Yahut: "Allah bana hidâyet verseydi, ben de Allah'a karşı gelmekten sakınanlardan olurdum." demesinden önce
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Yahut keşke Allah bana hidayet etseydi de muttakilerden olsaydım der.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum, diyeceği,
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Ya da kaderi delil getirip şöyle söyler: "Eğer Allah beni muvaffak kılsaydı, ben de muttakilerden olurdum. Emirlerini yerine getirir, yasaklarından sakınırdım."
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
أَوۡ تَقُولَ لَوۡ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِي لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُتَّقِينَ

Yahut söyle diyecektir: "Allah bana dogru yolu gösterseydi, her halde ben müttakilerden olurdum."

— Turkish - Turkish translation
أَوۡ تَقُولَ لَوۡ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِي لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُتَّقِينَ

Veya, "Allah beni doğru yola eriştirseydi sakınanlardan olurdum" diyeceği, yahut, azabı gördüğünde: "Keşke benim için dönüş imkanı bulunsa da iyilerden olsam" diyeceği günden sakının.

— Diyanet Isleri - Turkish translation