Nerede onlarda öğüt almak? Hâlbuki kendilerine apaçık bir rasûl gelmişti.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Nerede onlarda öğüt almak? Kendilerine apaçık bir rasûl gelmişti.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Nerede onlarda öğüt almak? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir elçi gelmişti.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Onlar nerede düşünüp öğüt alıp, Rablerine dönmek nerede? Hâlbuki kesin olarak kendilerine mesajı apaçık olan bir rasûl geldi ve onun sadık, emin olduğunu da biliyorlardı.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكۡرَىٰ وَقَدۡ جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مُّبِينٞ

Onlar için bunu düsünüp ögüt almak nerede? Oysa kendilerine gerçegi açiklayan bir de peygamber gelmisti.

— Turkish - Turkish translation
أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكۡرَىٰ وَقَدۡ جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مُّبِينٞ

Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi.

— Diyanet Isleri - Turkish translation