumasında, Allah’a iman etmiş topluluklar için kesin deliller vardır. Çünkü delillerden ve ibretlerden faydalanan sadece onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 276,
            "translated_text": "Allah, -Subhânehu ve Teâlâ- taşlardan ve başka şeylerden yaptığınız evlerinizin içinde sizlere istikrar ve rahatlık verdi. Sizlere, deve, inek ve koyun derilerinden, şehirdeki evler gibi, çöllerde kurulan çadırlar ve evler verdi. Yolculuklarınızda onları bir yerden başka bir yere taşıması size kolay gelir. Bir yerde konakladığınız zaman da onları kurmasını size kolaylaştırdı. Sizlere, belli bir zaman boyunca yararlanmanız ve koyunların yünlerinden, develerin tüylerinden ve keçilerin kıllarından evleriniz için ev eşyaları, giysiler ve örtüler verdi."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 276,
            "translated_text": "Yüce Allah, sıcaktan korunup gölgelenesiniz diye size ağaçlardan ve binalardan gölgelikler yaptı. Dağlarda sizin için soğuktan, sıcaktan ve düşmandan gizlendiğiniz, örtündüğünüz tüneller, mağaralar ve sığınaklar yaptı. Size pamuktan ve başka şeylerden soğuğu ve sıcağı engelleyen gömlekler ve elbiseler verdi. Sizlere, savaşta birbirinizin saldırısından koruyan zırhlar verdi. Böylece silah darbeleri vücudunuza tesir etmez. Nitekim Yüce Allah zikri geçen o nimetleri sizlere bahşederek vermiş olduğu nimetleri tamamlamaktadır. Böylece Allah Teâlâ, bir tek O'na boyun eğmenizi ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamanızı sizlerden istemektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 276,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer iman etmekten ve senin getirdiğini doğrulamaktan yüz çevirirlerse, senin sorumluluğun tebliğ etmekle emrolunduğun şeyi apaçık bir şekilde tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Onlara hidayeti benimsetmek\/inandırmak senin görevin değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 276,
            "translated_text": "Müşrikler, Allah’ın onları nimetlendirdiği nimetlerini bilirler. Bunlardan biri de onlara Peygamber - sallallahu aleyhi ve sellem-'i göndermesidir. Ardından da şükretmeyerek ve peygamberini yalanlayarak, Allah’ın nimetlerini inkâr ederler. Onların çoğu Allah -Subhânehu ve Teâlâ-’nın nimetlerini inkâr ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 276,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’ın her bir topluluktan iman edenlerin imanına, küfredenlerin de küfürlerine şahitlik etmek için gönderdiği peygamberleri dirilteceği o günü hatırla. Bunun ardından kâfirlerin üzerinde bulundukları küfürden özür dilemeleri ve Rablerinin razı olduğu amelleri yerine getirmek için tekrar dünyaya dönmelerine izin verilmeyecektir. Ahiret yurdu, amel etme yeri değil, bir hesap verme yurdudur."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 276,
            "translated_text": "O zalim müşrikler, kendi gözleriyle azabı gördükleri zaman, artık azap onlara hafifletilmeyecek ve de ertelenmesi için onlara vakit verilmeyecektir. Bilâkis oraya kalıcı olarak ebediyen çıkmamak üzere gireceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 276,
            "translated_text": "Müşrikler, Allah’ın dışında ibadet ettikleri mabutlarını ahirette kendi gözleriyle görünce şöyle derler: \"Ey Rabbimiz! Bizim senin dışında kendilerine ibadet ederek ortak kıldıklarımız işte bunlardır.\" Bu sözleri, günahların onlara yüklenmesi için söylerler. Yüce Allah da onların mabutlarını konuşturur da onlara cevap verirler: \"Ey müşrikler! Muhakkak sizler Allah'a ortak kıldığınız ibadetlerinizde yalancısınız. Oysa O'nun hiçbir ortağı yoktur ki ibadet edilerek şirk koşulsun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 276,
            "translated_text": "Müşrikler, bir tek Allah’a boyun eğerek teslim olurlar ve putlarının hakkında uydurmuş oldukları Allah’ın katında şefaat edeceği iddiaları onlardan kaybolup gider."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 277,
            "translated_text": "Kâfir olup, başkalarını da Allah’ın yolundan alıkoyanlara, -kendi bozuklukları ve ifsad edip, başkalarını da saptırmaları sebebiyle- küfürlerinden ötürü müstahak oldukları azaplarının üstüne azap katarak cezalarını arttracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 277,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Her ümmete, onlara karşı küfür veya iman üzerine olup olmadıklarına şahitlik eden bir peygamber gönderdiğimiz o günü hatırla. Bu peygamber onların kendi soylarındandır, onların dilinden konuşur. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz seni de bütün ümmetlere karşı şahitlik etmen için getirdik. Helâl ve haram, sevap ve günah olan ve bunların dışında açıklamaya ihtiyaç duyulan her şeyi açıklaman için sana Kur'an'ı indirdik. Biz onu insanları hakka hidayet etmesi için indirdik. Ona iman ederek onunla amel edenlere bir rahmet olması ve (Cennette bulunan) kalıcı nimetleri arzulayarak, Allah’a iman eden Mü'minlere bir müjde olması için indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 277,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah kullarına, Allah’ın ve kullarının haklarını yerine getirip, üstün tutmayı gerektiren durumlar dışında verilen hükümde hiç kimseyi diğerinden üstü tutmayarak adaletli olmayı emrediyor. Gönüllü olarak sadaka vermek, zalimi affetmek gibi, kul için zorunlu olmayan lütuflarda bulunarak ihsan etmeyi ve akrabalarının ihtiyaçlarını karşılamayı emrediyor. Ayrıca, hayâsızca söylenen sözleri söylemeyi, zina gibi, çirkin olan işleri, şeriatın kabul etmediği bütün günahları yasaklıyor. Haksızlık etmeyi ve insanlara karşı büyüklük taslamayı da yasaklıyor. Yüce Allah, size verdiği öğüde itibar etmenizi umarak, emrettikleri ve yasakladıklarıyla bu ayette size öğüt veriyor."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 277,
            "translated_text": "Allah’a ve insanlara verdiğiniz bütün sözlerinizi yerine getirin ve Allah adına yemin ederek pekiştirmenizin ardından yeminlerinizi sakın bozmayın. Sizler, verdiğiniz söze vefa göstereceğinize dair Allah’ı kendinize şahit kıldınız. Şüphesiz Allah, sizin yaptığınız her şeyi bilir ve bunların hiçbiri O'na gizli kalmaz. Bütün bunlarınkarşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 277,
            "translated_text": "İpini çok sağlam eğirmiş sonra da onu bozmuş ve eğirmekten önceki çözülmüş haline geri çevirmiş yününü veya pamuğunu eğirmekten yorulmuş ahmak bir kadın gibi verdiğiniz sözleri bozarak hafif akıllı sefih kimseler olmayın. Bu kadın onu eğirirken de, söküp bozarken de yorulmuş, sonuçta da istediği şeyi elde edememiştir. Topluluğunuzun, düşmanınız olan topluluktan sayıca daha kalabalık ve daha kuvvetli olması için yeminlerinizi birbirinizi aldattığınız tuzak olarak kullanmayın. Şüphesiz Yüce Allah sizleri, verdiğiniz sözlere vefa göstermenizle imtihan eder. Verdiğiniz sözleri yerine mi getiriyorsunuz, yoksa onları bozuyor musunuz? Elbette Allah, kıyamet günü sizlere, dünyada ayrılığa düştüğünüz konuları açıklayacak ve kimin haklı, kimin haksız olduğunu, kimin doğru, kimin de yalan söylediğini beyan edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 277,
            "translated_text": "Eğer Allah dileseydi, sizleri hak üzerine birleşmiş tek bir millet yapardı. Fakat O -Subhânehu ve Teâlâ- dilediğini haktan ve verdiği sözlere bağlılık göstermekten mahrum kılarak onu adaletiyle saptırır. Dilediğini de ihsanı ve keremiyle muvaffak kılar. Kıyamet günü dünyada yapmakta olduğunuz amellerden muhakkak hesaba çekileceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 278,
            "translated_text": "Ettiğiniz yeminleri, arzularınıza uyup da dilediğiniz zaman bozup, dilediğiniz zaman da onlara vefa göstererek birbirinizi dolandırdığınız birer tuzağa dönüştürmeyin. Şüphesiz siz eğer böyle yaparsanız; ayaklarınız sabit olmasının ardından dosdoğru yoldan kayıverir de azabın tadına bakarsınız. Allah’ın yolundan sapmanız ve başkalarını da saptırmanız sebebiyle sizin için iki misli azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 278,
            "translated_text": "Allah'a verdiğiniz sözleri bozarak ve onlara bağlı kalmayarak az bir dünya malına değiştirmeyin. Biliniz ki Allah’ın katından, sizin için dünyada olan zafer, ganimetler ve ahirette Allah’ın katında olan daimi nimetler, sözlerinizi bozarak elde ettiğiniz az bir dünya malından daha hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 278,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sahip olduğunuz mallar, lezzetler ve nimetler ne kadar çok olsalar da tükenecektir. Oysa Allah’ın katında olan mükâfatlar kalıcıdır. Nasıl olur da fani olanı kalıcı olana tercih edersiniz? Muhakkak verdikleri söze ve onları bozmamaya sabır gösterenleri yaptıkları ibadetlerin en güzeliyle mükâfatlandırarak ödüllendireceğiz. Onları, her bir iyiliğe karşılık on mislinden yedi yüz misline ve daha çok katlarına kadar ödüllendireceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 278,
            "translated_text": "Allah’a iman etmiş olan erkek veya kadın, her kim dine uyan salih bir amel işlerse, ona dünyada Allah’ın kaderine razı olduğu, kanaat ettiği ve ibadetlerini yapmaya muvaffak kıldığımız güzel bir hayat yaşatacağız. Muhakkak o kimseleri ahirette, dünyadaki salih amellerden yaptıkları en güzel amelin mükâfatlarıyla mükâfatlandıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 278,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'min!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kur’an okumak istediğin zaman, Allah Teâlâ’dan seni Allah’ın rahmetinden kovulmuş Şeytan'ın vesveselerinden korumasını iste."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 278,
            "translated_text": "Muhakkak ki Şeytan, Allah'a iman ederek, bütün işlerinde bir tek Rablerine güvenip, itimat etmiş olan kimseler üzerinde hakimiyet kuramaz."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 278,
            "translated_text": "Şeytan kendisini dost edinenlere ve yoldan çıkarmasında ona itaat edenlere verdiği vesvese ile hakimiyetini kurar. Zira onlar, Şeytan'ın yoldan çıkartması sebebiyle Allah’a ortak koşarlar ve Yüce Allah ile beraber başkalarına ibadet ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 278,
            "translated_text": "Eğer Kur’an’dan bir ayetin hükmünü başka bir ayetle kaldırsak -Yüce Allah, bir hikmete bağlı olarak Kur’an’dan hangi hükmün kaldırılıp, hangilerinin kaldırılmayacağını en iyi bilendir- hemen şöyle derler: -Ey Muhammed!- Muhakkak sen, Allah’a karşı yalanlar uyduran bir yalancısın. Tam aksine; onların çoğu bir hükmün, kusursuz ilahi bir hikmetten ötürü kaldırılmış olduğunu bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 278,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: “Cebrail <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> bu Kur'an'ı Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın katından hiçbir hata, değiştirme ve bozukluk barındırmayan bir hakikatle, Allah’a iman edenleri her yeni bir ayet indiğinde ve bazılarının hükmü kaldırıldığında imanları üzerine kararlı kılması, hakka götüren bir rehber ve elde ettikleri değerli mükâfattan ötürü Müslümanlara bir müjde olması için indirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 279,
            "translated_text": "Bizler müşriklerin şöyle dediklerini biliyoruz: \"Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e Kur’an’ı sadece bir insan öğretiyor. Hâlbuki onlar, ortaya attıkları bu iddialarında yalancıdırlar. Arap olmayan birinin öğrettiğini iddia ettikleri lisan, kimin lisanıdır? Bu Kur’an yüksek derecede belagate sahip, açık bir Arapça diliyle inmiştir. Öyleyse nasıl olur da onu Arap olmayan birinden aldığını iddia ederler?"
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 279,
            "translated_text": "Ayetlerin Allah -Subhânehu ve Teâlâ-’nın katından olduğuna iman etmeyenler bunda ısrar ettikleri sürece Allah Teâlâ onları hidayete muvaffak kılmayacaktır. Ayrıca onların içinde bulundukları küfür ve ayetleri yalanlama sebebiyle de, onlara acı verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 279,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Rabbinden getirip bildirdiğinde yalan söylüyor değildir. Gerçekte yalan uyduranlar Allah’ın ayetlerini tasdik etmeyenlerdir. Çünkü onlar azap görme hakkında bir korku hissetmez ve bir mükâfat elde etmeyi umut etmezler. İşte kâfirlikle nitelenen o kimseler yalancıdırlar. Çünkü yalan söylemek onların alışageldikleri adetleri olmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 279,
            "translated_text": "Küfretmeye zorlanarak diliyle küfür sözü söyleyen ama kalbi hakikatinden emin olarak imanla mutmain olan kimse dışından, iman etmesinin ardından kim Allah’a küfrederse, hatta kimin kalbi küfürden dolayı ferah ise, küfrü imana karşılık tercih etmişse ve razı olarak bunu söylemişse, o İslam dininden çıkmıştır ve Allah’ın gazabı işte onların üzerinedir. Onlar için çok büyük bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 279,
            "translated_text": "Mürted olup İslam dininden çıkmaları, küfürlerine karşılık olarak dünya metaından elde ettikleri şeyleri ahiret hayatına tercih etmeleri sebebiyledir. Muhakkak Yüce Allah, kâfirler topluluğunu iman etmeye muvaffak kılmaz. Bilâkis onları yardımsız bırakır\/rezil rüsva eder."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 279,
            "translated_text": "İman etmelerinin ardından İslam dininden dönmüş olmakla nitelenen Allah’ın kalplerini mühürlediği o kimseler, verilen öğütleri anlamazlar. İşitme duyularını mühürlediği kimseler, öğütleri faydalanacakları şekilde işitmezler. Görme duyularını mühürlediği kimseler, iman etmeye çağıran ayetleri görmezler. Onlar mutluluğun, bedbahtlığın ve Yüce Allah’ın onlar için hazırladığı azabın sebeplerinden gafil kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 279,
            "translated_text": "Hakikaten onlar, imanlarının ardından kâfir olmaları sebebiyle kendi canlarına zarar vererek kıyamet günü hüsrana uğramışlardır. İman etmiş olsalardı muhakkak Cennet'e gireceklerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 279,
            "translated_text": "Sonra, -Ey Peygamber!- Kalpleri iman ile mutmain oldukları halde küfür olan bir söz söyleyinceye kadar müşriklerin işkence edip onları dinleriyle imtihan etmelerinin ardından Mekke’den Medine’ye hicret eden Mü'minler'den zulme uğramış mustazaflara karşı Rabbin bağışlayıcı ve merhametlidir. Bu kimseler, Allah’ın kelimesi en üstün olsun ve kâfirlerin kelimesi en düşük kalsın diye Allah yolunda savaşır ve savaşın zorluklarına sabrederler. Muhakkak Rabbin, kendisi ile imtihan oldukları o fitneden ve küfür olan sözü söylemeleri için gördükleri işkenceden sonra elbette onları bağışlar, onlara merhamet eder. Çünkü onlar, küfür sözünü sadece buna zorlandıkları için söylemişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 280,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Her insanın (mahşerde) beklemenin büyük (zorluğundan) başkaları adına mücadele etmeden, sadece kendisi adına mücadele ederek geldiği o günü hatırla. Her nefis, hayır ve şer adına yaptığı şeylerin karşılığının tamamını alır. Yaptıkları iyiliklerinden herhangi bir eksiltme veya işledikleri kötülüklerine herhangi bir ekleme yapılarak haksızlığa uğratılmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 280,
            "translated_text": "Allah, size bir memleketi -ki orası Mekke’dir- örnek olarak vermiştir: Buranın ahalisi hiçbir korkusu olmadan güvenlik içinde yaşıyor, çevrelerindeki insanlar kaçırılıyorken, kendileri istikrar içinde bulunuyor, rızık her bir yerden kolayca ve basitçe geliyordu. Bu şehrin ahalisi, Allah’ın onları nimetlendirdiği nimetleri inkâr ettiler ve şükretmediler. İçinde bulundukları küfür ve yalanlama sebebiyle, Allah Teâlâ da onlara bir korku ve dehşet verici olarak açlık ve korku verdi.Yalanlamarı ve içinde bulundukları küfür sebebiyle kendilerine gönderilen korku ve endişe onların üzerinden hiç ayrılmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 280,
            "translated_text": "Mekke halkına güvenilirlik ve doğrulukla tanıdıkları bir peygamber geldi. Bu peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'dir. Ancak onlar bu peygamberi Rabbinin indirdiği ayetler hususunda yalanladılar. Bu yüzden Allah’ın açlık ve korkuyla olan azabı üzerlerine iniverdi. Onlar, AllahTeâlâ’ya şirk koşup peygamberini yalanlayıp, kendilerini helâk olmaya sürüklediler. Böylece kendilerine zulmettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 280,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Allah’ın Kulları!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın sizleri rızıklandırdığı hoşunuza giden helal rızıklardan yiyin. Eğer sadece bir tek O'na ibadet ediyorsanız ve O'na hiçbir ortak koşmuyorsanız, Allah’ın sizleri nimetlendirdiği bu nimetlerin Allah’ın nimetleri olduğunu ikrar edip O'nun razı olduğu işlerde harcayarak nimetlerine şükredin."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 280,
            "translated_text": "Allah Teâlâ sizlere yiyecek şeylerden, kesilmeden ölen hayvanları, hayvandan akan kanı ve her parçasıyla domuzu, kesen kişinin Allah’tan başkasına ibadet için kestiği hayvanı haram kılmıştır. Bütün bunlar normal şartlarda haram kılınmıştır. Kim çaresizlik içinde, bu zikredilenlerden yemeye mecbur kalırsa, haram olan o şeyin kendisine heves etmeden ve de ihtiyaç olan miktarın fazlasına kaçmadan, onlardan yiyebilir. Bundan ötürü ona bir günah yoktur. Şüphesiz Yüce Allah çok bağışlayıcıdır. O kimseyi yemiş olduğu şeyden ötürü bağışlar. Zaruret halinde haram olan bu şeyi yemeyi mübah kıldığında o kimseye merhamet etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 280,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah adına yalan uydurmak maksadıyla, haram kılmadığı şeyleri haram kılarak veya helal kılmadığı şeyleri helal kılarak, Allah hakkında dillerinizin uydurduğu yalanlarla, sakın \"Bu helal bir şeydir ve bu da haram olan bir şeydir\" demeyin! Şüphesiz Yüce Allah adına yalanlar uyduranlar istediklerini kazanamayacaklar ve korktukları şeylerden güvende olamayacaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 280,
            "translated_text": "Arzularının peşinden gitmiş olmaları sebebiyle onlar için bu hayatta değersiz ve az bir dünya malı vardır. Kıyamet gününde ise, onlar için elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 280,
            "translated_text": "Sana anlattıklarımızı (Enam Suresi 146. ayette geçtiği gibi) özellikle de Yahudilere haram kılmıştık. Biz bunları haram kılarak onlara bir haksızlık etmedik, fakat onlar cezalayı hak edecek günahları işleyerek kendilerine zulmettiler. Azgınlıklarından ötürü onları cezalandırdık ve onlara bir ceza olarak bunları haram kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "Sonra -Ey Peygamber!- muhakkak ki Rabbin, bir kimse akıbetini bilmeden kötülük işleyip bunu kasıtlı olarak yapmış olsa bile, bu kötülükleri işledikten sonra Yüce Allah’a tevbe edip içinde bozukluk olan amellerini ıslah edenleri, tevbe etmelerinin ardından onların günahlarını bağışlar ve onlara merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "Muhakkak İbrahim -aleyhisselam- bütün hayırlı hasletleri kendisinde toplamış, devamlı olarak Rabbine itaat eden, bütün dinlerden yüz çevirip İslam dinine yönelen, asla müşriklerden de olmayan bir kimseydi."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "Allah Teâlâ’nın kendisine verdiği nimetlerine de şükreden biriydi. Yüce Allah da onu, peygamberlik için seçti ve onu dosdoğru olan İslam dinine hidayet etti."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "Biz ona dünyada peygamberlik, güzel bir övgü ve salih evlat verdik. Elbette ahirette de, Allah Teâlâ’nın kendileri için Cennet'te yüksek dereceler hazırladığı salih kimselerdendir."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sonra da sana, Allah’ı tevhit etmesinde, müşriklerden beri olmasında, Allah'a davet etmesinde, O'nun şeriatıyla amel etmesinde ve bütün dinlerden dönerek İslam dinine yönelmesinde İbrahim’in dinine uymanı vahyettik. Kesinlikle o, müşriklerin iddia ettiği gibi müşrik olan biri değildi. Bilâkis Allah’ı tevhit eden biriydi."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "Cumartesi gününü tazim etmek, bu konuda ayrılığa düşmüş olan Yahudilere farz kılınmıştır. Nitekim kendilerine cuma gününü ibadete ayırmaları emredilmişti. Ancak onlar bunu bırakıp, terk ettiler. Ardından da kendilerine cumartesi gününü ibadete has kılmaları emredi. -Ey Peygamber!- Şüphesiz Rabbin, ihtilafa düşmüş o kimselerin ayrılığa düşmüş oldukları konularda kıyamet günü aralarında hükmedecek ve hak ettikleri ceza ile her birinin cezasını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen ve sana uyan Mü'minler, davet ederken, davet edilen kişinin durumu, anlayış ve itaat etmesini göz ününde bulundurun. Onları teşvik etme ve korkutma içeren nasihatler ve en güzel söz, fikir ve edebî yollarla tartışarak İslam dinine çağırın. Senin sorumluluğun insanları hidayete erdirmek değil, sadece tebliğ etmektir. Şüphesiz Rabbin İslam dininden dönenleri de, İslam diniyle hidayet bulanları da en iyi bilendir. Sen sakın onlar için üzülme!"
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "Eğer düşmanınızı cezalandırmak isterseniz, aşırıya gitmeden size yaptığının aynısıyla onu cezalandırın. Buna güç yetirebildiğiniz halde, sabreder ve onu cezalandırmazsanız, bu durum sabredenler için onların sizleri cezalandırmasının öcünü almaktan daha hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sabret! Onlardan sana isabet eden eziyetlere sabrediyor olman, ancak Allah’ın seni muvaffak kılmasıyla mümkündür. Kâfirlerin senden yüz çevirmesine sakın üzülme. Onların, sana hazırladıkları tuzak ve hilelerden ötürü de için daralmasın."
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 16,
            "page_number": 281,
            "translated_text": "Muhakkak Yüce Allah, günahları terk ederek kendisinden korkan, ibadetlerini ve kendilerine emredilenleri yerine getirerek ihsan sahibi olan kullarıyla beraberdir. O, yardımı ve desteğiyle onlarla beraberdir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 282,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, kendisinden başka hiçbir kimsenin gücü yetmeyeceği şeylere gücü yettiğinden dolayı her türlü noksanlıktan beridir ve yücedir. O kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i ruhu ve bedeni ile uyanık olarak gecenin bir bölümünde, etrafını meyveler, ekinler ve peygamberlerin -aleyhimusselam-oraya yerleşmesiyle mübarek kıldığımız Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürmüştür. Bunu da her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretine delil olan bazı ayetlerini görmesi için yapmıştır. Şüphesiz O, kendisinden hiçbir işitilenin gizlenemeyeceği her şeyi ve yine kendisinden hiçbir görünenin saklanamayacağı her görüneni görendir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 282,
            "translated_text": "Biz, Musa -aleyhisselam-'a Tevrat'ı verdik ve onu İsrailoğulları'na hidayet edici ve rehber kıldık. Ve İsrailoğulları'na şöyle dedik: \"İşlerinizi kendisine havale ederek benden başkasını vekil edinmeyin. Bilakis sadece bana tevekkül ediniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 282,
            "translated_text": "Siz, Allah'ın Nuh -aleyhisselam- ile beraber tufanda boğulmaktan kurtardığı kimselerin neslindensiniz. Bu nimeti hatırlayınız. Sadece Allah Teâlâ'ya ibadet ve itaat ederek şükrediniz. Ve bu hususta Nuh -aleyhisselam-'a uyunuz. Doğrusu Nuh, Allah Teâlâ'ya çokça şükrederdi."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 282,
            "translated_text": "Biz,Tevrat'ta işledikleri günahlar ve yapmış oldukları şımarıklık sebebiyle yeryüzünde onlardan iki defa kötülüğün vuku bulacağını, zulümle, haksızlıkla insanlara sahip oluyorsunuz ve onların üzerinde hakimiyet kurmada haddi aşıyorsunuz diye İsrailoğulları'na haber verdik ve bildirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 282,
            "translated_text": "Onlar tarafından birinci bozgunculuk hasıl olunca, üzerlerine güçlü kuvvetli kullarımızı göndeririz ve musallat ederiz. Onları, öldürürler ve onları kovarlar. Bunlar meskenleri arasında dolaşarak geçtikleri yerleri fesada uğratırlar. Bu kullarımız uğradıkları yerleri yıkıp bozarlar. Bu Allah'ın mutlaka yerine getireceği ve gerçekleşecek olan bir vaattir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 282,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İsrailoğulları!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Siz Allah'a tevbe ettiğinizde size musallat olanlardan tekrar devletinizi geri alıp, iade ettik. Mallarınız gasp edilip talan edildikten sonra tekrar size mal verdik ve evlatlarınız esir edildikten sonra size tekrar geri verdik. Böylece sizin sayınızı düşmanlarınızdan daha fazla çoğalttık."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 282,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İsrailoğulları!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sizden istenilen şekilde iyi amel işlerseniz, bunun sevabı size döner. Sizin yapmış olduğunuz amellerinize yüce Allah'ın hiçbir ihtiyacı yoktur. Eğer kötü amel işlerseniz bunun sonucu size döner. İyi amellerinizin Allah Teâlâ'ya hiçbir faydası olmadığı gibi yaptığınız kötülüğün hiçbiri de O'na zarar veremez. İkinci fesad çıkarmanızın zamanı geldiğinde, sizi zelil etmeleri için tekrar düşmanlarınızı sizin üzerinize musallat ederiz. Size aşağılamanın çeşitlerinden tattırarak kötülük yapıp yüzlerinizi karartacaklardır. İlk geldiklerinde girip tahrip ettikleri gibi Beytu'l<span class=\"text-danger\">-<\/span>Makdis'e girecekler ve tahrip edecekler ve memlekette ele geçirdikleri her yeri tamamen yıkıp, talan edeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İsrailoğulları!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu şiddetli intikamdan sonra tevbe ederseniz ve iyi ameller işlerseniz, umulur ki Rabbiniz size merhamet eder. Eğer tekrar üçüncü kere veya daha çok fesat yapmaya dönerseniz, biz de tekrar sizden intikam almaya ve sizi cezalandırmaya döneriz. Cehennem'i, Allah'a karşı isyan eden kâfirler için hiç çıkamayacakları ebedî olarak yatacakları bir yer yaptık."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, en güzel yolu gösterir ve o da İslâm'ın yoludur. Aynı zamanda salih amel işleyen Mü'minlere Allah katından onları sevindiren büyük mükâfatların olduğunu müjdeler."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "Kıyamet gününe iman etmeyenlere ise onları üzen haberi verir. O haber ise, şüphesiz biz onlar için kıyamet gününde acı veren bir azap hazırlandığıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "İnsan; iyilik için dua ettiği gibi cahilliğinden dolayı öfkelendiğinde kendi nefsi, çocuğu ve malı üzerine musibet gelmesi\/şer gelmesi için dua eder. Şayet biz onun şer için (kendisi aleyhine) yapmış olduğu duasına icabet etmiş olsaydık, kendisi, malı ve çocuğu helâk olurdu. İnsanoğlu aceleci yaratıldığından dolayı kendisine zarar verebilen davranışlarda bulunmada dahi acele eder."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "Gece ve gündüzü Allah'ın vahdaniyetini\/birliğini ve kudretini gösteren iki alamet\/işaret olarak yarattık. Çünkü gece ve gündüz arasında, uzama-kısalma, sıcaklık-soğukluk bakımından farklılıklar vardır. Geceyi dinlenip istirahat etmek için karanlık kıldık. İnsanların görmesi, geçimlerini sağlamaları için gündüzü aydınlık kıldık. Gece ve gündüzü birbirlerini takip eder şekilde yarattık. Umulur ki bununla senelerin sayısını ve ihtiyaç duyduğunuz vakitlerin, ayların, günlerin ve saatlerin hesabını öğrenirsiniz. Eşyaların ayrılması için her şeyi apaçık ve net olarak birbirinden ayırdık. Böylelikle hak eden, hak etmeyenden ayrılır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "Her insanın yaptığı amelini boynunda takılı kolye gibi sürekli kendisine yapışık kılarız. (O kolye) hesaba çekileceği güne kadar ondan hiç ayrılmayacaktır. Kıyamet gününde içerisinde işlemiş olduğu bütün hayır ve şer amelleri olan önünde açılmış, yayılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "O gün kendisine, şöyle diyeceğiz: -Ey insan!- Kitabını oku ve amellerinle ilgili hesabını görücü olarak bu işi sen üstlen. Kıyamet gününde kendi kendini hesaba çekici olarak yetersin."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "Kim iman ederek, hidayete yönelirse, hidayetinin sevabı kendisine aittir. Kim saparsa, sapıklığının cezası kendisine aittir. Hiçbir nefis başka bir nefsin günahını taşımaz. Biz hiçbir bir topluma hücceti ikame edip onlara bir rasûl göndermedikçe azap etmeyiz."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "Biz bir memleketi, yapmış olduğu zulümlerinden dolayı helak etmek istediğimiz zaman nimetin azdırdığı kimselere Allah'a itaat etmelerini emrederiz. Onlar ise emrimizi yerine getirmezler. Bilakis isyan eder ve itaat etmekten uzak olurlar. Bundan dolayı onlar kendilerini tamamen yok edecek azabın üzerlerine gelmesini hak etmiş olurlar. Böylece biz onları köklerinden yerle bir eden azapla yok ederiz."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 283,
            "translated_text": "Nuh'tan sonra Âd ve Semûd gibi yalanlayan nice ümmetleri\/kavimleri helak ettik. -Ey Rasûl!- Yüce Rabbin kullarının günahlarını hakkıyla bilen ve onlardan hakkıyla haberdar olması yeter. Günahlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. İşlemiş oldukları günahlara göre onlara karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "Kimin niyetinde yaptığı hayır işlerle ilgili olarak dünya varsa ve âhirete de iman etmeyip, önem vermiyorsa dünya hayatında onun istediklerini değil, bizim onun için dilediğimiz nimetleri ona çabucak veririz. Sonra da kıyamet gününde onun gireceği yer ateşinin sıcaklığından sıkıntı çekeceği Cehennem olur. Bu kimse dünyayı tercih edip, ahireti inkâr etmesinden dolayı yerilmiş ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak Cehennem'e girecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "Kim yapmış olduğu hayır amellerle âhireti kast edip riyadan, gösterişten uzak durursa ve o Allah'ın iman edilmesini farz kıldığı şeylere iman ederse işte onlar Mü'minlerin vasıflandıkları vasıflara haiz olanlardır. Çalışmaları Allah katında makbuldür ve Allah Teâlâ bu iyi amellerinin karşılığını onlara verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Facir olan ve salih olan her iki insan topluluğuna Rabbinin ihsanı olarak kesintisiz bir şekilde artırarak veririz. Rabbinin vermiş olduğu ihsan\/rızık dünyada ne salihlerden ve ne de facirlerden hiçbirisine yasaklanmış değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Mü'min olsun kâfir olsun, dünyada rızık ve makamlar vermede insanları birbirlerine nasıl üstün kıldığımızı iyice düşün. Oysa âhiret verilen nimetlerin dereceleri bakımından dünyadan daha büyük farklılıklara sahiptir ve daha üstündür. Mü'minler bunu (ahireti) elde etmek için daha hırslı\/gayretli olmalıdırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey kul!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah ile birlikte kendisine ibadet ettiğin bir başka ilâh edinme. Yoksa Allah katında ve salih kulların nezdinde kınanmış, kötülenmiş, seni hiçbir övenin olmadığı, sana hiçbir yardım edenin olmadığı kendi başına terk edilmiş biri olursun."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey kul!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbin, kendisinden başkasına ibadet edilmemesini, anne ve babaya özellikle de yaşlandıkları zaman iyilik etmeni emretti. Eğer onlardan biri yahut her ikisi de senin yanında ihtiyarlığa erişirlerse onlardan usandığını ve bıktığını gösteren \"Öf\" sözüyle onları azarlama ve onlara kaba söz söyleme. Onlara hoşlanacakları yumuşak, güzel ve edep içeren söz söyle."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine merhametten ileri gelen tevazu kanadını indir ve şöyle de: \"Ey Rabbim! Küçüklüğümde onlar bana bakıp terbiye ettikleri gibi, şimdi sen de onlara merhamet et.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbiniz kendisine yaptığınız ibadette, iyi amellerde ve anne babaya yapılan iyilikte kalplerinizdeki ihlasınızı çok iyi bilir. Eğer yapmış olduğunuz ibadetlerinizde, anne babanıza ve başkalarına karşı yapmış olduğunuz muamelelerinizdeki niyetiniz salih olursa, şüphesiz Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> önceden yapmış olduğu günahlarından dönüp tevbe edenleri bağışlar. Kim Rabbine veya anne babasına itaatinde önceden yapmış olduğu taksirinden dolayı tevbe ederse Yüce Allah onu bağışlar."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'min!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Akrabalık bağı olana, ihtiyaç sahibi fakire ve yolda kalmışa hakkını ver. Malını (Allah'a) isyan edilen bir yolda harcama veya israf ederek gereksiz yere saçıp savurma."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 284,
            "translated_text": "Şüphesiz mallarını masiyet yollarında harcayanlar ve infakta israf edenler, şeytanların kardeşleridirler. Şeytanların israf ve savurganlık yapmaları için onlara emretmelerine itaat ederler. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür. Ancak içinde isyan ve günah olan şeyi yapar ve Rabbini öfkelendirip gazaplandıran şeyi emreder."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "Henüz Allah'ın sana vereceği rızkı beklemekteysen ve şayet onlara verecek bir şeye sahip değilsen, en azından bu durumda onlara yumuşak söz söyle. Onların rızıklarının genişlemesi için dua et. Yahut, yüce Allah'tan sana bir nimet gelmesi halinde, onlara vereceğine dair vaatte bulun."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "Elini infak etmemesi için tutup,alı koyma. Elini büsbütün açıp infakta israf etme, yoksa kınananlardan olursun. İsraf ettiğinden dolayı infak edemez duruma gelirsin. Harcayacak bir şey bulamadığında elini infak etmemesi için tutarsan cimriliğinden dolayı insanlar seni kınarlar\/ayıplarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "Rabbin şüphesiz kesin bir hikmetten dolayı dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediği kimsenin de daraltır. Şüphesiz O, kullarını hakkıyla bilendir; onları görendir. Onların hiçbir şeyi kendisine gizli kalmaz. Onlar için emrini istediği gibi sarfeder."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "Gelecekte onlara yapacağınız harcamadan dolayı fakirlik korkusuyla çoçuklarınızı öldürmeyiniz. Biz onların da sizin de rızkınızı üstlendik. Şüphesiz onların öldürülmesi büyük günahtır. Çünkü öldürülmelerini gerektiren ne bir günahları ve ne de herhangi bir sebep vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "Zinadan sakının! Ona teşvik eden şeyden de uzak durun. Şüphesiz zina son derece çirkin bir iştir. Soyların birbirleriyle karışmasına ve Allah'ın azabına götüren kötü bir yoldur."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın iman etme veya eman ile kanını haram kıldığı bir nefsi dinden dönme, ihsan (evli olmak ya da başından evlilik geçmiş olmak) olduktan sonra yahut da kısas gibi canını mübah kılan sebeplerden herhangi birisi olmadan öldürmeyin. Kim öldürülmesini mübah kılan bir sebep olmadan (haksız yere) mazlum olarak öldürülürse, varislerinden velayet hakkı olana katilin kısasla öldürülmesini talep etme, hiçbir karşılık talep etmeden affetme, diyet alıp affetme yetkisi verdik.(Öldürülenin velisinin) öldüren kimseyi kısasla öldürürken temsil yaparak (uzuvlarını kopararak), öldürdüğü şekilden başka bir şekilde öldürerek ya da katilden başkasını öldürerek Allah'ın kendisine mübah kıldığı haddi aşmaması gerekir. Çünkü maktülün velisine sadece meşru kılınan cezalar hususunda destek verilmiş ve yardım edilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "Babası vefat edip yetim kalan çocukların malını aklının ve olgunluğunun kemale erdiği erginlik çağına gelinceye kadar güzel bir şekilde muhafaza edip, işleterek arattırmak amacı dışında kullanmayın. Allah ile aranızdaki ve kullar ile aranızdaki ahdi bozmadan tam ve eksiksiz olarak yerine getirin. Muhakkak Allah, verilen ahde vefa gösterene kıyamet gününde soracak; vermiş olduğu ahdi yerine getirmişse onu mükâfatlandıracak ve eğer yerine getirmemişse onu cezalandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "Başkasına tarttığınız zaman eksiksiz ve tam olarak tartın. Hiç eksik tartmayan ve değerini düşürmeyen teraziyle tartın. Çünkü böyle yapılan ölçü ve tartı, hem dünyada ve hem de âhirette sizin için daha hayırlıdır. Hakkını vererek yapılan iş, ölçülerde ve tartılarda eksik tartarak az vermekten çok daha güzel bir sonuç doğurur."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Âdemoğlu!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bilmediğin bir şeyin zanların, varsayımların ve sezgilerin ardına düşme! Şüphesiz insan kulak, göz ve kalbini kullanarak işlediği hayır ve şerden sorumludur. Zira yaptığı hayır üzerine mükâfat verilir ve yaptığı şer üzerine de cezalandırılır."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "Yeryüzünde kibirlenerek ve böbürlenerek yürüme! Eğer kendini üstün görerek yürürsen, sen hiç bir zaman bu yürümenle yeri yaramazsın. Ve boyunun uzunluğuyla da dağların eriştiği uzunluğa ve yüksekliğe erişemezsin. O halde neden kibirlenirsin?"
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 285,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insan!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Burada zikri geçen kötülüklerin hepsi yasaktır. Yüce Allah onları yapandan razı olmaz. Bilakis nefret eder ve sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "İşte bu, Rabbinin sana açıklamış olduğu emir-nehiy ve hikmet olarak vahyettiği şeylerdendir. -Ey insan!- Allah ile birlikte bir başka ilah edinme! Kıyamet gününde hem nefsin ve hem de insanlar seni kınarlar ve bütün hayırlardan kovulmuş ve kınanmış olarak Cehennem'e atılırsın."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Meleklerin Allah'ın kızları olduğunu iddia ediyorsunuz ve Rabbiniz size oğulları tahsis edip de kendisine meleklerden kızlar edindiğini mi söylüyorsunuz? Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânuhu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> söylemiş olduklarınızdan çok yücedir. Kesinlikle siz her noksanlıktan münezzeh Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> hakkında son derece çirkin ve büyük bir lâf ediyorsunuz. O'na çocuk nispet edip küfürde daha da aşırı giderek kızların Allah'a ait olduğunu iddia ediyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "İnsanların öğütleri kabul edip ve kendilerine faydalı olanı almaları, zarar vereni de terk edip bırakmaları için biz, bu Kur'an'da, hükümleri, öğütleri, kıssaları ayrıntılı olarak açıkladık. Ne var ki, bu durum fıtratları tersyüz olan kimselerin hakka karşı nefretini arttırmaktan ve ondan uzaklaşmalarından başka bir işe yaramadı."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: İftira ve yalan atarak söylediklerine göre eğer Allah Teâlâ ile birlikte başka ilâhlar olsaydı, var olduğu iddia edilen o mabudlar (batıl ilahlar) arşın sahibi olan Yüce Allah ile mülkünde çekişip O'na galip gelmek için bir yol ararlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "Fakat Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, müşriklerin O'nu vasfettiklerinden münezzehtir, mukaddestir. Çok yüce ve uludur."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "Gökler Allah'ı tesbih eder. Yer Allah'ı tesbih eder. Göklerde ve yerde bulunan yaratılmışların hepsi yüce Allah'ı tesbih ederler. Hiçbir varlık yoktur ki Allah'ı övgüyle beraber tenzih etmiş olmasın. Fakat siz onların tesbihlerinin keyfiyetini anlayamazsınız. Şüphesiz sizler ancak sizin lisanınızla tesbih edenin tesbihini anlarsınız. Muhakkak ki Allah -Subhânehu ve Teâlâ- Halîm'dir. (Günahkârları) cezalandırmada acele etmez, kendisine tevbe edenleri çok bağışlayıcıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Sen Kur'an'ı okuduğun zaman, onda bulunan yasakları ve öğütleri dinlediklerinde, senin ile kıyamet gününe iman etmeyenlerin arasına hakkı kabul etmeyip yüz çevirmelerinden dolayı onlara ceza olması için Kur'an'ı anlamalarını engelleyen bir perde çekeriz."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "Kur'an'ı anlamalarına engel olmak için kalplerine örtüler yaptık. Onu duyduklarında faydalanmamaları için de kulaklarına ağırlıklar koyduk. Eğer Kur'an'da Rabbini bir tek olarak zikredip\/anıp sözde ilâhlarını anmadığında onlar da tevhidi Allah'a hâlis kılmaktan uzak bir şekilde arkalaranı dönüp giderler."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "Biz, onların önde gelenlerinin Kur'an'ı dinleme hedeflerini çok iyi biliyoruz. Onlar Kur'an'ı hidayete ermek için dinlemezler. Bilakis sen Kur'an'ı okurken; küçümsemek, hafife alıp eğlenmek için dinlerler. Biz onların gizli konuşmalarında Kur'an''ı yalanlamayı ve engel olmayı amaçladıklarını çok iyi biliyoruz. Küfrederek\/inkâr ederek kendi nefislerine zulmeden o kimseler şöyle derler: -Ey insanlar!- \"Siz ancak büyülenmiş, aklı karışmış bir adama uyuyorsunuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni vasfetmiş oldukları yerilmiş olan çeşitli özellikleri bir düşün! Bu yüzden sapıtmışlardır. Şaşkınlık içerisindeler ve doğru yolu da bulamamışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 286,
            "translated_text": "Müşrikler ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr ederek şöyle dediler: Biz kemik olup cesetlerimiz çürüdükten sonra, yeni bir yaratılışla tekrar diriltilecek miyiz? Kesinlikle bu imkansız ve olacak gibi de değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 287,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere şöyle söyle: \"Ey müşrikler! İster bir taşa dönüşüp kas katı çok sert olun, ister bir demir gibi çok kuvvetli olun, hâlbuki bunlara dönüşmeye de asla gücünüz yetmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 287,
            "translated_text": "İster taştan ve isterse de demirden veya bu ikisinden başka kalplerinize çok büyük imkânsız gibi görünen bir yaratık olun. Muhakkak Yüce Allah sizi ilk halinize döndürecek ve sizi ilk yarattığı gibi diriltecektir. Bu inatçılar diyecekler ki: Biz öldükten sonra, bizi tekrar kim diriltecek? Onlara de ki: Daha önceden hiçbir benzeriniz olmadan sizi ilk yaratan tekrar sizi diriltir. Senin onlara bu cevabının üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacaklar ve imkânsız olduğuna inanarak şöyle diyecekler: \"Bu tekrar dirilme ne zaman?\" Onlara de ki: \"Yakında olması mümkündür. Ve her gelecek de yakındır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 287,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, size seslendiği gün sizi mahşer yerine çağırdığında tekrar diriltecektir. O'na hamd edip emrine boyun eğerek icabet edeceksiniz. Ve dünyada çok az bir zaman kaldığınızı zannedersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 287,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bana iman etmiş kullarıma de ki: Başkalarıyla diyalog kurduklarında, nefret ettirici kötü sözlerden kaçınsınlar. Çünkü Şeytan, nefret ettirici kötü sözleri fırsat bilip dünya ve âhiret hayatlarını bozacak davranışlarda bulunmaya çalışır. Muhakkak ki Şeytan insan için husûmeti apaçık olan bir düşmanıdır. Mü'minin üzerine düşen ondan sakınmasıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 287,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Sizden hiçbir şey O'na gizli değildir. Eğer size merhamet etmeyi dilerse, merhametiyle sizi iman etmeye ve salih amel işlemeye muvaffak kılar. Eğer size azap çektirmek isterse iman etmemeniz için yardımsız bırakır ve sizi küfür üzerine öldürür. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz seni onları iman etmeleri için mecbur etmek, küfürden engellemek ve yapmış oldukları amellerinin hesabını yapmak için göndermedik. Sen sadece Allah'ın sana tebliğ etmeni emrettiklerini tebliğ edensin."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 287,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri, durumlarını ve neyi hakettiklerini de en iyi bilendir. Biz kendilerine tabi olan ümmetlerinin çokluğuyla ve onlara indirdiğimiz kitaplarla bazı peygamberleri diğerlerine üstün kıldık. Biz Davud'a bir kitap verdik ve o da Zebûr'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 287,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere De ki: <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'tan başka ilâhlar olduğunu iddia ettiğiniz şeyler eğer size bir zarar gelirse onu sizin üzerinizden giderme gücüne sahip değildirler. Ve o zararı alıp bir başkasına götürme gücüne de sahip değildirler. Kimin gücü yoksa, o halde ilâh da olamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 287,
            "translated_text": "Müşriklerin yalvardıkları melekler ve benzerleri, kendilerini Allah'a yakınlaştıran salih amelleri yapmayı talep ederler. Hangisi itaat ile Allah'a daha yakın olur. Bunun için birbirleriyle yarışırlar. Yüce Allah'ın kendilerine merhamet etmesini ümit ederler ve azaplandırmasından korkarlar. -Ey Rasûl!- Muhakkak ki Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir azaptır."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 287,
            "translated_text": "Ne kadar köy veya şehir varsa dünya hayatındayken küfürleri sebebiyle hepsinin üzerine azap indireceğiz ve helâk edeceğiz. Yine küfürleri sebebiyle onları öldürmek gibi kuvvetli bir cezalandırma ile veya başka bir şekilde imtihan edeceğiz. Bu helâk etme ve azap, ilahi bir takdir olup Levh-i Mahfuz'da yazılıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 288,
            "translated_text": "Peygamberin sadık olduğuna delalet eden müşriklerin talep ettiği ölüyü diriltmek gibi görünen mücizeleri indirmeyi terk etmemizin sebebi evvelki ümmetlere indirmemiz ve onların bu mucizeleri yalanlamalarından başka bir şey değildir. Nitekim Semûd kavmine apaçık bir mucize olarak dişi deve vermiştik de, onu inkâr ettiler. Biz de onları günahlarına karşılık hemen azaplandırdık. Oysa bizim mucizeleri rasûllerin eliyle göndermemiz sadece ümmetlerini korkutmak içindir. Umulur ki onlar Müslüman olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 288,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani sana :\"Muhakkak ki Rabbin bütün insanları güçle kuşatmıştır.\" demiştik. Hepsi O'nun kabzasındadır\/elindedir. Yüce Allah seni onlardan engelleyip, korumaktadır. Tebliğ etmekle emrolunduğun şeyleri tebliğ et! İsra gecesinde sana gösterdiklerimiz insanlar için ancak bir imtihandan ibarettir. Bu gördüklerini onlara söylediğinde, tasdik mi edecekler yoksa yalanlayacaklar mı? Biz Kur'an'da zikredilen Cehennem'in dibinde yetişen zakkum ağacını insanlar için sadece bir imtihan kılmıştık. Eğer bu iki mucizeye inanmazlarsa; bu ikisinden başka diğer mucizelere de iman etmeyeceklerdir. Onları gönderdiğimiz mucizelerle korkutuyoruz; fakat bu, onların küfürlerini arttırmak ve ısrarla sapıklığa devam etmelerinden başka bir şeye yaramıyor."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 288,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani biz meleklere \"Âdem'e ibadet secdesi değil, selâmlama secdesi yapın!\" demiştik. Bütün melekler secde etme emrine itaat edip secde ettiler. Fakat İblis kibirlenerek ona secde etmeyi reddetti. Ve şöyle dedi: Çamurdan yarattığına mı secde edeyim. Oysaki, Sen beni ateşten yarattın? Ben ondan daha şerefliyim\/üstünüm."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 288,
            "translated_text": "İblis Rabbine şöyle dedi: \"Bana üstün kıldığın ve kendisine secde etmemi emrettiğin yaratılmış adam bu mu? Şurası muhakkak ki, eğer beni kıyamet gününe kadar hayatta bırakırsan, senin koruduğun az sayıdaki kulların hariç ki, onlar ihlaslı kullarındır. Onun evlatlarını mutlaka kendi tarafıma çekeceğim ve senin dosdoğru olan yolundan çıkarıp saptıracağım.''"
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 288,
            "translated_text": "Rabbi ona şöyle buyurmuştu: \"Haydi git! Onlardan sana kim uyarsa, muhakkak senin ve onların amellerinin cezası, tam ve eksiksiz bir ceza olmak üzere Cehennem'dir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 288,
            "translated_text": "İnsanlardan gücünün yettiklerini sesinle aldatıp aceleyle telaşa kaptırıp onları kötülüklere kaydır. Sana itaat etmeye davet eden atlı ve yayalarınla onlara yüksek bir sesle seslen. Şeriate muhalif olan her türlü davranışı güzel göstererek onların mallarına ortak ol. Yalan iddialarla ve zina yoluyla çocuk elde etmelerini sağlayarak onlara ortak ol. Çocuklarına isim verirken (Abdüşşems) gibi isim vermelerini ve onlara yalan vaatleri, boş ve batıl olan temennileri güzel göster. Ancak Şeytan onları aldatan yalan vaatlerde bulunur."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 288,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İblis!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz bana itaat ederek amel eden gerçek mümin kullarımın üzerine senin bir hükümranlığın yoktur. Çünkü Allah, senin şerrini onlardan def eder. Bütün işlerinde Allah'a tevekkül eden ve itimat eden kuluna vekil olarak Allah yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 288,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O'ndan rızık talep etmek için, denizde ticaret yapıp kazanç sağlamak ve başka şeyleri de elde etmek beklentisiyle gemileri sizin için denizde yüzdüren şüphesiz Yüce Allah'tır. O, size karşı çok merhemetlidir. Zira bu araçları size vesile kılan da O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 289,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Denizde başınıza bir felaket, bir aksilik geldiğinde ve helâk olmaktan korktuğunuz zaman, Allah'tan başka ibadet ettikleriniz hatırınızdan kaybolurlar. O vakit sadece Allah'ı hatırlar ve yalnız O'ndan yardım istersiniz. Yüce Allah size yardım ederek, korktuğunuz şeyden sizleri emin kılar. Tehlikeli durumdan kurtarır ve ardından karaya çıkarır. Ama siz O'nu birlemek ve O'na dua etmekten yüz çevirir tekrar putlarınıza ibadet etmeye geri dönersiniz. Zaten insan, Allah'ın nimetlerine karşı çok nankördür."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 289,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizi kara tarafına doğru kurtardığında (sizi karaya çıkardığında) sizi yerin dibine batırmayacağından yahut gökten Lût kavmine yaptığı gibi başlarınızın üzerinize taş yağdırmasından emin misiniz? Sonra sizi bu felakette helâk olmaktan koruyacak bir koruyucu ve de yardım edecek bir yardımcı da bulamazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 289,
            "translated_text": "Yoksa sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve böylece sizi, önceden felaketten kurtarmasından sonra Allah'ın nimetine karşı nankörlük etmeniz sebebiyle sizi suda boğmayacağından emin misiniz? Sonra da bize karşı, sizin öcünüzü alacak bir yardımcı da bulamazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 289,
            "translated_text": "Gerçekten biz, Âdemoğullarına akıl nimetini vererek, melekleri babaları Âdem'e secde ettirerek ve başka üstünlükler bahşederek şerefli ve değerli kıldık. Onları karada taşıyacak binekler ve hayvanlar, denizde de gemileri emirlerine verdik. Onları temiz yiyecek, içecek, karşı cinsleriyle evlenmek ve benzeri nimetlerle rızıklandırdık. Allah'ın onlara verdiği nimetlerine şükretmeleri için onları (diğer) yarattıklarımızın birçoğundan tam manâsıyla üstün kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 289,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Her insan topluluğunu dünyada kendilerine uymuş oldukları önderleriyle birlikte çağıracağımız o günü hatırla. Kimlerin amel defteri sağından verilirse; işte onlar kitaplarını sevinerek okurlar. Ecri küçük olması bakımından hurma çekirdeğinin üzerindeki iplikçik kadar bile küçük olsa onların ecirlerinden hiçbir şey eksiltilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 289,
            "translated_text": "Hakkı reddetip, boyun eğmeyen kimsenin kalbi bu dünyada kördür. Ahirette ise bu körlük daha büyük olacaktır. Bu kimse Cennet'in yolunu bulamaz ve hidayet yolunu da şaşırmışmıştır. Yapılan her amele kendi türünden karşılık verilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 289,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müşrikler, sana vahyettiğimiz Kur'an'dan başka hevâlarına uyan bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için neredeyse seni, vahyettiğimizden saptıracaklardı. İşte o zaman seni candan dost kabul edeceklerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 289,
            "translated_text": "Eğer sana hak üzerine sağlam durman için sebat ihsan etmemiş olsaydık, neredeyse onlara biraz meyledecektin. Aldatmada kuvvetli oluşları, sinsilikteki şiddetleri ve senin onların iman ederler diye aşırı hırsın sebebiyle, sana bulundukları öneriye muvafakat edecektin. Fakat biz senin onlara meyletmeni engelleyip seni koruduk."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 289,
            "translated_text": "Şayet sana önerileri sebebiyle onlara meyletmiş olsaydın, o takdirde sana dünya hayatında ve âhirette kat kat azap tattırırdık. Sonra sen, seni bize karşı müdafaa edecek bir savunucu ve bir yardımcı da bulamazdın."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "Kâfirler, Mekke'den çıkarmak için sana karşı olan düşmanlıklarıyla neredeyse seni tedirgin edeceklerdi. Fakat Rabbinin hicret etme emri gelene kadar Yüce Allah onların seni çıkarmalarını engelledi. Sonra sen hicret edebildin. Eğer seni çıkarmış olsalardı, onlar da senin ardından orada ancak az bir zaman kalabilirlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "Müşriklerin seni Mekke'den çıkardıktan sonra orada çok az kalacak olabilmeleri Yüce Allah'ın senden önce gönderilen ve kavimleri tarafından şehirlerinden çıkarılan rasûller hakkındaki değişmeyen genel kaidesidir. Yani hangi rasûlü, kavmi aralarından çıkarıp kovmuşlar ise Allah onlara azap indirmiştir. -Ey Rasûl!- Bu konuyla ilgili sünnetimizde hiçbir değişiklik bulamazsın. Aksine bu sünnetimizi sabit hiç değişmeyen bir kural olarak görürsün."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "Namazı vaktinde tam olarak güneşin göğün ortasından döndüğü zaman (yani zeval vaktinden itibaren) kılarak eda et. Bu öğle ve ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kapsamaktadır. Sabah namazını kıl ve onda kıraatı uzun oku. Çünkü gece melekleriyle gündüz melekleri sabah namazında hazır bulunurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Gecenin bir kısmında uykudan kalk da sana mahsus dereceni yükselten bir namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni kıyamet gününde insanların çok korkunç sıkıntılar çektikleri o günde insanlara şefaatçi olarak diriltir. Ve öncekilerin ve sonrakilerin övdüğü büyük şefaat makamı senin için olur."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Rabbim! Benim bütün gireceğim ve çıkacağım yerlerin hepsini senin taatın ve rızan üzerine olan yerler kıl. Bana katından düşmanıma karşı yardım edici apaçık bir delil ver."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: İslâm geldi ve Allah'ın vadettiği zaferi gerçekleşti, şirk ve küfür de yok oldu gitti. Zaten bâtıl yok olup dağılır ve hakkın karşısında da devamlı kalamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "Biz, kalpler cehaletten, küfürden, şekten kurtulsun diye Kur'an'dan şifa indirdik. Rukye yapıldığında o bedenler için şifadır. Onunla amel eden Mü'minler için şifadır. Bu Kur'an kâfirlerin ancak helâkini arttırır. Çünkü onu duymaları onları öfkelendirip kızdırıyor, yalanlamalarını ve yüz çevirmelerini arttırıyor."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "İnsana sağlık ve zenginlik nimeti verdiğimiz zaman kibirlenerek Allah'a şükretmekten, itaat etmekten yüzünü çevirir ve uzaklaşır. Onun başına bir hastalık veya fakirlik veya benzeri durumlar geldiğinde de Allah'ın rahmetinden şiddetli bir şekilde ümitsizliğe düşer."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Her insan kendisinin hidayet ve sapıklıktaki mizaç ve meşrebine uygun amel işler. Rabbiniz kimin hakka ileten en doğru yolda olduğunu en iyi bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ehl<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Kitabın kâfirleri sana ruhun hakikatinden soruyorlar. Onlara de ki: Ruhun hakikatini Allah'tan başka hiç kimse bilemez. Siz ve sizin gibi tüm yaratılmışlara, bütün noksanlıktan münezzeh olan Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın ilmi yanında ancak az bir ilim verilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 290,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'a yemin olsun ki, sana indirdiğimiz vahyi göğüslerden ve yazılı olduğu kitaplardan silip yok etmeyi dileseydik onu ortadan kaldırırdık. Sonra da bu durumda sana yardımcı olacak ve onu tekrar geri döndürecek birini de bulamazdın."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "Rabbin sana rahmet ederek vahyetmiş olduğu Kur'an'ı çekip almadı. Muhakkak biz onu tarafımızdan korunmuş olarak bıraktık. Kesinlikle Rabbinin sana olan lütfu büyüktür. Seni bir Rasûl olarak gönderdi, son peygamber olarak görevlendirdi ve sana Kur'an'ı indirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Şayet insanların ve cinlerin hepsi senin üzerine indirilmiş bu Kur'an'ın belâgatı, güzel nazmı, fasih sözlü olması bakımından bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler, birbirlerine yardım etseler, asla onun bir benzerini getiremezler."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "Biz, bu Kur'an'da iman etmelerini ümit ederek ders alınan öğütleri, ibretleri, emirleri, yasakları ve kıssaları çeşitlendirdik. Yine de insanların çoğu bu Kur'an'ı inkâr ederek ve reddederek iman etmediler."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "Müşrikler şöyle dediler: Bize Mekke'nin toprağından suyu hiç tükenip kurumayan bir su pınarı fışkırtmadıkça sana asla iman etmeyeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "Veya senin ağaçları bol olan bir bahçen olmalı; öyle ki, içinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Söylediğin gibi<span class=\"text-danger\">-<\/span> göğü üzerimize parça parça azap olarak düşürürsün. Yahut da iddia ettiğinin gerçek olduğuna açıkça şahitlik etmeleri için Allah'ı ve melekleri getirirsin."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "Yahut da altın ile veya başka bir ziynetle süslenip yaldızlanmış bir evin olmalı ya da göğe çıkmalısın. Göğe çıktığında Allah'ın göndermiş olduğu rasûlü olduğuna dair Allah katından bizim okuyacağımız yazılı bir kitap ile inmedikçe sana asla inanmayacağız. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece diğer rasûller gibi beşer bir rasûlüm, bir şey getirmeye gücüm yoktur. Sizin bana önerdiğiniz şeyi nasıl getirebilirim?"
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "Kâfirlerin, Allah'a ve rasûlüne iman etmelerine ve rasûlün getirdiğiyle amel etmelerine engel olan sadece kendilerine gönderilen rasûlün beşer cinsinden olmasıdır. Bunun üzerine inkâr ederek şöyle dediler: \"Allah, bize rasûl olarak bir insan mı gönderdi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara cevap olarak de ki: Eğer yeryüzünde rahat huzurlu sizin gibi meskenlerinde oturan, dolaşan melekler olsaydı; o zaman hem cinslerinden meleklerden bir rasûl gönderilirdi. Çünkü ancak o zaman gönderilmiş olduğu şeyi onlara anlatabilirdi. (Eğer yeryüzünde melekler olsaydı) Onlara beşer cinsinden bir rasûl göndermemiz hikmetten uzak bir davranış olurdu. Sizin de durumunuz böyledir."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 291,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Benim size bildirmek için gönderildiğim şeyi tebliğ ettiğime ve size rasûl olarak gönderildiğime dair benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz O, kullarının bütün hallerini kuşatmıştır ve o hallerden herhangi bir şey O'na gizli kalmaz. Onların nefislerinin bütün gizli hallerini bilip görendir."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 292,
            "translated_text": "Yüce Allah kimi hidayete ermeye muvaffak kılarsa, işte o gerçekten hidayete ermiş olandır. -Ey Rasûl!- Kimi de hidayete ermekten geri bırakırsa ve saptırırsa onları hakka yönlendirecek, onların üzerinden zararı kaldıracak ve onlara faydalı olanı elde ettirecek veliler bulamazsın. Kıyamet gününde onları yüzleri üstü süründürerek körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşredeceğiz. Onların varacağı ve kalacakları yer Cehennem'dir. Onun ateşi ve alevi duruldukça, onlar için yeniden alevini artırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 292,
            "translated_text": "İşte bu, onların rasûlümüze indirilmiş âyetlerimizi inkâr edip, kafir olmaları, ölümden sonra tekrar dirilmeyi imkânsız kabul etmeleri ve; \"Biz öldükten, çürümüş kemikler olduktan ve parçalar halinde ufalanıp toprak haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?\" demeleri sebebiyle görecekleri cezalarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 292,
            "translated_text": "Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edenler, gökleri ve yeri çok büyük birer varlık olmalarına rağmen yaratan Allah'ın onların benzerini yaratmaya kâdir olduğunu bilmiyorlar mı? Çok büyük bir varlığı yaratmaya kâdir olan, daha küçük ve daha azını yaratmaya da kâdirdir. Yüce Allah onlar için dünyada hayatlarının biteceği belli bir zaman tayin etmiştir. Hiç şüphe olmayan (ölümlerinden sonraki) dirilişleri için de belli bir zaman tayin etmiştir. Ölümden sonra dirilmeyi ispat eden delillerin ortaya çıkmasına rağmen müşrikler yeniden dirilişi inkâr etmeye devam ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 292,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: Sizler Rabbimin hiç bitmeyen ve eksilmeyen rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, fakir olmamak için harcamaktan korkardınız. Mü'min kimse hariç huyu ve karekterinden dolayı insan cimridir. Mü'min ise Allah'ın sevabını umarak infak eder."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 292,
            "translated_text": "Biz Musa -aleyhisselam-'a, peygamber olduğuna şahitlik eden dokuz açık ve net delil verdik. Bu deliller şunlrdır: Âsa, el (elinin bembeyaz görünmesi), kıtlık, mahsüllerin azalması, tufan, çekirge, ekin böceği\/haşerat, kurbağa ve kan. Ey Rasûl! Yahudilere Musa onların geçmiş atalarına o mucizeleri getirdiğinde, Firavun ona şöyle demişti: -Ey Musa!- Senin bize olağanüstü şeyler getirmen sebebiyle ben öyle zannediyorum ki sen büyülenmiş bir kimsesin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 292,
            "translated_text": "Musa Firavun'a cevap olarak şöyle dedi: -Ey Firavun!- Sen de muhakkak biliyorsun ki, bu ayetleri kudretine ve rasûlünün sadık olduğuna delil olarak, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmemiştir. Fakat sen bunları reddedip yalanladın. -Ey Firavun!- Ben de kesinlikle senin helâk olup hüsrana uğrayacağını biliyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 292,
            "translated_text": "Firavun Musa -aleyhisselam- ve kavmini Mısır'dan çıkararak cezalandırmak istedi. Biz de onu ve onunla beraber olan askerlerin hepsini suda boğarak helâk ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 292,
            "translated_text": "Firavun ve askerlerini helâk ettikten sonra İsrailoğulları'na şöyle dedik: \"Şam topraklarında oturun, kıyamet günü geldiği zaman (Mü'min, kâfir) hesap için hepinizi bir araya toplayacağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "Biz bu Kur'an'ı Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hak ile indirdik. Ve (Kur'an) hiç değiştirilmeden ve tahrif edilip bozulmadan onun üzerine indi. -Ey Rasûl!- Biz seni ancak takva ehlini Cennet'le müjdeleyici, küfür ehlini ve asileri de Cehennem'le korkutucu olarak gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "Biz onu, bölümler halinde, kısım kısım acele etmeden, insanlara yavaş bir şekilde okuyasın diye indirdik. Çünkü bu şekilde indirilmesi, anlaşılması ve iyi düşünülmesi için daha uygundur. Onu olayların ve durumların oluşuna göre ayrı ayrı parça parça indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; sizin iman etmeniz ona hiçbir şey katmaz. Küfretmeniz\/inkâr etmeniz de ondan hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz, Kur'an'dan önce indirilen semavî kitapları okuyanlar vahyin ve peygamberliğin ne olduğunu bilenler, kendilerine, Kur'an okunduğu zaman Allah'a şükretmek için derhal yüzüstü secdeye kapanırlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "Onlar secde halinde şöyle derler: Rabbimiz vaadinden dönmekten münezzehtir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i peygamber olarak göndermeyi vadetmesi gerçekleşecektir. Rabbimizin bu konuda ve diğer konularda verdiği sözü şüphesiz gerçekleşir."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "Allah korkusundan ağlayarak yüzüstü yere kapanıp Allah için secde ederler. Kurân'ı dinlemeleri ve onun âyetlerinin manalarını düşünmeleri Onların Yüce Allah için boyun eğmelerini ve O'ndan haşyet duymalarını artırır."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin (ey Allah, ey Rahman) diyerek dua etmeni inkâr edenlere, şöyle de: Allah ve Rahman bütün noksanlıktan münezzeh olan Allah'ın iki ismidir. Bunlardan istediğinizle veya diğer güzel isimlerinden istediğinizle O'na dua edebilirsiniz. Allah Subhânehu ve Teâlâ'nın Esma<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Hüsnası vardır. Bu iki isim onlardandır. Yüce Allah'a bu iki isim ile ya da diğer Esma<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Hüsnasıyla dua edin. Namazda sesini çok yükseltme ki müşrikler seni duymasın. Müminlerin duymayacağı kadar da kısık sesle okuma. Bu ikisinin arasında orta yolu tut."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 17,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hamd, övgü çeşitlerinin hepsini hak eden ve çocuk edinmekten de münezzeh olan Yüce Allah içindir. O şirkten münezzehtir. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur. Kendisine zül ve başkasına itaat etme isabet etmez. Kendisine yardım edene ve güç verecek olana ihtiyacı yoktur. O'nu en büyük yüceltmeyle yücelt. Sakın O'na mülkünde çocuk, ortak, yardım edici ve destekleyeci isnat etme."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "Kemâl ve celâl sıfatlarıyla, zahiri ve batini nimetler, kulu ve Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an'ı indiren Yüce Allah içindir. Bu Kur'an'da haktan hiçbir eğrilik ve sapma bulunmamaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "Bilakis Yüce Allah; Kur'an'ı, içerisinde bir tezat ve herhangi bir tutarsızlık olmayan dosdoğru bir kitap kıldı.Ta ki; bu kitap kâfirleri Allah katında bekleyen kuvvetli bir azaptan korkutur, salih ameller işleyen Mü'minlere de onları sevindirecek ve hiç bir karşılığın kendisine erişemeyeceği, güzel mükâfatları haber verir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "Mü'minler kendilerine verilen sevabın\/mükâfatın içinde ebedî kalacaklardır ve onlardan da hiç kesilmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 293,
            "translated_text": "Allah çocuk edindi diyen Yahudileri, Hristiyanları ve bazı müşrikleri korkutmaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'nın bir çocuk edindiğini iddia eden iftiracıların bu meselede ilimleri ve delilleri yoktur. Onların taklit etmiş oldukları babalarının da bu konuda bir bilgileri yoktur. Ne olduğunu akıl edip idrak etmeden ağızlarından çıkan söz, çirkin (bir söz olarak) ne kadar da büyük bir sözdür. Onların söyledikleri aslı ve dayanağı olmayan yalan sözden başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer onlar bu Kur'an'a iman etmeyecek olurlarsa neredeyse onlar için kendini üzüntü, gam ve kederden helâk edeceksin. Sen asla üzülme. Onların hidayetinden sorumlu değilsin. Senin üzerine düşen sadece onlara hakkı tebliğ etmektir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "Biz yeryüzünde bulunan mahlukâtı, onun için bir güzellik ve süs olarak yarattık ki, insanlardan hangisi Allah'ı razı eden daha güzel amel işleyecek ve hangisi daha kötü amel işleyecek bunu sınayalım. Bütün bunları da her kişiye işlemiş olduğu amelin karşılığını vermek için yaptık."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "Biz yeryüzünde olan bütün mahlukâtın hayatı sona erdikten sonra; onları üzerinde hiçbir ot bitmeyen çorak bir toprak haline getireceğiz. Bundan ibret alın."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sadece Ashâb<span class=\"text-danger\">-<\/span>ı Kehf'in ve isimlerinin yazılı bulunduğu levhanın kıssasının şaşılacak ayetlerimizden olduğunu zannetme. Bilâkis göklerin ve yerin yaratılışı gibi diğerleri daha çok şaşılacak şeylerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dinleri için kaçıp mağaraya sığınan Mü'min gençlerin dualarında şöyle dediklerini söyle: Rabbimiz bize katından rahmet vererek günahlarımızı bağışla. Ve bizi düşmanlarımızdan kurtar. Kâfirlerden (kaçarak) yaptığımız hicret ve iman edişimizde hak ve doğru yola ulaşmamız için bize hidayet ver."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "Bunun üzerine biz onların (grup halinde dinleri adına toplumlarından ayrılarak) mağaraya sığınmalarından sonra bütün sesleri duymayacak şekilde kulaklarına perde çektik ve mağarada onları çok uzun seneler uyuttuk."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "Sonra da, bunun bilgisini ortaya çıkararak birbirleriyle çekişen iki gruptan hangisinin mağarada (uykuda kalanların) uykuda kaldıkları süreyi daha iyi hesapladığını görmek için onları uzun uykularından uyandırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz onların başından geçen ve hakkında hiçbir şüphenin olmadığı doğru haberi anlatıp seni bu konuda bilgilendiriyoruz. Şüphesiz onlar Rablerine iman edip, O'na itaat ederek amel etmiş gençlerdir. Biz de onların hak üzerine sabit kalmalarını ve hidayetlerini arttırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "Allah'ın birliğine olan imanlarını kâfir kralın huzurunda ilan ettiklerinde biz o gençlerin kalplerini iman ile, iman üzerine sabit kalması ve vatanlarını terk etmeye karşı sabır göstermeleri için sağlamlaştırdık. Onlar o vakit kalkarak şöyle dediler: \"İman edip ibadet ettiğimiz Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'dan başka yalan yere ilâh oldukları iddia edilenlere asla ibadet etmeyeceğiz. -Şayet O'ndan başkasına ibadet edersek- haktan uzak adaletsiz bir söz söylemiş oluruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 294,
            "translated_text": "Ondan sonra gençler birbirlerinin yüzlerine bakarak, şöyle dediler: Şu bizim kavmimiz Allah ile birlikte ibadet etmek için başka ilâhlar edindiler. Aynı zamanda kendilerinin o ibadet ettikleri ilâhlar hakkında herhangi bir açık delilleri de yoktur. Allah'a ortak koşma hususunda hiçbir kimse yalan uydurup iftira atandan daha zalim olamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 295,
            "translated_text": "Siz toplumunuzdan uzaklaştınız. Onların Yüce Allah'tan başkasına ibadet ettiklerini terk ettiniz. Siz Allah Teâlâ'dan başkasına ibadet etmediniz. Rabbiniz Allah -Subhânehu ve Teâlâ- dininizi yaşamanız için sizi düşmanlarınızdan koruyup himaye edecek rahmetini yayarak size verir. Hayatınızda faydalanasınız diye işinizi kolaylaştırır ve kavminizin arasında hayatınızı sürdürmenizin yerine size başka bir hayat verir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 295,
            "translated_text": "Gençler mağaraya sığınarak, emrolundukları şeye uydular. Yüce Allah onları mağarada uyuttu ve kendilerini düşmanlarından korudu. -Ey onların haberlerini okuyan!- Güneş doğudan doğduğu zaman mağaranın sağ iç tarafına meylettiğini, batıdan battığı zaman da sol tarafından meyledip mağaraya isabet etmeden geçtiğini görürsün. Onlar kendilerine güneşin sıcaklığının zarar veremeyeceği bir gölgede idiler. Onlar mağaranın geniş yerinde bulunmakta ve ihtiyaç duydukları hava kendilerine kolayca ulaşmaktaydı. İşte onların mağaraya sığınmaları, orada uyutulmaları, Güneş ışıklarının onlara hiç değmeden meyletmesi, mağarada yattıkları yerin geniş olması ve onları kavimlerinden kurtarması, Allah Teâlâ'nın kudretine delalet eden kişileri şaşkınlığa düşüren işlerindendir. Yüce Allah kime hidayet ederse işte o gerçekten hidayete ulaşmıştır. Kimi de yardımsız bırakır ve saptırırsa, artık onun için doğru yolu gösterecek bir yardımcı ve dost bulamazsın. Çünkü hidayet Allah'ın elindedir, onun elinde değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 295,
            "translated_text": "Ey (Ashab-ı Kehf'in) haberlerini takip eden!- Onlar uykuda oldukları halde gözleri açık olduğundan dolayı sen onları uyanık sanırsın. Hâlbuki gerçek manada uykudadırlar. Onlar uyurken, toprağın cesetlerini çürütmemesi için biz onları bazen sağ taraflarına ve bazen sol taraflarına döndürüyorduk. Onlarla beraber olan köpekleri de mağaranın ağzında ayaklarını uzatmış yatmaktaydı. Eğer onların bu durumlarına muttali olup görseydin; onlardan korktuğundan dolayı yüz çevirip kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 295,
            "translated_text": "Zikretmiş olduğumuz onlarla ilgili olan herşey bizim hayret verici mükemmel kudretimizin sonucunda olmuştur. Onları uzun bir zaman uyuttuktan sonra birbirlerine uyumuş oldukları müddeti sormaları için uyandırdık. Bazıları uyuma sürelerinin bir gün veya bir günün bir kısmı olduğuna kanaat getirip cevap verdi. Ne kadar uyuduklarını tam kestiremeyenler ise bu soruyu şöyle cevaplandırdı: \"Rabbiniz ne kadar uyuyarak kaldığınızı daha iyi bilir.\" Bunun ilmini Allah'a havale edin ve sizi ilgilendiren işinize geri dönün. Şimdi sizden birini şu gümüş paranızla bilinen şehrinize gönderin. O da yiyecek satanların hangisinin daha helâl yiyeceği ve daha helâl kazancı var ise ondan size azık getirsin. Şehre girişinde ve çıkışında çok dikkatli olsun, ayrıca insanlarla muamelesinde çok akıllı davransın, sonucunda büyük zararlara sebep olacak hallerden uzak dursun ve sakın sizi kimseye sezdirmesin."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 295,
            "translated_text": "Zira kavminiz sizin hakkınızda haber alıp yerinizi öğrenirler ise, sizi ya taşlayarak öldürürler yahut Allah'ın sizi hak dine hidayet etmeden önceki sapık dinlerine geri döndürürler. Bu sapık din sizin de eskiden tabi olduğunuz bir dindi. Eğer o sapık dine dönerseniz, ne dünya hayatında ve ne de âhiret hayatında asla kurtuluşa eremezsiniz. Bilâkis bunun hepsi Allah'ın hidayet ettiği hak dini terketmeniz ve o sapık dine dönmeniz sebebiyle olur."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 296,
            "translated_text": "Biz, onları (Ashab-ı Kehf'i) uzun seneler uyutmamız ve bu uzun uyukudan sonra tekrar onları uyandırmamız; kendi hemşehrilerine Allah'ın Mü'min kullarına yardım etmesinin ve ölümden sonra dirilmenin hak olduğunu bildirip haberdar etmek için kudretimizi gösteren değişik mucizeler yaptık. Kıyamet mutlaka gerçektir, gelecektir. Bunda bir şüphe yoktur. Ashâb-ı Kehf'in gizli durumları ortaya çıktıktan sonra onlar yaşamlarına devam edip ardından öldüler. Onların bu durumuna şahit olanlar haklarında ne yapacakları hususunda ihtilafa düştüler. İnsanlardan bir grup onları korumak ve himaye etmek için mağaralarının kapısına bir duvarın örülmesini istediler. Rableri onların halini daha iyi bilir. Bu halleri Rablerinin katında onlara ait bir hususiyetin olduğunu gösterir. Nüfuz ve otorite sahiplerinden ilimsiz olup, sahih bir davetleri bulunmayanlar, Ashâb-ı Kehf'e değer vermek ve onlara ait yerlerin hatırlanması adına orada ibadet maksadıyla bir mescid bina edelim dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 296,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Ashâb-<\/span>ı Kehf kıssası hakkında münakaşaya dalanlardan bazıları diyecekler ki: \"Onlar üç kişi idiler; dördüncüleri köpekleridir.\" Bazıları da diyecekler ki: \"Beş kişidir; altıncıları köpekleridir.\" Her iki grup ne demiş ise, delilsiz bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektedirler. Bazıları da şöyle dediler: \"Yedi kişidir; sekizincileri köpekleridir.\" -Ey Rasûl!- De ki: Rabbim onların sayılarını daha iyi bilir. Rabbimin bildirdiği hariç onların sayılarını bilen çok azdır. Onların ne sayıları ve ne de başka halleri hakkında; ne Ehl-i Kitap ile ve ne de başkaları ile ancak açık bir şekilde ve içinde derin bir mücadele olmayacak şekilde tartış. Sadece onların hakkında sana indirilen vahiy ile yetinmen yeter. Ve hiç kimseye <span class=\"text-danger\">Ashâb-<\/span>ı Kehf'in durumuyla ilgili ayrıntılı sorular da sorma. Çünkü onlar bu kıssa hakkında bilgiye sahiptirler."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 296,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yarın yapacağın bir şey için \"Ben bu şeyi yarın muhakkak yapacağım.\" deme! Çünkü sen yarın onu yapabilecek misin yoksa senin ile yapmak istediğin şeyin arasında bir engel çıkar mı? bunu tam olarak bilemezsin. Bu ayet her Müslüman için bir talimattır\/direktiftir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 296,
            "translated_text": "Ancak o yapacağın şeyi Allah'ın dilemesine bağlayarak şöyle demelisin: -İnşallah- Yarın yapacağım. Ve bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve şöyle de: \"Umarım Rabbim beni, hidayet ve muvaffakiyet bakımından bundan daha yakın olana irşat eder.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 296,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Ashâb-<\/span>ı Kehf mağaralarında üç yüz dokuz sene kaldılar."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 296,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Ashâb<span class=\"text-danger\">-<\/span>ı Kehf'in mağaralarında ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Yüce Allah bizlere mağarada kaldıkları müddeti bildirdi. Bundan sonra bunun hakkında hiçbir kimse Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın söylediklerinin üzerine herhangi bir söz söyleme hakkına sahip değildir. Çünkü göklerde ve yerde gayb aleminde bulunanların yaratılması ve bilgisi O'na aittir. O ne güzel görür ve her şeyi görmektedir. Ne güzel işitir ve her şeyi işitmektedir. İnsanlar için O'ndan başka yakın bir dost ve yardımcı da yoktur. O hükmünde hiçbir kimseyi ortak etmez. O hükmünde tek başına münferittir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 296,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın sana Kur'an'dan vahyettiğini oku ve onunla amel et. Onun sözlerini değiştirecek hiç kimse yoktur. Çünkü hepsi doğrudur, hakikattır, hepsi adalettir. Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'dan başka sığınacağın bir sığınak, korunacağın bir koruyucu da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 297,
            "translated_text": "Kendini sabah, akşam rızasını isteyerek Rablerine ibadet duası ve istek duası edenlerle birlikte devamlı ve beraber kıl. Zenginlik ve yüksek konumlu olanlarla oturmak için, gözünü Allah'a itaat edenlerden çevirip uzak etme. Kalbini mühürleyerek bizim zikrimizden gâfil kıldığımız ve sana fakirleri, meclisinden uzaklaştırmanı emreden, kendi nefsinin arzuladıklarını Rabbinin taatına tercih eden ve bütün işleri zarar ve ziyan olan kimseye de itaat etme."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 297,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kalplerinin gafletinden dolayı Allah'ın zikrinden yüz çeviren kimselere de ki: Size getirmiş olduklarım, hakkın ta kendisidir. Aynı zamanda bunların tümü benim değil, Allah'ın katındandır. Benden Mü'minleri kovmamı talep etmenize de icabet etmeyeceğim. Sizden kim bu hakka iman etmek istiyorsa iman etsin. Zira o buna karşılık kendisine verilen mükâfat ile sevinecektir. Sizden kim kâfir olmak istiyorsa kâfir olsun. Bu kimse küfrüne karşılık kendisini bekleyen azap ile kötü günler geçirecektir. Kendi tercihleriyle küfrü seçen zalimlere öyle büyük bir ateş hazırladık ki, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Ondan kaçmaya güç yetiremezler. Şiddetli susuzluktan dolayı yardım istediklerinde yardımlarına kaynar ve bulanık yağ gibi olan su karşılık verilir. Bu kaynar su onların yüzlerini haşlayacaktır. Kendilerine içirilen bu içecek ne kötü bir içecektir. Onların susuzluklarını gideremediği gibi, bilâkis arttırır. Yüzlerini ve derilerini yakan alevleri de söndürmez. Cehennem, kalınan ne kötü bir yer, ikamet edecekleri ne kötü bir konaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 297,
            "translated_text": "Şüphesiz Yüce Allah'a iman edip salih ameller işleyenler, amellerini güzel bir şekilde eda ettiklerinde onlar için büyük sevaplar vardır. Muhakkak ki kim güzel amel işlerse, biz onun ecrini zayi etmeyiz. Bilâkis ecirlerini tam ve eksiksiz olarak veririz."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 297,
            "translated_text": "İman ederek, salih amelleri işlemekle vasıflanan o kimseler için oturacakları cennetler vardır. O cennetlerde ebedi olarak ikamet edeceklerdir. Saraylarının altından suyu pek tatlı olan cennet nehirleri akar. Onlar cennetlerde, altın bileziklerle süslenir ve ipekten ince ve kalın elbiseler giyerler. Üstleri süslü örtülerle örtülmüş kanepelerin üzerine otururlar. Kazandıkları sevapları ne güzel sevaptır. Makam edinip içinde ikamet ettikleri cennet ne güzeldir."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 297,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara kâfir ve Mü'min olan şu iki adamı örnek ver. O iki adamdan kâfir olana iki bahçe vermiştik. İki bahçenin çevresini de hurma ağaçlarıyla çevirdik. Bu iki bahçenin aralarındaki alanda da ekinler bitirmiştik."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 297,
            "translated_text": "Her iki bahçe de hurma, üzüm meyvelerini ve ürünlerini hiçbir şeyi eksik bırakmadan tam bir şekilde vermişlerdi. İkisinin kolayca sulanması için aralarında bir de nehir akıtmıştık."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 297,
            "translated_text": "İki bahçenin sahibi olan kimsenin, bu iki bahçeden başka ürünleri ve gelirleri de vardı. Bundan dolayı Mü'min olan arkadaşını etkilemek için gururlu ve kibirli halde şöyle dedi: Mal yönünden senden daha zenginim, insan sayısı olarak senden üstünüm ve aşiret olarak da senden daha kuvvetliyim."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "Bu kâfir kişi, Mü'min olan kimseyle birlikte bahçesini ona göstermek için kendisine küfür ve beğenmişlik ile zulmederek oraya geldi. Kâfir şöyle dedi: Ben kalıcı olmasını sağlayacak araçlar edindim, görmüş olduğun bu bahçenin yok olacağını zannetmiyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "Kıyametin kopacağını da hiç zannetmiyorum. Bununla beraber hayat devam ediyor. Kıyametin koptuğunu varsayarsak, öldükten sonra tekrar dirildiğimde ve Rabbime geri döndürüldüğümde, tekrar diriltildikten sonra döneceğim yer olarak ben bu bahçemden daha güzelini bulacağım. Dünyada zengin olmam, ölümden sonra dirildiğim zaman da zengin olmamı gerektirir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "Kendisiyle konuşan Mü'min kimse ise, ona sözünü tekrar ederek şöyle dedi: \"Baban Âdem'i topraktan yaratan, sonra seni meniden yaratan, sonra da olgun erkek bir insan haline getiren, bütün azalarını dengeli ve mükemmel olarak yaratan Rabbine iman etmede küfür mü ediyorsun? Şüphesiz bunların hepsini eksiksiz olarak yapmaya gücü yetenin, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "Ama ben senin dediğin gibi değil de, şöyle derim: O Allah -Subhânehu ve Teâlâ- nimetleriyle bizlere lütfeden Rabbimdir ve ben Rabbime ibadette hiç kimseyi ortak koşmam."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "Bahçene girdiğin zaman şöyle söylemen gerekmez miydi?: \"Mâşallah, bu Yüce Allah'ın dilemesiyle olmuştur, kuvvet yalnız Allah'a mahsustur.\" Çünkü hiçbir kimsenin kuvveti yoktur, kuvvet sadece Allah'ındır. O dilediğini yapan, O kuvvetli olandır. Eğer malca ve evlatça beni kendinden daha fakir görüyorsan bile (böyle demeliydin)."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'nın bana, senin bahçenden daha iyisini vereceğini ve seninkine gökten felaket gönderip, bahçeyi üzerinde hiç ot bitmeyen çorak bir hale getirerek, kaygan ve düz bir hale geleceğini düşünmekteyim."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "Yahut da suyu yerin dibine çekilir de ona hiç bir şekilde ulaşamazsın. Bahçenin suyu gittikten sonra artık o bahçe kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "İşin sonunda Mü'min kimsenin gelmesini tahmin ettiği ceza gerçekleşti ve kâfir kişinin bahçesindeki bütün mahsül yerle bir oldu. Kâfir olan kişi bahçenin verimli ve düzgün olması için yaptığı tüm harcama ve masrafların yok olmasından dolayı son derece pişmanlık ve üzüntü içine düşerek, ellerini ovuşturup oracıkta kaldı. Bağın çardaklarını çökmüş, üzüm bağlarının dallarını yere serilmiş vaziyette görünce şöyle dedi: \"Ah keşke yalnız Rabbime iman edip hiçbir kimseyi ibadette O'na ortak koşmasaydım.''"
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "Bu kâfirin başına gelen cezayı durdurup engel olacak bir topluluk da yoktu. Hâlbuki kendisi cemaatinin çokluğu ile iftihar ediyordu. Allah Teâlâ'nın ona ait bahçeyi helâk etmesinden kurtarması imkânsızdı."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "İşte bu makamda yardım etmek yalnız Allah'a aittir. O, Allah -Subhânehu ve Teâlâ- Mü'min olan veli kullarına sevap verme bakımından çok hayırlıdır. Yüce Allah bu kulları için sevabı kat kat verir ve en güzel âkibeti hazırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 298,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dünya hayatına aldanmışlara bir örnek ver. Dünyanın benzeri çabucak yok olup kaybolma bakımından gökten indirdiğimiz yağmur suyu misalidir. Bu suyla yeryüzündeki bitkiler biter, olgunlaşır ve hasat vakti gelir. Sonra bu bitkiler kurur, parçalanmış çerçöpe döner ve rüzgârlar onu başka yerlere savurur ve böylece yer ilk haline döner. Allah, her şeye muktedirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. İstediğine hayat verir ve istediğini de helâk edip yok eder."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 299,
            "translated_text": "Mal ve oğullar, insanın dünya hayatındaki süsüdür. Malın âhirette insan için hiçbir faydası yoktur. Ancak bu mallar Allah'ı razı eden amellerde harcanırsa faydası olur. Allah katında razı olunan sözler ve ameller ise sevap bakımından dünyada bulunan bütün süslerden ve insanın umduklarından daha hayırlıdır. Çünkü dünyanın süsü fanidir, Allah katında razı olunan amellerin ve sözlerin sevabı ise bakidir."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 299,
            "translated_text": "Dağları yerlerinden yok ettiğimiz günü hatırla. Üzerinde bulunan dağları, ağaçları ve binaları tamamen yok edip yeryüzünü dümdüz görürsün. Gelmiş geçmiş bütün yaratılmışları haşrederiz; tek birini bile terk etmeden mutlaka diriltiriz."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 299,
            "translated_text": "İnsanlar Rabblerine saf halinde arz olunurlar. Yüce Allah onları hesaba çeker ve onlara şöyle denili: \"İlk defa sizi yarattığımız gibi bize tek başlarınıza, yalın ayak ve sünnetsiz geldiniz. Bilakis siz tekrar diriltilmeyeceğinizi iddia etmiştiniz. Şüphesiz bizim sizin yapmış olduğunuz iyilik ve kötülüklere karşılık vermeyeceğimizi, amellerinize karşılık hesap sormak için bir zaman ve mekân tayin etmeyeceğimizi zannediyordunuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 299,
            "translated_text": "Amel defteri ortaya konulduğunda kimisi onu sağında kimisi de solundan alır. -Ey İnsan!- Kâfirlerin, bunun içerisinde yazılı olandan korktuklarını görürsün. Çünkü önceden yapmış oldukları küfür ve isyanlarını bilmektedirler. Onlar şöyle derler: \"Vay halimize ve başımıza gelen musibete! Ne oluyor bu kitaba? Yapmış olduğumuz amellerimizden küçük büyük hiçbir şey bırakmayarak hepsini sayıp dökmüş!\" Onlar dünya hayatında yapmış oldukları tüm günahları sabit ve yazılı olarak bulurlar. -Ey Rasûl!- Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez. Hiçbir kimseyi günahsız cezalandırmaz. Kendisine itaat etmiş kimsenin yapmış olduğu itaatin ecrinden hiçbir şey eksiltmez."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 299,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Meleklere: \"Âdem'e secde edin!\" dediğimizde, hemen meleklerin hepsi Rablerinin emrine uyarak selâmlama secdesi yaptılar. Ancak İblis secde etmedi. O İblis cinlerdendi, meleklerden değildi. Secde etmeye karşı kibirlendi ve Rabbine itaat etme emrinin dışına çıktı. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şimdi beni bırakıp da onu ve soyunu size düşman olmalarına rağmen dost mu ediniyorsunuz? Düşmanlarınızı kendinize nasıl dost ediniyorsunuz? Allah Teâlâ'nın dostluğu yerine Şeytan'ı kendilerine dost edinen zalimlerin yaptıkları ne kötüdür ve ne çirkin bir iştir?"
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 299,
            "translated_text": "Benden başka dost edindikleriniz, onlar sizin gibi kullardır. Oysa ben, gökleri ve yeri yarattığım zaman onları şahit tutmadım. Bilakis onlar hiç mevcut değillerdi. Ben yaratırken hiçbir yaratılmışı diğerine şahit tutmadan yarattım. Yaratmada ve tasarruf etme hususunda ben tekim. Sapıklığa götüren insan ve cin şeytanlarından yardımcı edinecek değilim. Ben yardımcılara da muhtaç değilim."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 299,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kıyamet gününde Yüce Allah kendisine dünyada ortakları olduğunu iddia edenlere der ki: \"(Ey kâfirler!) Ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi belki size yardımcı olurlar, onları çağırın.\" Fakat onların çağrısına cevap veremezler ve onlara yardım da edemezler. Biz ibadet edenler ile ibadet edilenlerin arasında beraberce içinde helâk olacakları bir çukur koyarız. O da Cehennem ateşidir."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 299,
            "translated_text": "Müşrikler ateşi görünce, ona düşeceklerine kesin olarak anlarlar. Fakat ondan kaçacak bir yer de bulamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 300,
            "translated_text": "Biz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an'da insanların hatırlamaları ve öğüt almaları için çok çeşitli örnekler verdik. İnsanlardan haksız yere tartışmaya en çok düşkün olanları -özellikle kâfirlerdir-."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 300,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbinden getirdiğine iman etmek ile inat eden kâfirlerin arasına perde olan ve Yüce Allah'tan günahları için mağfiret dilemelerine mani olan şey yapılan açıklamanın eksikliği değildir. Kur'an'da bu hususta onlar için bir çok örnekler verildi. Onlara apaçık deliller ile açıklandı. Onların iman etmelerine mani olan -inatla- kendilerinden önce gelip geçmiş ümmetlerin başına gelen azabın kendilerine de gelmesini ve vadedildikleri azabı da gözleriyle görmek istemeleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 300,
            "translated_text": "Gönderdiğimiz Rasûllerimizi, ancak iman ve taat ehline müjdeci, kâfirlere ve isyankârlara karşı korkutucu olarak göndeririz. Rasûllerin, kalpler üzerinde onları hidayete taşıyacak hükümranlıkları yoktur. Kendilerine takdim edilen delillerin apaçık olmasına rağmen Allah'a küfredenler sürekli mücadele ederler. Batıllarıyla Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen hakkı yok etmek için mücadele ederler. Kur'an'ı ve kendilerine yapılan uyarıları gülünecek bir şey ve alay konusu yaparlar."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 300,
            "translated_text": "Rabbinin âyetleriyle nasihat edilip onlardaki azap tehdidini önemsemeyen ve o (ayetlerde) zikredilenler ile nasihat almaktan yüz çeviren, dünya hayatında işlemiş olduğu küfürleri, isyanları unutup tevbe etmeyen kimseden daha zalim kim olabilir? Biz bu ve bunun özelliklerinde olan kimselerin kalplerine, Kur'an'ı anlamalarını engelleyen örtüler ve kulaklarına da ağırlık koymuşuzdur. Bu sebeptendir ki, Kur'an'ı kabul etmek için dinlemezler. Onları iman etmeye davet etsen bile kalplerinin üzerindeki örtüler ve kulaklarında bulunan ağırlık olduğu müddetçe senin onları davet ettiğine asla iman etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 300,
            "translated_text": "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendisini yalanlayanların başına bir an önce azabın gelmesini istememesi için, Allah Teâlâ ona şöyle buyurdu: -Ey Rasûl!- Rabbin, tevbe eden kullarının günahlarını bağışlar. O rahmeti her şeyden geniş olandır. Kendisine isyan eden kulların tevbe etmelerini ümit ederek onlara mühlet vermesi de rahmetindendir. Eğer Allah Teâlâ kendisinin emirlerinden yüz çevirenleri cezalandırmayı dileseydi onları dünya hayatında cezalandırırdı. Fakat O Halim'dir, Rahim'dir, tevbe etmeleri için onlardan azabı erteler. Bilakis küfürlerine ve haktan uzaklaşmalarına karşılık onlar için belirlenmiş bir mekân ve zaman vardır. Eğer bu yaptıklarından tevbe etmezlerse Allah'tan başka sığınılacak bir yer bulamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 300,
            "translated_text": "İşte size yakın olan şu kâfir ülkeler; Hûd kavmi, Salih kavmi ve Şuayb kavminin ülkeleri gibileri kendilerine küfrederek ve isyan ederek zulmettiklerinde helâk ettik. Onların helâk olmaları için belli bir vakit kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 300,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Musa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> hizmetçisi Yûşâ b. Nûn'a şöyle demişti: \"İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar yürümeye devam edeceğim veya salih kulla buluşuncaya kadar uzun zaman yürüyeceğim ve ondan ilim öğreneceğim.''"
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 300,
            "translated_text": "Yürümeye devam ettiler. İki denizin birleştiği yere ulaştıklarında kendilerine azık olarak almış oldukları balıklarını unuttular. Allah Teâlâ balığı diriltti ve ardından balık denizde suyun kapatmadığı tünel gibi bir yerden yol bulup gitti."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "O yeri geçtikleri zaman Musa -aleyhisselam- hizmetçisine şöyle dedi: Kahvaltı yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzda çok aşırı yorulduk."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "Genç de ona şöyle demişti: Gördün mü? Kayaya sığınınca ben sana balık ile ilgili neler olduğunu söylemeyi unuttum. Onu hatırlamamı unutturan da Şeytan'dan başkası değildir. Kesinlikle balık dirildi ve şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitti."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- hizmetçisine demişti ki: İşte bizim istediğimiz buydu ve salih adam ile buluşacağımızın alameti o yerdi. Bunun üzerine kaybolmamak için aynı yoldan kayaya varıncaya kadar kendi ayak izlerini takip ettiler. Oradan da balığın denize girdiği yere geri döndüler."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "Balığı kaybettikleri yere vardıklarında, orada salih kullarımızdan bir kul buldular (o Hızır -aleyhisselam-)'dır. Kendisine katımızdan rahmet verdik ve ona tarafımızdan insanların bilmediği bir ilim öğrettik. O da bu kıssanın ihtiva ettiği konudur."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "Musa ona tevazuyla ve nezaketle şöyle demişti: Yüce Allah'ın sana öğrettiği ki, o hakka erdiren ilimdir. O ilimden bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?"
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "Hızır Musa'ya demişti ki: Şu bir gerçektir ki, sen benim ilmimden göreceklerine asla sabredemezsin. Çünkü bendeki ilim, senin yanındaki ilimle denk değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "İç yüzünü ve doğruluğunu bilemediğin fiilleri gördüğünde nasıl sabredersin? Çünkü sen onlar hakkında kendi ilminin ulaştığı kadarıyla hükmedersin."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "Musa Hızır'a şöyle demişti: Beni senden gördüğüm işlere karşı sabreden ve sana itaat etmeye devam eden bir kimse olarak bulacaksın. Bana emrettiğin herhangi bir şeye karşı gelmeyeceğim."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "Hızır Musa'ya şöyle dedi: Eğer bana tabi olacaksan, benim yaptığıma şahit olduğunda ilk önce ben o işi yapma sebebini açıklayana kadar bana o şey hakkında bir şey sorma."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "Musa ve Hızır bunun üzerine görüş birliğine vardıktan sonra bir gemi bulana kadar deniz kenarına doğru yola koyuldular. Hızır'ın saygınlığından dolayı ücret ödemeden gemiye bindiler. Hızır geminin bir tahtasını yerinden çıkararak deldi. Bunun üzerine Musa sabretmeden Hızır'a dedi ki: \"Sen bunu, bizi ücretsiz taşıyan gemiyi ve içindeki yolcuları batırmak için mi yaptın? Kesinlikle sen büyük bir iş yaptın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "Hızır Musa'ya şöyle dedi: \"Ben sana benim yaptıklarımı gördüğün zaman sabretmeye tahammül edemezsin demedim mi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Hızır'a şöyle dedi: Unutarak sana vermiş olduğum sözümü yerine getiremediğimden dolayı beni sorgulama! Sana arkadaşlık\/eşlik etmemde beni sıkıştırma ve bana güçlük çıkarma!"
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 301,
            "translated_text": "Gemiden indikten sonra, birlikte sahilde yürümeye başladılar. Hızır büluğa ermemiş erkek çocuklarla beraber oynayan bir erkek çocuk gördü ve onu öldürdü. Bunun üzerine Musa Hızır'a şöyle dedi: \"Günahsız, büluğa ermemiş tertemiz bir canı, bir can karşılığı olmadan mı öldürdün? Gerçekten sen çok kötü bir iş yaptın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 302,
            "translated_text": "Hızır Musa -aleyhisselam-'a şöyle dedi: \"Şüphesiz ki ben sana dedim ki: - Ey Musa!- Yapacağım şeylere sabredemezsin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 302,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Eğer bundan sonra sana bir şey soracak olursam beni bırak. Muhakkak ki ben, senin emrine üç kere muhalefet ettim. Artık mazur görülecek bir durumum kalmadı. Bundan sonra beni bırakabilirsin\""
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 302,
            "translated_text": "O ikisi yolculuklarına devam etti. Nihayet ulaştıkları kasaba halkından kendileri için yiyecek istediler. Kasaba halkı o ikisine yemek vermekten ve o ikisini misafir etme hakkını yerine getirmekten imtina etti. Onlar da kasabada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular. Hızır duvarı düzeltti. Bunun akabinde Musa -aleyhisselam- Hızır'a dedi ki: \"Onlar bizi misafir etmekten imtina ettikten sonra ihtiyacımızdan dolayı eğer isteseydin buna karşılık bir ücret alabilirdin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 302,
            "translated_text": "Hızır Musa -aleyhisselam-'a dedi ki: \"Duvarı düzeltmem sebebiyle bir ücret almayışıma itiraz etmen benim ile senin aranda ayrılık sebebidir. Beni bir şey yaparken gördüğünde sabremediğin şeylerin açıklamasını sana haber vereceğim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 302,
            "translated_text": "Kusurlu kılmama karşı çıktığın gemiye gelince; denizde o gemide çalışan ve onu savunmaya güçleri olmayan yoksul kimselere ait idi. Biraz önce bahsettiğim sebepten dolayı onu kusurlu kılmak istedim ki onların önünde, her sağlam gemiyi gasbeden ve kusurlu gemiyi bırakan kral, onu da gasbetmesin."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 302,
            "translated_text": "Kendisini öldürmeme karşı çıktığın gence gelince, onun anne ve babası Mü'min idi. Yüce Allah ilmi ile onun kâfir olacağını biliyordu. Büluğa erdikten sonra anne babasının onun sevgisinde ya da ona olan ihtiyaçlarında aşırıya giderek o ikisini Allah'a iman etmede küfre düşürmesine ve azgınlığa sevk etmesinden korktuk."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 302,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'nın o ikisine dinde ve salih olmada daha hayırlısını ve günahlardan temizlenmiş, ondan (ölen kardeşinden) ana babasına daha merhametli olan bir çocuk vermesini istedik."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 302,
            "translated_text": "Yıkılmaya yüz tutmuş duvarı düzeltişime karşı çıkmana gelince, bu duvar gelmiş olduğumuz şehirde babaları ölmüş iki gence aitti. Bu duvarın altında o ikisine ait gömülü bir hazine vardı. Bu iki çocuğun babası salih bir kimseydi. -Ey Musa!- Rabbin olgunluk yaşına ulaşıp büyümelerini istedi ki, o duvarın altında bulunan gömülü mallarını kendileri çıkarsınlar. Eğer duvar şimdi çökecek olsaydı hazine ortaya çıkacak ve zayi olacaktı. Bu önlem Rabbinin o ikisine olan merhametindendi. Ben bunu yapmak için çabaladım; senin sabremediğin şeylerin iç yüzü işte budur."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 302,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müşrik ve Yahudiler, Zülkarneyn'in haberinden sorarak seni imtihan etmek istiyorlar. De ki: \"Öğüt almanız ve hatırlamanız için onun haberinden bir kısmını size okuyacağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Şüphesiz biz onu yeryüzünde kudret ve iktidar sahibi kıldık. İstediği şeye ulaşmak için gerekli olan her şeyi ona verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "İstediğine ulaşmak için kendisine verdiğimiz usul ve araçları alarak batıya doğru yöneldi."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Yeryüzünde ilerlemeye devam etti. Güneşin battığı yere ulaştığında güneşi sanki kara çamurlu sıcak bir pınarda batıyor gördü. Güneşin battığı yerde kâfir bir toplulukla karşılaştı. Ona seçenek sunarak şöyle dedik: \"Ey Zülkarneyn! Öldürerek ya da başka bir şekilde onları azaplandırırsın ya da onlara ihsanda bulunursun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Zülkarneyn dedi ki: \"Kendisine Allah'a ibadet etmeye çağırdıktan sonra Allah'a şirk koşan ve bunda ısrarcı olanı dünyada ölüm ile cezalandıracağız. Kıyamet günü Rabbine döndürülecek ve onu ürkütücü bir azapla azaplandıracaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Onlardan da kim Allah'a iman eder ve salih amel işlerse, Rabbi katından imanı ve salih ameli karşılığında ona Cennet vardır. Ve buyruğumuzdan ona şefkatli ve yumuşak olanı söyleriz."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Sonra ilk yolundan başka bir yol tutarak güneşin doğduğu yöne doğru ilerledi."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Sonra yeryüzünde ilerledi ve güneşin doğduğu yere ulaştığında güneşi, kendilerini koruyacak ev ve ağaçların gölgelerinin olmadığı bir kavmin üzerine doğarken buldu."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Aynı şekilde ilmimiz ayrıntılı bir şekilde Zülkarneyn'in sahip olduğu güç ve otoriteyi kuşatmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Sonra ilk iki sefer izlediği yoldan başka doğu ve batı arasında farklı bir yol tuttu."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Yolculuğuna devam etti ve iki dağ arasında geçit gibi olan bir yere ulaştı. O iki dağın yanında hemen hemen başkalarının hiçbir sözünü anlamayan bir kavme rastladı."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Dediler ki: \"Ey Zülkarneyn! Şüphesiz Ye’cûc ve Me’cûc (Âdemoğlundan iki büyük topluluğu kastetmektedirler) öldürme ve diğer kötü işleri yaparak yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramızda bir set yapman için sana mal versek olur mu?\""
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Zülkarneyn şöyle dedi: \"Rabbimin beni rızıklandırdığı mülk ve yöneticilik, bana vereceğiniz maldan daha hayırlıdır. Bana adam ve araçlarlarınızla yardım edin ki sizinle onlar arasında bir set inşa edeyim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Bana demir madeni getirin. Ona demir madeni getirdiler, iki dağ arasında inşa etmeye başlayıp iki dağ arasındaki boşluğu dağlarla bir hizaya getirince çalışan işçilere: \"Bu demir madenin üzerine ateşi körükleyin.\" dedi. Demir madenini eritip kor gibi yapınca: \"Bana bakır getirin bunun üzerine dökeyim.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 303,
            "translated_text": "Ye’cûc ve Me’cûc, yüksekliğinden dolayı onu aşmaya güç yetiremedi. Sertliğinden dolayı da alt taraftan onu delmeye güç yetiremediler."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Zülkarneyn dedi ki: Bu set Ye'cûc ve Me'cûc ile yeryüzünde ifsat çıkarmaları arasında engel olacak Rabbimin bir rahmetidir. Onları bu işlerinden alıkoyacaktır. Kıyamet kopmadan önce Yüce Allah'ın onların çıkması için belirlediği vakit geldiğinde, o seti yerle eşit kılacaktır. Yüce Allah'ın (seti) yerle eşit kılması, Ye'cûc ve Me'cûc'un çıkmaları ile alakalı vaadi sabittir, üzerinde hiçbir ihtilaf yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Ahir zamanda onları bırakırız da (kalabalık olmalarından dolayı) diğerleri ile birbirlerine dalgalar halinde karışırlar. Sûr'a üflendiği zaman da bütün hepsini hesap ve karşılıklarını vermek için bir araya toplarız."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Cehennem'i apaçık görmeleri için kesin bir şekilde kâfirlere gösteririz."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Dünyada gözlerinin önünde görmelerine mani olan perdeden dolayı Allah'ı zikretmekten kör olan kâfirler için Cehennem'i gösterdik. Kabul etmek kasdıyla Allah'ın ayetlerini dinlemeye güçleri de yoktu."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Allah'ı inkâr edenler, melek, peygamber ve şeytanlardan olan kullarımı benim dışımda ilahlar edineceklerini mi sandılar? Şüphesiz biz Cehennem'i, orada kalmaları için konak olarak hazırladık."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Amel bakımından en büyük hüsrana uğrayanların kim olduğunu size haber verelim mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Onlar, kıyamet gününde dünyada yapmış oldukları çabaların zayi olduğunu gören kimselerdir. Oysaki onlar çabaladıkları hususta iyi yaptıklarını sanıp amellerinden istifade edeceklerini zannederler. Ancak gerçek bunun hilafınadır."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Onlar Rablerinin birliğine delalet eden ayetler hakkında kâfir olan, O'nunla karşılaşmayı inkâr eden, bu küfürlerinden dolayı amelleri batıl olan kimselerdir. Kıyamet günü Allah'ın katında onların bir kıymeti olmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Allah'ı inkâr etmeleri, indirilen ayetleri ve rasûllerle alay etmelerinden dolayı onlar için hazırlanmış ceza (yaptıklarının karşılığı) Cehennem'dir."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Şüphesiz ki, Allah'a iman edip salih ameller işleyenlere ikram olarak Cennet'in en üst mekanları konak olarak hazırlanacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "Onlar orada ebedî kalacaklardır. Oradan ayrılmak istemezler. Çünkü onun dengi olan başka bir karşılık yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Rabbimin kelimeleri çoktur. Eğer denizler mürekkep olsa, onunla yazsan; Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın sözleri bitmeden denizler tükenirdi. Eğer başka denizler dolusu (mürekkep) getirsek aynı şekilde onlar da tükenirlerdi.\""
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 18,
            "page_number": 304,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> şöyle de: \"Ancak ben sizin gibi bir beşerim. Şüphesiz bana hak olan ilahınızın bir tek ilah olduğu, hiçbir ortağının bulunmadığı vahyolunmaktadır. O Yüce Allah'tır. Kim Rabbi ile karşılaşmaktan korkuyor ise dinine uygun ameller işlesin, ibadetlerinde Rabbine karşı ihlaslı olsun. Rabbine ibadetinde hiç kimseyi ortak koşmasın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "(Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Bu, Rabbinin Zekeriya -aleyhisselam- kuluna olan rahmetinin zikredilmesidir. Düşünüp ibret alasınız diye o kıssayı sana anlatacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Hani o, duasının kabul edilmesi için Rabbi -Subhânehu ve Teâlâ-'ya gizlice yalvarmıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Dedi ki: \"Ey Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçlarımdaki beyazlıklar arttı. Sana yapmış olduğum duamda hiç hayal kırıklığına uğramadım. Bilâkis sana her dua ettiğimde duama icabet ettin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Ben öldükten sonra akrabalarımın dünya ile meşgul olarak dini hakkıyla yaşamamalarından dolayı endişe içindeyim. Hanımım da kısır olduğu için çocuk doğuramaz. Bundan dolayı kendi katından bana yardımcı olacak bir çocuk bağışla."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Benden ve Yakup -aleyhisselam-'ın oğullarından peygamberliği miras alsın. -Ey Rabbim!- Onu dininden, ahlâkından ve amelinden razı olacağın bir kimse kıl."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Yüce Allah, duasına icabet etti ve ona ey Zekeriya! diye seslendi. Şüphesiz ki seni mutlu edecek bir şeyi haber vereceğiz. Duana icabet ettik ve sana Yahya isminde bir oğul verdik. Ondan önce bu ismi kimseye vermedik."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Zekeriya Allah'ın kudreti karşısında hayrete kapılarak şöyle dedi: Hanımım kısır olduğu için çocuk doğuramayacakken ve ben ise ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış ve kemiklerim zayıflamışken nasıl olur da benim çocuğum olur?"
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Melek dedi ki: Evet dediğin gibi hanımın doğuramaz ve sen de ihtiyarlığın son noktasına gelmiş ve kemiklerin zayıflamış bir yaştasın. Ancak Rabbin şöyle buyurdu: Allah'ın Yahya'yı kısır bir anneden ve ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış bir babadan yaratması çok kolaydır. Ey Zekeriya! Ben seni daha önceden zikredilen bir şey değilken yoktan var ettim."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Zekeriya -aleyhisselam- dedi ki: Ey Rabbim! Meleklerin beni müjdelediği şeyin gerçekleşeceğine işaret eden mutmain olacağım bir işaret göster. Müjdelendiğin şeyin gerçekleşeceğine dair işaret, hiçbir sebebi olmamasına ve sağlık ve afiyet üzere olmana rağmen (üç gün) üç gece insanlarla konuşmaya güç yetiremeyecek olmandır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 305,
            "translated_text": "Zekeriya ibadet ettiği yerden kavminin karşısına çıktı. Konuşmadan: \"Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı sabah akşam tesbih edin.\" diye işaret etti."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Yahya dünyaya geldi ve kendisine hitap edilecek yaşa ulaştı. Ardından ona: \"Ey Yahya! Tevrat'ı ciddiyet ve gayret ile al.\" dedik. Daha çocuk yaştayken ona anlayış, ilim, ciddiyet ve kararlılık verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Katımızdan ona bir rahmet verdik, onu günahlardan temizledik. Allah'ın emirlerini emreden ve yasaklarından sakınan takvalı bir kimseydi."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Ana babasına karşı lütufta ve ihsanda bulunan itaatkâr birisiydi. Rabbine ve ana babasına itaatte büyüklük taslayan ve isyankâr biri olmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Doğduğu gün, bu hayattan ölerek çıkacağı gün ve kıyamet günü diriltileceği gün Allah'ın selameti ve emaneti onun üzerine olsun. Bu üç yer insanın başından geçecek en zor yerdir. Eğer buralarda emanda olursa buraların dışında onun için korku yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana indirilen Kur'an'da Meryem <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın haberini de zikret. Hani ailesinden ayrılıp tek başına doğu yönündeki bir yerde inzivaya çekildi."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Kavmi ile kendisi arasına Rabbine olan ibadetini görmeyecekleri bir perde edindi. Biz ona Cebrail -aleyhisselam-'ı gönderdik. Tam bir insan suretinde ona gözüktü. Meryem de bu kimsenin ona zarar vermek istemesinden korktu."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Tam bir insan suretinde kendisine yöneldiğini görünce ona: \"Eğer Allah'tan korkan takvalı biri isen muhakkak ki bana, senden bir kötülük isabet etmesinden Rahman'a sığınırım.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Cebrail -aleyhisselam-: \"Ben beşer değilim. Ancak ben Rabbinin sana tertemiz bir oğul bahşetmesinden dolayı sana gönderdiği elçisiyim.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Meryem şaşırmış bir halde: \"Bana bir eş ya da başkası yaklaşmamışken ve ben zinakâr birisi değilken nasıl oğlum olabilir?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Cebrail ona: \"Evet böyle. Sana bir eş ya da başkası dokunmamıştır ve sen zinakâr birisi de olmadın.\" dedi. Fakat Rabbin -Subhanehu ve Teâlâ- şöyle buyurdu: \"Babasız bir çocuk yaratmak bana çok kolaydır. Sana bahşedilen bu çocuk Allah'ın kudretine dair insanlar için bir alamet, sana ve ona iman edenlere bir rahmet olacaktır. Senin çocuğunun yaratılması Allah tarafından takdir edilmiş ve Levh-i Mahfuz'da yazılmış bir husustur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Meryem meleğin kendisine çocuğun ruhunu üfledikten sonra hamile kaldı ve insanlardan uzak bir yerde inzivaya çekildi."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmaya) sevketti. Meryem -aleyhisselam-: \"Keşke bugünden önce ölseydim, benim hakkımda kötü düşünmemeleri için unutulup gitseydim.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Ayaklarının altından İsa ona seslenerek: \"Üzülme sakın! Rabbin ayaklarının altından kendisinden içeceğin bir su arkı kılmıştır.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 306,
            "translated_text": "Hurma ağacını sıkıca tut ve silkele ki senin için toplayacağın taze hurma dökülsün."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "Taze hurmadan ye, sudan iç, yeni doğan bebeğinden dolayı mutlu ol, sakın üzülme. İnsanlardan birini görür de sana yeni doğan bebeğinden sorarsa ona de ki: \"Ben Rabbim için kendime konuşmamayı adadım. Bugün hiç bir kimseyle konuşmayacağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "Meryem çocuğunu taşıyarak halkının yanına geldi. Halkı, onun bu yaptığını kötü gördü ve şöyle dedi: \"Ey Meryem! Çok büyük bir kötülükle, babası olmayan bir çocukla geldin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "\"Ey ibadet etmede Harun'a benzeyen kadın! Senin baban da annen de zinakâr biri değildi. Sen salihliği ile bilinen temiz bir ailedensin. Nasıl olur da babası olmayan bir çocukla gelirsin?\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "Meryem kundakta bulunan oğlu İsa -aleyhisselam-'ı işaret etti. Halkı da şaşkın bir şekilde: \"Kundaktaki bir çocukla nasıl konuşabiliriz?\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">İsa -<\/span>aleyhisselam- konuşarak şöyle dedi: \"Şüphesiz ki ben Allah'ın kuluyum, bana İncil'i verdi ve beni peygamberlerinden biri kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "\"Nerde olursam olayım kullar için beni çok faydalı kıldı. Hayatım boyunca bana namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti.\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "\"Beni anneme itaatkâr biri kıldı. Rabbimin itaatine büyüklük taslayan ve O'na isyan eden biri kılmadı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "\"Doğduğum gün, öldüğüm gün ve kıyamette diriltileceğim gün, Şeytan ve avenelerinden bana eman verildi. Bu dehşet verici üç durumda Şeytan beni kandıramayacaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "İşte bu vasıflarla zikredilen kişi Meryem oğlu İsa -aleyhisselam-'dır. Bu söz onun hakkında söylenmiş hak olan sözdür. Onun hakkında ihtilafa düşen sapkınların söylediği gibi değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın çocuk edinmesi düşünülemez. Yüce Allah bundan yüce ve münezzehtir. Bir işe hükmettiğinde Allah -Subhanehu ve Teâlâ- için ona (Ol!) demesi yeterlidir. Muhakkak oluverir. İşte kim bu vasıflara sahipse çocuk edinmekten münezzehtir."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- benim ve sizin Rabbinizdir. İbadeti yalnızca O'na has kılın. Size bahsetmiş olduğum Allah'ın rızasına ulaştıracak dosdoğru yoldur."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "Onlar İsa -aleyhisselam- hakkında ihtilaf ettiler ve kavimleri içinde farklı gruplara ayrıldılar. Bazısı ona iman edip: \"O Rasûldür.\" dedi. Yahudiler'den oluşan diğer grup da onu inkâr etti. Bazı gruplar da onun hakkında aşırılığa giderek bazısı: \"O Allah'tır.\" dediler. Kimileri ise: \"O, Allah'ın oğludur.\" dediler. Allah Teâlâ bu söylediklerinden uzak ve yücedir. Kıyamet sahnesini, hesabı ve cezayı görecek olmalarına rağmen onun hakkında ihtilafa düşenlerin vay haline."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 307,
            "translated_text": "O gün (gerçekleri) ne iyi işitip, ne iyi görecekler. Duydukları zaman duymaları onlara fayda sağlamayacağı zaman duyacaklar, gördükleri zaman görmeleri onlara fayda sağlamayacağı zaman görecekler. Fakat zalimler dünya hayatında dosdoğru yoldan sapmış kimselerdir. Onlar zulüm etmeye devam ederken kıyamet ansızın gelir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kötülük yapanın yaptığı kötülüğe pişman olacağı, iyilik yapanın da çokça ibadet etmediğine pişman olacağı gün hakkında insanları uyar. Öyle ki, kulların defterleri kapatılıp hesapları görüldüğünde, herkes yapmış olduğunun karşılığını bulur. Onlar dünya hayatlarında aldanmışlardır. Ahireti umursamayan ve kıyamet gününe de iman etmeyen kimselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "Şüphesiz yaratılmışlar fani olduktan sonra biz kalıcı olacak, yeryüzünün mirasçıları olacağız. Onlar fani olup biz kalıcı olduktan sonra yeryüzünün üzerinde olan şeylerin sahibi ve mirasçısı olacağız. Dilediğimiz gibi onlar hakkında tasarrufta bulunacağız. Kıyamet günü hesap ve ceza için yalnızca bize döndürülecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana indirilen Kur'an'da İbrahim <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın haberini de zikret. Şüphesiz ki o, çok doğru sözlü, Allah'ın ayetlerini tasdik eden, Yüce Allah'ın katından gönderilmiş peygamberdi."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "Hani babası Azer'e şöyle demişti: \"Ey Babacığım! Allah'ın dışında dua ettiğinde duanı işitmeyen, ibadet ettiğinde ibadetini görmeyen, senden zararı gideremeyen ve sana fayda sağlamayacak puta neden tapıyorsun?\""
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "\"Ey Babacığım! Vahiy aracılığıyla sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Bana uy ki, seni dosdoğru bir yola ileteyim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "\"Ey Babacığım! Şeytan'a itaat ederek ona ibadet etme. Şüphesiz şeytana Adem'e secde etmesi emredildiğinde secde etmeyerek Rahman'a karşı asi olmuştur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "\"Ey Babacığım! Küfrün üzerine ölürsen Rahman'ın azabının sana isabet etmesinden ve Şeytan'a olan dostluğundan dolayı azapta onun arkadaşı olmandan korkuyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "Azer, oğlu İbrahim -aleyhisselam-'a şöyle dedi: \"Ey İbrahim! Sen benim ibadet ettiğim ilahlarımdan mı yüz çeviriyorsun? Eğer ilahlarıma sövmeyi terk etmezsen seni mutlaka taşlarım. Uzun bir zaman benden uzak ol, benimle konuşma, benimle aynı ortamda da olma.\""
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam- babasına şöyle dedi: \"Benden selam olsun sana, benden hoşnut olmadığın şey sana ulaşmaz. Rabbimden senin için hidayet ve bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz ki, O -Subhanehu ve Teâlâ- bana karşı çok lütufkârdır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "Sizi ve Allah'tan başka ilah edinip ibadet ettiğiniz ilahlarınızı terk ediyorum. Hiçbir şeyi ortak koşmadığım Rabbime dua ediyorum. Dua ettiğimde beni men etmeyeceğini ve bu duam ile bedbahtlardan olmayacağımı ümit ediyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "Onları ve ibadet ettikleri ilahlarını terk edince, ehlini kaybetmesine karşılık olarak ona oğlu İshak'ı bağışladık. Ve ona torunu Yakub'u bahşettik. Onlardan her ikisini de peygamber kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "Onlara, peygamberlikle birlikte birçok hayrı rahmetimizden bağışladık. Kulların dilinde sürekli olarak hayırla yadedilmelerini sağladık."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 308,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana indirilen Kur'an'da Musa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın haberini de zikret. O seçilmiş seçkin bir kul, rasûl ve nebiydi."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'ın durduğu yere göre Tur Dağı'nın sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yakınlaştırdık. Öyle ki Yüce Allah kelâmını ona işittirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "Ona olan rahmetimiz ve nimetimizin sonucu olarak kardeşi Harun -aleyhisselam-'ı peygamber kıldık. Zira o Rabbinden kardeşinin peygamber olmasını dilediği zaman duasına icabet edildi."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana indirilen Kur'an'da İsmail <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın haberini de zikret. O doğru sözlü bir kimse idi. Bir vaadde bulunsa onu yerine getirirdi. Bir rasûl, bir nebi idi."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "Ailesine namazı kılmayı ve zekâtı vermeyi emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana indirilen Kur'an'da İdris <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın haberini de zikret. Şüphesiz ki o, çok doğru sözlü, Allah'ın ayetlerini tasdik eden, Yüce Allah'ın katından gönderilmiş bir peygamberdi."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "Kendisine vermiş olduğumuz peygamberlikle onun zikrini yücelttik. O, yüksek bir makamdaydı."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "Bu surede Zekeriya -aleyhisselam-'ın zikri ile başlayıp İdris -aleyhisselam- ile biten ismi zikredilen herkes Adem -aleyhisselam-'ın, Nuh -aleyhisselam- ile gemide taşıdığımız kimselerin, İbrahim ve Yakub -aleyhimesselam-'ın ve İslam'a muvaffak kıldığımız kimselerin soyundan gelen Allah'ın peygamberlikle nimetlendirdiği kimselerdir. Onları seçip peygamberler kıldık. Allah Teâlâ'nın ayetleri okunurken duyduklarında Yüce Allah'ın korkusundan ağlayarak secdeye kapanırlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "Bu seçilmiş peygamberlerin ardından sapıklık ve kötülüğe tabi olan bir nesil geldi. Namazı zayi ederek istenilen şekilde kılmadılar. Zina gibi nefislerinin arzuladığı günahları işlediler. Onlar Cehennem ve hüsrana uğrayarak şer ile karşılaşacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "İhmalkâr ve gevşek davranışlarından dolayı tevbe eden ve Allah'a iman edip salih amel işleyenler müstesnadır. Bu vasıflarla nitelenenler Cennet'e girecek, yapmış oldukları amelleri az olsa bile ecirleri eksilmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "Rahman’ın salih kullarına görmedikleri halde gireceklerine dair vadettiği yerleşip kalacakları Cennetleridir. Onlar bu Cennetleri görmedikleri halde iman etmiştir. Allah'ın Cennet'i vadetmesi -gayb olsa bile- geleceği hususunda hiçbir şüphe yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "Orada boş ve çirkin söz işitmezler. Bilâkis birbirlerine verdikleri selamı ve meleklerin verdiği selamı işitirler. Orada canlarının çektiği yemekler sabah akşam onlara sunulur."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "İşte bu vasıflarla nitelendirilen Cennet, emirleri yerine getirip yasaklardan sakınan kullarımıza miras olarak vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 309,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Cibril!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'e de ki: Şüphesiz ki melekler kendi isteğiyle inmezler. Ancak Allah'ın emri ile inerler. İlerideki ahiret işleri, geride bıraktığımız dünya işleri, dünya ve ahiret arasındaki her iş ancak Yüce Allah'a aittir. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbin hiçbir şeyi unutmuş değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin yaratıcısı O'dur. O ikisinin sahibi ve işlerini yönetendir. O ikisinin arasındakileri yaratan, sahibi ve işlerini idare edendir. Yalnızca O'na ibadet et. İbadeti yalnızca hak eden O'dur. Ona ibadette sebat et\/devam et. İbadette O'na ortak olacak bir eşi ve benzeri yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "Yeniden dirilmeyi inkâr eden kâfir alaya alarak şöyle der: \"Ben öldükten sonra mı diriltilip, kabrimden ikinci bir hayat için çıkarılacağım? Şüphesiz bu uzak bir şeydir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "Yeniden dirilmeyi inkâr eden, o hiçbir şey değilken kendisini yarattığımızı düşünmez mi? İlk yaratılışı, ikinci yaratılışa delil getirmiştir. Bununla birlikte ikinci yaratılış daha kolay ve basittir."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbine andolsun ki onları sapıklığa sürükleyen Şeytanlarıyla birlikte kabirlerinden mahşere çıkaracağız. Sonra onları zelil, dizleri üzerine çökmüş olarak Cehennem'in kapısına doğru sürükleyeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "Sonra her sapık topluluktan en isyankar olanlarını şiddetli ve sert bir şekilde çekip çıkarırız. Onlar o topluluğun önderleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "Sonra biz Cehennem'e girmeye, sıcağına ve sıkıntılarına dayanmaya daha layık olan kimseleri bilmekteyiz."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Cehennem'in ortasına kurulmuş Sırat Köprüsü'nden geçmeyecek kimse kalmayacaktır. Bu geçiş Allah'ın kesin bir hükme bağladığı bir husustur. O'nun bu hükmünü kimse geri çeviremez."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "Sonra Sırat Köprüsü'nden bu geçişin ardından Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak korkanları selamette kılacağız. Zalimleri diz üstü çökmüş bir vaziyette bırakırız. Ondan kaçmaya güç yetiremeyeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "İnsanlara rasûlümüze indirilen apaçık ayetler okunduğunda, kâfirler Mü'minlere şöyle dediler: \"Kalacak ve yerleşecek, meclis ve topluluk bakımından hangimizin grubu daha hayırlıdır. Bizim grubumuz mu sizin grubunuz mu?\""
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "Bu kâfirlerden önce içinde bulundukları maddi imkânların üstünlüğü ile övünen nice ümmetleri helâk ettik. Onlardan daha çok servete sahip, güzelliğinden dolayı görünüş olarak daha güzel elbiseler giyen kimselerdi ve nimetler içinde yüzüyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Kim sapıklık içinde debeleniyorsa, Rahman onun sapıklığı artana kadar mühlet verir. Dünyada kendilerine vadedilen azabı ya da kıyamete ertelenen azabı bizzat gördüklerinde kimin yerinin daha kötü olduğunu ve yardımcısının az olacağını anlayacaklar. Onların grubu mu yoksa Mü'minlerin grubu mu?\""
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 310,
            "translated_text": "Sapıklıklarını arttırmaları için onlara mühlet vermesinin karşılığında, Yüce Allah hidayet bulanların iman ve itaatlerini artırır. -Ey Rasûl!- Rabbinin katında, karşılık ve hayırlı akibet bakımından ebedî saadete götüren salih ameller daha faydalıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Delillerimiz ve tehdidimiz hakkında kâfir olup: \"Ben ölüp yeniden diriltildiğimde bana çok mal ve evlat verilecek!\" diyen kimseyi gördün mü?"
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "O gaybı bildi de elinde bir kanıt olduğu için mi böyle söyledi? Yoksa Rabbinden kendisini Cennet'e girdireceğine, mal ve evlat verileceğine dair bir söz mü aldı?"
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "İş onun iddia ettiği gibi değildir. Onun söylediklerini de yaptıklarını da yazacağız. Batıl bir iddiada bulunduğu için azabına azap katacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Biz onu helâk ettikten sonra bıraktığı malının ve evlatlarının mirasçısı olacağız. Kıyamet günü keyif sürdüğü malı ve makamı kendisinden alınmış bir şekilde tek başına bize gelecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Kendilerine yardım edip destekçi olsunlar diye müşrikler, Allah'tan başka ilahlar edindiler."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "İş onların iddia ettiği gibi değildir. Allah'tan başka ibadet ettikleri bu ilahları, kıyamet günü müşriklerin kendilerine yaptığı ibadeti inkâr edecek, onlardan uzak olacaklar ve onların düşmanı olacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şeytanları kâfirlere gönderdiğimizi bilmez misin? Onları kâfirlere musallat ettik. Böylece onları günah işlemeye kışkırtıp, Allah'ın dininden uzaklaştırmak için harekete geçirdiler."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onların helâk edilmelerini Allah Teâlâ'dan istemede aceleci davranma. Biz onların günlerini sayıyor ve onlara verilen müddet bittiğinde hak ettikleri cezayı vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan müttakileri, kıyamet günü ikram edilip hürmet edilen konuklar olarak Rablerinin huzurunda toplayacağımız günü hatırla."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Günahkârları ise susamış oldukları halde Cehennem'e süreriz."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Kâfirler kıyamet gününde birbirlerine şefaat etme yetkisine sahip olamayacaklar. Ancak dünyada Allah'a ve rasûllerine iman etmelerinden dolayı kendilerine söz verilenlere bu yetki verilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Yahudiler, Hristiyanlar ve bazı müşrikler: \"Rahman, çocuk edindi.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ey bu sözü söyleyenler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Çok büyük bir şey ile geldiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Bu kötü sözden dolayı neredeyse gök parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Bunların hepsi Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayıdır. Allah Teâlâ onların bu söylediklerinin ötesindedir, yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Bundan münezzeh olduğu için Rahman'ın çocuk edinmesi O'na yakışmaz"
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Şüphesiz göklerde ve yerde bulunan melek, insan ve cinlerden herkes kıyamet günü boyun eğerek Rabbinin huzuruna gelecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır. Onlar ile alakalı hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 311,
            "translated_text": "Onlardan her biri kıyamet günü malı ve kendisine yardım edecek birisi olmadan tek başına gelecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah'a iman edip Allah Teâlâ'nın katında razı olunan salih amel işleyenler için Yüce Allah, onlara kendi sevgisini verecek ve onları kullarına sevdirecek bir sevgi var edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Emirlerimi yerine getirip, yasaklarımdan sakınan muttakileri müjdelemen, hakka itaat etmede kibirlenen ve husumette şiddetli olan kavmi kendisi ile korkutman için bu Kur'an'ı senin diline indirerek kolaylaştırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 19,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "Senin kavminden önce nice kavimleri helâk ettik. Bugün o kavimlerden birini hissediyor musun? Onlara ait en ufak bir ses işitiyor musun? Allah izin verdiğinde onlara isabet eden başkalarına da isabet edebilir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">(Tâ-<\/span>hâ) benzerleri hakkında bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kavminin sana iman etmekten yüz çevirmesine üzülüp sıkıntı çekmen için sana Kur'an'ı indirmedik."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "Allah'ın kendisinden korkmaya muvaffak kıldığı kimselere bir öğüt olsun diye indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "Bu kitabı yeryüzünü ve yüksek gökleri yaratan Allah indirmiştir. O azim olan Kur'an'dır. Çünkü o Azim olan Allah katından indirilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "Rahman olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ- celaline yakışır bir şekilde Arş'ının üzerine yükselmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "Gökyüzünde, yeryüzünde ve toprağın altındaki bütün canlıların yaratılışı, mülkü ve idaresi yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya aittir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen sözünü açıktan söylesen de gizlesen de Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> hepsini bilmektedir. O, gizli olanı ve gizliden de daha gizli olan düşünceleri dahi bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "Allah'tan başka hak mabud yoktur. Güzellikte en üst makama sahip isimler yalnızca O'na aittir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Andolsun ki Musa b. İmrân <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın haberi sana geldi."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "Yolculuk ettiği esnada ateş gördüğünde ailesine: \"Bu bulunduğunuz yerde bekleyin. Ben bir ateş gördüm, belki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum.\" demişti."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "Ateşin yanına gelince Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ona: \"Ey Musa!\" diye seslendi."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 312,
            "translated_text": "\"Şüphesiz ki ben senin Rabbinim! Benimle münacaat etmeye hazırlanman için ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen tertemiz olan (Tuvâ) Vadisi'ndesin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Musa!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Risaletimi ulaştırmak için seni seçtim. O halde sana vahyolunanı dinle."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "\"Şüphesiz ki ben kendimden başka hak ilah olmayan Allah'ım. O halde yalnızca bana ibadet et ve beni anmak için en mükemmel şekilde namazını eda et.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Şüphesiz ki kıyamet gelip vuku bulacaktır. Hiçbir canlı, vaktini bilmesin diye neredeyse onu büsbütün gizleyecektim. İnsanlar peygamberin kendilerine haber vermesiyle onun alametlerini bilirler. Kıyamet gelecek ve her nefis hayır ya da şer olarak yaptığının karşılığını alacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Kâfirlerden kıyamete iman etmeyen ve haramlar hususunda nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni onu tasdik edip salih ameller ile ona hazırlık yapmaktan sakın alıkoymasın. Yoksa bundan dolayı helâk olursun."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Sağ elinde olan şu şey nedir ey Musa?"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"O benim âsâmdır. Yürürken ona dayanırım. Onunla ağaçlara vurarak silkerim. Böylece ağaç yaprakları koyunlarım için yere düşer. Ayrıca benim için onda söylediklerimden başka faydalar da vardır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Yüce Allah şöyle buyurdu: \"Onu at, ey Musa!\""
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Musa onu yere attı, âsâ bir anda hızlıca ve çabuk hareket eden bir yılana dönüştü."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Yüce Allah Musa -aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: \"Âsânı al. Onun yılana dönüşmesinden korkma. Onu aldığında ilk haline geri döndüreceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Elini koltuğunun altına sok, ikinci bir mucize olarak abraş hastalığı olmadan bembeyaz çıksın."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Musa!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz sana bu iki ayeti gösterdik. Zira bu iki büyük ayet kudretimize delalet eden büyük ayetlerimizin bir kısmıdır. Bir de Yüce Allah katından gönderilmiş bir rasûl olduğunu gösteren birer mucizedir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Musa!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Firavun'a git. Şüphesiz ki o küfürde haddi aşmış ve Allah'a karşı isyan etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- dedi ki: \"Rabbim! Eziyetlere sabretmem için gönlümü genişlet.\""
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Bana işimi kolaylaştır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Düzgün bir dille konuşmaya beni muktedir kıl!"
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Senin risaletini onlara ulaştırdığımda sözümü iyi anlasınlar."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Ailemden bana bir yardımcı ver, işlerimde bana yardımcı olsun."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Kardeşim Harun b. İmran'ı (bana yardımcı olsun)."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Onunla sırtımı güçlü kıl."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Risaleti (tebliğ etmede) onu bana ortak kıl."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Ta ki seni çokça tesbih edelim."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Ve seni çokça zikredip, analım."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Şüphesiz ki sen bizi görmektesin. Bizim hiçbir işimiz sana gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Allah Teâlâ: \"Ey Musa! Talep ettiğin şeyi sana verdik.\" diye buyurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 313,
            "translated_text": "Andolsun, biz sana bir kere daha lütufta bulunmuştuk."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Firavun tarafından kurulan hilelerinden Yüce Allah'ın seni nasıl koruyacağına dair annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Annesine ilham ederek şöyle buyurduk: Onu doğurduktan sonra bir sandığa koy ve nehre bırak. Bizim emrimizle nehir onu kıyıya çıkaracaktır. Benim ve onun düşmanı onu alacaktır. Bu düşman Firavun'dur. Kendi katımdan sana bir sevgi bahşettim ve bunun üzerine insanlar seni sevdi. Gözetimim, korumam ve gözümün önünde yetişmen için bunu yaptım."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Hani kız kardeşin sandık ilerledikçe onunla ilerleyip takip ediyordu. Onu alanlara dedi ki: Onu yetiştirecek, koruyacak ve emzirecek birisini size göstereyim mi? Senin kendisine dönmenden mutlu olması ve üzülmemesi için annene geri döndürmeyi sana bahşettik. Yumruk atarak kıptiyi öldürdüğünde cezadan kurtulmayı sana bahşettik. Başına gelen her imtihandan seni kurtardık. Çıkıp senelerce Medyen halkı arasında kaldın. Sonra -Ey Musa!- sana takdir edilen vakitte seninle konuşulması için o vadiye geldin."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Sana vahyettiğimi insanlara tebliğ etmen için rasûlüm olarak seni seçtim."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Musa!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen ve kardeşin Harun, Allah'ın kudret ve vahdaniyetine delalet eden ayetlerimizle gidin. Bana davet etmede ve beni zikretmede gevşek davranmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Siz ikiniz Firavun'a gidin. Şüphesiz ki o küfürde haddi aşmış ve Allah'a karşı isyan etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Ona, içinde sertlik olmayan güzel söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır ve Allah'tan korkar da tevbe eder."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Musa ve Harun -aleyhimasselam- şöyle dediler: \"Ona davetimizi tamamlamadan bizi cezalandırmada acele etmesinden, ölüm veya başka şeyler ile bize zulüm etmede haddi aşmasından korkuyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Yüce Allah o ikisine şöyle buyurdu: \"Korkmayın! Şüphesiz ben yardım ve desteğim ile sizinle beraberim, sizin ile onun arasında ne olduğunu görür ve duyarım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "O ikisi Firavun'un yanına gelerek şöyle dediler: \"-Ey Firavun!- Biz Rabbimizin iki rasûlüyüz. İsrailoğulları'nı bizimle gönder, erkek çocuklarını öldürerek ve kadınlarını yaşatarak onlara eziyet etme. Rabbinden bizim doğruluğumuza delalet eden ayet getirdik. Allah'ın azabından ancak iman eden ve hidayete uyanlar güvende olurlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "\"Şüphesiz ki Allah, bize dünyada ve ahirette azabın, Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve rasûllerinin getirdiklerinden yüz çevirenler için olacağını vahyetti.\""
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Firavun o ikisinin getirdiğini inkâr ederek şöyle dedi: \"Ey Musa! Sizi bana gönderdiğini iddia ettiğiniz Rabbiniz kimdir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Musa dedi ki: \"Rabbimiz her şeye uygun olan şekli ve sureti veren, sonra da yaratmış olduğu maksat için onlara doğru yolu gösterendir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 314,
            "translated_text": "Firavun dedi ki: \"Küfür üzerine olan geçmiş nesillerin durumu ne olacak?\""
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Firavun'a şöyle dedi: \"Bu geçmiş ümmetlerin bilgisi Rabbimin katındadır, Levh-i Mahfuz'da yazılıdır. Bunun ilmi hakkında Rabbim yanılmaz ve bununla ilgili bildiği bir şeyi de unutmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "Yeryüzünde yaşamayı elverişli kılan, üzerinde ilerlemeniz için uygun yollar yapan, yağmur suyunu gökten indiren Rabbimdir. Bu su ile birbirinden farklı bitkileri çeşit çeşit çıkardık."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizin için çıkardığımız temiz şeylerden yiyin ve hayvanlarınızı otlatın. Bu zikredilen nimetlerde akıl sahipleri için Allah Teâlâ'nın kudretine ve vahdaniyyetine dair pek çok deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "Babanız Adem -aleyhisselam-'ı yeryüzündeki topraktan yarattık. Sizleri öldüğünüzde oraya döndüreceğiz. Kıyamet günü yeniden diriltmek için sizi bir kere daha oradan çıkaracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "Andolsun biz Firavun'a dokuz ayetimizin hepsini gösterdik, bunları görmesine rağmen yalanladı ve Allah'a imana icabet etmekten imtina etti."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "Firavun dedi ki: \"Getirdiğin sihir ile bizi Mısır'dan çıkarıp (Mısır'ın) mülkünün kendine kalması için mi geldin Ey Musa?\""
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Musa!<span class=\"text-danger\">-<\/span> \"Senin sihrin gibi bir sihir getireceğiz. Seninle bizim aramızda uygun bir yerde ve uygun bir zamanda senin de, bizim de gelebileceğimiz bir buluşma vakti belirle. Bu mekân, iki taraf arasında ortada bir mekân olsun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Firavun'a şöyle dedi: \"Bizim ile sizin aranızdaki buluşma zamanı bayram günü insanların kutlama için bir araya toplandığı kuşluk vaktidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "Bunun üzerine Firavun arkasını dönüp oradan ayrıldı. Sonra tuzak ve hilelerini topladı. Sonra üstün olup, galip gelmek için zaman ve mekân olarak belirlenen yere geldi."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "Musa, Firavun'un sihirbazlarına öğüt vererek şöyle dedi: \"Bunu yapmaktan sakının. Sihir yapıp insanları aldatarak Allah adına yalan uydurmayın ki, katından bir azap gelip sizi yok etmesin. Allah adına yalan uyduranlar muhakkak hüsrana uğramışlardır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "Sihirbazlar Musa -aleyhisselam-'ın sözünü kendi aralarında değerlendirip gizlice fısıldaştılar."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "Bazı sihirbazlar diğerlerine gizlice şöyle dediler: \"Şüphesiz Musa ve Harun getirdikleri sihir ile sizi Mısır'dan çıkarmak isteyen iki sihirbazdır. Böylece onlar yaşantınızdaki üstün gelenek ve mezhebinizi yok etmek istiyorlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 315,
            "translated_text": "\"İşinizi ustaca yapın ve ihtilaf etmeyin. Sonra sıra sıra dizilmiş olarak ilerleyin, elinizdekini bir seferde atın. Bugün hasmına galip gelen istediği zafere ulaşmıştır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Sihirbazlar Musa -aleyhisselam-'a: \"Ey Musa! İki şeyden birini seç. Sahip olunan sihri ortaya koymaya ya sen başla ya da başlayan biz olalım.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Bilâkis önce siz elinizde olanı atın.\" Bunun üzerine onlar elinde olanları attılar. Yapmış oldukları sihirden dolayı ipleri ve değnekleri Musa'ya hızlıca hareket eden yılanlar gibi göründü."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Onların yaptıklarından dolayı Musa içinde bir korku hissetti."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Musa -aleyhisselam-'ın huzur bulup, teskin olması için şöyle buyurdu: \"-Ey Musa!- Gördüklerinden dolayı korkma! Sen kazanarak ve galip gelerek üstün geleceksin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Sağ elindeki âsânı at ki, yılana dönüşerek onların yaptıkları büyüyü yutsun. Onların yaptıkları büyücü hilesidir. Büyücü ise nerede olursa olsun galip gelemez."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Musa âsâsını attı ve hemen yılana dönüştü. Büyücülerin yaptıklarını yuttu. Bunun üzerine büyücüler, Musa'nın yaptığının sihir olmadığını anlayarak Allah'a secde ettiler. Çünkü o Allah katındandı. \"Musa'nın, Harun'un ve bütün mahlûkatın Rabbine iman ettik.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Firavun, sihirbazların iman etmelerini kınayarak ve onları tehdit ederek şöyle dedi: \"Ben size izin vermeden Musa'ya iman ettiniz ha? -Ey sihirbazlar!- Şüphesiz ki Musa, size sihri öğreten önderinizdir. Andolsun ki sizden her birinizin ellerini ve ayaklarını çaprazlama keseceğim. Ölene kadar bedenlerinizi hurma kütüklerine asacağım. Sizin dışınızdakilere ibret olmanız için bunu yapacağım. O zaman hangimizin azabı daha güçlü ve devamlı, anlayacaksınız: Benim mi yoksa Musa'nın Rabbinin mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Sihirbazlar, Firavun'a şöyle dediler: \"Ey Firavun! Bize gelen apaçık ayetlere tabi olmayı sana tabi olmaya tercih etmeyeceğiz. Bizi yaratan Yüce Allah'a seni üstün tutmayacağız. Bize dilediğini yap, ancak sen bu fani hayatta bize hükmedebilirsin. Muhakkak senin hükümdarlığın birgün yok olacaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Şüphesiz biz, geçmişte işlemiş olduğumuz küfür ve diğer günahlarımızı, bizi öğrenmeye, uygulamaya ve Musa'ya galip gelmek için zorladığın büyü yapma günahımızı bağışlamasını ümit ederek Rabbimize iman ettik. Allah'ın mükâfatı senin bize vadettiğinden daha hayırlıdır. Bizi tehdit ettiğin azaptan O'nun azabı daha da süreklidir."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Sonuç olarak kim kıyamet günü Rabbinin huzuruna kâfir olarak gelirse, o kimse için Cehennem ateşi vardır. Onu, içinde ebedi kalması için oraya sokar. Orada ne azaptan rahat etmek için ölüme kavuşur ve ne de güzel bir hayat sürer."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Kim de kıyamet günü Rabbine iman etmiş ve salih ameller işlemiş bir şekilde gelirse, işte onlar yüksek makam ve dereceler ile vasıflanmış kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 316,
            "translated_text": "Bu makam, saraylarının altlarından nehirlerin aktığı, içlerinde ebedî kalacakları Cennetlerdir. Bu zikredilen mükâfat, kendisini küfür ve günahlardan arındıran herkes içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "Aldolsun Musa'ya şöyle vahyettik: \"Mısır'dan geceleyin kullarım ile kimse onları fark etmeden yola çık. Âsân ile denize vurduktan sonra denizde onlara kuru bir yol aç. Firavun ve ahalisinin size yetişmesinden ve denizde boğulmaktan korkun olmasın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "Firavun ordusuyla birlikte onların peşinden gitti. Hakikatini Allah'tan başka kimsenin bilmediği şekilde Firavun askerlerini denizde boğdu. Hepsi boğulup helâk oldular. Sadece Musa -aleyhisselam- ve onunla beraber olanlar kurtuldular."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "Firavun küfrü güzel göstererek kavmini saptırdı. Onları batıl ile kandırdı. Hidayet yolunu onlara göstermedi."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "İsrailoğulları'nı Firavun ve ordusundan kurtardıktan sonra onlara: \"Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur dağının sağ yanındaki vadide Musa ile konuşmayı size vadettik. Çölde size nimet olarak bal gibi tatlı bir içecek ve eti lezzetli bıldırcına benzeyen küçük bir kuş indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "Sizi rızıklandırdığımız lezzetli helal olan yiyeceklerden yiyiniz. Üzerinize haram kıldığımız şeylerden size mübah kıldıklarımızda haddi aşmayın. Yoksa size gazabım iner. Kimin üzerine gazabım inerse helâk olur, dünyada ve ahirette betbahtlardan olur."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "Şüphesiz ki bana tövbe eden, iman eden ve salih ameller işleyip sonra hak üzere dosdoğru olan kimse için bağışlamam ve affım çoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "\"Kavmini geride bırakıp, onlardan önce acele ederek buraya gelmenin sebebi nedir, ey Musa?\""
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- dedi ki: \"İşte onlar hemen arkamdalar, bana yetişecekler. Sana bir an önce gelmemden dolayı razı olasın diye kavmimin önüne geçtim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "Yüce Allah şöyle buyurmuştur: Arkanda bıraktığın kavmini buzağıya tapmak ile imtihan ettik. Samiri onları buzağıya tapmaya çağırdı. Böylece onları saptırdı."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- kavminin buzağıya tapmasından dolayı onların yanına kızgın ve üzgün bir şekilde döndü. <span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Ey Kavmim! Yüce Allah size Tevrat'ı indirmek, sizi Cennet'e koymak gibi güzel bir vaatte bulunmadı mı? Aradan çok uzun bir zaman mı geçti ki bunu unuttunuz? Yoksa bu yaptığınızla Rabbinizin sizin üzerinize gazabının inmesini ve azabının size ulaşmasını istediniz de, sizin yanınıza dönene kadar O'na itaat etmede sebat etmek için bana verdiğiniz sözden mi döndünüz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 317,
            "translated_text": "Musa'nın kavmi dedi ki: \"Ey Musa! Kendi isteğimizle sana verdiğimiz sözden dönmedik. Bilâkis buna mecbur kaldık. Firavun'un kavminin süs eşyalarından ağır yükler taşıdık. Onlardan kurtulmak için bir çukura attık. Bizim (altınları) çukura attığımız gibi Sâmirî de beraberinde olan Cebrail -aleyhisselam-'ın atının toynağının bastığı topraktan oraya attı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "Sâmirî, bu süs eşyalarından İsrailoğulları için ruhu olmayan bir buzağı heykeli yaptı. Bu heykelin inek böğürmesi gibi sesi vardı. Sâmirî'nin yaptığı ile fitneye maruz kalanlar: \"İşte bu sizin ve Musa -aleyhisselam-'ın ilahıdır. O'nu burada unutup bırakmıştır.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "Buzağının, kendilerine fitne olup ona ibadet eden kimseler, buzağının kendileri ile konuşamayıp onlara cevap veremediğini, kendilerinden ve başkalarından zararı defetmeye güç yetiremediğini ve kendilerine ya da başkalarına fayda sağlamadığını görmüyorlar mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- kavmine dönmeden önce Harun onlara şöyle demişti: \"Buzağının altından (madeninden) şekillendirilmesi ve böğürmesi, aranızdaki Mü'minin kâfirden ayrılıp ortaya çıkması için bir imtihandı. Ey Kavmim! Şüphesiz ki Rabbiniz rahmet sahibidir. Size fayda ve zarar vermeye sahip olmayan ilahlarınız gibi değildir. Bu ilahlar size rahmet edemezler. Yalnızca O'na ibadet ederek bana tabi olun. O'ndan başkasına ibadet etmeyi terk ederek emrime itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "Buzağıya ibadet etmek ile imtihan olanlar şöyle dediler: \"Musa -aleyhisselam- bize dönene kadar ona ibadet etmeye devam edeceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- kardeşi Harun'a şöyle dedi: \"Onların Yüce Allah'ı bırakıp da buzağıya ibadet ederek sapıttıklarını gördüğün zaman bunu engellemekten seni alıkoyan ne oldu?\""
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "\"Onları bırakıp neden arkamdan gelmedin? Yoksa seni onlara vekil tayin ettiğimde emrime karşı mı geldin?\""
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- kardeşinin yaptıklarını kınayarak saçından ve sakalından tutup kendisine doğru çekiştirmiş, Harun da ondan şefkat bekleyerek şöyle demiştir: \"Saçımı ve sakalımı tutup çekiştirme, benim onlarla birlikte kalmamda bir mazeretim vardı. Onları yalnız başlarına bıraktığımda ayrılığa düşmelerinden korktum. Sonra bana: Onların arasını ayırdığımı, onlar hakkında vasiyyetini tutmadığımı söyleyecektin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Samiri'ye şöyle dedi: \"Senin bu yaptığın nedir ey Samiri? Seni bunu yapmaya iten nedir?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "Samiri, Musa -aleyhisselam-'a şöyle dedi: \"Onların görmediğini gördüm. Cebrail'i atın üzerinde gördüm ve atının ayak izinin olduğu topraktan bir avuç aldım. Kendisinden buzağı heykeli yapılan erimiş süs eşyalarının üzerine attım. Sonra ondan böğüren buzağı şekli ortaya çıktı. Nefsim yaptığım şeyi bana güzel gösterdi.\""
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-, Samiri'ye şöyle dedi: \"Haydi git, hayatta olduğun sürece bana dokunmayın diye gezeceksin. Terk edilmiş\/dışlanmış olarak yaşayacaksın. Kıyamet gününde hesaba çekilip cezalandırılacağın bir gün vardır. Yüce Allah bu vaadinden dönmez. Allah'tan başka ilah olarak edindiğin ve kendisine ibadet ettiğin buzağıya bak. Eriyene kadar ateş yakacağım ve ondan bir eser kalmayana kadar onu denize savuracağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 318,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak ki hak olan mabudunuz kendisinden başka hak ilah olmayan Allah'tır. İlmi ile herşeyi kuşatmıştır. Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ya hiçbir şeyin ilmi gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni teselli etmesi için Musa ve Firavun'un, kavimlerine ait haberleri, geçmiş peygamberlerin ve ümmetlerinin haberlerini sana anlatıyoruz. Öğüt almak isteyenler alsın diye sana kendi katımızdan Kur'an'ı verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "Kim sana indirilen bu Kur'an'dan yüz çevirip ona iman etmez, onunla amel etmezse; kıyamet günü büyük bir günah yükü yüklenmiş olarak gelecektir. Elem dolu azabı hak eder."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "Bu devamlı azapta ebedî olarak kalacaklardır. Kıyamet günü taşıdıkları şey ne kötü bir yüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "Meleğin Sûr'a yeniden diriliş için ikinci kez üfürdüğü gün, işte o gün kâfirlerin gözleri ve bedenlerini, ahiretin dehşetinin şiddetinden mosmor olarak haşrederiz."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "Öldükten sonra Berzah aleminde on gece kaldınız diye birbirleri ile fısıldaşırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "Biz, onların fısıldaştıkları şeyi en iyi biliriz. Ondan hiçbir şey bize gizli kalmaz. İçlerinden en aklı başında olanı: \"Berzahta fazla değil sadece bir gün kaldınız.\" der."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana kıyamet günü dağların durumundan soruyorlar. Onlara de ki: \"Rabbim onları kökünden söküp savuracak, toz olacaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "(Allah Teâlâ) Dağları üzerinde taşıyan yeryüzünü, üzerinde ne bir bina ve ne de bir bitki olmadan dümdüz bırakacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey yeryüzüne bakan kişi!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeryüzünün dümdüz olarak görürsün. Orada ne bir eğim, ne bir yükseklik, ne de bir alçaklık görebilirsin."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "İşte o gün insanlar mahşere çağıran davetçinin sesine uyarlar. Ona tabi olmaktan kimse onları çeviremez. Rahman'ın korkusundan bütün sesler kesilmiştir. O gün fısıldaşmalardan başka bir şey duyamazsın."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "O azamatli günde şefaat eden hiçbir kimsenin şefaati fayda vermez. Ancak Yüce Allah'ın şefaat izni verdiği şefaatçi ve şefaatte sözünden razı olduğu kimse bundan müstesnadır."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- insanların, gelecekte olacak kıyamet için ne sunduklarını ve dünyaları için arkalarında ne bıraktıklarını hakkıyla bilir. Bütün yaratılmışlar Yüce Allah'ın zatını ve sıfatını bilgi bakımından kuşatamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "Kulların yüzleri ölümsüz hayat sahibine, kullarının işlerini idare edip yönetene boyun büküp itaat etmiştir. Muhakkak ki günah yüklenen nefsini helâka sürükleyerek hüsrana uğramıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "Allah ve Rasûlüne iman ederek salih ameller işleyen kimse tam olarak mükâfata nail olacaktır. Ne işlemediği günahtan dolayı zulme uğramaktan korkar, ne de salih amelinin sevabının eksilmesinden korkar."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 319,
            "translated_text": "Geçmişlerin kıssalarını indirdiğimiz gibi bu Kur'an'ı da açık Arap dilinde indirdik. Çeşitli tehdit ve korkutucu şeyleri açıkladık. Umulur ki Allah'tan korkar ya da Kur'an onlara öğüt ve ibret olur."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Allah; ulu, yüce ve mukaddes olandır. Her şeyin mülkünün sahibi olan meliktir. O kendisi hak ve sözü hak olandır. Müşriklerin O'nu vasfettiği şeyden yücedir. -Ey Rasûl!- Cebrail sana ulaştırmasını tamamlamadan önce Kur'an'ı okumada acele etme! ve: \"Rabbim! Bana öğrettiklerinde ilmimi arttır.\" de."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Andolsun, biz daha önce de Adem'e ağaçtan yememesini emretmiş ve onu yasaklamıştık. Bunun neticesini ona beyan ettik. Bu vasiyeti (emri) unutup o ağaçtan yedi. Bu hükme sabretmedi. Emrettiğimizi koruma hususunda onu kesin kararlı bulmadık."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani meleklere şöyle buyurduğumuzu hatırla! Adem'e selamlama secdesi edin. İblis <span class=\"text-danger\">-<\/span>onlarla birlikte ancak onlardan değildi<span class=\"text-danger\">-<\/span> hariç, bütün melekler hemen secde edivermişlerdi. Kibrinden dolayı secde etmekten kaçındı."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Şöyle buyurduk: \"Ey Adem! Şüphesiz ki İblis, senin ve hanımının düşmanıdır. Size vermiş olduğu vesvese ile kendisine itaat ettirerek seni ve eşini Cennet'ten çıkarmasın. Sonra meşakkat ve sıkıntılara katlanmak zorunda kalırsınız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Şüphesiz Yüce Allah, Cennet'te seni doyurmakta ve orada aç kalmamaktasın. Seni giydirmekte bu yüzden çıplak da değilsin."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Sana içecek verir, susamazsın; seni gölgelendirir, güneşin sıcağı sana isabet etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Şeytan, Adem'e vesvese vererek ona şöyle dedi: \"Sana kendisinden yiyen kimsenin kesinlikle bir daha ölmeyeceği, bilâkis hayatta ebedî kalacağı ağacı ve bitip, tükenerek yok olmayacak saltanatı göstereyim mi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Adem ve Havva kendilerine yasaklı olan ağaçtan yediler. Avret yerleri kapalı iken birden edep yerleri görünüverdi. Cennet ağaçlarının yapraklarından koparıp, bu yapraklarla avret yerlerini örtmeye başladılar. Adem -aleyhisselam- Rabbinin emrine karşı geldi. Öyle ki; ağaçtan yememesi gerektiğine yönelik Yüce Allah'ın emrini yerine getirmedi. Böylece kendisi için caiz olmayan şeyde haddi aştı."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Sonra Yüce Allah onu seçti, tövbesini kabul etti ve onu doğru yola muvaffak kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Yüce Allah Adem ve Havva'ya şöyle buyurdu: \"Siz ikiniz ve İblis hep birlikte Cennet'ten inin. Artık o sizin düşmanınız, siz ikiniz de onun düşmanısınız. Benden size yolum hakkında bir açıklama gelir ve kim de bu açıklanan yola tabi olur, onunla amel eder ve ondan sapmazsa; haktan sapmamış olur, ahirette de azap ile betbaht olmaz. Bilâkis Yüce Allah onu Cennet'e koyar."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Kim zikrimden yüz çevirip onu kabul etmez ve ona icabet etmezse, dünyada ve kabirde onun için sıkıntılı bir yaşantı vardır. Kıyamet günü de onun gözlerini, bilgi ve tecrübesini kaybetmiş bir şekilde mahşer alanına götürüp, haşrederiz."
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 320,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın zikrinden yüz çeviren kimse: \"Ey Rabbim! Bugün beni niçin kör olarak haşrettin? Ben dünyada gören bir kimseydim.\" der."
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "Allah Teâlâ ona cevap olarak şöyle buyurdu: \"Sen dünyada böyle yapmıştın. Ayetlerimiz sana gelmişti de onları terk ederek yüz çevirmiştin. Bugün de sen azaba terk edileceksin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "Haram olan şehevî arzulara dalanları ve Rabbinin apaçık delillerinden yüz çevirenleri işte böyle cezalandırırız. Yüce Allah'ın ahiretteki azabı dünya ve berzah alemindeki sıkıntılı yaşantıdan daha korkunç, daha kuvvetli ve daha kalıcılıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "Müşriklere kendilerinden önce helâk ettiğimiz ümmetlerin ne kadar çok olduğu apaçık belli olmadı mı? Oysa onlar helak olmuş ümmetlerin diyarlarında yürüyor ve onlara isabet eden azabın eserlerini\/kalıntılarını bizzat görüyorlar. Birçok ümmetin helâk edilip yerle bir olmasında akıl sahipleri için birçok ibret vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 129,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hiçbir kimseye hüccet ikame edilmeden azap edilmeyeceğine dair Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve O'nun katında takdir edilen bir ecel olmasaydı onlar azabı hak ettiklerinden dolayı bir an önce azapla cezalandırılırlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 130,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Batıl vasıflarla seni yalanlayanların söylediklerine karşı sabret. Güneş doğmadan önce sabah namazında, güneş batmadan önce ikindi namazında, gece saatlerinde akşam ve yatsı namazlarında ve günün ilk yarısının bittiği zeval vakti olan öğle namazında ve günün ikinci yarısının bittiği akşam namazında, Yüce Allah'ın katında ve senin rıza gösterdiğin sevabı ümit ederek sabret."
        },
        {
            "ayah_number": 131,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "Kendilerini imtihan etmek adına dünya hayatının süsünden faydalanmaları için bu yalancılara verdiğimiz şeylere özenme. Onlara verdiğimiz bu zevkler zail olacaktır. Rabbinin razı olman için sana vadettiği mükâfat dünyada faydalanmaları için onlara verilen metadan daha hayırlı ve devamlıdır. Çünkü (sana vadedilen asla) kesintiye uğramaz."
        },
        {
            "ayah_number": 132,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Aile halkına namaz kılmalarını emret ve sen de sabırla namaz kılmaya devam et. Kendin için ya da başkası için senden rızık istemiyoruz. Bilâkis senin rızkını biz üstlendik.Takva sahipleri için dünya ve ahirette güzel son Yüce Allah'tan korkan, emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan kimseler içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 133,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nebi -<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayan bu kâfirler şöyle dediler: \"Muhammed doğru söylediğine ve rasûl olduğuna dair Rabbinden bize bir delil getirseydi.\" Hâlbuki bu yalanlayanlara, geçmiş kitapları doğrulayan Kur'an gelmedi mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 134,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "Şayet biz, kendilerine kitap indirmeden ve peygamber göndermeden küfür ve inatlarından dolayı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanları azabın inmesi ile helâk etseydik, kıyamet günü küfürlerine özür bularak: \"Ey Rabbimiz! Dünyada iken bize bir rasûl gönderseydin ona iman eder, azabından dolayı bize alçaklık ve bedbahtlık isabet etmeden önce onun getirdiği ayetlere ittiba ederdik.\" derlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 135,
            "surah_number": 20,
            "page_number": 321,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu yalanlayanlara de ki: \"Bizden ve sizden herkes Yüce Allah'ın yapmakta olduklarını beklemektedir. Siz de bekleyin. Hiç şüphesiz dosdoğru yolun sahiplerinin kim olduğunu ve sizin mi yoksa bizim mi hidayet üzerine olduğumuzu bileceksiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "İnsanların kıyamet günü amellerinden dolayı hesaba çekilmeleri çok yaklaştı. Oysa ki onlar gaflet içinde dünya ile meşgul olmaları sebebiyle ahiretten yüz çevirmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "Rableri katından kendilerine Kur'an'dan her bir ayet indiğinde, onu faydalanacak bir şekilde dinlemezler. Bilâkis içinde verilen mesajı umursamadan alay ederek dinlerler."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "Kalpleri ondan gâfil bir şekilde dinlediler. Zalimler ayetleri inkâr ettiklerini gizleyip kendi aralarında fısıldaşarak şöyle dediler: Bu rasûl olduğunu iddia eden sizin gibi beşer değil midir? Size karşı üstün bir özelliği yoktur. Getirdiği ancak bir sihirdir. Sizin gibi bir beşer olduğunu anladığınız halde ona tabi mi olacaksınız? Şüphesiz ki onun getirdiği sihirden başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: Rabbim gizlediğiniz sözü bilir. O, göklerde ve yerde her kişinin söylediği tüm sözleri hakkıyla bilir. O, kullarının sözlerini hakkıyla işiten, yaptıkları amellerini hakkıyla bilendir. Bütün bunların ardından karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği din hakkında bocaladılar. Hakkında, kimi zaman; \"Açıklaması olmayan karmakarışık rüya!\" dediler. Bazen, \"Hayır! Bu aslı olmayan bir yalandır\" dediler. Kimi zaman da: \"O şairdir\" dediler. Eğer çağırdığı şeyde doğru söylüyor ise bize daha önceki peygamberlerin, Musa'nın asası ve Salih'in devesi gibi bir mucize getirsin."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "Bu memleket halkından önce mucizeler indirilmesini isteyenler iman etmediler. Oysa ki onlara istemiş oldukları mucizeler verilmişti. Ancak onlar bunu yalanladır. Biz de onları helak ettik. Şimdi bunlar mı iman edecekler?"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önce ancak kendilerine vahyettiğimiz erkekleri peygamber olarak gönderdik. Bizler melekleri peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız sizden önceki Ehl<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Kitab'ın (alimlerine) sorun."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "Gönderdiğimiz rasûlleri yemek yemeyen bedenlere sahip özellikte kılmadık. Bilâkis onlar diğer insanların yemek yediği gibi yerler. Ölümsüz bir şekilde dünyada kalıcı da değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "Sonra rasûlleri ve Mü'minlerden dilediğimiz kimseleri helâk olmaktan kurtarıp rasûllerimize verdiğimiz sözü yerine getirdik. Allah'ı inkâr ederek ve günahları işleyerek haddi aşanları helâk ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 322,
            "translated_text": "Andolsun ki size Kur'an'ı indirdik, eğer onu tasdik eder onun içindeki ile amel ederseniz şeref ve itibarınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? Ona iman etmeye ve içerdiği şey ile amel etmek için acele etmeyecek misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Biz küfür ile zulmetmekte olan nice memleketleri helâk ettik. Onlardan sonra başka kavimler yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Helâk olanlar onları köklerinden söküp, yok eden azabımızı görünce, korku içinde yaşadıkları şehirlerinden hızlıca kaçıyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Küçümsenerek\/alaya alınarak onlara şöyle seslenildi: Kaçmayın, zevküsefa sürdüğünüz bolluk içindeki yaşantınıza ve evlerinize dönün. Çünkü yaptığınız dünyalık işlerden sorulacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Günahlarını itiraf eden bu zalimler şöyle dediler: Vay başımıza gelenler bizim helakımız ve hüsranımız yakındır. Şüphesiz biz Allah'ı küfredip inkâr etmekle zalimlerden olduk."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Onlar günahlarını itiraf etmeye ve kendilerine helâk olmaları için beddua etmeye, ettikleri duayı tekrarlarlamaya devam ederken onları biçilmiş ekine ve hareket edemeyen ölülere çevirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri boş iş ve oyun olsun diye yaratmadık. Bilâkis o ikisini kudretimize delalet etmesi için yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Eğer bir eş ve çocuk edinmek isteseydik kendi katımızdan bunu edinirdik. Ancak bundan beri olduğumuz için böyle yapacak değiliz."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Bilâkis rasûllerimize vahyettiğimiz hakkı, küfür ehlinin sahip olduğu batılın üzerine atar, bırakırız da onun işini bitirir ve yok olup gider. -Ey Allah'ın eş ve çocuk edindiğini söyleyenler!- O'nu kendisine yakışmayan şeylerle vasıflandırdığınız için helâk olacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin mülkü yalnızca Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya aittir. O'nun katında bulunan melekler O'na ibadet etme hususunda kibirlenmez ve yorgunluk hissetmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Gece ve gündüz Yüce Allah'ı aralıksız tesbih etmeye devam ederler. Bundan bıkıp usanmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Bilâkis müşrikler, Allah'tan gayrı ilahlar edindiler. Onlar ölüleri diriltemezler. Bunu yapmaktan aciz olana nasıl ibadet ediyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Şayet göklerde ve yerde birçok ilah olsaydı, mülk hakkında ilahların çekişmesinden dolayı gökler ve yer fesada uğrardı. Ancak gerçek bunun aksidir. Arşın Rabbi olan Yüce Allah müşriklerin yalan yere vasfettiği gibi ortakları olmasından münezzeh ve yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Yüce Allah mülkünde ve hükmünde tek olandır. Takdir ettiği ve hükmettiği şeyde kimse O'na hesap soramaz. Ancak O, kullarına yaptıklarından dolayı hesap sorar ve amellerinin karşılığını verir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 323,
            "translated_text": "Bilakis Allah'tan başka ilahlar edindiler. -Ey Rasûl!- O müşriklere de ki: Haydi onların ibadeti hak ettiğine dair delilinizi getirin. Bu bana indirilen kitapta ve önceki rasûllere indirilen kitaplarda sizin için hiçbir delil yoktur. Bilâkis müşriklerin bir çoğu cehalet ve taklidden başka bir şeye dayanmıyorlar. Onlar hakkı kabul etmekten yüz çevirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> \"Senden önce gönderdiğimiz bütün rasûllere benden başka hak mabud (ilah) yoktur. O halde yalnızca bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayın!\" diye vahyetmişizdir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "Müşrikler dediler ki: Yüce Allah melekleri (kendine) kızlar edindi. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- söyledikleri bu yalandan uzak ve münezzehtir. Bilâkis melekler, Allah Teâlâ tarafından ikram edilen kendisine yakın kılınan kullarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "Rablerinden önce bir söz söylemezler. Onlara konuşmalarını emrettiğinde konuşurlar. O'nun emri ile amel ederler. Onun hiçbir emrine muhalefet etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "Onların yaptıkları ve yapacakları amellerini bilir. Kendisine şefaat edilmesinden razı olduğu kimselere izni olmadan şefaat talebinde bulunmazlar. Onlar korkularından dolayı Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dan sakınırlar. Emir ve yasakladıkları şeylerde O'na asla muhalefet etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "Farzedelim ki meleklerden kim şöyle derse: Şüphesiz ben de Allah’tan başka bir ilâhım. Kıyamet günü biz bu söylediği sözden dolayı ona Cehennem azabıyla karşılığını veririz, orada ebedî kalacaktır. Yüce Allah'ı şirk ve küfür ile küfreden zalimleri bu cezanın aynısı ile cezalandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "Allah hakkında küfür içinde olanlar gökler ve yer birbirine bitişik iken, aralarında bir boşluk yokken ondan yağmuru indirdiğimizi, onların arasını ayırdığımızı, gökten yeryüzüne indirdiğimiz su ile bitki ve canlılar gibi herşeye hayat verdiğimizi görmediler mi? Bundan ibret alıp yalnızca Allah'a iman etmeyecekler mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "Üzerindekileri sarsmasın diye yeryüzünde sabit dağlar yarattık. Onlar için geniş yol ve geçitler meydana getirdik ki yolculuk yaparak gitmek istedikleri yere onları götürsün."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "Gökyüzünü direksiz olarak yıkılmaktan korunmuş tavanlardan bir tavan kıldık. Ve (gökyüzünü) gizli bir şekilde dinlenilmesinden (Şeytanların gizlice dinlemelerini engellemek için) korunaklı kıldık. Müşrikler, -Güneş ve Ay gibi- gökyüzündeki ayetlerden ibret almadan yüz çeviriyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "Yüce Allah, canlılar dinlensinler diye geceyi, geçimlerini sağlamak için de gündüzü yaratmıştır. Güneş'i gündüzün alameti, Ay'ı da gecenin alameti olarak yarattı. Güneş ve Ay'dan her biri kendi yörüngesinde akıp gider. Ne o yörüngeden sapar, ne de başka tarafa meyleder."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önce hiçbir beşere bu hayatta ebedi olarak kalmasına izin vermedik. Şayet senin bu hayatta ecelin gelir de ölürsen, onlar senden sonra kalacaklar mı? Kesinlikle hayır!"
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 324,
            "translated_text": "Her Mü'min ya da kâfir nefis dünyada ölümü tadacaktır. -Ey İnsanlar!- Dünya hayatında sizi sorumluluk, nimet ve belalar ile imtihan ederiz. Ölümünüzden sonra başkasına değil yalnızca bize döndürüleceksiniz. Biz de işlemiş olduğunuz amellerin karşılığını vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 325,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşrikler seni gördüğünde kendilerine tabi olanları nefret ettirerek şu sözler ile seni alaya alırlar: İbadet etmiş olduğunuz ilahlara kötü sözler söyleyen bu mudur? Onlar seni alaya almakla birlikte Allah'ın Kur'an'da kendilerine indirdiğini inkâr eden ve onlara vermiş olduğu nimetlere karşı nankörlük edenlerdir. Onlar bütün kötülükleri bir arada topladıkları için kınanmaya daha layıktırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 325,
            "translated_text": "İnsanın tabiatında acelecilik vardır. Bir şeyin vakti gelmeden önce aceleci davranır. Müşriklerin azap için aceleci davranması da böyledir. -Ey Azabım için aceleci davrananlar!- Acele ettiğiniz şeyi size göstereceğim, bunun bir an önce olmasını istemeyin."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 325,
            "translated_text": "Yeniden dirilmeyi inkâr eden kâfirler aceleci davranarak şöyle derler: -Ey Müslümanlar!- Eğer doğru söylüyorsanız vuku bulacağını iddia ettiğiniz yeniden dirilme ile alakalı bize vadettiğiniz şey ne zaman gerçekleşecek?"
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 325,
            "translated_text": "Yeniden dirilmeyi inkâr eden o kâfirler yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacaklar. Ve azabı kendilerinden def etmek için bir yardımcı da bulamayacaklardır. Eğer bunu kesin olarak biliyor iseler niçin azap için aceleci davranıyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 325,
            "translated_text": "Kendisi ile azap edileceklerini bildikleri ateş ansızın gelecektir. Kendilerinden bu azabı def etmeye güç yetiremezler. Tevbe edene kadar onlar (azaba uğramaktan) ertelenmezler. Tevbe etseler rahmete nail olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 325,
            "translated_text": "Gerçekten kavmin seninle alay etti, sana yapılan bu şey ile ilk karşılaşan sen değilsin. -Ey Rasûl!- Andolsun ki senden önce de rasûllerle alay edildi. Peygamberlerinin dünyada iken kendilerini onunla korkuttuğu zaman onları (peygamberleri) alaya alan kâfirleri istihza ettikleri azap kuşatıverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 325,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Azap için acele edenlere de ki: Rahman size azap indirecek ve helâk etmeyi isteyecek olsa gece ve gündüz sizi kim koruyacak? Hal böyle iken onlar Yüce Rablerinin öğütlerini ve delillerini zikretmekten yüz çeviriyorlar. Cahilliklerinden ve sefihliklerinden dolayı onlar hakkında (Allah'ın öğütleri ve delilleri) hiç düşünmüyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 325,
            "translated_text": "Onları bizim azabımızdan kurtaracak ilahları mı var? O ilah edindikleri ne kendi nefislerine fayda verecek bir şeyi elde etmeye, ne de kendi nefislerine zarar veren birşeyi def etmeye güç yetirebilirler. Kendi nefsine fayda sağlayamayan başkasına nasıl yardım edebilir? Onlar bizim azabımızdan da kurtarılamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 325,
            "translated_text": "Bilakis bu kâfirleri ve atalarını kendilerine sunduğumuz nimetlerle rızıklandırdık, bunu istidrâc olarak (zalim, kâfir ve azgın kişilerin tedrîcî olarak felâkete yaklaştırılması ve bu esnada kendilerine bazı geçici imkân ve başarıların sağlanması) verdik. Öyle uzun zaman yaşadılar ki bu onları aldattı. Küfürlerini işlemeye devam ettiler. Nimetlerimizle aldanan ve azabımız için acele edenler, üzerinde yaşayanları boyun eğdirerek yeryüzünü etrafından kısalttığımızı ve onlara galip geldiğimizi görmüyorlar mı? Başkalarının başına gelenin kendi başlarına gelmeyeceğini mi zannediyorlar? Onlar galip gelenler değiller, bilakis onlar mağlup olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbimin bana indirdiği vahiyle Allah'ın azabından sizi korkutuyorum. Sağır olanlar Allah'ın azabı ile korkutulduklarında, çağırıldıkları hakkı kabul etme kasdıyla dinlemezler."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinin azabından nasibi olan bu aceleci kimselere azap isabet etse o zaman şöyle derler:Yazık bize. Helâk ve hüsranımız pek yakındır. Şüphesiz ki biz Allah'a şirk koşarak ve Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in getirdiğini yalanlayarak zalimlerden olduk."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "Kıyamet halkının amellerinin tartılması için adalet terazilerini kurarız. O gün iyiliği azaltılıp, günahları çoğaltılarak hiçbir kimseye zulüm edilmez. Tartılacak olan şey hardal tanesi kadar az dahi olsa onu getiririz. Kullarımızın amellerini hesaplayıp, hesap görücüler olarak biz yeteriz."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "Andolsun ki Musa ve Harun -aleyhisselam-'a hak ve batılın, helâl ve haramın arasını ayıran, kendisine iman eden kimseye yol gösteren ve Rableri katından muttakiler için bir öğüt olan Tevrat'ı verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "Onlar, Rablerini görmemiş olmalarına rağmen O'na iman edip cezalandırmasından korkan kimselerdir. Ve kıyametten de oldukça çekinirler."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, çokça fayda ve hayır sağlayan, öğüt almak isteyenler için bir hatırlatma ve öğüttür. Bütün bunlara rağmen siz onu inkâr mı ediyorsunuz? İçindekini ikrar etmeden onunla amel etmeden mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "Andolsun ki, biz İbrahim'e küçüklüğünde kavmine karşı hüccet getirme yeteğini verdik ve Biz zaten onu biliyorduk. Kavmine karşı (delil) getirmesi için bizim ilmimizdeki hak ettiği hücceti ona verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "(İbrahim) babası Âzer ve kavmine: \"Kendi ellerinizle yaparak ibadet edip durduğunuz bu putlar da nedir?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "Kavmi ona şöyle dedi: Atalarımızı onlara ibadet ediyor bulduk, biz de onları örnek alarak bu putlara ibadet ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "İbrahim onlara şöyle dedi: -Ey Tabi olanlar!- Andolsun ki siz ve atalarınız apaçık yoldan ayrılıp sapkınlığı takip eden kimselersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "Kavmi ona dedi ki: Bu bize söylediklerinle bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen alay edenlerden misin?"
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "İbrahim şöyle dedi: Bilakis ben size gerçeği getirdim alay da etmiyorum. Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbi, daha önce bir benzeri olmadan onları yaratandır. Ben, şüphesiz sizin, göklerin ve yerin Rabbi olduğuna şahitlik edenlerdenim. Bu hususta putlarınızın hiçbir payı yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 326,
            "translated_text": "İbrahim, kavmi duymayacak bir şekilde şöyle dedi: Vallahi ben bayramınızı (kutlamaya) gittikten sonra putlarınız için hoşlanmadığınız bir tuzak kuracağım."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "İbrahim onların putlarını paramparça edip küçük parçalara ayırdı. Diğerlerini kimin paramparça ettiğini sormalarını umarak en büyüğünü kırmadan bıraktı."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Geri dönüp putlarını paramparça edilmiş halde bulduklarında birbirlerine: İlahlarımıza bunu kim yaptı? diye sordular. Bunları kim paramparça etti ise o zalimlerdendir, öyle ki tazim ve yüceltilmeyi hak edeni küçümsemiştir, dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Onlardan bazısı şöyle dedi: İbrahim denilen bir gencin onları kötü bir şekilde andığını ve ayıpladığını duyduk. Belki onları o, paramparça etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Kavmin ileri gelenleri şöyle dediler: İbrahim'i insanların gözü önüne getirin. Belki yapmış olduklarını ikrar ettiğine şahitlik ederler. Onun bunu ikrar etmesi, onun aleyhinde kullanacağınız bir delil olur."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam'ı getirip ona sordular: Bu çirkin işi ilahlarımıza sen mi yaptın ey İbrahim?"
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "İbrahim -onlarla alay edip, insanların gözü önünde putlarının acziyetini göstererek-: Ben birşey yapmadım, bilâkis putların büyük olanı yapmıştır. Eğer konuşabiliyor iseler putlarınıza sorun, dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Düşünüp taşınarak kendi vicdanlarına dönüp, putlarının fayda ya da zarar veremeyeceğini anladılar. Allah'a (ibadeti) bırakıp da putlara ibadet ettikleri için zalim kimselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Sonra eski inanç ve inatlarına dönerek: -Ey İbrahim- Andolsun ki sen bu putların konuşamadıklarını kesin olarak bilmektesin. Onlara sormamızı nasıl emredersin? Bunun kendi lehlerine delil olmasını istediler, ancak onların aleyhine bir delildi."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "İbrahim -onların söylediğini inkâr ederek- şöyle dedi: Allah'ı bırakıp da size hiçbir şekilde fayda ya da zarar veremeyecek putlara mı ibadet edeceksiniz? Halbuki, onlar kendi nefisleri için faydalı olanı elde etmekten ya da zararlı olanı def etmekten acizdir."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Yazıklar olsun size ve Allah'ı bırakıp ibadet ettiğiniz faydası ve zararı olmayan bu putlara! Onlara ibadet etmeyi bırakıp hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Delil getirerek onunla yüzleşmekten aciz kaldıklarında kaba kuvvet kullanmaya yönelip şöyle dediler: Şayet kırıp yerle bir ettiği putlarınıza yardım edip ona caydırıcı bir ceza verecekseniz, İbrahim'i ateşte yakın."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Ateşi tutuşturup İbrahim'i içine attılar. Dedik ki: Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve esenlik ver ve öyle oldu. Ona bir eziyet isabet etmedi."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam-'ın kavmi onu yakarak tuzak kurmak istedi. Biz onların kurduğu tuzağı boşa çıkardık, asıl onları helak olmuş mağluplar kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Onu ve Lût'u da kurtardık. O ikisini, kendisinden peygamberler çıkardığımız ve canlılara hayırlar yayayarak bereketli kıldığımız Şam diyarına ulaştırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 327,
            "translated_text": "Rabbine bir çocuk vermesi için dua ettiğinde ona İshak'ı bahşettik ve buna ziyade olarak Yakub'u da ona verdik. İbrahim ve her iki oğlu İshak ve Yakub'u Allah'a itaat eden salih kimseler kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 328,
            "translated_text": "Onları hayırda insanlara doğru yolu gösteren önderler kıldık. Allah Teâlâ'nın izni ile insanları yalnızca Yüce Allah'a ibadet etmeye davet ediyorlardı. Hayırlar işlemeyi, namazı en doğru bir şekilde kılmayı, zekâtı vermeyi onlara vahyettik. Onlar bize karşı itaatkâr kimselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 328,
            "translated_text": "Lût'a hasımlar arasında hükmedip yargılama özelliği verdik. Dini hakkında ona ilim de verdik. Beldesine (Sedûm) indirmiş olduğumuz azaptan onu selamette kıldık. O belde halkı iğrenç eylemi yapan kimselerdi. Şüphesiz ki onlar Rablerine itaat etmekten ayrılan fasit bir topluluktu."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 328,
            "translated_text": "Onu kavmine isabet eden azaptan kurtararak rahmetimizin içine aldık. Şüphesiz ki o, emirlerimizi yerine getiren, yasaklarımızdan uzak duran salih kimselerdendi."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 328,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Nûh'un kıssasını da hatırla! Hani o İbrahim ve Lût'tan önce Yüce Allah'a dua etmişti de istediğini vererek onun duasına icabet etmiştik. Onu ve ailesinden Mü'min olanları büyük sıkıntıdan kurtarmıştık."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 328,
            "translated_text": "Onu, doğruluğuna delalet eden mucizeler ile destekleyerek yalanlayan kavminin tuzağından kurtardık. Çünkü onlar fesat çıkaran şerli bir topluluk idi. Bu yüzden hepsini suda boğduk."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 328,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Davûd ve oğlu Süleyman <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhimesselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın kıssasını da hatırla! Hani hasım olan iki kişinin davası kendilerine getirildiğinde hüküm veriyorlardı. Hasımlardan birisinin koyunları gece yayılarak otladığında diğerinin tarlasına girip orayı ifsat etmişti. Bizler de Davûd ve Süleyman'ın verdiği hükme şahitlik ettik. Onların vermiş olduğu bu hükümden hiçbir şey bize gizli kalmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 328,
            "translated_text": "Biz, meseleyi babası Davûd'a değil de Süleyman'a kavrattık. Biz Davûd ve Süleyman'ın her ikisine peygamberliği ve dinin hükümleri ile alakalı ilmi öğrettik. Bunu sadece Süleyman'a has kılmadık. Dağları Davûd'a boyun eğdirdik onun tesbihi ile tesbih getirirlerdi. Kuşları da ona boyun eğdirdik. Bunu meseleyi anlatmak, hükmü, ilmi ve birçok şeyi hizmetine sunmak için yaptık."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 328,
            "translated_text": "Süleyman'a değil de Davûd'a silahın öldürücü darbelerine karşı vücutlarınızı koruyacak zırh yapma sanatını öğrettik. -Ey İnsanlar!- Allah'ın size bahşetmiş olduğu bu nimetinden dolayı O'na şükredecek misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 328,
            "translated_text": "Şiddetle esen rüzgarı Süleyman'ın emrine verdik. Rüzgara emrettiğinde emri ile bereketli kıldığımız, peygamberler gönderdiğimiz ve hayırları bolca yaydığımız Şam topraklarına giderdi. Biz herşeyi bilenleriz. Bize hiçbir şey gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 329,
            "translated_text": "Şeytanlardan denize dalıp onun için inci ve diğer şeyleri çıkaranları emrine verdik. Bunun dışında bina yapmak gibi diğer işlerde onun için çalışıyorlardı. Onların sayılarını ve yaptıklarını gözetiyorduk. Bundan hiçbir şey bizden kaçmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 329,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eyyûb <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın kıssasını da hatırla. Hani kendisine hastalık isabet ettiğinde Rabbi <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ya: \"Ey Rabbim, hastalık ve aile mi kaybetme musibetine maruz kaldım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin, bana isabet eden bu hastalığı benden gider.” diye niyaz etmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 329,
            "translated_text": "Duasına icabet ettik, ona zarar veren herşeyi giderdik. Ailesinden (eşlerinden) ve çocuklarından kaybettiklerini ona verdik. Aynı zamanda onlarla beraber bir mislini daha verdik. Bütün bunları kendi katımızdan bir rahmet ve Allah'a ibadet ile itaat edenlere öğüt olsun diye yaptık ki, Eyyûb'un sabrettiği gibi sabretsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 329,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> İsmail’i, İdris’i ve Zülkifl <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhimusselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ı da hatırla. Onlardan her biri belaya karşı sabreden, Allah'ın kendisini sorumlu tuttuğu vazifeyi yerine getiren kimselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 329,
            "translated_text": "Onları, rahmetimizin içine aldık ve peygamber olarak görevlendirdik. Ardından Cennet'e koyduk. Şüphesiz onlar Rablerine itaat eden Allah'ın salih kullarıdır. Onlar içleri de dışları da bir, doğru dürüst kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 329,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Balina ile başından olay geçen Yunus <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ı hatırla. Hani kavmi işledikleri günahlara devam ettiği için onlara kızarak Rabbinin izni olmadan çekip, gitmişti. Bizim, onu gitmesinden dolayı cezalandırmayla sıkıştırmayacağımızı zannediyordu. Balık onu yutup (karnında) hapsettiğinde şiddetli bir sıkıntıyla onu imtihan ettik. Gece, deniz ve balığın karnının karanlığında günahını ikrar edip Allah'a tevbe ederek dua etti ve: \"Senden başka hak mabud yoktur. Sen eksik ve noksanlıklardan münezzeh ve yücesin. Şüphesiz ki ben (nefsine) zulmedenlerden oldum.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 329,
            "translated_text": "Duasına icabet ettik ve karanlıklardan, balinanın karnından çıkarmak suretiyle onu şiddetli sıkıntılardan kurtardık. Yunus'u bu sıkıntılarından kurtardığımız gibi, sıkıntıya düştüklerinde Allah'a yalvaran Mü'minleri de kurtarırız."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 329,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Zekeriya <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın kıssasını da hatırla. Hani o, Rabbi Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ya: Rabbim, çocuğum olmadan beni tek başıma bırakma. Sen baki olanların en hayırlısısın. Benden sonra kalacak çocukla beni rızıklandır.\" diye dua etmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 329,
            "translated_text": "Onun duasına icabet ettik ve ona erkek çocuk olarak Yahya'yı verdik. Hanımını elverişli kıldık. Hanımı doğurgan değilken onu doğurgan kıldık. Zekeriya, hanımı ve oğlu hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlardı. Bizim katımızdakini ümit ederek bize dua eder ve katımızdaki azaptan da korkarlardı. Bize karşı itaat eden kimselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Namusunu zinadan koruyan Meryem <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın kıssasını da hatırla. Yüce Allah ona Cebrail <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ı gönderdi ve ona ruh üfledi. Ardından Meryem İsâ <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'a hamile kaldı. Meryem ve oğlu İsâ insanlara Allah'ın kudretini gösteren bir delildi. Hiçbir şey Yüce Allah'ı aciz bırakamaz. Zira İsâ'yı babasız bir şekilde yaratmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz sizin bu dininiz tek bir dindir. O tevhid inancı olan İslam dinidir. Sizin Rabbiniz benim, o halde ibadeti yalnızca bana has kılın."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "İnsanlar ayrılığa düştüler. Onlardan kimi tevhid ehli, kimisi müşrik, kimisi kâfir, kimisi de Mü'min olmuştur. Ayrılığa düşen bütün bu kimseler kıyamet günü bize döneceklerdir. Onlara amellerinin karşılığını vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "Onlardan kim salih ameller işlerse; o Allah'a, rasûllerine ve ahiret gününe iman eden kimsedir. Onun salih ameli asla inkâr edilmez. Bilâkis Allah Teâlâ, onun amelini överek ona karşılığını kat kat verir. Yeniden diriltildiğinde amelini kitapta yazılı bulur ve bundan dolayı mutlu olur."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "Küfürlerinden dolayı helâk ettiğimiz ülke halkının tevbe edip, tevbelerinin kabul edilmesi için dünyaya tekrar geri dönmeleri imkânsızdır."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "Ye’cûc ile Me’cûc'un seddi açıldığında onlar kesinlikle geri dönemezler. O gün onlar her yüksek tepeden hızlıca çıkarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "Onların yerlerinden çıkması ile kıyamet yaklaşır, korkusu ve şiddeti daha çok ortaya çıkar. Kıyametin korkusunun şiddetinden kâfirlerin gözleri açılır ve şöyle derler: Eyvah bizlere! Biz dünyada oyun içindeydik ve o büyük gün için hazırlık yapmaktan kendimizi alıkoyduk. Bilâkis biz küfür ve günahları işleyerek zalim kimseler olduk."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki sizin, Allah'ın dışında ibadet ettiğiniz putlar, insanlar ve cinlerden sizin ibadet etmenize razı olanlar Cehennem'in yakıtıdır. Siz ve ibadet ettikleriniz oraya gireceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "Eğer bu ibadet edilenler hak ilah olsalardı, kendilerine ibadet edenlerle birlikte Cehennem'e girmezlerdi. Bütün ibadet eden ve edilenler Cehennem'dedir. Orada ebedî kalacaklar ve ondan çıkamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Orada karşılaştıkları azabın şiddetinden<span class=\"text-danger\">-<\/span> şiddetli bir şekilde iç çekerler. Onlar Cehennem'de kendilerine isabet eden dehşet verici korkudan dolayı sesleri işitmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 330,
            "translated_text": "Müşrikler: \"Kendilerine ibadet edilen İsa ve melekler de Cehennem'e gireceklerdir\" deyince, Yüce Allah onlara şöyle cevap vermiştir: Şüphesiz ki Allah'ın ezeli ilminde İsa -aleyhisselam- gibi saadet ehli olan kimseler Cehennem'den uzak olacaklardır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "Cehennem'in uğultusunun sesi onlara ulaşmaz. Onlar Cennet'te nefislerinin arzuladığı nimet ve lezzetler içinde yaşarlar. Onların içinde bulundukları nimetler kesinlikle kesintiye uğramaz."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "Cehennem ehlinin üzerine Cehennem ateşi kapatıldığı zaman en büyük korku bile onları korkutamaz. Melekler onları tebrik ederek: İşte bu dünyada iken size vadedilen gündür, derler. Orada kendilerini bekleyen nimetlerle onları müjdelerler."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "O gün kağıdın dürüldüğü gibi göğü düreriz. İlk defa yarattığımız şekilde mahlûkatı haşrederiz. Bunu biz vadettik. Bu sözünde durulmayan bir vaad değildir. Şüphesiz ki biz, vadettiğimiz şeyi gerçekleştiririz."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "Andolsunki Levh-i Mahfuz'da yazdıktan sonra rasûllere indirdiğimiz kitaplarda: \"Ona itaat ile amel eden salih kullar yeryüzünün mirasçılarıdır.\" diye yazmıştık. Onlar Muhammed- sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetidir."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "İndirdiğimiz öğütlerde, Rableri tarafından din olarak belirlenen ibadetlerle O'na kulluk eden kimseler için yeterli bir mesaj vardır. Bundan faydalanacak olanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muhammed!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni insanların hidayetinde hırslı olman ve onları Allah'ın azabından kurtarman için bütün mahlûkata rahmet olarak gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl! şöyle de: \"Rabbim tarafından bana hak olan ilahınız bir tek ilahtır diye vahyolunuyor. O hiçbir ortağı bulunmayan Yüce Allah'tır. O'na iman ederek boyun eğin ve itaat ederek amel edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Eğer onlar kendilerine getirdiğin şeyden yüz çevirirlerse de ki: Ben ve sizler uyardığım konularda eşitiz. Yüce Allah'ın size vadettiği azabın ne zaman ineceğini ben bilmiyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah Teâlâ açığa vurduğunuz sözü ve O'ndan gizlediğinizi de bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Şüphesiz bunun karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "Bilmiyorum azap için süre tanıması sizin için bir imtihan, istidrâctır (Allah'a isyan ettikleri halde onlara vermiş olduğu rızıktır) küfrünüzde ve sapıklığınızda devam etmeniz için Allah'ın ilmiyle belirli bir zamana kadar sizi faydalandırmasıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 21,
            "page_number": 331,
            "translated_text": "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Rabbine dua ederek şöyle dedi: Rabbim! Bizim ile küfründe ısrar eden kavmimiz arasında hak ile hükmet. Söylemiş oldukları küfür ve yalandan ancak Rahman olan Rabbimizden yardım dileriz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 332,
            "translated_text": "Ey İnsanlar! Emrettiklerini yerine getirerek ve yasakladıklarından kaçınarak Rabbinizden korkun. Şüphesiz ki, yeryüzünün sarsıntısı ve diğer dehşet veren şeyler kıyamete eşlik edecek büyük işlerdir. Yüce Allah'ı razı edecek amel ile o güne hazırlanmak gerekir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 332,
            "translated_text": "Onu göreceğiniz gün her emzikli kadın emzirdiği çocuğunu unutur. Korkunun şiddetinden dolayı her hamile kadın karnındakini düşürür. Akıllarının gitmesinden dolayı insanları sarhoş gibi görürsün. Bunun sebebi durumun dehşetinin büyüklüğüdür. Onlar içki içmekten sarhoş değillerdir. Ancak Allah'ın azabı şiddetlidir. Onlara, akıllarını kaybettirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 332,
            "translated_text": "İnsanlardan bazısı dayandığı bir ilim olmadan Allah'ın ölüleri diriltmeye kadir olması hakkında tartışır. Rabbine karşı isyankâr Şeytanların ve sapık önderlerin itikad ve sözlerine tabi olur."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 332,
            "translated_text": "Kim insanlardan ve cinlerden olan isyankâr Şeytanlara tabi olur ve onu tasdik ederse, bu Şeytanlar o kimseyi haktan saptırır, küfür ve günahlarla ve Cehennem azabına sürükler."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 332,
            "translated_text": "Ey İnsanlar! Öldükten sonra sizi yeniden diriltmeye kadir oluşumuzda şüpheniz var ise yaratılışınızı düşünün. Babanız Adem'i topraktan yarattık. Zürriyetinden gelen insanları ise erkeğin hanımının rahmine bıraktığı meniden yarattık. Ardından bu meni bir kan pıhtısına ve daha sonra da bu kan pıhtısı çiğnenmiş et parçasına benzer hale dönüşür. Sonra bu et parçası sağlıklı bir şekilde rahimde yaşayan bir çocuk olarak dünyaya gelene kadar kalıp, bekler ya da sağlıklı olmayan bir bebek olarak rahim onu düşürür. Bütün bunlar sizi evreler halinde yaratış kudretimizi açıklamak içindir. Rahimlere belirli bir vakitte doğana kadar dilediğimiz ceninleri yerleştiririz, bunun vakti dokuz aydır. Sonra analarınızın karınlarından bebek olarak çıkarır, sonra da kuvvetin ve aklın en kâmil olduğu yaşa kadar ulaşırsınız. Kiminiz de bu vakit gelmeden önce vefat eder. Bazınız da aklının ve gücünün zayıfladığı ihtiyarlık yaşına kadar yaşar. Hatta çocuktan bile kötü halde olur ve bildiği şeyleri bilmez hale gelir. Yeryüzünü bitkisi olmayan bir halde görürsün, üzerine yağmur suyunu indirdiğimizde bitkiler açar. Bitkilerinin büyümesi ile yükselir ve bitkilerden her bir çeşit güzel manzaralar oluşturur."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "Sizlere zikretmiş olduğumuz bu şeyler -yaratılışınızın başlangıcı ve dünyaya gelenlerin yaratılış evreleri- sizleri yaratan ve kendisi hakkında hiç bir şüphe bulunmayan, tek hak ilah olan Yüce Allah'a iman etmeniz ve O'nun ölüleri dirilteceğini, herşeye kadir olduğunu ve hiçbir şeyin O'nu aciz bırakamayacağını kabul etmeniz içindir. Müşriklerin ibadet ettikleri putlar ise asla böyle değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "Şüphesiz ki kıyamet gelecektir ve gelmesinde hiçbir şüphe yoktur. O halde iman edin. Muhakkak ki Yüce Allah amellerinin karşılığını vermek için ölüleri kabirlerinden diriltecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "Bazı kâfirler kendilerini hakka ulaştıracak ilimleri olmadan, Allah Teâlâ'nın birliği hakkında münakaşa ederler. Onları hakka götürecek ne tebaları ve ne de Allah katından indirilmiş aydınlatıcı bir kitapları vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "İnsanları imandan ve Yüce Allah'ın dinine girmekten alıkoymak için kibirlenerek boynunu çevirir. Durumu böyle olan kimse kendisini yakalayacak olan ceza ile dünyada zelil olur ve ahirette yakıcı ateşin azabını ona tattırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "Ona şöyle denilir: \"Bu tatmış olduğun azap küfür ve masiyetler işleyip onları yüklenmen sebebiyledir. Allah Teâlâ kuluna ancak günahları sebebiyle azap eder.\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "Bazı insanlar vardır ki şaşkındır, Allah Teâlâ'ya şüphe ile ibadet eder. Eğer kendisine sağlık, zenginlik gibi hayır isabet ederse iman etmeye ve Allah'a ibadet etmeye devam eder. Eğer hastalık, fakirlik gibi bir musibet isabet ederse dininde karamsar olur ve dinden çıkar. Dünyası hüsrana uğramıştır. İçinde bulunduğu küfrü dünyada kendisi için yazılmış olan nasibinden bir şeyi arttırmaz. Karşılaşacağı Allah'ın azabı ile ahireti de hüsrana uğrar. İşte apaçık gerçek hüsran budur."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "Allah'ı bırakıp da karşı geldiği zaman kendisine zarar veremeyecek ve ona itaat ettiği zaman fayda sağlayamayacak olan putlara ibadet ediyor. Putlara yapılan dua ne fayda verir ne de zarar. İşte haktan uzak gerçek sapıklık budur."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "Bu kâfir; zararı kesin, faydası ise olmayan putlara dua edip, ibadet eder. Zararı faydasından daha yakın olan bu ilah ne kötüdür. O, kendisinden yardım talep eden kimse için ne kötü bir yardımcı, arkadaşlık eden kimse için de ne kötü bir arkadaştır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "Şüphesiz ki Yüce Allah kendisine iman eden ve salih amelleri işleyenleri saraylarının altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Şüphesiz Yüce Allah rahmet ettiğine rahmeti, cezandırdığı kimseye cezası ile dilediğini yapar. Kimse Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya zorla birşey yaptıramaz."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 333,
            "translated_text": "Kim Yüce Allah'ın dünyada ve ahirette peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yardım etmeyeceğini zannediyorsa, evinin tavanına bir ip gersin sonra da yerden kendini keserek o iple kendini assın. Sonra nefsinde hissettiği öfkesi geçmiş mi bir baksın. İnad eden kimse ister razı olsun isterse de razı olmasın Yüce Allah peygamberine yardım edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 334,
            "translated_text": "Size yeniden dirilmeyi apaçık delillerle açıkladığımız gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an'ı apaçık ayetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah, lütfu ile dilediğini doğru yola yönlendirir ve muvaffak kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 334,
            "translated_text": "Bu ümmetten Allah'a iman edenler, Yahudiler, Sâbiiler (bazı peygamberlere tabi olan topluluklar), Hristiyanlar, ateşe ve putlara tapanlar hakkında Yüce Allah kıyamet gününde hükmedecek, Mü'min olanlar Cennet'e diğerleri ise Cehennem'e gireceklerdir. Şüphesiz ki Yüce Allah, kullarının bütün söz ve fiillerine şahittir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 334,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bilmezmisin ki, gökyüzünde bulunan melekler, yeryüzündeki insanlardan ve cinlerden Mü'min olanlar itaat ederek Yüce Allah'a secde ederler. Güneş, Ay, gökteki yıldızlar, dağlar, ağaçlar ve yeryüzünde yaşayan hayvanlar da itaat ederek secde ederler. İnsanların bir çoğu itaat ederek secde eder. Bir çoğu da Yüce Allah'a secde etmekten imtina eder. Onlar küfürlerinden dolayı Allah'ın azabını hak etmişlerdir. Yüce Allah, kimin hakkında küfründen dolayı zillet ve alçaklığa hükmetti ise kimse onu değerli kılamaz. Yüce Allah dilediğini yapar. Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'yı kimse bir şey yapmaya zorlayamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 334,
            "translated_text": "Bu ikisi Rableri hakkında tartışan iki topluluktur. Hangisi daha hak sahibidir? İman eden topluluk mu yoksa küfür topluluğu mu? Elbisenin insanı kuşattığı gibi küfür topluluğunu da Cehennem'de ateş kuşatır. Başlarından aşağı son derece sıcak olan bir su dökülür."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 334,
            "translated_text": "Bu suyun sıcaklığından karınlarındaki iç organlar erir. Derilerine ulaşır ve bunun akabinde onu da eritir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 334,
            "translated_text": "Cehennem'de onlar için demirden topuzlar vardır. Melekler bunlarla başlarına vurur."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 334,
            "translated_text": "Cehennem'de karşılaştıkları sıkıntının şiddetinden dolayı ordan çıkmayı her denediklerinde ona geri döndürülürler. Onlara:\" Yakıcı ateşin azabını tadın!\" denir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 334,
            "translated_text": "İman topluluğu, Allah'a iman eden ve salih amelleri işleyenlerdir. Yüce Allah onları saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan Cennetlere sokar. Yüce Allah onları altın bilezikler ve inci takılar ile süsler. Oradaki elbiseleri ise ipektir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 335,
            "translated_text": "Yüce Allah dünya hayatında onları Lâ ilâhe illâllah, tekbir getirmek ve hamd etmek gibi güzel sözlere yönlendirmiştir. Aynı zamanda öygüye layık İslam yoluna sevk etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 335,
            "translated_text": "Şüphesiz ki Allah Teâlâ'yı inkâr edenlere, İslam'a girmek isteyen diğer kimseleri engelleyenlere ve Hudeybiye yılında müşriklerin yaptığı gibi Mescid-i Haram'dan insanları alıkoyanlara elem verici azabı tattıracağız. Biz o mescidi, insanlar için namazlarında kıble, hac ve umrenin eda edildiği bir yer kıldık. Orayı Mekke'de ikâmet eden ile Mekke ehli dışındakiler için eşit kıldık. Kim orada haktan meylederek günahlardan birini kasıtlı olarak işlemek isterse ona elem dolu azabı tattırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 335,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani İbrahim <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'a Kâbe'nin yerini ve önceden bilinmeyen sınırlarını belirlediğimizde bana ibadette hiçbir şeyi ortak koşma, bilakis yalnızca bana ibadet et ve evimi tavaf edenler ve orada namaz kılanlar için hissî ve manevî pisliklerden temizle diye vahyettik."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 335,
            "translated_text": "Sana inşa etmeni emrettiğimiz Beyti hac etmeleri için insanlar arasında yüksek sesle seslen. Yürüyerek ya da seferden dolayı zayıflayan develer üzerinde sana gelsinler. Develer onları her uzak yoldan taşıyarak getirsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 335,
            "translated_text": "İnsanlar günahlardan bağışlanma, sevaplar elde etme ve tek bir ümmet olma gibi faydalarına olan şeylere tanık olmak için hacca gelsinler. Belirli günlerde, Zilhicce'nin onuncu günü ve sonrasındaki üç günde kesecekleri hac kurbanlarını keserken Yüce Allah'ın ismini zikretsinler. Bunu koyun, inek ve develer ile kendilerini rızıklandıran Yüce Allah'a şükür olsun diye yapsınlar. Bu hac kurbanlarından yiyin ve çok fakir olan ihtiyaç sahiplerine yedirin."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 335,
            "translated_text": "Hac ibadetlerini yaparken üzerlerinde kalan kirlerinden arınsınlar ve saçlarını tıraş ederek, tırnaklarını keserek ve ihramlı olmaları sebebiyle üzerlerinde biriken kirlerini temizleyerek ihramdan çıksınlar. Hac, umre ve kurbanlardan kendi üzerlerine zorunlu kıldıkları ibadetleri yerine getirsinler. Allah Teâlâ'nın zorbaların elinden kurtardığı Kâbe'nin etrafında ifada tavafını (hac tavafını) yapsınlar."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 335,
            "translated_text": "Size emrolunanlar - başlarınızı tıraş etmek, tırnaklarızı kesmek, pisliklerden arınmak, ihramdan çıkmak, adakları yerine getirmek ve Kâbe'yi tavaf etmek- Yüce Allah'ın üzerinize farz kıldığı şeylerdir. Allah Teâlâ'nın üzerinize farz kıldıklarını tazim edin. Kim ihramda iken Yüce Allah'ın sınırlarını tazim ederek Allah'ın sakınılmasını emrettiği şeylerden kaçınır ve haram kıldığı şeyleri de helal görmeden sakınırsa, bu o kimse için Rabbi -Subhânehu ve Teâlâ- katında daha hayırlıdır. -Ey İnsanlar!- Koyun, inek ve deve gibi hayvanlar size mübah kılınmıştır. Bunlardan Hâmi, Bahîra ve Vasîle olarak isimlendirdiklerinizi sizlere haram kılmamıştır. Kur'an'da zikredilen leş, kan ve bu ikisi dışındaki haram kılınanlardan başka birşeyi haram kılmamıştır. İğrenç ve pislik olan putlardan uzak durun. Yüce Allah adına ya da yarattıkları adına söylenmiş yalan ve her batıl sözden uzak durun."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 336,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın razı olduğu tek din İslam hariç bütün dinlerden uzak durarak, yönünüzü (İslam'a) çevirin. İbadette O'na hiçbir kimseyi ortak koşmayın. Yüce Allah'a şirk koşan kimse sanki gökten aşağı düşen, etlerini ve kemiklerini kuşların kaptığı veya rüzgârın uzak bir yere attığı kimseye benzer."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 336,
            "translated_text": "Yüce Allah tevhidi, kendisine ihlasla (ibadet edilmesini), putlardan ve yalan sözden sakınmayı emreder. Kim dinin nişanelerini tazim ederse -Hac ibadetleri ve hac kurbanı bundandır- elbette bu, Rabbine karşı kalplerin takvasından ileri gelir."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 336,
            "translated_text": "Mekke'de kestiğiniz hac kurbanlarında binek olarak kullanma, yünleri, doğurmaları ve sütleri gibi sizin için birçok faydalar vardır. Sizin bu faydalanmanız Yüce Allah'ın zalimlerin hükmünden arındırdığı Beytullah'ın civarında kurbanlarınızı belirli bir vakitte kesene kadar devam eder."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 336,
            "translated_text": "Geçmiş her ümmete de kurban kesme ibadetini meşru kıldık ki, Allah'a yakınlaşmak için kan akıtsınlar. Böylece Allah'ın kendilerine bahşettiği koyun, inek ve develeri Yüce Allah'a şükretmek için O'nun adını anarak keserler. -Ey İnsanlar!- Hak olan ilahınız tektir, O'nun hiçbir ortağı yoktur. Yalnızca O'na itaat ve bağlılık ile boyun eğin. -Ey Rasûl!- İtaatkâr olan muhlislere onları mutlu edecek şeyleri haber ver."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 336,
            "translated_text": "Yüce Allah anıldığında O'nun azabından korkarlar, emrine muhalefet etmekten uzak dururlar. Namazı tam bir şekilde eda ederler, kendilerine bir musibet isabet ettiğinde sabrederler. Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiğinden hayır yolunda infak ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 336,
            "translated_text": "Beytullah'a hediye olarak gönderilen deve ve ineği sizin için dinin alameti ve nişanesi kıldık. Onlarda sizler için dünyevî ve uhrevî faydalar vardır. Kaçmaması için ön bacağı bağlanıp ayakta dururken kesmek istediğinizde \"Bismillah\" diyin. -Ey bu kurbanı kesenler!- Kesildikten sonra yanı üzerine düştüğünde ondan yiyin, istemekten çekinen fakire ve ondan kendisine verilmesini isteyen fakire de verin. O hayvanları taşıma amaçlı kullanmayı ve binmeyi hizmetinize sunduysak, onları Allah'a yakınlaşmak için kesmek istediğinizde de size teslim olmaları için hizmetinize sunduk. Umulur ki, Yüce Allah'ın onları sizin hizmetinize verme nimetine şükredersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 336,
            "translated_text": "Kesmiş olduğunuz kurbanların etleri de kanları da Allah'a ulaşmaz. Ancak bu hayvanları kesme emrine uymanızdan dolayı itaatinizdeki takvanız Allah Teâlâ'ya yükseltilir. Aynı zamanda Yüce Allah kendisini tekbir edip sizi hakka muvaffak kıldığına şükretmeniz için bu hayvanları hizmetinize sunmuştur. -Ey Rasûl!- Rablerine ibadetlerinde ve kulları ile muamelelerinde ihsanda bulunanları kendilerini mutlu edecek şeyler ile müjdele."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 336,
            "translated_text": "Yüce Allah kendisine iman edenleri, düşmanlarının şerrinden muhafaza eder. Şüphesiz Yüce Allah, emanetine ihanet eden ve nimetlerine karşı nankörlük edenleri sevmez. Onlar bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmez, bilakis buğzeder."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 337,
            "translated_text": "Yüce Allah, düşmanları tarafından kendilerine zulmedildiğinde müşriklere karşı savaşmaları için Mü'minlere izin verdi. Şüphesiz Allah, düşmanlarıyla savaşmadan da Mü'minlere yardım etmeye kadirdir. Fakat hikmeti kâfirlerle savaşarak Mü'minleri sınamayı gerektirmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 337,
            "translated_text": "Kâfirlerin zulümle diyarlarından çıkardığı kimselerin bir suçu yoktu. Zulme uğrayanlar şöyle demişlerdi: \"Bizim Rabbimiz Allah'tır. Ondan başka Rabbimiz yoktur.\" Yüce Allah peygamber ve Mü'minlere düşmanlarına karşı savaşmayı meşru kılmamış olsaydı; o kâfirler ibadet edilen yerlere saldırırlar, ruhbanların manastırlarını, Hristiyanların kiliselerini, Yahudilerin ibadethanelerini ve Müslümanların namaz kılmak için hazırlayıp içinde Yüce Allah'ı çokça andıkları mescidleri yerle bir ederlerdi. Şüphesiz Yüce Allah, dinine ve peygamberine yardım edenleri muzaffer kılar. Muhakkak ki Yüce Allah dinine yardım edenlere yardım etmeye kadirdir. Kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 337,
            "translated_text": "Muzaffer kılınmak ile vadolunan bu kimseleri, yeryüzünde düşmanlarına karşı zaferle desteklesek, namazı en kâmil şekilde eda eder, mallarının zekâtlarını verir, dinin emrettiğini emreder ve yasakladığını da yasaklardı. İşlerin sevap ve ceza olarak karşılığı yalnızca Yüce Allah'a aittir."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 337,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kavmin seni yalanlarsa sabret, kavimlerinin rasûllerini yalanladığı ilk peygamber sen değilsin. Andolsun ki senin kavminden önce de Nuh'un kavmi Nuh'u, Ad kavmi Hud'u ve Semûd kavmi de Salih'i yalanlamışlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 337,
            "translated_text": "İbrahim'in kavmi İbrahim'i, Lût'un kavmi de Lût'u yalanlamışlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 337,
            "translated_text": "Ve Medyen halkı da Şuayb'ı yalanladı. Firavun ve kavmi de Musa -aleyhisselam-'ı yalanladı. Azgınlıklarında devam etmeleri için bu peygamberlerin kavimlerinden cezayı erteledim. Sonra onları azap ile yakalayıverdim. Düşün bakalım; benim onları cezalandırmam nasılmış. Onları küfürlerinden dolayı helâk ettim."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 337,
            "translated_text": "Küfür içinde yaşayan ve zalim olan nice beldeleri helak ederek, yok ettik. Böylece onların yaşadıkları yurtları içinde sakinleri olmayan harabe yerlere, insanların helak olması nedeniyle nice kuyular kuru ve boş bir hale gelmiştir. Nice süslerle bezenmiş yüksek saraylar, içinde oturanları gönderilen azaptan koruyamamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 337,
            "translated_text": "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiğini yalanlayan bu kimseler helâk edilmiş bu beldelerin eserlerini görmek için yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Böylece akılları ile tefekkür edip ibret alırlar, onlara ait kıssaları öğüt almak için kulak verip, dinlerler. Asıl körlük, gözlerin kör olması değildir. Bilâkis helâk eden asıl körlük basiret körlüğüdür. Öyle ki, bu durumda olan kimse ne ibret ve ne de öğüt olmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 338,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kavminden kâfir olanlar kendisi ile korkutuldukları azabın dünyada kendilerine hemen gönderilmesini ve ahiret azabının başlarına gelmesini istemektedirler. Yüce Allah onlara vadettiği bu vaadinden asla dönmez. Acele ettikleri azabın bir kısmı Bedir Günü başlarına gelmiştir. İçinde azap olan ahiretteki bir gün dünyadaki hesabınıza göre bin sene gibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 338,
            "translated_text": "Küfür içinde yaşayan ve zalim olan nice beldelere helak edici azabı hemen göndermeyerek mühlet verdim. İçinde bulundukları küfrün artması için üzerlerine gönderilen azabı hemen göndermedim. Başlarına gelen yok edici azap ile onları aniden yakaladım. Kıyamet gününde onların dönüşü yalnız bana olacaktır. Küfürlerinden dolayı daimî bir azap ile onları cezalandırırım."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 338,
            "translated_text": "Ey İnsanlar! Ben gönderildiğim şeyi size ulaştırmakla görevlendirilmiş bir uyarıcıyım. Benim uyarım apaçıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 338,
            "translated_text": "İşte Yüce Allah'a iman edip salih ameller işleyenlere, Rableri katından günahları için bir bağışlanma ve Cennet'te kesintisiz bir rızık vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 338,
            "translated_text": "Yüce Allah'ı aciz bırakacaklarını düşünerek, ayetleri unutup, Allah'ın kendilerine azap etmeyeceğini zannedenler ve ayetlerimizi yalanlamak için çaba sarfedenler var ya, işte onlar Cehennem ehlidir. Dostun dostla birlikteliği nasıl ise onların da Cehennem ile birlikteliği öyle olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 338,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önce hiçbir rasûl ve peygamber göndermedik ki, o Allah'ın kitabını okumak istediği zaman Şeytan onun bu okumasına şüphe atarak insanların zihinlerini karıştırmış olmasın. Yüce Allah Şeytan'ın attığı bu şüpheyi iptal eder ve ayetlerini sağlamlaştırıp pekiştirir. Yüce Allah herşeyi hakkıyla bilmektedir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yaratmasında, takdir etmesinde ve yönetmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 338,
            "translated_text": "Şeytan peygamberin okuyuşuna şüphe atar, Allah Teâlâ da onun attığı bu şüpheyi münafıklara ve müşriklerden kalpleri kaskatı kesilmiş kimselere imtihan olması için bir fitne sebebi kılar. Şüphesiz ki müşrik ve münafıklardan zalim olan kimseler, Allah'a ve rasûlüne düşmanlık içinde olup hak ve doğruluktan uzaktırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 338,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın kendilerine ilim verdiği kimseler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen Kuran'ın hak olduğuna kesin olarak iman etsinler. Öyle ki -Ey Rasûl!- Allah ona karşı imanları artsın ve kalpleri ona boyun eğip huşu içinde olsun diye onu sana vahyetmiştir. Şüphesiz Yüce Allah Kur'an'a iman edenleri ona olan teslimiyetlerinin karşılığı olarak eğriliğin bulunmadığı dosdoğru olan hak yola iletecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 338,
            "translated_text": "Allah'a iman etmede küfre düşen ve rasûlünü yalanlayanlar Yüce Allah'ın sana indirdiği Kur'an hakkında şüphe içindedirler. Kıyamet günü yani içinde rahmet ve hayrın bulunmadığı günün azabı ansızın onlara gelene kadar bu hal üzere olmaya devam ederler. Kıyamet günü onlar için hayır ve rahmet yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 339,
            "translated_text": "Kıyamet günü mülk yalnızca Yüce Allah'a aittir. O gün onlar tehdit edildikleri azap için tekrardan dirilirler. Bu konuda itiraz edecek hiçbir kimse yoktur. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Mü'minler ve kâfirler arasında hükmeder. Herkese hak ettiğinin karşılığını verir. Yüce Allah'a iman edip, salih ameller işleyenler için büyük mükâfat olarak kesintisiz nimetleri olan Naîm Cennetleri vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 339,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'ya iman etmede kafir olup, rasûlüne indirdiği ayetleri yalanlayanlara gelince, Allah'ın Cehennem'de onları zelil kıldığı alçaltıcı bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 339,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın rızasını kazanmak ve dinini izzetli kılmak için vatanlarını, beldelerini terk eden sonra Allah yolunda cihat ederken öldürülen ya da ölen kimseleri Yüce Allah kesintisiz daimî güzel bir rızık ile Cennet'inde rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- rızık verenlerin en hayırlısıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 339,
            "translated_text": "Muhakkak Allah onları razı olacakları bir yere koyacaktır ve orası Cennet'tir. Şüphesiz Yüce Allah onların niyet ve amellerini hakkıyla bilendir. Halîm, işlemiş oldukları hatadan dolayı onları cezalandırmada acele etmeyendir."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 339,
            "translated_text": "Allah yolunda hicret eden muhacirlerin Cennet'e sokulacağı ve kişinin kendisine yapılan eziyete misli ile mukabelede bulunmasına izin verilmesi ve bundan dolayı günahkâr olmayacağı zikredilmiştir. Bu eziyeti eden, eziyetini tekrarlarsa süphesiz Yüce Allah eziyete uğrayana yardım eder. Şüphesiz Yüce Allah, Mü'minlerin günahlarını affeden ve onları bağışlayandır."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 339,
            "translated_text": "Eziyete uğrayana Yüce Allah yardım eder. Çünkü Allah Teâlâ, dilediğini yapmaya kadirdir. Birini arttırıp diğerini azaltarak geceyi gündüze, gündüzü de geceye katmak O'nun kudretindendir. Şüphesiz Yüce Allah, kullarının söylediklerini hakkıyla işiten, yaptıklarını hakkıyla bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 339,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın geceyi gündüze katması ve gündüzü geceye katması böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. Dini haktır, vaadi haktır, Mü'minlere yardımı haktır. Müşriklerin Allah'tan başkasına ibadet ettikleri putlar ise aslı olmayan birer batıldır. Şüphesiz Allah, zatı ile mahlûkatının üstünde, şanı yüce ve mutlak galip olan; celal, azamet ve ululuğu ile büyük olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 339,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz Yüce Allah'ın gökten yağmuru indirdiğini görmedin mi? Böylece yağmur indikten sonra bitkilerin bitmesi ile yeryüzü yemyeşil oldu. Yüce Allah yağmuru indirerek ve yeryüzünden bitkiyi bitirerek kullarına karşı lütufta bulunan, onların faydalarını en iyi bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 339,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’ındır. Şüphesiz Yüce Allah mutlak zengindir, yaratmış olduğu hiçbir mahlûkatına muhtaç olmaz. Her halukârda kendisine hamd edilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 340,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın, faydalanmanız ve ihtiyaçlarını görmeniz için yeryüzündeki hayvanları ve cansız varlıkları senin ve insanların hizmetine sunduğunu görmez misin? Denizde emri ile hareket eden ve bir beldeden başka bir beldeye gitmenizi kolaylaştıran gemileri sizin hizmetinize sunmuştur. Göğü de kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmemesi için tutar. Eğer düşmesi için izin verse hemen düşerdi. Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve merhametlidir. Öyle ki, kendi içlerindeki zulme rağmen bu şeyleri onların hizmetine sunmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 340,
            "translated_text": "Allah, sizi yoktan var ederek hayat verendir. Sonra ömürleriniz tükendiğinde sizi öldürecek, öldükten sonra amellerinizden dolayı hesaba çekmek için sizi yeniden diriltecektir. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir. Şüphesiz insan, Allah'ın nimetleri -apaçık olmasına rağmen- başkasına ibadet ederek çokça nankörlük eder."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 340,
            "translated_text": "Biz her bir millete şeriat verdik. Onlar kendi şeriatları ile amel ederler. -Ey Rasûl!- Müşrikler ve başka dinlere mensup olanlar senin şeriatin hakkında seninle tartışmasınlar. Sen tartışmaya onlardan daha hak sahibisin. Çünkü onlar batıl ehlidir. İnsanları ihlasla Allah'ı birlemeye çağır. Şüphesiz sen hiçbir eğriliğin bulunmadığı dosdoğru yol üzeresin."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 340,
            "translated_text": "Hüccet kendilerine ikame edildikten ve işleri Allah'a havale edildikten sonra hâlâ seninle tartışmaya devam ederlerse onları tehdit ederek şöyle de: \"Allah yaptığınız her ameli hakkıyla bilir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 340,
            "translated_text": "Yüce Allah kıyamet günü, din ile alakalı ayrılığa düştükleri meselelerde Mü'min ve kâfir bütün kulları arasında hükmedecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 340,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki Yüce Allah'ın, gökte ve yerde olan her şeyi hakkıyla bildiğini bilmez misin? Göklerde ve yerde olan hiç bir şey O'na gizli kalmaz. Bütün bunların ilmi Levh<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Mahfuz'da kaydedilmiştir. Bütün bunların ilmi Yüce Allah için çok kolaydır."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 340,
            "translated_text": "Müşrikler, Allah'ın kendilerine ibadet edileceğine dair kitaplarında hiçbir hüccet indirmediği Allah'tan başka putlara taparlar. Bu hususta onların ilmî hiçbir delili yoktur. Onların tek dayanağı babalarını körü körüne taklit etmeleridir. Zalimler için Allah'ın azabından onları koruyacak hiçbir yardımcıları yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 340,
            "translated_text": "Onlara, Kur'an'dan apaçık ayetlerimizi okunduğunda kâfirlerin asık suratlı yüzlerinden, o ayetleri işittikleri zaman inkâr ettiklerini anlarsın. Öfkelerinin şiddetinden neredeyse ayetlerimizi kendilerine okuyanların üzerine atlarlar. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Sizlerin öfkesi ve yüzlerinin asıklığından daha şiddetli bir şeyi haber vereyim mi? O, Allah'ın kâfirlerin içine gireceğini vadettiği Cehennem'dir. Onların varacağı bu yer ne kötü bir yerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 341,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> size bir misal verildi, onu iyice dinleyin ve ondan ibret alın. Şüphesiz Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlar ve diğerleri, acizliklerinden dolayı küçücük bir sineği dahi yaratamazlar. Onların hepsi sineği yaratmak için bir araya gelse onu yaratamazlar. Sinek onların üzerinde olan kokudan ya da benzeri bir şeyden kapsa, onu ondan kurtaramazlar. Sineği yaratmaktan ve ondan birşey kurtarmaktan aciz oldukları için ondan daha büyük birşeyi yaratmaktan da aciz oldukları ortaya çıkmıştır. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Onlar aciz olmalarına rağmen<span class=\"text-danger\">-<\/span> nasıl olur da Allah Teâlâ'dan başkasına ibadet ederler? İsteyen zayıftır. O, sineğin kendisinden aldığını kurtarmaya güç yetiremeyen ve kendisine ibadet edilen puttur. Kendisinden istenilen de zayıftır. O da sinektir."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 341,
            "translated_text": "Onlar Allah'ın yaratmış olduğu bazı canlılara ibadet ederek Yüce Allah'ı hakkıyla tazim edemediler. Şüphesiz Yüce Allah güçlüdür, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri yaratması güç ve kudretindendir. Müşriklerin ibadet ettiği hiçbir şeyi yaratamayan, zelil ve zayıf putların aksine Yüce Allah hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği mutlak güç sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 341,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- meleklerden elçiler seçer ve aynı şekilde insanlardan da elçiler seçer. Cebrâil gibi bazı melekleri peygamberlere gönderir. Allah Cebrâil'i insanlar içinden seçilen elçilere göndermiştir. İnsanlardan olan rasûlleri de insanlara gönderir. Şüphesiz Allah, müşriklerin rasûlleri hakkında ne söylediğini hakkıyla işitendir, risaleti\/elçiliği için seçtiklerini de hakkıyla görendir."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 341,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- melekler ve insanlardan olan elçilerinin yaratılmadan önce ve vefat ettikten sonra üzerlerinde oldukları hali bilir. Kıyamet günü bütün işler Yüce Allah'a döner. Öyle ki kullarını yeniden diriltip, yapmış oldukları amellerden dolayı onlara karşılıklarını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 341,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Yüce Allah'ın din ile belirlediği ibadetlerle yalnızca O'na ibadet edenler! Namazlarınızda yalnızca Allah için rüku ve secde edin. Sadaka, akrabalık bağı gibi hayır işlerini işleyin, umulur ki talep edileni kazanır, korkulandan da kurtulursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 22,
            "page_number": 341,
            "translated_text": "Allah'ın vechini umarak ihlaslı bir şekilde Allah yolunda cihat edin. O, sizi seçti ve dininizi içinde şiddet ve zorluğun olmadığı kolaylık dini kıldı. Bu din, babanız İbrahim -aleyhisselam'ın da dinidir. Rasûl tebliğ etmekle sorumlu olduğu şeyi size tebliğ ederek sizin üzerinize şahit olması ve sizlerin de geçmiş ümmetlere rasûllerinin tebliğ ettiğine şahitlik etmeniz için Yüce Allah geçmiş kitaplarda ve Kur'an'da sizi Müslümanlar olarak isimlendirmiştir. Namazı en kâmil şekilde eda ederek Allah'a şükredin, mallarınızın zekatını verin, Allah'a sığının, işlerinizde ona itimat edin. O -Subhanehu ve Teâlâ- Mü'minlerden kendisini veli edinenler için ne güzel bir dost ve O'ndan yardım dileyen Mü'min kulları için ne güzel yardımcıdır. O'nu dost edinin ki sizin dostunuz olsun. Ondan yardım dileyin ki size yardım etsin."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Gerçekten Allah'a iman eden ve Allah'ın dini ile amel eden Mü'minler, istediklerini elde etmekle ve korktuklarından kurtulmakla kurtuluşa ermişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Onlar, namazlarında yakarış halindedirler. Namazda onların uzuvları sükûnet bulmuş, kalpleri kendilerini meşgul eden şeylerden uzaklaşmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Onlar batıl, boş olan ve günah içeren söz ve fiillerden yüz çevirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Onlar, nefis ve mallarındaki kusurların temizlenmesi için sahip oldukları malların zekâtını verenlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Onlar; zina, livata ve fuhşiyattan uzak durarak iffetlerini koruyanlardır. İffetli ve temiz olanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Ancak eşleri veya sahip oldukları cariyeleri bunun dışındadır. Şüphesiz ki onlar; bunlar ile cinsel ilişki ve bunun dışındaki istifadelerinden dolayı kınanmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Artık kim, eşleri ve sahip olduğu cariyeleri dışında başka şeylerden yararlanmayı isterse işte bu kimse; Yüce Allah'ın helâl kıldığından istifade etmeyi bırakıp haramdan istifade ettiği için Yüce Allah'ın sınırlarını aşmış olur."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Onlar, Allah'ın kendilerine farz kıldığı şeyleri yerine getireceklerine dair verdikleri sözü ve kulların kendilerine emanet ettikleri emanetleri yerine getirenlerdir. Aynı şekilde onlar; verdikleri sözlere muhalefet etmeyen aksine sözlerini yerine getiren kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Onlar; namazlarını devamlı kılarak muhafaza eden, rükunları, vacipleri ve müstehapları ile vaktinde kılanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "İşte bu sıfatlarla nitelenmiş olan kimseler, varislerin ta kendileridir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Onlar; Cennet'in en yüce ve yüksek yerine varis olacak, orada ebedî olarak kalacaklardır. Kendilerine verilecek olan nimetler kesintisiz bir şekilde devam edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Şüphesiz biz, beşeriyetin atası olan Adem'i çamurdan yarattık. Onun toprağı; özü, yerin toprağı ile karıştırılmış olan bir suyun özünden alınmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Sonra onun neslini, doğacağı güne kadar rahime yerleşmiş olan bir nutfeden (su damlasından) yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Rahimde yerleşmiş olan bu nutfeden (su damlasından) sonra kırmızı alakayı\/embriyoyu yarattık. Sonra bu embriyoyu kırmızı bir çiğnem et parçası haline getirdik. Sonra bu et parçası için sert kemikleri yarattık ve sonra da o kemiklere et giydirdik. Sonra onu kendisine ruhun üflenmesi ve hayata çıkarılması ile bambaşka bir varlık olarak inşa ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir!"
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Ey insanlar! Sonra sizler uğrayacağınız bu aşamalardan ve ecelleriniz geldikten sonra muhakkak öleceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Sonra sizler, ölümünüzün ardından yapmış olduğunuz amellerinizden hesaba çekilmek için kıyamet günü kabirlerinizden diriltileceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 342,
            "translated_text": "Ey insanlar! Gerçekten biz, üzerinizde bazısı bazısının üzerinde olmak üzere kat kat yedi gök yarattık. Yarattıklarımızdan gafil olmadık ve onları asla unutmadık."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "Gökten, ne çok yağıp sellere ve ne de az olup kuraklığa sebep olacak, bilakis tam ihtiyacı karşılayan yağmuru indirdik ve bu yağmur suyunu, insanların ve hayvanların ondan istifade etmesi için yeryüzünde tuttuk. Şüphesiz biz, bu suyu gidermeye kadiriz. Şayet böyle yaparsan, onlar bu gönderdiğimiz sudan faydalanamaz hale gelirler."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "Sizin için o su ile hurmalardan ve üzümlerden oluşan bahçeler meydana getirdik. Oralarda sizin için incir, nar ve elma gibi çeşitli renklerde ve şekillerde çok sayıda meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "O su ile, sizin için Sînâ Dağı Bölgesi'nde meyvelerinden yağ ve yiyecek elde ettiğiniz zeytin ağacını meydana getirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "Ey insanlar! Sizin için deve, inek ve koyunlarda Yüce Allah'ın kudreti ve bahşetmiş olduğu lütfu hakkında sizler için delil olacak pek çok ibretler vardır. Biz, bu hayvanların karınlarında içenlere içimi kolay hâlis bir süt içirmekteyiz. Onlarda üzerine binmek, yünlerinden yararlanmak ve etlerinden yemek gibi sizin için pek çok faydalar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "Karada develerin üzerinde ve denizde ise gemilerde taşınmaktasınız."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "Biz, Nûh -aleyhisselam-'ı kendilerini Allah'a davet etmesi için kavmine gönderdik. O, onlara şöyle dedi: \"Ey Kavmim! Sadece Allah'a ibadet edin. Sizin O'ndan başka hak bir ilâhınız yoktur. Emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan korkmaz mısınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "Nuh'un kavminden, Yüce Allah'a iman etmeyip, kâfirlerden olan ileri gelenleri, kendilerine tabi olan halkın geneline şöyle dediler: \"Peygamber olduğunu iddia eden bu kimse, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. O, sizin üstünüzde bir hüküm ve üstünlük kurmak istiyor. Eğer Allah bize bir elçi göndermek isteseydi bu elçiyi meleklerden gönderir, insanlardan göndermezdi. Biz, onun iddia ettiği bu şeyi bizden önce gelmiş olan atalarımızdan da işitmedik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "\"O, kendisine delilik isabet eden ve bundan dolayı ne dediğini bilmeyen bir adamdan başka bir şey değildir. Onun, insanların yanındaki durumu iyice ortaya çıkıncaya kadar bekleyin.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nûh -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Rabbim! Beni yalanlamaları sebebi ile onlardan intikam alarak onlara karşı bana yardım et!\""
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 343,
            "translated_text": "O'na: Gemiyi nasıl yapacağını sana gösterdiğimiz ve öğrettiğimiz gibi yap! Onların, helâk edeceğimize dair emrimiz sana gelip de su, kuvvetle ekmek pişirilen tandırdan kaynayıp taşınca nesillerinin devam etmesi için gemiye yaşayan her varlıktan dişi ve erkek olmak üzere birer çift al. Hanımın ve oğlun gibi aleyhlerinde helâk olunacaklarına dair söz verilmiş olanlar dışında kalan aileni gemiye bindir. Kâfir olup, zulmeden zalimlerin helâk edilmekten kurtulması için bana hitapta bulunma! Onlar, kaçınılmaz olarak tufanın suyunda boğularak helâk edileceklerdir.\" diye vahyettik."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Sen ve seninle birlikte kurtulan Mü'minler ile gemiye bindiğin zaman şöyle de: \"Kâfir olan kavmi helâk ederek bizleri onlardan kurtaran Allah'a hamdolsun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Ve yine şöyle de: \"Rabbim! Beni mübarek bir yere indirip, kondur. İndirenlerin\/konuk edenlerin en hayırlısı sensin!\""
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- ve beraberindeki Mü'minlerin kurtulmasında, kâfirlerin helâkında, peygamberlerimize yardım etmeye ve onları yalanlayanları helâk etmeye kadir olduğumuza dair apaçık deliller vardır. Şüphesiz biz, Mü'minin kâfirden ve itaat edenin isyan edenden ayrılması için <span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'ın kendilerine gönderilmesi ile Nuh Kavmi'ni imtihan etmişizdir."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Nuh Kavmi'nin helâk edilmesinden sonra başka ümmet meydana getirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Onların içinden kendilerini Allah'a davet etmesi için bir peygamber gönderdik. O peygamber onlara şöyle dedi: \"Kendisinden başka hak ilah olmayan Allah Teâlâ'ya ibadet edin. Yasaklarından kaçınıp emirlerini yerine getirerek Allah'tan sakınmaz mısınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "O peygamberin kavminden Allah'ı inkâr eden, ahireti ve ahiretteki sevabı ve cezayı yalanlayan ve dünya hayatında nimetlerden kendilerine bolca verdiğimiz zalimler; kendilerine tabi olanlara ve insanlara şöyle dediler: \"Bu; sizin yediklerinizden yeyip içtiklerinizden içen ve sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün ayrı bir özelliği yoktur ki o, size rasûl olarak gönderilmiş olsun!\""
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Eğer sizin gibi bir insana itaat ederseniz, işte o zaman hüsrana uğrarsınız. İlahlarınızı terk ettiğiniz ve size bir üstünlüğü olmayan kimseye tabi olduğunuz için hiçbir şeyden istifade edemezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Peygamber olduğunu iddia eden bu kimse, size; sizler ölüp de toprak ve çürümüş kemik olduktan sonra kabirlerinizden dirilmiş olarak çıkacağınızı mı vadediyor. Bu akledilebilir mi hiç?"
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Ölümünüzün ardından çürümüş kemik ve toprağa dönüştükten sonra kabirlerinizden diri olarak çıkmak gerçekten çok uzak bir vaaddir!"
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Onlar; \"Hayat, dünya hayatından başka bir şey değildir. Ahiret hayatı yoktur. Yaşayan canlılar ölür ve tekrardan diriltilmezler. Onların ardından başkaları doğar ve (ölünceye kadar) yaşarlar. Bizler, kıyamet günü ölümümüzden sonra hesabın görülmesi için (kabirlerimizden) çıkacak değiliz!\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Size, rasûl olarak gönderildiğini iddia eden bu adam, ortaya attığı iddiası ile Allah hakkında yalan uyduran bir adamdır. Bizler ona iman etmiyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Peygamber şöyle dedi: \"Rabbim! Beni yalanlamaları sebebi ile onlardan intikam alarak onlara karşı bana yardım et!\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Yüce Allah, onun duasına icabet ederek şöyle buyurdu: \"Pek yakında senin getirdiklerini yalanlayanlar, yalanlamalarından dolayı pişman olacaklardır!\""
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "İnatlarından dolayı azabı hak etmeleri sebebi ile onları şiddetli bir çığlık yakalayıverdi. Böylece helâk, onları selin (alıp biriktirdiği) çer çöp taneleri haline getirdi. Zalim kavim helak olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 344,
            "translated_text": "Onların helâkından sonra, Lût -aleyhisselam-'ın kavmi, Şuayb -aleyhisselam-'ın kavmi ve Yunus -aleyhisselam-'ın kavmi gibi başka kavimler ve ümmetler meydana getirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Yalanlayan bu ümmetlerden herhangi biri, hangi vesilelere sahip olursa olsun; helâk edilmeleri için belirlenmiş olan vaktin önüne geçemez ve onu geciktiremez."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Sonra peygamberlerimizi birbiri ardınca gönderdik. Her ümmete kendilerine gönderilen peygamberi geldikçe onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helâk ettik de helak edilmiş olan bu ümmetlerden geriye, Rablerinden peygamberlerinin getirdiklerine iman etmeyen bir toplumun helak edildiğine dair insanların konuştuğu (ibretlik) olaylardan başka bir şey kalmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Sonra, Musa ve kardeşi Harun'u dokuz ayet (âsâ, el, çekirge, bit, kurbağa, kan, tufan, kıtlık ve mahsullerin azalması) ve açık deliller ile gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "O ikisini Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine gönderdik. Bunun üzerine onlar büyüklendiler, Musa ve Harun'a iman etmeyi kabul etmediler. Onlar; zulüm ve eziyet ile insanlara üstünlük taslayan bir topluluktu."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "\"Onların bize üstün olacakları bir meziyetleri olmadığı ve kavimleri (İsrailoğulları) de bize boyun eğip itaat eden kimseler olduğu halde bizim gibi iki insana mı iman edeceğiz?\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "O ikisinin Allah katından getirdiklerini yalanladılar. Yalanlamaları sebebi ile boğularak helâk edilenlerden oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Andolsun biz Musa'ya, kavmini hakka iletmesi ve onların bu hak ile amel etmeleri arzusu ile Tevrat'ı verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Meryem'in oğlu İsa'yı ve annesi Meryem'i kudretimize delalet eden birer ayet kıldık. Meryem, ona babasız olarak hamile kaldı. Biz, o ikisini yüksek, akarsuyu olan, düzgün ve meskun bir yere yerleştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Ey Peygamberler! Sizin için helâl kıldığım şeylerden yemesi hoş ve tatlı olanları yiyin ve şeriate uygun salih ameller işleyin. Şüphesiz ben, amel eden kimsenin amelini çok iyi bilenim. Sizin amellerinizden hiçbir şey bana gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Ey Peygamberler! Şüphe yok ki sizin dininiz tek bir dindir, o da İslam'dır ve ben, sizin Rabbinizim. Sizin benim dışımda bir Rabbiniz yoktur. O halde emirlerimi yerine getirip yasaklarımdan kaçınarak benden sakının (korkun)."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Peygambelere tabi olanlar, onlardan sonra dinde ayrılığa düşüp fırkalar ve gruplar haline geldiler. Her grup, Allah katında kendisinden razı olunan din olduğuna inanarak kendi dini ile böbürlenmekte ve kendisi dışındakileri dikkate almamaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Azap kendilerine ininceye kadar onları içinde bulundukları cehalet ve şaşkınlık içerisinde bırak!"
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Sahip oldukları ile sevinip duran bu gruplar dünya hayatında kendilerine vermiş olduğumuz mal ve evlatları, hakettikleri iyiliklerin bir an önce verilmiş karşılığı mı zannediyorlar? Hayır! Durum onların zannetiği gibi değildir. Biz onlara, bunları ancak bir oyalama ve onları bu şekilde tutmak için veriyoruz. Fakat onlar, bunun farkında değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Elindeki ile sevinip duran bu gruplar dünya hayatında kendilerine vermiş olduğumuz mal ve evlatları hak ettikleri iyiliklerin bir an önce verilmiş karşılığı mı zannediyorlar? Hayır! Durum onların zannettiği gibi değildir. Biz onlara, bunları ancak bir oyalama ve onları bu şekilde tutmak için veriyoruz. Fakat onlar, bunun farkında değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Şüphesiz imanları ve ihsanları (iyilikleri) ile Rablerinin (korkusundan) titreyenler,"
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "O'nun kitabının ayetlerine iman edenler,"
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 345,
            "translated_text": "Ve onlar Rablerini birleyip O'na hiçbir şeyi şirk koşmayanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Onlar; iyi ameller işlemekte gayret sarfeden ve salih amellerle Allah'a yakınlaşan kimselerdir. Onlar; kıyamet günü Allah'a döndüklerinde infaklarının ve salih amellerinin Allah tarafından kabul edilmemesinden korkarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "İşte bu yüce özellikler ile sıfatlanmış olanlar; salih amelleri işlemek hususunda acele edenlerdir. Bu hususta yarışırlar. Bundan dolayı (hayırlı amelleri işlemekte) diğerlerini geçmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Hiçbir nefse güç yetireceğinden başka amelleri yüklemeyiz. Katımızda her amel eden kimsenin amelini kaydettiğimiz, içerisinde hiçbir şüphe olmaksızın sadece hak ile konuşan bir kitap vardır. Onlar, ne iyilikleri eksiltilerek ve ne de kötülükleri arttırılarak bir haksızlığa uğratılırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Bilakis o kâfirlerin kalpleri, hakkı söyleyen bu kitap ve kendilerine indirilen kitap hususunda gaflet içerisindedir. Onların, üzerinde bulundukları küfürden başka yapmakta oldukları başka amelleri de vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Onların, dünyada refaha erdirilmiş olanlarını kıyamet günü azap ile yakaladığımız zaman; onlar, imdat dileyerek seslerini feryat ile yükseltirler."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Allah'ın rahmetinden ümit kesmeleri için onlara şöyle denir: \"Bugün feryat etmeyin ve yardım dilemeyin. Şüphesiz sizi, Allah'ın azabından alıkoyacak bir yardımcınız yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın kitabının ayetleri dünyada size okunuyordu, fakat sizler bunları işittiğinizde ondan hoşlanmayarak yüz çeviriyordunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Harem (Kâbe) ehli olduğunuzu iddia ederek insanlara karşı büyüklük taslayarak bunu yapıyordunuz. Sizler Harem ehli değilsiniz; çünkü oranın ehli, takva sahipleridir. Sizler, geceleyin onun etrafında kötü sözler söylüyor ve onu yüceltmiyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "O müşrikler, iman etmeleri ve içindekiler ile amel etmeleri için Yüce Allah'ın kendilerine indirmiş olduğu Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa onlara, kendilerinden önce gelmiş olan atalarına gelmeyen bir şey mi geldi de ondan yüz çevirdiler ve onu yalanladılar?"
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Yoksa onlar; Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Allah'ın kendilerine gönderdiği elçisi olduğunu bilemediler de mi onu inkâr ediyorlar? Şüphesiz onlar; onu, onun doğruluğunu ve güvenilirliğini bilip anlamışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "\"Hayır! O, delidir.\" dediler ve O'nu kesin bir şekilde yalanladılar. Aksine, o Peygamber, onlara Allah'tan geldiği hususunda hiçbir şüphe olmayan hakkı getirmiştir. Onların çoğu kendi nefislerinden bir haset ve batıllarına karşı bir taassup ile haktan hoşlanmazlar ve hakka karşı buğz ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Eğer Allah; işleri, onların nefislerinin arzuladığı gibi düzenlemiş olsaydı, işlerin akibetleri ve idaresi hakkında neyin doğru ve neyin de yanlış olduğu hususundaki cehaletleri sebebi ile gökler, yer ve bu ikisinde bulunan her şey bozguna uğrardı."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Yoksa sen, kendilerine getirdiğin şeyin karşılığında onlardan bir karşılık mı istedin ki bu durum onları daveti reddeden kimseler haline getirdi? (Hayır) Sen böyle bir şey yapmadın. Rabbinin sana vereceği karşılık, onların ve onların dışındakilerin sana vereceklerinden daha hayırlıdır. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- rızık verenlerin en hayırlısıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Muhakkak ki sen, onları ve diğerlerini içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru yola davet ediyorsun ki o yol; İslam yoludur."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 346,
            "translated_text": "Ahiret gününe ve oradaki hesap, ceza ve mükâfata iman etmeyenler; İslam yolundan yüz çevirip, eğri olan yollara sapmıştır. Bu saptıkları eğri yol onları ateşe ulaştıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Eğer onlara rahmet etseydik ve onlardaki kıtlık ve açlığı gidermiş olsaydık, yine de onlar tereddüt edip bocalayarak haktan sapmaya devam eder dururlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Biz, onları musibet çeşitleri ile imtihan ettik de onlar; Rablerine boyun eğip itaat etmediler ve musibetlerin indiği anda kendilerinden bu musibetlerin kaldırılması için huşu ile O'na yalvarmadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Sonunda onların üzerlerine şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman onlar feraha kavuşmaya ve hayra dair bütün ümitlerini kaybetmiş olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Ey öldükten sonra dirilmeyi yalanlayanlar! Allah -Subhanehu ve Teâlâ- size; işitmeniz için kulaklar, görmeniz için gözler ve anlamanız için kalpler verdi. Bununla birlikte sizler, O'nun size vermiş olduğu bu nimetlere ne kadar az şükrediyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Ey insanlar! Yeryüzünde sizi yaratan O'dur. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Yaşatan (dirilten) sadece O'dur, O'nun dışında dirilten yoktur. Yine öldüren de O'dur, O'nun dışında bir öldüren yoktur. Karanlık ve aydınlık; uzun ve kısa olmak üzere gece ve gündüzün birbiri ardınca gelmesi de O'na aittir. O'nun kudretini, yaratmada ve idaresinde tek olduğunu akletmiyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Aksine atalarının ve geçmişlerinin küfürde dedikleri gibi dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "(Öldükten sonra dirilmeyi) Uzak görüp, inkâr ederek şöyle dediler: \"Ölüp toprağa dönüşüp çürümüş kemikler haline geldikten sonra hesap için diriltilecek miyiz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Bize ve daha önce de atalarımıza ölümden sonra diriltileceğimiz vadedilmişti. Biz, bu vaadin gerçekleşeceğini düşünmüyoruz. Bu; eskilerin boş sözlerinden ve yalanlarından başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden o kâfirlere de ki; \"Eğer ilminiz var ise (söyleyin bakalım) bu yeryüzü ve ondakiler kime aittir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Onlar: \"Yeryüzü ve yeryüzünün üzerindekiler Allah'a aittir.\" diyeceklerdir. Onlara de ki: \"Yeryüzü ve yeryüzünün üzerindekilerin kendisine ait olduğu Allah'ın, ölümünüzden sonra sizleri diriltmeye kadir olduğunu düşünmez misiniz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Onlara de ki: \"Yedi göğün Rabbi kimdir? Kendisinden daha büyük yaratılmış varlık olmayan yüce arşın Rabbi kimdir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Şöyle diyeceklerdir: \"Yedi gök ve yüce arş, Allah'ın mülküdür.\" O halde onlara de ki; \"Azabından selâmete ermek için emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkmaz mısınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Onlara de ki: \"Eğer ilminiz varsa söyleyin bakalım. Her şeyin mülkünü elinde bulunduran, mülkündeki hiçbir şeyin O'nun mülkünün dışına çıkıp ayrılamadığı, kullarından dilediğini koruyup, yardım eden, hakkında kötü bir şey dilediği kimsenin kendisinden kaçamadığı ve (azap ettiğinde) azabını savamadığı kimdir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 347,
            "translated_text": "Her şeyin mülkü Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elindedir, diyeceklerdir. O halde de ki: \"Bunu ikrar ettiğiniz halde nasıl oluyor da aklınız gidiyor ve O'nun dışındakilere ibadet ediyorsunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Durum onların iddia ettiği gibi değildir. Aksine biz onlara, içerisinde şüphe olmayan hakkı getirdik. Onlar ise Allah hakkında O'nun bir çocuğu ve ortağı olduğu iddiasında bulunarak (hakkı) yalanlamaktadırlar. Allah, onların söylediklerinden berîdir, yücedir, büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Kâfirlerin iddia ettikleri gibi Allah, bir evlat edinmemiştir ve O'nunla birlikte başka hak bir ilah da yoktur. Eğer O'nunla birlikte başka bir hak ilah daha olsaydı, her mabud (ibadet edilen) yaratılmışlardan kendi nasibine düşen ile gider ve onlardan bazısı diğerine üstün gelirdi. Alemin nizamı da altüst olurdu. Gerçekte ise böyle bir şey vuku bulmamıştır. Allah'tan başka hak başka bir mabud (ibadet edilen) yoktur. O; müşriklerin O'nu vasfettikleri gibi bir çocuğu ve ortağı olmasından beridir (münezzehtir), yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "O (Allah); yaratmış olduklarından tüm gözükmeyen varlıkları, duyu organları ile algılanan ve müşahede edilen her şeyi hakkıyla bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Allah; bir ortağı olmasından münezzehtir, yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Ey Rasûl! De ki: \"Rabbim! Eğer o müşriklere vadettiğin azabı bana göstereceksen;\""
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "\"Rabbim! Eğer onları cezalandıracaksan ve ben de buna şahit olacaksam; bu durumda beni, onların içerisinde bulundurma! Yoksa onlara isabet eden azap bana da isabet eder.\""
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Şüphesiz biz; azaptan onlara vadetmiş olduğumuzu senin görüp müşahede edeceğin şekilde sana göstermeye kadiriz. Biz bunu ve bunun dışındakileri yapmaktan aciz değiliz."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Sana kötülük yapanı görmezden gelerek ve onun ezasına karşı sabredek en güzel şekilde sav. Biz; onların şirk ve yalan ile vasfetmelerini ve seni, sihir ve deli olmak gibi sana yakışmayacak şeyler ile nitelemelerini en iyi şekilde bilmekteyiz."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Ve de ki: \"Rabbim! Şeytanların vesveselerinden, kışkırtmalarından sana sığınırım!\""
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "\"Ve Rabbim ben, işlerimde onların benim yanımda olmalarından sana sığınırım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "O müşriklerden birine ölüm gelip de kendisine inen şeyi bizzat görünce ömründen geçip giden zamana ve Allah'ın yanında işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Rabbim! Beni dünya hayatına geri döndür!"
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "\"Belki ben, dünya hayatına dönersem salih ameller işlerim.\" der. (Ona;) \"Hayır asla! Bu durum, senin istediğin gibi değildir.\" (denir). Şüphesiz onun söylediği (boş) bir sözdür. Eğer o, dünya hayatına geri döndürülecek olsaydı; verdiği sözü yerine getirmezdi. Vefat ettirilen bu kimseler yeniden diriliş gününe kadar dünya ile ahiretin arasında berzah aleminde olacaklar ve terk ettikleri şeyleri elde etmek ve ifsad etttikleri şeyleri düzeltmek için dünyaya geri dönemeyeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Görevli olan melek (İsrafil -aleyhisselam-), kıyameti ilan eden Sûr'a ikinci kez üflediğinde; ahiret gününün korkuları ile meşgul olmaları sebebi ile onların birbirlerine karşı övündükleri soy bağı kalmaz. Kendilerini ilgilendiren şeyle meşgul olmaları sebebi ile birbirlerine hiçbir şey soramazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Kimlerin iyilikleri (sevapları) kötülüklerine üstün gelerek, tartıları ağır gelirse; işte istediklerine kavuşup korktuklarından uzaklaştırılarak kurtuluşa erenler bunlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Kimlerin de kötülükleri iyiliklerine (sevaplarına)\/üstün gelmesi ile tartıları hafif gelirse; işte kendilerine zarar verecek şeyleri yapıp iman etmek ve salih amel işlemek gibi fayda verecek şeyleri terk ederek kendi nefislerine yazık edenler bunlardır. Bunlar, Cehennem'de ebedî olarak kalacaklar ve oradan çıkamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 348,
            "translated_text": "Ateş onların yüzlerini yakacaktır. Somurtmalarının şiddetinden dolayı alt ve üst dudakları yanıp büzülür."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Bir azarlama olarak onlara şöyle denir: \"Dünya'da iken Kur'an'ın ayetleri size okunmuyor muydu ve sizler, onu yalanlamıyor muydunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Şöyle dediler: \"Rabbimiz! Senin bildiğin gibi isyankârlığımız bize üstün gelmişti ve bizler, haktan sapan bir bir kavim olmuştuk.\""
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Onlar şöyle derler: \"Rabbimiz! Bizi ateşten çıkar! Daha önce üzerinde olduğumuz küfür ve sapıklığa yeniden dönecek olursak; işte o zaman biz kendilerine zulmeden zalimlerden oluruz ve mazeretimiz de kesilip sona erer.\""
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Yüce Allah şöyle buyurur: \"Aşağılanmış bir şekilde ateşte kalın ve benimle konuşmayın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Çünkü kullarımdan bana iman eden bir grup: \"Rabbimiz! Biz sana iman ettik, bizim günahlarımızı bağışla ve bize rahmetinle merhamet et. Merhamet edenlerin en hayırlısı sensin.\" derlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Sizler, Rablerine davet eden Mü'minleri alay konusu edinerek onlarla dalga geçiyordunuz. Ta ki onlar ile alay etmek ile meşgul olmanız size, Allah'ın zikrini (O'nu hatırlayıp anmayı) unutturdu. Siz, dalga geçerek ve alay ederek onlara gülüyordunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Şüphesiz ben; iman eden bu kullarımı Allah'a itaat hususunda ve sizden gördükleri eziyetlere karşı sabrettikleri için kıyamet günü Cennet ile ödüllendireceğim."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Allah onlara şöyle diyecek: \"Yeryüzünde kaç yıl kaldınız ve orada ne kadar vaktinizi zayi ettiniz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Onlar şu sözleri ile cevap vererek: \"Bir gün yahut bir günün bir kısmı kadar kaldık. Günleri ve ayları sayanlara sor.\" diyecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Yüce Allah \"Şayet kaldığınız sürenin ne kadar olduğunu hakkıyla bilseydiniz, Dünya hayatında itaatte sabırlı olmanın kolay olacağı az bir zaman kaldığınızı anlardınız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Ey insanlar! Sizi, bir hikmeti olmaksızın, sevap ve cezanın olmadığı hayvanlar gibi boş yere yarattığımızı, hesap ve ceza için kıyamet günü bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Yarattıklarının sahibi olan ve onlar hakkında dilediği gibi tasarrufta bulunan Allah Teâlâ bütün noksanlıklardan münezzehtir. O; Hak'tır; O'nun vaadi haktır; sözü haktır ve O'nun dışında başka hak bir mabûd (ilah) yoktur. O; yaratılmışların en yücesi olan yüce Arş'ın Rabbi'dir. O halde yaratılmışların en yücesi olan yüce Arş'ı yaratan Allah, her şeyden, yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Kim; Allah ile beraber, ibadete layık olduğuna dair hiçbir delil bulunmayan başka bir mabuda (ilâha) ibadet ederse, (Yüce Allah'ın dışında ibadet edilen her mabudun durumu böyledir) onun yaptığı bu kötü amelin cezası Allah Teâlâ'nın katındadır. O; ona azap ederek bu yaptığının karşılığını verecektir. Gerçek şudur ki, Allah; kâfirleri istediklerini elde etmeye ve korktuklarında da kurtulmaya ulaştırmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 23,
            "page_number": 349,
            "translated_text": "Ey Peygamber! De ki;\"Rabbim! Benim günahlarımı bağışla ve rahmetinle bana merhamet et. Sen; merhamet edenlerin en hayırlısısın ve günah sahibinin tevbesini kabul edensin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Bu; indirmiş olduğumuz, hükümleri ile amel etmeyi farz kıldığımız ve düşünüp içerisindeki hükümler ile amel edesiniz diye içerisinde apaçık ayetler indirdiğimiz bir sûredir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Bekâr olup zina eden kadın ve erkekten her birine yüz değnek vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız sakın zina eden o iki kimseye karşı duyduğunuz acıma ve merhamet duygusu sizleri o ikisine had cezasını uygulamamaya yahut bu cezayı onlardan hafifletmeye sevk etmesin ve haddin uygulandığı esnada bunu teşhir etmek ve hem zina eden o iki kimseyi, hem de diğerlerini böyle bir günahı işlemekten caydırmak için Mü'minlerden bir topluluk da orada hazır bulunsun."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Yüce Allah zinanın çirkinliğini, dolayısıyla zinaya alışan bir erkeğin ancak kendisi gibi zina eden ya da kendisiyle evlenilmesi caiz olmayıp zinadan da sakınmayan müşrik bir kadınla evlenmek isteyeceğini zikretmiştir. Aynı şekilde zinaya alışan bir kadının da ancak kendisi gibi zina eden ya da kendisiyle evlenilmesi caiz olmayan ve zinadan da sakınmayan müşrik bir erkek ile evlenmek isteyeceğini zikretmiştir. Zinakâr kadınla evlenmek ve zinakâr erkeği evlendirmek Mü'minlere haram kılınmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Ey Hakim ve Kadılar! Kadınlardan iffetli olan kimselere (aynı şekilde iffetli erkeklere de) zina iftirasında bulunup sonra attıkları bu zina iftirasına dair dört şahit getirmeyenlere seksen değnek vurun ve onların şahitliklerini ebediyen kabul etmeyin. İşte iffetli olan kimselere iftira atanlar, Allah'a itaatten çıkmış kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Ancak bundan sonra Allah'a tevbe edip amellerini düzeltenler bunun dışındadır. Şüphesiz Allah; onların tevbelerini ve şehadetlerini kabul eder. Şüphesiz Allah, kullarından tövbe edenlere karşı çok bağışlayıcı ve onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Eşlerine zina isnadında bulunup da isnad ettikleri şeyin doğruluğuna dair kendilerinden başka şahitleri olmayan erkeklere gelince, onlardan (eşini zina etmekle itham eden) birinin, eşine nispet ettiği zina isnadında doğru söylediğine dair Allah adına dört defa şahitlik etmesi gerekir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Sonra, eğer hanımına isnad ettiği zina iddiasında yalan söylüyorsa kendisine beddua ederek beşinci şahitliğinde Allah'ın lanetinin kendi üzerine olması için şahitlik etmesidir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Bu şekilde kadın, had cezasının kendisine uygulanmasını hak eder. Eğer kadın, kendisine zina isnadında bulunan kocasının yalan söylediğine dair Allah adına dört kere şahitlik (yemin) ederse bu durum kadını had cezasından uzaklaştırır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Sonra eğer koca, hanımına isnad ettiği zina iddiasında doğru söylüyorsa; bu durumda kadın, kendisine beddua ederek beşinci şahitliğinde Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dileyerek şahitlik (yemin) eder."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 350,
            "translated_text": "Ey insanlar! Eğer Allah'ın size olan ihsanı ve rahmeti olmasaydı ve kullarından tevbe edenlerin tevbesini çokça kabul eden, idare etmesinde ve dininde hikmet sahibi olmasaydı; günahlarınıza karşılık olarak sizi cezalandırmakta acele eder ve sizi bu cezalandırma ile rezil rüsva ederdi."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! (Mü'minlerin annesi Aişe -radıyallahu anhâ-'ya zina ettiği iddiasında bulunarak iftira atanlar) kendilerini, size nispet eden bir topluluktur. Sizler sakın onların attıkları bu iftirayı sizin için şer sanmayın. Aksine bu; içerisinde var olan sevap, Mü'minler için bir arınma ve Mü'minlerin annesini temize çıkardığı için hayırdır. O'nun hakkında zina etti iftirasını atmaya iştirak eden her bir kimseye iftira atarak konuştukları için işledikleri günahın cezası vardır. Bu cezanın en büyüğünü, iftirayı ilk olarak ortaya atan kimse yüklenecektir ve onun için elem verici bir azap vardır. Burada zina iftirasını ilk olarak ortaya atan kimse ile kastedilen münafıkların başı Abdullah b. Ubey b. Selûl'dür."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "Mü'min erkek ve Mü'min kadınların bu büyük iftirayı işittiklerinde Mü'min kardeşlerinin iftirada bulunulan kimse hakkında güzel zanda bulunup; \"Bu apaçık bir yalandır.\" demeleri gerekmez miydi?"
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "Mü'minlerin annesi Aişe -radıyallahu anhâ-'ya bu büyük iftirayı atanların ona nispet ettikleri bu iddianın doğruluğuna dair şahitlik eden dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Eğer onlar, bu iddialarına dair dört şahit getiremezlerse -ki onlar bu şahitleri ebediyyen getiremezler- işte o zaman, Allah'ın hükmüne göre yalancı olanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Eğer Allah'ın sizin üzerinizdeki lütfu ve sizi cezalandırmakta acele etmemesi sebebi ile rahmeti olmasaydı ve sizden, tevbe edenlerin tevbesini kabul etmemiş olsaydı; Mü'minlerin annesine atmış olduğunuz yalan ve iftira sebebi ile size büyük bir azap isabet ederdi."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "Asılsız olmasına ve bu hususta herhangi bir bilginiz olmamasına rağmen sizler bu iftirayı birbirinize aktarıyor, ağızlarınızda bunu dolaştırıyor ve bunun önemsiz bir şey olduğunu sanıyordunuz. Hâlbuki bu, yalan ve iftira olması sebebi ile Allah katında büyük bir şeydir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "Bu iftirayı işittiğinizde: \"Ey Rabbimiz! Seni tenzih ederiz.\" diyerek, \"Bu çirkin iş hakkında konuşmak doğru olmaz.\" demeniz gerekmez miydi? Mü'minlerin annesi hakkında ortaya attıkları bu şey, gerçekten büyük bir ifitira ve büyük bir yalandır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "Eğer Allah'a iman ediyorsanız, sizin temiz olan bir kimseye zina iftirasında bulunmak gibi bir günaha tekrar geri dönmemeniz için Yüce Allah size hatırlatıp öğüt veriyor."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "Allah, hükümleri ve ibret içeren ayetleri size açıklıyor. Allah; sizin fiillerinizi hakkıyla bilendir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yapmış olduklarınızın karşılığını size verecektir. O, idare etmesinde ve dininde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "İçerisinde zina iftirasında bulunmanın da yer aldığı kötülüklerin, Mü'minlerin arasında yayılmasını isteyen kimseler için dünyada, iftiracıya uygulanan had cezası ile ahirette ise Cehennem ateşi ile elem verici bir azap vardır. Onların (o iftiracıların) yalanlarını, kullarının işinin sonunun nereye varacağını ve kullarının faydasına olan şeyleri Allah bilir, siz bilmezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 351,
            "translated_text": "Ey iftira atma olayına karışanlar! Eğer Allah'ın sizin üzerinize olan lütfu olmasaydı ve size karşı çok şefkatli merhameti olmasaydı, üzerinize cezayı hemen gönderirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 352,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Allah'ın dini ile amel edenler! Sakın Şeytan'ın, batılı süslediği yollarına uymayın. Kim, onun yollarına uyarsa şüphesiz o; dinin kabul etmeyip kötü gördüğü kötü fiilleri ve sözleri emreder. Ey Mü'minler! Eğer Allah'ın size olan lütfu olmasaydı, sizden tevbe eden hiç kimse tevbe ile temizlenmezdi. Fakat Allah; kullarından dilediğini, tevbesini kabul ederek temizler. Allah; sizin sözlerinizi hakkıyla işiten ve amellerinizi hakkıyla bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 352,
            "translated_text": "İçinizden fazilet sahibi olanlar ve mal bakımından servet sahibi olanlar, muhtaç olan yakınlarına -fakirlik içerisinde olan ve Allah yolunda hicret eden bu kimselere- işledikleri günahtan dolayı yardımda bulunmayacaklarına dair yemin etmesinler. Onları affetsinler ve kusurlarına bakmasınlar. Onları affedip kusurlarına bakmadığınızda Yüce Allah’ın sizin günahlarınızı bağışlamasını istemez misiniz? Zira Yüce Allah, tevbe eden kullarına karşı çok bağışlayıcıdır ve onlara karşı çok merhametlidir. Kulları da Allah'ın bağışlamasını örnek almalıdırlar. Bu ayet; Mistah -radıyallahu anh-'ın ifk (iftira atma) olayına iştirak etmesi üzerine Ebu Bekr -radıyallahu anh-'ın, kendisine yapmakta olduğu infakı terk edeceğine dair yemin etmesi üzerine inmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 352,
            "translated_text": "Namuslu, iffet sahibi ve (kötülükten) bihaber olan Mü'min kadınlara zina iftirası atanlar; dünyada ve ahirette Allah'ın rahmetinden kovulmuşlardır. Onlar için ahirette çok büyük bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 352,
            "translated_text": "Kıyamet günü, dilleri konuştukları batıl şeyler hususunda aleylerinde şahitlik eder. Aynı şekilde elleri ve ayakları da yapmakta oldukları şeyler hususunda aleyhlerinde şahitlik eder."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 352,
            "translated_text": "O gün Yüce Allah, adaletle onlara hak ettikleri cezayı tastamam verecek ve onlar, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın hak olduğunu bileceklerdir. Aynı şekilde O'ndan sadır olan her haber, her vaad ve her tehdit içinde şüphe olmayan apaçık bir haktır."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 352,
            "translated_text": "Her kötü erkek ve her kötü kadın, her kötü söz ve fiil kötülere yaraşır. Aynı şekilde her temiz olan da temiz olana yaraşır. Temiz olan kimseler, kötü olan kadınların ve erkeklerin söylediklerinden uzaktırlar. (Temiz olan) Bu kimseler için Allah'tan bir bağışlanma vardır. Allah, mağfireti ile onları affedecektir. Yine onlar için güzel bir rızık vardır ki, o rızık Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 352,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve Allah'ın dini ile amel edenler! Sakın kendi evleriniz dışındaki evlere sahipleri size izin vermeden girmeyin. Bilakis izin alarak ve selam vererek: \"Esselamu aleykum, girebilir miyim?\" deyin. Almakla emrolunduğunuz bu izin, sizin için aniden izin almadan girmenizden daha hayırlıdır. Umulur ki, emrolunduğunuz bu husustan öğüt alır ve onu uygularsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 353,
            "translated_text": "Eğer o evlerde hiç kimseyi bulamazsanız, izin verme hakkına sahip olan bir kimse tarafından size girmeniz için izin verilinceye kadar oralara girmeyin. Eğer size evlerin sahipleri geri dönün derse bu durumda sizler geri dönün ve evlere girmeyin. Allah katında bu sizin için daha temiz olandır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O yaptıklarınızın karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 353,
            "translated_text": "İnsanların genelinin faydalanması için hazırlanmış olan evlere, kütüphanelere ve çarşılardaki dükkanlar gibi yerlere izin almadan girmenizde bir sakınca yoktur. Yüce Allah sizin, amelleriniz ve ahvalinizden açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O yaptıklarınızın karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 353,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Mü'min erkeklere söyle! Gözlerini, kendilerine helal olmayan kadınlara, mahrem yerlere bakmaktan da sakınsınlar ve ırzlarını harama düşmekten ve ifşa etmekten korusunlar. Çünkü Allah'ın haram kıldıklarından gözleri sakınmak; Allah katında daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından hakkıyla haberdardır. Bu konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptıklarının karşılığını onlara verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 353,
            "translated_text": "Mü'min kadınlara da söyle, bakışlarını kendilerine helâl olmayan kimselerden sakınsınlar ve mahrem yerlerini\/ırzlarını fuhşiyattan uzak durarak ve örtünerek korusunlar. Dış elbise gibi açıkta olup da kendiliğinden görünen ve örtülmesi mümkün olmayan kısmı hariç ziynetlerini yabancı (kendilerine haram olan) erkeklere göstermesinler. Başörtüleri ile saçlarını, yüzlerini, boyun ve göğüslerini kapatsınlar. Gizli olan süslerini; kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, kendi kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi (gibi Mü'mine) kadınlar, sahip oldukları Mü'min ve kâfir erkek ve kadın köleler, kadınlara ihtiyacı kalmamış hizmetçiler, küçüklükleri sebebi ile kadınların mahrem yerlerinin farkına henüz varmamış olan çocuklardan başkasına göstermesinler. Kadınlar, halhal ve benzeri olarak gizleyip örttükleri süslerinin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey Mü'minler! İstenilen kurtuluşa ermek ve korkulan şeyden de emin olmak için sizlerden hasıl olan haram bakışlar ve benzeri şeylerden dolayı hep birden Allah’a tevbe edin!"
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 354,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Eşleri olmayan erkekleri, kocaları olmayan hür kadınları, kadın ve erkek kölelerinizden Mü'min olanları evlendirin. Eğer onlar fakir iseler Allah, onları geniş lütfundan zenginleştirir. Allah, bol rızık sahibidir. O'nun rızkı bir kimseyi zenginleştirmeyle eksilmez. O, kullarının hallerini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 354,
            "translated_text": "(Fakirlik sebebiyle) evlenme imkânı bulamayanlar, Allah lütfu ile kendilerini zenginleştirinceye kadar iffetlerini zinadan korusunlar. Özgürlüklerine kavuşmak için mal vererek efendileri ile mükatebe yapmayı talep edenler varsa, (efendileri) borçlarını ödemeye güçleri olduğunu biliyor ve dinlerinde salih kimseler ise onlardan bu anlaşmayı kabul etsinler. Onlara, yaptıkları mükatebenin karşılığından bir kısmını ödemeleri için Allah'ın kendilerine vermiş olduğu maldan verin. Sakın mal aramak için cariyelerinizi zina etmeye zorlamayın. -Tıpkı Abdullah b. Ubey'in, iffetli olup zinadan uzak durmayı isteyen iki cariyesini yapmaya zorladığı gibi; o, iki cariyesini zina karşılığında mal elde etmeye zorlamıştır.- Sizden kim, onları böyle yapmaya zorlarsa; Allah bu zorlanmalarından sonra da onların günahlarını bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir. Çünkü onlar, bunu yapmaya zorlanmışlardır. Bu fiilin günahı, onları bunu yapmaya zorlayan kimseleredir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 354,
            "translated_text": "Ey insanlar! Size içerisinde karışıklık olmayan apaçık ayetler indirdik. Sizlere; sizden önce yaşamış olan Mü'min ve kâfir kimselerin örneklerinden misaller getirdik. Aynı şekilde, emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durarak Rablerinden sakınan takva sahibi kimseler için öğütler indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 354,
            "translated_text": "Yüce Allah, göklerin ve yerin nurudur. Orada bulunanlara hidayet edendir. Mü'minin kalbinde O'nun nûrunun misali; üzerinde pencere olmayan bir duvarda aydınlanmak için yapılan bir kandillik içinde bulunan kandil gibidir. Bu kandil kristal bir fanusun içinde olan bir kandildir. Söz konusu fanus sanki inciye benzer bir yıldız gibi etrafı aydınlatır. Bu kandilin yağı mübarek bir ağaçtan tutuşturulur. Bu ağaç ne sabah ve ne de akşam güneşin ışıklarından kendisini engelleyen herhangi bir şeyin olmadığı zeytin ağacıdır. Onun yağı; berraklığı sebebi ile tutuşturulmasa da aydınlık verir. Kendisine ateş değmese dahi ışık saçar. Bir de tutuştutulmuş olsa etrafı çok aydınlatır. Kandilin nuru cam kristalin nurunun üstündedir. İşte hidayet nuru Mü'minin kalbinde parıldadığında böyle olur. Yüce Allah dilediği kulunu Kur'an'a tabi kılarak muvaffak kılar. İşte Yüce Allah; kimi şeyleri o şeylerin benzerlerini örnek vererek böylece açıklar. Yüce Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 354,
            "translated_text": "Bu kandil Yüce Allah'ın; kadrinin bilinmesini ve binasının yükseltilmesini emrettiği mescidlerde tutuşturulur. Orada ezan, zikir ve namaz ile Yüce Allah'ın adı zikredilir. Orada Allah'ın rızasını elde etmek için günün ilk vaktinde ve sonunda namaz kılarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 355,
            "translated_text": "O kimseler ki; onları ne ticaret ve ne de alışveriş Allah Teâlâ'nın zikrinden, namazı en kâmil bir şekilde dosdoğru kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoyabilir. Kıyamet gününden korkarlar. O gün, kalplerin azaptan kurtulmak arzusu ile azaba çarptırılmak korkusu arasında kararsız kaldığı ve gözlerin hangi yöne bakacağı hakkında bir o yana bir bu yana dönüp durduğu gündür."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 355,
            "translated_text": "Onlar bu amelleri işlemişlerdir. Zira Yüce Allah'ın bu yaptıklarına karşılık en iyi şekilde mükâfat vermesi ve lütfunu arttırmasını beklerler. Yüce Allah, dilediklerine yaptıkları amellerin kadrince hesapsız rızık verir. Bu karşılık yaptıklarından kat kat daha fazladır."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 355,
            "translated_text": "Yüce Allah'a iman etmeyip, kâfir olanların yaptığı amellerin bir sevabı yoktur. Bu ameller, düz bir arazideki seraba benzer. Susayan kimse onu su zanneder ve ona doğru gelir. Nihayet ona vardığında yanında durur, fakat su bulamamıştır. İşte kâfir de böyledir. O; amellerinin kendisine fayda vereceğini zanneder. Ölüp de yeniden diriltilir. Fakat amellerinin sevabını bulamamış ve Rabbini yanıbaşında bulmuştur. Yüce Allah onun hesabını, amellerinin karşılığını tastamam vererek görür. Allah hesabı çok çabuk görendir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 355,
            "translated_text": "Yahut onların amelleri derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. O karanlıkların üstünü bir dalga örter. O dalganın üstüne bir dalga ve bir dalga daha. Bunların üstünde ise o kimsenin yolunu bulmasını sağlayan yıldızları örten bir bulut vardır. Birbiri üstüne birikip yığılmış olan karanlıklar. Öyle ki böyle bir karanlığa düşmüş kimse elini çıkarıp uzatsa karanlığın şiddetinden dolayı neredeyse elini dahi göremez. İşte kâfir böyledir. Cehaletin, şüphenin, şaşkınlığın ve kalbindeki mühürlenmenin karanlıkları onun üzerine üst üste yığılmıştır. Allah kimi, kendisini sapıklıktan hidayete ileterek ve kitabından ilim vererek rızıklandırmazsa o kimse için kendisi ile doğruyu bulacağı ne bir hidayet ve ne de aydınlanacağı bir kitap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 355,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Göklerde ve yerde Allah'ın yarattığı tüm varlıkların O'nu tesbih ettiğini bilmez misin? Kuşlar; havada kanatlarını çırparak O'nu tesbih ederler. Yüce Allah; mahlûkatından her birinin ne yaptığını çok iyi bilir. Yarattığı insanın namazını ve kuşların O'nu tesbih etmesini çok iyi bilir. Yüce Allah, tüm yaratılmışların yaptıklarını hakkıyla bilendir. Onların yaptıklarından hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 355,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır. Kıyamet günü, hesap ve karşılık için dönüş de ancak O'nadır."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 355,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Allah'ın, bulutları sürüp sevkettiğini sonra o bulutların parçalarını bir araya getirdiğini sonra da bulutları üst üste yığdığını görmez misin? Yağmurun o bulutların içinden çıktığını görürsün. Yine Allah, gökyüzünden dağlara benzeyen yoğun bulutlardan taş gibi donmuş su (dolu) indirir. Bu doluyu, kullarından dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzaklaştırır. Bulutların şimşeği; parlaklığının şiddetinden dolayı nerdeyse gözleri alır."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Yüce Allah; uzun ve kısa, geliş ve gidiş olarak gece ve gündüzü birbiri ardından getirir. İşte zikredilen bu hususta basiret sahipleri için Yüce Allah'ın rububiyetine, kudretine ve O'nun birliğine dair deliller ve ibretler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Yüce Allah, yeryüzündeki canlıların tamamını bir nutfeden yaratmıştır. Onlardan kimi yılan gibi sürünerek karnı üzerinde hareket eder, kimi insan ve kuş gibi iki ayağının üzerinde yürür ve kimi de koyun ve sığır gibi dört ayağının üzerinde yürür. Yüce Allah zikredilenler ve zikredilmeyenlerden dilediği canlıları yaratır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Andolsun biz, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e içinde hiçbir karışıklık olmayan apaçık ayetler indirdik. Yüce Allah, dilediği kimseyi içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru yola iletir ve bu yol o kimseyi Cennet'e ulaştırır."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Münafıklar; \"Allah'a ve Rasûlüne iman ettik, Allah'a ve Rasûlüne itaat ettik.\" derler. Sonra onlardan bir grup yüz çevirir. Allah'a ve Rasûlüne iman ve itaat ettikleri iddiasında bulunduktan sonra Allah yolunda cihad emri hususunda ve diğer emirlerde Allah'a ve Rasûlüne itaat etmezler. Allah'a ve O'nun Rasûlüne itaatten yüz çeviren bu kimseler iman ettikleri iddiasında bulunsalar da Mü'min değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Bu münafıklar; anlaşmazlığa düştükleri şeylerde aralarında peygamberin hüküm vermesi için Allah'a ve Rasûlüne çağrıldıkları zaman, onlar nifakları sebebiyle onun hükmünden yüz çevirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Eğer onlar hakkın kendi lehine olduğunu ve hükmün kendi faydalarına olduğunu bilirlerse ona boyun eğerek gelirler."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Onların kalplerinde orada sürekli olan bir hastalık mı var? Yoksa O'nun Allah'ın Rasûlü olduğundan bir şüpheleri mi var? Ya da Allah'ın ve Rasûlü'nün hükümde onlara haksızlık etmesinden mi korkuyorlar? Hayır! Bunun sebebi, zikredilen bu şeyler değildir. Aksine O'nun hükmünden yüz çevirmeleri ve O'na karşı inat etmeleri sebebi ile kendi nefislerindeki hastalıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Aralarında hükmedilmek üzere Allah'a ve Rasûlüne çağrıldıklarında Mü'minler; \"O'nun sözünü işittik ve emrine itaat ettik.\" derler. Dünya'da ve ahirette asıl kurtuluşa erenler işte bu özellikler ile nitelenmiş kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Kim Allah'a ve Rasûlüne itaat eder, ikisinin hükmüne teslim olur, günahların kendisini götüreceği şeylerden korkar ve emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınırsa, işte dünya ve ahiretin hayırları ile kurtuluşa erenler sadece bunlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 356,
            "translated_text": "Münafıklar, şayet onlara cihada çıkmalarını emredecek olsan cihada çıkacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin etmektedirler. Ey Rasûl! Onlara de ki; \"Yemin etmeyin, sizin yalanınız açıktır ve itaatiniz ise bilinen bir iddiadan ibarettir. Muhakkak Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Siz hangi amelinizi gizlerseniz gizleyin; muhakkak ki yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 357,
            "translated_text": "Ey Rasûl! O münafıklara de ki; \"Açıkta ve gizlide Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Eğer emrolunduğunuz hususlarda o ikisinden yüz çevirecek olursanız; Peygamber'in sorumluluğu (size) tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Sizin sorumluluğunuz ise (ona) itaat etmek ve onun getirdikleri ile amel etmektir. Eğer emrettiklerini yapıp yasakladıklarından uzak durarak ona itaat ederseniz hakka hidayet olunursunuz. Rasûl'e düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir. Onun sizleri hidayete erdirmek ve sizi buna zorlamak gibi yüklendiği bir sorumluluk yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 357,
            "translated_text": "Allah, içinizden iman edenlere ve salih ameller işleyenlere düşmanlarına karşı onlara yardım etmeyi, onları kendilerinden önceki Mü'minleri hükümran kıldığı gibi, onları da yeryüzünde hükümran kılmayı vadetmiştir. Aynı şekilde kendileri için hoşnut olduğu dinlerini -ki o din İslam'dır-, yine onlar için iyice yerleştirip yücelteceğini ve onların korkulu hallerini güvene çevireceğini vadetmiştir. Çünkü onlar, yalnız bana ibadet ederler ve hiçbir şeyi bana şirk (ortak) koşmazlar. Bu nimetlerden sonra her kim küfrederse, işte Allah'ın itaatinden çıkanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 357,
            "translated_text": "Allah'ın rahmetine nail olmak için namazı en kâmil şekilde eda edin, mallarınızın zekâtını verin ve size emrettiği şeyleri yapıp yasakladığı şeyleri terk ederek Rasûl -sallallahu aleyhi ve sellem-'e itaat edin."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 357,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Yüce Allah'ın kâfirlere bir azap inidirecek olması durumunda onların Allah'ı bundan aciz bırakabileceklerini sanma! Kıyamet günü onların varacakları yer Cehennem'dir. Varış yerleri Cehennem olan kimselerin varacakları yer ne kötü bir yerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 357,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve onun dini ve şeriatı ile amel edenler! Erkek ve kadın köleleriniz ve henüz büluğ çağına girmemiş olan hür çocuklar, sizin yanınıza girmek için şu üç vakitte sizden izin isterler. Bu vakitler; sabah namazından önce geceliklerinizi gündüz dışarıda giydiğiniz elbiselerle değiştirdiğiniz vakit, öğle vakti kaylule (öğle uykusu) için elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonraki vakittir. Çünkü bu vakit (yani yatsı namazından sonra) sizin uyanıkken giymiş olduğunuz elbiselerinizi çıkarıp geceliklerinizi giymiş olduğunuz vakittir. Bu üç vakit avret vaktidir (sizden sakınmaları gereken zamandır). Bu kimseler sizin yanınıza ancak sizden izin aldıktan sonra girebilirler. Bu üç vakit dışında onların sizin yanınıza izin almadan girmelerinde size de onlara da bir günah yoktur. Çünkü onlar, sizin etrafınızda ve kendi aralarında çokça dolaşan kimselerdir. Onlar her vakitte sizin yanınıza izinle girmek hususunda sıkıntı çekerler. Allah; izin isteme ile alakalı sizin için koymuş olduğu hükümleri açıkladığı gibi, sizin için din olarak belirlediği apaçık hükümleri de açıklamaktadır. Allah, kullarının yararına olan şeyleri hakkıyla bilendir ve onlar için koymuş olduğu hükümlerinde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 358,
            "translated_text": "Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde, kendilerinden önceki büyüklerin her vakitte evlere girmek için izin istedikleri gibi onlar da izin istesinler. İşte Allah, izin isteme ile alakalı hükümleri sizlere açıkladığı gibi ayetlerini de sizlere böyle açıklar. Allah, kullarının yararına olan şeyleri hakkıyla bilendir ve onlar için koymuş olduğu hükümlerinde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 358,
            "translated_text": "Evlenme arzusu kalmayıp, yaşlılıkları sebebi ile hayızdan kesilen ve hamile kalmaları da mümkün olmayan yaşlı kadınların, örtmekle emrolundukları gizli olan ziynetlerini\/süslerini açığa vurmaksızın rida ve peçe gibi dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah\/sakınca yoktur. Daha iffetli olmaları ve iyice örtünmeleri için dış elbiselerini giymeleri kendileri için daha hayırlıdır. Allah sözlerinizi hakkıyla işiten ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptıklarınızın karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 358,
            "translated_text": "Güç yetiremedikleri için Allah yolunda cihad gibi bazı sorumlulukları yerine getiremeyen kör kimseye bir günah yoktur, topal veya hasta olan kimseye de bir günah yoktur. Ey Mü'minler! Aynı şekilde evlerinizde yemek yemenizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde yahut bekçilik yaparak korumakla görevlendirildiğiniz bahçe ve bostanlardaki evlerde yemenizde de bir günah yoktur. Aynı şekilde arkadaşlarınızın evlerinden gönül rızasıyla yemenizde ve topluca ya da ayrı ayrı yemek yemenizde de bir günah yoktur. Zikredilen evlere yahut bunun dışında diğer evlere girdiğiniz vakit, o evde bulunanlara \"Es-selâmu Aleykum\" diyerek selam verin. Eğer bu evlerde kimseyi bulamazsanız; \"Allah'ın selamı bizim ve salih kullarının üzerine olsun.\" diyerek kendinize selam verin. Allah'ın katından sizler için meşru kıldığı, aranızdaki sevgiyi ve ülfeti yaydığı için mübarek, duyanın da gönlünü hoş eden güzel bir selamlaşmadır. Surede geçen bunun gibi açıklamalar ile Allah, akledesiniz ve aklettiğiniz bu ayetlerle amel edesiniz diye size ayetleri böyle açıklamaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 359,
            "translated_text": "İmanlarında sadık olan Mü'minler ancak Allah'a ve Rasûlü'ne iman edenlerdir. Eğer onlar, Müslümanların yararına olan bir durum için Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber bir arada toplandıysalar, oradan ayrılmak için izin almadan oradan ayrılmazlar. Ey Rasûl! Senden ayrılmak için izin isteyenler Allah'a ve Rasûlüne gerçekten iman eden Mü'minlerdir. O halde bazı işlerini halletmek için (Senin yanından) ayrılmak üzere izin isteyen kimselerden dilediğine izin ver ve onların günahları için Allah'tan af dile. Şüphesiz Allah, kullarından tövbe edenlerin günahlarını çokça bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 359,
            "translated_text": "Ey Mü'minler! Allah'ın Rasûlüne gereken saygıyı gösterip, ona değer verin. O'nu çağırdığınız zaman birbirinizi çağırdığınız gibi ismi ile, \"Ey Muhammed!\" ya da babasının ismi ile, \"Ey Abdullah'ın Oğlu!\" diye çağırmayın! Fakat, \"Ey Allah'ın Rasûlü! Ey Allah'ın Nebisi!\" diye çağırın. Allah'ın Rasûlü sizi bir şeye davet edip çağırdığı zaman onun davetini birbirinizi davet ettiğiniz davetler gibi ehemmiyetsiz bir davet olarak görmeyin. Aksine onun davetine icabet etmekte acele edin. Allah, sizden izin almadan gizlice sıvışıp gidenleri bilmektedir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emrine muhalefet edenler, Allah'ın kendilerine bir bela ve bir musibet isabet ettirmesinden yahut sabredemeyecekleri bir azap ile azap etmesinden sakınsınlar."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 24,
            "page_number": 359,
            "translated_text": "Bilmiş olun ki yaratma, sahip olma ve idare etme bakımından göklerde ve yerde ne varsa sadece Allah'ındır. Ey insanlar! O, sizin hangi haller üzerinde olduğunuzu çok iyi bilir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kıyamet günü, ölümden sonra diriltilerek O'na döndüğünüzde O, sizlere dünyada iken yapmakta olduğunuz amelleri haber verecektir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Göklerde ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 359,
            "translated_text": "Kulu ve Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, insanlara ve cinlere elçi olması ve onları azap ile korkutması için hak ile batılı birbirinden ayıran Kur'an'ı indiren Allah Teâlâ'nın hayrı ne çok ve şanı ne kadar yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 359,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin mülkü (ve hükümranlığı) sadece O'na aittir. O; bir oğul edinmemiştir ve O'nun mülkünde (ve hükümranlığında) bir ortağı yoktur. Her şeyi O yaratmış, ilminin ve hikmetinin bir gereği olarak her şeyin yaratılışını O, münasip bir şekilde takdir etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 360,
            "translated_text": "Müşrikler, Allah'ı bırakıp küçük ya da büyük hiçbir şey yaratamayan bilâkis kendileri yaratılmış olan ilahlar edindiler. Allah Teâlâ onları yoktan yaratmıştır. Onlar, kendilerinden zararı savamadıkları gibi kendileri için bir fayda da sağlayamazlar. Aynı şekilde onlar, dirileri öldürmeye ve ölüleri diriltip kabirlerinden çıkartmaya da güç yetiremezler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 360,
            "translated_text": "Allah'ı ve Rasûlü'ne iman etmeyip, kafir olanlar: \"Bu Kur'an; Muhammed'in bir iftira olarak uydurduğu ve Allah'a nispet ettiği bir yalandan başka bir şey değildir. Bunu uydurmak hususunda başka insanlar da ona yardım etmiştir.\" dediler. Bu kâfirler; batıl bir söz olarak iftira attılar. Kur'an, Allah'ın kelamıdır. Bir insanın yahut bir cinin, onun bir benzerini getirmesi mümkün değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 360,
            "translated_text": "Kur'an'ı yalanlayan bu kimseler yine şöyle dediler: \"Kur'an; Muhammed'in öncekilerden aktardığı, masallardır ve bu; (Kur'an) gündüzün başında ve sonunda ona okunmaktadır.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 360,
            "translated_text": "Ey Rasûl! O yalanlayanlara de ki: \"Kur'an'ı, göklerde ve yerdeki her şeyi bilen Yüce Allah indirmiştir. O, sizin iddia ettiğiniz gibi uydurulmuş değildir.\" Ardından Yüce Allah, onları tevbeye davet ederek şöyle buyurmuştur: \"Allah, kullarından tevbe edenleri çokça bağışlayandır, onlara karşı çokça merhametlidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 360,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nebi -<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayan müşrikler şöyle dediler: \"Diğer insanlar gibi yemek yiyen ve çarşılarda geçineceği ihtiyacını temin etmek için dolaşan ve kendisinin Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu iddia eden bu kimse nasıl bir peygamber olabilir? Allah, bu peygamber ile birlikte ona yardım edecek ve onu doğrulayacak bir melek indirmeli değil miydi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 360,
            "translated_text": "\"Yahut kendisine gökten bir hazine verilmeli veya mahsullerinden yiyeceği bir bahçesi olmalıydı. Böylece rızkını talep etmek için çarşı pazarda dolaşmaya ihtiyaç duymazdı.\" (Ayrıca) o zalimler (müminlere): \"Ey Mü'minler! Siz, ancak büyü sebebi ile aklına yenik düşmüş bir adama uymaktasınız!\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 360,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Onların seni asılsız vasıflarla nasıl vasfettiklerine şaşkınlıkla bir bak! Onlar (Senin hakkında); büyücü, deli ve cinli dediler. Bu sebeple haktan saptılar. Onlar, hidayet yoluna tutunmaya ve senin doğruluğunu ve eminliğini karalamaya asla güç yetiremeyeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 360,
            "translated_text": "Dilerse sana onların sana teklif ettiklerinden daha iyisini, dünyada ağaçları ve saraylarının altından ırmaklar akan bahçeleri verecek olan Yüce Allah çok yücedir. Böylece sen o bahçelerin ağaçlarının meyvelerinden yersin. Sana ihsan etmiş olduğu saraylarda ise oturursun."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 360,
            "translated_text": "Onlardan ne hakkı talep ettiklerine ve ne de delilleri aradıklarına dair sözler sadır olmuştur. Aksine onlardan hasıl olan şey; kıyamet gününü yalanlamalarıdır. Biz de kıyamet gününü yalanlayan kimseler için alevi şiddetli olan büyük bir ateş hazırladık."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 361,
            "translated_text": "Cehennem, kâfirler ona doğru sürülürken uzak bir mesafeden onları gördüğünde onlar, kendilerine karşı olan kızgınlığının şiddetinden dolayı Cehennem'in müthiş kaynamasını ve tedirgin edici sesini işitirler."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 361,
            "translated_text": "O kâfirler, elleri boyunlarında zincirlerle bağlanmış bir şekilde Cehennem'de dar bir yere atıldıkları zaman Cehennem'den kurtulmak için helak edilmelerini isteyerek kendi nefisleri aleyhine dua ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 361,
            "translated_text": "Ey Kâfirler! Bugün sadece bir kez helak edilmek için dua etmeyin. Aksine bir çok kez helâk edilmek için dua edin. Fakat isteklerinize icabet edilmez. Aksine sizler, elem verici azap içerisinde ebedî olarak kalacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 361,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Onlara de ki: \"Size vasfolunmuş olan azap mı yoksa nimetleri devamlı olan ve asla kesilmeyen Ebedilik Cenneti mi daha hayırlı? İşte bu (Ebedilik Cenneti); Allah'ın, takva sahibi Mü'min kullarına kıyamet günü vadettiği bir sevap (karşılık) ve dönüş yeridir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 361,
            "translated_text": "Bu Cennetlerde diledikleri nimetlerden her şey onlar için bulunmaktadır. Bu; Allah'ın yerine getirilmesi istenilen vaadidir. Takva sahibi kulları, O'ndan bu vaadi isterler. Allah'ın vaadi kesinlikle gerçekleşecektir. O, vaadinden asla dönmez."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 361,
            "translated_text": "Allah, yalanlayan o müşrikleri ve onların Allah'tan başka ibadet ettiklerini bir araya getirdiği gün o ibadet edilenlere bir azarlama olarak şöyle der: \"Kullarıma, size ibadet etmelerini emrederek onları siz mi saptırdınız yoksa onlar kendileri mi saptılar?\""
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 361,
            "translated_text": "Allah'a ortak koşulup kendilerine ibadet edilenler şöyle derler: \"Ey Rabbimiz! Sen, bir ortağın olmasından münezzehsin. Bize, senden başkasını dostlar edinmek yakışmaz. Nasıl olur da kullarını, senden başkasına kulluk etmeye davet ederiz? Fakat sen, bu müşriklere dünyanın lezzetlerinden tattırdın. Onlardan önce de babalarına istidrac olması için nimetlerinden verdin de seni zikretmeyi unuttular. Böylece onlar, senden başkalarına kulluk ettiler ve azgınlıkları sebebi ile helâk olmuş bir kavim oldular.\""
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 361,
            "translated_text": "Ey müşrikler! Allah'tan başka kendilerine ibadet ettiğiniz ve kendilerine davet ettiğiniz ilahlar, sizleri yalanlamıştır. Artık acizliğiniz sebebi ile ne azabınızı geri çevirmeye ve ne de bir yardım temin etmeye güç yetirebilirsiniz. Ey Mü'minler! Sizden kim Allah'a ortak koşmak ile zulmedecek olursa, az önce zikri geçenlere tattırdığımız gibi ona da büyük bir azap tattırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 361,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Senden önceki bütün peygamberleri de ancak bir beşer (insan) olarak gönderdik. Onlar da yemek yerler ve çarşılarda dolaşırlardı. Bunu yapan ilk rasûl sen değilsin. Ey insanlar! Sizin bazınızı bazınıza zenginlik, fakirlik, sağlık ve hastalık vesilesiyle imtihan sebebi kıldık. (Bakalım) Siz, imtihan olunduğunuz şeylere sabredecek misiniz? (Eğer sabrederseniz) Allah, sizleri sabrınıza karşılık mükâfatlandıracaktır. Fakat Rabbin, sabredenle sabretmeyeni ve kendisine itaat edenle isyan edeni hakkıyla görendir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "Bizimle karşılaşmayı ümit etmeyen ve azabımızdan korkmayan kâfirler: \"Allah melekler indirerek ya da Rabbimizi aşikâr olarak görerek bizlere Muhammed'in doğruluğu hakkındaki haberini verseydi. Kesinlikle kibir bunların nefislerinde o kadar büyüdü ki, onların iman etmelerini engelleyecek dereceye vardı. Bu söyledikleriyle küfürde ve azgınlıkta haddi aştılar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "Kâfirler ölecekleri gün, berzahta, tekrar dirilecekleri gün, hesaba sürüldükleri vakit ve Cehennem'e girdikleri zaman melekleri göreceklerdir. İşte o durumlarda artık suçlular için hayırlı bir müjde yoktur. Müjde ancak Müminler içindir. Melekler kâfirlere şöyle derler: \"Size Allah tarafından müjde yasaktır, yasaklanmıştır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "Kâfirlerin dünyada yaptıkları bütün yardımseverlik ve hayır amellerine yöneldik. Batıl olmaları ve küfürleri sebebiyle faydalı olmayışlarından dolayı bakan kişinin pencereden giren güneş ışınlarının içerisinde uçuşan toz zerreciklerini gördüğü gibi onları faydasız hale dönüştürdük."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "Cennet ehli olan Mü'minler o gün makam olarak kâfirlerden daha üstündürler. Müminler dünyadaki öğle uykuları gibi rahattırlar. Bu da onların Yüce Allah'a olan imanları ve salih amelleri sebebiyledir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O gün gökyüzündeki ince beyaz bulutlar yarılacak ve sayıca çok olan melekler bölük bölük mahşer yerine indirilecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "Gerçek mülk, kıyamet gününde hak ve sabit olan mülk, her noksanlıktan münezzeh olan Rahman -Subhanehu ve Teâlâ-'nın mülküdür. O gün, Mü'minlerin tersine kâfirler için pek çetin bir gündür. Şüphesiz Mü'minler için kolay bir gün olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O gün zalim kimsenin Rasûlullah <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'e tabi olmaması sebebiyle aşırı pişmanlığından iki elini ısırıp şöyle dediğini hatırla: \"Keşke Rabbi katından getirdiklerinde Rasûle tabi olsaydım ve onunla beraber kurtuluşa doğru bir yol tutsaydım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "Aşırı üzüntü ve hayıflanmadan dolayı kendi nefsine şöyle beddua ederek şöyle der: \"Eyvah! Yazıklar olsun bana, keşke falan kâfiri dost edinmeseydim!\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "Kur'an bana Rasûlün yoluyla ulaştıktan sonra o kâfir dostum beni ondan saptırdı. Şeytan, insanı çokça rezil rüsva edip yüzüstü bırakır. İnsanın başına bir sıkıntı geldiğinde ise ondan uzak olur ve temize çıkar."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "Rasûl o gün kavminin halini şikayet ederek şöyle diyecektir: \"Ey Rabbim! Şüphesiz beni göndermiş olduğun kavmim, bu Kur'an'ı büsbütün terk ettiler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen kavminden eziyet görüp yolundan alıkoyuldun. Senden önce gelen peygamberlerden her birine kendi kavminin günahkârlarını birer düşman kıldık. Hakka hidayet edici ve düşmanına karşı sana yardım edici olarak Rabbin yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 362,
            "translated_text": "Kâfirler şöyle dediler: \"Bu Kur'an Rasûlullah'a, bir defada indirilseydi ve kendisine aralıklı olarak indirilmeseydi ya!\" dediler. Hâlbuki -Ey Rasûl!- Biz Kur'an'ı senin kalbine sebat vermek için böyle indirdik. Anlamanı ve ezberlemeni kolaylaştırmak için parça parça ve kısım kısım indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müşriklerin sana önerip getirdiklerinden hiçbir misal yoktur ki, biz onun karşılığında sana sabit olan hak ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "Kıyamet gününde sürülüp yüzüstü Cehennem'e sürüklenenler; işte onlar yeri en kötü olanlardır. Çünkü mekânları Cehennem'dir ve gittikleri yol haktan en uzak yoldur. Çünkü yolları, küfür ve sapıklık yoludur."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "Musa'ya Tevrat'ı verdik ve ona yardımcı olması için kardeşi Harun'u onunla beraber Rasûl kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "O ikisine şöyle buyurduk: \"Bizim ayetlerimizi yalanlayan Firavun ve kavmine gidin.\" Musa ve kardeşi onlara emrettiğimiz emre uyarak, Firavun ve kavmine gittiler ve onları Allah'ı birlemeye davet ettiler. Onlar ise Musa ve Harun'u yalanladılar ve sonunda onları şiddetli bir şekilde helâk ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nûh -<\/span>aleyhisselam-'ın kavmi Rasûlleri yalanlayınca onları suda boğduk. Zalimleri yok etmemizi onları köklerinden yok ederek bitirme kudretimize delil kıldık. Kıyamet gününde zalimler için acıklı bir azap hazırladık."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "Hûd'un kavmi Âd'ı, Salih'in kavmi Semud'u, kuyu sahiplerini ve bu üçünün arasında daha birçok nesilleri de (şirklerinden ötürü) helâk ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "Helâk olanların her birine ibret almaları için kendisinden önce gelen ümmetlerin helâk olmalarının sebeplerini anlattık. Küfürleri ve inatlarından ötürü hepsini çok şiddetli bir şekilde yok ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "Kavminden hakkı yalanlayanlar -Şam'a giderlerken- o kötü fiili işlemeleri sebebi ile ceza olarak taş yağmuruna tutulmuş olan o beldeye uğramışlardı. O beldeyi görmemişler miydi? Hayır! Onlar öldükten sonra hesaba çekilecekleri tekrar dirilmeyi düşünmüyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> seninle karşılaştıkları zaman o yalancılar alay ederek ve inkâr ederek şöyle derler: \"Allah'ın bize rasûl olarak gönderdiği bu mu?\""
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "Şayet ilahlarımıza ibadet etmekte sabretmeseydik, neredeyse bizi delilleriyle ve kesin kanıtlarıyla saptıracaktı. Onlar kabirlerinde ve kıyamet gününde azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler ve hangilerinin daha sapık olduğunu anlayacaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 363,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl! Arzularını<span class=\"text-danger\">-<\/span> ilah edinip ona itaat eden kimseyi gördün mü? O halde sen mi onu imana döndürecek, küfürden engelleyecek ve ona bir koruyucu olacaksın?"
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yüce Allah'ın tevhidine ve O'na itaat etmeye davet ettiğin birçok kimsenin, seni kabul etmek için dinlediklerini ve sunulan delilleri gerçekten anlayıp, aklettilerini mi sanıyorsun? Onlar; dinleyip, işitme, akletme ve anlama bakımından hayvanlar gibidirler. Hatta gittikleri yol itibariyle onlardan daha da sapıktırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeryüzünde gölgeyi yayıp, uzattığı vakit Yüce Allah'ın yarattıklarının izlerini görmez misin? Eğer dileseydi, onu hareketsiz olarak sabit kılardı. Sonra biz uzayıp kısalmasıyla Güneş'i ona delil kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "Sonra, gölgeyi Güneş'in yükselmesine göre kademe kademe yavaş yavaş kendimize doğru çektik."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "Geceyi sizi ve her şeyi örten elbise haline dönüştüren Yüce Allah'tır. Uykuyu işlerinizin yorgunluğundan dinlendiğiniz istirahat vaktine dönüştüren O'dur. Gündüzü de dağılıp işlerinizde çalışma zamanı yapan O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "Rüzgârları kullarına olan rahmeti sebebiyle yağmurun yağmasının müjdecisi olarak gönderen O'dur. Biz gökten tertemiz ve kendisi ile temizlendikleri yağmur suyunu indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "Nitekim gökten yağan o suyla kuru bir araziye can verir, çeşitli bitkileri çimlendirip filizlendirir, o yerde çeşitli yeşillikleri yayar ve o suyla yarattığımız birçok hayvan ve insanı sularız."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "Biz Kur'an'da delilleri ve kesin kanıtları ibret almaları için çeşitli şekillerde açıkladık. Buna rağmen insanların çoğu hakkı inkâr etmekten ve ona nankörlük etmekten vazgeçmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "Eğer dileseydik, Allah'ın azabından sakındırıp, korkutmak için her kasabaya bir rasûl gönderirdik. Ama biz bunu böyle dilemedik. Bilakis, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i bütün insanlara rasûl olarak gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "İsteklerine ses çıkarmayıp, sunmuş oldukları şeylere onay vererek sakın kâfirlere itaat edeyim deme. Sana verdikleri eziyete sabrederek ve onları Yüce Allah'a davet ederken karşıkarşıya kaldığın zorluklara tahammül ederek indirilen bu Kur'an ile onlarla büyük bir mücadelede bulun."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "İki denizin suyunu birbirine katan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dır. O tatlı olanı tuzlu olan ile birbirine katmış, aralarına da örtücü bir set koymuştur. Böylece bu iki su birbiri içine karışmamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "Erkek ve kadının suyundan (menisinden) bir beşer yaratan O'dur. Beşeri yaratan O yaratıcı nesep ve sıhriyet (kan ve evlilik bağından doğan) akrabalığını da yarattı. -Ey Rasûl!- Rabbin her şeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. Erkeğin ve kadının menisinden insanı yaratması da O'nun kudretindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 364,
            "translated_text": "Kâfirler, itaat ettiklerinde kendilerine faydası olmayan ve onlara karşı geldiklerinde kendilerine zararı da dokunmayan Yüce Allah'tan başka putlara ibadet ederler. Kâfir, her noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı öfkelendiren Şeytan'a tabidir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> \"Biz seni Yüce Allah'a iman eden, salih amel işleyen ve itaat edenleri müjdeleyici, kâfirleri, isyan edenleri ve günah işleyenleri de uyarıcı olarak gönderdik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Ben sizden risâleti tebliğ etmeye karşılık bir ücret istemiyorum. Ancak sizden dileyen kimse infak ederek Allah'ın rızasını kazanmaya doğru bir yol edinmek isterse öyle yapsın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Tüm işlerinde sadece Hayy\/hiç ölmeyen, daima diri olan Yüce Allah'a tevekkül et! O <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'yı överek ve hamd ederek tesbih et! Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter. Onların günahlarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz. İşlemiş oldukları günahların karşılığını göreceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "Gökleri, yeri ve aralarındakileri altı günde yaratan; sonra celâline yaraşır bir şekilde yükselip arşa istivâ eden Rahmân'dır. -Ey Rasûl!- Onu her şeyden haberi olan Allah'a sor! O her şeyi bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "Kâfirlere: \"Rahman'a secde edin!\" denildiğinde; \"Biz Rahman'a secde etmeyiz! Rahman nedir?\" dediler. \"Biz onu tanımıyoruz ve onu ikrar da etmiyoruz. O'nun ne olduğunu bilmeden senin bize emrettiğin şeye mi secde edeceğiz?\" Peygamberin Rahman'a secde etmelerini emretmesi, onları Yüce Allah'a karşı iman etmekten daha da uzaklaştırdı."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "Gökyüzünde hareket eden gezegenleri ve yıldızları yaratan, ışıkları yayan, Güneş'i ve Güneş'in ışıklarını yansıtıp yeri aydınlatan bir Ay var eden Allah çok yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "Gece ile gündüzü arka arkaya peşi sıra getiren Yüce Allah'tır. Böylece dileyen kimse Yüce Allah'ın ayetlerinden ibret alıp, hidayet bulur yahut nimetlerine şükreder."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "Rahman'ın Mü'min kulları, yeryüzünde vakarlı ve alçakgönüllü olarak yürürler. Cahiller kendilerine laf attıklarında ise, misliyle karşılık vermezler. Bilâkis onlara güzel sözler söylerler ve bu davranışlarından dolayı onlara cahilce davranmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "Onlar, alınlarının üzerine secde ederek ve ayaklarının üzerine kıyama durarak Yüce Allah için namaz kılıp, Rableri için gecelerler."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "Onlar, Rablerine dua ederken şöyle derler: \"Rabbimiz, Cehennem azabını bizden uzaklaştır. Doğrusu Cehennem'in azabı kâfir olarak ölenler için devamlıdır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "Gerçekten orası yerleşen\/iskân eden için ne kötü bir yerleşme ve içinde ikamet eden için ne kötü bir ikamet yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 365,
            "translated_text": "Onlar, mallarını harcadıkları zaman savurganlık derecesine varmaz gerek kendi nefislerine gerek başkalarına ve nafakasından sorumlu oldukları kimselere karşı cimrilik etmezler. Onların harcamaları israf ile cimriliğin arasında orta bir yoldur."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "Onlar, Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ile beraber başka bir ilaha dua etmezler. Ancak katilin, mürtedin\/dinden dönenin veya zina etmiş olan muhsan kimsenin (evli olan yahut da başından evlilik geçmiş olanın) öldürülmesi hariç, hak yolla olmadıkça Yüce Allah'ın haram kıldığı nefsi öldürmeyenler ve zina etmeyenlerdir. Kim bu büyük günahları işlerse, kıyamet gününde işlemiş olduğu günahının cezasını bulur."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "Kıyamet günü, onun azabı kat kat arttırılır ve zillet içinde hep orada kalır."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "Yüce Allah'a tevbe edip iman eden ve salih amel işleyenler, böyle davranıp samimiyetle tevbe edenlerin, Yüce Allah, işlemiş oldukları kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah günahlarından tevbe eden kullarını çok bağışlayan ve onlara çok merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "Kim Allah'a tevbe edip itaat eder, günahları terk edip tevbesinin sadık olduğuna delil getirirse; kuşkusuz onun tevbesi kabul edilmiş tevbe olur."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "Onlar günah işlenen, haram ve yasak olan eğlence mekânları gibi batıl yerlerde bulunmazlar. Boş laf konuşan ve boş davranışlarda bulunanlarla karşılaştıklarında vakarla geçip giderler. Kendi nefislerinin değerini bilerek onların arasına girip onlara karışmaktan kendilerini uzak tutarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "Kendilerine Yüce Allah'ın duyulan ve görünen ayetleri hatırlatıldığı zaman, duyulan ayetlere karşı kulakları sağır ve görünenlere karşı da gözleri kör olarak davranmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "Dualarında Rablerine şöyle seslenirler: \"Rabbimiz! Bize takvası ve hak üzere dosdoğru olmasıyla gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla. Bizi, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara kendisine uyulan önderler eyle.\""
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "O sıfatlarla sıfatlananlar, Allah'a itaat etmede sabretmeleri sebebiyle Firdevs Cenneti'nde yüksek odalarla mükâfatlandırılacaklardır. Orada melekler tarafından esenlik ve selamet dileğiyle karşılanacaklardır. Orada belalardan selamette olacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "Orada ebedi kalırlar. İskan edip yerleştikleri yer ne güzel bir yer ve ikâmet ettikleri mekân ne güzel mekândır."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 25,
            "page_number": 366,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Küfürlerinde israr eden kâfirlere de ki: \"Sizin itaatinizden, Rabbimin kendisine dönen herhangi bir fayda yoktur ki, size bir önem versin. O'na itaat ederek yapmış olduğunuz ibadet duanız ve isteme duanız olmasaydı size önem vermezdi. Rasûlün size Rabbiniz katından getirdiğini yalanladınız. Yalanlamanın karşılığı olan (azap) sürekli olarak sizinle beraber olacaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "(Ta, Sin, Mim) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Bunlar hakkı batıldan ayıran apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onların hidayete ermeleri için aşırı hırsından ve üzüntünden dolayı nerdeyse kendini mahvedeceksin."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Eğer biz onların üzerine gökten bir mucize indirmeyi dilersek, onu indiririz. Böylece boyunları zillet içinde eğilip kalır. Fakat biz onları imtihan etmek için böyle yapmak istemedik. Acaba onlar gayba iman edecekler mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Bu müşrikler, Rahman olan Allah Teâlâ'dan tevhidini ve peygamberinin doğruluğunu gösteren delillerden yeni bir hatırlatma indirildiğinde, onlar mutlaka bunu dinlemekten ve tasdik etmekten yüz çevirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Onlar, Rasûllerinin kendilerine getirdiğini yalanladılar. Alay edip durdukları şeyin haberleri kendilerine yakında gelecektir ve azap başlarına inecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Bunlar küfürleri üzerine ısrar etmeyi sürdürüp yeryüzüne bakmıyorlar mı? Orada her çeşit bitkiden güzel görünümlü ve faydaları çok olan nice bitkiler yetiştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Şüphesiz yeryüzünde çeşitli bitkilerin filizlendirilmesinde, onları filizlendirenin (Allah'ın) ölüleri yeniden diriltme kudretine apaçık bir delil vardır. Buna rağmen onların çoğu Mü'min değildirler."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz Rabbin, O'nu hiçbir kimsenin yenemeyeceği mutlak galiptir. Kullarına çokça merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbin Musa'ya: \"Allah'a küfreden ve Musa'nın kavmini köle yapan o zalim kavme git!\" diye seslenip emrettiğini hatırla!"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Onlar Firavun'un kavmidir. Onlara emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkmayı yumuşaklık ve şefkatle emretti."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Senin hakkında onlara yapacağım tebliğimde beni yalanlamalarından korkuyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Beni yalanlamarından dolayı göğsüm daralır, dilim tutulup konuşamaz hale gelirim. Benimle beraber olup bana yardımcı olması için Cebrail -aleyhisselam-'ı kardeşim Harun'a da gönder."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "\"Kıptiyi öldürmem sebebi ile onlara karşı işlediğim bir suç davam var. Bundan dolayı beni öldürmelerinden korkarım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Allah Musa-aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: \"Hayır! Seni asla öldüremezler. Sen ve kardeşin Harun doğruluğunuzu ispat eden ayetlerimizle birlikte gidin. Şüphesiz ki, biz yardımımız ve desteğimizle sizinle beraberiz. Sizin söylediğiniz ve size söylenen her şeyi işitmekteyiz. Ondan hiçbir şey bizden kaçmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Firavun'a gidin ve ona şöyle deyin: \"Gerçekten biz bütün yaratılmışların Rabbi tarafından sana gönderilmiş iki rasûlüz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "Firavun ise Musa - aleyhisselam-'a şöyle dedi: \"Çocukken seni yanımızda yetiştirmedik mi? Sen ömrünün pek çok senelerini bizim aramızda geçirmedin mi? O halde senin peygamberlik iddiasında bulunmanı gerektiren sebep nedir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 367,
            "translated_text": "\"Sen kavminden bir adama yardım edip Kıptî'yi öldürdüğün zaman büyük bir suç işledin ve sen, sana yaptığım iyiliklerime karşı nankörlük edenlerdensin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Firavun'a itiraf ederek şöyle dedi: \"Bana vahiy gelmeden önce ben o adamı öldürdüğüm zaman cahillerdendim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "\"Ben o adamı öldürdükten sonra, onu öldürmem sebebiyle beni cezalandırarak öldürmenizden korktuğum için Medyen şehrine kaçtım. Rabbim bana ilim verdi ve beni insanlara gönderdiği rasûllerden biri yaptı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "\"Beni, İsrailoğullarını köle edindiğin gibi köle edinmeden yetiştirmene karşılık benim üzerime olan iyiliğini minnet etmen haktır. Ama bu benim seni (iman etmeye) davet etmeme engel değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Firavun, Musa -aleyhisselam-'a şöyle dedi: \"Rasûlü olduğunu iddia ettiğin tüm yaratılmışların Rabbi de nedir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-, Firavun'a cevap vererek şöyle dedi: \"O, bütün yaratılmışların Rabbidir. O; göklerin, yerin ve her ikisinin arasında bulunanların Rabbidir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız bu böyledir. Şüphesiz O, onların Rabbidir. Yalnız O'na ibadet edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Firavun etrafında bulunan kavminin ileri gelenlerine şöyle dedi: \"Musa'nın bu cevabını ve iddia ettiği yalanını duyup, işitiyor musunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Musa, onlara şöyle dedi: \"Allah sizin Rabbinizdir ve daha önceki atalarınızın da Rabbidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Firavun şöyle dedi: \"Şüphesiz rasûl olarak size gönderildiğini iddia eden bu adam delidir. Kendisine sorulanlara nasıl cevap vereceğini idrak edemiyor. Akıl edemediği şeyler söylüyor.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Musa dedi ki: \"Eğer aklınızı kullanacak olursanız, sizi kendisine imana davet ettiğim Yüce Allah doğunun Rabbidir, batının Rabbidir ve aralarında bulunan her şeyin Rabbidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Onun (Musa) ile olan mücadelesinde aciz kalınca Firavun, Musa'ya şöyle dedi: \"Eğer benden başka bir ilaha ibadet edecek olursan, muhakkak ki seni zindana girenlerden kılarım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Firavun'a şöyle dedi: \"Benim doğruluğumu ve sana getirdiğimin Yüce Allah katından olduğunu gösteren bir şey getirmiş olsam da mı beni zindana atılanlardan kılacaksın?\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Firavun da şöyle demişti: \"İddia ettiğinde doğru söyleyenlerden isen, doğruluğuna işaret eden şeyleri, haydi getir bakalım!\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Bunun üzerine Musa asasını yere atıverdi. Asa birden görgü tanıklarına apaçık bir yılan oluverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Elini koynuna soktuğunda beyaz değildi. Ama elini koynundan çıkardığında elinde bir alaca hastalığı olmadan nurlu bir beyazlıkla çıkardı. Bakanlar da bu şekilde görüyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Firavun etrafındaki ileri gelenlere şöyle demişti: \"Muhakkak ki bu adam sihri iyi bilen bir sihirbazdır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "\"Şüphesiz (yapmış olduğu) sihri ile sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor. O halde onun hakkında alacağımız karar ile ilgili görüşünüz nedir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Ona şöyle dediler: \"Musa'yı ve kardeşini alıkoy. Onları cezalandırmada acele etme. Mısır şehirlerine de sihirbazları toplayacak olan görevlileri gönder.\""
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "\"Sana, sihri bilen bütün bilgiç sihirbazları getirsinler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "Bunun üzerine Firavun, sihirbazlarını Musa ile karşılaşmaları için belli bir günde, belirlenen bir yerde bir araya getirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 368,
            "translated_text": "İnsanlara da şöyle denildi: \"Siz, galip gelenin Musa mı yoksa sihirbazlar mı olduğunu görmek için toplanır mısınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Eğer Musa'ya galip gelen sihirbazlar olursa, biz de onların dinine tabi olmayı umarız."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Sihirbazlar; Musa ile mücadeleye geldikleri zaman Firavun'a şöyle dediler: \"Eğer Musa'ya galip gelirsek, bize maddî veya manevî karşılık var mı?\""
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Firavun onlara şöyle dedi: \"Evet! Sizin için mükâfat vardır. Sizin Musa'ya galip gelmeniz durumunda sizlere yüksek makamlar verilerek bana yakın kimselerden olacaksınız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Allah'ın yardımdan emin olduktan ve kendisinin yanındakinin bir sihir olmadığını açıkladıktan sonra onlara şöyle dedi: \"Asalarınızdan ve iplerinizden ne atacaksanız atın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Bunun üzerine sihirbazlar iplerini ve asalarını attılar ve onları atarken şöyle dediler: \"Firavun'un gücüyle şüphesiz biz galip geleceğiz ve Musa da mağlup olacaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Musa da asasını attı ve hemen yılana dönüştü. Onların sihirle insanları aldattıkları şeyleri hemen yutmaya başladı."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Bunun üzerine sihirbazlar Musa'nın asasının onların bütün attıkları sihirleri yuttuğunu görünce, hep birden secdeye kapandılar."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Dediler ki: \"Bütün yaratılmışların Rabbine iman ettik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Musa ve Harun -aleyhimesselam-'ın Rabbine."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Firavun ise, sihirbazların iman etmelerini kabul etmeyerek şöyle demişti: \"Ben size izin vermeden Musa'ya iman mı ettiniz? Şüphe yoktur ki Musa, size sihri öğreten bir büyüğünüzdür. Mısır ahalisini oradan çıkarmak için gizli karar aldınız. Ama şimdi size vereceğim cezayı görecek ve bileceksiniz. Her birinizin sağ ayağını sol eli ile veyahut da tersi bir şekilde çaprazlama keseceğim. Hepinizi hurma ağaçlarının gövdelerine astıracağım. Sizden hiçbirinizi sağ bırakmayacağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Sihirbazlar Firavun'a şöyle dediler: \"Bizi dünyada ellerimizi ve ayaklarımızı çaprazlamasına kesme ve asmayla tehdit etmende bir zarar yoktur. Senin azabın geçicidir, gider. Biz ise Rabbimize döneceğiz ve bizi daimî olan rahmetine sokacaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Musa'ya ilk iman edip onu tasdik eden olduğumuzdan dolayı Yüce Allah'ın daha önceden işlediğimiz günahlarımızı affetmesini umarız."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Musa'ya geceleyin İsrailoğulları'yla beraber yola çıkmasını emrettik. Zira Firavun ve beraberindekiler sizi geri döndürmek için mutlaka takip edecekler diye vahyettik."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Bu sırada Firavun ise İsrailoğulları'nın Mısır'dan ayrılışlarını öğrenince bazı askerlerini onları geri döndürmek için asker toplayıcılar olarak şehirlere gönderdi."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Firavun, İsrailoğulları'nın durumlarını küçümseyerek şöyle demişti: \"Şüphesiz bunlar azınlıkta olan bir topluluktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "\"Kuşkusuz onlar bizleri kızdıran hareketler yapmaktadırlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "\"Biz onlara karşı hazırlıklı ve uyanık bir topluluğuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Biz de Firavun'u ve kavmini zengin bahçeleri ve akan su pınarları olan Mısır topraklarından çıkardık."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Firavun'u ve kavmini hazinelerden ve güzel köşklerden çıkardık."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Firavun'u ve kavmini bu nimetlerden mahrum ettik. Ardından onlara vermiş olduğumuz aynı nimetleri Şam diyarında bulunan İsrailoğulları'na verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 369,
            "translated_text": "Firavun ve kavmi ise Güneş'in doğuş vaktinde İsrailoğulları'nın peşine düştüler."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Firavun ve adamları ile Musa ve adamları birbirlerini görünce Musa'nın arkadaşları şöyle dediler: \"Muhakkak Firavun ve adamları bize yetişecekler. Bizim ise onlara karşı koyacak hiçbir gücümüz de yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Musa kavmine şöyle dedi: \"İş, sizin tasavvur ettiğiniz gibi değildir. Şüphesiz Rabbim, desteğiyle ve yardımıyla benimle beraberdir. Beni irşad edip kurtuluş yolunu gösterecektir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Bunun üzerine Musa'ya asası ile denize vurmasını emredip vahyettik. Musa asası ile vurunca, deniz derhal yarıldı. İsrailoğulları'nın kabilelerinin sayısı kadar on iki yol açıldı. Denizin her parçası büyüklük ve sabitlik bakımından koca bir dağ gibi olmuştu ve aralarında da hiç su akmıyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "İsrailoğulları'nın arkasından Firavun'u ve kavmini oraya yaklaştırdık ve yolu açık zannederek denize girdiler."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Musa'yı ve İsrailoğulları'ndan onunla beraber olanları kurtardık. Onlardan hiçbir kimse helâk olmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Sonra, Firavun'u ve kavmini denizde boğarak öldürdük."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Şüphesiz denizin Musa için ikiye ayrılmasında, boğulmaktan kurtulmasında, Firavun ve kavminin helâk olmalarında Musa'nın doğru olduğunu gösteren bir ayet ve ibret vardır. Öyle iken Firavun ile beraber olanların çoğu Mü'min değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır. Onlardan tevbe edenlere de çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara İbrahim <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın kıssasını oku."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Hani (İbrahim) babası Azer ve kavmine şöyle demişti: \"Allah'tan başka neye ibadet ediyorsunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Kavmi ona şöyle dedi: \"Putlara ibadet ediyoruz ve onlara ibadet etmeye de devam edeceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: \"Dua ettiğiniz zaman, putlar sizin duanızı işitiyorlar mı?\""
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "\"Onlara itaat ettiğinizde size fayda verirler mi veya onlara isyan ettiğinizde size zararları dokunur mu?\""
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Onlar da şöyle demişlerdi: \"Onlara dua ettiğimizde duamızı duymazlar, itaat ettiğimizde bize fayda vermezler, isyan ettiğimizde de bize zarar vermezler. Bizler babalarımızı böyle yaparken bulduk ve biz onlara tabi olup, taklit ediyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "İbrahim şöyle demişti: \"Allah'ı bırakıp hangi putlara tapmakta olduğunuzu düşünüp gördünüz mü?\""
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "Siz ve daha önce geçmiş atalarınızın neye ibadet ettiklerini."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "\"Kuşkusuz onların hepsi benim düşmanımdır. Tüm canlıların Rabbi olan Allah Teâlâ hariç, (kendisine ibadet edilen) her şey batıldır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "\"Beni yaratan, beni dünya ve ahiretin iyiliklerine irşat eden O'dur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "\"Acıktığımda beni yediren ve susadığımda beni içiren tek varlık O'dur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "\"Hasta olduğum zaman yalnızca O bana şifa verir. O'ndan başka bana şifa veren yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "\"Ecelim geldiğinde beni öldürecek olan yalnız O'dur. Öldükten sonra tekrar beni diriltecek olan da O'dur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "\"Hesap günü günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim tek varlık O’dur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 370,
            "translated_text": "İbrahim Rabbine dua ederek şöyle dedi: \"Rabbim bana dinde fıkıh ve derin bilgi ver ve benden önce gelen salih peygamberlerle beraber Cennet'e girmem için beni onların arasına kat."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Benden sonra gelecek nesiller arasında, beni güzellikle anılanlardan ve hoş bir şekilde övülenlerden kıl.\""
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Mü'min kullarının nimetlerden istifade edip, içinde yaşadığı Cennet konaklarının varislerinden eyle ve beni orada oturanlardan kıl.\""
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Babamı da bağışla. Çünkü o, şirk sebebi ile sapıklık içinde olanlardandı.\" İbrahim'in, babası için yaptığı bu dua onun Cehennem ehlinden olduğu ortaya çıkmadan önceydi. Babasının müşrik olduğu ortaya çıktıktan sonra ondan beri oldu ve onun için asla dua etmedi."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"İnsanların hesap için tekrardan diriltilecekleri gün beni rezil etme!\""
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Zira o gün, insanın dünyada topladığı ne mal ve ne de kendilerinden yardım aldığı çocukları kendisine fayda verir."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Ancak şirkten, münafıklıktan, riyadan ve kibirden selim bir kalp ile Allah'a gelenler başka. O gün, Allah yolunda harcadığı malından ve kendisine dua eden çocuklarından fayda bulur."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Cennet, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Rablerine karşı takvalı olanlar için yaklaştırılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Hak dinden sapan azgınlar için Cehennem, mahşerde apaçık gösterilip, ortaya çıkarılır."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Onlara azarlama babından şöyle denilecektir: \"Hani, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlar nerede?\""
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Allah'ı bırakıp onlara mı ibadet ediyorsunuz? Onlar sizden Allah'ın azabını engelleyerek size yardım edebilirler mi yahut kendilerine yardımları dokunur mu?\""
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Onlar ve onları saptıranlar, hep birlikte üstüste Cehennem'e atılırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "İblis'in Şeytanlardan oluşan tüm yardımcıları istisnasız hepsi Cehennem'e atılırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Allah'tan başkasına ibadet edip O'ndan başka ortaklar edinen müşrikler, Allah' ı bırakıp da ibadet ettikleri ile Cehennem'de çekişerek şöyle derler:"
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Vallahi biz, gerçekten haktan uzak apaçık bir sapıklıkta idik."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Çünkü biz sizi, tüm yaratılmışların Rabbi ile eşit tutmuştuk. O'na ibadet ettiğimiz gibi size de ibadet ediyorduk.\""
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Bizi hak yoldan saptıranlar Allah'ı bırakıp da bizi kendilerine ibadet etmeye davet eden o günahkârlardan başkası değildi.\""
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Allah Teâlâ'nın katında bize şefaat edecek ve O'nun azabından kurtaracak şefaatçilerimiz de yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Bizi müdafaa edecek ve bize şefaat edecek sevgide samimi bir dostumuz da yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Ah! Keşke bizim için dünyaya dönüş olsaydı da, Allah Teâlâ'ya iman edenlerden olsaydık.\""
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Şüphesiz İbrahim -aleyhisselam-'ın bahis konusu olan kıssasında ve yalanlayanların akıbetinde ibret alanlar için bir öğüt vardır. Buna rağmen onların çoğu Mü'min değildirler."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır ve onlardan tevbe edenlere de çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Nuh'un kavmi Nuh -aleyhisselam-'ı yalanladığında bütün rasûlleri de yalanlamış oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "Nuh, onlara şöyle demişti: \"O'nun korkusuyla başkasına ibadet etmeyi terk ederek Yüce Allah'tan sakınmaz mısınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Şüphesiz ben size gönderilmiş rasûlüm. Beni size Yüce Allah gönderdi. Yüce Allah'ın gönderdiği vahye bir ekleme ve çıkarma yapmayan elçiyim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkup, sakının. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatım, ancak mahlûkatın Rabbi olan Allah'a aittir, başkasına değil.\""
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "\"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 371,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'a kavmi şöyle dedi: \"Ey Nuh! Senin peşinden gelenler, ancak sıradan aşağılık ve düşük seviyeli kimselerdir. Onların arasında eşraftan ve üst tabakadakilerden hiç kimse bulunmamaktadır. Durum böyle iken bizler senin getirdiklerine tabi olup amel mi edeceğiz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- onlara şöyle dedi: \"Mü'minlerin ne yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir? Onların yapmış oldukları amellerinin hesabını tutmakla görevli değilim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Onların hesabı, ancak gizli ve açık hallerini bilen Yüce Allah'a aittir, bana ait değildir. Eğer söylediklerinizin ne anlama geldiğini bilseydiniz bunları söylemezdiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Sizler iman edesiniz diye sizin isteğinize uyarak Mü'minleri meclisimden kovacak değilim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Ben, ancak Allah'ın azabından sakındıran apaçık bir uyarıcıyım."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Kavmi ona şöyle dedi: \"Eğer sen bizi davet ettiğin şeyden vazgeçmezsen, mutlaka hakaret edilenlerden ve taşlanarak öldürülenlerden olacaksın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Nuh, Rabbine dua ederek şöyle demişti: \"Rabbim! Şüphesiz kavmim beni yalanladı. Onlara senin katından getirdiğim şeyde bana inanmadılar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Batıl üzerine ısrar etmeleri sebebiyle benimle onların arasında sen hüküm ver. Kavmimden kâfir olanları helâk ettiğin şeyden beni ve beraberimdeki Mü'minleri kurtar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Bunun üzerine biz onun duasına icabet ettik. İnsanlar ve hayvanlar ile dolu olan gemide, onu ve onunla beraber olan Mü'minleri kurtardık."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Onlardan sonra Nuh'un kavminden geride kalanları suda boğduk."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Şüphesiz Nuh ve kavmi hakkında, Nuh'un ve onunla beraber olan Mü'minlerin kurtulması ve kavminden kâfir olanların helâk olmasıyla ilgili kıssada, ibret alanlar için bir öğüt vardır. Ne var ki onların çoğu iman eden kimseler değillerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Onlardan tevbe edenlere de çokça merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Âd kavmi, peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'ı yalanladıkları zaman bütün rasûlleri de yalanladılar."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Peygamberleri Hûd'un onlara şöyle dediği zamanı hatırla: \"Allah'tan korkarak O'ndan başkasına ibadeti terk edip Allah'tan sakınmaz mısınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Ben Allah'ın size gönderdiği bir elçiyim. Güvenilir biriyim. Allah'ın bana tebliğ etmeyi emrettiğinde ekleme ve eksiltme yapmam.\""
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Emirlerine itaat ederek, yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Benim size emrettiğim ve yasak ettiğim şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı, ancak tüm canlıların Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Sizler yüksek ve çevreye hakim yerlere dikkat çekmek için dünyanızda ve de ahiretinizde size hiçbir faydası olmayan binalar mı yapıyorsunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 129,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Sanki bu dünyada ebedi kalıp buradan başka bir yere gitmeyecekmişsiniz gibi sağlam kaleler ve saraylar mı ediniyorsunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 130,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Sizler öldürmek için saldırdığınız zaman zorbaca öldürüyorsunuz veya merhamet etmeden ve şefkat göstermeden zorbaca vuruyorsunuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 131,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emretmekte ve yasaklamakta olduğum şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 132,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "\"Bilmekte olduğunuz nimetlerinden sizlere bahşeden Allah Teâlâ'nın öfkesinden korkun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 133,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Size hayvanlar ve çocuklar bahşetmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 134,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Size bahçeler ve akan pınarlar bahşetmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 135,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Kavmim!<span class=\"text-danger\">-<\/span> \"Şüphesiz ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum. Bu gün kıyamet günüdür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 136,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 372,
            "translated_text": "Kavmi ona şöyle dedi: \"Öğüt versen de, vermesen de bizim yanımızda birdir. Sana asla iman etmeyeceğiz ve üzerinde bulunduğumuz inancımızdan asla dönmeyeceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 137,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Bu, ancak öncekilerin dini, geleneği ve ahlâkından başka bir şey değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 138,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Biz, azaba uğratılacak kimseler değiliz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 139,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "(Onlar) Peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'ı yalanlamaya devam ettiler. Yalanlamaları sebebi ile Biz de onları yok edici bir rüzgâr ile helâk ettik. Bunda ibret alanlar için öğüt vardır. Onların çoğu ise Mü'min değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 140,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 141,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Semûd kavmi de peygamberleri Salih -aleyhisselam-'ı yalanlayarak bütün rasûlleri yalanladılar."
        },
        {
            "ayah_number": 142,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Soy bakımından kardeşleri olan Salih onlara şöyle demişti: \"Kendisinden korkarak O'ndan başkasına ibadeti bırakıp Allah Teâlâ'dan sakınmaz mısınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 143,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Ben, Yüce Allah'ın size gönderdiği bir elçiyim. O'ndan size tebliğ ettiklerimde güvenilirim. O'nun adına ne fazla ve ne de eksik söylüyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 144,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emrettiğim ve yasakladığım şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 145,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı, ancak mahlûkatın Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 146,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Size verilen güzellik ve nimetler içinde korkudan uzak ve güvenli bir yaşam süreceğinizi mi ümit ediyorsunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 147,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Bağlar, bahçeler ve akan su pınarları arasında."
        },
        {
            "ayah_number": 148,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Ekinler ve meyvesi olgun ve yumuşak güzel hurma ağaçları arasında."
        },
        {
            "ayah_number": 149,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Bir de içinde oturmak için dağları ustalıkla yontup evler yapıyorsunuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 150,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Benim de size emrettiğim ve size yasak ettiğim şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 151,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Günahlar işleyerek kendi nefisleri hakkında aşırıya gidip zulmedenlerin emrine uymayın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 152,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Onlar yaydıkları günahlarla yeryüzünde bozgunculuk yapmakta, Allah Teâlâ'ya sürekli itaat etmeyerek nefislerini ıslah etmiyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 153,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Kavmi ona şöyle demişti: \"Sen ancak defalarca büyülenmiş ve sihrin akıllarını alıp götürdüğü kimselerdensin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 154,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "\"Sen de bizim gibi bir insansın Bizden üstün olacak bir meziyetin de yoktur ki, rasûl olasın. Eğer rasûl olduğun iddiasında doğruyu söyleyenlerden isen, haydi rasûl olduğunu gösteren bir mucize getir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 155,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Salih -aleyhisselam- (Allah Teâlâ kendisine bir mucize vermiştir. Bu mucize Yüce Allah'ın kayadan çıkarmış olduğu dişi bir devedir) onlara şöyle demişti: \"İşte bu gözle görülen ve elle dokunulan dişi bir devedir. Onun su içmesi için belli bir günü vardır. Sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır. O sizin olan günde su içmez ve siz de onun olan gününde su içmezsiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 156,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Sakın ola! Keserek veya vurarak ona kötülük gelecek şekilde dokunmayın. Yoksa bu sebeple üzerinize inecek olan belanın yaşanacağı büyük bir günde Allah Teâlâ'nın sizi helâk edeceği bir azap gelir."
        },
        {
            "ayah_number": 157,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Dişi deveyi kesmek üzere ittifak etmişlerdi. İçlerinden en kötüsü deveyi kesti. Sonra da azaptan kurtulmanın imkânsız olduğunu ve mutlak azabın kendilerine ineceğini öğrendiklerinde yaptıklarına pişman oldular. Fakat azabın görünmesi sırasında olan pişmanlık sahibine fayda vermez."
        },
        {
            "ayah_number": 158,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "Vadedildikleri azap onları yakalayıvermişti. O azap, şiddetli bir sarsıntı ve çok güçlü bir çığlık idi. Şüphesiz Salih -aleyhisselam- ve kavminin kıssasında ibret alanlar için bir öğüt vardır. Onların çoğu iman eden kimseler değildirler."
        },
        {
            "ayah_number": 159,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 373,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 160,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Lût'un kavmi,peygamberleri Lût -aleyhisselam-'ı yalanladıkları zaman gönderilen bütün rasûlleri yalanlamışlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 161,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: \"O'nun korkusuyla başkasına ibadet etmeyi terk ederek Yüce Allah'tan sakınmaz mısınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 162,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"Ben, Allah'ın size göndermiş olduğu bir elçiyim. O'ndan size tebliğ ettiklerimde güvenilirim. O'nun adına eksik ve fazla şeyler söylemiyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 163,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 164,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı ancak mahlûkatın Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 165,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"Siz insanlar içinden erkeklere arkalarından mı yaklaşıyorsunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 166,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'nın şehvetlerinizi gidermemiz için yaratmış olduğu eşlerinizle cinsel ilişkiyi bırakıyor musunuz? Bilâkis siz, münker olan bu cinsî sapıklıkla Yüce Allah'ın sınırını aşıyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 167,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Kavmi ona şöyle dedi: Ey Lût! Bu fiili işlememizde bize engel olmaya ve bizim o fiili yapmamızı yadsımaya son vermezsen, mutlaka sen ve seninle beraber olanlar köyümüzden sürülüp çıkarılanlardan olacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 168,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Lût onlara şöyle dedi: \"Doğrusu ben, sizin yapmış olduğunuz bu işinizi hoş görmeyip buğz edenlerdenim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 169,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Rabbine dua ederek şöyle dedi: \"Rabbim! Bunların yapmış oldukları kötülükler sebebi ile başlarına gelecek azaptan beni ve ailemi kurtar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 170,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Biz onun duasını kabul ettik. Onu ve ailesinin hepsini kurtardık."
        },
        {
            "ayah_number": 171,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Sadece hanımı müstesna; o kâfirdi. Geride kalıp helâk olanlardan oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 172,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Lût ve ailesi (Sedûm) köyünden çıktıktan sonra, geride kalan kavmini en şiddetli bir şekilde helâk ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 173,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Üzerlerine şiddetli yağmur yağdırır gibi gökten taş yağdırdık. Lût'un, Yüce Allah'ın azabından uyardığı ve sakındırdığı bu yağmur ne de korkunçtu. İşledikleri günah ve münkerleri yapageldikleri için bu azap onların başına geldi."
        },
        {
            "ayah_number": 174,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Yaptıkları kötü fiil sebebiyle Lût -aleyhisselam-'ın kavmine gönderildiği ifade edilen bu azapta, ibret alanlar için bir öğüt vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 175,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 176,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Medyen yakınındaki sarmaşık ağaçları olan köyün halkı, peygamberleri Şuayb -aleyhisselam-'ı yalanladıklarında bütün rasûlleri yalanlamıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 177,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "Kardeşleri Şuayb, onlara şöyle demişti: \"Allah'ın korkusuyla O'na şirk koşmayı terk ederek, sakınmaz mısınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 178,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"Ben Yüce Allah'ın size gönderdiği bir elçiyim. O'ndan size tebliğ ettiğim şeyde güvenilir biriyim. Allah'ın bana tebliğ etmeyi emrettiklerinde hiçbir ekleme ve eksiltme yapmam.\""
        },
        {
            "ayah_number": 179,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Benim size emrettiğim ve size yasak ettiğim şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 180,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı ancak mahlûkatın Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 181,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"İnsanlara satış yaptığınız zaman ölçüyü tam yapın ve eksik tartanlardan olmayın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 182,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"Başkasına tartığınız zaman doğru terazi ile tartın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 183,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 374,
            "translated_text": "\"İnsanların hakkı olan şeyleri eksiltmeyin. Yeryüzünde günah işleyerek çokça bozgunculuk yapmayın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 184,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "\"Sizi ve daha önceki ümmetleri yaratanın, başınıza bir ceza indirmesinden korkarak O'ndan sakının.\""
        },
        {
            "ayah_number": 185,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Şuayb'ın kavmi Şuayb'a şöyle dedi: \"Sen, kendisine defalarca sihir yapılmış bir kimsesin. Bu sihir aklına galip gelip, onu kaybetmiş bir kişisin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 186,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "\"Sen ancak bizim gibi bir beşersin ve bizim üzerimize herhangi bir üstün özelliğin yoktur. O halde nasıl rasûl olursun? Biz senin rasûl olduğunu iddia etmende yalancı olduğunu zannediyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 187,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "\"Eğer iddia ettiğin şeyde doğru söylüyorsan, üzerimize gökten parçalar düşür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 188,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Şuayb onlara şöyle dedi: \"Rabbim, yapmış olduğunuz şirki ve günahları daha iyi bilir ve yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 189,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Yalanlamalarına devam ettiler ve onların başına büyük bir azap geldi. Çok sıcak bir günden sonra onların üzerini bir bulut kapladı ve o bulut üzerlerine ateş yağdırdı ve onları yakıp, kavurdu. Şüphesiz onların helâk edildikleri gün, çok korkunç bir gündü."
        },
        {
            "ayah_number": 190,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Şüphesiz Şuayb -aleyhisselam-'ın kavminin helâk edilmesini anlatan bu kıssada ibret alanlar için bir öğüt vardır. Buna rağmen onların çoğu Mü'min değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 191,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 192,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, bütün yaratılmışların Rabbi tarafından indirilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 193,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Onu Ruhu'l-Emîn\/Cebrail -aleyhisselam- indirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 194,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Cebrail bu Kur'anı, insanları uyaran ve onları Allah'ın azabıyla korkutan rasûllerden olman için senin kalbine indirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 195,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Bu kitabı apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 196,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Muhakkak bu Kur'an, daha öncekilerin kitaplarında da zikredilmiştir. Önceki semavî kitaplar onu müjdelemişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 197,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Seni yalanlayan o kimseler için senin doğruluğunu bildiren bir işaret yok mu ki; İsrailoğulları'nın alimlerinden Abdullah b. Selâm gibi senin üzerine indirilmiş olanın hakikatını bilsin?"
        },
        {
            "ayah_number": 198,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Eğer biz bu Kur'an'ı Arapça konuşamayan bazı Acemler'in üzerine indirseydik."
        },
        {
            "ayah_number": 199,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Eğer bu kitabı onlara ( Arapça) okusaydı, ona yine de iman etmeyip, şöyle diyeceklerdi: \"Biz onu anlamıyoruz.\" Hâlbuki kendi dilleriyle indirdiği için Allah'a hamd etmelidirler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 200,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "İşte böylece yalanlamayı ve küfrü günahkârların kalplerine soktuk."
        },
        {
            "ayah_number": 201,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Üzerinde bulundukları küfrü bırakıp hiçbir değişim göstermiyor ve acıklı azabı görmedikçe iman etmiyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 202,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "İşte bu azap ansızın gelir ve onlar kendilerine (azabın) geldiğinin farkında bile olmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 203,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Azap başlarına aniden indiği zaman, üzüntülerinin aşırılığından şöyle derler: \"Acaba Allah'a tevbe etmemiz için bize mühlet verilir mi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 204,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Bu kâfirler şöyle söyleyerek azabımızın gelmesinde acele ediyorlar: \"İddia ettiğin üzere göklerin üzerimize parçalar halinde azap indirmesine kadar sana asla iman etmeyeceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 205,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin getirdiklerine iman etmekten yüz çevirenleri uzun zaman nimetler içerisinde faydalandırmamız hakkında ne dersin?"
        },
        {
            "ayah_number": 206,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 375,
            "translated_text": "Kendilerine verilen nimetlerden faydalanmalarının ardından tehdit edilmekte oldukları azap onlara gelip, çatmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 207,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Dünyadaki nimetler onlara ne yarar sağlayacaktır? O nimetler artık onlara verilmez oldu ve hiçbir fayda da sağlamayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 208,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Biz ümmetlerden hiçbir ümmeti, rasûller gönderip, kitaplar indirerek uyarmadan helâk etmedik."
        },
        {
            "ayah_number": 209,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Onlar için bir ibret ve hatırlatmadır. Biz rasûller göndererek ve kitaplar indirerek kendileri için tüm mazaretleri ortadan kaldırdıktan sonra, onlara azabı tattırdığımızda asla zalimler olmadık."
        },
        {
            "ayah_number": 210,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Bu Kur'an'ı, Rasûl -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalbine Şeytanlar indirmemiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 211,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Kur'an'ı, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalbine indirmek onlara (Şeytanlara) düşmez; zaten buna güçleri de yetmez."
        },
        {
            "ayah_number": 212,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Şeytanlar vahyin semadaki mekânından uzak tutuldukları için onu (işitmeye) güç yetiremezler. O halde nasıl ona ulaşıp indirebilirler?"
        },
        {
            "ayah_number": 213,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Allah ile beraber kendisine ortak koştuğun başka bir mabuda ibadet etme! Yoksa o sebep ile azap görenlerden olursun."
        },
        {
            "ayah_number": 214,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Kavminden en yakın akrabalarını şirk üzerine kalmaları halinde; kendilerine Yüce Allah'ın elem verici azabının başlarına geleceği hakkında uyarıda bulun."
        },
        {
            "ayah_number": 215,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Sana tabi olan Mü'minlere fiilî ve kavlî olarak şefkat göstererek onlara karşı yumuşak davran."
        },
        {
            "ayah_number": 216,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Eğer sana isyan edip, Allah'ı birlemez ve itaat etmezlerse, onlara şöyle de: \"Muhakkak ki ben sizin yapmış olduğunuz şirkten ve isyanlardan uzağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 217,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Sen tüm işlerinde, düşmanlarından intikam alan mutlak galip ve kendisine tevbe edenlere engin merhamet sahibi olan Allah'a tevekkül edip, dayan."
        },
        {
            "ayah_number": 218,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "O, Allah -Subhânehu ve Teâlâ- namaza kalktığın zaman seni görmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 219,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "O, Allah -Subhânehu ve Teâlâ- senin namaz kılanlar arasında kıyam halinde ve secde halinde hareket etmeni görür. Yaptığın hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Diğer insanların yaptıklarından da hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 220,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah okuduğun Kur'an'ı, namazda yapmış olduğun zikri ve niyetini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 221,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Bu Kur'an'ı indirdiğini iddia ettiğiniz Şeytanlar'ın kime indiğini size haber vereyim mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 222,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Şeytanlar, günahkâr olan yalancı ve isyankâr kâhinlerin üzerine inerler."
        },
        {
            "ayah_number": 223,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Şeytanlar, Mele-i A'la'yı\/yüce topluluğu gizli gizli dinlerler ve duyduklarını kâhinlerden olan dostlarına naklederler. Kâhinlerin çoğu yalancıdırlar. Eğer bir kelime doğru söylerler ise onunla beraber yüz yalan söylerler."
        },
        {
            "ayah_number": 224,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in onlardan olduğunu iddia ettiğiniz şairlere hidayet ve istikamet yolundan sapmış olanlar uyarlar. Şairlerin söylemiş oldukları şiirleri rivayet edip, dururlar."
        },
        {
            "ayah_number": 225,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onların vadilerde kimi zaman birilerini övmekle, kimi zaman da yermekle ve bazen de başka konularda konuşarak şaşkın şaşkın dolaşıp, sergiledikleri sapıklıklarını görmedin mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 226,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Şüphesiz ki onlar yalan söylerler ve;\"Yapmadıkları halde böyle yaptık.\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 227,
            "surah_number": 26,
            "page_number": 376,
            "translated_text": "Ancak şairlerden iman edenler, salih ameller işleyenler ve Allah Teâlâ'yı çokça zikreden, Hassân bin Sabit -radyallahu anh- gibi kendisine zulmedildikten sonra Allah'ın düşmanlarından intikam alan\/(şiir ile) onlara galip gelen şairler hariçtir. Allah'a şirk koşarak ve O'nun kullarına haksızlık ederek zulmedenler nereye döneceklerini bilecekler. Çok büyük bir yere ve ince bir hesaba dönecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Tâ, Sîn. Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir. Sana indirilen bu ayetler, Kur'an'ın ayetleridir. İçerisinde herhangi bir karışıklığın olmadığı apaçık bir kitaptır. Kim onu iyice düşünerek okursa onun Allah katından olduğunu bilir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Bu ayetler Allah'a ve Rasûlüne iman edenler için hakka ulaştıran hidayet rehberi, yol gösterici ve bir müjdedir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Namazlarını en güzel bir şekilde tam olarak kılarlar, mallarının zekâtını verilmesi gereken yerlere verirler ve onlar ahirete olan sevaba ve cezaya kesin olarak iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Şüphesiz ahirete ve orada bulunan sevap ve cezaya iman etmeyen kâfirlere kötü amellerini süsledik de onları yapmaya devam ettiler. O yüzden hem hakka ve hem de aklıselime erişemeyip körü körüne bocaladılar."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Belirtilen özelliklere sahip olan o kimseler için dünyada katledilip, esir alınarak kötü bir azap vardır. Yine onlar ahirette de insanların en çok hüsrana uğrayanları olacaklardır. Öyle ki kıyamet gününde kendi nefislerini ve ailelerini Cehennem'de ebedî bırakarak hüsrana uğratacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz sana indirilen bu Kur'an'ı; yaratmasında, bütün işleri en güzel şekilde idare etmesinde ve şeriatında hikmet sahibi olan ve kullarının yararına olan şeylerden hiçbirinin kendisine gizli kalmadığı Allah tarafından almaktasın."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani Musa ailesine şöyle demişti: \"Muhakkak bir ateş gördüm. Onu yakan kimseden haber getiririm, o da bize yolu gösterir veya soğuktan ısınmanız için ondan bir tutam kor ateş getiririm.\""
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Görmüş olduğu ateşin bulunduğu yere vardığında, Allah ona şöyle nidâ ederek seslendi: \"Alemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ'yı tazim edip, yüceltmek ve dalalette olanların O'nu vasıflandırdığı O'na yaraşmayan sıfatlardan ve bütün eksikliklerden münezzeh kılmak için ateşte olan melekler ve çevresinde olan melekle bereketli kılınmıştır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Allah Teâlâ ona şöyle buyurdu: \"-Ey Musa!- Muhakkak ki ben, (hiçbir kimsenin mağlup edemeyeceği) mutlak güç sahibi Aziz, yaratmamda, takdirimde ve şeriatımda hikmet sahibi olan Allah'ım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "\"Âsanı at!\" Musa emre itaat edip âsayı yere attı. Musa âsasını yılan gibi kıvrılıp, hareket ettiğini görünce arkasına dönüp bakmadan kaçtı. Ardından Allah Teâlâ ona şöyle buyurdu: \"Ondan korkma! Çünkü Benim yanımda rasûller ne bir yılandan ve ne de başka bir şeyden korkarlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Ancak, kim günah işleyerek kendi nefsine zulmeder, sonra da tevbe eder ise; muhakkak ki ben ona karşı çok bağışlayıcıyım, çok merhamet ediciyim."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Gömleğinin yakasından boyun tarafından elini koynuna sok ve çıkardığında alaca (abraş) hastalığı olmadan kar gibi bembeyaz çıksın. Bu sana verilen ve senin doğruluğunu ispat eden dokuz mucizeden birisidir. -Elinin bembeyaz çıkması mucizesi ile birlikte sana verilen dokuz mucize başlıca şöyledir: Âsa, başlarına gelen felaketler, tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan- Bunlar Firavun ve kavminin başına gelmiş olaylardır. Çünkü onlar Allah'a küfredip O'na itaatten çıkmış bir topluluktur."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 377,
            "translated_text": "Nitekim Musa'yı desteklediğimiz mucizelerimiz apaçık görünür bir şekilde gözlerinin önüne gelince şöyle dediler: \"Musa'nın getirmiş olduğu bu mucizeler, apaçık bir sihirdir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 378,
            "translated_text": "Bu apaçık mucizeleri inkâr edip, kabul etmediler. Hâlbuki gönülleri bu delillerin\/mucizelerin hak ve Allah'tan olduğuna kanaat getirmişti. Zulüm ve hakka karşı kibirleri yüzünden onları inkâr ettiler. -Ey Rasûl!- Küfürleri ve günahları sebebi ile bozguncuların yeryüzündeki sonlarına bir bak. Biz onların hepsini helâk ederek, yok ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 378,
            "translated_text": "Davud'a ve oğlu Süleyman'a ilim vermiştik. Bu ilimden biri de kuşlarla konuşma ilmidir. Davud ve Süleyman, Allah Teâlâ'ya şükrederek şöyle demişlerdi: \"Bize peygamberlik vererek, cin ve Şeytanları hizmetimize sunan ve bizi Mü'min kullarından çoğuna üstün kılan Allah'a hamdolsun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 378,
            "translated_text": "Süleyman, babası Davud'a peygamberlikte, ilimde ve krallıkta mirasçı oldu. Allah Teâlâ'nın kendisine ve babasına olan nimetinden bahsederek şöyle dedi: \"Ey insanlar! Allah bize kuşların dilini öğretti ve bize peygamberlere ve krallara verdiği her şeyden verdi. Şüphesiz her noksanlıktan münezzeh olan Allah Teâlâ'nın bize bahşetmiş olduğu bu şey apaçık bir lütfudur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 378,
            "translated_text": "Süleyman'ın insanlardan, cinlerden ve kuşlardan oluşan ordusu toplandı ve hepsi düzenli bir şekilde sevk ediliyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 378,
            "translated_text": "Nihayet karınca vadisine (Şam'da bir yer) geldikleri zaman, karıncalardan bir karınca şöyle dedi: \"Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin. Süleyman ve askerleri farkına varmadan sizi ezmesinler. Zira sizi fark ederlerse üzerinize basmazlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 378,
            "translated_text": "Süleyman, onun (karıncanın) sözünü duyduğu zaman bu sözüne tebessüm ederek güldü ve Rabbi -Subhânehu ve Teâlâ-'ya dua ederek şöyle dedi: \"Rabbim! Bana ve anama babama verdiğin nimetine şükretmem için beni muvaffak kıl ve bana ilham et. Razı olduğun salih ameli işlemeye beni muvaffak kıl. Ve yine beni rahmetinle iyi kullarının arasına kat.\""
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 378,
            "translated_text": "Süleyman kuşları denetledi ve; \"Hudhud'u neden göremiyorum?\" dedi. \"Onu görmeme mani olan bir şey mi beni engelledi yoksa kayıplara mı karıştı?\""
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 378,
            "translated_text": "Süleyman için Hudhud'un kayıp olduğu kesin olarak ortaya çıkınca şöyle dedi: \"Ona çok kötü bir şekilde eziyet vereceğim. Ya da kaybolduğu için ceza olarak onu keseceğim. Yahut da bana kaybolmasındaki mazeretini apaçık bir şekilde ortaya koyacağı bir delil getirecek.\""
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 378,
            "translated_text": "Çok geçmeden Hudhud geldi ve Süleyman -aleyhisselam-'a şöyle dedi: \"Ben, senin bilmediğin önemli bir bilgiye ulaştım ve sana Sebe'den doğru ve içinde şek olmayan bir haber getirdim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Onlara hükümdarlık eden bir kadın buldum. Bu kadına hükümdarlık ve otorite ile ilgili her türlü güç ve kuvvet verilmişti. Onun üzerine oturup toplumunun işlerini idare ettiği büyük bir tahtı vardı."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Bu kadını ve kavmini Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı bırakıp Güneş'e secde eder halde buldum. Şeytan, onlara şirk olan amelleri ve günahları süslü göstermiş ve böylece onları hak yoldan çıkarmıştır. Bunun için onlar doğru yolu bulamıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Göklerde sakladığı yağmurları ve yerdeki bitkileri ortaya çıkaran, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz amelleri bilen Allah Teâlâ'ya secde etmesinler diye Şeytan onlara içinde şirk olan amelleri ve günahları güzel gösterdi."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "O'ndan başka hak mabud (ilah) yoktur. O büyük Arş'ın Rabbidir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Süleyman -aleyhisselam- Hudhud'e şöyle demişti: \"İddia ettiğinde doğru mu söylüyorsun yoksa yalancılardan mısın göreceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Süleyman bir mektup yazdı, onu Hudhud'e teslim etti ve ona şöyle dedi: \"Bu mektubumu Sebe ehline götür ve onu kendilerine at. Sonra da onları duyacağın şekilde biraz uzak dur. Bu mektup hakkında ne sonuca varacaklarına bak!\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Kraliçe mektubu aldı ve şöyle dedi: \"Ey ileri gelenler! Gerçekten bana çok önemli ve değerli bir mektup bırakıldı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Bu mektup Süleyman'dandır. Muhtevası Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla başlamaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Asla kibirlenip, büyüklenmeyin. Yüce Allah'ı birlemek ve O'na şirk koşmayı terk etmek adına sizlere yaptığım davetime boyun eğerek ve teslimiyet göstererek gelin. Zira sizler, Yüce Allah ile birlikte Güneş'e tapıp, ibadet etmekteydiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Kraliçe şöyle dedi: \"Ey ileri gelenler ve efendiler! Bu işimde bana isabetli olan görüşü açıklayın. Siz hazır olmadıkça ve açık bir şekilde görüşünüzü ortaya koymadıkça bir iş hakkında kesin karar vermem.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Kavminin ileri gelenleri ona şöyle dediler: \"Biz çok büyük kuvvet sahibi ve savaşta çok çetin ve zorluk sahibi kimseleriz. Buyruk ise senindir. Artık bize ne buyuracağını sen karar ver, biz onu yapmaya güç yetiririz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "Kraliçe şöyle dedi: \"Şüphesiz hükümdarlar bir memlekete girdikleri zaman; öldürerek, yağmalayarak ve talan ederek oraları ifsat ederler. O memleketlerin izzetli ve kuvvet sahibi efendilerini ve ileri gelenlerini zelil ederler. Hükümdarlar üstün geldikleri memleketin ahalisinin içine korkuyu ve heybeti yerleştirmek için daima böyle yaparlar."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 379,
            "translated_text": "\"Şüphesiz ben bu mektubun sahibine ve kavmine bir hediye göndereceğim. Elçilerin bu hediyeden sonra ne haberle döneceklerine bakacağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 380,
            "translated_text": "Kraliçenin elçisi ve onunla beraber olan yardımcıları taşıdıkları hediyelerle Süleyman'a geldikleri zaman, Süleyman -aleyhisselam- kendisine hediye getirilmesini hoş karşılamayarak şöyle dedi: \"Beni kendinizden alıkoymak için bana mal ile yardımda mı bulunuyorsunuz? Allah'ın bana verdiği peygamberlik, krallık ve mal size verdiklerinden daha hayırlıdır. Muhakkak siz, dünya malından size verilen hediyeler ile sevinmektesiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 380,
            "translated_text": "Süleyman -aleyhisselam- (kraliçenin) elçisine şöyle dedi: \"Getirmiş olduğun hediye ile onların yanına geri dön. Muhakkak ki biz, karşı duramayacakları bir orduyla kraliçeye ve kavmine geleceğiz. Eğer boyun eğerek bana gelmezler ise, izzet içindeyken onları aşağılık bir halde, küçük düşürerek Sebe'den çıkaracağız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 380,
            "translated_text": "Süleyman -aleyhisselam- mülkü\/krallığı altında bulunan söz sahiplerine hitap ederek şöyle dedi: \"Ey ileri gelenler! Onlar boyun eğip gelmeden önce, kraliçelik tahtını hanginiz bana getirebilir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 380,
            "translated_text": "Cinlerin azgın olanlarından biri şöyle diyerek cevap verdi: \"Sen içinde bulunduğun bu yerinden kalkmadan önce ben onun tahtını sana getiririm. Gerçekten benim onu taşımaya gücüm yeter, içindekiler konusunda da güvenilirim. Ve onlardan herhangi bir şey eksiltmem.\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 380,
            "translated_text": "Süleyman -aleyhisselam-'ın yanında, kitapta yazılı olan ilimler hakkında bilgi sahibi olan salih ve âlim bir adam vardı. Bu adam, kendisi ile dua edildiğinde Allah Teâlâ'nın duaya icabet edeceği ism-i azamı bilmekteydi. Süleyman -aleyhisselam-'a, \"Ben onun tahtını gözünü açıp kapamadan önce Allah'a dua ederek onu sana getiririm.\" dedi ve ardından Yüce Allah'a dua etti. Allah Teâlâ da onun bu duasına icabet etti. Süleyman onun tahtını yanında kurulmuş olarak görünce şöyle dedi: \"Bu, nimetlerine şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbim -Subhânehu ve Teâlâ-'nın bana bir lütfudur. Kim Allah'a şükrederse muhakkak şükrünün faydası kendisine döner. Yüce Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Kulların kendisine yapmış oldukları şükürleri O'na bir fayda vermez. Kim de Yüce Allah'ın nimetlerine şükretmez ise şüphesiz ki benim Rabbim onun şükrüne muhtaç değildir, O çok cömerttir. Nankörlük edene bile nimet vermesi O'nun cömertliğindendir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 380,
            "translated_text": "Süleyman -aleyhisselam- şöyle dedi: \"Onun hüküm sürdüğü tahtını kendi şeklinden başka bir şekle çevirin bakalım. Geldiği zaman onu tanıyabilecek mi yoksa tanımayanlardan mı olacak?\""
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 380,
            "translated_text": "Sebe kraliçesi Süleyman'a geldiği zaman imtihan olması için kendisine şöyle denildi: \"Bu senin tahtın gibi mi?\" O da kendisine sorulan sorunun aynısıyla cevap verdi: \"Sanki bu odur!\" Bunun üzerine Süleyman -aleyhisselam- şöyle dedi: \"Allah Teâlâ daha önce bunun gibi işlerde kudreti hakkında bize ilim vermişti. Biz de Allah'ın emrine boyun eğmiştik ve O'na itaat etmiştik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 380,
            "translated_text": "Kavmine tabi olarak ve onları taklit ederek Allah'tan başka ibadet ettiği şeyler, onun Allah Teâlâ'yı birlemesine engel olmuştu. Şüphesiz o (Belkıs), Allah'a karşı kâfir olan bir kavimdendi ve kendisi de onlar gibi kâfirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 380,
            "translated_text": "Ona şöyle denildi: \"Köşke\/saraya gir.\" Kraliçe sarayın zeminini görünce, onu su zannetmişti ve suya girmek için eteğini topladı. Süleyman -aleyhisselam- şöyle dedi: \"Bu billurdan yapılmış pürüzsüz, dümdüz bir saraydır.\" Ve onu İslâm'a davet etti. Kraliçe, Süleyman'ın onu davet ettiği bu dini kabul edip şöyle diyerek ona icabet etti: \"Rabbim! Ben seninle beraber senden başkasına ibadet ederek kendime zulmetmişim. Süleyman ile beraber mahlûkatın hepsinin Rabbi olan Allah'a ben de boyun eğdim, teslim oldum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "Muhakkak ki Biz Semud kavmine, soy bakımından kardeşleri olan Salih -aleyhisselam-'ı yalnız Allah'a ibadet edin diye uyarması için gönderdik. Bir de ne görsün? Onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar. Biri Mü'min bir topluluk, diğeri kâfir. Her biri hangisi hak üzere olduğu hususunda birbirleriyle çekişiyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "Salih -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: \"Niçin rahmetten önce azabın gelmesini istiyorsunuz? Size merhamet etmesini ümit ederek Allah Teâlâ'dan günahlarınızın bağışlanmasını istemez misiniz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "Kavmi hakka karşı inat ederek ona şöyle dedi: \"Seninle ve beraberindeki Mü'minlerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.\" Salih -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: \"Başınıza gelen sıkıntılar sebebiyle uğur getirmesi için uçurduğunuz kuşların ilmi Allah katındadır. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Muhakkak sizler; size verilen çok hayırlar ve başınıza gelen şerlerle imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "Hicr şehrinde günah ve küfürle bozgunculuk yapan dokuz kişi vardı. Bunlar yeryüzünde iman edip, salih ameller işleyerek ıslah etmeyen kimselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "Birbirlerine şöyle dediler: \"Sizden her biriniz gece onun evine geleceğine dair Allah adına yemin etsin. Ardından hep birlikte onu öldürelim. Sonra da onun kan davasını güden velisine şöyle diyelim: Biz Salih ve ailesinin öldürülmesi sırasında hazır bulunmadık. Gerçekten biz söylediğimiz sözde doğru söyleyen kimseleriz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "Salih'i ve Mü'minlerden ona tabi olanları öldürmek için bir tuzak kurdular. Biz de onun kavminden kâfir olanları helâk etmek için onlar fark etmeden, ona kurdukları tuzaklarından kurtarmak için bir tuzak kurmuştuk."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kurmuş oldukları tuzaklarının ve planlarının sonu nasıl oldu? Bir bak! Muhakkak ki biz, onları ve toplumlarını kendi katımızdan bir azapla tamamen yok ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "Şunlar onların evleridir. Duvarları çatılarının üzerine yıkılmış. Zulümleri sebebiyle ahalisinin içinde yaşamadığı bir hale gelmiş. Şüphesiz zulümleri sebebiyle başlarına gelen azapta iman eden kavim için bir ibret vardır. Zira onlar (kâfirlerin başına gelen) azaptan ibret alırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "Salih -aleyhisselam-'ın kavminden olup Allah Teâlâ'ya iman edenleri kurtardık. Onlar emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'a karşı takva sahibi olan kimselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kavmini kınayan, yapmış olduklarını inkâr eden Lût'u da hatırla. Hani onlara şöyle diyordu: \"Birbirinizi görüp, bakarken aleni olarak toplantılarınızda o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 381,
            "translated_text": "Şüphesiz siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Doğrusu siz, iffetli yaşamayı ve çocuk sahibi olmayı istemiyorsunuz. Siz sadece hayvanî şehvetinizi gidermek istiyorsunuz. Bilâkis siz, üzerinize farz olan iman etmeyi, temizlenmeyi ve günahlardan uzaklaşmayı bilmeyen cahil bir toplumsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 382,
            "translated_text": "Kavminin: \"Lût ailesini memleketinizden çıkartın! Şüphesiz onlar günahkârlardan ve pisliklerden uzak duran kimselerdir.” demekten başka bir cevabı yoktu. Bunu, işledikleri günahlara ortak olmayan, bilâkis işledikleri bu günahı inkâr eden, Lût ailesiyle dalga geçerek söylediler."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 382,
            "translated_text": "Biz de onu ve karısı hariç bütün ailesini kurtardık. Karısının helâk olanlardan biri olması için, azaba uğrayanlar arasında olmasına hükmettik."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 382,
            "translated_text": "Onların üzerine gökten taşlar yağdırdık. Azaba karşı uyarıldığı halde icabet etmeyen kimseler için helâk eden çok kötü bir yağmurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 382,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: “Nimetlerinden ötürü Allah’a hamdolsun. Lût ve Salih’in kavmine gönderdiği azaptan Peygamber <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in ashabına da esenlik olsun. Bütün her şeyin mülkü elinde olan hak mabut Yüce Allah mı hayırlıdır, yoksa müşriklerin ibadet ettiği bir fayda ve zarara malik olmayan mabutları mı hayırlıdır?"
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 382,
            "translated_text": "(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa gökleri ve yeri bir benzeri olmadan yaratan, üzerinize yağmur olarak su indiren, bu suyla sizlere nice güzellik ve iyiliklerle dolu bahçeler bitiren (Allah) mı? Sizler acizliğinizden dolayı bu bahçelerde bir ağaç bile bitiremezsiniz. Onları bitiren Yüce Allah’tır. Yoksa Allah’la beraber bunları yapan başka bir mabud mu var? Hayır. Bilakis onlar, adaletsizce yaratan ile yaratılanı birbirine denk tutan ve haktan sapmış bir topluluktur."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 382,
            "translated_text": "(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa yeryüzü ve üzerinde bulunanları savurmayan, onu istikrarlı ve sabit bir hale dönüştüren, nehirler akıtan ve dünyayı sabit kılan dağlar yaratan, biri diğerini bozarak, içilmeyecek hale getirmesin diye suyu tatlı ve tuzlu olan ik ayrı deniz suyunu birbirine karıştırmayan Yüce Allah mı? Bütün bunları Yüce Allah’la beraber yapan başka bir mabud mu var? Hayır, bilâkis onların çoğu hakkı bilmezler. Eğer bilselerdi Allah’a, hiçbir şeyi ortak koşmazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 382,
            "translated_text": "(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa sıkışmış ve zora düşmüş kimse dua ettiği zaman ona karşılık veren, hastalık, fakirlik ve benzeri sıkıntıları gideren, sizleri birbirinizin ardından nesilden nesile yeryüzünde halifeler kılan (Allah) mı? Yoksa bunları Allah’la beraber yapan başka bir mabut mu vardır? Hayır, ne kadar da az öğüt alıyosunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 382,
            "translated_text": "(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa karanın ve denizlerin karanlığında sizin için diktiği işaret ve yıldızlarla yol gösteren, kullarına rahmet ederek yağmurun yağmasından önce müjdeleyici rüzgârları gönderen (Allah) mı? Yoksa bunları Allah’la beraber yapan başka bir mabut mu vardır? Yüce Allah, kendisine ortak koşulan her şeyden münezzeh ve mukaddestir."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "(Onlar mı hayırlı) Yoksa rahimlerde aşama aşama yaradılışı başlatan, sonra da ona öldürdükten sonra tekrar hayat veren, sizleri kendi katından gökyüzünden yağmur yağdırarak ve yeryüzünden orada bitirdiği bitkilerle sizi rızıklandıran (Allah) mı hayırlıdır? Yoksa Allah’la beraber başka bir mabud mu yapıyor bunları? -Ey Peygamber!- O müşriklere de ki: “Üzerinde olduğunuz şirke dair iddia ettiğiniz şeyde hak üzere olduğunuz konusunda doğru söylüyorsanız kanıtlarınızı getirin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Göklerde olan melekler ve yerde olan insanlardan hiç kimse gaybı bilemez. Sadece Yüce Allah, onu bilir. Ayrıca göklerde ve yerde olanların hiçbirisi karşılıklarını almak üzere Yüce Allah’ın huzurunda ne zaman yeniden diriltileceklerini bilemezler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "Yoksa onların ahiret hakkındaki bilgileri art arda geldi de, böylece onun hakkında kesin bir inanç sahibi mi oldular? Bilâkis onlar, ahirete dair şüphe ve hayretler içindedirler. Bilâkis onların ahirete dair gözleri körleşmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "Kâfirler inkâr ederek şöyle dediler: “Ölüp, toprak olduktan sonra canlı olarak tekrar dirilmemiz hiç mümkün mü?''"
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "Muhakkak hepimizin yeniden dirileceği, bize ve daha önce yaşamış atalarımıza vadedilmişti. Biz bu vaadin gerçek olduğunu düşünmüyoruz. Hepimize vadedilen bu vaat, eskilerin kitaplarında yazdıkları yalanlarından başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Öldükten sonra yeniden dirilişi inkâr edenlere de ki: “Yeryüzünün her tarafına gidin ve yeniden dirilişi yalanlayan mücrimlerin sonlarının nasıl olduğuna dikkatlice bir bakın. Bunu yalanlamaları sebebiyle onları helâk ettik.''"
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "Müşriklerin senin davetinden yüz çevirmelerine üzülme! Kurdukları tuzaklarından ötürü de için daralmasın! Yüce Allah, onlara karşı sana yardım edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "Kavminden yeniden dirilişi inkâr eden kâfirler, aceleci davranarak şöyle diyorlar: “Eğer bu konuda vaadinizde\/tehdidinizde doğru söylüyorsanız, sen ve Mü'minlerin bize vadettiği azap ne zaman gerçekleşecek?''"
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: “Belki de acele ettiğiniz azabın bir bölümü size çok yaklaşmıştır.''"
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz Rabbin, onlardan küfür ve günah üzere olanlara, hemen ceza göndermemektedir. Zira O, insanlara karşı çok lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu verdiği nimetlere karşılık Allah Teâlâ’ya şükretmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "Şüphesiz Rabbin, kullarının kalplerinde gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.Tüm insanlara bundan dolayı karşılıklarını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "Göklerde ve yeryüzünde insanlara gizli kalan her bir şey, muhakkak Levh-i Mahfuz olarak isimlendirilen o apaçık kitapta bulunmaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 383,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, İsrâiloğulları'nın hakkında ihtilaf ettikleri konuların birçoğunu anlatmakta ve onların yoldan çıktıklarını açığa çıkarmaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "Muhakkak o, içinde gelenlerle amel eden Mü'minler için bir hidayet ve rahmettir."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak Rabbin, kıyamet günü Mü'min ve kâfiriyle bütün insanlar arasında adil olan hükmüyle hükmedecektir. Mü'minlere merhamet, kâfirlere ise azap edecektir. O, düşmanlarından intikam alan izzet sahibidir. O'na kimse galip gelemez. O, hak sahibi ile haksız olan kimsenin kendisine asla gizli\/kapalı kalmayacağı el<span class=\"text-danger\">-<\/span>Alîm'dir\/herşeyi hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "Öyleyse Allah’a tevekkül et ve bütün işlerinde O'na dayan. Muhakkak sen, apaçık hak üzerine bulunuyorsun."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz sen, Yüce Allah’a iman etmeyip, küfürleri sebebiyle kalpleri ölmüş olan ölülere asla duyuramazsın. Senden yüz çevirip, arkalarını dönen, işitme duyusunu kaybetmiş kimselere de davetini duyuramazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "Sen, hakka karşı gözleri kör olmuş kimselere hidayet edecek değilsin. Onlar için üzülme ve kendini yorma. Senin davetini ancak, Yüce Allah’ın emirlerine boyun eğmiş ayetlerimize iman etmiş olanlar işitirler."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "Küfür ve günahlarda ısrar etmelerinden ötürü onların üzerine azap gerekip sabit olduğunda ve insanların sadece en şerlileri geride kaldığında, kıyamet saati yaklaştığı zaman kıyametin büyük alametlerinden birini onlar için çıkartırız. O alamet, yerden çıkan dabbe (yaratık) dir. Onların anlayacağı bir dilde onlara: “İnsanlar, Peygamberimize indirilmiş ayetlerimizi tasdik etmiyorlardı.” der."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ümmetlerden ayetlerimizi yalanlayanların önde gelenlerinden oluşan her bir topluluğu bir araya topladığımız o günü zikret. Onların ilkinden sonuncusuna kadar hepsi bir arada tutulur ve ardından hesap\/sorgu için sevkedilirler."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "Bu kimseler hesap verecekleri yere gelene kadar sürülüp, sevkedilirler ve Allah Teâlâ onları azarlayarak şöyle der: \"Benim birliğime delalet eden ve hükümlerimi içeren ayetlerimi, batıl olduklarına dair bir bilgiye ulaşmadığınız halde nasıl oldu da yalanladınız? Yahut bu ayetleri onaylama veya yalanlama konusunda ne yapıyordunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "Onlar, Allah ve ayetlerine (iman etmeyip) küfre düşerek yaptıkları zulümlerinden ötürü azap gördüler. Konuşmaktan aciz ve kanıtlarının geçersiz olmasından dolayı kendilerini savunmak için ağızlarını açıp, konuşamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "Yeniden dirilişi inkâr edenler, geceyi onların uykuyla sükûnet bulması için, gündüzü ise görsünler ve işlerine koştursunlar diye aydınlık kıldığımıza bakmazlar mı? Muhakkak bu sürekli tekrar eden ölümde ve ardından gelen dirilişte iman eden topluluklar için apaçık deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sûr'a üflemekle görevlendirilmiş meleğin ona ikinci defa üfleyeceği gün, ondan bir lütuf olarak Allah’ın korkmaktan müstesna kıldığı kimseler dışında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkesin dehşete kapılacağını hatırla. Bütün mahlûkat o gün, Allah Teâlâ’ya itaat ederek ve boyun eğerek geleceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 384,
            "translated_text": "O gün, hareketsiz sabit olduklarını zannettiğin dağlar görürsün. Oysa onlar gerçekte, bulutların ilerlediği gibi süratle akıp giderler. İşte Allah’ın yapması böyledir. Dağları hareket ettiren Yüce Allah’tır. Şüphesiz O, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "Her kim, kıyamet günü iman ve salih amelle gelirse, ona Cennet vardır ve bu kimseler, kıyamet gününün dehşetinden, Allah’ın emin kılması sayesinde güven içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "Her kim de küfür ve günahlarla gelirse, onun için yüzleri üzerine içine atılacağı Cehennem ateşi vardır. Azarlanıp, tahkir edilerek onlara şöyle denir: \"Sizler dünya hayatında küfür ve günah olarak işlemiz olduklarınızdan başka bir şeyle mi karşılık göreceksiniz.?\""
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Ben, içinde kan akıtılmayı, zulmetmeyi, av hayvanının öldürülmesini ve ağaçların kesilmesini haram kılan Mekke’nin Rabbine ibadet etmekle emrolundum. Bütün her şeyin mülkü Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>‘ya aittir. Ayrıca Yüce Allah’a teslim olmak ve O'na itaat edip boyun eğmekle emrolundum."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "Ve insanlara Kur'an okumakla emrolundum. Kim onun hidayetiyle hidayet bulur ve içinde bulunanlarla amel ederse, onun hidayetinin faydası kendisi içindir. Doğru yoldan sapıp, bu kitabın içinde bulunan hayırdan yüz çeviren ve inkârda bulunan, getirdikleriyle amel etmeyen kimselere de şöyle de: \"Hiç şüphesiz ben sadece sizi, Allah’ın azabına karşı uyaranlardan bir uyarıcıyım. Sizin hidayet bulmanız benim elimde değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 27,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: “Allah’ın sayılamayacak kadar çok olan nimetlerine hamd olsun. Allah size, sizin nefislerinizde, göklerde, yeryüzünde ve vermiş olduğu rızıklarda ayetlerini\/delillerini gösterecektir. Sizler bunları hakkıyla tanıyıp bileceksiniz. Bunu bilmeniz sizi hakka ittiba etmeye yönlendirecek” Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir. Bilakis O, herşeyi bilir, ve yaptıklarınızın tümünden haberdardır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Sonunda yaptıklarınıza karşılık olarak size karşılığınızı verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "(Ta, Sin, Mim) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "Bunlar apaçık Kur'an'ın ayetleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "İman etmiş bir toplum için sana, Musa ve Firavun'un bazı haberlerini, içinde şüphe olmayan bir hakikatle okuyacağız. Zira içinde bulunanlardan faydalananlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "Şüphesiz Firavun, Mısır topraklarında zorbalık ederek oraya musallat olmuştur. Halkını kendi aralarında ayrı ayrı gruplar haline bölmüş ve onlardan bazı grupları güçsüz bırakmıştır. Zayıf bırakılan topluluk İsrailoğulları'dır. Onların erkek çocuklarını öldürüyor, küçük düşürülmelerinde ileri giderek kız çocuklarını hizmet etmeleri için hayatta bırakıyordu. Muhakkak o, yeryüzünde zulüm, azgınlık ve kibirlenerek bozgunculuk yapanlardan biriydi."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 385,
            "translated_text": "Biz ise, Firavun'un Mısır topraklarında güçsüz zayıf kıldığı İsrailoğulları'na, düşmanlarını helâk ederek, zayıflıklarını gidererek, onları hakta örnek alınan önderler yaparak ve Firavun'un helâk olmasının ardından onları mübarek Şam topraklarının mirasçıları kılarak lütufta bulunmak istiyorduk. Allah Teâlâ’nın buyurduğu gibi; \"Zayıf bırakılan o topluluğa, bereketli kıldığımız yeryüzünün doğusunu ve batısını miras bıraktık...\""
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 386,
            "translated_text": "Onları orada güç ve hüküm sahibi yaparak, yeryüzünde kudretli kılmak, Firavun'a ve krallığında ona en büyük dayanak olan Haman’a, ve her ikisine yardımcı olan askerlerine, krallıklarının İsrailoğulları'ndan doğmuş bir erkek çocuğunun eliyle ortadan kaldırılmasıyla korktukları o şeyi göstermek istiyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 386,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'ın annesine iham ederek; Firavun ve kavminin, onu öldürmesinden endişe duyup korkuya kapılıncaya dek onu emzirmesini emrettik. Endişesi artınca onu sandığa koymasını ve Nil Nehri'ne bırakmasını, asla onun boğulmasından ve Firavun'dan korkmamasını ve ondan ayrılması sebebiyle üzülmemesini emrettik. Zira Biz onu sana sağ olarak geri getireceğiz ve onu bir elçi olarak göndereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 386,
            "translated_text": "Musa'nın annesi, onu sandığa koyup, nehre bırakılmasına dair verdiğimiz ilhamı yerine getirdi. Ardından Firavun hanedanı onu bulup, aldı. Böylece Yüce Allah'ın iradesi gerçekleşecek Musa, Firavun'un düşmanı olacak, Yüce Allah onun eliyle Firavun'un krallığını yok ederek onları hüzne boğacaktır. Muhakkak Firavun, veziri Haman ve tüm yardımcıları; küfürleri, azgınlıkları ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaları sebebiyle günahkâr kimselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 386,
            "translated_text": "Firavun onu öldürmek istediği zaman karısı ona şöyle dedi: “Bu çocuk, benim ve senin için bir mutluluk kaynağıdır. Onu öldürme! Belki bize hizmet ederek faydalı olur veya onu evlat ediniriz.\" Oysa onlar, krallıklarının onun eliyle neye dönüşeceğini bilmiyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 386,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'ın annesinin yüreği, Musa’nın durumu dışında bütün dünya işlerinden boşalmış olarak sabahladı. Eğer biz, Rablerine tevekkül eden ve takdir ettiğine sabreden Mü'minlerden olması için onun kalbini sükûnet ve sabır vermek suretiyle sabit kılarak bağlamasaydık, neredeyse sabredemeyerek, az daha ona olan aşırı bağlılığı sebebiyle bu çocuğun kendisine ait olduğunu ortaya çıkaracaktı."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 386,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'ın annesi, onu nehre bıraktıktan sonra kız kardeşine şöyle dedi: \"Ona ne yapılacağını bilmek için onu takip et!'' Kız kardeşi de durumu açığa çıkmamak için Musa'yı uzaktan gözetledi. Firavun ve ahalisi o kişinin Musa'nın kız kardeşi olduğunu ve Musa hakkında araştırma yaptığını hiç hissedemediler."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 386,
            "translated_text": "Musa, Allah Teâlâ’nın takdiriyle kadınlardan süt emmeyi kabul etmemiştir. Kız kardeşi, bebeğin emzirilmesi konusunda onların gayretlerini görünce şöyle dedi: \"Sizlere, bu bebeği samimiyetle emzirecek ve bakımını yerine getirecek bir ev halkını göstereyim mi?”"
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 386,
            "translated_text": "Onu yakından görünce gözü aydın olsun, ayrılışından dolayı üzülmesin ve Yüce Allah’ın onu kendisine geri döndüreceğine dair vaadinin gerçek olduğunu ve hakkında hiçbir şüphe olmadığını bilsin diye, Musa'yı annesine geri döndürdük. Fakat onların çoğu bu vaadi bilmediler. Ayrıca onun (Musa'nın) annesi olduğunu da anlayamadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 387,
            "translated_text": "Bedeninin güçlendiği yaşa ulaşıp gücüne hâkim olunca peygamberlikten önce ona İsrailoğulları'na gönderilen dinleri hakkında anlayış ve ilim verdik. Musa’yı itaat etmesinden ötürü mükâfatlandıracağımız gibi, ihsan sahiplerini de her zaman ve her yerde mükâfatlandıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 387,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- insanların evlerinde dinlendikleri vakitte şehre girdi. Orada birbirine düşman olan ve birbiriyle kavga eden iki adam gördü. Biri İsrailoğulları'ndan <span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-'ın kavminden, diğeri ise Musa’nın düşmanı Firavun'un kavmi olan Kıptiler'dendi. Kavminden olan kişi, düşmanı olan Kıpti'ye karşı kendisine yardım etmesini istedi. <span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- da yumruğuyla Kıpti’ye vurdu. Vurduğu o yumruğun gücü sebebiyle onu öldürüverdi. Sonrasında ise <span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Bu, Şeytan'ın güzel göstermesi ve aldatmasıdır. Şüphesiz Şeytan, kendisine tabi olan kimseler için saptıran, düşmanlığı apaçık olandır. Benden hâsıl olan bu suç onun düşmanlığı ve beni saptırmak isteyen bir saptırıcı olması sebebiyle meydana gelmiştir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 387,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Rabbine dua edip, ondan sadır olan suçu itiraf ederek şöyle dedi: \"Rabbim! Şüphesiz ben bu Kıpti’yi öldürerek kendime zulmettim. Benim günahımı bağışla!” Bunun üzerine Allah Teâlâ <span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-’ı bağışladığını beyan etti. Şüphesiz O, kullarından tövbe edeni bağışlar ve onlara merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 387,
            "translated_text": "Sonra Musa -aleyhisselam- hakkında onun şöyle dua ettiğini haber verdi: \"Rabbim! Beni nimetlendirdiğin kuvvet, hikmet ve ilimle, asla günahlarında mücrimlere yardım eden birisi olmayacağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 387,
            "translated_text": "Bir Kıpti'yi öldürmesinin ardından, korku içinde neler olacağını gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de baktı ki, daha dün Kıpti düşmanına karşı kendisinden yardım ve destek isteyen kimse, başka bir Kıpti’ye karşı yine ondan yardım istiyordu. Musa -aleyhisselam- ona şöyle dedi: “Şüphesiz sen apaçık bir azgınlık ve sapıklık içindesin.”"
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 387,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- kendisine ve İsrailoğulları'ndan olan kişiye düşman olan Kıpti'yi yakalamak istediği zaman, İsrailoğulları'ndan olan kişi; \"Şüphesiz sen azgın birisin!\" dediğini duyduğu Musa’nın, kendisini yakalamak istediğini zannederek Musa’ya: \"Daha dün bir kişiyi öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Sen, düşman olan kimselerin arasını ıslah eden kimselerden biri değil, ancak yeryüzünde insanları öldüren ve zulmeden zorba bir kimse olmak istiyorsun.” dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 387,
            "translated_text": "Bu haber yayılınca, şehrin diğer ucundan bir adam, Musa -aleyhisselam-’ın yakalanmasından endişelenerek ona karşı merhametinden hızlıca geliverdi ve şöyle dedi: “Ey Musa! Firavun'un kavminin ileri gelenleri senin öldürülmen için istişare ediyorlar. Çabuk bu ülkeyi terk et! Şüphesiz ben, sana merhamet ederek seni yakalayıp öldürmemeleri için sana nasihat ediyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 387,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- kendisine nasihat eden adamın sözünü yerine getirdi. Korku içinde o ülkeden çıktı ve başına ne geleceğini bekleyerek Rabbine şöyle dua etti: \"Rabbim! Beni bu zalim topluluğun elinden kurtar, bana bir kötülükleri dokunmasın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 388,
            "translated_text": "Medyen tarafına yüzünü çevirip ilerlediği zaman şöyle dedi: \"Umarım Rabbim beni en hayırlı yola yönlendirir de ondan asla sapmam.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 388,
            "translated_text": "İnsanların su aldıkları Medyen suyuna ulaştığı zaman, hayvanlarını sulayan bir insan topluluğuyla karşılaştı. Orada insanların sulamalarını bitirene kadar, koyunlarını sulamayıp onlardan uzakta duran iki kadın gördü. Musa -aleyhisselam- o iki kadına, \"Neden insanlarla beraber hayvanlarınızı sulamıyorsunuz?\" diye sordu. Onlar da cevap olarak: “Çobanlarla iç içe bulunmaktan sakınarak acele etmeden onlar ayrılana kadar hayvanları sulamamak bizim alışkanlığımızdır. Babamız, hayvanlara su vermeye gücü yetmeyen yaşı büyük ihtiyar bir adamdır. Bu yüzden koyunlarımızı sulamaya biz mecbur kaldık.'' diye cevap verdiler."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 388,
            "translated_text": "O ikisine merhamet ederek onların koyunlarını suladı. Sonra da yanlarından ayrılıp bir gölgeye giderek orada dinlendi. Sonra da Rabbine ihtiyacını sunarak şöyle dedi: \"Rabbim! Senin bana göndereceğin her türlü hayra muhtacım.''"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 388,
            "translated_text": "İkisi gidince, babalarına onu haber verdiler. Babaları da onu davet etmesi için onlardan birini gönderdi. Kadın utana utana yürüyerek onun yanına geldi ve şöyle dedi: \"Babam, bizim hayvanları sulamandan ötürü, ücretini ödeyerek ödüllendirmek amacıyla seni yanına davet ediyor.” Musa, o ikisinin babasının yanına gelip ona, başına gelenleri anlatınca, babaları sakinleştirmek için ona şöyle dedi: “Artık korkma! Sen, zalimler topluluğu olan Firavun ve ahalisinden kurtuldun. Şüphesiz onların Medyen şehrinde bir hükümdarlıkları yoktur. Sana burada bir eziyet edemezler.''"
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 388,
            "translated_text": "Kızlarından biri şöyle dedi: “Ey babacığım! Bu kimsede güç ve güvenilir olma özellikleri bir arada toplanmış. Bundan dolayı koyunlarımıza çobanlık yapması için onu ücret karşılığı kirala. Zira gücüyle sorumluluğunu yerine getirir, güvenirliliğiyle de kendisine emanet edilenleri muhafaza eder.''"
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 388,
            "translated_text": "Kadınların babası, Musa -aleyhisselam-'a hitap ederek şöyle dedi: \"Ben, mehir olarak bu koyunlara sekiz sene çobanlık etmen karşılığında, bu iki kızımdan biriyle seni evlendirmek istiyorum. Eğer bunu on seneye tamamlarsan, bu senin lütfun olur. Bunu yapmakta mecbur değilsin. Çünkü anlaşma sekiz sene üzerinedir. Bunun üstünde iki sene daha çalışırsan gönüllü olarak yapmış olursun. Sana meşakkat olacak bir işi yapmaya seni mecbur bırakmak istemem.-İnşallah- Beni, seninle yaptığım bu anlaşmayı bozmadan ona bağlı kalan salih bir kimse olarak bulacaksın.”"
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 388,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Bu yaptığımız anlaşma benimle senin arandadır. Senin için, sekiz veya on sene olan bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlayayım, vermiş olduğum sözü yerine getirmiş olacağım. Benden bu süreyi uzatmamı isteme. Yüce Allah yapmış olduğumuz anlaşmanın vekili ve denetleyicisidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 389,
            "translated_text": "Musa, belirlenen iki vakitten on sene çalışmayı tamamlayınca ailesiyle beraber Medyen’den Mısır’a doğru yola çıktı. Tûr Dağı'nın yanında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: \"Bekleyin! Ben bir ateş gördüm. Umarım size onun haberini veya ateşinizi tutuşturacağınız bir parça kor getiririm. Umulur da soğuğa karşı ısınırsınız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 389,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- gördüğü ateşin yanına gelince, Rabbi Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, Allah’ın bereketlendirdiği o yerdeki vadinin sağ tarafında bulunan ağaç tarafından konuşarak, <span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam-’a seslendi: \"Ey Musa! Şüphesiz ben bütün mahlûkatın Rabbi olan Allah’ım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 389,
            "translated_text": "“Âsânı yere at!” Musa -aleyhisselam- Rabbinin emrini yerine getirerek onu yere bıraktı. Onun bir yılan gibi hareket ettiğini ve sallandığını görünce ondan korkarak süratlice arkasını dönüp kaçtı ve geriye dönmedi. Rabbi ona seslendi: “Ey Musa! Buraya gel ve ondan korkma! Şüphesiz sen ondan ve onun dışında korkulan şeylerden güven içindesin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 389,
            "translated_text": "“Sağ elini gömleğinin boyun altında kalan yaka kısmından içeri sok! Alaca hastalığı olmadan bembeyaz olarak çıkacaktır.” Musa -aleyhisselam- da elini koynuna soktu ve kar gibi bembeyaz olarak çıktı. “Korkunun dinmesi için ise kollarını bağla.” Musa -aleyhisselam- kollarını bağlayınca korkusu gidiverdi. İşte bu iki zikredilen -âsa ve el- Rabbinden, Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine gönderilmiş delillerdir. Onlar, küfür ve günahlar işleyerek Allah Teâlâ'ya itaat etmekten uzaklaşmış bir topluluktu."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 389,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Rabbine tevessül ederek şöyle dedi: \"Ben onlardan bir kişiyi öldürdüm. Gönderildiğim şeyi onlara tebliğ etmek için yanlarına gidersem, onun sebebiyle beni öldürmelerinden korkuyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 389,
            "translated_text": "Kardeşim Harun benden daha anlaşılır sözlüdür. Firavun ve kavmi beni yalanladığı zaman benim sözümü desteklemesi için, onu yardımcım olarak benimle beraber gönder. Ben, daha önce kendisine peygamber gönderilip, onları yalanlayan ümmetlerin âdeti olduğu gibi, onların da beni yalanlamasından korkuyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 389,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Musa -aleyhisselam-'ın duasına icabet ederek şöyle buyurmuştur: \"Ey Musa! Seninle beraber yardımcı bir elçi olarak göndermek suretiyle, seni kardeşinle güçlendireceğiz. Siz ikiniz için bir delil ve destek kılacağız. Sizinle beraber gönderdiğimiz mucizelerimiz sebebiyle, ikinize de hoşlanmadığınız bir kötülük yapamayacaklar ve siz ikiniz ve ikinize tabi olan Mü'minler muzaffer olacaksınız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 390,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- apaçık mucizelerimizle onların yanına geldiği zaman insanlar şöyle dediler: \"Bunlar Musa’nın uydurduğu, düzmece yalanlardan başka bir şey değildir. Bunları bizlerden önceki atalarımızdan hiç duymadık.”"
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 390,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Firavun'a hitap ederek şöyle dedi: \"Rabbim Allah -Subhanehu ve Teâlâ- katından hidayetle gelen hak sahibi kimseyi hakkıyla bilir. Ahirette de övülmüş bir akıbet sahibinin kim olacağını da çok iyi bilir. Şüphesiz zalimler, arzu ettiklerini elde edemeyecek ve korkup kaçtıklarından da kurtulamayacaklardır.''"
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 390,
            "translated_text": "Firavun, kavminin ileri gelenlerine hitap ederek şöyle dedi: \"Ey soylular topluluğu! Sizin için benden başka bir mabud bilmiyorum. Ey Hamân! Benim için, güçlenip sertleşene kadar çamur üzerinde bir ateş yak ve bununla bana yüksek bir bina inşa et! Böylece Musa’nın mabuduna bakmayı ve binanın üzerinde durmayı umut ediyorum. Çünkü ben, Musa’nın Allah’ın bana ve kavmime gönderdiği bir peygamber olduğuna dair iddiasında bir yalancı olduğunu düşünüyorum.''"
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 390,
            "translated_text": "Firavun ve askerlerinin kibirleri iyice arttı ve Mısır topraklarında haksız yere büyüklük tasladılar. Yeniden dirilişi inkâr ederek, kıyamet günü hesap verip karşılığını görmek üzere bize geri döndürülmeyeceklerini zannettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 390,
            "translated_text": "Bu yüzden biz de, onu ve ordusunu yakalayıverdik ve topluca helâk olana kadar onları denizde boğulmaya bıraktık. -Ey Peygamber!- Zalimlerin akıbetine ve sonuna dikkatli bak! Onların sonu ve akıbetleri helâk olmak oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 390,
            "translated_text": "Onları, yaydıkları küfür ve sapkınlıklar sebebiyle, ateşe davet eden azgın ve sapkın kimselere birer örnek kıldık. Onlar kıyamet günü kendilerini azaptan kurtaracak bir yardım da göremeyecekler. Bilâkis, uydurdukları kötü gelenekler ve davet ettikleri sapıklıklar sebebiyle onların azapları misliyle arttırılır. Onlara, işledikleri bu kötü amellerin günahı yazıldığı gibi, onlara uyarak bu amelleri işleyenlerin günahı da yazılır."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 390,
            "translated_text": "Onlara, bu dünyadaki cezalarına ek olarak bir utanç ve sürgün ekledik. Onlar, kıyamet günü de ayıplanmış ve Allah Teâlâ’nın rahmetinden uzak kılınmış kimseler arasında olacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 390,
            "translated_text": "Şüphesiz biz, geçmiş ümmetlere peygamberlerimizi gönderdik ve onları yalanladılar. Yalanlamaları sebebiyle biz de onları helâk ettik ve ardından Musa’ya Tevrat’ı verdik. Tevrat faydalı olan şeyleri gösterir ta ki bu faydalı şeylerle insanlar amel etsinler. Bir de bırakıp terk etsinler diye zararlı şeyleri onlara haber verir. Ayrıca Tevrat’ta insanları hayırlı amellere irşat eden, dünya ve ahiret hayırlarının içinde bulunduğu bir rahmet vardır. Umulur ki, onlar Yüce Allah’ın bahşetmiş oldukları nimetlerini hatırlarlar da O'na şükredip iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 391,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Musa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ı, Firavun ve soylular topluluğuna gönderme işini ona bildirerek sonuca bağladığımız zaman sen Musa’ya göre dağın doğusunda bulunmuyordun. Sen orada hazır bulunanlardan biri değildin ki, bunun haberini bilip onu insanlara anlatasın. Senin onlara haber verdiklerin yalnızca Allah’ın sana vahyettikleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 391,
            "translated_text": "Fakat biz, Musa’nın ardından çeşitli milletler ve yaratıklar var ettik. Ancak aradan çok uzun zaman geçmesiyle Allah’a verdikleri sözleri unuttular. Sen, Medyen halkıyla beraber yaşıyor değildin ki, ayetlerimizi onlardan okuyup öğrenesin. Fakat biz seni kendi katımızdan gönderdik ve sana Musa’nın haberini ve Medyen’de ki yaşamını vahyettik. Böylece sen de bu konuda Yüce Allah’ın sana vahyettiklerini insanlara haber verdin."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 391,
            "translated_text": "Musa’ya seslendiğimiz ve vahyettiğimiz zaman, sen Tûr Dağı'nın yanında değildin ki bunları haber veriyorsun. Fakat biz seni Rabbinden bir rahmet olarak insanlara gönderdik. Daha önce kendilerine uyaran bir peygamber gelmemiş bir kavmi belki öğüt alırlar ve Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın katından onlara getirdiğine iman eder diye uyarman için sana onun haberini vahyettik."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 391,
            "translated_text": "Üzerinde bulundukları küfür ve günahlar sebebiyle başlarına ilahî bir ceza gelecek olmasaydı kendilerine bir peygamber gönderilmemesini delil getirerek şöyle diyeceklerdi: “Bize, ayetlerine tabi olup onlarla amel ederek Rablerinin emirlerini yerine getiren Mü'minlerden olmamız için bir peygamber göndermez misin?\" Şayet böyle olmasaydı onları cezalandırmada acele ederdik. Fakat bu azabı erteledik ki, böylece onlara bir peygamber göndererek onları mazur görelim."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 391,
            "translated_text": "Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, Rabbinin elçisi olarak gelince, Kureyş Yahudilere gelerek onun hakkında soru sordular. Yahudiler onlara delil öğreterek şöyle dediler: “Muhammed’e Rabbinin elçisi olduğuna delalet eden, Musa’ya verilen el (mucizesi), âsa gibi mucizeler verilmedi mi?” -Ey Peygamber!- Onlara cevap olarak de ki: “Yahudiler daha önce Musa’ya verilen ayetleri inkâr etmediler mi?” Onlar, Tevrat ve Kur'an hakkında şöyle dediler: “Muhakkak bu ikisi, birbirini destekleyen birer sihirdir.” Ve; “Elbette biz, Tevrat ve Kur’an’da bulunanların hepsini inkâr eden kâfirleriz.”"
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 391,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Eğer Tevrat ve Kur’an’ın sihir olduğuna dair iddianızda doğru söylüyorsanız, Allah’ın katından indirilmiş, Tevrat’tan ve Kur’an’dan daha doğru olan bir kitap getirin. Böyle bir kitap getirebilirseniz ben de ona tabi olurum''"
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 391,
            "translated_text": "Eğer Kureyş, Tevrat ve Kur’an’dan daha doğru olan bir kitap getirmelerine dair, onları davet ettiğin çağrıya icabet etmezlerse; şundan kesin olarak emin ol ki, onların bu ikisini yalanlaması bir kanıta dayanarak değildir. Bu, yalnızca hevaya ittiba etmelerindendir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- katından bir hidayet olmaksızın hevasına tâbi olan kimseden daha sapık hiç kimse yoktur. Şüphesiz Allah Teâlâ, kâfir olmalarından dolayı nefislerine zulüm eden bir kavmi hidayete ve rüşde muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 392,
            "translated_text": "Muhakkak biz, öğüt alıp iman etmelerini umarak, müşriklere ve İsrailoğulları'ndan Yahudilere, geçmiş ümmetlerin başına gelenler kendilerinin de başına gelmesin diye geçmiş milletlerin kıssalarına ve elçilerimizi yalanladıkları zaman onlara gönderdiğimiz azaba dair sözleri ardı ardına ulaştırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 392,
            "translated_text": "Kur’an’ın indirilmeden önce Tevrat’a iman etmekte sebat edenler, hakkında verilen haberleri ve özelliklerini kendi kitaplarında görüp, okudukları için Kur’an’a da iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 392,
            "translated_text": "Onlara okuduğun zaman derler ki: “Biz buna iman ettik. Şüphesiz bu hiç kuşku bulunmayan Rabbimizden indirilmiş bir haktır. Zaten biz bu Kur’an’dan önce de, önceki peygamberin getirdiğine imanımız sebebiyle Müslümandık.\""
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 392,
            "translated_text": "İşte zikredilen vasıflara sahip olan bu kimselere Allah, kitaplarına iman üzerine sabır göstermeleri ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gönderildiği zaman iman etmeleri sebebiyle, amellerinin sevabını iki defa verecektir. Onlar, işledikleri günahları salih amellerinin sevaplarıyla savuşturur ve onlara verdiğimiz rızıkları hayırlı işlerde infak ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 392,
            "translated_text": "O Mü'minler, kitap ehlinden batıl sözler işitirlerse, ona hiç bakmadan yüz çevirirler ve bu sözün sahiplerine seslenerek şöyle derler: “Bize, amellerimizin karşılığı verilecektir, size de amellerinizin karşılığı verilecektir. Bizden yana kötü söz ve eziyetlerden esenliktesiniz. Biz, din ve dünya hayatına zarar ve eza barındırdığı için cahillerle arkadaşlık yapmayı arzu etmiyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 392,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak sen, Ebû Tâlib ve onun dışındaki sevdiklerini iman etmeye muvaffak kılarak hidayet edemezsin. Fakat tek olarak Yüce Allah, dilediği kimseleri hidayete muvaffak kılar. O, geçmiş ilmiyle kimin dosdoğru yola hidayet olacağını en iyi bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 392,
            "translated_text": "Mekke müşrikleri, İslam’a uyma ve iman etme konusunda bahaneler sunarak şöyle dediler: “Biz, senin getirdiğin bu İslam’a ittiba edersek düşmanlarımız bizi topraklarımızdan çabucak çıkarırlar.” Oysa biz bu müşrikleri, orada başkalarının onlara ansızın baskın yaparak saldırmasından güven içinde olacakları, zulmün ve kan dökmenin haram kılındığı Harem’e yerleştirmedik mi? Rızık olarak kendi katımızdan onlara gönderdiğimiz her şeyin meyveleri oraya gelir. Fakat onların çoğu Allah’ın onlara verdiği nimetleri bilmezler ve bunlara karşılık O'na şükretmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 392,
            "translated_text": "Yüce Allah’ın üzerlerine olan nimetlerini inkâr eden, günah ve isyanlarda haddi aşmış ne kadar da çok şehirler vardır. Biz de üzerlerine azap gönderdik ve o azapla onları helâk ettik. Onların yaşadığı yurtlar; helak olan halkının ardından az bir yolcu geçmesinin dışında içinde hiç kimsenin ikamet etmediği, izleri silinip gitmiş meskenlerdir. Göklerde, yeryüzünde ve bu ikisinin içinde bulunanlara varis\/mirasçı olan mirasçılar bizlerdik."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 392,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbin, büyük şehre bir peygamber gönderip halkın bahanesini ortadan kaldırmadan o şehri helâk edecek değildir. Zira seni de şehirlerin anası olan Mekke’ye bunun için göndermiştir. Biz, hak üzerinde dosdoğru oldukları halde şehir halkını helâk edecek değiliz. Fakat küfre girerek ve günah işleyerek zalim olurlarsa onları helâk ederiz."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "Rabbinizin size verdiği, sizin dünya hayatında kendisinden faydalandığınız ve süslendiğiniz ziynetler nihayet birgün tükenip yok olacaktır. Yüce Allah’ın katından verilecek olan ahiret hayatındaki büyük sevap ise dünyada olan mallardan ve süslerden daha hayırlı ve kalıcıdır. Bunu hiç düşünmüyor fani olanı, kalıcı olanı mı tercih ediyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "Ahiret hayatında, Cennet ve içindeki kalıcı nimetleri vadettiğimiz kimse, dünya hayatında verdiğimiz mal ve süslerle faydalandırdığımız, sonra da kıyamet günü Cehennem'e getirilen kimse gibi olur mu hiç?"
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "O gün Rableri -Subhânehu ve Teâlâ- onlara seslenerek şöyle der: \"Nerede sizin benim dışımda ibadet edip, benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "Azap edilmeleri gerekli olan küfre davet eden davetçiler şöyle derler: “Ey Rabbimiz! İşte bunlar; kendimiz azdığımız gibi kendilerini azdırdıklarımız. Onlardan uzaklaşarak sana geldik. Zaten onlar bize ibadet etmiyorlar, Şeytanlara ibadet ediyorlardı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "Onlara şöyle denilir: “Haydi şirk koştuklarınızı çağırın da sizi bu içinde bulunduğunuz rezillikten kurtarsınlar!” Onlar da ortak koştuklarına seslenirler, fakat onların çağrılarına karşılık vermezler. Kendileri için hazırlanmış azabı karşılarında görünce, dünyada olup hakka hidayet etmiş olmayı arzu ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "O gün Rableri onlara seslenerek şöyle der: “Sizlere göndermiş olduğum peygamberlerime ne cevap verdiniz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "Delil getirdikleri şeyler onlara gizli kalarak hiçbir şey zikretmezler. Kendilerinin azap göreceklerini kesin olarak bilmeleri sebebiyle içine düştükleri şokun dehşetiyle birbirlerine dahi soramazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "Fakat o müşriklerden, küfürlerinden tevbe ederek Allah’a ve peygamberlerine iman eden ve salih amel işleyen kimse, umulur ki isteklerini elde etmiş ve korktuklarından kurtulmuş olanlardan biri olur."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin Rabbin yaratmak istediğini yaratır, kendisine itaat etmesi ve elçiliği için dilediğini seçer. Müşriklerin bir seçim hakkı olmadığı için Allah'a karşı bir itirazları da olamaz. Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> onların kendisiyle beraber ibadet ettikleri ortaklardan münezzeh ve mukaddestir."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "Şüphesiz Rabbin, kullarının kalplerinde gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir. Bundan hiçbir şey Ona gizli kalmaz. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 393,
            "translated_text": "O, Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kendisi dışında başka hak mabud (ilah) olmayan Allah’tır. Dünyada da hamd bir tek O'na mahsustur. Ahirette de hamd O'na mahsustur. Geri çevrilemez tek geçerli hüküm ona aittir. Kıyamet günü hesap vermek ve karşılık görmek için bir tek O'na döndürüleceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 394,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere de ki: \"Bana haber verin bakalım. Allah kıyamet gününe kadar sürekli olarak gündüzünüzü geceye çevirse, Allah’tan başka hangi mabud size gündüzün aydınlığı gibi bir aydınlık getirebilir? Bu kanıtları duymuyor musunuz? Ve yalnızca kendisinden başka hak ilah olmayan Allah’ın bunu size getirdiğini bilip, anlamıyor musunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 394,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Bana haber verin bakalım! Allah kıyamet gününe kadar, sürekli olarak gecenizi gündüze çevirse, Allah Teâlâ'dan başka hangi mabud gündüz çalışmanın yorgunluğundan içinde dinlenmek için sükûnet bulduğunuz geceyi size getirebilir? Bu delilleri görmüyor musunuz? Ve yalnızca kendisinden başka hak ilah olmayan Allah’ın bunu size getirdiğini bilip, anlamıyor musunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 394,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizlere, gündüz işinin yorgunluğunun ardından içinde dinlenmeniz için geceyi karanlık kılması; Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın rahmetindendir. Rızkınızı talep etmeniz için çaba harcayasınız diye gündüzü de aydınlık kılmıştır. Umulur ki Yüce Allah’ın sizin üzerinize olan nimetlerine şükredersiniz ve onları inkâr etmezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 394,
            "translated_text": "O gün, Rableri -Subhanehu ve Teâlâ- onlara seslenerek şöyle buyurur: \"Sizin benden başka ibadet edip, benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani nerede?\""
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 394,
            "translated_text": "Her ümmetten, üzerlerinde bulundukları küfür ve yalanlamaya şahitlik eden bir peygamber getirir ve o ümmetlerden yalanlayanlara şöyle deriz: “Üzerine olduğunuz küfür ve yalanlamanın kanıtlarını ve delillerini getirin bakalım.” Böylece onların hüccetleri kopuverir ve hiçbir şüphenin olmadığı hakkın yalnız Allah’a ait olduğunu çok net olarak bilirler. Üzerinde anlaşmazlığa düşerek Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya ortak kıldıkları onlardan yok olup gider."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 394,
            "translated_text": "Karun, Musa -aleyhisselam-'ın kavminden biriydi. Fakat onlara karşı büyüklük taslıyordu. Ona verdiğimiz kasalar dolusu mallardan oluşan hazinenin anahtarlarını güçlü bir topluluk bile zorlukla taşıyordu. Kavmi ona şöyle demişti: “Sakın şımararak sevinme! Şüphesiz Allah şımararak sevinenleri sevmez. Tam aksine bundan dolayı onlara öfke duyar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 394,
            "translated_text": "Yüce Allah’ın sana verdiği mallarla, hayır yolunda infak ederek ahiret yurdunun sevabını kazanmayı arzula. Ama sakın israfa kaçma ve kibirli olma. Yemekten, içmekten, giymekten ve bunların dışındaki nimetlerden yana nasibini de unutma. Rabbin -Subhânehu ve Teâlâ-'nın sana güzel davrandığı gibi, senin de Rabbine ve kullarına karşı muamelen güzel olsun. Günah işleyerek ve ibadetleri terk ederek yeryüzünde fesat çıkarmayı isteme. Şüphesiz Allah, yeryüzünde böyle fesat çıkaranları sevmez. Tam aksine onlara gazablanıp, öfkelenir."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 395,
            "translated_text": "Bunun üzerine Karun şöyle dedi: “Bu mallar bana sahip olduğum bilgim ve gücüm sayesinde verildi. Bu yüzden ben bütün bunları hak ediyorum.” Karun, Allah’ın ondan önce kendisinden daha güçlü ve daha fazla mal biriktirmiş nice kavimleri helâk ettiğini bilmiyor mu? Oysa kuvvetlerinin ve mallarının onlara hiçbir faydası olmadı. Yüce Allah’ın günahlarını bilmesi sebebiyle kıyamet günü, günahkârlara günahları hakkında soru sorulmayacak. Onlara yalnızca yüze vurma ve azarlamak için soru sorulacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 395,
            "translated_text": "Karun, süslerindeki ihtişamı göstere göstere dışarı çıktı. Dünya hayatının süsüne düşkün olan Karun’un ashabından bazıları şöyle dediler: \"Keşke Karun’a verilmiş olan dünya malının aynısı bize de verilmiş olsa. Şüphesiz Karun, (dünya nimetlerinden) yeteri kadar büyük bir paya sahibidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 395,
            "translated_text": "Kendilerine ilim verilmiş olanlar Karun’u ihtişamı içinde görüp ashabının da onun için ne söylediklerini işitince şöyle dediler: “Sizlere yazıklar olsun! Yüce Allah’ın kendisine iman edenlere ve salih ameller işleyenlere ahirette vereceği mükâfat ve hazırladığı nimetler Karun’a verilmiş olan dünya süslerinden daha hayırlıdır. Bu sözleri söylemeye ve gereğiyle amel etmeye, Allah’ın katındaki mükâfatları dünyada bulunan geçici süslere tercih etmeye sabır gösterenden başkası muvaffak olmaz.''"
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 395,
            "translated_text": "Onu, sarayını ve içinde bulunanları da taşkınlığından intikam alarak yerin dibine batırdık. Artık Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluk yoktu. Kendisine bile yardım edenlerden olamadı."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 395,
            "translated_text": "Yerin dibine batırılmadan önce sahip olduğu mal ve zenginliği temenni edenler, yakınarak ibret almış bir halde şöyle demeye başladılar: “Allah Teâlâ'nın, kullarından dilediği kimsenin rızkını genişlettiğini ve dilediği kimseninkini de daralttığını öğrenmedik mi? Allah’ın bizim üzerimize minneti\/ihsanı olmasaydı dediklerimizden ötürü bizi cezalandırmaz mıydı? Karun’u yerin dibine batırdığı gibi, kesinlikle bizi de yerin dibine batırırdı. Şüphesiz o kâfirler, ne dünyada ne de ahirette kurtuluşa eremezler. Bilâkis onların akıbetleri ve sonları (dünya ve ahirette) hüsrana uğramaktır.''"
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 395,
            "translated_text": "İşte bu ahiret yurdunu yeryüzünde hakka iman etmekten ve ona ittiba etmekten büyüklenmeyen ve yeryüzünde bozgunculuk yapmak istemeyenlere bir ikram ve nimet yurdu kılarız. Cennet'te bulunan nimetler ve elde edeceği Allah’ın rızasının olduğu güzel akıbet, Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan takva sahiplerinindir."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 395,
            "translated_text": "Kıyamet günü kim bir iyilikle -namaz kılmak, zekât vermek, oruç tutmak ve diğer ibadetler ile- gelirse, o kimseye bu iyiliğinin daha hayırlı bir karşılığı verilir. Çünkü o iyiliği on misline kadar kat kat arttırılır. Kim de kıyamet günü bir kötülükle -küfür, faiz yemek, zina etmek veya bunlardan başka amellerle- gelirse, o kötülükleri işleyenler hiç arttırılmadan yalnızca yapmış olduklarının aynısıyla cezalandırılırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "Sana Kur’an’ı indiren, tebliğ edilmesini ve içinde bulunanlarla amel etmeyi farz kılan, elbette seni bir fatih olarak Mekke’ye geri döndürecektir. -Ey Peygamber!- Müşriklere de ki: \"Kimin hidayetle geldiğini, kimin de hidayet ve haktan açıkça sapmış olduğunu en iyi Rabbim bilir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni göndermemizden önce Allah’tan bir vahiy olarak Kur’an’ın sana verileceğini ummuyordun. Fakat Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'dan bir rahmet olarak sana inmesi gerekti. Sakın kâfirlere içinde bulundukları sapıklıklarında yardımcı olma!"
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "Yüce Allah’ın ayetleri sana indirildikten sonra sakın bu müşrikler seni ondan alıkoymasınlar. Bundan dolayı sen de bu ayetleri okumayı ve tebliğ etmeyi terk etme. İnsanları Allah’a iman etmeye, O'nu birlemeye ve şeriatıyla amel etmeye davet et. Sakın Allah’la beraber başkalarına da ibadet eden müşriklerden olma. Bilâkis bir tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmeyen muvahhit kullardan ol."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 28,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "Allah’la beraber başka mabutlara da ibadet etme. Çünkü O'ndan başka hak bir mabud yoktur. Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın yüzü dışında her şey yok olacaktır. Hüküm bir tek O'na aittir, dilediği gibi hükmeder. Kıyamet günü hesap vermek ve karşılığını görmek için O'na döndürüleceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "İnsanlar “Allah'a iman ettik.\" diyerek gerçek bir Mü'min olduklarını ortaya çıkaran bir imtihana uğramadan bırakılacaklarını mı sandılar? Asla bu iş onların zannettiği gibi değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, doğru söyleyenlerin imanlarında doğru söylediğini, yalan söyleyenlerin de imanlarında yalan söylediğini açığa çıkarsın diye elbette onlardan önce olanları da imtihan etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "Bilâkis, şirk ve diğer günahları işleyenler, bizi aciz bırakacaklarını ve cezamızdan kurtulabileceklerini mi zannediyorlar? Onlar ne kadar da çirkin hüküm veriyorlar. Asla Yüce Allah’ı aciz bırakamazlar. Eğer küfürleri üzerine ölürlerse, O'nun cezasından kurtulamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "Kim kıyamet günü, kendisine mükâfat vermesi için, Allah’a kavuşmayı arzu ediyorsa, bilsin ki Allah’ın bunun için takdir etmiş olduğu vakit elbette çok yakında dolacaktır. O, kullarının sözlerini işitir, yaptıklarını bilir. Bunlardan hiçbir şey ondan kaçmaz. Yaptıkları ameleller hakkında onlara karşılıklarını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 396,
            "translated_text": "Kim nefsiyle, onu itaat etmeye ve günahlardan uzaklaşmaya taşıyarak cihat eder ve Allah yolunda cihat ederse; şüphesiz o kendisi için çalışmış, çaba göstermiş olur. Çünkü bu yaptıklarının faydası ona dönecektir. Allah bütün mahlûkatından müstağnidir. Mahlûkatının O'na itaat etmesi O'na bir şey kazandırmaz, günah işlemeleri de O'ndan bir şey eksiltmez."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 397,
            "translated_text": "İman edip, başlarına getirdiğmiz imtihana sabredenler ve salih ameller işleyenlerin günahlarını yaptıkları salih amellerle sileceğiz ve ahirette onları dünyada yaptıkları amellerin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 397,
            "translated_text": "İnsana, anne-babasına iyilik ve ihsanda bulunmasını vasiyet ettik. -Ey İnsan!- Eğer anne-baban, ilminin olmadığı bir konuda bana ortak koşman için seni zorlarlarsa -Sad b. Ebi Vakkas -radıyallahu anh-‘ın annesinin ona yaptığı gibi- o ikisine de bu emrinde itaat etme. Çünkü yaratıcının yasakladığı bir konuda yaratılmış olana itaat edilmez. Kıyamet günü sizin dönüşünüz bir tek banadır. Sizlere dünyada yapmış olduklarınızı bildireceğim ve sizlere bunun karşılığını vereceğim."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 397,
            "translated_text": "Yüce Allah’a iman edip salih ameller işleyenleri, kıyamet günü salih kimselerin arasına sokacağız ve onlarla beraber haşredecek ve bol sevaplarla mükâfatlandıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 397,
            "translated_text": "İnsanlardan bazıları da; \"Allah'a iman ettik.\" derler. Fakat kâfirler ona imanı sebebiyle eziyet edecek olsa, kendisine yaptıkları bu eziyeti Allah’ın azabı gibi görür ve kâfirlere uyarak imanlarından dönerler. -Ey Peygamber!- Eğer Rabbinden sana bir zafer hâsıl olsa şöyle derler: \"Ey Mü'minler! Şüphesiz biz iman üzerine sizinle beraberdik.\" Allah insanların kalplerinde bulunanı en iyi bilen değil midir? Kalplerindeki iman ve küfür olan şeyler ona gizli kalmaz. Nasıl oluyor da Allah kalplerinde olan şeyleri daha iyi bildiği halde kalplerinde olanı Allah'a haber veriyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 397,
            "translated_text": "Elbette Allah; kendisine gerçekten iman edenleri bilir, kendisine iman ettiklerini izhar edip küfrü gizleyen münafıkları da kesinlikle bilir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 397,
            "translated_text": "Kâfirler, bir tek Allah'a iman edenlere şöyle dediler: “Bizim dinimize ve üzerinde bulunduğumuz inançlara uyun ki, biz de sizin günahlarınızı taşıyalım. Böylece siz olmadan sadece bizler cezalandırılalım.” Oysa onlar diğerlerinin günahlarını yüklenebilecek değiller. Onlar söyledikleri bu sözlerinde sadece yalan söylüyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 397,
            "translated_text": "Kendi batıllarına çağıran bu müşrikler, işledikleri günahları taşıyacakları gibi, onlara tabi olanların günahlarından hiçbir şey eksilmeden davetlerine icabet eden kimselerin günahlarını da taşıyacaklar. Kıyamet günü, dünyada üzerinde anlaşmazlığa düştükleri batıl konulardan elbette sorgulanacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 397,
            "translated_text": "Muhakkak biz Nuh’u bir peygamber olarak kavmine gönderdik. O da dokuz yüz elli sene boyunca, onları Allah’ı birlemeye davet ederek aralarında yaşadı. Onlarsa onu yalanladılar ve küfürlerine devam ettiler. Allah'a karşı küfürleri ve peygamberlerini yalanlamalarından ötürü içinde bulundukları zulümleri sebebiyle tufan onları yakalayıverdi ve boğularak helâk oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 398,
            "translated_text": "Nuh'u ve onunla beraber gemide olan Mü'minleri boğularak helâk olmaktan kurtardık ve o gemiyi, insanlara ibret alacakları bir öğüt kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 398,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İbrahim’in şu kıssasını hatırla! Hani kavmine şöyle demişti: “Yalnızca bir tek Allah’a ibadet edin! Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak sizi cezalandırmasından sakının! Şayet bilseniz, bu emredilen sizin için daha hayırlıdır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 398,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizler fayda ve zarar vermeyen putlara ibadet ediyorsunuz. Bu putların ibadet edilmeye müstahak olduğunu iddia ettiğinizde yalan uyduruyorsunuz. Yüce Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz sizi rızıklandırabilecek bir rızka sahip değillerdir. Rızkı yalnızca çokça rızık veren Yüce Allah'ın katından isteyin. Bir tek O'na ibadet edin. Sizleri nimetlendirdiği nimetlerden ötürü O'na şükredin. Kıyamet günü hesaba çekilmek ve karşılık görmek için bir tek O'na döndürüleceksiniz, putlara değil."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 398,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizler Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in getirdiklerini yalanlamaktasınız. Şüphesiz Nuh, Âd ve Semud kavmi gibi, sizlerden önceki kavimler de kendilerine gönderilen peygamberleri yalanlamışlardı. Oysa elçilerin tek vazifesi yalnızca tebliğ etmektir. Apaçık tebliğ etmekten başka bir vazifesi yoktur. Elbette o size, Rabbinin tebliğ edilmesini emrettiklerini tebliğ etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 398,
            "translated_text": "O yalanlayanlar, Allah'ın mahlûkatı emsalsiz olarak yoktan nasıl yarattığını, sonra da yok olmasının ardından onu tekrar nasıl (hayata) döndürdüğünü görmüyorlar mı? Muhakkak bu, Allah’a çok kolay gelir. O, her şeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 398,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeniden dirilişi yalanlayanlara de ki: \"Yeryüzünü dolaşın ve Allah’ın mahlûkatı nasıl yoktan var ettiğine bir bakın. Yüce Allah, ölmelerinin ardından toplanarak hesap vermeleri için insanları ikinci defa tekrar diriltecektir. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. Hiçbir şey, insanları ilk olarak yaratmasından aciz bırakamadığı gibi, O'nu insanları tekrar diriltmekten de aciz bırakamaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 398,
            "translated_text": "Kullarından dilediğine adaletiyle azap eder ve keremiyle dilediğine de merhamet eder. Kıyamet günü hesaba çekmek için sizleri kabirlerinizden tekrar dirilttiği zaman bir tek O'na döndürüleceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 398,
            "translated_text": "Siz yeryüzünde ve gökyüzünde, Rabbinizden kurtulabilecek ve de azabından kaçabilecek değilsiniz. Sizin, Allah’ın dışında işinizi üstlenecek bir dostunuz da yoktur. Allah’ın dışında O'nun azabını sizden kaldıracak bir yardımcınız da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 398,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’nın ayetlerine ve kıyamet günü onunla karşılaşacaklarına iman etmeyip, kâfir olanlar işte onlar benim rahmetimden ümit kesmiş kimselerdir. İnkârları sebebiyle onlar asla Cennet'e giremeyeceklerdir. Ahirette onları bekleyen acı verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 399,
            "translated_text": "Onlara bir tek Allah’a ibadet etmelerini ve O'nun dışındaki putlara ibadet etmeyi terk etmelerini emretmesinin ardından, İbrahim’in kavminin cevabı şöyle demekten başka bir şey olmadı: “İlahlarınıza yardımcı olmak için onu öldürün veya ateşe atın!\" Allah da onu ateşten kurtararak esenlikte kıldı. Şüphesiz onların İbrahim'i ateşe atmalarının ardından onu ateşten esenlikte kılmasında Mü'min topluluklar için ibretler vardır. Çünkü ibretlerden ders alanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 399,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam- kavmine şöyle dedi: \"Şüphesiz sizler dünya hayatında sırf ibadetlerdeki bağ ve dostluk uğruna ibadet ettiğiniz bazı putları ilah edindiniz. Sonra da kıyamet gününde azap apaçık göründüğü zaman aranızdaki bu sevgi bağı kopacak ve birbirinizden beri olduğunuzu söyleyerek birbirinize lânet okuyacaksınız. Sizin barınağınız olan varış yeriniz ise Cehennem ateşidir. Size Allah’ın azabının dokunmasına engel olacak, ne ibadet ettiğiniz putlardan, ne de diğerlerinden herhangi bir yardımcınız da olmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 399,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Lût -<\/span>aleyhisselam- ona iman etti. İbrahim -aleyhisselam- 'da şöyle dedi: \"Ben Şam'ın bereketli topraklarına, Rabbime hicret edeceğim. Şüphesiz O, kendisine galip gelinemeyen güçlü olandır. O'na hicret edeni asla zelil etmez. O, takdir ettiklerinde ve düzeninde hikmet sahibidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 399,
            "translated_text": "Biz de İbrahim’e İshak'ı ve oğlu Yakup’u bağışladık. Çocuklarına peygamberlik ve Allah’ın katından indirilen kitaplar verdik. Dünyada hak üzerinde kalmaya gösterdiği sabrın mükâfatı olarak ona salih çocuklar ve güzel bir övgü verdik. Şüphesiz o ahirette de salih kimselerin aldığı karşılığı alacaktır. Dünyada ona verilmiş olanlar, onun için hazırlanmış olup, çok değerli olan ahiret mükâfatından eksiltmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 399,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani Lût’un kavmine; \"Şüphesiz siz, sizden daha önceki toplumlardan hiç kimsenin işlemediği çok çirkin bir günah işliyorsunuz. Siz, selim bir fıtratın kabul etmeyeceği bu günahı ilk defa uyduranlarsınız.\" dediği zamanı da zikret."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 399,
            "translated_text": "\"Siz, şehvetinizi gidermek için erkeklere arkalarından mı yaklaşıyorsunuz? Yolcuların yollarını mı kesiyorsunuz? İşlemiş olduğunuz bu ahlâksızlık ve taşkınlıktan dolayı insanlar sizlerin bulunduğunuz topraklardan geçmiyorlar bile. Meclislerinizde, çırılçıplak bulunmak, yanınızdan geçenlere söz ve hareketlerle eziyet etmek gibi çirkin işler mi yapıyorsunuz?” Onlara bu çirkin işleri yasaklamasının ardından kavminin ona cevabı ise ancak şöyle demekten başka bir şey olmadı: \"Eğer iddia ettiğinde doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğin Allah’ın azabını getir bakalım!\""
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 399,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Lût -<\/span>aleyhisselam-, kavminin taassup ile cevap vermeleri ve onu küçümseyerek Allah’ın azabının bir an önce gelmesini istemelerinin ardından Rabbine dua ederek şöyle dedi: \"Rabbim! Yeryüzünde yaymış oldukları çirkin, küfür ve günahlarla bozgunculuk yapan bu kavme karşı bana yardım et.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 400,
            "translated_text": "Gönderdiğimiz melekler, İbrahim’e İshak’ı, ardından da (İshak'ın) oğlu Yakup’u müjdeleyerek geldiklerinde ona şöyle dediler: \"Muhakkak biz Lût'un kavminin ülkesi olan Sedum şehrinin halkını helâk edeceğiz. Zira oranın halkı işlemiş oldukları ahlâksız iş sebebiyle zalimlerden oldular.\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 400,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam- meleklere, \"Sizin halkını helâk etmek istediğiniz bu şehirde Lût da var ve o zalimlerden birisi değildir.” dedi. Melekler de şöyle yanıt verdiler: \"Biz orada kimlerin olduğunu senden daha iyi biliyoruz. Biz onu ve bütün ailesini şehir halkının üzerine inecek olan azapla helâk olmaktan kurtaracağız. Ancak karısı hariç; o ise, helâk olanlarla beraber kalacak ve onu da onlarla beraber helâk edeceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 400,
            "translated_text": "Lût kavmini helâk etmek üzere gönderdiğimiz melekler, Lût'un yanına gelince, kavminin onlara bir ahlâksızlık yapmalarından korktuğundan dolayı onların gelmesi onu üzdü ve hüzünlendirdi. Melekler onun yanına erkek şeklinde gelmişlerdi ve kavmi, kadınları bırakıp erkeklere yanaşıyorlardı. Melekler ona dedi ki: \"Korkma! Kavmin sana bir kötülük yapamayacak. Onları helâk edeceğimize dair verdiğimiz habere de üzülme! Şüphesiz biz seni ve karın dışında bütün aileni helâk olmaktan kurtaracağız. O ise, geride kalıp helâk olanlardandır. Bu yüzden onu da helâk edeceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 400,
            "translated_text": "Biz, bu kentin ahlâksızlık yapan ahalisinin üzerine gökyüzünden azap indireceğiz. O azap, sert çamurdan oluşan taşlardır. İşledikleri çirkin hayasızlıktan ötürü Allah’a itaat etmekten ayrılmışlar ve bu cezayı hakketmişlerdir. Onların işlediği bu hayasızlık, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşmalarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 400,
            "translated_text": "Şüphesiz biz, helâk ettiğimiz bu kentte, aklını kullanan topluluklar için apaçık bir ayet bıraktık. Çünkü ayetlerden ibret alan onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 400,
            "translated_text": "Medyen'e de soy kardeşleri olan Şuayb -aleyhisselam-'ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ey kavmim! Bir tek Allah’a ibadet edin ve sadece O'na yaptığınız ibadetlerinizle ahiret gününde bir karşılık isteyin. Günah işleyerek ve onları yayarak yeryüzünde fesat çıkarmayın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 400,
            "translated_text": "Ancak kavmi onu yalanladı ve bu yüzden deprem onları vurdu. Evlerinde yüzleri üzerine düşüverdiler ve topraklar yüzlerine yapıştı da hareket edemediler."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 400,
            "translated_text": "Aynı şekilde Âd'ı, Hûd'un kavmini ve Salih'in kavmi Semûd'u da helâk ettik. -Ey Mekke ahalisi!- Hicr'de, Şihr'de ve Hadramevt’te onların helâk olduklarını size gösteren meskenleri apaçık belli olmuştur. Bomboş evleri bunun bir şahididir. Şeytan onlara işledikleri küfür ve diğer günahları güzel göstererek onları dosdoğru yoldan çıkardı. Onlar, peygamberlerinin onlara öğrettikleriyle hak olanı ve sapıklığı, rüştü ve azgınlığı bilen kimselerdi. Fakat onlar, hidayete uymak yerine arzularına uymayı tercih ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 401,
            "translated_text": "Karun’u -Musa'nın kavmine karşı haddi aşınca- ve evini yerin dibine batırarak helâk ettik. Firavun’u ve veziri Haman'ı da denizde boğarak helâk ettik. Oysa Musa, onlara doğruluğunu ispat eden apaçık mucizeler getirdi. Onlar ise Mısır topraklarında ona iman etmeyerek büyüklendiler. Bizi aşıp geçerek azabımızdan kurtulamadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 401,
            "translated_text": "Daha önce bahsedilenlerin hepsini helâk edici azabımızla yakalayıverdik. Onlardan bazısı üzerlerine yığın halinde sertleşmiş çamurdan taşlar yağdırdığımız Lût kavmidir. Bazısı da kendisi ve evini yerin dibine geçirdiğimiz Karun’dur. Bazıları da boğarak helâk ettiğimiz Nuh’un, Firavun ve Haman’ın kavmidir. Allah, günahsız oldukları halde helâk ederek onlara zulmetmedi. Fakat onlar günahlar işleyerek kendilerine zulmettiler ve azabı hak ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 401,
            "translated_text": "Allah'ın dışında fayda vermelerini veya şefaat etmelerini arzu ettikleri putlar edinerek onlara ibadet eden müşriklerin durumu, kendisini saldırılara karşı koruyacak bir ev edinen örümcek gibidir. Şüphesiz evlerin en zayıfı örümceğin evidir. Çünkü o ev, örümceğin düşmanlarını savuşturamaz. Onların putları da aynı şekilde, ne bir fayda ne de bir zarar verebilir, ne de şefaat edebilir. Eğer müşrikler bunu bilseler, Allah’ın dışında ibadet ettikleri putlar edinmezlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 401,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, onların kendisi dışında nelere ibadet ettiklerini elbette biliyor. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, hiçbir şeyin kendisine galip gelemeyeceği kadar güçlü olan; yaratmasında, takdirinde ve düzeninde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 401,
            "translated_text": "Bu örnekleri kendilerini uyandırması, hakkı göstermesi ve onları hakka iletmesi için insanlara veriyoruz. Bunları istenilen şekilde ancak Allah’ın dinini ve hikmetlerini bilen kimseler idrak edebilirler."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 401,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökleri ve yeri batıl olarak boşu boşuna değil, hak üzerine yaratmıştır. Şüphesiz bu yaratmasında Mü'minler için Allah’ın kudretine dair deliller vardır. Çünkü Allah’ın yaratmasını, yüce yaratıcıya delil olarak getirenler onlardır. Fakat kâfirler, bu ayetleri uzak diyarlarda ve canlılar üzerinde görüp yanından geçerken Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın azameti ve kudretini fark etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 401,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İnsanlara, Allah’ın sana Kur’an’dan vahyettiklerini oku ve namazı en kusursuz şekilde kıl! Şüphesiz bütün sıfatlarıyla yerine getirilen namaz, sahibini günah ve çirkin işlere düşmekten alıkoyar. Kalplere verdiği nuru, günah işlemesine engel olur ve kişiyi salih amellere yönlendirir. Allah’ın zikredilmesi her şeyin üstünde ve her şeyden büyüktür. Allah elbette neler yaptığınızı bilir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yaptıklarınıza göre size karşılığını verecektir. Hayır (zannederse) hayır (bulur), şer (zannederse) şer (bulur)."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 402,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudi ve Hristiyanlarla ancak en ideal yol ve en iyi üslupla mücadele edin ve şavaşın. Bu, apaçık delil ve öğüt almaya davet etmektir. Ancak kibirlenip inat eden ve size karşı savaş ilan edenlerle, Müslüman oluncaya yahut alçalmış olarak cizye verene kadar savaşın. Yahudi ve Hristiyanlara şöyle söyleyin: \"Allah'ın bize Kur'an'dan indirdiğine, Tevrat ve İncil'den size indirdiğine iman ettik. Bizim de sizin de ilahınız birdir. Uluhiyetinde, rububiyetinde ve kemalinde O'nun hiçbir ortağı yoktur. Bizler yalnızca O'na itaat eder ve boyun eğeriz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 402,
            "translated_text": "Senden öncekilere kitap indirdiğimiz gibi sana da Kur'an'ı indirdik. -Abdullah b. Selâm gibi- Tevrat'ı okuyanlardan bazıları kitaplarında onun vasfını buldukları için ona iman ederler. Bu müşriklerden de ona iman edenler vardır. Hakkın apaçık olmasıyla beraber ayetlerimizi ancak tabiatlarında küfür ve reddetme olan kâfirler inkâr ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 402,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuş değildin. Sağ elinle de bir şey yazmıyordun. Çünkü sen okuma yazma bilmeyen ümmî bir kimseydin. Eğer okuma yazma bilseydin cahil insanlar senin peygamberliğinden şüphe duyarlardı. Geçmiş kitaplardan yazıyordun diye mazeret gösterirlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 402,
            "translated_text": "Bilâkis sana indirilen Kur'an, kendilerine ilim verilen Mü'minlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi ancak Allah'ı küfrederek ve şirk koşarak kendi nefislerine zulmedenler inkâr eder."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 402,
            "translated_text": "Müşrikler dediler ki: \"Kendinden önceki rasûllere mucizeler indiği gibi Muhammed'e de mucizeler indirilseydi ya!\" -Ey Rasûl!- Bu öneride bulunanlara de ki: \"Mucizeler Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elindedir. Dilediği zaman indirir. Onu indirmek benim elimde değildir. Ben ancak Yüce Allah'ın azabından açıkça uyaran bir uyarıcıyım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 402,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki kendilerine okunmakta olan Kur'an'ı sana indirdik. Ayetler hakkında öneride bulunanlara bu yeterli olmadı mı? Onlara indirilen bu Kur'an'da iman eden bir toplum için rahmet ve öğüt vardır. İşte bunlar onda (Kur'an'da) olandan istifade ederler. Onlara inen onların öneride bulunduklarından daha hayırlıdır. Geçmiş rasûllere inenin benzeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 402,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> getirmiş olduğum şeyde doğruluğuma ve onu yalanladığınıza şahit olarak yeter. O, gökteki ve yerdeki her şeyi bilir. Gökte ve yerde olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yüce Allah'tan başka ibadet edilen her batıla iman edenler, ibadetin yalnızca kendisine yapılmasını hak eden Allah'ı inkâr edenler. İman ile küfrü değiştirdikleri için hüsrana uğrayanların ta kendileridir."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müşrikler, kendilerini sakındırdığın azabın gelmesi hususunda aceleci davranıyorlar. Şayet Yüce Allah'ın, onlar için tayin ettiği, öne alınması ve geciktirilmesi mümkün olmayan bir azap vakti olmasaydı talep ettikleri azap onlara hemen ulaşıp, gelirdi. Bu azap hiç beklemediği bir zamanda aniden başlarına gelecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "Onlara söz verdiğin azabın biran önce gelmesi için acele ediyorlar. Şüphesiz ki Allah'ın kâfirlere vadettiği Cehennem onları kuşatacaktır. O'nun azabından kaçıp kurtulmaya güçleri yetmez."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "Azap onları üstlerinden bürüdüğü ve ayaklarının altından onları kapladığı gün Yüce Allah; azarlayarak onlara: \"İşlemiş olduğunuz şirk ve günahlarınızın karşılığını tadın bakalım!\" diyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "Ey bana iman eden kullarım! Bana ibadet etmeye güç yetiremediğiniz beldeden hicret edin. Benim arzım geniştir, o halde yalnızca bana ibadet edin ve bana hiç kimseyi ortak koşmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "Ölüm korkusu sizi hicret etmekten alıkoymasın. Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra kıyamet günü hesap ve yaptıklarınızın karşılığını almak için yalnızca bize döndürüleceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "Allah'a iman eden ve kendilerini Allah'a yakınlaştıran salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan Cennet köşklerine yerleştireceğiz. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Orada fani olmak yoktur. Allah'a itaat ile amel edenlerin karşılığı olan bu mükâfat ne güzeldir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "Yüce Allah'a itaat ederek güzel amel işleyenler, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak hususunda sabır gösterenlerin karşılığı ne güzeldir. Bütün işlerinde yalnızca Rablerine itimat edip güvenirler."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "Tüm canlılar -sayıları çok olmalarına rağmen- rızık toplamaya ve onu taşımaya güç yetiremezler. Sizi de, onları da rızıklandıran sadece Yüce Allah'tır. Açlıktan korkup hicret etmeyi terk etme hususunda bir mazeretiniz yoktur. O, söylediklerinizi hakkıyla işiten ve niyetlerinizi ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. Bu hususlar hakkında hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şayet o müşriklere: \"Gökleri kim yarattı? Yeri kim yarattı? Birbirini takip eder halde güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?\" diye soracak olursan onlar mutlaka, \"Allah yarattı\" diyerek cevap verirler. O halde yalnızca Allah'a iman etmekten nasıl da çevriliyorlar? O'nun dışında fayda ve zarar vermeye muktedir olmayan ilahlara ibadet ediyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, hikmeti gereği kullarından dilediğine rızkı genişletir, dilediğine de rızkı az vererek kısar. Şüphesiz Yüce Allah, her şeyi bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kulları için uygun olan düzenlemeler O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 403,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şayet müşriklere: \"Bulutlardan suyu kim indirir, yeryüzü kurak iken yağan yağmur ile onu kim yeniden yeşertir?\" diye soracak olsan, onlar, \"Bulutlardan yağmuru indiren ve yeryüzünü yeşerten Allah'tır.\" diyerek cevap verirler. O halde <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Gözlerinizin önüne apaçık deliller sunan Allah'a hamd olsun. Ancak sonuç olarak onların çoğu akıl etmezler. Eğer akıl etseydiler fayda ya da zarar vermeye güçleri olmayan putları Allah'a ortak koşmazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Bu dünya hayatı -içinde barındırdığı arzular ve eşyalar- ile ancak kalpleri ona bağlananlar için oyun ve oynaştan başka bir şey değildir. Oradaki hayat bir an önce biter. Şüphesiz ki ahiret hayatı kalıcı olmasından dolayı gerçek hayattır. Eğer bunu bilselerdi kalıcı olanın önüne fani olanı geçirmezlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Müşrikler denizde gemiye bindiklerinde boğulmaktan kendilerini kurtarması için duayı\/ibadeti yalnızca Allah'a has kılarak sadece O'na dua ederler. Boğulmaktan onları kurtardığında müşrikler Allah ile birlikte ilahlarına dua etmeye tekrardan geri dönerler."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Müşrikler kendilerine vermiş olduğumuz nimetlere nankörlük edip, kendilerine verilen dünya hayatının süsünden faydalanıp dursunlar (bakalım). Öldükleri zaman kötü sonlarını öğrenecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Kendilerini boğulmaktan kurtardıktan sonra Allah Teâlâ'nın vermiş olduğu nimetlere nankörlük edenler, kendilerine verilen başka bir nimet olarak yaşadıkları beldeyi, canlarının ve mallarının güvende olduğu bir yer kıldığımızı, diğer insanların saldırı altında yaşayıp, esir altına alındıklarını, hanımlarının ve çocuklarının köle alındıklarını mallarına ganimet olarak el konulduğunu görmezler mi? İddia ettikleri batıl ilahlara mı iman ediyorlar? Allah'ın kendilerine verdiği nimete mi nankörlük ediyorlar? Bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmeyecekler mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Yüce Allah'a ortak nispet ederek Allah adına yalan uydurandan ya da rasûlünün getirdiği hakkı yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Şüphe yok ki Cehennem'de kâfir ve benzerleri için kalacak yer vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 29,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Bizim rızamızı kazanmak için nefisleri ile cihat edenleri dosdoğru yolda muvaffak kılarız. Şüphesiz Allah; hidayeti, yardımı ve zaferi ile muhsinlerle beraberdir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "(Elif. Lâm. Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Farisîler, Rumlar'a karşı galip gelmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Farisîlerin\/Perslerin, Rumlar'ı yenmesinden sonra Farisî beldesine en yakın Şam topraklarında Rumlar onları yeneceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Üç seneden az, on seneden fazla olmamak kaydıyla (Rumlar, Persler'e galip gelecektir). Rumlar'ın galip gelmesinden önce de sonra da emir Allah'ındır. Rumlar'ın Persler'i yendiği gün Mü'minler sevineceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 404,
            "translated_text": "Allah'ın Rumlar'a yardım etmesiyle (Müslümanlar) mutlu olacaklardır. Çünkü onlar Ehl-i Kitap'tır. Allah, dilediği kimseye dilediğine karşı yardım eder. O; Aziz'dir, kimse O'na galip gelemez. Mü'min kullarına karşı da çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "Bu zafer Allah Teâlâ'nın bir vaadidir. Allah'ın vaadini gerçekleşmesi ile Mü'minlerin kesin inancı artar. Ancak insanların çoğu küfürleri sebebiyle bunu anlamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "Onlar şer'î hükümleri ve imanı bilmezler. Ancak geçimi kazanmak ve maddî uygarlığın inşası ile alakalı dünya hayatının zahirini bilmektedirler. Onlar, gerçek hayat diyarı olan ahiretten yüz çevirip, ona önem verip aldırış etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "Yalanlayan müşrikler, Yüce Allah'ın kendi nefislerini nasıl yarattığını hiç düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. O ikisini oyun olsun diye yaratmamıştır. O ikisi için dünyada belirli bir vakit tayin etmiştir. İnsanların çoğu kıyamet günü Rablerine kavuşmayı inkâr ederler. Bundan dolayı Rableri katında razı olunan salih ameller ile yeniden diriltilecekleri vakit için hazırlık yapmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "Onlar, kendilerinden önce yalanlayan ümmetlerin sonlarının nasıl olduğunu düşünmek için yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Bu ümmetler kuvvet olarak onlardan daha güçlü idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve imar etmişlerdi. Hatta bunlardan daha çok imar etmişlerdi. Rasûlleri Allah'ın birliğine delalet eden apaçık delil ve hüccetler ile onlara gelmişti, ancak onlar bunu yalanlamışlardı. Yüce Allah onları helâk ettiğinde onlara zulmetmedi. Fakat onlar, küfürleri sebebiyle nefislerini helâka götürecek yerlere sürükledikleri için kendi nefislerine zulmetmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "Sonra Allah'a şirk koşarak ve kötü amel işleyenlerin sonu son derece kötü oldu. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, onlarla alay ederek, dalga geçmişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "Yüce Allah geçmiş bir örneği olmadan yaratmaya ilk olarak başlar. Sonra bu yarattıklarını fani kılar. Ardından onları tekrar eski hallerine döndürür. En sonun da kıyamet gününde hesaba çekilip karşılık almak için ancak O'na döndürülürsünüz."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "Kıyametin kopacağı gün mücrimler Allah'ın rahmetinden ümitlerini keseceklerdir. Küfürlerine karşı delilleri kalmadığı için emelleri de yok olmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Dünyada kendilerine ibadet ederek<span class=\"text-danger\">-<\/span> ortak koştuklarından hiç kimse onları azaptan kurtarmak için şefaat edemeyecektir. Ortak koştuklarını inkâr edeceklerdir. Kendilerine ihtiyaç duydukları o vakit onları hayal kırıklığına uğratacaklardır. Zira onlar helâk olunmakta eşittirler."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "Kıyametin kopacağı gün, işte o gün insanlar dünyada yapmış oldukları amellere göre hesaplarını vermek için ayrılırlar. İlliyuna (Cennet'in en yükseğine) yükseltilmek ve aşağıların en aşağısına indirilmek arasında olacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 405,
            "translated_text": "Allah'a iman eden ve O'nun katında razı olunan amelleri işleyenlere gelince, işte onlar Cennet'te devamlı, hiç kesintiye uğramayacak nimetlere nail olmakla sevindirilirler."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 406,
            "translated_text": "Allah'a iman etmeyip, kâfir olan, Rasûlümüze indirdiğimiz ayetlerimizi, yeniden dirilmeyi ve hesabı yalanlayanlar, azap için hazır bulundurulurlar ve sürekli olarak azap içinde olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 406,
            "translated_text": "Akşam vaktine girerken Allah'ı tesbih edin; o vakit akşam ve yatsı namazlarının vaktidir. Sabah vaktine girerken de O'nu tesbih edin; o da sabah namazının vaktidir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 406,
            "translated_text": "Övgü yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya mahsustur. Göklerde melekleri O'na hamdeder, yeryüzünde ise yaratmış olduğu mahlûkat O'na hamdeder. İkindi namazı vaktine girdiğinizde ve öğle namazı vaktine girdiğinizde O'nu tesbih edin."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 406,
            "translated_text": "Yüce Allah, insanı nutfeden ve civcivi yumurtadan çıkardığı gibi ölüden diriyi çıkartır. İnsandan nutfeyi ve tavuktan yumurtayı çıkardığı gibi diriden de ölüyü çıkartır. Yeryüzü kuruduktan sonra yağmur indirerek ve yeşerterek ona hayat verir. Yeryüzüne yeşerterek hayat verdiği gibi hesaba çekmek ve amellerinizin karşılığını vermek için sizi kabirlerinizden çıkaracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 406,
            "translated_text": "Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden biri de -Ey İnsanlar!- Babanızı topraktan yaratarak sizin aslınızı topraktan yaratmasıdır. Ardından sizler üreyerek nesli çoğalan beşer ve yeryüzünün doğu ve batısına yayılan canlılar oldunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 406,
            "translated_text": "Aynı zamanda Yüce Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerinden bir tanesi de; sizin için kendi cinsinizden olan uyum içinde yaşadığınız, nefislerinizin huzur bulduğu eşler yaratmış olmasıdır. Sizler ve onlar arasında sevgi ve şefkat meydana getirmiştir. Şüphesiz ki bu zikredilenler, düşünen bir toplum için apaçık ayet ve delilerdir. Çünkü onlar akıllarını kullanarak bundan istifade eden kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 406,
            "translated_text": "O'nun birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden biri de gökleri ve yeri yaratmasıdır. Konuşmuş olduğunuz dilleriniz ve renklerinizin farklı olması da bu ayetlerdendir. Bu söylenilenlerde ilim ve basiret sahipleri için apaçık ayet ve deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 406,
            "translated_text": "Gece ve işlerinizin yorgunluğundan dinlenmeniz için gündüz vaktinde uyumanız, Allah Teâlâ'nın birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden biridir. Aynı zamanda gündüzü, Rabbinizden rızık istemek için yeryüzüne yayıldığınız bir vakit kılması O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunlarda kabul ve tefekkür etme kasdıyla işitip, dinleyen topluluk için apaçık ayet ve deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 406,
            "translated_text": "Gökteki şimseği, içinde bulunan yıldırım ile sizi korkutmak, yağmura olan arzunuzu gerçekleştirmek için göndermesi, bulutlardan yağmuru indirip, ardından yeryüzü kurak iken orada ekinler bitirip, hayat vermesi O'nun birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerindendir. Şüphesiz bu söylenenlerde, akıl sahipleri için apaçık ayet ve deliller vardır. Onlar bununla ölümden sonra hesap ve karşılık için tekrar dirilecekleri hakkında çıkarımda bulunurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 407,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın emri ile düşmeden göğün ayakta durması ve yerin yıkılmaması O'nun birliğine ve kudretine delalet eden büyük ayetlerindendir. Sonra Allah -Subhanehu ve Teâlâ- meleğin Sûr'a üflemesiyle sizi yerden çağırdığında hesap ve karşılığınızın görülmesi için hemen kabirlerinizden çıkıverirsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 407,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde ne varsa mülk, yaratma ve idare etme bakımından yalnızca O'nundur. Gökteki ve yerdeki her şey O'nun mahlûkatıdır. O'na boyun eğmiş ve emrine teslim olmuşlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 407,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">O -<\/span>Subhanehu ve Teâlâ-, geçmiş bir benzeri olmadan ilk defa yaratan, öldükten sonra onları tekrardan yaratandır. Bu, O'na göre ilk olarak yaratmadan daha kolaydır. Aslında her ikisi de O'nun için kolaydır. Eğer O, bir şeyin olmasını isterse ona; \"Ol!\" der o da hemen oluverir. Allah -Azze ve Celle-'nin vasfedildiği bütün eşsiz, yüce, celâl ve kemâl sıfatları O'na aittir. O, kendisine, kimsenin galip gelemeyeceği izzet sahibidir. Yaratma ve yönetmesinde hikmet sahibi olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 407,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah size kendi içinizden bir örnek vermektedir. Bu, hür olan ortağınız ile malınızı taksim etmekten endişe duyduğunuz gibi kendileriyle mallarınızı taksim etmekten endişe duyduğunuz ve mallarınıza eşit olarak ortak olan köleleriniz örneğidir. Kendiniz için köleleriniz üzerinden verilen bu örnekten razı olur musunuz? Şüphesiz, siz bundan razı olmazsınız. Yüce Allah'ın da mülkünde mahlûkatı ve kullarından böyle bir ortağa razı olması asla düşünülemez. Bu ve benzeri misaller getirerek apaçık delil ve hüccetleri akıl sahibi topluluklar için çeşitlendirerek açıklıyoruz. İşte onlar, bunlardan istifade edenlerin ta kendileridir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 407,
            "translated_text": "Onların dalalet üzere olmalarının sebebi, delillerin yetersiz olup onlara açıklanmaması değildir. Ancak bunun sebebi babalarını taklit edip hevalarının peşinden gitmeleridir. Yüce Allah'ın saptırdığı kimseyi, kim hidayete muvaffak kılabilir? Kimse muvaffak kılamaz. Allah'ın azabını onlardan giderecek hiçbir yardımcıları da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 407,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen ve seninle birlikte olanlar bütün dinlerden yüz çevirerek Allah'ın sizi yönelttiği dine, insanları fıtratına uygun yarattığı İslam dinine yönelin. Allah’ın yaratışında bir değişiklik olmaz. İşte bu dosdoğru din, kendisinde hiçbir eğrilik yoktur. Fakat insanların çoğu bu dinin hak din olduğunu bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 407,
            "translated_text": "Günahlarınızdan tevbe ederek Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya dönün. Emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak O'ndan korkun. Namazı en mükemmel şekilde eda edin. İbadetlerinde başkasını Yüce Allah'a ortak koşan, fıtrata muhalefet eden müşrikler gibi olmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 407,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">32-<\/span> Bir kısmına iman edip, bir kısmını inkâr ederek dinlerini değiştiren müşrikler gibi olmayın. Onlar fırka ve cemaatlere bölünmüşlerdir. Onlardan her bir fırka üzerinde olduğu sapıklıkla sevinmekte ve yalnızca kendilerini hak, diğerlerini de batıl üzere görmekteydiler."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 408,
            "translated_text": "Müşriklere; fakirlik, hastalık, kuraklık gibi sıkıntılı bir durum isabet etse kendilerine isabet edeni kaldırması için yalnızca Rableri olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya boyun bükerek ve yönelerek dönerler. Sonra onlara rahmet ederek kendilerine isabet edeni kaldırdığında, onlardan bir grup dua ederken başkaları da Allah Teâlâ'ya ortak koşmaya geri dönerler."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 408,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın nimetlerini inkâr edip - ki insanların inkâr ettiği nimetlerden bir tanesi de Yüce Allah'ın sıkıntıları onlardan gidermesidir- ardından bu hayatta sahip oldukları şeylerden yararlananlar kıyamet gününde kendilerinin sapıklık içinde olduğunu kendi gözleri ile göreceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 408,
            "translated_text": "Onları, Allah'a şirk koşmaya çağıran şey nedir? Hâlbuki hiçbir delilleri yoktur. Kitapta, Allah'a şirk koşmalarına delil getirebilecekleri hiçbir delil indirmedik. Onların yanlarında şirklerinden bahseden ve üzerlerinde bulundukları küfrün doğruluğunu ikrar eden hiçbir kitapları yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 408,
            "translated_text": "İnsanlara, zenginlik ve sağlık gibi nimetlerimizden verdiğimizde sevinçte sınırı aşarak bundan mutlu olur ve kibirlenirler. Fakirlik ve hastalık gibi kendi elleri ile işledikleri günahlardan dolayı onları üzecek bir şey isabet ettiğinde ise, Allah'ın rahmetinden ve kendilerine isabet eden şeyin kalkmayacağına dair ümitsizliğe kapılırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 408,
            "translated_text": "Görmüyorlar mı ki Allah, kullarından dilediğinin rızkını şükür mü edecek yoksa nankörlük mü edecek diye imtihan etmek için genişletiyor, onlardan dilediğinin rızkını da sabredecek mi yoksa isyan mı edecek diye sınav olması için daraltıyor. Bazı kimseler için rızkın genişletilmesi ve bazıları için daraltılmasında, Mü'minler için Yüce Allah'ın lütuf ve rahmetine dair birçok deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 408,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müslüman!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İyilik ve akrabalık bağı hakkı için akrabalarına hak ettiklerini, muhtaç olanlara ihtiyaçlarını giderecek kadarını, kendi memleketine gitmek için yol bulamayan yolda kalmış kimseye (yardımcı olmak için) ver. Yüce Allah'ın yüzünü isteyenler için, bu belirtilen konularda yardımcı olmaları kendileri için çok hayırlıdır. Bu yardım ve hakları yerine getirenler, Cennet'te istediklerine nail olup, korktuğu azaptan selamette olarak kurtuluşa erecek olanların ta kendileridir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 408,
            "translated_text": "İnsanlardan herhangi birine, fazlasıyla size geri ödemesi için verdiğiniz mallarınızın, Allah katında ecri\/sevabı artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek ihtiyacını karşılamak için bir kimseye mallarınızdan verip ve bu amelinizle insanlardan hiçbir karşılık ve makam beklemediğiniz takdirde, (bu davranış sahipleri) Yüce Allah'ın katında ecirleri kat kat verilecek olan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 408,
            "translated_text": "Allah, sizi tek başına yaratan sonra rızıklandıran sonra sizi öldürecek sonra da yeniden diriltmek için size hayat verecek olandır. Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlarınızdan bunlardan herhangi bir şeyi yapan var mıdır? Allah -Subhanehu ve Teâlâ- müşriklerin inandıkları ve söyledikleri sözlerden yüce ve münezzehtir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 408,
            "translated_text": "İnsan yaşamında aksaklıklar, sağlık sorunları ve salgın hastalıklar baş göstererek karada ve denizde fesat ortaya çıkmıştır. Bütün bunların sebebi işlemiş oldukları günahlarıdır. Bunların ortaya çıkması, dünya hayatında işlemiş oldukları bazı kötü amellerin karşılığını Allah Teâlâ'nın onlara tattırması içindir. Umulur ki tevbe ile O'na dönerler."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 409,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere de ki: \"Yeryüzünde dolaşın, sizden önce yalanlamış olan kavimlerin akıbeti nasıl oldu bir düşünün? Onların akibetleri çok kötü olmuştu. Onların çoğunluğu Allah'a şirk koşan ve O'nunla birlikte başkasına ibadet eden kimselerdi. Bu kimseler, Yüce Allah'a şirk koşmalarından dolayı helâk edildiler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 409,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Geri çevrilmesi mümkün olmayan kıyamet günü gelmeden önce; yüzünü, hiçbir eğriliğin bulunmadığı dosdoğru İslam dinine çevir. O gün insanlar, Cennet'te nimetlendirilen ve Cehennem'de azap edilen topluluklar olarak gruplara ayrılacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 409,
            "translated_text": "Kim Allah'a iman etmeyip, küfrederse, küfrünün zararı -Cehennem'de ebedi kalmak- kendisine geri döner. Kim de Allah'ın yüzünü murad ederek ihlasla salih ameller işlerse, işte onlar kendilerine Cennet'e girmeyi ve orada ebedî kalarak nimetlerinden faydalanmayı hazırlamış olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 409,
            "translated_text": "Yüce Allah kendisine iman edip, O'nun razı olduğu salih amelleri işleyen kimselere mükâfatlarını verecektir. Şüphesiz ki Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, kendisini ve rasûllerine iman etmeyip, küfre sapanları asla sevmez. Bilâkis şiddetli bir şekilde onlara buğzeder ve kıyamet gününde onlara azap edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 409,
            "translated_text": "O'nun birliğine ve kudretine delalet eden azametli ayetlerinden birisi de, yağmurun yağmasının yaklaştığını müjdelemek için rüzgârları göndermesidir. -Ey İnsanlar!- Yağmur yağdıktan sonra rahmetinden bolluk ve bereketi size tattırır ve denizde gemiler O'nun dilemesi ile hareket ederler. Sizler böylece denizde ticaret yaparak O'nun lütfundan istersiniz. Umulur ki, Allah'ın size bahşetmiş olduğu nimetlerine şükredersiniz de bunları size arttırır."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 409,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Andolsun ki biz, senden önce nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Bu elçiler, doğruluklarına delalet eden apaçık delil ve hüccetleri kavimlerine getirdiler. Ancak onlar rasûllerinin getirdiklerini yalanladılar. Günahkârlardan intikam aldık ve onları azabımızla helak ettik. Rasûllerimizi ve Mü'minleri helâk olmaktan kurtardık. Mü'minlerin kurtarılması ve kendilerine yardım edilmesi, kendimize gerekli kıldığımız bir haktır."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 409,
            "translated_text": "Rüzgârları yollayıp gönderen Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dır. Bu rüzgârlar bulutları hareket ettirir ve gökyüzünde az ya da çok olarak dilediği gibi yayar ve parça parça kılar. -Ey İnsan!- Yağmurun bulutların ortasından çıktığını görürsün. Kullarından dilediğine yağmuru indirdiği zaman, kendileri ve hayvanları için ihtiyaç duydukları şeylerin yağmurun akabinde yeryüzünde filizlenmesi ile Allah'ın kendilerine bahşettiği bu rahmeti ile sevinirler."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 409,
            "translated_text": "Yüce Allah, insanlara yağmuru indirmeden önce onlar kendilerine yağmurun yağmasından ümitlerini kesmiş durumdaydılar."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 409,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın kullarına rahmet olarak indirdiği yağmurun eserlerine bir bak! Yeryüzünü çoraklaşıp kuruduktan sonra Allah, nasıl da orada çeşit çeşit bitkiler bitiriyor? Bu kurak yeryüzüne hayat veren, ölüleri yeniden hayat verip diriltecektir. O, her şeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz"
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "Ekin ve ürünlerinin üzerine onları bozacak bir rüzgâr göndersek ve yeşil olduktan sonra bu ekinleri sararmış olarak görseler hemen bunun ardından nankörlük etmeye başlarlar. Hâlbuki, Yüce Allah'ın daha önceki nimetlerine kadar da çoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "Ölülere duyuramadığın gibi, sağırlara da duyuramazsın. Onlar duyup, dinlememek için senden uzaklaşıp, dururlar. Yüzünü çevirip, istifade etmeyenleri ve onlara bu konularda benzeyenleri de doğru yola iletemezsin."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "Dosdoğru yoldan sapan kimseyi doğru yolda muvaffak kılacak olan sen değilsin. Sen, ancak ayetlerimize iman eden kimselere faydalanacakları şeyleri duyurabilirsin. Çünkü sadece bu kimseler, senin söylediğinden istifade ederler. İşte onlar bizim emirlerimize itaat eden ve boyun eğenlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah; sizi değersiz olan bir sudan yaratmıştır. Çocukluğunuzdaki zayıflıktan sonra size erkeklik gücünü vermiştir. Sonra bu erkeklik gücünün akabinde yaşlılık ve ihtiyarlık zayıflığı vermiştir. Yüce Allah, dilediğini zayıf ve kuvvetli yaratmıştır. O, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, her şeye kadir olandır, hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "Kıyametin kopacağı gün mücrimler, kabirlerinde az bir zamandan fazla kalmadıkları hakkında yemin ederler. Kabirlerinde ne kadar kaldıklarını bilmekten çevrildikleri gibi dünyada da haktan böyle çevriliyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın kendilerine ilim verdiği peygamber ve melekler şöyle derler: \"Allah'ın ezeli ilmiyle bilip, sizin için yazdığına göre, sizleri yarattığı günden itibaren inkâr ettiğiniz o yeniden diriliş gününe kadar kabirlerinizde kaldınız. Ancak sizler yeniden dirilişin yaşanacağını bilmiyor ve bu günü inkâr ediyordunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın mahlûkatı hesap ve karşılık için yeniden dirilteceği gün uydurdukları mazeretleri zalimlere fayda sağlamaz. Vakti geçtiği için onlardan tevbe ederek ve O'na yönelerek Yüce Allah'ı razı etmeleri de talep edilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "Andolsun ki biz, bu Kur'an'da insanlara - onlara verdiğimiz özen sebebiyle- hakkın batıldan açıkça anlaşılması için kendilerine her hususta örnekler verdik. -Ey Rasûl!- Şayet doğruluğuna işaret eden deliller getirsen, kâfirler sana şöyle der: \"Siz ancak asılsız şeyler uydurmaktasınız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "İşte onlara bir ayet getirdiğinde ona iman etmeyenlerin kalbine böyle mühür vurulur. Kendilerine getirdiğin hakkı bilmeyen herkesin kalbine Yüce Allah böyle mühür vurur."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 30,
            "page_number": 410,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kavminin seni yalanlamasına sabret. Allah'ın sana yardım ve imkân sağlama vaadi şüphe barındırmayan bir gerçektir. Yeniden dirileceklerine inanmayanlar, seni acele etmeye ve sabrı terk etmeye itmesin."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana indirilen bu ayetler, hikmet ile konuşan kitabın ayetleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "O; amellerini en iyi şekilde yapan, Rablerinin ve onun kullarının haklarını yerine getirenler için bir hidayet ve rahmettir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "Onlar namazlarını en mükemmel şekilde eda eden ve mallarının zekâtını veren kimselerdir. Ve onlar ahirette yeniden dirilmeye, hesaba çekilmeye, sevaba ve cezaya kesin olarak iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "İşte bu özellikler ile vasıflandırılan kimseler, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler. Ve onlar talep ettiklerini elde ederek ve korktukları şeyden uzak olarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "İnsanlardan bazıları -Nadr b. Hâris- gibi insanları Allah'ın dininden çevirmek için ilimsizce boş sözler seçerler. Allah'ın ayetlerini eğlence edinip onlarla alay ederler. Bu özelliklerle vasıflanan kimseler için ahirette alçaltıcı bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "Ona ayetlerimiz okunduğunda sanki onu duymuyormuş gibi kibirlenerek dinlemeden arkasını döner. Sanki kulaklarında sesleri duymaya karşı sağırlık vardır. -Ey Rasûl!- Onu, bekleyen elem dolu bir azap ile müjdele."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "Şüphesiz ki Allah'a iman eden ve salih amel işleyenler için Naim Cennetleri vardır. Orada Allah'ın onlar için hazırladığı nimetlerden bol bol istifade ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "Orada (ebedî) kalacaklardır. Bu, üzerinde şüphe olmayan hak bir vaaddir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- hiç kimsenin kendisiyle mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, takdir etmesinde ve din olarak hüküm koymasında hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökleri direksiz bir şekilde yarattı. Yeryüzüne de sabit dağlar yerleştirdi ki sarsılmayasınız. Yeryüzüne çeşit çeşit hayvanlar yaydı. Gökten yağmur suyunu biz indirdik. Bunun akabinde yeryüzünde insanların ve hayvanların faydalanması için hoş manzarası olan her çeşit bitki bitirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 411,
            "translated_text": "Bu zikredilenler Yüce Allah'ın yarattıklarıdır. -Ey müşrikler!- Allah'ı bırakıp da taptıklarınız neler yarattı gösterin bana? Hayır! Zalimler, haktan uzak apaçık bir sapıklık içindedirler. Öyle ki, onlar hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılmış olan şeyleri Rablerine ortak koşuyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 412,
            "translated_text": "Andolsun biz, Lokman'ı dinde fıkıh sahibi ve işlerde doğru karar veren birisi kıldık. Ona şöyle buyurduk: -Ey Lokman!- İtaatine seni muvaffak kılma nimetinden dolayı Rabbine şükret. Kim Rabbine şükrederse, bu şükrü kendisine fayda sağlar. Allah, kulunun şükretmesinden müstağnidir. Kim Allah'ın kendisine bahşettiği nimetine nankörlük edip, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı inkâr ederse, bu küfrünün zararı kendisinedir. Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. O, bütün mahlûkatından müstağnidir, her halükârda övülmeye layıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 412,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani Lokman'ın oğluna, hayırda teşvik ederken ve şerden sakındırırken söylediklerini hatırla! \"Ey Yavrucuğum! Allah ile birlikte başkasına ibadet etme. Allah ile başkasına yapılan ibadet büyük bir zulümdür. Kişinin işlediği en büyük günahtır. Zira bu günâh ebedi olarak Cehennem'de kalmaya götürür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 412,
            "translated_text": "İnsana, Allah'a masiyet olmayan hususlarda ana-babasına itaat edip, onlara iyilikte bulunmasını emrettik. Annesi onu karnında meşakkat üstüne meşakkatle taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içindedir. İnsana şöyle buyurduk: \"Allah'ın sana bahşetmiş olduğu nimetlerden dolayı O'na şükret. Sonra da seni yetiştirip özen göstermelerinden dolayı ana-babana teşekkür et. Dönüş ancak banadır. Herkese, hak ettiğinin karşılığını vereceğim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 412,
            "translated_text": "Eğer ana-baban, Allah'a ortak koşman konusunda seni zorlarlarsa, asla bu hususta onlara itaat etme. Çünkü Allah'a isyanın söz konusu olduğu yerde kula itaat yoktur. İyilik, güzellik ve onlarla olan bağlarını gözeterek dünyada onlarla iyi geçin. Tevhit ve itaat ile bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra kıyamet günü hepinizin dönüşü yalnız banadır. Size dünyada yapmış olduğunuz amelleri haber vereceğim. Bunların karşılığını size vereceğim."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 412,
            "translated_text": "Ey Oğlum! İyilik ya da kötülük, hardal tanesi kadar küçük dahi olsa ve bu ister hiçbir kimsenin görmediği bir kayanın içinde ya da gökyüzünün herhangi bir yerinde veyahut da yeryüzünde olsa; Yüce Allah bunu kıyamet günü getirecektir. Bunun karşılığını kuluna verecektir. Şüphesiz Allah Latîf'tir, ince ayrıntılar bile O'na gizli kalmaz. Eşyanın hakikatinden ve yerinden hakkıyla haberdardır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 412,
            "translated_text": "\"Ey Yavrum! Namazı eksiksiz olarak tam bir şekilde eda et. İyiliği emret ve münkerden sakındır. Eğer bu hususta sana bir kötülük isabet ederse de ona sabret. Bu emredildiğin hususlar, Yüce Allah'ın sana yapmanı emrettiği şeylerdir. Bunları yapıp yapmamakta seçme hakkın yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 412,
            "translated_text": "Kibirlenerek insanlardan yüz çevirme. Kendini beğenmiş bir şekilde yeryüzünde yürüme. Şüphesiz Allah; böbürlenerek yürüyen, kendisine verilen nimet ile insanlara karşı büyüklük taslayıp övünen ve bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmeyen hiçbir kimseyi sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 412,
            "translated_text": "Yürüyüşün çok yavaş ile hızlı olmak arasında ağırbaşlı bir yürüyüş olsun. Sesini alçalt, eziyet verecek derecede yükseltme. Şüphesiz seslerin en çirkini yüksek olmasından dolayı eşeklerin sesidir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 413,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yüce Allah'ın göklerdeki; Güneş, Ay ve yıldızları, aynı zamanda yeryüzünde hayvan, ağaç ve bitkileri hizmetinize sunduğuna şahit olup görmez misiniz? Güzel şekil ve iyi görünümlü açıkça görülen nimetlerini, akıl ve ilim gibi soyut olan nimetlerini sizin üzerinize tamamlamıştır. Bu nimetleri bahşetmiş olmasına rağmen insanlardan bazıları Allah'ın vahyine dayanmadan, ilimsizce ya da kendisine ışık tutacak akıl yahut Allah katından indirilen açık bir kitap olmadan Allah'ın tevhidi hakkında tartışırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 413,
            "translated_text": "Allah'ın birliği hususunda tartışan bu kimselere, \"Allah'ın Rasûlüne indirdiği vahye tabi olun\" denildiğinde, Onlar da şöyle cevap verirler: \"Ona tabi olmayız. Bilâkis ilahlarımıza ibadet ederken bulduğumuz atalarımıza tabi oluruz.\" Şayet Şeytan onların atalarını Şeytan -yoldan çıkarıp putlara ibadet ederek- kıyamet günü Cehennem'e davet ediyor olsa bile mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 413,
            "translated_text": "Kim ihlaslı bir şekilde ibadet ederek ve amelini en güzel şekilde yaparak Yüce Allah'a yönelirse; kurtuluşa ermesi umulan en sağlam kulpa sarılmış olur ki, tutmuş olduğu şeyin kopmasından korkmaz. İşlerin akıbeti yalnızca Allah'a varır. Allah, herkese hak ettiğinin karşılığı verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 413,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kim Allah'a (iman etmeyip) küfrederse, onun küfrü seni üzmesin. Kıyamet günü onların dönüşü ancak bizedir. Dünyada işlemiş oldukları günahları onlara haber vereceğiz. Yaptıkları tüm amellerin karşılığını da vereceğiz. Şüphesiz Allah, kalplerde olanı hakkıyla bilir. Onda olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 413,
            "translated_text": "Dünyada vermiş olduğumuz lezzetlerden az bir zaman onları faydalandırırız. Sonra kıyamet günü onları çetin bir azaba; Cehennem azabına sürükleriz."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 413,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> \"Bu müşriklere, gökyüzünü ve yeryüzünü kim yarattı?\" diye sorsan, onlar: “Allah” diyeceklerdir. De ki: \"Size delili gösteren o Allah'a hamdolsun. Bilâkis onların çoğu cahil oldukları için hamd edilmeyi, kimin hak ettiğini bilmiyorlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 413,
            "translated_text": "Yaratma, sahip olma ve yönetme bakımından göklerde ve yerdeki her şey Allah'a aittir. Şüphesiz Yüce Allah, bütün kullarından müstağnidir, dünya ve ahirette övülmeye layıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 413,
            "translated_text": "Eğer yeryüzündeki ağaçlar kesilip kalem haline getirilse, deniz de mürekkep olsa ve buna yedi deniz daha eklense, Yüce Allah'ın sözlerinin, sonsuz olmasından dolayı (yazmakla) bitip tükenmezdi. Şüphesiz ki Allah; Azîz'dir, kimse O'na galip gelemez. Yaratmasında ve idare etmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 413,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yaratılmanız, kıyamet günü hesap ve karşılık için yeniden diriltilmeniz, kolaylık bakımından ancak bir insanın yeniden yaratılıp diriltilmesi gibidir. Şüphesiz Yüce Allah; hakkıyla işitendir, bir sesi işitmesi başka bir sesi işitmesine mani olmaz. O; hakkıyla görendir, bir şeyi görmesi başka bir şeyi görmesine mani olmaz. İşte böyle bir insanı yaratması ve yeniden diriltmesi, başka bir insanı yaratıp diriltmesine mani değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 414,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın gündüzü arttırmak için geceden kısalttığını, geceyi uzatmak için gündüzden kısalttığını, Güneş ve Ay'ın yörüngesini takdir ettiğini görmez misin? Öyle ki, her biri kendi yörüngesinde belirli bir vakte kadar akıp gider. Şüphesiz Yüce Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 414,
            "translated_text": "İşte bu yönetme ve takdir etme, Yüce Allah'ın hakkın ta kendisi olduğuna şahitlik eder. O; zatında, sıfatlarında ve fiillerinde hak olandır. Müşriklerin O'ndan başka ibadet ettikleri ise aslı olmayan batılın ta kendisidir. Şüphesiz Yüce Allah; zatı, galip gelmesi ve yüceliği ile bütün mahlûkatın üstünde olandır. O'ndan daha üstün kimse yoktur. O her şeyden büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 414,
            "translated_text": "Gemilerin denizde Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın kudret ve lütfu ile yüzüp gitmekte olduğunu görmez misin? -Ey İnsanlar!- Bu, size kudretine ve lütfuna delalet eden ayetlerinden bazısını göstermek içindir. Şüphesiz bunda kendisine isabet eden sıkıntıya hakkıyla sabreden, kendisine verilmiş olan nimetlere hakkıyla şükreden kimse için Allah'ın kudretine delalet eden deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 414,
            "translated_text": "Onları her yönden dağlar gibi dalgalar ve bulutlar kuşattığında, ibadeti ve duayı yalnızca Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar. Allah, onların duasına icabet edip onları karaya çıkarıp boğulmaktan selamette kıldığında, onlardan bazısı üzerine gerekli olan şükrü tam manası ile yerine getirmemiş, bazısı da Allah'ın nimetine nankörlük etmiştir. Ayetlerimizi ancak vefasız olan -kendisini kurtardığında Allah'a şükredenlerden olacağına dair söz veren kimse - Allah'ın nimetlerine nankörlük eden, kendisine nimetleri ile rızık veren Rabbine şükretmeyen kimse inkâr eder."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 414,
            "translated_text": "Ey İnsanlar! Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Rabbinizden korkun. Babanın evladı, evladın da babası için hiçbir fayda veremeyeceği o günün azabından korkun. Yüce Allah'ın, kıyamet günü karşılıkları verme vaadi haktır, gerçekleşeceğinde hiçbir şüphe yoktur. Dünya hayatı içindeki şehvet ve eğlence sizi aldatmasın. Aynı şekilde Allah'ın sizi cezalandırmada acele etmemesi ve sizden azabı ertelemesi ile de Şeytan sizi kandırmasın."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 31,
            "page_number": 414,
            "translated_text": "Şüphesiz kıyamet saatinin ilmi yalnızca Allah'ın katındadır. Ne zaman kopacağını O bilir. Yağmuru ne zaman dilerse indirir ve rahimlerdeki erkek mi, dişi mi, mutlu mu, betbaht mı? Onu da bilir. Hiçbir nefis hayır mı, şer mi kazanacak, hangi yerde ölecek bilemez. Bilâkis bunların hepsini Yüce Allah bilir. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilen her şeyden hakkıyla haberdar olandır. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "(Elif, Lâm, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği bu Kur'an'ın, alemlerin Rabbi tarafından kendisine indirildiğinde bir şüphe yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "Şüphesiz bu kâfirler şöyle demektedirler: \"Muhammed, Rabbi adına yalan uydurmaktadır.\" Ancak işin aslı onların dediği gibi değildir. Bilâkis o (Kur'an) üzerinde şüphe bulunmayan haktır. -Ey Rasûl!- Daha önce Rabbin tarafından sana indirilmiş olan (Kur'an), kendilerini Allah'ın azabı ile korkutan bir rasûl gelmeyen topluluğu korkutman içindir. Umulur ki hakka yönelip ona tabi olur ve onunla amel ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmıştır. O, bunları göz açıp kapanmasından daha az bir vakitte yaratmaya kadirdir. Sonra celaline yakışır bir şekilde arşının üstüne yükselmiştir. -Ey İnsanlar!- Sizin O'ndan başka işlerinizi üstlenen bir veliniz ya da Rabbinizin katında bir şefaatçiniz yoktur. Hâlâ düşünmüyor musunuz ve O'nunla birlikte başkasına ibadet etmeyip sizi yaratan Rabbinize ibadet etmiyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- Göklerdeki ve yerdeki bütün mahlûkatın işlerini idare eder. -Ey İnsanlar!- Sonra bu işler, dünyada süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "Bunların hepsini idare eden, gizli olanı da açık olanı da bilir. Açık ve gizli olandan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O kimsenin kendisine galip gelemediği düşmanlarından intikam alan Azîz'dir. Mü'min kullarına karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "O (Allah) ki, yarattığı herşeyi mükemmel bir şekilde yaratmış ve Adem'i geçmiş bir örneği olmadan çamurdan yaratmaya başlamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "Sonra onun ardından zürriyetini, insandan çıkan süzülmüş bir sudan (meniden) yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "Sonra insanın yaratılışını kusursuz bir şekilde tamamladı. Ruh üflemek ile sorumlu olan meleğe emrederek ona ruhundan üfledi. -Ey İnsanlar!- Kendisi ile duyacağınız kulaklar, göreceğiniz gözler ve aklettiğiniz gönüller yarattı. Allah'ın sizi nimetlendirdiği bu nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "Yeniden dirilişi inkâr eden müşrikler şöyle dediler: \"Ölüp toprakta yok olduğumuzda ve bedenlerimiz toprak olduğunda yeniden diriltilip hayat mı bulacağız?\" Bu olacak şey değildir. Bilâkis onlar, içinde bulundukları durum sebebiyle yeniden dirilmeyi inkâr eden, ona iman etmeyen kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 415,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeniden dirilişi inkâr eden müşriklere de ki: \"Allah'ın ruhlarınızı kabzetme görevini verdiği melek sizin canınızı alacak, sonra kıyamet günü hesap ve karşılık için yalnız bize döndürüleceksiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 416,
            "translated_text": "Kıyamet günü mücrimler yeniden dirilişi inkâr etmeleri sebebiyle başları öne eğilmiş zelil bir şekilde ortaya çıkacak, rezil ve rüsvalığı hissederek şöyle diyeceklerdir: \"Rabbimiz! Yeniden diriliş ile ilgili yalanladığımız şeyleri gördük ve rasûllerin senin katından getirdiği tasdik edilmiş şeyleri işittik. Bizi dünya hayatına geri gönder ki, bizden razı olacağın salih amelleri işleyelim. Bizler şimdi dirilişin ve rasûllerin getirdiğinin doğru olduğuna yakinen iman ediyoruz.\" Eğer mücrimleri o halde görseydin, büyük bir şey görmüş olurdun."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 416,
            "translated_text": "Eğer her nefsin hidayetini ve doğru yolda ilerlemesini isteseydik, kendisini buna yönlendirerek ona hidayetini verirdik. Ancak adalet ve hikmet gereği; kıyamet günü, Cehennem'i insanlardan ve cinlerden küfür ehli ile dolduracağım sözüm gerçekleşecektir. Bunun sebebi; onların iman ve istikamet yolu yerine, küfür ve sapıklık yolunu tercih etmeleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 416,
            "translated_text": "Kıyamet günü onlar kınanıp, azarlanılarak şöyle denilir: \"Kıyamet günü Yüce Allah'a kavuşup sizi hesaba çekeceğinden dünya hayatında gaflette olmanız sebebiyle haydi tadın azabı. Şüphesiz ne kadar çok acı çekeceğinizi hiç umursamadan sizi azapta bıraktık. Dünya hayatında yaptıklarınız sebebiyle kesintiye uğramayan ebedi Cehennem azabını tadın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 416,
            "translated_text": "Rasûllerimize indirilen ayetlere ancak kendisi ile öğüt verdiği zaman Allah'a secde eden, O'na hamd ederek tespih eden kimseler iman ederler. Onlar, Allah'a ibadet etmekten ve hangi halde olursa olsunlar O'na secde etmekten kibirlenmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 416,
            "translated_text": "Uyumuş oldukları yatakları terk ederek Yüce Allah'a yönelirler. Namazlarında ve onun dışında azabından korkar ve rahmetini talep ederek O'na yalvarırlar. Kendilerine vermiş olduğumuz servetten Allah yolunda harcarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 416,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın onlar için hazırladığı göz aydınlıklarını hiç kimse bilemez. Bu, Allah tarafından dünyada işlemiş oldukları salih amellerinin karşılığı olarak onlar için bir mükâfattır. Bu mükâfatı, büyüklüğünden dolayı yalnızca Yüce Allah bilir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 416,
            "translated_text": "Allah'a iman eden, emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan kimse, O'na itaatsizlik eden kimse gibi değildir. Görecekleri karşılık olarak bu iki grup Allah katında asla eşit değillerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 416,
            "translated_text": "Allah'a iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah'ın ikramı olarak içinde kalacakları Cennetler, onlar için hazırlanmış mükâfattır. Bu da, dünyada yapmış oldukları salih amellerin karşılığıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 416,
            "translated_text": "Küfre girerek ve günah işleyerek Allah'a itaatsizlik edenlere gelince, kıyamette onların kalması için hazılanan yer Cehennem'dir ve orada ebedî kalacaklardır. Oradan her çıkmak istediklerinde tekrar geri döndürülürler. Azarlamak için onlara şöyle denilir: \"Dünyada rasûllerinizin sizi kendisi ile korkuttuğu zaman yalanladığınız Cehennem'in azabını haydi tadın."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "Rablerine itaatsizlik eden bu yalancılar eğer tevbe etmezlerse; ahirette kendileri için hazırlanmış büyük azaptan önce dünyada, onlara sıkıntı ve belalar veririz. Umulur ki Rablerine itaat etmeye dönerler."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "Allah'ın ayetleri kendisine hatırlatıldığında ondan öğüt almayan ve umursamadan yüz çevirenden daha zalim bir kimse yoktur. Muhakkak ki biz, -küfre girerek ve günah işleyerek Allah'ın ayetlerinden yüz çevirmekte olan- günahkârlardan intikam alacağız. Bunda hiç şüphe yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "Andolsun biz Musa'ya Tevrat'ı verdik. -Ey Rasûl!- İsra ve Miraç Gecesi Musa ile buluşacağından hiç şüphen olmasın. Musa'ya indirilen kitabı, İsrailoğulları için sapıklıktan hidayete götüren bir rehber kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "Hak yolda insanların kendilerini örnek aldıkları kimseleri, İsrailoğulları'ndan tayin ettik. Allah'ın emirlerini yerine getirmede, yasaklarından sakınmada ve davet yolunda başa gelen eziyetlerde sabrettikleri için onları hak yola ilettiler. Rasûllerine indirilmiş olan Onlar Allah Teâlâ'nın ayetlerine kesin bir şekilde iman ediyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz Rabbin, dünyada iken onların ihtilaf ettikleri hususlarda kıyamet günü hüküm verecek, hak ve batıl olanı açıklayacaktır. Herkese hak ettiğinin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "Onlar kör mü oldular ki, kendilerinden önce geçmiş ümmetlerden helâk ettiklerimiz onlar için açıklayıcı (bir ibret) olmadı? Hâlbuki , onların, helâk edilmeden önceki oturmuş oldukları yerlerde gezip dolaşıyorlar. Onların halinden öğüt almadılar. Geçmiş ümmetlerin küfürleri ve işledikleri günahları sebebiyle helâk edilmelerinde, Allah tarafından kendilerine gelen peygamberlerin doğruluğuna işaret edilen pek çok ibretler vardır. Allah'ın ayetlerini yalanlayan bu kimseler, kabul etmek ve öğüt almak kasdıyla dinlemezler mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "Yeniden dirilişi yalanlayanlar, yağmur suyunu ekini olmayan kurak toprağa gönderdiğimizi, bu su ile develerinin, ineklerinin, koyunlarının ve kendilerinin yediği ekini çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bütün bu olanları görüp, kurak topraktan ekini çıkartanın ölüleri de diriltmeye kadir olduğunu idrak edemiyorlar mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "Öldükten sonra yeniden dirilişi yalanlayıp azap için aceleci davrananlar şöyle derler: \"İddia ettiğiniz ve kıyamet günü sizin ile bizim aramızı ayıracak olan hüküm, bizim varış yerimiz olan Cehennem ve sizin varış yeriniz Cennet ne zamandır?\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Bu vaad kıyamet günüdür. O gün kulların arasının ayrıldığı gündür. Dünyada Allah'a iman etmeyip küfredenlerin kıyameti gördükten sonra iman etmeleri kendilerine fayda vermez. Rablerine tevbe edip, O'na dönmeleri için kendilerine mühlet verilmez.\""
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 32,
            "page_number": 417,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sapıklıklarında devam etmelerinden dolayı onlardan yüz çevir ve onların başına gelecekleri bekle. Şüphesiz onlar da senin onlara vadettiğin azabı bekliyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 418,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen ve seninle beraber olanlar emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'a karşı takvalı olun. Yalnızca O'ndan kork. Kâfir ve münafıkların nefislerinin arzuladığı şeylerde onlara itaat etme. Şüphesiz Allah, kâfir ve münafıkların kurduğu tuzakları hakkıyla bilendir. Yaratmasında ve yönetmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 418,
            "translated_text": "Rabbinden sana indirilen vahye uy! Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 418,
            "translated_text": "Bütün işlerinde yalnızca Yüce Allah'a tevekkül et! Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kendisine tevekkül eden kullarını koruyucu olarak yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 418,
            "translated_text": "Yüce Allah, hiçbir adamın göğsüne iki kalp koymamış ve eşlerinizi sizlere anneleriniz gibi haram konumunda kılmamıştır. Aynı şekilde üvey evladı da öz evlat konumuna koymamıştır. Şüphesiz ki zıhâr - Kocanın karısını kendisine haram kılması- ve evlat edinmek, İslam'ın hükmünü ortadan kaldırdığı cahiliye adetlerindendir. Zıhâr ve evlat edinme dillerinizde söylediğiniz fakat hakikatı olmayan sözlerinizdir. Eş, anne değildir; oğlu olduğu iddia edilen (üvey) çocuk da o kimsenin oğlu değildir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarının amel etmesi için hakkı söyler ve O doğru yola iletir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 418,
            "translated_text": "Evlatlarınız olduğunu iddia ettiğiniz üvey evlatlarınızı gerçek babalarına nispet edin. Onların babalarına nispet edilmesi Allah katında adaletli olandır. Eğer kendilerine nispet edeceğiniz babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve azat ettiğiniz hür kimselerdir. Onlardan birine \"Ey kardeşim!\" ya da \"Ey amcamın oğlu!\" diye seslenin. Sizden birisi hata edip, unutarak evlatlık edinilen çocuğu evlat edinen kimseye nispet ederse; bunda o kimse için bir günah yoktur. Fakat bunu kasıtlı olarak söylerseniz günaha girersiniz. Şüphesiz Yüce Allah; tevbe eden kullarını çokça bağışlayan, onlara karşı çok merhametli olandır. Öyle ki, yaptıkları hatadan onları sorumlu tutmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 418,
            "translated_text": "Mü'minlerin nefisleri başka bir şeye meyletse bile, Peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- onları çağırdığı her şeyde Mü'minlere kendi canlarından daha önceliklidir. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımları bütün Mü'minlerin annesi konumundadır. Bundan dolayı Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatından sonra bir Mü'minin onlardan birisi ile evlenmesi bütün Mü'minlere haram kılınmıştır. Aralarında akrabalık bağı olanlar kendi aralarında Allah'ın hükmüne göre Allah yolunda hicret eden ve iman ehlinden miras almak hususunda daha hak sahibidir. Zira İslam'ın ilk yıllarında Allah yolunda hicret eden ve iman ehli kimseler kendi aralarında mirası paylaşmaktaydılar. Daha sonra kendi aralarında miras paylaşımı nesh edilip, hükmü kaldırılmıştır. Ancak -Ey Müminler!- Varis olmayan dostlarınıza iyilik yapmak için bir şeyler vermenizde bir beis yoktur. Bu hüküm Levh-i Mahfuz'da yazılmıştır. Onunla amel etmek gerekir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 419,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani peygamberlerden yalnızca Allah'a ibadet edecekleri, hiçbir şeyi O'na ortak koşmayacakları ve kendilerine indirilen vahyi tebliğ edeceklerine dair sapasağlam bir söz almıştık. Özellikle senden, Nûh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa'dan bu sözü aldık. Yüce Allah'ın dinini tebliğ etmede kendilerine yüklenen bu sorumluluğu yerine getirecekleri hususunda sapasağlam bir söz aldık."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 419,
            "translated_text": "Allah; peygamberlerden bu sapasağlam sözü; rasûllerden doğruluklarını sormak, kâfirler aleyhine delil kullanmak için almıştır. Yüce Allah, kendini ve rasûllerini yalanlayan kâfirler için kıyamet günü elem dolu azap hazırlamıştır, o da Cehennem ateşidir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 419,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve gönderdiği dini ile amel edenler! Medine'ye sizinle savaşmak için kâfir askerler geldiği, Yahudi ve münafıkların onlara destek çıktığı zaman Allah'ın sizin üzerine olan nimetini hatırlayın! Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kendisi ile yardım ettiğimiz rüzgârı, tan yelini\/doğudan esen rüzgarı ve meleklerden olan sizin göremediğiniz orduları gönderdik. Kâfirler hiçbir şeye güç yetiremeden arkalarını dönüp kaçtılar. Yüce Allah sizin yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Size amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 419,
            "translated_text": "Kâfirler vadinin üst ve alt tarafından, doğu ve batı tarafından geldikleri zaman, bakışlar her şeyi bırakıp sadece düşmana kilitlendiği ve korkunun şiddetinden yüreklerin ağza geldiği zaman, Allah hakkında çeşitli zanlarda bulunuyor; bazen zaferi ve bazen de zafere ulaşamayacağınızı zannediyordunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 419,
            "translated_text": "Bu olay Hendek Savaşı'nda yaşanmış; Mü'minler, düşmanlarının kendilerine hücum etmeleri ile imtihan olunmuşlardı. Korkunun şiddetinden dolayı şiddetli bir sartıntıya uğramışlardı. Bu imtihan ile Mü'min ve münafıklar birbirinden ayrıldılar."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 419,
            "translated_text": "O gün münafıklar ve kalplerinde şüphe olup imanları zayıf olan kimseler şöyle dediler: \"Allah ve Rasûlünün düşmana karşı yardım edip zafer verecekleri vaadi ve bizi yeryüzünde muktedir kılacağı aslı olmayan batıl bir sözdür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 419,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Münafıklardan bir grup Medine halkı için: \"Ey Yesrib Halkı! (Yesrib, Medine'nin İslam'dan önceki ismidir) Hendeğe yakın dağ eteğinde kalmanıza gerek yoktur, evlerinize dönün.\" demişlerdi. Onlardan bir grup Nebi <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'den evleri düşmana karşı açık (korumasız) olduğu gerekçesiyle evlerine dönmek için izin istiyorlardı. Ancak onların iddia ettiği gibi evleri korumasız değildi. Onlar bu yalan mazeretle düşmandan kaçmayı istiyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 419,
            "translated_text": "Eğer düşman Medine'nin her tarafından girip, onlardan Allah'a küfür ve şirk koşmalarını isteseydi, düşmanın istediklerini hemen yaparlardı. Pek azı dışında mürted olur, dinden dönerlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 419,
            "translated_text": "Andolsun ki, Uhud günü savaştan kaçtıktan sonra bu münafıklar; eğer Allah onları başka bir savaşa şahit tutarsa düşmanları ile savaşacaklarına ve onlardan korkup kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermiş, fakat verdikleri sözü bozmuşlardır. Kul, Allah'a verdiği sözden mesûldür ve elbette bundan hesaba çekilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 420,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Kaçmak size fayda sağlamaz. Şayet ölümden ya da savaşmaktan korktuğunuz için kaçsanız bile ecelleriniz takdir edilmiştir. Kaçtığınızda eceliniz gelmedi ise şüphesiz ki siz, hayattan az bir zaman dışında faydalanamazsınız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 420,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Eğer Allah, ölüm ve savaş gibi hoş görmediğiniz ya da selamet ve hayır gibi ümit ettiğiniz şeyleri sizin için dilerse, buna kim engel olabilir? Hiçbir kimse buna engel olamaz. Bu münafıklar Allah'tan başka işlerini idare eden bir dost ve de Allah'ın azabından kendilerini koruyacak bir yardımcı da bulamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 420,
            "translated_text": "Yüce Allah, sizden olup Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte savaşanları engelleyenleri ve kardeşlerine: \"Bize gelin, onunla birlikte savaşmayın ki öldürülmeyin. Şüphesiz ki biz, sizin öldürülmenizden korkuyoruz.\" diyenleri hakkıyla bilmektedir. Bu arkadaşlarını terk edenler savaşa gelmez ve ancak kendi nefislerinden kınanmayı uzaklaştırmak için nadir olarak onlarla birlikte savaşa katılır. Yoksa Allah'a ve Rasûlüne yardım etmek için orada bulunmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 420,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler topluluğu!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlar mallarında size karşı cimridirler. Size destek olmak için yardımcı olmazlar. Kendi nefisleri için de cimridirler. Asla sizinle birlikte savaşmazlar. Size olan sevgilerinde de cimridirler, sizi dost edinmezler. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Düşmanla karşılaştıkları zaman korktuklarında can çekişen kişinin gözü döndüğü gibi korkudan gözleri dönmüş bir şekilde sana baktıklarını görürsün. Korku onlardan gidip kendilerini güvende hissettiklerinde sivri dilleri ile konuşarak size eziyet ederler. Ganimet hususunda cimridirler, onun peşine düşerler. Bu özellikler ile vasıflandırılanlar hakkıyla iman etmemişlerdir. Yüce Allah onların amellerinin sevabını boşa çıkarmıştır. Bu amelleri boşa çıkarmak Allah için kolaydır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 420,
            "translated_text": "Bu korkaklar, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve Mü'minler ile savaşmak için toplanan grupların Mü'minleri yok etmeden gitmeyeceğini zannetmektedirler. Şayet bu gruplar bir daha gelecek olsa bu münafıklar Medine'den Bedeviler ile beraber çıkmak isterler. Düşmanlarınızla savaştıktan sonra size ne oldu diye haberlerinizi soruyorlar. -Ey Müminler!- Eğer sizin aranızda olsalardı azı hariç sizinle birlikte savaşmazlardı. Onları umursamayın ve onlar için üzülmeyin."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 420,
            "translated_text": "Andolsun ki Rasûlullah'ın söylediklerinde, yerine getirip yaptıklarında sizin için güzel örnekler vardır. Muhakkak değerli şahsiyeti ile hazır bulunup savaşmıştır. Bundan sonra nasıl olur da onun hakkında cimri olursunuz? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den ancak ahiret gününü önemseyen, o gün için çalışan ve Yüce Allah'ı çokça zikreden kimseler örnek alır. Ama ahiret gününü önemsemeyen, Allah'ı çokça zikretmeyen kimseler Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i örnek almaz."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 420,
            "translated_text": "Mü'minler, kendileri ile savaşmak için toplanan düşman birliklerini görünce şöyle dediler: \"İşte bu Allah ve Rasûlünün bize vadettiği imtihan, sıkıntı ve zaferdir. Allah ve Rasûlü doğru söylemiş ve söyledikleri gerçekleşmiştir.\" Onların bu düşman birliklerini görmeleri Allah'a olan imanlarını ve itaatlerini artırmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 421,
            "translated_text": "Mü'minlerden Allah'a karşı sözünü tutan nice erler vardır. Allah yolunda cihat ederken sabır ve sebat edeceğine dair verdiği sözü yerine getirmişlerdir. Onlardan Allah yolunda şehit edilenler ve bu uğurda şehadeti bekleyenler vardır. Bu Mü'minler, münafıkların yaptığı gibi Allah'a vermiş oldukları sözlerini değiştirmemişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 421,
            "translated_text": "Yüce Allah, Allah'a verdikleri söze sadık kalıp yerine getirenleri mükâfatlandırır. Dilerse sözlerini yerine getirmeyen münafıkların canlarını içinde bulundukları küfürden tevbe etmeden önce alır ve onlara azap eder ya da onları tevbe etmeye muvaffak kılarak tevbelerini kabul edip onları bağışlar. Şüphesiz Yüce Allah, günahlarından tevbe edenleri çokça bağışlayan ve onlara karşı çokça merhametli olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 421,
            "translated_text": "Yüce Allah, Kureyş ve Gatafân'ı (Adnânîler'e mensup bir Arap kabilesi) emellerine ulaşamadan keder ve üzüntüleriyle birlikte geri çevirdi. Mü'minleri yok etme arzularında muzaffer olamadılar. Allah, onlarla yapılan savaşta gönderdiği rüzgâr ve indirdiği melekler ile Mü'minlere yetti. Yüce Allah mutlak güç sahibidir, hiçbir kimse O'na galip gelemez. Ancak O, her şeye galip gelen ve (düşmanlarını) rezil rüsva edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 421,
            "translated_text": "Yüce Allah, müşriklere yardım eden Yahudileri, düşmanlarından korundukları kalelerinden indirdi ve kalplerine korku saldı. -Ey Mü'minler!- Onlardan bir kısmını öldürüyor ve bir kısmını esir alıyordunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 421,
            "translated_text": "Allah; onların helâk olmalarından sonra sizi onların ekin ve hurma bahçelerinin olduğu arazilerinin, evlerinin ve daha bir çok mallarının sahibi kıldı. Aynı zamanda henüz daha ayak basmadığınız Hayber topraklarının da sahibi kıldı. Ancak oralara da ayak basacaksınız. Bu Mü'minler için bir vaad ve müjdedir. Yüce Allah, her şeye gücü yetendir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 421,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Senin elinde onlar için genişleteceğin malın yokken nafakalarını genişletmelerini isteyen hanımlarına de ki: \"Eğer dünya hayatını ve içindeki ziynetini istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vererek faydalandırayım, hiçbir eza ve zarar görmeyeceğiniz bir boşama ile sizi boşayayım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 421,
            "translated_text": "Eğer Allah'ın ve Rasûlünün rızasını ve ahirette Cennet yurdunu istiyorsanız halinize sabredin. Şüphesiz Allah, içinizden sabırla ihsanda bulunanlara ve iyi geçinenlere büyük bir mükâfat hazırlamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 421,
            "translated_text": "Ey Peygamber hanımları! Sizden kim apaçık bir günah işlerse; makam ve mertebeden dolayı kıyamet günü ona azabı iki kat olarak verilir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in saygınlığını muhafaza etmek içindir. Bu azabın arttırılması Yüce Allah için çok kolaydır."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 422,
            "translated_text": "Sizden (Peygamber hanımlarından) kim, Allah'a ve Rasûlüne itaat etmeye devam eder ve Allah katında razı olunan salih ameller işlerse; ona diğer kadınların sevabının iki katı sevap veririz ve onun için ahirette güzel bir ecir hazırlarız. Bu ecir Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 422,
            "translated_text": "Ey Nebi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımları! Sizler, fazilette ve şerefte diğer kadınlar gibi değilsiniz. Aksine sizler, eğer Allah'ın emirlerini yerine getirir, yasaklarından da sakınırsanız; fazilet ve şeref bakımından diğer hiçbir kadının ulaşmayacağı bir dereceye sahipsiniz. Bundan dolayı yabancı olan erkeklerle konuşurken sözleriniz yumuşak ve sesiniz ince olmasın. Yoksa bundan dolayı kalbinde nifak ve haram arzular bulunan kimse size karşı kötü hisler besler. O halde sizler, şüphe uyandıracak ciddiyetsiz sözden uzak durup, gerektiği kadar konuşun."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 422,
            "translated_text": "Evlerinizde oturun, ihtiyaç dışında evlerinizden çıkmayın. Sakın İslamdan önce kadınların, erkeklerin kendilerine meyletmeleri için yaptıkları gibi güzelliklerinizi ortaya çıkarıp, göstermeyin. Namazı en kâmil şekilde kılın, mallarınızın zekâtını verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Ey Peygamber hanımları ve ey ehli beyt (ev halkı)! Allah, ancak kötülüğü ve eziyeti sizden gidermek ve sizin nefislerinizi güzel ahlâk ile süsleyip ahlâkın kötüsünden hiç leke kalmayacak tam bir şekilde arındırarak temizlemek istiyor."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 422,
            "translated_text": "Allah'ın Rasûlüne indirilmiş olup, evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve O'nun Rasûlünün temiz sünnetini anın. O sizlere karşı çok lütufkârdır. Çünkü sizleri, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in evlerine koyarak nimetlendirmiştir. O; sizlerden hakkıyla haberdardır. Çünkü O; sizleri Peygamberine eşler ve Mü'minlerinin tamamının da anneleri olarak seçmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 422,
            "translated_text": "Allah'a boyun eğerek teslim olmuş erkekler ve kadınlar, Allah için doğru olan erkekler ve kadınlar, Allah'a itaat eden erkekler ve kadınlar, imanlarında ve sözlerinde sadık olan erkekler ve kadınlar, Allah'a itaatte, günahlara ve belalara (imtihanlara) karşı sabreden erkekler ve kadınlar, farz ve nafile olarak sadaka veren erkekler ve kadınlar, farz ve nafile olmak üzere oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffetlerini kendilerine bakmaları helâl olmayan kimseler önünde açmadan gizleyerek, fuhuş ve zinaya götüren şeylerden uzaklaşarak koruyan erkekler ve iffetlerini koruyan kadınlar, açıktan ve gizli olarak kalpleri ve dilleri ile Allah'ı çokça zikreden erkekler ve çokça zikreden kadınlar var ya; işte Allah, onlar için günahlarından bir bağışlanma ve kıyamet günü, büyük bir mükâfat hazırlamıştır ki, bu mükâfat Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 423,
            "translated_text": "Allah ve Rasûlü, bir işte hüküm verdiği zaman, hiç bir Mü'min erkek ve Mü'min kadının o hükmün kabulü yahut reddedilmesi konusunda bir seçme hakkı yoktur. Kim, Allah'a ve Rasûlüne isyan ederse, dosdoğru yoldan apaçık bir şekilde sapmış olur."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 423,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Allah'ın kendisine İslam nimeti ile nimet verdiği, senin de azad edip özgürlüğüne kavuşturarak kendisine iyilikte bulunduğun kimse -ki o; Zeyd b. Hârise -radıyallahu anhumâ-'dır- eşi Zeyneb binti Cahş'ı boşaması hususunda sana danışmak için geldiğinde sen, ona emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan kork ve eşini yanında tut, onu boşama! diyor ve içindekini gizliyordun. Ey Rasûl! Allah, senin insanlardan gizleyip içinde tuttuğun Zeyd'in onu boşama işini ve sonra da senin onunla evlenmeni ortaya çıkaracaktır. Bu hususta asıl korkulmaya layık olan Allah'tır. Zeyd'in nefsi huzura erip de Zeyneb'i boşayıp ondan uzaklaşınca seni Zeynep ile evlendirdik ki, böylece evlatlık edinilmiş olan oğullarının boşadığı hanımları ile iddet müddetlerini bitirdikten sonra evlenmek Mü'min erkeklere günah olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. O'nun emrinin yerine getirilmesine bir engel yoktur. Bunu O'ndan (Allah'tan) başkası engelleyemez."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 423,
            "translated_text": "Nebi, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e evlatlık edinme yolu ile evlat edindiği oğlunun hanımı ile Allah’ın kendisine helâl kıldığı şekilde nikâhlanmasında bir günah yahut bir sıkıntı yoktur. O, bu hususta kendisinden önceki peygamberlerin yoluna tabi olmaktadır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hususta bu işi yapan ilk peygamber değildir. Allah’ın hakkında hüküm vermiş olduğu bu husus yani evliliğin tamamlanması ve evlatlığın iptal edilmesi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendi görüşü yahut seçimi değildir, kesinlikle gerçekleşecektir ve buna engel olacak hiçbir kimse yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 423,
            "translated_text": "İşte bu peygamberler; Allah'ın kendilerine indirdikleri risaletini ümmetlerine tebliğ ederler ve Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan başkasından korkmazlar. Allah'ın kendilerine helâl kıldığı şeyi yaptıklarında başkalarının dediklerine iltifat etmezler. Yaptıklarına karşılık olarak kullarını hesaba çekecek olan Allah hesap görücü olarak yeter. Eğer yaptıkları hayır ise hayır; şer ise şer olarak onlara yaptıklarının karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 423,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, sizin adamlarınızdan hiç kimsenin babası değildir. O; Zeyd'in babası değildir. Eğer böyle olsaydı; o eşini boşadığında onun boşadığı eşi ile Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nikâhlanması haram olurdu. Fakat o, Allah'ın insanlara gönderdiği elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. O'ndan sonra bir peygamber gelmeyecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Kullarının yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 423,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman eden ve O'nun dini ile amel edenler! Allah'ı; kalpleriniz, dilleriniz ve diğer azalarınızla çokça zikredin."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 423,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'yı, tesbîh (Subhânallah) ve tehlîl (Lâ ilâhe illallah) ile gündüzün başında ve sonunda bu iki sözün faziletine binaen tenzîh edin."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 423,
            "translated_text": "Sizi küfrün karanlıklarından imanın nûruna çıkarmak için Allah, sizlere merhamet etmekte, sizleri övmekte ve melekleri ise size dua etmektedir. Allah; Mü'minlere karşı çok merhametlidir. Eğer onlar; emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'a itaat ederlerse; Allah, onlara azap etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 424,
            "translated_text": "Mü'minlerin Rablerine kavuşacakları gün selamları, her türlü kötülükten uzak olan güven ve selamette olmaktır. Allah, onlara kendisine olan taatlerinden ve isyan etmekten uzak olmalarına karşılık çok değerli bir mükâfat hazırlamıştır ki o Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 424,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Muhakkak ki biz, seni kendilerine gönderilmiş olan şeyi tebliğ etmen için insanlara karşı bir şahit, Allah'ın hazırlamış olduğu Cennetleri Mü'minlere müjdeleyici ve Allah'ın kendileri için hazırlamış olduğu azabı ile kâfirleri korkutman için gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 424,
            "translated_text": "Seni; Allah'ı birlemeye ve O'na taatte bulunmaya çağıran bir davetçi olarak gönderdik. Ve yine seni; hidayeti isteyen her kimsenin kendisi ile aydınlandığı nur saçan bir kandil olarak gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 424,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel eden Mü'minleri, büyük bir lütufla müjdele! Bu lütuf, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın dünyada onlara yardım etmesi, ahirette de Cennet'e sokmasıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 424,
            "translated_text": "Allah'ın dininden alıkoymaya çağıran kâfirlere ve münafıklara itaat etme ve onlardan yüz çevir. Umulur ki bu; onların senin getirdiklerine iman etmeleri için daha faydalı olur. Her işinde Allah'a güvenip dayan. Düşmanlarına karşı zafer kazanman Yüce Allah'a dayanman gereken işlerdendir. Kulların, dünya ve ahiret işlerinde kendisine itimat etmeleri için vekil olarak Allah yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 424,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Eğer Mü'min kadınları nikahlar, sonra da onları kendilerine ilişmeden\/cinsel ilişkiye girmeden önce boşarsanız; bu durumda sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. Gördükleri hayızın ya da ayların sayısının hesabını yaparak iddet beklemelerine gerek yoktur. Çünkü onlarla ilişkiye girilmediği için rahimlerinde çocuk olmadığı kesin olarak bilinmektedir. O halde onların boşanma sebebi ile kırılan hatırları için mallarınızdan gücünüzün elverdiği kadarını zorunlu olarak verin. Sonra da onların yollarını serbest bırakın. Herhangi bir eziyete uğramadan ailelerine dönsünler."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 424,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Biz sana, kendilerine mehirlerini vermiş olduğun hanımlarını helâl kıldık. Allah'ın sana, esirlerden ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri helâl kıldık. Aynı şekilde sana; eğer nikahlamak istersen seninle birlikte Mekke'den Medine'ye hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını ve teyzenin kızlarını nikâhlamayı da helal kıldık. Eğer evlenmek istersen mehirsiz bir şekilde kendisini sana hibe eden o Mü'mine kadın ile evlenmeyi de sana helal kıldık. Hibe nikâhı (Bir kadının kendisini hibe ederek evlenmesi) Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e özel bir hükümdür ve onun dışında hiç kimse için caiz değildir. Kuşkusuz biz, hanımlar hakkında Mü'minlere neyi farz kıldığımızı biliriz. Mü'min erkeklerin aynı anda dört hür hanımdan fazlası ile evli olmaları caiz değildir. Mü'min erkeklerin ellerinin altında bulunan ve kendilerinden istifade etmek istedikleri cariyelerin sayısını da sınırlı kılmadık. Sana bir meşakkat ve sıkıntı olmasın diye; senin dışındaki kimselere helâl kılmadığımız bazı şeyleri sana helal kıldık. Allah tevbe eden kullarına karşı (günahları) çokça örtüp, bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 425,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Hanımlarından dilediğini yanlarında geceleme hususunda erteler, dilediğini de yanına alır ve onunla gecelersin. Geriye bıraktıklarından birini yanına geri almak istersen bunda sana bir günah yoktur. Senin için olan bu seçme ve genişlik; senin kadınlarının sevinmeleri ve kendilerine verdiğin şeylerle hoşnut olmaları için en uygun olanıdır. Bu; onların, senin vacibi (gerekli olanı) terk etmediğini ve hak hususunda eli sıkı davranmadığını bilmeleri içindir. Ey erkekler! Allah sizin, kalplerinizde hanımlarınız arasında hangisine karşı daha çok meyliniz olduğunu bilir. Zira Allah; kullarının amellerini hakkıyla bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Olur da tevbe ederler diye kullarını cezalandırmakta acele etmeyendir, Halîm'dir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 425,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Nikâhın altında olan eşlerinden başka kadınlar ile evlenmen sana caiz olmaz. Eşlerini boşaman ya da o kadınlar ile evlenmek senin hoşuna gitse de başka kadınları alman için onların bazısını boşaman da sana helâl olmaz. Fakat sana, herhangi bir sayıyla sınırlı olmaksızın sahip olduğun köle kadınlardan dilediğini cariye edinmek caizdir. Allah herşeyi göztendir. Bu hüküm; Mü'minlerin annelerinin faziletine delalet etmektedir. Onları boşamak ve onların üzerine evlenmek yasaklanmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 425,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Peygamber'in evlerine, yemek için davet edildiğinizde içeri girmeniz için izin verilmeden sakın girmeyin! (Girdiğinizde) Oradaki oturma sürenizi yemeğin iyice pişmesini bekleyerek uzatmayın. Eğer yemeğe çağrılırsanız içeri girin ve yedikten sonra oradan ayrılın. Yemekten sonra birbirinizle konuşmaya dalarak orada beklemeyin. Muhakkak ki sizin oradaki bu bekleyişiniz, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sıkıntı vermekte; fakat o, oradan ayrılmanızı istemekten utanmaktadır. Allah, size hakkı emretmekten haya etmez. Orada kalarak Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sıkıntı vermemeniz için Allah size oradan ayrılmanızı emretmektedir. Eğer Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hanımlarından kap kacak gibi bir şeyler isteyecek olursanız ihtiyaçlarınızı perde arkasından isteyiniz. İhtiyaçlarınızı onlarla yüz yüze gelecek şekilde istemeyin ki onları görmeyesiniz. Onların korunması için; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in konumu için perde arkasından konuşmanıza dair sizlerden istenen bu davranış, kalplerinizin ve onların kalplerinin vesvese ve kötü düşüncelere düşmemesi adına daha temiz bir davranıştır. Ta ki Şeytan, sizin ve onların kalplerine erişemesin. Ey Mü'minler! Konuşmak için orada bekleyerek Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e eziyet etmek ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vefatından sonra onun hanımları ile evlenmek size yakışmaz. Onlar; Mü'minlerin anneleridir. Bir kimsenin, annesi ile evlenmesi asla caiz değildir. İşte böyle eza vermek-vefatından sonra onun hanımlarını nikâhlamak- haramdır ve Allah katında büyük bir günâhtır."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 425,
            "translated_text": "Amellerinizden bir şeyi açığa vursanız yahut nefislerinizde onu gizleseniz de ondan hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Şüphesiz Allah, her şeyi bilmektedir. İşlediğiniz ameller ve diğer hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptığınız amellere göre size karşılık vermektedir. Amelleriniz hayırlı ise hayır, şerli ise şer ile karşılık bulacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 426,
            "translated_text": "Babalarının, oğullarının, erkek kardeşlerinin, erkek kardeşlerinin oğullarının, kız kardeşlerinin oğullarının, nesep yahut süt emme yoluyla kız kardeşlerinin Peygamber hanımlarını onlar örtülü olmadıkları bir halde görmelerinde ve onlarla konuşmalarında bir günah yoktur. Mü'mine kadınlar ve ellerinin altında bulunan cariyelerle de hicapsız bir şekilde konuşmalarında onlara bir günah yoktur. (Ey Peygamber hanımları!) Emrettiği ve yasakladığı şeyler hususunda Allah’tan korkun (sakının). Şüphesiz Allah, sizden zahir olana da sadır olana da şahittir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 426,
            "translated_text": "Şüphesiz Yüce Allah, meleklerinin katında Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i övmekte (ona senâ etmekte) dir. Melekler ise O'nun için dua etmektedirler. Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın kulları için gönderdiği din ile amel edenler! Sizler de Rasûlullah'a salat ve selam edin."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 426,
            "translated_text": "Sözleri yahut fiilleri ile Allah'a ve Rasûlüne eza verenleri Allah, dünya ve ahirette rahmetinin genişliğinden kovup uzaklaştırmış ve Rasûlüne eza ederek işledikleri suçun karşılığı olarak onlar için ahirette alçaltıcı bir azap hazırlamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 426,
            "translated_text": "Bir ezaya uğratılmalarını gerektirecek bir cürüm ve günah işlemedikleri halde bir söz yahut fiil ile Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara eziyet edenler, şüphesiz bir yalan ve iftirayı yüklenmişler ve apaçık bir günah işlemişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 426,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve Mü'minlerin kadınlarına söyle! Dış örtülerini üzerlerinden sarkıtsınlar ki, yabancı erkeklerin önünde avret (görünmemesi gereken) yerleri açılıp görünmesin. Bu, onların hür kadınlar olduklarının anlaşılması için daha uygundur. Böylece onlar, cariyelerin uğradığı ezaya maruz kalmazlar. Allah, günahlarından tevbe eden kullarını çok bağışlayan ve onlara çok merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 426,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Şehvetlerine bağlandıkları için kalplerinde fücur olan ,Medine'de ki Müslümanların arasını bölmek için yalan haberler yayan münafıklar şayet küfürlerini gizleyip Müslüman gibi gözükerek bu münafıklıklarından vazgeçmezler ise, Biz, sana onları cezalandırmanı emrederiz. Seni onlara musallat kılarız da sonra onlar; yeryüzünde fesat çıkarmalarından dolayı Medine'den kovulmaları yahut helak olmaları sebebiyle Medine'de çok az bir zaman yaşayabilirler."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 426,
            "translated_text": "Allah'ın rahmetinden kovulmuşlardır. Nifakları ve yeryüzünde bozgunculuğu yaymaları sebebi ile nerede bulunurlarsa yakalanırlar ve orada öldürülürler."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 426,
            "translated_text": "Nifaklarını izhar eden münafıklar hakkında Allah'ın devam edegelen kanunu budur. Allah'ın kanunu sabittir. O'nun kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Müşrikler, sana inkâr ve yalanlama içinde kıyametin ne zaman kopacağını sormaktadırlar. Aynı şekilde Yahudiler de sormaktadır. Onlara de ki: \"Kıyametin ne zaman kopacağı ile alâkalı bilgi Allah katındadır. Onun ne zaman kopacağı bilgisi bende yoktur. Ey Rasûl! Nereden bileceksin? Belki de kıyamet çok yakındır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, kâfirleri rahmetinden kovmuş ve kıyamet günü onlar için kendilerini bekleyen alevli bir ateş hazırlamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Kendileri için hazırlanmış o azabın içerisinde ebedî kalacaklardır. Orada ne kendilerine fayda verecek bir dost ve ne de kendilerinden o ateşin azabını savacak bir yardımcı bulurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Kıyamet günü, onların yüzleri Cehennem ateşinde evrilip çevrilir. Hayıflanmalarının ve pişmanlıklarının şiddetiyle şöyle derler: \"Keşke dünya hayatımızda bize emrettiklerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'a ve Rabbinden getirdikleri hususunda Rasûle itaat etseydik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Bu kimseler, aslı olmayan kıymetsiz bahaneler ileri sürerek şöyle dediler: \"Rabbimiz; şüphesiz bizler, kavmimizin önderlerine ve büyüklerine itaat ettik (uyduk). Onlar da bizi dosdoğru yoldan saptırdılar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "\"Rabbimiz! Bizi dosdoğru yoldan saptıran o önderlere ve büyüklere, bizi saptırdıkları için bize verdiğin azabın iki katı azap ver ve onları büyük bir lanetle rahmetinden kov!\""
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Peygamberinize eziyet etmeyin. Yoksa Musa -aleyhisselam-'ın bedeninde bir kusur olduğu iddiasıyla kendisini ayıplayarak ona eziyet edenler gibi olursunuz. Allah, Musa -aleyhisselam-'ı onların dediklerinden temize çıkarmış ve böylece onların nezdinde Musa'nın selamette olduğu ortaya çıkmıştı. Musa -aleyhisselam- Allah katında değerli ve şerefli bir kimseydi. İsteği geri çevrilmez ve çabası boşa gitmezdi."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakının ve doğru söz söyleyin."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Eğer sizler, Allah'tan sakınır ve doğru söz söylerseniz; O, sizin amellerinizi ıslah eder (düzeltir) ve sizden kabul eder. Aynı şekilde sizin günahlarınızı siler ve günahlarınızdan dolayı sizi cezalandırmaz. Kim, Allah'a ve Rasûlüne itaat ederse; işte o, hiçbir benzeri olmayan büyük bir kurtuluşu elde etmiş olur ki, bu kurtuluş Allah'ın rızası ve Cennet'e giriştir."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Şüphesiz biz; dini sorumlulukları, malları ve sırları korumayı göklere, yere ve dağlara sunduk (arz ettik). Onlar, bunu (emaneti) yüklenmekten imtina ettiler ve bu emanetin akıbetinden korktular. Onu insan yüklendi. Şüphesiz insan, nefsine karşı çok zalimdir ve yüklendiği emanet hakında ise çok cahildir."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 33,
            "page_number": 427,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın bir takdiri olarak bu emaneti insan yüklendi. Bu; Allah'ın erkeklerden ve kadınlardan münafık ve müşrik olanları, nifakları ve Allah'a ortak koşmaları sebebi ile azaba çarptırması ve emanet sorumluluğunu güzelce yüklenen Mü'min erkek ve kadınların tevbelerini kabul etmesi içindir. Allah, günahlarından tevbe eden kullarını çok bağışlayan ve onlara çok merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 428,
            "translated_text": "Hamd; yaratma, sahip olma ve idare etme bakımından göklerde ve yerde bulunanların hepsinin sahibi olan Allah'a mahsustur. Ahirette de övgü O'nadır. O, yaratmasında ve idare etmesinde çok hikmet sahibidir ve kullarının hallerinden hakkıyla haberdardır. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 428,
            "translated_text": "Yeryüzüne giren su ve bitkileri, yeryüzünden çıkan bitki ve bunun dışındaki şeyleri, gökyüzünden inen yağmuru, melekleri ve rızkı, yine gökyüzüne yükselen melekleri, kulların amellerini ve ruhlarını bilen O'dur. O, Mü'min kullarına karşı çok merhametlidir ve tevbe eden kulunun günahlarını çok bağışlayandır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 428,
            "translated_text": "Kâfirler: \"Kıyamet ebediyen gelmeyecek!\" dediler. Ey Rasûl! De ki: \"Hayır! Allah'a yemin olsun ki yalanlayıp durduğunuz kıyamet size muhakkak gelecektir. Fakat kıyametin ne zaman kopacağını Allah'tan başkası bilmez. Allah Teâlâ; kıyamet ve onun dışındaki gaybî şeyleri bilendir. Göklerde ve yerde bir karınca ağırlığı kadar küçük bir şey dahi olsa hiçbir şey O'nun ilminden gizli (saklı) olamaz. Aynı şekilde zikredilen bu şeyden daha küçük ya da daha büyük hiçbir şey de O'nun ilminden gizli kalmaz. Bütün bunlar apaçık bir kitapta yazılıdır ki o kitap; kıyamete kadar olacak olan her şeyin yazıldığı Levh-i Mahfûz'dur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 428,
            "translated_text": "Allah; kendisine iman eden ve salih amel işleyen kullarını mükâfatlandırmak için Levh-i Mahfûz'da belirlediklerini kaydetmiştir. İşte bu özelliklere sahip olan kimselere Allah'tan günahları için bir bağışlanma vardır. Yüce Allah onları günahlarından dolayı cezalandırmaz. Yine onlar için güzel bir rızık vardır. Bu rızık, Yüce Allah'ın kıyamet günündeki Cennet'idir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 428,
            "translated_text": "Allah'ın indirmiş olduğu ayetlerini boşa çıkarmak için çabalayarak amel eden ve ayetlerimiz hakkında; \"Bu bir sihirdir!\" diyen ve Rasûlümüz hakkında da; \"Bu bir kâhin ve şairdir.\" diyenler var ya; işte bu sıfatları kendisinde barındıran kimseler için kıyamet günü azabın en şiddetlisi ve en kötüsü vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 428,
            "translated_text": "Sahabelerin ve Ehl-i Kitabın iman etmiş alimleri; Allah'ın sana indirmiş olduğu vahyin; içerisinde hiçbir şüphe olmayan hak olduğuna şahitlik ederler. Aynı şekilde o (Kur'an); mutlak galip olan, hiç kimsenin kendisine karşı üstün gelemediği, dünyada ve ahirette övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna iletir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 428,
            "translated_text": "Kâfirler, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdikleri hakkında bir şaşırma ve alay ifadesi olarak kendilerinden olan bazı kimselere şöyle dediler: \"Sizler öldükten ve ölümünüzden sonra (çürüyüp) paramparça olduktan sonra sizlerin yeniden diriltileceğini haber veren bu adamı size gösterelim mi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 429,
            "translated_text": "Bu adam (Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-), ölümümüzden sonra bizim diriltileceğimizi iddia ederek; Allah hakkında yalan mı uydurmuştur? Yoksa hakikati olmayan şeyler ile hezeyan yaşayan bir deli midir? (Hayır!) Durum, bu kimselerin iddia ettiği gibi değildir. Asıl, hasıl olan ahirete iman etmeyenlerin kıyamet günü şiddetli bir azap içerisinde olacakları, dünyada ise haktan uzak apaçık bir sapıklık içinde bulunmalarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 429,
            "translated_text": "Yeniden dirilmeyi inkâr edenler, yerde önlerinde olanı ve gökte arkalarında olanı görmezler mi? Eğer dilersek onları ayaklarının altından yere batırırız ve yine dilersek onların üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. İşte bunda, Allah'ın kudretine delil getirmek ve Rabbine çokça itaat ederek O'na dönmek isteyen her kul için açık ve kesin deliller vardır. Bunlara kâdir olan (Allah); ölümünüzden ve bedenlerinizin paramparça olmasından sonra sizleri yeniden diriltmeye kâdirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 429,
            "translated_text": "Biz, Davud -aleyhisselam-'a katımızdan nübüvvet (peygamberlik) ve mülk (hükümranlık) verdik. Dağlara: \"Ey Dağlar! Davûd ile birlikte sizler de tesbîh edin!\" dedik. Kuşlara da aynısını dedik. Demiri onun için yumuşak kıldık ki, böylece demirden istediği gereçleri üretebilsin."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 429,
            "translated_text": "Ey Dâvûd! Düşmanlarının kötülüklerinden korunmak için, demir halkaları birbirine geçirilen zırhlar yap. Çivileri halkalara uygun yap. İnce yapma ki içerisine girilebilsin, kalın ve sert yapma ki giymesi kolay olsun. Salih ameller işleyin. Şüphesiz ben, işlediğiniz amelleri hakkıyla görürüm. Sizin amellerinizden hiçbir şey bana gizli kalmaz. Ben, yaptığınız amellere göre size karşılık vereceğim."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 429,
            "translated_text": "Davud'un oğlu Süleyman -aleyhisselam-'a sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgârı verdik. Yine O'na; erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık ki, ondan istediği şeyi imal etsin. Yine cinleri kendisinin önünde Rabbinin emri ile çalışması için emrine verdik. Cinlerden, emrettiğimiz işleri yapmaktan sapanlara alevli azaptan tattırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 429,
            "translated_text": "Bu cinler; Süleyman -aleyhisselam-'ın istediği namaz kılınan mescidleri, sarayları, istediği surları, çanaklardan büyük su havuzlarını, büyüklüğü sebebi ile yerinden hareket etmeyen sabit yemek kazanları yaparlardı. Onlara şöyle dedik: \"Ey Davud ailesi! Size verdiği nimetler için Allah'a şükür için çalışıp, amel işleyin. Zira verdiğim nimetlere kullarımdan şükredenler azdır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 429,
            "translated_text": "Süleyman -aleyhisselam-'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman bir ağaç kurdu onun asasını yiyip de dayandığı yerden onu düşürünceye kadar cinler, onun öldüğünü anlayamadılar. O, düşünce cinlerin gaybı bilmediği açıkça ortaya çıkmış oldu. Eğer gaybı biliyor olsalardı Süleyman -aleyhisselam- için yapmakta oldukları o zor işleri onun yaşadığını ve kendilerini gözetlediğini zannederek yapmaya devam etmezlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 430,
            "translated_text": "Şüphesiz Sebe kabilesinin yerleşmiş oldukları yerlerde Allah'ın kudretine ve onlara vermiş olduğu nimetlerine dair açık deliller vardır. Bu nimetler; biri sağ (taraf) dan diğeri sol (taraf) dan olmak üzere iki bahçeydi. Onlara; \"Rabbinizin (size vermiş olduğu) rızkından yiyin ve nimetlerine karşı O'na şükredin. İşte (sizin için) bu; güzel bir belde ve kendisine tevbe edenin tevbesini çokça kabul edip bağışlayan bir Rab!\" dedik."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 430,
            "translated_text": "Onlar; Allah'a şükretmekten ve Allah'ın peygamberlerine iman etmekten yüz çevirdiler. Biz de onların nimetlerini afet ile değiştirerek onları cezalandırdık. Onların üzerlerine; her şeyi silip süpüren, barajlarını mahveden ve bahçelerini sular altında bırakan bir sel gönderdik. Böylece onların verimli olan iki bahçesini içerisinde sadece buruk meyveleri olan ve meyvesi olmayan ılgın ağacı ile bir de biraz sedir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 430,
            "translated_text": "(Nimetlerin yerini afetin aldığı) Bu değişme; onların (daha önce) nimetler içerisinde iken küfürleri ve nimetlere karşı şükretmekten yüz çevirerek nankörlük etmeleri sebebi ile gerçekleşmiştir. İşte bu şiddetli ceza ile ancak Allah'ın nimetlerini inkar eden, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'yı küfredenleri cezalandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 430,
            "translated_text": "Yemen'deki Sebe halkı ile içlerinde bereketler kıldığımız Şam diyarı arasında birbirine yakın görünebilen memleketler var ettik. Böylece onlar; herhangi bir meşakkat olmaksızın Şam'a ulaşıncaya kadar bir köyden diğer köye geçip giderlerdi. Onlara; \"Oralarda geceleri ve gündüzleri açlıktan, susuzluktan ve düşman korkusundan uzak güvenlik içinde gezip dolaşın.\" dedik."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 430,
            "translated_text": "Onlar; Allah'ın üzerlerindeki nimeti olan mesafelerin yakınlığı hususunda nankörlük ederek: \"Rabbimiz! O köyleri ortadan kaldırarak yolculuk yaptığımız şehirlerimizin arasındaki mesafeleri öyle açıp, uzat ki, yolcularımızın maharetleri belli olsun ve yolculuklarımızdan dolayı ortaya çıkacak yorgunluk ve zorluğu iyice hissedelim\"dediler. Onlar; nimetlere nankörlük edip şükretmekten yüz çevirmeleri ve içlerinden fakir olanları hasetleri sebebiyle kendilerine zulmettiler. Biz de onları, kendilerinden sonra gelenlerin konuştuğu ibretlik olaylar kıldık ve birbirlerine ulaşamayacakları şekilde onları kendi beldelerinde tamamen parçaladık. Şüphesiz bunda -Sebe halkına vermiş olduğumuz nimetlerde ve ardından inkârları ve azgınlıkları sebebi ile kendilerinden intikam alınmasında- Allah'a itaat etmede, günâh işlememede ve başa gelen belalarda çokça sabreden ve nimetlerine karşı çokça şükreden her bir kimse için ibret vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 430,
            "translated_text": "İblis, onları yoldan çıkarıp haktan saptırabileceği hususundaki zannını doğru çıkardı. Böylece Mü'minlerden bir grup dışındaki insanlar küfür ve sapıklıkta ona tabi oldular. Mü'minler ise kendisine tabi olmayarak İblis'i hayal kırıklığına uğratıp onun zannını boşa çıkardılar."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 430,
            "translated_text": "İblis'in onları saptıracak bir gücü yoktu. O, ancak onlar için (batılı) süslüyor ve onları azdırıyordu. Biz, ahirete ve ahirette olacak olan cezaya (karşılık verilmesine) iman eden ile ondan şüphe edeni ortaya çıkarmak için azdırması (ve yoldan çıkarması) için ona izin verdik. Ey Peygamber! Senin Rabbin her şeyi koruyup, gözetendir. Kullarının amellerini bütün tafsilatı ile koruyup, karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 430,
            "translated_text": "Ey Rasûl! O müşriklere de ki: \"Haydi, Allah'tan gayrı kendilerinin ilah olduklarını ileri sürdüklerinizi, size fayda getirmesi ve sizden zararı kaldırması için çağırın, bakalım. O ilahlar; göklerde ve yerde zerre miktarı bir şeye dahi sahip değiller ve onların göklerde ve yerde Allah ile bir ortaklıkları da yoktur. Allah'ın; kendisine yardım eden bir yardımcısı da yoktur. O; ortaklardan ve yardımcılardan mustağnidir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 431,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- katında kendisinin izin verdiği kimseden başkasının şefaati fayda vermez ve Allah, ancak kendisinden razı olduğu kimseye şefaat etmesi için izin verir. Semaların üstünde konuştuğu zaman, meleklerin kanatlarını vurarak O'nun sözüne boyun eğip itaat etmeleri Yüce Allah'ın yüceliklerindendir. Ta ki korku, onların (meleklerin) kalplerinden giderilir ve melekler; Cebrail -aleyhisselam-'a: \"Rabbiniz ne buyurdu?\" derler. Cebrail -aleyhisselam-: \"Hak olanı buyurdu.\" der. Allah; zatı ve galip gelmesi ile yüce ve yüksek olandır, her şeyden büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 431,
            "translated_text": "Ey Rasûl! O müşriklere de ki: \"Size gökyüzünden yağmuru indirerek ve yeryüzünden meyveler, ekinler ve mahsuller çıkararak rızıklandıran kimdir?\" De ki: \"Sizi oradan rızıklandıran Allah'tır.\" De ki: \"Ey müşrikler! Biz veya siz, ikimizden biri ya doğru yol üzerinde veya hak yoldan apaçık bir sapıklık içindedir. İkimizden biri kaçınılmaz olarak sapıklık üzerindedir. Şüphesiz hidayet ve doğru yol üzere olanlar Mü'minlerdir. Sapıklık ehli olanlar ise müşriklerdir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 431,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Onlara de ki: \"Sizler, kıyamet günü bizim işlemiş olduğumuz günahlarımızdan sorulmayacaksınız. Biz de sizin yapmakta olduklarınızdan sorulacak değiliz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 431,
            "translated_text": "Onlara de ki: \"Kıyamet günü Allah hepimizi bir araya toplayacak, sonra da sizinle bizim aramızda adaletle hükmedecektir. Böylece (Allah) hak ehlini batıl ehlinden ayırıp ortaya çıkarır. O; adalet ile hükmeden ve hükmettiği şeyi hakkıyla bilendir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 431,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Onlara de ki: \"İbadette kendilerini Allah'a ortak koştuklarınızı bana gösterin.\" Hayır! Durum sizin tasavvur ettiğiniz gibi değildir, O'nun (Allah'ın) ortakları yoktur. O; hiç kimsenin kendisine galip gelemediği Yüce Allah'tır. O; yaratmasında, kudretinde ve idare edip düzenlemesinde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 431,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Biz, seni ancak takva ehlini Cennet ile müjdelemen, küfür ehli ve yoldan çıkanları da korkutman için insanların tamamına gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler. Eğer bilmiş olsalardı seni yalanlamazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 431,
            "translated_text": "Kendisi ile korkutuldukları azap hususunda acele eden müşrikler şöyle derler: Hak olduğunu iddia ettiğinizde doğru sözlü iseniz azap vaadi ne zamandır?"
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 431,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Azabın gelmesi hususunda acele edenlere de ki: \"Sizin için belirli bir gün vadedilmiştir ki; siz ondan ne bir an geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz. İşte o gün; kıyamet günüdür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 431,
            "translated_text": "Allah'a iman etmeyerek kâfir olanlar şöyle dediler: \"Biz, Muhammed'in kendisine indirildiğini iddia ettiği bu Kur'an'a ve önceki semâvi kitaplara asla iman etmeyiz.\" Ey Rasûl! Sen o zalimleri, kıyamet günü Rablerinin huzurunda hesap için tutulup alıkonuldukları ve birbirlerine söz atarlarken bir görsen! Onlardan her biri sorumluluğu ve kınamayı başkasının üzerine atar. Dünya'da, büyükleri ve yüceleri tarafından zayıf düşürülmüş olanlar ise şöyle derler: \"Eğer sizler, bizleri saptırmamış olsaydınız, bizler Allah'a ve Rasûlüne iman ederdik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 432,
            "translated_text": "Hak karşısında büyüklenip kendilerine tabi olunanlar; zayıf düşürdüklerine şöyle dediler: \"Muhammed'in size getirdiği hidayetten sizleri biz mi alıkoyduk? Hayır! Aksine sizler, fesat ve bozgunculuk ehli kimselerdiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 432,
            "translated_text": "Büyükleri tarafından zayıf düşürülenler, hakka karşı kibirlenen büyüklerine derler ki: \"Hayır! Bizi haktan saptıran, sizin bizlere gece gündüz kurmuş olduğunuz tuzaklarınızdır. Öyle ki, bizlere Allah'a küfredip, inkar etmeyi ve O'ndan başka yaratılmış olan varlıklara ibadet etmeyi emrediyordunuz.\" Onlar; azabı müşahade ettiklerinde dünyada üzerinde oldukları küfürden dolayı için için pişmanlık duyarlar ve azap olunacaklarını anlarlar. Böylece biz; o kâfirlerin boyunlarına demir bukağılar koyarız. Onlar, dünyada Allah'tan başkasına ibadet etmelerinden ve Allah'a karşı isyan etmelerinden (günah işlemelerinden) başka bir sebeple bu cezaya uğratılmamışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 432,
            "translated_text": "Biz, herhangi bir beldeye kendilerini azap ile korkutması için bir uyarıcı (peygamber) gönderdiğimizde o beldenin kendilerine nimet verilmiş olan mal, itibar ve hüküm sahibi kimseleri: \"Ey Peygamberler! Muhakkak ki bizler, sizin kendisi ile gönderilmiş olduğunuz şeyi inkâr ediyoruz.\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 432,
            "translated_text": "Bu gösterişci, böbürlenen makam sahipleri şöyle dediler: \"Biz, malca ve evlatça daha çoğuz. Sizin, bizim azap olunacağımıza dair iddanız da yalandır. Bizler, dünyada da ahirette de azap olunacak değiliz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 432,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Kendilerine verilen nimetler ile kibirlenip kendilerini beğenenlere de ki: \"Rabbim -Subhanehu ve Teâlâ- şükredecek mi yoksa nankörlük mü edecek diye bir imtihan olarak dilediği kimseye rızkı genişletir. Dilediği kimseye ise sabredecek mi yoksa isyan mı edecek diye bir imtihan olarak daraltır. Fakat insanların çoğu Allah'ın çok hikmet sahibi olduğunu bilmezler. Allah; ancak işleri büyük bir hikmetten dolayı takdir eder. Bunu bilen bilir, bilmeyen bilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 432,
            "translated_text": "Sizi Allah'ın rızasına götürecek olan kendisi ile övünüp durduğunuz mallarınız ve evlatlarınız değildir. Fakat kim Allah'a iman eder ve salih ameller işlerse, işte kat kat ecirleri elde edecek olan odur. Mallar; ancak Allah yolunda harcanılarak Allah'a yakınlaştırır. Evlatlar ise duaları ile yakınlaştırır. İşte salih ameller işleyen bu Mü'minler için işledikleri salih ameller sebebi ile kat kat sevaplar vardır ve onlar Cennet'te en yüksek makamlardadırlar. Orada azap, ölüm ve nimetlerin kesilme korkusundan güvendedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 432,
            "translated_text": "İnsanları ayetlerimizden uzaklaştırmak ve hedeflerini gerçekleştirmek için tüm cabalarını harcayan kâfirler; dünyada hüsrana, ahirette ise azaba uğrayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 432,
            "translated_text": "Ey Rasûl! De ki: \"Şüphesiz benim Rabbim Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediği kimsenin rızkını da daraltır. Allah yolunda ne infak ederseniz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- dünyada verdiğiniz şeyden daha hayırlısını size geri verir, ahirette ise büyük bir sevap verir. Allah Teâlâ, rızık verenlerin en hayırlısıdır. Her kim rızık istiyorsa Allah Teâlâ'ya sığınsın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 433,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Allah'ın onların tamamını toplayacağı ve sonra müşrikleri kınamak ve azarlamak için, meleklere: \"Dünya hayatında iken Allah'ın dışında size ibadet edenler bunlar mıydı?\" diyeceğini hatırla."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 433,
            "translated_text": "Melekler şöyle dediler: (Ey Rabbimiz!) Sen çok yücesin ve (onların söyleyip yaptıklarından) münezzehsin. Bizim velimiz sensin. Onlarla bizim aramızda bir velilik (dostluk) yok. Aksine o müşrikler; Şeytanlara ibadet ediyorlardı. Şeytanlar, onlara meleklerin şeklinde görünüyor ve müşrikler de Yüce Allah'ı bırakıp onlara ibadet ediyorlardı. Müşriklerin çoğu o Şeytanlara inanıyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 433,
            "translated_text": "Tekrardan dirilip, hesap görmek için tüm canlıların bir araya geldiği kıyamet gününde,dünyada iken Allah'tan başka kendilerine ibadet edilenler, kendilerine ibadet edenlere ne bir fayda ve ne de bir zarar vermeye sahip değildirler.Biz, küfür ve günâhlar ile kendi nefislerine zulmedenlere; \"Dünyada iken yalanladığınız cehennem azabını tadın!\" deriz."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 433,
            "translated_text": "Rasûlümüze indirmiş olduğumuz, içerisinde zerre kadar bir karışıklık dahi olmayan apaçık ayetlerimiz bu yalanlayan müşriklere okunduğunda şöyle dediler: \"Bunları getiren adam, sizi babalarınızın üzerinde olduğu yoldan çevirmek isteyen bir kimseden başkası değildir.\" Ve yine şöyle dediler: \"Bu Kur'an, O'nun Allah'a nispet ederek uydurmuş olduğu bir yalandan başka bir şey değildir.\" Allah'a küfredip, inkârda bulunanlar, Allah tarafından kendilerine Kur'an gönderilince şöyle dediler: \"Bu, karı ile kocanın ve baba ile oğulun arasını ayırmak için yapılan apaçık bir büyüden (sihirden) başka bir şey değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 433,
            "translated_text": "Onlara Kur'an'dan önce okudukları bir kitap indirmedik ki bu kitap; Kur'an'ın Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- tarafından uydurulduğuna dair onları uyarsın. Ey Rasûl! Yine onlara, seni göndermeden önce kendilerini azap ile korkutan bir peygamber de göndermedik."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 433,
            "translated_text": "Âd, Semûd ve Lût kavimleri gibi önceki kavimler de yalanlamışlardı. Senin kavminden olan müşrikler; güç, kuvvet, mal ve sayıda önceki ümmetlerin onda birine erişememişlerdi. Bunlardan her biri peygamberlerini yalanladılar da; kendilerine verilen mal, kuvvet ve sayı onlara bir fayda vermedi ve azabıma uğradılar. Ey Rasûl! Benim onları inkârım ve onları cezalandırmam nasıl oldu?"
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 433,
            "translated_text": "Ey Rasûl! O müşriklere de ki: \"Ben sizlere bir hasleti işaret ediyor ve nasihat ediyorum ki, o nasihat sizin heva ve arzularınızdan arınmış bir şekilde Yüce Allah için ikişer ikişer yahut tek başınıza kalkmanız sonra da arkadaşınız Muhammed'in yaşantısı ve onun aklî, doğruluğu ve güvenilirliği hakkında düşünmenizdir ki bu; onun -sallallah aleyhi ve sellem- deli (cinli) olmadığını açıkça anlamanız içindir. Eğer sizler, Allah'a şirk koşmaktan tevbe etmezseniz; sizleri şiddetli azap ile uyaran bir peygamberden başkası değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 433,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Yalanlayan o müşriklere de ki: \"Size getirmiş olduğum hidayet ve hayır karşılığında ben sizden bir sevap ve bir ücret istemiyorum. O ücret sizin olsun. Benim sevabım ancak bir olan Allah'a aittir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- her şeye şahittir. O, benim size tebliğ ettiğime ve sizin amellerinize şahitlik etmektedir. O, yaptıklarınızın karşılığını size verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 433,
            "translated_text": "Ey Rasûl! De ki: \"Şüphesiz benim Rabbim, hakkı batılın üzerinde hakim kılar ve batılı yok eder. O; bütün gaybleri hakkıyla bilendir. Göklerde ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kullarının amellerinden de hiçbir şey O'na saklı kalmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 434,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Yalanlayan o müşriklere de ki: \"Hak geldi. Bu hak İslam'dır. Batıl ise zâil olmuştur. Artık batılın ne bir etkisi ve ne de bir gücü vardır. Asla etkili olduğu hâle de geri dönemez.\""
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 434,
            "translated_text": "Ey Rasûl! O yalanlayan müşriklere de ki: \"Eğer ben size tebliğ ettiğim haktan saparsam sapmamın zararı banadır ve benimle sınırlıdır, ondan size hiçbir şey ulaşmaz. Eğer ben hakka hidayet edilirsem bu; Rabbimin bana vahyetmesi sebebiyledir. Şüphesiz O; kullarının sözlerini hakkıyla işitendir. O'nun benim söylediğim bir sözü işitmemesi mümkün değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 434,
            "translated_text": "Ey Rasûl! O yalanlayanlar, kıyamet günü azabı bizzat gördüklerinde bundan kaçacakları ve sığınacakları bir sığınak yoktur. Onlar, ilk andan ve işin başından itibaren yakın bir yerden yakalanıvermişlerdir. Eğer sen bu durumu görseydin şaşılacak bir şey görmüş olurdun."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 434,
            "translated_text": "Varacakları yeri gördüklerinde şöyle derler: \"Bizler kıyamet gününe iman ettik.\" Onlar; imanın kabul edildiği amel diyarı olan dünyadan uzaklaşıp, ceza (karşılık) diyarı olan ahirete varmışken imana nasıl kavuşabilirler?"
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 434,
            "translated_text": "Onlar iman edip bu iman onlardan nasıl kabul olur? Hâlbuki, dünya hayatında onlar kâfir idiler. Uzak bir yerden zan ile onun hakkında atıp tuttular, haktan uzak bir şekilde Rasûllullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile ilgili; \"O bir sihirbaz, kâhin ve şairdir.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 34,
            "page_number": 434,
            "translated_text": "Yalanlayan bu kimseler, elde etmeyi istedikleri dünya isteklerinden, küfürden tevbe etmekten, Cehennem'den kurtulmaktan ve dünya hayatına dönmekten alıkonuldular. Tıpkı kendilerinden önce yalanlayan ümmetlerin başına geldiği gibi. Onlar; peygamberlerinin Allah'ı birlemeye, imana ve yeniden dirilmeye dair getirdiği gerçekler hakkında şüphe ettiler. Küfre sebebiyet veren bir şüpheye düştüler."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 434,
            "translated_text": "Hamd; gökleri ve yeri daha önce bir örneği olmaksızın yaratan ve kaderî emirlerini yerine getirmeleri için melekleri elçiler kılan Allah'a aittir. O meleklerden bazısı peygamberlere vahiyleri ulaştırır. Zira Allah; kendilerini güvenilir kıldığı görevlerde melekleri kuvvetli kılmıştır. Meleklerden kimi iki kanatlı, kimi üç kanatlı, kimi ise dört kanatlıdır. Allah'ın emirlerini yerine getirmek için bu kanatlar ile uçarlar. Allah; yarattıklarında uzuv, güzellik ya da ses gibi hususlarda dilediği gibi arttırır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 434,
            "translated_text": "Herşeyin hazineleri Allah'ın elindedir. Allah, insanlar için rızıktan, hidayetten ve mutluluktan bir şey açtığında O'nu bundan hiç kimsenin alıkoyması mümkün değildir. Bunlardan herhangi bir şeyi tutup da vermeyecek olursa, hiç kimsenin bunlardan herhangi bir şeyi salıvermeye de gücü yetmez. O, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği mutlak güç sahibidir. Yaratmasında, takdirinde ve yönetmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 434,
            "translated_text": "Ey insanlar! Kalpleriniz, dilleriniz ve amel ettiğiniz azalarınızla Allah'ın sizin üzerindeki nimetini anıp, hatırlayın. Gökten yağmuru üzerinize indirerek, ekinleri ve mahsulleri yerden bitirerek sizi rızıklandıracak Allah'tan başka bir yaratıcı var mı? O'ndan başka hak mabud (ilah) yoktur. Nasıl oluyor da sizi yaratan ve rızıklandıran O olduğu halde bundan sonra haktan (tevhidden) çevriliyorsunuz da ortakları olduğunu iddia ederek Allah hakkında yalan uyduruyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 435,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Eğer kavmin seni yalanlarsa sabret. Sen, kavmi tarafından yalanlanan ilk rasûl (peygamber) değilsin. Senden önce Âd, Semûd ve Lût kavmi gibi ümmetler de peygamberlerini yalanlamışlardı. İşlerin tamamı sadece Allah'a döndürülür. Allah, yalanlayanları helak eder, peygamberlerine ve Mü'minlere yardım eder."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 435,
            "translated_text": "Ey insanlar! Allah'ın vadetmiş olduğu yeniden dirilme, ceza (karşılık) ve kıyamet günü hakkında hiçbir şüphe olmayan hakikattir. Dünyanın lezzetleri ve arzuları sakın sizi, bu gün için salih ameller ile hazırlık yapmaktan alıkoymasın. Sakın Şeytan, batılı süsleyerek ve dünya hayatına meylettirerek sizi kandırmasın."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 435,
            "translated_text": "Ey insanlar! Şüphesiz Şeytan sizlerin sürekli düşmanıdır. Siz de ona karşı savaşmayı bırakmayarak onu düşman edinin. Şeytan, dostlarını ancak kıyamet günü akıbetlerinin alevli ateş olması için kendine tabi olanları küfre davet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 435,
            "translated_text": "Şeytana tabi olarak Allah'ı inkâr eden kâfirler için şiddetli bir azap vardır. Allah'a iman edip salih ameller işleyenlerin günahları için Allah'tan bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır ki, bu mükâfat Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 435,
            "translated_text": "Şeytanın, kötü amelini kendisine güzel gösterdiği ve bundan dolayı yaptığının iyi olduğuna itikat eden kimse, Allah'ın kendisine hakkı süsleyip de onun hak olduğuna itikat eden kimse ile bir değildir. Şüphesiz Allah; dilediğini saptırır ve dilediğine ise hidayet eder. O'nu (bir şeyi yapmaya) zorlayacak kimse yoktur. Ey Rasûl! Sapmış olan kimselerin sapıklığına üzülerek kendini helâk etme! Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir. Yaptıkları hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 435,
            "translated_text": "Kendisi ile bulutların hareket ettirildiği rüzgârları gönderen Allah'tır. Biz; bulutları, içerisinde hiçbir bitkinin olmadığı bir beldeye doğru süreriz de kurumasından sonra yeryüzüne o yağmur suyu ile yeniden hayat veririz. İşte ölümünden sonra, içerisine bitkilerden yerleştirerek yeryüzüne hayat verdiğimiz gibi kıyamet günü ölülerin dirilmesi de böyle olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 435,
            "translated_text": "Kim dünyada yahut ahirette izzet istiyorsa, bunu Allah'tan başkasından istemesin. Dünya ve ahirette izzet sadece Allah'ındır. Güzel zikir Allah'a yükselir ve kulların salih amelleri bu zikri Allah'a yükseltir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i öldürmeye teşebbüs etmek gibi kötü tuzaklar kuranlar var ya; işte onlar için şiddetli bir azap vardır. O kâfirlerin tuzakları boşa çıkacak ve ifsad olacaktır. Onlar için hiçbir hedefleri gerçekleşmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 435,
            "translated_text": "Allah; atanız olan Adem -aleyhisselam-'ı topraktan yarattı. Sonra sizleri bir nutfeden\/meniden yarattı ve ardından sizleri birbirleri ile evlenen erkek ve kadınlar kıldı. Yüce Allah'ın ilmi olmadan hiçbir dişi ne gebe kalır, ne de doğurur. Hiçbir şey O'nun ilminden gizli (saklı) olamaz. Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka Levh-i Mahfûz'da yazılıdır. Şüphesiz zikredilen bu şeylerin tamamı -sizin (önce) topraktan yaratılmanız sonra yaratılmanızın aşamaları ve ömürlerinizin yazılması Levh-i Mahfûz'dadır- Allah için çok kolaydır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 436,
            "translated_text": "İki deniz birbirine eşit olmaz. O iki denizden birinin suyu çok tatlıdır ve tatlılığı sebebi ile içimi kolaydır. Diğeri ise tuzlu ve acıdır. Tuzlu olması sebebi ile içimi zordur. Her iki denizden de taze et yersiniz. Yediğiniz bu taze et denizde bulunan balıklardır. Ve yine bu iki denizden de ziynet olarak takındığınız inci ve mercan çıkarırsınız. Ticaret gemilerin denizleri yararak gelip gittiklerini görürsün. Sizler böylece ticaret yaparak Yüce Allah'ın dünya nimetlerini elde etmek istersiniz. Umulur ki Allah'ın sizi nimetlendirdiği pek çok nimete karşı şükredersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 436,
            "translated_text": "Allah; geceyi gündüzün içine katar ve gündüzü de uzatır. Gündüzü de gecenin içine katar ve böylece geceyi uzatır. Allah; Güneş'i ve Ay'ı emri altına almıştır. Bu ikisinden her biri de sadece Allah'ın bildiği ve takdir edilen bir süreye kadar akar gider ki, bu kıyamet günüdür. Bütün bunların akıp gitmesini sağlayan ve takdir eden Rabbiniz Allah'tır. Mülk (hükümranlık) sadece O'nundur. Sizin, Allah'ın dışında kendilerine taptığınız putlar ise bir hurma tanesinin zarına dahi sahip değildirler. Nasıl olur da beni bırakıp onlara taparsınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 436,
            "translated_text": "Kendilerine ibadet ettiğiniz mabutlarınıza dua etseniz dahi onlar sizin dularınızı işitmezler. Çünkü onlar hayat sahibi olmayan ve duymayan cansız varlıklardır. Duanızı işitecek olsalar dahi size cevap veremezler. Kıyamet günü ise onlar, şirkinizden ve onlara ibadet etmenizden beri olduklarını söyleyeceklerdir. Ey Rasûl! Sana, hiç kimse Yüce Allah'tan daha doğru haber veremez."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 436,
            "translated_text": "Ey insanlar! Her işinizde ve her halinizde Allah'a muhtaç olanlar sizlersiniz. Allah ise gerçek zengin olan ve hiçbir şeyde size ihtiyaç duymayandır. Dünya ve ahirette kulları için takdir ettikleri ile de övgüye layık olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 436,
            "translated_text": "Eğer Allah Teâlâ dilerse, sizi helak edeceği bir helâk ile yok eder de sizin yerinize Allah'a ibadet eden ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayan yeni bir halk getirir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 436,
            "translated_text": "Sizin helâk edilerek yok edilmeniz ve sizin yerinize yeni bir halkın gelmesi Yüce Allah'a zor değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 436,
            "translated_text": "Hiçbir günahkâr nefis bir başka günahkâr nefsin günahını yüklenmez. Bilâkis her nefis, kendi günahını yüklenir. Günah yükü kendisine ağır gelen kimse onu taşımak için başkasını çağırsa ve bu çağırdığı kimse akrabası da olsa onun yükünden bir şey yüklenmez. Ey Peygamber! Sen, Rabbinin azabı ile ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı en kâmil şekilde (ve dosdoğru kılanları) korkutursun. Kim günâh kirinden arınırsa -ki bu günahların en büyüğü şirktir- kendisi için arınmış olur. Çünkü bunun (temizlenmenin) faydası (temizlenen) kişinin kendisine döner. Allah, bu kimsenin taatine muhtaç değildir. Hesap ve karşılık için kıyamet günü dönüş de Allah'adır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Kör ile gören kimsenin bir olmadığı gibi kâfir ile Mü'min de makam olarak bir değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Karanlıklar ile aydınlığın bir olmadığı gibi küfür ile iman da bir değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Gölge ile sıcak rüzgâr bir olmadığı gibi Cennet ile Cehennem de içerik bakımından bir değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Ölüler ile dirilerin bir olmadığı gibi, Mü'minler ile kâfirler de bir olamazlar. Allah, dilediği kimseye hidâyetini işittirir. Ey Rasûl! Sen, kabirlerdeki ölüler gibi olan kâfirlere işittiremezsin."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Sen; sadece Allah'ın azabı ile uyaran bir uyarıcısın."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Şüphesiz biz seni, içerisinde şüphe olmayan bir hak ile; Mü'minler için Allah'ın hazırlamış olduğu o güzel karşılığı müjdeleyici ve kâfirler için Allah'ın hazırlamış olduğu elem verici azap ile uyarıcı olman için gönderdik. Geçmiş ümmetlerden her birine Allah'ın azabı ile uyaran bir peygamber gelmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Eğer kavmin seni yalanlarsa sabret! Kavmi tarafından yalanlanan ilk peygamber sen değilsin. Âd, Semûd ve Lût kavmi gibi senden önce gelip geçmiş olan ümmetler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Peygamberleri onlara, Allah katından kendilerinin doğru olduğuna dair apaçık deliller ve iyice düşünüp dikkat eden kimseler için sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Bununla birlikte Allah'ı ve O'nun peygamberlerini inkâr ettiler ve peygamberlerin Allah katından getirdiklerini doğrulamadılar. Ben de onları helâk ettim. Ey Rasûl! Onları helâk ettiğim zaman benim onlara cezamın nasıl olduğuna bir bak!"
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın gökten yağmur suyunu indirdiğini, o su ile ürünlerin bulunduğu ağaçları suladığımızı ve kırmızı, yeşil, sarı ve bundan başka çeşitli renklerde ürünleri o ağaçlardan çıkardığımızı görmez misin? Yine dağlardan geçen beyaz, kırmızı, değişik renklerde ve simsiyah yollar yaptık."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Burada zikredilenler gibi insanlardan, hayvanlardan; deve, inek ve koyun gibi davarlardan da muhtelif renklerde olanlar vardır. Allah Teâlâ'nın makamını (gereğince) ancak alimler yüceltirler ve O'ndan (gereğince yine) ancak alimler korkarlar. Çünkü onlar; Allah'ın sıfatlarını, dinini ve kudretinin delillerini bilirler. Şüphesiz Allah Teâlâ; hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği şekilde mutlak güç sahibidir. O; kullarından tevbe edenlerin günahlarını çokça bağışlayandır."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Şüphesiz Rasûlümüze indirmiş olduğumuz Allah'ın kitabını okuyanlar, o kitabın içindekiler ile amel edenler, namazı en kâmil şekilde kılanlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden zekât ve diğer yollar ile açıktan ve gizli olarak sarf edenler var ya; işte onlar, bu ameller ile Allah katında zarara uğramayacakları bir ticaret umarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 437,
            "translated_text": "Bu; Allah'ın onların amellerinin karşılığını tam bir şekilde vermesi ve ihsanından onlara daha da artırması içindir. Çünkü Allah; bunun ehlidir. Şüphesiz O; bu sıfatlar ile vasıflanmış olanların günahlarını çokça bağışlayan ve onların güzel amellerinin karşılığını bol bol verendir."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 438,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Sana vahyetmiş olduğumuz kitap, içerisinde şüphe olmayan ve kendinden önceki kitapları doğrulayıcı haktır. Şüphesiz Allah, kullarından hakkıyla haberdardır ve (onları hakkıyla) görendir. O, her ümmetin peygamberine zamanındaki ihtiyaca göre vahyeder."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 438,
            "translated_text": "Sonra Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, diğer ümmetlerin üzerinde seçmiş olduğumuz ümmetine Kur'an'ı verdik. Onlardan kimi haramları işleyip vacipleri terk ederek kendilerine zulmeder. Kimileri vacipleri yapıp haramlardan uzaklaşmanın yanında; bazı müstehapları terk edip bazı mekruhları işlemek suretiyle ortadadır. Kimileri ise Allah'ın izni ile hayırlı amellerde yarışır. Bu; vaciplerin ve müstehapların yerine getirilmesi, haramların ve mekruhların terk edilmesi ile olur. Burada zikredilen -bu ümmetin seçkin kılınması ve kendilerine Kur'an'ın gönderilmesi- hiçbir faziletin ve ihsanın kendisine yakınlaşamayacağı şekilde Allah'tan büyük bir ihsandır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 438,
            "translated_text": "İşte bu seçilmiş kimselerin yerleşeceği yer (Adn) Cennetleri'dir. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Orada giyecekleri elbiseleri de ipektir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 438,
            "translated_text": "Cennet'e girdikten sonra şöyle derler: \"Dünya'da iken Cehennem'e girme korkusu ile içinde bulunduğumuz tasayı gideren Allah'a hamd olsun. Şüphesiz bizim Rabbimiz günahlarından tevbe eden kullarına karşı çokça bağışlayıcıdır, taatlerinin karşılığını bol bol verendir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 438,
            "translated_text": "O; bizden bir güç ve kuvvet olmaksızın bizi lütfu ile bir başka yere ayrılıp, gitmeyeceğimiz kalıcı yurda yerleştirdi. Orada bize ne bir yorgunluk isabet eder ne de bir bıkkınlık."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 438,
            "translated_text": "Kâfirler için içinde ebedi kalacakları Cehennem azabı vardır. Ölmeleri için hükmedilmez ki, ölüp azaptan kurtulsunlar. Onlar için Cehennem azabından hiçbir şey hafifletilmez. İşte Rabbinin nimetlerine nankörlük eden her inkârcıyı biz, kıyamet günü bunun gibi bir ceza ile cezalandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 438,
            "translated_text": "Onlar; yüksek sesleriyle feryat edip, yardım isteyerek şöyle derler: \"Rabbimiz! Bizi ateşten çıkar da dünyada iken işlemiş olduğumuz amellerin yerine senin rızanı elde edeceğimiz salih ameller işleyelim ve senin azabından selamette olalım.\" Yüce Allah ise onlara şöyle cevep verir: Size, düşünecek kimsenin düşüneceği ve Allah'a tevbe edip salih ameller işleyeceği kadar bir ömür vermedik mi? Yine Allah'ın azabına karşı sizi uyaran bir peygamber gelmedi mi? Sizin bir bahaneniz olamaz. Bütün bunlardan sonra bir özür yoktur. O halde tadın azabı! Kendi nefislerine küfür ve masiyet ile zulmetmiş olan zalimleri Allah'ın azabından kurtaracak yahut azabı onlardan hafifletecek bir yardımcı da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 438,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Şüphesiz O, kullarının gönüllerinde hayırdan ve şerden gizledikleri ne varsa onu hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 439,
            "translated_text": "Ey İnsanlar! Nasıl amel işleyeceğiniz hususunda imtihan etmek için sizi yeryüzünde birbirinizin ardından gelen halifeler kılan O'dur. Kim Allah'ı ve peygamberlerin getirdikleri hakkında kâfir olursa, onun bu küfrünün günahı ve cezası kendi aleyhine döner. O'nun küfrü Rabbine zarar veremez. Kâfirlerin küfrü, Rableri katında kendileri için ancak onun gazabını arttırır. Kâfirlerin küfrü, kendilerine ziyandan başka bir şey getirmez. Onlar şayet iman etmiş olsalardı Allah'ın onlara vadetmiş olduğu Cennet'i kaybederek ziyana uğramazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 439,
            "translated_text": "Ey Rasûl! O müşriklere de ki: \"Allah'tan gayrı tapmış olduğunuz ortaklarınız yeryüzünde ne yaratmışlar haber verin? Yeryüzünün dağlarını mı yaratmışlar? Yeryüzünün nehirlerini mi yaratmışlar? Yeryüzünde hareket eden canlıları mı yaratmışlar? Yoksa onların, göklerin yaratılışında Allah ile bir ortaklıkları mı var? Yoksa onlara, ortaklarına yaptıkları ibadetlerinin doğruluğuna dair içinde delil olan bir kitap mı verdik?\" Bu sayılanlardan hiçbiri hasıl olmamıştır. Hayır! Zalimler birbirlerine küfür ve masiyet ile aldatmaktan başka bir vaadde bulunmuyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 439,
            "translated_text": "Şüphesiz gökleri ve yeri yok olmaması için tutan Allah'tır. -Farzedelim ki- gökler ve yer yok olacak olsa onları tutup onların yok olmalarına O'ndan başka mani olacak kimse yoktur. O; Halîm'dir, cezalandırmakta acele etmeyendir. Allah, günahlarından tevbe eden kullarını çok bağışlayandır."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 439,
            "translated_text": "Yalanlayan bu kâfirler; kendilerini Allah'ın azabı ile uyaracak bir uyarıcı peygamber gelirse, Yahudilerden, Hristiyanlardan ve diğerlerinden daha çok doğru yolda olacaklarına ve ona tabi olacaklarına dair bütün güçleriyle Allah adına büyük bir yemin etmişlerdi. Fakat kendilerine Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah'ın azabı ile korkutmak üzere peygamber olarak gelince, bu onların batıla bağlanıp haktan uzaklaşmalarından başka bir şeyi arttırmadı. Onlar; kendilerinden öncekilerden daha çok doğru yolda olacaklarına dair bütün güçleri ile ettikleri yeminlerini yerine getirmediler."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 439,
            "translated_text": "Onların, Allah adına yemin etmeleri ve iyi niyetli olmaları iyi bir kasıt sebebiyle değildir. Bilâkis onlar; yeryüzünde büyüklenmek ve insanları aldatmak için bunu yapıyorlar. Kötülük üzere tuzak kuran kimselerin kurduğu tuzak ancak tuzağı kuran kimseleri kuşatıverir. Yoksa büyüklenen bu kimseler, Allah'ın değişmeyen sünnetinden başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın sünneti (kanunu), kendilerinden öncekiler gibi onların da helâk edilmeleridir. Büyüklenen kimseler hakkında onların helâk edileceğine dair Allah'ın sünneti (kanunu) asla değişmez ve helâk; bunu hak eden kimselerden başkasına da uğramaz. Çünkü bu, değişmeyen ilahi sünnettir (kanundur)."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 439,
            "translated_text": "Kureyş kabilesinden seni yalanlayanlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce (peygamberlerini) yalanlayan ümmetlerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Onların sonu, Allah'ın kendilerini helâk etmesiyle kötü son olmadı mı? Hâlbuki onlar, Kureyş'ten daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz. Şüphesiz O, yalanlayan kimselerin yaptıklarını hakkıyla bilendir. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Dilediği zaman onları helâk etmeye kâdirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 35,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Eğer Allah, insanları işledikleri günahlar sebebi ile cezalandırmakta acele etseydi yeryüzündeki varlıkların hepsini helâk ederdi de onlar; hayvan ve mal sahibi olamazlardı. Fakat Allah, onları belirli bir süre olan kıyamet gününe kadar erteler. Kıyamet günü geldiği zaman ise Allah, kullarını hakkıyla görendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O; onlara yaptıklarına göre karşılık verecektir. Hayır ise hayır, şer ise şer."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "(Yâ Sîn) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Allah Teâlâ; ayetleri muhkem kılınmış olan Kur'an'a yemin etmiştir. Zira ona ne önünden ve ne de arkasından bir batıl yaklaşabilir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Şüphesiz sen; Allah'ın kullarına, O'nu birlemeleri ve sadece O'na ibadet etmelerini emretmek için gönderdiği peygamberlerden birisin."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Sen; dosdoğru bir yol ve din üzerinesin. Dosdoğru olan bu yol ve bu din; hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği Azîz olan Rabbin tarafından indirilmiştir. O; iman eden kullarına karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Sen; dosdoğru bir yol ve din üzeresin. Dosdoğru olan bu yol ve din, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği Azîz olan Rabbin tarafından indirilmiştir. O; iman eden kullarına karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Bunu sana; kendilerine daha önce onları uyaracak bir peygamber gelmemiş olan Arap bir kavmi korkutman ve uyarman için indirdik. Onlar; imandan ve tevhidden uzak idiler. İşte kendilerine gönderilen uyarı ile aralarındaki bağ kesilmiş olan her ümmetin durumu böyledir. Bu ümmetler, kendilerine (imanı ve tevhidi) hatırlatacak ve uyaracak peygamberlere ihtiyaç duyarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Şüphesiz peygamberlerinin dili ile Allah'tan gelen hak kendilerine ulaştıktan sonra bunların çoğunun üzerine Allah tarafından gelen azap kaçınılmaz olmuştur. Ona iman etmeyip küfürleri üzerinde kalmışlardır. Onlar, Allah'a da Rasûlüne de iman etmez ve haktan getirdikleri ile de amel etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Bunların misali, boyunlarına halkalar takılmış olan kimselerin misali gibidir. Onların elleri boyunları ile bir araya getirilip çenelerinin altında toplanmıştır. Bundan dolayı başlarını semaya doğru kaldırmak zorunda kalmışlardır. Başlarını aşağı doğru indiremezler. Bunlar, Allah'a imanı kabul etmezler ve O'na boyun eğmezler. Bundan dolayı başlarını indirmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Onların önlerine ve arkalarına hak ile onların arasını ayıran setler çektik ve onların gözlerini hakka karşı kapattık. Onlar; hakkı kendilerine fayda verecek şekilde göremezler. Bu durum, onların küfürlerinde ısrar etmelerinin ve inat etmelerinin ortaya çıkmasından sonra olmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Ey Muhammed! İnatla hakka karşı çıkan bu kâfirleri korkutsan da, korkutmasan da onlar için birdir. Onlar, senin Allah katından getirdiklerine iman etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Gerçekten senin uyarmandan ancak bu Kur'an'ı doğrulayan, Kur'an'da gelen şeylere tabi olan ve kimsenin görmeyeceği yerde yalnız başına iken Rabbinden korkan kimse istifade eder. Böyle özelliklere sahip olan kimseye, Allah tarafından günahlarının silinip bağışlanması kendisini sevindiren ve ahirette kendisini bekleyen büyük bir mükâfatı haber ver. İşte bu mükâfat Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 440,
            "translated_text": "Şüphesiz hesap için kıyamet günü ölüleri ancak biz diriltiriz. Onların dünya hayatında iken işlemiş oldukları salih amelleri ve kötü amelleri yazarız. Aynı şekilde ölümlerinden sonra onlardan geriye kalan sadaka-i câriye gibi salih olan şeyleri yahut küfür gibi kötü amelleri de yazarız. Biz, her şeyi kesin bir şekilde apaçık bir kitapta yazmışızdır ki, o kitap Levh-i Mahfûz'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Yalanlayan ve inatçılık eden bu kimselere ibret olması için, kendilerine elçiler gelmiş olan belde halkının kıssasını anlat."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Kendilerini Allah'ı birlemeye ve Allah'a ibadet etmeye davet etmeleri için onlara iki elçi gönderdiğimizde o iki elçiyi yalanladılar. Bunun üzerine biz, üçüncü bir elçi daha göndererek o iki elçiyi güçlendirdik. O üç elçi belde halkına şöyle dediler: -Biz üç kişi- \"Sizleri Allah'ı birlemeye ve O'nun dinine tabi olmaya davet etmek için gönderilmiş olan elçileriz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Belde halkı gönderilen elçilere şöyle dediler: Sizler bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsiniz. Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Rahman size bir vahiy indirmemiştir ve siz, iddianızla ancak Allah'a yalan isnadda bulunuyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "O üç elçi, belde halkının yalanlamasına karşılık olarak şöyle dediler: \"Ey belde halkı! Rabbimiz biliyor ki bizler, size O'nun katından gönderilmiş elçileriz. Delil olarak bu bize yeter.\""
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "\"Bizim görevimiz, size tebliğ etmekle emrolunduğumuz şeyleri apaçık tebliğ etmektir. Biz, size hidayet etmekle sorumlu değiliz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Belde halkı, gönderilmiş olan elçilere şöyle dediler: \"Şüphesiz siz, bize uğursuz geldiniz. Eğer bizleri tevhide davet etmekten vazgeçmezseniz; sizi ölünceye kadar taşlamakla ve acıklı bir azap ile cezalandıracağız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Elçiler onlara cevap olarak şöyle dediler: \"Allah'ı inkâr etmeniz ve O'nun peygamberlerine tabi olmayı terketmeniz sebebi ile uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size Allah'ı hatırlattığımız ve sizi O'na davet etttiğimiz için mi bizi uğursuz sayıyorsunuz? Hayır! Bilakis siz; günah işleyip isyan ederek aşırı giden bir topluluksunuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Derken beldenin uzak bir yerinden bir adam; kavminin elçileri yalanlamasından, onları öldürmek ve eziyet etmekle tehdit etmesinden korkarak koşarak geldi ve şöyle dedi: \"Ey Kavmim! Bu elçilerin getirdiklerine uyunuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Ey Kavmim! Size tebliğ ettikleri şey karşılığında sizden herhangi bir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar Allah'ın vahyinden tebliğ ettikleri şeyler hususunda hidayet üzeredirler. Kim böyle ise işte tabi olunmaya layık olan kimse odur."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Nasihatçı olan bu adam şöyle dedi: \"Ve hangi engel beni yaratan Allah'a ibadet etmekten alıkoyabilir? Ve hangi engel sizleri yaratan Allah'a ibadet etmekten alıkoyabilir? Öyle ki, yeniden dirilme ile birlikte hepiniz karşılık için sadece O'na döndürüleceksiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "\"Ben, beni yaratan Allah'tan başka ilahlara hak etmemelerine rağmen ibadet edip, onları ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman; bana bir kötülük isabet ettirmek isterse, kendilerine ibadet olunan bu ilahlar bana bir fayda veremedikleri gibi benden bir kötülüğü de savamazlar. Eğer ben küfür üzere ölürsem Allah'ın benim hakkımda dilediği kötülükten de beni kurtaramazlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "\"Eğer ben Allah'tan gayrı kendilerine ibadet olunanları ilahlar edinirsem, apaçık bir hata içinde olurum. Öyle ki ibadeti hak etmeyenlere ibadet edip, ibadeti hak eden Allah'a ibadet etmeyi terk ederek apaçık bir sapıklık ile sapmış olurum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "\"Ey Kavmim! Şüphesiz ben; sizin Rabbiniz ve benim Rabbim olan Allah'a iman ettim. Beni dinleyin. Ben sizin, beni kendisiyle tehdit ettiğiniz ölümden de korkmuyorum.\" dedi. Kavmi onu öldürdü. Allah da onu Cennet'ine koydu."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Şehid edilmesinden sonra kendisine ikram olarak şöyle denildi: \"Cennet'e gir.\" O, Cennet'e girip de oradaki nimetleri müşahade edince temenni içinde şöyle dedi: \"Keşke beni yalanlayan ve öldüren kavmim de günahlarımın bağışlandığını ve Rabbimin bana olan ikramını bilseydi. Benim gibi İman eder ve benim ulaştığım mükâfata ulaşırdı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 441,
            "translated_text": "Şehit edilmesinden sonra kendisine ikram olarak şöyle denildi: \"Cennet'e gir.\" O, Cennet'e girip de oradaki nimetleri müşahade edince temenni ederek şöyle dedi: \"Keşke beni yalanlayan ve öldüren kavmim de günahlarımın bağışlandığını ve Rabbimin bana olan ikramını bilseydi. Benim gibi iman eder ve benim ulaştığım mükâfata ulaşırdı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Kendisini yalanlayan ve öldüren kavmini helâk etmek için üzerlerine gökten bir melek ordusu indirme gereğini duymadık. Bizim nezdimizde bunların durumu o halden daha da kolaydır. Azap meleklerini üzerlerine indirerek helâk etmek değil, onların helâkini gökten korkunç bir ses ile olmasını takdir ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Onun kavminin helâk edilme kıssası ise sadece onlara gönderdiğimiz korkunç bir sesten ibarettir. Sonra onlar yanıp sönen ateşten geride bir iz kalmadığı gibi kendilerinden de geriye herhangi bir iz kalmamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Kıyamet günü, azabı gördüklerinde hüsrana uğrayan ve yalanlayan kulların pişmanlıklarına yazıklar olsun. Şüphesiz onlar, dünyadayken Allah tarafından kendilerine gönderilen her peygamberi küçümser ve onunla alay ederlerdi. Onların kıyamet günündeki akıbeti, Allah'ın emirlerine karşı gelmelerinden dolayı pişmanlıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Rasûllerle alay edip yalanlayanlar, kendilerinden önce helâk ettiğimiz ümmetleri görüp ibret almadılar mı? Kesinlikle onların hepsi öldüler ve dünyaya bir daha asla dönmeyecekler. Bilâkis daha önce yaptıkları ameller ile karşılaşacaklar ve Yüce Allah, bu yaptıklarının karşılığını onlara verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Kıyamet günü, istisnasız bütün ümmetler yeniden diriltildikten sonra yaptıkları amellerin karşılığını almaları için huzurumuza çıkarılacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Gökyüzünden üzerine yağmur indirdiğimiz, bununla çeşit çeşit bitkiyi ve insanların yemesi için farklı farklı daneleri çıkardığımız bu kurak verimsiz toprak, ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edenler için bir delildir. Yağmur yağdırıp bitkiyi çıkararak bu yeryüzüne hayat veren, ölüleri tekrar diriltip hayat vermeye kadirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Üzerine yağmur yağdırdığımız yerden nice hurma ve üzüm bahçeleri çıkardık. Bunları sulayan pınarlar fışkırttık."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "İnsanlar, Allah'ın kendilerine nimet olarak vermiş olduğu ve hiçbir çaba sarfetmedikleri bahçelerin ürünlerinden yesinler diye. Hâlâ bu nimetlerinden dolayı yalnızca Allah'a ibadet edip rasûllerine iman ederek şükretmeyecekler mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Yüce Allah, yarattığı çeşitli bitkiler ve ağaçlardan, erkek ve kadın olarak yarattığı insanlardan, kara, deniz ve bu ikisinin dışında insanların bilmediği mahlûkatından münezzehtir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Gündüzün gitmesi ve gecenin gelmesi ile gündüzü çekip alıp aydınlığı gidermemiz, insanlar için Yüce Allah'ın birliğinin delilidir. Gündüzün gitmesi ile karanlığı getiririz de insanlar karanlık içinde kalırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın ilmi dahilinde olup takdirinin dışına çıkmadan yörüngesinde akıp giden bu Güneş, onlar için Allah'ın birliğinin delilidir. İşte bu takdir, kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz ve yarattıklarının işlerinden hiçbir şeyin kendisine gizli kalmadığı Alîm olan Allah'ın takdiridir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Küçük olarak başlayıp sonra büyüyen sonra da tekrar küçülüp incelik, eğrilik, sararma, eskime ve gözden kaybolma bakımından hurma salkımı gibi (hilâl) olan her gece yörüngesini belirlediğimiz bu Ay, onlar için Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın birliğine delalet eden bir delildir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 442,
            "translated_text": "Güneş, Ay, gece ve gündüz Allah'ın dilemesi ile takdir edilmiş delillerdir. Takdir edildikleri şeyi aşıp geçemezler. Ne Güneş, Ay'ın yörüngesini değiştirmek ya da aydınlığını gidermek için Ay'a yetişebilir. Ne de gece, vakti dolmadan önce girip gündüzü geçebilir. Bütün ilâhi emre boyun eğen bu mahlûkat, bunların dışındaki diğer gezegen ve galaksilerin hepsinin Allah'ın takdiri ve muhafazası altında kendilerine has yörüngeleri vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın birliğine delalet eden ve kullarına olan nimetinin bir delili de Nuh zamanında Adem'in zürriyetinden tufandan kurtulanları Allah'ın mahlûkatı ile dolu olan gemide taşımamızdır. Şüphesiz Yüce Allah, onlardan her cinsten bir çift taşımıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın birliğine delalet eden ve kullarına olan nimetinin bir delili olarak Nuh'un gemisi gibi binekleri yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Eğer biz onları boğmak isteseydik, onları suda boğardık. Şayet onların boğulmasını dileseydik, onlara hiçbir yardımcı yardım edemezdi. Eğer onlar emrimiz ve hükmümüzle boğulsalardı, hiçbir kurtarıcı da onları kurtaramazdı."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Ancak onları boğulmaktan kurtararak rahmet etmemiz ve aşamayacakları belirli bir zamana kadar istifade etmeleri için hayatta bırakmamız bundan müstesnadır. Umulur ki, bundan ibret alıp iman ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "İman etmekten yüz çeviren bu müşriklere: \"Kendisine doğru ilerlediğiniz ahiretten ve geride bıraktığınız dünyadan ve onun zorluklarından sakının. Umulur ki, Yüce Allah rahmeti ile lütufta bulunur denildiğinde, buna riayet etmezler. Bilâkis bundan hiç umursamadan yüz çevirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Bu inatçı müşriklere, Allah'ın birliğine ve ibadetin yalnızca O'na layık olduğunu gösteren ayetler her geldiğinde, onlardan ibret almadan mutlaka yüz çevirirlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Bu inatçı kâfirlere; \"Allah'ın size rızık olarak verdiği mallardan fakirlere ve miskinlere yardım edin.\" denildiği zaman; büyüklük taslayanlar iman edenlere: \"Allah'ın dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Biz O'nun dilemesine muhalefet etmiyoruz. Ey Mü'minler! Siz ancak apaçık bir hatanın içinde ve haktan uzaksınız.\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edenler ve yalanlayıp onun imkânsız olduğunu düşünenler; \"Ey Mü'minler! Bu iddianızda sadıksanız, bu tehdit ne zaman gerçekleşecektir?\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden ve onun imkânsız olduğunu düşünenler, Sur'a ilk olarak üfürülmesinden başkasını beklemiyorlar. Bu korkunç ses onları alışveriş, tarla sulama ve hayvanları otlatma gibi dünya meşgaleleriyle uğraştıkları zaman ansızın yakalayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Bu korkunç ses, onları ansızın yakaladığı zaman birbirlerine herhangi bir vasiyette bulunmaya, evlerine ve ailelerine dönmeye güç yetiremezler. Bilâkis onlar, bu meşgaleleri ile uğraşırken öleceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Yeniden dirilmeleri için Sur'a ikinci defa üfürüldüğünde, bütün hepsi hesap ve karşılıklarını görmeleri için kabirlerinden çıkarak Rablerinin huzuruna doğru süratle giderler."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden bu kâfirler buna pişman olarak: \"Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı?\" derler. Bu sorularına şöyle cevap alırlar: \"İşte bu muhakkak gerçekleşecek olan Allah'ın size vaadidir. Rasûller de Rablerinden tebliğ ettiklerinde doğru söylemiştir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "Kabirlerden yeniden dirilmek, Sur'a ikinci kez üfürülmesinin neticesinde gerçekleşir. Bunun akabinde kıyamet günü, bütün yaratılmışlar hesapları görülmesi için huzurumuzda hazır bulunacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 443,
            "translated_text": "O gün adaletle hükmedilir. -Ey Kullar!- İşlemiş olduğunuz günahlar artırılarak ya da salih amelleriniz azaltılarak size zulmedilmez. Sadece dünyada yapmış olduğunuzun karşılığını tastamam alırsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Şüphesiz kıyamet gününde Cennet ehli gördükleri daimî nimetler ve büyük başarıyı elde etmelerinden dolayı başkalarını düşünmezler. Orada mutluluk içinde hoşça vakit geçirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Cennet ehli ve eşleri Cennet'in geniş gölgesinde bol nimetler içerisinde yaşarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Onlar için bu Cennet'te üzüm, incir ve nar gibi çok güzel meyve çeşitleri vardır. Canlarının istediği bütün zevkler, lezzetler ve her türlü nimetler onlar için mevcuttur."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Cennet'tekiler için her türlü nimetlerin üzerine, Rahim olan Rabden sözlü bir selam vardır. Rableri onlara selam verdiği zaman, onlar selamete bütün yönlerden kavuşmuş olurlar ve aynı zamanda kendisinden daha üstünü olmayan selamlama da onlar için hasıl olmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Kıyamet gününde müşriklere: \"Mü'minlerden ayrılın!\" denilir. \"Sizin özelliklerinizle onların özellikleri ve sizin karşılığınız ile onların karşılığı birbirinden farklı olduğu için sizin (Mü'minlerin) onlarla beraber kalmanız uygun olmaz.\" denilir."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Ey Âdemoğulları! Çeşitli küfür ve günahlar işleyerek Şeytan'a itaat etmeyin diye rasûllerimin dili ile vasiyet edip emretmedim mi? Şüphesiz Şeytan size husûmeti apaçık olan bir düşmandır. Akıllı olan bir kimse kendisine karşı düşmanlığı apaçık görünen böylesi bir düşmana nasıl itaat eder!"
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Ey Âdemoğulları! Size, yalnız bana ibadet etmenizi ve bana hiçbir şeyi ortak koşmamanızı emrettim. Yalnız bana ibadet edip ve itaat etmeniz; rızama ve Cennet'e girmenize ulaştıran dosdoğru yoldur. Fakat siz, size vasiyet ettiğime ve yapmanızı emrettiğime itaat etmediniz."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Kesinlikle Şeytan, sizden birçok topluluğu saptırmıştı. Rabbinize itaat etmeyi, sadece Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya ibadet etmeyi, size düşman olan ve düşmanlığı da apaçık olan Şeytan'a itaat etmekten sakınmanızı emreden aklınız yok muydu?"
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "İşte size dünyada küfür üzerinde yaşarken vadedilen ve göremediğiniz Cehennem budur. Ancak bugün, onu gözlerinizle ayan beyan görüyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Dünya hayatında Allah'a olan küfrünüz sebebiyle bugün oraya girin ve sıcaklığının acısını çekin."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "O gün, onların ağızlarını mühürleriz. Üzerinde bulundukları küfür ve işlemiş oldukları günahları konuşup inkar edemeyen dilsiz gibi olurlar. Bizimle elleri dünyada yaptıklarını konuşacak ve ayakları da işlemiş oldukları ve gittikleri günahlara şahitlik edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Eğer onların gözlerini kör etmeyi dileseydik, kör ederdik ve hiç görmezlerdi. Sonra, Sırat Köprüsü'nden Cennet'e doğru geçmek için birbirleriyle yarışırlardı. Fakat gözleri kör olduktan sonra onu geçmeleri artık çok uzak bir ihtimal olurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Eğer onların yaratılışını ve ayakları üzerine oturmalarını dileseydik, bunu yapardık. Oldukları yerden bir yere kımıldamaya güç yetiremezlerdi. Ne ileri, ne de geri gidebilirlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "İnsanlardan kime uzun ömür verirsek, onu sonra ömrünün zayıflık merhalesine geri döndürürüz. Bu gerçeklere rağmen, dünya yurdunun bir bekâ ve ebedilik yurdu olmadığını, ebedilik yurdunun ahiret diyarı olduğunu hâlâ akledip idrak etmeyecekler mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "Biz, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şiiri öğretmedik ve bu ona yakışmaz da. Onun şair olduğundaki iddianız doğru değildir. Çünkü ne onun mizacı, ne de yaratılışı bunu kabul eder. Bizim ona öğrettiğimiz, düşünenler için apaçık Kur'an ve öğütten başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 444,
            "translated_text": "(Kur'an) Kalbi diri olan ve basireti ile aydınlanan kimse için bir uyarıcıdır. Bundan ancak onlar istifade ederler. (Bu Kur'an) Üzerlerine indirilmesi ile hüccetin ikame edildiği ve kendilerine davetinin ulaştığı kâfirlere ise azabın hak olması için indirilmiştir ki, onların mazeret olarak sunacakları bir özrü bulunmasın."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Onlar için yarattığımız hayvanları görmüyorlar mı? Onlar bu hayvanlara sahiplerdir. Maslahatları doğrultusunda onlar üzerinde tasarrufta bulunmaktadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "O hayvanları, onların hizmetine sunup kendilerine boyun eğdirdik. Bazılarının sırtlarına binip yüklerini sırtlarında taşırlar ve bazılarının da etlerinden yerler."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "O hayvanlarda birçok faydalar vardır. Üzerine binmek, etlerinden yemek, yünlerinden yararlanmak ve (satarak) kıymetini almak gibi nice faydalar vardır. Onlardan elbiseler ve halılar yapılır ve sütlerinden içerek faydalanırlar. Onlara bu nimetleri ve başkalarını da veren Yüce Allah'a hâlâ şükretmiyorlar mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Belki kendilerine yardım eder ve onları Allah'ın azabından kurtarırlar diye müşrikler ibadet etmek için Allah'tan başka ilahlar edindiler."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "İlah olarak edindikleri o putlar, kendi nefislerine yardım etmeye güçleri olmadığı gibi; Allah'tan başka kendilerine ibadet edenlere de yardım edemezler. Müşrikler ve putları hepsi birlikte Cehennem'in azabında bulunurlar ve her birisi diğerinden uzaklaşacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Onların, şüphesiz sen Rasûl değilsin, sen bir şairsin veya benzeri yalan ve iftiraları sakın seni üzmesin. Muhakkak biz, onların gizlediklerini de açıkladıklarını da biliyoruz. Bu hususta onların hallerinden hiçbir şey bize gizli kalmaz. Bu yaptıklarının karşılığını onlara vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden insan, onu bir meni damlasından yarattığımızı düşünmez mi? Sonra bütün evreleri geçerek doğmuş ve yetişip büyümüştür. Sonra da çokça tartışan, düşmanlık yapan olmuştur. Bunların hepsinin, yeniden dirilişin olacağına delalet ettiğini görmedi mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Bu gafil kâfir, cahillik ederek çürümüş kemikleri yeniden dirilişin imkansız olduğuna delil getirerek: \"Kim bunları eski haline döndürecek?\" diyor. Yoktan var edilmesini unutmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Ey Muhammed! Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edene şöyle cevap ver: \"Bu çürümüş kemikleri ilk yaratan diriltir. Kim bunları ilk defa yarattıysa onlara tekrar hayat vermekten aciz değildir. O -Subhanehu ve Teâlâ- bütün yarattıklarını bilir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalamaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Ey insanlar! Sizin için yeşil, taze ağaçtan ateş çıkaran O'dur. İşte siz ondan yakıp duruyorsunuz. İki zıddı bir araya getiren -yeşil ağacın ıslaklığını ve ondan tutuşturulan ateşi- kim ise, ölüleri diriltmeye de kâdirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Hacimlerinin büyüklüğüne rağmen gökleri ve yeri yaratan, öldükten sonra ölüleri tekrar yaratmaya gücü yetmez mi? Elbette O'nun buna gücü yeter. Çünkü O, her şeyi yaratan ve bilen yaratıcıdır. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, bir şeyi meydana getirmeyi dilediği zaman, O'nun emri ona yalnızca: \"Ol!\" demesidir, o husus dilediği gibi oluverir. Hayat verme, öldürme, yeniden diriltme ve bunun dışındaki hususlarda istediği şekilde oluverir."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 36,
            "page_number": 445,
            "translated_text": "Yüce Allah, müşriklerin kendisine nispet ettiği acizlikten münezzehtir. Her şeyin mülkü O'nundur ve dilediği şekilde mülkünde tasarrufta bulunur. Her şeyin anahtarı O'nun elindedir. Ahirette siz yalnız O'na döndürüleceksiniz ve sizin yapmış olduğunuz amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Yüce Allah, sıkı saflar halinde kendisine ibadet etmek için saf tutan meleklere yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Bulutları, Allah'ın yağmuru yağdırmak istediği yere sürüp sevk eden meleklere yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Allah'ın kelâmını okuyan meleklere yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Ey insanlar! Şüphesiz hak olan mabudunuz tektir, birdir. O, hiçbir ortağı olmayan Yüce Allah'tır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Göklerin, yerin, bu ikisi arasında bulunanların ve bütün sene içinde Güneş'in doğduğu ve battığı yerlerin de Rabbidir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Biz; yeryüzüne en yakın göğü, bakıldığında pırıl pırıl parlayan mücevherler gibi gözüken yıldızlarla süsledik."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Biz dünya semasını itaatten çıkan kovulmuş asi bütün Şeytanlar'dan yıldızlarla koruduk. Bu yıldızlarla bu Şeytanlar taşlanır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Bu Şeytanlar, meleklerin gökte birbirleri ile Allah'ın meleklere vahyettiği şeriatı ve kaderi ile ilgili emirlerini konuştukları zaman dinlemeye muktedir olamayacaklardır. Her taraftan Şeytanlar gök taşları ile taşlanırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Onları dinlemekten kovulup uzaklaştırılırlar. Ahirette onlar için kesintisiz elem dolu bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Meleklerin görüşüp müzakere ettikleri ve bilgisi yeryüzündekilere henüz ulaşmayan sözü Şeytanlar'dan kapan olursa, onu parlar bir alev izleyip yakar kül eder. Bazen Şeytan, kaptığı o kelimeyi alev onu yakmadan önce kardeşlerine aktarır ve böylelikle kâhinlere ulaşır. Kâhinler bu söze yüz yalan katarak (gaybı bildiklerini) iddia ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Ey Muhammed! Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden kâfirlere bedenleri ve uzuvlarının, yarattığımız göklerden, yerden ve meleklerden daha büyük ve kuvvetli olduğunu kendilerine sor. Şüphesiz biz, onları yapışkan bir çamurdan yarattık. Nasıl olur da öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkâr ediyorlar? Hâlbuki kendileri zayıf yapışkan çamurdan yaratılmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Ey Muhammed! Belki sen Allah'ın kudretine ve yarattıklarının işlerini idare etmesine hayret ediyorsun. Aynı zamanda müşriklerin ölümden sonra tekrar dirilmeyi yalanlamalarına da hayret ediyorsun. Onlar kıyameti şiddetli bir şekilde yalanlamakta ve bu hususta senin söylediklerinle alay etmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Bu müşriklere öğüt verildiği zaman kalplerinin katılığından dolayı ondan öğüt alıp faydalanmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğunu gösteren bir mucize gördükleri zaman ona karşı şaşırıp alaya alma hususunda aşırıya kaçarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Müşrikler; \"Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği apaçık bir sihirden başka bir şey değildir.\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "\"Biz; ölüp toprak, çürümüş parçalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman biz ondan sonra yeniden mi diriltileceğiz? Şüphesiz mümkün değil.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Ey Muhammed! Onlara cevap olarak de ki: \"Evet! Toprak ve çürümüş kemikler olduktan sonra tekrar diriltileceksiniz ve önceden gelip geçmiş atalarınız da diriltilecekler. Sizler hepiniz hor ve hakir olarak diriltileceksiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "O sadece Sur'a (ikinci üfürmeden) ibarettir. O zaman onların hepsi kıyametin korkunç dehşetine bakıp dururlar ve Allah'ın onlara ne yapacağını beklerler."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Öldükten sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden müşrikler; \"Eyvah bize! İşte bu, Yüce Allah'ın dünya hayatındayken kulların işlemiş oldukları amellere karşılığını vereceği hesap günüdür!\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Onlara; \"İşte bu, dünyada yalanlamakta ve inkâr etmekte olduğunuz kullar arasındaki hüküm ve ayırım günüdür.\" denilir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "O gün meleklere şöyle denilir: \"Şirkleri ile zalim olan müşrikleri, onlara şirkte benzeyenleri, yalanlamada onlara taraftar olanları ve Allah'tan başka ibadet ettikleri putları bir araya toplayın. Onlara Cehennem'in yolunu gösterin, onun yoluna koyun ve onları Cehennem'e sürün. Çünkü o, onların varacağı yerdir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "O gün meleklere şöyle denilir: \"Şirkleri ile zalim olan müşrikleri, onlara şirkte benzeyenleri, yalanlamada onlara taraftar olanları ve Allah'tan başka ibadet ettikleri putları bir araya toplayın. Onlara Cehennem'in yolunu gösterin, onun yoluna koyun ve onları Cehennem'e sürün. Çünkü o, onların varacağı yerdir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 446,
            "translated_text": "Onları Cehennem'e sokmadan önce sorguya çekmek için hapsedin. Çünkü onlar hesaba çekileceklerdir. Sonra da Cehennem ateşine sürün."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Onlar azarlanarak şöyle denir: \"Size ne oluyor da dünyada birbirinize yardım ettiğiniz gibi yardımlaşmıyorsunuz? Putlarınızın size yardım edeceğini mi iddia ediyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Hayır! Onlar bugün Allah'ın emrine tamamıyla boyun eğmiş ve zelil kimselerdir. Acizlik ve çaresizliklerinden dolayı birbirlerine hiç yardım edemezler."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Husûmet ve ayıplamanın fayda vermediği günde birbirlerine husûmet edip ayıplarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Tabi olanlar ileri gelenlere; \"Ey büyüklerimiz! Siz, bizlere din ve hak yönünden geliyordunuz. Bizlere Allah'ı küfretmeyi, şirk koşmayı ve günah işlemeyi güzel göstermeye çalışıyordunuz. Bizleri, rasûllerin Allah katından getirdikleri haktan nefret ettiriyordunuz.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "İleri gelenler kendilerine uyanlara; \"Mesele sizin iddia ettiğiniz gibi değil. Bilâkis sizler küfür üzerindeydiniz, iman edenlerden değildiniz. Bilâkis inkârcıydınız.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "İleri gelenler tabilerine; \"Ey bize tabi olanlar! Bizim sizin üzerinizde herhangi bir zorlayıcı bir gücümüz yoktu ki; sizi küfre, şirke ve günah işlemeye düşürebilelim. Bilâkis siz, zaten küfürde ve sapıklıkta azgın bir toplum idiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Rabbimizin; \"Andolsun Cehennem'i seninle ve sana uyanların hepsiyle dolduracağım!\" (Sad: 85) ayetindeki vaadi sizin ve bizim üzerimize gerçekleşti. Şüphesiz Rabbimizin hakkımızdaki (azap) vaadini orada hiç şüphesiz tadacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Biz, sizi sapıklığa ve küfre davet ettik. Çünkü biz gerçekten hidayet yolundan sapkın kimselerdik."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Şüphesiz tabi olanlarla ileri gelenlerin hepsi kıyamet gününde azapta ortaktırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Şüphesiz biz, bunlara azabı tattırdığımız gibi, bunların dışındaki günahkârlara da böyle yaparız."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Şüphesiz bu müşrikler, dünyada kendilerine; \"Allah'tan başka (hak) ilâh yoktur ve onun gereği ile amel edin ve ona muhalif olan amelleri terk edin!\" denildiği zaman, buna icabet etmeyi reddettiler. Hakka karşı kibirlenip, kendilerini üstün görüp itaat etmediler."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Küfürlerini savunarak, bir mecnun şair için ilâhlarımıza ibadeti terk mi edeceğiz? derlerdi. Onlar bu sözleriyle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i kastediyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Kesinlikle söyledikleri iftira çok büyüktü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ne mecnundu ve ne de şairdi. Bilâkis, Allah'ın tevhidine ve rasûllerine tabi olmaya davet eden Kur'an'ı getirdi. Rasûllerin Allah'ın katından getirdikleri tevhidi ve yeniden dirilmeyi tasdik etti ve onlara hiçbir şeyde muhalefet etmedi."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Ey müşrikler! Mutlaka siz, kıyamet gününde küfrünüz ve rasûlleri yalanlamanız sebebi ile elem verici azabı tadacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Ey müşrikler! Dünyada Allah'ı küfretmeniz ve işlemiş olduğunuz günahların karşılığı ile cezalandırılacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Ancak, Yüce Allah'a ibadeti en güzel şekilde yapan ve O'na ibadet etmekte ihlaslı olanlar Allah'ın azabından kurtulan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "İşte o ihlaslı olan kullara Yüce Allah'ın bahşettiği rızıklar vardır. Güzel, temiz ve devamlılığı ile bilinmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Şüphesiz canlarının çektiği en iyi yiyecek ve meyveler ile rızıklandırılmaktadırlar. Ve bunun da üzerinde Yüce Allah'ın yüzüne bakmak ve derecelerinin artmasına nail olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Zikredilen bütün bu nimetler ebedî ikamet edilip, hiç kesintiye uğramayan Naim Cennetleri'ndedir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Karşılıklı birbirlerine bakarak tahtlarına kurulurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Nehirde akan su kadar berrak (Cennet) şarabından bardaklarla onlara ikram edilip dolaştırılır."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Cennet'in şarabının rengi beyazdır ve ondan içen tam bir lezzet alır."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Bu dünyadaki şarap gibi değildir. Onda aklı baştan alan sarhoşluk yoktur. Onu içen başında ağrı hissetmez, aklı ve bedeni selamette olur."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Cennet'te onların yanlarında iffetli eşler vardır. Gözlerini eşlerinden başkasına çevirmeyen güzel gözlü eşler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Sanki onlar bembeyaz renklerinde el değmemiş, kuş yumurtaları gibi pürüssüzdürler."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "Cennet ehlinin bazısı bazısına dönüp dünyadaki geçmişlerinden ve olup bitenden sorarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 447,
            "translated_text": "O Mü'minlerden biri: \"Benim dünyada ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden bir arkadaşım vardı.\" der."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Bana, inkâr ederek ve alay ederek; \"Ey dostum! Sen ölülerin tekrar dirilmesini doğruluyanlardan mısın?\" derdi."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "\"Biz ölüp toprak ve kemik yığını haline geldiğimiz zaman yeniden diriltilecek ve dünyada yapmış olduğumuz amellerimizden dolayı hesaba mı çekileceğiz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Mü'minin dostu Cennet'te olan arkadaşlarına: \"Tekrar ölümden sonra dirilmeyi inkâr eden Cehennem'e giren dostuma bakar mısınız? Hâli ne oldu?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Bunun üzerine dönüp bakar ve o arkadaşını yanan ateşin ortasında görür."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "\"Allah'a yemin olsun ki, sen beni küfretmeye ve ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr etmeye davet ederek neredeyse beni de Cehennem'e girmekle helâk edecektin?\" der."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "\"Eğer Allah'ın iman etmeye ve onda beni muvaffak kılma hidayeti olmasaydı, mutlaka ben de senin gibi Cehennem azabına getirilenlerden olurdum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Cennetlik olan bizler bundan sonra artık ölmeyeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Dünya hayatındaki ilk ölümden sonra artık bir daha ölmeyeceğiz. Bilâkis biz Cennet'te ebedî kalacağız. Bizler kâfirler gibi azaba uğrayanlardan olmayacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Rabbimizin -Cennet'e girme ve Cehennem'den de bizi korumuş olma- mükâfatı hiç şüphesiz eşi benzeri olmayan en büyük zaferdir."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Çalışıp amel edenler işte bu büyük mükâfatı elde etmek için çalışıp amel etmesi gerekir. Muhakkak kazançlı ticaret budur."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın kendisine ihlas, itaat ile ibadet eden kulları için hazırladığı zikri geçen bu nimetler, makam ve ikram bakımından daha üstün ve hayırlı mıdır yoksa Kur'an'da melun olarak belirtilmiş, ne şişmanlatan ne de açlığı gideren kafirlerin yiyeceği zakkum ağacı mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Şüphesiz biz bu ağacı, küfür ve günahlarla kendilerine zulmedenler için bir fitne kıldık. Öyle ki onlar: \"Muhakkak ateş, ağaçları yakıp kül eder, ağaçların orada bitmesi imkânsızdır.\" derlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Şüphesiz zakkum ağacı, pis yerde biten kötü bir ağaçtır ve Cehennem'in dibinin derinliklerinden çıkar."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Zakkum ağacından çıkan meyve Şeytanlar'ın başları gibi çirkin görünümlüdür. Şeklinin çirkinliği, haliyle de kendisinden haber verilenin çirkin olduğuna işaret eder. Bundan maksat, onun meyvesinin tadının pis olduğudur."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Şüphesiz kâfirler bu ağacın acı ve çirkin meyvesinden yerler ve boş olan karınlarını bununla doldururlar."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Sonra onlar zakkum ağacından yediklerinin üzerine sıcak iğrenç bir karışım içerler."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Bundan sonra onlar, Cehennem azabına dönerler. Böylece bir azaptan diğer bir başka azaba geçerler."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Gerçekten o kâfirler, babalarını hidayet yolundan sapmış kimseler olarak bulmuşlardı. Delile dayanarak değil onları taklit ederek örnek aldılar."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Onlar, sapıklıkta babalarının izinden süratle koşturuyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Ey Rasûl! İlk haktan sapan senin ümmetin değil. Andolsun, onlardan önce eski milletlerin çoğu sapıklığa düştü."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Andolsun ki, önceki ümmetlere onları Allah'ın azabından korkutan rasûller göndermemize rağmen onlar yine de Allah'ı küfrettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Rasûllerinin uyardığı ve o uyarılara icabet etmeyen kavimlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak. Şüphesiz onların küfürleri ve rasûllerini yalanlamaları sebebiyle sonları Cehennem'e girip orada ebedî kalmak oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Ancak Yüce Allah'ın ihlaslı bir şekilde iman etmeyi muvaffak kıldığı kulları bundan müstesnadır. Şüphesiz bu kullar, yalanlayıcı kâfirlerin sonları olan azaptan kurtuluşa eren kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Peygamber olarak görevlendirdiğimiz Nuh, kendisini yalanlayan kavmine beddua ettiği zaman, doğrusu biz onlara olan duasını süratli bir şekilde kabul ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 448,
            "translated_text": "Şüphesiz onu, ailesini ve onunla birlikte olan Mü'minleri kavminin eziyetinden ve kavminin kâfir olanlarına gönderilen büyük tufanda boğulmaktan kurtarmıştık."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Sadece onun ailesini ve ona tabi olan Mü'minleri, büyük tufanda boğulmaktan kurtardık. Kâfir olan kavmini ise gerçekten boğduk."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Sonradan gelen ümmetlerin arasında onun için güzel övgülerle övecekleri iyi bir nam bıraktık."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Sonradan gelecek ümmetler arasında Nuh kendisi hakkında kötü söz söylenilmesinden eman ve selamet içindedir. Bilâkis güzel övgülerle ve iyiliklerle anılacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam-'ı mükâfatlandırdığımız gibi ibadeti ve itaati yalnızca Yüce Allah'a olan muhsinleri de böyle mükâfatlandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Şüphesiz Nuh, Allah'a itaat ile ibadet eden Mü'min kullarımızdandır."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Sonra biz diğer geri kalanları üzerlerine gönderdiğimiz büyük tufanda boğduk. Onlardan hiçbir kimse kalmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Şüphesiz İbrahim, Yüce Allah'ın tevhidine davet yolunda Nuh'a muvafakat edip, ona tabi olanlardandı."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın yarattıklarına nasihat eden, Rabbine şirkten tertemiz selim bir kalp ile geldiğini hatırla."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Babası ve kavmini azarlayarak: \"Allah'tan başka neye ibadet ediyorsunuz?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "\"Allah'tan başka birtakım uydurma ilahlara mı ibadet etmek istiyorsunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Ey kavmim! O'ndan başkasına ibadet etmiş olarak alemlerin Rabbi ile karşılaştığınız zaman hakkında zannınız nedir? Size ne yapacağını düşünüyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "İbrahim yıldızlara bir göz attı ve kavmiyle beraber hereket etmemek için bir çare tasarladı."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Kavmiyle beraber bayramlarına gitmemek için bir bahane bularak; \"Doğrusu ben hastayım.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Onu gerilerinde bırakıp gittiler."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Allah'tan başka ibadet ettikleri ilahlarına küçümseyici bir ifadeyle; \"Müşriklerin size hazırlayıp yapmış olduğu yemeklerden yemiyor musunuz?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "\"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz? Size bir soru sorana cevap vermiyorsunuz. Allah'tan başka bunlar gibisine ibadet edilir mi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "İbrahim putları kırmak için yöneldi ve sağ eliyle vurmaya başladı."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Putlara tapanlar koşarak İbrahim'e doğru geldiler."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "İbrahim onları sebat ile karşıladı ve azarlayarak: \"Allah'tan başka elleriniz ile yontuğunuz ilahlara mı tapıyorsunuz?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- sizi ve yapmış olduğunuz amelleri yaratmıştır. Sizin yapmış olduğunuz amellerden birisi de bu putlardır. O, yalnızca kendisine ibadet edilmeyi hak eder ve O'na hiçbir şey ortak koşulmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 97,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "İbrahim'e karşı kavmi delil ile mücadele etmede aciz kaldıktan sonra, şiddet ve kuvvete başvurdular. İbrahim'e ne yapacakları hususunda aralarında istişare ettiler. \"Onun için bir bina yapın, onun içini odunla doldurun. O odunları yakın, sonra da onu o ateşe atın!\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 98,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "İbrahim'in kavmi, İbrahim hakkında kötülük yapmayı düşünüp onu öldürerek ondan kurtulmayı istedi. Biz, ateşi ona serin ve zararsız kıldığımız zamanda onları en çok hüsrana uğrayanlardan kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 99,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "İbrahim şöyle dedi: \"Ben, kavmimin yurdunu terk ederek O'na ibadet etme imkânına kavuşmak için Rabbime hicret ediyorum. Rabbim bana dünyada ve ahirette hayırlı olanı gösterecektir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 100,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "\"Rabbim, bana yardımcı ve gurbette kavmimden olacak boşluğun yerini dolduracak salihlerden bir çocuk bağışla.\""
        },
        {
            "ayah_number": 101,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "Biz, onun bu duasına icabet ettik ve onu sevindirecek haberi verdik. Biz ona bu çocuğu büyüdüğü zaman, yumuşak huylu bir erkek çocuğu olacağını müjdesini verdik. Bu çocuk İsmail -aleyhisselam-'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 102,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 449,
            "translated_text": "İsmail büyüyüp işlerini görecek ve babası ile çalışacak yaşa geldiği zaman, babası İbrahim bir rüya gördü. Peygamberlerin rüyası vahiydir. İbrahim oğluna görmüş olduğu bu rüyayı anlattı: \"Ey oğulcuğum! Ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Bu rüya hakkında düşün bakalım, ne dersin?\" dedi. İsmail babasına şöyle cevap verdi: \"Babacığım! Benim boğazlanmam hususunda Allah'ın sana emrini yerine getir. Beni Allah'ın bu hükmüne karşı sabredenlerden ve rıza gösterenlerden bulacaksın.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 103,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Her ikisi de Allah'a teslim olup itaat edince; İbrahim, Allah'ın kendisine kurban etme emrini yerine getirmek için oğlunu alnı üzerine yatırdı."
        },
        {
            "ayah_number": 104,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "İbrahim, Allah'ın kendisine oğlunu kesme emrini yerine getirdiği esnada kendisine: \"Ey İbrahim!\" diye seslendik."
        },
        {
            "ayah_number": 105,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Muhakkak ki, oğlunu kesmekte kararlılık göstererek uykuda görmüş olduğun rüya gerçekleşmiş oldu. Şüphesiz biz -seni bu büyük imtihandan kurtarmamızla mükâfatlandırdığımız gibi- iyi davrananları zorluk ve musibetlerden kurtararak mükâtlandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 106,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Şüphesiz bu apaçık imtihanın ta kendisidir. Ve İbrahim bu imtihanı geçmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 107,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "İsmail'in yerine fidye olarak kesilmek üzere büyük bir kurbanlık koç vererek İsmail'i kurtardık."
        },
        {
            "ayah_number": 108,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Sonradan gelen ümmetlerin arasında İbrahim için güzel bir övgü ve nam bıraktık."
        },
        {
            "ayah_number": 109,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Yüce Allah'tan İbrahim'e selam olsun. Her türlü zarar ve afetlerden onu selamette kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 110,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Biz İbrahim'i bu itaatinden dolayı mükâfatlandırdığımız gibi iyilik yapanları da işte böyle mükâfatlandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 111,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Muhakkak ki, İbrahim Allah'a yapılan kulluğun gereklerini tam tamına yerine getiren kullarımızdan idi."
        },
        {
            "ayah_number": 112,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Yüce Allah'a itaat etmek için biricik oğlu İsmail'i kesmek istemesinin karşılığında, O'na salihlerden bir kul ve peygamber olacak başka bir çocuğu İshak'ı ona müjdeledik."
        },
        {
            "ayah_number": 113,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Kendi katımızdan hem kendisine ve hem de oğlu İshak'a bereket indirdik. Onlara kendi katımızdan bol nimetler verdik. O ikisinin evlatlarını çok kılmamız bu nimetlerdendir. İkisinin soyundan Rabbine itaat ederek iyi davrananlar da vardır, açıkça kendi nefsine küfür ve günahları işleyerek zulmedenler de vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 114,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Andolsun, biz Musa ve kardeşi Harun'a peygamberlik vermekle lütufta bulunduk."
        },
        {
            "ayah_number": 115,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Her ikisini ve kavimleri olan İsrailoğulları'nı Firavun'un onları köle edinmesinden ve denizde boğulmalarından kurtardık."
        },
        {
            "ayah_number": 116,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Firavun ve askerlerine karşı onlara yardım ettik de düşmanlarına karşı galip gelen onlar oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 117,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Biz Musa ve kardeşi Harun'a Allah katından her şeyi apaçık gösteren ve içinde herhangi bir karışıklık olmayan kitabı, Tevrat'ı verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 118,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Her ikisini hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru yola ilettik. O yol, her noksanlıktan münezzeh yaratıcının rızasına götüren İslam dininin yoludur."
        },
        {
            "ayah_number": 119,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Sonradan gelen ümmetlerin arasında o ikisi için güzel bir övgü ve hoş bir hatıra bıraktık."
        },
        {
            "ayah_number": 120,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Yüce Allah'tan Musa ve Harun'a selam olsun. Her ikisine övgü ve her kötülükten korunmalarına dua olsun."
        },
        {
            "ayah_number": 121,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Şüphesiz biz, Musa ve Harun'u bu güzel mükâfatla mükâfatlandırdığımız gibi Rablerine güzel itaat edenleri işte böyle mükâfatlandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 122,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Şüphesiz Musa ve Harun; Yüce Allah'a iman eden, şeriatı ile amel eden kullarındandı."
        },
        {
            "ayah_number": 123,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Ve şüphesiz İlyas da Rabbi tarafından gönderilen rasullerdendi. Yüce Allah, onu peygamberlik ve risalet ile nimetlendirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 124,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Kendilerine gönderilmiş olduğu kavmi İsrailoğulları'na şöyle dedi: \"Ey kavmim! Allah'ı birlemek gibi emirlerine itaat ederek ve şirk gibi yasaklarından uzak durarak Allah'a karşı gelmekten sakınmıyor musunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 125,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "\"Yaratıcıların en güzeli olan Allah'a ibadet etmeyi bırakıp da putunuz olan Ba'l'e mi ibadet ediyorsunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 126,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 450,
            "translated_text": "Sizi ve daha önceden atalarınızı da yaratan Rabbiniz Allah'tır. İbadeti hak eden O'dur. Faydası ve zararı olmayan putlar değil."
        },
        {
            "ayah_number": 127,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Bunun üzerine kavmi onu yalanladı. Onu yalanlamaları sebebiyle de azap için hazır bulundurulacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 128,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Ancak kavminden Allah'a ibadetinde ihlaslı Mü'min kulları bundan müstesnadır. O kimseler azapta hazır bulunmaktan kurtulmuşlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 129,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Sonradan gelen ümmetler arasında onun için güzel bir övgü ve iyi bir hatıra bıraktık."
        },
        {
            "ayah_number": 130,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "İlyas'a Allah'tan selam ve övgüler olsun."
        },
        {
            "ayah_number": 131,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Şüphesiz biz İlyas'ı bu güzel mükâfatla mükâfatlandırdığımız gibi Rablerine iman edip güzel itaat edenleri işte böyle mükâfatlandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 132,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Şüphesiz İlyas, Rabbine olan imanında sadık ve hakiki manada bize iman etmiş kullarımızdandı."
        },
        {
            "ayah_number": 133,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Şüphesiz Lut da Allah'ın kavimlerine müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndermiş olduğu rasûllerden idi."
        },
        {
            "ayah_number": 134,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Onu ve ailesini kavmine gönderilen azaptan kurtardığımız zamanı hatırla."
        },
        {
            "ayah_number": 135,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Onun eşi müstesna. Onlar gibi kâfir olduğu için kavmini kuşatan azap karısını da kuşattı."
        },
        {
            "ayah_number": 136,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Sonra kavminden onu yalanlayanları ve getirdiklerini tasdik etmeyen diğerlerini helâk ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 137,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Şüphesiz siz ey Mekke ehli! Sabah vakti Şam'a olan yolculuğunuz esnasında onların evlerinin yanından gelip geçiyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 138,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Geceleyin de onların diyarından geçip gidiyorsunuz. Yalanlamaları, küfürleri ve daha önce hiçbir toplumun işlemediği fuhşiyatı işlemeleri sebebiyle başlarına gelen felaketten ibret alıp hâlâ akıllanmayacak mısınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 139,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Şüphesiz kulumuz Yunus, Allah'ın kavimlerine müjdeleyici ve uyarıcı olarak göderdiği rasûllerden idi."
        },
        {
            "ayah_number": 140,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Rabbinin izni olmadan kavminden kaçtığında, yolcu ve eşyalarla dolu ve yüklü bir gemiye binmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 141,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Gemi çok dolu olduğu için neredeyse batmak üzere idi. Yolcuların çok olması sebebiyle geminin batmasından korkarak bazı yolcuları gemiden atmak için kura çektiler. Yunus çekilen kurada kaybedenlerden oldu ve onu denize attılar."
        },
        {
            "ayah_number": 142,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Onu denize attıklarında bir balık kaptı ve yuttu. Rabbinin izni olmadan denize gittiğinden dolayı kınanacak bir davranışta bulunmuştu."
        },
        {
            "ayah_number": 143,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Eğer Yunus başına gelen olaydan önce Allah'ı çok zikredenlerden olmasaydı ve eğer balığın karnındaki tesbih etmesi de olmasa idi."
        },
        {
            "ayah_number": 144,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Balığın karnında kıyamet gününe kadar kalacaktı. Ta ki balığın karnı kendisine kabir olacaktı."
        },
        {
            "ayah_number": 145,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Biz onu, balığın karnından bina ve ağaçların olmadığı ıssız bir yere attık. Balığın karnında uzun bir süre kaldığı için bedeni zayıf ve halsizdi."
        },
        {
            "ayah_number": 146,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "O boş arazide gölgesinden istifade edip kendisinden yemesi için geniş yapraklı bir bal kabağı bitirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 147,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Sayıları yüz bin hatta daha fazla olan kavmine peygamber olarak gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 148,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Onun kendilerine getirdiğini tasdik edip iman ettiler. Yüce Allah, onlar hakkında dünya hayatında belirlediği ecelleri sona erinceye kadar onları dünya hayatından faydalandırdı."
        },
        {
            "ayah_number": 149,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Ey Muhammed! Onları kınayarak şu soruyu sor. Hoşlanmadığınız kızları Yüce Allah'a ve sevdiğiniz erkek çocukları da kendinize mi nispet ediyorsunuz? Bu nasıl bir paylaştırmadır?"
        },
        {
            "ayah_number": 150,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Yaratılışlarına şahit olup, orada hazır bulunmamalarına rağmen nasıl olur da meleklerin dişi olduklarını iddia ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 151,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "İyi bilin ki, müşrikler Allah'a iftiralar ederek, yalan uyduruyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 152,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Allah'a bir erkek çocuk isnat ettiler. Şüphesiz onlar, bu iddialarında yalancıdırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 153,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 451,
            "translated_text": "Yüce Allah, sizin kendiniz için hoşlanmadığınız kızları, hoşlandığınız erkek çocuklara tercih etti öyle mi? Kesinlikle hayır!"
        },
        {
            "ayah_number": 154,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Ey Müşrikler! Size ne oluyor da; kızları Yüce Allah'a, erkekleri kendinize nispet ederek adaletsiz bir şekilde hükmediyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 155,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Üzerinde olduğunuz bu bozuk inancın batıl olduğunu düşünüp öğüt almıyor musunuz? Eğer düşünüp öğüt alsaydınız, bu batıl sözü söylemezdiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 156,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Yoksa onunla ilgili sizin iddialarınızı doğrulayacak bir kitaptan veya bir rasûlden apaçık bir deliliniz mi var?"
        },
        {
            "ayah_number": 157,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Şayet iddianızda sadıksanız içinde delilinizi bulunduran kitabınızı getirin."
        },
        {
            "ayah_number": 158,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Müşrikler, Yüce Allah ile gözle görülmeyen melekler arasında bir soy bağı olduğunu öne sürerek meleklerin Allah'ın kızları olduğunu iddia ettiler. Şüphesiz melekler, Yüce Allah'ın müşrikleri hesaba çekmek için hazır bulunduracağını bilmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 159,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Yüce Allah, müşriklerin çocuk, ortak ve benzeri gibi kendisine yakışmayan vasıfları yakıştırmasından münezzeh ve yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 160,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Allah'ın ihlaslı kulları bundan müstesnadır. Şüphesiz onlar, Yüce Allah'ı ancak kendisine layık olan celal ve kemal sıfatlarıyla vasıflandırırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 161,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Ey müşrikler! Şüphesiz siz ve Allah'tan başka ibadet ettikleriniz,"
        },
        {
            "ayah_number": 162,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Hiçbir kimseyi hak olan dinden saptıramazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 163,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Ancak Yüce Allah'ın, Cehennem ehli olarak hükmettiği kimseler bundan müstesnadır. Şüphesiz Allah, o kimse hakkındaki hükmünü gerçekleştirir. O kimse Allah'a küfreder ve Cehennem'e girer. Ama siz ve ibadet ettikleriniz buna güç yetiremezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 164,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Melekler, Allah'a karşı olan kulluklarını açıklayarak ve müşriklerin iddia ettiklerinden kendilerini aklayarak; \"Bizim her birimizin Allah'a ibadet ve ittaat etmede belli bir makamı ve yeri vardır.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 165,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Şüphesiz Yüce Allah'ın ibadet ve itaatında saf saf dizilen melekler biziz. Şüphesiz biz, Allah'ı kendisine layık olmayan sıfatlardan ve niteliklerden tenzih edenleriz."
        },
        {
            "ayah_number": 166,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Şüphesiz Yüce Allah'ın ibadet ve itaatında saf saf dizilen melekler biziz. Şüphesiz biz, Allah'ı kendisine layık olmayan sıfatlardan ve niteliklerden tenzih edenleriz."
        },
        {
            "ayah_number": 167,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Muhakkak Mekkeli müşrikler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinden önce şöyle diyorlardı: \"Eğer bizim yanımızda bizden öncekilerin kitabı Tevrat gibi bir kitap olmuş olsaydı, biz ibadetlerimizi Allah'a halis kılardık.\" Hâlbuki onlar bu iddialarında yalancıdırlar. Andolsun ki Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara Kur'an'ı getirmesine rağmen onu küfrettiler. Kıyamet gününde kendilerini bekleyen şiddetli azabı bilecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 168,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Şüphesiz Mekkeli müşrikler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinden önce şöyle diyorlardı: \"Eğer bizim yanımızda bizden öncekilerin kitabı Tevrat gibi bir kitap olmuş olsaydı, biz ibadetlerimizi Allah'a halis kılardık.\" Hâlbuki onlar, bu iddialarında yalancıdırlar. Andolsun ki Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara Kur'an'ı getirmesine rağmen onu küfrettiler. Kıyamet gününde kendilerini bekleyen şiddetli azabı bilecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 169,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Şüphesiz Mekkeli müşrikler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinden önce şöyle diyorlardı: \"Eğer bizim yanımızda bizden öncekilerin kitabı Tevrat gibi bir kitap olmuş olsaydı, biz ibadetlerimizi Allah'a halis kılardık.\" Hâlbuki onlar, bu iddialarında yalancıdırlar. Andolsun ki Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara Kur'an'ı getirmesine rağmen onu küfrettiler. Kıyamet gününde kendilerini bekleyen şiddetli azabı bilecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 170,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Şüphesiz Mekkeli müşrikler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinden önce şöyle diyorlardı: \"Eğer bizim yanımızda bizden öncekilerin kitabı Tevrat gibi bir kitap olmuş olsaydı, biz ibadetlerimizi Allah'a halis kılardık.\" Hâlbuki onlar, bu iddialarında yalancıdırlar. Andolsun ki Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara Kur'an'ı getirmesine rağmen onu küfrettiler. Kıyamet gününde kendilerini bekleyen şiddetli azabı bilecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 171,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Andolsun ki rasûllerimiz hakkında daha önceden Allah'ın onlara hüccet ve kuvvet lütfu ile düşmanlarına karşı muzaffer kılacakları sözü yerine gelmiştir. Şüphesiz zafer, Allah'ın kelimesi en üstün olması için Allah yolunda savaşan ordularımız içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 172,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Andolsun ki rasûllerimiz hakkında daha önceden Allah'ın onlara hüccet ve kuvvet lütfu ile düşmanlarına karşı muzaffer kılacakları sözü yerine gelmiştir. Şüphesiz zafer, Allah'ın kelimesi en üstün olması için Allah yolunda savaşan ordularımız içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 173,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Andolsun ki rasûllerimiz hakkında daha önceden Allah'ın onlara hüccet ve kuvvet lütfu ile düşmanlarına karşı muzaffer kılacakları sözü yerine gelmiştir. Şüphesiz zafer, Allah'ın kelimesi en üstün olması için Allah yolunda savaşan ordularımız içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 174,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Bu inatçı müşriklerden, Allah'ın bildiği onlara azap edilme vakitleri gelinceye kadar yüz çevir."
        },
        {
            "ayah_number": 175,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Onlara azap ineceği zaman gözetle. Onlara gördükleri zaman fayda sağlamayacağı şeyi çok yakında görecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 176,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Bu müşrikler Allah'ın azabının gelmesi için acele mi ediyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 177,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Zira Allah'ın azabı onların üzerine indiği zaman onların sabahı ne kötü bir sabah olur!"
        },
        {
            "ayah_number": 178,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Allah'ın onlar hakkında azap hükmünü vereceği zamana kadar onlardan uzak dur."
        },
        {
            "ayah_number": 179,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Başlarına geleceğini gözetle. Onlar da çok yakında başlarına gelecek olan Allah'ın azabını ve cezasını göreceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 180,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Ey Muhammed! Kuvvet sahibi Rabbin, müşriklerin vasıflandırdığı noksanlık sıfatlarından yüce ve münezzehtir."
        },
        {
            "ayah_number": 181,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Allah'ın selamı ve övgüsü değerli bütün rasûllerine olsun."
        },
        {
            "ayah_number": 182,
            "surah_number": 37,
            "page_number": 452,
            "translated_text": "Bütün övgüler her noksanlıktan münezzeh olan Allah Teâlâ'ya mahsustur. Bunu hak eden O'dur. O bütün alemlerin Rabbidir ve O'ndan başka bir Rableri yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "(Sâd), Bakara Suresi'nin başında buna benzer huruf-u mukatta harfleri ile ilgili açıklama geçmektedir. Dünya ve ahiretlerinde insanlara faydalı olacak öğütlerle dolu Kur'an'a yemin etmiştir. Müşriklerin zannettiği gibi Allah ile beraber ortakların varlığı söz konusu değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Fakat müşrikler, Allah'ın tevhidine karşı kibir ve bir gurur içerisindedirler. Aynı zamanda Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı da muhalefet ve düşmanlık içerisindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Biz onlardan önce rasûllerimizi yalanlayan nice nesilleri helâk ettik. Başlarına azap indiği zaman feryat ettiler. Hâlbuki artık onlar için azaptan kurtulma zamanı değildi ki, feryatları kendilerine gelen azaba karşı faydalı olabilsin."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Kâfirler, küfürlerinde devam ettikleri müddetçe kendilerini Allah'ın azabı ile korkutan bir rasûlün gelmesine şaşırdılar. Kâfirler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerinin doğruluğunu gösteren delilleri gördükleri zaman; \"Bu insanları büyüleyen bir büyücü ve Allah'ın kendisine vahyettiği rasûllerden olduğunu iddia eden bir yalancıdır.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Bu adam pek çok olan ilahları kendisinden başka ilah olmayan tek bir ilah mı yaptı? Şüphesiz bu yaptığı son derece şaşılır bir durumdur."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Onlardan ileri gelenler ve büyükleri kendilerine tabi olanlara: \"Olduğunuz hal üzere devam edin. Muhammed'in dinine girmeyin. İlahlarınıza ibadet hususunda kararlılık gösterin. Şüphesiz Muhammed'in sizi bir tek ilaha ibadet etme daveti bize üstün gelmek ve ona tabi olmamız için önceden dikkatle hesaplanmış bir şeydir.\" diyerek harekete geçtiler."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Muhammed'in bizi davet ettiği Allah'ın tevhidini, ne atalarımızın üzerinde olduğu yolda bulduk, ne de İsa -aleyhisselam-'ın dininde olduğunu işittik. Kendisinden duyduğumuz bu din, ancak uydurulmuş yalan ve iftiradan ibarettir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "\"Biz, bu kadar eşraf ve ileri gelen büyükler dururken, aramızdan özellikle ona Kur'an'ın inmesi doğru mudur?\" dediler. Bilâkis bu müşrikler, sana inen vahiy hakkında şüphe içindedirler. Çünkü onlar, henüz Allah'ın azabını tatmadılar. Azap için mühlet vermesine aldandılar. Eğer o azabı tatmış olsalardı; küfre, Allah'a şirk koşmaya ve sana vahyedilene şüphe ile bakmaya kalkışmazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Kendisine hiçbir şeyin galip gelemeyeceği Azîz olan, dilediğini dilediğine veren Rabbinin lütuf hazineleri bu yalancı müşriklerin yayında mıdır? Peygamberlik de O'nun lütfunun hazinelerindendir. Onu da istediğine verir. Peygamberlik, dilediklerine bahşedip dilediklerinden de men edecekleri kendilerine ait bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü onların elinde midir ki vermede ve mani olmada hak sahibi olsunlar? Eğer bunu iddia ediyorlarsa, verme ve mani olmada istedikleri gibi hükmetmeleri için göklere ulaştıran sebeblere sarılsınlar. Bunu yapmaya asla güç yetiremezler."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanlar, kendilerinden önceki rasûlleri yalanlayanların orduları gibi bozguna uğrayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Bu yalanlayanlar ilk yalanlayanlar değildir. Çünkü onlardan önce Nuh kavmi, Ad kavmi ve kazıkları olup insanları onlarla azaplandıran Firavun da yalanlamıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Semûd, Lût kavmi, Şuayb kavmi de yalanladılar. İşte onlar da peygamberlerini yalanlamak ve getirdiklerine küfretmek için birleşen topluluklardı."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "O topluluklardan her biri gönderilen rasûlleri mutlaka yalanlamışlardır. Böylece Allah'ın azabı bir zamana kadar gecikmesine rağmen hakettikleri o ceza yine başlarına geldi."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanlar geri dönüşü olmayan Sûr'a ikinci kez üfürülmesinden başkasını beklemiyorlar. Eğer onu yalanlamaları üzerine ölür iseler onlar için azap vukû bulacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 453,
            "translated_text": "Alay ederek: \"Ey Rabbimiz! Kıyamet gününden önce dünya hayatında azaptan olan nasibimizi bize çabucak ver.\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Bu yalanlayanların razı olmadığın şeyler söylemelerine karşı sabret. Düşmanlarına karşı mücadele eden ve Allah'a itaatte sabırlı olan kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Şüphesiz o, Allah'a çokça tevbe ederek dönen ve O'nu razı eden amelleri işleyen bir kimseydi."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "Doğrusu biz dağları boyun eğdirdik. Günün başında ve günün sonunda Davut'un tesbihi ile birlikte tesbih ederlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "Havada toplu olarak hareket eden kuşları onun emri altına verdik. Hepsi itaat ederek ona uyup tesbih ederlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "Heybet, güç, düşmanlarına karşı sabırlı olmayı ona bahşederek mülkünü güçlendirdik. Ona peygamberliği, işlerinde isabetli olmayı verdik. Ve yine ona hüküm vermede ve sözlü hitaplarında maksadını eksiksiz açıklama ve ifade etme yeteneğini verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "Ey Rasûl! İki davacının haberi sana ulaştı mı? Mabedin duvarını aşıp Davud -aleyhisselam-'in ibadet ettiği yere girmişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "İki davacı Davud'un yanına aniden girdiler. Onların bu alışılmamış şekilde ansızın girmesinden korktu. İkisi onun kendilerinden korktuğunu anlayınca: \"Korkma! Biz, biri diğerine zulmetmiş iki davacıyız. Aramızda adaletle hükmet ve aramızda hükmettiğinde de haksızlık etme ve bize doğru yolu göster.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "O iki hasım olan davacılardan biri Davud -aleyhisselam-'a şöyle dedi: \"Doğrusu bu adam benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu, benim ise tek bir koyunum var. Böyle iken benim o tek koyunu da kendisine vermemi istedi ve tartışmada beni yendi.\""
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "Davud, ikisinin arasına hükmetti ve davacıya yönelerek şöyle dedi: \"Andolsun, kardeşin senin koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu ortakların çoğu insafsızca haksızlık ederek birbirlerinin mallarını alırlar. Ancak iman edip salih amel işleyen Mü'minler bundan müstesnadır. Onlar ortaklarına insaflı davranırlar ve onlara zulmetmezler. Bu vasıflara sahip olanlar pek azdır. Davud -aleyhisselam- bu dava sebebiyle bizim kendisini imtihan ettiğimizden emin oldu. Rabbinden mağfiret diledi, Yüce Allah'a yakınlaşmak için secdeye kapandı ve Allah'a tövbe etti.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "Biz de ona icabet ettik ve onu bağışladık. Şüphesiz o katımızda yakın olan kullarımızdandır. Onun ahirette dönüp geleceği güzel bir yeri vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 454,
            "translated_text": "Ey Davud! Biz, seni yeryüzünde dinî ve dünyevî hükümleri adaletle uygulaman için bir halife kıldık. İnsanlar arasında adaletle hüküm ver. İnsanlar arasında hüküm verdiğin zaman heva ve hevese de uyma. Yoksa hasımlardan biri akraban, arkadaşın ya da düşmanın diye ona meyledersin. Aksi halde heva ve heves seni Allah'ın doğru yolundan saptırır. Şüphesiz Allah'ın doğru yolundan sapanlar için hesap gününü unutmalarına karşılık şiddetli bir azap vardır. Şayet Allah'ı hatırlayıp O'ndan korksalardı heva ve heveslerine meyletmezledi."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Biz gökleri ve yeri boş yere yaratmadık. Bu, kâfirlerin zannıdır. Eğer onlar küfür ve Allah hakkında bulunmuş oldukları suizan üzere ölürlerse, bu zanlarından dolayı kıyamet günü vay o kâfirlerin Cehennem azabındaki haline!"
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Yüce Allah'a iman edenleri, Rasûlüne tabi olanları ve salih amel işleyenleri asla yeryüzünde küfür ve günah işleyerek bozgunculuk yapanlar ile bir tutmayız. Aynı şekilde Rablerinin emirlerine itaat eden ve yasaklarından sakınan muttakileri, kâfirler ve günahlara batmış münafıklar ile bir tutmayız. Onları bir tutmak zulümdür. Bu da Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya yakışmaz. Şüphesiz Yüce Allah, takva sahibi Mü'min kullarını Cennet'e girmekle mükâfatlandıracak ve bedbaht kâfirleri ise Cehennem'e girmek ile cezalandıracaktır. Çünkü bu iki grup Allah katında eşit değillerdir ve O'nun katında karşılıkları da eşit değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Şüphesiz sana indirdiğimiz bu Kur'an, içinde hayır ve faydanın çok olduğu bir kitaptır. İnsanlar ayetleri düşünüp taşınsınlar, manalarını tefekkür etsinler ve akıl sahipleri ondan öğüt alsınlar diye indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Kendi katınızdan bir nimet ve göz aydınlığı olarak Davud'a oğlu Süleyman'ı bahşettik. Süleyman ne güzel bir kuldu. Şüphesiz o, Allah'a çok tevbe eden, daima Allah'a yönelen ve rûcü eden biriydi."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "İkindi vaktinde kendisine, üç ayağının üzerine durup bir ayağını tırnağı üzerine diken çalımlı ve safkan koşu atları sunulmuştu. Bu safkan atların güneş batana kadar sunulmaya devam ettiğini hatırla."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Süleyman: \"Gerçekten ben mal sevgisine kapıldım ve sevdiğim mallardan biri de bu atlardı. Bunların sebebiyle Rabbimi zikretmekten ve güneş batıncaya kadar da ikindi namazını kılmaktan geri kaldım.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "\"Bu atları bana tekrar geri getirin.\" dedi. Sonra kendisine geri getirilince onların bacaklarını ve boyunlarını kılıçla vurmaya başladı."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Andolsun biz, Süleyman'ı bir imtihana tabi tuttuk ve hâkimiyet tahtının üzerine insan kılığına girmiş bir Şeytan oturttuk ve bu Şeytan, Süleyman'ın yerine kısa bir zaman tasarrufta bulundu. Sonra, Süleyman tekrar hâkimiyeti ve Şeytanlar'ın üzerine olan otoritesine döndü."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Süleyman: \"Ey Rabbim! Benim günahlarımı bağışla ve sadece bana has ve benden sonra insanlardan hiçbir kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık ver. Ey Rabbim! Şüphesiz sen, bol bol bağışta bulunan ve cömertliği de bol olansın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Onun duasına icabet ettik ve rüzgârı onun buyruğuna vermiştik. Onu, emriyle süratli ve kuvvetli olmasına rağmen hiçbir sarsıntı olmadan dilediği yere taşır, hafif ve yumuşak bir şekilde eserdi."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Ona Şeytanları itaat ettirdik ve onun emirlerine uymalarını sağladık. Bunlardan yapı ustaları ve denizlere dalıp oradan inciler çıkaran dalgıçlar da vardı."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Şeytanlardan asi olanları onun hizmetine verdik. Onlar bukağılara bağlı olup hareket edemiyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Ey Süleyman! İşte sen bizden talep ettin ve biz de senin bu talebine icabet edip sana verdik. Artık sen de dilediğine ver ya da dilediğini bundan men et! Verme ve vermeme hususunda asla hesaba çekilmeyeceksin."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Şüphesiz Süleyman bizim katımızda yakın olanlardandır. Ve onun döneceği güzel bir yer vardır, o da Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Kulumuz Eyyûb'u da an. Hani Rabbi Allah'a yönelip dua ettiği zaman: \"Doğrusu Şeytan, bana eziyet edici bir yorgunluk verdi.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 455,
            "translated_text": "Ona: \"Ayağınla yere vur!\" dedik. Ayağıyla yere vurdu ve yerden kendisinden içilen ve yıkanılan bir pınar çıktı. Ona eziyet ve zarar veren her şey yok olup gitti."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Biz onun duasına icabet ettik ve ona zarar veren bütün şeyleri giderdik. Ona katımızdan bir rahmet olarak ehlini ve onlarla birlikte sayılarını arttırdığımız evlat ve torunlar bağışladık. Bunu sabrının kârlığı olarak verdik. Aklıselim olanların sabrın sonunda mutluluk ve mükâfatın olduğunu anlayıp öğüt almaları içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Eyyûb, eşine kızdığı zaman ona yüz kırbaç vuracağı hakkında yemin etti. Biz de ona: \"Ey Eyyûb! Eline bir demet sap al ve yeminini yerine getirmek için bununla vur! Etmiş olduğun bu yeminini bozma!\" dedik. Eline bir demet sap aldı ve onunla eşine vurdu. Şüphesiz biz onu imtihan ettiğimiz hususta sabreden bir kimse bulduk. O ne güzel bir kuldu! Gerçekten o, Allah'a çok yönelen ve tevbe eden bir kimse idi."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Seçtiğimiz kullarımız ve gönderdiğimiz rasûllerimiz İbrahim, İshak ve Yakub'u da an. Onlar, Yüce Allah'a itaatte ve rızasını aramada güç sahibi kimselerdi. Aynı zamanda hak hususunda da sadakat ve basiret sahibi kimselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Şüphesiz biz onlara özel bir ihsanda bulunduk. O da kalpleri daima ahiret yurdunu hatırlayan, ona salih ameller ile hazırlanan ve insanları da ahiret için amel etmeye davet eden ihlâslı kimseler kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Şüphesiz biz, onları bize ibadet ve itaat etmeleri için katımızda seçkin kıldık. Bizim risaletimizi taşımaları ve insanlara tebliğ etmeleri için seçtik."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Ey Peygamber! İbrahim'in oğlu İsmail'i, Elyesa'yı ve Zülkifl'i de an. Onlara en iyi övgülerle sena et. Çünkü onlar bunu hak etmektedirler. Onların hepsi Allah katında iyi ve seçkinlerdendi."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Kur'an'da güzel övgülerle övülenler için bu bir anmadır. Şüphesiz Allah'ın emirlerine uyup yasaklarından sakınanlar için ahirette dönüp varacakları güzel bir makam vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Kıyamet gününde kendileri için hazırlanan o güzel dönüş ise ikamet edecekleri Cennetlerdir. Cennet'in kapıları güler yüzle karşılamak için kendilerine açılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Kendileri için süslenmiş koltuklara kurulup, hizmetçilerinden kendilerine canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve arzuladıkları şarap ve diğer içeceklerden ikram etmelerini isterler."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Yanlarında eşlerinden başkasına bakmayan, onları terk edip başkasına gitmeyen aynı yaşta eşler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Ey muttakiler! İşte bunlar kıyamet gününde dünyadayken yapmış olduğunuz salih amellerinize karşılık size vadedilip mükâfat olarak verilen şeylerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Şüphesiz bu zikrettiğiz mükâfat, kıyamet gününde muttaki kullarımıza verdiğimiz rızkımızdandır. İşte onlara verilen bu rızık devamlıdır, hiç kesintiye uğramaz ve sona erip bitmez."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Bu zikredilen, muttakilere verilen mükâfatlardır. Küfür ve günahlarla Yüce Allah'ın hudutlarını aşan kâfirlere ise muttakilere verilen mükâfatların zıddı olan bir karşılık vardır. Kıyamet gününde kendisine dönecekleri en kötü yerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Bu ceza her taraflarını saran Cehennem ateşidir. Onun sıcaklığı ve alevinden şikâyet ederler. Orada onlar için kalacak yer vardır. Orası ne kötü bir kalma yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Bu azap son derece sıcak bir su ve Cehennem'de azap görenlerin bedenlerinden akan irindir, ondan içsinler. O susuzluğu gidermeyen içecekleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Ve onlar için bu türden başka azaplar da vardır. Ahirette onların azap göreceği çeşit çeşit azaplar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Cehennem ehli Cehennem'e girdiklerinde husumet sahiplerinin arasında bulunan sayıp sövme bunlar arasında da vukû bulur. Bazısı bazısından uzak olduğunu belirtir. Hatta bazıları şöyle derler: \"Bu Cehennem ehlinden bir grup ve sizinle beraber Cehennem'e girdiler.\" Onlar da buna şöyle cevap verirler: \"Onlar rahat yüzü görmesinler. Muhakkak onlar da bizim Cehennem azabını tattığımız gibi azabı tatsınlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Tabi olan grup, tabi oldukları efendilerine şöyle derler: \"Bilâkis siz ey kendilerine tabi olduğumuz efendiler! Asıl size rahat yüzü olmasın, bizi dalalete sürükleyip yoldan çıkararak bu elim dolu azaba çarptırılmamıza siz sebep oldunuz. Bu yer ne kötü bir yerdir. Bu kötü olan yer bizim ve sizin hepimizin yeri olan Cehennem ateşidir."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 456,
            "translated_text": "Tabi olanlar: \"Ey Rabbimiz! Bizlere hidayet geldikten sonra kim bizi saptırdıysa; onun ateşteki azabını kat kat artır.\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Kibirli ve zorba olan müşrikler şöyle derler: \"Bize ne oldu da dünyada kötü saydığımız ve azabı hak eden adamları burada göremiyoruz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Bizler onlarla alay etmemiz ve onları küçümsememiz konusunda hata mı ettik? Onları Cehennem'in azabını hak edenler olarak burada göremedik? Yahut onlar hakkında yapmış olduğumuz alayımız ve küçümsememiz yerinde ve doğru idi. Onlar Cehennem'e girdiler ama gözlerimiz onlardan kaydığı için onları göremedik."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Şüphesiz size bu zikredilen kâfirlerin kıyamet gününde olan tartışmaları şek ve şüphesiz kesin bir gerçektir."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Ey Muhammed! Kavmindeki kâfirlere de ki: \"Şüphesiz ben, Allah'ı küfrünüz ve rasûlleri yalanlamanız sebebiyle başınıza gelecek azaptan sizi uyaran bir uyarıyıcıyım. Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan başka ibadeye layık hak ilah yoktur. Azametinde, isimlerinde ve sıfatlarında tek olan O'dur. O, her şeye galip gelendir. Her şey O'na boyun eğip itaat eder.\""
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "O; göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O, mülkünde kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz, kullarından tevbe edenlerin günahlarını bağışlayan Gaffâr'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Bu yalanlayanlara de ki: \"Şüphesiz Kur'an, şanı çok büyük bir haberdir."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Siz ise önemi çok büyük olan bu haberden yüz çeviriyorsunuz, ona dönüp bakmıyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Eğer Allah bana vahiy edip öğretmiş olmasaydı, melekler arasında Adem'in yaratılışı ile ilgi konuşulanlar hakkında hiçbir bilgim olmazdı."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Yüce Allah, sizleri apaçık azaptan uyaran bir uyarıcı olmam için bana vahyetmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Hani Rabbin meleklere muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım dediği zamanı hatırla. O insan Adem -aleyhisselam-'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Onun yaratılışını şekillendirip suretini tamamladığımda ve ruhumdan ona üflediğim zaman onun için hemen secdeye kapanın."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Meleklerin hepsi topluca Rablerinin emrine uyarak ona saygı secdesi yapıp, hepsi istisnasız olarak Adem'e secde ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Yalnız İblis secde etmekten kibirlendi. O Rabbinin secde etme emrine karşı kibirlenmesiyle kâfirlerden oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Yüce Allah: \"Ey İblis! İki elimle yarattığım Adem'e seni secde etmekten alıkoyan nedir? Seni secde etmekten büyüklük taslaman mı engelledi? Yoksa sen daha önceden Rabbine karşı kibir sahibi miydin?\" diye buyurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "İblis: \"Ben Adem'den daha hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın ve Adem'i çamurdan yarattın.\" İblis'in iddiasına göre ateş, element olarak çamurdan daha üstündü."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Yüce Allah, İblis'e: \"Cennet'ten çık!.Şüphesiz sen lanetlisin ve yerilmişsin.\" diye buyurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Şüphesiz Cennet'ten kovulman, hesap gününe (kıyamet günü) kadardır."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "İblis: \"Ey Rabbim! Öyle ise kullarını dirilteceğin güne kadar bana mühlet ver ve öldürme.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Yüce Allah: \"Şüphesiz sen mühlet verilenlerdensin.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Helâk edilmen için belirlenen güne kadar."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "İblis: \"Senin kudret ve üstünlüğüne yemin ederim ki, Ademoğularının hepsini saptıracağım.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 457,
            "translated_text": "Ancak senin benim saptırmamdan koruduğun ve yalnız kendi ibadetine ihlâslı kıldığın kulların bundan müstesnadır."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "Allah Teâlâ: \"Hak bendendir ve ben hakkı söylerim ve ondan başka bir şey de söylemem.\" diye buyurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "Kıyamet gününde mutlaka Cehennem'i senden olan ve küfründe sana tabi olan Ademoğlunun hepsiyle dolduracağım."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Bu müşriklere de ki: \"Ben size tebliğ ettiğim nasihatlarime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ve emredildiğim bir şeye kendiliğimden artırarak bir yükümlülük getirmiyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "Kur'an, insanlardan ve cinlerden mükellef olanlara öğütten başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 38,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "Kur'an'ın haberini öğreneceksiniz, öldüğünüz zaman yakın bir vakitte doğruluğunu bileceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "Kur'an; kimsenin kendisine galip gelemediği mutlak galip, yaratmasında, yönetmesinde şeriatinde hikmet sahibi olan Yüce Allah tarafından indirilmiştir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan başkası tarafından indirilmemiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Şüphesiz biz, sana hakkı kapsayan Kur'an'ı indirdik. Onun bütün verdiği haberler doğru ve hükümlerinin tamamı adildir. O halde şirkten arındırılmış tevhid ile kendisini birleyerek Allah'a ibadet et."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "İyi bilin ki, şirkten arındırılmış din yalnız Yüce Allah'ındır. Allah'ı bırakıp da put ve tağutlardan veliler edinenler, Allah'ın dışında bunlara ibadet ederler ve onlara olan bu ibadetlerinin mazereti hakkında şöyle derlerdi: \"Biz onlara sadece bizi Allah'a yakın bir makama yaklaştırmaları, ihtiyaçlarımızı O'na yükseltmeleri ve O'nun katında bize şefaat etmeleri için ibadet ediyoruz.\" Şüphesiz Yüce Allah, kıyamet günü tevhid hususunda ihtilaf ettikleri hususta muvahhid Mü'minler ile kâfir müşrikler arasında hükmedecektir. Şüphesiz Allah, kendisine ortak nispet eden yalancıları ve vermiş olduğu nimetlere nankörlük edenleri hakka muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "Eğer Allah, bir çocuk edinmek isteseydi yarattıklarından istediğini seçerdi ve onu çocuk yerine koyardı. O, müşriklerin bu söylediklerinden münezzeh ve yücedir. O; zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve tek olandır, bunların hiçbirisinde O'nun ortağı yoktur. O, bütün yarattıklarına karşı mutlak galip gelendir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 458,
            "translated_text": "Gökleri ve yeri büyük bir hikmet gereği yaratmıştır, zalimlerin dediği gibi oyun olsun diye değil. Geceyi gündüzün üzerine örter, gündüzü de gecenin üzerine örter. Biri geldiği zaman diğeri batıp kayboluyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir zamana; dünya hayatının sonu gelene kadar akıp gitmektedir. Bilesiniz ki, her noksanlıktan münezzeh olan Allah, düşmanlarından daima intikam alan ve kimsenin kendisine galip gelemediği mutlak güç sahibidir, günahlarından tevbe eden kullarını da çok bağışlayandır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 459,
            "translated_text": "Ey insanlar! Rabbiniz sizi bir nefisten yarattı ve o da Adem'dir. Sonra Adem'den eşi Havva'yı yarattı. Sizin için deve, sığır, koyun ve keçiden sekiz çeşit yarattı ve her çeşitten de bir erkek ve dişi yarattı. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- sizi analarınızın karnında, karın, döl yatağı ve çocuk kesesi gibi üç karanlık içinde bir yaratılıştan sonra öbür yaratılışa geçirerek yarattı. Bunların hepsini yaratan Rabbiniz Allah'ır. Mülk yalnız O'nundur. O'ndan başka hak mabud yoktur. O halde, nasıl oluyor da Allah'a ibadet etmekten, hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılmış olanların ibadetine çevriliyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 459,
            "translated_text": "Ey insanlar! Eğer Rabbinizi küfrederseniz, Yüce Allah'ın sizin iman etmenize ihtiyacı yoktur ve sizin O'nu küfretmeniz O'na zarar vermez. Ne var ki, küfrünüzün zararı size döner. Kullarının kendisini küfretmesinden razı olmaz ve onlara küfrü emretmez. Çünkü Allah, fuhşiyatı ve münkeri emretmez. Eğer Allah'ın size vermiş olduğu nimetlerine şükrederseniz ve O'na iman ederseniz; şükrünüzü kabul eder ve sizi ona karşılık sevaplandırır. Hiçbir nefis başka bir nefsin günahını yüklenmez. Hatta her nefis, kazandiğina karşılık bir rehindir. Sonra kıyamet gününde dönüşünüz yalnız Rabbinize olacaktır. Dünyada yaptıklarınızı size O haber verecektir. Amellerinize göre karşılığınızı verecektir. Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarının kalplerinde olanları hakkıyla bilir ve bu husus ile alakalı hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 459,
            "translated_text": "Kâfire; hastalık, mal kaybı, boğulma korkusu gibi bir zarar isabet ettiğinde, tüm noksanlıklardan münezzeh olan Rabbine kendisinden bu zararı defetmesi için dua ederek yalnızca O'na yönelir. Sonra Rabbi ona kendi katından başına gelen o zararı kaldırma nimetini verdiği zaman daha önce Allah'a yalvardığını unutur. Başkalarını da Allah'a ulaştıran yolundan saptırmak için Allah'tan başka kendisine ibadet ettiği ortaklar edinir. Ey Rasûl! Hali böyle olana de ki: \"Ömrünün geri kalan kısmını küfrünle yaşayıp geçir, o az bir süredir. Kesinlikle sen kıyamet gününde sıkı arkadaşın arkadaşından ayrılmadığı gibi Cehennem'den hiç ayrılmayan Cehennem ehlinden olacaksın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 459,
            "translated_text": "(O mu) Yoksa Allah'a itaat etmiş, gece vakitlerini Rabbine secde ederek ve kıyama durarak ahiretin azabından korkan ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? Yoksa Allah'a sadece sıkıntılı şiddetli vakitlerde ibadet eden ve rahat olduğu zamanda küfredip O'na ortaklar koşan mı daha hayırlıdır? Ey Rasûlüm! De ki: \"Allah'ı tanımaları sebebiyle Allah'ın onların üzerlerine gerekli kıldıklarını bilenlerle ve bundan hiçbir şey bilmeyenler bir olur mu? Ancak aklıselim sahipleri bu iki grubun arasındaki farkı anlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 459,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Bana ve rasûllerime iman eden kullarıma de ki: \"Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Rabbinizden sakının. Sizden dünyada iyi amel işleyenler için dünyada zafer, sıhhat ve mal gibi bir iyilik, ahirette de Cennet ile mükâfatlandırma vardır. Allah'ın arzı geniştir. Kendinize Allah'a ibadet edeceğiniz bir yer bulmak için hicret edin. Hiçbir engel sizi bundan alıkoymasın. Sabredenlerin sevabı kıyamet gününde çok çeşitli olduğundan dolayı sayısız ve sınırsız verilir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Ey Rasûl! De ki: \"Şüphesiz Allah, bana dini yalnız O'na halis kılarak ibadet etmemi emretti.\""
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "\"Bana, bu ümmetten kendisine ilk teslim olan ve boyun eğen olmamı emretti.\""
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Ey Rasûl! De ki: \"Eğer ben Allah'a isyan eder ve itaat etmezsem büyük bir günün azabından korkarım ve o gün de kıyamet günüdür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Ey Rasûl! De ki: \"Şüphesiz ben, ibadetimi yalnızca Allah'a halis kılarak O'na ibadet ederim ve O'nunla beraber başkasına ibadet etmem.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Ey müşrikler! Siz de O'ndan başka dilediğiniz putlara kulluk edin. (buradaki emir tehdit içindir) Ey Rasûl! De ki: \"Gerçek manada hüsrana uğrayanlar, hem kendileri ve hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Onlardan ayrılıp Cennet'e girdikleri için ya da onlarla birlikte Cehennem'e girecekleri için orada ebedî olarak buluşamayacaklardır. İşte bu, üzerinde şüphe olmayan apaçık hüsranın ta kendisidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Onların üstünden duman, alev ve sıcak bir tabaka ve altlarında da duman ve alev ile sıcak bir tabaka vardır. Yüce Allah kullarını işte bu zikredilen azapla korkutuyor. Ey kullarım! Emirlerime uyarak ve yasaklarımdan sakınarak benden korunun."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Putlara, Allah'tan başkasına ibadet etmekten kaçınanlara ve tevbe ederek Allah'a dönenler; ölümleri esnasında kabirde ve ahiret gününde Cennet ile müjdelenirler. Ey Rasûl! O halde kullarımı müjdele!"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Sözü dinleyip de sözün en güzel olanı ile kötü olanını birbirinden ayıran ve içinde bulundurduğu faydalardan dolayı en güzeline uyanlar var ya, işte onlar güzel özellikler ile vasıflanan ve Yüce Allah'ın hidayetine muvaffak olan kimselerdir. Aynı zamanda onlar aklıselim kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Küfründe ve sapıklığında devam eden bir kimsenin hakkında azap sözü gerçekleştiyse, onu hidayete erdirmeye ve muvaffak kılmaya vesile olman için elinde herhangi bir çaren yoktur. Ey Rasûl! Bu vasıfta olan bir kimseyi sen Cehennem ateşinden kurtarabilir misin?"
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Rablerinden sakınanlar için üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır ve bu Yüce Allah'ın bir vaadidir. Allah vaadinden dönmez."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 460,
            "translated_text": "Şüphesiz siz gözlerinizle müşahade ederek biliyorsunuz ki, Allah size gökten yağmur suyunu indirdi de onu yeryüzündeki su pınarlarına ve yerdeki kaynaklara yerleştirdi. Sonra bu suyla türlü türlü renklerde nebatat ve ekinler çıkarıyor. Sonra bu ekin kurur. Ey bunu görüp müşahade eden! Bu ekinlerin ve nebatatın renkleri yeşilken sonra renklerinin sapsarı olduklarını görürsün. Sonra kuruduktan sonra da onu kırıntı bir çer çöpe çeviriyor. Şüphesiz bu zikredilende aydın ve aklıselim sahipleri için bir hatırlatma ve öğüt vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Allah'ın kalbini İslâm'a açtığı ve ona hidayet ettiği Rabbi tarafından bir basiret üzerinde olan kimse, kalbi Allah'ın zikrine karşı katılaşmış kimse gibi midir? O ikisi hiçbir zaman denk olmaz. Çünkü kurtuluş, hidayete erenlerin ve hüsranda kalpleri Allah'ın zikrine karşı katılaşan kimselerindir. İşte onlar haktan uzak apaçık bir dalalettedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Yüce Allah, Rasûlu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sözün en güzeli olan Kur'an'ı indirdi. Allah onu doğrulukta, güzellikte, uyumlulukta ve ihtilaf olmadan birbirine benzer olarak indirmiştir. Onda birçok kıssalar, hükümler, vaatler, tehditler, hak ehlinin özellikleri, batıl ehlinin sıfatları ve diğer hususlar zikredilmiştir. Rablerinden korkanların onda bulunan vaatleri ve tehditleri duyduklarında tüyleri ürperir. Sonra Kur'an'da zikredilen müjdeleri, temennileri duyduklarında Allah'ın zikriyle kalpleri ve derileri sükûne kavuşur. İşte Kur'an hakkında bu zikredilenler ve bırakmış olduğu tesiri, Allah'ın dilediği, kuluna bahşettiği hidayetidir. Allah'ın bedbaht ettiği, hidayete muvaffak kılmadığı kimsenin hiçbir yol göstericisi olmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın kendisine hidayet verdiği, onu hidayete ermesini muvaffak kıldığı ve ahirette Cennet'e koyduğu kimseyle, küfreden ve bu küfrü üzere ölüp elleri ve ayakları kelepçelenmiş halde Cehennem'e soktuğu, ateşe karşı ancak yüzünü yere bakarak korumaya çalışan kimse eşit olur mu? Kendi nefislerine kufür ve günahlar işleyerek zulmedenlere yapmış olduğunuz zulüm ve isyanların karşılığında kazandığınızı tadın! İşte bu sizin cezanızdır, denilir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Bu müşriklerden önceki ümmetler de yalanlamışlardı. Azap kendilerine günahlarından tevbe etmek için hiçbir fırsat vermeden aniden ve hiç hesap edemedikleri yerden geldi."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Allah, onlara dünya hayatında da rezilliği, yüz kararmasını, kepazeliği tattırdı. Şüphesiz onları bekleyen ahiret azabı ise daha büyük ve daha şiddetlidir. Keşke bunu bilselerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Andolsun biz, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an'da hayır ve şer, hak ve batıl, iman ve küfür ve diğer hususlarda insanlara çeşitli örnekler verdik. Umulur ki vermiş olduğumuz misallerden ibret ve öğüt alırlar, hak ile amel eder ve batılı da terk ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Biz onu Arapça Kur'an kıldık. Onda hiçbir eğrilik, bozulma ve karışıklık yoktur. Allah'ın emirlerine tabi olmak ve yasaklarından sakınıp karşı gelmekten korunmaları ümidiyle onu indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Yüce Allah, müşrik ve muvahhid kimse için iki kişiyi örnek vermiştir. Bunlardan birincisi birbirleriyle çekişip duran birçok ortakların sahip olduğu bir köledir. O ortakların bazısını razı etse bazısını hoşnut edemez. Bu kimse şaşkınlık ve huzursuzluk içindedir. İkincisi ise yalnız bir kişiye ait olan bir köledir. O kimse efendisinin kendisinden ne istediğini bilir, kafası rahat ve huzurludur. Bu iki misali verilen köle kesinlikle eşit değildir. Hamd Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bu gerçeği bilmezler. Bundan dolayı başkalarını Yüce Allah'a ortak koşarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Ey Rasûl! Şüphesiz sen öleceksin ve onlar da ölecekler bundan kaçış yok."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 461,
            "translated_text": "Şüphesiz ey insanlar! Sonra siz, kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda anlaşamadığınız meselelerde davalaşacaksınız. Böylece haklıyla haksız olan ortaya çıkar."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 462,
            "translated_text": "Yüce Allah'a ortak, eş ve çocuk gibi yakışık olmayan şeyleri nispet eden ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği vahyi yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Ateş, Allah'ı ve Rasûlünün getirdiklerini küfreden kâfirlerin meskeni ve kalacak yeri değil midir? Evet! Şüphesiz onlar için orada kalacak yer ve mesken vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 462,
            "translated_text": "Peygamber ve diğer kimselerden söz ve fiillerinde doğruyu getiren ve iman etmiş olarak onu tasdik edip gerektirdiği ile amel edenler var ya, işte onlar hakikî muttakilerdir. Rablerinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından sakınırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 462,
            "translated_text": "Rabbleri katındaki daimî lezzetler onlar içindir. İşte bu iyilik edenlerin mükâfatı, onların Rablerine ve O'nun kullarına karşı yapmış oldukları amellerinden dolayıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 462,
            "translated_text": "Böylece Yüce Allah, dünyada işlemiş oldukları en kötü günahlarından tövbe etmeleri ve Rablerine (salih ameller ile) döndüklerinden dolayı onların günahlarını silecektir. Yapmakta oldukları amellerin en güzeliyle de onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 462,
            "translated_text": "Yüce Allah, din ve dünya işlerinde kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kâfi ve düşmanlarına karşı onu koruyan değil midir? Evet! Gerçekten O, Rasûlüne kâfidir. -Ey Rasûl!- Cehalet ve ahmaklıklarından dolayı Allah'tan başka ibadet ettikleri putların sana kötülük etmesi ile seni korkutmaktadırlar. Allah, kimi rezil eder ve onu hidayete muvaffak kılmazsa, artık ona hidayet edecek ve onu muvaffak kılacak kimse yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 462,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın hidayete muvaffak kıldığı kimseyi saptıracak güce sahip hiç kimse yoktur. Yüce Allah, kimsenin kendisine galip gelemediği mutlak güç sahibi ve kendisini küfreden ve isyan edenden intikam alıcı değil midir? Evet! Gerçekten O, intikam sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 462,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu müşriklere, \"Gökleri ve yeri kim yarattı?\" diye sorarsa onlar da \"Allah yarattı.\" diye cevap verirler. İlahlarının acziyetini ortaya çıkarmak için onlara de ki: \"Yüce Allah'ın dışında ibadet ettiğiniz bu putlardan bana haber verin bakalım. Eğer Yüce Allah bana bir zarar vermek istese, O'nun zararını ortadan kaldırmaya sahip midir? Ya da Rabbim, katından bana bir rahmet bahşetse; O'nun bu rahmetine mani olmaya güç yetirebilirler mi?\" Onlara de ki: \"Yüce Allah, tek başına bana yeter. Ben bütün işlerimde O'na itimat ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O'na itimat etsinler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 462,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Ey Kavmim! Allah'a şirk koşmaya razı olduğunuz hal üzere amel etmeye devam edin. Şüphesiz ki ben, tevhide davet etme ve ibadeti yalnızca O'na has kılma hususunda Rabbimin bana emrettiğini yapacağım. Bu iki yolu tutanların akıbetlerinin ne olduğunu (yakında) bileceksiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 462,
            "translated_text": "Dünyada alçaltıcı ve aşağılayıcı azabın kime geleceğini ve kıyamet günü kesilmeyen ve devamlı olan azabın kime ineceğini bileceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 463,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İnsanları hak ile uyarman için sana Kur'an'ı indirdik. Kim doğru yolu şeçerse kendi faydasınadır. O kimsenin hidayet üzere olmasının Allah'a sağladığı bir fayda yoktur. Çünkü O, bundan müstağnidir. Kim de saparsa zararı kendi nefsinedir. O kimsenin sapıklığı Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ya zarar veremez. Sen onları hidayete zorlamak için görevlendirilmedin. Senin vazifen tebliğ etmekle emrolunduğun şeyi onlara ulaştırmandır."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 463,
            "translated_text": "Yüce Allah, ecelleri son bulduğu vakit ruhları kabzeder. Ecelleri son bulmayan ruhları da uykularında kabzeder. Ölümüne hükmettiklerini tutar, ölümüne hükmetmediklerini ise ilmi doğrultusunda belirli bir vakte kadar bırakır. Şüphesiz ki ruhların kabzedilip bırakılmasında ve öldürülüp diriltilmesinde düşünen toplumlar için ibretler vardır. Öyle ki, bunları yapan öldükten sonra hesap ve karşılıklarını vermek için insanları yeniden diriltmeye de kâdirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 463,
            "translated_text": "Muhakkak ki müşrikler, Allah Teâlâ'yı bırakıp putlarını kendilerine fayda sağlayacağını umdukları şefaatçiler edindiler. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: \"Kendileri ve sizin için hiçbir şeye malik olmasalarda mı onları şefaatçi edineceksiniz? Onlar (putlar) konuşamayan, duymayan, görmeyen, fayda ve zarar veremeyen cansız varlıklardır. Bundan dolayı akıl edemezler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 463,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere de ki: Şefaat tamamıyla Yüce Allah'a aittir. O'nun katında izni olmadan hiç kimse şefaat edemez ve razı oldukları haricinde kimseye şefaat edilmez. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'na aittir. Kıyamet günü hesap ve karşılık için O'na döndürüleceksiniz. Amellerinize karşılık size mükâfatınızı verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 463,
            "translated_text": "Allah Teâlâ tek olarak anıldığında, ahirete iman etmeyen müşriklerin kalbi yeniden dirilme, hesap ve karşılık olmasından dolayı nefretle dolar. Allah'tan başka ibadet ettikleri putları zikredildiğinde ise mutlu ve neşeli olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 463,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Geçmiş bir benzeri olmadan gökleri ve yeri yaratan, gaybı da görünen alemi de bilen Allah'ım! Bunlardan hiçbir şey sana gizli kalmaz. Kıyamet günü kullarının dünyada kendi aralarında ihtilaf ettikleri hususlarda yalnızca Sen hükmedeceksin. Haklı ile haksız, mutlu ve behbaht olanlar birbirinden ayrılacaktır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 463,
            "translated_text": "Yeryüzündeki değerli eşyalar ve mallar, şirk ve günahlarla kendi nefislerine zulmedenlerin olsaydı; yeniden diriltildikten sonra şahit oldukları şiddetli azaptan kurtulmak için hepsini feda ederlerdi. Ancak bunlar onların değildir. Farzedelim ki ( bu mallar) onların olsaydı (ve fidye olarak vermek isteselerdi) onlardan kabul edilmezdi. Yüce Allah tarafından hiç hesap etmedikleri azap çeşitleri karşılarına çıkmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 464,
            "translated_text": "Şirk ve günahlardan kazandıkları kötülükler açığa çıkmış, Dünyada kendisi ile korkutuldukları zaman alay ettikleri azap kendilerini kuşatıvermiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 464,
            "translated_text": "Kâfir olan insana hastalık, fakirlik ve benzeri şeyler isabet ettiğinde, bunları kaldırmamız için bize dua eder. Sonra kendisine sağlık ve mülk gibi nimet verdiğimizde kâfir şöyle der: \"Allah, bunu bana hak ettiğimi bildiği için verdi.\" Oysa ki doğru olan, bu verilen onun için bir imtihan ve istidractır. Ancak kâfirlerin çoğu bunu bilmezler; Allah'ın kendilerine verdiği nimetler ile kibirlenirler."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 464,
            "translated_text": "Kâfirin söylediği bu sözü kendilerinden öncekiler de söylediler. Kazanmış oldukları mallar ve makamlar onları kurtarmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 464,
            "translated_text": "Onlara şirk ve günahlardan kazandıkları kötülüklerin karşılığı isabet etti. İşte bunlardan kendi nefislerine şirk ve günahlarla zulmedenlere de geçmiştekiler gibi yapmış oldukları kötülüklerin karşılığı isabet edecektir. Allah'ın azabından kurtulamayacaklar ve O'na karşı galip gelemeyeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 464,
            "translated_text": "Müşrikler diyeceklerini dediler. Yüce Allah'ın dilediğine rızkı bol verip, şükür mü yoksa nankörlük mü edecek diye imtihan edeceğini, dilediğine de sabredecek mi yoksa Allah'ın kaderine öfkelenecek mi diye rızkı daraltarak sınayacağını bilmezler mi? Bu zikredilenlerde; rızkın bol verilip azaltılmasında iman eden toplum için Allah'ın yönetmesine dair deliller vardır. Çünkü onlar, bu delillerden istifade ederler. Ancak kâfirler, bunları görmelerine rağmen yüz çevirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 464,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'a şirk koşup günahlar işleyerek haddi aşan kullarıma de ki: Allah'ın rahmetinden ve günahlarınızı bağışlayacak olmasından ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz ki Yüce Allah, kendisine tövbe edenin bütün günahlarını bağışlar. O, tövbe edenlerin günahlarını bağışlayan, onlara karşı merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 464,
            "translated_text": "Size kıyamet gününün azabı gelmeden önce tevbe ederek ve salih ameller işleyerek Rabbinize dönün ve O'na itaat edin. Sonra da sizi azaptan kurtarmak için, putlarınızdan ya da ailenizden yardımcı olmaya çalışan birilerini bulamazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 464,
            "translated_text": "Rabbinizin Rasûlüne indirdiği Kur'an'a tabi olun. Zira bu Rabbinizin indirdiği en güzel kitaptır. Siz onu fark edemeden ve tevbe ile onun için hazırlık yapamadan ansızın size azabın gelmesinden önce emrettikleri ile amel edin ve yasakladıklarından da sakının."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 464,
            "translated_text": "Kişi küfrü ve günahları sebebiyle Yüce Allah'a itaat edememesi, iman ve itaat ehli ile alay geçmesinin bir sonucu olarak kıyamet günü derin bir pişmanlık içinde olacak ve \"Yazıklar olsun bana!\" diyecek. İşte sizler böyle bir günden sakının."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "Ya da kaderi delil getirip şöyle söyler: \"Eğer Allah beni muvaffak kılsaydı, ben de muttakilerden olurdum. Emirlerini yerine getirir, yasaklarından sakınırdım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "Yahut azabı gördüğünde temenni ederek şöyle söyler: \"Keşke benim için dünyaya dönüş imkânı olsaydı, Allah Teâlâ'ya tövbe ederdim ve amellerinde iyi olan kimselerden olurdum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "\"İş, senin hidayeti temenni etmeyi iddia ettiğin gibi değildir. Şüphesiz ayetlerim sana geldi ve sen onları yalanlayıp büyüklük tasladın. Allah'ı, ayetlerini ve rasûllerini yalanlayanlardan oldun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "Allah'a ortak ve çocuk nispet edenlerin kıyamet günü yüzlerinin kapkara olduğuna şahit olursun. Bu bedbahtlıklarının alametidir. Cehennem, Allah'a ve Rasûlüne iman etmekte kibirlenenlerin kalacağı yer değil midir? Evet! Muhakkak ki orada onlar için kalacakları bir yer vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "Yüce Allah, Rablerinin emirlerini yerine getiren, yasaklarından sakınan takva sahiplerini mükâfat olarak Cennet'e koyacak ve azaptan selamette kılacaktır. Onlara azap dokunmayacak ve dünyada kaçırmış oldukları şeylere de üzülmeyecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "Yüce Allah her şeyin yaratıcısıdır. O'ndan başka yaratıcı yoktur ve O, her şeyi koruyan, onun işini idare eden ve onu dilediği gibi yönlendirendir."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "Göklerdeki ve yerdeki hayrın hazinelerinin anahtarları yalnızca O'na aittir. Dilediğine bahşeder ve dilediğini de ondan men eder. Allah'ın ayetlerini inkâr edenler dünya hayatlarında imandan mahrum bırakıldıkları ve ahirette ise Cehennem'e girip orada ebedî kalacaklarından dolayı hüsrana uğrayanların ta kendileridir."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kendi putlarına ibadet etme hususunda seni teşvik eden o müşriklere de ki: \"Ey Rablerinden habersiz olan cahiller! Bana Yüce Allah'tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz? İbadeti Yüce Allah'tan başkası hak etmez. Ben, asla O'ndan başkasına ibadet etmeyeceğim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Andolsun ki Yüce Allah, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyetmiştir: \"Allah ile birlikte başkasına ibadet edersen, salih amellerinin sevabı boşa gider. Dünyada dinin ile ve ahirette ise azap ile hüsrana uğrayanlardan olursun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "Yalnızca Yüce Allah'a ibadet et ve hiç kimseyi O'na ortak koşma. Sana vermiş olduğu nimetlerden dolayı O'na şükredenlerden ol."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 465,
            "translated_text": "Müşrikler; Yüce Allah'a zayıf ve aciz varlıkları ortak koştuklarında Yüce Allah'ı hakkı ile yüceltip tazim edemediler. Yüce Allah'ın kudretinden gafil oldular. Kudretinin bir göstergesi de kıyamet günü yeryüzü dağlar, ağaçlar, nehirler ve denizlerin O'nun avucunda olmasındır. Yedi kat göğün tamamı da sağ elinde dürülmüş olacaktır. Yüce Allah, müşriklerin itikat ettikleri ve söyledikleri sözlerden yüce ve münezzehtir."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 466,
            "translated_text": "Sûr'a üfleme ile görevli olan melek ona üflediğinde, göklerdeki ve yerdeki herkes ölür. Sonra bu melek yeniden dirilmeleri için Sûr'a ikinci kez üfler. Bunun akabinde bütün canlılar ayağa kalkar, Yüce Allah'ın onlara ne yapacağını beklerler."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 466,
            "translated_text": "İzzet sahibi olan Rabbimiz, kulları arasında hüküm verip tecelli ettiğinde yeryüzü aydınlanır. İnsanların amel defterleri dağıtılır. Peygamberler getirilir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmeti kavimlerine karşı peygamberlere şahitlik etmek için getirilir. Yüce Allah hepsinin arasında adalet ile hükmeder. O gün onların hiçbirine zulmedilmez. Bir kimseye fazladan kötülük verilmediği gibi iyiliği de eksiltilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 466,
            "translated_text": "Yüce Allah; kişi hayır ya da şer bakımından ne yaptıysa, onun karşılığını hiç eksiltmeden verir. Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. Onların işledikleri hayır ya da şerden hiçbirisi O'na gizli kalmaz. İşte bu günde onlara yaptıklarının karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 466,
            "translated_text": "Melekler, Allah'ı küfreden kâfirleri Cehennem'e aşağılanmış cemaatler halinde sürerler. Cehennem'e geldiklerinde görevli melekler tarafından kapıları açılır ve onları azarlayarak karşılar ve şöyle derler: \"Rabbiniz tarafından kendilerine indirilen ayetleri size okuyan, sizden olan rasûler gelmedi mi? İçindeki azabın şiddetinden dolayı sizi kıyamet günü ile karşılaşacağınız hakkında korkutmadılar mı?\" Kâfirler bunu kendi nefislerinin aleyhine ikrar ederek: \"Evet! Bunların hepsi oldu. Azap kelimesi kâfirler üzerine hak oldu. Biz de kâfirlerdendik.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 466,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın rahmetinden ve Cehennem'den çıkmaktan ümit kesmeleri için aşağılanılarak kendilerine şöyle denilir: \"İçinde ebedî kalacağınız Cehennem'in kapılarından girin. Hakka karşı kibirlenip böbürlenenlerin kalacakları yer ne çirkin ve kötüdür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 466,
            "translated_text": "Melekler, Rablerinin emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınan takva sahibi Mü'minleri, kendilerine değer verilen topluluklar halinde şefkat ile Cennet'e doğru sevkederler. Cennet'e geldiklerinde onlara Cennet'in kapıları açılmış ve oradaki görevli melekler: \"Kötü gördüğünüz ve size zarar verecek her şeyden selamette olun, kalpleriniz ve amelleriniz güzel olmuştur. İçinde ebedi kalacağınız Cennet'e girin.\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 466,
            "translated_text": "Mü'minler, Cennet'e girdiklerinde şöyle demişlerdir: \"Rasûllerinin dili ile bize verdiği sözü yerine getiren Yüce Allah'a hamdolsun! Andolsun ki bize Cennet'e girmeyi vadetti ve bizi Cennet arazisine mirasçı kıldı. Burada dilediğimiz yerde konaklayacağız. Rablerinin yüzünü arzulayarak salih amelleri işleyenlerin mükâfatı ne güzeldir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 39,
            "page_number": 467,
            "translated_text": "Melekler bu şahit olunan günde Arş'ı kuşatmış haldedirler. Kâfirlerin Allah Teâlâ'ya layık olmayan yakıştırmalarından Yüce Allah'ı tenzih ederler. Allah Teâlâ, bütün mahlûkatı arasında adaletle hükmetmiştir. İkram ettiklerine ikram etmiş, azap ettiklerine de azap etmiştir. Mü'min kullarına rahmetiyle ve kâfir kullarına da azabı ile hükmeden mahlûkatın Rabbine hamdolsun, denilir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 467,
            "translated_text": "(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 467,
            "translated_text": "Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen Kur'an, kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz ve kullarının faydasına olan şeyleri hakkıyla bilen Alîm olan Yüce Allah tarafından indirilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 467,
            "translated_text": "Günâhkarların günahını bağışlayan, kullarından tevbe edenin tevbesini kabul eden, günahlarından tevbe etmeyene karşı azabı şiddetli olan ihsan ve lütuf sahibidir. Ondan başka (hak) ilah yoktur, kıyamet günü kullarının dönüşü yalnızca O’nadır. Onlara hakettiklerinin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 467,
            "translated_text": "Allah'ın birliğine ve rasûllerinin doğruluğuna delalet eden ayetleri ancak akıllarının fasitliğinden dolayı kâfir kimseler tartışır. Onlar için üzülme. Bol nimetler ve rızık içinde olmaları seni asla aldatmasın. Onlara mühlet verilmesi onlar için istidrâc ve tuzaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 467,
            "translated_text": "Bunlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Bunun akabinde Âd, Semûd, Lût kavmi, Medyen ashabı ve Firavun da yalanlamıştı. Bu ümmetlerden her biri rasûllerini yakalayıp öldürmeye azmetmişlerdi. Hakkı yok etmek için elindeki batıl ile tartıştılar. Bu ümmetlerin hepsini kıskıvrak yakaladım. Onlara verdiğim cezamı düşün. O ceza çok şiddetli bir cezaydı."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 467,
            "translated_text": "Yüce Allah; bu yalanlayan ümmetlerin, helâk edilmesine hükmetti. -Ey Rasûl!- Rabbinin kâfirler hakkındaki; \"Onlar Cehennemliklerdir.\" sözü gerçekleşmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 467,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinin Arş'ını taşıyan melekler ve onun çevresinde bulunanlar, Rablerini O'na yaraşmayan şeylerden tenzih eder ve O'na iman ederler. Şöyle dua ederek Allah'a iman edenler için bağışlanma talep ederler: \"Rabbimiz! İlmin ve rahmetin her şeyi kuşatmıştır. Günahlarından tevbe edenleri ve dinine tabi olanları bağışla. Cehennem ateşinin isabet etmesinden onları koru.\""
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 468,
            "translated_text": "Melekler şöyle derler: \"Rabbimiz! Kendilerine ebedi Cennetlere girmeyi vadettiğin Mü'minleri oraya koy. Onların babalarından, eşlerinden ve çocuklarından salih ameller işleyenleri de oraya koy. Sen, kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz, takdirinde ve yönetmesinde Hakîm (hikmet sahibi) olansın."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 468,
            "translated_text": "Onları kötü amellerinden muhafaza eyle. Bundan dolayı onlara azap etme. Kıyamet günü kimi amellerinin kötülüklerinden dolayı azap etmekten korursan, ona rahmet etmiş olursun. Azaptan koruyan bu korunak ve Cennet'e koyan bu rahmet; eşi benzeri olmayan en büyük kurtuluştur."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 468,
            "translated_text": "Şüphesiz ki, kıyamet günü Cehennem'e girdikleri ve kendilerine öfkelenip lanet ettikleri zaman Yüce Allah'ı ve rasûllerini küfredenlere şöyle seslenilir: \"Allah'ın size olan gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha şiddetlidir. Sizler dünyada Allah'a iman etmeye davet edilirdiniz de, O'nu küfrederdiniz ve O'nunla birlikte ilahlar edinirdiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 468,
            "translated_text": "Günahlarını kabul etmeleri ve tevbe etmeleri kendilerine fayda vermeyeceği o zaman kâfirler günahlarını itiraf ederek şöyle derler: \"Rabbimiz! Bizi iki kere öldürdün. Hiçbir şey değildik ve bizi yoktan var ettin, hayat verip, yaşattıktan sonra tekrar öldürdün. Bizi yokluktan var ederek ve yeniden dirilterek iki kez hayat verdin. Bizler işlediğimiz günahları itiraf ediyoruz. Cehennem'den çıkarak dünya hayatına dönüp amellerimizi düzeltmek için izleyeceğimiz ve bizden razı olacağın bir yol var mıdır?\""
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 468,
            "translated_text": "Bu azap ile azap edilmenizin sebebi yalnızca Yüce Allah'a ve hiçbir kimseyi O'na ortak koşmamaya çağrıldığınızda bunu inkâr edip, O'na ortaklar koşmanızdır. Ve Allah ile beraber başka bir ortağa ibadet edildiğinde buna iman etmenizdir. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Zatında, kadrinde ve mağlup etmesinde yüce ve yüksek olan, her şeyden büyük olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 468,
            "translated_text": "Vahdaniyetine ve kudretine delil olması için nefislerinizdeki ve etrafınızdaki ayetlerini gösteren Yüce Allah'tır. Bitki, ekin ve diğer rızkınızı temin ettiğiniz şeylere sebep olması için bulutlardan yağmur suyunu O indirmiştir. Allah'ın ayetlerinden ancak ihlaslı bir şekilde tevbe ederek O'na yönelen kimse ibret alır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 468,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kâfirlerin hoşuna gitmese ve onları kızdırsa bile itaat ve duada ihlaslı bir şekilde O'na hiçbir varlığı şirk koşmadan yalnızca Allah'a dua edin."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 468,
            "translated_text": "O, ibadet ve duanın kendisine tahsis edilmesini hak edendir. O mahlûkatından ayrı, dereceleri yüksek olandır. O, Azim olan Arş'ın Rabbidir. Kullarından dilediğine kendilerinin yaşamaları ve diğerlerini yaşatmaları, öncekilerin ve sonrakilerin birbiri ile karşılaşacakları kıyamet günü ile insanları korkutmaları için ayetlerini indirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 468,
            "translated_text": "O gün onlar ortaya çıkıp bir yerde toplanırlar. Onların zatlarından, amellerinden ve onlara verilecek karşılıklarından hiçbir şey Yüce Allah'a gizli kalmaz. Yüce Allah bugün; \"Mülk kimindir?\" diye sorar. O an sadece bir cevap vardır; \"Hükümranlık, zatında, sıfatlarında ve fiillerinde tek olan Yüce Allah'ındır.\" el-Kahhâr; her şeye galip gelendir ve her şey O'na boyun eğmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 469,
            "translated_text": "Bugün her nefis işlediği amelin karşılığını bulacaktır. Hayır ise hayır, şer ise şer bulacaktır. Bugün zülüm yoktur. Çünkü Hâkim adaletli olan, Yüce Allah'tır. Şüphesiz ki Yüce Allah, kullarının amellerini kuşattığı için hesaplarını hızlıca görendir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 469,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kıyamet günü ile onları korkut. O kıyamet günü yaklaşmış ve gelecektir. Her gelecek olan şey yakındır. O günün şiddetli korkusundan kalpler, o kimselerin boğazlarına kadar yükselir. Rahman'ın izin verdikleri hariç, onlardan hiçbiri konuşamaz ve konuşmadan sessizce beklerler. Kendi nefislerine şirk ve günah ile zulmedenler için o gün bir dost ya da yakın yoktur. Eğer ona şefaat edecek olduğu farz edilse, sözü dinlenecek bir şefaatçisi de yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 469,
            "translated_text": "Yüce Allah, bakanların gözlerindeki hainliği bilir ve kalplerin gizlediğini de bilir. Bunların hiçbirisi O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 469,
            "translated_text": "Yüce Allah adaletle hükmeder. Yaptığı iyilikleri eksilterek ve kötülüklerini artırarak kimseye zulmetmez. Müşriklerin, Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleri ilahları hiçbir şeye hükmedemezler. Çünkü onlar hiçbir şeye malik değildirler. Yüce Allah, kullarının sözlerini hakkıyla işiten, niyetlerini ve amellerini hakkıyla görendir. Ona karşılık olarak onları mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 469,
            "translated_text": "Bu müşrikler yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önceki geçmiş ümmetlerin sonlarının nasıl olduğunu düşünsünler. Muhakkak ki onların sonu çok kötü oldu. O ümmetler bunlardan daha güçlü idiler. Yapmış oldukları bina ile yeryüzünde onlardan daha fazla etkili oldular. Günahları sebebiyle Yüce Allah onları helâk etti. Yüce Allah'ın onları cezalandırmasına mani olacak kimseler de yoktu."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 469,
            "translated_text": "Onlara isabet eden bu azap, ancak Yüce Allah tarafından kendilerine rasûlleri apaçık deliller ve parıldayan hüccetler ile geldiği halde onların Allah'ı küfretmeleri ve rasûllerini yalanlamaları sebebiyle gelmiştir. Onlar ne kadar güç sahibi olsalar da Yüce Allah, onları yakalayıp helâk etmiştir. Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, kendisini küfredenlere ve rasûllerini yalanlayanlara karşı güçlü ve azabı çetin olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 469,
            "translated_text": "Andolsun ki Musa'yı apaçık ayetlerimiz ve kesin deliller ile gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 469,
            "translated_text": "Firavun'a, veziri Haman'a ve Karun'a gönderdik. Dediler ki: \"Musa, iddia ettiği peygamberlikte yalancı bir sihirbazdır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 469,
            "translated_text": "Musa, doğruluğuna delalet eden apaçık delilleri getirdiğinde Firavun şöyle dedi: \"Onunla birlikte iman edenlerin oğullarını öldürün. Aşağılamak için kadınlarını hayatta bırakın. Müslümanların sayısını azaltmak için kâfirlerin kurdukları tuzak yok olmaya mahkum ve hiçbir tesiri yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 470,
            "translated_text": "Firavun şöyle dedi: \"Bırakın beni! Musa'yı cezalandırmak için onu öldüreyim. Onu, benden kurtarması için Rabbine dua etsin. Ben onun Rabbine dua etmesini önemsemiyorum. Ben sizin yaşamış olduğunuz dininizi değiştirmesinden ya da öldürerek ve tahrip ederek yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum.\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 470,
            "translated_text": "Firavunun kendisini tehdit ettiğini öğrendiğinde Musa -aleyhisselam- şöyle dedi: \"Ben, hakkı kabul etmeyen ve O'na iman etmeyerek kibirlenen, kıyamet gününe ve o gündeki hesap ve cezaya iman etmeyen kimseden benim Rabbim ve sizin de Rabbinize yönelip sığındım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 470,
            "translated_text": "Firavun ailesinden olup Allah'a iman eden ve kavminden imanını gizleyen bir adam Musa -aleyhisselam-'ı öldürme konusunda kararlı olmalarını inkâr edip, şöyle dedi: \"Rabbim Allah'tır demekten başka hiçbir suçu olmayan bir adamı mı öldüreceksiniz? Hâlbuki o, Rabbi tarafından gönderildiğine dair iddia ettiği şeyde doğruluğuna delalet eden apaçık kanıtlar ve deliller getirmiştir. Eğer onun yalancı olduğunu farz edersek yalanı kendi aleyhine döner. Eğer doğru söylüyor ise size vadettiği azabın bir kısmı gecikmeden başınıza gelecektir. Şüphesiz ki Yüce Allah; koyduğu sınırları aşan, Allah'a ve Rasûlüne iftira atan kimseyi hakka muvaffak kılmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 470,
            "translated_text": "Ey Kavmim! Bugün Mısır topraklarında galip gelen kimseler olarak hükümranlık sizindir. Musa'yı öldürmemizden dolayı Allah'ın azabı başımıza gelse kim bize yardım eder?\" Firavun şöyle dedi: \"Görüş benim görüşüm, hüküm benim hükmümdür. Fesadı ve şerri def etmek için Musa'yı öldürmeyi uygun gördüm ve yine sizi hakkaniyete, doğru yola irşat ediyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 470,
            "translated_text": "İman eden kimse nasihat ederek kavmine şöyle dedi: \"-Eğer Musa'yı zulüm ve düşmanlıkla öldürürseniz- Geçmişte rasûllerine karşı (düşmanlık etmek için) birleşen ve bundan dolayı da Allah'ın kendilerini helâk ettiği toplulukların azabı gibi size de azap gelmesinden korkuyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 470,
            "translated_text": "\"Nûh, Âd, Semûd ve onlardan sonra gelen kavimler gibi küfre düşüp rasûllerini yalanlayanların başına gelenler gibi (sizlerin de başına azap gelecek). Yüce Allah, küfürleri ve rasûlleri yalanlamaları sebebiyle onları helâk etmiştir. Yüce Allah, kullarına zulmetmez. Ancak onlara günahlarının karşılığı olarak azap eder.\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 470,
            "translated_text": "\"Ey Kavmim! Kıyamet günü sizin adınıza korkuyorum. O gün insanlar akrabalık ve makamları sebebiyle birbirlerine seslenecektir. Onlar bu davranışın, o dehşetli günde kendilerine fayda sağlayacağını zannederler.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 470,
            "translated_text": "O gün Cehennem'den korkup arkanızı dönüp kaçarsınız. Sizi Allah'ın azabından koruyacak hiçbir engel yoktur. Allah'ın iman etmeye muvaffak kılmadığı ve rezil rüsva ettiği kimseyi hidayete erdirecek hiçbir kimse yoktur. Çünkü muvaffak kılma hidayeti yalnızca Yüce Allah'ın elindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 471,
            "translated_text": "Andolsun Musa'dan önce de Yusuf size Allah'ın birliğine dair apaçık deliller ile gelmişti. Hâlâ onun getirdiklerini yalanlamakta ve şüphe duymaktasınız. (Yusuf) öldüğünde, şüpheniz ve kuşkularınız arttı. Şöyle dediniz: \"Allah ondan sonra bir rasûl göndermeyecek.\" Sizin bu haktan sapmanız gibi, Yüce Allah sınırlarını aşan ve vahdaniyetinde\/birliğinde şüphe duyan herkesi saptırır."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 471,
            "translated_text": "Kendilerine gelen hiçbir delil ve kanıt olmadan Allah'ın ayetlerini iptal etmek için tartışıp duran kimselerin bu yaptığı hem Allah katında, hem de Allah'a ve rasûllerine iman edenlerin yanında büyük bir gazap sebebidir. Yüce Allah; ayetlerini iptal etmek için hakkında tartışıp duran kimselerin kalplerini mühürlediği gibi, zorba ve hakka karşı kibirlenen kimselerin kalplerini de mühürler. Onları doğruya iletmez ve hayra yöneltmez."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 471,
            "translated_text": "Firavun, veziri Hâman'a dedi ki: \"Ey Hâman! Benim için yüksek bir kule yap; belki yollara ulaşırım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 471,
            "translated_text": "\"Umulur ki göklerin yollarına ulaşırım. Böylece Musa'nın hak olduğunu iddia ettiği ilahına bakarım. Ben Musa'nın iddiasında yalancı olduğunu zannediyorum.\" Böylece Firavun'un Hâman'dan talep ettiği şeyi istediğinde yapmış oduğu kötü ameli kendisine süslü gösterildi. Ve hak yolundan dalalet yoluna döndürüldü. Firavun'un hilesi -içinde bulunduğu batılı izhar etmesi ve Musa'nın getirdiği hakkı batıl kılması- ancak hüsrandır. Çünkü çabalamasına rağmen döndüğü yer başarısızlık, hayal kırıklığı ve kesintisiz bedbahtlıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 471,
            "translated_text": "Firavun'un ailesinden iman eden o adam kavmine nasihat ederek ve onları hak yola irşat ederek şöyle dedi: \"Ey Kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim ve hakkı göstereyim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 471,
            "translated_text": "\"Ey Kavmim! Bu dünya hayatı geçici lezzetler ile faydalanma yeridir. Dünyadaki bu yok olacak meta sizi aldatmasın. Ahiret hayatı ve içindeki nimetler ebedî ve kesintisiz olan yerleşilecek ve ikamet edilecek yerdir. Yüce Allah'a itaat ederek onun için amel edin. Ahiret hayatı yerine dünya hayatınızla meşgul olup, ahiret hayatı için amel işlememekten sakının.\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 471,
            "translated_text": "Kim kötü bir ameli işlerse ancak misli karşılığında ceza görür. Cezası artırılmaz. Allah'a ve rasûllerine iman edip, Allah'ın vechini isteyerek, salih amel işleyen erkek yahut kadın kimseler böyle güzel özelliklere sahiptirler ve kıyamet günü Cennet'e gireceklerdir. Yüce Allah, orada hazırladığı meyve ve kesintiye uğramayacak nimetleri ile hesapsız bir şekilde onları rızıklandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 472,
            "translated_text": "Ey Kavmim! Dünya hayatında ve ahirette Allah'a iman ve salih amel ile sizleri hüsrana uğramaktan kurtuluşa çağırırken, ne diye siz beni Allah'ı küfretmeye O'na asi olmaya ve ateşe girmeye çağırıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 472,
            "translated_text": "\"Allah'a karşı kâfir olmamı ve O'nunla birlikte kendisine ibadet etmenin yanlış olduğunu bildiğim başka bir ilaha ibadet etmemi umarak beni batılınıza çağırıyorsunuz. Ben ise sizi hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz\/mutlak güç sahibi ve çok bağışlayıcı olan Allah'a iman etmeye çağırıyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 472,
            "translated_text": "Gerçek şu ki, kendisine iman ve itaat etmeye çağırdığınız şeyin, dünyada ve ahirette çağırmaya değer bir tarafı yoktur. Kendisine dua edene icabet edemez. Hepimiz yalnızca Yüce Allah'a döneceğiz. Şüphesiz küfür ve günahlarda haddi aşanlar kıyamet günü ateşe girecek kimselerdir ve oradan ayrılmayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 472,
            "translated_text": "Onun nasihatini reddettiler. Bunun akabinde şöyle dedi: \"Sizin için yaptığım nasihati hatırlayacaksınız. Onu kabul etmediğiniz için dövünüp duracaksınız. Ben bütün işlerimi yalnızca Yüce Allah'a havale ederim. Yüce Allah'a, kullarının işlediği amellerden hiçbir şey gizli kalmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 472,
            "translated_text": "Yüce Allah, Musa'yı öldürmek istediklerinde kötü hilelerinden onu muhafaza etti. Firavun ailesini ise suda boğulma azabı kuşattı. Yüce Allah dünyada onu (Firavun) ve askerlerinin tamamını suda boğdu."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 472,
            "translated_text": "Öldükten sonra sabah akşam kabirlerinde ateşe sunulurlar. Kıyamet günü içinde bulundukları küfür, yalanlama ve Allah yolundan alıkoyma sebebiyle Firavun'a tabi olanları daha şiddetli ve büyük bir azaba sokun denilir."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 472,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ateş ehlinden kendilerine tabi olunanlar ile tabi olanların birbirleri ile tartıştıkları zamanı hatırla! Zayıf olanlar büyüklük taslayanlara şöyle derler: \"Şüphesiz ki, dünyada iken sapıklıkta size uymuş kimselerdik. Şimdi Allah'ın azabının bir kısmını üstlenerek bizden giderebilir misiniz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 472,
            "translated_text": "Büyüklük taslayıp kendilerine tabi olunanlar: \"Bizler -tabi olan ya da olunanlar olarak- ateşteyiz. Bizden hiç kimse başka birisinin azabının bir kısmını üstlenemez. Şüphesiz Yüce Allah, kulları arasında hüküm vermiştir. Herkese hak ettiği azabı da vermiştir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 472,
            "translated_text": "Tâbi olanlar ve kendilerine tabi olunup ateşte azap görmüş kimseler Cehennem'de görevli meleklere, ateşten çıkmaktan ve tevbe etmek için dünya hayatına tekrar döndürülmekten ümitlerini kesmiş bir şekilde şöyle derler: \"Rabbinize dua edin de bu devamlı olan azabı bir gün olsun bizden hafifletsin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 473,
            "translated_text": "Cehennem bekçileri kâfirlere cevap vererek şöyle derler: \"Peygamberleriniz size sapasağlam ve apaçık deliller getirmemiş miydi?\" Kâfirler: \"Evet, bize sapasağlam ve apaçık deliller getirdiler.\" Cehennem bekçileri onlarla alay ederek derler ki: \"Öyleyse kendiniz yalvarın, bizler kâfirlere şefaatçı olmayız.\" Kâfirlerin ettiği dua, küfürleri sebebi ile onlardan kabul edilmediği için zayi olmuş ve geçersizdir."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 473,
            "translated_text": "Şüphesiz ki biz peygamberlerimize, Allah'a ve rasûlerine iman edenlere dünyada sahip oldukları delilleri güçlü kılıp, ortaya çıkararak ve düşmanlarına karşı onları destekleyerek yardım ederiz. Kıyamet günün de ise onları Cennet'e koyarız. Peygamberler, melekler ve Mü'minlerin (dinin) tebliğ edilip ulaştırıldığı hakkında ve bu ümmetlerin bunu yalanladığına şahitlik etmesinden sonra dünyada iken onlara husûmet edenleri ateşe sokarak cezalandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 473,
            "translated_text": "Küfür ve günahlarla kendi nefislerine zulmeden kimselere, zulümlerinden dolayı sundukları mazeretleri fayda vermez. O gün onlar, Yüce Allah'ın rahmetinden kovulmuşlardır. Ahirette elem dolu azaba çarptırılacak olmalarından dolayı kötü yurt da onlar içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 473,
            "translated_text": "Andolsun ki Musa'ya İsrailoğuları'nın kendisi ile hakkı bulacakları ilmi verdik. Tevrat'ı, İsrailoğulları arasında nesillerden nesillere miras olarak bırakacakları bir kitap kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 473,
            "translated_text": "Hak yolunda hidayet rehberi ve akıl sahipleri için bir öğüttür."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 473,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kavminin seni yalanlamasına ve sana verdikleri eziyetlere sabret. Rabbinin sana yardım ve destek sözü, üzerinde şüphe olmayan bir hakikattir. Günahlarından dolayı bağışlanma dile. Sabah ve akşam Rabbini hamd ile tesbih et."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 473,
            "translated_text": "Hiçbir delil ve kanıt olmaksızın Allah'ın ayetlerini iptal etmek için çaba sarfedip tartışanlar var ya, işte onları buna götüren; hakka karşı tekebbür etme ve üstün olma arzularıdır. Ancak onlar istedikleri bu üstün olma arzusuna ulaşamayacaklardır. -Ey Rasûl!- Yüce Allah'a sığın. Şüphesiz ki O, kullarının söylediklerini hakkıyla işiten, yaptıklarını hakkıyla görendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bütün bunlarla ilgili olarak onlara karşılıklarını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 473,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin yaratılması, genişliği ve ihtişamı insanların yaratılışından daha azametlidir. Göklerin ve yerin büyüklüğüne rağmen onları yaratmaya kadir olan, hesaplarını görüp karşılıklarını vermek için kabirlerden ölüleri diriltip yeniden yaratmaya da kâdirdir. Ancak insanların büyük bir çoğunluğu bunu bilmez, bundan ibret almaz ve apaçık olmasına rağmen yeniden dirilişe dair bunu delil kabul etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 473,
            "translated_text": "Gören ile görmeyen hiçbir zaman eşit değildir. Yüce Allah'a iman edip rasûllerini tasdik eden ve güzel (salih) amel işleyenler, fasit bir itikatla ve günahlarla amellerini kötüleştiren kimselerle denk değildir. Çok az düşünüyorsunuz. Eğer düşünseydiniz, iki grup arasındaki farkı bilir ve Yüce Allah'ın rızasını umarak iman edip salih ameller işleyenlerden olmak için çaba sarfederdiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 474,
            "translated_text": "Şüphesiz ki, Yüce Allah'ın hesap ve karşılıkları vermek için ölüleri dirilteceği kıyamet günü kuşkusuz gelecektir, bunda şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu onun geleceğine iman etmezler. Bundan dolayı ahiret için hazırlık yapmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 474,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbiniz şöyle buyurdu: \"İbadet ve duada beni birleyin. Bana dua etmenizi severim, sizi bağışlar ve rahmet ederim. Yalnızca bana ibadet etme hususunda kibirlenenler, kıyamet günü zelil ve aşağılanmış olarak Cehennem'e gireceklerdir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 474,
            "translated_text": "Yüce Allah, sekinet bulup istirahat etmeniz için geceyi karanlık kılan ve çalışmanız için de gündüzü aydınlık kılandır. Şüphesiz Yüce Allah, insanlara açık ve gizli olan nimetlerini bol bol vererek onlara karşı büyük lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu kendilerine vermiş olduğu nimetlerden dolayı Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya şükretmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 474,
            "translated_text": "Nimetleri ile size lütufta bulunan Allah'tır. O, her şeyin yaratıcısıdır, O'ndan başka yaratıcı yoktur. Ondan başka hak mabud (ilah) yoktur. Nasıl olur da O'na ibadet etmekten yüz çevirerek hiçbir fayda ve zarar sağlamaya malik olmayan şeylere ibadet ediyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 474,
            "translated_text": "Nasıl ki bunlar Allah'a iman etmekten ve yalnızca O'na ibadet etmekten döndürülüyorsa, her zaman ve mekânda Allah'ın birliğine delalet eden ayetlerini inatla inkâr edenler de döndürülürler. Hakkı bulamazlar ve doğru yola da muvaffak kılınmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 474,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeri sizin için yerleşim alanı olması için hazırlayan, başınıza düşmesini engellemek için gökyüzünü sağlam bir bina kılan Yüce Allah'tır. Analarınızın rahimlerinde size şekil verip, şeklinizi en güzel yapan ve lezzetli helal yemeklerle sizi rızıklandırandır. Bu nimetlerle sizi rızıklandıran Rabbiniz Allah'tır. Bütün mahlûkatın Rabbi olan Allah ne yücedir. Onların Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'dan başka Rabbi yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 474,
            "translated_text": "O; hayat sahibidir, ölümsüzdür. O'ndan başka hak mabud (ilah) yoktur. Yalnızca O'nun vechini kastederek istek ve ibadet duası ile O'na dua edin. Hiçbir mahlûkatını O'na ortak koşmayın. Hamd, mahlûkatın Rabbi olan Allah'a mahsustur."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 474,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Bana kendilerine ibadet etmenin batıl olduğuna dair apaçık delil ve kanıtlar geldiği zaman Rabbim <span class=\"text-danger\">-<\/span>Azze ve Celle<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'tan başka taptığınız ve fayda ya da zarar veremeyen bu putlara ibadet etmemi bana yasak etti. Yüce Allah, yalnızca kendisine ibadet ile itaat etmemi bana emretti. O bütün mahlûkatın Rabbidir. Onların Allah'tan başka Rableri yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "O; babanız Adem'i topraktan yaratan, sonra onun ardından sizin yaratılışınızı meniden, meniden sonra kan pıhtısından sonra da annelerinizin karınlarından küçük bebekler olarak çıkarandır. Sonra bedenin güçlü kuvvetli olduğu bir yaşa ulaşırsınız. Sonra ihtiyarlayana kadar yaşayıp büyürsünüz. Aranızdan bazıları bundan önce de vefat eder. Allah'ın ilminde belirli bir zamana ulaşırsınız, bundan bir şey eksiltip artıramazsınız. Umulur ki, Allah'ın kudretine ve birliğine delalet eden bu apaçık delil ve hüccetlerden istifade edersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "O, yaşatma ve öldürme yalnızca kendi elinde olan Allah'tır. Herhangi bir işin olmasını dilediği zaman sadece ol der, o da oluverir."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Apaçık olmasına rağmen Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, bu ayetler hakkında tartışanları görmedin mi? Onlar, apaçık olmasına rağmen haktan yüz çeviriyorlar ve onların haline şaşırıyorsun."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "Kur'an'ı ve elçilerimizle birlikte hak olarak gönderdiklerimizi yalanlayanlar, bu yalanlamalarının neticesinin ne olacağını öğrenecek ve kötü sonu göreceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "Boyunlarında zincir ve ayaklarında prangalar olduğu halde nereye varacaklarını çok iyi bilirler. Azap Zebaniler'i (Melekleri) onları çekip sürüklerler."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "Kaynaması şiddetli olan suya doğru sürüklenirler, sonra da ateşte yakılacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "Sonra onları azarlamak ve kınamak için şöyle denilir: Kendilerine ibadet ederek ortak koştuğunuz sözde ilahlarınız nerede?"
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "Allah'tan başka edindiğiniz hani o fayda ya da zarar veremeyen putlarınız (nerede)? Kâfirler şöyle cevap verirler: \"Bizden uzaklaştılar, onları göremiyoruz. Bilâkis dünyada ibadeti hak eden şeye ibadet etmiyormuşuz.\" Bunların saptırması gibi Yüce Allah da her zaman ve mekânda kâfirleri haktan böyle saptırır."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "Onlara şöyle denilir: \"Çarptırıldığınız o azap, içinde bulunduğunuz şirke sevinmeniz ve sevinçte aşırıya gitmeniz sebebiyledir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "\"İçinde ebedi kalacağınız Cehennem'in kapılarından girin. Hakka karşı büyüklük taslayanların yatacağı yer ne kötüdür!\""
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 475,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kavminin seni yalanlamasına ve eziyetlerine sabret. Allah'ın sana vadettiği üzerinde şüphe olmayan haktır. Bedir'de olduğu gibi onlara vadettiğimiz bazı şeyleri sen hayatta iken sana göstereceğiz ya da bundan önce seni vefat ettireceğiz. Kıyamet günü yalnız bize döndürülecekler. Yapmış oldukları amellerin karşılığını onlara vereceğiz. Ve onları içinde ebedî kalacakları ateşe sokacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 476,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Andolsun ki, senden önce nice rasûlleri kavimlerine gönderdik. Onları yalanlayıp eziyet ettiler. Ancak rasûller onların yalanlamalarına ve eziyetlerine sabrettiler. Bu rasûllerden sana kıssalarından bahsettiklerimiz de var, bahsetmediklerimiz de. Hiçbir rasûlün, Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın dilemesi olmadan kavmine bir mucize getirmesi düşünülemez. Kâfirlerin kavimlerine mucizeleri getirmeyi önermesi zulümdür. Allah'ın emri fetih ya da rasûller ile kavimleri arasında adaletle hükmedilmesi hususunda geldiğinde, onların aralarında hüküm verilir ve kâfirler helâka uğrar. Rasûller ise kazanan kimseler olurlar. Bu durumda kulların arasında hükmedildiğinde <span class=\"text-danger\">-<\/span>küfürleri sebebiyle kendilerini helâk olmaya sürükleyen batıl ehli<span class=\"text-danger\">-<\/span> hüsrana uğrar."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 476,
            "translated_text": "Yüce Allah; deve, inek ve koyunu bazısına binip, bazısının da etinden yemeniz için yaratmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 476,
            "translated_text": "Bu hayvanlarda sizin için her asırda yenilenen bir çok faydalar bulunmaktadır. Nefislerinizde arzuladığınız bazı ihtiyaçlarınıza bunlar vasıtasıyla ulaşırsınız. Bu ihtiyaçların başında karada ve denizde yolculuk etmek gelir."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 476,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kudretine ve birliğine delalet eden ayetlerini size gösteriyor. O'nun ayetlerinin olduğunu kabul ettikten sonra Yüce Allah'ın hangi ayetlerini inkâr ediyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 476,
            "translated_text": "Bu yalanlayanlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önce gelip yalanlayan kavimlerin akıbetleri nasıl oldu düşünüp taşınsınlar. O geçmiş ümmetler onlardan servet olarak daha varlıklı, daha güçlü ve yeryüzünde bıraktıkları eserleri daha sağlamdı. Fakat elde ettikleri kuvvetleri Yüce Allah'ın helâk eden azabı geldiğinde onlara bir fayda sağlamadı."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 476,
            "translated_text": "Peygamberleri onlara apaçık deliller ile geldiğinde onları yalanladılar. Peygamberlerinin getirdiğine, muhalefet eden ilimlerine sarılıp ondan razı oldular. Peygamberlerinin kendilerini korkuttuğu ve alay ettikleri o azap onları yakalayıverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 476,
            "translated_text": "Azabımızı gördükleri zaman kabul etmelerinin kendilerine fayda vermediği zaman ikrar ederek şöyle dediler: \"Yalnızca Yüce Allah'a iman ettik. O'nun dışında ibadet ettiğimiz putları ve ortakları inkâr ettik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 40,
            "page_number": 476,
            "translated_text": "Azabımızın indiğini gördükleri vakit iman etmeleri onlara fayda vermedi. Azap kendilerine indiğinde fayda vermemesi Yüce Allah'ın kulları hakkında süre gelen kanunudur. Kâfirler, Allah'ı küfretmeleri ve azap kendilerine tayin edilmeden önce tevbe etmemeleri sebebi ile kendi nefislerini helâka sürükleyerek azap indiğinde hüsrana uğradılar."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "Bu Kur'an, Rahman ve Rahîm olan Yüce Allah tarafından indirilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "Ayetleri en kâmil ve açık bir şekilde açıklanmış bir kitaptır. Bilen bir toplum için Arapça bir Kur'an olarak kılınmıştır. Çünkü onlar manasından ve içinde hakka irşat etmesinden istifade ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "Allah'ın Mü'minler için hazırladığı büyük mükâfat ile onları müjdeler ve elem dolu azap ile kâfirleri korkutur. Onların çoğu bundan yüz çevirmiştir. Onlar içindeki hidayeti kabul etmek kasdıyla dinlemezler."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "Dediler ki: \"Kalplerimiz bizi çağırdığın şeye karşı örtüler ile kapalıdır. Kulaklarımızda sağırlık vardır, söylediklerini duymaz. Bizim ile senin aranda bir perde vardır, söylediklerin bize ulaşmaz. Sen kendi yolun üzere amel et, biz de kendi yolumuz üzere hareket ediyoruz ve asla sana uymuyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu inat edenlere de ki: \"Ben de sizin gibi bir insanım, Yüce Allah bana hak ilahınızın bir tek ilah olan Allah olduğunu vahyediyor. O'na ulaşan yolu izleyin. Günahlarınızın bağışlanmasını O'ndan dileyin. Azap ve helâk Allah'tan başkasına ibadet eden ya da O'na ortak koşanlar içindir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "Onlar mallarının zekâtlarını vermeyen, ahireti - içinde olan devamlı nimetleri ve elem dolu azabı- küfredip, inkar eden kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "Allah'a iman eden ve salih ameller işleyenler ise bundan müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır. O da Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müşrikleri azarlayarak de ki: \"Sizler neden yeryüzünü iki günde; pazar ve pazartesi günü yaratan Yüce Allah'ı küfrediyor ve O'ndan başka ortaklar edinerek onlara ibadet ediyorsunuz? İşte O, mahlûkatın hepsinin Rabbidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "Sarsılmasın diye yeryüzünde sabit dağlar yaratmıştır. Soranlar için orada insanların ve hayvanların rızıklarını belirtilen iki günü dört güne tamamlayarak takdir etmiştir. Bu diğer iki gün salı ve çarşamba günleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 477,
            "translated_text": "Sonra Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökyüzünü yaratmaya yöneldi. O gün gökyüzü duman halindeydi. Yüce Allah, gökyüzüne ve yeryüzüne: \"İsteyerek ya da kerih görerek emrime boyun eğin!\" dedi. Bu husus da ikiniz için de elzem bir durumdur. O ikisi de: \"İtaat ederek geldik.\" dediler. Ey Rabbimiz! Senin dilemen dışında bizim bir dilememiz yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 478,
            "translated_text": "Yüce Allah gökleri iki günde; perşembe ve cuma günü yaratmayı tamamladı. Büylece göklerin ve yerin yaratılması altı günde tamamlandı. Yüce Allah her bir göğe kendi işini, emrettiği bütün itaat ve ibadetleri bildirdi. Dünya semasını yıldızlarla süsledi ve Şeytanların gizlice dinlemelerini engelleyerek gökyüzünü onlarla muhafaza etti. Bu zikredilenlerin tamamı kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Yüce Allah'ın takdiridir, O mahlûkatını hakkıyla bilir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 478,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlar senin getirdiklerine iman etmekten yüzçevirirler ise onlara de ki: \"Hud'un kavmi Âd ve Salih'in kavmi Semûd'un yalanlamalarından dolayı başlarına gelen azabın aynısının sizin de başınıza geleceğini bildirerek sizi uyarıp, korkutmaktayım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 478,
            "translated_text": "Aynı davet üzere birbirilerini takip ederek onlara peygamberleri; “Allah’tan başkasına ibadet etmeyin!” diye emredip, geldiği zaman, o topluluktan kâfir olanlar: \"Eğer Rabbimiz melekleri bize rasûl olarak indirmek isteseydi indirirdi. Bizler sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi küfrediyoruz. Çünkü sizler de bizim gibi beşersiniz.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 478,
            "translated_text": "Hud'un kavmi Âd'a gelince; Allah'a (iman etmek yerine) küfredip, haksız yere yeryüzünde kibirlendiler ve etraflarındakilere zulmettiler. Güçlerine aldanarak: \"Bizden daha kuvvetli kim var?\" dediler. Kendilerinden daha güçlü olmadığını iddia ettiler. Yüce Allah onlara cevap olarak: \"Bunlar Allah'ın kendilerini yarattığını ve aşırıya gittikleri o kuvvetlerini onlara verdiğini şahit olup bilmediler mi? O, onlardan daha güçlüdür. Onlar, Hûd -aleyhisselam-'ın getirdiği Allah'ın ayetlerini küfrediyordı."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 478,
            "translated_text": "(Küfür ve isyanları sebebiyle başlarına gelen) O uğursuz günlerde, içinde azap dolu, sesi rahatsız edici bir rüzgar gönderdik. Bunu dünya hayatında zillet ve aşağılanma azabını tatmaları için yaptık. Onları bekleyen ahiret azabı onları daha şiddetli bir şekilde zelil edecektir. Kendilerini bu azaptan kurtaracak bir yardımcı da bulamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 478,
            "translated_text": "Salih'in kavmi Semûd'a gelince, hak yolunu açıklayarak onlara doğru yolu gösterdik. Hakka karşı hidayet yerine sapıklığı tercih ettiler. Küfür ve işlemiş oldukları günahlarından dolayı alçaltıcı azap onları yakalayıverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 478,
            "translated_text": "Yüce Allah'a ve rasûlüne iman edenleri kurtardık. Bu kimseler emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'a karşı takvalı olan kişilerdi. Kavimlerine isabet eden azaptan onları kurtardık."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 478,
            "translated_text": "Yüce Allah; düşmanlarını Cehennem'e süreceği gün, Zebaniler (Görevli melekler) baştakiler ile sonrakileri bir araya toplarlar. Artık onlar ateşten kaçmaya güç yetiremezler."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 478,
            "translated_text": "Sürüldükleri ateşe geldiklerinde ve dünyada yaptıklarını kabullenmediklerinde kulakları, gözleri, derileri dünyada işledikleri küfür ve günahlara dair onlar aleyhinde şahitlik ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 479,
            "translated_text": "Kâfirler derilerine şöyle derler: \"Dünyada yaptığımız şeyler hakkında niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?\" Derileri de, onlara cevap olarak derler ki: \"Her şeyi konuşturan Allah, bizi de konuşturdu. Dünyada iken sizi ilk olarak yaratan O'dur. Ahirette hesap vermek ve amellerinize karşılık almak için yalnızca O'na döndürüleceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 479,
            "translated_text": "Günahları işlerken kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik etmeyeceğini düşünüp hafife alıyordunuz. Çünkü sizler ölümden sonra hesabın, mükâfatın ve cezanın olduğuna iman etmiyordunuz. Ancak sizler; Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın, yapmış olduğunuz birçok şeyi bilmediğini, bilâkis O'na gizli kaldığını zannediyordunuz. Bundan dolayı aldandınız."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 479,
            "translated_text": "İşte Rabbiniz hakkındaki o kötü zannınız sizi helak etti. Bundan dolayı dünya ve ahirette hüsrana uğrayan kimselerden oldunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 479,
            "translated_text": "Kulaklarının, gözlerinin ve derilerinin aleylerinde şahitlik ettikleri bu kimseler eğer sabredebilirlerse, artık Cehennem onların kalacakları yerdir. Azabın kaldırılması ve Yüce Allah'ın rızasını talep ederlerse, onlar Allah'ın rızasına nail olamayacaklar ve Cennet'e kesinlikle giremeyeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 479,
            "translated_text": "Bu kâfirlere eşlik edecek yakın arkadaşlar hazırladık. Dünyada yapmış oldukları kötü amelleri onlara süslü gösterdiler. Arkalarına bırakıp, attıkları ahiret ile ilgili hususları güzel gösterip, onu hatırlamayı ve onun için amel etmeyi unutturdular. Kendilerinden önce geçmiş cin ve insan toplumlarına gerçekleşen azap sözü, bunlar üzerine de gerçekleşmişti de onlar, kıyamet günü kendileri ve aileleri Cehennem'e girerek hüsrana uğrayanlar olmuşlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 479,
            "translated_text": "Kâfirler delile delil ile karşılık vermekten aciz kalınca kendi aralarında birbirilerine tavsiyede bulunarak: \"Muhammed'in size okuduğu bu Kur'an'ı dinlemeyin, onun içindekilere itaat etmeyin. O okunurken sesinizi yükseltip, bağrışıp çağrışın. Böylece ona karşı (onun sesini bastırarak) galip gelmiş olursunuz. Böylece onu okumayı ve ona çağırmayı bırakır ve ondan kurtulmuş oluruz.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 479,
            "translated_text": "Yüce Allah'a iman etmeyip, kâfir olan ve rasûllerini yalanlayanlara kıyamet günü şiddetli bir azap tattıracağız. İşledikleri şirk ve günahların karşılığında ceza olarak onları en kötüsü ile cezalandıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 479,
            "translated_text": "İşte bu zikredilen ceza Yüce Allah'ı küfredip, rasûllerini yalanlayan Allah'ın düşmanlarının karşılığıdır. Onlar Cehennem'de ebedî kalacaklar ve bu ceza Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, apaçık olması ve delilinin güçlü olmasına rağmen bu ayetlere iman etmedikleri için kesintiye uğramadan devam edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 479,
            "translated_text": "Yüce Allah'ı küfredip rasûllerini yalanlayanlar şöyle dediler: \"Rabbimiz! İnsanlardan ve cinlerden bizi saptıranları bize göster de, küfrü ve ona davet eden İblis'i ve kan dökme adetini ortaya çıkaran ademoğlunu Cehennem'de ayaklarımızın altına alalım ki, en aşağılardan olsunlar. Onlar Cehennem ehlinin en şiddetli azaba çarptırılanlarıdır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 480,
            "translated_text": "Şüphesiz \"Rabbimiz Allah'tır, O'ndan başka Rabbimiz yoktur.\" diyerek, emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak istikamet üzere olanlara ölüm döşeğindeyken melekler iner ve onlara şöyle derler: \"Ölümden ve sonrasından korkmayın. Dünyada bıraktıklarınız adına üzülmeyin. Dünyada Allah'a olan imanınız ve salih amellerinizden dolayı vadedildiğiniz Cennet ile sevinin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 480,
            "translated_text": "Biz, dünya hayatında sizin dostlarınızız, sizi doğru yola yöneltip koruyorduk. Ve bizler ahirette de sizin dostlarınızız, size olan dostluğumuz devamlıdır. Cennet'te sizin için nefislerinizin arzuladığı ve canınızın çektiği her türlü lezzet vardır. Orada canınızın çekip talep ettiği her şey vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 480,
            "translated_text": "Kullarından kendisine tevbe edenin günahlarını bağışlayan, onlara karşı rahmetli olan Rableri tarafından ikram olarak hazırlanmış rızıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 480,
            "translated_text": "Allah'ın birliğine, dinine uygun amel etmeye çağırıp, davet eden, Rabbini razı eden salih ameller işleyen ve; \"Şüphesiz ben Allah'a itaat edip teslim olanlardanım.\" diyen kimseden daha güzel sözlü kimse yoktur. Kim bunların hepsini yaparsa o kimse insanların en güzel sözlüsüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 480,
            "translated_text": "Yüce Allah'ı razı eden itaat ve iyilikleri yapan ile Allah'ın öfkesini getiren günah ve kötü amelleri işleyen bir olmaz. İnsanlardan sana kötülük edenin kötülüğünü en güzel bir şekilde defet. Senin ile kendisi arasında geçmişte düşmanlık olan kimsenin - kötülüğünü ihsanda bulunarak defedersen- sanki o şefkatli bir dost gibi olur."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 480,
            "translated_text": "Bu övülen özelliğe ancak eziyetlere ve insanların kendisine kötülük yaptığı kimselere sabredenler muvaffak kılınır. İçinde bulunan çok hayır ve faydadan dolayı buna ancak büyük nasip sahibinden başkası muvaffak kılınmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 480,
            "translated_text": "Şeytan hangi vakitte olursa olsun seni şerre düşürmeye çalışırsa, Allah'a sığın ve O'ndan korunma dile. Şüphesiz O, söylediklerini hakkıyla işiten, halini hakkıyla bilendir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 480,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın birliğine ve azametine delalet eden ayetlerden biri de gece, gündüz ve bunların ardı ardına gelmesi, Güneş ve Ay'dır. -Ey insanlar!- Güneş'e de Ay'a da secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah'a ibadet ediyorsanız yalnızca onları yaratan Yüce Allah'a secde edin."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 480,
            "translated_text": "Eğer onlar kibirlenir ve yüz çevirirlerse ve yaratıcı olan Allah'a secde etmezlerse, Allah’ın yanında bulunan melekler gece gündüz O’nu tesbih eder ve O'na hamdederler. Yüce Allah'a ibadet etmekten hiç usanmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 481,
            "translated_text": "O'nun birliğine ve azametine, yeniden diriltmesine delalet eden ayetlerinden bir tanesi de senin yeryüzünü çorak, ekin bitmez görmendir. Yeryüzüne yağmur suyunu indirdiğimizde içindeki gizlenmiş tohumlar gelişerek harekete geçer ve yükselir. Bu ölü toprağa ekinler ile hayat veren, hesap ve karşılıklarını vermek için ölüleri yeniden dirilterek hayat verendir. Şüphesiz ki O, her şeye kâdirdir. Kupkuru toprağa hayat vermekten ve ölülere hayat verip, onları kabirlerinden çıkarıp diriltmekten O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 481,
            "translated_text": "Şüphesiz ki Allah'ın ayetleri hakkında doğrudan sapıp onları inkâr edenler, yalanlayanlar ve tahrif edenlerin hali bize gizli kalmaz, onları biliriz. Ateşe atılan mı yoksa kıyamet günü azaptan emin olarak gelen mi daha üstündür? -Ey insanlar!- Hayır ve şerden dilediğinizi yapın. Şüphesiz size hayrı ve şerri açıkladık. Yüce Allah, hayır ve şerden yaptığınızı görendir. Yapmış olduğunuz amellerinizden hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 481,
            "translated_text": "Şüphesiz Yüce Allah'ın katından kendilerine gelen Kur'an'ı küfredenler, kıyamet günü azap edileceklerdir. Muhakkak ki o kitap, sağlam ve korunaklıdır. Onu tahrif etmek isteyen tahrif edemez, değiştirmek isteyen de değiştiremez."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 481,
            "translated_text": "Batıl; bu kitaba ne eksik ne fazlalık, ne değişiklik ne de tahrif olarak önünden ve arkasından gelip, yaklaşamaz. Dininde, takdir etmesinde ve yaratmasında Hakîm olan tarafından indirilmiştir. Her halükârda övülendir."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 481,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yalanlama hususunda sana söylenenler senden önceki peygamberlere de söylendi, sabret. Muhakkak senin Rabbin, kullarından kendine tevbe edene karşı mağfiret sahibi ve günahında ısrar edip tevbe etmeyen için ise elem dolu azap sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 481,
            "translated_text": "Şayet biz bu Kur'an'ı Arap dilinden başka bir dilde indirmiş olsaydık, onlardan kâfir olanlar şöyle derlerdi: \"Ayetleri tafsilatlı açıklanmalı değilmiydi ki anlayabilelim? Onu getiren Arap iken, Kur'an başka bir dilde olabilir mi?\" -Ey Rasûl!- Onlara de ki: \"Kur'an - Allah'a iman eden ve rasûllerini doğrulayan kimseler için -sapıklıktan doğruluğa bir hidayet rehberi, göğüslerdeki cehalete ve bu cehalete tabi olan şeylere karşı bir şifadır. Allah'a iman etmeyenlerin kulaklarında bir ağırlık vardır. Kur'an, onlara karşı bir körlüktür, onu anlamazlar. Bu özelliklere sahip olan kimseler sanki uzak bir yerden kendilerine sesleniliyor da, onlara seslenenin sesini nasıl duysunlar?\""
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 481,
            "translated_text": "Andolsun Biz Musa'ya Tevrat'ı verdik, hakkında ayrılığa düşüldü. Bazısı ona iman etti ve bazısı da onu küfretti. Kıyamet günü kullar arasında ihtilaf ettikleri hususlarda hükmetmek Allah'ın vaadi olmasaydı, ihtilaf edenler arasında Tevrat'la hükmedilirdi. Hak sahibi ile batıl sahibi açıklanırdı. Hak sahibine ikram edilir ve batıl ehli aşağılanırdı. Kâfirler, Kur'an hakkında şek ve şüphe içindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 481,
            "translated_text": "Kim salih amel işlerse, salih amelinin karşılığı kendisine döner. Hiç kimsenin salih ameli Allah Teâlâ'ya fayda sağlamaz. Kim de kötü bir amel işlerse onun zararı ancak sahibine döner. Yarattıklarından hiç kimsenin işlediği günah Allah Teâlâ'ya zarar veremez. Yüce Allah, herkese hakettiğinin karşılığını verecektir. -Ey Rasûl!- Rabbim kullarına zulmedici değildir. Onların iyiliklerini azaltıp, günahlarını çoğaltmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 482,
            "translated_text": "Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi yalnız bir olan Allah'a havale edilir. Yalnız O, ne zaman kopacağını bilir. O'ndan başka hiçbir kimse bilemez. O'nun bilgisi dışında meyveler kabuklarından ve tomurcuklarından yarılıp çıkamaz. O'nun bilgisi olmadan hiçbir dişi hamile kalamaz ve doğuramaz ve onlardan hiçbir şey O'nu geçip kendisinden kurtulamazlar. Yüce Allah, kendisine ibadet ile beraber aynı zamanda putlara da tapan müşrikleri azarlayarak onlara şöyle seslenir: \"Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarım nerede?\" Müşrikler de ona şöyle derler: \"Buna dair şimdi senin önünde itiraf ediyoruz ki, sana ait şüphesiz bir ortağın olmadığına şahitlik ederiz.''"
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 482,
            "translated_text": "Böylece önceden dua ve ibadet ettikleri putlar kendilerinden uzaklaşıp gitmişler, onlar da şunu iyi anlamışlardır ki, kendileri için Allah'ın azabından uzaklaşabilecekleri ne bir yer ve kurtulacakları ne bir konum vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 482,
            "translated_text": "İnsan; sıhhat, mal, çocuk ve daha başka nimetleri istemekten bıkmaz. Fakat kendisine bir fakirlik veya hastalık dokunduğu zaman, o Allah'ın rahmetinden hemen ümidini kaybeder ve ümitsizliğe kapılır."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 482,
            "translated_text": "Ve eğer kendisine dokunan bir sıkıntıdan ve hastalıktan sonra, ona kendi katımızdan bir sıhhat, zenginlik ve afiyet tattıracak olsak mutlaka şöyle der: \"Ben buna layığım ve bunu hak ediyorum. Kıyametin kopacağını zannetmiyorum ve eğer kıyametin kopacağını varsaysak dahi benim Allah katında malım ve zenginliğim vardır. Onu hak ettiğimden dolayı bu nimeti bana dünyada verdiği gibi ahirette de bana verir.\" Biz, Allah'ı küfredenlere yaptıkları küfürleri ve işlemiş oldukları günahları mutlaka haber vereceğiz ve mutlaka en ağır azabı onlara tattıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 482,
            "translated_text": "Biz insana sıhhat, afiyet gibi nimetler verdiğimiz zaman Allah'ın zikrinden ve O'na ittaat etmekten gaflete düşer, kibirlenerek yüz çevirir. Ona hastalık ve fakirlik gibi bir sıkıntı başına gelince de üzerinden sıkıntısını gidermesi için Allah'a çokca dua eder. O Rabbi, kendisine nimet verdiği zaman O'na şükretmez. Ona bir bela verdiğinde ise o belaya da sabretmez."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 482,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu yalanlayan müşriklere de ki: \"Eğer bu Kur'an, Allah tarafından olup da sonra siz de onu inkâr edip,yalanlamışsanız o zaman haliniz nasıl olur? Hakkın ortaya çıkması ve delilinin de apaçık olması ile beraber hakka karşı inat eden kimseden daha sapık kim olabilir?"
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 482,
            "translated_text": "Kureyş kâfirlerine ayetlerimizi, Allah'ın müslümanlar için fetih vereceği yeryüzünün ufuklarında bulunan yerleri göstereceğiz. Onlara kendi nefislerinde olan ayetlerimizi Mekke'nin fethiyle göstereceğiz. Ta ki müşriklerde bulunan şüpheler ortadan kalkana kadar bu Kur'an'ın içinde hiçbir şüphe olmayan hak olduğu ortaya çıksın. Kur'an'ın Yüce Allah katından olduğuna dair Allah'ın şahitlik etmesi bu müşrikler için yetmez mi? Allah'tan daha yüce şahit kim olabilir. Gerçekten hakkı istemiş olsalardı, Rablerinin şahitliği onlara mutlaka yeterdi."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 41,
            "page_number": 482,
            "translated_text": "Şüphesiz müşrikler tekrar dirilmeyi inkâr ettikleri için, kıyamet gününde Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. Onlar ahirete iman etmezler. Bunun için ahirete salih amel ile hazırlanmazlar. Yüce Allah, ilim ve kudret bakımından her şeyi kuşatan değil midir?"
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "Hâ, Mîm. Ayn, Sîn, Kâf. Daha önce bu kesik harflerin açıklaması Bakara Suresi'nin başında yapılmıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "Hâ, Mîm. Ayn, Sîn, Kâf. Daha önce bu kesik harflerin açıklaması Bakara sûresinin başında yapılmıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "Ey Muhammed! Sana gelen bu vahyi ve senden önce gelen Allah'ın peygamberlerine vahyedilenin aynısını vahyeden Yüce Allah, düşmanlarından intikam almada çok güçlüdür. Yüce Allah, yaratmasında işleri çekip çevirmede hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde bulunan her şey bütün mâhlukat, bütün mülkler, bütün düzenlemeler ve yönetmeler O'nundur. O kendi zatında, takdirinde ve her şeye galip gelmesinde çok yücedir ve en üsttedir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "O büyüklüğüne ve yüksekliğine rağmen neredeyse gökler yeryüzünün üzerinde Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın azametinden çatlayacaklardı. Melekler Rablerine hamd ederek tenzih edip yücelterek boyun eğerler. O'nu yüceltip tazim ediyorlar ve yeryüzündekiler için de Allah'tan bağışlanma dilerler. Yüce Allah, kullarından tevbe edenlerin günahlarını bağışlar ve onlara karşı merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "Yüce Allah'ı bırakıp da putlara ibadet edip, kendilerine Allah'tan başka dost edinenlere gelince, Allah Teâlâ onları daima gözetlemektedir. Onların yapmış oldukları amellerini kaydetmektedir. Onlara yapmış oldukları bu amellerinin karşılığını verecektir. -Ey Rasûl!- Sen onların amellerini kaydetmekten sorumlu değilsin. Onların yapmış oldukları amellerinden asla sorulmayacaksın ve sen sadece tebliğcisin."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önceki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik. Böylece sen Mekke ve çevresinde bulunan Arap şehirlerindeki insanları ve sonrasında da bütün insanları uyarıp, insanları kıyamet günüyle korkutasın. Yüce Allah, o günde öncekileri ve sonrakileri hesap vermeleri için hepsini bir alana toplar. O günün gerçekleşeceğine dair hiçbir şüphe yoktur. Kıyamet gününde insanlar iki kısma ayrılacaklar: Bir kısmı Cennet'teler, onlar da Mü'min olanlardır. Bir kısmı da Cehennem'dedirler ve onlar da kâfirlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "Yüce Allah dileseydi onları İslâm dini üzerine bir tek ümmet kılardı. İslâm dini üzerine tek bir ümmet kılardı ve hepsini birlikte Cennet'e sokardı. Fakat O'nun hikmeti, dilediğini İslâm dinine ve Cennet'e girmesini gerektirdi. Küfür ve isyanlarla kendi nefislerine zulmedenlerin, onlara sahip çıkacak hiçbir dostları ve Allah'ın azabından kurtaracak bir yardımcıları yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "Bilâkis bu müşrikler, Allah'tan başka dostlar edinip onları severler. Hâlbuki gerçek hak dost Yüce Allah'tır. O'nda başkası ise ne fayda verirler ve ne de zarar verirler. O, kıyamet gününde hesaba çekmek için ölüleri tekrar diriltir. O her türlü noksanlıktan münezzehtir ve O'nu hiçbir şey aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 483,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hakkında ayrılığa düştüğünüz dininizin aslında veya furûunda herhangi bir şeyin hükmünü vermek Allah'a aittir. Bu durumda ya Allah'ın kitabına veya Rasûlullah <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in sünnetine müracaat edilir. İşte bu sıfatlarla vasıflanan benim Rabbimdir. Bütün işlerimde yalnız O'na dayanırım ve tevbeyle O'na yönelirim."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 484,
            "translated_text": "Yüce Allah, göklerin ve yerin geçmişte benzeri olmaksızın yaratıcısıdır. Size kendi cinsinizden eşler yaratandır. Sizler için develerden, sığırlardan ve koyunlardan da çiftler yaratmıştır. Onlar hep sizlerin yararı için çoğalırlar. Sizi de sizin için yaratmış olduğu eşler ile evlenmeniz yoluyla yaratır. Yaratmış olduğu hayvanların etlerinden ve sütlerinden sizleri istifade ettirir. Yarattıklarından O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O kullarının konuştuklarını işitendir, yapmış oldukları fiillerini görendir. Yarattıklarından hiçbir şey O'nun elinden kaçmaz. Onlara yapmış oldukları amellerinin karşılığını verecektir. Hayır (zannederse) hayır (bulur), şer (zannederse) şer (bulur)."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 484,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin anahtarları yalnız O'nundur. Kullarından dilediğine rızkı bol verir ki, onu imtihan etmek için şükür mü yoksa kufür mü edecek ona bakar. Dilediğine de rızkını kısar ki, onu da imtihan etmek için sabredecek mi yoksa Allah'ın kaderine öfkelenip gücenecek mi diye bakar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir. Kullarının faydalarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 484,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana vahyettiğimiz ve dinden meşru kıldığımız gibi Nuh'a tebliğ etmesini ve amel etmesini emrettik. İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tebliğ etmesini ve amel etmesini meşru kıldığımız gibi Allah size de meşru kıldı. Hülasa, dini ikame edin ve onda tefrikayı ve ayrılığı bırakın. Fakat müşrikleri kendisine davet ettiğin Allah'ın tevhidi ve O'ndan başkasına ibadet etmeyi terk etmelerini davet etmen onlara zor gelmiştir. Allah, kullarından dilediğini kendisine seçer ve onu kendisine ibadet etmeye ve itaat etmeye muvaffak kılar. Onlardan günahlarından tevbe ederek kendisine dönenleri de hidayet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 484,
            "translated_text": "Kâfirler ve müşrikler ancak Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gönderilmesiyle onların üzerine delil ikame edildikten sonra ayrılığa düşmüşlerdir. Ve bu ayrılıkları da ancak zulüm ve haksızlık sebebiyle olmuştur. Eğer Allah'ın ilminde daha önceden belli bir süreye kadar onlardan azabı kıyamet gününe ertelemesi vaadi olmamış olsaydı, mutlaka Allah aralarında hükmederdi. Allah'a küfretmeleri ve rasûllerini yalanlamaları sebebi ile onlara çabucak azaplandırıldı. Şüphesiz Yahudilerden sonra Tevrat'a ve Hristiyanlardan sonra İncil'e varis olanlar ve müşrikler Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği bu Kur'an'ı gerçekten yalanlayarak şüphe içerisinde oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 484,
            "translated_text": "Bu dosdoğru olan dine davet et ve Allah'ın sana emrettiğine uygun şekilde sebat et. Onların asılsız arzularına asla uyma. Onlarla mücadele ve tartıştığında onlara şöyle de: \"Ben Allah'a ve rasûllerine indirdiği kitaplara iman ettim. Allah bana sizin aranızda adaletle hükmetmemi emretti. Ben bizim Rabbimiz olan Allah'a ibadet ediyorum. Bizim amellerimiz ister hayır ve ister şer olsun bize; sizin amelleriniz de ister hayır ve ister şer olsun size aittir. Bizimle sizin aranızda delil apaçık ortaya çıktıktan sonra ve yolarımız da belli olduktan sonra artık aramızda bir tartışma yoktur. Yüce Allah hepimizi toplayıp bir araya getirir ve kıyamet gününde dönüş O'nadır. Hepimiz hakettiklerimizin kârlığıyla muamele eder. O zaman sadık olan ile yalancı olan, haklı olan ile haksız olan ortaya çıkar."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 485,
            "translated_text": "İnsanlar Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu dine icabet ettikten sonra, batıl delillerle bu dinde mücadele edip münakaşa edenlerin delilleri hem Rableri ve hem de Mü'minlerin katında kalıcı değildir ve değersizdir. O delillerin hiçbir tesiri de yoktur. Küfürleri ve hakkı kabul etmemeleri sebebi ile Allah'ın gazabı ve öfkesi onların üzerindedir. Onlar için kıyamet gününde de kendilerini bekleyen şiddetli bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 485,
            "translated_text": "Kur'an'ı, içinde hiçbir şüphenin olmadığı şekilde indiren Yüce Allah'tır. İnsanların arasında insafla hükmetmek için adaleti indiren de O'dur. Bunların yalanladıkları kıyamet saati yakın olabilir. Bilindiği gibi her gelecek olan yakındır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 485,
            "translated_text": "Ona (kıyamet gününe) iman etmeyenler, onun çabuk kopmasını isterler. Çünkü onlar hesaba, sevaba ve de cezaya iman etmezler. Allah'a iman edenler ise oraya dönüşlerinden ve orada olacakların sonucundan korktukları için ondan korku içindedirler. Kesin olarak biliyorlar ki, gerçekten onda hiçbir şüphe yoktur. Bilesiniz ki kıyamet hakkında münakaşaya kalkışanlar ve meydana gelmesi hakkında şüpheye düşürmeye çalışanlar haktan uzak bir sapıklık içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 485,
            "translated_text": "Yüce Allah, kullarına karşı çok lütufkârdır. Dilediğini rızıklandırır ve ona rızkını genişletir ve dilediğine de rahmet ve şefkat olarak rızkını daraltır. Bunun dışında bir şey görünse dahi bu böyledir. O hiçbir kimsenin mağlup edemeyeceği çok kuvvetli ve güçlü olandır. Düşmanlarından intikam alan Azîz, güçlü ve kudretli olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 485,
            "translated_text": "Kim ahiretin sevabını isterse ve yapmış olduğu amelini de onun için yapıyorsa, onun sevabını bir iyiliğine karşılık on katına ve hatta yedi yüz katına ve daha fazlasına kadar artırırız. Kim sadece dünyayı isterse, biz ona düyada kendisine takdir edilen nasibini veririz. Dünyayı ahirete tercih ettiği için artık onun ahiretten hiçbir nasibi yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 485,
            "translated_text": "Yoksa o müşriklerin Allah'tan başka ilâhları mı var da; onlara Allah'ın kendilerine izin vermediği şirki ve helal ettiğini haram, haram ettiğini helal kılıyorlar? Eğer Yüce Allah, ihtilaf edenlerin arasını ayırmak için vermiş olduğu hükmü ahirete ertelemiş olmasaydı, muhakkak ki kendilerinin arasında olan bu hükmü aralarında hükmetmek için ertelerdi. Şüphesiz Allah'a şirk koşarak ve isyan ederek kendilerine zulmedenleri, kıyamet gününde bekleyen elem verici azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 485,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kendi nefislerini şirk ve günahlarla helâk edenleri işlemiş oldukları ve kazanmış oldukları günahların azabından korkan kimseler olarak görürsün. Azap mutlaka başlarına gelecektir ve kesinlikle bunda en ufak şüphe de yoktur.Tevbeden soyutlanmış ve bomboş olan korku onlara kesinlikle fayda vermez. Allah'a ve rasûllerine iman edenler ve salih amel işleyenler ise, Cennet bahçelerinde bolluk içinde yaşıyorlar. Onların Rableri katında kesintiye uğramayan çeşitli nimetler vardır. İşte bu lütuf kendisine yaklaşılamayan büyük lütuftur."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 486,
            "translated_text": "İşte bu, Yüce Allah'ın, Allah'a ve Rasûlüne iman eden ve salih ameller işleyen kullarına Rasûlünün eliyle müjdelediği büyük müjdedir. -Ey Rasûl!- De ki: \"Sizi hakka çağırmama karşılık, sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Ancak faydası size dönen bir karşılık istiyorum. O da benim size olan akrabalığımdan dolayı beni sevmenizdir.\" Kim bir iyilik yaparsa, biz de onun bu iyiliğini artırırız. Bir iyilik on misliyle artırılır. Şüphesiz Yüce Allah, kendisine dönüp günahlarından tevbe eden kullarının günahlarını çok bağışlayıcıdır. Kendisinin rızası için yapmış oldukları amellerinin karşılığını verendir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 486,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu Kur'an'ı uydurarak onu Rabbine nispet ettiği görüşü müşriklerin ileri sürdüğü bir iddiadır. Yüce Allah, onların bu iddialarına cevap vererek şöyle buyurmuştur: Şayet kendi içinde yalan uydurmak hususunda bir düşünce geçirirsen mutlaka senin kalbini mühürler, iftira edilen batılı da imha ederim. Hakkı güçlü olarak bırakırım. Durum bu şekilde meydana gelmeyince bu husus Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sadık olduğuna ve Rabbi tarafından kendisine gerçekten vahyin geldiğine dair bir delil olarak ortaya çıkar. Şüphesiz O, kullarının kalplerinde olanı bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 486,
            "translated_text": "O, Allah Subhanehu küfürden ve isyanlardan tevbe ettikleri zaman kendisine tevbe eden kullarının tevbesini kabul edip işlemiş oldukları günahlarını bağışlayandır. Yapmış olduğunuz her şeyi bilendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 486,
            "translated_text": "Yüce Allah'a ve rasûllerine iman edip salih amel işleyenlerin duasını kabul eder ve O'ndan istemedikleri şeyleri de kendi lütfundan artırarak verir. Allah'a ve rasûllerine küfredenler için ise kıyamet gününde kendilerini bekleyen kuvvetli bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 486,
            "translated_text": "Eğer Allah, bütün kulları için rızkını bollaştırsaydı, yeryüzünde muhakkak ki azarlardı. Fakat O, rızkını dilediği ölçüde genişletir ve daraltır. Çünkü O, şüphesiz kullarının bütün hallerinden haberdardır ve görür. Bir hikmete binaen verir ve yine bir hikmete binaen men eder."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 486,
            "translated_text": "Kulları ümitlerini kestikten sonra yağmuru indiren ve bu yağmuru her tarafa yayan ve yeryüzünde bitkileri filizlendiren O'dur. O, kullarının bütün işlerinin yapandır. O, bütün halleriyle övülmeye ve hamdedilmeye layık olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 486,
            "translated_text": "Gökler ve yeri yaratması ve bunlar içinde çeşitli ilginç canlıları var etmesi Yüce Allah'ın vahdaniyetinin ve kudretinin sonsuz olduğunu gösteren delillerindendir. O, dilediği zaman onları toplamaya ve yaptıklarının karşlığını vermek için haşretmeye gücü yetendir. Nasıl ki, Yüce Allah'ın onları ilk yaratması O'nu aciz bırakmadı, tekrardan yaratması ve bir araya toplaması da aciz bırakmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 486,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Nefislerinize veya mallarınıza gelen her musibet, sizin kendi elleriniz ile elde ettiğiniz günahların yüzündendir. Böyle olduğu halde Yüce Allah, çoğunu affeder ve sizi sorumlu tutmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 486,
            "translated_text": "Rabbiniz sizi cezalandırmak istediğinde O'nun cezasından kaçarak kurtulamazsınız. O'ndan başka sizin işlerinizi üstlenecek ne bir dostunuz, ne de sizi azaplandırmak istediğinde üzerinizden azabı kaldıracak bir yardımcınız vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Denizde yükseklik ve yücelik bakımından dağlar gibi olan gemilerin akıp gitmesi Allah'ın kudretinin, birliğinin ve vahdaniyetinin delillerindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Yüce Allah, gemileri denizin üzerinde yüzdüren rüzgârları durdurmak isterse durdurur. Böylece denizde hareket etmeden durup sabit kalırlar. Şüphesiz gemilerin yaratılması ve rüzgârların da onları hareket ettirmeleriyle görevlendirilmesinde ve başına gelen bela ve sıkıntılara sabredip Allah'ın kendisine verdiği nimetlere şükreden herkes için Yüce Allah'ın kudretine apaçık deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Bütün noksanlıklardan münezzeh olan Yüce Allah, o gemileri helâk etmek isterse fırtınalı rüzgâr göndererek insanların kazandıkları günahlar sebebi ile onları helâk eder. Kullarının bir çok günahlarını da affeder ve onları günahları sebebi ile de cezalandırmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "O gemilerin gönderilen fırtınalı rüzgâr ile helâk edildiği zaman Allah'ın ayetlerini iptal etmek için mücadele edenlerin kendileri için helâk olmaktan kaçıp kurtulacakları hiçbir sığınaklarının olmadığını anlarlar. Allah'tan başkasına yalvarıp dua etmemeleri gerektiğini ve O'ndan başkalarını da bırakıp, terk etmeleri gerektiğini anlarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size mal veya şöhret, mevki veya evlat ne verildiyse hepsi bu dünya hayatının geçimliğidir. O ise çabuk geçer ve kesiktir. Devamlı ve kalıcı olan nimetler ise, Allah'a ve rasûllerine iman edenler ve bütün işlerinde yalnız Rablerine itimat edenler için Yüce Allah'ın Cennet'te hazırlamış olduğu nimetlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Büyük günahlardan ve çirkinliklerden uzak duranlar ve kendilerine söz veya fiil ile kötülük yapanlara kızdıkları zaman onların hatasını affederler ve onun sebebi ile onu cezalandırmazlar. Eğer bunda (bu affetmede) bir hayır ve maslahat var ise, bu af kendilerinden bir lütuftur."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Rablerinin kendilerine yapılmasını emrettiklerini yerine getirmeye ve nehyettiklerini terk etmeye icabet ederler. Namazlarını eksiksiz en kâmil şekilde kılarlar. Kendilerini ilgilendiren önemli meselelerde aralarında istişare ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah'ın rızasını kazanmak için infak ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Eğer kendilerine zulmeden kimse affedilmeyi hak etmeyen kimselerden ise, onlar bir haksızlığa uğradıklarında kendi nefislerine ikram etmek ve itibarlı kılmak için yardımlaşırlar. Özellikle de kendilerine zulmedeni affetmelerinde herhangi bir fayda yoksa bu yardımlaşma haklı bir yardımlaşmadır."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Kim hakkını almak isterse alabilir. Fazla olmadan ve haddi aşmadan sadece hakkı kadar alır. Kim kendisine kötülük yapanı affederse ve o kimsenin yapmış olduğu kötülükten dolayı onu kınamaz ve kendisi ile kardeşinin arasını düzeltirse; bu kimsenin sevabı Allah katındadır. Çünkü O; insanlara, mallarına ve ırzlarına zulmeden zalimleri sevmez, hatta nefret eder."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Kim zulme uğradıktan sonra nefsini müdâfa edip hakkını alırsa, işte böyleleri haklarını aldıklarından dolayı kınanmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Şüphesiz kınama ve ceza, insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde isyan ve günah işleyenleredir. Onlar için ahirette acı veren bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Kim başkasının kendisine yaptığı eziyete karşı sabreder ve onu bağışlarsa, şüphesiz gösterilen o sabır hem kendisine ve hem de topluma hayır getirir. Bu, övgüye layık bir davranıştır. Ancak hayırda büyük nasibi olan kimseler ona muvaffak olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 487,
            "translated_text": "Yüce Allah kimi haktan saptırıp yüzüstü bırakır, hidayetten alıkoyarsa, ondan sonra onun işlerini üstlenecek kimse yoktur. Nitekim küfürle ve isyanlarla kendilerine zulmedenler, kıyamet gününde azabı gördüklerinde temenni ederek şöyle derler: \"Dünyaya tekrar dönmek ve Allah'a tevbe etmek için bir yol yok mu?\""
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 488,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu zalimler zelil ve rezil halde ateşe arz edildikleri zaman, ateşten aşırı korkularından dolayı başlarını öne eğmiş, göz ucuyla insanlara gizli gizli baktıklarını görürsün. Allah'a ve rasûllerine iman edenler ise şöyle diyeceklerdir: \"İşte hakiki olarak ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini Allah'ın azabı sebebiyle ziyana sokanlardır.\" Kendi nefislerine küfür, günah ve isyanlarla zulmedenler hiç kesintiye uğramayan devamlı ve ebedî bir azap içerisindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 488,
            "translated_text": "Kıyamet gününde onları Allah'ın azabından kurtaracak hiçbir dostları yoktur. Yüce Allah'ın haktan saptırıp yüzüstü bıraktığı kimseyi hidayete ve hakka götüren bir yol da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 488,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Geldiği zaman onu uzaklaştıracak bir şeyin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce Rabbinizin emirlerini yerine getirip yasaklarından uzaklaşın ve bunu ertelemeyi bırakarak O'na icabet edin. O gün sığınacağınız hiçbir yeriniz yoktur. Dünyada yaptığınız günahlarınızı inkâr etmeye kalkışırsanız, sığınacağınız hiçbir bahane de bulamazsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 488,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasul!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer benim onlara emrettiklerime karşı yüz çevirirlerse bilesin ki biz, seni onların amellerini tutup denetleyen bir koruyucu olarak göndermedik. Sana düşen sadece tebliğ yapmanı emrettiğim şeyleri tebliğ etmendir. Onların hesabı ise Allah'a aittir. Şurası muhakkak ki biz, insana kendimizden zenginlik, sıhhat gibi bir rahmet tattırdığımız zaman, ona sevinir. Eğer beşerin başına yapmış olduğu günahlarının sebebi ile bir musibet ve bela geldiğinde şüphesiz o zaman insanın tabiatı Allah'ın nimetlerini inkâr edip şükretmemek ve Allah'ın hikmeti gereği takdir ettiğine hoşnutsuzluk duymaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 488,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">49-<\/span>50 Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah'ındır. Dilediğini erkek veya dişi veya o ikisinden başka bir şey yaratır. İstediğine nesil olarak kız çocuğu verir ve onu erkek çocuklardan mahrum eder. Dilediğine erkek çocuğu verir ve onu kız çocuklardan mahrum eder. Veya dilediğine erkek ve kız çocuğunu birlikte verir. Dilediğini de kısır kimse yapar ve hiç çocuğu olmaz. Şüphesiz, var olan herşeyi ve gelecekte var olacak şeyleri çok iyi bilir. Bu O'nun ilminin tam ve hikmetinin kâmil olduğuna delildir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O'nu hiçbir şey aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 488,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">49-<\/span>50 Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah'ındır. Dilediğini erkek veya dişi olarak yaratır. İstediğine nesil olarak kız çocuğu verir ve onu erkek çocuklardan mahrum eder. Dilediğine erkek çocuğu verir ve onu kız çocuklardan mahrum eder. Veya dilediğine erkek ve kız çocuğunu birlikte verir. Dilediğini de kısır kimse yapar ve hiç çocuğu olmaz. Şüphesiz, var olan herşeyi ve gelecekte var olacak şeyleri çok iyi bilir. Bu O'nun ilminin tam ve hikmetinin kâmil olduğuna delildir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O'nu hiçbir şey aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 488,
            "translated_text": "Allah'ın bir beşerle karşılıklı konuşması ancak vahiy yoluyla veya başka şekilde olur. (İnsan) O'nu görmeden söylediği sözlerini duyar veya ona Cibril'i elçi olarak gönderir. Cibril Yüce Allah'ın izniyle beşer olan Rasûle Allah'ın kendisine vahyetmesini dilediğini vahyeder. Şüphesiz her noksanlıktan münezzeh olan Allah zatında ve sıfatlarında pek yücedir, üstündür. Hükmünde, takdirinde ve şeriatında hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önce gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana kendi katımızdan Kur'an'ı vahyettik. Önceden sen rasûllere indirilen semavî kitaplar nedir ve iman nedir bilmiyordun. Fakat biz bu Kur'an'ı kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle hidayet edeceğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen insanları dosdoğru yola iletiyorsun. O da İslâm dinidir."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 42,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "Bu yol Allah'ın yoludur. Göklerde ve yerde bulunan her şey yaratma, mülk sevk ve idaresi bakımından tümüyle O'na döner. Bütün işler takdir ve idaresi bakımından yalnızca Yüce Allah'a döner."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "Yüce Allah, hak yolunun hidayetini açıklayan Kur'an'a yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey bu kitabın kendi dilleriyle indirildiği topluluk!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak biz, bu kitabı aklınızı kullanasınız ve iyice manasını anlayıp diğer ümmetlere ulaştırasınız diye Arapça bir Kur'an kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "Şüphesiz bu Kur'an; Levh-i Mahfûz'da çok yücedir, yüksek makamdadır ve hikmet dolu bir kitaptır. Emir ve yasaklarında ayetleri hikmetli kılınmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "Sizin şirk koşmada ve günah işlemede haddi aşan bir kavim olmanız sebebiyle üzerinize Kur'an'ı indirmeyi mi terk edelim? Hayır bunu yapmayacağız. Bilâkis size merhamet etmek bunun tersini gerektiriyor."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "Biz önceki ümmetler arasınsda nice peygamberler göndermiştik."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "Geçmiş ümmetlere Yüce Allah tarafından ne kadar peygamber geldi ise mutlaka onu alaya alırlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "Biz geçmiş o ümmetlerden daha kuvvetli ve zalim olanları da helâk etmiştik. Onlardan daha zayıf olanları helâk etmekten aciz değiliz. Kur'an'da geçmiş ümmetlere dair Ad, Semûd, Lût kavmi ve Medyen ehli ile ilgili örnekler geçmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer bu yalanlayan müşriklere: \"Gökleri ve yeri kim yarattı?\" diye sorsan. Onlar bu soruna cevap olarak: \"Onları hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz\/mutlak galip ve her şeyi bilen yaratmıştır.\" derler"
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 489,
            "translated_text": "Sizin için yeri düzenleyip hazırlayan ve ayaklarınızla basacağınız hale getiren ve sizlerin onun üzerine doğru yolu bulmanız için dağlarında ve vadilerinde yollar yaratan Yüce Allah'tır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Sizler için ve hayvanlarınıza ve ekinlerinize yetecek ölçüde gökten suyu indiren O'dur. Biz, kupkuru olup içinde hiçbir bitki bulunmayan memlekete hayat verdik. İşte Allah, o kupkuru yeri bitkilerle diritltiği gibi sizi de tekrar öldükten sonra böyle diriltir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Yüce Allah, bütün mahlûkatın sınıflarını ve türlerini, gece ve gündüzü, erkek ve dişi ile diğerlerini de yaratandır. Sizin için yolculuklarınızda bineceğiniz gemilerden ve hayvanlardan bineceğiniz şeyleri var edendir. Gemilere denizde ve hayvanlara da karada binersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Yüce Allah bütün binek ve taşıma araçlarının hepsini yarattı ve sizin yolculuklarınızda onların sırtlarına binmeniz, sonra üzerine yerleştiğiniz zaman Rabbinizin nimetini anıp dillerinizle şöyle söylemeniz için kolay hale getirdi: \"Bizlere bu bineği hazır hale getirip hizmetimize veren ve ona istediğimiz gibi yönetmemizi hazırlayan ve kolaylaştıran Allah'ı tesbih ve tenzih ederiz. Yüce Allah bunları emrimize vermemiş olsaydı, biz ona güç yetirmezdik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Ölümden sonra şüphesiz biz, hesaba çekilmek ve karşılık bulmak için bir olan Rabbimize döneceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Müşrikler her noksanlıktan münezzeh olan Yüce Allah'ın bazı kullarının kendisinden doğduğunu iddia etmişlerdi. Şöyle dediler: \"Melekler Allah'ın kızlarıdır.\" Şüphesiz bunun gibi sözleri söyleyen insan, gerçekten apaçık küfür ve sapıklık içerisindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yüce Allah, yarattıklarından kendisine evlat olarak kızları ve size de erkek çocukları tahsis mi etti diyorsunuz? Bu iddia ettiğiniz taksim nasıl bir taksimdir?"
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Onlardan birisine kendisinin bir kız evladı doğduğu müjdesi verildiği zaman aşırı üzüntüden ve kederi sebebi ile yüzü simsiyah kesilir, öfkeyle dolar. Nasıl olur da doğum haberi kendisine haber verildiği zaman üzülüp kederlendiği kız çocuğunu Rabbine nispet eder?"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Ziynet içinde yetiştirilen ve tartışma esnasında bayan olduğundan dolayı istediğini apaçık söylemeyecek olanı mı Yüce Rablerine isnat ediyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Her noksanlıktan münezzeh olan Rahman'ın kulları olan melekleri dişi olarak isimlendirdiler. Yüce Allah, melekleri yarattığında müşrikler hazır bulunuyorlardı da melekler onlara bariz şekilde dişi olarak mı göründüler? Elbette melekler müşriklerin bu ifadelerini yazacaktır. Kıyamet gününde bundan sorulacaklar ve yalanları sebebi ile azap göreceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Onlar kaderi bahane ederek şöyle derler: \"Eğer Allah, bizim meleklere ibadet etmememizi isteseydi, biz onlara ibadet etmezdik. O'nun bizden meleklere ibadet etmemizi istemesi bu O'nun rızasına delildir.\" Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Yoksa biz, daha önce bu müşriklere Kur'an'dan önce bir kitap verdik de o kitapta onlara Allah'tan başkasına ibadet etmeyi mi mübah kılıyor? Onlar da o kitaba tutunmuşlar ve onu kendilerine delil getiriyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 490,
            "translated_text": "Hayır! Böyle bir şey gerçekleşmemiştir. Bilâkis taklitçiliklerini delil olarak öne sürerek şöyle demişlerdir: \"Biz atalarımızı bir din ve millet üzerine bulduk. Onlar putlara tapıyorlar idi ve biz de onların izinden gidiyoruz ve putlara ibadet etmeye devam ediyoruz.''"
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önce de hangi memlekete kendi kavmini uyaran bir uyarıcı gönderdiğimizde mutlaka oranın servet sahibi lider ve büyükleri hemen karşı çıkarak şöyle derler: \"Şüphesiz babalarımızı bir din ve inanç üzerine bulduk. Şimdi biz de onların izine uyuyoruz.\" Kavmin bunu ilk çıkaran değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "Rasûlleri onlara şöyle demiştir: \"Ben, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu size getirmiş olsam da mı bana uymazsınız?\" Onlar da şöyle demişlerdir: \"Şüphesiz, biz senin ve senden önceki rasûllerin gönderildikleri şeyi inkâr ediyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "Senden önce rasûlleri yalanlayan ümmetleri helâk edip onlardan intikam aldık. Rasûllerini yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bak. Kesinlikle sonuç elem verici olmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bir zamanlar İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: \"Ben, sizin Allah'tan başka taptıklarınız putlardan uzağım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "\"Ancak beni yaratan Yüce Allah müstesna. Şüphesiz O, benim kendisinin dosdoğru dinine tabi olacağım ve dinimde bana faydalı olan doğru yolu gösterecektir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "İbrahim, kelime-i tevhidi (Lâ ilâhe illallah'ı) zürriyetinde kendisinden sonra gelecek olanlarda devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı. Hâlâ aralarında Allah'ı birleyenler ve O'na hiçbir şeyi şirk koşmayanlar vardır. (Zürriyetinin) O'na şirkten ve günahlardan tevbe ederek dönmeleri ümidiyle bıraktı."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "Ben, bu yalanlancı müşrikleri cezalandırmada acele etmedim. Bilâkis ben bunları ve atalarını, kendilerine Kur'an ve apaçık açıklayan rasûl olan, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- gelinceye kadar dünyada geçimliklerle yaşattım."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "İçerisinde hiç bir şüphe bulunmayan hak olan bu Kur'an kendilerine geldiği zaman şöyle demişlerdi: \"Bu bir sihirdir ve Muhammed bizi onunla büyülüyor. Şüphesiz biz ona küfreden kimseleriz ve asla ona inanmayacağız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "Yalanlayan müşrikler dediler ki: \"Bu Kur'an iki şehirden Mekke veya Taif'ten büyük bir adama, fakir ve yetim olan Muhammed'in yerine el-Velid b. Ukbe ve Urve b. Mesûd es-Sakafî'ye indirilmez miydi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar, istediklerine veriyor ve istemediklerine de engel oluyorlar? Yoksa Yüce Allah mı? Biz, dünya hayatında onların geçimlerini kendi aralarında taksim ettik. Onlardan kimilerini zengin, kimilerini de fakir kıldık ki bazıları diğerlerinin emrine amade olsunlar. Ahirette Rabbinin rahmeti kulları için bunların biriktirmiş oldukları geçici dünya malından daha hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 491,
            "translated_text": "Eğer insanların küfürde birleşerek tek bir ümmet olması tehlikesi bulunmasaydı, Allah'a küfredenlerin evlerinin tavanlarını ve üstüne basıp çıkacakları merdivenlerini gümüşten yapardık."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Onlara istidrac ve imtihan olarak evlerinin kapılarını ve üzerine oturup yaslanacakları divanlar da yapardık."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Onlar için hepsini altın yapabilirdik. Bunların hepsi ancak geçici dünya hayatının geçimliğidir ve kalıcı olmadığından dolayı faydası azdır. -Ey Rasûl!- Ahirette Allah'ın emirlerine uyan ve yasaklarından sakınan muttakiler için Rabbinin katındaki nimetler ise daha hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Kim Kur'an'a kuvvetli bir şekilde önem vermez ve onu umursamaz ise, bu davranışı o kimseyi Kur'an'dan yüz çevirmeye kadar götürür ve böyle davrandığından dolayı ona ceza olarak sapıklığını artıran, yanından hiç ayrılmayan bir Şeytan musallat edilir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Kur'an'dan yüzçevirenler için üzerlerine Şeytanlar salınanlar, Allah'ın dininden uzaklaştırırlar. Yüce Allah'ın emirlerine uymazlar ve yasaklarından da sakınmazlar. Kendilerinin hidayet üzere olduklarını zannederler. Onlar, bu sebepten dolayı sapıklıklarından tevbe etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Kıyamet gününde Allah'ın zikrinden yüz çeviren o kimse geldiği zaman, temenni ederek şöyle söyler: \"-Ey Arkadaşım!- Keşke benimle senin aranda doğu ile batı uzaklığı kadar bir uzaklık olsaydı. Sen ne kötü bir arkadaşsın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Yüce Allah, kıyamet gününde kâfirlere şöyle buyurur: \"Azaba ortak olmanız, bugün size asla fayda vermeyecektir. Siz, şirk koşarak ve günahlar işleyerek kendi nefislerinize zulmettiniz. Ortaklarınız sizin göreceğiniz azaptan herhangi bir şeyi asla kaldırmazlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Şüphesiz bunlar hakkı duymaktan sağırlar ve görme hususunda da körlerdir. -Ey Rasûl!- Sen mi o sağırlara işittirebileceksin veya kör olan veya dosdoğru yoldan apaçık sapıklıkta bulunan kimseye sen mi hidayet edeceksin?"
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Şüphesiz bu itibarla -onlara azap etmeden önce biz senin canını alarak onların arasından alıp götürsek bile, dünyada ve ahirette onlara azap ederek mutlaka onlardan intikam alacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Yahut onlara vadettiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz. Çünkü bizim onlara gücümüz yeter ve bize galip gelmeye de güçleri yetmez."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana Rabbinden vahyedilene sımsıkı tutun ve onunla amel et. Şüphesiz sen, dosdoğru yoldasın."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Şüphesiz bu Kur'an, senin ve kavmin için bir şereftir. Ona iman etmenizden, onun yoluna uymanızdan ve ona davet etmenizden kıyamet gününde sorulacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden önce gönderdiğimiz rasûllerimize sor bakalım. Rahman'dan başka ibadet olunan ilahlar kılmış mıyız?"
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Andolsun biz Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve kavminin ileri gelen adamlarına göndermiştik de onlara şöyle demişti: \"Gerçekten ben alemlerin Rabbinin rasûlüyüm.\""
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 492,
            "translated_text": "Onlara ayetlerimizle geldiği zaman alay edip küçümseyerek onlara gülüp geçmişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Firavun ve kavminin ileri gelenlerine Musa -aleyhisselam-'ın getirdiklerinin doğruluğunu ispat etmeye gösterdiğimiz her mucize, bir evvelkinden daha büyüktü. Dünyada üzerinde bulundukları küfürlerinden doğru yola dönmeleri için onları azaba uğrattık. Fakat hiç faydası olmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Bunun üzerine Musa -aleyhisselam-'a biraz azap dokununca şöyle dediler: \"Ey sihirbaz! Eğer iman edersek sana verdiği söze dayanarak bizim üzerimizden azabı kaldırması için Rabbine dua et. Eğer üzerimizden azabı kaldırırsa biz mutlaka iman edip hidayet yoluna geleceğiz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Fakat biz azabı kendilerinden kaldırdığımız zaman da hemen sözlerinden döndüler ve ahitlerini tutmadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Firavun kavmine karşı övünerek seslendi ve şöyle dedi: \"Ey kavmim! Mısır'ın mülkü ve saraylarımın altından akan Nil nehrinin ırmakları benim değil mi? Benim bu mülkümü görüp ve büyüklüğümü bilmiyor musunuz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "\"Ben kovulmuş, zayıf ve iyi konuşamayan Musa'dan daha iyiyim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Yüce Allah, Rasûl olarak göderdiğine rasûl olduğunu gösteren altın bilezikler vermeli ve onunla beraber birbirlerini takip eden melekler gelmeli değil miydi?"
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Firavun; kavmini aldattı, onlar da sapıklığında ona boyun eğdiler. Şüphesiz onlar, Allah'ın yolundan çıkmış bir toplum idi."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Onlar küfre devam ederek bizi öfkelendirdikleri zaman onlardan intikam aldık ve onların hepsini suda boğduk."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Firavun ve toplumunu, kafir insanların önünde giden bir topluluk kıldık. Senin kavminin kâfirleri de onların peşinden gittiler. Onların ameliyle başkalarının amel etmemesi ve onların başlarına gelen de kendi başlarına gelmemesi için onları öğüt alanlar için bir ders\/ibret kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Müşrikler, Hristiyanların ibadet etmiş oldukları İsa'nın Allah Teâlâ'nın şu ayetinin umumuna dahil olduğunu zannettiler: \"Siz ve Allah'ı bırakıp da kulluk ettiğiniz şeyler, Cehennem'in odunusunuz. Oraya gireceksiniz.\" (Enbiya: 98) Yüce Allah, putlara ibadet etmeyi nehyettiği gibi ona ibadet etmeyi de yasakladı. -Ey Rasûl!- Kavmin tartışmada gürültü ve bağırtı çıkararak sözlerini şöyle sürdürürler: \"Biz ilahlarımızın İsa'nın derecesinde olmalarına razıyız.\" Yüce Allah onlara cevap olarak bu ayeti indirdi: \"Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükâfat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar Cehennem'den uzaklaştırılmışlardır.'' (Enbiya: 101)"
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Müşrikler şöyle demişlerdi: \"Bizim ibadet ettiklerimiz mi yoksa İsa mı daha hayırlıdır?\" İbn Ziba'râ ve benzerlerinin vermiş oldukları misaller ile amaçları hakka varmak değildir. Bilakis cedelleşmek için ortaya atıyorlardı. Bunlar zaten cibilliyetleri ve tabiatları gereği kavgacı kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "Oysa Meryem oğlu İsa, ancak Allah'ın kullarından bir kuldur. Kendisine peygamberlik ve rasûllük nimetini vermiştik. Yüce Allah, Adem'i ebeveynsiz yarattığı gibi onu da babasız yaratmıştı. Biz de onu Allah'ın kudretini görmeleri için İsrailoğulları'na örnek kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 493,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Ademoğulları!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer sizi helâk etmek isteseydik, sizi helâk ederdik ve yeryüzünde melekleri de sizin yerinize halife kılardık. O'na hiçbir şeyi ortak koşmadan Yüce Allah'a badet ederlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Şüphesiz İsa, ahir zamanda indiği zaman kıyametin büyük alametlerinden birisidir. Bu itibarla sakın kıyamet gününden şüphe etmeyin, mutlaka gerçekleşecektir. Size Allah katından getirdiğime uyun. Çünkü size bu getirdiğim içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru bir yoldur."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Sakın Şeytan, hileleri ve fitneleri ile sizi dosdoğru yoldan çıkarmasın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">İsa -<\/span>aleyhisselam- kavmine kendisinin rasûl olduğunu gösteren apaçık deliller ile geldiği zaman onlara şöyle demişti: \"Ben size kesin olarak Allah tarafından hikmeti getirdim ve dininiz hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emrettiğim ve yasakladığım şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "\"Şüphesiz Allah, benim de sizin de Rabbinizdir. O'ndan başka bir Rabbimiz yoktur. İbadeti yalnız O'na yapınız. İşte bu tevhit, hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru olan yoldur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Hristiyan gruplar, İsa hakkında kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Bir kısmı o bir ilahtır dediler. Bir kısmı o Allah'ın oğludur dediler. Bir kısmı da o ve annesi ile birlikte iki ilahtır dediler. İsa'yı ilahlık, oğulluk veya üçün üçüncüsüdür diye vasfederek kendi nefislerine zulmedip kıyamet gününde kendilerini bekleyen acı verici azabı çekecek olanların vay haline."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "İsa hakkında ayrılığa düşmüş olan bu gruplar, farkında olmadıkları bir sırada kıyamet vaktinin ansızın kendilerine gelip çatmasını mı bekliyorlar? Eğer kıyamet, onlar küfürleri üzerindeyken gelirse şüphesiz onların akıbetleri acı verici bir azaptır."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Küfür ve sapıklık üzerine dost olup samimi olanlar kıyamet gününde birbirlerine düşman olurlar. Ancak Allah'ın emirlerine uyan ve yasaklarından sakınanların dostluğu ise hiç kesintiye uğramaz, daimîdir."
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Yüce Allah, onlara şöyle buyurmaktadır: \"Ey kullarım! Bugün karşılaşacağınız şeylerden dolayı sizin üzerinize hiçbir korku yoktur. Ve siz dünyada kaçırmış olduğunuz şeylere de üzülmeyeceksiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Onlar kendi rasûllerine indirilen Kur'an'a iman edenler, Kur'an'a boyun eğip emirlerine uyanlar ve yasaklarından da sakınanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Siz ve sizin gibi iman edenler ile beraber orada hiç kesintiye uğramayan ve hiç tükenmeyen devamlı nimetler ve sevinç içerisinde Cennet'e giriniz."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Etraflarında hizmetçiler altın kaplarla, kulpsuz kadehlerle dolaşırlar. Cennet'te nefislerin çektiği, gözlerin görüp hoşlandığı her şey vardır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız ve oradan hiç çıkmayacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Yapmış olduğunuz amellerinize karşılık Yüce Allah katından bir lütuf olarak size miras bırakılan ve vasıflandırılan Cennet işte budur."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 494,
            "translated_text": "Orada sizin için hiç kesintiye uğramayan pek çok meyveler vardır, onlardan yersiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Şüphesiz küfür ve günah ile suçlu olanlar, kıyamet gününde Cehennem azabında kalıcıdırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Üzerlerindeki azap hiç hafifletilmeyecektir. Onlar bu sebepleateşin içinde kurtulmaktan ve Yüce Allah'ın rahmetinden ümit kesmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Biz Cehennem'e soktuğumuz zaman onlara zulmetmedik. Fakat onlar inkâr etmekle kendi nefislerine zulmettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Cehennem'in bekçisi Malik'e şöyle söyleyerek seslenirler: \"Ey Malik! Rabbin bizi öldürsün ki, bu azaptan rahat edelim.\" Malik de onlara şu sözüyle cevap verir: \"Şüphesiz siz, bu azabın içerisinde dâimi kalıcısınız ve hiç ölmeyeceksiniz. Ve sizden azap da kesilmeyecektir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Hakikat şu ki, biz size dünyada içerisinde hiçbir şüphe bulunmayan hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmadınız."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Doğrusu onlar, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı bir tuzak hazırladılar ise gerçekten biz de onların hazırlamış oldukları tuzaklarına karşı kat kat daha sağlam bir tuzak ile tedbir almada kararlıyız."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Yoksa bizim onların kalplerinde gizledikleri sırlarını veya aralarındaki gizli ve açık yaptıkları konuşmalarını iştmeyeceğimizi mi zannediyorlar? Aksine onun hepsini işitiyoruz ve melekler de yanlarında yaptıklarının hepsini yazıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yüce Allah'a kızları nispet edenlere Allah'ın onların söyledikleri sözlerden münezzeh ve çok yüce olduğunu söyle. Yüce Allah'ın bir oğlu da yoktur. Yüce Allah kendisine evlat edinmeden uzaktır ve bundan münezzehtir. Ben Allah Teâlâ'ya ibadet eden ve O'nu her şeyden tenzih edenlerin ilkiyim."
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin Rabbi ve arşın Rabbi bu müşriklerin kendisine ortak eş ve çocuk nispet etmelerinden münezzehtir."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bırak onları, kendilerine vadolunan günlerine kavuşuncaya kadar batıllarına dalsınlar ve oynaya dursunlar. O gün ise kıyamet günüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "O Allah -Subhenehu ve Teâlâ- gökte hak ile ibadet edilendir ve O yerde de hak ile ibadet edilendir. O; mahlûkatında yarattıklarında, takdiren de ve düzenlemesinde hikmet sahibidir. Kullarının hallerini bilendir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Her noksanlıktan münezzeh olan Yüce Allah'ın hayırları ve bereketleri sınırsız bir şekilde çoğalıp, artmıştır. Göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların hepsinin mülkü yalnız O'nundur. Kıyamet saatin ilmi yalnız O'ndadır ve O'ndan da başkası da bilemez. Ahirette hesap ve karşılık için yalnız O'na döndürüleceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Müşriklerin Allah'tan başka ibadet ettikleri ilahları Allah katında şefaat edemezler. Ancak İsa, Uzeyir ve melekler gibi bilerek Allah'tan başka hak bir ilahın olmadığına şahitlik müstesnadır."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Onlara: \"Kendilerini kim yarattı?\" diye soracak olsan, muhakkak ki şöyle derler: \"Bizi Allah yarattı.\" Bu itiraftan sonra nasıl olu da yalnızca Allah'a ibadet etmekten döndürülüyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Her noksanlıktan münezzeh olan Allah, kavminin Rasûlünü yalanlamalarından dolayı; \"Ya Rabbi! Şüphesiz bunlar, beni onlara gönderdiğin hakka iman etmeyen bir kavimdir.\" diye şikayet etmesini biliyor."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 43,
            "page_number": 495,
            "translated_text": "Şimdilik sen onlardan yüz çevir ve onlara şerlerini defedecek bir şey söyle. -Bu durum Mekke'de idi- Yakında karşılaşacakları cezayı bilecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Yüce Allah, hak yolunun hidayetini açıklayan Kur'an'a yemin etti."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Şüphesiz biz Kur'an'ı Kadir Gecesi'nde indirdik ve bu gecede çok hayırlar vardır. Şüphesiz biz bu Kur'an ile korkuturuz."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Bu gece; Yüce Allah tarafından gelecek sene içinde rızık, ecel ve diğer tüm hususlarla ilgili işler hikmetle ayrılır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Biz her mühkem olan işi kendi katımızdan ayırırız. Şüphesiz biz, rasûlleri göndereniz."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz, Rasûlleri gönderildikleri toplumlara Rabbinden bir rahmet olarak gönderiyoruz. Şüphesiz her noksanlıktan münezzeh olan Allah, kullarının söylemiş oldukları her şeyi işitendir. Yapmış oldukları bütün fiillerini ve niyetlerini bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Eğer kesin olarak inanıyorsanız rasûlüme iman ediniz. İyi bilin ki Allah; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "O'ndan başka hak mabud (ilah) yoktur. Diriltir ve öldürür. O'ndan başka dirilten ve öldüren yoktur. Sizin de Rabbiniz ve sizden önceki atalarınızın da Rabbidir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Müşrikler tekrar dirilişe kesin olarak iman etmiş değillerdir. Bilâkis onlar bulundukları batıl içinde tekrar öldükten sonra dirilme ile ilgili şüphe içinde eğlenip duruyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen kavminin başına yakında gelecek azabı bekle.Dehşetin şiddetinden gözleriyle apaçık görecekleri o gün gökyüzü, dumanını getirecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Bu azap, kavminin her tarafını saracaktır ve onlara şöyle denecektir: \"Bu, sizin başınıza gelen acı verici bir azaptır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Şöyle söyleyerek Rablerine yalvarıp yakarırlar: \"Rabbimiz! Bize göndermiş olduğun azabı üzerimizden kaldır. Şüphesiz eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, biz sana ve rasûlüne iman edenleriz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Onlar nerede düşünüp öğüt alıp, Rablerine dönmek nerede? Hâlbuki kesin olarak kendilerine mesajı apaçık olan bir rasûl geldi ve onun sadık, emin olduğunu da biliyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Sonra onu tasdik etmekten yüz çevirdiler ve onun hakkında şöyle dediler: \"O başka biri tarafından öğretilmiş biridir, rasûl değildir.\" Onun hakkında şöyle demişlerdi: \"O bir delidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Biz sizin üzerinizden azabı biraz kaldırdığımız zaman, şüphesiz siz tekrar küfrünüze ve yalanlamanıza döneceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bedir Günü'nde ve kıyametin şiddetli azap gününde kavminin kâfirlerini kuvvetlice yakalamamızı bekle. Allah'a küfür etmeleri ve rasûlünü yalanlamaları sebebi ile biz de onlardan intikamımızı mutlaka alacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Andolsun onlardan önce Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara Allah tarafından kendilerini Allah'ın birliğine ve ibadetine davet eden değerli ve şerefli bir rasûl olan Musa -aleyhisselam- gelmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 496,
            "translated_text": "Musa Firavun ve kavmine şöyle dedi: \"İsrailoğulları'nı bana verin. Onlar Allah'ın kullarıdır. Sizin onları köle etmeye bir hakkınız yoktur. Şüphesiz ben, Allah tarafından bana emredileni hiç eksiltmeden ve artırmadan size tebliğ etmem için gönderilmiş güvenilir bir rasûlum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Allah'a ibadeti terk ederek O'na karşı kibirlenip, kullarına da üstünlük taslamayın. Şüphesiz ben, size apaçık bir delil getiriyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Şüphesiz ki beni taşlayarak öldürmenizden benim de sizin de Rabbiniz olan Yüce Rabbime sığındım."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Eğer benim getirdiğimi tasdik etmiyorsanız, hiç değilse bana bir kötülük dokundurmadan benden uzaklaşın."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- Rabbine şöyle dua etmişti: \"Şüphesiz bu kavim -Firavun ve ileri gelenleri- suçlu bir kavimdir. Cezalarının acele getirilmesini hak ediyorlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Allah, Musa'ya kavmini geceleyin yola çıkarmasını emretti. Firavun ve kavmi tarafından takip edileceklerinin haberini verdi."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Yüce Allah Musa'ya, İsrailoğulları ile beraber denizi geçtikten sonra daha önce sakin halde olduğu gibi denizi kendi halinde sakin bırakmasını emretti. Şüphesiz Firavun ve askerleri denizde boğularak helâk olacak bir ordudur."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Firavun ve kavmi geride nice bahçeler ve akan pınarlar bıraktılar."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Onlar, geride nice ekinler ve değerli konaklar bıraktılar."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Onlar arkalarında zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "İşte böyle halleri size vasfedildiği gibi vuku buldu. Onların bahçelerini, pınarlarını, ekinlerini ve o değerli köşklerini başka bir kavme miras bıraktık ve onlar da İsrailoğulları'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Firavun ve kavminin suda boğulup helâk olmaları ile gök de yer de ağlamadı. Tevbe edinceye kadar kendilerine mühlet de verilmedi."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Gerçek şu ki, İsrailoğulları'nı alçaltıcı azaptan kurtardık. Öyle ki; Firavun ve kavmi çocuklarını öldürüyor ve kadınlarına hizmetçilik yaptırarak küçük düşürüyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Biz, onları Firavun'un azabından kurtardık. Şüphesiz o, Allah'ın emrine ve dinine karşı haddi aşmış bir zorba idi."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Andolsun İsrailoğulları'nı bizden bir ilim üzere peygamberlerinin çokluğu ile dönemlerinde dünya milletlerinin üzerine seçip tercih ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Biz onlara, kendileriyle Musa'yı desteklediğimiz açık nimet olan kudret helvası ve bıldırcın gibi mucizeler ve apaçık deliller verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Şüphesiz ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edip yalanlayan müşrikler şöyle diyorlar:"
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "\"İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur ve ondan sonra bir hayat da yoktur. Biz bu ölümden sonra tekrar diriltilecek de değiliz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Onlar şöyle dediler -Ey Muhammed!- \"Sen ve sana tabi olanlarla beraber eğer iddianızda doğru söylüyorsanız ve gerçekten Allah ölüleri hesap ve ceza için tekrardan diriltiyor ise, haydi ölen atalarımızı tekrar canlı olarak geri getirin bakalım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni yalanlayan müşrikler mi güç, kuvvet ve direnç bakımından daha hayırlı, yoksa Tubba kavmi ile öncekiler mi? Âd ve Semûd gibi, biz onların hepsini helâk etmiştik. Şüphesiz onlar suçlu\/günahkâr idiler."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Biz gökleri, yeri ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 497,
            "translated_text": "Biz gökleri ve yeri ancak açık bir hikmet için yarattık. Fakat müşriklerin çoğu onu bilmiyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Şüphesiz Yüce Allah'ın kulları arasında hüküm verip, birbirlerinden ayırt edeceği kıyamet günü, bütün yaratılmışlar için belirlenmiş bir vakittir. Muhakkak Yüce Allah bu günde bütün yaratılmışları bir araya toplar."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "O gün hiçbir yakının yakınına ve bir dostun da dosta hiçbir faydası olmadığı bir gündür. Ve onlardan Allah'ın azabını engelleyemezler. Çünkü o günde mülk Allah'ındır. Hiçbir kimse hiçbir şeye sahip olduğunu iddia da edemeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "İnsanlardan ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. Çünkü önceden yapmış olduğu salih amellerden faydalanır. Yüce Allah hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz\/mutlak galiptir. Tevbe eden kullarına karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın bitirdiği Zakkum ağacı Cehennem'in dibindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Büyük ve çok günah sahibinin yemeğidir. O kimse kâfir kimsedir ve bu ağacın iğrenç meyvesinden yer."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Zakkum ağacının meyvesi siyah zeytin yağı gibidir. Aşırı sıcaklığının şiddetinden dolayı o kimselerin karınlarında kaynayıp durur."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Son derece sıcak suyun kaynaması gibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Cehennem zebanilerine şöyle denilir: \"Onu şiddetle ve kabaca tutun, Cehennem'in ortasına doğru sürükleyerek atın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "\"Sonra bu azap edilen kmsenin başının üzerinden aşırı kaynar suyu boşaltın. Zira bu o azap orada sürekli devam eder.\""
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Alay edilerek ona şöyle denilir: \"Acı verici bu azabı tat bakalım. Şüphesiz sen kavminde değerli ve şerefliydin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Şüphesiz bu, kıyamet gününde gerçekleşmesi hakkında şüphe ettiğiniz azaptır. Ne var ki azabı gördüğünüz vakit daha önceden duyduğunuz şüpheniz artık ortadan kalkmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Rablerine karşı müttaki olanlar ise kendilerine isabet edecek her türlü kötülükten güvende olup Rablerinin emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak güvenli bir makamdadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Bağlar, bahçeler ve akan su pınarları arasındadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Cennet'te ince ipek ve kalın ipekten elbiseler giyerek, karşılıklı otururlar. Hiçbiri diğerine arkasını dönüp oturmaz"
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Yukarıda zikredilen nimetlerle Cennet ehline ikramda bulunduğumuz gibi, Cennet'te onları iri gözlü ve gözlerinin beyazlığı bembeyaz ve siyahlıkları da simsiyah güzel eşlerle evlendirirmişizdir."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Onlar, istedikleri her türlü meyveyi kendilerine getirmeleri için orada hizmetçilerini çağırırlar. Orada meyvelerin tükenmesinden ve kendilerine zarara vermesinden güven içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Onlar Cennet'te ebedî olarak kalırlar. Dünya hayatında ilk tattıkları ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rableri onları Cehennem azabından korumuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Zikredilen bu nimetler Rabbinin onlara lütuf ve ihsanıdır. Zira onları Cennet'e sokup, Cehennem ateşinin azabından korumuştur. Bu öyle büyük bir kurtuluştur ki, hiçbir kurtuluş ona benzemez."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Biz bu Kur'an'ı öğüt alırlar diye senin dilinle indirdik, kolayca anlaşılması için de kolaylaştırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 44,
            "page_number": 498,
            "translated_text": "Bizim sana, onların helâkı için yardımımızı bekle! Şüphesiz onlar da senin helâk olmanı bekliyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "(Bu) Kur'an, hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz\/mutlak galip, yaratmasında, takdir etmesinde ve işleri çekip çevirmesinde hikmet sahibi olan Allah tarafından indirilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "Şüphesiz göklerde ve yerde Mü'minler için Yüce Allah'ın kudretine ve birliğine delil olan ayetler vardır. Çünkü ayetlerden ve delillerden ibret alanlar ancak Mü'minlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizin nutfeden\/meniden sonra çiğnemlik et parçasından sonra embriyodan yaratılmanızda ve Yüce Allah'ın yeryüzünde yaydığı çeşit çeşit hayvanların yaratılışında Yüce Allah'ın bir ve tek yaratıcı olduğuna iman eden kimseler için öok açık deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Yüce Allah'ın gökten rızık olarak indirdiği yağmur ile ölümünden sonra yeryüzünde hiçbir bitki yok iken onunla tekrar yeryüzüne hayat vermesinde, sizin faydanıza olması için rüzgârları bazen bir yönden bazen de başka bir yönden estirmesinde aklını kullanan kimseler için deliller\/işaretler vardır. Bunlarla da Allah'ın birliğine, ölümden sonra tekrar diriltmesine ve her şeye kadir olmasına delil getirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bunlar sana hak olarak okuduğumuz Allah'ın ayetleri ve kesin delilleridir. Şayet Yüce Allah'ın kuluna indirilen sözüne delilleri ile iman etmiyorlar ise bundan sonra tasdik edip hangi söze ve hangi kesin delillere inanacaklardır?"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "Çokça yalan söyleyen her günahkâra Yüce Allah tarafından helâk ve azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "Bu kâfir, Kur'an'da Yüce Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra kendi nefsinde hakka karşı büyüklük taslayarak sanki kendisine o okunan ayetleri duymamış gibi direnir. Ey Rasûl! O kimseye ahiretinde onun için kötü olacak şeyleri haber ver. O, kendisini bekleyen acı verici azabın ta kendisidir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "Kendisine Kur'an'dan bir şey ulaştığı zaman onu alay konusu haline getirir. Kur'an'a karşı alay etme vasfıyla vasıflanan o kimseler için kıyamet gününde alçaltıcı bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "Önlerinde Cehennem, onları ahirette beklemektedir. Onların kazanmış oldukları mallar, Allah'a karşı onlara hiçbir şey fayda vermez. Allah'tan başka ibadet ettikleri putlar onların üzerinden hiçbir şeyi kaldıramaz. Kıyamet gününde onlar için büyük bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "Rasûlümüz Muhammed'e indirdiğimiz bu kitap hak yola hidayet eden bir rehberdir. Rasûlune indirilen Rablerinin ayetlerini inkâr edenlere kötü ve acı verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O'nun emriyle denizde gemilerin akıp gitmesi ve çeşitli mübah kazançlar elde ederek fazlından istemeniz ve Yüce Allah'ın üzerinizdeki nimetlerine şükretmeniz için tek olan Yüce Allah denizi sizin hizmetinize vermiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 499,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- size göklerde bulunan güneşi, ayı ve yıldızları, yeryüzünde bulunan nehirler, ağaçlar, dağlar ve diğer pek çok canlıyı hizmetinize vermiştir. Bunları sizin hizmetinize vermesinde Allah'ın kudretini, birliğini, ayetlerini düşünen ve onlardan ibret alan bir toplum için elbette ibretler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 500,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'a iman eden ve rasûllerini tasdik edenlere söyle. Sizlere kötülük yapan kâfirleri ve Allah'ın nimetlerine veya gazabına aldırış etmeyenleri bağışlayınız. Şüphesiz Allah, sabreden Mü'minleri ve dünyada yapmış oldukları kötü amellerle hakka tecavüz eden kâfirlerin yaptıklarının karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 500,
            "translated_text": "Kim salih amel işlerse salih amelinin neticesi ona aittir. Yüce Allah, onun yapmış olduğu amele ihtiyaç duymaz. Kim kötü amel işlerse kötü amelinin akıbeti de ona aittir. Onun kötülüğü Allah'a zarar veremez. Sonra herkesin hak ettiğinin karşılığını vermemiz için ahirette yalnız bize döneceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 500,
            "translated_text": "Gerçek şu ki, İsrailoğulları'na Tevrat'ı ve hikmetle insanların arasını ayırmayı bahşettik. Peygamberlerin çoğunu onlardan, İbrahim -aleyhisselam-'ın zürriyetinden kıldık. Onları çeşitli temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları zamanlarının insanlarına üstün kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 500,
            "translated_text": "Onlara din hususunda hakkı batıldan ayıran açık deliller verdik. Onlara hüccet ikame edilip peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- gönderildikten sonra ihtilafa düştüler. Onları bu ihtilafa sürükleyen ise ancak liderlik, şan hırsına kapılıp birbirlerine haksızlık etmeleri sebebiyledir. -Ey Rasûl!- Şüphesiz ki Rabbin, dünyada hakkında ayrılığa düştükleri şeylerde, kimin haklı ve kimin haksız olduğunu açığa çıkarıp kıyamet günü onların arasında hüküm verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 500,
            "translated_text": "Sonra da seni kendi buyruğumuz ile senden önceki rasûllerimize emrettiğimiz yol, sünnet ve metot üzerine kıldık ki bununla imana ve salih amele davet ediyorsun. Sen bu şeriata tabi ol ve hakkı bilmeyenlerin heveslerine tabi olma. Zira onların hevesleri haktan saptırır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 500,
            "translated_text": "Şüphesiz hakkı bilmeyenlerin hevalarına uyarsan, Allah'tan gelecek herhangi bir azabı önleme hususunda, sana asla fayda sağlayamazlar. Şüphesiz bütün uluslar\/dinler ve inançlar birbirlerine yardım edip Mü'minlere karşı destek olurlar. Yüce Allah ise emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınan muttakilere yardım eder ve zafer bahşeder."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 500,
            "translated_text": "Peygamberimize indirilen bu Kur'an, hakkı batıldan ayırıp insanların bütün işlerinde doğruyu görmelerini ve şüphesiz hakka iman eden bir kavim için de hak yolunu gösteren bir rehber ve rahmettir. Çünkü onlar, Rableri onlardan razı olması için onun hidayetiyle doğru yolu bulurlar ve (Rableri) onları Cennet'e sokar ve Cehennem'den uzaklaştırır."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 500,
            "translated_text": "Yoksa uzuvlarıyla küfür ve günah işleyenleri Allah'a iman edip salih amel işleyenler gibi dünyada ve ahirette yaptıklarının karşılığını almalarında bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kadar çirkin hüküm veriyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 500,
            "translated_text": "Allah gökleri ve yeri büyük ve açık bir hikmetle yarattı. Asla boş yere yaratmadı. Her nefse hiçbir haksızlığa uğramadan kendi kazanmış olduğu hayır ve şerrin karşılığını vermek için yarattı. Yüce Allah, onların yapmış oldukları iyiliklerini eksilterek ve kötülüklerini de artırarak onlara zulmetmez."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hevasına uyan ve onu kendisine muhalefet etmeyeceği mabudu yerine koyana bir bak. Yüce Allah onu kendi ilmi uyarınca saptırmıştır. Çünkü saptırılmayı hak etmiştir. Onun aklbini mühürlemiştir. Artık faydalanacağı şeyleri duymaz hale gelmiştir. Allah onun gözüne hakkı görmeyi engelleyen bir perde çekmiştir. Yüce Allah'ın onu saptırmasından sonra artık kim onu hakka yönelmeye muvaffak kılabailir. Hevalarına tabi olanların uğrayacakları zararları ve Allah'ın şeriatına tabi olanların elde edecekleri menfaatleri hiç düşünüp, akletmiyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden kâfirler dediler ki: \"Hayat sadece bu dünya hayatıdır ve bundan başka bir hayat yoktur. Nesiller ölür ve bir daha geri dönmezler ve ardından yeni nesiller yaşar. Bizi ancak gece ve gündüzün birbirini takip etmesi öldürür.\" Onların öldükten sonra tekrar dirilmeyle ilgili inkâr etmeleri hususunda hiçbir bilgileri yoktur. Onların bütün bildikleri sadece zandan ibarettir. Şüphesiz hiçbir zaman zan hakkın yerine geçmez."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden müşriklere apaçık olan ayetlerimizi okuduğu zaman onların Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabına söyledikleri şu sözden başka ortaya koyacakları hiçbir delilleri yoktur: \"Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz; bizim öldükten sonra tekrar dirileceğimiz kesin ise, öyleyse ölmüş olan atalarımızı diriltip geri getirin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Allah sizi yoktan var edip size hayat vererek yaşatır. Ölümünüzden sonra sizi kendisinde hiç şüphe bulunmayan kıyamet gününde hesap ve ceza için tekrardan bir araya getirecektir. Kendisinde hiçbir şüphe olmayan o gün mutlaka gelecektir.\" Fakat insanların çoğu bilmiyorlar. Bundan dolayı onun için salih amellerle hazırlık yapmıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "Göklerin mülkü ve yerin mülkü tek başına Yüce Allah'ındır. Göklerde ve yerde hak ile O'ndan başka bir varlığa ibadet edilmez. Kıyametin koptuğu gün, Allah o vakitte ölüleri hesap ve ceza için tekrar diriltir. Allah'tan başkasına ibadet eden batıl ehli, hakkı geçersiz ve batılı hak olarak gerçekleştirmek isteyenler hüsrana uğrayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O gün her ümmeti diz üstü çökmüş, kendisine ne yapılacağını bekler halde görürsün. Her ümmet yazıcı meleklerin yazmış olduğu amel defterlerine çağrılır. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bugün, dünyada yaptığınız hayır ve şerrin karşılığını göreceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "Bu meleklerimizin sizler tarafından yapılan amellleri yazdıkları kitabımızdır. Sizin hakkınızda hak ile şahitlik etmektedir. Haydi onu okuyunuz. Şüphesiz biz yazıcı meleklere sizin dünyada yapmış olduğunuz amelleri yazmalarını emrediyorduk."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "İman edenler ve salih ameller işleyenlere gelince her türlü noksanlıktan münezzeh olan Rableri, onları rahmetiyle Cennet'ine sokacaktır. Yüce Allah'ın onlara vermiş olduğu bu mükâfat ise, apaçık olan ve onun derecesine hiçbir kurtuluşun ulaşamadığı kurtuluştur."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "Allah'ı küfredenlere gelince, azarlamak için onlara şöyle denilir: \"Ayetlerim size okunmadı mı? Fakat siz onlara iman etmeyip onlara karşı büyüklük tasladınız. Küfür edip günah işleyen suçlu bir kavim olmuştunuz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 501,
            "translated_text": "Sizlere\"Allah'ın -kullarını tekrar diriltip hak ettikleri karşılıklarını vereceği sözü- haktır; gerçekten onda bir şüphe yoktur.\" denildiği zaman siz de şöyle derdiniz: \"Bu kıyametin ne biz olduğunu bilmiyoruz. Biz yalnızca onun meydana geleceği hakkında zayıf bir zan içindeyiz. Kıyametin kopacağına dair kesin bir bilgi sahibi değiliz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "Dünya'da iken küfür ve masiyet olarak yapmış oldukları kötülükler ortaya çıkmış ve uyarıldıkları halde kendisi ile alay ettikleri azap onların üzerine inivermişti."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "Allah Teâlâ onlara şöyle buyurur: \"Bugününüzü unuttuğunuz ve bu güne iman ve salih amel ile hazırlanmadığınız gibi biz de sizi ateşte terk edip bırakırız. Sizin varıp yerleşeceğiniz yer ateştir. Sizden Yüce Allah'ın azabını savacak yardımcılarınız da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "Sizin kendisi ile azap olunduğunuz bu azap, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının lezzetleri ve arzuları ile sizi aldatmış olması sebebiyledir. İşte Allah'ın ayetleri ile alay eden o kâfirler, bugün ateşten çıkarılmayacaklardır. Aksine onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Salih ameller işlemek için dünya hayatına geri döndürülmeyecekler ve Rableri onlardan razı olmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "Hamd; göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve bütün yaratılmışların Rabbi olan Allah'a mahsustur."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 45,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde azamet ve yücelik O'nundur. O; Aziz'dir\/hiç kimsenin mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. O; yaratmasında, takdir etmesinde, idare etmesinde ve dininde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "(Bu) Kur'an, Aziz\/hiç kimsenin mücadele edemeyeceği mutlak galip; yaratmasında, takdir etmesinde ve dininde hikmet sahibi olan Allah tarafından indirilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "Biz gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bilâkis bunların hepsini hak ile ve büyük hikmetler ile yarattık. Kulların yaratılış gayelerini bilmeleri, sadece Allah'a kulluk edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmamaları, yeryüzüne gönderilmelerinin gereğini sadece Yüce Allah'ın bildiği zaman boyunca yerine getirmeleri bu hikmetlerden bazılarıdır. Kâfirler ise Allah'ın kitabında kendisi ile uyarıldıkları şeyden yüz çevirip onu umursamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Haktan yüz çeviren o müşriklere de ki: \"Allah'ın dışında tapmış olduğunuz o putlarınızın yeryüzünün parçalarından hangisini yarattıklarını bana haber verin. Bir dağ mı yarattılar? Yoksa bir nehir mi yarattılar? Yoksa göklerin yaratılmasında Allah ile beraber onların bir ortaklıkları mı var? Eğer putlarınızın kendilerine ibadet edilmeyi hak ettiklerine dair iddianızda doğru sözlü iseniz Kur'an'dan önce Allah tarafından indirilmiş olan bir kitap yahut öncekilerin bıraktıklarından bir şey getirin."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 502,
            "translated_text": "Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar duasına icabet edemeyecek olan bir puta dua edip, tapan kimseden daha sapık kim vardır? Allah'tan gayrı kendilerine ibadet olunan bu putların kendilerine tapanlara bir fayda yahut zarar vermesi bir tarafa; kendilerine dua eden kimselerin tapınmalarından da habersizdirler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 503,
            "translated_text": "Putlar dünyada iken kendilerine tapanlara fayda veremezler. Bununla beraber kıyamet günü haşrolunduklarında, o putlar kendilerine ibadet eden kimselere karşı düşman kesilir ve onlardan uzaklaşırlar. İnsanların kendilerine ibadet ettiklerinden habersiz olduklarını söylerler."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 503,
            "translated_text": "Rasûlümüze indirilen ayetlerimiz onlara okununca; kendilerine Rasûllerinin eli ile gelen Kur'an'ı inkâr eden kâfirler şöyle dediler: \"Bu apaçık bir sihirdir, bu Allah'tan bir vahiy değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 503,
            "translated_text": "O müşrikler şöyle mi diyorlar: \"Bu Ku'an'ı Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- uydurmuş ve Allah'a nispet etmiştir.\" -Ey Peygamber!- Onlara de ki: \"Eğer Kur'an'ı ben kendi nefsimden uydurmuş isem ve Allah bundan dolayı bana azap edecek olursa bu durumda sizler benden bu azabı savamazsınız. Nasıl olur da ben kendi nefsimi O'nun hakkında bir şey uydurmaya arz edebilirim? Allah; O'nun Kur'an'ı hakkında sizin dalıp gittiğiniz karalamayı ve ayıplamayı en iyi bilendir. Sizin ile benim aramda şahit olarak Allah -Subhanehu ve Teâlâ- yeter. O, günahlarından tevbe eden kullarını çok bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 503,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin peygamberliğini yalanlayan o müşriklere de ki: \"Ben, Allah'ın göndermiş olduğu ilk elçi (peygamber) değilim ki, sizi davet etmeme şaşırıyorsunuz! Şüphesiz benden önce pek çok peygamber gelmiştir. Ben, Allah'ın bana ve size bu dünyada ne yapacağını bilmiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyuyorum ve sadece Allah'ın vahyettiklerini söylüyor ve yapıyorum. Ben ancak sizleri Allah'ın azabı ile apaçık bir şekilde uyaran bir uyarıcıyım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 503,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yalanlayan o müşriklere de ki: \"Eğer bu Kur'an; Allah katından ise, siz de onu inkâr etmişseniz, İsrailoğulları'ndan bir şahit de Tevrat'ta bunun doğruluğuna dair gelen haberlere dayanarak bunun Allah katından olduğuna şahitlik edip iman etmişse ve siz de iman etmeyerek büyüklük taslamışsanız o zaman siz zalimler değil misiniz? Şüphesiz Allah, zalim toplumu hakka hidayet etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 503,
            "translated_text": "Kur'an'ı ve iman edenler için Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini inkâr edenler şöyle dediler: \"Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdikleri hayra ileten bir şey olsaydı bu fakirler, köleler ve zayıflar onun getirdiklerine inanmak hususunda bizi geçemezlerdi. Çünkü kâfirler, peygamberlerinin getirdikleri ile hidayeti bulamamışlardır. Onlar şöyle diyeceklerdir: O'nun (Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in) bize getirdikleri eski bir yalandan başka bir şey değildir ve bizler asla yalana tabi olmayız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 503,
            "translated_text": "Bu Kur'an'dan önce; hakka uymakta takip edilen, Allah'ın Musa -aleyhisselam-'a indirmiş olduğu Tevrat, aynı zamanda İsrailoğulları'ndan kendisine tabi olup iman edenler için de bir rahmettir. İşte Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen ve kendinden önceki kitapları doğrulayan bu Kur'an, şirk koşarak ve masiyet işleyerek kendilerine zulmedenleri uyarmak için Arap lisanıyla indirilmiş bir kitaptır. O, yaratıcıları Allah Teâlâ ile yaratılmış olan diğer varlıklar arasında bağları iyi olan ve iyilik yapanlara müjdedir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 503,
            "translated_text": "\"Rabbimiz Allah'tır ve bizim O'nun dışında bir Rabbimiz yoktur.\" diyenler ve ardından iman ve salih amel üzerinde istikamet üzere olanlar, ahirette kendilerini bekleyen şeyler hususunda bir korku yaşamazlar ve elde edemedikleri dünyalıklar için geride bıraktıkları şeyler hakkında üzüntü içinde olmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 503,
            "translated_text": "İşte bu özelliklerle vasfolunmuş olanlar Cennet ehli kimselerdir. Dünyada iken yapmış oldukları salih amellerine karşılık orada ebedî olarak kalacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 504,
            "translated_text": "Biz kesin bir emirle, insana anne ve babasına iyilik yapmasını emrettik. O ikisi hayatta iken ve ölümlerinden sonra da dine muhalif olmadığı müddetçe özellikle de onu, güçlükle taşıyan ve güçlükle doğuran annesine iyilikte bulunmasını emrettik. O'nun anne karnında taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. İnsan, kırk yaşına gelip de zihinsel ve bedensel olarak kemale erip olgunlaşınca şöyle der: \"Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimetine şükretmemi, razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. O ameli benden kabul et. Benim için çocuklarımı da ıslah et. Ben, sana günahlarımdan tevbe ettim. Şüphesiz ki, ben taat ile sana boyun eğen ve senin emirlerine teslim olanlardanım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 504,
            "translated_text": "İşte bunlar; işledikleri salih amellerinin en güzelini kabul ettiğimiz, günahlarını bağışladığımız ve kendilerini günahlarından dolayı azarlamadığımız kimselerdir. Bunlar; Cennet ehli kimseler arasındadırlar. Bu vaat doğru bir vaaddir ve kesinlikle gerçekleşecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 504,
            "translated_text": "Anne ve babasına şöyle söyleyen kimse: \"Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni kabrimden tekrardan canlı bir şekilde çıkmakla mı tehdit ediyorsunuz?\" Durumu böyle olan çocuğun ana babası Yüce Allah'tan çocuklarına hidayet etmesi için yardım isteyip çocuklarına şöyle seslenmişlerdir: \"Eğer ölümden sonra diriltilmeye iman etmiyorsan yazıklar olsun sana! Tekrar dirilmeye iman et! Şüphesiz Allah’ın yeniden diriltmek hakkındaki vaadi haktır.\" O ise ölümden sonra dirilmeyi inkâr etmesini yineleyerek şöyle cevap vermiştir: \"Ölümden sonra dirilmeyle alakalı söylenen şeyler ancak önceki kitaplarda uydurdukları masallardan başka bir şey değildir. Allah'tan böyle bir şey sabit değildir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 504,
            "translated_text": "İşte onlar; cinlerden ve insanlardan olup haklarında azabın gerçekleştiği kendilerinden önce gelip geçmiş hüsrana uğramış toplumlar arasındadırlar. Şüphesiz onlar, ateşe girişleriyle kendi nefislerini ve ailelerini ziyana uğratan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 504,
            "translated_text": "Her iki grup için de -bir grup Cennet'te ve bir grup da Cehennem'de olmak üzere- amellerine göre dereceleri vardır. Cennet ehli kimselerin dereceleri yüksektir. Cehennem ehlinin ise alt dereceleri vardır. Bu da Allah Teâlâ'nın yaptıklarının karşılığını kendilerine tam olarak vermesi içindir. Kıyamet günü onlar iyiliklerinin eksiltilmesi ile yahut da kötülüklerinin artırılmasıyla zulme uğratılmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 504,
            "translated_text": "Allah'a iman etmek yerine küfre sapanlar ve peygamberleri yalanlayanların azap olunmaları için ateşe arz edildikleri gün kınanıp, azarlanarak onlara şöyle denir: \"Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onların zevk ve lezzetlerinden isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada iken haksız yere büyüklenmeniz, inkâr ve masiyetler ile Allah'ın taatinden çıkmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 505,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Nesep olarak Âd kavminin kardeşi olan Hûd <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ı da an! Hani O, Allah'ın kendileri üzerine gelmekte ve kesin gerçekleşecek olan azabı ile kavmini uyarmıştı. O sırada onlar Arap Yarımadası'nın güneyinde Ahkâf denilen bölgede evlerinde bulunuyordu. Hûd'dan önce ve sonra da peygamberler kendi kavimlerini uyararak gelip geçmişlerdi. O uyarıcılar kavimlerini şu şekilde uyarılarda bulunmuşlardı: \"Tek olan Allah'tan başkasına ibadet etmeyin ve O'nunla birlikte başka ilahlara ibadet etmeyin. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey kavmim!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ben sizin, büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum. Zira o gün kıyamet günüdür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 505,
            "translated_text": "Kavmi ona şöyle dedi: \"Sen, bizi ilahlarımıza ibadet etmekten uzaklaştırmak için mi geldin? Bunu asla yapamazsın! Eğer iddia ettiğin şeyde doğru söyleyenlerden isen, kendisi ile korkuttuğun azabı bize getir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 505,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Hûd -<\/span>aleyhisselam- şöyle dedi: \"Azabın vakti hakkındaki bilgi ancak Allah katındadır. Benim onun hakkında hiç bir bilgim yoktur. Ben ancak kendisiyle gönderildiğim şeyi size tebliğ etmek ile görevli bir elçiyim. Ama ben, sizin cahillik ederek faydanıza olan şeyleri bırakıp, zararınıza olan şeyleri yaptığınızı görüyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 505,
            "translated_text": "Acele bir şekilde kendilerine gelmesini istedikleri azabı gökyüzünden vadilerine doğru yayılan bir bulut şeklinde gördüklerinde şöyle dediler: \"Bu bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur.\" Hûd -aleyhisselam- ise şöyle dedi: \"İş sizin zannettiğiniz gibi değildir. Bilâkis o, sizin acele gelmesini istediğiniz azaptır. O, içinde elem verici azap bulunan bir rüzgârdır!\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 505,
            "translated_text": "O rüzgâr uğradığında, Allah Teâlâ'nın helâk edilmesini emrettiği her şeyi yıkıp mahveder. Böylece onlar yok oldular. Onlardan geriye daha önce orada ikamet ettiklerini gösteren evlerinden başka bir şey kalmadı. İşte biz; inkârlarında ve isyanlarında ısrar eden mücrimleri bu acı verici ceza ile cazalandırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 505,
            "translated_text": "Andolsun ki Hûd kavmine, size vermediğimiz güç ve kuvvet imkânlarını sağlayacak tüm sebepleri verdik. Onlara işitmeleri için kulaklar, görmeleri için gözler ve akletmeleri için kalpler verdik. Kulakları, gözleri ve kalpleri onlara bir fayda sağlamadı. Kendilerine geldiğinde Allah'ın azabını da savamadı. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlardı. Alay edip durdukları ve peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'ın kendilerini korkutmuş olduğu azap onların üzerine iniverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 505,
            "translated_text": "(Ey Mekkeliler!) Gerçek şu ki, biz sizin çevrenizdeki beldeleri de helâk etmiştik. Âd kavmini, Semûd kavmini, Lût kavmini ve Medyen halkını da helâk ettik. Belki inkârlarından dönerler diye de onlara delilleri ve kanıtları da çeşitli şekillerde açıklamıştık."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 505,
            "translated_text": "Allah'tan başka kendilerine ibadet edip kurbanlar keserek yakınlık sağlamak için ilah edindikleri putlar, onlara yardım ettiler mi? Hayır! Onlara kesinlikle yardım etmediler. Aksine kendilerine en çok ihtiyaç duydukları anda o putlar onlardan uzaklaştılar. Çünkü bu putların kendileri için Allah katında şefaatçileri oldukları onların uydurduğu yalan ve iftiralarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 506,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hani cinlerden bir grubu, sana indirilen Kur’an'ı dinlemeleri için yöneltmiştik. Onlar; Kur’an'ı dinlemeye hazır olunca birbirlerine şöyle dediler: \"Susun ki, onu güzelce dinleyelim.\" Peygamber <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kur'an okumayı bitirince, bu Kur'an'a iman etmezlerse, Allah'ın kendilerini uğratacağı azabı ile uyarmak üzere kavimlerine dönmüşlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 506,
            "translated_text": "Kavimlerine şöyle dediler: \"Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Allah Teâlâ'nın Musa’dan sonra indirdiği ve kendisinden önce Allah Teâlâ katından indirilmiş olan kitapları tasdik eden, hakka ve dosdoğru yola -ki bu yol İslam yoludur- hidayet eden bu kitabı dinledik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 506,
            "translated_text": "Ey Kavmimiz! Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sizi davet etmiş olduğu hakka icabet edin ve onun Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna iman edin ki, Allah sizin günahlarınızı bağışlasın. Sizi davet ettiği hakka icabet etmeniz ve onun Rabbi tarafından gönderilmiş olan bir elçi olduğuna iman etmeniz durumunda sizi bekleyen elem verici azaptan sizi selamette kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 506,
            "translated_text": "Kim, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in davet etmiş olduğu hakka icabet etmezse yeryüzünde Allah'tan kaçamaz. Onu Allah'ın azabından kurtaracak olan dostlar da yoktur. İşte onlar haktan apaçık bir şekilde sapmış olan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 506,
            "translated_text": "Yeniden diriltilmeyi yalanlayan o müşrikler; bütün büyüklükleri ve genişlikleri ile birlikte gökleri ve yeri yaratmakta aciz olmayanın hesap ve karşılık için ölüleri dirilteceğini görmüyorlar mı? Elbette O, onları diriltmeye hakkıyla kâdirdir. O Allah -Subhanehu ve Teâlâ- her şeye kadirdir. Ölüleri diriltmekten aciz değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 506,
            "translated_text": "Allah'ı ve Rasûlünü inkâr edenler, azaba uğramak için ateşe arz edildiklerinde kınanıp, azarlanılarak kendilerine şöyle denilir: \"Sizin müşahade etmiş olduğunuz bu azap gerçek değil mi? Yoksa bu azap, sizin dünyada söylemiş olduğunuz gibi yalan mı?\" Onlar şöyle derler: “Rabbimiz! Andolsun ki, evet.” Bunun üzerine onlara şöyle denilir: “Öyleyse Allah'ı inkâr etmeniz sebebiyle tadın azabı!”"
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 46,
            "page_number": 506,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O halde Nûh, İbrahim, Musa ve İsa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhimusselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> gibi peygamberlerden azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret. Onların (kavminin) azaba uğratılmaları hususunda acele etme! Kavminden seni yalanlayanlar; ahirette azabı gördükleri gün, azaplarının uzunluğu sebebi ile dünyada iken sanki gündüzün bir vakti kadar kaldıklarını zannederler. Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>salllallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'e indirilmiş olan bu Kur'an, insanlara ve cinlere bir uyarı olarak yeter. Şüphesiz; inkâr ve masiyetler ile Allah'ın taatinden çıkmış olan topluluktan başkası azap ile helâk edilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "Allah Teâlâ; kafir olup, insanları Allah’ın dininden saptıranların amellerini iptal edip boşa çıkarmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "Allah'a iman edenler, salih ameller işleyenler ve Allah'ın, Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hak olarak indirmiş olduğuna iman edenler var ya; Allah onların günahlarını örtmüştür, onları günahlarından dolayı sorumlu tutmayacaktır. Yüce Allah, onların dünyevî ve uhrevî işlerini düzeltmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "İki gruba verileceği zikredilen bu karşılık, kâfirlerin Allah'ı inkâr edip batıla tabi olmaları; Allah'a iman edenlerin ise Rablerinden gelen hak hususunda Allah'ın Rasûlüne tabi olmaları sebebiyledir. Uğrunda çabaladıkları şeylerin farklı olması sebebi ile bu iki grubun alacakları karşılık farklıdır. Allah'ın bu iki grup hakkındaki hükmünü beyan ettiği gibi bunlar; Mü'minler grubu ve kâfirler grubudur. İşte Yüce Allah, her grubun kendi benzerini bulması için insanlara örneklerini böyle verir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size karşı savaşan kâfirler ile karşılaştığınız zaman kılıçlarınız ile onların boyunlarını vurun. Onlardan çoğunu öldürene kadar onlarla savaşmaya devam edin. Böylece onların gücünü iyice kırın. Onlardan pek çok kişiyi öldürdükten sonra onları esir alın. Onları esir aldıktan sonra çıkarınız neyi gerektiriyorsa onlara ona göre davranın. İster onları karşılıksız olarak salıverin, ister bir mal yahut başka bir şey karşılığında fidye ile salıverin. Onlarla savaşmayı ve onları esir almayı kâfirler Müslüman oluncaya yahut sizinle anlaşıncaya kadar devam ettirin. İşte burada zikredilmiş olanlar; Mü'minlerin kâfirler ile imtihanı, bazı zamanlarda Müslümanların ve bazı zamanlarda da kâfirlerin birbirlerine galip gelmesi Allah'ın hükmüdür. İşte böyle! Eğer Allah dileseydi, iman edenler kâfirlere karşı savaş yapmadan da galip gelirdi. Fakat O; sizi birbiriniz ile imtihan etmek için cihadı meşru kıldı. Böylece O; Mü'minlerden kim savaşacak kim de savaşmayacak onu imtihan eder. Aynı şekilde kâfiri, Mü'min ile imtihan eder. Eğer Mü'min öldürülürse Cennet'e girer. Eğer Mü'min kimse kâfiri öldürürse bu durumda kâfir Cehennem'e girer. Allah yolunda öldürülenlerin amellerini Allah Teâlâ asla boşa çıkarmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "Allah, onları dünya hayatında hakka tabi kılarak muvaffak kılacak ve onların işlerini düzeltecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "Kıyamet günü onları, dünyada iken kendilerine özelliklerini açıklayıp tanıttığı Cennet'e koyacaktır. Aynı şekilde onlara ahiretteki yerlerini de tanıtmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Eğer siz; Allah'ın peygamberine ve dinine yardım ederek ve kâfirler ile savaşarak Allah'a yardım ederseniz, O da sizleri onlara karşı üstün kılarak size yardım eder ve onlarla savaşta karşı karşıya geldiğiniz zaman sizin ayaklarınızı sabit kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "Allah'ı ve Peygamberini inkâr edenlere gelince; hüsrân ve helâk onlar içindir. Allah, onların amellerinin sevaplarını iptal edip boşa çıkarmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "Onlar hakkında gerçekleşen bu ceza; onların Allah Teâlâ'nın, Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiği, içerisinde Allah'ı birlemek olan Kur'an'dan hoşlanmamaları sebebiyledir. Bundan dolayı Allah, onların amellerini iptal etmiştir. Böylece onlar, dünyada ve ahirette hüsrana uğramışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "Yalanlayan o kimseler, yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bakıp, düşünmezler mi? Onların sonları gerçekten çok acı oldu. Allah, onların evlerini kendi üzerlerine yıkıp yerle bir etti. Onları ve onların evlatlarını ve mallarını da helâk etti. Kâfirler için her zaman ve her mekânda bu cezaların benzerleri vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 507,
            "translated_text": "Burada zikredilen karşılık iki grup içindir. Zira Yüce Allah, iman edenlerin yardımcısıdır. Kâfirlere gelince, onların bir yardımcısı yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 508,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah Teâlâ, Allah'a ve Rasûlüne iman edip salih ameller işleyenleri sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan Cennetlere koyacaktır. Allah'ı ve Allah'ın Rasûlünü inkâr edenlere gelince onlar, dünyada arzularına göre istifade ederler. Hayvanların yedikleri gibi yerler. Onların, karınları ve cinsel arzuları dışında bir kaygıları yoktur. Kıyamet günü onların varıp yerleşeceği yer ateştir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 508,
            "translated_text": "Peygamberlerini yalanlamaları sebebiyle seni Mekke'den çıkaran Mekke halkından daha güçlü ve daha çok mala ve evlada sahip olan önceki ümmetlerden nicelerini helâk ettik. Allah'ın azabı kendilerine geldiğinde onlardan bu azabı savacak bir yardımcıları da yoktu. Bunun içindir ki, şayet dilersek Mekke halkını da helâk ederiz de bu konuda hiçbir şey bizi aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 508,
            "translated_text": "Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan ve basiret ile Rabbine ibadet eden kimse, Şeytan'ın kötü amelini kendisine süslü gösterdiği, heva ve heveslerinin kendilerini putlara ibadet etmeye, günah işlemeye ve peygamberleri yalanlamaya sevk ettiği kimse gibi olur mu?"
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 508,
            "translated_text": "Allah'ın, -emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınan- müttakîlere vadetmiş olduğu ve onları koyacağı Cennet'in özellikleri şöyledir; uzun müddet kaldığı halde içinde tadı ve kokusu değişip bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve tortulardan arındırılmış süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi ve diledikleri her şey vardır. Bir de bunun üzerine Rablerinden günahlarını bağışlama vardır. O, günahlarından dolayı onları hesaba çekmez. Karşılığı bu olan kimselerin durumu ile ateşte ebedî kalan ve oradan asla çıkamayacak olan, sıcaklığının şiddeti sebebi ile bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?"
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 508,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Münafıklardan bazıları sana kulak verirler. Ancak onların bu kulak verişleri kabul ettikleri için değildir. Bilakis onlar yüz çevirirler. Öyle ki onlar, senin yanından çıktıklarında Allah'ın kendisine ilim verdiği kimseye; \"O, az önce ne söylemişti?\" derler. Onlar bunu bilmezlikten gelerek ve yüz çevirerek yaparlar. İşte bunlar, Allah'ın kalplerinin üzerine mühür vurduğu kimselerdir. Onların kalplerine hayır ulaşmaz. Onlar, hevalarına tabi olurlar. Öyle ki hevaları sebebiyle hakkı göremezler."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 508,
            "translated_text": "Hak yola hidayet edilenlere ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerine tabi olanlara gelince Rableri, kendilerini hayırda muvaffak kılarak onların hidayetini artırmış ve onlara, kendilerini ateşten koruyacak amelleri ilham etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 508,
            "translated_text": "O kâfirler, kendisinden habersiz oldukları bir anda kıyametin habersiz bir şekilde aniden gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alâmetleri gelmiştir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesi ve Ay'ın yarılması kıyametin alametlerindendir. Onların, kıyamet kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?"
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 508,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yakînen bil ki, Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilâh yoktur. Kendi günahlarının, Mü'min erkeklerin ve Mü'min kadınların günahlarının bağışlanmasını Yüce Allah'tan dile! Muhakkak ki Allah, sizin gündüzlerinizde ne yaptığınızı da gecelerinizde duracağınız yerlerinizi de bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "Allah'a iman edenler -Allah Teâlâ'nın, Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e cihad hakkında bir sûre indirmesini temenni ederek- şöyle derler: \"Keşke cihad hakkında bir sûre indirilmiş olsaydı!\" Allah Teâlâ, açıklamaları ve hükümleri içerisinde savaşın zikredildiği muhkem bir sûre indirdiğinde -Ey Peygamber!- Sen, münafıklardan kalplerinde şüphe bulunanların kalplerindeki korkunun şiddeti ile sana ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi baktıklarını görürsün. Yüce Allah, savaştan geri dönmeleri ve korkmaları sebebi ile onları kendilerine yaklaşmakta olan azap ile tehdit edip korkutmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "Oysa onların Allah'ın emrine itaat etmeleri ve içerisinde hoşnutsuzluğun olmadığı güzel söz söylemeleri daha hayırlı olurdu. Cihad gerçekten farz kılınınca onlar, Allah'a olan imanlarında ve O'na itaatlerinde sadık olsalardı onlar için nifaktan ve Allah'ın emirlerine isyan etmekten daha hayırlı olurdu."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "Eğer siz, Allah'a iman etmekten ve O'na taatte bulunmaktan yüz çevirirseniz, cahiliye dönemindeki halinizde olduğu gibi yine inkâr ve masiyetler ile yeryüzünde bozgunculuk yapacak ve akrabalık bağlarını keseceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "İşte yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağlarını kesmek ile vasıflanmış olan bu kimseleri Allah Teâlâ; rahmetinden uzaklaştırmış, onların kulaklarını kabul ve itaat etmek için olması gereken işitmekten sağır kılmış ve gözlerini hakkı görüp haktan ibret almak hususunda da kör etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "O yüz çevirenler Kur'an'ı düşünmezler mi ve Kur'an'ın içindekilere dikkat etmezler mi? Eğer onlar, Kur'an'ı iyice düşünmüş olsalardı; o Kur'an onları her hayra iletir ve her şerden ise uzaklaştırırdı. Yoksa onların kalplerinin üzerinde onların kalplerinin kapalı olmasına hükmeden ve bundan dolayı Kur'an'ın kalplerine fayda vermesini ve uyarısının kalplerine ulaşmasını engelleyen kilitler mi var?"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "Deliller kendilerine açıklandıktan ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğu ortaya çıktıktan sonra inkâr ve nifak ile imanlarından dönenler var ya; şüphesiz Şeytan, onlara inkârı ve nifakı süsleyip kolaylaştırmış ve onları uzun emellere düşürmüştür."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "Bu sapmanın sebebi onların Allah'ın, Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmiş olan vahyi beğenmeyen müşriklere şöyle demeleridir: \"Cihattan alıykoymak gibi hususlarda size itaat edeceğiz.\" Yüce Allah, onların açığa vurduklarını da gizlediklerini de bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bunlardan dilediğini Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem- için ortaya çıkarır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "Ruhlarını almakla görevlendirilmiş olan melekler, demir kırbaçlarla sırtlarına ve yüzlerine vurarak onların ruhlarını kabzettiği zaman, sen onların içinde oldukları azabı ve rezil durumu bir görsen."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "Bu azap; onların inkâr, nifâk, Allah'ın ve Rasûlünün sınırlarını aşmak gibi Allah'ın kendilerine gazap etmesine neden olan her şeye uymaları ve kendilerini Rablerine yakınlaştıracak Allah'a iman etmek ve O'nun Rasûlüne tabi olmak gibi üzerlerine Allah'ın rızasının inmesine vesile olacak amellerden hoşlanmamaları sebebiyledir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 509,
            "translated_text": "Münafıklardan kalplerinde şüphe bulunan kimseler, Yüce Allah'ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı zannettiler? İmanında sadık olanlar ile yalancı olanları birbirinden ayırmak ve Mü'minin açıkça ortaya çıkması, münafığın da rezilliğinin açıkça ortaya çıkması için Allah, onların içindeki kini kendilerini imtihan edeceği felaketler ve sıkıntılar ile ortaya çıkaracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 510,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer onları sana tanıtmak isteseydik bunu yapardık ve sen onları işaretlerinden tanırdın. Yine de sen onları konuşma üslûplarından tanırsın. Allah, sizin amellerinizi bilir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 510,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Andolsun ki sizleri; cihad, düşmana karşı savaş ve onları öldürmek ile imtihan edeceğiz. Ta ki sizden Allah yolunca cihad edenleri ve Allah'ın düşmanlarına karşı savaşta sabırlı olanları bilelim. Sizi imtihan ederek sizden sadık olanları ve yalancıları ortaya çıkaracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 510,
            "translated_text": "Allah'ı ve O'nun Rasûlünü inkâr edenler, kendilerini ve başkalarını Allah'ın yolundan alıkoyanlar ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğinin hak olduğu apaçık ortaya çıktıktan sonra ona düşmanlık edenler var ya; işte onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar ancak kendilerine zarar verirler. Allah, onların amellerini (yaptıklarını) boşa çıkaracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 510,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerini getirerek ve yasakladıklarından kaçınarak Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Küfür ve riyâ ile amellerinizi iptal edip boşa çıkarmayın."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 510,
            "translated_text": "Allah'ı inkâr edenler, hem kendilerini ve hem de insanları Allah'ın dininden alıkoyanlar ve sonra da tevbe etmeden küfürleri (inkârları) üzerine ölenler var ya; Yüce Allah, onların günahlarını bağışlamayacak, aksine onları günahlarından dolayı hesaba çekecek ve onları içinde ebedî kalacakları ateşe koyacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 510,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Düşmanlarınızla karşı karşıya gelmek hususunda zayıflık göstermeyin ve onlar sizi barış yapmaya davet etmeden önce sakın siz onları barış yapmaya davet etmeyin. Zira siz, onlara karşı üstün durumdasınız ve Yüce Allah da yardımı ile sizinle beraberdir. O, sizin amellerinizin sevabından hiçbir şeyi eksiltmeyecektir. Aksine kendisinden bir ihsan olarak artıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 510,
            "translated_text": "Dünya hayatı sadece bir oyun ve eğlencedir. Akıllı olan bir kimse dünya hayatının oyun ve eğlencesi ile meşgul olarak ahiret amellerinden geri kalmaz. Eğer Allah'a ve Rasûlüne iman eder, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan sakınırsanız; size amellerinizin karşılığı hiçbir şey eksiltilmeksizin tastamam verilir. Sizden mallarınızın tamamı da istenmez. O, sizden ancak farz olan zekâtı ister."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 510,
            "translated_text": "Eğer sizden mallarınızın tamamını isteseydi ve bu isteğinde sizi zorlasaydı; sizler bu hususta cimrilik ederdiniz. O'nun yolunda infâk etmek hususunda kalplerinizin kin ve nefretini ortaya çıkarırdı. Mallarınızın tamamını O'nun yolunda infak etmenizin istenmemesi O'nun size karşı olan merhametindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 47,
            "page_number": 510,
            "translated_text": "İşte sizler, mallarınızın bir kısmını Allah yolunda infak etmeye davet ediliyorsunuz ve sizden mallarınızın tamamını infak etmeniz de istenmiyor. Sizden kimileri, kendisinden bir cimrilik olarak infak etmekten kendisini alıkoyuyor. Her kim, malının bir kısmını Allah yolunda infak etmek hususunda cimrilik ederse; gerçekte o, kendisini infak etmenin sevabından mahrum kılarak kendi aleyhine cimrilik etmiş olur. Allah çok zengindir. O'nun, sizin infak etmenize ihtiyacı yoktur. Sizler ise O'na muhtaçsınız. Eğer sizler, İslam'dan (çıkar da) küfre dönecek olursanız; O, sizi yok eder ve sizin yerinize sizin gibi olmayacak olan aksine Allah'a itaat eden bir topluluk getirir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 511,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz biz, sana Hudeybiye Anlaşması ile apaçık bir fetih verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 511,
            "translated_text": "Böylece Allah, senin fetihten önceki ve sonraki günahlarını bağışlar, dinine yardım ederek senin üzerine olan nimetini tamamlar ve seni içerisinden hiçbir eğrilik bulunmayan dosdoğru İslam yoluna iletir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 511,
            "translated_text": "Ve Allah, düşmanlarına karşı büyük bir zaferle sana yardım eder. Hiç kimse o yardımı senden uzaklaştıramaz."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 511,
            "translated_text": "İmanlarına iman katmak için Mü'minlerin kalplerine sebatı ve sükûneti indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları sadece Allah'ındır. O, orduları ile kulllarından dilediğine yardım eder. Allah, kullarının yararına olan şeyleri hakkıyla bilendir. Yardım ve desteğinde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 511,
            "translated_text": "Bütün bunlar Yüce Allah’ın; iman eden erkek ve kadınları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetler'e koyması, onların günahlarını silmesi ve onları günahlarından dolayı sorumlu tutmaması içindir. İşte burada zikredilen -elde edilmesi istenen Cennet ve korkusundan emin olunmak istenen kötülüklerden sorumlu tutulmak- Allah katında hiçbir şeyin kendisine erişemeyeceği büyük bir kurtuluş\/başarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 511,
            "translated_text": "(Bir de bunlar) Allah hakkında Allah'ın dinine yardım etmeyeceğine ve dinini yüceltmeyeceğine dair kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Müslümanlar için bekledikleri kötülük çemberi onların kendi başlarına gelmiştir! İnkârları ve kötü zanları sebebi ile Allah onlara gazap etmiş, onları rahmetinden kovmuş ve onlar için içinde ebedi kalacakları Cehennem'i hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış ve dönüş yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 511,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. O, orduları ile kullarından dilediğine yardım eder. Allah; yücedir, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği mutlak güç sahibidir. Yaratmasında, takdirinde ve yönetmesinde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 511,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz biz seni kıyamet günü ümmetine bir şâhit; Mü'minleri, dünyada kendilerine vadolunmuş olan yardım ve iktidar ile ahirette ise kendilerine vadolunmuş olan nimetleri müjdeleyici olarak, kâfirleri ise dünyada kendilerine vadolunmuş olan Mü'minlerin eli ile gerçekleşecek olan zillet ve yenilgi ile ahirette ise kendilerini bekleyen azap ile korkutucu olarak gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 511,
            "translated_text": "Ta ki Allah'a ve Rasûlü'ne iman edesiniz, O'nun Rasûlünü yüceltip ona saygı gösteresiniz. Aynı şekilde gündüzün evvelinde ve sonunda Allah'ı tesbîh edesiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 512,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak ki Rıdvan Biati'nde Mekke ehli olan müşriklere karşı savaşacaklarına dair sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Çünkü onlara müşriklerle savaşmalarını emreden Allah Teâlâ'dır. Allah, onlara yaptıklarının mükâfatını verecektir. Biatte Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. O, onların her şeyinden haberdardır. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kim biatini ve ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Bu, Allah'a hiçbir zarar vermez. Kim de Allah'ın dinine yardım edeceğine dair Allah ile olan ahdine vefa gösterirse; Yüce Allah, ona büyük bir mükâfat verecektir ki o mükâfat Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 512,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Mekke'ye yolcuğunda Allah Teâlâ'nın bedevîlerden seninle birlikte olmaktan geri bıraktıkları var ya, sen onları azarlarsan sana diyecekler ki: \"Bizleri seninle yolculuk etmekten mallarımız ve evlatlarımız ile ilgilenmemiz alıkoydu. Bundan dolayı bizim günahlarımız için Allah'tan bağışlanma dile!\" Onlar Nebi <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span>'in kendileri için Allah'tan bağışlanma talebini kalplerinde olmadığı halde dilleri ile söylerler. Çünkü onlar, günahlarından tevbe etmediler. Onlara de ki: \"Eğer Allah size bir hayır yahut zarar gelmesini dilerse O'na karşı kimsenin gücü yetmez. Hayır! Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır. Siz ne kadar gizleseniz de yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 512,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nebi -<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte yolculuk etmekten sizleri alıkoyan, sizlerin özür olarak ileri sürdüğünüz gibi mallar ve evlatlar ile ilgilenmek değildi. Aksine sizlerin; Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ve ashabının hepsinin helâk olacağını ve Medine'ye ailelerinin yanına geri dönemeyeceklerini zannetmenizdi. Şeytan, bunu sizin kalplerinizde süslemişti de sizler Rabbiniz hakkında O'nun, Peygamberine yardım edemeyeciğine dair kötü zanda bulunmuştunuz. Böylece Allah, hakkında kötü zanda bulunmanız ve O'nun Rasûlü ile birlikte hareket etmekten geri kalmanız sebebi ile helâk olmuş bir kavim olmuştunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 512,
            "translated_text": "Kim Allah'a ve O'nun Rasûlüne iman etmezse işte o kâfirdir. Şüphesiz biz, kıyamet günü kâfirler için kendisi ile azap olunacakları şiddetli\/alevli bir ateş hazırladık."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 512,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin hükümranlığı sadece Allah'a aittir. O, kullarından dilediğinin günahlarını bağışlar ve ihsanı ile onu Cennet'e koyar. Yine adaleti ile kullarından dilediğine azap eder. Allah, günahlarından tevbe eden kullarını çok bağışlayan ve onlara çok merhamet edendir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 512,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Müminler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’ın kendilerini geride bıraktığı kimseler, Hudeybiye Anlaşması’ndan sonra sizler Allah’ın sizlere vadetmiş olduğu Hayber ganimetlerini almak için çıktığınızda size şöyle diyecekler: \"Bizi bırakın da o ganimetlerden bir pay almak için biz de sizinle birlikte çıkalım.\" Geri kalan bu kimseler; bu istekleri ile Allah’ın Hudeybiye Anlaşması’ndan sonra sadece Mü'minlere vermeyi vadetmiş olduğu Hayber ganimetleri ile alâkalı vaadini değiştirmek istiyorlar. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"O ganimetler için çıktığımızda bize asla tabi olmayın! Şüphesiz Allah, Hayber ganimetlerini sadece Hudeybiye Anlaşması’na şahitlik edenler olarak bizlere vadetmiştir.\" Onlar şöyle diyeceklerdir: \"Sizin, bizleri size tabi olmaktan alıkoymanız Allah’tan bir emir değildir. Bilâkis sizin bizlere karşı duyduğunuz hased sebebiyledir.\" İş geri kalan bu kimselerin iddia ettikleri gibi değildir. Onlar az bir şey dışında Allah’ın emirlerini ve yasaklarını anlamazlar. Bundan dolayı ona isyan etmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 513,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bedevilerden seninle beraber Mekke'ye sefer etmekten geri kalanları imtihan ederek onlara de ki: \"Çok güçlü bir kavme karşı savaşmak için çağrılacaksınız. Ya onlarla Allah yolunda savaşacaksınız ya da onlar savaşmadan İslam'a girip Müslüman olacaklar. Eğer sizi davet ettiği şey olan savaş hususunda Allah'a itaat ederseniz; Allah size güzel bir mükâfat verir ki, o da Cennet'tir. Eğer daha önce Mekke'ye onunla (peygamberle) birlikte sefer etmek hususunda yüz çevirip geri döndüğünüz gibi dönerseniz; o zaman Allah sizi, acı verici bir azapla azaplandırır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 513,
            "translated_text": "Köre, topala ve hastaya (özür sahibi oldukları için) Allah yolunda savaşmaktan geri kaldıkları için bir günah yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değildirler.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, ağaçları ve sarayları altından ırmaklar akan Cennetler'e koyar. Kim de Allah'a ve Peygamberine muhalefet ederse Allah onu acı bir azaba uğratır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 513,
            "translated_text": "Allah, Hudeybiye'de Rıdvan Biati'nde ağacın altında biat eden Mü'minlerden razı olmuştur. Onların kalplerindeki imanı, ihlası ve doğruluğu bilmiş ve onların kalplerine huzur indirmiştir. Buna karşılık olmak üzere ve Mekke'ye giremediklerinden dolayı elde edemediklerinin bir telafisi olarak kendilerini yakın bir fetih olan Hayber'in Fethi ile mükâfatlandırmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 513,
            "translated_text": "Yine onları Hayber ehlinden elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfalandırdı. Allah üstündür, hikmet sahibidir. Allah; yücedir, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği mutlak güç sahibidir. Yaratmasında, takdirinde ve yönetmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 513,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah, sizlere gelecekte pek çok ganimetler elde edeceğiniz İslâmî fetihler vadetmiştir. Hayber ganimetlerini ise çabuklaştırmıştır. Aynı şekilde sizden sonra ailelerinize musallat olmak isteyen Yahudilerin ellerini sizden çekmiştir. Bunu, bu ganimetlerin Allah'ın size olan yardımının bir alameti olması için çabuklaştırmıştır. Allah, sizleri içerisinde hiçbir eğriliğin bulunmadığı dosdoğru yoluna iletir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 513,
            "translated_text": "Allah, bundan başka sizin şu an güç yetiremediğiniz başka ganimetleri de sizlere vadetmiştir. Yüce Allah, tek başına buna güç yetirendir. O, Allah'ın ilminde ve yönetmesindedir. Allah, her şeye kâdir olandır. O'nu hiçbir şey aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 513,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ı ve Rasûlünü inkâr edenler sizinle savaşsalardı, sizin önünüzde hezimete uğrayarak arkalarına dönüp korku ile kaçarlardı. Sonra işlerini yapacak bir dost ve savaşta kendilerine yardım edecek bir yardımcı da bulamazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 513,
            "translated_text": "Mü'minlerin galip gelmesi ve kâfirlerin hezimete uğraması her zaman ve her yerde sabittir. Yalanlayan bu kimselerden daha önce gelip geçmiş olan ümmetler hakkında Allah'ın sünnetidir (kanunudur). -Ey Peygamber!- Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 514,
            "translated_text": "Seksen kişi olarak sizlere kötülük isabet ettirmek isteğiyle geldiklerinde, müşriklerin ellerini sizin üzerinizden çeken ve sizin ellerinizi de sizleri, onları esir almaya muktedir kıldığı halde kendilerini serbest bırakarak öldürmek ve onlara eziyet etmekten el çektiren O'dur. Allah, sizin yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 514,
            "translated_text": "Onlar Allah'ı ve Rasûlünü inkâr eden, sizleri Mescid-i Haram'dan alıkoyan ve kurbanların kurban edilme yerleri olan Harem bölgesine ulaşmasına engel olan kâfirlerdir. Sizlerin kendilerini tanıyamadığınız için kâfirlerle birlikte öldürülme ihtimali olan Mü'min erkek ve Mü'min kadınlar olmasaydı Allah, sizin Mekke'yi (savaşarak) fethetmenize izin verirdi. Şayet onlarla savaşsaydınız tanımadığınız Mü'minleri öldürmeniz sebebi ile siz günaha girmiş olurdunuz ve sizlerin diyet vermesi gerekirdi. Allah, Mekke'deki Mü'min kullarından dilediklerine rahmet etmek için böyle yapmıştır. Eğer kâfirler Mekke'de Mü'min olanlardan ayırt edilmiş olsalardı, Allah'ı ve Rasûlünü inkâr edenleri elemli bir azaba çarptırırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 514,
            "translated_text": "Allah'ı ve O'nun Rasûlünü inkâr edenler, kalplerine cahiliye taassubunu yerleştirip de kendilerini hakkı gerçekleştirmeye bağlı kılmak yerine sadece hevaya bağlı kılıp Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Hudeybiye yılında Mekke'ye girmesi sebebiyle kendilerini yeneceğine dair korkuya kapılıp Mekke'ye girmesinden korktuklarında Allah da, katından kendi elçisine ve Mü'minlere huzur ve güvenini indirdi. Böylece kızgınlıkları, müşriklerin onlara yaptıklarının aynısını müşriklere yapmaya sevk etmedi. Allah, Mü'minleri hak söze kelime-i tevhide (Allah'tan başka ibadet edilecek hak ilah olmadığına) bağlı kıldı ve onların bu hak sözü hakkı ile yerine getirmelerini sağladı. Zaten Mü'minler kalplerinde var olan ve Allah'ın bildiği hayır sebebi ile hak sözü yerine getirmek hususunda herkesten daha lâyık ve ehil kimselerdi. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 514,
            "translated_text": "Andolsun ki Allah, elçisine gösterdiği ve onun da ashabına haber verdiği rüyasını doğru çıkardı. O'nun rüyası kendisinin, ashabı ile birlikte (hac) ibadetinin bitişinin habercisi olarak bir kısmının saçlarını kazıtmış bir kısmının ise saçlarını kısaltmış olduğu halde düşmanlarından güvende olarak Mekke'ye girmeleriydi. -Ey Mü'minler!- Sizler kendi maslahatınıza (yararınıza) olan şeyi bilmezken Allah bunu bilmekteydi ve Mekke'ye girişinize dair olan rüyanın gerçekleşmesinden önce sizlere o sene yakın bir fetih vermişti. İşte o fetih; Allah Teâlâ'nın Hudeybiye Anlaşması ve onun devamında Hudeybiye'ye katılan Mü'minlerin elleri ile gerçekleştirmiş olduğu Hayber'in Fethi idi."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 514,
            "translated_text": "Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i apaçık bir beyan ve hak din olan İslam Dini ile o dinin kendisine muhalif olan bütün dinlere üstün gelmesi için gönderen Allah'tır. Allah, buna şahitlik etmiştir ve şahit olarak Allah yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 48,
            "page_number": 515,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah’ın elçisidir. Onunla beraber olan sahabeleri kendilerine karşı savaşan kâfirlere çetin, kendi aralarında ise birbirlerine karşı merhametli ve şefkatlidirler. Baktığında onları Allah için rükûya varırken ve secde ederken görürsün. Onlar; Allah’tan kendilerini bağışlamasını, kendilerine yüce bir karşılık vermesini ve kendilerinden razı olmasını isterler. Onların nişanları, yüzlerinden hidayet, vakar ve namazın nuru olarak yansıyan secde izleridir. Bu, onların Musa -aleyhisselam-'a indirilen kitap olan Tevrat’taki vasıflarıdır. Onların, İsa -aleyhisselam-'a indirilen kitap olan İncil'deki vasıfları ise şöyledir: Onlar birbirleri ile yardımlaşmalarında filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki, bunun gücü ve kemali çiftçilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle ve birbirlerine olan tutkunluklarıyla kendilerini gören kâfirleri öfkelendirir. Allah, sahabelerden Allah'a iman edenlere ve salih ameller işleyenlerin günahlarını bağışlamayı vadetmiştir. Onları günahlarından dolayı sorumlu tutmayacaktır. Aynı şekilde onlara, katından büyük bir mükâfat vadetmiştir ki, o mükâfat Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 515,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın dinine tabi olanlar! Hiçbir söz yahut fiiliniz ile Allah'ın ve Rasûlünün önüne geçmeyin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, sözlerinizi hakkıyla işiten ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. Bunlardan (söylediklerinizden ve yaptıklarınızdan) hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptıklarınıza göre size karşılık verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 515,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın dinine tabi olanlar! Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı edepli olun ve onu muhatap alırken seslerinizi sakın onun sesinin üstüne çıkarmayın ve sakın onu ismi ile çağırmayın. Aksine onu ismi ile değil yumuşak bir şekilde peygamberlik ve risalet ile çağırın. Yoksa siz, farkında olmadan amellerinizin sevabı boşa gider."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 515,
            "translated_text": "Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği, kalplerini onun için halis kıldığı kimselerdir. Onlara günahları için mağfiret vardır ve Allah onları sorumlu tutmayacaktır. Ve yine kıyamet günü onlar için büyük bir mükâfat vardır ki o mükâfat; Allah'ın onları Cennet'e koymasıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 515,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana, hanımlarına ait odaların arkasından seslenenlerin çoğu, akıllarını kullanmayan bedevi kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 516,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hanımlarına ait odaların arkasından sana seslenen bu kimseler, sen onların yanına çıkıncaya kadar sabredip sana seslenmeselerdi, sonra sen onların yanına çıkınca seslerini yükseltmeden sana hitap etmiş olsalardı, bunda sana hürmet etme ve tazimde bulunma olduğu için (bu davranış onlar için sana odaların arkasından seslenmelerinden) daha hayırlı olurdu. Şüphesiz Yüce Allah, kullarından günahlarına tevbe edenlerin günahlarını çokça bağışlayandır. Onların cehaletlerini çokça affeden ve onlara karşı çok merhametli olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 516,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın dini ile amel edenler! Eğer fasık bir kimse size bir topluluktan haber getirirse bu haberin doğruluğunu iyice araştırın. Haberin doğruluğunu iyice araştırmadan hemen haberi tasdik etmeye kalkışmayın. Sonra işin aslını bilmediğiniz halde doğru olup olmadığını araştırmadan tasdik ettiğiniz bu haber sebebi ile bir topluluğa karşı suç işlersiniz. Haberin yalan olduğu ortaya çıktıktan sonra da yaptığınız bu kötülükten dolayı pişman olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 516,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Aranızda kendisine vahiy indirilen Allah’ın Rasûlünün bulunduğunu bilin ve onu yalanlamaktan sakının. Eğer yalanlarsanız, sizin yalanınızın haber verildiği vahiy ona iner. O, hangi şeyin sizin yararınıza olduğunu daha iyi bilir. Eğer o, sizin birçoğunu onayladığınız işlerde size uymuş olsaydı, siz sıkıntıya düşerdiniz ve o, bundan hoşnut olmazdı. Fakat Yüce Allah, ihsanı ile size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde süsledi. Böylece sizler iman ettiniz. Size; küfrü, taatinden çıkmayı ve Allah'a isyan etmeyi ise kötü göstermiştir. İşte bu sıfatlar ile sıfatlanmış olanlar ergin ve doğru yolu bulmuş olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 516,
            "translated_text": "Sizler için hayrın kalplerinizde güzel gösterilmesi ve şerrin kötü gösterilmesi ancak Allah'tan bir ihsandır. O, size bunları fazlından ihsan etmiş ve sizi bu nimetler ile nimetlendirmiştir. Allah, kullarından şükredenleri hakkıyla bilir ve onları muvaffak kılar. O; çok hikmet sahibidir, her işi uygun olan yerine koyar."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 516,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Mü'minlerden iki grup birbirlerine karşı savaşacak olurlarsa iki grubun arasını ayrılığa düştükleri şey hususunda Allah'ın hükmü ile düzeltin. Eğer iki gruptan biri aranın düzelmesini kabul etmeyecek ve saldırmaya devam edecek olursa; bu durumda haddi aşan o gruba karşı Allah'ın hükmüne dönünceye kadar savaşın. Eğer Allah'ın hükmüne dönerse iki grubun arasını adalet ve insaf ile düzeltin. Aralarında hüküm verirken adaletli olun. Şüphesiz Allah, hükümlerinde adil davrananları sever."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 516,
            "translated_text": "Mü’minler ancak kardeştirler. -Ey Mü'minler!- İslam dini kardeşliği, birbirleri ile çekişen kardeşlerin aralarının düzeltilmesini gerektirir. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkup sakının ki, merhamet olunasınız."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 516,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın dini ile amel edenler! Sizden bir topluluk diğer bir topluluk ile alay etmesin. Olur ki alay edilenler, Allah katında alay edenlerden daha hayırlıdırlar. Burada dikkat edilmesi gereken husus Allah katında kimin hayırlı olduğudur. Kadınlar da başka kadınlar ile alay etmesinler. Olur ki alay edilen kadınlar, kendileri ile alay eden kadınlardan daha hayırlıdırlar. Sakın kardeşlerinizi ayıplamayın. Çünkü onlar makam olarak sizinle aynı makamdadırlar. Ve sakın birbirinize hoşlanmadığınız (kötü) lakaplar takmayın. Tıpkı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gelişinden önce Ensar'dan bazı kimselerin yaptığı gibi. Sizden kim böyle yaparsa, işte o kimse fasıktır. İmandan sonra fasıklık sıfatı ile sıfatlanmak ne kötü bir özelliktir. Kim bu günahlardan tevbe etmezse, işte onlar işledikleri bu masiyetleri sebebi ile kendi nefislerini helâka sürükleyerek kendilerine zulmetmiş olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 517,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın dini ile amel edenler! Zannın çoğundan kaçının. Hiçbir delile ve mesnede dayanmayan ithamlardan uzak durun. Zahiren iyi gibi görünen kötü zan gibi zannın bir kısmı günahtır. Mü'minlerin gizli işlerini araştırmayın ve sakın sizden biri, kardeşini onun hoşlanmayacağı bir şey ile anmasın. Onu, hoşlanmayacağı bir şey ile anmak tıpkı onun ölü etini yemek gibidir. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? O halde onun gıybetini yapmaktan sakının. O da (gıybetini yapmakta) bunun gibidir. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Allah Teâlâ kullarından tevbe eden kullarının tevbelerini çokça kabul edendir. Onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 517,
            "translated_text": "Ey insanlar! Şüphesiz biz, sizi bir erkekten ki, o babanız Adem -aleyhisselam- ve bir dişiden yarattık ki, o da anneniz Havvâ'dır. Sizin soyunuz birdir. Sizden hiç kimse sakın ola soyu hususunda övünmesin. Sonra sizi övünesiniz diye değil, birbiriniz ile tanışasınız diye yayılmış bir şekilde pek çok kollara ve kabilelere ayırdık. Çünkü üstünlük ve ayrım ancak takva ile olur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmuştur: Şüphesiz Allah katında en değerliniz O'ndan en çok sakınanınız ve takvalı olanınızdır. Şüphesiz Allah her halinizi hakkıyla bilendir ve sizin eksiklik ve kemal bakımından hangi hal üzerinde olduğunuzdan hakkıyla haberdardır. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 517,
            "translated_text": "Çöl ehli bazı Araplar, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldiklerinde şöyle dediler: \"Bizler Allah'a ve O'nun Rasûlüne iman ettik.\" Ey Peygamber! Onlara de ki: \"Siz iman etmediniz. Fakat teslim olduk ve boyun eğdik, deyin! Çünkü iman, henüz kalplerinize girmedi. İmanın kalplerinize girmesi umulur. Ey çöl ehli bedeviler! Eğer iman edip salih ameller işleyerek ve haramlardan uzak durarak Allah'a ve O'nun Rasûlüne itaat ederseniz, Allah amellerinizin sevabından hiçbir şey eksiltmez. Şüphesiz Yüce Allah tövbe eden kullarının günahlarını çokça örtüp bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 517,
            "translated_text": "Asıl Mü'minler, Allah’a ve Rasûlüne iman edip, sonra da imanlarına hiçbir şüphe karıştırmayanlar, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler, bu hususta hiçbir cimrilik göstermeyen kimselerdir. İşte imanlarında sadık olanlar, bu sıfatlar ile sıfatlanmış onlanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 517,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O bedevilere de ki: \"Siz, dininizi Allah'a mı öğretiyor ve bildiriyorsunuz? Allah, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Sizin, dininizi O'na gösterip haber vermenize ihtiyacı yoktur.\""
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 517,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O bedeviler, Müslüman oldular diye seni minnet altında tutmak istiyorlar. De ki: \"Allah'ın dinine girişiniz sebebiyle beni minnet altında bırakmayın. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Eğer gerçekleşirse<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müslüman olmanızın faydası size döner. Bilâkis siz, İslam Dini'ne girme iddianızda samimi ve sadık kimseler iseniz, sizleri iman etmek hususunda muvaffak kıldığı için Yüce Allah sizi minnet altında tutar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 49,
            "page_number": 517,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Allah, yapmakta olduğunuz amelleri hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, size amellerinizin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir. Allah Teâlâ, içerisindeki manalardan, hayır ve bereketin çokluğundan dolayı Kur'an'a yemin etmiştir. Şüphesiz kıyamet günü, hesap ve karşılık için diriltileceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Onların seni reddetmelerinin sebebi; senin yalan söylemiş olabilme ihtimalin değildir. Onlar, senin doğruluğunu bilmektedirler. Bilâkis onlar, bir meleğin değil de kendilerine kendi cinslerinden bir kimsenin uyarıcı olarak gelmesine şaşırmışlar ve şöyle demişlerdir: \"Elçinin insanlardan bir kimse olarak bize gelmesi şaşılacak bir şeydir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Öldükten ve toprak olduktan sonra diriltilecek miyiz? Bu diriliş ve çürüdükten sonra bedenlerimize hayatın geri dönmesi, gerçekleşmesi mümkün olan bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Biz, onlar öldükten sonra yerin onların bedenlerinden neyi yiyip yok ettiğini bilmekteyiz. O hususta bize hiçbir şey gizli kalmaz. Katımızda ise hayatlarında ve ölümlerinden sonra da Yüce Allah'ın kendileri hakkında takdir ettiğini muhafaza edip kaydeden bir kitap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Bilâkis o müşrikler, Peygamber kendilerine Kur'an'ı getirince onu yalanladılar. Onlar, karışık ve tedirgin haldedirler. Onlar, o Kur'an hakkında sabit bir görüşe sahip değildirler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Yeniden dirilmeyi inkâr eden o kimseler, üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Biz o göğü nasıl yaratmış, bina etmiş ve oraya koyduğumuz yıldızlar ile onu nasıl süslemişiz? Göğü kusurlu kılacak yarıklar da yoktur. Bu göğü yaratan ölüleri diriltmekten aciz değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Yeryüzünü yaydık ve yerleşmeye uygun kıldık. Kargaşanın olmaması için oraya sabit dağlar yerleştirdik ve orada güzel görünümlü her sınıf bitkiden ve ağaçtan bitirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Bütün bunları Rabbine taatle yönelen her kula göstermek ve öğüt vermek için yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Gökten çok faydalı ve hayırlı bir su indirdik ve o su ile sizin için bostanlar ve hasadını yaptığınız arpa tanelerini ve diğerlerini bitirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "O su ile birbirine girmiş, küme küme salkımları olan uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Bunlardan kullara rızık olarak yedikleri bitkileri bitirdik. O su ile bitki bitmeyen beldeye hayat verdik. İçerisinde bitki olmayan beldeye yağmur ile hayat verdiğimiz gibi ölüleri de dirilteceğiz. Böylece onlar kabirlerinden diri bir şekilde çıkacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni yalanlayan bu kimselerden önce peygamberlerin kavimleri de peygamberlerini yalanlamıştı. Nuh’un kavmi, Kuyu Ashabı ve Semûd kavmi de yalanlamıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Âd ve Firavun ile Lût kavmi de yalanladılar."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Şuayb -aleyhisselam-'ın kavmi Eyke halkı ve Yemen kralı Tubba'ın halkı da yalanlamışlardı da, Allah'ın kendilerini tehdit etmiş olduğu o azap onlar hakkında gerçek olmuştu."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 518,
            "translated_text": "Sizi ilk olarak yaratmamızda acizlik mi gösterdik ki sizi yeniden diriltmekten aciz olalım? Hayır! Onlar, ilk yaratılışlarından sonra yeni bir yaratılış (diriliş) hakkında şüphe etmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Andolsun, insanı biz yarattık ve biz, nefsinin kendisine fısıldadığı düşünceleri biliriz. Biz ona kalbe bağlı olan ve boynunda bulunan damardan\/şah damarından daha yakınız."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Biri sağında ve diğeri solunda olmak üzere oturan iki melek insanın amellerini yazmaktadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "İnsan bir söz söylediğinde yanında bulunup onu gözetleyen melek onun söylediklerini yazmaya hazırdır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "İnsanın kendisinden kaçacağı yeri olmayan ölümün şiddetli hali gerçekten gelir de insana; \"-Ey gafil insan!- İşte bu; senin erteleyip durduğun ve kendisinden kaçtığın şeydir.\" denir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Sûr'a üflemek ile görevli kılınmış olan melek, o Sûr'a ikinci kez üflediğinde işte o gün kıyamet günüdür. O gün, kâfirler ve âsiler için azap günüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Her kişi yanında biri sevkedici\/sürücü ve diğeri amellerine şahitlik eden olmak üzere iki melek ile gelir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Sürülüp götürülen bu insana şöyle denir: \"İstek ve arzularının seni aldatması sebebi ile sen dünyada iken bugün hakkında gaflette idin. Artık açıkça müşahade ettiğin azap ve sıkıntı ile senin üzerindeki gafleti kaldırdık. Daha önce kendisi hakkında gaflette olduğun şeyleri görmede gözlerin ise oldukça keskindir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Onunla beraber olan görevli melek şöyle der: \"Yanımda olan kimsenin ameli ne bir eksik ve ne de bir fazladır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, biri sevkedici\/sürücü ve diğeri şahitlik eden olmak üzere iki meleğe şöyle buyurur: \"Haydi ikiniz hakkı inkâr eden her inatçı kâfiri Cehennem'e atın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Allah Teâlâ'nın farz kıldığı hakkı çokça engelleyen, Allah'ın koyduğu sınırları çiğneyen ve Yüce Allah'ın vaad ve tehdit olarak haber verdiği şeylerde şüphe eden kimseyi Cehennem'e atın."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "(O iki meleğe;) \"İbadette Allah ile birlikte başka bir ilah\/ma'bûd edineni şiddetli azaba atın.\" denir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Şeytanlar'dan olan arkadaşı ondan beri olduğunu söyleyerek der ki: \"Rabbimiz! Onu ben saptırmadım. Fakat o, haktan çok uzak bir sapıklık içinde idi.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Allah Teâlâ şöyle buyurur: \"Benim yanımda çekişmeyin. Zira bunun bir faydası yoktur. Şüphesiz ben, sizler dünyada iken sizlere beni inkâr eden ve bana isyan edenler için olan şiddetli azabımı peygamberlerim ile haber vermiştim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Benim huzurumda söz değiştirilmez. Sözümden dönülmez. Ben, ne iyiliklerini eksilterek ve ne de kötülüklerini artırarak kullara zulmetmem. Bilâkis onlara amellerine göre karşılık veririm."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "O gün, Cehennem'e şöyle deriz: \"Sana atılan kâfirler ve isyankârlar ile doldun mu?\" Daha fazlasını isteyerek ve Rabbi için kızarak; O da Rabbine şöyle cevap verir: \"Daha var mı?\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rablerinden sakınanlar için Cennet yakınlaştırılmıştır. Onlar, kendilerinden uzakta olmayacak şekilde orada bulunan nimetleri müşahede ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Onlara şöyle denir: \"Bu; tevbe ederek Rabbine dönen ve Rabbinin kendilerini sorumlu kıldığı şeyleri yerine getiren her kişi için Allah tarafından vadolunandır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Kendisini Yüce Allah'tan başka hiç kimsenin görmediği (gizli) hallerde dahi Rabbinden korkan ve selim bir kalp ile Rabbine çokça yönelen kimseler içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Onlara şöyle denir: \"Hoşlanmadığınız şeylerden selamette (güvende) olduğunuz bir halde Cennet'e girin. İşte bugün, kendisinden sonra yokluğun olmadığı ebedi kalış günüdür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 519,
            "translated_text": "Onlar için orada bitmek tükenmek bilmeyen nimetlerden diledikleri her şey ve katımızda da daha önce hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve daha önce hiçbir beşerin kalbine düşüncesi gelmemiş olan nimetlerden vardır. İşte Allah Teâlâ'yı görmek de bu nimetlerdendir."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Mekke ehlinden yalanlayan bu müşriklerden önce ne kadar çok ümmeti helâk ettik. Onlar; diyar diyar dolaşarak azaptan kurtulacakları bir yer aradılar, fakat bulamadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Şüphesiz önceki ümmetlerin helâkının zikredilmesinde, kendisi ile aklettiği bir kalbi olan yahut gafil olmayan ve hazır olan bir kalp ile işiten kimseler için bir hatırlatma ve bir öğüt vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Andolsun biz; gökleri, yeri ve gökler ile yer arasında bulunanları bir anda yaratmaya kadir olmakla birlikte bunları altı günde yarattık. Yahudilerin iddia ettiği gibi bize hiçbir yorgunluk da dokunmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudilerin ve diğerlerinin dediklerine sabret. Rabbin için Güneş'in doğuşundan önce sabah namazını kıl. Batmasından önce ikindi namazını da Rabbine hamdederek kıl."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Geceleyin O'nun için namaz kıl ve namazlardan sonra O'nu tesbih et."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span>İkinci kez Sûr'a üflemekle görevlendirilmiş olan meleğin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "O gün yaratılmışlar, yeniden dirilişin sesini içerisinde şüphe olmayan hak ile işitirler. İşte onu işittikleri gün; ölülerin hesap ve karşılık için kabirlerinden çıkış günüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz. Bizim dışımızda ne bir dirilten ve ne de bir öldüren vardır. Kıyamet günü, hesap ve ceza için kulların dönüşü de sadece bizedir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "O gün yeryüzü, onların süratle ayrılmaları için yarılır. Onlar hızlı bir şekilde çıkarlar. Bu bir toplanmadır ki, bize göre kolaydır."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 50,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Biz, o yalancıların ne söylediklerini çok iyi bilmekteyiz. -Ey Peygamber! Sen iman etmeleri için onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Sen ancak, Allah'ın sana emrettiklerini tebliğ eden bir tebliğcisin. Benim tehdidimden korkan kâfirlere ve isyan edenlere Kur’an ile öğüt ver. Çünkü korkan kimse öğüt alır ve hatırlatılınca düşünür."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Allah Teâlâ; toprağı savuran rüzgârlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Bol olan suları taşıyan bulutlara (yemin etmiştir)."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Denizde kolaylıkla yüzüp giden gemilere."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın kulların işlerinden taksim etmelerini emrettiği şeyleri taksim eden meleklere."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Şüphesiz Rabbinizin size vadettiği hesap ve karşılık, içerisinde şüphe olmayan bir gerçektir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 520,
            "translated_text": "Kıyamet günü kulların, hesaba çekilmeleri kesinlikle ve şüphesiz vuku bulacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, yolları olan ve güzel bir yaratılışa sahip olan göğe yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mekke halkı!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz sizler, çelişkili sözler söylüyorsunuz. Sizler bazen Kur'an bir sihirdir diyorsunuz, bazen ise bir şiirdir diyorsunuz. Aynı şekilde bazen Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span> sihirbazdır diyorsunuz, bazen ise o, bir şairdir diyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın ilminde Kur'an-ı Kerim ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iman etmekten çevrilen çevrilir. Bu; o kimsenin iman etmeyeceğini Allah’ın ilmi ile bilmesindendir. Bu kimse doğruya iletilmek hususunda muvaffak kılınmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Kur’an ve peygamberleri hakkında yalan konuşan o yalancılar kahrolsun."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Onlar, ahiret yurdu hakkında cehalet içerisinde kalmış gafillerdir. Onlar, ahireti umursamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "\"Ceza\/karşılık günü ne zamandır?\" diye soruyorlar. Onlar, o gün için amel etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, onların sorularına şöyle cevap verir: \"O gün, onların ateşte yakılarak azap görecekleri gündür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Onlara şöyle denir: \"Azabınızı tadın! Kendisi ile uyarıldığınızda sizin, alay ederek gelmesi için acele edip durduğunuz şey işte budur!\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Rablerinden sakınanlar var ya; şüphesiz kıyamet günü onlar, bahçelerde ve pınarlardadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Rablerinden güzel karşılığı almışlardır. Şüphesiz onlar, dünyada iken bu güzel karşılıktan önce de iyi kimseler idiler."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Onlar; geceleyin namaz kılarlardı ve geceleyin az bir zamandan başka uyumazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Seher vakitlerinde ise Rablerinden günahları için bağışlanmayı dilerlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Onların mallarında gönüllü olarak isteyenler ve istemeyenler için maddi imkanlar bulamayanlara bir hak vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Yeryüzünde ve Allah'ın orada koyduğu dağlarda, denizlerde, ağaçlarda, bitkilerde ve hayvanlarda kesin olarak inananlar için Allah'ın kudretine, O'nun yaratan ve şekil veren olduğuna delalet eden nice deliller vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizin kendi nefislerinizde de Allah'ın kudretine delalet eden nice deliller vardır. İbret almak için bakmaz mısınız?"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Gökte de sizin dünyevî ve dinî rızkınız, bir de hayır ve şer olarak size vadedilen şeyler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki, yeniden dirilme tıpkı sizin konuşmanız gibi içinde şüphe olmayan bir haktır."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber! Sana<span class=\"text-danger\">-<\/span>, İbrahim <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın kendilerine ikramda bulunduğu meleklerden olan şerefli ve değerli misafirlerinin haberi geldi mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Onlar, İbrahim'in yanına girdiklerinde ona şöyle demişlerdi: \"Selam!\" İbrahim de onların selamını almış ve o da onlara karşılık olarak şöyle demiştir: \"Selâm!\" Kendi nefsinde şöyle demişti: \"Bunlar kendilerini tanımadığımız kimselerdir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Hemen gizlice ailesinin yanına gitti ve gelen misafirlerin insan olduklarını zannederek ailesinin yanından besili bir buzağı getirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Buzağıyı onlara yaklaştırdı ve onlara yumuşak bir şekilde hitap ederek: \"Sizin için sunulan bu yemekten yemez misiniz?\" dedi."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Onlar yemeyince İbrahim -aleyhisselam-'ın nefsinde bir korku meydana geldi. Melekler bunu farkettiler ve ona güven vererek; \"Korkma! Bizler Allah katından gönderilmiş olan elçileriz.\" dediler. Sonra İbrahim -aleyhisselam-'a kendisini sevindirecek olan; çokça ilmi olacak olan erkek bir çocuğun doğum müjdesi haberini verdiler. Onun, kendisi ile müjdelendiği (çocuk), İshâk -aleyhisselam- idi."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam-'ın karısı bu müjdeyi işitince sevinci sebebi ile çığlık attı ve ellerini yüzüne çarparak şaşırmış bir şekilde şöyle dedi: \"Bir kocakarı doğurur mu?\" Aslında o; kısır bir kadın idi."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 521,
            "translated_text": "Melekler ona şöyle dediler: \"Sana haber verdiğimiz şeyi Rabbin böyle buyurdu. O'nun buyurduğunu geri çevirecek yoktur. Şüphesiz O, yaratmasında ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir ve yarattıklarını ve neyin yarattıkları için yararlı olacağını hakkıyla bilendir.''"
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "İbrahim -aleyhisselam- meleklere şöyle dedi: \"Sizin işiniz\/göreviniz nedir? Maksadınız nedir?\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Melekler ona cevap olarak şöyle dediler: \"Şüphesiz Yüce Allah, bizi çirkin günahları işleyen günahkâr bir topluluğa gönderdi.\""
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "\"Onların üzerlerine balçıktan yapılmış taşlar atacağız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İbrahim!<span class=\"text-danger\">-<\/span> (Bu taşlar) Rabbinin katında küfürde ve günahlarda aşırıya gidip Yüce Allah'ın sınırlarını aşanlar için belirlenmiş (taşlardır)."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Lût'un kavminden Mü'min olanları, günahkârlara isabet edecek azap onlara isabet etmesin diye o beldeden çıkardık."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Bu beldede bir ev halkından başka Müslüman bulamadık. Onlar, Lût -aleyhisselam-'ın ev halkıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Lût kavminin yaşadığı beldede onlara azabın isabet ettiğine dair izler bıraktık ki, onlara isabet eden elem dolu azaptan ibret alsınlar. Ki o azaptan kurtulmak için onların yaptıklarını yapmasınlar."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Musa'yı apaçık deliller ile Firavun'a göndermemizde de elem dolu azaptan korkanlar için ibretler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Firavun gücüne ve askerlerine güvenerek haktan yüz çevirdi ve Musa -aleyhisselam- hakkında şöyle dedi: \"O, insanları büyüleyen bir sihirbaz ya da ne dediğini akletmeyen delidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Onu ve askerlerinin hepsini yakalamış ve denize atmıştık. Bunun akabinde boğulup helâk oldular. Firavun kendini ilah olarak atfetmesinden ve yalanlamasından dolayı suçlu olarak kınanmış bir şekilde gelecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Hûd'un kavmi Âd kavminde de elem verici azaptan korkanlar için ibretler vardır. Onlara yağmur taşımayan, ağaçları aşılamayan içinde bereket olmayan bir rüzgâr göndermiştik."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Uğradığı hiçbir canlıyı ve malı yok etmeden gitmiyordu ve paramparça çürümüş hale getiriyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Salih -aleyhisselam-'ın kavmi Semûd'da da elem verici azaptan korkanlar için ibretler vardır. Onlara şöyle demişti: \"Ecelleriniz bitmeden önce hayatınızdan istidafe edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Rablerinin emrine karşı kibirlendiler, iman ve itaat etmeye karşı büyüklenip kibirlendiler. Bunun akabinde azabın inmesini bekliyorlar iken azap yıldırımları onları yakalayıverdi. Zira yıldırım inmeden üç gün önce azap ile vadolunmuşlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Kendilerine inen azabı def etmeye güç yetiremediler. Onların bundan korunacak güçleri de olmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Bu zikredilenlerden önce de Nuh kavmini boğulmayla helâk ettik. Çünkü onlar, Allah'a itaat etmekten uzaklaşmış bir topluluktu. Bu yüzden cezayı hak ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Gökyüzünü biz bina ettik, kuvvetimizle onu kusursuz inşa ettik. Onun etrafını da genişletmekteyiz."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Yeryüzünü, üzerinde yaşayanlar için yatak gibi döşedik. Biz ne güzel döşeyicileriz. Öyle ki yeryüzünü onlar için döşedik."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Biz yeryüzü, gökyüzü, kara ve denizi ve her şeyi çift çift, erkek ve dişi olarak yarattık. Böylece her şeyi çifter çifter yaratan Allah'ın birliğini ve kudretini düşünüp öğüt alasınız."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Allah'a itaat ederek ve O'na karşı gelmekten sakınarak azabından mükâfatına kaçın. -Ey insanlar!- O'nun cezalandırmasından sizi sakındıran apaçık bir uyarıcıyım."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 522,
            "translated_text": "Yüce Allah ile beraber kendisine ibadet ettiğiniz başka ilahlar edinmeyin. Şüphesiz ben, size O'nun tarafından (gönderilmiş) açık bir uyarıcıyım."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Mekke ehlinin yalanladığı gibi geçmiş ümmetler de yalanlamıştı. Kendilerine bir peygamber geldiğinde: \"O, büyücüdür ya da mecnundur.\" dediler."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Rasûlleri yalanlama hususunda geçmiş dönemde yaşayan kâfirler ve sonradan gelenler bunları birbirine vasiyet mi ettiler? Doğrusu! Onlar bu azgınlıkları üzere idiler."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu yalanlayanlardan yüz çevir. Sen bundan dolayı kınanacak değilsin. Onlara gönderildiğin şeyi hakkıyla ulaştırdın."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Onlardan yüz çevirmen, seni onlara öğüt vermekten ve hatırlatmalarda bulunmaktan alıkoymasın. Onlara öğüt ver ve hatırlat. Çünkü öğüt, Allah'a iman edenlere fayda verir."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Ben cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. Bana şirk koşmaları için yaratmadım."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Onlardan rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Yüce Allah, kullarını rızıklandırandır. Bütün mahlûkat, O'nun rızkına muhtaçtır. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği güç kuvvet sahibidir. Bütün cinler ve insanlar Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın kuvvetine boyun eğmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Seni yalanlayarak kendi nefislerine zulmedenlerin de geçmişteki arkadaşlarını payı gibi azaptan payları vardır. O azabın belirli bir vakti vardır. Onun vakti gelmeden bir an önce gelmesini benden talep etmeyin."
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 51,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Hüsrana uğramalarından ve helâk olmalarından dolayı Allah'a iman etmeyip, kâfir olanların vay hallerine! Onlar, üzerilerine azap indirilmek ile tehdit olundukları kıyamet gününe iman etmeyerek rasûllerini yalanladılar."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Yüce Allah, Musa -aleyhisselam- ile konuştuğu yer olan, Tur dağı adına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Ve yazılmış kitaba (Ku'an-ı Kerim'e) yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Önceden indirilmiş kitaplarda olduğu gibi yayılmış sahifeler içinde."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Yüce Allah, meleklerin gökyüzünde Allah'a ibadet ederek imar ettikleri eve yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Yerin tavanı olan yükseltilmiş göğe yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Yüce Allah, su ile dolu denize yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinin azabı kâfirler üzerine mutlaka vuku bulacaktır, bunda hiç şüphe yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Onlardan bunu defedecek ve gerçekleşmesine mani olacak hiçbir şey yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "O gün gök hareket eder, kıyametin gelişini çalkalanarak haber verir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Dağlar yerlerinden hareket edip yürür."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Yalanlayanların hüsrana ve helâka uğrayacak olmalarından dolayı vay onların hallerine! Zira Yüce Allah o günde kâfirleri azabı ile tehdit etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Onlar daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır. Onlar yeniden dirilecek olmalarını önemseyip, umursamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "O gün zor kullanarak itile kakıla Cehennem ateşine atılacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 523,
            "translated_text": "Azarlamak için onlara şöyle denilir: \"Rasûlleriniz sizi kendisi ile korkuttuğu halde işte bu yalanlayıp durduğunuz ateşin ta kendisidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Gözlerinizle apaçık gördüğünüz azap da mı sihirdir? Yoksa siz onu görmüyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Bu ateşin sıcaklığını ve acısını tadın. Onun sıcaklığına ister sabredin ister sabretmeyin; sizin için birdir. Bugün sabretseniz de sabretmeseniz de dünyada işlemiş olduğunuz küfür ve günahların karşılığına çarptırılacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar Cennetler ve kesintiye uğramayacak büyük nimetler içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın kendilerine vermiş olduğu yiyecek, içeçek ve evlilikten alacakları lezzetlerin sefasını sürerler. Rableri -Subhanehu ve Teâlâ- onları alevli ateşin azabından korur. Talep ettikleri lezzetli şeyleri elde ederek ve sıkıntı verecek şeylerden de korunarak kazançlı çıkarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Onlara şöyle denilir: \"Canınızın çektiği şeylerden afiyetle yiyip için. Dünyada yapmış olduğunuz güzel amellerinizin karşılığı olarak, yiyip içtiğiniz şeylerin bir eziyet ve zarar vermesinden korkmayın.\""
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Karşılıklı sıra sıra dizilmiş süslenmiş koltuklara oturmuşlardır. Ve onları iri gözlü beyaz tenli kadınlarla (huriler) onları evlendiririz."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "İman edenleri ve iman etmede onlara tabi olan evlatlarını onlarla bir araya getirdik ki gönülleri rahatlasın. Velev ki amelleri bu dereceye ulaşmasa bile, onların amellerinin sevaplarından da bir şey eksiltmedik. Her insan, kendi yapıp kazanmakta olduğu kötü amele karşılık rehindir, hiçbir kimse onun amelinden bir şeyi yüklenemez."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Cennet ehline canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve etlerden bol bol verdik."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Cennet'te birbirilerine kadeh sunarlar. Dünyada içildiğinde sarhoşluk vermesi sebebiyle meydana gelen günah ve batıl söz söyleme sonucunu doğurmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Hizmetlerine sunulmuş gençler etraflarında dolanıp dururlar. Sanki onlar ciltlerinin beyazlığı ve temizliğinden dolayı kabuğunda saklı inci gibidirler."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Cennetlikler birbirlerine dönüp dünyadaki hallerini birbirilerine sorarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Birbirlerine şöyle cevap verirler: \"Şüphesiz biz, dünyada ailemizin yanındayken Yüce Allah'ın azabından korkardık.\""
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "\"Allah, İslam'a hidayet ederek bize lütufta bulundu ve şiddetli azaptan bizleri korudu.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Bizler, dünya hayatında O'na ibadet ediyorduk. Cehennem azabından bizi koruması için O'na dua ediyorduk. O kullarına karşı vadettiği hususlarda sadık ve ihsan sahibidir. Onlara karşı çok merhametlidir. Bize olan rahmeti ve ihsanından dolayı bizleri imana erdirdi. Bizleri Cennet'e koydu ve Cehennem'den uzaklaştırdı."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen Kur'an ile öğüt ver. Allah'ın sana bahşetmiş olduğu iman ve akıl sebebiyle sen kâhin değilsin. Sana görünen cinler vardır ve sen deli de değilsin."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "Yoksa bu yalanlayanlar şöyle mi diyorlar?: \"Muhammed rasûl değildir, bilâkis o şairdir. Ölümün onu kıskıvrak yakalamasını bekliyoruz ki, ondan kurtulalım.\""
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 524,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara de ki: \"Ölümümü bekleyin, ben de beni yalanlamanızdan dolayı başınıza gelecek azabı bekliyorum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "\"Şüphesiz o kâhin ve delidir.\" sözlerini onlara akılları mı emrediyor? Bir kişide bir arada bulunması mümkün olmayan şeyleri bir araya getirmeye çalışıyorlar. Bilâkis onlar, haddi aşan bir topluluktur. Dine ve sahih akla dönmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Yoksa onlar; Muhammed bu Kur'an'ı kendisi uydurdu, bunlar ona vahyolmadı mı diyorlar? Kur'an'ı o uydurmadı, bilâkis onlar ona iman etme hususunda kibirleniyorlar. Buna rağmen hâlâ onu uydurdu diyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Eğer onun uydurma olduğunu iddia ettiklerinde sadık iseler, uydurma da olsa onun misli bir söz getirsinler!"
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Yoksa onlar kendilerini yaratan bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa onlar kendilerini mi yarattılar? Yaratıcı olmadan mahlûkatın olması imkansızdır. Hiçbir mahlûk yaratamaz. O halde neden kendilerini yaratana ibadet etmiyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır! Yüce Allah'ın, onların yaratıcısı olduğuna yakinen iman etmiyorlar. Şayet gerçekten iman etmiş olsalardı O'nu birler ve Rasûllerine iman ederlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Yoksa, Rabbinin rızık hazineleri onların yanında mıdır ki dilediklerini bağışlasınlar? Peygamberliği de dilediklerine verip dilediklerine de engel olup vermesinler. Yoksa onlar dilediği gibi tasarruf eden hakimiyet sahibi kimseler midir?"
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Yoksa onların gökyüzüne yükseldikleri bir merdivenleri mi var da; orada Yüce Allah'ın onların hak olduğuna dair vahyini mi duydular? Onlardan kim bu vahyi duyduysa, hak üzerine olduklarına dair kendilerini tasdik eden apaçık delilleri getirsin."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "O kötü gördüğünüz kızlar, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın da; sevdiğiniz erkek çocukları sizin mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yoksa sen Rabbinden tebliğ ettiğin şeyler karşılığında onlardan bir ücret istiyorsun da, bundan dolayı onlar taşımaya güç yetiremedikleri bir borcun altına mı giriyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Yoksa gayp ilmi onların yanında da, gayptan bildiklerini insanlar için yazıyorlar ve onlara gayptan dilediklerini mi haber veriyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Yoksa bu yalanlayanlar sana ve içinde bulunduğun dine tuzak mı kurmak istiyorlar? Yüce Allah'ı ve Rasûlünü küfredenlerin kendisi tuzağa düşenlerdir, sen değilsin."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Yoksa onların Yüce Allah'tan başka hak ilahları mı var? Yüce Allah, onların zatına nispet ettikleri ortaklardan münezzeh ve yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Eğer gökten bir parça düştüğünü görseler; “Bunlar her zaman olduğu gibi üst üste yığılmış bulutlardır.” derler. Bundan öğüt almaz ve iman da etmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Azap görecekleri günlerine ulaşıncaya kadar onları inkâr ve inatları üzerine bırak. O gün kıyamet günüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Az ya da çok o gün kurdukları tuzakları kendilerinden bir şey def edemez ve azaptan kurtarılmak için de onlara yardım edilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Şirk ve günahlar ile kendilerine zulmedenler ahiret azabından önce dünya hayatında ölüm ve esir alınır, berzah aleminde de kabir azabına uğrarlar. Ancak onların çoğu bunu bilmezler. Bundan dolayı küfürleri üzerine devam ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinin emrine ve şer'î hükmüne sabret. Şüphesiz ki, sen gözümüzün önünde ve korumamız altındasın. Uykudan uyandığında Rabbini hamd ile tespih et."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 52,
            "page_number": 525,
            "translated_text": "Gecenin bir kısmında Rabbini tespih et, O'na dua et ve sabah namazını yıldızlar battıktan sonra gündüzün ışığı (fecrin doğuşu) ile kıl."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- yıldızın batışına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Allah'ın Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- doğru yoldan çıkmadı, sapıtmadı.O ancak hak yolu izleyen bir kimsedir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Bu Kur'an (ayetleri) ile konuşması, hevasına uyduğu için değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Bu Kur'an, Yüce Allah'ın Cebrail -aleyhisselam- aracılığı ile ona vahyettiği vahiyden başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Kendisine onu çok güçlü bir melek olan Cebrail -aleyhisselam- öğretti."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Cebrail -aleyhisselam- güzel görünüşlüdür. Cebrail -aleyhisselam- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in karşısında Allah'ın yarattığı hal üzere açık bir şekilde görünüp (en yüksek ufukta) yükseliverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Cebrail gökyüzündeki en yüksek ufukta idi."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Sonra Cebrail -aleyhisselam- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-e yaklaştı. Derken daha da yakınlaştı."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "(Cebrail'in) yakınlığı iki yay boyu kadardı veya daha yakındı."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Cebrail, Allah'ın kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e vahyedilmesi gerekeni vahyetti."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalbi gözleri ile gördüğünü yalanlamadı."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şimdi, İsra gecesi Yüce Allah'ın ona gösterdiği şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Kendisinin götürüldüğü İsra gecesi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrail'i aslî suretinde bir kere daha görmüştü."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Sidre-<\/span>i Müntehâ’nın yanında yedinci semada bulunan çok büyük bir ağaçtır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Cennetü'l-Me'va da bu ağacın yanındadır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın emri ile Sidre'yi büyük bir şey kapladı. İşin aslını Yüce Allah'tan başkası bilmez."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nebi -<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözü sağa sola kaymadı. Kendisine belirlenen sınırı aşmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Andolsun, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Mirac'a çıkarıldığı gece Rabbinin kudretine delalet eden büyük ayetlerden\/mucizelerden bazısını gördü. Cennet'i, Cehennem'i ve bunun dışındaki şeyleri de gördü."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'tan başka ibadet ettiğiniz bu putları; Lat ve Uzza'yı gördünüz mü?"
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Putlarınızdan diğer üçüncüsü Menat'ı (gördünüz mü?).Bana haber verin. Onlar size bir fayda ya da zarar vermeye malik midirler?"
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O sevdiğiniz erkek çocuklar sizin; o sizin kötü gördüğünüz kız çocuklar Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın öyle mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Hevanıza uyarak taksim ettiğiniz bu paylaştırma, ne adaletsiz bir taksimdir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Bu putlar manası boş isimlerden başka bir şey değildir. İlahlık sıfatlarından hiçbir payları yoktur. Onları, siz ve atalarınız kendi nefislerinizden uydurarak isimlendirdiniz. Yüce Allah, bu hususta hiçbir delil indirmemiştir. İtikatları sadece zan ve nefislerinin arzusuna uygun olarak Şeytan'ın kalplerini süslediği müşriklere uymayın. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in lisanı ile Rableri tarafından kendilerine hidayet gelmiştir. Ancak onlar bununla hidayet bulmamışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Yoksa insan için Allah'ın katında temenni ettiği putların şefaati mi vardır?"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Hayır! İnsan için temenni ettiği her şey onun olmaz. Dünya ve ahiret yalnızca Allah'ındır. Dilediğine o ikisinden verir ve dilediğine vermez."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 526,
            "translated_text": "Göklerde nice melekler vardır ki, bir kimseye şefaat etmek istediklerinde şefaatleri ona bir fayda sağlamaz. Ancak Allah'ın onlardan dilediğine şefaat edilmesi için izin verdikleri ve kendisine şefaat edilmesinden razı olduğu kimse bundan müstesnadır. Yüce Allah, şirk koşan kimseye şefaat edilmesi için izin vermez ve Allah Teâlâ'nın dışında başka ilahlara ibadet eden kimseden asla razı olmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Ahirette yeniden dirilişe iman etmeyenler, Allah'ın kızları olduğuna inandıkları için melekleri dişi isimleriyle isimlendiriyorlardı. Yüce Allah onların bu sözünden yüce ve büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Onların melekleri dişi olarak isimlendirmelerinde dayandıkları hiç bir delil yoktur. Bu hususta ancak yalan ve zanna tabi olmaktadırlar. Hiç şüphe yok ki zan ise hakkın yerine geçip bir şey ifade etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ı zikretmekten yüz çeviren ve ona aldırış etmeyen, dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimseden yüz çevir. O kimse ahireti için amel etmez. Çünkü ona iman etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Müşriklerin söyledikleri bu söz -melekleri dişi olarak isimlendirmek- onların ulaşabilecekleri ilmin son sınırıdır. Çünkü onlar cahillerdir, gerçek ilme ulaşamamışlardır. -Ey Rasûl!- Senin Rabbin hak yolundan sapanları en iyi bilendir ve kimin de kendi yolunda hidayet üzere olduğunu en iyi bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Göklerdeki ve yerdeki her şey mülk, yaratma ve idare etme bakımından yalnızca Yüce Allah'a aittir. Dünyada kötü amel işleyenleri hakettikleri azap ile cezalandıracak ve iyi amel işleyen Mü'minleri de Cennet ile mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Onlar; küçük günâhlar dışında, büyük günâhlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Bu küçük günâhlar büyükleri terk edip, itaatleri artırmak suretiyle bağışlanır. -Ey Rasûl!- Şüphesiz ki Rabbin, mağfireti bol olan, tövbe eden kullarının günahlarını bağışlayandır. O -Subhanehu ve Teâlâ- babanız Adem'i topraktan yarattığında ve annelerinizin karnında yaratılış evrelerinde iken ahvalinizi ve işlerinizi en iyi bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kendi nefislerinizi takva ile methederek övmeyiniz. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak kendisine karşı takvalı olanları hakkıyla bilir."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "İslam'a yakınlaştıktan sonra ondan yüz çeviren kimsenin halinin ne kadar çirkin olduğunu gördün mü?"
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Malından azıcık verip sonra men eder. Çünkü cimrilik onun tabiatıdır. Bununla beraber kendi nefsini temize çıkarır."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Gaybın ilmi onun yanında da, o görüyor ve gaybtan haber mi veriyor?"
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Yoksa o Allah'a iftira mı atıyor? Yoksa Allah adına yalan uyduran bu kimseye Yüce Allah'ın Musa'ya indirdiği ilk sahifelerde olanlar haber verilmedi mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Rabbinin kendisini sorumlu tuttuğu görevi tamamlayan İbrahim'in sahifelerinde olanlar (haber verilmedi mi?)"
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Şüphesiz hiçbir insan başkasının günahını yüklenemez."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "İnsan için ancak işlemiş olduğu amelin karşılığı vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Şüphesiz kıyamet günü ameli ayan beyan görülecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Sonra işlemiş olduğu amelinin karşılığı tastamam eksiksiz olarak kendisine verilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasul!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Öldükten sonra kulların varacağı yer ve dönüşleri ancak Rabbinedir."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Şüphesiz O dilediğini mutlu edip güldüren ve dilediğini hüzünlendirip ağlatandır."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 527,
            "translated_text": "Dünyada canlıları öldüren ve yeniden dirilterek ölülere hayat veren O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Erkek ve dişi olarak iki sınıfı yaratan O’dur."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Bir nutfeden rahime konulduğu zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Öldükten sonra yeniden diriliş için o ikisinin tekrardan yaratılması O'na aittir."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Mal mülk vererek kullarından dilediğini zengin kılan ve insanların kazanç olarak elde ettikleri maldan onlara verendir."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Bazı müşriklerin Yüce Allah ile beraber ibadet ettikleri Şi'râ yıldızının da Rabbi O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Hûd'un kavmi olan önceki Âd'ı helâk eden O'dur. Onlar küfürlerinde ısrar ettikleri için helâk edilmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Salih'in kavmi Semûd'u da helâk eden O'dur. Onlardan hiçbirini bırakmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Âd ve Semûd kavimlerinden önce Nuh'un kavmini helâk etmişti. Nuh'un kavmi, Âd ve Semûd kavimlerinden daha zalim ve azgın kimselerdi. Çünkü Nuh -aleyhisselam- dokuz yüz elli sene onların arasında kaldı ve onları Allah'ı birlemeye davet etti. Ancak ona icabet etmediler."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Lut kavminin şehirlerini gökyüzüne kaldırdı, sonra ters çevirdi, sonra da yeryüzüne geçirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Gökyüzüne kaldırıp yere geçirdikten sonra onlara taşlar isabet edip (azap) bürüdü."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insan!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şimdi Rabbinin kudretine delalet eden hangi nimetine karşı koyarak ondan öğüt almıyorsun?"
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Size gönderilen bu rasûl daha önceden gönderilen rasûllerdendir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Yakın olan o kıyamet yaklaştı."
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Yüce Allah'tan başka onu defedecek ve onu bilecek kimse yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Şimdi siz, kendinize okunan bu Kur'an'ın Allah katından olduğuna mı şaşırıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Onunla alay edip gülüyor ve içindeki öğütleri duyunca ağlamıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Ve sizler onu önemsemiyor, ihtimam da göstermiyorsunuz!"
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 53,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "O halde yalnızca Yüce Allah'a secde edin ve ibadeti O'na has kılın."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Kıyametin gelişi yaklaştı ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zamanında Ay yarıldı. Ay'ın yarılması Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözle görülen mucizelerindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Şayet müşrikler Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğuna delalet eden apaçık deliller görseler onu kabul etmekten yüz çevirirler ve şöyle derler: \"Görmüş olduğumuz bu apaçık delil ve kanıtlar batıl bir sihirdir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Kendilerine gelen hakkı yalanladılar ve onu yalanlamada heveslerine uydular. Bütün işler -hayır ya da şer- kıyamet günü hak ettiği şekilde vuku bulacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Andolsun Yüce Allah'ın, küfürleri ve zulümleri sebebiyle helâk ettiği geçmiş ümmetlerin haberleri onlara geldi de; onları küfür ve zulümlerinden döndürmeye yetmedi."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "Üzerilerine hüccetin ikame edilmesi için tam bir hikmet gelmiştir. Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen kimseler için uyarılar fayda sağlamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 528,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer doğru yola gelmezlerse onları bırakıp, terk et. Görevli meleğin Sur'a üfürerek daha önceden hiçbir canlının benzerini görmediği o dehşet verici olayın yaşanacağı günü bekle ve onlardan yüz çevir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Bakışları zelildir. Kabirlerinden çıkarak etrafa dağılmış çekirgeler gibi hesaplarının görülmesi için Mevkıf'a (toplanma yerine) giderler."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "O Mevkıf'e (toplanma yeri) çağıran davetçiye hızla koşarken kâfirler şöyle derler: \"İçinde barındırdığı şiddet ve dehşet verici olaylardan dolayı bu gerçekten zor bir gündür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bunlar senin davetini yalanlamadan önce Nuh'un kavmi de yalanladı. Kulumuz Nuh <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ı onlara gönderdiğimiz zaman da yalanladılar. Onun hakkında şöyle dediler: \"O delidir. Eğer onları davet etmeyi bırakmazsa; çeşitli küfür, sövme ve tehditler ile onu azarlayıp kovun.\""
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Nuh -<\/span>aleyhisselam- şöyle söyleyerek Rabbine dua etti: \"Kavmim bana galip geldi ve bana icabet etmedi. Onlara indireceğin bir ceza\/azap ile bana yardım et.\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Bunun üzerine biz de göğün kapılarını aralıksız bolca akan sularla açtık."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Yeryüzünü yardık ve içinden sular fışkıran pınarlar haline getirdik. Yüce Allah'ın ezelde takdir ettiği üzere gökten inen su ile yerden çıkan su bir araya gelerek birleşti. Yüce Allah'ın kurtardıkları hariç bütün herkes boğuldu."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik. Onu ve yanındakileri boğulmaktan kurtardık."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Gemi hırçın dalgalar içinde gözetimimiz ve korumamız altında akıp gidiyordu. Bunu kavminin kendisini yalanladığı ve Allah'ın katından getirdiğini inkâr eden kişilere karşı Nuh'a yardım etmek için yaptık."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Kendilerini cezandırdığımız bu azabı öğüt ve ibret olması için bıraktık. Bundan düşünüp öğüt alan var mıdır?"
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Yalanlayanlar için azabım nasılmış gördüler! Ve onları helak etmek için uyarım nasılmış onu da gördüler!"
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Muhakkak ki biz Kur'an'ı, ibret ve öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Âd kavmi peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'ı yalanladı. -Ey Mekke Halkı!- Onlara olan azabım nasılmış bir düşünün! Onların azabı ile başkalarını uyarmam nasılmış?"
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Biz, onların üzerine soğuk, şiddetli olan bir rüzgârı kesintisiz bir şekilde kötü ve uğursuz gördükleri günde Cehennem'e ulaşana kadar gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "İnsanları yerden söküp, onları başları üzerine atıyordu. Sanki onlar yerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mekke Halkı!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara olan azabım nasılmış bir düşünün! Onların azabı ile başkalarını uyarmam nasılmış?"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Muhakkak ki biz, Kur'an'ı hatırlayıp öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Semûd kavmi kendilerini uyaran rasûlleri Salih -aleyhisselam-'ı yalanladı."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Kınayarak şöyle dediler: \"Bizim gibi bir beşere mi tabi olalım? Eğer biz bu durumda ona tabi olursak; doğrudan uzak, sapmış ve sıkıntıda oluruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "\"Aramızdan sadece özel olarak tek ona mı vahiy indirildi? Hayır, o kibirli bir yalancıdır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Kıyamet günü Salih'in mi yoksa onların mı zorba yalancı olduğunu görecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 529,
            "translated_text": "Şüphesiz biz dişi deveyi kayadan çıkaracağız ve onu imtihan olması için onlara göndereceğiz. -Ey Salih!- Ona (dişi deveye) ne yapacaklarını ve onlara ne olacağını gözet. Onların eziyetlerine sabret."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Onlara kuyularından çıkan suyun kendileri ve dişi deve arasında ortak olduğunu haber ver. Sıra bir gün dişi devenin, bir gün onlarındır. Kendine tahsis edilen günü geldiğinde herkes tek başına orada hazır bulunsun."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Dişi deveyi öldürmesi için arkadaşlarını çağırdılar. O da kılıcı aldı, kavminin emrine itaat ederek deveyi öldürdü."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mekke halkı!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlara olan azabım nasılmış bir düşünün! Onların azabı ile başkalarını uyarmam nasılmış?"
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Onların üzerine tek bir ses gönderdik de, bu ses onları helâk ediverdi. Koyun ağılı için kullanılan kuru ot gibi oldular."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Muhakkak ki biz, Kur'an'ı hatırlayıp öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Lût'un kavmi, rasûlleri Lût -aleyhisselam-'ın kendilerini uyardığı şeyi yalanladılar."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lût -aleyhisselam-'ın ailesi bundan müstesnaydı. Onlara azap isabet etmedi. Şüphesiz biz onları bu azaptan kurtardık. Gecenin son kısmında azap vuku bulmadan önce (Lût) onları alıp gitti."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Katımızdan bir nimet olarak onları azaptan kurtardık. Lût'a vermiş olduğumuz bu mükâfatın aynısını, nimetlerinden dolayı Yüce Allah'a şükredenlere de vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Andolsun ki Lût, onları azabımızla korkuttu. Onun bu uyarılarına karşı mücadele ettiler ve onu yalanladılar."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Lût'un kavmi, fuhşiyat yapmak için kendilerini misafirleri ile başbaşa bırakmasını istediler. Onların gözlerini silme kör ettik de onları göremediler. Onlara şöyle buyurduk: \"Azabımı tadın ve bu size uyarımın neticesidir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Andolsun ki onlara sabah vakti ahirete ulaşana dek devam edecek bir azap geldi. Bunun akabinde de elbet ahiretin azabı gelecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Onlara şöyle denildi: \"Size indirmiş olduğum azabımı ve Lût'un sizi uyarmasının neticesi tadın!\""
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Muhakkak ki biz, Kur'an'ı hatırlayıp öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Andolsun ki Firavun ailesine, Musa ve Harun -aleyhisselam-'ın dili ile uyarılarımız geldi."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Katımızdan kendilerine gelen apaçık delilleri ve kanıtları yalanladılar. Bunları yalanlamalarından dolayı kimsenin galip gelemediği, hiçbir kimsenin kendisini aciz bırakamadığı müktedir olanın cezası ile cezalandırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mekke Ehli!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizin kâfirleriniz; zikri geçmiş olan Nuh'un kavmi, Âd, Semûd ve Lût'un kavmi, Firavun ve kavminin kâfirlerinden daha mı hayırlıdır? Yoksa semavî kitapların getirmiş olduğu Allah Teâlâ'nın azabından sizin için bir kurtuluş mu vardır?"
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Yoksa Mekke'nin o kâfirleri: \"Bizim hakkımızda kötülük isteyenlere ve birliğimizi bozmak isteyenlere karşı biz yenilmez bir topluluğuz mu diyorlar?\""
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Kâfirlerin bu topluluğu hezimete uğrayacak ve Mü'minlerin önünden arkalarını dönüp kaçacaklar. Bu durum Bedir'de gerçekleşmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Bilâkis onların yalanladıkları ve kendilerine azap vaad edilen vakit kıyamettir. Kıyamet, Bedir gününde karşılaştıkları dünya azabından daha büyük ve daha şiddetli olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Şüphesiz günahkârlar; küfür ve günahlar ile haktan uzak sapıklık, azap ve sıkıntı içindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Yüzleri üzere Cehennem'e sürüklendikleri gün, kınamak için onlara şöyle denir: \"Haydi Cehennem azabını tadın!\""
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 530,
            "translated_text": "Gerçekten biz, bu alemdeki her şeyi daha önce takdir ettiğimiz, ilim ve dilememize bağlı olarak Levh-i Mahfûz'da yazdığımız şekilde yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Bir şey dilediğimizde, emrimiz ancak bir tek kelime söyleriz. O da; \"Ol!\" sözüdür, dilediğimiz şey göz kırpması gibi hemen oluverir."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Andolsun geçmiş ümmetlerden küfürde sizin gibi olanları helâk ettik. Bundan öğüt alıp küfründen geri duran var mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Kulların yaptığı her şey koruyucu meleklerin kitaplarında yazılıdır. Bunlardan hiçbir şey onlara gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Söz ve amellerden küçük ve büyük her şey; Levh-i Mahfuz'daki amel defterlerinde yazılıdır. Bunların karşılığını göreceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar Cennetler'de nimet içinde ve akan ırmaklardadır."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 54,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Günah ve boş sözün olmadığı hak meclisindedirler. Her şeye malik, muktedir olan hiçbir şeyin O'nu aciz bırakamayacağı hükümdarın huzurundadırlar. O'nun katından nail oldukları devamlı nimetlerden sorma."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Rahman geniş rahmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Ezberinin ve manasının kolay anlaşılır olması ile insanlara Kur'an'ı öğretti."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "İnsanı kusursuz yarattı ve suretini güzelleştirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Gönlündekini söz ve yazı olarak nasıl beyan edeceğini öğretti."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "İnsanların, yılların sayısını ve hesabını bilmesi için Güneş ve Ay kesin bir ilim ile takdir edildikleri gibi hareket etmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Gövdesi olmayan bitkiler ve ağaçlar boyun eğerek ve teslim olarak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya secde ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "(Allah) Göğü, yeryüzünün çatısı olması için yükseltti, yeryüzünde adaleti koydu ve bunu kullarına emretti."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ölçü ve tartıda zulmetmemeniz ve hainlik yapmamanız için adaleti koydu."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Aranızda tartıyı adaletle gerçekleştirin. Başkaları için ölçtüğünüz ve tarttığınız zaman ölçü ve tartıyı eksiltmeyiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Canlıların üzerinde istikrar etmesi için (Allah) yeryüzünü hazır hale getirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Orada meyve veren ağaçlar ve salkımlı hurma ağaçları vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Orada buğday ve arpa gibi sapları olan daneler ve kokusundan hoşlandığınız bitkiler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Allah, Adem -aleyhisselam-'ı aynı pişirilmiş çamur gibi kurumuş çamurdan yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Cinlerin babasını (İblis'i de) dumansız has ateşten yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "Kış ve yaz ayında Güneş'in iki doğuş ve iki batış yerinin Rabbidir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 531,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "Yüce Allah, suları tuzlu ve tatlı olan iki denizi gözün göreceği şekilde kavuşması için birbirine katmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "Her ikisi arasında birinin diğerine baskın gelmemesi; tatlı olanın tatlı ve tuzlu olanın da tuzlu kalması için engel vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "Bu iki denizin birleştiği yerden büyük, küçük inciler çıkar."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "Denizde yüksek dağlar gibi yükselmiş yüzüp, giden gemilerin tasarrufu da yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya aittir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "Yeryüzünde bulunan bütün canlılar kesinlikle yok olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kullarına lütufta ve ihsanda bulunan azamet sahibi Rabbinin yüzü bakidir. Kesinlikle fani olmak O'na isabet etmez."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "Göklerde bulunan her melek ve yeryüzünde bulunan her insan ve cin ihtiyaçlarını O'ndan isterler. O; her gün yaratma, öldürme, rızık vb. gibi kullarının işleri için bir ilahi tasarruftadır."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar ve cinler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizin hesabınızı göreceğiz. Herkese hak ettiğinin karşılığı olan mükâfatı ve cezayı vereceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "Kıyamet günü insanları ve cinleri bir araya topladığında Yüce Allah şöyle diyecektir: \"Ey insan ve cin toplulukları! Göklerde ve yerde çıkmak için kendinize bir yer bulabiliyorsanız hiç durmayın bunu yapın. Büyük bir güç ve mucize olmadan bunu yapmaya güç yetiremezsiniz, bunu nasıl yapacaksınız?\""
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar ve cinler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Üzerinize yalın alev ve alevi olmayan duman gönderilir de ondan kaçınmaya güç yetiremezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "Meleklerin inmesi için gök yarılıp da, kızarıp rengi parlayan yağ gibi olduğu zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "İşte o büyük gün Yüce Allah'ın onların neler yaptıklarını çok iyi bilmesinden dolayı hiçbir insana ve cine günahı sorulmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 532,
            "translated_text": "Kıyamet günü suçlular yüzlerinin kara ve gözlerinin mavi olması gibi alametlerden tanınır. Perçemleri ayakları ile biraraya getirilip Cehennem'e atılırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Azarlamak için onlara şöyle denilir: İşte bu dünyada iken günahkârların yalanladığı Cehennem'dir. Artık gözlerinin önündedir, onu inkâr edemezler."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Onlar Cehennem ve yüksek derecede kaynar su arasında gidip gelirler."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Ahirette Rabbinin huzurunda durmaktan korktuğu için iman eden ve salih amel işleyen kimse için iki Cennet vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Bu iki Cennet'te taze meyve veren büyük dalları olan ağaçlar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O iki Cennet boyunca suyu akıp giden iki pınar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "İkisinde de ikram edilen her türlü meyveden çift çift vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Onlar örtüleri kalın ipekten minderlere yaslanırlar. Bu iki Cennet'te ayakta duran, oturan ve yaslanmış olanlar için olgunlaşmış meyve ve yemişleri toplaması çok yakındır."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O ikisinde, bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş kadınlar vardır. Eşlerinden önce hiçbir insan ya da cin tarafından bekaretleri bozulmamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Güzellik ve saflık bakımından sanki onlar yakut ve mercan gibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Rabbine itaat edip salih amel işleyenin mükâfatı, Yüce Allah'ın ona karşılık olarak ihsanda bulunmasından başka bir şey midir?"
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Bu zikredilen iki Cennet'ten başka iki Cennet daha vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O ikisi de yemyeşildir."
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Bu iki Cennet'te, suyu çağlayıp akan ve asla tükenmeyen iki pınar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "Bu iki Cennet'te de bol bol meyveler, büyük hurma ağaçları ve nar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 533,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Bu Cennetler'de güzel ahlâklı, güzel yüzlü kadınlar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Çadırlarda gizlenip korunmuş huriler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Eşlerinden önce ne bir insan, ne de bir cin yaklaşmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Yeşil renkle döşenmiş yastık ve güzel döşemelere yaslanırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "O halde siz (insan ve cin topluluğu), Allah'ın size bahşettiği o bol nimetlerden hangisini yalanlıyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 55,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Azamet, ihsan ve kullarına lütufta bulunan Rabbinin ismi, hayrı çok ve yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Kıyametin kopması kaçınılmazdır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Dünyada yalanladıkları gibi artık kıyametin kopmasını kimse yalanlayamayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Kâfir ve fâcirleri Cehennem'e koyarak alçaltıcı; Mü'min ve takva sahiplerini Cennet'e koyarak yükselticidir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Yer büyük bir sarsıntı ile sarsıldığında."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Dağlar paramparça olduğu zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Bu paramparça olmaktan dolayı yerinde sebat edemeden toz duman haline geldiği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "O günde sizler üç sınıf olduğunuz zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Sağ taraf ehli öyle kimselerdir ki, imanları sebebiyle kitaplarını sağ taraftan alırlar. Onların makamları ne büyük, ne yüksektir!"
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Sol taraf ehli öyle kimselerdir ki, kitaplarını sol taraflarından alırlar. Onların makamları ne kötü, ne aşağılıktır!"
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Dünyada hayır işleme hususunda yarışanlar, ahirette Cennet'e girme hususunda da en önce olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "İşte onlar, Allah'ın katında yakınlaştırılmış kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Onlar Naim Cennetleri'ndedirler. Çeşitli nimetlerden faydalanmaktadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Onlar bu ümmetten ve geçmiş ümmetlerden oluşan bir topluluktur."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "İnsanların bir kısmı da âhir zamanda hayırda yarışıp yakınlaştırılmış kimselerdendir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Altınla dokunmuş tahtlar üzerindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 534,
            "translated_text": "Karşılıklı oturup bu tahtlara yaslanırlar. Onlardan hiçbiri başkasının ensesine bakmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Kendilerine yaşlılık ve fanilik isabet etmeyen gençler, onlara hizmet etmek için etraflarında dolaşır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "(O hizmetçiler) kulpsuz kadehler, kulplu testiler ve Cennet'ten akıp gelen ve kesintiye uğramayan şaraplarla dolu kadehlerle etraflarında dolaşırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Dünyadaki içkiler gibi değildir. Onu içenin ne başı ağrır, ne de aklı gider."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "O hizmetlerinde bulunan gençler, istedikleri meyveler ile etraflarında dolanırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Nefislerinin arzuladığı kuş etleriyle de etraflarında dolanırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Cennet'te onlar için gözleri iri güzel kadınlar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Sanki sedefinin içinde saklı inciler gibi."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "(Bütün bunlar) dünyada işlemiş oldukları salih amellerin karşılığında mükâfat olarak verilir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Cennet'te ne boş bir söz, ne de sahibine günah getirecek söz işitirler."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Meleklerin kendilerine verdiği selam ve birbirleri arasındaki selamlaşmalardan başka bir şey işitmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Sağdakiler; ne mutlu o sağdakilere? Yüce Allah katında onların makamları ve şanı büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Dikenleri olmayan ve kimseye eziyet vermeyen sedir ağaçlarında."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Salkımları bir araya toplanmış muz ağaçlarında."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Yok olmayacak devamlı uzun gölgeler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Durmadan akan sular vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Sınırsız bir çok meyve vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "O (meyveler) kesinlikle tükenmez, mevsime ihtiyaç duymazlar. Hangi vakit isterseler bir mani olmadan ulaşırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Tahtların üzerinde yükseltilmiş döşekler içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Biz bu zikredilen hurileri alışılmışın dışında yeniden yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Onları daha önceden el değmemiş bakireler kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Onları aynı yaşta, eşlerine sevgili kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Mutluluklarının göstergesi olarak sağ taraf ehli için onları (hurileri) yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Onlar, geçmiş ümmetlere (gönderilmiş) peygamberlerin topluluklarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Ümmetlerin sonuncusu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümetinden bir topluluktur."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Soldakiler; o soldakiler kimdir? Onların gidecekleri yer ve halleri ne kötüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Sıcaklığı şiddetli olan rüzgârlar ve sıcaklığı şiddetli olan sular içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Kapkara duman gölgesinin içindedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Güzel bir esinti de yoktur, güzel bir manzara da yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Şüphesiz ki onlar, bu azaba uğratılmadan önce dünyada bolluk içinde yaşıyorlardı. Onlar ancak arzularını önemsiyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Allah'ı küfretmek ve O'nun dışında putlara ibadet etmekte ısrar ediyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Yeniden dirilişi inkar edip, alay ederek ve bunun olmasını uzak görerek şöyle diyorlardı: \"Ölüp, toprak ve çürümüş kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "\"Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?\""
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeniden dirilişi inkar edene de ki: \"Şüphesiz hem öncekiler, hem sonrakiler (diriltileceklerdir).\""
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 535,
            "translated_text": "Hesap ve karşılık için kıyamet gününde bir araya getirileceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Sonra - Ey yeniden dirişi yalanlayanlar!- Dosdoğru yoldan sapanlar!"
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Kıyamet günü zakkum ağacının meyvelerinden yiyeceksiniz. O meyvelerin en kötü ve en iğrenç olanıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Boş midelerinizi bu ağacın acı (meyvesi) ile dolduracaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Bunun üzerine de kaynar sudan içeçeksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Sürekli susuzluk hissetme hastalığı sebebi ile devenin çok su içtiği gibi siz de ondan içeceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Bu zikredilen acı yemek ve kaynar su, karşılık gününde kendisi ile karşılanacakları ziyafetleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 57,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey yalanlayanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Siz yok iken biz sizi yarattık. Öldükten sonra sizi diriltip hayat vereceğimizi tasdik etmeniz gerekmez mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 58,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hanımlarınızın rahimlerine döktüğünüz meniyi görmez misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 59,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "O meniyi yaratan siz misiniz? Yoksa onu yaratan biz miyiz?"
        },
        {
            "ayah_number": 60,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Aranızda ölümü biz takdir ettik. Her birinizin takdir edilmiş bir eceli vardır. Ne öne alınır, ne de gecikir. Biz aciz de değiliz."
        },
        {
            "ayah_number": 61,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Yaratılmış olduğunuz tabiat ve tanıyıp, bildiğiniz şeklinizi bilmediğiniz tabiat ve şekilde değiştirip, yaratalım diye."
        },
        {
            "ayah_number": 62,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Sizi ilk olarak nasıl yarattığımızı biliyorsunuz? Sizi ilk olarak yaratanın öldükten sonra yeniden sizi diriltmeye kadir olduğunu bilip ibret almanız gerekmez mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 63,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Tarlaya ektiğiniz tohumu görmez misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 64,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "O tohumu bitiren siz misiniz? Yoksa bitiren biz miyiz?"
        },
        {
            "ayah_number": 65,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Bu ekini olgunlaşmaya ve yetişmeye yakın kuru bir çöp yapmayı dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Ona ne isabet ettiğine dair şaşırıp kalırdınız."
        },
        {
            "ayah_number": 66,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Şöyle dersiniz: \"Harcadığımız şeylerin ziyana uğramasıyla azap olunuyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 67,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "\"Bilâkis biz rızıktan mahrum edildik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 68,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Susadığınızda içtiğiniz suyu gördünüz mü?"
        },
        {
            "ayah_number": 69,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Gökteki buluttan onu indiren siz misiniz? Yoksa onu indiren biz miyiz?"
        },
        {
            "ayah_number": 70,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Eğer bu suyu içme ve sulamada kullanamayacağınız şekilde çok tuzlu yapmak isteseydik, öyle yapardık. Size rahmet olarak bu suyu tatlı bir şekilde indirdiği için Yüce Allah'a şükretmeyecek misiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 71,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Kendisinden faydalanmak için tutuşturduğunuz ateşi gördünüz mü?"
        },
        {
            "ayah_number": 72,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Yakıp tutuşturduğunuz ağaçları sizler mi yarattınız? Yoksa size olan şefkatimizden dolayı onu yaratan bizler miyiz?"
        },
        {
            "ayah_number": 73,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Biz bu ateşi, ahiret ateşini size hatırlatan bir ibret ve sizden yolculuk edenler için bir faydalanma kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 74,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Azim olan Rabbini yakışık olmayan her şeyden tenzih et."
        },
        {
            "ayah_number": 75,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Yüce Allah, yıldızların yer ve yörüngelerine yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 76,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 536,
            "translated_text": "Gerçekten yıldızların bu yörüngelerine edilen yemin -büyüklüğünü bilirseniz- içinde barındırdığı sayısız ibret ve ayetler bakımından pek büyüktür."
        },
        {
            "ayah_number": 77,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size okunan bu Kur'an, içinde barındırdığı büyük faydalar bakımından pek değerli bir Kur'an'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 78,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "İnsanların gözlerinden gizlenmiş bir kitaptadır ki, o Levh-i Mahfûz'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 79,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Ona ancak günah ve kusurlardan temizlenmiş melekler dokunabilir."
        },
        {
            "ayah_number": 80,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Tüm canlıların Rabbi olan Allah tarafından, peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 81,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Siz; bu sözü (Kur'an'ı) yalanlıyor, tasdik etmiyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 82,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın sizi nimetlerle rızıklandırmasına karşılık O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? Yağmurun yağmasını yıldızlara nispet edip; \"Falanca ve filanca yıldız sayesinde bize yağmur verildi mi?\" diyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 83,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Can boğaza gelip dayandığında."
        },
        {
            "ayah_number": 84,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "O vakit, siz önünüzde can çekişip ölüm döşeğinde olan kişiye bakakalırsınız."
        },
        {
            "ayah_number": 85,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Biz; ilmimiz, kudretimiz ve meleklerimiz ile ölülerinize sizden daha yakınız. Fakat sizler o melekleri görmüyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 86,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Madem iddia ettiğiniz gibi işlemiş olduğunuz amellerinizin karşılığını görmek için yeniden diriltilmeyeceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 87,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Eğer doğru söylüyor iseniz, ölülerinizden çıkan bu ruhu geri çevirsenize! Ancak bunu yapmaya güç yetiremezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 88,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Eğer ölen kimse hayırda yarışan birisi ise."
        },
        {
            "ayah_number": 89,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Onun için ardında yorgunluk olmayan rahatlık, güzel rızık ve rahmet vardır. Ve onun için canının çektiği şeylerle rızıklandırıldığı Cennet vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 90,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">90-<\/span>91 Eğer ölen kişi sağ taraf ehlinden ise onların durumu için kaygı duyma. Zira onlar için selamet ve güven vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 91,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">90-<\/span>91 Eğer ölen kişi sağ taraf ehlinden ise onların durumu için kaygı duyma. Zira onlar için selamet ve güven vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 92,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Eğer ölen kişi dosdoğru yoldan sapan, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlayanlardan ise."
        },
        {
            "ayah_number": 93,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "O kişinin karşılanacağı ziyafet alabildiğine kaynar sudur."
        },
        {
            "ayah_number": 94,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Onun için Cehennem ateşinde yanmak vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 95,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz ki sana bu anlattıklarımız, üzerinde şüphe olmayan hakikatlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 96,
            "surah_number": 56,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Azim olan Rabbinin adını tesbih et ve O'nu bütün noksanlıklardan tenzih et!"
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Yüce Allah'ın göklerde ve yerde var ettiği tüm canlılar O'nu tenzih eder ve yüceliğini ikrar eder. O; kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz, yaratmasında ve takdir etmesinde Hakîm (hikmet sahibi) dir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin mülkü yalnızca O'na aittir. Dilediğini yaşatan ve dilediğini de öldürendir. O, her şeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 537,
            "translated_text": "O; Evvel, kendisinden önce hiçbir şey olmayan; Âhir, kendisinden sonra hiçbir şey olmayan; Zahir, üstünde hiçbir şey bulunmayan; Bâtın, O'ndan daha yakını olmayan; O her şeye kadir olandır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 538,
            "translated_text": "O, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yaratmaya pazar günü başlamış ve cuma günü bitirmiştir. O göz açıp kapamaktan daha kısa bir sürede bunları yaratmaya kâdirdir. Sonra Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kendisine yaraşır bir şekilde Arş'ın üzerine yükselmiştir. Yeryüzüne yağmur, tohum ve bu ikisinden başka toprağa giren diğer her şeyi ekin, maden ve bu ikisinden başka topraktan çıkan diğer her şeyi hakkıyla bilendir. Gökten inen yağmur, vahiy, bu ikisi ve diğerlerini, göğe yükselen melekleri, kulların amellerini ve ruhlarını da hakkıyla bilendir. -Ey insanlar!- O, ilmi ile her nerede olursanız olun, sizinle beraberdir ve sizden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yüce Allah; yapmakta olduklarınızı görendir, amellerinizden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 538,
            "translated_text": "Göklerin ve yerin mülkü yalnızca Yüce Allah'ındır. Bütün işler yalnızca O'na döner. Kıyamet günü mahlûkatını hesaba çekecek ve amellerine göre onların karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 538,
            "translated_text": "Geceyi gündüze katar, akabinde karanlık gelir ve insanlar uyur. Gündüzü de geceye katar, akabinde aydınlık gelir ve insanlar işlerine doğru yola koyulur. O kullarının kalbinde olanların hepsini bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 538,
            "translated_text": "Yüce Allah'a ve Rasûlüne iman edin ve Yüce Allah'ın sizi üzerinde yetki sahibi kıldığı mallardan infak edin. Sizin için din olarak belirlediği şeye uygun tasarrufta bulunun. Sizden, Yüce Allah'a iman eden ve Allah yolunda mallarını sarfedenler için katında büyük mükâfatlar vardır. O da Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 538,
            "translated_text": "Allah'a iman etmekten sizi engelleyen şey nedir? Rasûl sizi Rabbiniz -Subhanehu ve Teâlâ-'ya iman etmenizi ümit ederek sizi Allah'a çağırmıştır. Yüce Allah, babalarınızın sulbünden sizi çıkardığında kendisine iman etmeniz için sizden kesin bir söz almıştı. Eğer mümin kimseler iseniz."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 538,
            "translated_text": "Sizi küfrün ve cehaletin karanlıklarından iman ve ilmin aydınlığına çıkarmak için kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-e apaçık ayetler indiren O'dur. Şüphesiz Allah, size yol gösterici ve müjdeleyici olarak peygamberini gönderdiğinde size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 538,
            "translated_text": "Allah yolunda infak etmekten sizi alıkoyan nedir? Göklerin ve yerin mülkü Yüce Allah'a aittir. -Ey Mü'minler!- Mekke'nin Fethi'nden önce Allah'ın rızasını umarak malını infak edenler ve İslam'ın muzaffer olması için savaşanlar ile fetihten sonra infak eden ve kâfirlerle savaşanlar eşit değildir. Yüce Allah'ın katında fetihten önce infak edenler ve Allah yolunda savaşanlar, fetihten sonra O'nun yolunda mallarını infak eden ve kâfirler ile savaşanlardan derece ve makam bakımından daha üstündür. Yüce Allah, her iki gruba da Cennet'i vadetmiştir. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 538,
            "translated_text": "Allah'ın yüzünü\/rızasını umarak gönül rahatlığıyla malını sarfedecek olan kimdir? Yüce Allah, sarfettiği malının karşılığını kat kat ona verecektir. Kıyamet günü onun için çok değerli bir karşılık vardır ki, o da Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 539,
            "translated_text": "O gün, Mü'min erkekler ile Mü'min kadınların nurlarını önlerinde ve sağlarında giderken görürsün. O gün onlara: \"Bugün sizin müjdeniz saray ve ağaçlarının altından ırmaklar akan, içinde sonsuza kadar kalacağınız Cennetlerdir. İşte büyük kurtuluş budur.\" denilir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 539,
            "translated_text": "O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar iman edenlere şöyle derler: \"Ne olur bizi bekleyin, sizin nurunuzdan alalım da Sırat'ı geçerken bize yardımcı olsun.\" Alay edilerek münafıklara şöyle denilir: \"Arkanıza dönün ve kendisi ile aydınlanacağınız bir nur arayın.\" Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Onun iç tarafında Mü'minlerin olduğu tarafta rahmet, dış tarafından münafıkların olduğu tarafta ise azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 539,
            "translated_text": "Münafıklar, Mü'minlere şöyle diyerek seslenirler: \"İslam ve ibadetlerde sizinle beraber değilmiydik?\" Müslümanlar da onlara şöyle derler: \"Evet! Bizimle beraberdiniz, fakat sizler nifak ile kendinizi fitneye düşürerek helâk ettiniz. Müslümanların yenilmesini bekleyip küfrünüzü ilan edecektiniz. Yüce Allah'ın Mü'minlere yardım edeceğinden ve ölümden sonra yeniden dirilişten şüphe ettiniz. Ölüm size gelene kadar yalancı tutkularınız sizi aldattı ve bu hal üzere öldünüz. Şeytan, sizleri Yüce Allah hakkında aldattı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 539,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey münafıklar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın azabına karşılık bugün sizden bir fidye alınmaz. Aynı şekilde aleni olarak Yüce Allah'ı küfredenlerden de fidye alınmaz. Sizin ve kâfirlerin varacağı yer ateştir. Size yaraşan odur, siz de oraya yaraşmaktasınız. Bu ne kötü bir akibettir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 539,
            "translated_text": "Yüce Allah'a ve Rasûlüne iman eden kimselerin Allah -Subhanehu ve Teâlâ-nın zikri ile mutmain olma ve Kur'an'da zikri geçen vaat ve tehditlere karşı kalplerinin yumuşama zamanı gelmedi mi? Kendilerine Tevrat verilen Yahudiler ve İncil verilen Hristiyanlar gibi kalpleri katılaşmış olmasınlar. Peygamberlerinin gönderilmesi ile onlar arasında uzun bir zaman geçti ve bundan dolayı kalpleri katılaştı. Onlardan büyük bir çoğunluğu Yüce Allah'a itaat etmekten uzaklaşarak günahlara yöneldiler."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 539,
            "translated_text": "Şunu iyi bilin ki, yeryüzü kurak iken onu yeşerterek hayat veren Yüce Allah'tır. -Ey insanlar!- Yüce Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden apaçık delil ve kanıtlarını aklınızı kullanıp anlamanız için size açıkladık. Şunu da iyi bilin ki; yeryüzüne ölümden sonra hayat vermeye kâdir olan, öldükten sonra sizi diritmeye de kâdirdir. Kalpleriniz katılaşmasından sonra onları yumuşatmaya da kâdirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 539,
            "translated_text": "Şüphesiz ki mallarının bir kısmını sadaka olarak veren erkekler ve kadınlar, karşılık beklemeden ve eziyet etmeden gönül rızası ile infak ederler. Yapmış oldukları amellerinin karşılığı her bir hasene için on katı ile yedi yüz katına kadar ve daha fazlasıyla kat kat ödenir. Bununla birlikte Yüce Allah'ın katında, onlar için çok değerli bir mükâfat da vardır, o da Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 540,
            "translated_text": "Allah'a iman eden ve aralarında hiçbir ayrım yapmadan rasûllerine iman edenler var ya, işte onlar sıddîkler (sözü, özü doğru kimseler) ve Rableri katında şehitlerdir. Onlar için hazırlanmış çok değerli mükâfat vardır. Kıyamet günü nurlarını önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. Yüce Allah'ı ve rasûllerini küfredenler, Rasûlümüze indirdiğimiz ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar Cehennem ehlidir. Kıyamet günü oraya girecek, orada ebedî kalacak ve oradan hiçbir şekilde çıkamayacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 540,
            "translated_text": "Şunu iyi bilin ki, dünya hayatı bedenlerin oynadığı bir oyun, kalpler için bir eğlence, kendisi ile güzelleştiğiniz bir süs, mülk ve eşya bakımından aranızda bir övünme, mal ve evlatlarınızın çokluğu bakımından bir kibirlenmeden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir. Onun bitirdiği ürünler çiftçilerin çok hoşuna gider. Sonra bu yeşil olan bitki belirli bir zaman sonra kurur. -Ey bunu gören kişi!- Bu bitkinin yeşerdikten sonra sarardığını görürsün. Sonra da Yüce Allah onu çerçöp haline getirir. Ahirette kâfir ve münafıklar için şiddetli bir azap vardır. Yüce Allah tarafından Mü'min kullarının günahları için bir bağışlanma ve rızası vardır. Dünya hayatı kalıcı olmayan, yok olacak geçimlikten başka bir şey değildir. Kim, geçici nimetleri ahiret nimetlerine tercih ederse aldanıp hüsrana uğrayanlardan olur."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 540,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Tevbe ederek ve diğer salih amelleri işleyerek bu salih amellerde yarışın. Böylece günahlarınızın af olunmasına ve genişliği yer ve gökler kadar olan Cennet'e nail olursunuz. Yüce Allah, kendisine ve rasûllerine iman edenler için bu Cennet'i hazırlamıştır. Bu mükâfat Yüce Allah'ın dilediği kullarına verdiği lütfudur. Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> Mü'min kullarına karşı büyük lütuf sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 540,
            "translated_text": "Yeryüzünde kuraklık ve bunun gibi insanlara isabet eden musibet ve başlarına gelen hiçbir bela yoktur ki, bütün bunlar yaratılmadan önce Levh-i Mahfuz'da yazılı olmasın. Şüphesiz bu, Yüce Allah için çok kolaydır."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 540,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kaybettiklerinize üzülmeyesiniz ve size verdiğimiz nimetlerle şımarmayasınız diye böyle yaptık. Şüphesiz Yüce Allah, verdiği ile insanlara karşı kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 540,
            "translated_text": "Harcamaları gerekli olan şeyler hakkında cimrilik ederek harcamayanlar ve başkalarına da cimriliği emredenler hüsrana uğramış kimselerdir. Kim Yüce Allah'a itaat etmekten yüz çeviririrse, asla Allah'a zarar veremez. Ancak kendine zarar verir. Şüphesiz Yüce Allah, çok zengindir. Kullarının itaat etmelerine ihtiyaç duymaz. Her halukârda hamd edilmeye layık olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 541,
            "translated_text": "Andolsun biz rasûllerimizi apaçık delil ve kanıtlarla gönderdik. Onlarla birlikte kitaplar indirdik. İnsanların adaleti yerine getirmesi için onlarla birlikte mizanı da indirdik. (Aynı zamanda) dayanıklı güçlü demiri indirdik ki ondan silah yapıp, üretim ve işlerinde ondan faydalansınlar. Öyle ki Allah gayb ile (görmedikleri halde) kimlerin yardım edeceğini bilsin (ortaya çıkarsın). Yüce Allah hiçbir kimsenin kendisine galip gelemeyeceği mutlak güç sahibidir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 541,
            "translated_text": "Andolsun ki Nuh'u ve İbrahim -aleyhimesselam-'ı (rasûl) olarak gönderdik. O ikisinin zürriyetine de peygamberliği ve indirilmiş kitapları verdik. O ikisinin soyundan dosdoğru yol üzere hidayete erenler olduğu gibi, çoğu Yüce Allah'a itaati terk etmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 541,
            "translated_text": "Sonra rasullerimizi birbiri ardınca kavimlerine gönderdik. Meryem oğlu İsa’yı da arkalarından gönderdik. Ona İncil’i verdik. Ona iman edip tabi olanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu yerleştirdik. Onlar birbirlerini seven ve merhamet eden kimselerdi. Ancak dinlerinde aşırıya gidip, Yüce Allah'ın helal kıldığı evlenmeyi ve bazı lezzetleri terk ederek bidatler uydurdular. Biz onlardan bunu talep etmedik. Ancak onlar dinde bidatler uydurarak kendi nefislerine bunu zorunlu kıldılar. Fakat biz onlardan Allah'ın rızasına tabi olmalarını istedik, ancak bunu yapmadılar. Onlardan iman edenlere ecirlerini verdik. Onlardan çoğu Allah'ın Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendilerine getirdiğini yalanlayarak Yüce Allah'a itaat etmeyi terk ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 541,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerine getirerek, yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun ve rasûllerine iman edin. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve geçmiş rasûllere iman etmenizden dolayı size sevap ve ecir bakımından iki kat pay versin. Dünya hayatında kendisi ile yürüyeceğiniz ve kıyamet günü Sırat Köprüsü'nde aydınlanacağınız bir nur versin. Günahlarınızı bağışlayıp örtsün. Bundan dolayı sizi hesaba çekmesin. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarına karşı çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 57,
            "page_number": 541,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizin için kat kat mükâfat olarak hazırladığımız büyük lütfu beyan ettik ki, Ehl<span class=\"text-danger\">-<\/span>i Kitap'tan önce gelmiş olan Yahudi ve Hristiyanlar, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi dilediğine bahşedip dilediklerine de yasaklayamazlar. Şunu da iyi bilsinler ki lütuf, ancak Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'nın elindedir, kullarından dilediğine bahşeder. Yüce Allah, dilediği kullarına karşı büyük lütuf sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 542,
            "translated_text": "Allah, kendisine zıhar yapan kocası (Evs b. Sâmit) hakkında seninle tartışan ve onu Allah’a şikayet eden kadının (Havle binti Sa'lebe'nin) sözlerini kesinlikle işitmiştir. Kadın, kocasının kendisine yaptığını Allah'a şikayet etmiştir. Allah, sizin vazgeçip geri çekildiğinize dair karşılıklı konuşmanızı işitmektedir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Şüphesiz Allah, kullarının konuştuklarını hakkıyla işitendir. Yapmış oldukları fiillerini hakkıyla görendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 542,
            "translated_text": "İçlerinden birinin karısına; \"Sen bana annemin sırtı gibisin.\" diyerek zıhar yapanlar var ya onlar bu sözleri ile yalan söylemişlerdir. Onların hanımları anneleri değildir. Onların anneleri ancak onları doğuran kadınlardır. O erkekler bu sözleri söyleyerek çok kötü ve yalan bir söz söylemişlerdir. Şüphesiz Allah, çokça bağışlayandır. O, günahlarınızdan kurtulmanız için size kefareti meşru kılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 542,
            "translated_text": "Bu kötü sözü söyleyip sonra da kendilerine zıhar yaptıkları hanımları ile cinsel temasta bulunmak isteyen kimselerin onlarla temasta bulunmadan önce buna kefaret olarak bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaları gerekir. Sizin yerine getirmek ile emrolunduğunuz zikri geçen o hüküm, sizi zıhar yapmaktan alıkoymak içindir. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 542,
            "translated_text": "Kim özgürlüğüne kavuşturacağı bir köle bulamazsa zıhar yaptığı eşiyle temas etmeden önce o kimsenin iki ay arka arkaya oruç tutması gerekir. Kim de iki ay arka arkaya oruç tutamazsa, o kimsenin altmış yoksulu doyurması gerekir. Bu hüküm; sizin, Allah'ın bunu emrettiğine iman etmeniz ve O'nun emrini yerine getirmeniz içindir. İşte zikri geçen bu hükümler; Allah'ın, kulları için koymuş olduğu sınırlardır. Sakın o sınırları aşmayın. Allah'ın koymuş olduğu hükümlerini ve sınırlarını inkâr edenler için elem verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 542,
            "translated_text": "Allah'a ve Rasûlüne karşı gelenler, kendilerinden önceki ümmetlerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmişizdir. Allah'ı, Rasûlünü ve Allah'ın ayetlerini inkâr edenler için alçaltıcı bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 542,
            "translated_text": "Yüce Allah, onlardan hiçbirini bırakmayarak hepsini diriltecek ve dünyada yapmış oldukları amellerini kendilerine haber verecektir. Onların amellerinden hiçbir şey geri bırakılmaz. Onlar, unutmuş oldukları amellerini küçük büyük demeyip terk etmeden sayıp yazmış olan sahifelerde (amel defterlerinde) buluverirler. Allah, her şeyden haberdardır. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 543,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın, göklerde ve yerde olanları bildiğini görmüyor musun? Göklerde ve yerde olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Üç kişinin gizli konuştuğu yerde Allah ilmi ile mutlaka onların dördüncüsüdür. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde onların altıncısı mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, ilmi ile onlarla beraberdir. Sonra Allah, kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 543,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bir Mü'mini gördüklerinde aralarında gizlice fısıldaşarak konuşan Yahûdîleri görmedin mi? Allah, gizlice fısıldaşmayı onlara yasak etmiştir. Onlar ise Allah'ın kendilerine yapmalarını yasakladığı şeyi yapmaya geri dönmüşlerdir. Onlar, günah olan hususlarda Mü'minlerin gıybetini yapmışlar ve Peygambere karşı gelerek sınırı aşmışlardır. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlar sana gelip de seni selamladıklarında, Allah'ın selamlamadığı sözlerle selamlıyorlar. Onlar selamlarında sana; \"Es<span class=\"text-danger\">-<\/span>sâmu aleyke\" deyip bu sözleriyle ölümü (yani ölümün senin üzerine olmasını) kastediyorlar. Bunu, bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmezdi diyerek seni yalanlamak için söylerler. \"Şayet O, yani Muhammed <span class=\"text-danger\">-<\/span>sallallahu aleyhi ve sellem<span class=\"text-danger\">-<\/span> iddia ettiği şeyde doğru\/sadık olsaydı söylediklerimiz sebebi ile Allah bize azap ederdi.\" demektedirler. Bu söylediklerine ceza olarak Cehennem onlara yeter. Onlar, onun ateşine sunulacaklardır. Onların vardıkları yer, ne kötü varış yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 543,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Yahudiler gibi olmamak için aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın. Allah'a taatte bulunmak ve günahlardan geri durmak hususunda fısıldaşın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 543,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Günah, düşmanlık ve Peygambere isyandan oluşan fısıldaşmak<span class=\"text-danger\">-<\/span> sadece Şeytan'ın süslediği ve dostlarına vesvese ettiği bir şeydir ki, Şeytan bununla Mü'minlerin içine kendilerine tuzak kurulduğuna dair hüzün koymak ister. Şeytan ve Şeytan'ın süslemesi, Allah'ın dilemesi dışında Mü'minlere bir zarar veremez. O halde Mü'minler, bütün işlerinde Allah'a güvenip dayansınlar."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 543,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Size, meclislerde yer açın denildiği zaman yer açın ki, Allah da size dünya ve ahiret hayatınızda genişlik versin. Fazilet ehli kimselerin oturması için size bazı meclislerden; “Kalkın!” denildiği zaman kalkın ki, Allah da sizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "Ey iman edenler! Rasûlle bir sırrınızı konuşacağınız zaman bunu yapmadan önce bir sadaka verin. Önce sadaka vermeniz, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Zira böyle davranmanız kalpleri temizleyen bir itaattir. Sadaka olarak verecek bir şey bulamamanız durumda Peygamberle sırrınızı kouşmanızda bir beis yoktur. Şüphesiz Allah, kullarının günahlarını çokça bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir. Onları, güçlerinin yettiğinden başkasıyla sorumlu tutmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "Rasûl ile gizli bir şey konuşmanızdan önce sadaka verme sebebiyle fakirlikten mi çekindiniz? Allah'ın emrettiğini yapmadığınıza ve bir ruhsat olarak da Allah sizi affettiğine göre artık namazı en kâmil bir şekilde kılın, mallarınızın zekâtını verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Küfür ve isyanları sebebi ile Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluk olan Yahûdileri dost edinen münafıkları görmedin mi? O münafıklar ne Mü'minlerden ve ne de Yahûdilerdendir. Onlar bu iki grup arasında herhangi birine karar veremez bir durumdadırlar. (Ne tam olarak onlara, ne de tam olarak bunlara meylederler) Mü'minlerin haberlerini Yahûdilere aktardıkları halde kendilerinin Müslümanlar olduklarına dair yemin ederler. Onlar yeminlerinde yalancı olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "Münafıkları ateşin en alt tabasına girdirerek Yüce Allah onlar için ahirette şiddetli bir azap hazırlamıştır. Şüphesiz onlar; dünyada yapmakta oldukları çok kötü küfür amelleri üzerinedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "Onlar ettikleri yeminleri ile Müslümanlıklarını ortaya koyarak mallarını ve canlarını korumak ve öldürülmelerine engel olmak için yeminlerini kalkan edindiler. Müslümanları zayıflatarak ve haktan alıkoyarak insanları haktan uzaklaştırdılar. Bu yüzden onları küçük düşüren ve rezil eden bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "Onların malları da oğulları da Allah'a karşı kendilerine bir fayda vermez. Onlar Cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır ve onların azabı asla son bulmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "O gün Yüce Allah ceza\/karşılık vermek için onların hepsini yeniden diriltecektir. -Ey Mü'minler!- Onlar dünyada iken küfür ve nifak üzere oldukları halde Allah'ı razı etmek için amel eden müslümanlar olduklarına dair size yemin ettikleri gibi ahirette de O'na (Yüce Allah'a) yemin edeceklerdir. Onlar ettikleri bu yeminleri ile kendilerine fayda getirecek yahut kendilerinden zararı savacak bir şey üzerinde olduklarını sanırlar. İyi bilin ki onlar, dünyadaki yeminlerinde de ahiretteki yeminlerinde de gerçekten yalancıdırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "Şeytan onları hükmü altına almış ve vesvesesi ile onlara Allah'ın zikrini unutturmuştur. Böylece onlar, Allah'ı razı edecek olan amelleri yapmamışlar, ancak Allah'ı gazaplandıracak amelleri işlemişlerdir. İşte bu sıfatlar ile vasfolunmuş olan kimseler İblis'in ordusu ve İblis'e tabi olanlardır. Dünyada ve ahirette asıl hüsrana uğrayanlar İblis'in ordusu ve İblis'e tabi olanlardır. Onlar sapıklığa karşılık olarak hidayeti, Cehennem'e karşılık olarak ise Cennet'i satmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "Şüphesiz Allah’a ve Rasûlüne düşmanlık edip muhalefet edenler; işte onlar Allah'ın, kendilerini dünyada ve ahirette zelil kıldığı, aynı zamanda alçalttığı kâfirler zümresindendir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 544,
            "translated_text": "Yüce Allah, ezeli ilminde; “Ben ve elçilerim mutlaka düşmanlarımıza karşı delil ve güç ile galip geleceğiz.\" diye hükmetmiştir. Şüphesiz Yüce Allah, elçilerine yardım etmek hususunda çok güçlüdür ve onların düşmanlarından öç alma hususunda çok güçlüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 58,
            "page_number": 545,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları dahi olsa Allah'a ve kıyamet gününe iman eden bir toplumun; Allah’a ve Rasûlüne düşman olanları sevdiklerini ve onlarla dostluk ettiklerini göremezsin. Muhakkak iman; Allah'ın ve Rasûlünün düşmanları ile dostluk etmeyi yasaklar. Çünkü iman bağı; bütün bağlardan daha yücedir. İman bağı ile diğer bağlar arasında bir zıtlık meydana geldiğinde iman bağı diğer bağlardan önce gelir. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Akrabaları dahi olsa<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'a ve Rasûlüne düşmanlık edenlerle dostluk etmeyenler var ya; işte Allah, imanı onların kalplerinde sabit kılmıştır, bu değişmez. Onları kendisinden bir delil ve nur ile kuvvetlendirmiştir. Kıyamet günü onları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan Cennetlere koyacaktır ve onlar orada ebedî kalacaklardır. Onlar için Cennet'in nimetleri asla kesilmeyecek ve onlar orada yok olmayacaklardır. Yüce Allah bir daha ebediyen onlara gazab etmeyecek şekilde onlardan razı olmuş, onlar da sona ermeyecek olan nimetler ile kendilerini nimetlendirdiği için Allah Teâlâ'dan hoşnut olmuşlardır. Onların Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhanehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span>'yı görmeleri kendilerine bahşedilecek olan bu nimetlerdendir. İşte bu özellikler ile zikrolunmuş kimseler, Yüce Allah'ın emirlerini yerine getirip yasakladığı şeylerden kaçınan ordularıdır. İyi bilin ki, dünya ve ahirette isteklerine erişerek ve korktuklarından emin olarak kurtuluşa erecek olanlar da sadece Allah'ın ordularıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 545,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde var olan yaratılmışlar, Allah'ı kendisine yakışmayacak olan şeylerden tenzih edip yüceltirler. O; Aziz'dir\/hiç kimsenin mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 545,
            "translated_text": "Allah'ı inkâr eden ve Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayan Benî Nadîr'i yurtları olan Medine'den Şam'a ilk defa çıkaran O'dur. Onlar; Tevrat ehli olan Yahûdilerdendir. Onlar müşrikler ile birlikte olup, ahitlerini bozunca Yüce Allah onları Şam diyarına doğru sürmüştü. -Ey Mü'minler!- Üzerinde oldukları güç ve kuvvet sebebi ile siz onların yurtlarından çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da yükselttikleri kalelerinin Allah'ın cezalandırmasından kendilerini koruyacağını sanmışlardı. Böylece Allah da Rasûlüne, onlara karşı savaşmayı ve onları yurtlarından sürgün etmeyi emretmesi ile onlara hesaba katmadıkları bir yönden gelmiştir. Yüce Allah, onların kalplerine şiddetli bir korku salıverdi. Böylece onlar müslümanların o evlerden yararlanmaması için evlerini kendi elleri ile içerden yıktılar. Müslümanlar da dışarıdan yıktılar. Ey basiret sahipleri! İnkârları sebebi ile onların başına gelenlerden ibret alın ve sakın onlar gibi olmayın. Yoksa onların uğramış olduğu ceza size de ulaşır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 545,
            "translated_text": "Eğer Yüce Allah, onların sürgün edilmelerini yazmamış olsaydı onlara tıpkı kardeşleri olan Kurayza Oğulları'na (Yahûdilerine) yaptığı gibi dünyada öldürülme ve esir edilme ile azap ederdi. Ahirette onlar için kendilerini bekleyen ve içinde ebedî kalacakları bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 546,
            "translated_text": "Onlar hakkında gerçekleşen bu şey, onların küfürleri ve ahitlerini bozarak Allah'a ve Rasûlüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Her kim Allah'a karşı gelirse; şüphesiz Allah Teâlâ cezalandırması şiddetli olandır. O kimseye O'nun şiddetli cezalandırması erişecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 546,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler topluluğu!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Beni Nadîr Gazvesi'nde Allah'ın düşmanlarını gazaplandırmak için kesmiş olduğunuz yahut kendisinden yararlanmak için kökleri üzerinde bırakmış olduğunuz hurma ağaçları Allah'ın emriyledir. Bu; onların iddia ettiği gibi yeryüzünde yapılmış bir bozgun değildir. Bu; Allah'ın taatinden çıkan, ahitlerini bozan ve vefa yolunu seçmek yerine hıyanet yolunu seçen Yahûdileri rezil etmesi içindir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 546,
            "translated_text": "Yüce Allah’ın, Nadîr Oğulları'nın mallarından Rasûlüne verdiği şeyler için siz ne at ve ne deve koşturdunuz ve size ne de bir meşakkat isabet etti. Fakat Allah, Rasûlünü dilediğine hakim kılıp ona karşı üstün kılar. O, Rasûlünü Nadîr Oğulları'na hakim kılıp onlara karşı üstün kılmış ve onların beldelerinin fethini savaşmaksızın nasip etmiştir. Allah’ın her şeye gücü yeter. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 546,
            "translated_text": "Yüce Allah’ın (fethedilen) kasaba halkından savaşmadan alınarak Peygamberine verdiği fey Allah'a aittir. Allah onu dillediği kimseye verir. Yine Rasûle mülk olarak verir. Haşimoğulları'ndan ve Abdulmuttalip Oğulları'ndan olan akrabalarına verir. Bu, sadakadan men edilmeleri sebebi ile onlar için bir telafidir. Yine yetimler, fakirler, yolda kalmış ve nafakasını yitirmiş olan kimseler içindir. Bu; malların, sadece zengin olanlar arasında dönüp dolaşmaması ve fakirlere de verilmesi içindir. -Ey Mü'minler!- Rasûl -sallallahu aleyhi ve sellem- size fey mallarından ne verdiyse, onu alın ve sizi neyden sakındırmışsa ondan kaçının. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Muhakkak ki Yüce Allah, cezalandırması çetin olandır. O'nun cezalandırmasından sakının."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 546,
            "translated_text": "Bu mallardan bir kısmı Allah yolunda mallarını ve evlatlarını terk etmeye mecbur kılınmış, Allah'tan dünyada rızık ve ahirette rıza dileyen, Allah yolunda cihad ile Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir Muhacirler'indir. İşte gerçekten imanda kararlı ve sağlam olanlar bu sıfatlar ile sıfatlanmış olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 546,
            "translated_text": "Muhacirler'den önce Medine'yi yurt edinip Allah'a ve Allah'ın Rasûlüne iman etmeyi seçen Ensar, Mekke'den kendilerine hicret eden kimseleri severler. Feyden, Allah yolunda hicret edenlere verilen maldan kendilerine verilmemesinden dolayı onlara karşı gönüllerinde bir öfke ve hased beslemezler. Kendileri ihtiyaç ve fakirlik içerisinde olsalar dahi dünvevî arzularda Muhacirler'i kendi nefislerine tercih ederler. Kim nefsini mal hırsından korur ve malını Allah yolunda sarf ederse, işte istediklerine nail olarak ve korktuklarından kurtularak asıl kurtuluşa erenler onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 547,
            "translated_text": "Onlardan sonra gelen ve kıyamet gününe kadar onların yoluna güzelce tabi olanlar şöyle derler: \"Rabbimiz! Bizi ve bizden önce Allah'a ve O'nun Rasûlüne iman eden din kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde Mü'minlerden herhangi birine karşı kin ve kötü niyet bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz sen kullarına karşı çok şefkatli ve çok merhametlisin!''"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 547,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Küfrü gizleyip imanı ortaya koyanları görmedin mi?Onlar, tahrif edilmiş olan Tevrat'a tabi olan kardeşleri Yahûdilere şöyle demektedirler: \"Yurtlarınızda kalın, biz sizi yardımsız bırakmayız ve sizi teslim etmeyiz. Eğer müslümanlar sizi çıkaracak olurlarsa, sizinle dayanışma ile çıkarız. Bizi, sizinle çıkmaktan alıkoyacak hiç kimseye itaat etmeyiz. Eğer müslümanlar sizinle savaşırlarsa onlara karşı size yardım ederiz.\" Allah şahitlik etmektedir ki Yahudiler (yurtlarından) çıkarılırlarsa; onlarla birlikte çıkacaklarına ve kendileri ile savaşılırsa onlarla birlikte savaşacaklarına dair münafıklar iddialarında yalancıdırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 547,
            "translated_text": "Eğer Müslümanlar, Yahûdileri çıkaracak olurlarsa onlar (münafıklar) Yahudilerle beraber çıkmazlar. Eğer münafıklar Müslümanlarla savaşırlarsa onlara (Yahudilere) yardım etmezler. Müslümanlara karşı onlara yardıma gitseler de onlardan kaçarlar. Sonra da münafıklara yardım edilmez. Bilâkis Yüce Allah, onları (münafıkları) küçük düşürür ve aşağılar."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 547,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yahudi ve münafıkların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah Teâlâ'ya karşı duydukları korkudan daha şiddetlidir. Bu, onların idrak edemeyen ve anlamayan bir topluluk olmaları sebebi ile size karşı duydukları korkunun çok şiddetli olmasından ve Allah'a karşı olan korkularının zayıf olmasındandır. Eğer onlar, anlıyor olsalardı kendisinden korkulmayı ve dehşete düşülmeyi en çok hak edenin Allah Teâlâ olduğunu bilirlerdi. Sizi onların üzerine güçlü\/hakim kılan da O'dur."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 547,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span>Yahûdiler, surlarla çevrili kasabalar veya duvarlar arkasında olmadıkça sizinle topluca savaşamazlar. Korkaklıkları sebebi ile sizinle karşı karşıya gelemezler. Kendi aralarındaki savaşları ise aralarındaki düşmanlıkları sebebi ile şiddetlidir. Sen, onları birlik ve saflarını tek bir saf zannedersin. Oysa onların kalpleri birbirine zıt ve dağınıktır. Bu ayrılık ve düşmanlık onların akletmeyen bir topluluk olması sebebiyledir. Eğer hakkı bilselerdi ona tabi olurlardı, onda ayrılığa düşmezlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 547,
            "translated_text": "O Yahudilerin küfürdeki ve kendilerine inen azaptaki durumları, kendilerinden yakın zaman önce geçmiş ve küfürlerinin cezasını Bedir'de tatmış olan Mekkeli müşriklerin durumu gibidir. Onların küfürlerinin kötü akibetini tattılar. Bedir günü, Mekkeli müşriklerden öldürülen öldürüldü ve esir edilen esir edildi. Onlar için ahirette acı verici bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 547,
            "translated_text": "Münafıkların Yahudilere verdikleri sözdeki durumları tıpkı Şeytan'ın durumu gibidir. Çünkü Şeytan, küfrü süsleyerek insana; \"İnkâr et!\" der. İnsan, Şeytan'ın küfrü süslemesi sebebi ile inkâr edince de: \"Küfrettiğin için ben senden uzağım. Çünkü ben yaratılmışların Rabbi olan Allah’tan korkarım.\" der."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 548,
            "translated_text": "Kıyamet günü Şeytan'ın ve ona itaat edenin sonu (kendisine itaat edilen Şeytan ile ona tabi olan insanın) içinde ebedî kalacakları ateştir. Onları bekleyen o ceza, Allah Teâlâ'nın sınırlarını çiğneyerek kendi nefislerine zulmeden zalimlerin cezasıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 548,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Her nefis, kıyamet günü için sunduğu salih amellere bir baksın. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 548,
            "translated_text": "Emirlerini terk edip yasaklarını çiğneyerek Allah'ı unutan, Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Kendilerini Allah'ın gazabından ve cezalandırmasından koruyacak ameller işlememişlerdir. Onlar Yüce Allah'ı unutan, -Allah'ın emirlerini yerine getirmeyen ve yasaklarından geri durmayan- kimselerdir. Onlar, Allah Teâlâ'nın taatinden çıkmış olan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 548,
            "translated_text": "Cehennem ehliyle Cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli ile Cehennem ehli, dünyadaki amellerinde farklı oldukları gibi ahirette alacakları karşılıklarda da birbirlerinden farklıdırlar. İsteklerine kavuşup korktukları şeylerden güvende olarak asıl kurtuluşa erenler Cennet ehli kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 548,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Eğer Biz bu Kur'an'ı dağa indirmiş olsaydık, Kur'an'da bulunan şiddetli tehdit ve korkutucu uyarılar sebebiyle sertliği ve sağlamlığı ile birlikte o dağın Allah korkusunun şiddetinden dolayı baş eğmiş paramparça olduğunu görürdün. Biz, bu örnekleri insanlar akıllarını kullansınlar ve onun ayetlerinin ihtiva ettiği ibretlerden ve uyarılardan ibret alsınlar diye veriyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 548,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">22 -<\/span> 23 - O öyle Allah'tır ki, O'ndan başka hak mabud (ilah) yoktur. Görülmeyeni de görüleni de bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Dünyada ve ahirette Rahman'dır (çok merhametlidir). O'nun rahmeti bütün alemleri kuşatmıştır. O, Melik'tir. Her türlü eksiklikten münezzehtir, yücedir. Her kusurdan uzaktır. Peygamberlerini, ayetleri (mucizeleri) ve delilleri ile tasdikleyendir. Kullarının amellerini hakkıyla gözetendir. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz\/mutlak galiptir. O, Cebbar'dır. Her şeye ululuğu ile üstün gelendir. Mütekebbir'dir. Allah Teâlâ, müşriklerin O'na ortak koştukları putlardan ve diğer şeylerden münezzeh ve yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 548,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">22 -<\/span> 23 - O öyle Allah'tır ki, O'ndan başka hak mabud (ilah) yoktur. Görülmeyeni de görüleni de bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Dünyada ve ahirette Rahman'dır (çok merhametlidir). O'nun rahmeti bütün alemleri kuşatmıştır. O, Melik'tir. Her türlü eksiklikten münezzehtir, yücedir. Her kusurdan uzaktır. Peygamberlerini, ayetleri (mucizeleri) ve delilleri ile tasdikleyendir. Kullarının amellerini hakkıyla gözetendir. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz\/mutlak galiptir. O, Cebbar'dır. Her şeye ululuğu ile üstün gelendir. O, Mütekebbir'dir. Allah Teâlâ, müşriklerin O'na ortak koştukları putlardan ve diğer şeylerden münezzeh ve yücedir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 59,
            "page_number": 548,
            "translated_text": "O Allah, her şeyi yaratan, yoktan var eden ve yarattıklarına dilediği gibi şekil verendir. En yüce sıfatları ihtiva eden en güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde ne varsa O’nu her türlü eksiklikten tenzih eder. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz\/mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 549,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Benim düşmanım ve sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Onlar, Peygamberiniz aracılığı ile dinden size gelen şeyleri inkâr etmişler, Peygamberi yurdundan çıkarmışlardır. Rabbiniz Allah'a iman ettiniz diye Peygamberi de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Aynı şekilde sizleri de yurdunuz Mekke'den çıkarıyorlar. Size karşı ne bir akrabalık ve ne de bir yakınlık gözetiyorlar. Eğer sizler, benim yolumda cihad etmek ve benim rızamı kazanmak için çıkmış iseniz onlara karşı bir dostluk olarak Müslümanların haberlerini gizlice yollamayın. Ben, sizin bu hususta saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim kâfirlerle dostluk yapar ve onlara karşı bir sevgi beslerse; o, doğru yoldan ve haktan sapmış ve doğru olandan uzaklaşmış olur."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 549,
            "translated_text": "Eğer onlar size üstün gelirlerse, içlerinde size karşı gizledikleri düşmanlıklarını ortaya koyarlar. Eziyet ve vurma ile ellerini size uzatırlar ve dilleri ile size söverler. Onlar sizin de tıpkı kendileri gibi Allah'ı ve Rasûlünü inkâr edip kâfir olmanızı arzu ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 549,
            "translated_text": "Eğer yakınlarınız ve çocuklarınız için kâfirleri dost edinirseniz; kıyamet günü, ne yakınlığınız ve ne de çocuklarınız size fayda verir. Allah; sizin aranızı ayrırır da onlardan Cennet ehli olanlar Cennet'e, ateş ehli olanlar ise ateşe girer. Birbirinize hiçbir fayda sağlayamazsınız. Yüce Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 549,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz, sizin için İbrahim <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'da ve onunla beraber olan Mü'minlerde güzel bir örnek vardır. Hani onlar kâfir olan toplumlarına şöyle demişlerdi: \"Biz, şüphesiz sizden ve sizin Allah’tan başka ibadet ettiğiniz putlarınızdan uzağız. Sizin üzerine olduğunuz inancı kabul etmiyoruz. Sizinle bizim aramızda Yüce Allah’a tek olarak iman edinceye ve Allah'a herhangi bir kimseyi ortak koşmayı bırakıncaya kadar sürecek olan bir düşmanlık ve nefret belirmiştir.\" Sizin üzerinize düşen de onlar gibi kâfir olan toplumunuzdan uzak durmanızdır. Bu; İbrahim’in babasına söylediği şu söz hariçtir (İbrahim şöyle dedi): \"Senin için Allah'tan bağışlanma dileyeceğim. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin.\" Bu, İbrahim'in babası hakkında ümidi kesmesinden önce idi. Çünkü Mü'min bir kimse, müşrik bir kimse için af dileyemez. İbrahim şöyle dedi: \"Benim, Allah’tan sana gelecek azabı savmaya gücüm yetmez. Rabbimiz! Biz, bütün işlerimizde sana dayandık ve tevbe ederek sana yöneldik ve kıyamet günü dönüş de sanadır!\""
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 549,
            "translated_text": "Rabbimiz! Kâfirleri bize musallat ederek bizi küfre sapanlar için bir deneme kılma. (Eğer bize musallat olurlarsa) Onlar (kâfirler) şöyle diyeceklerdir: \"Eğer onlar hak üzerinde olsalardı, biz onlara hakim güç kılınmazdık. Rabbimiz! Bizim günahlarımızı bağışla. Şüphesiz sen; hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz\/mutlak galipsin. Yaratmanda, şeriatinde ve takdir etmende çok hikmet sahibisin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 550,
            "translated_text": "İşte bu güzel örneği ancak Allah'tan dünya ve ahiretin hayrını isteyenler alır. Her kim de bu güzel örnekten yüz çevirirse; şüphesiz ki Allah, kullarına muhtaç değildir. O'nun, kullarının taatine ihtiyacı yoktur. O her halukârda çokça övülendir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 550,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Olur ki Allah, kendileri ile aranızda düşmanlık bulunan kâfirler ile aranıza onları İslam'a hidayet ederek bir sevgi koyar da onlar sizin dinde kardeşleriniz olurlar. Allah her şeye kadirdir, onların kalplerini imana doğru çevirir. Allah, tevbe eden kullarına karşı çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 550,
            "translated_text": "Yüce Allah, Müslümanlığınız sebebi ile sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi, onlara sizin üzerinizdeki haklarını vererek adaletli davranmanızı yasaklamaz. Tıpkı Ebu Bekir -radıyallahu anh-'ın kızı Esma -radıyallahu anhâ-'nın, kâfir olan annesine ihsanda bulunmak için Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den izin talep ettikten sonra olduğu gibidir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- annesine sıla-i rahim yapması için Esma'ya izin vermiştir. Şüphesiz Yüce Allah; kendi nefislerine, ailelerine ve üzerlerine idareci oldukları kimselere karşı adil olanları sever."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 550,
            "translated_text": "Allah; ancak iman etmeniz sebebi ile sizinle savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanıza yardım edenlerle dost olmanızı yasaklar. Sizden kim onları dost edinirse, işte Allah'ın emrine karşı gelmeleri sebebi ile kendi nefislerini helâka sürükleyerek kendilerine zulmetmiş olanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 550,
            "translated_text": "Ey Allah’a iman edenler ve Allah’ın dini (şeriati) ile amel edenler! Mü'min kadınlar, küfür diyarından hicret edip de İslam diyarına gelirlerse, onları imanlarının doğruluğunda imtihan edin. Allah, onların imanlarını en iyi bilendir. Onların kalplerinin barındırdığı şey gizli kalmaz. İmtihandan sonra onların imanlarında sadık kimseler olduklarına dair alametlerin ortaya çıkmasından sonra onların Mü'min kadınlar olduğunu anlarsanız bu durumda onları kâfir olan eşlerine iade etmeyin. Mü'mine kadınların kâfir erkeklerle evlenmesi helal değildir. Aynı şekilde kâfir olan erkeklerin de iman eden kadınlarla evlenmesi helal değildir. İman eden kadınların kâfir kocalarına verdikleri mehirlerini (geri) verin. -Ey Mü'minler!- İddetlerini bitirdikten sonra mehirlerini vererek o kadınlarla evlenmenizde bir günah yoktur. Kimin hanımı kâfir ise yahut dininden dönmüş ise küfür sebebi ile nikah bağı koptuğu için artık o kadını yanında tutmasın. Mehir olarak onlara sarfettiğinizi geri isteyin. Dininden dönen kadınlarınızın mehirlerini o kâfirlerden isteyin. Mü'min olan kadınlar da verdiklerini istesinler. Mehirler ile alakalı olarak sizin tarafınızdan ve onların tarafından mehirlerin geri verilmesine dair burada zikredilen hüküm Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’nın hükmüdür. O sizin aranızda dilediği gibi hüküm verir. Allah kullarının hallerini ve yaptıklarını en iyi bilendir. Onların yaptıklarından hiçbir şey O’na gizli kalmaz. O, kulları için koymuş olduğu hükümlerde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 550,
            "translated_text": "Eşleriniz için sarfettiklerinizden bir şey eğer onların dinden çıkmaları sebebiyle kâfirlere gider, siz de onlara gâlip gelirseniz; ganimetten, eşleri dinden çıkarak giden erkeklere mehir olarak sarfettikleri kadarını verin. Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak iman ettiğiniz Allah'a karşı gelmekten de sakının."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 551,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Mü'min kadınlar, <span class=\"text-danger\">-<\/span>Mekke’nin fethinde olduğu gibi<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmamak, bilâkis sadece O’na kulluk etmek, hırsızlık etmemek, zina etmemek, cahiliye adeti olarak çocuklarını öldürmemek, yalan uydurarak eşlerine zinadan çocuklar isnat etmemek ve ağıt yakıp saç baş yolarak ağlamaktan yasaklaman gibi iyi ve doğru işlerde sana isyan etmemek üzere sana beyat etmek için geldiklerinde onların beyatını kabul et. Sana beyat etmelerinden sonra onların günahlarının bağışlanması için Allah’tan af dile. Şüphesiz Allah, tevbe eden kullarının günahlarını çokça örtüp bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 60,
            "page_number": 551,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Ahirete iman etmeyen ve Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, ahireti inkâr etmeleri sebebi ile kabirlerdekilerin yeniden dirilmesinden ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 551,
            "translated_text": "Göklerde ve yerdekiler Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’ya yakışmayan\/layık olmayan her türlü şeyden O'nu tenzih ederler ve yüceltirler. O; Azîz'dir\/hiç kimsenin galip gelemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 551,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edenler! Gerçekte yapmadığınız şeyler için niçin yaptık diyorsunuz? Tıpkı bu, sizden birinin filan ile kılıç kılıca şöyle şöyle vuruştum demesi gibidir. Hâlbuki o, kılıcı ile kimse ile vuruşmamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 551,
            "translated_text": "Yapamayacağınız bir şeyi söylemek Allah katında nefret edilen büyük bir şeydir. Bir Mü'mine ancak Allah'a karşı doğru olmak ve amelinin sözünü doğrulaması yakışır. (Yani amel etmesi gerekir.)"
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 551,
            "translated_text": "Şüphesiz Yüce Allah, kendi yolunda rızasını kazanmak arzusu ile yanyana birbirine kenetlenmiş bir yapı gibi saf halinde savaşan Mü'minleri sever."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 551,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Musa <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span>'ın kavmine şöyle dediği zamanı hatırla: \"Ey kavmim! Benim size gönderilen Allah’ın elçisi olduğumu bildiğiniz halde ne diye emirlerime muhalefet ederek bana eziyet ediyorsunuz?\" Onlar kendilerine gelen haktan meyledip sapınca, Allah da onların kalplerini haktan ve doğru yoldan saptırdı. Yüce Allah, taatinden çıkan bir kavmi hakka iletmez."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 552,
            "translated_text": "Hani Meryem oğlu İsa -aleyhisselam-: \"Ey İsrailoğulları! Ben, benden önce indirilen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir rasûlü de müjdeleyen, Allah’ın size (gönderdiği) bir rasûlüm. Ben; daha önce örneği görülmemiş bir peygamber değilim.\" demişti. İsa -aleyhisselam- onlara, kendisinin doğruluğuna dair apaçık delillerle gelince şöyle demişlerdi: \"Bu; apaçık bir büyüdür, ona asla tabi olmayız.\""
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 552,
            "translated_text": "Allah'ı birlemeye dayanan tevhid dini olan İslam’a çağrıldığı halde Allah'a ortaklar koşup onlara ibadet ederek Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah, şirk ve masiyetler ile kendilerine zulmeden zalimler topluluğunu kendilerini dosdoğru yol üzere kılacak olan doğru yola erdirmez."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 552,
            "translated_text": "O yalanlayıcılar kendilerinden sadır olan yanlış sözler ile hakkı karalayarak Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kâfirlerin hoşuna gitmese de Yüce Allah, yeryüzünün doğusunda ve batısında dinini üstün kılarak ve kelimesini yücelterek nurunu tamamlayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 552,
            "translated_text": "Rasûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i hayra hidayet ve irşad eden, faydalı ilim ve salih amel dini olan İslam dini ile dinini bütün dinlere üstün kılmak için gönderen Allah'tır. Müşrikler hoşlanmasalar da Allah, dinini yeryüzüne hakim kılacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 552,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak kârlı bir ticareti size göstereyim mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 552,
            "translated_text": "Bu kazançlı ticaret; Allah'a ve Allah'ın Rasûlüne iman etmeniz, rızası için O'nun yolunda mallarınızı infâk edip ve canlarınızı feda ederek cihad etmenizdir. Eğer bilseydiniz, zikri geçen bu ameller sizin için daha hayırlıdır. O halde bu amellere koşun."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 552,
            "translated_text": "İşte bu ticaretin kazancı şudur: Yüce Allah'ın sizin günahlarınızı bağışlaması, sizi sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan Cennetler'e, kendisinden başka bir yere taşınmanın olmadığı Cennetler'deki güzel meskenlere koymasıdır. Zikredilen bu kazanç, hiçbir kazancın kendisine yaklaşamayacağı büyük bir kazançtır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 552,
            "translated_text": "Bu kazançlı ticaretin sizin seveceğiniz başka bir özelliği daha vardır ki, dünyada ertelenmeden verilir. Bu özellik (kazanç), düşmanlarınıza karşı Allah'ın size yardım etmesi ve size Mekke'nin ve diğer yerlerin fethi gibi yakın bir fethi vermesidir. -Ey Peygamber!- Mü'minlere, dünyada kendilerini sevindirecek yardımı, ahirette ise elde edecekleri Cennet'i haber ver."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 61,
            "page_number": 552,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Tıpkı İsa -aleyhisselam-Havariler'e: \"Allah’ın dini için benim yardımcılarım kimdir?\" dediğinde; ona yardım eden Havariler'in yardım ettiği gibi sizler de Rasûlünüzün size getirmiş olduğu Allah'ın dininin yardımcıları olun. Havariler, İsa -aleyhisselam-'a: \"Allah'ın dininin yardımcıları biziz.\" demişlerdi. İsrailoğulları'ndan bir zümre İsa -aleyhisselam-'a iman etmiş bir diğer zümre ise inkâr etmişti. Bunun üzerine biz de İsa -aleyhisselam-'a iman edenleri düşmanlarına karşı desteklemiştik de, onlar inkâr edenlere karşı üstün gelmişlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 553,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde bulunan mahlûkatın tamamı; mülkün tek sahibi, her türlü noksanlıktan uzak, hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz\/mutlak galip ve yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibi olan Allah'ı kendisine yakışmayacak olan eksiklik ve kusur içeren her türlü sıfattan\/özellikten tenzih eder."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 553,
            "translated_text": "O (Allah); Araplar'ın içine kendileri gibi okuyup, yazamayan bir elçi gönderendir. O peygamber, onlara Allah'ın kendilerine indirilen ayetlerini okur; onları, küfürden ve kötü ahlaklardan temizler ve onlara Kur'an ve sünneti öğretir. Onlar, o peygamberin kendilerine gönderilmesinden önce apaçık haktan sapmış şekilde ve sapıklık üzere idiler. Putlara tapıyorlar, haksız yere kan döküyorlar ve akrabalık bağlarını koparıyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 553,
            "translated_text": "O (Allah); bu Peygamberi, Araplar'dan henüz gelmemiş, fakat gelecek olan diğer kimselere de gönderendir. O Azîz'dir\/hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 553,
            "translated_text": "Burada haber verilen -Peygamber'in Araplar'a ve diğerlerine gönderilmesi- Allah'ın lütfudur ve Allah, onu dilediğine verir. Allah, çok lütuf sahibidir. O'nu, bu ümmete ve insanların tamamına peygamber olarak göndermesi de O'nun lütfundandır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 553,
            "translated_text": "Tevrat'la yükümlü tutulup da daha sonra onu terk eden Yahudilerin örneği, büyük kitapları yüklenmiş\/taşıyan eşeğe benzer ki o, kitap mı yoksa başka şey mi taşıdığını bilmez. Allah’ın ayetlerini yalanlayan bir toplumun hali ne kadar kötüdür. Yüce Allah, zalim toplumu hakkı bulma hususunda muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 553,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Ey tahrif edilip bozulduktan sonra Yahudilik (dini) üzerinde kalanlar! Bütün insanların değil de, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız ve bunda da samimi iseniz iddia ettiğiniz bu itibarı Yüce Allah'ın size çabucak vermesi için haydi ölümü temenni edin!\""
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 553,
            "translated_text": "Onlar, ölümü hiçbir zaman temenni etmezler. Aksine işledikleri küfür, günahlar, zulüm ve Tevrat'ı değiştirip tahrif etmeleri sebebiyle dünyada ebedî olarak kalmayı isterler. Yüce Allah, zalimleri en iyi bilendir. Onların amellerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptıklarına göre onlara karşılık verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 553,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O Yahudilere de ki: \"Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, er ya da geç kaçınılmaz bir şekilde sizi bulacaktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni\/gaybı bilen Yüce Allah'a kıyamet günü döndürüleceksiniz. Görülenden ve görülmeyenden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, size bütün yaptıklarınızı haber verecek ve yaptıklarınıza göre size karşılık verecektir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 554,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Cuma günü imam minbere çıktıktan sonra müezzin nida ettiği zaman hutbeyi dinlemek ve namazı kılmak için mescidlere koşun. Sizi ibadetten alıkoymaması için alışverişi bırakın. Ey Mü'minler! Eğer bilirseniz cuma namazı ezanından sonra emredilen bu koşma ve alışverisi terk etmek, sizin için daha hayırlıdır. O halde Allah'ın size olan emrini yerine getirin."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 554,
            "translated_text": "Cuma namazını kıldıktan sonra helâl yoldan kazanmak ve ihtiyaçlarınızı gidermek için yeryüzüne dağılın. Helal kazanç ve helal kâr elde etmek için Allah'ın fazlından isteyin. Rızkınızı ararken Yüce Allah'ı çokça zikredin. Rızık arayışınız, size Allah'ı zikretmeyi sakın unutturmasın. Sevdiğiniz şeyleri ümit etmeniz ve korktuğunuz şeyden kurtulmanız için O'nu çokça zikredin."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 62,
            "page_number": 554,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müslümanlardan bazıları bir ticaret yahut bir eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona doğru çıkıp giderler ve seni minberde ayakta bırakırlar. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: \"Salih amellerin Allah katındaki karşılığı, sizin çıkıp kendisine doğru gittiğiniz ticaretten ve eğlenceden daha hayırlıdır. Yüce Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır!\""
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 554,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Müslümanlıklarını izhar edip küfürlerini içlerinde gizleyen kimseler olan münafıklar, senin meclisinde hazır bulunduklarında şöyle dediler: \"Senin kesinlikle Allah’ın Rasûlü olduğuna şahitlik ederiz.\" Allah, senin kendi Rasûlü olduğunu elbette bilir. Allah; münafıkların, senin gerçekten Allah'ın Rasûlü olduğuna yürekten şahitlik ettiklerine dair iddialarında yalancı olduklarına da şahitlik eder."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 554,
            "translated_text": "Ettikleri yeminlerini, kendilerini öldürülmekten ve esir edilmekten korunmak için bir örtü ve kalkan edinmişler, şüphe düşürerek ve ürküterek insanları imandan uzaklaştırmışlardır. Şüphesiz onların nifak ve yalan yemin ile yaptıkları amelleri çok çirkindir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 554,
            "translated_text": "Bu; onların iki yüzlülük ederek iman etmeleri, imanın onların kalplerine ulaşmaması ve sonra da Allah'ı inkârlarını kalplerinde gizlemeleri sebebiyledir. Küfürleri sebebi ile Allah, onların kalplerini mühürlemiştir. İman onların kalplerine girmez. Bu mühür sebebi ile onlar, kendilerinin iyiliğine ve hidayetine olan şeyleri anlamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 554,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey münafıklara bakan kimse!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onları gördüğün zaman şekillerinin güzelliğinden ve üzerinde bulundukları nimetlerden dolayı cüsseleri hoşuna gider. Eğer konuşurlarsa, sözlerinin içerdiği belağattan dolayı onları dinlersin. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onlar senin meclisinde sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Korkaklıklarından dolayı her sesin kendilerini hedef aldığını sanırlar. Onlar, gerçekten düşmandırlar. <span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onların sana tuzak kurmalarından sakın. Allah onlara lanet etsin. Delillerin açık ve anlaşılırlığına rağmen nasıl da imandan uzaklaşıyorlar!"
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 555,
            "translated_text": "O münafıklara; \"Yaptıklarınızdan özür dileyerek Allah'ın Rasûlüne gelin de sizin günahlarınız için Allah'tan mağfiret dilesin.\" denildiği zaman onlar alay ederek başlarını çevirirler. Sen onların emrolundukları hakkı kabul edip, ona boyun eğmekten büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 555,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senin onların günahları için af dileyip dilememen arasında bir fark yoktur. Çünkü Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Allah Teâlâ, tâatinden çıkan ve günahlarında ısrar eden bir kavmi muvaffak kılmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 555,
            "translated_text": "Onlar şöyle derler: \"Bedevilerden ve fakirlerden Allah’ın Rasûlünün yanında bulunan kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler.\" Oysa göklerin ve yerin hazineleri sadece Allah’ındır. O; kullarından dilediğine bunu rızık olarak verir. Fakat münafıklar, rızkın hazinelerinin Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elinde olduğunu bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 555,
            "translated_text": "Münafıkların başı Abdullah b. Ubey şöyle demektedir: Eğer Medine'ye dönersek üstün\/izzetli olan ben ve kavmim, izzetli olmayan Muhammed ve ashabını oradan çıkaracaktır. Hâlbuki asıl izzet ancak Allah'ın, Allah'ın Peygamberinin ve Mü'minlerindir. Abdullah b. Ubey'in ve ashabının değildir. Fakat münafıklar; izzetin ancak Allah'ın, Allah'ın Peygamberinin ve Mü'minlerin olduğunu bilmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 555,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Sakın mallarınız ve evlatlarınız sizi, namaz ve namaz dışındaki İslam'ın farzlarını yerine getirmekten alıkoymasın. Bir kimseyi, malları ve evlatları,<br \/>\nnamaz ve namaz dışında Allah'ın farz kıldığı hususları yapmaktan alıkoyarsa; işte kıyamet günü kendilerini ve ailelerini gerçekten ziyana uğratanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 555,
            "translated_text": "Herhangi birinize ölüm gelip de Rabbine şöyle demeden önce sizi rızıklandırdığımız mallardan infak edin: \"Rabbim! Beni az bir süreye kadar geciktirsen de malımdan Allah yolunda sadaka verip de Yüce Allah'ın, amelleri düzgün olan salih kullarından olsaydım.''"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 63,
            "page_number": 555,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, eceli gelen ve ömrü sona eren kimsenin ecelini (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır. Eğer hayır ise (karşılığı) hayır, şer ise şer (ceza) olarak verilir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 556,
            "translated_text": "Göklerde ve yerde bulunan mahlûkatın tamamı zatına yakışmayan eksiklik ve kusur içeren her türlü özellikten Yüce Allah'ı tenzih eder. Mülkün tek sahibi O'dur. O'nun dışında bir sahip yoktur. Güzel övgüler O'nun içindir. O her şeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 556,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizi yaratan O’dur. Sizden bir kısmınız kâfirdir ki, onun varacağı yer ateştir. Bir kısmınız da Mü'mindir ki, onun varacağı yer ise Cennet'tir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 556,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış ve bunları boş yere yaratmamıştır. Sizi de kendisinden bir ihsan ve bir lütuf olmak üzere en güzel sûrette şekillendirmiştir. Eğer dileseydi sizi çirkin olarak yaratırdı. Kıyamet günü dönüş de sadece O’nadır. Amellerinize karşılık size karşılığınızı verecektir. Hayır (zannederse) hayır (bulur). Şer (zannederse) şer (bulur)."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 556,
            "translated_text": "Göklerde olanı ve yeryüzünde olanları bilir. Gizlediğiniz amelleri de açığa vurduğunuz amelleri de bilir. Allah, gönüllerde olan hayrı da şerri de hakkıyla bilendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 556,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Daha önce inkâr eden Nuh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve diğer kavimler gibi ümmetlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar inkâr etmelerinin cezasını dünyada tattılar. Onlar için ahirette ise elem verici bir azap vardır. Evet! Onların haberi size geldi. O halde onların işlerinin vardığı neticeden ibret alın. Onların başına gelen sizin de başınıza gelmeden önce Allah'a tevbe edin."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 556,
            "translated_text": "Onlara isabet eden bu azap, Allah katından rasûlleri onlara apaçık delilleri ve ayan beyan kanıtları getirdiklerinde rasûllerin insanlardan gelmesini inkâr ederek şöyle demeleri sebebiyledir: \"Bize insanlar mı yol gösterecek? Bizi bir beşer mi hakka iletecek?\" Böylece onlar küfre sapıp, iman etmekten yüz çevirdiler. Bu yaptıkları ile Yüce Allah'a hiçbir zarar veremediler. Allah, onların imanlarına ve ibadetlerine muhtaç değildir. Çünkü onların taatleri Allah'a hiçbir şey vermez. Allah Teâlâ; zengindir, kullarına muhtaç değildir. Sözlerinde ve fiilerinde çokça övülen, hamde layık olandır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 556,
            "translated_text": "Kâfirler, ölümlerinden sonra Yüce Allah'ın kendilerini kesinlikle diriltemeyeceğini ileri sürdüler. -Ey Peygamber!- Yeniden dirilmeyi inkâr eden o kimselere de ki: \"Hayır! Rabbime andolsun ki, dünyada yapmış olduklarınıza göre kıyamet günü mutlaka diriltileceksiniz. Bu diriltme Allah'a göre kolaydır. Sizi ilk defa yaratmıştır. O, ölümünüzden sonra sizi hesap ve karşılık için diriltmeye kâdirdir.\""
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 556,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'a iman edin. O'nun Peygamberine iman edin. Rasûlümüze indirdiğimiz Kur'an'a iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 556,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın kıyamet günü, sizi toplayacağı ve size amellerinizin karşılığını verececeği günü hatırla. O gün, kâfirlerin zararının ve eksikliklerinin ortaya çıktığı gündür. Çünkü Mü'minler o gün, kâfirlerin Cennet'teki yerlerine mirasçı olurlar. Kâfirler de Mü'minlerin Cehennem'deki yerlerine mirasçı olurlar. Kim Allah'a iman eder ve salih ameller işlerse Yüce Allah, onun günahlarını örter ve onları, içinde ebedî olarak kalacakları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan Cennetler'e koyar. Onlar oradan çıkmazlar, Cennet'in nimetleri devamlıdır, onlardan kesilmez. İşte onların elde ettikleri bu kazanç, hiçbir kazancın kendisine yakınlaşamayacağı en büyük kazançtır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 557,
            "translated_text": "Allah'ı inkâr edenlere ve Rasûlümüze indirdiğimiz ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidirler. Onlar, orada ebedî kalacaklardır. Onların varacakları yer ne kötü ve çirkin bir varış yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 557,
            "translated_text": "Bir kimsenin canına yahut malına yahut çocuğuna Allah'ın bir hükmü ve kaderi olmadıkça hiçbir musibet isabet etmez. Kim, Allah’a ve O'nun kaza ve kaderine iman ederse; Allah onun kalbini hükmüne karşı rıza ve hoşnutluk ile selamette kılar. Allah, her şeyi hakkıyla bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 557,
            "translated_text": "Allah’a itaat edin, Rasûle de itaat edin. Eğer Allah'ın Rasûlünün getirdiklerinden yüz çevirirseniz; bu yüz çevirmenin günahı sizin üzerinizedir. Elçimizin üzerine düşen ise kendisine emrettiğimizi tebliğ etmekten başka birşey değildir. O'nun tebliğ etmekle emrolunduğu şey ise size kesinlikle ulaşmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 557,
            "translated_text": "Allah, kendisinden başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilâhın olmadığı tek ilahtır. O halde Mü'minler, bütün işlerinde yalnızca Allah'a dayanıp güvensinler."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 557,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır. Bu, onların sizi Allah'ın zikrinden ve Allah'ın yolunda cihad etmekten alıkoydukları ve geciktirdikleri içindir. Onların size etki etmesinden sakının. Eğer onların hatalarını affeder, kusurlarına bakmaz ve onları bağışlarsanız; şüphesiz Allah da sizin günahlarınızı bağışlar ve size merhamet eder. Çünkü karşılık; işlenen amelin türündendir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 557,
            "translated_text": "Mallarınız ve evlatlarınız sizin için ancak bir imtihandır ve sizi, haram yoldan kazanmaya ve Allah'a taatte bulunmayı terk etmeye sevk edebilir. Allah'a karşı olan taatini evlatlarına uymaya ve malı ile meşgul olmaya tercih eden kimseye Allah katında büyük bir mükâfat vardır. İşte bu, büyük mükâfat Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 557,
            "translated_text": "Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Dinleyin, Allah'a ve Allah'ın Rasûlüne itaat edin. Allah'ın sizi rızıklandırmış olduğu malları hayır yolunda sarf edin. Kim, nefsinin hırsından kendisini koruyacak olursa; işte istediklerini elde edip korktuklarından kurtularak büyük kazancı elde etmiş olanlar onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 557,
            "translated_text": "Eğer yolunda mallarınızı harcayarak Allah'a güzel bir borç verirseniz, Allah her iyiliğin karşılığını size on mislinden yediyüz misline ve daha fazlası ile verir. Sizin günahlarınızı bağışlar. Yüce Allah, az amelin karşılığına çokça karşılık veren Şekûr'dur. Halîm'dir, ceza vermekte aceleci değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 64,
            "page_number": 557,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, görülmeyeni de görüleni de bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz\/mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 558,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Sen yahut ümmetinden biri hanımını boşamak isterse iddetinin başında boşasın. Kadının iddetini saysın ve bu boşama işlemi kadının temiz olduğu (hayız dönemi dışında) ve kocasının kendisi ile cinsel ilişkiye girmediği bir halde olsun. Eğer eşlerinizi boşadıktan sonra geri döndürmek isterseniz bu durumda emin olmak için iddetlerini iyice sayın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Zina gibi apaçık bir hayasızlık yapmaları hali dışında boşadığınız kadınları iddetlerini tamamlayıncaya kadar oturdukları evlerinden çıkarmayın. Kadınlar kendileri de çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın kulları için koymuş olduğu sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa; işte o, Rabbine isyan etmesi sebebi ile kendi nefsini helâka sürükleyerek kendisine zulmetmiş bir kimsedir. -Ey eşini boşayan kimse!- Bilemezsin; olur ki Allah, bundan sonra erkeğin kalbinde bir istek meydana getirir de o, hanımını kendisine geri döndürür."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 558,
            "translated_text": "İddet müddetlerinin sona erme vakti yaklaşınca onları ya meşru ölçüler içerisinde kendinize geri döndürün (nikâhınız altında tutun) veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın ki, böylece onlar iddetlerini tamamlasınlar. Onları geri döndürmek yahut terk etmek isterseniz anlaşmazlığı sona erdirmek için içinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. -Ey şahitler!- Sizler de Allah için şahitliği doğru yapın. İşte bununla Allah’a ve kıyamet gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Çünkü öğütten ve hatırlatmadan Allah'a ve kıyamet gününe iman eden kimse faydalanır. Kim emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah’tan sakınırsa, Allah içinde bulunduğu bütün darlık ve sıkıntılı durumlardan kurtulması için ona bir çıkış yolu gösterir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 558,
            "translated_text": "Ve onu, düşünmediği ve hesap etmediği yerden rızıklandırır. Kim, bütün işlerinde Allah'a dayanırsa Allah ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Hiçbir şeyi yapmada aciz değildir. Hiçbir şey ondan kaçamaz. Yüce Allah, kesinlikle her şey için bir süre ve ölçü koymuştur. Zorluk için bir ölçü ve kolaylık için bir ölçü vardır. Bu iki şeyden hiçbiri insan üzerine sürekli değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 558,
            "translated_text": "Yaşlı olmaları sebebi ile hayız görmekten ümidini kesmiş olan boşanmış kadınların iddet süreleri hakkında tereddüt ederseniz, onların iddet\/bekleme süreleri üç aydır. Yaşlarının küçük olması sebebi ile henüz âdet görmeyenlerin süresi de böyledir. Hamile kadınların boşanma yahut eşlerinin ölmesi sebebi ile bekleme süreleri ise doğuruncaya kadardır. Kim, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah’tan sakınıp korkarsa, Yüce Allah onun işlerini kolaylaştırır ve her zorluğu ona kolay kılar."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 558,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Mü'minler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Burada zikredilen boşama, geri döndürme ve iddet, bilmeniz için Allah'ın size indirmiş olduğu hükümleridir. Kim, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınırsa Yüce Allah, onun işlemiş olduğu günahlarını siler. Ahirette ona büyük bir mükâfat verir. Bu mükâfat Cennet'e girmek ve sonu gelmeyen nimetleri elde etmektir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 559,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey kocalar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Boşadığınız kadınları, gücünüz ölçüsünde (iddet süresince) oturduğunuz yerde oturtun. Allah, sizi bundan başkası ile sorumlu tutmaz. Onları sıkıntıya düşürmek için nafaka, oturacakları yer ve diğer hususlarda onlara zarar vermeye kalkışmayın. Eğer boşamış olduğunuz kadınlar hamile iseler doğuruncaya kadar onlara nafakalarını verin. Eğer sizin çocuklarınızı ücretle emzirirlerse, onlara emzirmelerinin karşılığı olarak ücretlerini verin. Ücret hususunda aranızda adaletli bir şekilde hareket edin. Eğer koca, eşin istediği ücreti vermek hususunda cimrilik eder ve eşi de istediği ücretten başkasına razı olmazsa bu durumda baba, ücretiyle çocuğunu emzirecek başka bir kadın tutabilir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 559,
            "translated_text": "Mal bakımından imkânı geniş olan, boşadığı kadına ve çocuğuna imkânının genişliğine göre nafaka versin. Rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah, hiç kimseyi kendisine verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü tutmaz. Yüce Allah, onun zor durumunun ardından ona bir kolaylık ve bolluk verir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 559,
            "translated_text": "Yüce Rabbinin ve O'nun elçilerinin -Allah'ın selâmı onların üzerine olsun- emrine isyan eden nice memleketler vardır ki, kötü amelleri sebebi ile biz onları çetin bir hesaba çekmişizdir. Onları dünyada ve ahirette çok korkunç bir azaba çarptırmışızdır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 559,
            "translated_text": "Böylece işledikleri kötü amellerinin cezasını tattılar ve dünyada da ahirette de onların sonu hüsran oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 559,
            "translated_text": "Allah, onlar için güçlü bir azap hazırlamıştır. -Ey emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'a ve O'nun Rasûlüne iman eden akıl sahipleri! Allah'tan korkun ki, onların başına gelen sizin de başınıza gelmesin. Allah, size kendisine isyan edenin kötü akıbetini ve taatte bulunanın ulaşacağı güzel sonucu hatırlattığı bir zikir indirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 559,
            "translated_text": "Bu zikir, Allah tarafından gönderilen bir elçidir. O elçi, Allah'a iman edip O'nun peygamberini tasdik eden ve salih amel işleyenleri sapıklığın karanlıklarından hidayetin nuruna çıkarmak için size içerisinde karışıklığın olmadığı apaçık ayetleri okur. Kim Allah’a iman eder ve salih amel işlerse Allah onu, içinde ebedî olarak kalacakları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan Cennetler'e koyar. Allah o kimseyi nimetleri kesilmek bilmeyen Cennet'e koyarak ona gerçekten güzel bir rızık vermiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 65,
            "page_number": 559,
            "translated_text": "Allah, yedi kat göğü yaratandır. Yedi kat yeri de yedi kat gök gibi yaratmıştır. Allah'ın kevnî ve şer'î emri bunların arasında inip durmaktadır ki, böylece Allah'ın her şeye kadir olduğunu, hiçbir şeyin O'nu aciz bırakamayacağını ve O -Subhanehu ve Teâlâ-'nın herşeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz. Göklerde ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 560,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah'ın sana helâl kıldığı cariyen olan Mariya'dan istifade etmeyi niçin kendine haram kılıyorsun? Bununla, onu kıskanan eşlerini hoşnut mu etmek istiyorsun? Allah, seni çokça bağışlayıcıdır. Sana karşı çok merhametlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 560,
            "translated_text": "Eğer yeminlerinizi yerine getirmekten daha hayırlı bir şey bulduysanız Yüce Allah, yeminlerinizin kefaretle çözülmesini size meşru kılmıştır. Yüce Allah, sizin yardımcınızdır. O, sizin her halinizi ve neyin sizin için daha iyi olduğunu hakkıyla bilendir. O, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 560,
            "translated_text": "Hani Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımı Hafsa -radıyallahu anha-'ya cariyesi Mariya'ya yaklaşmayacağına dair gizli bir şey söylemişti de Hafsa -radıyallah anha- bunu Aişe -radıyallahu anha-'ya haber vermişti. Yüce Allah da Peygamberine, onun sırrını ifşa ettiğini bildirmiş; bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hafsa'yı azarlayarak bunun bir kısmını kendisine bildirmiş, bir kısmı hususunda ise sükut etmişti. Hafsa, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e; \"Sana bunu kim haber verdi?\" diye sormuş, bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-; \"Bunu bana her şeyi hakkıyla bilen ve gizli olan her şeyden hakkıyla haberdar olan Yüce Allah haber verdi.\" demişti."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 560,
            "translated_text": "(Ey Peygamber eşleri!) İkinizin tevbe etmesi üzerinize bir haktır. Çünkü kalpleriniz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hoşlanmadığı şey olan cariyesinden uzaklaşıp onu kendisine haram kılmasına meyletmiştir. Eğer ikiniz, onun aleyhine bir araya gelmek hususunda ısrar edecek olursanız şüphesiz Allah, onun yardımcısı ve velîsidir. Aynı şekilde Cebrail, Mü'minlerin hayırlıları ve melekler de ona eziyet eden kimselere karşı Allah'ın yardımından sonra onun yardımcısı ve dostudurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 560,
            "translated_text": "Eğer Allah'ın Peygamberi sizi boşayacak olursa Rabbi Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ona, sizden daha hayırlı Müslüman, emirlerine itaat eden, Allah'a ve Rasûlüne iman eden, Allah'a itaat eden ve günahlarından tevbe edip çokça ibadet eden, oruç tutan dul ve ondan önce hiç kimsenin birlikte olmadığı bâkire kadınlar verebilir. Fakat o onları boşamamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 560,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! İnsanlar ve taşlar ile tutuşturulan o büyük ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. Bu ateşin başında katı, oraya giren kimselere karşı acımasız ve Allah'ın kendilerine emrettiklerine karşı gelmeyen gevşeklik ve yorgunluk olmaksızın Allah'ın kendilerine emrettiklerini yapan melekler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 560,
            "translated_text": "Kıyamet günü kâfirlere şöyle denir: \"Ey Allah'ı inkâr edenler! Bugün (dünyada iken) üzerine olduğunuz inkâr ve masiyetlerden dolayı özür dilemeyin! Sizin özrünüz asla kabul edilmeyecektir. Sizler bugün ancak Allah'ı inkâr ve peygamberleri yalanlamak gibi dünyada iken işlemekte olduğunuz amellerinizin karşılığını çekeceksiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 561,
            "translated_text": "Ey Allah'a iman edip, kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! (Bir daha geri dönmemek üzere) Sadık bir tevbe ile Allah’a tevbe edin. Umulur ki Rabbiniz, günahlarınızı örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, kıyamet günü içlerinden ırmaklar akan Cennetler'e sokar. Nurları Sırat'ta önlerinden ve yanlarından koşar. Şöyle derler: \"Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla ki Cennet'e girelim. Sırat'ta nurları sönen münafıklar gibi olmayalım. Bizim günahlarımızı bağışla. Şüphesiz sen her şeye gücü yetensin. Bizim nurumuzu tamamlamada ve günahlarımızı bağışlama da aciz değilsin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 561,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı kılıç, dil ve had cezaları uygulayarak cihad et ve onlara karşı sert ve çetin ol ki, senden korksunlar. Kıyamet günü onların varacakları yer Cehennem'dir. Onların varış yeri ne kötü bir varış yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 561,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenlere iki peygemberin eşleri olan Nuh'un karısı ile Lut’un karısını örnek olarak vermiştir. Peygamberlerin eşleriyle olan bağları eşlerine bir fayda vermemişti. İkisi de salih kullarımızdan olan iki peygamberin hanımları idiler. Allah'ın yolundan alıkoyarak ve kavimlerinden olan inkâr\/küfür ehline yardım ederek kocalarına ihanet ettiler. O iki kadının, salih iki kul olan kimselerin karıları olmaları onlara bir fayda vermedi. O kadınlara şöyle denildi: \"İnkâr eden kâfirler ve fasıklar topluluğu ile birlikte ateşe girin!\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 561,
            "translated_text": "Yüce Allah, Allah'a ve Allah'ın peygamberlerine iman edenlere ise Firavun’un karısını örnek vermiştir ki, inkâr edenler ile bağları olsa bile hak üzerinde istikamet üzere olmaya devam ettikleri sürece bu bağ onlara bir zarar vermez. Hani Firavun'un karısı şöyle demişti: \"Rabbim, katındaki Cennet'te benim için bir ev yap. Beni Firavun'un gücünden, aşırılığından ve onun kötü işlerinden koru ve beni zulmünde ve aşırılığında Firavun'a tabi olarak kendilerine zulmetmiş olan kimseler topluluğundan kurtar!\""
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 66,
            "page_number": 561,
            "translated_text": "Yüce Allah, Allah'a ve Allah'ın peygamberlerine iman edenlere iffetini zinadan korumuş olan İmran'ın kızı Meryem'i de örnek gösterdi. Allah, Cebrail -aleyhisselam-a ona ruh üflemesini emretti. Allah'ın kudreti ile Meryem -aleyhisselam- babasız bir şekilde İsa'ya hamile kaldı. Meryem, Allah'ın hükümlerini ve peygamlerlerine indirmiş olduğu kitaplarını tasdik etti. O, emirlerini yerine getirip yasaklarından geri durarak Allah'a itaat edenlerden idi."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Bütün mülk, bir tek kendi elinde olan Allah’ın hayrı yücedir ve çoktur. Onun her şeye gücü yeter, hiçbir şey onu aciz bırakamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hanginiz daha iyi amel ediyorsunuz diye sizleri denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, hiç kimsenin üstün gelemeyeceği Aziz olan ve kullarından tevbe edenlerin günahlarını bağışlayandır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Yedi kat gökyüzünü, her bir gök kendisinden öncekinin üzerinde bir kat halinde, hiçbiri birbirine temas etmeden yaratan O’dur. -Ey bakmakta olan!- Allah’ın yarattıkları içinde herhangi bir düzensizlik veya uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, herhangi bir çatlak veya gedik görüyor musun? Şüphesiz; sapasağlam, kusursuz bir yaratılmıştan başka bir şey göremezsin."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Sonra gözlerini çevir, bir kaç defa daha bak! O zayıf, kesik görüşlü bakışların, semanın yaratılışında bir kusur veya hata görmeden utanç içinde sana dönecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Muhakkak yeryüzüne en yakın semayı ışıldayan yıldızlarla süsledik ve bu yıldızları, gizlice kulak kabartıp dinleyen Şeytanları taşlayan ve onları yakan gök taşlarına dönüştürdük. Onlar için, ahirette alevlenmiş bir ateş hazırladık."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Rablerini küfredenler için kıyamet günü tutuşmuş bir Cehennem azabı vardır. Orası, kendisine dönülen ne kötü bir dönüş yeridir!"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Ateşe atıldıkları zaman kazanın kaynaması gibi kaynayan Cehennem'den gelen şiddetli çirkin bir ses duyarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "İçine atılan kimselere duyduğu öfkenin şiddetinden az kalsın birbirinden ayrılarak parçalanacaktı. Cehennem ashabından kâfir olan her bir topluluk içine atıldığı zaman, orada sorumlu melekler onlara azarlama sorusu sordular: \"Dünyada, sizi Allah’ın azabına karşı korkutan bir peygamber gelmedi mi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Kâfirler şöyle dediler: “Evet! Elbette bizi Allah’ın azabından korkutan bir peygamber geldi. Fakat biz onu yalanlayarak şöyle dedik: Allah hiçbir vahiy indirmemiştir. -Ey Peygamberler!- Sizler hakikatten uzaklaşmış büyük bir sapıklıktan başka bir yerde değilsiniz.”"
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Kâfirler şöyle dediler: “İstifade edeceğimiz bir şekilde dinliyor ya da hak ile batılı birbirinden ayırt edebilecek şekilde düşünebiliyor olsaydık, Cehennem ashabı zümresinden biri olmaz, bilâkis peygamberlere iman edip getirdiklerini tasdik edenlerden ve Cennet ehlinden biri olurduk.''"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Kendi aleyhlerine kâfir olduklarını ve yalanladıklarını ikrar ettiler. Böylece Cehennem'i hak ettiler. Uzak olsun o Cehennem ashabı!"
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 562,
            "translated_text": "Yalnız başlarına iken Allah'tan korkan kimseler, onların günahları için bir bağışlanma ve karşılığı Cennet olan çok büyük bir mükâfat vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İster sözünüzü gizleyin, isterseniz de açığa vurun, şüphesiz Allah onu bilir. Allah <span class=\"text-danger\">-<\/span>Subhânehu ve Teâlâ<span class=\"text-danger\">-<\/span> kullarının kalplerinde olanları bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "Bütün varlıkları yaratan (Allah), gizli sırları ve sırlardan daha gizli olanları bilmez mi? O, kullarına karşı çok lütufkârdır. Onların durumlarını bilir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "Üzerine yerleşmeniz için size yeryüzünü kolay ve yumuşak kılan O'dur. Yeryüzünün her bucağında, her tarafında gezin ve orada sizin için hazırladığı rızıklarından yiyin. Sonunda hesap verip karşılığını görmek üzere bir tek O'na döndürüleceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "Semada olan Allah’ın, Karun’un ayaklarının altındaki toprağı yardığı gibi, üzerine yerleşmeniz için kolay ve hizmete hazır olan ayaklarınızın altındaki toprağı yarmayacağından emin mi oldunuz? Sapasağlam bir haldeyken birdenbire sizi sarsıverir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "Yoksa göklerin üzerinde olan Allah’ın, Lût kavmine yağdırdığı gibi sizlere de gökyüzünden taşlar yağdırmayacağından emin mi oldunuz? Sizlere olan azabımı ve uyarımı gözlerinizle gördüğünüz zaman bunu öğreneceksiniz. Fakat, azabın gözle görülmesinin ardından ondan faydalanamayacaksınız."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "O müşriklerden önce yaşamış ümmetler de elbette yalanlamışlardı. İnkârlarında ve yalanlamalarında ısrar ettikleri için üzerine Allah’ın azabı iniverdi. Benim onları inkâr etmem nasıldı? Doğrusu çok şiddetli bir inkârdı."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "O yalanlayanlar, ardı ardına kanatlarını havada açıp kapayarak üzerlerinde uçan kuşları görmüyorlar mı? Allah'tan başkası onları yere konmadan havada tutamaz. Şüphesiz o hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey kâfirler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Azap etmek istediği zaman, sizleri Allah’ın azabından alıkoyacak hiçbir askeriniz yoktur. Kâfirler ancak aldanmış kimselerdir. Şeytan onları kandırmış ve onlar da ona aldanmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "Allah; rızkının size ulaşmasına engel olsa, başka hiç kimse sizi rızıklandıramaz. Bilâkis gerçek şu ki, kâfirler inat edip büyüklük taslamakta ve haktan geri durmakta ısrar ediyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "O halde yüzü üzerine düşmüş, onun üzerinde sürünerek yürüyen -O, müşrik- kimse mi daha doğru bir yol üzeredir, yoksa dosdoğru yol üzerinde dimdik yürüyen Mü'minler mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O yalanlayan müşriklere de ki: “Sizleri yaratan, sizlere kendisiyle işittiğiniz duyma yetisini, kendisiyle gördüğünüz görme yetisini ve kendisiyle düşündüğünüz kalpler veren Allah’tır. Sizlere verdiği nimetlere ne kadar da az şükrediyorsunuz!''"
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O yalanlayan müşriklere de ki: “Sizleri yeryüzüne gönderen ve orada yayan, hiçbir şey yaratamayan putlarınız değil, Allah’tır. Kıyamet günü, hesap vermek ve karşılığını görmek üzere putlarınızın huzuruna değil, bir tek onun huzurunda toplanacaksınız. O'ndan korkun ve sadece O'na ibadet edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "Yeniden dirilişi inkâr edenler, yeniden dirilişin imkânsız olduğunu düşünerek şöyle derler: \"-Ey Muhammed!- Eğer onun geleceğine dair iddianızda doğru söylüyorsanız, sen ve ashabının bizi tehdit ettiği bu vaat ne zaman gerçekleşecek?''"
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 563,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: “Kıyamet gününün bilgisi sadece Allah’ın katındadır. Ne zaman kopacağını ancak O bilir. Ben, size yaptığım uyarımda sadece apaçık bir uyarıcıyım.''"
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Kıyamet günü tehdit olundukları şeyin gerçekleştiği, çok yakın olan azabı gözleriyle gördükleri zaman kâfirlerin yüzleri değişir ve simsiyah olur. Onlara; “İşte dünya hayatında arzuladığınız ve onun için acele ettiğiniz buydu.” denir."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yalanlayıcı o müşrikleri kınayarak de ki: \"Bana haber verin bakalım! Eğer Allah beni ve benimle beraber olan Mü'minleri öldürse, kâfirleri elem verici bir azaptan kim kurtarabilir? Onları hiç kimse bu azaptan kurtaracak değildir.''"
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere de ki: “O, sizi bir tek kendine ibadet etmeye davet eden Rahman’dır. Biz, bir tek ona iman ettik ve işlerimizde bir tek ona güvendik. Dosdoğru yolda olan kimselerden ayrılarak apaçık dalalete düşenin kimlerin olduğunu <span class=\"text-danger\">-<\/span>kaçınılmaz olarak<span class=\"text-danger\">-<\/span> öğreneceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 67,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere de ki: “Bana haber verin bakalım; içtiğiniz suyunuz ulaşamayacağınız şekilde yerin derinliklerine batıverse, akan bolca suyu kim size getirecek? Allah’tan başka hiç kimse getiremez.''"
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "(Nun) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara Suresi'nin başında zikredilmiştir. Allah, kaleme ve insanların kalemleriyle yazdıklarına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’ın sana verdiği peygamberlik nimetiyle delirmiş değilsin. Sen, müşriklerin iftira ettiği delilikten çok uzaksın."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Şüphesiz insanlara bu mesajı taşımandan ötürü çektiğin çileye karşılık sana kesintisiz ve hiç kimseye onun için minnet etmeyeceğin bir mükâfat vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Şüphesiz sen, Kur’an’ın getirdiği çok büyük bir ahlâk üzeresin. Onun içinde bulunanları en eksiksiz şekilde ahlâk edinmişsin."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Sende göreceksin, o yalanlayanlar da görecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Hakikat ortaya çıktığı zaman hanginizin delirmiş olduğu ortaya çıkacak."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasul!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz Rabbin; yolundan sapanları da, o yolu bulmuş olanları da çok iyi biliyor. Ayrıca onların yoldan sapmış kimselerden olduğunu ve senin de onun doğru yolu üzerine olduğunu da çok iyi biliyor."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasul!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sakın senin getirdiklerini yalanlayanlara itaat etme!"
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Din adına onlara yumuşak davranmanı ve iyilik yapmanı arzu ederler ki, böylece onlar da sana yumuşak davranıp iyilik yapsınlar."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Yalan yere çokça yemin eden hakir kimseye asla itaat etme!"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "İnsanların çokça arkasından konuşan, bolca laf taşıyarak aralarını açan kimseye."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Hayra çokça mani olan; insanların mallarına, ırzlarına ve canlarına kast eden, çok günah ve suç sahibi kimseye."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Sert, hoyrat ve kavmiyle sözde bir bağı olan kimseye."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Serveti ve evlatları olması sebebiyle kibirlenip Allah’a ve Rasûlüne iman etmedi."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Ona ayetlerimiz okunduğu zaman şöyle der: “Bunlar öncekilerin yazdığı hurafelerdir.”"
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 564,
            "translated_text": "Biz onun burnuna, onu lekeleyen ve ona yapışıp kalan bir alamet koyacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Meyvelerden fakirlerin yememesi için bahçelerinin meyvelerini sabah vakti alelacele toplayacaklarına dair yemin eden bahçe sahiplerini imtihan ettiğimiz gibi, o müşrikleri de kıtlık ve açlıkla imtihan ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Ettikleri yeminlerinde (inşallah) diyerek bir istisna da yapmıyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Allah Teâlâ da onlara bir ateş gönderdi. Sahiplerinin uykuda olduğu esnada bahçelerini yutuveren o ateşi uzaklaştıramadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Bahçeleri bir anda kapkaranlık gece gibi simsiyah oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Sabah vakti birbirlerine seslendiler."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Şöyle diyorlardı: \"Eğer meyveleri toplayacaksanız fakirler gelmeden, mahsulünüz için bir an önce yola çıkın.''"
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Birbiriyle kısık bir sesle konuşarak alelacele mahsullerinin yanına gittiler."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Birbirlerine şöyle diyorlardı: “Bahçede sizin yanınıza hiçbir fakir kesinlikle girmesin.''"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Fakirlerin meyvelerinden almalarını engellemek için kararlı bir halde sabahın ilk vaktinde gittiler."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Bahçeyi yanmış olarak gördüklerinde birbirlerine şöyle dediler: “Biz bahçenin yolunu şaşırdık.”"
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Bilâkis, fakirleri engellemeye dair bizden sadır olan karardan ötürü bahçenin meyvelerini toplamaktan mahrum bırakıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Aralarından en iyi olanı dedi ki: \"Yoksulları mahsulden mahrum etme kararını verdiğiniz zaman size; Allah’ı tesbih edip, O'na tövbe etmeyecek misiniz demedim mi?\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Dediler ki: “Rabbimiz! Seni tenzih ederiz. Şüphesiz biz, bahçelerimizin meyvelerinden yoksulları mahrum etmeye karar verdiğimizde, kendi nefislerimize zulmeden zalim kimselerdendik.”"
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Sonra da birbirlerini kınamaya başladılar."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Pişmanlık içinde şöyle dediler: ''Yazıklar olsun bizlere! Yoksulları haklarından mahrum bırakmamız sebebiyle biz haddi aşmış kimselerdik.''"
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Umulur ki, Rabbimiz bize bu bahçeden daha hayırlısını verir. Biz, bir tek Rabbimizi arzuluyor, O'ndan bağışlanma diliyor ve O'ndan hayır istiyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "İşte böyle, rızıktan mahrum bırakan azap gibi, bize asi olanlara azap ederiz. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. O azabın şiddetini ve devamlılığını keşke biliyor olsalardı."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Şüphesiz emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Allah’a karşı takvalı olanlar için Rablerinin katında, içinde bolluğun olduğu nimetleri hiç kesilmeyen Cennetler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Mekke halkından müşriklerin iddia ettikleri gibi, ceza verirken hiç Müslümanlarla kâfirleri bir tutar mıyız?"
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey müşrikler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Size ne oluyor da bu adaletsiz çarpık hükmü veriyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Yoksa sizin, içinde itaat edenlerin ve günahkârların eşit olduğunu okuduğunuz bir kitabınız mı var?"
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Bu kitapta, ahirette kendiniz için beğenip seçtiğiniz şeyler mi yazılı?"
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Yoksa kendiniz için ne hüküm verirseniz size verilecektir diye yeminlerle pekiştirilmiş olarak size verdiğimiz sözlerimiz mi var?"
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bunu söyleyenlere hangisinin bunu savunacağını sor?"
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Yoksa onların Mü'minlere verilecek karşılığın aynısını kendilerine de verecek Allah’tan başka ortakları mı var? Onların Mü'minlere verilecek karşılığın aynısının kendilerine de vereceği hakkında ileri sürdükleri iddiaları doğru ise; haydi ortaklarını çağırıp, getirsinler bakalım."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 565,
            "translated_text": "Kıyamet günü korku ve dehşet ortaya çıkar. Rabbimiz baldırını açar ve insanlar secde etmeye çağırılırlar. Mü'minler secde eder, fakat kâfirler ve münafıklar öylece kalıp, secde etmeye güç yetiremezler."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Bakışları utanç içinde, onları zillet ve pişmanlık kaplamış bir haldeydiler. Oysa onlar dünyada bugün içinde bulundukları halden selamette iken onlardan Allah’a secde etmeleri istenmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana indirilmiş bu Kur’an’ı yalanlayanları bana bırak. Bunun onlar için bir tuzak ve aldatma olduğunun farkına varmadan onları yavaş yavaş azaba doğru süreceğim."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Günahlarında ısrar etmelerinde onlara mühlet vereceğim. Şüphesiz benim tuzağım kâfirlere ve yalanlayanlara karşı çok güçlüdür. Benden asla kaçamazlar ve cezalandırmamdan kurtulamazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Rasûl!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onları davet ettiğin şeye karşılık onlardan bir mükâfat mı istiyorsun ki; bu yüzden çok ağır bir yük taşıyorlar da, bu da onların senden yüz çevirmesine sebep oluyor? Oysa durum bunun tam aksinedir. Sen onlardan bir mükâfat istemiyorsun. Öyleyse sana tabi olmalarına engel olan nedir?"
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Yoksa gayb ilmine sahipler de, hoşlarına giden ve sana karşı delil olarak sundukları şeyleri onlar mı yazıyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbinin bir aldatma olarak onlara mühlet verilmesi hükmüne sabret. Sakın balığın arkadaşı kavmine gücenen Yunus <span class=\"text-danger\">-<\/span>aleyhisselam<span class=\"text-danger\">-<\/span> gibi olma! Hani denizin ve balinanın karnının karanlığı içinde sıkıntılı bir halde Rabbine seslenmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Şayet Allah'ın Rahmeti onu bulmasaydı, balık onu ıssız bir toprak parçasına kınanmış bir halde atmış olacaktı."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Oysa Rabbi onu seçti ve onu salih kullarından biri kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Allah'a karşı kâfir olan ve Rasûlünü yalanlayanlar, sana indirilmiş olan bu Kur’an’ı işittikleri zaman bakışlarının keskinliğinin şiddetinden neredeyse bakışlarıyla seni yere yıkacaklardı. -Arzularına uyarak ve haktan yüz çevirerek- şöyle diyorlardı: \"Bunu getiren Rasûl kesinlikle bir delidir.''"
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 68,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Oysa sana indirilmiş olan bu Kur’an, insanlar ve cinlere bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, herkes üzerinde gerçekleşecek olan yeniden diriliş saatini zikrediyor."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Sonra da; “Gerçekleşecek olan o kıyamet nedir?” sorusuyla onun durumunu yüceltiyor."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Gerçekleşecek olan bu kıyametin ne olduğunu sana ne öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Salih’in kavmi Semûd ve Hûd’un kavmi Âd, dehşetinin şiddeti sebebiyle bütün insanların korkuya kapıldığı kıyameti inkâr ettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Bu yüzden Allah, Semûd kavmini şiddet ve korku vermede son haddine ulaşmış bir çığlıkla helâk etti."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Âd kavmini de üzerlerine şiddetle esen soğuk bir rüzgâr göndererek helâk etti."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Yüce Allah, o rüzgârı yedi gece sekiz gündüz boyunca onlara göndererek istisnasız olarak herkesi yok etti. İnsanları yurtlarında helâk olmuş, yerlerde sersefil görürsün. Onlar helâk olmalarının ardından sanki yere devrilmiş çürümüş bir hurma ağacı gövdesi gibiydi."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 566,
            "translated_text": "Kendilerine azabın isabet etmesinin ardından geride kalan bir kimse görüyor musun?"
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Firavun ve ondan önce gelmiş bazı milletler alt üst edilerek azap olundular. Onlar Lut'un kavmiydi. Şirk ve günahlardan oluşan çok yanlış ameller işlediler."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Onlardan her biri kendilerine gönderilen elçiye karşı geldi ve onu yalanladı. Allah Teâlâ da helâk olmalarını sağlayan şiddetli bir azapla onları yakalayıverdi."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Elbette biz, su yükselip, taştığı zaman Nuh -aleyhisselam-'ın emrimizle inşa ettiği ve suda akıp giden gemi içinde onları taşıdık. Sonrasında sizler onların soyundan meydana geldiniz. Aslında bu sizin taşınmanız sayılırdı."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Biz, elbette gemiyi ve onun hikâyesini kâfirlerin helâk olacağı ve iman ehlinin kurtulacağının kanıtı olarak sunulan bir öğüt kılacağız. Ve kulaklar o kıssayı duyduğu zaman eksiksiz olarak ezberleyip, anlayacaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Sûr'a yani boynuza üflemeyle sorumlu melek, ikinci üfleyişinde Sûr'a bir defa üflediği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp şiddetli bir şekilde tek bir defa birbirine vurulup da yeryüzünün ve dağların parçaları ufalanarak parça parça dağıldığında."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Bunların hepsi meydana geldiği o gün kıyamet gerçekleşmiş olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "O gün meleklerin oradan inmeleri sebebiyle gökyüzü yarılır. Gökyüzü sağlam ve sımsıkı olmasının ardından artık o gün çok zayıftır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Melekler de gökyüzünün çevresinde ve kenarındadırlar ve o büyük gün Rabbinin arşını meleklerden yakın kılınmış sekiz melek taşır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O gün Allah’ın huzuruna sunulacaksınız. Ne olursa olsun, Allah’a hiçbir sırrınız gizli kalmaz. Bilâkis Allah; her şeyi bilir, onlardan haberdardır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Amel kitapları sağından verilen kimse mutluluk ve neşeyle şöyle der: “Alın, amel kitabımı okuyun!”"
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "\"Şüphesiz ben, yeniden diriltileceğimi ve mükâfatımı alacağımı dünyada iken biliyor ve yakinen inanıyordum.\""
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Sürekli olarak göreceği nimetlerden ötürü, artık onun için hoşnut olacağı bir hayat vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Yeri ve değeri yüksek olan bir Cennet'tedir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Onları yemek isteyen kimseler için Cennet meyveleri çok yakındır."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Onlara ikram olarak şöyle denilir: “Dünyadaki geçmiş günlerinizde işlemiz olduğunuz salih ameller sebebiyle dilediğiniz kadar yiyip içiniz! Bunlarda hiçbir eza yoktur.''"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Fakat amel kitabı solundan verilen kimseler pişmanlıklarının aşırılığından dolayı şöyle derler: “Eyvah! İçinde bulunup, azap görmemi zorunlu kılan kötü ameller sebebiyle keşke amel kitabım hiç verilmeseydi.''"
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "\"Keşke hesabımda nelerin olduğunu hiç bilmeseydim.\""
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "\"Keşke; ölmüş olduğum bu ölüm, ardından yeniden dirilişin olmadığı bir ölüm olsaydı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "\"Sahip olduğum servetim de Allah’ın azabından hiçbir şeyi benden savuşturamadı.\""
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "\"Kanıtım, kendisine güvendiğim güç ve itibarım yok oldu gitti.\""
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Bu kimse hakkında Meleklere, onu tutun ve ellerini boynunda toplayın! diye emir verilir."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Sonra da sıcaklığının ızdırabını çekmesi için onu Cehennem'e atın."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Sonra da onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurun."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Çünkü o, Yüce Allah’a iman etmiyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Başka kimseleri de yoksulları doyurmaya teşvik etmiyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 567,
            "translated_text": "Kıyamet günü ondan azabı savuşturacak hiçbir yakını da olmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "O kimse için, Cehennem ehlinin bedenlerinden çıkan su ve irinden başka yiyeceği bir yemeği de yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Bu yemeği yalnızca günahkâr ve suçlular yer."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, gördüklerinize yemin etmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Yüce Allah görmediklerinize de yemin etmektedir."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Şüphesiz Kur’an, Allah’ın kelamıdır. Onun değerli Peygamberi ise onu insanlara okumaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "O, bir şair sözü değildir. Çünkü o, şiir beyit düzeni üzere değildir. Ne kadar da az iman etmektesiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Bir kâhinin sözü de değildir. Çünkü kâhin sözü, bu Kur’an’dan başka bir şeydir. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Fakat o, bütün mahlûkatın Rabbinden indirilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Eğer Muhammed bizim adımıza söylemediğimiz bazı sözler uydurmuş olsaydı;"
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Elbette ondan intikam alır ve sahip olduğumuz kuvvet ve kudretle onu yakalayıverirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Sonra da elbette onun kalbe giden damarını kopartırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Sizlerden hiç kimse de bize engel olamazdı. Onun, bizim adımıza sizin için sözler uydurması imkânsızdır."
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Muhakkak Kur’an, emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rablerine karş takvalı olanlar için elbette bir öğüttür."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Sizin içinizden bu Kur’an’ı yalanlayan kimselerin olduğunu biz elbette biliyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Şüphesiz Kur’an’ı yalanlamak, kıyamet günü büyük bir pişmanlık olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Kur’an’ın Allah’ın katından olduğu, şüphesiz ve kuşkusuz kesin bir gerçektir."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 69,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Rabbini ona layık olmayan şeylerden tenzih et ve Yüce Rabbinin ismini zikret!"
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Müşriklerden dua eden bir davetçi, eğer bir azap gerçekleşecekse bu azabın kendine ve kavmine olması için dua etti. Bunu yaparak dalga geçiyordu. Oysa bu kıyamet günü gerçekleşecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Allah'ın kâfir olanların üzerine göndereceği bu azabı hiç kimse engelleyemez."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Bu, yücelik, yükseklik mertebe, erdem ve nimetlerin sahibi Allah tarafındandır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Melekler ve Cebrail, kıyamet günü bu derecelerde O'na yükselir ve o gün, elli bin sene kadar uzun bir gündür."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O halde hüzne düşmeden ve şikâyet etmeden sabret!"
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Şüphesiz onlar; bu azabın gerçekleşmesini imkânsız, çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Oysa biz onun kaçınılmaz olarak çok yakında gerçekleşeceğini görüyoruz."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "O gün; gökyüzü erimiş bakır, altın ve diğer madenler gibi olur."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Dağlar ise atılmış (uçuşan, hafif) yün gibi olur."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 568,
            "translated_text": "Hiçbir yakın dost hiçbir yakınının halini sormaz bile. Çünkü herkes kendisiyle meşguldür."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Her insan yakınlarını görür, ona gizli kalmazlar. Bununla beraber hiç kimse o durumun dehşeti sebebiyle kimseyi soruşturmaz. Cehennem'i hak eden kimseler ise, kendileri yerine azap görmeleri için çocuklarını sunmayı arzular."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Karısını ve kardeşini feda eder."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Ve sıkıntılar karşısında onun yanında duran akrabalarını sülalesini feda eder."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Ve yeryüzünde bulunan insan, cin ve diğer herkesi feda etmek ister ki; bu fedakârlık onu Cehennem azabından esenlikte kılıp, kurtarsın."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Durum bu günahkârın temenni ettiği gibi değildir. Şüphesiz ahiret yurdunun ateşi yanmış ve alevlenmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Sıcaklığının ve alevlerinin şiddetinden kafanın derisi hızlıca soyulup ayrılır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Haktan yüz çeviren, ondan uzaklaşarak ona iman etmeyen ve amel işlemeyen kimseyi çağırır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Mal toplayanı ve Allah yolunda harcamakta cimrilik yapanı çağırır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Şüphesiz insan, aşırı hırslı yaratılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Kendisine hastalık veya fakirlik sıkıntısı isabet etse çok az sabreder."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Eğer ona insanı mutlu eden bir bolluk veya zenginlik isabet ederse de onu Allah yolunda harcamaz, çok cimrilik eder."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Ama namaz kılanlar böyle müstesna. Onlar bu kötü sıfatlardan esenliktedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Onlar, düzenli olarak namazlarına devam ederler. Ondan başka şeylerle meşgul olmaz ve namazlarını onun için belirlenmiş vaktinde eda ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Onların mallarında farz kılınmış belirli bir pay vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Onlar, mallarını kendilerine gelip isteyenlere ve herhangi bir sebepten ötürü rızıktan mahrum kalıp, istemeyenlere verirler."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Onlar ki; Allah’ın herkese hak ettiği karşılığı vereceği o günü kıyamet gününü tasdik ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Onlar ki, işlemiş oldukları salih amellere rağmen Rablerinin azabından korkarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Şüphesiz Rablerinin azabı korkutucudur. Akıllı kimse kendini güvende hissetmez."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Onlar, iffetlerini (haram işlemekten) koruyup, fuhuştan uzak tutarak muhafaza ederler."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Ancak eşleri veya sahip oldukları cariyeleri bunun dışındadır. Şüphesiz ki onlar; bu cariyeler ile cinsel ilişkiye girmeleri ve bunun dışında onlardan istifade etmelerinden dolayı kınanmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Her kim de zikri geçen eşler ve cariyeler dışındakilerden faydalanmak isterse, şüphesiz onlar Allah’ın sınırlarını aşan kimseler olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Onlar kendilerine emanet edilen malları, sırları ve diğer şeyleri koruyup, muhafaza ederler. İnsanlara verdikleri sözleri tutarlar. Emanetlerine ihanet etmez, verdikleri sözleri bozmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Onlar şahitliklerini, yakınlık veya düşmanlığın etkisi altında kalmadan olması gerektiği gibi yerine getirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Onlar; namazlarını zamanında, güzel abdest alarak ve tadil-i erkana riayet ederek sürekli kılarlar. Hiçbir şey onları namazlarından alıkoymaz."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "İşte bu sıfatlarla nitelenen o kimseler, karşılaşacakları kalıcı nimetlerle ve Allah’ın kerim yüzüne bakarak, Cennetler'de ağırlanacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Halkından olan bu müşrikleri, senin etrafına sürükleyerek seni yalanlamak için acele ettiren şey nedir?"
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Sağından ve solundan, çepeçevre, bölük bölük seni kuşatmışlar."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Yoksa onlardan her biri kâfir olarak kaldığı halde Allah’ın onları, içinde bulunan kalıcı nimetlerden faydalanacağı, nimetlerle dolu Cennet'ine yerleştireceğini mi ümit ediyor?"
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Durum hiç de onların tasavvur ettiği gibi değildir. Biz onları bildikleri o şeyden yarattık. Doğrusu biz onları değersiz bir sudan yarattık. Onlar, kendilerine ne bir fayda sağlayabilecek, ne de bir zarar verebilecek kadar çok zayıftırlar. Öyleyse nasıl oluyor da kibirleniyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 569,
            "translated_text": "Yüce Allah, Güneş'in ve Ay'ın doğduğu yerlerinin Rabbi olan kendisi adına yemin ederek demiştir ki; “Şüphesiz bizim gücümüz yeter.''"
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Onları, Allah Teâlâ'ya itaat eden başka kimselerle değiştirmeye ve helâk etmeye gücümüz yeter. Bunu yapmaktan aciz de değiliz. İstediğimiz zaman onları yok ederek başkalarıyla değiştirmekten yenik düşmüş de değiliz."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Kur’an’da onlara vadedilen kıyamet günüyle karşılaşıncaya kadar onları içinde bulundukları batıl ve dalalette bırak, oyalansınlar ve dünya hayatında oynayıp dursunlar."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "O gün onlar, sanki bir sancağa doğru yarışıyorlarmış gibi, kabirlerinden aceleyle koşarak çıkarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 70,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Bakışları utanç içinde, onları zillet kaplamış bir haldedirler. İşte, dünyada kendilerine vadedilen ve umursamadıkları gün, bu gündür."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Doğrusu biz, Allah’a şirk koşuyor olmaları sebebiyle acı veren bir azap gelmeden önce onları korkutması için Nûh'u, kavmine onları davet etsin diye gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Nûh kavmine şöyle dedi: “Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için Allah’a tevbe etmemeniz halinde sizi bekleyen azaba karşı uyarısı apaçık olan bir uyarıcıyım.''"
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "\"Size olan uyarım gereğince size söylemeliyim ki; yalnızca bir tek Allah'a ibadet edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak O'ndan korkun ve size emrettiğim şeylerde bana itaat edin.\""
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Şüphesiz siz bunu yaparsanız, Allah da sizin başkalarının haklarını yemek dışında olan diğer günahlarınızı bağışlar ve dünya hayatında size verdiği süreyi, kendi ilminde belirlemiş olduğu o sınırlı vakte kadar uzatır. Buna devam ettiğiniz sürece yeryüzünde ömür süreceksiniz. Eğer ölüm gelirse de artık ertelenemez. Bunu biliyor olsaydınız; bir an önce Allah’a iman eder ve içinde bulunduğunuz şirk ve sapıklıktan tevbe etmede acele ederdiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Nûh dedi ki: “Ey Rabbim! Ben kavmimi gece ve gündüz sürekli sana ibadet etmeye ve seni birlemeye davet ettim.''"
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "“Ama davetim, onları kendisine davet ettiğim şeyden kaçma ve uzaklaşmadan başka bir şeyi artırmadı.''"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Şüphesiz ben onları, günahlarının bağışlanma sebebi olan bir tek sana ibadet etmeye, senin ve Rasûlünün emirlerine uymaya her davet ettiğimde, onlar davetimi işitmelerine engel olmak için parmaklarıyla kulaklarını tıkadılar. Beni görmemek için elbiseleriyle yüzlerini kapadılar ve içinde bulundukları şirke devam ettiler. Onları davet ettiğim şeyi kabul etmede ve boyun eğmede büyüklendikçe büyüklendiler."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Sonra -Ey Rabbim!- Ben onları açıkça davet ettim."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Sonra ben, davet üslubumu değiştirerek onlara davetimde sesimi de yükselttim. Gizli olarak, kısık bir sesle de davet ettim."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 570,
            "translated_text": "Onlara dedim ki: \"Ey kavmim! O'na tevbe ederek Rabbinizden bağışlanma dileyin! Şüphesiz O Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarından kendisine tevbe edenlerin günahlarını çokça bağışlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Şüphesiz siz bunu yaparsanız, Allah Teâlâ da her ihtiyaç duymanıza bağlı olarak sizin üzerinize yağmur indirir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Size çokça mallar ve çocuklar verir, meyvelerinden yiyeceğiniz bostanlar ve suyundan içeceğiniz, ekinlerinizi ve hayvanlarınızı sulayacağınız nehirler yaratır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey kavim!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizin neyiniz var da umursamadan O'na karşı gelerek Allah’ın azametinden korkmuyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Oysa O; sizi bir su damlası, bir kan pıhtısı ve bir çiğnemlik et aşamalarından geçirerek yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Allah’ın yedi kat göğü üst üste nasıl yarattığını görmüyor musunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Onların arasında, dünya semasında dünya ahalisine ışığının geldiği Ay'ı yarattı ve Güneş'i de bir ışık kaynağı kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Allah, atanız Âdem’i topraktan yarattı. Böylece sizi de topraktan yarattı. Bunun ardından sizler, Yüce Allah'ın sizler için yerden bitirdiği şeylerle beslenmektesiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Sonra ölümünüzün ardından sizi oraya tekrar geri döndürecek ve hesap günü için sizi oradan tekrar geri çıkartacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Allah sizin için yeryüzünü yayılmış olarak iskân etmeye hazır kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Orada helal kazanç elde etmenin geniş yollarını kullanmanızı umarak."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Nûh şöyle dedi: “Ey Rabbim! Şüphesiz kavmim, seni birlemeyi ve bir tek sana ibadet etmeyi kendilerine emrettiğimde bana karşı geldiler. Aralarından sefil kimseler, mal ve çocuklar vererek nimetlendirdiğin önderlerine ittiba ettiler. Kendilerine nimetler verdiğin kimseler, onların sapkınlıklarını artırmaktan başka bir işe yaramadı.''"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Onların ileri gelenleri, aşağılık kimseleri Nûh’a karşı kışkırtarak çok büyük bir tuzak kurdular."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Onlar kendilerine tabi olan kimselere şöyle dediler: \"Sakın ilahlarınıza ibadet etmeyi bırakmayın! Sakın putlarınız, Ved’e, Suvâ’ya, Yeğus’a, Yeuk’a ve Nesr’e ibadet etmeyi bırakmayın!''"
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Onlar bu putlarıyla birçok insanı yoldan çıkardılar. -Ey Rabbim!- \"Sen de kâfirlikte ve günahlarda ısrar ederek kendilerine zulmeden kimselerin haktan sapmışlığını artır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "İşledikleri hataları sebebiyle dünyada sel baskınıyla boğuldular ve ölümlerinin ardından doğruca Cehennem'e atıldılar. Onları boğulmaktan ve Cehennem'den kurtaracak Yüce Allah’tan başka yardımcılar da bulamadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "Allah ona, kavminden iman etmiş olanlar dışında başka hiç kimsenin iman etmeyeceğini haber verdiği zaman, Nûh şöyle dedi: “Ey Rabbim! Yeryüzünde dolaşan ve hareket eden hiç bir kâfir bırakma!''"
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Rabbimiz!<span class=\"text-danger\">-<\/span> \"Eğer onları bırakır ve onlara mühlet verirsen Mü'min kullarını yoldan çıkarırlar. Onlar, yalnızca sana itaat etmeyen ahlâksız kimseler ve nimetlerine şükretmeyen azılı kâfirler doğururlar.\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 71,
            "page_number": 571,
            "translated_text": "\"Rabbim! Benim günahlarımı bağışla! Annemi, babamı bağışla! İman etmiş olarak evime giren kimseleri bağışla! Mü'min erkekleri ve kadınları bağışla! Kendilerine küfür ve günahlarla zulmeden kimselerin de yalnızca hüsranını ve kayıplarını artır.\""
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ümmetine de ki: \"Allah bana, bir cin topluluğunun hurma bahçelerinin olduğu vadide Kur'an okuyuşumu dinlediğini ve kavimlerinin yanına döndükleri zaman da onlara şöyle dediklerini vahyetti: Şüphesiz biz beyan, açık ve düzgün bir dil ile okunan çok beğenilen bir söz işittik.''"
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "Bu işittiğimiz söz; itikatta, sözde ve amelde doğruluğa irşat ediyor. Biz de ona iman ettik. Bunu indiren Rabbimize asla hiç kimseyi ortak koşmayacağız."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "Şüphesiz Onun -Rabbimizin azameti ve şanı pek yücedir- müşriklerin iddia ettiği gibi, O'nun bir hanım ve çocuk edinmediğine iman ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "İblis, Allah –Subhanehu ve Teâlâ-'ya eş ve çocuk nispet ederek doğruluktan uzak sözler söylüyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "Şüphesiz biz, O'nun hanımının ve çocuğunun olduğunu iddia ettikleri zaman; insan ve cinlerden olan müşriklerin yalan söylemediklerini zannettik. Biz de onları taklit ederek sözlerini tasdik ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "Cahiliye döneminde insanlardan bazı kimseler ürkütücü bir mekânda konakladıkları zaman cinlerden bazılarına sığınıyordu ve içlerinden biri şöyle diyordu: \"Kavminin sefihlerinin şerrinden bu vadinin efendisine sığınırım!\" Böylece oradaki insanların cinlerden korkusu ve paniği artıyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey cinler!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz insanlar da sizin zannettiğiniz gibi, Allah’ın hiç kimseyi ölümünün ardından hesap sormak ve karşılığını vermek için yeniden diriltmeyeceğini zannettiler."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "Doğrusu biz semanın haberlerini öğrenmek istedik ve onu, eskiden yapıyor olduğumuz kulak misafirliğine karşı semayı bekleyen meleklerden güçlü bekçiler ve semaya yaklaşan herkese atılan tutuşturulmuş ateşlerle dolu bulduk."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "Şüphesiz biz geçmişte semada meleklerin konuştukları şeyleri dinlediğimiz yerler ediniyorduk ve bunları yeryüzü halkından kâhinlere haber veriyorduk. Şimdi ise bu durum değişti. Şimdi bizden kim dinlemek isterse, kendisini hedef alan, tutuşturulmuş bir ateş yakalıyor. Eğer yaklaşırsa ateş ona gönderiliyor ve onu yakıyor."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "Biz, bu çetin bekçiliğin sebebini bilmiyoruz. Yeryüzü halkı için bir kötülük mü isteniyor? Yoksa Allah, onlar için bir hayır mı murat etti? Kesinlikle semanın haberi bizden kesildi."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Biz -<\/span>cin topluluğu- içimizde takva sahibi iyi kimseler de var, kâfir ve günahkâr olanlar da var. Biz farklı türler ve farklı arzulara sahibiz."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "Eğer Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, bize bir şey yapmak isterse ondan kurtulamayacağımızı çok iyi biliyoruz. Bizi kuşatmış olması sebebiyle kaçarak onu geçip gidemeyiz."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 572,
            "translated_text": "Biz, dosdoğru yola hidayet eden bu Kur’an’ı işittiğimizde ona iman ettik. Her kim de Rabbine iman ederse, iyiliklerinin eksik gelmesinden de, geçmiş günahlarının üzerine bir günah eklenmesinden de korkmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Şüphesiz aramızdan Allah’a itaat ederek itaatkâr olanlar da var, içimizden maksadından ve doğruluk yolundan sapmış olanlar da var. Kim itaat ederek ve salih amel işleyerek Allah’a boyun eğerse; işte onlar hidayeti ve doğru yolu hedeflemiş kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Fakat orta yoldan ve doğruluk yolundan sapmış olanlara gelince, onlar insanlardan benzerleriyle beraber Cehennem için tutuşturulan odun olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Cinlerden bir topluluğun onu dinlediğini vahyettiği gibi, eğer cinler ve insanlar İslam yolu üzerine dosdoğru olurlarsa ve içindekilerle amel ederlerse, Allah’ın da onları bolca su vererek sulayacağını ve onlara çeşit çeşit nimetlerle yardım edeceğini de vahyetti."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "“Allah’ın nimetlerine şükür mü ediyorlar? Yoksa onları inkâr mı ediyorlar?” diye orada muhakkak onları imtihan ederiz. Kim Kur’an’dan ve içinde bulunan öğütlerden yüz çeviriyorsa, Rabbi onu tahammül edemeyeceği ağır bir azaba sokar."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Şüphesiz mescitler, başkasına değil sadece Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya aittir. Bu yüzden oralarda onunla beraber başka hiç kimseye dua etmeyin! Yoksa Yahudi ve Hristiyanların kiliselerinde ve sinagoglarında olduğu gibi olursunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Allah’ın kulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- hurma ağacının altında Rabbine dua etmek üzere ayağa kalktığında, Kur'an okumasını dinledikleri esnadaki kalabalığın yoğunluğundan, cinler neredeyse üzerinde yığılacaklardı."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O müşriklere de ki: \"Şüphesiz ben bir tek Rabbime dua ederim. Kim olursa olsun, ibadetlerde O'na bir başkasını ortak koşmam.''"
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Onlara de ki: \"Şüphesiz Allah’ın sizin için takdir ettiği bir zararı uzaklaştırmaya benim gücüm yetmez, Allah’ın sizden alıkoyduğu bir faydayı tedarik etmeye de gücüm yetmez.''"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Onlara de ki: \"Eğer Allah'a karşı gelirsem, beni O'ndan hiç kimse kurtaramaz ve O'nun dışında kendisine sığınabileceğim başka bir sığınak da bulamam.''"
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Fakat benim sahip olduğum yalnızca Allah Teâlâ’nın size bildirmemi emrettiklerini ve benimle size göndermiş olduğu mesajını size tebliğ etmektir. Her kim, Allah’a ve Rasûlüne karşı gelirse; onun varacağı yer sonsuza kadar devamlı olarak Cehennem ateşine girmek olacaktır. Oradan asla çıkamayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Dünyada kendilerine vadedilen azabı kıyamet günü açıkça gözleriyle görünceye dek kâfirler, küfürlerine devam ederler. O zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimin taraftarlarının daha az olduğunu bilecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeniden dirilişi inkâr eden o müşriklere de ki: \"Size vadedilen azap yakın mı? Yoksa Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği belli bir müddeti mi var, bilmiyorum.''"
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "O Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bütün gaybı bilir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O'nun sırlarına da hiç kimseyi muttali kılmaz. Bilâkis sadece O'nun ilmine mahsus olarak kalırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın razı olduğu peygamberler bundan müstesnadır. Şüphesiz O, rasûllerinden dilediğine bunları bildirir ve rasûlleri dışında hiç kimsenin haberdar olmaması için onu muhafaza eden gözcü meleklerden elçiler gönderir."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 72,
            "page_number": 573,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendinden önceki peygamberleri desteğiyle çepeçevre kuşattığında, Rablerinin onlara bildirmelerini emrettiği mesajını tebliğ ettiklerini bilmesini umut etmiştir. Yüce Allah, meleklerin ve peygamberlerin sahip oldukları her şeyi ilim olarak kuşatmıştır. Bunlardan hiçbir şey ona gizli kalmaz. Her şeyi bir bir saymıştır. Ona, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya hiçbir şey gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Ey elbisesine sarılmış, bürünmüş olan! (Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- kastediliyor.)"
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Küçük bir bölümü hariç gece boyunca namaz kıl."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Dilersen yarısını namaz kıl veya yarısından biraz daha azında kıl. Böylece üçte birini namaz kılmış olursun."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Veyahut üçte ikisine ulaşana dek, bu vakte biraz daha ekle. Kur’an okurken de açıkça ve ağır ağır, dikkatlice oku."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Doğrusu sana; içinde bulunan farzlar, ceza hadleri, hükümler, edep ve bunlar dışında bulunanlar ile çok ağır bir söz olan Kuran’ı vahyedeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Şüphesiz gece saatleri okunanlarla kalp daha uyumludur ve kıraat da daha doğrudur."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Sen, gündüz vaktinde işlerinle meşgul oluyorsun ve bunlar da seni Kur’an okumaktan alıkoyuyor. Öyleyse gece namaz kıl."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Yüce Allah’ı çeşitli zikirlerle zikredin ve ibadetleri yalnızca ona halis kılıp, her şeyden koparak kendinizi yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya yöneltin."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "O, doğunun ve batının Rabbidir. O'ndan başka hak bir mabud\/ilah yoktur. Öyleyse bütün işlerinde O'na itimat etmek üzere O'nu vekil edin."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Seni yalanlayanların alay ederek ve söverek sana söylediklerine sabret. Bir sıkıntıya sebep vermeyecek şekilde onlardan uzaklaş."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Dünya nimetlerine dalmış o yalanlayanların durumuna sen önem verme, onları bana bırak. Ecelleri gelene kadar onları biraz bekle."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Şüphesiz ahirette ağır boyunduruklara ve tutuşturulmuş bir ateşe sahibiz."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Geçmiş olanlara ek olarak, acılığının aşırılığından boğazda kalan bir yemek ve çok acı veren bir azap var."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Yalanlayanların başına gelecek olan bu azap, yerin ve dağların şiddetle sarsıldığı o gün olacaktır. Dağlar, o günün dehşetinden dağılmış akışkan kum halini alacak."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Biz, Firavun’a Musa -aleyhisselam-‘ı bir rasûl olarak gönderdiğimiz gibi, size de kıyamet günü yaptığınız amellere şahitlik edecek bir rasûl gönderdik."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "Fakat Firavun, Rabbinden kendisine gönderilmiş olan rasûle karşı geldi. Biz de onu dünyada boğarak, çok şiddetli bir cezayla cezalandırdık. Ahirette ise onu Cehennem azabıyla cezalandıracağız. Siz de peygamberinize karşı gelmeyin ki, onun başına gelen sizin de başınıza gelmesin."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Eğer Allah’a karşı kâfir olur ve Rasûlünü yalanlarsanız<span class=\"text-danger\">-<\/span>, o günün dehşeti ve uzunluğu sebebiyle küçük çocukların bile saçlarının beyazladığı o şiddetli uzun günde, bunu nasıl engelleyebilir ve kendinizi nasıl koruyabilirsiniz?"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "O günün dehşetinden gökyüzü yarılacak, Allah’ın vaadi kaçınılmaz olarak muhakkak gerçekleşecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 574,
            "translated_text": "İşte bu, -kıyamet gününde olacak dehşeti ve şiddetin beyanını içeren- Mü'minlerin faydalandığı bir öğüttür. Artık her kim, Rabbine ulaştıran bir yol edinmek istiyorsa bunu yapsın."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 73,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Ey Peygamber! Şüphesiz Rabbin biliyor ki, muhakkak sen ve seninle beraber Mü'minlerden bir kısmı da bazen gecenin üçte ikisinden biraz daha azında namaz kılıyorsunuz. Bazen de yarısı kadar namaz kılıyorsunuz ve bazen de üçte biri kadarında namaz kılıyorsunuz. Allah geceyi ve gündüzü takdir eder ve onların saatlerinin hesabını yapar. Allah, sizin onların saatlerini zaptetmeyi ve hesap etmeyi takdir edemediğinizi ve istenilen şeye talip olmak için gecenin çoğunda kalkmanın sizlere meşakkat verdiğini biliyor. Bu yüzden sizlerin tevbelerini kabul etti. Öyleyse gece, sizin kolayınıza geldiği kadar namaz kılın. -Ey Mü'minler!- Allah, aranızdan hastalanmış olanları hastalığın yorduğunu, diğerlerinizin ise Allah’ın rızıklarını aramak üzere yolculuğa çıkacağını ve bir başka kısmınızın da Allah’ın rızasını ve onun kelimesinin en yüce olmasını arzulayarak kâfirlerle savaşacağını biliyor. İşte bu kimselerin gece namaza kalkmaları meşakkat olacak. Öyleyse gece sizin kolayınıza geldiği kadar namaz kılın. Farz namazlarını ise en eksiksiz biçimde yerine getirin. Malınızın zekâtını verin ve mallarınızdan Allah yolunda infakta bulunun. Kendiniz adına yerine getirdiğiniz hangi iyilik olursa olsun, onu daha büyük bir hayır ve daha üstün sevap olarak bulacaksınız. Allah’tan bağışlanma dileyin. Allah kullarından tevbe edenleri bağışlar ve onlara merhamet eder."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Ey elbisesine sarılmış, bürünmüş olan! (Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- kastediliyor.)"
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Kalk ve Allah'ın azabından korkut!"
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Ve Rabbini yücelt."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Kendini günahlardan, elbiseni de pisliklerden arındır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Putlara ibadet etmekten de uzak dur!"
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Salih amellerini çok görerek Rabbine minnet etme!"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Başına gelen sıkıntılara Allah için sabret!"
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Sûr’a ikinci defa üflendiği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "İşte o gün, çok sıkıntılı bir gündür."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Allah’a ve Rasûlüne karşı kâfir olan kimseler için kolay değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Annesinin karnında herhangi bir malı veya çocuğu olmadan tek başına yarattığım o kimseyi bana bırak. (Bu kimseden kasıt, el<span class=\"text-danger\">-<\/span>Velid b. el<span class=\"text-danger\">-<\/span>Muğira'dır.)"
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Ona çok büyük bir mal varlığı verdim."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Ona; meclislere beraber katıldığı, servetinin çokluğu sebebiyle herhangi bir yolculuk için yanından ayrılmayan, sürekli yanında bulunan erkek evlatlar verdim."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Geçimini, rızkını ve evlatlarını artırdıkça artırdım."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Bütün bunları verdikten sonra bana karşı inkârcılığıyla beraber bir de daha da artırmamı bekliyor."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Durum hiç de tasavvur ettiği gibi değildir. Şüphesiz o, Rasûlümüze indirilmiş ayetlerimizi yalanlayarak onlara karşı inatçılık ediyordu."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "Onu dayanamayacağı azap dolu bir sıkıntıya sokacağım."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 575,
            "translated_text": "O nimetler ile nimetlendirdiğim bu kâfir, onu (Kur'an'ı) geçersiz kılmak için Kur’an hakkında söylediği sözü düşündü, sonra da bunu kendince takdir etti."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Hay lanet olası ve geberesice nasıl da ölçüp biçti!"
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "O lanet olası ve geberesice, sonra yine nasıl da ölçüp biçti!"
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Sonrasında bir daha baktı ve söylediği sözleri tekrar düşündü."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Sonra da Kur’an’da aleyhine konuşabileceği bir şey bulamayınca kaşlarını çatarak suratını ekşitti."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Sonra iman etmekten yüz çevirdi ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ittiba etmeye kibirlendi."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Ve şöyle dedi: \"Muhammed’in getirmiş olduğu bu şey Allah’ın kelamı değildir. Bilâkis o, başkalarından aktardığı bir sihirdir.''"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "\"Bu Allah’ın sözü değildir, bilâkis insan sözüdür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Ben bu kâfiri, sıcaklığının ızdırabını çekeceği Cehennem ateşinin tabakalarından bir tabaka olan Sekar’a sokacağım."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Muhammed!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sekar'ın ne olduğu hakkında sen ne biliyorsun?"
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Bu ateş, içinde azap gören kimseden geride hiçbir şey kalmayana kadar onu perişan eder ve asla onun peşini bırakmaz. Eski haline geri döndükten sonra tekrar onu perişan eder ve bu hal arka arkaya devam eder."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Derileri çok güçlü bir şekilde yakar ve değiştirir."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Üzerinde oranın muhafızları olan on dokuz melek vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Biz, Cehennem'in muhafızlarını yalnızca meleklerden kıldık. Çünkü beşerin buna gücü yetmezdi. Şüphesiz Ebu Cehil, kendisi ve kavminin Meleklere güç yetireceğini, sonra da Cehennem'den çıkacaklarını iddia ettiği zaman yalan söylemiştir. Biz, bu sayıyı Allah’a karşı inkârcı olanlar için bir imtihan vesilesi kıldık. Onlar da böylece söylemiş oldukları sözleri dile getirdiler ve azapları kat kat artırıldı. Aynı zamanda bu imtihanı, kendilerine Tevrat verilen Yahudilerin ve kendilerine İncil verilen Hristiyanların kitaplarında bulunanları tasdik eden Kur’an indiğinde, şüphe duymadan iman etmeleri, ehli kitap onlara muvafakat gösterdiğinde Mü'minlerin imanının artması, iman etmekte tereddüt edenlerin ve kâfirlerin; \"Allah, bu garip sayıyla neyi murat etti?” diye sorması için bir vesile kıldık. Bu sayısı inkâr eden kişinin saptırılması, bunu tasdik edene hidayet olunması Yüce Allah’ın sapıtmasını dilediği kimseyi saptırması ve hidayete ermeyi dilediği kimseye de hidayet etmesi babındandır. Sayılarının çokluğu sebebiyle, Allah'ın ordusunu Allah - Subhanehu ve Teâlâ-'dan başkası bilemez. Küçümseyerek ve yalanlayarak “Muhammed'in ancak on dokuz taraftarı mı var?” diye soran Ebu Cehil bunu iyi bellesin. Cehennem, insanoğlunun Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’nın azametini öğrendiği bir hatırlatmadan başka bir şey değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Hayır durum bazı müşriklerin iddia ettiği gibi değildir. Zira onlar bazı arkadaşlarının Cehennem'deki görevli meleklere üstün geleceklerini ileri sürmüşlerdir. Ardından Yüce Allah, Ay’a yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Ve dönüp geldiği zaman geceye yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Aydınlattığı zaman sabah vaktine yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Şüphesiz Cehennem ateşi büyük belalardan biridir."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "İnsanlar için korkutucu ve tehdit edicidir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İçinizden Allah’a iman edip, salih amel işleyerek öne geçmeyi veya küfür ve günahlarla geri kalmayı dileyen kimseler için."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Her bir kimse yaptığı amelleriyle alıkonulacaktır. Amelleri onu helâk edecek ya da onu helâk olmaktan kurtaracak ve koruyacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Ancak Mü'minler böyle değildirler. Doğrusu onlar günahlarından ötürü sorumlu tutulmayacak, bilâkis sahip oldukları salih ameller sebebiyle o günahları bağışlanacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Onlar kıyamet günü Cennetler içinde birbirlerini soracaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "İşledikleri günahlar yüzünden kendilerini helâk etmiş olan kâfirlere şöyle sorarlar:"
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Onlara: \"Sizi Cehennem'e sokan şey neydi?\" derler."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "Kâfirler de onlara cevap olarak şöyle derler: \"Biz, dünya hayatında farz olan namazı kılan kimseler değildik.\""
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "“Ve Allah’ın bize vermiş olduğu yemeklerin bir bölümüyle fakirleri de doyurmuyorduk.''"
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "“Bizler, gittikleri her yerde batıl ehli insanlarla beraberdik. Sapkın ve azgın kimselerle konuşuyorduk.''"
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "“Hesap gününü de yalanlıyorduk.''"
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 576,
            "translated_text": "“Ölüm bize gelip çatıncaya dek yalanlamaya devam ettik.''"
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Kıyamet günü meleklerden, peygamberlerden ve salih kimselerden olan şefaatçilerin aracılıkları onlara bir fayda vermez. Çünkü şefaatin kabul edilme şartlarından biri de şefaatçiden razı olunmasıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Bu müşriklerin Kur'an'dan yüz çevirmelerine sebep olan nedir?"
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Onlar, Kur’an’dan yüz çevirmelerinde ve ondan kaçmalarında sanki süratle kaçan vahşi eşekler gibidirler."
        },
        {
            "ayah_number": 51,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Aslandan korkarak kaçan."
        },
        {
            "ayah_number": 52,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Bilâkis o müşriklerden her biri, Muhammed'in Allah’ın gönderdiği bir elçi olduğunu ona haber veren yanı başında açılmış bir kitap olsun istiyor. Bunun sebebi ise delillerin azlığı veya kanıtların zayıflığı değildir. O ancak inat ve büyüklük taslamaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 53,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Durum hiç de öyle değildir. Bilâkis sapıklıklarında devam etmelerinin asıl sebebi onların ahiret azabına iman etmiyor olmalarıdır. Bu yüzden kâfir olarak kalmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 54,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Dikkat ediniz! Bu Kur’an ancak bir öğüt ve nasihattir."
        },
        {
            "ayah_number": 55,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Artık kim Kur’an’ı okuyup ondan öğüt almak isterse, onu okusun ve öğüt alsın."
        },
        {
            "ayah_number": 56,
            "surah_number": 74,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Onlar, Allah’ın öğüt almalarını dilemesi dışında öğüt almazlar. O -Subhanehu ve Teâlâ- emirleri yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak korkulmaya layıktır. Aynı zamanda kendisine tevbe eden kullarının günahlarını bağışlayıcıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, insanların alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları kıyamet gününe yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Yüce Allah kendisini salih amellerdeki kusurlarından ve yaptığı kötülüklerden ötürü kınayan iyi nefse yemin etmiştir. İnsanları, hesap vermek ve karşılık görmek için dirilteceği bu iki durum adına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "İnsanoğlu, ölümünden sonra yeniden diriliş için kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?"
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Kesinlikle evet! Dosdoğru bir yaratılışla parmaklarının çevresini\/uçlarını eskisinde olduğu gibi bir araya getirmeye bile gücümüz yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Bilâkis insan, yeniden dirilişi inkâr ederek içinde bulunduğu hatalara hiç ara vermeden gelecekte de devam etmek ister."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Bunu imkânsız görerek kıyamet gününün ne zaman kopacağını soruyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Yalanladığı şeyi gören göz, şaşırıp dehşete kapıldığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Ayın ışığı kaybolduğu zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Güneş ve Ay'ın kütlesi birleştiği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "O gün günahkâr insanlar şöyle diyecek: \"Kaçış nereye?\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "O gün hiçbir yere kaçamazlar. Günahkâr kimselerin ne barınabileceği bir barınak, ne de sığınabileceği bir sığınak vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O gün hesap görmek ve karşılığını almak üzere, dönüş ve varış yeri yalnız Rabbinin huzurudur."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "O gün insana, yaptığı ve yapmadığı ameller haber verilir."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Doğrusu insan, azalarının işlemiş olduğu günahlara şahitlik etmesi sebebiyle kendi aleyhine şahitlik edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Kendisini savunduğu mazeretleri getirse bile, şüphesiz yaptığı kötülüklerin ona bir faydası olmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Senden hiçbir şey kaçmasın diye, Kur'an okurken dilini aceleyle hareket ettirme."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Şüphesiz onu, senin kalbinde toplamamız ve okunuşunu dilinde sabit kılmamız bizim sorumluluğumuzdur."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Cebrail onu sana okuduğunda susup, onun kıraatini dinlemen gerekir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 577,
            "translated_text": "Sonra, onun sana tefsir edilmesi de yine bize aittir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Kesinlikle hayır! Durum, sizin yeniden dirilişin imkânsız olduğunu iddia ettiğiniz gibi değildir. Siz, çok iyi biliyorsunuz ki sizleri yoktan yaratmaya kadir olan, ölümünüzün ardından size tekrar hayat vermekten de aciz değildir. Oysa sizin yeniden dirilişi inkâr etmenizin gerçek sebebi, çabucak geçiveren dünya hayatına olan sevginizdir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Allah’ın size emrettiği ibadetleri yerine getirmek ve size yasakladığı haramları terk etmekle ulaşılan ahiret hayatını ise terk ediyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "O gün, iman ve saadet ehli kimselerin yüzleri nur içinde parlar."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Bundan zevk duyarak Rablerine bakarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "O gün, kâfir ve bedbaht kimselerin yüzleri ise asıktır."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Başlarına çok büyük bir cezanın ve elem verici bir azabın geleceğini kesin olarak bilirler."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Durum, öldükleri zaman azap görmeyeceklerini zanneden müşriklerin düşündükleri gibi değildir. Onlardan birinin canı, göğsünün en üstüne ulaştığında."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "İnsanlar birbirine şöyle dediğinde: \"Şifa bulması için bunu kim okur?\""
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Can çekişmekte olan kimse o zaman, ölümüyle birlikte dünyadan kesin olarak ayrılmakta olduğunu kesin olarak anladığında."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Dünyanın sonunda ve ahiretin başlangıcında sıkıntılar bir araya toplandığında."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "İşte bunlar meydana gelince, ölen kimse Rabbinin huzuruna getirilir."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "O kâfir, Peygamberin getirdiklerini tasdik etmemiş ve Allah Teâlâ için namaz kılmamıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Fakat Peygamberin getirdiklerini yalanlamış ve ondan yüz çevirmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Bu kâfir, sonra da kibrinden yürüyüşünde böbürlenerek ailesine gitmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, azabının peşine düşmesi ve çok yaklaşmasıyla kâfire gözdağı vermiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Ardından cümleyi tekit etmek için tekrarlamış ve; \"Sonra yine layıksın, sana layıktır.\" diye buyurmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Yoksa insan, Yüce Allah’ın onu bir din ile sorumlu kılmadan başıboş bıraktığını mı zannediyor?"
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Bu insan, bir zamanlar rahme akıtılan bir meni damlası değil miydi?"
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Bunun ardından donmuş bir kan pıhtısı oldu. Sonra da Allah, onu yarattı ve onun şeklini düzenledi."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Sonra da onun türünden, erkek ve kadın iki cins yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 75,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "İnsanları bir meni damlası ve kan pıhtısından yaratan, hesap görmek ve karşılıklarını vermek üzere ölüleri yeni baştan diriltmeye kâdir değil midir? Tabi ki evet! Muhakkak O'nun bunu yapmaya gücü yeter."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "İnsanoğlunun henüz var olmadığı ve bu dönemde kendisinden bahsedilmeyen çok uzun bir zaman geçti."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Biz insanı, erkek ve kadının meni karışımından olan bir damla sudan yarattık. Üzerine yüklediğimiz sorumluluklarla onu imtihan ederiz. Din olarak onu mükellef kıldıklarımızı yerine getirsin diye onu işiten ve gören bir kimse kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Biz ona, peygamberlerimizin dilleriyle hidayet yolunu açıkladık. Bundan sonra o, ya dosdoğru yolu bularak Allah’a şükreden Mü'min bir kul olur ya da yoldan saparak Allah’ın ayetlerini inkâr eden kâfir bir kul olur."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Elbette biz, Allah’a ve peygamberlerine karşı inkârcı olanlara, Cehennem ateşine sürüklenecekleri zincirler, orada boyunlarına vurulacak prangalar ve tutuşturulmuş bir ateş hazırladık."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 578,
            "translated_text": "Allah’a karşı itaatkâr olan Mü'minler ise kıyamet günü güzel kokması için kâfûr karıştırılmış içki dolu bardaklardan içecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Bu içecek; itaatkâr kimseler için hazırlanmış, içimi kolay, suyu bol, kurumayan bir pınardandır. Onun suyundan Allah’a kulluk edenler içer. Onu, diledikleri gibi akıtır ve diledikleri yere taşıyıp götürürler."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "O pınardan su içecek olan kulların özellikleri ise, onlar kendilerine zorunlu kıldıkları ibadetlere vefa gösterirler. Kötülüğü her yana yayılmış acımasız bir gün olan kıyamet gününden de korkarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Ona ihtiyaç duymaları ve açlıklarından ötürü yemeği sevdikleri halde onu fakir, yetim ve esir olan ihtiyaç sahibi kimselere yedirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Onlar, kendi içlerinden yalnız Allah’ın rızası için doyurduklarını bilirler. Onlardan herhangi bir karşılık istemez veya onları doyurmalarına karşılık bir övgü beklemezler."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "\"Doğrusu biz, şiddeti ve dayanılmaz olması sebebiyle bedbaht kimselerin yüzlerinin asıldığı o günde, Rabbimizden korkuyoruz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Yüce Allah, keremiyle o büyük günün şerrinden onları koruyacak ve onlara ikram olarak yüzlerine parlaklık ve aydınlık, kalplerine de mutluluk verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Yüce Allah'a itaat etmeye sabır göstermeleri, Allah’ın takdirlerine sabretmeleri ve günahlardan uzak durmaya karşı sabırlı olmaları sebebiyle onları içinde nimetlenecekleri bir Cennet ve giyecekleri ipeklerle ödüllendirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Orada süslü döşekler üzerinde uzanmışlardır. Cennet'te ışınları sıkıntı veren bir Güneş ve de şiddetli bir soğuk görmezler. Aksine onlar, sıcağın ve soğuğun olmadığı devamlı bir gölgeliktedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Onun gölgelikleri onlara çok yakındır. Meyveleri, yemek isteyenlerin hizmetindedir. Uzanmış yatan, oturan ve ayakta duranların ulaşabileceği bir şekilde onları kolayca ve rahat rahat yerler."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "İçmek istedikleri zaman, etraflarında gümüşten kapları ve billur renkli bardaklarıyla hizmetçiler dolanır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "O kâseler, gümüşten fakat cam gibi billur renktedir. Onlar; ne fazla ne eksik, isteyenlerin tam istediği miktarda takdir edilmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "İkram edilen bu kimselere zencefille karıştırılmış kadehlerde içkiler sunulur."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Onlar Cennet'te, Selsebil olarak isimlendirilen bir pınardan içerler."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Cennet'te onların etraflarında sürekli genç kalacak hizmetçiler dolanır. Onları görsen, yüzlerinin parlaklığından, renklerinin güzelliğinden, sayılarının çokluğundan ve farklılıklarından dolayı onları saçılmış inci taneleri zannedersin."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Cennet'te bulunanları bir görsen, tarifi mümkün olmayan nimetler ve hiçbir zenginliğin kendisi ile kıyaslanamayacağı kadar büyük bir zenginlik görürsün."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Bedenlerine ince ipekten ve parlak atlastan yeşil lüks elbiseler giymişlerdir. Orada onlara gümüş bilezikler giydirilir ve Yüce Allah onlara, rahatsızlık veren her şeyden arınmış bir içecek sunar."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Onurlandırmak için onlara şöyle denir: \"Şüphesiz bu nimetler, sizlere salih amellerinizin karşılığı olarak verilen mükâfatlardır. Amelleriniz, Allah’ın katında makbuldür.\""
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz Kur'an’ı sana bölüm bölüm indiren biziz. Onu sana tek bir seferde indirmedik."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Allah’ın kader ve şeriat olarak takdir ettiği hükümlere sabret! Sakın günaha davet eden günahkârlara ve küfre davet eden kâfirlere itaat etme!"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 579,
            "translated_text": "Rabbini sabahın başında sabah namazıyla, öğle namazıyla ve sonunda ikindi namazıyla zikret."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Onu, akşam ve yatsı namazı olan iki gece namazıyla zikret. Bu ikisinin sonrasında ise gece namazı kıl."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Şüphesiz bu müşrikler, dünya hayatını seviyorlar ve ona karşı çok hırslı davranıyorlar. Ardından gelecek olan kıyamet gününü ise arkalarında geride bırakıyorlar. O gün, içinde bulunan sıkıntılar ve musibetler sebebiyle çok ağır bir gündür."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Onları biz yarattık. Sonra da eklemlerini, organlarını ve diğer azalarını güçlendirerek onların yaratılışını pekiştirdik. Onları helâk ederek benzerleriyle yerlerini değiştirmek istersek, onları helâk eder ve onları benzerleriyle değiştiririz."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Şüphesiz bu sure, size bir öğüt ve hatırlatmadır. Artık her kim, onu Rabbinin rızasına ulaştıran bir yolu tutabilirse onu yol edinsin."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Allah sizin için bunu dilemedikçe, siz Allah’ın rızasına ulaşan yolu tutmayı dileyemezsiniz. Her şey ona bağlıdır. Şüphesiz Allah, kulları için neyin doğru olduğunu ve neyin olmadığını en iyi bilendir. Yaratmasında, takdirinde ve hükümlerinde hikmet sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 76,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Kullarından dilediğini rahmetinin içine alıverir ve onları imana ve salih amellere muvaffak kılar. Küfür ve günahlarla kendilerine zulmeden kimseler için ise ahirette acı veren bir azap olan Cehennem azabını hazırlamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Yüce Allah, at yelesi gibi ardı ardına gelen rüzgârlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Şiddetle esip savuran rüzgârlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Yağmurları yayan rüzgârlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Hak ve batılı birbirinden ayıranı indiren meleklere yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Vahyi getiren meleklere yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Allah’tan insanlara bir ikaz olarak veya Allah’ın azabına karşı insanları korkutmak için vahiyle inerler."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Şüphesiz size vadedilen yeniden diriliş, hesap ve karşılıkların verilmesi kaçınılmaz olarak muhakkak gerçekleşecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Yıldızların parıltısı silinip ışığı kaybolduğu zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Gökyüzü, meleklerin inişi sebebiyle parçalandığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Dağlar yerlerinden sökülüp toz tanelerine dönüşünceye kadar paramparça edildiği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Peygamberler belli bir vakit için toplandığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Çok büyük bir gün için, ümmetlerine karşı şahitlikleri ertelenmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Kulların arasında ayrımın (hükmün) olacağı gün için (ertelenmiştir). Böylece haklı olan haksız olandan ve mutlu olan bedbaht olandan ayrılarak ortaya çıkacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hüküm gününün ne olduğunu sana ne öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "O gün; helâk, azap ve hüsran peygamberlerinin Allah’ın katından getirdiklerini yalanlayan o inkârcıların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Biz, Allah'a karşı inkârcı oldukları ve Rasûlleri yalanladıkları zaman geçmiş ümmetleri helak etmedik mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Ardından, sonradan gelenleri de o inkârcılara katacağız ve onları helâk ettiğimiz gibi onları da helak edeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlayan mücrim kimseleri, o ümmetlerin helâk edildiği gibi helâk edeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 580,
            "translated_text": "O gün; helâk, azap ve hüsran Yüce Allah’ın günahkârları cezalandırma vaadini yalanlayanların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Ey insanlar! Sizleri meni damlası olan değersiz azıcık bir sudan yaratmadık mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Bu değersiz suyu korunaklı bir yer olan kadının rahmine yerleştirmedik mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Bilinen bir süre olan hamilelik dönemine kadar."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Biz; doğan çocuğun vasıflarını, boyunu, rengini ve bunlar dışındaki her şeyi takdir ettik. Biz bütün bunları ne güzel takdir ederiz."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "O gün; helâk, azap ve hüsran Allah’ın kudretini yalanlayanların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Biz, yeryüzünü tüm insanları içine alacak bir şekilde yaratmadık mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Yeryüzü, üzerinde hayat süren insanları ve toprağa gömülen ölüleri kapsamaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeryüzünün sarsılmasını önleyen yüksek sabit dağlar yarattık ve sizlere tatlı su verdik. Bunları yaratan sizleri tekrar diriltmekten aciz değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "O gün; helâk, azap ve hüsran Allah’ın onlara verdiği nimetleri yalanlayanların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Peygamberlerinin getirmiş olduklarını yalanlayanlara şöyle denir: \"-Ey yalanlayanlar!- Yalanlayıp durduğunuz azaba girin bakalım!''"
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Üç kola ayrılmış ateşin dumanının gölgesine doğru yürüyün bakalım!"
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Orada gölge soğuk değildir. O gölge, ateşin alevinin ve sıcaklığının size ulaşmasını engellemez."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Ateş, kıvılcımlar savurur ve onun her bir kıvılcımının büyüklüğü sanki bir saray kadardır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Savurduğu kıvılcımlar karanlık ve büyüklük olarak sanki kara develer gibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "O gün helâk, azap ve hüsran Allah’ın azabını yalanlayanların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Kendilerine izin de verilmez ki özür bildirsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Onların küfürleri ve kötülüklerinden ötürü Rablerinden özür dilemelerine dahi izin verilmez ki, O'ndan özür dileyebilsinler."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "O gün; helâk, azap ve hüsran o gün hakkındaki haberleri yalanlayanların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "İşte bu, kulların arasının birbirinden ayrılacağı gündür. Sizleri ve geçmiş ümmetleri bir alanda toplarız."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Eğer Allah’ın azabından kurtulmak için kurnazca başvuracağınız bir hileniz varsa, durmayın hile yapın!"
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "O gün; helâk, azap ve hüsran ayrım\/hüküm gününü yalanlayanların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Şüphesiz emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınmak suretiyle Rablerinden korkan kimseler Cennet ağaçlarının yapraklarının geniş gölgeliklerinde ve akan tatlı su pınarlarında olacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Ve de yemeyi arzuladıkları meyvelerin arasındadırlar."
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Onlara şöyle denir: “Dünyada yapmış olduğunuz salih ameller sebebi ile, tertemiz yiyeceklerden yiyin ve içinde rahatsız edici bir şey bulunmayan içeceklerden afiyetle için.''"
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Muhakkak biz, sizi ödüllendirdiğimiz bu mükâfatın aynısıyla, amellerinde ihsan sahibi olan kimseleri de ödüllendireceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "O gün helâk, azap ve hüsran; Allah’ın takva sahipleri için hazırladıklarını yalanlayanların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Yalanlayanlara da şöyle denir: “Sizler de yiyin ve az bir süre dünya hayatının lezzetlerinden faydalanın bakalım. Kuşkusuz siz, Allaha karşı olan inkârınız ve rasûllerini yalanlamanız sebebiyle günahkâr kimselersiniz.''"
        },
        {
            "ayah_number": 47,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "O gün helâk, azap ve hüsran; hesap günü kendilerine verilecek cezaları yalanlayanların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 48,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "O yalanlayanlara; \"Allah için namaz kılınız!” denildiği zaman, O'nun için namaz kılmazlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 49,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "O gün helâk, azap ve hüsran; peygamberlerinin Allah’ın katından getirdiklerini yalanlayan o inkârcıların üzerine olsun!"
        },
        {
            "ayah_number": 50,
            "surah_number": 77,
            "page_number": 581,
            "translated_text": "Onlar, Rablerinden indirilmiş olan bu Kur’an’a iman etmeyeceklerse, ondan başka hangi söze iman edecekler?"
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Yüce Allah kendilerine, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i gönderdikten sonra, bu müşrikler hâlâ hangi şey hakkında soru sorup duruyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Onlar birbirine büyük bir haber hakkında soruyorlar. O da, yeniden diriliş haberini barındıran peygamberlerine indirilmiş olan bu Kur'an’dır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Onlar bu Kur’an’ı; sihir, şiir, kehanet veya eskilerin hikâyeleri olarak nitelendirirken kendi aralarında ihtilaf etmektedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Bu durum hiç de onların iddia ettiği gibi değildir. Kur'an'ı yalanlayan o kimseler, yakında yalanlamalarının kötü akıbetini öğrenecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Sonra bu, onlar için kesin olacak."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Yeryüzünü onlar için yayılmış, üzerinde karar kılmalarına elverişli bir hale dönüştürmedik mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Ve yeryüzünde dağları, onun sarsılmasını engelleyen kazıklar kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bazılarınızı erkek, bazılarınızı da dişi olarak sınıf sınıf yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Uykunuzu da, işlerinizden dinlenmeniz için bir istirahat sebebi kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Avretlerinizi örttüğünüz elbiseler gibi geceyi de karanlığıyla örten bir örtü kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Ve gündüzü de bir kazanç ve rızık arama sahası kıldık."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Üzerinize de dayanıklı ve sağlamlaştırılmış yapılı yedi kat gök bina ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Ve Güneşi de, güçlü alevli ve aydınlatan bir lamba yaptık."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Ve yağmur yağdırmasının vakti gelmiş bulutlardan bolca dökülen su indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Onunla çeşitli tohumlar ve çeşitli bitkiler çıkaralım diye."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Ve ağaç dallarının birbirine girip, dolaşmış bahçeler yetiştirelim."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Şüphesiz mahlûkatın arasında hüküm verilip, ayırt etme günü, hiç kimsenin geç kalmayacağı sabit bir buluşma vaktidir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> O gün melek, ikinci defa boynuza üfleyecek ve siz bölük bölük geleceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Ve gökyüzü açılarak, içinde açık kapılar gibi yarıklar oluşur."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Dağlar, saçılmış toz toprağa dönüşünceye kadar yürütülür ve tıpkı bir serap gibi olur."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Şüphesiz Cehennem de pusuda bekleyen bir gözcüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Zalimlerin kendisine dönecekleri dönüş yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Orada sonu olmayan çağlar ve asırlar boyunca kalacaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Orada, onlardan ateşin sıcaklığını giderecek ne soğuk bir hava, ne de tat alınan bir içecek tadacaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Çok sıcak su ve Cehennem halkından akan irinler dışında bir şey tatmayacaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "İçinde bulundukları küfür ve sapıklığa çok uygun bir ceza."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Onlar dünyadayken, ahirette Allah’ın onları hesaba çekeceğinden korkmuyorlardı. Çünkü onlar yeniden dirilişe inanmıyorlardı. Eğer yeniden dirilişten korksalardı, elbette Allah’a iman eder ve salih ameller işlerlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Gönderdiğimiz elçiye inen ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "Yaptıkları her şeyi kayıt ettik ve saydık. O onların amel kitaplarında yazılıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 582,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey azgınlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu elem verici ebedî azabı tadın bakalım! Sizlere, azabınız üzerine eklenen azaptan başka bir şey artırılmayacak."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Rablerine karşı takva sahibi olanlar için istedikleri kazancı elde ettikleri kazanma yeri vardır. İşte orası Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Bahçeler ve üzüm bağları vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Göğüsleri belirgin aynı yaşta kadınlar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Ve içki dolu kadehler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Cennet'te batıl ve yalan bir söz işitmez ve birbirlerine yalan söylemezler."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Bunların hepsi Allah’ın size bağışladığı, yeterli olan ihsan ve hediyesidir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Göklerin, yeryüzünün ve ikisinin arasında bulunan her şeyin Rabbi olan dünya ve ahiret hayatının Rahman'ı Yüce Allah'ın izni olmadan yeryüzünde ve gökyüzünde bulunanların hiçbiri O'ndan bir şey isteme hakkına sahip değildirler."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Cebrail ve meleklerin saf olmuş bir halde kıyama durduğu gün, Rahman olan Allah’ın şefaat etmesine izin verdiği kimseler dışında hiç kimse şefaat etmek için konuşamaz ve ancak kelime-i tevhid gibi dosdoğru olan söz söylerler."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Size tarif edilen o gün, vuku bulacağı hususunda hiçbir şüphe olmayan bir gündür. Kim bu günde Allah’ın azabından kurtulmayı diliyorsa, Rabbini razı eden salih amellerden buna götüren bir yol edinsin."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 78,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Ey insanlar! Biz sizi çok yakında olacak bir azaba karşı uyardık. O gün herkes, dünyada yapmış olduğu amellerine bakacak ve kâfirler azaptan kurtulmayı temenni ederek şöyle diyecekler: \"Kıyamet günü hayvanlara \"Artık toprak olun!\" denildiği zaman keşke ben de hayvanlar gibi toprağa dönüşseydim.”"
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Allah, kâfirlerin ruhlarını güç ve şiddetle çekip alan melekler adına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Ve Mü'minlerin ruhlarını kolaylıkla ve hafifçe çekip alan melekler adına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Ve Allah’ın emriyle gökyüzünden yeryüzüne gelen melekler adına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Ve Allah Teâlâ’nın emrini yerine getirmek için birbiriyle yarışan melekler adına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Ve Yüce Allah kulların amellerinden sorumlu olan melekler gibi, kendisinin takdir ettiği emirleri yerine getiren bütün melekler adına yemin etmiştir. Hesaba çekmek ve karşılıklarını vermek için onları yeniden dirilteceğine yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "O gün birinci üflemeyle yeryüzü sarsılır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Bu üflemenin ardından ikinci üfleme gelir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "O gün bazı insanların kalpleri korku içindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Onların gözlerinde zilletin izi görülür."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Şöyle diyorlardı: “Öldükten sonra tekrar hayata mı döneceğiz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "“Çürümüş boş kemik yığını olmamızın ardından geri mi döneceğiz?\""
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Şöyle dediler: “Eğer bir daha geri dönersek, bu dönüş sahibi için bir hüsran, bir aldanış olur.”"
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Yeniden diriliş işi çok kolaydır. O sadece Sûr'a üflemekle sorumlu melekten gelen bir haykırıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Yerin altında ölü oldukları halde, bir anda bütün hepsi yeryüzünün üzerinde canlanıverirler."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Musa’nın, Rabbiyle ve düşmanı olan Firavun'la ilgili haberi sana geldi mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 583,
            "translated_text": "Rabbi ona, arındırılmış Tuva Vadisi'nde seslenmişti."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Söyledikleri arasında şunu dedi: “Firavun'a git! Şüphesiz o zulüm ve kibirlenmekte haddini aştı.''"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Ve ona de ki: \"Ey Firavun! Küfür ve günahlardan arınmak ister misin?''"
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Seni yaratan ve gözeten Rabbine yönlendireyim ki, böylece O'ndan korkarak razı olduğu işleri yapar ve onu öfkelendiren işlerden kaçınırsın."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Musa -<\/span>aleyhisselam- ona, kendisinin Rabbinden gelen bir elçi olduğuna delalet eden büyük mucizeleri gösterdi. Bunlar el ve âsa mucizeleridir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Firavun ise bu mucizeleri yalanlayıp, Musa -aleyhisselam-'ın ona emrettiğine karşı gelmekten başka bir şey yapmadı."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Sonra da Musa’nın getirdiklerine iman etmekten yüz çevirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Sonra da Musa’ya galip gelmek için askerlerini toplamaya koyuldu ve kavmine şöyle seslendi:"
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "\"Sizin en üstün rabbiniz benim! Siz, benden başkasına itaat edemezsiniz.\""
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Allah da onu dünyada denizde boğarak, ahirette de onu daha şiddetli bir azaba sokarak cezalandırdı."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Muhakkak dünya ve ahirette Firavun’u cezalandırdığımız bu azapta Allah’tan korkan kimseler için bir öğüt vardır. Zira nasihatlerden faydalanan kimseler onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey yeniden dirilişi yalanlayanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizi yoktan var etmesi mi Allah'a daha zordur, yoksa var ettiği gökyüzünü yaratması mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Üst kısmını yükseltti; kusur, yarık ve hatalar olmayacak şekilde onu düzgün kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Güneş'i battığı zaman gecesini kararttı ve doğduğu zamanda ışığını gösterdi."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Gökyüzünü yaratmasının ardından yeryüzünü yaydı ve oraya bütün faydalı şeyleri yerleştirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Orada akan kaynaklarla suyunu çıkardı ve hayvanların otladığı bitkiler yetiştirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Ve dağları da toprağa sabit kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bütün bu nimetler sizin ve hayvanlarınız içindir. Bütün bunları yaratan, bunları yeni baştan yaratmaktan da aciz değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Her şeyin dehşetine kapılacağı ikinci üfleme gerçekleşince kıyamet kopacak."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "O gün geldiğinde insan hayır veya şer olarak yaptığı bütün amellerini hatırlayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Ve Cehennem getirilerek onu görenlere açıkça gösterilir."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Fakat kim sapıklıkta haddini aşmışsa."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Ve geçici dünya hayatını kalıcı ahiret hayatına tercih ettiyse."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Muhakkak Cehennem ateşi onun barınacağı yerleşim yeri olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">40-<\/span>41 Her kim de Rabbinin huzurunda olmaktan korkarak kendini Allah’ın haram kıldığı arzularından alıkoyarsa, muhakkak Cennet onun barınacağı yerleşim yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">40-<\/span>41 Her kim de Rabbinin huzurunda olmaktan korkarak kendini Allah’ın haram kıldığı arzularından alıkoyarsa, muhakkak Cennet onun barınacağı yerleşim yeridir."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Yeniden dirilişi yalanlayan o kimseler sana soruyorlar: \"Kıyamet ne zaman kopacak?\""
        },
        {
            "ayah_number": 43,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Senin buna dair bir bilgin yok ki, onlara söyleyesin ve zaten bu senin işin de değildir. Aslında senin görevin sadece insanları ona hazırlamaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 44,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Kıyametin nihai bilgisi sadece Rabbinde vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 45,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Şüphesiz sen, ancak kıyametten korkan kimseler için bir uyarıcısın. Çünkü senin uyarından istifade edecek yalnızca onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 46,
            "surah_number": 79,
            "page_number": 584,
            "translated_text": "Kıyamete şahit oldukları o gün, sanki dünya hayatlarında sadece bir günün arifesi veyahut sabahının ilk vakitleri kadar kalmış gibidiler."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yüzünü buruşturdu ve arkasını döndü."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hidayet bulmaları ümidiyle müşriklerin ileri gelenleriyle meşgul olduğu bir esnada, gözleri görmeyen bir kimse olan Abdullah b. Ümmü Mektum gelerek, doğru yola hidayet bulmak için geldi. Bu sebeple Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yüzünü ekşitti."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ne biliyorsun? Belki de bu âmâ adam günahlarından arınacak."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Veyahut senden duyduğu nasihatlerden öğüt alacak ve onlardan faydalanacaktı."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Fakat sahip olduğu servetinden ötürü, senin getirdiklerine iman etmekten kendini müstağni gören kimseye gelince;"
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Sen ona dönüyor ve yöneliyorsun."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "O, Allah’a tevbe ederek günahlarından temizlenmiyorsa sana ne düşer ki?"
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Fakat koşarak gelen kimse hayır arayarak sana geldi ise;"
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Rabbinden korktuğu halde,"
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Sen; başkasıyla, müşriklerin ileri gelenlerinden biriyle oyalanıyorsun."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Bu iş hiçte öyle değildir. Şüphesiz o, kabul edenler için ancak bir öğüt ve hatırlatmadır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Kim Allah’ı anmak isterse onu ansın ve bu Kur’an’da bulunan nasihatlerden öğüt alsın."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Bu Kur’an, meleklerin katında bulunan değerli sayfalardadır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Yüce bir mekâna yükseltilmiş, kendisine hiçbir kir ve leke bulaşmamış, tertemizdir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "O, elçi meleklerin ellerindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Rablerinin katında değerli, pek çok iyi işler yapan ve itaatkâr Melekler."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Kâfir olan insana lanet edilmiştir. İnsan Allah'a karşı ne kadar da çok inkârcıdır!"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Allah onu hangi şeyden yarattı da yeryüzünde kibirleniyor ve Allah’ı inkâr ediyor?"
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Onu, az bir sudan yarattı ve yaradılışını aşama aşama takdir etti."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Sonra ona, bu aşamaların ardından annesinin karnından çıkışı kolaylaştırdı."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Sonra ona, hayatta belli bir ömrü takdir etmesinin ardından onu öldürdü. Ve ona yeniden diriltileceği zamana kadar içinde kalacağı bir kabir kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Sonra dilediği zaman hesap sormak ve karşılığını vermek üzere onu yeniden diriltecek."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Bu mesele o kâfirin zannettiği gibi değildir. O, Rabbinin üzerine yüklediği hakları yerine getirmediği gibi, Rabbinin ona zorunlu kıldığı farzları da yerine getirmiş değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Yüce Allah'a iman etmeyip kâfir olan insan, yediği yemeğin nasıl hazır hale geldiğine bir baksın!"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Suyun aslı, gökyüzünden kuvvetle ve bolca inen yağmurdan gelir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Sonra toprağı açtık ki böylece bitkiler için yarılıp, açıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Böylece toprakta buğday, mısır ve diğer tahıllardan yetiştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Ve taze üzüm yetiştirdik. Hayvanlarına yem olması için orada yonca yetiştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Ve orada zeytinler ve hurmalar yetiştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Orada çok ağaçlı bahçeler yetiştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Ve orada meyveler ve hayvanlarınızın otladığı otlaklar yetiştirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Hem sizin, hem de hayvanlarınızın faydalanması için."
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Kulakları sağır eden büyük çığlık geldiği zaman ki o, sura ikinci üfleyiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "O gün kişi kardeşinden kaçar."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Annesinden ve babasından kaçar."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Karısından ve çocuklarından kaçar."
        },
        {
            "ayah_number": 37,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "O günün sıkıntısının şiddeti sebebiyle, onlardan her birini başkalarından alıkoyan bir meşguliyeti vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 38,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "O gün iyilerin yüzleri ışık saçar."
        },
        {
            "ayah_number": 39,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Yüce Allah’ın kendi rahmetinden onlar için hazırladığı şeylerden ötürü mutlu olup, gülecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 40,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 585,
            "translated_text": "Ve o gün kötülerin yüzleri toz toprak içindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 41,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "O yüzleri bir karanlık kaplayacak."
        },
        {
            "ayah_number": 42,
            "surah_number": 80,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "İşte bu vasıflarla nitelenen o kimseler, küfür ve fücuru bir araya toplamış kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Güneşin cismi dürülüp, ışığı kaybolduğu zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Yıldızlar ardı ardına dökülüp, ışıkları söndüğü zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Dağlar yerlerinden hareket ettirildiği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "En değerli servet olan gebe develer sahipleri tarafından başıboş bırakılarak ihmal edildiği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Vahşi hayvanlar bir toprak parçasında insanlarla bir araya toplandığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Denizler tutuşturulup bir ateşe döndüğü zaman,"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "İnsanlar; kendi benzeri kimselerle eşleştirilerek suçlular suçlularla, takva sahipleri de takva sahipleriyle eşleştirildiği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Allah, diri diri gömülen kız çocuğuna sorduğu zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Seni öldüren kişi hangi suçtan ötürü seni öldürdü (diye)?"
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Herkes amel defterini okusun diye, kulların amel defterleri açıldığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Gökyüzü, derinin koyundan soyulup çıkarıldığı gibi sökülüp atıldığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Cehennem ateşi tutuşturulduğu zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Cennet takva sahipleri için yakınlaştırıldığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Bütün bunlar olduğu zaman artık herkes o gün için yaptığı amelleri bilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, gece ortaya çıkmadan önce gizlenen yıldızlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Sabahın doğuşuyla kaybolan, mağarasına yani yuvasına giren bir ceylan gibi yörüngesinde akıp giden yıldızlara."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Yaklaşmakta olan gecenin başlangıcına ve gitmekte olan gecenin sonuna yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Işığı ortaya çıktığında sabaha yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e inen Kur'an, pek güvenilir bir melek olan Cebrâil -aleyhisselam-'ın tebliğ ettiği Allah kelamıdır. Allah Kur'an'ı ona emanet etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "O, kuvvet sahibidir. Arş'ın Rabbi olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ- katında yüce bir makama sahiptir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Gökyüzü ahalisi ona itaat eder, ayrıca bildirdiği vahiy konusunda güvenilirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Sürekli yanınızda olan, güvenilirliğini ve doğru sözlü olduğunu bildiğiniz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- sizin iftira atıp, iddia ettiğiniz gibi bir deli değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Şüphesiz arkadaşınız, Cebrail’i yaratıldığı surette gökyüzünün ufkunda açıkça gördü."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Arkadaşınız, kendisi aracılığıyla size bildirilmesi emredilmiş olan şeyi tebliğ etmede size karşı cimrilik yapmaz. Kâhinlerin aldığı gibi bir ücret de almaz."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Bu Kur’an, Allah’ın rahmetinden kovulmuş olan Şeytan'ın sözü de değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Bu delillerinden sonra onun Allah Teâlâ tarafından olduğunu inkâr etmek için hangi yola başvuruyorsunuz?"
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Kur'an, cinler ve insanlar için yalnızca bir öğüt ve nasihattir."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Sizin içinizden hak yolda dosdoğru olmayı dileyen kimseler için."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 81,
            "page_number": 586,
            "translated_text": "Bütün varlıkların Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dosdoğru olmayı veya başka bir şeyi dileyemezsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Gökyüzü, meleklerin inişi sebebiyle parçalandığında."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Yıldızlar, saçılarak döküldüğünde."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Denizler birbirine açılıp karıştığında."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "İçinde bulunan ölülerin yeniden dirilmesi için kabirlerin toprağı alt üst edildiğinde."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "O zaman herkes yapmış olduğu amelleri ve erteleyerek yapmadıklarını bilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Ey Rabbine kâfir olan insan! Lütfuyla sana zaman verdiği ve seni cezalandırmak için acele etmediği halde, seni Rabbinin emrine muhalif kılan nedir?"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Yokluğunun ardından seni var etti, azalarını doğru ve düzgün kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Seni hangi sûrette yaratmayı dilediyse, öyle yarattı. Seni; eşek, maymun, köpek veya bunların dışında bir sûrette yaratmayarak, nimetlendirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Gafiller!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu durum sizin düşündüğünüz gibi değildir. Bilâkis siz, karşılıkların görüleceği günü yalanlıyorsunuz. O gün için amel etmiyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Şüphesiz üzerinizde, amellerinizi gözetleyip, kaydeden melekler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Onlar Yüce Allah’ın katında çok değerli olan kâtiplerdir. Sizlerin amellerini yazmaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Hangi amelleri yaptığınızı biliyor ve onları yazıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Şüphesiz çokça hayırlı amel işleyenler ve ibadet edenler, elbette kıyamet günü devamlı olan nimetler içinde olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Günahkârlar ise üzerlerine ateşin tutuşturulduğu Cehennemde olacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Karşılıkların verileceği gün oraya girerek Cehennem ateşinin ızdırabını çekeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Oradan asla ayrılamayacak, bilâkis sonsuza kadar kalacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Din\/hesap gününün ne olduğunu sana kim öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Yine, din\/hesap gününün ne olduğunu sana ne öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 82,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "O gün kimsenin kimseye fayda vermeye gücü yetmez. O gün bütün emir, kimsenin değil bir tek Allah’ındır ve dilediği gibi tasarrufta bulunur."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Ölçüde hile yapanlar için hüsran ve helâk vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Onlar, başkalarından aldıklarını ölçtüklerinde haklarına tastamam eksiksiz olarak bağlılık gösterenlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "İnsanlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine şehrine hicret ettiği zaman Medine halkının hali işte böyleydi."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 587,
            "translated_text": "Bu münkeri işlemekte olan bu kimseler Allah’ın huzurunda yeniden diriltileceklerini yakinen bilmiyorlar mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "İçinde bulunan sıkıntılar ve korkular sebebiyle çok büyük olan bir günde hesap vermek ve karşılığını görmek için diriltilecekler."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "O gün insanlar, bütün varlıkların Rabbine hesap vermek için kalkarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Ölümden sonra yeniden dirilişin olmadığını sanıyorsunuz ama durum hiç de öyle değildir. Kâfir ve münafık günahkârların kitabı kesinlikle yerin en altında hüsrandadır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Siccin'in ne olduğunu sana ne öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Şüphesiz onların kitabı yazılıdır, silinmeyecektir. Ona bir şey eklenemez veya eksiltilemez."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Yalanlayanlar için o günde helâk ve hüsran vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Onlar, Allah’ın kullarına dünyadaki amellerinin karşılığını vereceği ceza gününü yalanlayan kimselerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "O günü ancak Allah’ın sınırlarını çiğnemiş, çok günahkâr olan kimselerden başkası yalanlamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Ona, peygamberimize indirilen ayetlerimiz okunduğu zaman şöyle der: “Bunlar önceki milletlerin kıssalarıdır ve Allah’ın katından gelmiş değildirler.”"
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Durum o yalanlayanların zannettiği gibi değildir. Bilâkis, işlemiş oldukları günahlar onların akıllarına üstün gelerek onu kaplamış ve böylece kalpleriyle hakkı görememişlerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Gerçek şu ki, onlar kıyamet günü Rablerini görmekten alıkonulacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Ardından da muhakkak Cehennem ateşine sokulacaklar ve sıcağının ızdırabını çekeceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Sonra da kıyamet günü onlara bir azarlama olarak şöyle denilecektir: “Karşılaştığınız bu azap, peygamberinizin size dünyada iken bildirdiği zaman yalanlamış olduğunuz azaptır.''"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Durum, hesap ve karşılığın olmadığını tasavvur ettiğiniz gibi değildir. Doğrusu itaatkâr kulların kitabı illiyyin'dedir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İlliyyun'un ne olduğunu sana ne öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Şüphesiz onların kitabı silinmeyecek şekilde yazılıdır. Ona bir şey eklenemez veya eksiltilemez."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Bu kitabın yanına yakın kılınmış bütün sema melekleri gelir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Şüphesiz çok itaatkâr olanlar, kıyamet günü kalıcı nimetler içinde olacaklardır."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Süslü döşekler üzerinde Rablerine, onları mutlu eden ve sevindiren şeylere nazar edip, bakarlar."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Onları gördüğün zaman yüzlerinde güzellik ve zarafet olarak nimetlerin eserini görürsün."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Hizmetçileri onlara, şişelerin üzeri mühürlenmiş içkilerden içirirler."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Ondan yayılan miskin kokusu sonuna kadar yayılır. Yarışmakta olanların bu değerli mükâfat için Allah'ın razı olacağı ameli yaparak ve öfkeleneceği ameli terk ederek yarışmaları gerekir."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Bu mühürlenmiş içkiye Tesnim Pınarı'ndan karıştırılır."
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "O, Cennet'in en üstünde yakın kılınmış; pak, ihlaslı kimselerin içtiği bir pınardır. Diğer Mü'minler de başka şeylerle karıştırılmış olarak ondan içerler."
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "İçinde bulundukları küfür suçunu işlemiş olanlar, iman edenlerle alay ederek onlara gülüyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Onlar Mü'minlerin yanından geçerlerken, alay ederek ve eğlenerek birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 31,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Ailelerinin yanına döndüklerinde de küfrederek ve Mü'minlerle alay ederek sevinçli bir şekilde dönerlerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 32,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Müslümanları gördükleri zaman şöyle derler: “Muhakkak bunlar doğru yoldan sapmışlardır. Çünkü babalarının dinini terk ettiler.''"
        },
        {
            "ayah_number": 33,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 588,
            "translated_text": "Hâlbuki Allah Teâlâ onları, Mü'minlerin amellerini kaydetmeleri için sorumlu kılmadı ki, bu sözleri söylüyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 34,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Kâfirlerin dünyada iman edenlere güldükleri gibi, kıyamet günü de Allah’a iman edenler kâfirlere güleceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 35,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Süslü döşekler\/koltuklar üzerinden Allah Teâlâ’nın onlar için hazırladığı kalıcı nimetleri seyrederler."
        },
        {
            "ayah_number": 36,
            "surah_number": 83,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Kâfirlerin dünyada yaptıkları amellerinin karşılığı alçaltıcı bir azapla (ahirette) muhakkak verilecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Gökyüzü, meleklerin inişiyle parçalandığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Ve Rabbini boyun eğip, dinlediği zaman. Zira kendisine yaraşan budur."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Bir deriyi yayar gibi Allah Teâlâ'nın yeryüzünü yaydığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "İçinde bulunan hazineleri ve ölüleri atarak boşaldığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Ve Rabbini boyun eğip, dinlediği zaman. Zira kendisine yaraşan budur."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Ey insan! Muhakkak sen, ya iyi ya da kötü işler yapacak ve kıyamet günü de amellerinin karşılığını vermesi için Allah Teâlâ'nın huzuruna geleceksin."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Fakat kimin amel defteri sağ eline verilirse."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Allah Teâlâ onu kolay bir şekilde hesaba çekecek, onu mesul tutmadan amellerini ona arzedecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Ailesinin yanına sevinç içinde dönecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Kimin de kitabı sol eline arkasından verilirse."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Kendisinin yok olmasını dileyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Cehennem ateşine girerek sıcaklığının acısına katlanacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Şüphesiz o, içinde bulunduğu küfür ve günahlar sebebiyle dünyada ailesinin yanında sevinç içindeydi."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Doğrusu o, ölümünden sonra tekrar hayata dönmeyeceğini zannetti."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Elbette dönecek. Allah onu ilk olarak yarattığı gibi tekrar hayata döndürecektir. Şüphesiz Rabbi, onun durumunu görüyordu. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona yaptıklarının karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Yüce Allah, Güneş battıktan sonra ufukta oluşan kızıllığa yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Geceye ve içinde toplananlara yemin etti."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Toplanıp tamamlandığı ve dolunay olduğunda Ay’a yemin etti."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sizler bir halden başka bir hale geçeceksiniz. Önce bir damla meni, sonra bir kan pıhtısı ve sonra da bir et parçası. Önce hayat, sonra ölüm ve sonra da yeniden dirileceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "O halde bu kâfirlere ne oluyor da Allah’a ve Ahiret gününe iman etmiyorlar?"
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Onlara Kur'an okunduğu zaman Rablerine secde etmiyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Aksine, kâfirler, peygamberlerinin onlara getirdiklerini yalanlıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "Allah, onların kalplerinin sakladıklarını çok iyi bilir. Yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 589,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen, onları bekleyen acı verici azabı kendilerine haber ver."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 84,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Allah'a iman eden ve salih ameller işleyenler ise bundan müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır. O da Cennet'tir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Güneş’in, Ay’ın ve diğer yıldızların yörüngelerini barındıran gökyüzüne yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Yüce Allah içinde bütün varlıkları toplayacağını vadettiği kıyamet gününe yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Ve ümmeti hakkında şahitlik eden peygamberler gibi, bütün şahitlere ve peygamberi hakkında şahitlik eden ümmetler gibi bütün şahit olunanlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Toprağa büyük bir çukur kazan o kimselere lanet olsun."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Onlar hendeklerin içinde ateş yakıp, Mü'minleri canlı canlı ateşe attılar."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Onlar ateşle dolu o çukurun kenarında oturmuşlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Orada hazır bulunarak, Mü'minlere yapılan işkence ve kötü muameleyi seyretmekte idiler."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "O kâfirler, Mü'minleri hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz\/mutlak galip olan, her konuda övülen Allah'a iman etmeleri dışında başka bir şeyden dolayı kınamadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Göklerin ve yeryüzünün mülkü bir tek O'na aittir. O her şeyden haberdardır. Kullarının yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Mü'min erkek ve kadınlara; onları bir olan Allah’a iman etmekten döndürmek için ateşle işkence edip, sonra da günahlarından Allah’a tevbe etmeyenler için kıyamet günü Cehennem azabı vardır. Mü'minleri ateşte yakmalarının bir karşılığı olarak onları yakacak olan ateşin azabı vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Allah’a iman eden ve salih amel işleyenler için saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan Cennetler vardır. Onlara hazırlanmış olan bu karşılık başka hiçbir başarının yaklaşamadığı en büyük başarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bazen zalime belli bir mühlet veriyor olsa da, şüphesiz Rabbinin onu tutup, yakalaması çok kuvvetlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Şüphesiz ilk olarak O, yaratmaya ve azap etmeye başlamıştır. Bu ikisini (yaratmayı ve azabı) tekrar O döndürecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Elbette O, kullarından tevbe edenlerin günahlarını bağışlar ve takva sahibi veli kullarını sever."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Yüce Arş'ın sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Günahlarını affetmek istediğini affederek ve cezalandırmak istediğini de cezalandırarak dilediğini yapandır. Bütün noksanlıklardan münezzeh olan Allah'a zorla bir şey yaptıracak hiç kimse yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Hakla savaşmak ve ona engel olmak için silahlanan o askerlerin haberi sana geldi mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Firavun ve Salih -aleyhisselam-'ın ashabı Semud'un askerleri."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Yalanlayan ümmetlerin haberlerinin kendilerine ulaşmaması ve helâk olmaları onların iman etmemesine mani değildir. Bilâkis onlar, hevalarına ittiba ederek peygamberlerinin onlara getirdiklerini yalanlıyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Oysa Allah, onların sayılı amellerini çok iyi bilmektedir. Yapmakta oldukları hiçbir şeyi kaçırmaz. Onlara bu amellerinin karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Kur'an, o yalanlayanların söylediği gibi bir şiir veya kafiyeli sözler değildir. Bilâkis o, çok değerli olan Kur'an'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 85,
            "page_number": 590,
            "translated_text": "Değiştirilmekten ve tahrif edilmekten, eksiltilmekten ve arttırılmaktan muhafaza edilen bir levhadadır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Yüce Allah, gökyüzüne ve gece doğan yıldıza yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu büyük yıldızın durumunu sana ne öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "O, parıldayan ışığıyla gökyüzünü delen bir yıldızdır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, kıyamet günü hesap vermesi için her bir kişiye amellerini kaydeden bir melek görevlendirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Öyleyse insan, Allah’ın kudreti ve insanoğlunun acizliği ortaya çıksın diye Allah'ın onu neyden yarattığını bir düşünsün."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Allah; onu, fışkırarak rahme akıtılan bir sudan yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Bu su, erkeğin omurilik kemiğiyle göğüs kemiklerinin arasından çıkar."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ- onu, bu hakir sudan yaratabiliyorsa, elbette ölümünün ardından hesaba çekmek için onu diri olarak yeniden yaratmaya da kadirdir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "O gün bütün sırlar sınanır, kalplerin gizlediği niyetler, inançlar ve bunların dışında diğer şeyler ortaya çıkarılır ve salih olanların fasit olanlardan ayrılır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "O gün, insanın Allah’ın azabından imtina edebileceği bir gücü ve kendisine yardım edebilecek hiçbir yardımcısı yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Allah Teâlâ yağmurlu gökyüzüne yemin etmiştir. Çünkü yağmur, her seferinde o cihetten yağar."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Ve içinde bulunan bitki, ürün\/meyve ve ağaçlardan ötürü yarılan toprağa yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e indirilmiş olan bu Kur’an, hakkı batıldan ve doğruyu yanlışı birbirinden ayıran bir sözdür."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "O, bir eğlence ve yalan değildir, bilâkis bir ciddiyet ve gerçektir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Peygamberlerinin getirdiğini yalanlayanlar, onun davetine engel olmak ve ortadan kaldırmak için bir çok tuzaklar kuruyorlar."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Ve ben de, hak dinin ortaya çıkması ve batılın çürüyüp yok olması için bir tuzak kuruyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 86,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu kâfirlere mühlet ver ve onlara biraz zaman tanı! Onların azap görmesi ve helâk olması için acele etme."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Bütün yarattıklarından yüce olan Rabbini hatırladığın ve tazim ettiğin zaman O'nun ismini söyleyerek tenzih et."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "İnsanı tastamam ve dosdoğru yaratandır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Bütün varlıkların cinslerini, türlerini ve özelliklerini takdir eden, her varlığı kendisi için münasip ve uygun olana yönlendirendir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Hayvanlarınızın otladığı otları topraktan yeşertendir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Diri ve yemyeşil olmasının ardından onu siyaha dönük kupkuru bir ota çevirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sana Kur’an’ı okutacağız ve onu senin kalbinde toplayacağız ki, böylece onu unutmayacaksın. Öyleyse Cebrail’le okuyuşunda onu unutmamak için yaptığın gibi yarışma."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Ancak bir hikmetten dolayı, Allah’ın unutmanı diledikleri bundan müstesnadır. Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- açıktan yapılanı da, gizleneni de bilir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Allah’ın razı olduğu ve Cennet'e sokan amelleri senin için kolaylaştıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Öyleyse insanlara Kur’an’dan sana vahyettiğimiz öğütler ver. Ve nasihat dinlemeye devam ettikleri sürece onlara nasihat et."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 591,
            "translated_text": "Allah'tan korkan kimseler senin verdiğin nasihatten öğüt alacaktır. Çünkü öğütlerden faydalanan onlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Kâfir kimse ise öğüt almaktan uzak durur ve kaçınır. Çünkü o, Cehennem ateşine girdiği için ahirette insanların en bedbahtıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Ahirette büyük bir ateşe girerek sonsuza kadar onun sıcaklığının ızdırabını ve acısını çeker."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Sonra da sonsuza kadar Cehennem ateşine girer. Öyle ki, orada ne çekmekte olduğu azaptan dolayı rahata kavuşacağı şekilde ölür, ne de değerli, iyi ve güzel bir hayat yaşar."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Şirkten ve günahlardan arınan kimse ise kesinlikle istediğini kazanmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Rabbini, dinin belirlediği zikir çeşitleriyle zikretmiş ve namazı da eda edilmesi istenilen şekliyle kılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Fakat siz, aralarında çok büyük fark olduğu halde dünya hayatını önceliyor ve ahirete tercih ediyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Oysa ahiret içinde bulunan mal ve zevkler bakımından dünyadan daha hayırlı, daha üstün ve süreklidir. Çünkü içinde bulunan nimetler asla tükenmez."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Şüphesiz size zikrettiğimiz bu emirler ve haberler, sen gönderilmeden önce indirilmiş sahifelerde de bulunmaktadır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 87,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Onlar İbrahim’e ve Musa -aleyhimesselam-'a indirilmiş olan sahifelerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dehşeti ile bütün insanları kuşatan kıyametin haberi sana geldi mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "İnsanlar, kıyamet günü ya bedbaht ya da bahtiyar olacaklardır. Bedbaht olanların yüzleri zelil ve korkmuş olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Onları çeken zincirlerden ve bağlandıkları prangalardan dolayı yorulup bitkin düşmüştürler."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "O yüzler, sıcaklığının ızdırabını çekecekleri çok sıcak olan ateşe gireceklerdir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Onlara, suyunun sıcaklığı çok aşırı olan bir pınardan su verilecek."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Onlara, en pis yemekler ve kuruduğu zaman zehirli bir hal alan Şibrik adında çok kötü kokulu bitkilerden başka bir yemek verilmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "O kendisini yiyen kimseyi beslemediği gibi açlığını da gidermez."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Ve o gün karşılaştıkları nimetlerden dolayı bahtiyar olan kimselerin yüzleri de nimet ve mutluluk içinde sevinçlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Dünyada işlediği salih amellerinden razıdır. Muhakkak ki yaptığı amellerinin mükâfatını kendisi için birikmiş olarak misliyle bulmuştur."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Yeri ve değeri yüksek olan Cennet'tedirler."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Cennet'te haram olan sözler bir kenara, batıl ve boş olan bir söz dahi işitmezler."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Bu Cennet'in içinde, cennet ehlinin dilediği yerden akıttıkları ve istedikleri gibi kullandıkları akıcı pınarlar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Orada yüksek tahtlar\/döşekler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "İçmek için hazırlanıp, yerleştirilmiş kadehler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Ve içinde birbiri ardınca dizilmiş yastıklar vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Her yere yayılıp, serilmiş kilimler vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Allah’ın deveyi nasıl yarattığına ve ademoğlunun hizmetine sunduğuna düşünerek bakmazlar mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Ve gökyüzünün nasıl yükseltildiğine, böylece üzerlerine düşmeyen korunaklı bir çatı olduğuna bakmazlar mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Ve dağları nasıl diktiğine, insanların sarsılmamaları için onlarla nasıl sabit kılındığına bakmazlar mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Ve yeryüzünü nasıl yaydığına, insanların üzerinde karar kılmaları için onu nasıl hazır kıldığına bakmazlar mı?"
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Sen onlara nasihat et ve Allah’ın azabından korkut! Şüphesiz sen, ancak nasihat edersin. Senden yalnızca onlara öğüt vermen istenir. Fakat iman etmeye muvaffak kılınmaları yalnızca Allah Teâlâ’nın elindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 592,
            "translated_text": "Sen onların üzerinde iman etmeleri için kendilerine zorbaca davranan biri değilsin."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Fakat her kim onlara iman etmekten yüz çevirir, Allah ve Rasûlüne kâfir olursa;"
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Yüce Allah, onu kıyamet günü sonsuza kadar Cehennem'in içine sokarak ona en büyük azap ile azap edecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Şüphesiz ölümlerinin ardından onların dönüşü bir tek bize olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 88,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Sonrasında amellerine göre onların hesaplarını görmek sadece bize aittir. Ne senin, ne de senden başka birinin üzerine değildir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- fecir vaktine yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Ve zilhicce ayının ilk on gecesine yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Ve her şeyin çift olanına ve tek olanına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Geldiğinde, devam ettiğinde ve geride kaldığında geceye yemin etmiştir. Bu yeminin cevabı ise: “Elbette yaptığınız amellere göre karşılık göreceksiniz.''"
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Bu zikredilenlerde akıl sahibi kimseleri ikna edecek bir yemin yok mudur?"
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Peygamberini yalanladıkları zaman, Rabbinin Hûd'un kavmi olan Âd (kavmine) neler yaptığını görmedin mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Ataları İrem'e nispet edilen Âd kabilesi yüksek sütunlara sahip idiler."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Öyle ki Allah Teâlâ, hiçbir ülkede bir benzerini yaratmamıştı."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Dağların kayalarını yontarak onlardan odalı evler yapan Salih’in kavmi Semûd'a, Rabbinin neler yaptığını görmedin mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "İnsanlara işkence ettiği kazıkların sahibi Firavun'a Rabbinin neler yaptığını görmedin mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Bunların hepsi de zorbalık ve zulümde haddi aştılar. Hepsinin haddi aşması da kendi ülkesindeydi."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Yaydıkları küfür ve günahlarla oralarda fesadı arttırdılar."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Allah Teâlâ da onlara şiddetli azabını tattırdı ve yeryüzünden köklerini kazıdı."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Rabbin, iyilik yapanları Cennet ile mükâfatlandırmak, kötülük yapanları da Cehennem ile cezalandırmak için insanların amellerini gözlemliyor ve kontrol ediyor."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "İnsan tabiatı gereği Rabbi onu imtihan ederek ona ikram etti. Ve ona mal, çocuk ve şan verince kendisinin Allah’ın katında değerli olduğunu zannederek şöyle der: “Onun ikramını hak ettiğim için Rabbim bana ikram etti.''"
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Ama onu imtihan ederek rızkını daraltırsa, o zaman Rabbinin onu aşağıladığını zannederek şöyle der: “Rabbim beni aşağıladı.''"
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Kesinlikle hayır. Durum bu insanın tasavvur ettiği gibi olmayıp Allah’ın verdiği nimetler Allah'ın kulundan razı olduğuna ve belalar da Rabbinin kulunu hor gördüğüne delil değildir. Bilâkis doğrusu şudur ki; sizler Allah’ın size verdiği rızıklardan yetimlere ikram etmiyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Birbirinizi, yiyecek bir şey bulamayan fakirleri doyurmaya teşvik etmiyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Hiçbir çözüm yolu gözetmeksizin savunmasız kadın ve yetimlerin hakkını çokça yiyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Malı çok aşırı bir sevgiyle seviyor ve ona olan düşkünlüğünüz sebebiyle onu Allah yolunda harcamakta cimrilik gösteriyorsunuz."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "Bunların sizin ameliniz olmaması gerekir. Öyleyse yeryüzünün şiddetle hareket ettiği ve sarsıldığı zamanı hatırlayın."
        },
        {
            "ayah_number": 22,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 593,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">Ve -<\/span>Ey Peygamber!- kullarının arasında son hükmü vermek için Rabbin ve bölük bölük melekler geldikleri zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 23,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "O gün, üzerinde yetmiş bin dizgin ve her bir dizginin başında yetmiş bin meleğin çektiği Cehennem getirilir. İşte o gün insan, Allah’a karşı taksiratını hatırlar. Oysa o gün bunları hatırlamasının ona hiç bir faydası yoktur. Çünkü o gün, amel işleme günü değil, karşılıkların görüleceği gündür."
        },
        {
            "ayah_number": 24,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Aşırı pişmanlıktan şöyle der: “Keşke gerçek hayat olan ahiret hayatım için salih ameller işleseydim.''"
        },
        {
            "ayah_number": 25,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Hiç kimse o gün, Allah’ın azabı gibi azap edemez. Çünkü Allah’ın azabı en şiddetli ve en kalıcı olan azaptır."
        },
        {
            "ayah_number": 26,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Ve hiç kimse orada kâfirleri bağladığı gibi zincirleri bağlayıp, vuramaz."
        },
        {
            "ayah_number": 27,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Ölümü esnasında ve kıyamet günü Mü'min kimseye şöyle denilecek: “Ey iman ve salih amelle huzura ermiş nefis!''"
        },
        {
            "ayah_number": 28,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Nail olduğun büyük mükâfatla O'ndan razı olmuş ve sahip olduğun salih amellerle Allah -Subhanehu ve Teâlâ- katında razı olunmuş bir halde Rabbine dön!"
        },
        {
            "ayah_number": 29,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Salih kullarımın arasına katıl!"
        },
        {
            "ayah_number": 30,
            "surah_number": 89,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Ve onlarla beraber, onlar için hazırladığım Cennet'ime gir!"
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Yüce Allah, Mekke-i Mükerreme'ye, o haram olan topraklara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Orada yaptıkları sebebiyle öldürülmeyi hak edenin öldürülmesi ve tutsak edilmeyi hak edenin tutsak edilmesi sana helâldir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, beşeriyetin babasına ve ondan çoğalıp üreyen çocuklara da yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Doğrusu biz insanı, dünyada çektiği zorluklar sebebiyle bir gayret ve meşakkatin içinde yarattık."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "İnsan; günah işlediği zaman hiç kimsenin hatta onu yaratan Rabbinin bile kendisine güç yetiremeyeceğini ve ondan intikam alamayacağını mı zannediyor?"
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "\"Birbiri üzerine yığılmış pek çok mal harcadım'' der."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Harcadığı şeyle böbürlenen bu kimse, Allah’ın onu görmediğini ve malını nereden kazandığını ve onu nerede harcadığını sorup onu hesaba çekmeyeceğini mi zannediyor?"
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Biz, ona görebileceği iki göz vermedik mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Konuşabileceği bir dil ve iki dudak vermedik mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Ona, hak yolu ve batıl yolu öğretmedik mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Kendisini Cennet'ten ayıran engeli aşması gerekir. Böylece o da onu aşar ve geçer."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Cennet'e girmek için aşacağın engelin ne olduğunu sana ne öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "O, erkek veya dişi bir köle azat etmektir."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Veya yiyeceğin nadir bulunduğu açlık zamanında yemek yedirmektir."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Onunla akrabalık bağı bulunan babasını kaybetmiş bir çocuğa."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Veya hiçbir şeye sahip olmayan bir fakiri."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "Sonra da Allah’a iman eden kimselerden, birbirilerine Allah’a itaat etmeyi, günahlara bulaşmamayı ve musibetlere karşı sabır göstermeyi tavsiye eden ve birbirlerine Allah Teâlâ’nın kullarına karşı merhametli davranmayı tavsiye edenlerden olmaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 594,
            "translated_text": "İşte bu özelliklere sahip olan kimseler sağ taraf ashabıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Peygamberimize indirilen ayetlerimizi inkâr edenler ise sol taraf ashabıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 90,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Kıyamet günü onlar için içinde azap gördükleri ve üzerilerine kapıları kilitlenmiş bir ateş vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, Güneş'e ve doğudan doğmasının ardından gelen yükselme vaktine yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Ve Güneş'in batmasının ardından izini takip eden Ay’a yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Ve yeryüzünün üzerinde bulunanları ışığıyla ortaya çıkaran gündüze yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Ve yeryüzünü kaplayıp karanlık olduğunda geceye yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Gökyüzüne ve sağlamca inşa edilen binasına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Yeryüzüne ve insanların üzerinde yaşaması için onun yayıp döşenmesine yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Bütün canlılara ve Allah’ın onları düzgünce yaratmasına yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Yüce Allah uzak durup, kaçınması için kötülükleri ve amel edip, işlemesi için iyilikleri insana öğretmeden nefislere yerleştirip, anlamasını sağlamıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Nefsini faziletlerle süsleyerek ve rezilliklerden temizleyerek arındıran kimse elbette muradını kazanmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Nefsini gizlice günah ve suçların içine gömen ise hüsrana uğramıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Semûd kavmi, sınırları çiğneyip, suç işlemeleri ve günahlara dalmaları sebebiyle peygamberi Salih’i yalanladı."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Onların en bedbaht\/eşkıya olanı, kavminin kendisini görevlendirmesinin ardından bu işi yapmaya kalktı."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Allah’ın Rasûlü Salih -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: \"Allah’ın devesini su içmenin ona ait olduğu günde bırakın suyunu içsin ve ona bir kötülük etmeyin!''"
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Deve hakkında peygamberlerini yalanladılar. Kavmin en azgın olanı, yaptığı işe onların rızasını alıp, deveyi kesip, öldürdü. Böylece bu günâha ortak oldular. Allah Teâlâ da, günahları sebebiyle üzerlerine azabını göndererek onları bir haykırışla helâk etti. Onları helâk ederek yerle bir etti."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 91,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, sonucundan korkmadan onları helâk eden bir azap gönderdi."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Yüce Allah, gökyüzüyle yeryüzünün arasını karanlığıyla kapladığı zaman geceye yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Ve ortaya çıkıp göründüğünde gündüze yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Yarattığı iki tür üzerine yemin etmiştir. Bu tür erkek ve dişidir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Şüphesiz yaptıklarınız birbirinden farklıdır. Bir kısmı Cennet'e girme sebebi olan iyiliklerden, bir kısmı da Cehennem'e girme sebebi olan kötülüklerdendir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Kim vermesi gereken zekât, nafaka ve sadakasını verir ve Allah’ın yasakladığı şeylerden sakınırsa."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Yüce Allah’ın kişiye ölümünün ardından vadettiği Cennet'i tasdik ederse."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Biz de ona, salih ameller işlemeyi ve Allah yolunda infak etmeyi kolaylaştıracağız."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Fakat her kim de malında cimrilik ederse ve üzerine farz olan yerlerde onu harcamaz, malından ötürü Allah’a karşı kendini yeterli görür ve Allah’ın kereminden hiçbir şey istemezse."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 595,
            "translated_text": "Malını Allah yolunda infak etmesine karşılık Allah Teâlâ'nın vadettiği ve kendisinin ardından gelecek olanı ve sevabı yalanlarsa."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Ona; kötü amelleri kolaylaştırıp, hayırlı amelleri zorlaştırırız."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Ölüp Cehennem'e girdiğinde, cimrilik yaptığı malı ona herhangi bir fayda vermeyecek."
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Muhakkak bizim görevimiz, hak yolu batıl yoldan ayırıp beyan etmektir."
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Muhakkak ahiret hayatı da dünya hayatı da bize aittir. Buralarda dilediğimiz gibi tasarrufta bulunuruz. Bunu bizden başka hiç kimse yapamaz."
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’a karşı gelmeniz durumunda, tutuşturulmuş ateşe karşı sizi uyardım."
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Bu ateşin sıcaklığının ızdırabını, kâfir olan en bahtsız\/azgın kimseden başkası çekmeyecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlamış ve Allah’ın emirlerini yerine getirmekten yüz çevirmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "İnsanların en takvalısı olan Ebu Bekir -radıyallahu anh- oradan uzak tutulacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Günahlarından temizlenmek için malını iyilik yolunda infak eden."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "O; malından infak ettiklerini, birinin ona verdiği bir nimete karşılık olarak, infak etmemiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 20,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "O kimse infak ettiği malıyla tüm canlıların üzerinde olan Rabbinin vechini isteyip, arzular."
        },
        {
            "ayah_number": 21,
            "surah_number": 92,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Allah Teâlâ’nın ona vereceği değerli mükâfattan elbette o da razı olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Yüce Allah, gündüzün ilk vaktine yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Ve karanlığı bürüyüp, insanların hareketleri kesildiğinde geceye yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Vahiy bir süre kesildiğinde müşriklerin dediği gibi, Rabbin seni ne terk etti ve ne de senden nefret etti."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Ahiret yurdu, içinde bulunan kesintisiz kalıcı nimetlerden ötürü senin için dünya hayatından daha hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Yüce Allah sana ve ümmetine verdiklerinden razı olana kadar sana ve ümmetine büyük mükâfatlardan verecek."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Seni, küçükken baban ölmüş bir halde buldu ve önce sana merhamet eden deden Abdülmuttalib’i, ardından amcan Ebu Talib’i sana sığınak kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Seni, kitabın ve imanın ne olduğunu bilmez bir halde buldu da, sana bunlardan bilmediklerini öğretti."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Seni fakir bir halde buldu ve seni zengin kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Küçük yaşta babasını kaybetmiş kimselere kötü muamele etme ve onları küçümseme."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "İhtiyaç sahibi olan dilenciyi de azarlama."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 93,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Allah’ın senin üzerine olan nimetlerine şükret ve bunlardan bahset."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 94,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Doğrusu Allah, senin göğsünü açarak sana vahyin gelmesini sevdirdi."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 94,
            "page_number": 596,
            "translated_text": "Senin üzerinden günah yükünü kaldırdık."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 94,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Neredeyse belini kıracak kadar seni yormuş olan bir yük."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 94,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Senin şanını yükselttik ve böylece ezan, kamet ve bunun dışında başka yerlerde ismin zikredilir oldu."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 94,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Şüphesiz her zorluk ve darlıkla beraber bir kolaylık ve genişlik vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 94,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Şüphesiz her zorluk ve darlıkla beraber bir kolaylık ve genişlik vardır. Eğer bunu öğrendiysen, kavminin eziyeti seni sarsmayacak ve Allah'a davette sana engel olmayacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 94,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Eğer yaptığın amellerinden boşa çıkar ve bitirirsen, hemen Rabbine ibadet etmede gayretli ol."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 94,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Yönelişini ve gidişini bir tek Allah’a doğru yap."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 95,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Allah, incire ve yetiştiği mekâna, zeytine ve İsa -aleyhisselam-'ı gönderdiği Filistin topraklarındaki yetiştiği yere yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 95,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Ve peygamberi Musa -aleyhisselam- ile konuştuğu Sîna Dağı'na yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 95,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gönderildiği, içine giren kimsenin güvende olduğu haram şehir Mekke’ye yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 95,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Kuşkusuz biz, insanı en düzgün ve en üstün surette var ettik."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 95,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Sonra da onu, dünyada yaşlı ve aklının zayıf bir hale geldiği bir duruma getirdik. Böylece insan bedeninden faydalanamaz bir duruma gelir. Fıtratını bozup, ifsat ettiği için Cehennem'e girer."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 95,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Allah'a iman eden ve salih amel işleyenler ise bundan müstesnadır. Onlar kocasalar bile onlar için kesintisiz daimi bir mükâfat vardır ki, o da Cennet'tir. Çünkü onlar fıtratlarını arındırmışlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 95,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey insanoğlu!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’ın büyük kudretinin alametlerini gördüğün halde, seni hesap gününü yalanlamaya sürükleyen nedir?"
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 95,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Allah Teâlâ, -Kıyamet gününü, hesap günü kılarak- hâkimler hâkimi ve en adaletlisi değil midir? Onların arasında hüküm vermeden ve ihsan sahibi olanların ihsanının ve kötülük yapanların kötülüklerinin karşılıklarını vermeden Yüce Allah'ın kullarını başıboş bırakması hiç düşünülebilir mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bütün varlıkları yaratan Rabbinin adıyla başlayarak Allah’ın sana vahyettiklerini oku!"
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "O insanı, bir damla meni olduktan sonra donmuş kandan yarattı."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Allah’ın sana vahyettiklerini oku! Senin Rabbin hiçbir kerem sahibinin O'nun cömertliğine yaklaşamayacağı en büyük kerem sahibi olandır. O, çok büyük cömertlik ve ihsan sahibidir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Kalemle harfleri ve yazı yazmayı öğretendir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "İnsana bilmediklerini öğretti."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Gerçekten Ebu Cehil gibi facir insanlar, Allah’ın sınırlarını ihlâl ederek çiğner."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "İnsan sahip olduğu makam ve maldan ötürü kendisini yeterli gördüğü için azgınlık eder."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak kıyamet günü dönüş Rabbine olacak ve O da herkese hak ettiği karşılığı verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Engel olmaya çalışan Ebu Cehil’in yaptığından daha çok şaşılacak bir şey gördün mü?"
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Kulumuz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Kâbe’de namaz kıldığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Bu engellenen kimse, Rabbinden hidayet ve basiret üzerineyse ne dersin?"
        },
        {
            "ayah_number": 12,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 597,
            "translated_text": "Veya insanlara emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak Allah’tan korkmalarını emreden bir kimse engellenir mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 13,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Ona engel olan kişinin de, Peygamber'in getirdiğini yalanlayıp, ondan yüz çevirmesine ne dersin? Allah’tan hiç korkmuyor mu?"
        },
        {
            "ayah_number": 14,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Bu kulu namazdan alıkoyan kimse, Allah’ın onun ne yaptığını gördüğünü, bunlardan hiç birinin O'na gizli kalmadığını bilmiyor mu?"
        },
        {
            "ayah_number": 15,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Durum hiç de bu cahilin tasavvur ettiği gibi değildir. Eğer kulumuza eziyet etmeyi ve onu yalanlamayı bırakmazsa, onu başının önünden\/perçeminden yakalayıp zorla Cehennem'in içine çekeceğiz."
        },
        {
            "ayah_number": 16,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Bu perçemin sahibi sözünde yalancı, yaptıklarında ise günahkârdır."
        },
        {
            "ayah_number": 17,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Başının önünden Cehennem'e doğru yakaladığımızda, aile halkını ve aşiretini onu azaptan kurtarmaları için onlardan yardım isteyerek çağırsın bakalım."
        },
        {
            "ayah_number": 18,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Biz de Allah Teâlâ'nın kendilerine yapmalarını emrettiklerinde O'na karşı gelmeyen ve emredileni yerine getiren Cehennem'in sert yapılı meleklerinden olan muhafızlarını çağıracağız. Bir baksın bakalım hangi taraf daha güçlü ve daha kudretlidir."
        },
        {
            "ayah_number": 19,
            "surah_number": 96,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "İş, bu zalimin kötülük yaparak sana zarar vermeyi hayâl ettiği gibi değildir. Sakın ola onun emir ve yasaklarına itaat etme! Allah Teâlâ’ya secde et ve O'na ibadet ederek yaklaş. Şüphesiz bunlar, O'na yakınlaşma sebebidir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 97,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Biz Kur'an'ı, Ramazan ayının Kadir Gecesi'nde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirmeye başladığımız gibi, bir bütün olarak Dünya semasına indirdik."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 97,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Bu gecede bulunan hayır ve bereketi biliyor musun?"
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 97,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Bu gece, büyük hayırlara sahip bir gecedir. İman edip sevabını ümit ederek o geceyi ihya eden kimse için bin aydan daha hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 97,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "O gece, melekler ve Cebrail -aleyhisselam- Rableri Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın izniyle, o sene için Allah’ın takdir ettiği, rızık, ölüm, doğum veya bunların dışındaki her iş için inerler."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 97,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Bu mübarek gece, başlangıcından fecrin doğuşuyla gelen sonuna kadar bütünüyle hayırlıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 98,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Yahudi, Hristiyan ve müşrik kâfirler kendilerine apaçık deliller ve büyük kanıtlar gelinceye dek, küfür üzerine ittifak etmek ve toplanmaktan vazgeçecek değillerdi."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 98,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Bu apaçık delil ve net kanıt, Allah’ın katından gönderilmiş sadece temiz olanların dokunabileceği tertemiz bir kitap okuyan bir peygamberdir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 98,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "O sahifelerde doğru haberler ve adaletli hükümler vardır. Sahifeler, insanları içinde iyilik ve doğruluk olan şeylere irşad eder."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 98,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Tevrat verilmiş olan Yahudiler ve İncil verilmiş olan Hristiyanlar, ancak Allah’ın kendilerine bir peygamber göndermesinin ardından ayrılığa düştüler. Onlardan bazıları Müslüman oldu. Bazıları ise peygamberinin doğru olduğunu bildikleri halde küfürde direterek devam etti."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 98,
            "page_number": 598,
            "translated_text": "Burada Yahudi ve Hristiyanların işlediği günâh ve inadı ortaya çıkıyor. Onlara bu Kur’an’da, bir tek Allah’a ibadet etmeleri, şirkten uzak durmaları, namazı kılmaları ve zekât vermeleri dışında kendi kitaplarında emredilenlerden başka bir şey emredilmedi. Onlara emredilen o din, içinde hiçbir eğrilik bulunmayan dosdoğru olan dindir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 98,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Küfredenler -Yahudi, Hristiyan ve müşrikler- kıyamet günü sonsuza kadar orada kalacakları Cehennem'e gireceklerdir. Onlar, Allah'a karşı olan küfürleri ve peygamberini yalanlamalarından ötürü yaratılmışların en şerlileridirler."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 98,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "İman ederek salih ameller işleyenler ise, işte onlar yaratılmışların en hayırlılarıdır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 98,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Onların mükâfatları Rableri -Subhanehu ve Teâlâ-‘nın katında, saraylarının ve ağaçlarının altından ırmaklar akan Cennetlerdir. Orada ebediyen kalacaklardır. Kendisine iman etmiş ve itaat etmiş olmaları sebebiyle Allah Teâlâ onlardan razı olmuş, onlar da nail oldukları rahmetinden ötürü Rablerinden razı olmuşlardır. Bu rahmete, emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Rabbinden korkanlar nail olur."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 99,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Yeryüzü, kıyamet günü meydana gelecek şiddetli bir sarsıntıyla hareket ettiğinde."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 99,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Ve yeryüzü, içinde bulunan ölüleri ve bunun dışındaki şeyleri tekrar çıkardığı zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 99,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "İnsanoğlu şaşkınlık içinde şöyle der: “Yeryüzünün bu hali de nedir, sarsılıp çalkalanıyor?"
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 99,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "O büyük gün, yeryüzü üzerinde hayır ve şer olarak neler yapıldığını haber verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 99,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Çünkü Allah Teâlâ ona bildirmiş ve ona bunu yapmayı emretmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 99,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "İnsanlar, yeryüzünün sarsılacağı o büyük gün dünyada yapmış oldukları amellerini görmek için hesaba çekildikleri yerden bölük bölük çıkacaklar."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 99,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Kim, küçük bir karınca ağırlığınca hayırlı ve iyi bir amel yapmışsa, onu önünde görecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 99,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Kim de küçük bir karınca ağırlığınca kötü bir amel işlemişse, aynı şekilde onu görecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Allah, hızlı koşmaları sebebiyle nefesinin sesi işitilene kadar koşan atlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Ve kuvvetinin şiddetinden ötürü toynakları çakıl taşlarına değdiğinde kıvılcım saçan atlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Ve sabah vaktinde düşmanlarına baskın yapan atlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Koşarken toz kaldıran atlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 599,
            "translated_text": "Süvarileriyle düşman topluluğunun ortasına dalanlara yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Şüphesiz insan, Rabbinin kendisinden beklediği iyiliğe çokça engel olur."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Muhakkak insan, kendisinin iyiliğe mani olduğuna elbette şahittir. Apaçık olmasından ötürü bunu inkâr da edemez."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Muhakkak o, mal sevgisindeki aşırılığından dolayı cimrilik eder."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Dünya hayatına aldanmış bu insan, Allah’ın kabirde olan ölüleri diriltip hesaba çekip, karşılıklarını vermek üzere onları yeryüzüne çıkarttığı zaman durumun onların hayal ettiği gibi olmayacağını bilmez mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Kalplerde olanlar niyet, inanç ve diğer şeyler ortaya çıkarıldığı ve beyan edildiği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 100,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Şüphesiz Rableri o gün, bütün bunlardan haberdardır. Kullarının yaptıklarından hiçbir şey ona gizli kalmaz. Onlara bütün bunların karşılığını verecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Dehşetinin büyüklüğüyle insanların kalplerini bürüyen o (kıyamet) vakit."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Dehşetinin büyüklüğüyle insanların kalplerini hoplatan bu saat nedir?"
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dehşetinin büyüklüğüyle insanların kalplerini hoplatan o saatin ne olduğunu sana ne öğretti? Şüphesiz o kıyamet günüdür."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Dehşetin kalpleri bürüdüğü o gün, insanlar etrafa saçılan pervaneler gibi olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Dağlar hızlı bir şekilde yerinden oynamasında ve hareket etmesinde etrafa atılmış yün gibi olurlar."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Artık kimin salih amelleri, kötü amellerine ağır basarsa."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "O, Cennet'te elde edeceği ve hoşnut olacağı bir hayatın içinde olacaktır."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Fakat kimin de kötü amelleri, salih amellerine ağır basarsa."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Onun, kıyamet günü meskeni ve varacağı yer Cehennem'dir."
        },
        {
            "ayah_number": 10,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Onun ne olduğunu sana ne öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 11,
            "surah_number": 101,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "O, sıcaklığı çok şiddetli bir ateştir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 102,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey İnsanlar!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Mallarınızla ve evlatlarınızla böbürlenmeniz, sizi Allah’a itaat etmekten alıkoydu."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 102,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Ölüp de kabirlerinize girinceye kadar."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 102,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Bununla böbürlenmek sizleri Allah’a itaat etmekten alıkoymamalıydı. İlerde bu meşguliyetin sonunu öğreneceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 102,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "İlerde bunun sonunu bileceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 102,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Sizler, Allah’a gönderileceğinizi ve Allah’ın size amellerinize göre karşılığını vereceğinizi gerçekten bilseydiniz, mallarınız ve evlatlarınızla böbürlenmeyle meşgul olmazdınız."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 102,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Allah’a yemin olsun ki, kıyamet günü kesinlikle Cehennem'i göreceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 102,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Sonra onu hiçbir kuşku olmayan kesin bir müşahedeyle göreceksiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 102,
            "page_number": 600,
            "translated_text": "Sonra da o gün Allah Teâlâ; size verdiği sağlık, zenginlik ve bunların dışında kalan bütün nimetlerden sizleri hesaba çekecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 103,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, asır\/ikindi vaktine yemin etmiştir."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 103,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Şüphesiz insan, bir çöküş ve yok oluş içindedir."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 103,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Ancak, Allah’a ve Rasûlüne iman eden, salih ameller işleyen, birbirlerine hakkı ve hak üzerinde sabırlı olmayı tavsiye edenler bundan müstesnadır. Bu vasıflarla nitelenen kimseler, dünya ve ahiret hayatlarında kurtuluşa ermiş olanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 104,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "İnsanların arkasından konuşan ve onlara dil uzatanlara kötü bir akıbet ve şiddetli bir azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 104,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Onun tek kaygısı mal biriktirmek ve saymaktır. Bunun dışında başka bir kaygısı yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 104,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Topladığı malının, onu ölümden kurtaracağını ve sonsuza kadar dünya hayatında kalacağını zanneder."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 104,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Durum hiç de bu cahilin tasavvur ettiği gibi değildir. Elbette o, azabının şiddetinden ötürü içine atılan her şeyi ufalayan ve parçalayan Cehennem ateşine atılacak."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 104,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> İçine atılan her şeyi yakıp yıkan bu ateşin ne olduğunu sana ne öğretti?"
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 104,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Şüphesiz o, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 104,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "O ateş ki; insanların bedenlerinden kalplerine kadar delip geçer."
        },
        {
            "ayah_number": 8,
            "surah_number": 104,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Şüphesiz o ateş, orada azap görenlerin üzerine kapatılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 9,
            "surah_number": 104,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Oradan çıkmamaları için boylu boyunca uzanan sütunlarla üzerleri kapatılmıştır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 105,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Ebrehe ve ashabı olan fil ashabı, Kâbe’yi yok etmek istedikleri zaman, Rabbinin onlara ne yaptığını bilmiyor musun?"
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 105,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Allah, Kâbe’yi yıkmak için yaptıkları kötü planlarını boşa çıkardı. Böylece onlar insanları Kâbe’den uzaklaştırmak adına umdukları şeyleri elde edemediler. Bunun namına hiçbir şey kazanamadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 105,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Onlara sürüler halinde gelen kuşlar gönderdi."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 105,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Onlara sertleşmiş çamurdan taşlar atıyorlardı."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 105,
            "page_number": 601,
            "translated_text": "Sonunda Allah onları, hayvanların yiyip çiğnediği ekin yaprakları gibi kıldı."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 106,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Kureyş'in güvenlik ve esenliği için."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 106,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Kışın Yemen’e ve yazın da Şam'a olan güvenli yolculukları için."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 106,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Onlara bu yolculuğu kolaylaştıran, Beytü'l-harâm'ın (Kâbe) Rabbi olan bir tek Allah'a ibadet etsinler, O'na hiç kimseyi ortak koşmasınlar."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 106,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Onları açken besleyen ve Araplar'ın kalbine yerleştirdiği Harem’i (Kâbe'yi) ve ahalisini tazim etme hissiyle korkudan emin kılan."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 107,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Kıyamet gününde karşılıkların verileceğini inkâr edeni bildin mi?"
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 107,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "İhtiyacından ötürü yetime kaba davranarak kovan da işte odur."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 107,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Fakir kimseleri doyurmaya ne kendisini, ne de başkalarını teşvik eder."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 107,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Namaz kılanlar için bir helâk ve azap vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 107,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Onlar, namazlarının vakti sona erinceye kadar namazlarında oyalanan ve umursamayanlardır."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 107,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Onlar, namazları ve amelleriyle gösteriş yaparlar. Amellerini sadece Allah’a halis kılmazlar."
        },
        {
            "ayah_number": 7,
            "surah_number": 107,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Yardım etmenin hiçbir zararı olmadığı basit işlerde dahi başkalarına yardım etmekten geri dururlar."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 108,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Muhakkak biz sana birçok hayırlar verdik. Onlardan biri de Cennet'teki Kevser Irmağı'dır."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 108,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Öyleyse sen de, putlarına bir yakınlık vesilesi olarak kurban kesen müşriklerin yaptıklarının aksine, bu nimetlerine karşılık bir tek O'nun için namaz kılarak ve bir tek O'nun için kurban keserek Allah Teâlâ'ya şükrünü eda et."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 108,
            "page_number": 602,
            "translated_text": "Şüphesiz asıl sana buğzeden, bütün hayırlardan kesik, adı geçtiğinde kendisinden kötü bir kimse olarak bahsedilen, unutulmuş bir kimsedir."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 109,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Ey Allah'a karşı kâfir olanlar!"
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 109,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Ben, şimdi ve gelecekte sizin ibadet ettiğiniz putlara ibadet etmem."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 109,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Siz de benim ibadet ettiğim bir tek Allah'a ibadet edecek değilsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 109,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Ben de sizin ibadet ettiğiniz putlara ibadet edecek değilim."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 109,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Ve siz de benim ibadet ettiğim bir tek Allah'a ibadet edecek değilsiniz."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 109,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Kendiniz için uydurduğunuz dininiz size, Allah’ın bana indirdiği din ise banadır."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 110,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> Dinin için Allah’ın yardımı geldiği ve onu galip kılarak Mekke'nin fethi gerçekleştiği zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 110,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "İnsanların bölük bölük İslam dinine girdiklerini gördüğün zaman."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 110,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Bilmelisin ki bu haber verilen husus, yerine getirmek ile sorumlu tutulup gönderilmiş olduğun görevinin bitiş vaktinin yakınlığını gösteren bir alamettir. Öyleyse sana olan yardımına ve fetih nimetine şükretmek için hamdederek Rabbini tesbih et. O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, kendisine tevbe eden kullarının tevbesini çokça kabul eder ve onları bağışlar."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 111,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Yaptıklarının verdiği zararlardan ötürü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in amcası Abdulmuttalib oğlu Ebu Leheb'in elleri kurusun! Çünkü o, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e eziyet ediyordu. Ve çabası da boşa çıktı."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 111,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Sahip olduğu malı ve çocukları ona ne fayda verecekler ki? Onun herhangi bir azabını engelleyemedikleri gibi ona bir iyilik de kazandıramadılar."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 111,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Kıyamet günü alevli bir ateşe girerek, onun sıcaklığına katlanmak zorunda kalacak."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 111,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Yürüdüğü yola dikenler atarak, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e eziyet eden karısı Ümmü Cemil de Cehennem'e girecektir."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 111,
            "page_number": 603,
            "translated_text": "Boynunda sapasağlam örülmüş, onu ateşe sürükleyen bir halat olduğu halde."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 112,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: O Allah, ilahlığında tektir. O'ndan başka bir ilah yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 112,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "O, bütün varlıkların kendisine ihtiyaç duyduğu, kemal ve güzellik sıfatlarında ululuğun en son noktasındaki hükümdardır."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 112,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "O, hiç kimseyi doğurmamış, hiç kimse de O'nu doğurmamıştır. Allah - Subhanehu ve Teâlâ-'nın ne bir çocuğu, ne de bir babası vardır."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 112,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "Yarattıkları arasında O'nun bir benzeri yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 113,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: Sabahın Rabbine sığınırım ve O'nun himayesini isterim."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 113,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "Mahlûkattan zarar veren şeylerin kötülüklerinden."
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 113,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "Gece ortaya çıkan canlıların ve hırsızların kötülüklerinden Allah’a sığınırım."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 113,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "Düğümlere üfleyen büyücü kadınların kötülüklerinden O'na sığınırım."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 113,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "Hasedinin kendisini yapmaya sürüklediği ameli işlediğinde hasetçilerin şerrinden O'na sığınırım."
        },
        {
            "ayah_number": 1,
            "surah_number": 114,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "<span class=\"text-danger\">-<\/span>Ey Peygamber!<span class=\"text-danger\">-<\/span> De ki: İnsanların Rabbine sığınıyorum ve O'nun himayesi altına giriyorum."
        },
        {
            "ayah_number": 2,
            "surah_number": 114,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "Onların üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunan, O'nun dışında hiçbir hükümdarları bulunmayan insanların hükümdarına,"
        },
        {
            "ayah_number": 3,
            "surah_number": 114,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "Hak olan mabuda\/ilaha. Onların AllahTeâlâ'dan başka kendisine ibadet edilecek hak mabudu yoktur."
        },
        {
            "ayah_number": 4,
            "surah_number": 114,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "Allah’ın zikrinden gafil oldukları zamanlarda insanlara vesvese veren ve onu zikrettiklerinde ondan uzaklaşan Şeytan'ın şerrinden."
        },
        {
            "ayah_number": 5,
            "surah_number": 114,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "İnsanların kalplerine vesveselerini atan."
        },
        {
            "ayah_number": 6,
            "surah_number": 114,
            "page_number": 604,
            "translated_text": "O; cinlerden olduğu gibi, insanlardan da olur."
        }
    ]
}