Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un ufak edecektir."— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Sana dağlardan soruyorlar de ki: Rabbim onları un ufak edecektir.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
(Rasûlüm!) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
-Ey Rasûl!- Sana kıyamet günü dağların durumundan soruyorlar. Onlara de ki: "Rabbim onları kökünden söküp savuracak, toz olacaktır."— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَيَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡجِبَالِ فَقُلۡ يَنسِفُهَا رَبِّي نَسۡفٗا(Ey Muhammed!) Sana daglar(in kiyametteki durumunu) sorarlar, de ki: "Rabbim onlari ufalayip savuracak."
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَيَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡجِبَالِ فَقُلۡ يَنسِفُهَا رَبِّي نَسۡفٗاSana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."