(İçlerinden bazıları), “İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk” dediler.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
İbrahim denilen bir gencin onları andığını duymuştuk, dediler.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
(Bir kısmı:) Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş, dediler.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Onlardan bazısı şöyle dedi: İbrahim denilen bir gencin onları kötü bir şekilde andığını ve ayıpladığını duyduk. Belki onları o, paramparça etmiştir.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
قَالُواْ سَمِعۡنَا فَتٗى يَذۡكُرُهُمۡ يُقَالُ لَهُۥٓ إِبۡرَٰهِيمُ

(Bazilari) "Ibrahim denen bir gencin, onlari diline doladigini duymustuk" dediler.

— Turkish - Turkish translation
قَالُواْ سَمِعۡنَا فَتٗى يَذۡكُرُهُمۡ يُقَالُ لَهُۥٓ إِبۡرَٰهِيمُ

Bazıları: "İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk" deyince, "O halde bunların şahidlik edebilmeleri için onu halkın gözü önüne getirin" dediler.

— Diyanet Isleri - Turkish translation