Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Yerden de pınarlar fışkırttık. Böylece sular takdir edilen bir iş için birleşti.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. (Her iki) su, takdir edilmiş bir işin olması için birleşmişti.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Yeryüzünü yardık ve içinden sular fışkıran pınarlar haline getirdik. Yüce Allah'ın ezelde takdir ettiği üzere gökten inen su ile yerden çıkan su bir araya gelerek birleşti. Yüce Allah'ın kurtardıkları hariç bütün herkes boğuldu.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَفَجَّرۡنَا ٱلۡأَرۡضَ عُيُونٗا فَٱلۡتَقَى ٱلۡمَآءُ عَلَىٰٓ أَمۡرٖ قَدۡ قُدِرَYeri de kaynaklar halinde fiskirttik, derken sular takdir edilmis bir is için birlesti.
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَفَجَّرۡنَا ٱلۡأَرۡضَ عُيُونٗا فَٱلۡتَقَى ٱلۡمَآءُ عَلَىٰٓ أَمۡرٖ قَدۡ قُدِرَYeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.