Onu levhaları ve çivileri olan (gemi) üzerinde taşıdık.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemide) taşıdık.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Nuh’u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik. Onu ve yanındakileri boğulmaktan kurtardık.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَحَمَلۡنَٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلۡوَٰحٖ وَدُسُرٖ

Nuh'u da tahtalardan yapilmis, çivilerle (çakilmis gemi) üzerinde tasidik.

— Turkish - Turkish translation
وَحَمَلۡنَٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلۡوَٰحٖ وَدُسُرٖ

Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.

— Diyanet Isleri - Turkish translation