İşte böylece biz onu günahkârların kalbine soktuk.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
İşte böylece onu suçluların kalbine sokarız da…
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Onu günahkârların kalplerine böyle soktuk.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
İşte böylece yalanlamayı ve küfrü günahkârların kalplerine soktuk.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
كَذَٰلِكَ سَلَكۡنَٰهُ فِي قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

(200-201) Böylece onu günahkarlarin kalplerine soktuk. (okuyup anladilar, ama yine de) acikli azabi görünceye kadar ona iman etmezler.

— Turkish - Turkish translation
كَذَٰلِكَ سَلَكۡنَٰهُ فِي قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

— Diyanet Isleri - Turkish translation