Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküp kaldılar.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Onları şiddetli sarsıntı, zelzele yakalamıştı da diyarlarında diz üstü çöküp yüzüstü uzanarak oldukları yerde ölmüş halde kaldılar.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationفَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دَارِهِمۡ جَٰثِمِينَDerken o (müthis) sarsinti onlari yakalayiverdi, yurtlarinda diz üstü çökekaldilar.
— Diyanet Isleri - Turkish translationفَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دَارِهِمۡ جَٰثِمِينَBu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.