Arkadaşlarını çağırdılar, o da (kılıcı) alıp, deveyi kesti.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Arkadaşlarını çağırdılar, o da elini uzatıp deveyi kesti.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Dişi deveyi öldürmesi için arkadaşlarını çağırdılar. O da kılıcı aldı, kavminin emrine itaat ederek deveyi öldürdü.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationفَنَادَوۡاْ صَاحِبَهُمۡ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَBunun üzerine arkadaslarina bagirdilar. O da (biçagi) çekerek (deveyi) kesti.
— Diyanet Isleri - Turkish translationفَنَادَوۡاْ صَاحِبَهُمۡ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَAma bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.