(Yoksulları) alıkoymaya güçleri yetiyormuş gibi erkenden gittiler.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
(Zanlarınca yoksulları) Engellemeye güç yetirenler olarak erkenden gittiler.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
(Evet, yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Fakirlerin meyvelerinden almalarını engellemek için kararlı bir halde sabahın ilk vaktinde gittiler.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَغَدَوۡاْ عَلَىٰ حَرۡدٖ قَٰدِرِينَ

(Zanlarinca yoksullari) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.

— Turkish - Turkish translation
وَغَدَوۡاْ عَلَىٰ حَرۡدٖ قَٰدِرِينَ

Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.

— Diyanet Isleri - Turkish translation