Ad kavminde de (ibretler vardır). Onlara kasıp kavuran rüzgârı göndermiştik.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Âd’da da (ibretler) vardır. Onların üzerine (kasıp, kavuran helak edici) kısır rüzgarı göndermiştik.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Âd kavminde de (ibretler vardır). Onlara kasıp kavuran rüzgârı göndermiştik.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Hûd'un kavmi Âd kavminde de elem verici azaptan korkanlar için ibretler vardır. Onlara yağmur taşımayan, ağaçları aşılamayan içinde bereket olmayan bir rüzgâr göndermiştik.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَفِي عَادٍ إِذۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلۡعَقِيمَ

Âd kavminin helâkinde de bir ibret vardir. Hani biz onlarin üzerine köklerini kesecek bir rüzgar göndermistik.

— Turkish - Turkish translation
وَفِي عَادٍ إِذۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلۡعَقِيمَ

Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.

— Diyanet Isleri - Turkish translation