سورة القيامة

الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

ترجمة معاني سورة القيامة باللغة التركية من كتاب الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

مركز تفسير للدراسات القرآنية

الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم

مركز تفسير للدراسات القرآنية

الناشر

مركز تفسير للدراسات القرآنية

آية رقم 1
Allah Teâlâ, insanların alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları kıyamet gününe yemin etmiştir.
آية رقم 2
Yüce Allah kendisini salih amellerdeki kusurlarından ve yaptığı kötülüklerden ötürü kınayan iyi nefse yemin etmiştir. İnsanları, hesap vermek ve karşılık görmek için dirilteceği bu iki durum adına yemin etmiştir.
آية رقم 3
İnsanoğlu, ölümünden sonra yeniden diriliş için kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?
آية رقم 4
Kesinlikle evet! Dosdoğru bir yaratılışla parmaklarının çevresini/uçlarını eskisinde olduğu gibi bir araya getirmeye bile gücümüz yeter.
آية رقم 5
Bilâkis insan, yeniden dirilişi inkâr ederek içinde bulunduğu hatalara hiç ara vermeden gelecekte de devam etmek ister.
آية رقم 6
Bunu imkânsız görerek kıyamet gününün ne zaman kopacağını soruyorlar.
آية رقم 7
Yalanladığı şeyi gören göz, şaşırıp dehşete kapıldığı zaman.
آية رقم 8
Ayın ışığı kaybolduğu zaman.
آية رقم 9
Güneş ve Ay'ın kütlesi birleştiği zaman.
آية رقم 10
O gün günahkâr insanlar şöyle diyecek: "Kaçış nereye?"
آية رقم 11
O gün hiçbir yere kaçamazlar. Günahkâr kimselerin ne barınabileceği bir barınak, ne de sığınabileceği bir sığınak vardır.
آية رقم 12
-Ey Peygamber!- O gün hesap görmek ve karşılığını almak üzere, dönüş ve varış yeri yalnız Rabbinin huzurudur.
آية رقم 14
Doğrusu insan, azalarının işlemiş olduğu günahlara şahitlik etmesi sebebiyle kendi aleyhine şahitlik edecektir.
آية رقم 15
Kendisini savunduğu mazeretleri getirse bile, şüphesiz yaptığı kötülüklerin ona bir faydası olmaz.
آية رقم 16
-Ey Peygamber!- Senden hiçbir şey kaçmasın diye, Kur'an okurken dilini aceleyle hareket ettirme.
آية رقم 17
Şüphesiz onu, senin kalbinde toplamamız ve okunuşunu dilinde sabit kılmamız bizim sorumluluğumuzdur.
آية رقم 18
Cebrail onu sana okuduğunda susup, onun kıraatini dinlemen gerekir.
آية رقم 19
Sonra, onun sana tefsir edilmesi de yine bize aittir.
آية رقم 20
Kesinlikle hayır! Durum, sizin yeniden dirilişin imkânsız olduğunu iddia ettiğiniz gibi değildir. Siz, çok iyi biliyorsunuz ki sizleri yoktan yaratmaya kadir olan, ölümünüzün ardından size tekrar hayat vermekten de aciz değildir. Oysa sizin yeniden dirilişi inkâr etmenizin gerçek sebebi, çabucak geçiveren dünya hayatına olan sevginizdir.
آية رقم 21
Allah’ın size emrettiği ibadetleri yerine getirmek ve size yasakladığı haramları terk etmekle ulaşılan ahiret hayatını ise terk ediyorsunuz.
آية رقم 22
O gün, iman ve saadet ehli kimselerin yüzleri nur içinde parlar.
آية رقم 23
Bundan zevk duyarak Rablerine bakarlar.
آية رقم 24
O gün, kâfir ve bedbaht kimselerin yüzleri ise asıktır.
آية رقم 25
Başlarına çok büyük bir cezanın ve elem verici bir azabın geleceğini kesin olarak bilirler.
آية رقم 26
Durum, öldükleri zaman azap görmeyeceklerini zanneden müşriklerin düşündükleri gibi değildir. Onlardan birinin canı, göğsünün en üstüne ulaştığında.
آية رقم 27
İnsanlar birbirine şöyle dediğinde: "Şifa bulması için bunu kim okur?"
آية رقم 28
Can çekişmekte olan kimse o zaman, ölümüyle birlikte dünyadan kesin olarak ayrılmakta olduğunu kesin olarak anladığında.
آية رقم 29
Dünyanın sonunda ve ahiretin başlangıcında sıkıntılar bir araya toplandığında.
آية رقم 30
İşte bunlar meydana gelince, ölen kimse Rabbinin huzuruna getirilir.
آية رقم 31
O kâfir, Peygamberin getirdiklerini tasdik etmemiş ve Allah Teâlâ için namaz kılmamıştı.
آية رقم 32
Fakat Peygamberin getirdiklerini yalanlamış ve ondan yüz çevirmişti.
آية رقم 33
Bu kâfir, sonra da kibrinden yürüyüşünde böbürlenerek ailesine gitmişti.
آية رقم 34
Allah Teâlâ, azabının peşine düşmesi ve çok yaklaşmasıyla kâfire gözdağı vermiştir.
آية رقم 35
Ardından cümleyi tekit etmek için tekrarlamış ve; "Sonra yine layıksın, sana layıktır." diye buyurmuştur.
آية رقم 36
Yoksa insan, Yüce Allah’ın onu bir din ile sorumlu kılmadan başıboş bıraktığını mı zannediyor?
آية رقم 38
Bunun ardından donmuş bir kan pıhtısı oldu. Sonra da Allah, onu yarattı ve onun şeklini düzenledi.
آية رقم 40
İnsanları bir meni damlası ve kan pıhtısından yaratan, hesap görmek ve karşılıklarını vermek üzere ölüleri yeni baştan diriltmeye kâdir değil midir? Tabi ki evet! Muhakkak O'nun bunu yapmaya gücü yeter.
تقدم القراءة