İşte bu, sizin için bir ödüldür. Sizin çalışmanızın karşılığıdır.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
İşte bu, sizin için bir ödüldür. Sizin çalışmanızın karşılığıdır.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
(Onlara şöyle denir:) Bu, sizin için bir mükâfattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Onurlandırmak için onlara şöyle denir: "Şüphesiz bu nimetler, sizlere salih amellerinizin karşılığı olarak verilen mükâfatlardır. Amelleriniz, Allah’ın katında makbuldür."
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمۡ جَزَآءٗ وَكَانَ سَعۡيُكُم مَّشۡكُورًا

(Onlara söyle denir): "Iste bu sizin bir mükâfatinizdi. Gayretiniz karsiligini bulmustur."

— Turkish - Turkish translation
إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمۡ جَزَآءٗ وَكَانَ سَعۡيُكُم مَّشۡكُورًا

"İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir.

— Diyanet Isleri - Turkish translation