Sonra ondan yüz çevirmişler ve: "Öğretilmiş bir mecnun/deli." demişlerdi.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Sonra ondan yüz çevirmişler ve: Öğretilmiş bir mecnun/deli demişlerdi.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir deli! dediler.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Sonra onu tasdik etmekten yüz çevirdiler ve onun hakkında şöyle dediler: "O başka biri tarafından öğretilmiş biridir, rasûl değildir." Onun hakkında şöyle demişlerdi: "O bir delidir."
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
ثُمَّ تَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ وَقَالُواْ مُعَلَّمٞ مَّجۡنُونٌ

Sonra onlar, o peygamberden yüz çevirdiler ve: "Bu ögretilmis bir delidir." dediler.

— Turkish - Turkish translation
ثُمَّ تَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ وَقَالُواْ مُعَلَّمٞ مَّجۡنُونٌ

Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi.

— Diyanet Isleri - Turkish translation