Artık orada ne bir çukur, ne de bir tümsek görebilirsin?
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Artık orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin?
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Orada ne bir iniş, ne de bir yokuş görebileceksin.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
-Ey yeryüzüne bakan kişi!- Yeryüzünün dümdüz olarak görürsün. Orada ne bir eğim, ne bir yükseklik, ne de bir alçaklık görebilirsin.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجٗا وَلَآ أَمۡتٗا

"Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin."

— Turkish - Turkish translation
لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجٗا وَلَآ أَمۡتٗا

Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."

— Diyanet Isleri - Turkish translation