İbrahim’in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak’ı müjdeledik; İshak’ın arkasından da Yakûb’u.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Bu arada ayakta durmakta olan karısı güldü. Biz, Ona İshak’ı müjdeledik. İshak’ın ardından da Yakub’u!— الترجمة التركية - شعبان بريتش
O esnada hanımı ayakta idi ve (bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı, İshak'ın ardından da Ya'kub'u müjdeledik.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
İbrahim -aleyhisselam-'ın karısı "Sâre" ayakta duruyordu ve biz ona, kendisini sevindirecek olan şeyi; İshâk'ı doğuracağını, Yakup'un ise İshâk'ın oğlu olacağını haber verdik. O, işittikleri ile müjdelendi, bundan dolayı güldü.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَٱمۡرَأَتُهُۥ قَآئِمَةٞ فَضَحِكَتۡ فَبَشَّرۡنَٰهَا بِإِسۡحَٰقَ وَمِن وَرَآءِ إِسۡحَٰقَ يَعۡقُوبَIbrahim'in karisi ayakta duruyordu bunun üzerine yüzü güldü. Ona Ishak'i ve Ishak'in arkasindan da Ya'kub'u müjdeledik.
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَٱمۡرَأَتُهُۥ قَآئِمَةٞ فَضَحِكَتۡ فَبَشَّرۡنَٰهَا بِإِسۡحَٰقَ وَمِن وَرَآءِ إِسۡحَٰقَ يَعۡقُوبَBu arada, İbrahim'in ayakta duran karısı gülünce, "Ona İshak'ı ardından Yakub'u müjdeleriz" dediler.