ترجمة معاني سورة الفجر باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
مركز تفسير للدراسات القرآنية
الناشر
مركز تفسير للدراسات القرآنية
آية رقم 1
ﭤ
ﭥ
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- fecir vaktine yemin etmiştir.
آية رقم 2
ﭦﭧ
ﭨ
Ve zilhicce ayının ilk on gecesine yemin etmiştir.
آية رقم 3
ﭩﭪ
ﭫ
Ve her şeyin çift olanına ve tek olanına yemin etmiştir.
آية رقم 4
ﭬﭭﭮ
ﭯ
Geldiğinde, devam ettiğinde ve geride kaldığında geceye yemin etmiştir. Bu yeminin cevabı ise: “Elbette yaptığınız amellere göre karşılık göreceksiniz.''
آية رقم 5
ﭰﭱﭲﭳﭴﭵ
ﭶ
Bu zikredilenlerde akıl sahibi kimseleri ikna edecek bir yemin yok mudur?
آية رقم 6
ﭷﭸﭹﭺﭻﭼ
ﭽ
-Ey Peygamber!- Peygamberini yalanladıkları zaman, Rabbinin Hûd'un kavmi olan Âd (kavmine) neler yaptığını görmedin mi?
آية رقم 7
ﭾﭿﮀ
ﮁ
Ataları İrem'e nispet edilen Âd kabilesi yüksek sütunlara sahip idiler.
آية رقم 8
ﮂﮃﮄﮅﮆﮇ
ﮈ
Öyle ki Allah Teâlâ, hiçbir ülkede bir benzerini yaratmamıştı.
آية رقم 9
ﮉﮊﮋﮌﮍ
ﮎ
Dağların kayalarını yontarak onlardan odalı evler yapan Salih’in kavmi Semûd'a, Rabbinin neler yaptığını görmedin mi?
آية رقم 10
ﮏﮐﮑ
ﮒ
İnsanlara işkence ettiği kazıkların sahibi Firavun'a Rabbinin neler yaptığını görmedin mi?
آية رقم 11
ﮓﮔﮕﮖ
ﮗ
Bunların hepsi de zorbalık ve zulümde haddi aştılar. Hepsinin haddi aşması da kendi ülkesindeydi.
آية رقم 12
ﮘﮙﮚ
ﮛ
Yaydıkları küfür ve günahlarla oralarda fesadı arttırdılar.
آية رقم 13
ﮜﮝﮞﮟﮠ
ﮡ
Allah Teâlâ da onlara şiddetli azabını tattırdı ve yeryüzünden köklerini kazıdı.
آية رقم 14
ﮢﮣﮤ
ﮥ
-Ey Peygamber!- Rabbin, iyilik yapanları Cennet ile mükâfatlandırmak, kötülük yapanları da Cehennem ile cezalandırmak için insanların amellerini gözlemliyor ve kontrol ediyor.
آية رقم 15
İnsan tabiatı gereği Rabbi onu imtihan ederek ona ikram etti. Ve ona mal, çocuk ve şan verince kendisinin Allah’ın katında değerli olduğunu zannederek şöyle der: “Onun ikramını hak ettiğim için Rabbim bana ikram etti.''
آية رقم 16
Ama onu imtihan ederek rızkını daraltırsa, o zaman Rabbinin onu aşağıladığını zannederek şöyle der: “Rabbim beni aşağıladı.''
آية رقم 17
ﯞﯟﯠﯡﯢﯣ
ﯤ
Kesinlikle hayır. Durum bu insanın tasavvur ettiği gibi olmayıp Allah’ın verdiği nimetler Allah'ın kulundan razı olduğuna ve belalar da Rabbinin kulunu hor gördüğüne delil değildir. Bilâkis doğrusu şudur ki; sizler Allah’ın size verdiği rızıklardan yetimlere ikram etmiyorsunuz.
آية رقم 18
ﯥﯦﯧﯨﯩ
ﯪ
Birbirinizi, yiyecek bir şey bulamayan fakirleri doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.
آية رقم 19
ﯫﯬﯭﯮ
ﯯ
Hiçbir çözüm yolu gözetmeksizin savunmasız kadın ve yetimlerin hakkını çokça yiyorsunuz.
آية رقم 20
ﯰﯱﯲﯳ
ﯴ
Malı çok aşırı bir sevgiyle seviyor ve ona olan düşkünlüğünüz sebebiyle onu Allah yolunda harcamakta cimrilik gösteriyorsunuz.
آية رقم 21
Bunların sizin ameliniz olmaması gerekir. Öyleyse yeryüzünün şiddetle hareket ettiği ve sarsıldığı zamanı hatırlayın.
آية رقم 22
ﯽﯾﯿﰀﰁ
ﰂ
Ve -Ey Peygamber!- kullarının arasında son hükmü vermek için Rabbin ve bölük bölük melekler geldikleri zaman.
آية رقم 23
O gün, üzerinde yetmiş bin dizgin ve her bir dizginin başında yetmiş bin meleğin çektiği Cehennem getirilir. İşte o gün insan, Allah’a karşı taksiratını hatırlar. Oysa o gün bunları hatırlamasının ona hiç bir faydası yoktur. Çünkü o gün, amel işleme günü değil, karşılıkların görüleceği gündür.
آية رقم 24
ﭜﭝﭞﭟ
ﭠ
Aşırı pişmanlıktan şöyle der: “Keşke gerçek hayat olan ahiret hayatım için salih ameller işleseydim.''
آية رقم 25
ﭡﭢﭣﭤﭥ
ﭦ
Hiç kimse o gün, Allah’ın azabı gibi azap edemez. Çünkü Allah’ın azabı en şiddetli ve en kalıcı olan azaptır.
آية رقم 26
ﭧﭨﭩﭪ
ﭫ
Ve hiç kimse orada kâfirleri bağladığı gibi zincirleri bağlayıp, vuramaz.
آية رقم 27
ﭬﭭﭮ
ﭯ
Ölümü esnasında ve kıyamet günü Mü'min kimseye şöyle denilecek: “Ey iman ve salih amelle huzura ermiş nefis!''
آية رقم 28
ﭰﭱﭲﭳﭴ
ﭵ
Nail olduğun büyük mükâfatla O'ndan razı olmuş ve sahip olduğun salih amellerle Allah -Subhanehu ve Teâlâ- katında razı olunmuş bir halde Rabbine dön!
آية رقم 29
ﭶﭷﭸ
ﭹ
Salih kullarımın arasına katıl!
آية رقم 30
ﭺﭻ
ﭼ
Ve onlarla beraber, onlar için hazırladığım Cennet'ime gir!
تقدم القراءة