Sonra onu ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Nuh’u ve gemide bulunanları kurtardık; bunu insanlığa bir ayet/ibret kıldık.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Nuh'u ve onunla beraber gemide olan Mü'minleri boğularak helâk olmaktan kurtardık ve o gemiyi, insanlara ibret alacakları bir öğüt kıldık.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
فَأَنجَيۡنَٰهُ وَأَصۡحَٰبَ ٱلسَّفِينَةِ وَجَعَلۡنَٰهَآ ءَايَةٗ لِّلۡعَٰلَمِينَ

Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardik ve bunu âlemlere bir ibret yaptik.

— Turkish - Turkish translation
فَأَنجَيۡنَٰهُ وَأَصۡحَٰبَ ٱلسَّفِينَةِ وَجَعَلۡنَٰهَآ ءَايَةٗ لِّلۡعَٰلَمِينَ

Ama Biz, Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu dünyalara bir ibret kıldık.

— Diyanet Isleri - Turkish translation