Onlar ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar âhirete kesin olarak iman edenlerdir.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Onlar, namazı ikame ederler, zekâtı verirler ve onlar ahirete yakinen iman ederler.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
O kimseler, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, onlar ahirete de kesin olarak iman ederler.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Onlar namazlarını en mükemmel şekilde eda eden ve mallarının zekâtını veren kimselerdir. Ve onlar ahirette yeniden dirilmeye, hesaba çekilmeye, sevaba ve cezaya kesin olarak iman ederler.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلۡأٓخِرَةِ هُمۡ يُوقِنُونَ

Onlar, namazi kilarlar, zekati verirler, âhirete de kesin olarak inanirlar.

— Turkish - Turkish translation
ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلۡأٓخِرَةِ هُمۡ يُوقِنُونَ

O kimseler namazı kılarlar, zekatı verirler; ahirete de yakinen inanırlar.

— Diyanet Isleri - Turkish translation