Akşam, ağlaya ağlaya babalarına geldiler.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Akşamleyin, ağlaşarak babalarına geldiler.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Yûsuf -aleyhisselam-'ın kardeşleri, hilelerine babalarını inandırmak için akşam vakti ağlar gibi yaparak babalarına geldiler.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَجَآءُوٓ أَبَاهُمۡ عِشَآءٗ يَبۡكُونَ

Ve yatsi vakti, aglayarak babalarina geldiler.

— Turkish - Turkish translation
وَجَآءُوٓ أَبَاهُمۡ عِشَآءٗ يَبۡكُونَ

Akşam üstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: "Ey babamız! İnan olsun biz yarış yapıyorduk; Yusuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; bir kurt onu yedi. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen bize inanmazsın" dediler.

— Diyanet Isleri - Turkish translation