Biz de onu, hasta bir halde boş bir alana/sahile attık.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Ama biz onu bitkin (hasta) olduğu halde boş bir yere çıkardık.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Halsiz bir vaziyette kendisini dışarı çıkardık.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Biz onu, balığın karnından bina ve ağaçların olmadığı ıssız bir yere attık. Balığın karnında uzun bir süre kaldığı için bedeni zayıf ve halsizdi.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
۞فَنَبَذۡنَٰهُ بِٱلۡعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٞ

Biz onu hasta bir halde bir alana çikardik.

— Turkish - Turkish translation
۞فَنَبَذۡنَٰهُ بِٱلۡعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٞ

Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.

— Diyanet Isleri - Turkish translation