Bunu sizin için bir öğüt kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Bunu sizin için bir öğüt kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Biz, elbette gemiyi ve onun hikâyesini kâfirlerin helâk olacağı ve iman ehlinin kurtulacağının kanıtı olarak sunulan bir öğüt kılacağız. Ve kulaklar o kıssayı duyduğu zaman eksiksiz olarak ezberleyip, anlayacaklar.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
لِنَجۡعَلَهَا لَكُمۡ تَذۡكِرَةٗ وَتَعِيَهَآ أُذُنٞ وَٰعِيَةٞ

Onu size bir ibret yapalim ve belleyici kulaklar bellesin diye.

— Turkish - Turkish translation
لِنَجۡعَلَهَا لَكُمۡ تَذۡكِرَةٗ وَتَعِيَهَآ أُذُنٞ وَٰعِيَةٞ

Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.

— Diyanet Isleri - Turkish translation