Yemeğe olan sevgilerine rağmen yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler.
— الترجمة التركية - مركز رواد الترجمة
Duydukları sevgiye rağmen yemeği düşküne, yetime ve esire yedirirler.
— الترجمة التركية - شعبان بريتش
Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
— الترجمة التركية - مجمع الملك فهد
Ona ihtiyaç duymaları ve açlıklarından ötürü yemeği sevdikleri halde onu fakir, yetim ve esir olan ihtiyaç sahibi kimselere yedirirler.
— الترجمة التركية للمختصر في تفسير القرآن الكريم
وَيُطۡعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسۡكِينٗا وَيَتِيمٗا وَأَسِيرًا

Düsküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.

— Turkish - Turkish translation
وَيُطۡعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسۡكِينٗا وَيَتِيمٗا وَأَسِيرًا

Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler.

— Diyanet Isleri - Turkish translation