Onu Lût ile beraber kurtarıp, içinde âlemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Onu da Lût’u da alemler için mübarek kıldığımız yere (ulaştırıp) kurtardık.— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık.— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Onu ve Lût'u da kurtardık. O ikisini, kendisinden peygamberler çıkardığımız ve canlılara hayırlar yayayarak bereketli kıldığımız Şam diyarına ulaştırdık.— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
— Turkish - Turkish translationوَنَجَّيۡنَٰهُ وَلُوطًا إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا لِلۡعَٰلَمِينَOnu da, Lût'u da, âlemler için bereketli ve kutsal kildigimiz yere ulastirip kurtardik.
— Diyanet Isleri - Turkish translationوَنَجَّيۡنَٰهُ وَلُوطًا إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا لِلۡعَٰلَمِينَOnu da, Lut'u da, alemler için kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.