ترجمة معاني سورة الواقعة باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الناشر
مركز تفسير للدراسات القرآنية
آية رقم 1
ﮃﮄﮅ
ﮆ
Kıyametin kopması kaçınılmazdır.
آية رقم 2
ﮇﮈﮉ
ﮊ
Dünyada yalanladıkları gibi artık kıyametin kopmasını kimse yalanlayamayacaktır.
آية رقم 3
ﮋﮌ
ﮍ
Kâfir ve fâcirleri Cehennem'e koyarak alçaltıcı; Mü'min ve takva sahiplerini Cennet'e koyarak yükselticidir.
آية رقم 4
ﮎﮏﮐﮑ
ﮒ
Yer büyük bir sarsıntı ile sarsıldığında.
آية رقم 5
ﮓﮔﮕ
ﮖ
Dağlar paramparça olduğu zaman.
آية رقم 6
ﮗﮘﮙ
ﮚ
Bu paramparça olmaktan dolayı yerinde sebat edemeden toz duman haline geldiği zaman.
آية رقم 7
ﮛﮜﮝ
ﮞ
O günde sizler üç sınıf olduğunuz zaman.
آية رقم 8
ﮟﮠﮡﮢﮣ
ﮤ
Sağ taraf ehli öyle kimselerdir ki, imanları sebebiyle kitaplarını sağ taraftan alırlar. Onların makamları ne büyük, ne yüksektir!
آية رقم 9
ﮥﮦﮧﮨﮩ
ﮪ
Sol taraf ehli öyle kimselerdir ki, kitaplarını sol taraflarından alırlar. Onların makamları ne kötü, ne aşağılıktır!
آية رقم 10
ﮫﮬ
ﮭ
Dünyada hayır işleme hususunda yarışanlar, ahirette Cennet'e girme hususunda da en önce olanlardır.
آية رقم 11
ﮮﮯ
ﮰ
İşte onlar, Allah'ın katında yakınlaştırılmış kimselerdir.
آية رقم 12
ﮱﯓﯔ
ﯕ
Onlar Naim Cennetleri'ndedirler. Çeşitli nimetlerden faydalanmaktadırlar.
آية رقم 13
ﯖﯗﯘ
ﯙ
Onlar bu ümmetten ve geçmiş ümmetlerden oluşan bir topluluktur.
آية رقم 14
ﯚﯛﯜ
ﯝ
İnsanların bir kısmı da âhir zamanda hayırda yarışıp yakınlaştırılmış kimselerdendir.
آية رقم 15
ﯞﯟﯠ
ﯡ
Altınla dokunmuş tahtlar üzerindedirler.
آية رقم 16
ﯢﯣﯤ
ﯥ
Karşılıklı oturup bu tahtlara yaslanırlar. Onlardan hiçbiri başkasının ensesine bakmaz.
آية رقم 17
ﭑﭒﭓﭔ
ﭕ
Kendilerine yaşlılık ve fanilik isabet etmeyen gençler, onlara hizmet etmek için etraflarında dolaşır.
آية رقم 18
ﭖﭗﭘﭙﭚ
ﭛ
(O hizmetçiler) kulpsuz kadehler, kulplu testiler ve Cennet'ten akıp gelen ve kesintiye uğramayan şaraplarla dolu kadehlerle etraflarında dolaşırlar.
آية رقم 19
ﭜﭝﭞﭟﭠ
ﭡ
Dünyadaki içkiler gibi değildir. Onu içenin ne başı ağrır, ne de aklı gider.
آية رقم 20
ﭢﭣﭤ
ﭥ
O hizmetlerinde bulunan gençler, istedikleri meyveler ile etraflarında dolanırlar.
آية رقم 21
ﭦﭧﭨﭩ
ﭪ
Nefislerinin arzuladığı kuş etleriyle de etraflarında dolanırlar.
آية رقم 22
ﭫﭬ
ﭭ
Cennet'te onlar için gözleri iri güzel kadınlar vardır.
آية رقم 23
ﭮﭯﭰ
ﭱ
Sanki sedefinin içinde saklı inciler gibi.
آية رقم 24
ﭲﭳﭴﭵ
ﭶ
(Bütün bunlar) dünyada işlemiş oldukları salih amellerin karşılığında mükâfat olarak verilir.
آية رقم 25
ﭷﭸﭹﭺﭻﭼ
ﭽ
Cennet'te ne boş bir söz, ne de sahibine günah getirecek söz işitirler.
آية رقم 26
ﭾﭿﮀﮁ
ﮂ
Meleklerin kendilerine verdiği selam ve birbirleri arasındaki selamlaşmalardan başka bir şey işitmezler.
آية رقم 27
ﮃﮄﮅﮆﮇ
ﮈ
Sağdakiler; ne mutlu o sağdakilere? Yüce Allah katında onların makamları ve şanı büyüktür.
آية رقم 28
ﮉﮊﮋ
ﮌ
Dikenleri olmayan ve kimseye eziyet vermeyen sedir ağaçlarında.
آية رقم 29
ﮍﮎ
ﮏ
Salkımları bir araya toplanmış muz ağaçlarında.
آية رقم 30
ﮐﮑ
ﮒ
Yok olmayacak devamlı uzun gölgeler vardır.
آية رقم 31
ﮓﮔ
ﮕ
Durmadan akan sular vardır.
آية رقم 32
ﮖﮗ
ﮘ
Sınırsız bir çok meyve vardır.
آية رقم 33
ﮙﮚﮛﮜ
ﮝ
O (meyveler) kesinlikle tükenmez, mevsime ihtiyaç duymazlar. Hangi vakit isterseler bir mani olmadan ulaşırlar.
آية رقم 34
ﮞﮟ
ﮠ
Tahtların üzerinde yükseltilmiş döşekler içindedirler.
آية رقم 35
ﮡﮢﮣ
ﮤ
Biz bu zikredilen hurileri alışılmışın dışında yeniden yarattık.
آية رقم 36
ﮥﮦ
ﮧ
Onları daha önceden el değmemiş bakireler kıldık.
آية رقم 37
ﮨﮩ
ﮪ
Onları aynı yaşta, eşlerine sevgili kıldık.
آية رقم 38
ﮫﮬ
ﮭ
Mutluluklarının göstergesi olarak sağ taraf ehli için onları (hurileri) yarattık.
آية رقم 39
ﮮﮯﮰ
ﮱ
Onlar, geçmiş ümmetlere (gönderilmiş) peygamberlerin topluluklarıdır.
آية رقم 40
ﯓﯔﯕ
ﯖ
Ümmetlerin sonuncusu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümetinden bir topluluktur.
آية رقم 41
ﯗﯘﯙﯚﯛ
ﯜ
Soldakiler; o soldakiler kimdir? Onların gidecekleri yer ve halleri ne kötüdür.
آية رقم 42
ﯝﯞﯟ
ﯠ
Sıcaklığı şiddetli olan rüzgârlar ve sıcaklığı şiddetli olan sular içindedirler.
آية رقم 43
ﯡﯢﯣ
ﯤ
Kapkara duman gölgesinin içindedirler.
آية رقم 44
ﯥﯦﯧﯨ
ﯩ
Güzel bir esinti de yoktur, güzel bir manzara da yoktur.
آية رقم 45
ﯪﯫﯬﯭﯮ
ﯯ
Şüphesiz ki onlar, bu azaba uğratılmadan önce dünyada bolluk içinde yaşıyorlardı. Onlar ancak arzularını önemsiyorlardı.
آية رقم 46
ﯰﯱﯲﯳﯴ
ﯵ
Allah'ı küfretmek ve O'nun dışında putlara ibadet etmekte ısrar ediyorlardı.
آية رقم 47
Yeniden dirilişi inkar edip, alay ederek ve bunun olmasını uzak görerek şöyle diyorlardı: "Ölüp, toprak ve çürümüş kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?"
آية رقم 48
ﰀﰁ
ﰂ
"Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?"
آية رقم 49
ﰃﰄﰅﰆ
ﰇ
-Ey Rasûl!- Yeniden dirilişi inkar edene de ki: "Şüphesiz hem öncekiler, hem sonrakiler (diriltileceklerdir)."
آية رقم 50
ﰈﰉﰊﰋﰌ
ﰍ
Hesap ve karşılık için kıyamet gününde bir araya getirileceklerdir.
آية رقم 51
ﭑﭒﭓﭔﭕ
ﭖ
Sonra - Ey yeniden dirişi yalanlayanlar!- Dosdoğru yoldan sapanlar!
آية رقم 52
ﭗﭘﭙﭚﭛ
ﭜ
Kıyamet günü zakkum ağacının meyvelerinden yiyeceksiniz. O meyvelerin en kötü ve en iğrenç olanıdır.
آية رقم 53
ﭝﭞﭟ
ﭠ
Boş midelerinizi bu ağacın acı (meyvesi) ile dolduracaksınız.
آية رقم 54
ﭡﭢﭣﭤ
ﭥ
Bunun üzerine de kaynar sudan içeçeksiniz.
آية رقم 55
ﭦﭧﭨ
ﭩ
Sürekli susuzluk hissetme hastalığı sebebi ile devenin çok su içtiği gibi siz de ondan içeceksiniz.
آية رقم 56
ﭪﭫﭬﭭ
ﭮ
Bu zikredilen acı yemek ve kaynar su, karşılık gününde kendisi ile karşılanacakları ziyafetleridir.
آية رقم 57
ﭯﭰﭱﭲ
ﭳ
-Ey yalanlayanlar!- Siz yok iken biz sizi yarattık. Öldükten sonra sizi diriltip hayat vereceğimizi tasdik etmeniz gerekmez mi?
آية رقم 58
ﭴﭵﭶ
ﭷ
-Ey insanlar- Hanımlarınızın rahimlerine döktüğünüz meniyi görmez misiniz?
آية رقم 59
ﭸﭹﭺﭻﭼ
ﭽ
O meniyi yaratan siz misiniz? Yoksa onu yaratan biz miyiz?
آية رقم 60
Aranızda ölümü biz takdir ettik. Her birinizin takdir edilmiş bir eceli vardır. Ne öne alınır, ne de gecikir. Biz aciz de değiliz.
آية رقم 61
Yaratılmış olduğunuz tabiat ve tanıyıp, bildiğiniz şeklinizi bilmediğiniz tabiat ve şekilde değiştirip, yaratalım diye.
آية رقم 62
ﮐﮑﮒﮓﮔﮕ
ﮖ
Sizi ilk olarak nasıl yarattığımızı biliyorsunuz? Sizi ilk olarak yaratanın öldükten sonra yeniden sizi diriltmeye kadir olduğunu bilip ibret almanız gerekmez mi?
آية رقم 63
ﮗﮘﮙ
ﮚ
Tarlaya ektiğiniz tohumu görmez misiniz?
آية رقم 64
ﮛﮜﮝﮞﮟ
ﮠ
O tohumu bitiren siz misiniz? Yoksa bitiren biz miyiz?
آية رقم 65
ﮡﮢﮣﮤﮥﮦ
ﮧ
Bu ekini olgunlaşmaya ve yetişmeye yakın kuru bir çöp yapmayı dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Ona ne isabet ettiğine dair şaşırıp kalırdınız.
آية رقم 66
ﮨﮩ
ﮪ
Şöyle dersiniz: "Harcadığımız şeylerin ziyana uğramasıyla azap olunuyoruz."
آية رقم 67
ﮫﮬﮭ
ﮮ
"Bilâkis biz rızıktan mahrum edildik."
آية رقم 68
ﮯﮰﮱﯓ
ﯔ
Susadığınızda içtiğiniz suyu gördünüz mü?
آية رقم 69
Gökteki buluttan onu indiren siz misiniz? Yoksa onu indiren biz miyiz?
آية رقم 70
ﯝﯞﯟﯠﯡﯢ
ﯣ
Eğer bu suyu içme ve sulamada kullanamayacağınız şekilde çok tuzlu yapmak isteseydik, öyle yapardık. Size rahmet olarak bu suyu tatlı bir şekilde indirdiği için Yüce Allah'a şükretmeyecek misiniz?
آية رقم 71
ﯤﯥﯦﯧ
ﯨ
Kendisinden faydalanmak için tutuşturduğunuz ateşi gördünüz mü?
آية رقم 72
ﯩﯪﯫﯬﯭﯮ
ﯯ
Yakıp tutuşturduğunuz ağaçları sizler mi yarattınız? Yoksa size olan şefkatimizden dolayı onu yaratan bizler miyiz?
آية رقم 73
ﯰﯱﯲﯳﯴ
ﯵ
Biz bu ateşi, ahiret ateşini size hatırlatan bir ibret ve sizden yolculuk edenler için bir faydalanma kıldık.
آية رقم 74
ﯶﯷﯸﯹ
ﯺ
-Ey Rasûl!- Azim olan Rabbini yakışık olmayan her şeyden tenzih et.
آية رقم 75
ﯻﯼﯽﯾﯿ
ﰀ
Yüce Allah, yıldızların yer ve yörüngelerine yemin etmiştir.
آية رقم 76
ﰁﰂﰃﰄﰅ
ﰆ
Gerçekten yıldızların bu yörüngelerine edilen yemin -büyüklüğünü bilirseniz- içinde barındırdığı sayısız ibret ve ayetler bakımından pek büyüktür.
آية رقم 77
ﭑﭒﭓ
ﭔ
-Ey insanlar!- Size okunan bu Kur'an, içinde barındırdığı büyük faydalar bakımından pek değerli bir Kur'an'dır.
آية رقم 78
ﭕﭖﭗ
ﭘ
İnsanların gözlerinden gizlenmiş bir kitaptadır ki, o Levh-i Mahfûz'dur.
آية رقم 79
ﭙﭚﭛﭜ
ﭝ
Ona ancak günah ve kusurlardan temizlenmiş melekler dokunabilir.
آية رقم 80
ﭞﭟﭠﭡ
ﭢ
Tüm canlıların Rabbi olan Allah tarafından, peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmiştir.
آية رقم 81
ﭣﭤﭥﭦ
ﭧ
-Ey müşrikler!- Siz; bu sözü (Kur'an'ı) yalanlıyor, tasdik etmiyor musunuz?
آية رقم 82
ﭨﭩﭪﭫ
ﭬ
Yüce Allah'ın sizi nimetlerle rızıklandırmasına karşılık O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? Yağmurun yağmasını yıldızlara nispet edip; "Falanca ve filanca yıldız sayesinde bize yağmur verildi mi?" diyorsunuz.
آية رقم 83
ﭭﭮﭯﭰ
ﭱ
Can boğaza gelip dayandığında.
آية رقم 84
ﭲﭳﭴ
ﭵ
O vakit, siz önünüzde can çekişip ölüm döşeğinde olan kişiye bakakalırsınız.
آية رقم 85
Biz; ilmimiz, kudretimiz ve meleklerimiz ile ölülerinize sizden daha yakınız. Fakat sizler o melekleri görmüyorsunuz.
آية رقم 86
ﭾﭿﮀﮁﮂ
ﮃ
Madem iddia ettiğiniz gibi işlemiş olduğunuz amellerinizin karşılığını görmek için yeniden diriltilmeyeceksiniz.
آية رقم 87
ﮄﮅﮆﮇ
ﮈ
Eğer doğru söylüyor iseniz, ölülerinizden çıkan bu ruhu geri çevirsenize! Ancak bunu yapmaya güç yetiremezsiniz.
آية رقم 88
ﮉﮊﮋﮌﮍ
ﮎ
Eğer ölen kimse hayırda yarışan birisi ise.
آية رقم 89
ﮏﮐﮑﮒ
ﮓ
Onun için ardında yorgunluk olmayan rahatlık, güzel rızık ve rahmet vardır. Ve onun için canının çektiği şeylerle rızıklandırıldığı Cennet vardır.
آية رقم 90
ﮔﮕﮖﮗﮘﮙ
ﮚ
90-91 Eğer ölen kişi sağ taraf ehlinden ise onların durumu için kaygı duyma. Zira onlar için selamet ve güven vardır.
آية رقم 91
ﮛﮜﮝﮞﮟ
ﮠ
90-91 Eğer ölen kişi sağ taraf ehlinden ise onların durumu için kaygı duyma. Zira onlar için selamet ve güven vardır.
آية رقم 92
ﮡﮢﮣﮤﮥﮦ
ﮧ
Eğer ölen kişi dosdoğru yoldan sapan, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlayanlardan ise.
آية رقم 93
ﮨﮩﮪ
ﮫ
O kişinin karşılanacağı ziyafet alabildiğine kaynar sudur.
آية رقم 94
ﮬﮭ
ﮮ
Onun için Cehennem ateşinde yanmak vardır.
آية رقم 95
ﮯﮰﮱﯓﯔ
ﯕ
-Ey Rasûl!- Şüphesiz ki sana bu anlattıklarımız, üzerinde şüphe olmayan hakikatlerdir.
آية رقم 96
ﯖﯗﯘﯙ
ﯚ
Azim olan Rabbinin adını tesbih et ve O'nu bütün noksanlıklardan tenzih et!
تقدم القراءة