Onlar, Rablerinden övgü ve rahmete mazhar olanlardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Onlara, Rab’lerinden bir mağfiret ve rahmet vardır. Hidayete ermiş olanlar, işte onlardır.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
  İşte Rablerinden (gelen) mağfiret (bağışlama) ve rahmet hep onlaradır. Ve hidayete erenler de onlardır.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Bu sıfatlarla nitelenen kimselere, yüce melekler topluluğunun arasında Allah'tan bir övgü ve üzerlerine inen bir rahmet vardır. İşte onlar hak yola giden doğru yolu bulmuş kimselerdir.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
أُوْلَـٰٓئِكَ عَلَيۡهِمۡ صَلَوَٰتٞ مِّن رَّبِّهِمۡ وَرَحۡمَةٞۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُهۡتَدُونَ

Iste onlar var ya, Rablerinden, magfiretler ve rahmet onlaradir. Iste hidayete erenler de onlardir.

— Turkish - Turkish translation
أُوْلَـٰٓئِكَ عَلَيۡهِمۡ صَلَوَٰتٞ مِّن رَّبِّهِمۡ وَرَحۡمَةٞۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُهۡتَدُونَ

Rablerinin mağfiret ve rahmeti onlaradır. O'nun yolunda olanlar da onlardır.

— Diyanet Isleri - Turkish translation