سورة المطففين

الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

ترجمة معاني سورة المطفّفين باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

مركز تفسير للدراسات القرآنية

الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

مركز تفسير للدراسات القرآنية

الناشر

مركز تفسير للدراسات القرآنية

آية رقم 1
Ölçüde hile yapanlar için hüsran ve helâk vardır.
آية رقم 2
Onlar, başkalarından aldıklarını ölçtüklerinde haklarına tastamam eksiksiz olarak bağlılık gösterenlerdir.
آية رقم 3
İnsanlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine şehrine hicret ettiği zaman Medine halkının hali işte böyleydi.
آية رقم 4
Bu münkeri işlemekte olan bu kimseler Allah’ın huzurunda yeniden diriltileceklerini yakinen bilmiyorlar mı?
آية رقم 5
İçinde bulunan sıkıntılar ve korkular sebebiyle çok büyük olan bir günde hesap vermek ve karşılığını görmek için diriltilecekler.
آية رقم 6
O gün insanlar, bütün varlıkların Rabbine hesap vermek için kalkarlar.
آية رقم 7
Ölümden sonra yeniden dirilişin olmadığını sanıyorsunuz ama durum hiç de öyle değildir. Kâfir ve münafık günahkârların kitabı kesinlikle yerin en altında hüsrandadır.
آية رقم 8
-Ey Peygamber!- Siccin'in ne olduğunu sana ne öğretti?
آية رقم 9
Şüphesiz onların kitabı yazılıdır, silinmeyecektir. Ona bir şey eklenemez veya eksiltilemez.
آية رقم 10
Yalanlayanlar için o günde helâk ve hüsran vardır.
آية رقم 11
Onlar, Allah’ın kullarına dünyadaki amellerinin karşılığını vereceği ceza gününü yalanlayan kimselerdir.
آية رقم 12
O günü ancak Allah’ın sınırlarını çiğnemiş, çok günahkâr olan kimselerden başkası yalanlamaz.
آية رقم 13
Ona, peygamberimize indirilen ayetlerimiz okunduğu zaman şöyle der: “Bunlar önceki milletlerin kıssalarıdır ve Allah’ın katından gelmiş değildirler.”
Durum o yalanlayanların zannettiği gibi değildir. Bilâkis, işlemiş oldukları günahlar onların akıllarına üstün gelerek onu kaplamış ve böylece kalpleriyle hakkı görememişlerdir.
آية رقم 15
Gerçek şu ki, onlar kıyamet günü Rablerini görmekten alıkonulacaklardır.
آية رقم 16
Ardından da muhakkak Cehennem ateşine sokulacaklar ve sıcağının ızdırabını çekeceklerdir.
آية رقم 17
Sonra da kıyamet günü onlara bir azarlama olarak şöyle denilecektir: “Karşılaştığınız bu azap, peygamberinizin size dünyada iken bildirdiği zaman yalanlamış olduğunuz azaptır.''
آية رقم 18
Durum, hesap ve karşılığın olmadığını tasavvur ettiğiniz gibi değildir. Doğrusu itaatkâr kulların kitabı illiyyin'dedir.
آية رقم 19
-Ey Peygamber!- İlliyyun'un ne olduğunu sana ne öğretti?
آية رقم 20
Şüphesiz onların kitabı silinmeyecek şekilde yazılıdır. Ona bir şey eklenemez veya eksiltilemez.
آية رقم 21
Bu kitabın yanına yakın kılınmış bütün sema melekleri gelir.
آية رقم 22
Şüphesiz çok itaatkâr olanlar, kıyamet günü kalıcı nimetler içinde olacaklardır.
آية رقم 23
Süslü döşekler üzerinde Rablerine, onları mutlu eden ve sevindiren şeylere nazar edip, bakarlar.
آية رقم 24
Onları gördüğün zaman yüzlerinde güzellik ve zarafet olarak nimetlerin eserini görürsün.
آية رقم 25
Hizmetçileri onlara, şişelerin üzeri mühürlenmiş içkilerden içirirler.
آية رقم 26
Ondan yayılan miskin kokusu sonuna kadar yayılır. Yarışmakta olanların bu değerli mükâfat için Allah'ın razı olacağı ameli yaparak ve öfkeleneceği ameli terk ederek yarışmaları gerekir.
آية رقم 27
Bu mühürlenmiş içkiye Tesnim Pınarı'ndan karıştırılır.
آية رقم 28
O, Cennet'in en üstünde yakın kılınmış; pak, ihlaslı kimselerin içtiği bir pınardır. Diğer Mü'minler de başka şeylerle karıştırılmış olarak ondan içerler.
آية رقم 29
İçinde bulundukları küfür suçunu işlemiş olanlar, iman edenlerle alay ederek onlara gülüyorlardı.
آية رقم 30
Onlar Mü'minlerin yanından geçerlerken, alay ederek ve eğlenerek birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.
آية رقم 31
Ailelerinin yanına döndüklerinde de küfrederek ve Mü'minlerle alay ederek sevinçli bir şekilde dönerlerdi.
آية رقم 32
Müslümanları gördükleri zaman şöyle derler: “Muhakkak bunlar doğru yoldan sapmışlardır. Çünkü babalarının dinini terk ettiler.''
آية رقم 33
Hâlbuki Allah Teâlâ onları, Mü'minlerin amellerini kaydetmeleri için sorumlu kılmadı ki, bu sözleri söylüyorlar.
آية رقم 34
Kâfirlerin dünyada iman edenlere güldükleri gibi, kıyamet günü de Allah’a iman edenler kâfirlere güleceklerdir.
آية رقم 35
Süslü döşekler/koltuklar üzerinden Allah Teâlâ’nın onlar için hazırladığı kalıcı nimetleri seyrederler.
آية رقم 36
Kâfirlerin dünyada yaptıkları amellerinin karşılığı alçaltıcı bir azapla (ahirette) muhakkak verilecektir.
تقدم القراءة