Yerlerini de dümdüz edecektir.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Yerlerini de dümdüz, bomboş bırakacak.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
(Allah Teâlâ) Dağları üzerinde taşıyan yeryüzünü, üzerinde ne bir bina ve ne de bir bitki olmadan dümdüz bırakacaktır.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
فَيَذَرُهَا قَاعٗا صَفۡصَفٗا

"Böylece yerlerini dümdüz bos bir halde birakacak."

— Turkish - Turkish translation
فَيَذَرُهَا قَاعٗا صَفۡصَفٗا

Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."

— Diyanet Isleri - Turkish translation