Orada koltuklara kurulurlar. Ne yakıcı bir güneş, ne de dondurucu bir soğuk görürler.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Orada koltuklara kurulmuşlar. Ne yakıcı güneş, ne de dondurucu soğuk görürler.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Orada süslü döşekler üzerinde uzanmışlardır. Cennet'te ışınları sıkıntı veren bir Güneş ve de şiddetli bir soğuk görmezler. Aksine onlar, sıcağın ve soğuğun olmadığı devamlı bir gölgeliktedirler.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationمُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِۖ لَا يَرَوۡنَ فِيهَا شَمۡسٗا وَلَا زَمۡهَرِيرٗاOrada donatilmis koltuklar üzerine dayanmislardir: Orada ne yakici günes görürler, ne de siddetli soguk.
— Diyanet Isleri - Turkish translationمُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِۖ لَا يَرَوۡنَ فِيهَا شَمۡسٗا وَلَا زَمۡهَرِيرٗاOrada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.