O gün geldiği zaman Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan kimisi bedbaht, kimisi bahtiyardır.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
O gün gelince, Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse konuşamaz. Onların bir kısmı şakidir, bir kısmı mesuttur.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
O geldiği gün Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bedbahttır, kimi mutlu.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
O gün geldiğinde Allah'ın izni olmadan hiç kimse bir delil yahut bir şefâat için konuşamaz. Orada insanlar iki türdür: Cehennem'e girecek olan bedbahtlar ve Cennet'e girecek olan mutlu kimselerdir.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationيَوۡمَ يَأۡتِ لَا تَكَلَّمُ نَفۡسٌ إِلَّا بِإِذۡنِهِۦۚ فَمِنۡهُمۡ شَقِيّٞ وَسَعِيدٞO gün gelince Allah'in izni olmadan hiç kimse konusamaz. Onlarin kimi bedbaht, kimi de mutludur.
— Diyanet Isleri - Turkish translationيَوۡمَ يَأۡتِ لَا تَكَلَّمُ نَفۡسٌ إِلَّا بِإِذۡنِهِۦۚ فَمِنۡهُمۡ شَقِيّٞ وَسَعِيدٞO gün gelince, Allah'ın izni olmaksızın hiç kimse konuşamaz: İçlerinde bedbaht olanlar da, mesut olanlar da vardır.